Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Turan Sinan
13 theses · Fırat University
Eleştirel düşünme becerisi kazandırması bağlamında Hamdullah Köseoğlu'nun çocuk romanlarının incelenmesi
Düşünme; belirli bir amaca yönelik olarak gerçekleştirilen, bireyi bir yargıya varmaya, bir sonuca ulaşmaya yönelten eylemdir. Eleştirel düşünme; analiz etme, değerlendirme, problem çözme ve karar verme gibi becerilerin işe koşulduğu üst düzey bir düşünme becerisidir. Eleştirel düşünme, olaylara ve durumlara sorgulayıcı bakış açısıyla bakabilmektir. Eleştirel düşünme, 21. yüzyıl becerileri arasında yer almaktadır. Dolayısıyla eleştirel düşünebilen bireyler yetiştirilmesi günümüz toplumunun vazgeçilmez gereksinimleri arasındadır. Eleştirel düşünme; öğrenilebilen, yaşam süresi içerisinde geliştirilebilen bir yetidir. Eleştirel düşünme becerilerinin geliştirilmesinde, zihinsel süreçlerin harekete geçirilmesinde etkili olan birçok faktör vardır. Ancak bu faktörler içerisinde kitap okumak çok önemli bir yere sahiptir. Eleştirel düşünme unsurları bakımından zengin bir içeriğe sahip olan edebî eserler; bireylerin eleştirel düşünebilmesine, olaylara ve durumlara farklı açılardan bakabilmesine ve ufuklarının genişleyebilmesine olanak tanımaktadır. Dolayısıyla nitelikli çocuk kitapları, eleştirel düşünme yetisini edindirme ve geliştirme bakımından oldukça değerlidir. Bu sebeple bireylere eleştirel düşünme becerisi kazandırılabilmesi için seçilen eserlere dikkat edilmesi, çocukların dil ve düşünme becerilerini geliştirmeye yardımcı olan, çocuk dünyasını ve duyarlılığını göz önünde bulunduran, yetkin çocuk edebiyatı yazar ve eserlerinin tercih edilmesi gerekmektedir. Tarama modelinde betimsel bir yaklaşımın benimsendiği bu araştırmada doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Çalışma materyali olarak Hamdullah Köseoğlu'nun "Kardelen", "Bir Yıldız Geçiyor", "Yayla Çiçeği", "Gülşen'in Öyküsü" ve "Uçurum Kent" romanları seçilmiştir. Çalışmada Hamdullah Köseoğlu'nun çocuklar için kaleme aldığı beş romanı çocuklara eleştirel düşünme becerisi kazandırması bağlamında incelenmiştir. Söz konusu kitapların, eleştirel düşünme unsurlarını sunması yönünden uygun olduğu, okurları eleştirel düşünmeye teşvik ettiği sonucuna ulaşılmıştır.
Yeşim Saygın Armutak'ın macera romanlarının söz varlığı açısından incelenmesi
İnsanların duygularını, düşüncelerini, hayallerini, hislerini, beklentilerini diğer insanlarla paylaşmasına, anlamasına ve anlaşılmasına imkân tanıyıp kendi aralarındaki iletişimi gerçekleştiren en önemli ve kapsamlı araç dildir. Bir insanın dili etkili kullanma ve kendini iyi bir şekilde ifade etme yeteneği de zengin bir söz varlığı hazinesine sahip olmasına bağlıdır. İnsanların çocukluk dönemindeki dil gelişimleri düşünüldüğünde de; çocuk edebiyatı kapsamındaki eserlerin bir kişinin söz varlığını zenginleştirme yönündeki önemi ortaya çıkar. Söz varlığına dil açısından bakıldığında ise; söz varlığı, bir dilin zenginliğinin ve ifade gücünün en önemli göstergesi olarak ele alınır. Söz varlığı; ait olduğu dilin sözcükleri, atasözleri, deyimleri, ikilemeleri, ilişki sözleri ve terimleri gibi ögelerin tamamını ifade eder. Söz varlığı üzerine yapılan araştırmalar, bir dilin tarihsel süreç içindeki değişimini ve gelişimini göstermesi açısından önemli bir değere sahiptir. Bu çalışmayla da Yeşim SAYGIN ARMUTAK'ın macera romanlarında söz varlığını oluşturan dilsel ögelerin bulunması ve bu ögelerin kullanım sıklıklarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmanın veri kaynağını bir yazara ait yazılı eserler oluşturduğu için belgesel tarama yapılmış ve veriler ilgili dokümanların incelemesi sonucunda elde edilmiştir. Bu çalışmada araştırmaya konu olan yapıtların tümü incelenip değerlendirildiğinden örneklem belirlemesi yapılmamıştır. Çalışmanın verileri Yeşim SAYGIN ARMUTAK'ın "Günlükte Saklı Sırlar, Baykuş Yemini, Bataklığın Kıyısındaki Ev, Mızıkacı ve Hayaletli Gölün Çocukları" adlı eserlerinden toplanmıştır. Romanlar, içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. İçerik analizi türlerinden de "kategorisel çözümleme" tekniği kullanılmıştır. Çalışmada "Türkçenin söz varlığı" ana kategori; "atasözleri, deyimler, ikilemeler, ilişki sözleri, pekiştirilmiş sözcükler, terimler, argo sözler, yabancı sözcükler ve doldurma sözler" ise alt kategoriler olarak belirlenmiştir. Yazarın beş romanı; belirlenen bu alt kategoriler açısından taranmış, her kitaptaki söz varlığı ögeleri ilgili kategori başlıklarına uygun şekilde abece sırasına göre sınıflanmıştır. Elde edilen verilerden hareketle sıklık ve yüzde hesaplamaları yapılmış ve bu hesaplamalar tablolar yoluyla gösterilmiştir. Bu çalışmada, yazarın romanlarında söz varlığına ait pek çok ögeye yer verdiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu ögeler arasında sırasıyla yabancı sözcükler, deyimler ve ikilemelerin geniş yer tuttuğu görülmüştür. Ayrıca yazarın romanlarında ilişki sözleri, terimler, argo sözler, pekiştirilmiş sözcükler ve doldurma sözlere yönelik kullanımlar da saptanmıştır. Atasözlerine yönelik ise; sadece "Günlükte Saklı Sırlar" romanında bir örnek tespit edilmiştir. Yazarın bütün romanlarında bitki bilimi, biyoloji, edebiyat, hayvan bilimi, müzik ve tıp gibi alanlara yönelik pek çok terim tespit edilmiştir. Romanlar yabancı sözcükler açısından ele alındığında; daha çok Arapça, Farsça ve Fransızca kökenli sözcüklerle karşılaşılmıştır.
Ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki cinsiyet ulamı üzerine bir inceleme
Çalışmanın amacı 5, 6, 7 ve 8. sınıf Türkçe ders kitaplarındaki cinsiyet işaretleyicilerinin terminolojik olarak tespitinin yapılmasıdır. Bu kapsamda Türkçe ders kitaplarındaki metinler, tarama modelinde betimsel bir yaklaşım benimsenerek doküman incelemesi yöntemi ile incelenmiştir. Çalışmada saptanan ifadeler gönderimsel, sözlüksel, dil bilgisel ve toplumsal cinsiyet ulamları alt başlıkları altında tablolar hâlinde sınıflandırılmış ve bu ifadeler ilk kez karşılaşıldıkları bağlam içinde örneklendirilmiştir Sınıflandırmada Çolak (2019) tarafından yapılan çalışma esas alınmıştır. Yapılan inceleme sonucunda "gönderimsel cinsiyet ulamında 15 dişil, 112 eril; sözlüksel cinsiyet ulamında 32 dişil, 38 eril, dil bilgisel cinsiyet ulamında 2 dişil, 2 eril ve son olarak toplumsal cinsiyet ulamında 14 dişil, 100 eril ve 5 tane sosyal olarak zayıf cinsiyet işaretleyicisi" olarak toplamda 320 tane cinsiyet ifadesi tespit edilmiştir. Dil bilgisel cinsiyet ulamı hariç diğer ulamların genelinde eril ifadelerin dişil ifadelere oranla daha fazla olduğu belirlenmiştir. Çalışmanın dil eğitiminde önemli bir yeri olan Türkçe ders kitaplarındaki metinlerin içerdiği dilsel cinsiyet ifadeleri hakkında bir çerçeve belirlemesi bakımından önemli olduğu düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Cinsiyet, Türkçede Cinsiyet, Gramerce Cinsiyet, Toplumsal
Ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki şiirlerin metinsellik ölçütleri bağlamında çözümlenmesi ve bu şiirlerin metinselliğine ilişkin öğretmen görüşleri
Bu araştırmanın amacı; 5, 6, 7 ve 8. sınıf Türkçe ders kitaplarında yer alan şiirleri metinsellik ölçütleri bağlamında çözümlemek ve bu şiirlerin metinsellik ölçütlerine uygunluğuna dair öğretmen görüşlerine başvurmaktır. Araştırma iki aşamadan oluşmaktadır. İlk aşamada öncelikle 5, 6, 7 ve 8. sınıf Türkçe ders kitaplarında yer alan toplamda 28 şiir, nitel araştırma desenlerinden doküman analizi yöntemiyle metin merkezli ölçütler olan bağdaşıklık ve tutarlılık bağlamında çözümlenmiştir. Böylece şiirlerin metinselliği tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu ilk aşamada ilk olarak dil bilgisel bağdaşıklık ve sözcüksel bağdaşıklık başlıkları altında şiirlerin bağdaşıklıkları incelenmiştir. Dil bilgisel bağdaşıklık başlığı altında gönderim, eksilti, bağlaç, değiştirim, koşutluk, işlevsel cümle görüngesi ve zaman ve görünüş incelemelerine yer verilmiş; sözcüksel bağdaşıklık başlığı altında ise yineleme ve eş dizimlilik görünümleri tespit edilmiştir. İlk aşamada ikinci olarak ise şiirlerde yer alan tutarlılık görünümleri incelenmiştir. Tutarlılık başlığı altında ise özelleştirme, genelleştirme, karşılaştırma, neden-sonuç ilişkisi ve karşıtlık bağlantılarına yer verilmiştir. Böylece şiirlerin metinsellik niteliğine sahip olup olmadığı incelenmiş ve yorumlanmıştır. Araştırmanın ikinci aşamasında ise metin merkezli ve kullanıcı merkezli ölçütlerin tamamı esas alınmış ve bu bağlamda Türkçe ders kitaplarında yer alan şiirlerin metinsellik ölçütlerine uygunluğuna ilişkin öğretmen görüşleri saptanmaya çalışılmıştır. Bu çerçevede Elazığ ilinde görev yapan 15 Türkçe öğretmeninin görüşüne başvurulmuştur. Öğretmen görüşlerini almak amacıyla nitel desende 8 sorudan ve alternatif sorulardan oluşan yarı yapılandırılmış bir görüşme ölçeği hazırlanmış ve öğretmenlerle bire bir görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen veriler araştırmacı tarafından bilgisayar ortamına aktarılmış ve içerik analizi yapılarak şiirlerin metinsellik ölçütlerine uygunluğuna dair Türkçe öğretmenlerinin görüşleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Hem ders kitaplarındaki şiirlerin hem de öğretmen görüşlerinin analizi sonucunda şiirlerin metinsellik ölçütlerine uygun olduğu tespit edilmiştir. Araştırma dil eğitiminde önemli bir yeri olan Türkçe ders kitaplarındaki şiirlerin metinselliği hakkında bir çerçeve belirlemesi bakımından önemlidir. Anahtar Sözcükler: Metin dil bilim, metin, metinsellik ölçütleri, ana dili eğitimi, ders kitabı.
Nezihe Meriç' in "Yandırma" adlı kitabındaki öykülerin söz dizimi açısından incelenmesi
Bu araştırmanın amacı; Türk Edebiyatının seçkin kadın yazarlarından Nezihe Meriç'in Yandırma adlı kitabındaki öykülerin söz dizimi bakımından incelenmesidir. Bilindiği gibi dil bilgisi araştırmalarının inceleme alanları; ses bilgisi, şekil bilgisi, söz dizimi ve anlam bilgisidir. Bu çalışmanın içeriği de bir söz dizimi araştırmasıdır. Bu çalışma esnasında Nezihe Meriç'in Yandırma adlı kitabındaki öyküler söz dizimi açısından önce kelime grupları sonra da cümle bilgisi bakımından sınıflandırılmış ve sayısal verilerle ortaya konulmuştur. Bireyin insan kimliğiyle ortaya koyduğu birçok şey bir söz diziminden ibarettir. Bireyin konuştuğu birçok şey dilin toplumsal yanını ifade eden söz dizimi kurallarına uydurulur. Böylece dil bilgisine uygun bir cümle kurulmuş olur. Aslında düşünme, duygulanma, görsel sanatlarla ilgilenme, kişinin öz varlığıyla ilgili ürettiği her şey bir söz dizimidir. Kelimeler yeni bir anlam yaratmak üzere diğer kelimelerle ekli ya da eksiz bir birliktelik oluştururlar. Zaten dil kullanımının ya da söz diziminin tamamı için bir açıklama, bir belirtme, bir olayı ya da varlığı öne çıkarma, belirginleştirme denebilir. Söz dizimi çalışmaları çoklukla iki aşamada gerçekleştirilir. Birincisi olan kelime grupları en az iki kelimeden oluşan, yapı yönünden bir bütün oluşturan, tek kelimeyle ifade edilemeyen bir kavramın belirtilmesidir. Bunlar; isim ve sıfat tamlamaları, sıfat-fiil, isim-fiil, zarf-fiil grupları, tekrar, edat, bağlama, unvan, birleşik isim, ünlem, sayı grupları, birleşik fiil grubu ve kısaltma gruplarıdır. İkincisi de cümle bilgisidir. Cümlenin yapı ve anlam özelliklerini tespit etmektir. Bu çalışmada bütün bu gramer birliklerinin örnekleri tarama modeliyle tespit edilmiş ve örneklendirilmiştir. Bu çalışma esnasında kitapta yer alan yedi öykü kelime grupları ve cümlenin yapısal, anlamsal özellikleri bakımından taranmış ve sınıflandırılmıştır. Kelime grupları ve cümleler sayısal olarak istatistiki değerlere dökülmüştür. Cümlelerin anlam özelliklerine göre 2156 cümlenin olumlu, 272 cümlenin olumsuz ve 192 cümlenin ise soru cümlesi olduğu saptanmıştır. Yüklemin türüne göre Yandırma' daki cümlelerin 1626'sı fiil cümlesi, 963 tanesi ise isim cümlesidir. Bu da öykülerde hareketin fazla olduğunu gösterir. Cümlede yüklemin yerine bakıldığında kurallı cümlelerin sayısının 1972, devrik yapılı cümlelerin sayısının ise 679 olduğu görülmektedir. Bağlama edatlarıyla bağlanan 116 cümle bulunmaktadır. Bunların 14'ü "ki" bağlama edatıyla bağlanan cümle, "ve" bağlama edatıyla bağlanan cümle sayısı 3, diğer bazı bağlama edatlarıyla bağlanan cümle sayısı ise 99'dur. Ortak cümle ögeleriyle bağlanan cümlelerin toplamı 145 olup, bunların 12'si ortak yüklemli, 110'u ortak özneli, 12'si ortak nesneli ve 11'i ortak zarflı cümlelerdir. Cümleler bünyelerindeki ögelere göre de sınıflandırılmıştır.
Zeynep Cemali öykü yarışmalarında (2011- 2017 yılları) ödüllü eserlerin söz varlığı incelemesi
Söz varlığı bir dilin zenginliğini ve ifade gücünü gösteren temel unsurdur. Ayrıca toplumun kültürünün aynasıdır. Bu sebeple yeni nesillere ana dilinin söz varlığını öğretmek ve bu ögelerin yeni nesillerce etkili şekilde kullanılmasını sağlamak önemlidir. Çalışmada Zeynep Cemali Öykü Yarışmalarında (2011- 2017) başarılı olan 30 öykü söz varlığı ögeleri bakımından incelenmiş ve her öykü için söz varlığı ögelerinin kullanılma sıklıkları ve yüzdeleri tabloyla gösterilmiştir. Öykülerdeki söz varlığı ögeleri tanık cümleleri ve yer aldıkları sayfa numaralarıyla beraber belirtilmiştir. Elde edilen sonuçlardan hareketle 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinin Türkçenin söz varlığını kullanma düzeyi değerlendirilmiş ve yıllara göre karşılaştırılmıştır. Çalışmanın sonunda öğrencilerin öykülerinde deyimleri ve ikilemeleri diğer söz varlığı ögelerine göre daha sık kullandıkları; fakat atasözlerine, özdeyişlere ve Anadolu ağızlarına yeterince yer vermedikleri sonucuna varılmıştır. İlişki sözleri ve terimlere hemen her öyküde yer verilmiştir. Yarışma Türkiye genelinde düzenlenen bir yarışma olduğu için sonuçlar toplum dilbilim ölçütleri bakımından da değerlendirilmiştir. Öğrencilerin söz varlığı ögelerini kullanma düzeyleri, Türkçe öğretimi programlarında yer alan, öğrencilerin söz varlığını artırmaya yönelik ilgili kazanımların hedefe ulaşma düzeyleri hakkında da bilgi verici olmuştur. Elde edilen verilerden hareketle öğrencilerin söz varlıklarını ve bu konu hakkındaki farkındalıklarını artırıcı önerilere yer verilmiştir.
Ortaokul öğrencilerine ait yazılı metinlerin anlatıcı tipolojisi
Anlatı, aralarında neden sonuç ilişkisi olan olay ya da olgunun bir anlatıcı tarafından yazılı ya da sözlü dil ile ifade edilmesidir. Bir söylemin anlatı niteliği taşıyabilmesi için söylem içinde bir öykünün var olması gerekmektedir. Söylem içindeki öykü, anlatıcının varlığı sayesinde seyirciyle ya da okurla buluşur. Anlatısal metinler, sözlü anlatının yazılı bir materyal şekline dönüştürülmüş halidir. Anlatısal metinler oluşturulurken anlatıcının metne göre konumu tespit edilebilir. Bu tespit yapılırken tipolojik tespit esaslarından faydalanılır. Bu araştırmanın amacı ortaokul öğrencileri tarafından oluşturulan anlatısal tipteki yazılı metinleri, metin türü değişkeni bağlamında; anlatı seviyesi, hikâyeye katılımın genişliği, görüş-algılama derecesi şeklinde sınıflandırılan tipolojik tespit esaslarına göre çözümlemek ve adı geçen metinlerin Türkçe Öğretim Programı'nda sınıf seviyelerine göre belirlenen metin türleri ile olan ilişkisini açıklamaktır. Bu amaç doğrultusunda çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi metodu kullanılmıştır. Öğrenciler tarafından oluşturulan metinler metin türü ve sınıf seviyesi bağlamında sınıflandırılmıştır daha sonra metinlere ait anlatıcı tipolojisi Yavuz Demir' in "Anlatıcılar Tipolojisi" inceleme metodu esas alınarak belirlenmiştir. İnceleme ile elde edilen bulgular, alan yazından hareketle yorumlanmıştır. Sonuç olarak öğrencilerin, programa göre öğretilmesi planlanan metin türlerini, kendi oluşturdukları yazılı metinlerinde kullanmadıkları, her sınıf seviyesinde belli metin türleri üzerinde yoğunlaştıkları görülmüştür. Bu bağlamda anlatıcılar tipolojisinin de metin türü ve sınıf seviyesine bağlı olarak değişkenlik gösterdiği belirlenmiştir.
Ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki metinlerin kültürdilbilimsel açıdan incelenmesi ve bu metinlerin kültürdilbilim olguları açısından yeterliliğine ilişkin öğretmen görüşleri
Kültür bir millete ait göstergeler bütünü, dil ise en önemli kültür göstergelerinden biridir. Günümüzde dilbilimsel analizler sayesinde ise dilde kültür görüngüleri hakkında önemli yargılara varılabilmektedir. Kültürdilbilim 20. Yy'ın sonlarında, dilbilimin genç bir bilim dalı olarak ortaya çıkmış olup dilde kültür görüngülerini inceleyen ve dil birimleri vasıtasıyla bir milletin ortak birikimi olan kültürüne erişmeyi amaçlayan bir disiplindir. Ana dili ve kültür öğretiminde Türkçe derslerinin ve bu derslerde kullanılan materyallerin önemli bir konumda olduğu düşünüldüğünde bu materyallerde kültürden yararlanma oranının ve şeklinin ortaya koyulması önemlidir. Araştırma iki aşamadan oluşmaktadır: Tarama modelinde betimsel bir yaklaşım benimsenerek gerçekleştirilen birinci aşamada doküman analizi yöntemi kullanılmış, ortaokul 5, 6, 7 ve 8. sınıf Türkçe ders kitaplarındaki 128 okuma metni kültürdilbilimsel açıdan incelenmiştir. Bu aşamada ilk olarak her ders kitabı için kelime hazinesi tespitine gidilmiştir. Ardından ders kitaplarındaki özel isimler anıştırma isim, olay ve metin olguları bakımından sınıflandırılmış; deyimler, atasözleri, alıntılar, konuşma dili ögeleri ünlem ve hitaplar, yabancı sözcükler ve ağız özellikleri tespit edilerek bu sözcük ve sözcük gruplarının toplam ve farklı sözcük içindeki yüzdeleri ve katsayıları belirlenmiştir. Bulgular ders kitapları, sınıf düzeyleri ve temalar boyutunda karşılaştırmalı olarak incelenmiş, Türkçe öğretimi ve kültürdilbilim bakımından değerlendirilmiştir. Araştırmanın ikinci aşamasında ise Türkçe ders kitaplarında yer alan metinlerin kültürdilbilim olguları açısından yeterliliğine ilişkin öğretmen görüşleri saptanmaya çalışılmıştır. Nitel türde olgubilimsel (fenomenolojik) desen ile yürütülen araştırmada, görüşme yöntemiyle Şanlıurfa ilinde görev yapan 15 Türkçe öğretmeninin görüşüne başvurulmuştur. Veri toplamak amacıyla yarı-yapılandırılmış görüşme yöntemiyle gerçekleştirilen görüşmeler ses kayıt cihazıyla kaydedilerek bilgisayar ortamında yazılı formata kavuşturulmuştur. Görüşmelerden elde edilen veriler MAXQDA 20 nitel veri analiz programına aktarılarak içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiş ve böylece metinlerin kültürdilbilim olguları açısından yeterliliğine dair Türkçe öğretmenlerinin görüşleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Hem ders kitaplarındaki metinlerin hem de öğretmen görüşlerinin analizi sonucunda metinlerin anıştırma isimler, deyimler, yabancı sözcükler, konuşma dili ögeleri, ünlemler ve hitaplar bakımından zengin olduğu ve yeterli görüldüğü; anıştırma metin ve olaylar, atasözleri, alıntılar ve ağız özellikleri bakımından ise zengin olmadığı ve artırılabileceği tespit edilmiştir. Araştırma, dil ve kültür öğretiminde önemli bir yeri olan Türkçe ders kitaplarındaki metinlerin kültürel niteliği hakkında bir çerçeve belirlemesi bakımından önemlidir.
Ortaokul öğrencilerinin konuşma kaygısı, konuşma motivasyonu, konuşma öz yeterliği ile etkili iletişim becerilerine yönelik algıları arasındaki ilişki
Bu çalışmanın amacı ortaokul öğrencilerinin konuşma kaygıları, konuşma motivasyonları, konuşma öz yeterlikleri ile etkili iletişim becerilerine yönelik algıları arasındaki ilişkileri belirlemek ve bu ilişkiye yönelik öğrenci görüşlerini tespit etmektir. Araştırmanın nicel boyutuna yönelik örneklem grubu 2022-2023 eğitim öğretim yılında Elazığ il merkezindeki 5 eğitim bölgesinde bulunan 14 ortaokulda öğrenim gören 1359 öğrenciden, nitel boyutuna yönelik örneklem grubu 2023-2024 eğitim öğretim yılında Elazığ il merkezindeki bir ortaokulda öğrenim gören 16 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırma nicel ve nitel aşamaların bir arada olduğu karma yaklaşımda açımlayıcı sıralı desende gerçekleştirilmiştir. Nicel aşamada ilişkisel tarama modeli, nitel aşamada ise olgubilimsel desen kullanılmıştır. İlişkisel tarama modeli kapsamında ilk adım olarak araştırmacı tarafından "Etkili İletişim Becerileri Ölçeği", "Konuşma Motivasyonu Ölçeği" ve "Konuşma Öz Yeterliği Ölçeği" geliştirilmiştir. Açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri ile ölçeklerin geçerli ve güvenilir olduğu kabul edilmiştir. Örneklem grubuna geliştirilen ölçeklerle beraber "Kişisel Bilgi Formu" ve "Konuşma Kaygısı Ölçeği" uygulanmıştır. Araştırmanın nitel aşaması için de 7 sorudan oluşan görüşme kılavuzu veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Bu kapsamda öğrenciler ile birebir görüşmeler yapılmıştır. Araştırmada konuşma kaygısı, konuşma motivasyonu, konuşma öz yeterliği ile etkili iletişim becerilerine yönelik algı düzeylerini tespit etmek için aritmetik ortalamalar hesaplanmıştır. Konuşma kaygısı, motivasyonu ve öz yeterliği ile etkili iletişim becerileri arasındaki ilişkiyi tespit etmek amacıyla da korelasyon analizi gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın devamında ise konuşma kaygısı, motivasyonu ve öz yeterliğinin etkili iletişim becerileri üzerindeki etkisini ölçmek için çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Ayrıca kişisel bilgi formu ile elde edilen demografik değişkenlerin ölçeklerde farklılık yaratıp yaratmadığını belirlemek amacıyla da bağımsız gruplar t testi, tek yönlü varyans analizleri de gerçekleştirilmiştir. Araştırmada konuşma kaygısı, motivasyonu ve öz yeterliği ile etkili iletişim becerileri arasında anlamlı ilişkiler olduğu belirlenmiştir. Konuşma kayısı ile etkili iletişim becerilerine yönelik algılar arasında negatif yönde, konuşma motivasyonu ve konuşma öz yeterliği ile etkili iletişim becerilerine yönelik algılar arasında pozitif yönde ilişki olduğu saptanmıştır. Ayrıca konuşma motivasyonu, konuşma kaygısının bilişsel alt boyutu, konuşma öz yeterliğinin anlatım ve içerik alt boyutunun öğrencilerin etkili iletişim becerilerine ilişkin algılarını istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yordadığı tespit edilmiştir. Araştırmanın nitel boyutunda ise ortaokul öğrencilerinin konuşma motivasyonu, konuşma öz yeterliği ve etkili iletişim becerileri bakımından kendilerini yeterli buldukları; konuşma kaygısını da zaman zaman yaşadıkları belirlenmiştir. Ayrıca konuşma kaygılarının etkili iletişim becerilerini olumsuz yönde etkilediği, konuşma motivasyonu ve konuşma öz yeterliklerinin ise etkili iletişim becerilerine katkı sağladığı görülmüştür.
Ortaokul Türkçe ders kitaplarında yer alan şiirlerin sözcük türleri bakımından incelenmesi
İnsan; dil edinme yetisi ile doğan, kendini dil ile yetiştirip geliştiren, dil ile sosyalleşen, dil ile yaşamını sürdüren bir canlıdır. Dil öğrenme yetisi ile dünyaya gelen insanın dil ile ilk münasebeti ana diliyle olur. İnsanoğlu ana dilini öğrenerek diğer insanlar ile iletişim kurmaya başlar. İnsanın kendini doğru bir şekilde ifade etmesi dili etkili ve güzel bir şekilde kullanmasına bağlıdır. Bu da kişinin sözcük hazinesiyle ve dilin kurallarını ne kadar bildiğiyle ilgilidir. Çocuğun dil eğitimi, okul ile birlikte artık resmi bir boyut kazanır. Çocuk okulda dilinin kurallarını öğrenmeye ve dili daha güzel bir şekilde kullanmaya başlar. Çocuklar, çocuk edebiyatı eserleri ve ders kitaplarında yer alan metinler vasıtasıyla sözcük hazinesini geliştirir. Çocuğun bilişsel gelişimini olumlu yönde etkileyen şiir türünün bunda payı büyüktür. Ders kitaplarında yer alan şiir türleriyle çocukların dil gelişimi ve sözcük türü öğrenimi gelişir. Bu çalışma şiir türü özelinde yapılmıştır. Araştırma, ortaokul Türkçe ders kitaplarında yer alan şiirlerde yer alan sözcük türlerinin dağılımını ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Çalışmada nitel araştırma yaklaşımı kullanılmıştır. Tarama modelinde betimsel bir yaklaşımın kullanıldığı bu çalışmada doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada 5, 6, 7 ve 8. sınıf Türkçe ders kitaplarında yer alan şiirlerde kullanılan sözcük türleri tespit edilmiştir. Buna göre dört sınıf seviyesinde de en çok kullanılan sözcük türü isim olurken en az kullanılan sözcük türü ise ünlem olmuştur. Dört sınıf seviyesinde toplam 28 şiir incelenmiştir. Bu şiirlerin sınıf seviyelerine göre ayrı ayrı gruplanarak incelenmiştir. Her sınıf seviyesinde yer alan şiirlerdeki sözcük türlerinin dağılımı ayrı ayrı grafik ve tablolara aktarılmıştır. Şair bilgileri de çalışmada yer almış ve hangi şairden kaç şiir incelendiği grafik haline getirilmiştir. Ders kitaplarındaki metinlerin çocuklara sözcük öğretiminde önemli bir yere sahip olduğu düşünüldüğünde çalışmanın bu konuda önemli bir katkı sağlayacağı düşünülmektedir
Can Göknil'in çocuk kitaplarının çocuk edebiyatının temel ilkeleri bakımından incelenmesi
Çocuk edebiyatı, çocuğun küçük yaşlardan itibaren kitaplarla tanıştığı ve ergenlik dönemine kadar uzanan bir süreçte, sanatsal değere sahip olan eserlerle hedef kitlesinin gelişimini destekleyen hayatî bir alandır. Çocuklara okuma sevgisi ve alışkanlığı kazandırmak için onları erken yaşlarda nitelikli çocuk kitaplarıyla tanıştırmak ve onların hayatlarında okuma kültürünün önemli bir yer edinmesini sağlamak gerekmektedir. Çocuk edebiyatı eserleri; çocukların gelişim özelliklerine, hayal güçlerine, duygularına, düşüncelerine ve estetik zevklerine hitap eden sözlü ve yazılı ürünlerdir. Bu tür eserler, toplumsal değerleri aktarmanın yanı sıra ana dilin zenginliklerini öğretme ve çocukları eğitme sürecinde de önemli bir rol oynamaktadır. Can Göknil ressam kimliğiyle tanınan, çocuk edebiyatı alanında önemli çalışmaları olan üretken bir sanatçıdır. Bu çalışmanın amacı, Can Göknil'in çocuk kitaplarının çocuk edebiyatının temel ilkeleri bakımından incelenmesidir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi kullanılmıştır. Elde edilen veriler üzerinde betimsel analiz yapılmıştır. Çalışmanın kapsamı Can Göknil'in yazıp çizerliğini yaptığı on dokuz kitaptan oluşmaktadır. Kitaplar, biçim ve içerik özellikleri bakımından iki ana başlık altında çözümlenmiştir. Biçim özellikleri bakımından boyut, kâğıt, kapak-cilt, sayfa düzeni, harfler ve resimler; içerik özellikleri bakımından ise konu, tema, kahramanlar, dil ve anlatım, ileti ve çevre başlıkları üzerinde durulmuştur. Çalışmada çocuk edebiyatı ürünlerinde bulunması gereken temel ilkeler esas alınarak değerlendirmelerde bulunulmuştur. İnceleme neticesine göre genel anlamda Can Göknil'in çocuk kitaplarının biçim ve içerik özellikleri bakımından çocuk edebiyatının temel ilkelerine uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca kitapların çocukların okuma alışkanlığı geliştirmelerine yardımcı olabilecek, edebî değeri yüksek, sanatsal ve estetik zevk verecek nitelikte olduğu da tespit edilmiştir.
8. sınıf Türkçe ders kitabının söz varlığı unsurları açısından incelenmesi
Türkçe eğitimin temel amacı, öğrencilerin dili en etkili ve yetkin biçimde kullanmalarını sağlamaktır. Bu amaç doğrultusunda gerçekleştirilen her öğrenme ve öğretme faaliyeti öğrencilerin Türkçenin zenginliklerini keşfetmelerine, dil becerilerini geliştirmelerine ve bu becerileri yetkinlikle kullanmalarına imkân tanır. Eğitimin her kademesinde önemli bir yere sahip olan ders kitapları hem öğrenme hem de öğretme aracı olarak işlev görürken öğrencilerin söz varlığını zenginleştirmede belirleyici bir rol üstlenir. Planlı bir öğretim sürecine katkı sağlayan bu kitaplar, Türkçe eğitiminin hedeflerine ulaşmasını destekleyen metinleri öğrencilere sunar. Bu bağlamda, Türkçe ders kitaplarındaki metinlerde bulunan söz varlığı unsurlarının tespit edilmesi önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı 2023/2024 yılından itibaren kullanılan 8. sınıf Türkçe ders kitabındaki metinlerin söz varlığı unsurlarını tespit etmek, bu unsurların kullanım sıklığını belirlemek ve öğrencilerin söz varlığı hazinesine katkısını ortaya koymaktır. Veriler doküman incelemesi yöntemi ile toplanmıştır. Çalışma kapsamında 24 okuma metni, 8 serbest okuma metni ve 8 dinleme/izleme metni olmak üzere toplam 40 metin incelenmiştir. Çalışmanın ilk aşamasında Türkçe ders kitabındaki metinler bilgisayar ortamına aktarılmıştır. Kelime listelerinin oluşturulmasında kelime sıklıklarını belirleyen Cibakaya programı kullanılmıştır. Cibakaya programı kullanılmadan önce programın ve çalışmanın kapsamı gereğince ders kitabındaki görseller, madde başları silinmiş, noktalama işaretleri kaldırılmıştır. Ayrıca deyimler, atasözleri, ikilemeler, özel isimler ve kalıp sözler ayrı ayrı kelimeler yerine tek kelime olarak algılanacak şekilde çok sayıda düzenleme yapılmıştır. Elde edilen veriler ayrıştırılarak her bir unsur için ayrı ayrı tablolar oluşturulmuş ve sonuçlar değerlendirilmiştir. Deyimler, atasözleri, ikilemeler ve kalıp sözler metinlerdeki tanıklı cümle örnekleriyle ve sayfa numaraları belirtilerek sunulmuştur. Sonuç olarak 18.079 temel kelime, 446 deyim, 9 atasözü, 226 ikileme, 56 kalıp söz, 733 özel isim ve 1017 yabancı kelime tespit edilmiştir. Özellikle atasözlerinin sınırlı sayıda kullanılması dikkat çekici bir bulgudur.
Rana Demiriz'in kitaplarında söz varlığı unsurları ve Türkçe öğretimindeki yeri
Dil, insanlar arasında anlaşmayı sağlayan çok boyutlu bir sistemdir. İnsanın kendisini ifade etmesi ve ifade edilenleri anlaması dil ile mümkün olmaktadır. Bu noktada dilin ana unsuru sözcüklerdir. Sözcük, nesnelerin zihindeki karşılığıdır. Sözcükler ile nesnelerin zihinsel imgelemi oluşmaktadır. Bu imgeler düşünce oluşturma ve düşünceler arasında bağ kurmayı sağlamaktadır. Bu hususta bir dilin söz varlığı unsurları önem kazanmaktadır. Söz varlığı unsurları bir dilin gelişmişliğini, ifade gücünü ve gelişmiş düşünce varlığını göstermektedir. Söz varlığı deyim, ikileme, atasözü, terim, argo ve ilişki sözler gibi unsurlardan meydana gelmektedir. Sözcükler beyinde kurulan anlam ağlarının çeşitlenmesini ve zenginleşmesini sağlamaktadır. Bir insan beyninde bu ağların zengin olması düşünce dünyasının ve ifade gücünün zenginliğini göstermektedir. Bir çocuk ne kadar fazla kelimeyle karşılaşırsa düşünce dünyası o kadar zenginleşecek ve ifadesi güçlenecektir. Bu noktada çocuk edebiyatı ürünlerinden faydalanmak Türkçe öğretimi açısından önemlidir. Bu çalışmada Rana Demiriz'in kitaplarında söz varlığı unsurları incelenmiştir. Amaç, kullanılan söz varlığı unsurlarını ele alıp kullanım sıklıklarını, dağılımlarını ve Türkçe öğretimindeki yerini ortaya koymaktır. Bu çalışmada nitel araştırma yaklaşımlarından doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın verileri Ayasofya'da Bir Gece (2018), Endülüs'te Bir Hafta (2019), Sarayda Bir Yıl (2020), Rüzgâra Fısıldayan Kadınlar (2022) adlı kitaplardan elde edilmiştir. Çalışma materyallerinde yer alan söz varlığı unsurları belirlenen alt kategorilerde ele alınıp sınıflandırılmıştır. Bu başlıklar etrafında kullanılan deyimler, atasözleri, ilişki sözler, kalıplaşmış sözler, terimler, ikilemeler ,yabancı sözcükler, doldurma sözler ve argo sözcüklerin sıklıkları ve dağılımları ele alınmıştır. Bu çalışmanın sonucu olarak en fazla "Ayasofya'da Bir Gece" adlı romanda %34,50, "Endülüs'te Bir Hafta" adlı romanda %36,52, "Sarayda Bir Yıl" adlı romanda %32,26 yüzdelik dağılımıyla yabancı sözcüklere yer verildiği tespit edilmiştir. Yabancı sözcükler incelenirken Batı kökenli yabancı sözcükler ele alınmıştır. "Rüzgâra Fısıldayan Kadınlar" adlı romanda ise en fazla deyimlere yer verildiği (%30,20) tespit edilmiştir. Yazarın ele alınan romanlarında kullanılan söz varlığı unsurlarının sıklığı incelendiğinde sırasıyla deyim, atasözü, ilişki sözler, kalıplaşmış sözler, terimler, ikilemeler, yabancı sözcükler, doldurma sözler ve argo sözcükler olarak tespit edilebilmiştir. Yazarın ele alınan romanlarında toplamda kullanılan söz varlığı unsurlarının dağılımı incelendiğinde sırasıyla yabancı sözcükler, deyimler, ikilemeler, terim sözcükler, ilişki sözler, doldurma sözler, kalıp sözler, argo sözcükler, atasözü yer verildiği görülmektedir. Yazara ait romanların sözcük öğretiminde faydalanılabileceği düşünülmektedir. Özellikle yabancı sözcükler, deyimler, ikilemeler, terimler ve ilişki sözlerin fark ettirilmesine ilişkin yazarın romanlarından faydalanılabilir. Boşluk doldurma, drama, tabu, grupla çalışma, bireysel çalışma gibi yöntem- teknikler ve öğrenme çıktılarıyla ilişkilendirilerek Türkçe öğretimindeki yeri ele alınmıştır.