Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Alp Giray Kaya

10 theses · İstanbul Arel University

Master'sOpen AccessTR

Benlik kurgusunun sosyal onay ihtiyacı, kontrol odağı ve duygularını ifade edebilme ile ilişkisi

Bu çalışmada üniversite öğrencilerinde Benlik Kurgusunun Sosyal Onay İhtiyacı, Kontrol Odağı ve Duygularını İfade edebilme ile ilişkisini incelemek amaçlanmıştır. Veriler ilişkisel tarama modeline göre analiz edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 2017-2018 öğretim yılında Mersin ve Arel Üniversitesinde eğitim öğretim gören 198 kadın (%56,9), 148 erkek (%42,5) olmak üzere yaşları (17-30) aralığında değişmek ile birlikte toplam 348 öğrenci oluşturmuştur. Katılımcılar, uygun / kazara örneklem yöntemi yoluyla belirlenmiştir. Araştırmada amaçlar doğrultusunda veri toplamak amacıyla "Sosyal Onay Ölçeği", "Özerk-İlişkili Benlik Ölçeği", "Duygu İfade Ölçeği" ve "Kontrol Odağı Ölçeği" kullanılmıştır. Sosyal Onay Ölçeği; Başkalarının Yargılarına Duyarlılık, Sosyal Geri Çekilme ve Olumlu İzlenim Bırakma olmak üzere üç alt boyuttan ve 25 maddeden oluşmaktadır. Özerk-İlişkili Benlik Ölçeği; İlişkili Benlik, Özerk Benlik ve Özerk-İlişkisel Benlik olmak üzere üç alt boyuttan ve 27 maddeden oluşmaktadır. Duygu İfade Ölçeği; Olumlu Duygu İfadesi, Yakınlık Duygu İfadesi ve Negatif Duygu İfadesi olmak üzere üç alt boyuttan ve 15 maddeden oluşmaktadır. Kontrol Odağı Ölçeği ise 47 maddeden ve iki alt boyuttan oluşmaktadır. Boyutlar; İç Kontrol Odağı ve Dış Kontrol Odağıdır. Örnekleme alınan öğrencilerin yaşlarının cinsiyete göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için t testinden yararlanılmıştır. Verilerin analizinde; değişkenler arasındaki ilişkileri incelemek amacıyla Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre İlişkili Benlik boyutu ile özerk benlik arasında negatif yönde anlamlı ilişki bulunurken; Başkalarının Yargılarına Duyarlılık, Olumlu İzlenim Bırakma, Özerk-İlişkisel Benlik, Olumlu Duygu İfadesi, Yakınlık Duygu İfadesi ve Negatif Duygu İfadesi arasında pozitif yönde anlamlı ilişki bulunmaktadır. Özerk Benlik boyutu ile Başkalarının Yargılarına Duyarlılık, Sosyal Geri Çekilme, Olumlu İzlenim Bırakma, İlişkili Benlik, İç Kontrol Odağı ve Dış Kontrol Odağı arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki bulunurken; Özerk-İlişkisel Benlik arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Özerk-İlişkisel Benlik boyutu ile Sosyal Geri Çekilme, İç Kontrol Odağı, Dış Kontrol Odağı arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki bulunurken; İlişkili Benlik, Özerk Benlik, Olumlu Duygu İfadesi, Yakınlık Duygu İfadesi ve Negatif Duygu İfadesi arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Değişkenlerin benlik kurgularını yordama düzeylerini belirlemek için çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Bu araştırma sonuçlarına göre: Özerk Benliği; Başkalarının Yargılarına Duyarlılık, İç Kontrol Odağı ve Dış Kontrol Odağı yordamaktadır. İlişkili Benliği; Başkalarının Yargılarına Duyarlılık ve Yakınlık Duygu İfadesi yordamaktadır. Özerk-İlişkisel Benliği; Yakınlık Duygu İfadesi, İç Kontrol Odağı, Olumlu Duygu İfadesi ve Sosyal Geri Çekilme Yordamaktadır. Araştırma sonuçları, içinde yaşanılan toplumsal bağlamın, bireylerin benlik kurgularının şekillenmesinde önemli olduğunu göstermektedir ve Kağıtçıbaşı'nın üçlü benlik yapısını destekler niteliktedir. Anahtar Kelimeler: Benlik Kurgusu, Sosyal Onay İhtiyacı, Duygularını İfade Edebilme, Kontrol Odağı

BenlikBenlik kurgularıDenetim odağı+6
Gülnaz Alagöz
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik dışlanma deneyimine maruz kalmanın anlık alkol içme istekliliği üzerindeki etkisinin öz kontrol düzeyi açısından incelenmesi

İnsanlar için başka kimse veya kimseler tarafından kabul edilmek, onay görmek, mevcut sosyal ilişkilerini korumak ve yeni sosyal bağlar kurmak oldukça önemlidir. Aksi şekilde, birey veya bireyler tarafından kabul görmemek, onaylanmamak, dışlanmak ve görmezden gelinmek insanlar üzerinde ciddi bir stres kaynağı olarak görülmektedir. Bu araştırmada, dışlanma deneyimine maruz kalan bireylerin anlık alkol içme istekliliğinin incelenmesi ile birlikte bu süreçte bireylerin benlik düzenleyici mekanizmalarının ne derece etkili bir rol üstlendiğinin araştırılması hedeflenmiştir. Çalışmanın örneklemini İstanbul Arel üniversitesinde öğrenim görmekte olan 48'i kadın, 46'sı erkek olmak üzere toplamda 94 katılımcı oluşturmaktadır. Araştırmada dışlanma deneyimi sanal top (cyberball) ve hatırlama (recall) paradigmaları kullanılarak sağlanmıştır. Araştırmada başvurulan diğer veri toplama araçları ise, sosyo demografik bilgi formu, kısa öz kontrol ölçeği (BSCS) ve bağımlı değişken ölçümü için alkol içme istekliliği anketi kısa formu (ACQ-SF-R) kullanılmıştır. Ayrıca katılımcılara anlık alkol içme istekliliklerini ölçümlemek amacıyla tek bir soru yöneltilmiştir. Araştırmanın istatistiksel analizlerinde değişkenlere bağlı olarak t-testi, kovaryans (ANCOVA) analizi, hiyerarşik regresyon analizi ve pearson korelasyon testi uygulanmıştır. Araştırmada yürütülen t-testi analizlerinin sonuçlarına göre, alkol içme istekliliği kısa formu alt boyutlarından duygusallık ve zorlayıcılık alt boyutlarına erkek katılımcıların kadın katılımcılardan daha yüksek cevaplar verdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Alkol kullanım sıklığına ilişkin t-testi analizi incelendiğinde, katılımcıların alkol kullanım sıklıkları ile araştırmadaki tüm alt ölçekler arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu sonucu elde edilmiştir. Manipülasyon kontrol analizi sonuçlarına göre, dışlanma ve dahil olma deneysel koşulları etkili bir şekilde çalışmıştır. Çalışmanın en başında hedeflendiği üzere katılımcılarda alkol içme istekliliği açısından dahil olma veya dışlanma deneysel koşulunda yer almaları arasında anlamlı bir farklılaşma olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca bireylerin benlik düzenleyici süreçlerinin ne derece rol üstlendiğini tespit etmek amacıyla yürütülen analiz sonuçları incelendiğinde, öz kontrol değişkeninin istatistiksel olarak anlamlı bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın en başında amaçlandığı şekilde, dışlanma deneysel koşulunun bireylerin anlık alkol içme isteklilikleri üzerinde etkili bir değişken olduğunu söylemek mümkündür. Deneysel koşulun (dahil olma/dışlanma) etkili bir faktör olmasıyla birlikte katılımcılara uygulanan paradigmalar (sanal top/hatırlama) arasında alkol içme istekliliği üzerinde herhangi bir farklılaşmaya rastlanılmamaktadır Anahtar Kelimeler: Psikolojik Dışlanma, Sanal Top Paradigması, Hatırlama Paradigması, Öz Kontrol

Alkol içmeDışlanmışlıkKötü alışkanlıklar+4
Merve Demirsoy
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Covid-19 pandemisine dair tutumların kaygı ve duygusal yeme ile ilişkisi

Bu araştırmanın amacı Covid-19 pandemisine dair tutumların kaygı ve duygusal yeme üzerindeki yordayıcı etkilerini araştırmaktır. Araştırmanın örneklemi 18- 66 yaş arasındaki 401 kişiden oluşmaktadır. Araştırmada Demografik Bilgi Formu, Covid-19 Pandemisi Toplum Ölçeği (Covid-19 pandemisine karşı duyarlılık, Covid-19 pandemisinden korunma, Covid-19 pandemisiyle savaşta sosyal güven), Beck Anksiyete Ölçeği ve Duygusal Yeme Ölçeği kullanılmıştır. Çoklu Hiyerarşik Regresyon Analizi kaygı ve duygusal yemeyi belirleyen yordayıcıları belirlemek için kullanılmıştır. Araştırma bulguları; Covid-19 pandemisi tutumlarından duyarlılık ve korunma ile demografik değişkenlerden kadın olma, düşük gelir ve kronik rahatsızlığı olmanın kaygı üzerinde anlamlı yordayıcı etkisi olduğunu ortaya koymuştur. Duygusal yeme, duyarlılık ve korunma tutumları ile demografik değişkenlerden kadın olma ve kilo alma değişkenleri tarafından anlamlı olarak yordanmaktadır. Elde edilen bulgular alan yazın bağlamında tartışılmış, gelecek çalışmalar için önerilerde bulunulmuş ve klinik uygulamalara nasıl katkı sunabileceği son bölümde ele alınmıştır.

COVID 19Duygusal yemeKaygı+3
Semra Turgay
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sivil toplum kuruluşu çalışanlarının kontrol odağı ve politik beceri düzeylerinin tükenmişlik düzeylerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırmada, sığınmacılara ve mültecilere destek veren sivil toplum kuruluşu çalışanlarının çeşitli demografik değişkenleri, kontrol odağı ve politik beceri düzeylerinin tükenmişlik düzeyleriyle olan ilişkisi incelenmiştir. Çalışma, İstanbul'da faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşu çalışanlarının gönüllü katılımı ve 143 çalışanın sunulan anketleri doldurmalarıyla gerçekleştirilmiştir. Katılımcılara yöneltilen demografik bilgi soruları araştırmacı tarafından problem dahilinde hazırlanmış; ayrıca Türkçe geçerlik ve güvenirliği Dağ tarafından yapılan Kontrol Odağı Ölçeği; Özdemir ve Gören tarafından yapılan Politik Beceri Envanteri ve Çapri tarafından yapılan Tükenmişlik Ölçeği Kısa Formu kullanılmıştır. Katılımcıların demografik bilgilerini betimlemek için frekans (f) ve yüzde (%) hesapları yapılmıştır. Çalışmada Tek Yönlü ANOVA ve Bağımsız Örneklem t- Testi uygulanmış ve problem dahilindeki ilişkiler araştırılmıştır. Anlamlı bulunan ilişkilerde farkın hangi gruptan kaynaklandığını belirlemek adına Post-Hoc testi yapılmış, KOÖ ve PBE alt boyutlarının Tükenmişlik düzeyleriyle ilişkisini belirlemek için Pearson Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Anlamlı olarak farklılık gösteren gruplarla yordayıcılığı belirlemek amacıyla ayrıca Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi yapılmıştır. Araştırma sonucuna göre cinsiyet ve yapılan işin özel hayata etkisi değişkenleriyle tükenmişlik arasında anlamlı fark bulunmuştur. Ayrıca kontrol odağı ile tükenmişlik arasında pozitif yönlü zayıf bir korelasyon ve politik beceriyle tükenmişlik arasında negatif yönlü zayıf bir korelasyon bulunmuştur.

Denetim odağıMültecilerPolitik beceri+5
Özgür Can Çokar
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Evlilikte kadına yönelik fiziksel şiddeti meşru görme ile cinsiyetçi tutumlar ve adil dünya inancı arasındaki ilişkinin incelenmesi

Evlilikte kadına yönelik fiziksel şiddeti meşru görme ile cinsiyetçi tutumlar ve adil dünya inancı arasındaki ilişkinin araştırılması bu çalışmanın temel amacı olarak belirlenmiştir. Çalışmada literatür taraması ve anket uygulaması yöntemleri bir arada kullanılmıştır. Yapılan anket kapsamında İstanbul ilinde 105 erkek ve 103 kadın olmak üzere 208 kişiyle görüşülmüştür. Evlilikte kadına yönelik fiziksel şiddetin meşrulaştırılması üzerinde etkili olan faktörlerden cinsiyetçi tutumlar ve adil dünya inancı ekseninde açıklama getirilmiştir. Adil dünya inancı ile evlilikte kadına yönelik şiddeti meşru görme davranışı arasındaki ilişkisi daha önceki çalışmalarda incelenmemiştir. Bu yönüyle bu araştırma sonraki araştırmalara ışık tutacak niteliktedir. Elde edilen sonuçlara göre genel (global) adil dünya inancının ve düşmanca cinsiyetçiliğin evlilikte kadına yönelik fiziksel şiddeti meşrulaştırma düzeyi üzerinde anlamlı bir etkisi vardır. Genel (Global) adil dünya inancı ve düşmanca cinsiyetçilik arttıkça evlilikte kadına yönelik fiziksel şiddeti meşru görme davranışı artmaktadır.

Adil dünya inancıAile içi şiddetCinsiyetçilik+2
Ceren Kurtay
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Evcil hayvan sahibi olan ve olmayan bireylerde yaşam doyumu, empatik eğilim ve yalnızlık algısı ilişkisinin incelenmesi

Bu araştırmada evcil hayvan sahibi olan ve olmayan yetişkin bireylerde yaşam doyumu, empatik eğilim ve yalnızlık algısı ilişkisinin incelenmesi hedeflenmiştir. Araştırmanın evrenini 18-70 yaş arası yetişkin bireyler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini 37 farklı şehirden, 163 kadın ve 186 erkek olmak üzere 349 katılımcı oluşturmaktadır. Katılımcıların 168'i evcil hayvan sahiplerinden, 85'i evcil hayvan sahibi olmayanlardan, 99'u ise önceden evcil hayvan sahibi olanlardan oluşmaktadır. Araştırmada başvurulan veri toplama araçları ise, Demografik Bilgi Formu, Yaşam Doyumu Ölçeği, UCLA Yalnızlık Ölçeği ve Empatik Eğilim Ölçeğidir. Evcil hayvan sahibi olan ve olmayan kişilerin yaşam doyumu, empatik eğilim ve yalnızlık algılarını karşılaştırmak için ANOVA testi yapılmıştır. Bu test sonucunda, evcil hayvana sahip olma durumuna göre yaşam doyumu ve empatik eğilim puan ortalamalarının anlamlı bir farklılık göstermediği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, evcil hayvana sahip olma durumuna göre yalnızlık puan ortalamaları anlamlı bir farklılık göstermiştir. Evcil hayvanı olan katılımcıların yalnızlık puan ortalamaları, evcil hayvanı olmayan ve daha önce evcil hayvanı olan katılımcıların puan ortalamalarından anlamlı olarak daha yüksektir. Ayrıca yapılmış olan pearson korelasyon analizine göre; evcil hayvana sahip katılımcıların yalnızlık puanları arttıkça yaşam doyumu puanlarının azaldığı, empatik eğilim puanları arttıkça yaşam doyumu puanlarının da arttığı gözlenmiştir. Evcil hayvana sahip katılımcıların yalnızlık puanları arttıkça empatik eğilim puanlarının azaldığı gözlenmiştir.

EmpatiEmpatik eğilimEvcil hayvanlar+4
İlkyaz Çetin
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinde algılanan anne-baba tutumları, benlik değeri ve sanal zorbalık/mağduriyet arasındaki ilişkinin incelenmesi

Anne Baba ve tutumları konusunda farklı değişkenlerin incelendiği çalışmalara bakıldığında ebeveyn tutumlarının bazı davranışların ortaya çıkmasında etkili bir faktör olduğunu görmekteyiz. Ebeveynlerin çocuklarıyla kurduğu ilişki onları yönlendirme biçimleri çocuklarının toplum içerisinde veya akranları içerisinde kurdukları iletişimleri de etkileyebilmektedir. Aynı zamanda ergenin algıladığı benlik değerini de etkilemesi muhtemeldir. Birbiriyle bağlantılı ebeveyn tutumu ve benlik değeri faktörü ergenin kendi toplumsal çevresindeki ya da sanal dünyasındaki iletişim kurma biçimlerini de etkilediğini söyleyebiliriz. Bu araştırmada lise öğrencilerinin algıladıkları anne baba tutumları, algıladıkları benlik değeri ile sanal zorbalık ve sanal mağduriyet ilişkisi incelenmiştir. Araştırmanın modelini tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli oluşturmaktadır. Araştırma İstanbul ili, Küçükçekmece ilçesinde yer alan özel Anadolu lisesi statüsünde eğitim veren okullarda öğrenim gören 9, 10,11 ve 12. sınıf öğrencileriyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini 163'ü (%52.6) erkek; 147'si (47.4) kız olmak üzere toplam 310 öğrenci oluşturmaktadır. Katılımcıların yaş aralığı ise 14 ile 18 arasında değişmekte olup yaş ortalaması 15.77'dir. (SS=.896). Araştırmada veriler toplanmadan önce öğrencilere İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından onaylı Veli Onam Formu dağıtılmış ve evlerinde velilerine imzalatarak getiren öğrencilere Bilgilendirilmiş Onam Formu verilip onayları alındıktan sonra Kişisel Bilgi Formu, Anne Baba Tutumları Envanteri, Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği, Siber Zorbalık ve Siber Mağduriyet Ölçeği uygulanmıştır. Değişken türüne ve parametrik testlerin uygulanma koşullarına bağlı olarak, bağımsız örneklemler t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), ANOVA testinin ardından karşılaştırmalar için Scheffe ve Tukey testleri, Pearson Korelasyon testi kullanılmıştır. Sanal zorbalık ve sanal mağduriyet yaşanmasında ebeveyn veya aile büyükleri tarafından denetim mekanizması faktörünün incelenmesi amacıyla yöneltilen soruya verilen cevaplar incelendiğinde katılımcıların %49'unun sanal ortamda geçirdiği sürenin ebeveyn ya da aile büyükleri tarafından denetlenmediğini, %51'inin sanal ortamda geçirdiği sürenin ebeveyn ya da aile büyükleri tarafından denetlendiğini görmekteyiz. Algılanan benlik değeri ile sanal zorbalık ve sanal mağduriyet arasında cinsiyete göre bir farklılık çıkmamıştır. Demokratik ebeveyn tutumu ile algılanan benlik değeri arasında pozitif bir ilişkiye rastlanırken otoriter ebeveyn tutumu ile algılanan benlik değeri arasında negatif bir ilişkiye rastlanmıştır. Otoriter ebeveyn tutumunun algılanan benlik değerini düşürmektedir. Bunu yanında koruyucu ebeveyn tutumunun algılanan benlik değeri üzerinde bir etkisinin olmadığı sonucuna varılmıştır. Ebeveynlerin demokratik tutumunun artmasının sanal zorbalığa yönelmeyi azalttığı fakat ebeveynin otoriter ve koruyucu tutum sergilemesinin sanal zorbalık mağduriyetine sebep olduğunu araştırma sonuçları ortaya koymuştur. Demokratik ebeveyn tutumu işe sanal zorbalık arasında negatif bir ilişki, koruyucu ve otoriter tutum ile sanal zorbalık arasında pozitif bir ilişki tespit edilmiştir. Anne babanın otoriter veya koruyucu tutum içerisinde olması sanal zorbalığa yöneltebilmektedir. Sanal mağduriyet ile algılanan benlik değeri arasında pozitif bir ilişki bulunmuştur. Algılanan benlik değeri arttıkça sanal mağduriyet de artmaktadır. Bunun yanında sanal zorbalık ve benlik değeri arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır.

Ana-babaAna-baba tutumuZorbalık
Mehmet Akgül
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kişilik, kültür, sağ kanat yetkeciliği, siyasal ideoloji ve adil dünya inancı arasındaki ilişkiler

Amaç: Bu çalışmada, Türkiye'nin farklı illerinde öğrenimlerini sürdüren üniversite öğrencilerinden oluşturulan bir örneklem kullanılarak; kişilik, kültür, sağ kanat yetkeciliği, siyasal ideoloji ve adil dünya inancı arasındaki ilişkiler incelenmiş ve söz konusu değişkenlerin cinsiyetlere ve siyasal ideolojilere göre farklılaşıp farklılaşmadığı araştırılmıştır. Yöntem: Bu bağlamda; çalışmamıza, Türkiye'nin farklı illerinde öğrenim gören, yaşları 21 ile 42 arasında değişen; ön lisans, lisans ve lisansüstü programlardan birisine kayıtlı 116 (kadın: n = 75, erkek: n = 41) üniversite öğrencisi katılmıştır. Katılımcılardan; Demografik Bilgi Formu ve Siyasal İdeoloji/Politik Konum Soruları, Beş Faktör Kişilik Envanteri 44 Maddelik Formu, Genel ve Kişisel Adil Dünya İnancı Ölçeği, Sağ Kanat Yetkeciliği Ölçeği ve Bireycilik Toplulukçuluk (INDCOL) Ölçeği şeklindeki araçların kullanılması yardımıyla, gerekli veriler toplanmıştır. Elde edilen verilerin analizi için IBM SPSS Statistics 26.0 adlı bilgisayar destekli istatistiksel veri analizi programı kullanılmıştır. Bulgular: Yapılan istatistiksel analizler sonucunda; kişilik, kültür, sağ kanat yetkeciliği, siyasal ideoloji ve adil dünya inancı değişkenlerine dair boyutlardan bazılarının, cinsiyetlere ve siyasal ideoloji gruplarına göre farklılaştığı sonucu elde edilmiştir. Adil dünya inancı ve sağ kanat yetkeciliği arasındaki ilişkide, kişilik değişkenlerinin düzenleyici rolü; adil dünya inancı ve kültür değişkenleri arasındaki ilişkide, kişilik değişkenlerinin aracı rolü ve adil dünya inancı ve kültür değişkenleri arasındaki ilişkide, sağ kanat yetkeciliği değişkenlerinin aracı rolü olduğu sonucu elde edilmiştir. Sonuç: Araştırma sonuçlarından elde edilen bulgular literatür doğrultusunda tartışılmıştır.

Adil dünya inancıBeş faktör kişilik modeliKişilik+7
Emre Aydoğan
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık çalışanlarında erken dönem uyumsuz şemalar, algılanan sosyal destek ve stresle başa çıkma stratejilerinin tükenmişlik düzeyini yordayıcı etkisi

Bu araştırmada sağlık çalışanlarının tükenmişlik düzeyleri üzerinde erken dönem uyumsuz şemalar, algılanan sosyal destek ve stresle başa çıkma stratejilerinin yordayıcı etkisi araştırılmıştır. Araştırma İstanbul Mehmet Akif Ersoy Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde çalışan ve 19-64 yaşları arasında yer alan 226 sağlık çalışanı üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya 63 erkek, 163 kadın sağlık çalışanı gönüllü olarak katılım göstermiştir. Araştırma bulguları elde edilirken kişisel bilgi formu, Tükenmişlik Ölçeği, Stresle Başa Çıkma Stratejileri Ölçeği, Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği ve Young Şema Ölçeği Kısa Form-3 'den yararlanılmıştır. Veri analizinde SPSS 24 programı kullanılmıştır. Gerçekleştirilen korelasyon analizleri sonucunda; duygusal tükenmişlik ile sosyal izolasyon/güvensizlik şeması ve zedelenmiş otonomi şema alanı arasında pozitif yönde orta düzeyde bir korelasyon vardır. Zihinsel tükenmişlik ile sosyal izolasyon/güvensizlik şeması, kopukluk ve zedelenmiş otonomi şema alanları arasında pozitif yönde orta düzeyde bir korelasyon vardır. Fiziksel tükenmişlik ile sosyal izolasyon/güvensizlik şeması arasında pozitif yönde orta ölçüde bir korelasyon vardır. Tükenmişlik ile kopukluk şema alanı, sosyal izolasyon/güvensizlik şeması ve zedelenmiş otonomi şema alanları arasında pozitif yönde orta düzeyde bir korelasyon vardır. Sosyal destek aile alt boyutundan alınan destek ile duygusal yoksunluk şeması ve kopukluk şema alanı arasında negatif yönde orta düzeyde bir korelasyon vardır. Sosyal destek arkadaş alt boyutundan alınan destek ile duygusal yoksunluk, sosyal izolasyon/güvensizlik, terkedilme şemaları ve kopukluk şema alanı arasında negatif yönde orta düzeyde bir korelasyon vardır. Araştırmadaki değişkenlerin tükenmişlik üzerindeki yordayıcı etkisini ölçmek için hiyerarşik regresyon modeli uygulanmıştır. Analiz sonucunda tükenmişlik yordama oranının en yüksek olduğu değişken erken dönem uyumsuz şemalar olarak bulunmuştur. Erken dönem uyumsuz şemalardan ise en büyük yordayıcı negatif etkiye sahip olan yüksek standartlar ve bastırılmışlık şema alanı bulunmuştur. Yani yüksek standartlar ve bastırılmışlık şema alanı arttıkça tükenmişlik oranının azaldığı ifade edilebilmektedir.

Algılanan sosyal destekErken dönem uyum bozucu şemalarSağlık personeli+4
Sebanur Sarısoy Çukay
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel dışlanma, olumlu sosyal davranış, saldırgan davranış, iş-yaşam dengesi, öz-kontrol ve zaman yönelimini ilişkisinin incelenmesi

Sosyal bir varlık olarak insan gruba ait olma ihtiyacı duymaktadır. Bu ihtiyacının karşılanmaması, reddedilmesi ya da görmezden gelinmesi kendisi ya da grup için olumsuz sonuçlara neden olabilmektir. İş yaşamında da çalışanların sıkça karşılaştıkları (Fox ve Stallworth, 2005) bir durum olarak örgütsel dışlanma özellikle incelenmesi gereken bir alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmadaki amacımız, örgütsel dışlanma temelinde İstanbul ilinde yaşayan beyaz yakalı çalışanların iş-yaşam dengeleri, öz-kontrol düzeyleri, zaman yönelimleri, pro-sosyal ve saldırgan davranışlarının ilişkisi incelenmeye çalışılacaktır. Bu amaçlar, veri toplama yöntemi olarak; kişisel bilgi formu "İş Yerinde Dışlanma Ölçeği" (Ferris ve ark., 2008), "İş-Yaşam Dengesi" (Apaydın, 2011), "Öz-Kontrol Ölçeği" (Tangley ve ark., 2012), "Zimbardo Zaman Yönelimi Envanteri" (Zimardo ve Boyd, 1999), "Buss-Perry Saldırganlık Ölçeği" (Buss ve Perry, 1992) ve son olarak da "Yetişkin Pro-Sosyallik Ölçeği" (Caprara ve ark., 2005) kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 22.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen verilerde iş yerinde yaşanan dışlanma deneyiminin iş-yaşam dengesi ve saldırganlık üzerinde, neden sonuç ilişkisi açısından anlamlı bir etkiye sahip olarak görünmektedir. Zaman yönelimi açısından iş yerinde dışlanma deneyimine baktığımızdaysa, gelecek yönelimli olan bireylerin dışlanma deneyiminden etkilendikleri görülmektedir.

Prososyal davranışSaldırganlıkZaman yönelimi+4
Merve Onursal
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Other supervisors