Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Hasan Üstün
10 theses · Akdeniz University
Gündelik hayatın sıradanlığı ve Ozan Sağdıç'ın fotografik vizyonu
Bu çalışma Michael De Certeau'nun Gündelik hayat kuramını temel alarak toplumsal hayattaki iktidar düzenlemeleri ve bireyin bu denetim mekanizmalarına karşı geliştirmiş olduğu eylemleri Ozan Sağdıç fotoğrafları üzerinden analiz ederek ele almıştır. Certeau'nun iktidar kural ve stratejilerine karşı sıradan insanın direnme biçimi olarak yaratıcı taktiklerini teorik bir zeminde tartışmaktadır. Ozan Sağdıç'ın fotoğrafları ise bu eylemlerin gündelik temsilini ortaya koyarken, gündelik hayat içerisindeki sıradan insanın önemsiz olarak görünen faaliyetlerindeki direme biçimlerini saptamaktadır. Ayrıca tezin odak noktası olan Sağdıç'ın kişisel ve mesleki yaşam öyküsü ile beraber fotografik tarzını belirlemek adına Barthes'ın düzanlam – yananlam kavramları aracılığıyla analizler yapılmıştır. Bu analizler sonucunda gündelik hayat içerisindeki güç ilişkileri ve direnme biçimlerinin saptaması yapılmıştır.
Mısır basınında Türkiye'nin temsili: 2024 yılı örneği
Mısır-Türkiye ilişkileri, 2013 yılında yaşanan siyasi kırılmanın ardından yaklaşık on yıl boyunca diplomatik kopukluk ve karşılıklı gerilimle şekillenmiştir. Ancak son yıllarda, özellikle 2020 ABD başkanlık seçimlerinde Demokrat Parti adayı Joe Biden'ın zaferiyle birlikte Orta Doğu politikasında yaşanan yön değişimi, Mısır ve Türkiye arasında yeniden yakınlaşma sürecini beraberinde getirmiştir. Bölgesel siyasi dengelerdeki değişim, iki ülkenin ikili ilişkilerini yeniden tesis etme çabalarını hızlandırmıştır. Bu bağlamda, bu çalışma Aralık 2023 ile Nisan 2024 tarihleri arasında yayımlanan haberler ve köşe yazılarını inceleyerek, söz konusu dönemde Türkiye'nin Mısır basınındaki temsiline dair tematik dağılımı analiz etmeyi amaçlamaktadır. Araştırmada, El-Ahram, El-Youm El-Sabea ve Al-Masry Al-Youm gazetelerinde yer alan Türkiye konulu haberler ve köşe yazıları, betimsel içerik analizi yöntemiyle sistematik biçimde değerlendirilmiştir. Çalışmada, gazetelerin yayın çizgileri ve hedef kitleleri dikkate alınarak, Türkiye'ye ilişkin haber ve yazıların temaları ve dağılımları karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır. Araştırma bulguları, Mısır basınında Türkiye'ye yönelik genel yaklaşımın büyük oranda olumlu olduğunu; hem haberlerde hem de köşe yazılarında diplomatik temaslar, ekonomik iş birliği ve bölgesel koordinasyon gibi temaların öne çıktığını ortaya koymuştur. Türkiye'nin, analiz edilen içeriklerde çoğunlukla stratejik ve etkin bir aktör olarak temsil edildiği; ilişkilerin dostane biçimde yansıtıldığı bir basın söyleminin öne çıktığı gözlemlenmiştir.
Eurovision Şarkı Yarışması'nın Cumhuriyet, Hürriyet ve Yeni Şafak gazetelerinde çerçevelenişi
1957 yılında temelleri atılan Avrupa Birliği'ne (AB) Türkiye üyelik için 1959 yılında başvuru yapmış olsa da tam üye olamamıştır. Türkiye, aday ülke olmasının ardından müzakerelere dâhil olmuştur. 2003 yılında yeniden başlayan süreç olumlu geçse de 2012 yılından itibaren olumsuz bir ivmeye girmiştir. Türkiye, Avrupa devleti olarak kendini göstermek adına 1975 yılında ilk kez Eurovision Şarkı Yarışması'na katılmış ve 2003 yılında birincilik elde etmiştir. Bu birinciliğin arka planı, AB ile olan ilişkilerin olumlu bir yansıması olarak değerlendirilmiştir. 2012 yılında ise AB ile olan ilişkiler sekteye uğramıştır ve Türkiye, Avrupa ile ilişkilerini geri plana atarak bu yarışmadan ayrılmıştır. Bu çalışmada Türkiye'nin AB ilişkilerine yönelik Eurovision Şarkı Yarışması'nın basılı gazetelerde yansıması kapsamında, Eurovision haberleri ele alınmıştır. Çalışma kapsamında örneklem olarak 2003 ve 2012 yılındaki Cumhuriyet, Hürriyet ve Yeni Şafak gazeteleri incelenmiştir. Gazetelerdeki ilgili haberler çerçeveleme analizi yöntemi ile incelenmiş ve ne şekilde çerçevelendikleri analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, Eurovision Şarkı Yarışması'nda birinci olunan 2003 yılı ile son katılım tarihi olan 2012 yılında yayınlanan gazetelerde, AB ile olan uyum sürecinin Eurovision Şarkı Yarışması'na yansıması ele alınmıştır. Bu yansıma ana akım, sol ve sağ gazetelerde farklılık göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Eurovision Şarkı Yarışması, Avrupa Birliği, Çerçeveleme Kuramı, Çerçeveleme Analizi
Afganistan'da ulusal birliğin güçlendirilmesinde medyanın rolü: Tolo Tv örneği
Afganistan anayasasında belirtildiği gibi Afganistan milleti farklı etnik gruplardan oluşmaktadır. Afganistan Peştunlar, Tacikler, Hazaralar, Özbekler, Türkmenler, Beluciler, Sivrisinekler, Nuristaniler, Aimaqlar, Araplar, Kırgızlar, Ghezelbash, Gujar, Brahwis ve diğer etnik gruplardan oluşmaktadır. Afganistan gibi birçok farklı etnik gruplara sahip olan ülkede ulusal birliği kavramı çok önem taşımaktadır. Toplumlar arasında ulusal birlik ve uyumun sağlanması için medyanın kullanılması önemlidir ve medya, toplum içindeki etnik grupların birliğinin şekillenmesinde özel bir role sahiptir. Afganistan'da ulusal birliğin oluşmasında medyanın rolünü incelemek amacıyla Afganistan'da özel bir Televizyon kanalı (Tolo TV)'ndaki haberler ele alınmıştır. Yapılan araştırmada bu haberler Afganistan'da ulusal birliğin oluşmasını hangi söylemler ile ne yönde etkilemek istendiği ortaya konulmaya çalışılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Ulusal Birliği, Afganistan, Etnik, Söylem Analizi, Tolo TV
Türkiye'deki basılı gazetelere yeni gelir modeli örneği olarak dijital abonelikler
Medyadaki dijital dönüşüm yazılı basını giderek etkilemekte bundan en çok basın yayın sektörü etkilenmektedir. Teknolojilerin gelişimi, internetin giderek yaygınlaşmasıyla gelişen dijital medyanın ekonomik yönden gelir arayışı içinde bulunduğu görülmektedir. Dünyada birçok gazete basılı yayınlarına son vermekte yayınlarını dijital mecralara taşımaktadır. Reklam gelirlerinin ve basılı gazetelerin tirajlarının düşmesi, gazeteleri yeni gelir modeli olarak çevrimiçi aboneliklere yönlendirmektedir. Amerika ve Avrupa'da dijital gazeteler tarafından yaygın olarak kullanılan dijital aboneliklerin ve iş modellerinin Türkiye'de yeni gelişmekte olduğu görülmektedir. Bu çalışmada, dijital medyada önemli gelir kaynaklarından olan dijital abonelik sistemleri inceleme altına alınmış, Türkiye'de uygulanan iş modelleri değerlendirilmiştir. "Güvenilir haber" ve "kaliteli içerik" üzerinden okur aboneliğinin artması, dijital gazete aboneliklerinin gelişimini olumlu yönde etkileyecektir. Anahtar Kelimeler: Yeni Medya, Dijitalleşme, Dijital Abonelikler, İş Modelleri
Kütahya'da yayınlanan Kemalist bir gazete "Halk"
Milli Kurtuluş Savaşı'nın kazanılmasından sonra Mustafa Kemal önderliğinde Ankara'da kurulan yeni hükümet yeni yönetim seklinin cumhuriyet olduğunu ve bu yönetimin tarzının demokrasi olduğunu açıklamıştır. Ama bu yeni yönetim seklinin uygulanabilmesi için halka doğru bir şekilde anlatılması ve halkın yönetime katılımı sağlanmalıydı. Mustafa Kemal bunun en doğru ve hisli yolunun basın sayesinde büyük kitlelere ulaşarak yapılabileceğini biliyordu, iste bu sebepten dolay Anadolu basınını etkin bir şekilde kullanmayı hedefliyordu. Sivas'ta İrade-i Milliye, ardından Ankara'da Hakimiyet-i Milliye ve son olarak Ankara Merkezli Türkiye'nin ilk milli haber ajansı olan Anadolu Ajansının kurulmasına önayak oldu. Kurulan bu gazeteler ve haber ajansı ülkenin her yerine Anadolu'nun tüm köylerine ulaşmakta zorluk çekiyordu. Bu eksikliği fark eden Mustafa Kemal, Anadolu'nun önemli vilayetlerine yeni TBMM seçimleri öncesi hem Anadolu halkının durumunu görmek hem de seçimler öncesi nabız yoklamak için seyahatler düzenlemiştir. Bu seyahatler sırasında basının milli iradeyi ifade etmekte eksiklik çektiği illerde yerel gazeteler kurulmasını istemiştir. Kütahya Halk gazetesi de bu gazetelerden bir tanesi olarak Türk basın tarihinde yerini almıştır. Halk gazetesi içerisinde, bölgedeki siyasi, adli, kültürel, edebi, ekonomi, sanat, ulusal ve dış basından birçok haber yayınlayarak hem milli iradeyi hâkim kılmak hem de halkı bilinçlendirmek adına önemli bir iş gerçekleştirmiştir. Cumhuriyetin ilk yılında Anadolu'nun önemli şehirlerinden birisi olan Kütahya ve ahalisi yeni kurulan cumhuriyet ve Ankara Hükûmeti ile olan iletişimi Halk gazetesi üzerinden sağlamıştır. Dönemin sosyal, kültürel ve ekonomik yaşamını adeta ayna gibi yansıtan Halk gazetesi, tam yüzyıl önce tarihe ve cumhuriyete en önemli iletişim aracı olarak hizmet etmiştir. Anahtar Kelimeler: Kütahya, Basın, Sosyal Yaşam, Gazetecilik
Toplumsal cinsiyet bağlamında haber fotoğraflarının göstergebilimsel analizi: Türkiye Foto Muhabirleri Derneği Yılın Basın Fotoğrafları seçkisinin incelenmesi
Toplumsal cinsiyet kadınlara ve erkeklere farklı roller yüklemektedir. Eril tahakkümün sürdürülebilmesi adına toplumsal yapı tarafından kurgulanan bu roller çeşitli toplumsal mekanizmalar tarafından üretilip dolaşıma sokulmaktadır. Bu mekanizmaların en önemlilerinden biri de kitle iletişim araçlarıdır. Haber fotoğrafları da bu kitle iletişim araçlarının bir parçası olarak içeriklerinde cinsiyet rollerine yer vermekte ve böylece toplumsal cinsiyet eşitsizliğini üreterek topluma tekrar yansıtmaktadır. Bu çalışmada 1988 ile 2022 yılları arasında Türkiye Foto Muhabirleri Derneği Yılın Basın Fotoğraflarının arasından amaca yönelik örneklem yöntemi ile seçilen 20 fotoğraf toplumsal cinsiyet eşitsizliği bağlamında incelenmiştir. Araştırmamız dahilindeki tüm fotoğraflar niteliksel araştırma yöntemlerinden olan göstergebilimsel analiz yöntemi ile çözümlenmiştir. Göstergebilimsel analizle beraber çözümlenen fotoğraflardaki kadın stereotipleri de elde edilen verilerin desteklemesi adına içerik analiziyle ortaya çıkarılmıştır. Araştırma bulgularının sonuçlarına göre haber fotoğraflarında yer alan toplumsal cinsiyet rolleri günlük yaşantıdaki toplumsal cinsiyet rollerini yansıtmaktadır. Haber fotoğraflarında yer alan kadın stereotipleri de günlük yaşantıda olduğu gibi toplumsal cinsiyet rollerini öğretip yeniden üretilmektedir. Anahtar Kelimeler: Haber Fotoğrafı, Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği, Türkiye Foto Muhabirleri Derneği, Göstergebilimsel Analiz.
Tan Baskını'nın ulusal basında temsili üzerinden linç olaylarında basının konumlanışı
Basının kitleler üzerindeki etkisi iletişim alanındaki çalışmalarda sıkılıkla tartışılan bir konudur. Haber metinlerinin hâkim egemen söylemi yeniden üreten bir ideolojik aygıt işlevi görmesi ve kitlelerin düşünme biçimleri üzerindeki etkisi çerçevesinde birçok model geliştirilmiştir. Özellikle Birinci Dünya Savaşı'nda basının propaganda gücünün kitleler üzerinde ne derece etkili olduğu ve kitleri yönlendirme noktasında basının gücü ya da sınırlılıkları üzerine birçok çalışma yapılmıştır. Bu nedenle basının linç eylemlerindeki konumlanışı önemli bir sorunsal haline gelmektedir. Bu çalışma, İkinci Dünya Savaşı'yla birlikte ortaya çıkan konjonktürün iç ve dış politikaya etkisiyle birlikte, Türkiye siyasal hayatı ve demokrasi tarihi açısından önemli gelişmelerin yaşandığı bir süreci ele alarak Tan Baskını'nda dönemin gazetelerinin konumlanışı sosyal, siyasal, ekonomik ve sosyal-psikolojik nedenleriyle birlikte ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda basının Tan Baskını'ndaki konumlanışı, sosyal-psikolojinin linç eylemlerini açıklamak için kullandığı kuramlar üzerinden değerlendirilmiştir. Ayrıca çalışmada, siyasal temelli bir fiziksel şiddet eylemi ya da siyasal linç olarak değerlendirilen Tan Baskını eyleminde basının kitleri yönlendirmede nasıl rol oynadığı ve linç eylemlerinde ortaya çıkan pratiklerle, basının ortaya koyduğu tutum arasındaki benzerlikler yapısalcı söylem çözümlemesi yöntemiyle incelenmiştir. İnceleme sonucunda siyasal bir linç eylemi olan Tan Baskını'nda basının siyasal iktidar tarafından kullanıldığı ve linç eylemlerinde ortaya çıkan pratiklere benzer söylemler geliştirdiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tan Baskını, Linç, Söylem Çözümlemesi, Haber ve İdeoloji.
Popüler kültür bağlamında erkek kimliğinin inşası: Men's Health Türkiye dergisi alımlama analizi
Toplumsal cinsiyet kimlikleri, zamana ve içinde bulunulan toplum yapısına göre değişiklik göstermektedir. Küreselleşme ve popüler kültürün etkinliğiyle, toplumsal cinsiyet kimlikleri yeniden inşa edilmekte ve bu inşa sürecinde bireylerin tüketim aracılığıyla denetim altına alındığı düşünülmektedir. Bu araştırmada, popüler kültür bağlamında erkek dergilerinde oluşturulan erkek kimliği ve erkeklik kavramlarının araştırılması, bireylerin tüketim aracılığıyla şekillendirilme, edilgin bireyler haline getirilme isteği ile küreselleşme ve popüler kültür aracılığıyla oluşturulan ve genellikle Batı kaynaklı olan standartlaştırma isteği sonucunda erkek kimliğinde meydana gelen değişimler ve "ideal" olarak sunulan erkek kimliğinin incelenmesi, medya içerikleri aracılığıyla sunulan ve topluma, kültüre, zamana göre şekillenen toplumsal cinsiyet kavramı neticesinde "erkekliğin" yeniden inşa edilmesi sürecinin nasıl işlediği ve kitle iletişim araçları içerisinde önemli bir konuma sahip olan dergilerde erkeğin "nasıl" olmasına dair verilen mesajların okurlar tarafından nasıl algılandığı ve alımlandığının ortaya koyulması hedeflenmektedir. Bu amaçla, 12 katılımcı ile 30 sorudan oluşan görüşmeler yapılmakta ve bulgular popüler kültür, küreselleşme, tüketim kültürü ve toplumsal cinsiyet kimliği bağlamında incelenmektedir.
Toplumsal bellekte radyo ve Antalya'da radyo anıları (1937-1977)
Bu çalışmada, Antalya Halkevi'nin 1937'de getirttiği ses düzeni ile halka konferanslar, ajans ve radyo yayınları dinletilmeye başlanmasından, yapımı tamamlanan Sarıçınar televizyon verici istasyonunun 1977'de TRT Ankara yayınına bağlanıncaya kadar geçen süreç içerisinde radyonun toplumsal bellekteki yeri ele alınmıştır. Radyo yayını, radyo aygıtının keşfi, geliştirilmesi ve ilk yayın denemelerinden kısa süre sonra Türkiye'de de başlamıştır. Savaştan yenik çıkmış bir ülkenin ardılı olan genç Türkiye Cumhuriyeti ve onun kurucusu Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), bu yeni aygıtı, bilhassa halkevleri ve halkodalarında kullanıp, okuma yazmayı yaygınlaştırmak ve Cumhuriyet'in ulusal kimliğini inşa etmek için kullanmıştır. Ardından iktidara gelen Demokrat Parti (DP) ise radyoyu gündelik hayata daha fazla dâhil etmiş, ayrıca siyasi parti amaçları doğrultusunda da kullanmıştır. Antalya'da Türkiye'ye ne zaman sıçrayacağı belli olmayan 2. Dünya Savaşı'nın gidişatına ilişkin ayrıntılar, ABD'nin Ay'a ayak basışı dâhil, içeride ve dışarıda birçok olay, ilk kez radyodan haber alınmıştır. Toplum, yüzyıla yakın bir süre bu sihirli kutudan eğitim, kültür, müzik-eğlence, drama, haber, spor ve din programları dinlemişlerdir. Ankara Radyosu başta olmak üzere, İstanbul Radyosu, İzmir Radyosu, Polis Radyosu, Meteoroloji Radyosu, Londra'nın Sesi, Amerika'nın Sesi gibi istasyonlar dinlenmiştir. Ayrıca Mısır, Tunus, Kıbrıs ve Yunanistan yayınları da anımsanmaktadır. Yurttan Sesler, Tarihten Bir Yaprak, Çocuk Saati, İdman Saati, Günaydın, Radyo Tiyatrosu, Arkası Yarın ve Radyo Gazetesi gibi programlar anımsanmaktadır. Halk, kahvehaneler, Şehir Kulübü, radyo dükkânları, komşuluklar, evler, bahçeler, okullar, Konyaaltı obaları ve teknelerde radyo dinlemiştir. Yayın, 1938'den sonra Antalya Halkevi tarafından sokak hoparlörlerindendinletilmiştir. Tüm bu süreçte radyo sadece toplumun; dinleyicilerin ve tek tek bireylerin yaşamlarının bir parçası olmakla kalmamıştır; insanların bakış ufkunu genişleten bir aygıt olarak da algılanmıştır. Aynı zamanda bir propaganda aracı olan radyo yayını, Türkiye'de 1927'de başladığı tarihten 1992'ye kadar devlet eliyle şekillenmiştir.Toplumsal kimliğin inşasında radyoya başat bir rol biçilmeye çalışılmıştır. Radyo bunun ötesinde, kültürel yaşamda kendi özgün yerini almış ve yaşamları bir parça da olsa şekillendirmiştir. Bu araştırmada, 2007-2019 arasında Antalya Kent Belleği Merkezi tarafından 201 kişiyle yapılan toplam 820 saatlik sözlü tarih görüşmesinin video kaydı dinlenmiş ve analiz edilmiştir. Ayrıca-en eski nüshası 1922'ye tarihlenen yerel gazeteler ile fotoğraf ve muhtelif belgelerin olduğu- Antalya Kent Belleği Merkezi Arşivi taranmış; yazılı arşiv malzemesi ile öz yaşam öyküleri bir arada değerlendirilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın amaçları doğrultusunda 2017-2019 arasında 10 kişiyle tematik sözlü tarih görüşmesi gerçekleştirmiştir. Araştırmada, 20.yüzyılda Antalya'da radyonun toplumsal bellekteki yeri incelenerek, 52 kaynak kişinin tanıklığıyla, kronolojik olarak dökümü yapılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Toplumsal Bellek, Sözlü Tarih, Radyo, Antalya.