Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Kemal Taşcı

10 theses · Erzincan Binali Yıldırım University

Master'sOpen AccessTR

Selçuklu-Mervanî ilişkileri (429-486/1038-1093)

Selçukluların Anadolu'ya gelişi sadece Türk Tarihi açısından değil Dünya Tarihi açısından da çok önemli bir meseledir. 1040 Dandanakan savaşı öncesinde Orta Doğu'ya gelen Selçuklu Türkleri/Türkmenleri öncelikle Azerbaycan ve Irak bölgelerine yerleştiler. Daha sonra ise Anadolu'ya yönelen Selçuklu Türkleri ilk olarak Mervânîlerin hâkimiyetindeki Diyâr-ı Bekr bölgesine girdiler. 1038 yılında başlayan Selçuklu Mervânî ilişkileri 1040 yılından sonra daha fazla yoğunlaştı. Horosan'da Selçuklu Devleti'nin kurulması ile hız kazanan Oğuz-Türkmen göçü en fazla Mervânîleri etkiledi. Selçuklu Sultanlarının Anadolu'ya sefer düzenlemeleri ile beraber Selçuklu hâkimiyetini kabul etmek zorunda kalan Mervânîler Malazgirt Savaşından sonra yıkılış sürecine girdiler. Savaştan sonra Anadolu'ya akın akın gelen Türkmen boylarını yerleştirmek için Diyâr-ı Bekr bölgesinin idaresi Sultan Melikşah döneminde Selçuklulara geçti. Böylece 1038 yılında başlayan Selçuklu-Mervânî ilişkileri 1093 yılında son buldu.

DiyarbakırDiyarbakır-SilvanEl Cezire+2
Mehtap Babür
Erzincan Binali Yıldırım University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Horasan ve Irak Selçuklu devletleri-Abbasî hilafeti ilişkileri (429-590/1038-1194)

Türk-İslâm tarihinde önemli gelişmeler ile yer edinen Selçuklu Tarihi, birçok araştırmanın konusu olarak karşımıza çıkmaktadır. Mâverâünnehir ve Horasan'da ortaya çıkıp, fetihler ile ilerleme kaydederek Irak, İran, Suriye ve Anadolu coğrafyasına sahip olan Selçuklular, bu bölgelerde meydana getirdikleri siyasî, askerî, idarî, sosyal ve kültürel faaliyetleri ile Türk-İslâm dünyasına yön vermiş ve derin izler bırakmıştır.Biz de bu denli önemli olan Selçuklu Tarihinin, diğer dönemlere nazaran karanlıkta kalmış olduğunu düşündüğümüz Horasan ve Irak Selçuklu Devletleri-Abbasî Hililafeti İlişkilerine yönelik bir çalışma hazırlayarak naçizane bu döneme ilgi çekmek ve farkındalık yaratmak istedik. Horasan Selçuklularının 431/1040 Dandanakan Savaşı ile kurulmasının hemen ardından, gücünü kaybeden ve Büveyhî baskısı altında ezilen Abbasî hilafetinin, Tuğrul Bey'i Bağdâd'a davet etmesi ile başlayan Selçuklu-Abbasî ilişkileri, Sultan Tuğrul'un Abbasî halifelerinin dünyevî yetkilerini ellerinden alması ile sonuçlanmıştır. Horasan Selçukluları döneminde iyi ilişkiler sergileyen Abbasî halifelerinin içten içe kaybettikleri dünyevî yetkilerini geri alma düşüncesi hep var olmak ile birlikte, Irak Selçuklu Devleti'nin kurulması onlaraaradıkları fırsatı sağlamış ve faaliyete geçmişlerdir. Sonuç olarak baktığımızda Abbasî halifelerinin amacının, sadece dünyevî yetkilerini geri almak olmadığı, Türkleri bu bölgeden çekip çıkartmak olduğu anlaşılacaktır.

Abbasi DevletiAzerbaycan AtabegliğiHorasan+3
Yeliz Aydın
Erzincan Binali Yıldırım University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ahmed Eflâkî'nin Menâkıbü'l-Arifîn adlı eserine göre Selçuklu Türkiyesi'nde Türkler/Türkmenler, Moğollar, Ahîler ve Mevlevîler

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin hayatı rivayet edilen görüşlerin çeşitliliği nedeniyle merak konusu olmuştur. Onun hayatı hakkındaki en tafsilâtlı eser, Ahmed Eflâkî'nin Menâkıbü'l-Ârifîn adlı eseridir. Eser, Moğol hâkimiyeti dönemi Türkiye'nin siyasî, askerî, iktisadî ve içtimaî tarihi hakkında bilgiler vermektedir. Mevlevî tarikatına mensup olan Eflâkî'nin taraflı bakış açısına sahip olması, Türkmenlere ve onların şehir hayatı içerisinde yer alan temsilcileri olan Ahîler'e karşı tahkir ve tezyif içeren ifadeler sarf etmesine neden olmuştur. Eser, Moğol hâkimiyeti dönemi Türkiye'sine Mevlevî bakış açısını yansıtmakta olup Mevlânâ'nın da mensup olduğu Fars kültürünü de içermesi bakımından önemlidir. Eflâkî, Mevlevî âdâb ve merasimlerine de yer verip Mevlevîlerin yaşadıkları rivayet edilen olağanüstü olaylarını da belirterek Mevlânâ ve ailesinin kerametlerini vurgulamaya çalışmıştır. Eflâkî, derleme bir eser niteliğinde olan Menâkıbü'l-Ârifîn'i yazarken Risâle-i Sipehsâlâr be-Menâkıb-i Hudâvendigâr, Velednâme/İbtidânâme, Rebâbnâme, İntihânâme, Makalât-ı Şemseddîn-i Tebrizî, Ma'ârif-i Sultanü'l-Ulemâ Bahâeddîn Veled, Fîhi mâ Fîh, Mektûbât-i Mevlânâ Celâleddin, Mesnevî ve Dîvân-i Kebir gibi Mevlevî kaynaklarından faydalanmıştır. Bu çalışmada yukarıda bahsi geçen konular, kaynak ve araştırma eserler kullanılarak irdelenmiştir.

AhilikAhmed EflakiAnadolu Selçukluları+7
Seda Şat
Erzincan Binali Yıldırım University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Irak Selçuklu devletinin Anadolu ve Kafkasya siyaseti (513-590/1119-1194)

Irak Selçuklu Devleti Selçuklu topraklarının batı kısmında bir hanedanlık olarak kurulmuştur. Sultan Muhammed Tapar'ın 1118 senesinde vefatı sonucunda meydana gelen iç hadiseler neticesinde Sultan Sencer ile Sultan Mahmud arasında 11 Ağustos 1118 yılında yapılan Sâve savaşından sonra Büyük Selçuklu Devleti'nin başına Sultan Sencer geçmiştir. Yeğeni Muhammed Tapar'a Kirman, İsfehan ve Hemedan dâhil olmak üzere Batı İran ve Irak topraklarını vermiştir. Böylece Irak Selçuklu Devleti kurulmuş oldu. Selçuklu Devleti ilk kurulduğu günden beri Gürcülerle temas halinde olmuştur. Tuğrul ve Çağrı Beyler zamanında gerek keşif seferlerine çıkmak gerekse yurt arayışı amacıyla karşılaşsalar da Alp Arslan zamanında itaat altına alınmış ve Irak Selçukluları zamanıda askeri ve siyasi faaliyetler yoğunlaşmıştır. Gürcüler ile mücadele ederken coğrafi yakınlık sebebiyle Doğu Anadolu Türk devletleri ile de temas halinde bulunmuşlar ve özellikle Gürcüler üzerine sefere çıktıkları zaman Doğu Anadolu Türk beylerinden yardım alarak öldürücü darbeler vurmuşlardır. Irak Selçuklularının devamı niteliğinde olan Azerbaycan Atabegliğiİldenizlilerin ciddi şekilde Gürcülere mücadeleleri de Müslüman Türk dünyasının Hıristiyanlığa karşı savunulmasını sağlamıştır.

Anadolu BeylikleriAzerbaycanAzerbaycan Atabegliği+6
Ebru Karabulut
Erzincan Binali Yıldırım University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İbnü'l-Esîr'in el-Kâmil fî't-Târîh adlı eserinde Selçuklular ve Moğollar

İslam dünyasının en gelişmiş ilimlerinden biri şüphesiz ki tarihtir. İbnü'l-Esir'in incelediğimiz eseri el-Kâmil fî't-Târîh, aynı zaman da"Târîh'ül Kâmil" olarak da bilinmektedir. Müellifimizin yaşadığı bölgenin yaklaşık bir asıra yakın tarihi bir geçmişi nedeniyle başta Türk tarihi olmak üzere Selçuklu ve Moğol tarihi hakkında verdiği bilgiler doğrultusunda birinci elden kaynak teşkil etmektedir. Hazırlamış olduğumuz bu çalışmadan bahsedecek olursak, eser beş bölümden oluşmaktadır. Bu bölümler konu bütünlüğü açısından incelenmiş ve dönemlerin siyasi, sosyal ve kültürel açıdan değerlendirilmesi yapılmıştır. Birinci bölümde Selçuklular, ikinci bölümde Selçuklu Atabeylikleri, üçüncü bölümde Harezmşahlar, dördüncü bölümde Eyyubiler ve son olarak beşinci bölümde Moğollar hakkında bilgiler verilmeye çalışılmıştır. Bu çalışma temel açıdan müellifimizin vermiş olduğu bilgiler ile aynı hususta yazılmış diğer eserler de geçen bilgiler karşılaştırma yapılmak suretiyle incelenmiştir. İbnü'l-Esir'in yazmış olduğu eserlerinde vermiş olduğu bilgilerde tarafsız bir şekilde yorumlamada bulunmuş olmakla beraber ana kaynak açısından müellifimiz güvenilir ve sağlam bir kaynaktır.

El-Kamil Fi't-TarihMoğol istilasıMoğollar+3
Ömer Faruk Şahin
Erzincan Binali Yıldırım University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Selçuklular zamanında Bağdad şehrinin iktisadi ve içtimai tarihi

Bu çalışma "Selçuklular Zamanında Bağdad Şehrinin İktisadi ve İçtimai Tarihi" konusunu incelemiş olup dört bölümde ele alınmıştır. Birinci bölümde Irak'ın tarihsel coğrafyası, Bağdad kenti, onun idari sınıfları, Bağdad'dan geçen nehirler, bu kentin yapılma sebepleri ve yerinin seçilmesinde etkili olan faktörler ele alınmıştır. Ayrıca Bağdad'ın ticari, siyasi ve ilmi önemine değinilmiştir. Yönetim merkezinin Bağdad'dan Samarra'ya taşınma aşamaları, ondan sonra yönetim merkezinin tekrar Bağdad'a getirilmesi ve Abbasi devletinin sona erdiği döneme kadar Bağdad'ın durumu ele alınmıştır. İkinci bölümde Selçuklular zamanında Bağdad'ın fiziki yapısı incelenmiştir. Selçukluların döneminde imar yapılarının Dicle ve Fırat'ın neresinde olduğu, bu iki nehrin sulama ve içme suyu için olan önemi ve bu ikin nehrin Bağdad kentinin yapılmasındaki etkisi ele alınmıştır. Ayrıca Bağdad'da yapılan saraylar, medreseler, hastaneler, ribatlar, dini cemaatlerin zaviyeleri ve Bağdad'ın surları araştırılmıştır. O dönemde Selçukluların yapı ve imar sanatının gelişmesinde büyük rolleri olmuştur. Yapı ve süslemelerin çoğunda Selçukluların sanat izleri görülmektedir. Üçüncü bölümde Bağdad ilinin ekonomik hayatı, ticareti, gelirleri, çarşıları, tarımı, hayvancılığı, sanayisi ve madenciliği ele alınmıştır. O dönemde Bağdad sanayinin merkeziydi. Ticari ürünler oradan komşu beldelere götürülüyordu. Ayrıca o dönemde Bağdad'da kullanılan ölçü birimleri, ürün fiyatları, ekonomik durum ve ekonominin çökme sebepleri incelenmiştir. Dördüncü bölümde Bağdad kentinin sosyal hayatı, ahalinin halifelerle ilişkisi, Müslüman halkın Yahudi ve Hristiyanlarla ilişkileri ele alınmıştır. İnsanların Selçuklu yönetimine bakışları, Bağdad halkının yeme, içme, giyinme ve çalışma gibi günlük yaşantıları, bayramları ve bunlar gibi diğer hususlar incelenmiştir.

AbbasilerBüveyhilerEkonomik durum+6
Bılal Mohammed Kannas
Erzincan Binali Yıldırım University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye Selçukluları zamanında Erzincan (625-685/1228-1288)

Bu çalışma "Türkiye Selçukluları Zamanında Erzincan" konusunu incelemiş olup üç bölümde ele alınmıştır. Birinci bölümde Erzincan'ın tarihi coğrafyası ve Türkiye Selçuklu Hakimiyeti öncesi durumu ele alınmıştır. Bu bölümde Erzincan'ın tarihi coğrafyası hakkında bilgi vererek coğrafyanın bir bölgenin tarihini nasıl etkilediğini ve nasıl katkı da bulunduğunu aktarmaya çalıştık. Erzincan'ın Selçuklu hakimiyeti öncesi dönemi ele alarak o bölgenin tarih açısından ehemmiyetini pekiştirmeyi amaçladık. İkinci bölümde Türkiye Selçuklu İkbal devrinde Erzincan da yaşanan siyasi olayları ele aldık. Bu çalışmada Erzincan'ın tarih boyunca sürekli el değiştirmiş olduğunu, bu şehrin her bir devirde; siyasi, yapısını ele alarak bu bölgenin şahit olduğu önemli olayları, savaşları, felaketleri derleyerek ortaya çıkarmaya çalıştık. Üçüncü bölümde ise Erzincan ilinin ekonomik hayatı, ticareti, gelirleri, çarşıları, tarımı, hayvancılığı, sanayisi ele alınmıştır. Erzincan'ın sosyal hayatı, halkı, dini inanışları hakkında bilgi vermeye çalıştık. Verimli bir ovada yer alan Erzincan yöresi, doğu-batı, kuzey-güney, istikametinde önemli bir kavşak noktasında bulunmaktadır. Bulunduğu coğrafya dolayısıyla ticari faaliyetlerde bulunulmuş şehirde refah düzeyinin artmasıyla birlikte ilim ve kültür faaliyetleri de gelişmiştir. Mengücekliler, Türkiye Selçuklu Devleti'ne kuruluş sürecinde katkı sağladıkları için beyliklerinin ilk dönemlerinde bu devlete bağlı kalmışlardır. Buna bağlı olarak hâkim oldukları Erzincan bölgesinin sosyal ve ekonomik açıdan dönemin en önemli bölgelerinden biri haline gelmesini sağlamışlardır. Beylik Selçuklu hâkimiyetine zıt düştüğü sırada bölgede istikrar bozulmuş, gerek ekonomik gerekse sosyal açıdan gerileme sürecine girmiştir. Sosyal ve siyasal bozukluklar beyliğin sonunu getirmiştir. Selçuklu hâkimiyetinde Erzincan da bozulan sosyal hayat yeniden düzenlenerek eski refah seviyesine kavuşmuştur. Anahtar Kelimeler: Erzincan, Tarihi Coğrafya, Mengücekliler, Selçuklular, İçtimai Hayat, İktisadi Hayat.

Anadolu SelçuklularıEkonomik hayatErzincan+5
Rüveyda Tokgöz
Erzincan Binali Yıldırım University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Moğollar / İlhanlılar zamanında Erzincan (1243-1343)

Fırat/Karasu Nehri'nin yukarı havzasında yer alan Erzincan, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. XI. yüzyılın sonlarından 1228 yılına kadar Mengücekliler tarafından idare edilen şehir bu tarihten sonra Türkiye Selçuklu sultanı I. Alâeddin Keykûbâd tarafından ele geçirildi. 1237 yılında Keykûbâd'ın ölümü üzerine Selçuklu tahtına oğlu II. Gıyâseddin Keyhüsrev çıktı. Keyhüsrev döneminde Moğollar Anadolu'ya saldırıya geçtiler ve 1243 yılında Erzincan Akşehir'de Moğollar ile Selçuklular arasında yapılan Kösedağ Savaşı'nda Selçuklular ağır bir yenilgiye uğradılar. Erzincan, Kösedağ Savaşı sonrası dolaylı olarak Moğolların, 1256 yılında ise Cengiz Han'ın torunu Hülâgu Han tarafından kurulan İlhanlı Devleti'nin idaresi altına girdi. Abaka Han, 675/1277'deki Elbistan Savaşı'ndaki yenilgisinin ardından Pervâne Muîneddin Süleyman'ı ihanetle suçlayarak öldürülmesine karar verdi. Muîneddin Süleyman'ın öldürülmesi ile Doğu Anadolu'daki göstermelik Selçuklu hâkimiyeti son buldu ve Anadolu, Moğol valileri tarafından yönetilmeye başlandı. İlhanlıların son hükümdarı Ebu Said Bahadır Han döneminde Anadolu Genel Valiliği görevine getirilen Timurtaş Noyan, Anadolu'da bağımsız hareket etmeye başladı ve gerekli askeri desteği bulamayınca Eratna Bey'i naib bırakarak Memlûklere sığındı. Emir Eratna ile Timurtaş Noyan'ın oğlu Sulduzlu Küçük Şeyh Hasan 744/1343 yılında Erzincan-Sivas arasında Karanbük Savaşı yaptılar. Emir Eratna'nın galip olması sonucunda Anadolu'daki Moğol hâkimiyeti son buldu.

Anadolu SelçuklularıErzincanKent tarihi+6
Berna Gülşah Bahar
Erzincan Binali Yıldırım University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Anadolu'da Moğol-Tatar boyları ve Türk-İslam kültürüne katkıları

Asya ve Avrupa arasında köprü konumunda bulunan Türkiye toprakları farklı kültür ve medeniyetleri bünyesinde barındırmıştır. XI. asırda Türklerin Anadolu topraklarına akınları neticesinde boylar halinde Anadolu'ya yerleşen Türkler/Türkmenler Anadolu'da hâkim unsur haline gelip diğer kültürlere mensup olan insanları da etkilediler. Yoğun bir şekilde Anadolu'ya gelen Türkler Anadolu'nun Türkleşmesini ve İslâmlaşmasını sağladılar. Anadolu'nun Türkleşmesi ve İslâmlaşmasının devam ettiği asırlar içinde XIII. yüzyılın başlarında Doğu Moğolistan'da yaşayan boyları 603/1206 yılında bir araya getirerek Moğol-Türk Hânlığı'nı kuran Timuçin, Cengiz Hân unvanını aldı. Çin üzerine yaptığı seferlerle Çin hâkimiyetini sağladıktan sonra batıya yöneldi. Türkiye Selçuklu Devleti ile Moğol Hânlığı arasında tampon bölge konumunda bulunan ve Hârezmşâhlı Devleti tarafından idare edilen bölgelerin 616/1220 yılından sonra Moğollar tarafından ele geçirilmesi ve kaçan Hârezmşâhlıların takibi sonucunda Moğol Hânlığı ile Türkiye Selçuklu Devleti sınır komşusu oldu. 641/1243 yılında Selçuklular ve Moğollar arasında yaşanan Kösedağ Savaşı Moğolların Anadolu hâkimiyetini başlattı. Türkiye Selçuklu Devleti 676/1277 yılından sonra yıkılış dönemine girdiği için İlhânlı Devleti tarafından Moğol boyları Türkiye'ye yönlendirildiler. Bu nedenle akın akın Türkiye'ye gelen Moğol boyları Anadolu Türk kültürüne silinmez izler bıraktılar. Bu çalışmada Türkiye'de Moğol-Tatar boylarının yerleşmeleri, yerleştikleri bölgelerde Anadolu Türk kültürüne katkıları, İslâmlaşmaları ve bu nedenle kadim köklere sahip olan Türk kültürü içerisinde yoğrulup Türkleşmelerinin sonucunda ortaya çıkan değişimler tahlil edildi. Anahtar Kelimeler: Türkler, Moğollar, Selçuklular, Celâyirliler, Sulduzlar.

AnadoluCelayirli DevletiMoğollar+6
Emel Kaymakçı
Erzincan Binali Yıldırım University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
20
Master'sOpen AccessTR

Timurluların Yakın Doğu siyasetinde Akkoyunlular ve Karakoyunlular (Azerbaycan, Irak, Anadolu, Suriye ve Gürcistan)

Akademik camiada Akkoyunlular ve Karakoyunluların "adavet-i kadîme" olarak adlandırılan düşmanlıklarına binaen genellikle birbirleriyle olan mücadeleleri ön planda tutulmuş, Timurlularla olan münasebetleri ise tam bir bütünlük içerisinde incelenememiştir. Bu çalışmada Timurlular, Akkoyunlular ve Karakoyunluların birbirleri ile olan mücadeleleri ve bunların doğurduğu sonuçlar bilhassa Azerbaycan ve Doğu Anadolu coğrafyasındaki faaliyetleri dönem kaynakları ışığında ele alınmıştır. Adlarından söz ettirmeyi başarmış olan bu üç devletin birbirleri ile olan ilişkileri mevcut siyasi koşullar ve hâkimiyet anlayışları da göz önünde bulundurularak farklı bir bakış açısıyla incelenmiştir.

AkkoyunlularAzerbaycanDoğu Anadolu bölgesi+2
Rümeysa Nas
Erzincan Binali Yıldırım University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00

Other supervisors