Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Levent Doğan

16 theses · Trakya University

Master'sOpen AccessTR

Ependi Şorta Sözler, Yomaklar Nasreddin Hoca Fıkraları adlı eserde geçen fiillerde kılınış ve görünüş

Fiil, çeşitli ekler alarak iş, oluş ve durumları zamana, yere ve kişiye bağlı olarak bildiren sözcük türüdür. Fiillerde kılınış fiilin kendisinde var olan bir niteliktir ve nesneldir. Fiilin gerçekleşme tarzı itibarıyla zaman çizgisindeki belirli noktalara vurgu yapması veya yapmamasıdır. Görünüş ise özneldir, konuşurun ya da işitenin çekime girmiş bir fiile yüklediği farklı anlamlardır. Fiilin gerçek zamandaki yayılımının bitmişlik, bitmemişlik veya sürme özelliğini bildirir. Bu çalışmada da son yıllarda üzerinde daha çok durulmaya başlanmış kılınış ve görünüş konuları üzerinde durulacak ve bu konuların Türkmen Türkçesi üzerinden anlaşılması amaçlanacaktır. Çalışmanın temelini Ahmet Benzer'in Türkçede Zaman, Görünüş ve Kiplik, Ahmet Karadoğan'ın Türkiye Türkçesinde Kılınış adlı eserleri ve diğer kılınış ve görünüş ile ilgili çalışmalar oluşturmuştur. Görünüş ve kılınış konusu Nasreddin Hoca'nın Türkmen Türkçesiyle derlenmiş fıkralarının yer aldığı Ependi Şorta Sözler, Yomaklar Nasreddin Hoca Fıkraları adlı eserde işlenecektir. İki ana bölümden oluşacak çalışmamızın I. bölümünde Ependi Şorta Sözler, Yomaklar Nasreddin Hoca Fıkraları adlı eserdeki fiiller cümledeki bağlamları da dikkate alınarak kılınış konusu açısından incelenecektir. II. bölümde ise fiiller yine cümledeki bağlamları dikkate alınarak görünüş konusu açısından incelenecektir. Sonuç kısmında ise eserden elde edilen veriler işlenerek kılınış ve görünüş konuları hakkında değerlendirmelerde bulunulacaktır.

Dil bilgisi-fiilNasrettin HocaTürkmen Türkçesi
Çağrı Tunca
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Başlangıcından günümüze Kuzey Makedonya'da Türkçe eğitim ve öğretimi

Balkanlarda Türk izlerinin görülmesi yüz yıllar öncesine dayanmaktadır. Makedonya'nın da tarihine bakıldığında yüz yıllar öncesinde Türklerin bölgeye ayak bastığı ve burada köklü bir sosyal, kültürel, ekonomik geçmişlerinin olduğu bilinmektedir. Türkler Osmanlı Devleti Dönemi'nden itibaren söz konusu bölgede Türk dilinde eğitim görmüşlerdir. Ancak Makedonya Türklerinin bölge Osmanlı egemenliğinden çıktıktan sonra her alanda olduğu gibi eğitim alanında da büyük zorluklar yaşadığı bilinmektedir. Yaklaşık 550 yıllık süren hâkimiyetin sonunda Osmanlı Devleti'nin genelde Balkan topraklarından özelde Makedonya'dan çekilmesi üzerine geride kalan Makedonya Türklerinin ana dili eğitimi almaları zorlaşmış ve hatta imkânsızlaşmıştır. Balkan Savaşları öncesi ve sonrası, Krallık Yugoslavya Makedonyası, Federal Cumhuriyet Makedonyası ve Kuzey Makedonya Cumhuriyeti dönemi olarak ayrılan zaman dilimlerinde Türkçe eğitim kimi zaman zorlaştırılmış kimi zaman da tamamen engellenmiştir. Makedonya Türklerine gerek siyasi gerek sosyal unsurlar sebebiyle uygulanan baskı ve zorlamalar sonucunda Türkçe eğitim gerilemiş, azalmış ve hatta durmuştur. Diğer Balkan ülkelerinde de yapıldığı gibi Makedonya'nın da Türkçe eğitim tarihi sürecinin incelenmesi ihtiyacı ile oluşturulan bu çalışmada Kuzey Makedonya ziyaret edilmiş ve Makedonya'da başlangıcından günümüze kadar gerçekleşen Türkçe eğitim ve öğretim araştırılmıştır. Türkçe eğitim ve öğretiminde kat edilen aşamalar ve bu süreçte karşılaşılan olumlu veya olumsuz her türlü durum da ele alınmıştır. Çalışma sırasında saha araştırması için Kuzey Makedonya ziyareti yapılmış; hem bölgeden hem de internet üzerinden elde edilen bilgiler, kaynaklar ve ilgili kişilerle yapılan görüşmeler çalışmaya eklenmiştir. Bu çalışmanın neticesinde söz konusu problemlerin neler olduğunu tespit etmek, tespit edilen sorunlara uygulanabilecek çözümleri belirlemek, bu sorun ve çözümlere akademik alanda dikkat çekmek amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Kuzey Makedonya, Türk, Türkçe, Ana dili, Eğitim, Türkçe Öğretimi.

Pınar Gençer
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Berdi Soltannıyazov 'Sumbar Akyar' Metin-inceleme-sözlük

Dil bir toplumun aynasıdır. İçerisinde barındırdığı nitelemelerle, tekrarlarla toplumun duygu ve düşüncelerini yansıtır. Gramer ise gerek sözcük türleriyle gerek ses bilgisiyle gerek cümle özellikleriyle bir bütündür. Sahip olduğu dilin, lehçenin sesler aracılığıyla gerek anlamsal gerekte kavramsal işleyişini yansıtır. Bu çalışmada Türkmen Türkçesi sahasına ait olan Berdi Soltannıyazov'un Sumbar Akyar adlı romanının transkripsiyonu yapılmış, eser ses özellikleri, şekil özellikleri, sözcük türleri, cümle özellikleri açısından incelenmiş; içerisinde geçen ikilemelerin ve eklerin üzerinde durulmuş ve kısaca bir sözlüğü oluşturulmaya çalışılmış sonuç kısmında Türkmen Türkçesi'nin tespit edilen ses ve şekil özellikleri üzerinde durulmuştur.

Dil bilgisiSözlükTürkmence
Sevim Bilgi
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

İki Güney Slav dili olarak Boşnakça ve Makedoncada fiilimsiler

Bu çalışma, Güney Slav dillerine ait olan Boşnakça ve Makedoncada fiilimsilerin yapısını karşılaştırmalı olarak incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmada öncelikle Slav dillerinin tarihsel gelişimi ve sınıflandırılması üzerinde durulmuş, ardından hem Boşnakça hem Makedoncanın temel gramer özellikleri üzerinde durulmuştur. Bu bölümlerin ardından çalışmanın ana konusu fiilimsiler ele alınmış ve her iki dilde fiilimsi yapıları ve çekimleri incelenmiştir. Fiilimsilerin hangi eklerle türetildiği, hangi fiil türlerinden üretildikleri açıklanmıştır. Böylece Boşnakça ve Makedoncanın fiilimsi yapıları arasındaki benzerlik ve farklılıklar ortaya konmuştur.

BoşnakçaDil bilgisi-fiilDil bilgisi-zarf-fiil ekleri+1
Kübra Kıldıze Kabu
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yunanistan Kumçiftliği (Orestiada) Gagauzları Türk Ağzı (İnceleme-metinler-sözlük)

Hristiyan Türkler olarak bilinen Gagauzların önemli bir bölümü bugün Moldova Cumhuriyeti içinde yer alan Gagauz Yeri bölgesinde otonom bir halk olarak yaşamaktadır. Yaşam şartları, coğrafi koşullar, ekonomik zorluklar ve çeşitli sosyo-politik sebeplerle vatanlarından ayrılmak zorunda kalan Gagauzlar günümüzde dünyanın pek çok yerine dağılmış durumdadır. Bu çalışmamızda ele aldığımız bölüm olan Yunanistan'da yaşayan Gagauzlar ise genellikle Yunanistan'ın kuzeydoğusunda, Evros bölgesinde bulunurlar. Edirne sınırına yakın bölgelerindeki köylerde, kasabalarda ve şehirlerde yaşayan Gagauzların kökleri, ağırlıklı olarak bugün Edirne'ye bağlı Havsa ve Uzunköprü ilçelerinden ve buralara bağlı köylerden özellilkle 1920'lerden sonra Yunanistan'a göç eden Gagauzlar'a dayanmaktadır. Türk dilinin ve kültürünün yaşayan numuneleri olan bu Gagauzlar, aradan geçen uzun yıllar sonrasında kimliklerini kaybetmeye başlamış ve asimilasyon sürecine maruz kalmışlardır. ​Gençlerin önemli bir kısmı artık Türkçe konuşmuyor olsalar dahi söz konusu topluluğun bir kısmı halen Türkçe konuşmakta, geleneksel yaşam biçimlerini sürdürmekte ve kimliklerine dair birçok ögeyi muhafaza etmektedirler. Gagauzlara ait kılık kıyafetler, Gagauz evlerindeki eşyalar ve odalar, yaşam biçimlerini gösteren canlandırmalar, atalarına ait araç ve gereçler gibi etnografik malzemenin bulunduğu müzeler dil-kültür ilişkisi göz önünde bulundurulduğunda kimliklerini yansıtması açısından önem arz etmektedir. Bölgede şimdiye kadar yapılmış bir ağız çalışması bulunmamaktadır. Oysa burada yaşayan Türkçe tehlikedeki diller kategorisinde değerlendirilmelidir. Bölgede Türkçe konuşan son nesil yaşamaktadır. Bu nedenle çalışmanın çok büyük bir önem arz ettiği muhakkaktır. Bu çalışmanın hemen ardından yapacağımız çalışmalarda bölgenin tamamı ele alınacaktır. Kaybolmaya yüz tutmuş sözlü verilerin kayıt altına alınarak yeni nesillere ulaştırılması kültürel aktarım açısından çok büyük bir önem arz etmektedir. Bu nedenle çalışmamızın özellikle Türkçenin ses ve şekil bilgisi ve söz varlığı bakımından bu coğrafyadaki durumunu göstermesi, kültür dünyamıza zengin bir miras bırakacaktır. Anahtar Kelimeler: Hristiyan Türkler, Gagauzlar, Kumçiftliği, Söz Varlığı

AğızlarBiçimbilimDil bilgisi+3
Beyza İlay Özden
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Sermet Muhtar Alus'un "İstanbul'un Geçmiş Günlerinde Yeme İçme" eseri üzerine söz varlığı incelemesi

Ahmet Rasim'den sonra Türk Edebiyatında 1952'ye kadar olan dönemde yerli renk gerçekliğini devam ettiren önemli isimlerden biri olan Sermet Muhtar Alus, eserlerinde İstanbul'un 19. yüzyılın sonu ile 20. yüzyılın başındaki yaşantısını her kesimden insana yer vererek renkli üslubu ve güçlü gözlem yeteneğiyle, ayrıntılarıyla anlatmış bir yazardır. Yüksek Lisans tezi olarak hazırladığımız bu çalışmada, İstanbul'un yeme içme kültürüne dair Sermet Muhtar Alus'un yazılarının bir araya getirildiği "İstanbul'un Geçmiş Günlerinde Yeme İçme" eserinin söz varlığının incelemesiyle yazarın dil özelliklerinden yola çıkarak devrin Türkçesini gün yüzüne çıkarmak, günümüz Türkçenin söz varlığına katkıda bulunmak ve tespit edilen söz varlığı unsurlarıyla dönemin sosyal hayatı maddi ve manevi kültürü hakkında ipuçları yakalamak amaçlanmıştır. Bu doğrultuda öncelikle Sermet Muhtar Alus'un hayatı, sanatı ve eserleri hakkında bilgi verilmiştir. Sonrasında ise söz varlığı tanımı ve kapsamı ele alınıp, söz varlığının içeriğinde bulunan unsurlar detaylı bir şekilde açıklanmaya çalışılmıştır. Ayrıca eserdeki söz varlığı unsurları (yabancı sözcükler, deyimler, atasözleri, yerel söyleyişler, ikilemeler, argo, kalıp sözler, terimler ve adlar) saptanmıştır. Deyimler, atasözleri, yerel söyleyişler, kalıp sözler, yabancı sözcükler, terimler ve adların bir kısmı sözlük çalışması ile değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, bir devre ayna tutan Sermet Muhtar Alus'un yazılarından yola çıkarak dönemin söz varlığı gün yüzüne çıkarılmaya çalışılmıştır.

Cennet Sert
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sermet Muhtar Alus'un "İstanbul'un Geçmiş Günlerinde Yeme İçme" eseri üzerine söz varlığı incelemesi

Ahmet Rasim'den sonra Türk Edebiyatında 1952'ye kadar olan dönemde yerli renk gerçekliğini devam ettiren önemli isimlerden biri olan Sermet Muhtar Alus, eserlerinde İstanbul'un 19. yüzyılın sonu ile 20. yüzyılın başındaki yaşantısını her kesimden insana yer vererek renkli üslubu ve güçlü gözlem yeteneğiyle, ayrıntılarıyla anlatmış bir yazardır. Yüksek Lisans tezi olarak hazırladığımız bu çalışmada, İstanbul'un yeme içme kültürüne dair Sermet Muhtar Alus'un yazılarının bir araya getirildiği "İstanbul'un Geçmiş Günlerinde Yeme İçme" eserinin söz varlığının incelemesiyle yazarın dil özelliklerinden yola çıkarak devrin Türkçesini gün yüzüne çıkarmak, günümüz Türkçenin söz varlığına katkıda bulunmak ve tespit edilen söz varlığı unsurlarıyla dönemin sosyal hayatı maddi ve manevi kültürü hakkında ipuçları yakalamak amaçlanmıştır. Bu doğrultuda öncelikle Sermet Muhtar Alus'un hayatı, sanatı ve eserleri hakkında bilgi verilmiştir. Sonrasında ise söz varlığı tanımı ve kapsamı ele alınıp, söz varlığının içeriğinde bulunan unsurlar detaylı bir şekilde açıklanmaya çalışılmıştır. Ayrıca eserdeki söz varlığı unsurları (yabancı sözcükler, deyimler, atasözleri, yerel söyleyişler, ikilemeler, argo, kalıp sözler, terimler ve adlar) saptanmıştır. Deyimler, atasözleri, yerel söyleyişler, kalıp sözler, yabancı sözcükler, terimler ve adların bir kısmı sözlük çalışması ile değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, bir devre ayna tutan Sermet Muhtar Alus'un yazılarından yola çıkarak dönemin söz varlığı gün yüzüne çıkarılmaya çalışılmıştır.

Cennet Sert
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Balkan coğrafyasında Türk kültürünün devamlılığı: Yunanistan, Bulgaristan ve Kosova örneği

Somut Olmayan Kültürel Miras kapsamında yapılan bu çalışmada Yunanistan, Bulgaristan ve Kosova Türklerinin sözlü kültür ürünlerinden geçiş âdetleri (doğum, evlenme, ölüm); bayramlar, dinî günler, bereket törenleri, köy seyirlikleri; halk hekimliği; halk takvimi; masallar; bilmeceler; mâniler; türküler; tekerlemeler ve geleneksel çocuk oyunları tespit edilerek, Türk kültürünün Balkan coğrafyasındaki korunumu ve devamlılığıyla ilgili güncel durum bağlamında değerlendirilmiştir. Çalışmanın giriş kısmında, araştırmanın amacı, önemi, araştırma modeli ve sınırlılıklar hakkında araştırmanın çerçevesine yönelik teorik bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde, çalışma sahalarımız olan Türklerin yaşadığı ülkeler olan Yunanistan, Bulgaristan ve Kosova'nın kimlik bilgileri verilmiş, tarihi ve demografik yapısı Türk toplumu özelinde ele alınmıştır. İkinci bölümde, kültür ve kültürel miras kavramları açıklanarak, alan yazımda kültürün yaratıcısı olarak etnik kimliği merkeze koyan görüşlere yer verilmiştir. Somut ve somut olmayan kültürel mirasın ne olduğu tanımlanmış, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Sözleşmesi ve kazandırdıkları, sözleşmeye taraf ülkelerden olan Türkiye, Yunanistan ve Bulgaristan'ın deneyimlemelerinden örneklerle aktarılmıştır. Üçüncü bölümde, geçiş dönemi âdetleri olarak doğum öncesi ve sonrası, evlilik, ölüm evrelerine dair tespit edilen gelenek haline gelmiş inanç ve pratikler alt başlıklarla detaylandırılarak sunulmuştur. Dördüncü bölümde, dinî ve bahar bayramları, dinî günler, bereket ve sağlık törenleri ile köy seyirlikleri başlıkları altında sahada tespit edilen inanç ve uygulama pratikleri aktarılmıştır. Beşinci bölümde, halk hekimliği adı altında toplanan sağaltma yöntemlerine; altıncı bölümde, halk takvimi başlığı içerisinde sayılı ve belirli günler, meteorolojik olaylar ve bunlara dair halk söyleyişlerine ve inançlarına yer verilmiştir. Yedinci ve son bölümde ise sahadan derlenen sözlü kültür ürünlerinden masallar, bilmeceler, türküler, tekerlemeler ve geleneksel çocuk oyunları sunulmuştur. Bulgular her bölümde uygun alt başlıklarla tasniflenerek, hem çalışma sahalarımız olan üç ülkedeki Türk toplulukları arasında hem de farklı coğrafyalardaki Türk toplulukları arasında mukayeseli şekilde değerlendirilmiş, benzerlikleri ve özgünlükleri öne çıkartılmıştır. Sonuç kısmında, çalışma sahalarımızdaki bulgular ışığında Türk kültürünün söz konusu coğrafyadaki Türk toplumlarındaki korunumu ve devamlılığının gelecek nesillere aktarım bakımından umut verici olduğuna dikkat çekilerek, özellikle farklı egemen unsurlar altında yaşayan Türklerin somut olmayan kültürel mirasının yaşatılması için gerekli tedbirlerin alınması yönünde öneriler sıralanmıştır. Anahtar kelimeler: Somut Olmayan Kültürel Miras, Türk Kültürü, Yunanistan, Bulgaristan, Kosova.

Ntilek Osman
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Balkan coğrafyasında Türk kültürünün devamlılığı: Yunanistan, Bulgaristan ve Kosova örneği

Somut Olmayan Kültürel Miras kapsamında yapılan bu çalışmada Yunanistan, Bulgaristan ve Kosova Türklerinin sözlü kültür ürünlerinden geçiş âdetleri (doğum, evlenme, ölüm); bayramlar, dinî günler, bereket törenleri, köy seyirlikleri; halk hekimliği; halk takvimi; masallar; bilmeceler; mâniler; türküler; tekerlemeler ve geleneksel çocuk oyunları tespit edilerek, Türk kültürünün Balkan coğrafyasındaki korunumu ve devamlılığıyla ilgili güncel durum bağlamında değerlendirilmiştir. Çalışmanın giriş kısmında, araştırmanın amacı, önemi, araştırma modeli ve sınırlılıklar hakkında araştırmanın çerçevesine yönelik teorik bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde, çalışma sahalarımız olan Türklerin yaşadığı ülkeler olan Yunanistan, Bulgaristan ve Kosova'nın kimlik bilgileri verilmiş, tarihi ve demografik yapısı Türk toplumu özelinde ele alınmıştır. İkinci bölümde, kültür ve kültürel miras kavramları açıklanarak, alan yazımda kültürün yaratıcısı olarak etnik kimliği merkeze koyan görüşlere yer verilmiştir. Somut ve somut olmayan kültürel mirasın ne olduğu tanımlanmış, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Sözleşmesi ve kazandırdıkları, sözleşmeye taraf ülkelerden olan Türkiye, Yunanistan ve Bulgaristan'ın deneyimlemelerinden örneklerle aktarılmıştır. Üçüncü bölümde, geçiş dönemi âdetleri olarak doğum öncesi ve sonrası, evlilik, ölüm evrelerine dair tespit edilen gelenek haline gelmiş inanç ve pratikler alt başlıklarla detaylandırılarak sunulmuştur. Dördüncü bölümde, dinî ve bahar bayramları, dinî günler, bereket ve sağlık törenleri ile köy seyirlikleri başlıkları altında sahada tespit edilen inanç ve uygulama pratikleri aktarılmıştır. Beşinci bölümde, halk hekimliği adı altında toplanan sağaltma yöntemlerine; altıncı bölümde, halk takvimi başlığı içerisinde sayılı ve belirli günler, meteorolojik olaylar ve bunlara dair halk söyleyişlerine ve inançlarına yer verilmiştir. Yedinci ve son bölümde ise sahadan derlenen sözlü kültür ürünlerinden masallar, bilmeceler, türküler, tekerlemeler ve geleneksel çocuk oyunları sunulmuştur. Bulgular her bölümde uygun alt başlıklarla tasniflenerek, hem çalışma sahalarımız olan üç ülkedeki Türk toplulukları arasında hem de farklı coğrafyalardaki Türk toplulukları arasında mukayeseli şekilde değerlendirilmiş, benzerlikleri ve özgünlükleri öne çıkartılmıştır. Sonuç kısmında, çalışma sahalarımızdaki bulgular ışığında Türk kültürünün söz konusu coğrafyadaki Türk toplumlarındaki korunumu ve devamlılığının gelecek nesillere aktarım bakımından umut verici olduğuna dikkat çekilerek, özellikle farklı egemen unsurlar altında yaşayan Türklerin somut olmayan kültürel mirasının yaşatılması için gerekli tedbirlerin alınması yönünde öneriler sıralanmıştır. Anahtar kelimeler: Somut Olmayan Kültürel Miras, Türk Kültürü, Yunanistan, Bulgaristan, Kosova.

Ntilek Osman
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Balkan coğrafyasında Türk kültürünün devamlılığı: Yunanistan, Bulgaristan ve Kosova örneği

Somut Olmayan Kültürel Miras kapsamında yapılan bu çalışmada Yunanistan, Bulgaristan ve Kosova Türklerinin sözlü kültür ürünlerinden geçiş âdetleri (doğum, evlenme, ölüm); bayramlar, dinî günler, bereket törenleri, köy seyirlikleri; halk hekimliği; halk takvimi; masallar; bilmeceler; mâniler; türküler; tekerlemeler ve geleneksel çocuk oyunları tespit edilerek, Türk kültürünün Balkan coğrafyasındaki korunumu ve devamlılığıyla ilgili güncel durum bağlamında değerlendirilmiştir. Çalışmanın giriş kısmında, araştırmanın amacı, önemi, araştırma modeli ve sınırlılıklar hakkında araştırmanın çerçevesine yönelik teorik bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde, çalışma sahalarımız olan Türklerin yaşadığı ülkeler olan Yunanistan, Bulgaristan ve Kosova'nın kimlik bilgileri verilmiş, tarihi ve demografik yapısı Türk toplumu özelinde ele alınmıştır. İkinci bölümde, kültür ve kültürel miras kavramları açıklanarak, alan yazımda kültürün yaratıcısı olarak etnik kimliği merkeze koyan görüşlere yer verilmiştir. Somut ve somut olmayan kültürel mirasın ne olduğu tanımlanmış, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Sözleşmesi ve kazandırdıkları, sözleşmeye taraf ülkelerden olan Türkiye, Yunanistan ve Bulgaristan'ın deneyimlemelerinden örneklerle aktarılmıştır. Üçüncü bölümde, geçiş dönemi âdetleri olarak doğum öncesi ve sonrası, evlilik, ölüm evrelerine dair tespit edilen gelenek haline gelmiş inanç ve pratikler alt başlıklarla detaylandırılarak sunulmuştur. Dördüncü bölümde, dinî ve bahar bayramları, dinî günler, bereket ve sağlık törenleri ile köy seyirlikleri başlıkları altında sahada tespit edilen inanç ve uygulama pratikleri aktarılmıştır. Beşinci bölümde, halk hekimliği adı altında toplanan sağaltma yöntemlerine; altıncı bölümde, halk takvimi başlığı içerisinde sayılı ve belirli günler, meteorolojik olaylar ve bunlara dair halk söyleyişlerine ve inançlarına yer verilmiştir. Yedinci ve son bölümde ise sahadan derlenen sözlü kültür ürünlerinden masallar, bilmeceler, türküler, tekerlemeler ve geleneksel çocuk oyunları sunulmuştur. Bulgular her bölümde uygun alt başlıklarla tasniflenerek, hem çalışma sahalarımız olan üç ülkedeki Türk toplulukları arasında hem de farklı coğrafyalardaki Türk toplulukları arasında mukayeseli şekilde değerlendirilmiş, benzerlikleri ve özgünlükleri öne çıkartılmıştır. Sonuç kısmında, çalışma sahalarımızdaki bulgular ışığında Türk kültürünün söz konusu coğrafyadaki Türk toplumlarındaki korunumu ve devamlılığının gelecek nesillere aktarım bakımından umut verici olduğuna dikkat çekilerek, özellikle farklı egemen unsurlar altında yaşayan Türklerin somut olmayan kültürel mirasının yaşatılması için gerekli tedbirlerin alınması yönünde öneriler sıralanmıştır. Anahtar kelimeler: Somut Olmayan Kültürel Miras, Türk Kültürü, Yunanistan, Bulgaristan, Kosova.

Ntilek Osman
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

19. Yüzyılın son çeyreğinden 21. Yüzyılın başlarına kadar Boşnak romanında göç

Göç kavramı birçok disiplin tarafından incelemeye alınan önemli bir konudur. Bosna Hersek yıllar boyunca pek çok göçe tanıklık etmiştir. Ülkede yaşanan göçlerin edebiyata da yansıdığı aşikârdır. Çünkü yazarlar çevresinde yaşanan olumlu ya da olumsuz olayları topluma aktaran ayna niteliğinde eserler verirler. Bu çalışmanın amacı Boşnak edebiyatında 19. Yüzyılın son çeyreğinden 21.yüzyılın başlarına kadar olan dönemde kaleme alınan romanların göç ile ilgili unsurlarını belirlemektir. Çalışmaya göç olgusu barındıran ancak yeterli veri elde edebildiğimiz romanlar dâhil edilmiştir. İnsanların kaderlerini etkileyen göç kavramının edebiyata yansımasını, toplum üzerindeki etkilerini anlayabilmek adına romanların incelenmesi son derece önemlidir. Boşnak Edebiyatında 19. yüzyılın son çeyreğinden 21. yüzyılın başlarına kadar geçen dönemde yazılan romanlar çeşitli açılardan değerlendirmeye çalışılmıştır.

Gamze Gürcenan Esen
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

19. Yüzyılın son çeyreğinden 21. Yüzyılın başlarına kadar Boşnak romanında göç

Göç kavramı birçok disiplin tarafından incelemeye alınan önemli bir konudur. Bosna Hersek yıllar boyunca pek çok göçe tanıklık etmiştir. Ülkede yaşanan göçlerin edebiyata da yansıdığı aşikârdır. Çünkü yazarlar çevresinde yaşanan olumlu ya da olumsuz olayları topluma aktaran ayna niteliğinde eserler verirler. Bu çalışmanın amacı Boşnak edebiyatında 19. Yüzyılın son çeyreğinden 21.yüzyılın başlarına kadar olan dönemde kaleme alınan romanların göç ile ilgili unsurlarını belirlemektir. Çalışmaya göç olgusu barındıran ancak yeterli veri elde edebildiğimiz romanlar dâhil edilmiştir. İnsanların kaderlerini etkileyen göç kavramının edebiyata yansımasını, toplum üzerindeki etkilerini anlayabilmek adına romanların incelenmesi son derece önemlidir. Boşnak Edebiyatında 19. yüzyılın son çeyreğinden 21. yüzyılın başlarına kadar geçen dönemde yazılan romanlar çeşitli açılardan değerlendirmeye çalışılmıştır.

Gamze Gürcenan Esen
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

19. Yüzyılın son çeyreğinden 21. Yüzyılın başlarına kadar Boşnak romanında göç

Göç kavramı birçok disiplin tarafından incelemeye alınan önemli bir konudur. Bosna Hersek yıllar boyunca pek çok göçe tanıklık etmiştir. Ülkede yaşanan göçlerin edebiyata da yansıdığı aşikârdır. Çünkü yazarlar çevresinde yaşanan olumlu ya da olumsuz olayları topluma aktaran ayna niteliğinde eserler verirler. Bu çalışmanın amacı Boşnak edebiyatında 19. Yüzyılın son çeyreğinden 21.yüzyılın başlarına kadar olan dönemde kaleme alınan romanların göç ile ilgili unsurlarını belirlemektir. Çalışmaya göç olgusu barındıran ancak yeterli veri elde edebildiğimiz romanlar dâhil edilmiştir. İnsanların kaderlerini etkileyen göç kavramının edebiyata yansımasını, toplum üzerindeki etkilerini anlayabilmek adına romanların incelenmesi son derece önemlidir. Boşnak Edebiyatında 19. yüzyılın son çeyreğinden 21. yüzyılın başlarına kadar geçen dönemde yazılan romanlar çeşitli açılardan değerlendirmeye çalışılmıştır.

Gamze Gürcenan Esen
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Ependi Şorta Sözler, Yomaklar Nasreddin Hoca Fıkraları adlı eserde geçen fiillerde kılınış ve görünüş

Fiil, çeşitli ekler alarak iş, oluş ve durumları zamana, yere ve kişiye bağlı olarak bildiren sözcük türüdür. Fiillerde kılınış fiilin kendisinde var olan bir niteliktir ve nesneldir. Fiilin gerçekleşme tarzı itibarıyla zaman çizgisindeki belirli noktalara vurgu yapması veya yapmamasıdır. Görünüş ise özneldir, konuşurun ya da işitenin çekime girmiş bir fiile yüklediği farklı anlamlardır. Fiilin gerçek zamandaki yayılımının bitmişlik, bitmemişlik veya sürme özelliğini bildirir. Bu çalışmada da son yıllarda üzerinde daha çok durulmaya başlanmış kılınış ve görünüş konuları üzerinde durulacak ve bu konuların Türkmen Türkçesi üzerinden anlaşılması amaçlanacaktır. Çalışmanın temelini Ahmet Benzer'in Türkçede Zaman, Görünüş ve Kiplik, Ahmet Karadoğan'ın Türkiye Türkçesinde Kılınış adlı eserleri ve diğer kılınış ve görünüş ile ilgili çalışmalar oluşturmuştur. Görünüş ve kılınış konusu Nasreddin Hoca'nın Türkmen Türkçesiyle derlenmiş fıkralarının yer aldığı Ependi Şorta Sözler, Yomaklar Nasreddin Hoca Fıkraları adlı eserde işlenecektir. İki ana bölümden oluşacak çalışmamızın I. bölümünde Ependi Şorta Sözler, Yomaklar Nasreddin Hoca Fıkraları adlı eserdeki fiiller cümledeki bağlamları da dikkate alınarak kılınış konusu açısından incelenecektir. II. bölümde ise fiiller yine cümledeki bağlamları dikkate alınarak görünüş konusu açısından incelenecektir. Sonuç kısmında ise eserden elde edilen veriler işlenerek kılınış ve görünüş konuları hakkında değerlendirmelerde bulunulacaktır.

Dil bilgisi-fiilNasrettin HocaTürkmen Türkçesi
Çağrı Tunca
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Ependi Şorta Sözler, Yomaklar Nasreddin Hoca Fıkraları adlı eserde geçen fiillerde kılınış ve görünüş

Fiil, çeşitli ekler alarak iş, oluş ve durumları zamana, yere ve kişiye bağlı olarak bildiren sözcük türüdür. Fiillerde kılınış fiilin kendisinde var olan bir niteliktir ve nesneldir. Fiilin gerçekleşme tarzı itibarıyla zaman çizgisindeki belirli noktalara vurgu yapması veya yapmamasıdır. Görünüş ise özneldir, konuşurun ya da işitenin çekime girmiş bir fiile yüklediği farklı anlamlardır. Fiilin gerçek zamandaki yayılımının bitmişlik, bitmemişlik veya sürme özelliğini bildirir. Bu çalışmada da son yıllarda üzerinde daha çok durulmaya başlanmış kılınış ve görünüş konuları üzerinde durulacak ve bu konuların Türkmen Türkçesi üzerinden anlaşılması amaçlanacaktır. Çalışmanın temelini Ahmet Benzer'in Türkçede Zaman, Görünüş ve Kiplik, Ahmet Karadoğan'ın Türkiye Türkçesinde Kılınış adlı eserleri ve diğer kılınış ve görünüş ile ilgili çalışmalar oluşturmuştur. Görünüş ve kılınış konusu Nasreddin Hoca'nın Türkmen Türkçesiyle derlenmiş fıkralarının yer aldığı Ependi Şorta Sözler, Yomaklar Nasreddin Hoca Fıkraları adlı eserde işlenecektir. İki ana bölümden oluşacak çalışmamızın I. bölümünde Ependi Şorta Sözler, Yomaklar Nasreddin Hoca Fıkraları adlı eserdeki fiiller cümledeki bağlamları da dikkate alınarak kılınış konusu açısından incelenecektir. II. bölümde ise fiiller yine cümledeki bağlamları dikkate alınarak görünüş konusu açısından incelenecektir. Sonuç kısmında ise eserden elde edilen veriler işlenerek kılınış ve görünüş konuları hakkında değerlendirmelerde bulunulacaktır.

Dil bilgisi-fiilNasrettin HocaTürkmen Türkçesi
Çağrı Tunca
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sermet Muhtar Alus'un "İstanbul'un Geçmiş Günlerinde Yeme İçme" eseri üzerine söz varlığı incelemesi

Ahmet Rasim'den sonra Türk Edebiyatında 1952'ye kadar olan dönemde yerli renk gerçekliğini devam ettiren önemli isimlerden biri olan Sermet Muhtar Alus, eserlerinde İstanbul'un 19. yüzyılın sonu ile 20. yüzyılın başındaki yaşantısını her kesimden insana yer vererek renkli üslubu ve güçlü gözlem yeteneğiyle, ayrıntılarıyla anlatmış bir yazardır. Yüksek Lisans tezi olarak hazırladığımız bu çalışmada, İstanbul'un yeme içme kültürüne dair Sermet Muhtar Alus'un yazılarının bir araya getirildiği "İstanbul'un Geçmiş Günlerinde Yeme İçme" eserinin söz varlığının incelemesiyle yazarın dil özelliklerinden yola çıkarak devrin Türkçesini gün yüzüne çıkarmak, günümüz Türkçenin söz varlığına katkıda bulunmak ve tespit edilen söz varlığı unsurlarıyla dönemin sosyal hayatı maddi ve manevi kültürü hakkında ipuçları yakalamak amaçlanmıştır. Bu doğrultuda öncelikle Sermet Muhtar Alus'un hayatı, sanatı ve eserleri hakkında bilgi verilmiştir. Sonrasında ise söz varlığı tanımı ve kapsamı ele alınıp, söz varlığının içeriğinde bulunan unsurlar detaylı bir şekilde açıklanmaya çalışılmıştır. Ayrıca eserdeki söz varlığı unsurları (yabancı sözcükler, deyimler, atasözleri, yerel söyleyişler, ikilemeler, argo, kalıp sözler, terimler ve adlar) saptanmıştır. Deyimler, atasözleri, yerel söyleyişler, kalıp sözler, yabancı sözcükler, terimler ve adların bir kısmı sözlük çalışması ile değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, bir devre ayna tutan Sermet Muhtar Alus'un yazılarından yola çıkarak dönemin söz varlığı gün yüzüne çıkarılmaya çalışılmıştır.

Cennet Sert
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00

Other supervisors