Theses supervised by Prof. Dr. Ahmet Ekerim

23 theses · Yıldız Technical University

Master'sOpen AccessTR

Rüzgar türbini dökümlerinde hassas metalürjik değişkenlerin optimizasyonu

Enerji; insanoğlunun tarihsel gelişimi ile kendini göstermiş ve her geçen gün kendine olan ihtiyaç artmıştır. Teknolojini gelişmesiyle birlikte enerjiye duyulan ihtiyaç her geçen gün artmaktadır. Fakat enerjiyi karşılayan kaynaklar yeryüzünde sınırlı olduğu için yok olmaya doğru hızla ilerlemektedir.Enerji kaynaklarının tükeniyor olması insanoğlunu yeni arayışlara itmiştir. Böylece sınırlı kaynaklardan sınırsız kaynaklara yönelme olmuştur. Petrol, doğalgaz kömür gibi fosil yakıtlar önümüzdeki 50 yıl içerisinde tükenme seviyesine kadar düşecektir. Bu nedenle artan enerji ihtiyacını karşılayacak yeni arayışlar içerisine girilmiştir. Bu süreçte, sonsuz enerji kaynakları olarak güneş ve rüzgar enerjisini kullanmayı bilim adamları kendine hedef olarak belirlemiştir.Sonsuz enerji kaynaklarından birisi olan rüzgar enerjisi; fosil yakıtlar gibi çevresel kirliliğe yol açmadan temiz ve sonsuz bir enerji sunmaktadır. Türkiye'nin rüzgar kapasitesi incelendiğinde Ege ve Marmara bölgesinde yüksek verimli rüzgar enerjisi üretmenin mümkün olduğu belirlenmiştir. Ülkemizde 2000'li yılların başlangıcında rüzgar enerjisi kullanılmaya başlanmıştır. Rüzgar enerjisi kullanımı olarak yeni bir ülke olduğumuzdan dolayı dışa bağımlılık söz konusudur. Dışa bağımlı oluşumuz ilk yatırım maliyetini yükselterek daha ucuza enerji temin etmemizi engellemektedir.Bu çalışmada, rüzgar enerjisi kullanımının en verimli şekli olan rüzgar türbinlerinin hayati öneme sahip parçalarından rüzgar türbini pervane göbeğinin (HUB) üretimi ve özelliklerinin uluslar arası standartlara uygun hale getirilmesi amaçlanmıştır. Üretim metalürjisinde hassas metalürjik değişkenler olarak; kimyasal bileşim, aşılama, Mg işlemleri, küresellik parametreleri, soğuma hızı ve kesit kalınlığı belirlenmiştir. Üretim esnasında hassas metalürjik değişkenlerin optimizasyonu hedeflenmiş ve yapılan çalışmalarla birlikte standartlara uygun olarak üretimin gerçekleşmesinin yanında orijinal katkılarda sağlanmıştır.

Aşılama-dökümDökme demirKüresel grafitli dökme demirler+2
Erdoğdu Güzel
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Slip döküm yönteminin katı oksit yakıt killerinde uygulanması ve özelliklerinin araştırılması

Son yıllarda artan temiz enerji gereksinimi yakıt hücreleri teknolojisinde yapılan araştırmaların da artmasına sebep olmuştur. Hidrojen kaynağı olarak çeşitli yakıtların kullanıldığı yakıt pillerinde yüksek verimlilik ve sessiz çalışmanın yanı sıra çevre kirliği olmaksızın enerji üretimine imkân vermesi sayesinde gelecekte yaygın bir uygulama alanına sahip olacaktır. Bu tez çalışmasında Katı Oksit Yakıt Pili (KOYP) bileşenlerinin üretim yöntemlerine alternatif olarak slip döküm yöntemi denenmiştir. Şerit döküm ve haddeleme teknikleri uygulanarak üretilen anot ve katot plakalarının üzerine slip döküm yöntemiyle elektrolit katmanı üretilerek katı oksit yakıt pili üretiminde maliyeti uygun bir proses geliştirilmesi amaçlanmıştır.Katı oksit yakıt pillerinin (KOYP) sorunlarının başında yüksek sıcaklıkta çalışma ihtiyacı, üretim zorlukları ve yüksek maliyet gelmektedir. İleri teknoloji seramikleri olan KOYP bileşenlerinin üretim prosesleri pahalı ve zor tekniklerdir. Bu sebeple henüz yaygın kullanım alanı bulamamış ve ARGE çalışmaları genellikle maliyetleri düşürme yönünde olmuştur. Ni/YSZ ve LSM/YSZ tozlarından üretilen anot ve katot plakalarının porozite miktarları Archimedes prensibiyle ölçülmüştür. 1200oC ve 1350oC?de sinterlenen anot ve katot plakalarının %20-40 aralığında poroziteye sahip olduğu görülmüştür. 0,75mm kalınlıkta üretilen anot ve katot plakaları 15mm*15mm boyutlarında kesilerek sinterlenmiş ve xiidaha sonra slip döküm yöntemiyle 8YSZ elektrolit katmanı uygulanmıştır. 1200oC, 1350oC ve 1450oC sıcaklıklarda sinterlenen yarı hücreler SEM analizi ile morfolojileri incelemiştir. SEM analizleri sonucunda üretilen numunelerin porozite boyutları ve dağılımları homojen olduğu görülmüştür. EDX analiziyle yarı hücrelerin elektrolit yüzeylerinde çizgisel analiz yapılarak yüzeyde elektrolit katmanın sürekli olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Katı Oksit Yakıt Pili, Slip Döküm, Anot, Katot, Elektrolit

Raşit Sezer
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İkincil kaynaklardan bakır üretimi ve arıtılması

Doğanın insanoğluna sunduğu ilk metallerden olan bakır üstün nitelikleri ile tarih boyunca kullanılmış ve vazgeçilmez bir malzeme olma özelliğini sürdürmektedir. Yüksek tenörlü bakır cevherleri öncelikle üretimde tercih edildiğinden doğal kaynakları da her geçen gün azalmaktadır. Dünyadaki bakır ürünleri de ekonomik ömürlerini tamamlayarak tekrar kullanım için yeni bir ham madde kaynağı oluşturmaktadır. Üretim veriminin artırılması, enerji tüketiminin azaltılması, ürün nitelik ve nicel iliğinin artırılması üretim mühendisliği çalışmalarında öncelikli konular arasında yer almaktadır. Dünyada önemli bir bakır üreticisi olan Kazakistan?ın yerel koşuları göz önüne alınarak Türkiye?deki imkânlardan yararlanılarak ikilcil kaynaklardan bakırın ticari nitelikte üretiminin prosesleri ve özellikleri araştırılmıştır. Ürün kalitesi ve kullanım alanlarına göre arılık ve bileşim koşulları karakterize edilmiştir. Bakırın arıtılması pirometalürjik olarak ateşle ,elektrolizle ve katodda yeniden ergiterek yapılmaktadır. Blister bakır olarak % 97- 99, yüksek fırında % 90 -95, Hidro metalürjik olarak % 85- 90, eletrolizle % 99,99 saflık değerlerine ulaşılmaktadır.Ticari kaliteler için yeterli saflığa sahip ve hurda bakırların yeniden erğitilip arıtılmasıyla kullanılacak bakırın üretim ve kalite gereksinimleri muakayeseli olarak belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Bakır, ikincil üretim, arıtma.

Dılyara Mussına
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Tufal'dan demir sülfat üretimi

Tufal demir çelik işletmelerinde üretim sürecinde çok miktarlarda atıl olarak ortayaçıkmaktadır. Bu tufallar halen yeteri kadar değerlendirilmemektedir. Bazı entegre demir çelikfabrikalarında yüksek fırına şarj malzemesi olarak yüklemektedir. Bu yöntemle değerlendirmesınırlı kalmakta ve üretim sırasında ortaya çıkan tufalların tamamı değerlendirilememektedir.Bu araştırmada demir çelik işletmelerinde ortaya çıkan tufal, klor ve sülfat ile işleme tabitutularak bileşik haline getirilmiştir. Demir klorür ve demir sülfat içme ve atık sularınarıtılmasında kullanılabilirliliği ortaya konulmuştur.Anahtar sözcükler: demir sülfat, demir klorür, atık su arıtılması, içme suyu arıtılmasıviii

Hediye Derya Afacan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Isasmelt yöntemiyle bakır matı üretiminin termodinamik modellemesi

Bu tezde isasmelt yöntemiyle bakır matı üretmenin örnek bir modellemesi anlatılacaktır.sasmelt fırını içerisinde gerçekleşen reaksiyonların serbest enerji değişimleri karşılaştırılarakhazırlanan bu model sonucunda elde edilen son metal oranları ve sıcaklık değerleri buyöntemin uygulanmasında büyük kolaylık sağlayacaktır. Bu modelleme ile fırın içerisindeazınlıkta bulunan elementlerin çeşitli sıcaklıktaki yayılma davranışları incelenebilecektir.Anahtar kelimeler: Isasmelt, bakır matı, serbest enerji, modelleme.

Mesut Dikel
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Altın alaşımlarında tane kücültmenin derin çekmeye etkisinin incelenmesi

Altın alaşımlarının tane boyutu, yüzey pürüzlülüğü, sertlik gibi özellikleri sadece alaşımelementlerinin bulunmasından değil aynı zamanda termal ve mekaniksel uygulamalardankaynaklanmaktadır. Son zamanlarda döküm yöntemleriyle üretilen altın mücevherlerinısıl işlem ve uygun tavlama sıcaklığı ve süresi daha fazla önem kazanmıştır. Uyguntavlama sıcaklığı ve süresi tespit edilen altın alaşımının yarı mamul olarak üretildiktensonra meydana gelen astar kalınlığını minimum seviyeye indirmek, mekanikselözelliklerini artırmak, derin çekilebilirliğinin en uygun noktasını tespit etmek, parlatmadakolaylık sağlanması, gelişmiş gerilim özellikleri ve presleme işleminde çatlak oluşumunadaha az duyarlı olmaları iyi bilinen özellikleridir. 22 karat altın alaşımları üzerinde geneltavlama sıcaklığı ve süresinin etkileri üzerine yapılan bu araştırma göstermiştir ki uyguntavlama sıcaklığı ve sürede üretilen yarı mamul pres baskı zamanında en uygun derinçekilebilirlik sağladığını göstermiştir. Bu çalışmada sıkça kullanılan farklı zamanlarda vesürelerdeki tavlama standart 22 karat sarı altın alaşımına olan etkileri mücevher dökümüile uğraşanların ilgilendikleri özellikleri incelenmiştir. Bu özellikler tane boyutu derinçekilebilirlilik yüzey hassasiyeti işlenebilirlik özelliklerinden oluşmaktadır.22 karat sarı altın alaşımı oluşturulmasında ağırlıkça yüzde 91.6 Au - 4.6 Cu - 3.6Ag - 0.2Zn içeren alaşım kullanılmış ve döküm sonunda elde edilen yarı mamul astarlardannumune alınmıştır. Bütün eritme işlemleri Atasay Kuyumculuk A.Ş. eritme bölümündekiEIA marka F9-s indiksüyon fırınında yapılmıştır. 22 karat sarı altın alaşımları 500 ºC yeön ısıtılmış kalıba dökülmüştür. Bu döküm işlemi sıvı metalin yüzeyindeki viskozitesiniazaltmak ve hava temasını engellemek için şalumo ile metal yüzeyine alev üflenerekyapılmıştır. 22 karat altın alaşım numunesi döküldükten sonra oksidasyondan korunmakiçin yüzde 10 H2SO4 solüsyonuna konulmuştur. Soğutma işlemleri suda yapılmıştır. Altınalaşım döküm numunelerinin kalınlıkları 5000 mikrondan 500 mikrona inceltmek için birseri haddeleme tavlama işlemleri uygulanmıştır. Optik ve taramalı elektron mikroskobuile incelenmiş. Mikro yapı incelemeleri yapılacak numuneler, metalografik olarakparlatılmış ve sonrasında 13 oranındaki HCl HNO3 solüsyon ile dağlanmışlardır. Sertlikölçümleri Vickers sertlik ölçme cihazında yapılmışlardır. Ayrıca derin çekilebilirlikölçümü yapılmıştır. Farklı tavlama sıcaklığı ve süresinde elde edilen numunelerinölçümleri sonucu en uygun 22 ayar sarı altın alaşımının bu malzemenin 700 ºC'de 20dk'lık tavlanması sonucu minimum rekristalize olmuş tane boyutu ve maksimum derinçekilebilirlik elde edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Altın, Döküm, Mücevher, AlaşımJÜRİProf.Dr. Ahmet EKERIM Kabul tarih 05.06.2006Prof.Dr Mustafa ÇİĞDEM Safya Sayısı 58Prof.Dr.Aysegul AKDOGAN

Ahmet Sarı
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Elektro cüruf ergitme prosesi ve prosesin modellenmesi

Günümüz teknolojisinde ilerlemek farklı üretim metotları bulup, bunları gelistirmekle mümkündür. Standart iyilestirme yöntemlerinden birisi de rafinasyondur. Elektro Cüruf Ergitme (ESR) prosesi de bir çesit rafinasyon metodu olup, metal endüstrisinde süper alasımlar ve özel çelik döküm ingotları üretiminde kullanılmaktadır. Bu yöntem ile elde edilen malzemelerin kalitesi, saflık derecesi ve mikro yapı özellikleri gelismistir. Yapılan çalısmada ESR prosesi tanımlanmıs, proses de kullanılan cüruf özellikleri belirtilmistir. Ayrıca ESR cürufların kullanım sartları ve yöntemleri incelenmistir. ESR prosesinin uygulandıgı farklı fırın tipleri gösterilmistir. Çesitli ESR proseslerine yer verilip, bu prosesler arasındaki farklılıklara deginilmistir. Projenin deneysel çalısma kısmında modelleme ve simülasyon yaklasımı yapılmıstır. Modellemede cüruf altı ergitme yöntemi kullanılarak dökülen ingottaki sıcaklık dagılımı gösterilmistir Anahtar Kelimeler: Elektro Cüruf Ergitme (ESR), ESR'de kullanılan cüruf özelligi, ESR'nin uygulandıgı fırınlar, ESR modelleme ve simülasyon

Modelleme
Ufuk Önemli
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Silisyumlu sacların soğuk haddelenebilirliğinin araştırılması

Bu çalısmada çelik sacların üretimi, silisli sacların üretimi, tipleri, özellikleri genel hatlarıyla açıklanmıs, kullanım alanları, özellikle üretimde açıga çıkan enerji kayıpları, bu kayıpların en aza indirilmesi için yapılması gerekenler, manyetik özellik kalınlık iliskisi irdelenmis ve bu çeliklerin soguk haddelenebilirligi, haddeleme sırasında meydana gelen hatalar, üretim sartlarının malzemeye etkileri konuları ayrıntılı bir sekilde anlatılmıstır. Çalısma üç ana bölümden olusmustur. Birinci bölümde çelik saçların genel üretim prosesi ve bu prosesin özellikle metalurjik açıdan sonra üretim sartları açısından, üretim sırasında meydana hatalar ve bu hataların yapıya ve mikro yapıya etkileri açısından incelenmis sıcak ve soguk haddeleme prosesleri her yönden ele alınmıstır. kinci bölümde elektrik çeliklerinin önemli bir grubu olan silisli çeliklerin üretim yöntemlerinden, tiplerinden, kimyasal bilesimlerinden, manyetik özelliklerinden ve bu özelliklerin nasıl gelistirilebildiginden ana hatlarıyla bahsedilmistir. kinci bölümün devamında ise üretim yöntemlerinin bu çeliklerin manyetik ve mekanik özelliklerine etkilerinden, uygulanan yüzey islemlerinden ve bu islemlerin islevlerinden bahsedilmistir. Sonra çekirdek malzemelerdeki güç kayıplarından kayıplara etki eden faktörlerden, manyetik özellik kalınlık iliskisinden, transformatör çekirdeklerinin verimliligini etkileyen diger faktörlerden ve bu faktörlerin minimize edilmesi için yapılması gerekenlerden de bahsedilmistir. Üçüncü bölüm deneysel çalısmalara ayrılmıstır. Bu çalısmanın ilk asamasında kullanım ömrünü tamamlamıs (hurda) 6 adet silisyumlu çelik sac toplanmıs ve Assan Alüminyum firmasından da aynı oranlarda silisyum içeren iki adet orijinal M470 ve M700 tipi Si'lu çelik sac alınmıstır. Bu çelik saclar çesitli metalografik islemlere tabi tutulduktan sonra mikro yapıları karsılastırılmıstır. Bu kıyaslamalar aynı zamanda ASTM'deki aynı oranlarda silisyum içeren çeliklerin mikroyapıları da temel alınarak sürdürülmüstür. Deneysel çalısmanın asıl amacı olan ikinci asamasında ise MGE Metal firmasından iki grup halinde alınan M400 tipi silisyumlu sac yine MGE Metal fabrikasında soguk haddeleme islemine tabi tutulmustur. M400 tipi haddelenen çeligin ve haddelenmemis orijinal sacın çekme testleri de MGE Metal fabrikasında yapılmıstır. Daha sonra haddelenen bu partiler Tübitak MAM arastırma merkezine watt kaybı testi yapılmak üzere tarafımca götürülmüstür. Watt kaybı testini takiben bu üç farklı kalınlıktaki M400 tipi elektriksel çeligin mikro yapısı da incelenmistir. Ayrıca bütün numunelerin kimyasal analizleri de yapılmıs ve sonuçlar degerlendirilmistir. Çalısma, sonuçların degerlendirilmesi ve referansların tanıtılmasıyla sona ermistir. Anahtar Kelimeler: Elektrik çeligi, watt kaybı, soguk haddeleme

Manyetik malzemelerManyetik özelliklerSoğuk haddeleme
Aylin Altun
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Silisli sacların otomotiv sektöründe kullanımı ve araştırılması

Bu çalışmada silisli sacların tipleri, özellikleri, soğuk haddelenmesi, üretimi, genel hatlarıyla açıklanmış, özellikle üretimde ortaya çıkan enerji kayıpları, bu kayıpların en aza indirilmesi için yapılması gerekenler, manyetik özellik kalınlık ilişkisi incelenmiş olup bu çeliklerin otomotiv sektöründeki kullanımları ve elektrik motoru uygulamalarında gözlemlenen performans değişimleri ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmiştir.Çalışma üç ana bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde çelik sacların soğuk haddeleme prosesi incelenmiştir.İkinci bölümde elektrik çeliklerinin önemli bir grubu olan silisli çeliklerin üretim yöntemlerinden, tiplerinden, kullanım alanlarından, kimyasal bileşimlerinden, manyetik özelliklerinden ve bu özelliklerin nasıl geliştirilebildiğinden, ana hatlarıyla bahsedilmiştir. İkinci bölümün devamında, motor çeşitleri ve motor kayıplarından bahsedilmiştir.Üçüncü bölümde ise; deneysel çalışmalar bulunmaktadır. Bu çalışmanın ilk aşamasında Ereğli Demir Çelik firmasından CCR-6112 tipi, Erdemir firmasından 6109 tipi ve MGE metal firmasından M400 tipi, elektrik motoru yapımına uygun laminasyon çelikleri alınmıştır. Bu malzemelerin kimyasal analizleri yapılmış olup, çeşitli metalografik işleme tabi tutulduktan sonra, mikro yapıları incelenmiştir. Bunlardan CCR-6112 tipi olan elektriksel çelik, mako elektrik firmasının seri üretiminde kullanmış olduğu çeliktir. Bu çelik ile üretilen elektrik motorunun performans eğrileri, silis içeriği yüksek olan diğer malzemelerle yapılan elektrik motorlarının performans eğrileri ile karşılaştırılmıştır. Çalışma, sonuçların değerlendirilmesi ve referansların tanıtılmasıyla sona ermiştir.Anahtar Kelimeler: Otomotiv, elektrik motoru, silisli saclar, performans değerlendirmesi

Malzeme verimliliği
Burcu Aslı Yıldırım
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Statik elektrik makinelerinde farklı oranlarda silisyum içeren saclar kullanılarak makinenin performans parametrelerinin incelenmesi

Bu çalışmada metalurji ve malzeme mühendisliği ile elektrik mühendisliğinin uzmanlık alanlarından incelemeler yapılarak hem ekonomik hem de verim konularında önemli kayıplar görülen transformatör performansları incelenmiştir. Performansı etkileyen silisli saclar, üretim koşulları ve transformatör tipleri, transformatör çalışma şekilleri ve performans hesaplamaları analitik olarak incelenmiştir. Dört ana bölümden oluşan çalışmada tüm literatür bilgisi ve incelemeler kayıpların giderilmesini hedefleyerek ayrıntılı olarak açıklanmıştır.Birinci bölümde elektriksel çeliklerin üretim prosesleri, çeşitleri ve elektriksel özelliklerini incelememizde faydalı olacak temel elektriksel bazı kavramların tanımlamaları yapılmıştır. Özellikle genel tanımlamalardan sonra üretilen silisli saclardaki mikroyapı ve üretim koşullarına bağlı olarak ortaya çıkan elektriksel kayıplar açıklanmıştır.İkinci bölümde ise elektriksel kayıplarda asıl ele alacağımız statik elektrik makinası olan transformatörün yapısı, çalışma prensibi ve kullanım alanları hakkında genel bilgiler verilmiştir. Bu bölümde özellikle üretim, performans ve kullanım açısından bir fazlı transformatörler incelenmiştir.Üçüncü bölümde bir önceki bölümde anlatılan bir fazlı transformatörlerin genel özelliklerinin yanında deneysel kısımlardaki verim hesaplamalarında ihtiyaç duyacağımız analitik formüller ve hesaplama yöntemleri ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Analitik ifadelerin yoğunluğu dolayısıyla ve konunun anlaşılabilirliği açısından en basit analitik ifadeden en son elde ediceğimiz verim formülüne kadar tüm analitik ifadeler adım adım metalurjik faktörlerle irdelenerek açıklanmaya çalışılmıştır.Son bölüm olan dördüncü bölüm ise deneysel çalışmalara ayrılmıştır. Analitik ifadeleri ve genel özellikleri önceki bölümde anlatılmış olan üç farklı gerilim değerine sahip tranformatöre verim testleri uygulanmıştır ve transformatörde kullanılan sacın önemine değinilmiştir. Elektriksel kayıpların önlenmesi sonucu ülkemiz kazancı belgelerle açıklanmış ve çalışma referansların tanıtılmasıyla sona ermiştir.

Elektrik güç sistemleriMalzeme üretimiPerformans analizi+1
Serhan Aybar
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Şekil bellekli niti alaşımlarında kimyasal bileşim ısıl işlem koşullarının optimizasyonu

Bu çalışmada NiTi şekil bellekli alaşımların kimyasal bileşim-ısıl işlem koşulları ve yorulma davranışları incelemiştir. Deney numunesi olarak Ti-% 51 at. Ni alaşımdaki yay kullanılmıştır. Yayın yorulma davranışları, çekme ve basma gerilmesi altında deneysel ve hesaba dayalı olarak ortaya konulmuştur. Bu amaçla bir deney düzeneği geliştirilmiştir. Bileşim TiNi+TiNi3 faz bölgesindedir. Mikroyapı fotoğraflarında TiNi3 çökeltilerinin yorulma devri artışı ile arttığı gözlenmiştir. Ek olarak deformasyon ile martenzitik varyantlarının oluşumu tespit edilmiştir. Yorulma deneyleri sırasında kuvvet etkisiyle oluşan iğnemsi martenzit kristaller, ısı etkisi altında östenit bölgesinde tamamen yok olmamıştır. Bu yüzden martenzit kristallerinin ısıtma soğutma çevrimi sonunda yüzde ile ifadesi gerekmektedir. Yayın yapısal ve fonksiyonel yorulma davranışında histerisiz eğrileri elde edilmiş, lagrange polimer enterpolasyonu yöntemi kullanılarak eğri aralıkları farklı kuvvet değerlerinde hesaba dayalı olarak teyit edilmiştir.

Martensitik dönüşümTermoelastik martensitik dönüşümŞekil hatırlama
Tuna Arın
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Alüminyum esaslı köpük metal üretimi

ÖZETAlüminyum köpük metaller, çok iyi derecedeki mekanik, akustik, termal, elektriksel vekimyasal özelliklerinden dolayı, yapısal ve fonksiyonel ürünlerde geniş bir oranda artanuygulama alanı bulmuştur.Bu çalışmanın teori bölümünde, alüminyum köpük üretebilmek için birçok yol sunulmuş vetartışılmıştır. Alüminyum köpük metal üretmek için, sıvı -gaz üfleme, toz metalurjisi, hassasdöküm ve eriyik emdirme ve köpürtücü ajan yardımı gibi pek çok yöntem mevcuttur.Birçok üretim işleminde, köpük kararlaştırma mekanizmaları ve yöntemlerdeki bazı bilinenproblemler açıklanmış ve alüminyum köpük metallerin uygulama örnekleri sunulmuştur.Günümüzde alüminyum köpük metaller için pek çok uygulama mümkündür. Özellikle araçsanayindeki uygulamalar gibi, pek çok yapısal uygulamada köpük metal yapısı, kapalı hücreliolarak adlandırılır. Bununla beraber, fonksiyonel uygulamalar, kesin bir derecede açık hücreliköpüklere de bağlıdır.Deneysel uygulama, gaz üfleme yöntemiyle kapalı hücreli metal köpük üretimini kapsar. Busebeple, bu çalışmada alüminyum metal matris kompozite gaz üflenerek kapalı hücreli köpükmetal üretimi gerçekleştirilmiştir.Bu amaçla, kapalı hücreli köpük metal üretim deney düzeneği tasarlanarak, deneyselçalışmalar yapılmış, kapalı hücreli alüminyum köpük metal üretilmiştir.Anahtar kelimeler: Metalik köpük, kapalı hücre, açık hücre, hücresel metal, metalik sünger.

Gökhan Özer
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
Master'sOpen AccessTR

İkincil kaynaklardan bakır üretimi ve arıtılması

Doğanın insanoğluna sunduğu ilk metallerden olan bakır üstün nitelikleri ile tarih boyunca kullanılmış ve vazgeçilmez bir malzeme olma özelliğini sürdürmektedir. Yüksek tenörlü bakır cevherleri öncelikle üretimde tercih edildiğinden doğal kaynakları da her geçen gün azalmaktadır. Dünyadaki bakır ürünleri de ekonomik ömürlerini tamamlayarak tekrar kullanım için yeni bir ham madde kaynağı oluşturmaktadır. Üretim veriminin artırılması, enerji tüketiminin azaltılması, ürün nitelik ve nicel iliğinin artırılması üretim mühendisliği çalışmalarında öncelikli konular arasında yer almaktadır. Dünyada önemli bir bakır üreticisi olan Kazakistan?ın yerel koşuları göz önüne alınarak Türkiye?deki imkânlardan yararlanılarak ikilcil kaynaklardan bakırın ticari nitelikte üretiminin prosesleri ve özellikleri araştırılmıştır. Ürün kalitesi ve kullanım alanlarına göre arılık ve bileşim koşulları karakterize edilmiştir. Bakırın arıtılması pirometalürjik olarak ateşle ,elektrolizle ve katodda yeniden ergiterek yapılmaktadır. Blister bakır olarak % 97- 99, yüksek fırında % 90 -95, Hidro metalürjik olarak % 85- 90, eletrolizle % 99,99 saflık değerlerine ulaşılmaktadır.Ticari kaliteler için yeterli saflığa sahip ve hurda bakırların yeniden erğitilip arıtılmasıyla kullanılacak bakırın üretim ve kalite gereksinimleri muakayeseli olarak belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Bakır, ikincil üretim, arıtma.

Dılyara Mussına
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Ahşap takviyeli plastik kompozit malzeme üretiminde ferromangan cürufunun etkisinin araştırılması

Son yıllarda yeni, yenilikçi, yapı malzemelerinin geliştirilmesi; özellikle inşaat alanında yeni nesil, akıllı, rekabetçi ve çevre dostu malzemelerin piyasaya sunulması büyük ilgi görmektedir. Ahşap plastik kompozit malzeme de piyasada popülerliği artmaktadır. Hem malzemeye kazandırdığı olumlu özellikler hem de maliyeti nedeniyle son yıllarda çok daha fazla tercih edilmektedir. Bu çalışmada, ahşap plastik kompozit malzemenin, saf plastik malzemeye göre farklı karakterizasyonu ve ilave edilen eşit oranlarda CaO, SiO2, MnO `dan oluşan cürufun malzemeye etkisi araştırılmıştır. Pilot tesiste üretilen malzemelerden alınan numuneler, laboratuarda bir dizi teste tabi tutulmuştur. Testler sonucunda, Ahşap plastik kompozit malzemenin, saf plastik malzemeye göre yoğunluk, su alma ve kalınlığına şişme, eğilme direnci ve elastikiyet modülü, çekme direnci ve termogravimetrik analiz bakımından üstün olduğu görülmüştür. İlave edilen cürufun ise ahşap plastik kompozit malzemeye sadece termogravimetrik analizde olumlu bir katkı sağladığı görülmüştür. Diğer testlerde, saf ahşap plastik kompozitten istatistiksel olarak farklı olmayan ortalamalar elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ahşap plastik kompozit, ferromangan cürufu, termogravimetrik analiz

Dilek Yağan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Ahşap takviyeli plastik kompozit malzeme üretiminde ferromangan cürufunun etkisinin araştırılması

Son yıllarda yeni, yenilikçi, yapı malzemelerinin geliştirilmesi; özellikle inşaat alanında yeni nesil, akıllı, rekabetçi ve çevre dostu malzemelerin piyasaya sunulması büyük ilgi görmektedir. Ahşap plastik kompozit malzeme de piyasada popülerliği artmaktadır. Hem malzemeye kazandırdığı olumlu özellikler hem de maliyeti nedeniyle son yıllarda çok daha fazla tercih edilmektedir. Bu çalışmada, ahşap plastik kompozit malzemenin, saf plastik malzemeye göre farklı karakterizasyonu ve ilave edilen eşit oranlarda CaO, SiO2, MnO `dan oluşan cürufun malzemeye etkisi araştırılmıştır. Pilot tesiste üretilen malzemelerden alınan numuneler, laboratuarda bir dizi teste tabi tutulmuştur. Testler sonucunda, Ahşap plastik kompozit malzemenin, saf plastik malzemeye göre yoğunluk, su alma ve kalınlığına şişme, eğilme direnci ve elastikiyet modülü, çekme direnci ve termogravimetrik analiz bakımından üstün olduğu görülmüştür. İlave edilen cürufun ise ahşap plastik kompozit malzemeye sadece termogravimetrik analizde olumlu bir katkı sağladığı görülmüştür. Diğer testlerde, saf ahşap plastik kompozitten istatistiksel olarak farklı olmayan ortalamalar elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ahşap plastik kompozit, ferromangan cürufu, termogravimetrik analiz

Dilek Yağan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Saydam iletken oksit tabakalarda yapısal özelliklerin araştırılması

Saydam iletken oksit (SİO) tabakalar, yüksek elektrik iletkenliğine ve optik geçirgenliğe sahip olan fotovoltaik malzemelerdir. Bu özelliklerinden dolayı güneş pillerinde ön yüzey elektrotu olarak kullanılmalarının dışında düşük emisyona sahip camlarda ve dokunmatik uygulamalarda da kendisine kullanım alanı bulmuştur. Ticari uygulamalarda şimdiye kadar kalay oksit (SnO2), indiyum-kalay oksit (ITO) ve çinko oksit (ZnO) olmak üzere üç tip saydam iletken oksit tabaka kullanılmıştır. Çinko oksit filmlere alüminyum, galyum, magnezyum, indiyum gibi katkı elemanları ilave edilmektedir. Bu katkı elemanlarının ilavesiyle yapıdaki taşıyıcı konsantrasyonu artırılarak elektriksel özellikler iyileştirilmektedir. Saydam iletken oksit tabakaların optik, elektriksel ve yüzey özelliklerini iyileştirmek için büyütme sonrası bazı işlemler uygulanmaktadır. Bu işlemlerden başlıca olanlar ısıl işlem ve yüzey aşındırmadır. Isıl işlemler ile yapının tane boyutu ve bileşimi değiştirilerek, filmin optik ve elektriksel özellikleri iyileştirilmektedir. Yüzey aşındırma ile büyütme sonrası yüzey pürüzlülüğü istenen değerde olmayan filmlerin yüzey pürüzlülükleri arttırılarak ışık tuzaklama özellikleri geliştirilmektedir. Bu çalışmada saydam iletken oksit tabakalara büyütme sonrası işlemlerin etkisi incelenmiştir. Isıl işlemin elektriksel, yapısal ve optik özelliklere etkisinin belirlenmesine yönelik gerçekleştirilen işlemler farklı süre ve sıcaklıklarda atmosfere açık ortamda ısıtıcı tabla yardımıyla gerçekleştirilmiştir. Deneyler 100 °C, 200 °C ve 300 °C'de her bir sıcaklık değeri için, 15 dakika, 30 dakika, 45 dakika ve 60 dakika sürelerince gerçekleştirilmiştir. Yüzey aşındırmanın etkisini incelemek amacıyla GZO filmler; 1 saniye, 2 saniye, 3 saniye, 4 saniye ve 5 saniye sürelerde % 0,1'lik HCl çözeltisine daldırılarak kimyasal aşındırma işlemi yapılmıştır. Büyütülen ince filmlerin karakterizasyonunda çok çeşitli teknikler kullanılmıştır. Film kalınlıkları taramalı elektron mikroskobisi (SEM) yöntemiyle ölçülürken, filmlerin öz direnç değerleri dört uçlu ölçüm probu ile hesaplanmıştır. Optik geçirgenlik değerleri optik geçirim (UV-VIS) yardımıyla ölçülürken, yüzey pürüzlülük değerleri atomik kuvvet mikroskobu (AFM) ile belirlenmiştir. Saydam iletken oksit tabakalarda verimlilik ölçütünü belirlemek için "figure of merrit" olarak adlandırılmış iletkenliğin ve optik emilimin birbirleri ile oranı hesaplanmıştır. Isıl işlem deneyleri sonucunda sadece ZnO filmlerin özdirenç değerleri >10-2 Ω.cm mertebelerine ulaşırken, % optik geçirim değerleri >% 83 değerlerinde ölçülmüştür. Bant aralığı 3,40 eV'den 3,30 eV değerlerine düşerken FOM değerleri 100 °C'de 45. dakikanın sonunda, 200 °C'de 15. dakika ve 30. dakikanın sonunda artışa uğramıştır. AZO filmlere uygulanan ısıl işlem deneylerinin sonucunda özdirenç değerleri en yüksek >10-2 Ω.cm mertebelerine ulaşırken % optik geçirim değerleri >% 87 değerlerinde ölçülmüştür. Bant aralığı değerleri 3,98 eV'den 3,71 eV değerlerine düşerken FOM değerleri FOM değerleri %40 oranında düşüş göstermiştir. GZO filmlerde ise elektriksel özdirenç değerleri genellikle >10-3 Ω.cm mertebesinin üstüne çıkmamış, % optik geçirgenlik değerleri >% 81 değerlerinde seyretmiştir. Bant aralığı değerleri 4,00 eV'den 3,80 eV değerlerine düşmüş, FOM değerleri ise en fazla % 31 oranında düşüş göstermiştir. Yüzey aşındırma işlemleri uygulanan GZO filmlerin 5. saniyenin sonucunda neredeyse 2 katına çıkarak 1,222 x10-3'den 2,2461 x10-3'ye ulaşmıştır. Filmlerin % optik geçirgenlik değerleri % 84-85 civarında değişmiştir. Bant aralığı değerleri 4,00 eV'den 3,85 eV'ye düşmüştür. FOM değerleri 5. saniyenin sonunda % 50 oranında azalmıştır. Yüzey pürüzlülük değerleri ise 5. saniyenin sonunda iki katına çıkarak 5,10 nm'den 9,35 nm değerlerine ulaşmaktadır.

Ahmet Teko
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Saydam iletken oksit tabakalarda yapısal özelliklerin araştırılması

Saydam iletken oksit (SİO) tabakalar, yüksek elektrik iletkenliğine ve optik geçirgenliğe sahip olan fotovoltaik malzemelerdir. Bu özelliklerinden dolayı güneş pillerinde ön yüzey elektrotu olarak kullanılmalarının dışında düşük emisyona sahip camlarda ve dokunmatik uygulamalarda da kendisine kullanım alanı bulmuştur. Ticari uygulamalarda şimdiye kadar kalay oksit (SnO2), indiyum-kalay oksit (ITO) ve çinko oksit (ZnO) olmak üzere üç tip saydam iletken oksit tabaka kullanılmıştır. Çinko oksit filmlere alüminyum, galyum, magnezyum, indiyum gibi katkı elemanları ilave edilmektedir. Bu katkı elemanlarının ilavesiyle yapıdaki taşıyıcı konsantrasyonu artırılarak elektriksel özellikler iyileştirilmektedir. Saydam iletken oksit tabakaların optik, elektriksel ve yüzey özelliklerini iyileştirmek için büyütme sonrası bazı işlemler uygulanmaktadır. Bu işlemlerden başlıca olanlar ısıl işlem ve yüzey aşındırmadır. Isıl işlemler ile yapının tane boyutu ve bileşimi değiştirilerek, filmin optik ve elektriksel özellikleri iyileştirilmektedir. Yüzey aşındırma ile büyütme sonrası yüzey pürüzlülüğü istenen değerde olmayan filmlerin yüzey pürüzlülükleri arttırılarak ışık tuzaklama özellikleri geliştirilmektedir. Bu çalışmada saydam iletken oksit tabakalara büyütme sonrası işlemlerin etkisi incelenmiştir. Isıl işlemin elektriksel, yapısal ve optik özelliklere etkisinin belirlenmesine yönelik gerçekleştirilen işlemler farklı süre ve sıcaklıklarda atmosfere açık ortamda ısıtıcı tabla yardımıyla gerçekleştirilmiştir. Deneyler 100 °C, 200 °C ve 300 °C'de her bir sıcaklık değeri için, 15 dakika, 30 dakika, 45 dakika ve 60 dakika sürelerince gerçekleştirilmiştir. Yüzey aşındırmanın etkisini incelemek amacıyla GZO filmler; 1 saniye, 2 saniye, 3 saniye, 4 saniye ve 5 saniye sürelerde % 0,1'lik HCl çözeltisine daldırılarak kimyasal aşındırma işlemi yapılmıştır. Büyütülen ince filmlerin karakterizasyonunda çok çeşitli teknikler kullanılmıştır. Film kalınlıkları taramalı elektron mikroskobisi (SEM) yöntemiyle ölçülürken, filmlerin öz direnç değerleri dört uçlu ölçüm probu ile hesaplanmıştır. Optik geçirgenlik değerleri optik geçirim (UV-VIS) yardımıyla ölçülürken, yüzey pürüzlülük değerleri atomik kuvvet mikroskobu (AFM) ile belirlenmiştir. Saydam iletken oksit tabakalarda verimlilik ölçütünü belirlemek için "figure of merrit" olarak adlandırılmış iletkenliğin ve optik emilimin birbirleri ile oranı hesaplanmıştır. Isıl işlem deneyleri sonucunda sadece ZnO filmlerin özdirenç değerleri >10-2 Ω.cm mertebelerine ulaşırken, % optik geçirim değerleri >% 83 değerlerinde ölçülmüştür. Bant aralığı 3,40 eV'den 3,30 eV değerlerine düşerken FOM değerleri 100 °C'de 45. dakikanın sonunda, 200 °C'de 15. dakika ve 30. dakikanın sonunda artışa uğramıştır. AZO filmlere uygulanan ısıl işlem deneylerinin sonucunda özdirenç değerleri en yüksek >10-2 Ω.cm mertebelerine ulaşırken % optik geçirim değerleri >% 87 değerlerinde ölçülmüştür. Bant aralığı değerleri 3,98 eV'den 3,71 eV değerlerine düşerken FOM değerleri FOM değerleri %40 oranında düşüş göstermiştir. GZO filmlerde ise elektriksel özdirenç değerleri genellikle >10-3 Ω.cm mertebesinin üstüne çıkmamış, % optik geçirgenlik değerleri >% 81 değerlerinde seyretmiştir. Bant aralığı değerleri 4,00 eV'den 3,80 eV değerlerine düşmüş, FOM değerleri ise en fazla % 31 oranında düşüş göstermiştir. Yüzey aşındırma işlemleri uygulanan GZO filmlerin 5. saniyenin sonucunda neredeyse 2 katına çıkarak 1,222 x10-3'den 2,2461 x10-3'ye ulaşmıştır. Filmlerin % optik geçirgenlik değerleri % 84-85 civarında değişmiştir. Bant aralığı değerleri 4,00 eV'den 3,85 eV'ye düşmüştür. FOM değerleri 5. saniyenin sonunda % 50 oranında azalmıştır. Yüzey pürüzlülük değerleri ise 5. saniyenin sonunda iki katına çıkarak 5,10 nm'den 9,35 nm değerlerine ulaşmaktadır.

Ahmet Teko
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Kalite yönetiminde hata türleri etkisinin analizi ve üretim sektöründeki uygulamaları

Firmaların rekabet ortamında ayakta kalabilmeleri, müşteri istekleri, taleplerini zamanında karşılayabilmeleri ve müşteri memnuniyeti sağlayabilme amacına bağlı olarak bir kısım Kalite Kontrol Metotları geliştirilmiştir. Rekabet ortamında ayakta kalabilmenin, sürekli gelişmenin temel koşula haline gelen Sürekli ürün ve süreç geliştirme yönünde endüstriye yönelme, var olan sistemin tasarım, proses, üretim veya hizmet aşamalarında ortaya çıkabilir olası hataların, risk unsurların belirlenmesi ve önceliklerine göre sırlanması(RÖG) kapsamındaki Hata Türleri ve Etki Analizi(HTEA) tekniği hataların en aza indirgenmesine yardımcı olan önemli kalite kontrol ve analiz yöntemidir. HTEA çalışmasının başarılı şekilde uygulanabilmesine en önemli etken, çalışma kapsamındaki uygulamanın tam zamanında yapılmasıdır. Yani olay gerçekleştikten sonra yapılması değil, olayın hatanın gerçekleşmeden önce yapılması demektir. En iyi sonuca varılabilmek için HTEA ürün veya proses hata türlerinin, ürüne veya sürece eklenmeden önce yapılması, önlemlerin alınmasıdır. Hizmet veya Üretim Sektörlerinde olsun hayatın her aşamasında risklerin önlenmesine yönelik önemli iş için daha pratik, esnek, mantıklı ve sağlam yöntem olan HTEA bu çalışma kapsamında kullanılmıştır. Stratejik düzeyde risklerin ortadan kaldırılması yönünde Kalite Yönetiminde Uygulanabilen HTEA analizi ile ilgili araştırma ve literatür çalışmalarına yer verilmiştir. Bu sürecin kalite kontrol analiz yöntemiyle nasıl işlediğini, yapılmış örnek HTEA çalışmalarında ve bizzat bu çalışma kapsamdaki uygulamalarda bulunarak gözlemlenmiştir. Bu çalışmanın temel amacı kapsamında, İşletmeler bünyesinde etkinliği ve verimliliği arttıracak, Toplam Kalite Yönetimi sürecinde ortaya çıkan problemlerin basit ancak etkili şekilde çözüm bulmayı amaçlayan Poka-Yoke uygulaması ve HTEA uygulamalarına değinilmiştir. Çalışma kapsamındaki analizlerde HTEA adımları, üretim tasarım, hizmet ve süreç aşamalarında uygulanmaya çalışılmıştır.

Ayşenur Erdil
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Kalite yönetiminde hata türleri etkisinin analizi ve üretim sektöründeki uygulamaları

Firmaların rekabet ortamında ayakta kalabilmeleri, müşteri istekleri, taleplerini zamanında karşılayabilmeleri ve müşteri memnuniyeti sağlayabilme amacına bağlı olarak bir kısım Kalite Kontrol Metotları geliştirilmiştir. Rekabet ortamında ayakta kalabilmenin, sürekli gelişmenin temel koşula haline gelen Sürekli ürün ve süreç geliştirme yönünde endüstriye yönelme, var olan sistemin tasarım, proses, üretim veya hizmet aşamalarında ortaya çıkabilir olası hataların, risk unsurların belirlenmesi ve önceliklerine göre sırlanması(RÖG) kapsamındaki Hata Türleri ve Etki Analizi(HTEA) tekniği hataların en aza indirgenmesine yardımcı olan önemli kalite kontrol ve analiz yöntemidir. HTEA çalışmasının başarılı şekilde uygulanabilmesine en önemli etken, çalışma kapsamındaki uygulamanın tam zamanında yapılmasıdır. Yani olay gerçekleştikten sonra yapılması değil, olayın hatanın gerçekleşmeden önce yapılması demektir. En iyi sonuca varılabilmek için HTEA ürün veya proses hata türlerinin, ürüne veya sürece eklenmeden önce yapılması, önlemlerin alınmasıdır. Hizmet veya Üretim Sektörlerinde olsun hayatın her aşamasında risklerin önlenmesine yönelik önemli iş için daha pratik, esnek, mantıklı ve sağlam yöntem olan HTEA bu çalışma kapsamında kullanılmıştır. Stratejik düzeyde risklerin ortadan kaldırılması yönünde Kalite Yönetiminde Uygulanabilen HTEA analizi ile ilgili araştırma ve literatür çalışmalarına yer verilmiştir. Bu sürecin kalite kontrol analiz yöntemiyle nasıl işlediğini, yapılmış örnek HTEA çalışmalarında ve bizzat bu çalışma kapsamdaki uygulamalarda bulunarak gözlemlenmiştir. Bu çalışmanın temel amacı kapsamında, İşletmeler bünyesinde etkinliği ve verimliliği arttıracak, Toplam Kalite Yönetimi sürecinde ortaya çıkan problemlerin basit ancak etkili şekilde çözüm bulmayı amaçlayan Poka-Yoke uygulaması ve HTEA uygulamalarına değinilmiştir. Çalışma kapsamındaki analizlerde HTEA adımları, üretim tasarım, hizmet ve süreç aşamalarında uygulanmaya çalışılmıştır.

Ayşenur Erdil
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Kalite yönetiminde hata türleri etkisinin analizi ve üretim sektöründeki uygulamaları

Firmaların rekabet ortamında ayakta kalabilmeleri, müşteri istekleri, taleplerini zamanında karşılayabilmeleri ve müşteri memnuniyeti sağlayabilme amacına bağlı olarak bir kısım Kalite Kontrol Metotları geliştirilmiştir. Rekabet ortamında ayakta kalabilmenin, sürekli gelişmenin temel koşula haline gelen Sürekli ürün ve süreç geliştirme yönünde endüstriye yönelme, var olan sistemin tasarım, proses, üretim veya hizmet aşamalarında ortaya çıkabilir olası hataların, risk unsurların belirlenmesi ve önceliklerine göre sırlanması(RÖG) kapsamındaki Hata Türleri ve Etki Analizi(HTEA) tekniği hataların en aza indirgenmesine yardımcı olan önemli kalite kontrol ve analiz yöntemidir. HTEA çalışmasının başarılı şekilde uygulanabilmesine en önemli etken, çalışma kapsamındaki uygulamanın tam zamanında yapılmasıdır. Yani olay gerçekleştikten sonra yapılması değil, olayın hatanın gerçekleşmeden önce yapılması demektir. En iyi sonuca varılabilmek için HTEA ürün veya proses hata türlerinin, ürüne veya sürece eklenmeden önce yapılması, önlemlerin alınmasıdır. Hizmet veya Üretim Sektörlerinde olsun hayatın her aşamasında risklerin önlenmesine yönelik önemli iş için daha pratik, esnek, mantıklı ve sağlam yöntem olan HTEA bu çalışma kapsamında kullanılmıştır. Stratejik düzeyde risklerin ortadan kaldırılması yönünde Kalite Yönetiminde Uygulanabilen HTEA analizi ile ilgili araştırma ve literatür çalışmalarına yer verilmiştir. Bu sürecin kalite kontrol analiz yöntemiyle nasıl işlediğini, yapılmış örnek HTEA çalışmalarında ve bizzat bu çalışma kapsamdaki uygulamalarda bulunarak gözlemlenmiştir. Bu çalışmanın temel amacı kapsamında, İşletmeler bünyesinde etkinliği ve verimliliği arttıracak, Toplam Kalite Yönetimi sürecinde ortaya çıkan problemlerin basit ancak etkili şekilde çözüm bulmayı amaçlayan Poka-Yoke uygulaması ve HTEA uygulamalarına değinilmiştir. Çalışma kapsamındaki analizlerde HTEA adımları, üretim tasarım, hizmet ve süreç aşamalarında uygulanmaya çalışılmıştır.

Ayşenur Erdil
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Talaşlı şekillendirmede malzeme sertliğinin yüzey düzgünsüzlüğüne etkisinin deneysel araştırılması.

Çeliğin kulanım amacı için gerekli sertlik, süneklik, makro ve mikro şekil geometrisi özellikleri tasarım için önemlidir. Bu özelliklerin sağlanabilmesi için önce şekillendirme yapılmakta ve daha sonra ise çeşitli ısıl işlemler uygulanmaktadır. Isıl işlemler sonucu dayanım, süneklik, sertlik özellikleri sağlanmakta, ancak çarpılmalar ve deformasyonlarla karşılaşılmaktadır. Taşlama işlemi yapılarak şekil geometrisindeki farklılıklar giderilebilmekte ise de her zaman mümkün olamamaktadır. Isıl işlem görmeden standart talaşlı şekillendirme işlemlerinin uygulandığı AISI/SAE 8620 çeliği, sıvı sementasyon işlemiyle yüzeyi 59 HRC sertliğine getirilmiş ve daha sonra talaşlı şekillendirilerek makro şekil geometrisi ve mikro geometrik yüzey elde edilmiştir. Elde edilen mikro geometrik yüzey düzgünsüzlüğü ölçülmüş ve 0,322 µm bulunmuştur. Sertliği yüksek olan çelik malzemenin talaşlı şekillendirilmesindeki talaş kaldırma değişkenlerinin araştırılması ve optimizasyonu L8 deney tasarım yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Optimum çalışma koşulu olarak talaş derinliği 0.2 mm, ilerleme hızı 0.15 mm/dev, dönme hızı 3000 dev/dak bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Yüzey düzgünsüzlüğü, sertlik, talaşlı şekillendirme, deney tasarımı.

Ömer Şahin
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Talaşlı şekillendirmede malzeme sertliğinin yüzey düzgünsüzlüğüne etkisinin deneysel araştırılması.

Çeliğin kulanım amacı için gerekli sertlik, süneklik, makro ve mikro şekil geometrisi özellikleri tasarım için önemlidir. Bu özelliklerin sağlanabilmesi için önce şekillendirme yapılmakta ve daha sonra ise çeşitli ısıl işlemler uygulanmaktadır. Isıl işlemler sonucu dayanım, süneklik, sertlik özellikleri sağlanmakta, ancak çarpılmalar ve deformasyonlarla karşılaşılmaktadır. Taşlama işlemi yapılarak şekil geometrisindeki farklılıklar giderilebilmekte ise de her zaman mümkün olamamaktadır. Isıl işlem görmeden standart talaşlı şekillendirme işlemlerinin uygulandığı AISI/SAE 8620 çeliği, sıvı sementasyon işlemiyle yüzeyi 59 HRC sertliğine getirilmiş ve daha sonra talaşlı şekillendirilerek makro şekil geometrisi ve mikro geometrik yüzey elde edilmiştir. Elde edilen mikro geometrik yüzey düzgünsüzlüğü ölçülmüş ve 0,322 µm bulunmuştur. Sertliği yüksek olan çelik malzemenin talaşlı şekillendirilmesindeki talaş kaldırma değişkenlerinin araştırılması ve optimizasyonu L8 deney tasarım yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Optimum çalışma koşulu olarak talaş derinliği 0.2 mm, ilerleme hızı 0.15 mm/dev, dönme hızı 3000 dev/dak bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Yüzey düzgünsüzlüğü, sertlik, talaşlı şekillendirme, deney tasarımı.

Ömer Şahin
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Talaşlı şekillendirmede malzeme sertliğinin yüzey düzgünsüzlüğüne etkisinin deneysel araştırılması.

Çeliğin kulanım amacı için gerekli sertlik, süneklik, makro ve mikro şekil geometrisi özellikleri tasarım için önemlidir. Bu özelliklerin sağlanabilmesi için önce şekillendirme yapılmakta ve daha sonra ise çeşitli ısıl işlemler uygulanmaktadır. Isıl işlemler sonucu dayanım, süneklik, sertlik özellikleri sağlanmakta, ancak çarpılmalar ve deformasyonlarla karşılaşılmaktadır. Taşlama işlemi yapılarak şekil geometrisindeki farklılıklar giderilebilmekte ise de her zaman mümkün olamamaktadır. Isıl işlem görmeden standart talaşlı şekillendirme işlemlerinin uygulandığı AISI/SAE 8620 çeliği, sıvı sementasyon işlemiyle yüzeyi 59 HRC sertliğine getirilmiş ve daha sonra talaşlı şekillendirilerek makro şekil geometrisi ve mikro geometrik yüzey elde edilmiştir. Elde edilen mikro geometrik yüzey düzgünsüzlüğü ölçülmüş ve 0,322 µm bulunmuştur. Sertliği yüksek olan çelik malzemenin talaşlı şekillendirilmesindeki talaş kaldırma değişkenlerinin araştırılması ve optimizasyonu L8 deney tasarım yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Optimum çalışma koşulu olarak talaş derinliği 0.2 mm, ilerleme hızı 0.15 mm/dev, dönme hızı 3000 dev/dak bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Yüzey düzgünsüzlüğü, sertlik, talaşlı şekillendirme, deney tasarımı.

Ömer Şahin
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00

Other supervisors