Theses supervised by Prof. Dr. Ali Bayat

15 theses · Çukurova University

Master'sOpen AccessTR

Turunçgil ağaçlarına ilaç uygulamada kullanılan pülveriza törün yardımcı hava akımı ünitesinin geliştirilmesi ve bahçe denemeleri

oz YÜKSEK LİSANS TEZİ TURUNÇGİL AĞAÇLARINA İLAÇ UYGULAMADA KULLANILAN PÜLVERİZATÖRÜN YARDIMCI HAVA AKIMI ÜNİTESİNİN GELİŞTİRİLMESİ VE BAHÇE DENEMELERİ İ. HALİL BAŞMAN ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARIM MAKİNALARI ANA BİLİM DALI Danışman : Doç. Dr. Ali BAYAT Yıl: 1999, Sayfa: 41 Jüri : Prof. Dr. Fahri DELİGÖNÜL : Doç. Dr. Ali BAYAT : Doç. Dr. M. Tunç ÖZCAN Bu çalışmada, gelişmiş turunçgil ağaçlarına ilaç uygulamada kullanılabilecek bir yardımcı hava akımlı bahçe pülverizatörünün hava ünitesi geliştirilip, bahçede bazı etkinlik testleri yapılmıştır. Dizayn edilen hava ünitesinin, 40-50 m/s hava hızı, 50.000-70.000 m3/h hava kapasitesi ve ağaç başına 20-30 1' ye kadar uygulama hacmi sağlaması hedeflenmiştir. Ayrıca uygulama hacminin, ağaç üzerindeki farklı noktalarda sağlanan kaplama değerleri üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Araştırmada belirtilen hedeflere uygun olarak, dizayn edilen hava ünitesi ile; ortalama hava hızı 53.83 m/s, hava debisi 71.000 m3/h ve ağaç başına 29 l'lik uygulama hacmine ulaşılmıştır. Ağaç başına 29.3 1 (4396 l/ha), 17.6 1 (2648 l/ha) ve 13.2 1 (1983 l/ha) uygulama hacimleri ile yapılan pülverizasyonlarda, en yüksek uygulama hacmi en yüksek kaplamayı sağlamıştır. En yüksek uygulama hacmi ile yapılan uygulamada, ağaç taç dış kısmında yaprak üst yüzeylerinde %96, yaprak alt yüzeylerinde %86 kaplama oram sağlanırken bu değerler taç iç kısmında sırasıyla %87 ve %62 olmuştur. Anahtar Kelimeler: Yardımcı hava akımlı pülverizatör, Hava debisi, Hava hızı, Uygulama hacmi, Kaplama oram, Turunçgil ağaçlan

AğaçlarPülverizatörlerTarım makineleri+3
İ. Halil Başman
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1999
00
DoctorateOpen AccessTR

Çukurova bölgesinde mısır yetiştiriciliğinde bazı ilaç uygulama yöntemlerinin etkinliklerinin saptanması

İkinci ürün mısır bitkisinde üründe büyük kayıplar oluşturan iki ana zararlı (Sesemia nanogrioides Lefebvre, Ostrinia nubalis Hübner) bulunmaktadır. Araştırmada bu ana zararlılarla mücadelede düşük sürüklenme, yüksek kaplama ve ilaç penatrasyonu sağlayan memeler ile yardımcı hava akımlı uygulamaların kullanılması amaçlanmıştır. Bu amaçla, püskürtme çubuğu 3.5 m'ye kadar yükselebilir yardımcı hava akımlı bir prototip pülverizatör imal edilmiştir. Çalışma kapsamında, üretilen prototip pülverizatör ile; (1) Yerli yapım konik hüzmeli memelerle püskürtme, (2) Yerli yapım meme ve yaprak altı memeli püskürtme çubuklu uygulama, (3) Turbo damlacık üreten memelerle uygulama, (4) İkiz hüzmeli memelerle uygulama, (5) Yardımcı hava akımlı yerli yapım konik hüzmeli memeli uygulama, (6) Yardımcı hava akımlı TX Conejet memeli uygulama olmak üzere 6 farklı uygulama yöntemi, 2 farklı uygulama hacminde (150-300 l/ha) denemeye alınmıştır. Denemeler 2008 ve 2009 yıllarında bitki gelişiminin iki ayrı döneminde (bitki boyu 50-60 cm ve >175 cm) iki aşamalı olarak yürütülmüştür. Birinci aşamada bir iz maddesi uygulaması ikinci aşamada ise, Lambda Cyhalotrin etken maddeli insektisit uygulaması yapılmıştır. Araştırma kapsamında, iz maddesi uygulaması ile kalıntı ve kaplama ve ilaç kayıpları, insektisit uygulaması ile yöntemlerle sağlanan biyolojik etkinlik değerleri belirlenmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, en yüksek kalıntı ve kaplama ve biyolojik etkinlik değerleri, 300 l/ha uygulama hacmi ile yardımcı hava akımlı yerli yapım konik hüzmeli memeli uygulamadan sağlanmıştır. En düşük ilaç kayıpları ise, birinci dönemde İkiz hüzmeli ve ikinci dönemde ise Turbo damlacık üreten memelerle sağlanmıştır.Anahtar Kelimeler:Mısır bitkisi ilaçlama yöntemleri, kalıntı, kaplama, ikinci ürün mısır, biyolojik etkinlik

Ali Bolat
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Yayıcı ve yapıştırıcıların bazı püskürtme parametreleri ve farklı hedef yüzeylerde tutunma oranına etkisi

Katkı maddeleri pazarında yüzlerce farklı yayıcı-yapıştırıcı mevcut olmasına rağmen, bu maddelerin amaçlarını gerçekleştirme kapasiteleri bilinmemektedir. Bu araştırmada, yayıcı-yapıştırıcıların etkinliğini belirlemek için farklı içerikli on adet yayıcı-yapıştırıcının (A, B, C, D, E, F, G, H, İ, J) önerilen konsantrasyonlarda yedi farklı yaprak yüzeylerine (Habiscus esculentus, Citrus sinensis, Citrus limon, Lycoperslcon esculenlum, Solanum melongena L, Capsicum annum, Vitis vinifera) uygulanmış ve damlaların değme açıları, değme yükseklikleri, karekteristik değme çapları, meme püskürtme açısı, püskürtme deseni üzerine etkileri ve karıştırma nedeniyle oluşacak potansiyel köpüklenme oranları belirlenmiştir. Sonuçlar saf su verileri ile karşılaştırılmıştır. Yayıcı- yapıştırıcı karışımların yüzey gerilimleri ile yaprak yüzeylerinde oluşturdukları değme açılarına göre yaprak yüzey enerjileri bulunmuştur. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre; En düşük yüzey gerilimi 20,21 mN/m ile organoslikon bileşimli G karışımından elde edilmiştir. Limon yapraklarının hidrofilik, asma yapraklarının ise hidrofobik karakterde olduğu bulunmuştur. En yüksek yüzey enerji 22,06 mN/m ile limon yaprakları yüzeyinde oluşurken, en düşük yüzey enerjisi ise 10,04 mN/m ile asma yaprakları yüzeyinde gözlenmiştir. Karışımların sabit basınçta (3 bar) damla büyüklüğü, püskürtme açısı ve püskürtme deseni üzerinde önemli etkilerinin olmadığı saptanmıştır. Ancak karışımların küpüklenme oranı dikkate alındığında, en yüksek köpük miktarını A,D ve F katkı maddelerinin ürettiği görülmüştür.

Damla büyüklüğüDağılım fonksiyonlarıTemas açısı+2
Muhammed Cemal Toraman
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Yerli yapım tarla pülverizatörlerinde durum tespiti ve kullanılan püskürtme kollarının teknik yönden değerlendirilmesi

Türkiye'de yerli yapım asılır tip tarla pülverizatörleri en fazla kullanılan bitki koruma makinalarından birisidir. Pülverizatör imalatçıları, bu pülverizatörler üzerinde farklı depo hacimleri, kol genişlikleri, memeler, kontrol üniteleri vb. kullanarak çok farklı tipte ürünler ortaya çıkarmaktadır. Bu çalışmada Türkiye de en fazla pülverizatör imalatı yapan iller de dikkate alınarak, toplam dokuz değişik ilde on dokuz imalatçıyla yüz yüze görüşülerek asılır tip tarla pülverizatörleri püskürtme kolları tasarımı ve ilgili diğer teknik konularda bir anket çalışması yapılmıştır. Püskürtme kolları dışındaki teknik konulara yönelik olarak imalatçı firmalara; ürünlerinin, makina emniyet yönetmeliğine uygunluğu, pülverizatörlerin çelik aksamlarının imalatları ve maliyetleri ile ilgili sorular da sorulmuş ve elde edilen veriler değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre firmaların %48'inde yaygın olarak 400 L depo kapasiteli ve 10 m püskürtme kol genişliğine sahip pülverizatörler üretilmektedir. En yaygın üretilen üç farklı tip püskürtme kol dizaynı (basit kirişli, basit kiriş-ucu profilli konsol kiriş ve tamamen profilli konsol kiriş ) bir CAD (Computer Aided Design) programında modellenerek statik ve modal analizleri yapılmıştır. Analiz sonuçlarına göre; doğal frekansı en düşük olan püskürtme kol tasarımının tamamen profilli konsol kiriş sistemli dizayn tipi olduğu saptanmıştır. İmalatçı firmaların % 94,74'ünün Makine Emniyet Yönetmenliğine uygun ürünler ürettikleri ve imalatçıların %35,46'sı püskürtme kolu imalatında en yüksek maliyet unsuru olarak sarf malzeme olduğunu belirtmişlerdir.

Medet İtmeç
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Karadeniz bölgesinde fındık üretimi yapan çiftçilerin bitki koruma ilaçlarını uygulamada risk algılarının saptanması

Modern tarım teknikleri ile çiftçiler, hastalık ve zararlılardan kaynaklı ürün kayıplarının önüne geçmek için daha çok kimyasal mücadele yöntemlerine başvurmaktadırlar. Kullanılan tarım ilaçlarının tarımsal etkinlik ve üretkenliği arttırmalarının yanında insan ve çevre sağlığı üzerinde birçok zarara yol açtıkları bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır. Son yıllarda fındık üretiminde de yoğun olarak kimyasal ilaç kullanılmaktadır. Bu sebeple ilerleyen yıllarda tarım ilacı kalıntılarından sebeple ürün iadeleri yaşanması muhtemeldir. Ülkemizde fındık yetiştiren işletmelerin çoğunlukla küçük olması nedeniyle bu işletmelerde ilaç seçimi, hazırlama ve uygulamalarında çeşitli sorunlarla karşılaşılmaktadır. Bu çalışmada, ülkemizde önemli oranda fındık üreticisi olan Düzce, Sakarya, Samsun, Ordu, Giresun ve Trabzon illerinde; alan büyüklüğü ve tarımsal yapıları göz önüne alınarak seçilen ilçelerinde gerçekleştirilen anketler ile fındık yetiştiricilerinin bitki koruma ilaçları hakkındaki risk algıları belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre fındık üreticilerinin %62'sinin önerilen doza uydukları, kişisel koruyucu ekipman kullanımının, eldivende %35, şapkada %51, maskede %46, tulumda %26, gözlükte ise %21 olduğu saptanmıştır. Üreticilerin risk algılarına, sahip olunan alan, fındık üreticiliği ve tarım ilacı kullanım deneyimi, yaş, tarım ilaçları hakkında eğitim alma ve öğrenim düzeylerinin etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Emin Taylan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessEN

Performance of different spray nozzles in the application of defoliant on cotton plants

Defoliant spraying is a key link in the mechanized cotton harvest, as sufficient and uniform spraying can improve the defoliation quality and decrease the cotton trash content. In defoliant application, application volume and spraying technology are extremely important. In this study, the effectiveness of defoliant application to cotton plant that has come to harvest with two different application volumes and three different types of nozzles with a standard field crop sprayer was determined. Experiments were carried on two phases as field area trials and laboratory analysis. Application rates were 250 l/ha and 400 L/ha and spraying nozzles were (1) Standard flat fan nozzle (TP8006), (2) Air induction nozzle (AI 11002-VS) and (3) Dual Pattern nozzle (AI307003VP). A tracer (BSF) and Defoliant were applied to mature cotton with approximately 60% open bolls and samplings for BSF deposition and spray coverage on cotton plant were done at two plant height (Upper layer, lower layer) of plant. Before and after spraying, bolls open and leaves rate on cotton plants were calculated and filter papers were used to detect BSF deposition and water sensitive papers (WSP) were used to measure coverage rate of spraying methods used. Spectrofluorophotometer was used to detect the amount of tracer deposition on targets and an image process computer programme was used to measure coverage rate on WSP. In analysis conclusions showed that air induction nozzle (AI 11002-VS), achieved better results than the dual pattern and standard flat fan nozzles in terms of higher depositions, coverages and leaf defoliations and boll opening rates. AI Nozzles operating at 250 L/ha application rate provide the highest deposition and coverage rate on applications of defoliant, in addition, BSF as an indicator of the defoliant used reached on leaf beneath in merely this spray nozzle. After defoliation boll opining rate was 85 % on the 7th and 12th days after spraying and falling rate of leaves was 76 % at application rate of 250 L/ha with Air Induction (AI1102) nozzle. Key Words: Cotton defoliant, Air induction nozzle, Dual pattern nozzle, Standard flat fan nozzle, Coverage rate, Spray deposition, Boll opening rate and leaves falling rate.

Mohamud Alı Ibrahım
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de pazarlanan rüzgâr makinalarının teknik ve ekonomik yönden karşılaştırılması

Dünyada her yıl tarım ürünlerinin dondan ve don olaylarından kaynaklı zararı %15 civarındadır. Meyve ağaçlarında don olayında dolayı ekonomik kayıplar oldukça yüksek olmaktadır. Çünkü çoğu kez bu durumda ağaçların kesilip yeniden fidan dikimine gitmek gerekmektedir. Meyve ağacı yetiştiriciliğinde dondan korunmak için öncelikle, çeşit seçimi, dikim yeri ve meteorolojik koşulların dikkate alınması gerekmektedir. Ancak günümüzde çoğu üretici bu gerçeği görmeden bahçe tesis etmekte ve don zararıyla karşı karşıya kalmaktadır. Don olayı, Adveksiyon (tamamen soğuk hava akımı) ve Radyasyon (inversiyonlu durum) donları şeklinde gerçekleşmektedir. Adveksiyon donu ile mücadelede çoğu kez don hasarı kaçınılmaz olmakta, ancak Radyasyon donu ile mücadelede özellikle rüzgar makinaları yaygın olarak kullanılmaktadır. Ülkemizde dondan korumak amaçlı daha çok ithal olan farklı firmalara ait rüzgar makinaları pazarlanmaktadır. Ancak bu makinaların üreticiye ışık tutacak teknik ve ekonomik karşılaştırmaları bulunmamaktadır. Bu çalışmada, Türkiye de pazara sunulun Rüzgâr makinalarına ait bazı teknik, ekonomik ve makine emniyetine yönelik veriler elde etmek için bir anket hazırlanmış ve anket ithalatçı ve imalatçı firmalara uygulanmıştır. Böylece üreticilerin pazara sunulan makinaları karşılaştırarak makine seçimine yardımcı olacak veriler derlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, ülkemizde sabit kurulan makinalar en çok 2-5 kanatlı, 96-141 kW'lik dizel motora sahip ve yakıt tüketimi 19-32 l/h sınırları arasında değişen ve 10 m kule yüksekliğine sahip olduğu görülmüştür. Mobil olan rüzgar makinaları ise 5 kanatlı, 17 kW lik benzin motorlu ve yakıt tüketimi 5 l/h olduğu görülmüştür. Pazarlanan makinalarda yerlilik oranı yaklaşık %85.71'dir. Yerlilik oranı en yüksek olan ünitenin çelik kule ve motor koruyucu aksam olduğu anlaşılmıştır. Bütün makinaların makine emniyet yönetmenliğine uygun hazırlanarak pazara sunulduğu gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Rüzgâr Makinaları, Radyasyon Donu, Meyve ağaçları, Don Hasarı.

Mustafa Toktaş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İnşaat sektöründe yüksekte çalışma ve bu konudaki kazalara alınabilecek önlemler ile çalışanların bilgi düzeyinin incelenmesi

Ülkemizde İnşaat sektörü; yoğun şekilde insan gücüne dayalı ve çalışma koşulları nedeniyle çalışanların maruz kaldıkları risklerin çeşitliliği ve iş kazalarının yoğun olarak yaşandığı sektörler arasında ilk sıradadır. Özellikle yüksekten düşme sonucunda meydana gelen iş kazaları çok sayıda çalışanın ölümüne veya yaralanmasına sebep olmaktadır. Ülkemizde 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında işverenler inşaat sektörü çalışmalarında iş sağlığı ve güvenliği kriterlerine uygun bir biçimde önlem alabilmek için ihtiyaç duyulan tüm araç ve gereçlerin tamamını temin etmek, çalışanlar da iş sağlığı ve güvenliği içerisinde çalışabilmek adına bu önlemleri uygulamak zorundadırlar. Ayrıca yüksekte çalışma faaliyetinde bulunan çalışanların periyodik olarak yüksekte güvenli çalışma ve iş sağlığı ve güvenliği eğitimi almaları büyük önem taşımaktadır. Tüm yasal düzenlemelere rağmen sektörde iş kazalarının artıyor olması gerek işveren gerekse çalışanların iş sağlığı ve güvenliği konusunda gerekenleri yapmadıklarını göstermektedir. Bu çalışmada, inşaat sektöründe yüksekte çalışma faaliyetlerinde bulunan 200 çalışan ile görüşme yapılmış ve konu hakkındaki bilgi düzeyleri değerlendirmeye çalışılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre; gerek sağlık açısından gerekse maddi açıdan büyük kayıplara sebep olabilecek, ekonominin lokomotifi olan inşaat sektöründe yüksekte çalışma neticesinde ortaya çıkabilecek kazaları minimuma indirebilmek için gerekli önlemlerin alınması, standartlara uygun ekipmanların kullanılması ve bu önlemler ile ekipmanlar hakkında çalışanların eğitilmesi ve bilgilendirilmesi gerekmektedir.

Abbas Fırat Özsu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Meyve ağaçlarına değişken oranlı ilaç uygulama sistemi prototip imalatı

Bahçe pülverizatörleri ile meyve ağaçlarına ilaç uygulamada, ağaçlar arasındaki boşluk ve taç hacmi dikkate alınmadan kesiksiz ilaçlama yapılmasından dolayı, aşırı miktarda su ve kimyasal ilaç kullanılmaktadır. Bu yaklaşım gereksiz ilaç kullanımına neden olarak ilaçlama maliyeti, insan ve çevre sağlığı gibi konuları olumsuz etkilemektedir. Bilindiği üzere, her ağacın geometrik ölçüleri ve taç yapıları (taç şekli, yaprak yoğunluğu vb) birbirinden farklıdır ve dolayısıyla başarılı bir ilaçlama için, tarımsal ilacın her ağaca farklı miktarda uygulanması gerekebilir. Bu çalışmada, değişken oranlı ilaç uygulamaları için standart bir bahçe pülverizatörü püskürtme ünitesi üzerine eklenen ultrasonik sensörler sayesinde ağaç tacı hacmi gerçek zamanlı olarak hesaplanmış ve aynı anda Darbe Genişlik Modülasyonu (PWM) ile işletilen hidrolik memelerle taç hacmiyle orantılı ilaç uygulamaları yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar kesiksiz ilaçlama ile karşılaştırılmıştır. Karşılaştırma paremetreleri olarak, ağaç tacı üzerinde seçili bölgelerdeki birikim ve kaplama değeri ve oluşan ilaç kayıpları saptanmıştır. Elde edilen sonuçlar, sadece ağaç taç geometrisi dikkate alınarak uygulanan ilaç miktarı açısından değerlendirildiğinde, değişken oranlı püskürtme yapan prototip sistem, kesiksiz püskürtme yapan geleneksel sisteme göre %48,69 ilaç tasarrufu ve %88,67 oranında ilaç kayıplarında azalma sağlamıştır.

Darbe genişliği modülasyonuPülverizatörlerSensörler+1
Yücel Avşar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Endüstriyel tesislerde doğalgaz kurulumu ve kullanımı nedeni ile oluşan riskler ve önleme tedbirleri

Günümüzde sanayi ve teknolojide çok hızlı gelişmelerle karşılaşılmaktadır. Diğer yandan üretim için enerji gereksinim artmakta gerek endüstriyel işletmelerde gerekse konutlarda enerji ihtiyacını karşılamak için çeşitli alternatif enerji kaynaklarından yararlanılmaktadır. Ülkemizde özellikle son yıllarda temiz bir enerji kaynağı olması nedeniyle doğal gaz kullanımı yaygınlaşmaktadır. Ancak doğal gaz dağıtım tesisatlarında ve kurulumunda yeterince önlem alınmadığı takdirde iş kazaları kaçınılmaz olmaktadır. Gerek sanayi gerekse konutlarda artan enerji ihtiyacını karşılayabilmek için ülkemizde hemen hemen tüm şehirlere doğal gaz götürülmeye çalışılmaktadır. Doğalgazın geldiği şehirlerde ikinci aşama olarak iç tesisat yapımları başlamaktadır Bu tez çalışmasında endüstriyel tesislerde doğalgaz tesisatları ve kurulumu iş sağlığı ve güvenliği bakımından incelenmiş, riskler Fine Kinney metodu kullanılarak değerlendirilmiş ve önerilerde bulunulmuştur. Yapılan çalışmaya göre en yüksek risklerin kaynak kaçağı olduğu görülmüştür.

Doğal gazDoğal gaz kullanımıDoğal gaz tesisatı+7
Mehmet Akın Çınar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessEN

Developing an electrostatic spray charging system for air-blast sprayers

In this study, an induction-based electrostatic spray charging system was developed to charge droplets produced by standard cone nozzles on conventional air blast sprayers. Different ring-shaped circular electrodes made up of Copper, Aluminum, Brass, and chrome materials were designed and used for charging spray droplets. A Faraday cage was manufactured and used to detect the Charge-to-Mass Ratio (CMR as mC/kg) of charged spray liquid to evaluate the performance of the developed electrostatic system on droplet charging efficiency of spray droplets. To obtain most charging efficiency by this system, many parameters were investigated such as; (1) the effect of high spraying pressures on the charging efficiency and optimum electrode location from the nozzle tip, (2) the impact of electrode characteristics and specifications which were diameter, length, material, shape, and the number of electrodes. Depending on previous parameters, five electrostatic nozzles with the same specifications were designed to develop the electrostatic air blast sprayer. The performance of this electrostatic sprayer in improving droplet deposition was evaluated using artificial and plant targets. According to the results, the charging efficiency increased by increasing the electrode voltage but did not affect by the voltage signal. Spraying pressures from 6 to 9 bars improves the charging efficiency. For pressures such as more than 7 bar, the optimum electrode location stays constant at 25 mm. Neither the ring-shaped electrode material nor its cross-section shape affects the charging efficiency of the spray droplets. Despite reducing the diameter and increasing the length of the ring electrode increases the charging efficiency, they cause electrode wetting at low electrode voltages. The isolated electrode removes the problem of electric leakage, and so, increases the charging efficiency by increasing the high voltage to more levels. The developed electrostatic sprayer increased the droplet deposition on the front and back surfaces of artificial targets by 1.9 and 32.5 times, respectively, and the front (upper) and front (lower) surfaces of the plant leaves by 0.35 and 2.12, respectively.

Drip irrigation systemAir flowSprayers+2
Kemal Amaya
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Mersin ili seracılık sektöründe çalışanların iş sağlığı ve güvenliği farkındalığı, karşılaştıkları tehlikeler ve risklerin saptanması

İş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin her sektörde olduğu gibi seracılık sektöründe de uygulanabilir olması oldukça önemlidir. Bu uygulanabilirliğin artmasına neden olabilecek en önemli etkenlerden biri de çalışanların farkındalığıdır. Bu çalışmada, Mersin ilinde bulunan seralarda çalışanların iş sağlığı ve güvenliği farkındalıklarının ve karşılaştıkları tehlike ve risklerin belirlenmesi, sorunların çözümüne yönelik önerilerin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma, Mersin ili Merkez, Anamur ve Bozyazı ilçelerinde bulunan sera işletmelerinde anket uygulanması ve saha çalışması şeklinde yürütülmüştür. Anket çalışması ile seralarda çalışanların İSG farkındalığı hakkında bilgi edinilmiştir. Saha çalışmaları sonucunda ise çalışanların karşılaştıkları tehlikeler ve riskler tespit edilmiştir. Alınan bilgiler doğrultusunda seralarda çalışanların farkındalık düzeylerinin cinsiyete, yaşa ve eğitim durumuna göre anlamlı farklılıklar gösterdiği tespit edilmiştir. Ayrıca çalışanların büyük bir kısmının eğitim seviyesinin düşük olduğu saptanmıştır. Bu kapsamda bu sorunlara uygun çözüm önerileri sunulmuştur.

FarkındalıkMersinRisk değerlendirmesi+5
Burcu Yazkı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Turunçgil ağaçlarına yüksek uygulama hacimlerinde ilaç uygulamak için döner başlıklı bir hidrolik sistem tasarımı ve prototip imalatı

Bu çalışmada, turunçgil ağaçlarına yüksek uygulama hacimlerinde püskürtme yapmak için "Hidrolik Döner Başlıklı bir Pülverizatör Prototip" imalatı yapılmış ve turunçgil üreticileri tarafından yaygın kullanılan düşey çubuklu salınım hareketli bir pülverizatörle bahçe koşullarında karşılaştırılmıştır. İmal edilen prototip püskürtme sistemi mevcut asılır tip bir pülverizatörün tek tarafına (sağ yan) düşey yerleştirilmiş her biri 3 adet memeden oluşan 2 adet dönü hızı ayarlanabilir döner başlıktan oluşmaktadır. Çalışmada üretilen prototipin püskürtme başlığı dönü hızının ağaç üzerindeki kaplama ve birikinti miktarlarına etkisini araştırmak için 81 ve 68 d/min dönü hızlarında işletilmiştir. Üretilen prototip pülverizatör üç farklı uygulama hacminde (839, 998 ve 1520 L/ha) ve karşılaştırma pülverizatörü olarak seçilen düşey çubuklu salınım hareketli pülverizatör sadece 1520 L/ha uygulama hacminde işletilerek W. Murcott mandalina ağaçları (Taç yüksekliği 3 m) üzerinde sağlanan kaplama, birikinti ve yere akan ilaç kayıpları ölçülerek karşılaştırmalar yapılmıştır. Bahçe denemelerinde beher ağaç üzerinde traktör ilerleme doğrultusuna göre 0⸰, 45⸰ ve 90⸰ açı konumlarında, ağaç tacı iç ve dış bölümünde olmak üzere düşey düzlemde alt, orta ve üst bölgelerde örnekleme yapılmıştır. Örnekleme yüzeyi olarak suya duyarlı kağıtlar kullanılmış ve bu kağıtlar üzerindeki damla verileri kullanılarak, hedef yüzeylerdeki kaplama oranı, birikinti miktarları İmage J görüntü işleme programı ile hesaplanmıştır. Elde edilen verilere göre; hidrolik döner başlığın dönü hızı ağaç tacı üzerindeki kaplama oranı ve birikinti miktarı ve yere akan ilaç kayıpları üzerinde etkili olmuştur. Dönü hızındaki artış (81 d/min) kaplama ve birikintiyi artırırken iken ilaç kayıplarını da azaltmıştır. Aynı uygulama hacminde döner başlıklı sistem düşey çubuklu salınım hareketli sisteme göre ağaç tacının içinde daha az kaplama sağlarken, ağaç tacının dışında daha fazla kaplama sağlamıştır. Aynı uygulama hacminde döner başlıklı sistem düşey çubuklu salınım hareketli sisteme göre daha fazla birikinti miktarı sağlamasına rağmen döner başlıklı sistem daha az ilaç (damlacık) kayıpları oluşturmuştur.

Ali Kara
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Yer fıstığı harmanlama makinası için prototip bir radyal fan tasarımı ve imalatı

Yerfıstığı hasadında kullanılan radyal fanların hava hızları, toprak ve kapsüllerin verimli ayrıştırılmasında kritik rol oynar. Bu çalışmada, hava hızlarını optimize ederek enerji tasarrufu sağlamak amacıyla Erdem Makine-Ceyhan/Adana firmasına ait BG3130 yer fıstığı harmanlama makinası ve aynı makinanın yeni tasarım TG3130 fanları karşılaştırılmıştır. Solidworks Flow Simulation 2023 ile yapılan analizlerde, TG3130'un fan devri 2200 d/d iken H bölgesinde ortalama hava hızının 26,22 m/s, BG3130'da ise aynı devirde 24,81 m/s olduğu tespit edilmiştir. Simülasyon sonuçlarına göre TG3130'da 24,54 m/s, BG3130'da ise 22,57 m/s değerleri elde edilmiştir. Ayrıca TG3130'un temizleme ünitesinin R bölgesinde 1100 d/d hızında 9,76 m/s hava hızı ölçülürken, BG3130'da bu hız 9,17 m/s olarak kaydedilmiştir. Simülasyon sonuçları ise TG3130 için 9,24 m/s, BG3130 için 8,92 m/s olarak belirlenmiştir. Bu sonuçlara göre, TG3130'un daha düşük devirlerde BG3130'a yakın veya daha yüksek hava hızlarına ulaştığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Fıstık Hasat Makinaları, Radyal Fan Tasarımı, CFD Analizi, İşletim Maliyetleri.

Özer Erdem
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Meyve ağaçları için değişken oranlı hava ve sıvı uygulamalı pülverizatör tasarımı, imalatı ve etkinlik analizi

Ülkemizde meyve ağaçlarına ilaç uygulamak üzere yaygın olarak standart tip yardımcı hava akımlı bahçe pülverizatörleri kullanılmaktadır. Bu tip pülverizatörlerle ağaç taç hacmine bağlı olarak uygulama hacmini (L/ağaç) değiştirmek, hava akımı anlık olarak değiştirmek ve ağaçlar arasındaki boşluklarda ilacı anlık kesmek mümkün değildir. Yardımcı hava akımlı bahçe pülverizatörleri ile yapılan uygulamalarda ilaç tassarrufu sağlamak için genellikle değişken oranlı püskürtme sistemleri üzerinde çalışmalar yapılmaktadır. Oysa püskürtme sisteminin kontrolü ile birlikte damla taşıyıcı hava akımının da kontrol edilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada; yeni tasarlanan bir yardımcı hava akımlı bahçe pülverizatörünün eksenel fanı ayrı bir hidrolik sistemle işletilerek değişken oranlı hava akımı ve aynı zamanda püskürtme sistemi üzerindeki memeler selenoid valflerle bağımsız kontrol edilerek değişken oranlı püskürtme sistemi oluşturulmuştur. Çalışmada ağaç tacının geometrisi anlık olarak lazer sensörler aracılığıyla tespit edilmiş daha sonra sensörlerle alınan bu veriler Labview isimli program sayesinde püskürtme için gerekli sıvı miktarı ve hava akımı hızını hesaplamakta kullanılmıştır. Böylece, bahçe pülverizatörü sıra arasında ilerlerken, ağacın değişen geometrilerine dolaysıyla taç hacmine bağlı olarak gerçek zamanlı hava ve püskürtme sıvısı uygulayabilecek hale getirilmiştir. Bahçe denemelerinden önce, laboratuvar ortamında pülverizatörün anlık ve kendi karar verme mekanizmasına sahip olabilmesi için ön çalışmalar gerçekleştirilmiştir Prototip olarak üretilen pülverizatör, farklı taç geometrilerine ve yaprak yoğunluklarına sahip greyfurt (YAİ=2,08), pikan cevizi (YAİ=1,67) ve Trabzon hurması (YAİ=1,49) bahçelerinde denenmiştir. Tasarlanan bahçe pülverizatörü hem değişken oranlı hem de geleneksel bahçe pülverizatörler gibi (15, 30, 45⸰ fan kanat açısı ve 1680 ve 2160 dev/dak fan dönü hızında) çalıştırılabilmektedir. Denemelerde, tasarlanan bahçe pülverizatörü; 3 farklı bahçede, değişken oranlı ve geleneksel uygulama (6 farklı uygulama) olmak üzere 7 farklı işletme koşulunda çalıştırılmıştır. Gerek yeni tasarımın değişken oranlı uygulama performansı gerekse de geleneksel işletme koşullarında sağlanan etkinlikleri karşılaştırmak için ağaç üzerinde seçilen bölgelerde sağlanan ilaç (BSF iz maddesi) birikintisi miktarı (μg/cm2) ve kaplama oranları (%), ağaç tacı dışına sürüklenen ilaç birikintisi (airborne drift), ağaç tacı altında yere ulaşan ilaç birikintisi (ground drift) ve beher işletme koşulu için enerji tüketim değerleri ölçülmüştür.. Değişken oranlı uygulamalarda geleneksel uygulamalara göre greyfurt ağacında 58,55%, pikan cevizinde 69,90%, ve Trabzon hurmasında 68,01% daha az ilaç tüketilmiştir. Geleneksel uygulama ile gerçekleştirilen denemelerde Greyfurt ve Pikan Cevizi bahçelerinde uygulama hacimleri ise 550 L/ha olarak Trabzon hurmasında uygulama hacmi 830 L/ha olarak belirlenmiştir. Belirtilen uygulama hacimleriyle çalışmada, değişken oranlı uygulamalarda greyfurt ağacı üzerinde ölçülen ortalama iz maddesi birikimi 2,77 μg/cm2, kaplama oranı %13,74 sürüklenme kayıpları 0,96 μg/cm2 ve yere ulaşan iz maddesi birikimi 2,88 μg/cm2 olarak ölçülmüştür. Bu değerler pikan cevizinde sırasıyla ortalama iz maddesi birikintisi 2,79 μg/cm2, kaplama oranı %14,79 sürüklenme kayıpları 0,78 μg/cm2 ve yere ulaşan iz maddesi birikimi 4,86 μg/cm2 olarak gerçekleşmiştir. Trabzon hurmasında ise iz maddesi birikintisi 2,80 μg/cm2 ve kaplama oranı %14,20 sürüklenme kayıpları 1,41 μg/cm2 ve yere ulaşan iz maddesi birikimi 10,08 μg/cm2 olarak ölçülmüştür. Değişken oranlı uygulamalar genellikle geleneksel işletme koşullarına göre daha düşük iz maddesi birikinti ve kaplama değerleri sağlamıştır. Değişken oranlı uygulama ile ağaç türü fark etmeksizin yapılan denemelerde, %10 düzeylerinde yakıt tasarrufu sağlamıştır. Anahtar Kelimeler: Değişken Oranlı Hava ve Sıvı Uygulama, Yardımcı Hava Akımlı Bahçe Pülverizatörü, Lazer sensör, Meyve ağacı İlaçlama, İlaç birikintisi, İlaç sürüklenmesi

Tarımsal ilaçlama
Medet İtmeç
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00

Other supervisors