Prof. Dr. Ali Sabancı danışmanlığındaki tezler

20 tez · Akdeniz University

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi eğitim kurumlarında yardımcı personel ile ilgili sorunlara ilişkin öğretmen ve yönetici görüşleri

Bu araştırmanın amacı okul öncesi eğitim kurumlarında yardımcı personel ile ilgili sorunlara ve çözüm önerilerine ilişkin öğretmen ve yönetici görüşlerini ortaya çıkarmaktır. Bu araştırma; nitel bir çalışma olup bütüncül çoklu durum deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Antalya ili Muratpaşa, Kepez ve Serik ilçelerindeki okul öncesi eğitim kurumunda görev yapan 10 okul öncesi öğretmeni ve 10 okul yöneticisinden oluşmaktadır. Araştırmanın çalışma grubu maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemine göre seçilmiştir. Katılımcılarla bireysel görüşme yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda öğretmen ve yöneticilerin yardımcı personel ile ilgili yaşadığı sorunların yardımcı personel istihdam şekli, yardımcı personel eksikliği ve bu eksiklikten kaynaklanan öğrenci güvenlik kaygısı, ekonomik sorunlar, ekstra görev ve sorumluluk üstlenme, iş yükü artışı, yoğunluk yaşama, işleyişte aksama ve zaman kaybı olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmen ve yöneticiler tarafından yardımcı personel ile ilgili sorunlara uzun vadeli ve kalıcı çözüm önerisi olarak yardımcı personel istihdam sayısının arttırılması, yardımcı personelin devlet tarafından ve kalıcı istihdam edilmesi, iş yeterliliği olan yardımcı personel istihdam edilmesi, İŞKUR aracılığıyla çalışan yardımcı personelin kurumda süreklilik göstermesi, yardımcı personele çocuk gelişimi, iletişim, ilkyardım ve hijyen eğitimi semineri veya kursu verilmesi, temizlik personelinin yanı sıra güvenlik, büro personeli gibi personellerin de istihdamının sağlanması, bahçe düzenlemesi bakım onarım tadilat ve sağlık kontrolleri için milli eğitim müdürlükleri tarafından gezici ekip oluşturulması, bütçesi yeterli olmayan okullara yardımcı personel istihdamı için ekonomik destek sağlanması, yardımcı personele iş tebliği yapılması önerileri sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Okul öncesi eğitim kurumu, yardımcı personel, öğretmen, yönetici

Serap Aputkan
Akdeniz University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Eğitim 4.0 bağlamında bir okul modeli önerisi

Bu araştırmanın amacı, Eğitim 4.0'ın eğitim örgütleri üzerindeki etkisinin analiz edilmesi ve yeni nesil dijital okulların oluşturulabilmesi için amaç, yapı, süreç ve iklim boyutları özelinde kavramsal bir okul modeli tasarlanmasıdır. Çalışma iki aşamadan oluşmaktadır. Çalışmanın birinci aşaması, nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Bu aşamada veri toplama araçlarının belirlenmesi sürecinde, "Endüstri 4.0, 4. Sanayi Devrimi, Endüstri Devrimleri, Toplum 5.0, Eğitim 4.0, dijital eğitim, eğitimde dijitalleşme, yapay zeka ve eğitim, eğitimin geleceği, teknoloji ve eğitim, eğitimde amaç, eğitimde yapı, eğitimde süreç ve eğitimde iklim" anahtar kelimelerini içeren basılı veya çevrimiçi ve erişilebilir olan tüm kaynaklara ulaşılması amaçlanmıştır. Bu doğrultuda, araştırmanın birinci aşaması için 313 makale, 111 kitap, 53 web yayını, 36 konferans bildiri özeti ve 24 tez çalışması veri toplama aracı olarak belirlenmiştir ve elde edilen veriler ile Eğitim 4.0 Okul Modeli oluşturulmuştur. Araştırmanın ikinci aşamasında ise, doküman analizi sonucunda tasarlanan okul modelinin güçlü ve zayıf yönleri ile faydalanabileceği fırsatların ve karşılaşabileceği tehditlerin neler olduğunu belirlemeye dönük olarak SWOT analizi yapılmıştır. Bu aşamada öncelikle SWOT analizi için çalışma grubu belirlenmiştir. Çalışma grubu, kolay ulaşılabilirlik dikkate alınarak araştırmacının bulunduğu Antalya ili Manavgat ilçesinde 2023-2024 eğitim ve öğretim yılında kamu okullarında ve farklı kademelerde görev alan 5 öğretmen, 5 okul müdürü ve 5 okul müdür yardımcısı olmak üzere toplam 15 katılımcıdan oluşmuştur. Okul modeline ilişkin SWOT analizine hazırlık kapsamında öncelikle "Eğitim 4.0 Okul Modeli Çalıştayı" düzenlenmiştir. Çalıştayın ardından yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak odak grup görüşmesi gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler ile SWOT analizi yapılmış ve bu analizden elde edilen veriler üzerinden ise TOWS analizi yapılarak Eğitim 4.0 Okul Modeli'nin geliştirilebilmesi için ihtiyaç duyulan düzenleyici ve önleyici stratejiler belirlenmiştir. Araştırma sonucunda Eğitim 4.0 Okul Modeli'nin amaçlarının örgütsel amaçlar, yönetsel amaçlar ve eğitsel amaçlar olarak üç temel boyuttan oluştuğu; Eğitim 4.0 Okul Modeli'ni oluşturan temel unsurların okul müdürü, yapay zeka, müdür yardımcısı, idari destek, teknik yapı, rehberlik servisi ve öğretmen olmak üzere yedi boyuttan oluştuğu; Eğitim 4.0 Okul Modeli'nin yapısal boyutlarının ise düşük formalleşme, esnek uzmanlaşma, kolaylaştırıcı hiyerarşi, birim temelli merkezileşme ve yüksek profesyonelleşme şeklinde oluştuğu; Eğitim 4.0 Okul Modeli'nin eğitim süreçlerinin, eğitim programının dört temel öğesi olan hedef, içerik, öğrenme ve öğretme ile değerlendirme unsurlarından oluştuğu ve Eğitim 4.0 Okul Modeli ikliminin ise örgütsel yenilikçilik, Toplum 5.0 ve örgütsel çeviklik kavramlarından meydana gelen dönüşümcü iklim şeklinde olduğu belirlenmiştir.

Tahir Güler
Akdeniz University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Özel okullarda görev yapan sınıf öğretmenlerinin pandemi sürecinde uzaktan eğitim ile ilgili görüşleri

Bu çalışma, özel okullarda görev yapan sınıf öğretmenlerinin Covid-19 pandemisi sürecinde kullanmak zorunda kaldıkları uzaktan eğitim ile ilgili görüşlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada nitel araştırma desenlerinden açıklayıcı durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Covid-19 pandemi döneminde 2020-2021 Eğitim- Öğretim yılında Antalya ili dört merkez ilçedeki özel eğitim kurumlarında görev yapan ve maksimum çeşitlilik örneklemesi yöntemi ile belirlenen, 5 okuldan 20 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Yapılan görüşmelerde elde edilen verilere betimsel analiz yapılmıştır. Araştırma verilerinin analizi, uzaktan eğitim sürecinde özel okullarda görevli sınıf öğretmenlerinin görüşlerini belirlemek amacıyla kendi içinde temalara ayrılan okul yönetimi, sınıf yönetimi, teknoloji, sosyolojik/psikolojik, ders içeriği ve ders değerlendirme boyutları altında açıklanmıştır. Her boyutla ilgili tablolarda katılımcı öğretmenlerin boyutun içinde yer alan hangi temaya dair görüş bildirdikleri görülmektedir. Boyutlar içinde yer alan her tema da yine ayrı başlık ve tablolar ile ifade edilmiş ve katılımcıların görüşleri doğrultusunda olumlu ve olumsuz şeklinde ayrılarak açıklanmıştır. Bu çerçevede okul yönetimi boyutunda yer alan kaynak desteği ve ders planlaması temasına dair önemli bir sorun yaşanmadığı görülmektedir. İş güvencesi temasına bakıldığında ise öğretmenlerin mevcut süreç ile ilgili normalin üstünde kaygılarının olmadığı görülse bile gelecek dönemlerdeki belirsizlik sebebiyle iş güvencesiyle ilgili kaygı yaşandığına yönelik bulgulara ulaşılmıştır. Sınıf yönetimi boyutunda görülen sorunların başında davranış kontrolünün geldiği görülmektedir. Bilgisayar aracılığıyla kurulan öğrenci-öğretmen iletişimindeki aksaklıklar, otokontrol duyguları düşük öğrencilerin derse katılamama sorunu, ev ortamındaki çeldiricilerin derse odaklanmayı güçleştirmesi davranış yönetimindeki sorunlar arasındadır. Sınıf yönetimi boyutunda yer alan iletişim temasının da davranış yönetimi temasıyla doğrudan ilişkili olduğu görülmektedir. Bilgisayar aracılığıyla kurulan öğrenci öğretmen iletişiminde zaman zaman algı yanılmalarının görülmesinin, anında müdahale edememenin verdiği kısıtlamaların ve ev ortamının etkisinin sınıf yönetimini zorlaştıran etkenler arasında yer aldığı ifade edilmiştir. Teknoloji boyutuyla ilgili sorunlara bakıldığında kullanılan programlardan ziyade programın kullanılmasıyla ilgili gerekli eğitimlerin yetersizliğine vurgu yapılmış ve yaşı büyük öğretmenlerin teknoloji boyutuyla ilgili genç öğretmenlere nazaran daha fazla zorlandığı görülmüştür. Okul yönetimi ve kişisel inisiyatif doğrultusunda teknoloji ile ilgili alınan eğitim ve öğretmenler arasındaki yardımlaşmayla öğretmen yeterliliğinin arttırılacağı ifade edilmiştir. Teknoloji konusunda öğrencilerin yeterliliğinin üst seviyede olduğu ifade edilirken dijital özgürlüklerini kullanmalarının bazı durumlarda dersleri sabote ettiğine de değinilmiştir. Sosyolojik ve psikolojik boyut ile ilgili sorunlara bakıldığında öğretmenlerin iyi oluşluk durumlarının zarar gördüğü söylenebilir. Bunalma, sıkıntı, eve kapanmanın verdiği yalnızlık duygusunun etkileri gibi psikolojik sorunların yanında bilgisayara maruz kalmanın ve sürekli ekran karşısında olmanın yarattığı göz bozuklukları, duruş bozuklukları, baş ve boyun ağrıları gibi fiziksel sorunlar da iyi oluşluk temasında yaşanan sorunların arasında yer almaktadır. Uzaktan eğitim sürecinde öğretmen- öğrenci iletişimine veli faktörünün eşlik etmesinin olumlu ve gerekli görülmesinin yanında öğretmen-veli arasındaki çizginin incelmesi nedeniyle velilerin derslere müdahale etmesi gibi sorunların yaşandığı da ifade edilmektedir. Uzaktan eğitimde yüz yüze eğitimde olduğu gibi çerçevesi belli bir mesai saati olgusu olmadığı için öğretmenler, mesleki sorumluluklarının özel yaşamlarını zorladığını ve sürekli evde olmanın günlük işlerinde daha fazla yoğunluğa, yorgunluğa ve strese neden olduğunu da ifade ederek iş-yaşam dengelerindeki bozulmaya işaret etmişlerdir. Meslektaşlar arasındaki samimi ilişkilerin uzaktan eğitimde profesyonel seviyeye gerilediğini ifade eden bazı katılımcılar öğretmen olmaktan duydukları gururu dile getirse de uzaktan eğitim sürecinde mesleki doyumlarını sorguladıklarını ifade etmiştir. Derslerin değerlendirilmesinde kazanım verme açısından sorun görmediğini söyleyen öğretmenler kalıcılık konusunda kaygılarını dile getirmişlerdir. Ayrıca online sınav olmak zorunda kalan sınıf düzeylerinde hakkaniyetle not verme konusunda kaygılarını dile getiren öğretmenler öğrencilerini değerlendirmek için sadece sınav notlarına değil derse katılım, derste aktiflik durumu ve ödevlerin anında kontrolü gibi ek tedbirler alarak değerlendirmenin sağlıklı olması için daha fazla çaba göstermek zorunda kaldıklarını ifade etmiştir.

COVID 19PandemilerSanal eğitim+5
Ümran Kırcı Şınığ
Akdeniz University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Resmi ortaöğretim kurumlarında görev yapan okul yöneticilerinin ve öğretmenlerin ast-üst ilişkilerine yönelik algıları

Bu araştırmanın amacı ortaöğretim kurumlarında görev yapan okul yöneticilerinin ve öğretmenlerin ast-üst kavramlarına ilişkin algılarını tespit etmektir. Araştırma nitel araştırma yönteminde ve olgubilim (fenomoloji) desenindedir. Araştırmada veri toplamak amacıyla görüşme tekniği, veri toplama aracı olarak da yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmış ve görüşmeler katılımcılar ile yüz yüze yapılmıştır.. Araştırmanın çalışma grubu, 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Antalya ili merkez ilçelerinde bulunan resmi ortaöğretim kurumlarından fen liseleri, Anadolu liseleri ve Anadolu imam-hatip liselerinde görev yapan müdür, müdür yardımcısı ve öğretmenlerden maksimum çeşitlilik yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Araştırmaya 5 müdür, 8 müdür yardımcısı ve 12 öğretmen katılmıştır. Araştırmanın sonucunda müdür yardımcıları ve öğretmenlere göre ast-üst ilişkisinin askeri disiplindeki gibi sert bir yapısının olmadığı görülmüştür. Karar alma sürecinde okul müdürlerinin herkesin katılımını istese bile genelde kendi istediklerini yaptıkları belirlenmiştir. Okul müdürleri demokratik liderlik sergilediklerini düşünmektedirler. Ancak müdür yardımcıları ve öğretmenlerin algıladıklarına göre okul müdürleri otokratik liderlik özellikleri sergilemektedirler. Planlamalar yapıldıktan sonra okul müdürü sürecin takibini genellikle müdür yardımcılarından beklemektedirler. Örgütleme süreci içerisinde okul müdürleri, müdür yardımcılarının görevlendirilmesi için konuya ilişkin deneyimlerini ve istekleri göz önüne alırken öğretmenlerin görevlendirmesi için daha çok becerileri ve yetenekleri göz önüne aldıkları tespit edilmiştir. İletişim sürecinde yöneticiler, astlarının kendileri ile görüşme taleplerini çok acil bir durum yoksa anında görüşürüm şeklinde ifade etmektedirler. Astlar ise yöneticilerin görüşme taleplerine olumlu karşılık verdiklerini ancak sorunlarının çözümünde çok da yardımcı olmadıklarını belirtmişlerdir. Yöneticilerin günlük selamlaşmalar ve özel günlerdeki kutlamaların dışında moral ve motivasyon arttırıcı özel bir çabanın içinde olmadıkları görülmüştür. Bazı okul müdürlerinin müdür yardımcıları ve öğretmenlerle aynı fikirde olmadıkları durumlarda kendi fikirlerini uyguladıkları tespit edilmiştir.

Ast-üst ilişkileriLise öğretmenleriOkul yöneticileri+4
İbrahim Cumhur Erdoğan
Akdeniz University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Azerbaycan'da okul müdürlerinin okul yöneticisi yetiştirme ve atama süreçlerine ilişkin algıları

Bu çalışmada Azerbaycan'da okul müdürlerinin okul yöneticisi yetiştirme ve atama süreçlerine ilişkin görüşleri belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmada nitel araştırma yöntemi, bütüncül tek durum çalışma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 2020-2021 eğitim öğretim yılında Bakü ilinin merkez ilçelerinde bulunan devlet okullarında görev yapan okul müdürleri oluşmaktadır. Ortaokulda çalışan 4 kadın ve 7 erkek olmak üzere toplam 11 okul müdürü araştırmanın çalışma grubunu oluşmaktadır. Görüşme formu, okullarda görev yapan okul müdürlerinin sayı kadar çoğaltılmış ve dağıtılmıştır. Sonuç olarak 11 görüşme formu değerlendirmeye alınmıştır. Katılımcıların belirlenmesinde, maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi kullanılmıştır (Yıldırım ve Şimşek, 2018). Verilerin analizinde yapılan görüşmeler sonucu tutulan notlar bilgisayar ortamında yazılı metinlere dönüştürülmüştür. Katılımcılar araştırmada kodlanarak yer almıştır. Araştırma verilerinin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak, okul yöneticilerine çevrimiçi kanallar aracılığıyla ulaşılmıştır. Katılımcılarla Whatsapp uygulaması üzerinden görüşmeler yapılmıştır. Araştırmada yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Katılımcılar için demografik bilgi formu kullanılmıştır. 2 bölümden oluşan görüşme formunun birinci bölümünde kişisel bilgilere, ikinci bölümünde ise yetiştirme ve atama süreçlerini okul müdürlerinin gözünden tespit etmek üzere kararlaştırılmış olan 2 soruya yer verilmiştir. Araştırma sonucunda, okul yönetiminin öğretiminde en önemli faktörlerden biri olan hizmet içi eğitimlerin, 2016 yılında Bakanlığın onayı ile Azerbaycan'da kurulan Eğitimcilerin Mesleki Gelişim Enstitüsü tarafından yürütüldüğü belirlenmektedir. Bu kurum, işbaşı eğitim programlarını ve içeriğini belirler, öğretim elemanlarını değerlendirilmek ve staj sürecini uygulamak, eğitim ihtiyaçlarını tespit etmek ve eğitimde yeniliklerin uygulanması sağlanmaktadır. Okul yöneticisi yetiştirme ve atama süreçlerine ilişkin olarak, okul yöneticilerinin zaman içerisinde kazanacakları tecrübe ile okul yönetimi, değerlendirme, denetim, yönetim hukuku, bütçe yönetimi gibi çeşitli konularla birlikte ilgili mevzuata da hâkim olmaları beklenmelidir. Milli Eğitim Bakanlığı sistemine dâhil olan genel eğitim kurumlarına müdür alımı, Bakanlık tarafından merkezi bir şekilde üç aşamalı bir yarışma ile şeffaflık ve tarafsızlık sağlanarak gerçekleştirilmektedir. Araştırma sonucu okul yöneticilerinin büyük bir çoğunluğu mevcut yönetici yetiştirme ve görevlendirme yönetmeliği ile ilgili tecrübelerini ve düşüncelerini paylaşmışlardır.

AzerbaycanEğitim yönetimiMüdürler+4
Gıymat Gasımova
Akdeniz University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğretmenlerin görüşlerine göre proje okulu müdürlerinin stratejik liderlik uygulamaları ile öğretmen motivasyonu arasındaki ilişki

Araştırmanın amacı, öğretmen görüşlerine göre proje okulu müdürlerinin stratejik liderlik uygulamaları ile öğretmen motivasyonu arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığı belirlemektir. İlişkisel tarama yöntemiyle yapılan bu araştırmanın evrenini 2022-2023 eğitim öğretim yılında Antalya ili 5 merkez ilçelerindeki 10 fen, sosyal ve anadolu lisesi türü proje okulunda çalışmakta olan 593 öğretmen, araştırmanın örneklemini ise basit seçkisiz random (rastgele) yöntemi kullanılarak seçilen toplam 227 öğretmen oluşturmaktadır. Bu çalışmada Guerra ve Pisapia'nın (2009) geliştirdiği ve Çoban (2016) tarafından Türkçeye uyarlanan "Stratejik Liderlik Ölçeği" (SLÖ) ve Akdemir ve Arslan (2013) tarafından geliştirilen "Öğretmen Motivasyon Ölçeği (ÖMÖ)" veri toplamak amacıyla kullanılmıştır. Ölçme aracında Likert tipi beşli derecelendirme ölçeği kullanılmıştır. Araştırma kapsamında toplanan verilerin analizinde anlamlılık testlerinin tümünde p≤,05 düzeyi esas alınmış olup yüzde, frekans, aritmetik ortalama, standart sapma, pearson korelasyon katsayısı, ilişkisiz örneklemler için t-testi, ilişkisiz örneklemler için tek faktörlü varyans analizi (ANOVA), Mann Whitney U testi ve Kruskal Wallis-H Testi testleri kullanılmıştır. Öğretmenlerin stratejik liderlik algıları, cinsiyet ve eğitim durumuna göre farklılaşmaz iken; yaş, kıdem ve yönetici ile çalışma süresine göre farklılaştığı görülmüştür. Öğretmen motivasyonunun ise cinsiyet, eğitim durumu, yaş ve yönetici ile çalışma süresine göre anlamlı farklar görülmez iken; kıdemine göre farklılaştığı görülmüştür. Stratejik liderlik algısı ile öğretmen motivasyonu arasında orta düzeyde, pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Liderlik, Motivasyon, Öğretmen Motivasyonu, Proje Okulu, Stratejik Liderlik,

Eğitim yönetimiLiderlikMotivasyon+6
Muhammet Ali Çiloğlu
Akdeniz University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Resmi okullarda görev yapan kadın yöneticilerin enneagram kişilik tipleri ile vizyoner liderlik davranışları arasındaki ilişki

Bu çalışma; resmi okullarda görev yapan kadın yöneticilerin Enneagram kişilik tipleri ile vizyoner liderlik davranışları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla çalışmada eğitim yönetimi, okul yönetimi, kadın yönetici, kişilik, liderlik, liderlik davranışları, Enneagram gibi kavramlara yer verilmiştir. Bu çalışma nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmanın evreni 2022-2023 eğitim öğretim yılında Antalya ili 19 ilçesinde görev yapmakta olan 650 kadın yöneticiden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi, tabakalı örnekleme yöntemlerinden basit seçkisiz örnekleme yöntemiyle seçilen 250 kadın yöneticiden oluşmaktadır. Araştırmada Sabancı'nın (2007) geliştirmiş olduğu "Okul Müdürlerinin Vizyoner Liderlik Yeterlikleri Ölçeği" ve Subaş'ın (2017) geliştirmiş olduğu "Enneagram Kişilik Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde; betimsel istatistikler ile bağımsız örneklem t-testi, ANOVA testi, post-hoc testlerinden Scheffe, Tukey, LSD testi ve Pearson korelasyon analiz teknikleri kullanılmıştır. Ölçeklerin toplanan örneklem tutarlılığının test edilmesinde Cronbach's alpha güvenirlik kat sayısından yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda okul yöneticilerinin Enneagram kişilik tipleri ile vizyoner liderlik yeterliklerinin pozitif anlamlı ilişki içinde olduğu ortaya çıkmıştır. Enneagram kişilik tiplerinin sırasıyla çalıştığı kurum türü, görev, öğrenim durumu, yönetici olarak çalışma süresi, mesleki deneyim ve eğitim yönetimi kursuna katılıp katılmama ile anlamlı farklılık gösterdiği görülmüştür. Benzer şekilde vizyoner liderlik yeterliklerinin sırasıyla çalıştığı kurum türü, görev, öğrenim durumu, yönetici olarak çalışma süresi, mesleki deneyim ve eğitim yönetimi kursuna katılıp katılmama ile anlamlı farklılık gösterdiği görülmüştür.

Devlet okullarıEnneagramEğitim yönetimi+7
Demet Şahan
Akdeniz University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul yöneticilerinin yönetsel görevlerini gerçekleştirme sürecinde zorunlu ders yükümlülüklerini yerine getirme durumlarına ilişkin yöneticilerin ve öğrencilerin görüşleri

Her kurumun bir yöneticisi olduğu gibi, okullarında yöneticileri okul müdürleridir. Okullarda yönetim kadrosunda, okul müdürleri ile beraber müdür yardımcıları da bulunmaktadır. Okul yöneticileri Millî Eğitim Bakanlığı'nın belirlediği amaçlar doğrultusunda, okullarında belirledikleri amaçlara göre eğitim öğretim faaliyetlerini yönetmekle sorumlu kişilerdir. Günümüzde yönetim, liderlik ve teknoloji alanlarındaki değişmelerden dolayı okul yöneticilerinin iş yükü ve sorumluluk alanları daha çok artmıştır. Bu nedenle okul yöneticilerinin kendilerini her açıdan geliştirmeleri beklenmektedir. Okul yöneticilerinin oldukça fazla yönetsel görev ve sorumluluklarının yanında branşı ile ilgili derse girme gibi öğretimsel sorumlulukları da bulunmaktadır. Yönetsel işlerinin yoğunluğundan dolayı, beklenen düzeyde öğretimsel hedeflere ve öğrenci başarısına ulaşmak mümkün olmamaktadır. Aynı zamanda, derse girme zorunluluğu zaman zaman yönetsel işlerini de aksatmaktadır. İki farklı alanda yöneticilere verilen görev, iki alandaki işleyişi olumsuz etkilemektedir. Bu araştırmanının amacı, okul yöneticilerinin yönetsel görevlerini gerçekleştirme sürecinde zorunlu ders yükümlülüklerini yerine getirme durumlarına ilişkin yöneticilerin ve öğrencilerin algı ve önerilerini belirlemektir. Araştırma, nitel araştırma yöntemi ile tasarlanmıştır. Çalışma grubu Antalya ili Serik ilçesinde bulunan 15 okul yöneticisi ve 18 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmada Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullarda yönetici olarak görev yapan yöneticilerin okul yöneticilerinin yönetsel görevlerini gerçekleştirme sürecinde zorunlu ders yükümlülüklerinin yerine getirme durumlarına ilişkin yöneticilerin ve öğrencilerin algılarına yönelik açık uçlu sorular sorulmuştur. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Katılımcıların alt problemlere vermiş oldukları cevaplar kendi içinde alt kategorilere ayrılarak kodlanmış ve temalar ortaya çıkarılmıştır. Bulguların yorumunda katılımcıların görüşmede vermiş oldukları cevaplar, cümleler değiştirilmeden kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda ise okul yöneticilerinin gerek yönetmelikle tanımlanan gerek okulun ihtiyacına göre ortaya çıkan yönetsel iş yüklerinin ve sorumluluklarının çok olduğu, bu yüzden okul yöneticileri dersleri yürütemedikleri ve aksayan derslerin telafisinin zor olduğu belirtilmiştir. Aynı zamanda derse girdiği zamanlarda yönetim işlerinin aksadığı, bu yüzden işlerin biriktiği ve biriken işlerin de zaman yönetimi ve iş yükü açısından sorun oluşturduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Okul yöneticileriZorunlu dersÖğrenci görüşleri+1
Hatice Ölmez Aydın
Akdeniz University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin dijital yeterliklerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin dijital yeterliklerinin eğitim-öğretim uygulamaları açısından incelenmesidir. Çalışmada, karma yöntem desenlerinden açıklayıcı sıralı karma desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel kısmı betimsel tarama modeli, nitel kısmı ise bütüncül çoklu durum desenine göre tasarlanmıştır. Çalışmanın evreni ve çalışma grubuna 2022-2023 eğitim-öğretim yılında ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenler dâhil edilmiştir. Nicel bölümünün örneklemi, önce tabakalı örnekleme ile belirlenmiş ardından Antalya ili merkez ilçelerindeki Fen, Anadolu ve Sosyal Bilimler liselerinde görev yapan basit seçkisiz örnekleme ile saptanmış 402 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın nicel verileri bu araştırma için, Avrupa Komisyonu Öğretmenlerin Dijital Yeterlik Çerçevesi (DigCompEdu) kapsamında geliştirilmiş Dijital Yeterlik Ölçeği (DYÖ) ile toplanmış olup veriler SPSS 26.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Nicel kısım için betimsel ve çıkarımsal istatistikler yapılmıştır. Nicel verilerin analizinde yüzde, frekans, aritmetik ortalama, standart sapma, parametrik testlerin varsayımlarının karşılandığı durumlarda bağımsız örneklemler için t-testi, ilişkisiz örneklemler için tek faktörlü varyans analizi (One Way ANOVA), parametrik testlerin varsayımlarının karşılanmadığı durumlarda Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Araştırmanın nitel bölümünde, öğretmenlerin dijital yeterliklerini eğitim-öğretim uygulamaları açısından derinlemesine tespit etmek amacıyla DigCompEdu dikkate alınarak hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Nitel veriler, araştırmanın nicel boyutuna katılmış, amaçsal örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi ile seçilmiş 15 öğretmenden toplanmıştır. Öğretmenlerin Dijital Yeterlik Çerçevesine göre; Eğitimcilerin Mesleki Yeterlikleri, Eğitimcilerin Pedagojik Yeterlikleri ve Öğrenenlerin Yeterliklerinden oluşan 3 başlık; Profesyonel katılım (Meslekisorumluluk), Dijital kaynaklar, Öğretme ve öğrenme, Değerlendirme, Öğrenenleri güçlendirme ve Öğrencilerin dijital yetkinliğini kolaylaştırma olarak altı boyut altında incelenmiştir. Elde edilen veriler için NVIVO 12 nitel araştırma paket programı ile betimsel ve içerik analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin dijital yeterlik boyutlarındaki ortalamaları genel olarak değerlendirildiğinde, en düşük değerin mesleki sorumluluk boyutunda, en yüksek değerin dijital kaynaklar boyutunda olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenler genel olarak dijital yeterlik davranışlarının çoğunlukla gerçekleştiği yönünde görüş bildirmişlerdir. Öğretmenlerin dijital yeterliklerine ilişkin görüşleri bazı boyutlarda cinsiyet, yaş, mesleki kıdem ve branş değişkenine göre anlamlı farklılık gösterirken öğrenim durumu ve okul türü değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermemektedir. Öğretmenler nitel sonuçlara göre ise; dijital yeterlik kavramını 21. yüzyıl yeterliği ve dijital beceriler olarak tanımlamaktadırlar. Öğretmenlerinin dijital teknoloji kullanımlarına ilişkin algıları mesleki sorumluluk boyutuna göre; olumlu yöndedir. Öğretmenlerin dijital teknoloji kullanımlarına ilişkin algıları dijital kaynaklar boyutuna göre; çoğunlukla aktif oldukları yöndedir. Öğretme ve öğrenme boyutunda; öğretmenler teknolojileri en çok uygulama aşamasında kullanmaktadır. Değerlendirme boyutunda ise; öğretmenler dijital veri kullanımını çoğunlukla faydalı bulmaktadırlar. Öğrenenleri güçlendirme boyutunda ise en çok sunum ve görsel teknolojiye yer verilmekte ve kaynak erişimine çok dikkat edilmektedir. Öğrenenlerin dijital yetkinliğini kolaylaştırma boyutunda ise teknolojiyi tanıma ve kullanmaları için öğrenciler teşvik edilmektedir.

Lise öğretmenleriSayısal yeterliklerTeknolojik pedagojik alan bilgisi+5
Didem Parlak Aras
Akdeniz University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Milli eğitime bağlı devlet okullarında yabancı uyruklu öğrencilerin sorunlarına ilişkin öğretmen görüşleri

Bu çalışmada Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı devlet okullarında yabancı uyruklu öğrencilerin sorunlarına ilişkin öğretmen görüşleri belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2019 – 2020 eğitim öğretim yılında Antalya ili Konyaaltı ilçesinde yabancı uyruklu öğrencisi bulunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı devlet ilk ve ortaokullarında çalışan öğretmenler oluşturmaktadır. 7 ilkokul ve 7 ortaokulda çalışan 177 sınıf öğretmeni ve 298 branş öğretmeni olmak üzere toplam 475 öğretmen araştırmanın çalışma gurubunu oluşturmaktadır. Anket, bu okullarda görev yapan öğretmen sayısı kadar çoğaltılmış ve dağıtılmıştır. Sonuç olarak toplanan anketlerden 247'si değerlendirmeye alınmıştır. Örneklemin belirlenmesinde, ilk aşamada tabakalı örnekleme, ikinci aşamada tesadüfi örnekleme kullanılmıştır. (Balcı, 2001: 107). Buna göre 247 anket yeterli görülmüştür. Veri toplama aracı olarak, ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinin yabancı uyruklu öğrencilerin sorunlarına ilişkin görüşlerini belirlemeye yönelik araştırmacı tarafından geliştirilen bir ölçme aracı kullanılmıştır. Ölçme aracının geliştirilmesi sürecinde öncelikle geniş kapsamlı bir alan yazın taraması gerçekleştirilmiştir. İkinci olarak yabancı uyruklu öğrencisi bulunan okullarda görev yapan öğretmenlerle görüşmeler yapılmış ve elde edilen bilgiler bir bütün olarak değerlendirilerek bir soru havuzu oluşturulmuştur. Üçüncü olarak bu soru havuzu eğitim yönetimi alanında uzman iki kişinin ve iki öğretmenin değerlendirmelerine sunulmuş ve görüşlerine dayalı olarak ankete son şekli verilmiştir. 2 bölümden oluşan ölçme aracının ön uygulama öncesi formatının birinci bölümünde kişisel bilgilere, ikinci bölümünde ise yabancı uyruklu öğrencilerin sorunlarını öğretmenlerin gözünden tespit etmek üzere kararlaştırılmış olan 53 maddeye yer verilmiştir. Ölçme aracında Likert tipi beşli derecelendirme ölçeği (1: Hemen hemen hiç, 2: Nadiren, 3: Bazen, 4: Sık Sık, 5: Hemen hemen her zaman) olarak düzenlenmiştir. Ölçme aracına açımlayıcı faktör analizi yapılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde anlamlılık testlerinin tümünde p≤.05 düzeyi esas alınmıştır. Verilerin analizinde yüzde, frekans, aritmetik ortalama, standart sapma, parametrik testlerden ilişkisiz örneklemler için t-testi, ve tek faktörlü varyans analizi; parametrik testlerin varsayımlarının karşılanamaması durumunda parametrik olmayan testlerden Mann Whitney U testi ve Kruskal Wallis testleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, yabancı uyruklu öğrencilerin sorunlarına ilişkin olarak, öğretmenlerin eğitim öğretim sürecine ilişkin tutum ve davranışlarının, yüksek düzeyde olumlu etki ettiğini düşündükleri ortaya çıkmıştır. Daha sonra ise sırasıyla okul yönetiminin eğitim öğretim sürecine ilişkin tutum ve davranışlarının, öğretmenlerin destekleme ve tamamlama önlemlerinin, velilerin eğitim öğretim sürecine ilişkin tutum ve davranışlarının ve öğrencilerin eğitim-öğretim yeterliliklerinin yabancı uyruklu öğrencilerin sorunlarına yüksek düzeyde olumlu katkı sağladığı tespit edilmiştir.

Devlet okullarıTürkçeTürkçe eğitimi+7
Mehtap Demir
Akdeniz University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

İlköğretim kurumları müdürlerinin eğitbilimsel liderlik uygulamalarının müdürlerin ve öğretmenlerin psikolojik güçlendirilmesi üzerindeki etkisi: Doğu Gojjam, Etiyopya örneği

Araştırmada esas olarak ilköğretim kurumları müdürlerinin eğitbilimsel liderlik uygulamalarının müdürlerin ve öğretmenlerin psikolojik güçlendirilmesi üzerindeki etkisi incelenmek istenmiştir. Bu amaçla Etiyopya örneği çalışılmıştır. Araştırmanın üç özel amacı vardır. Bu amaçlardan ilki müdürlerin eğitbilimsel liderliği ne ölçüde uyguladıklarını araştırmaktır. Araştırmanın ikinci amacı, psikolojik güçlendirme teorisine dayanarak öğretmenlerin ve müdürlerin ne ölçüde psikolojik olarak güçlendirildiğini araştırmaktır. Araştırmanın üçüncü amacı ise ilköğretim kurumları müdürlerinin eğitbilimsel liderlik uygulamalarının müdürlerin ve öğretmenlerin psikolojik güçlendirilmesi üzerindeki etkisini belirlemektir. Bu araştırma Etiyopya'nın Doğu Gojjam ilinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada keşfedici sıralı karma araştırma (exploratory sequential mixed research) deseni kullanılmıştır. Bu yöntem çalışmanın amacına göre iki adımdan oluşturmaktadır. İlk olarak, araştırmacı beş okul müdürü ve dokuz öğretmenle görüşme yapmıştır. Nitel verileri analiz etmek için NVivo paket programından yararlanılmıştır. Araştırmanın ikinci aşamasında ise nicel veri toplamak için anket kullanılmıştır. Nicel veriler SPSS-20 paket programı ile farklı betimsel ve çıkarımsal istatistikler kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuç olarak, ilkokul öğretmenlerinin ve müdürlerinin, müdürlerin eğitbilimsel liderlik uygulamaları hakkında olumlu (yüksek düzeyde) bir algı düzeyine sahip oldukları anlaşılmıştır. Öğretmenlerin ve müdürlerin bakış açılarına göre psikolojik güçlendirme boyutları karşılaştırıldığında, sırasıyla bir işin veya görevin değerini algılama (anlam), okul hedeflerini içselleştirme (hedef içselleştirme) ve bir iş yapma kapasitelerine inanma (yetkinlik) bakımından oldukça yüksek düzeyde olumlu bir algıya sahip oldukları; ancak iş davranışlarını başlatma ve uygulama özgürlüğünü ve etkilerini hissetme (etki) bakımından ise yüksek düzeyde bir algıya sahip oldukları görülmektedir. Bütünde değerlendirildiğinde hem öğretmenlerin hem de müdürlerin yüksek ve çok yüksek düzeyde psikolojik olarak güçlendirildikleri söylenebilir. Müdürlerin ve öğretmenlerin görüşleri ve basit korelasyon analizlerinin sonuçları, müdürlerin eğitbilimsel liderlik uygulamaları ile öğretmenlerin ve müdürlerin psikolojik güçlendirilmesi arasında anlamlı bir ilişki olduğunu göstermiştir. Son olarak, hiyerarşik çoklu doğrusal regresyonun sonuçlarına göre müdürlerin eğitbilimsel liderlik uygulamalarının ilköğretim müdürlerinin ve öğretmenlerin psikolojik güçlendirilmesinin anlamlı bir yordayıcısı olduğu belirlenmiştir.

EtiyopyaEğitim liderliğiLiderlik+6
Kelemu Zelalem Berhanu
Akdeniz University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında görev yapan müdürlerin yeterliklerinin belirlenmesi ve yetiştirilmelerine yönelik yeterlikler çerçevesi

Bu çalışmanın amacı mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında ihtiyaç duyulan müdür yeterliklerinin belirlenmesi ve yeterliklerin gelişimi için yetiştirilmelerine yönelik yeterlikler çerçevesi geliştirmektir. Çalışma üç aşamalı tasarlanmıştır. Araştırmanın birinci aşamasında mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında görev yapan okul müdürlerinin yeterliklerini belirlemek üzere okullara doküman yönetim sistemi üzerinden gönderilen dokümanlar, kurum içi yazışma dokümanları, güncel mevzuat, konu ile ilgili kitap, makale ve tezlerden oluşan basılı bilimsel eserler iş analizi yöntemlerinden biri olan belge toplama tekniği ve doküman incelemesi yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Elde edilen veriler NVIVO 11 nitel araştırma paket programı kullanılarak içerik analizi yapılmıştır. Araştırmanın ikinci aşaması nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim deseninde tasarlanmıştır. Veri toplama yöntemi olarak müdürlerin görüşlerinin derinlemesine ve ayrıntılı olarak incelenmesi için görüşme yöntemi kullanılmıştır. Bu çerçevede yapılandırılmış ve yarı yapılandırılmış görüşme formu özellikleri taşıyan görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 2019-2020 eğitim öğretim yılında Antalya ilinde 5 merkez ilçesi olan Muratpaşa, Kepez, Döşemealtı, Konyaaltı ve Aksu bölgelerinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı 10 farklı resmi mesleki ve teknik ortaöğretim kurumunda çalışan okul müdüründen oluşmaktadır. Çalışma gurubunun belirlenmesinde nitel araştırmalarda kullanılan amaçlı örnekleme yönteminden ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Müdürlerin belirlenmesinde mesleki kıdemleri 10 ve daha fazla olan, mesleki okullarda müdür olarak 5 yıl ve daha fazla çalışan gönüllü kadın ve erkek katılımcılar tercih edilmiştir. Bu özelliklere sahip okul müdürlerinin belirlenmesinde okul müdürlerinin görüşleri alınarak kartopu örnekleme yöntemine başvurulmuştur. Elde edilen veriler NVIVO 11 nitel araştırma paket programı ile betimsel ve içerik analizi yapılmıştır. Görüşmeler ile elde edilen veriler daha önce içerik analizi ile belirlenen temalara göre yorumlanmış ve gerekli yerlerde doğrudan alıntılar ile desteklenmiştir. Bu konuda yapılan incelemeler ile elde edilen bulgulara dayalı analizlerde tespit edilen yeterlikler; "insancıl", "kavramsal (karar)", "teknik", "teknolojik" olmak üzere birbiri ile ilişkili ve birbirini tamamlayan 4 yeterlik alanı ile bunlar altında yer alan yeterlik alanları ve bu alanlar ile ilişkili yeterlik göstergelerinden oluşan alanlar olarak gruplanarak sıralanmıştır. Araştırmanın üçüncü aşamasında, 1. ve 2. aşamasında elde edilen veriler çerçevesinde ortaya çıkan bulgulara bakarak bir yeterlikler çerçevesi, kazanım hedefleri, kazandırılması öngörülen davranışlar belirlenmeye çalışılmıştır. Tasarlanan yeterlikler çerçevesi ile müdürlerin mesleki gelişim ihtiyaçlarının belirlenmesinde ve bu ihtiyaçları belirlemeye yönelik faaliyetlerin planlanmasında dikkate alınacak referans bir çalışma olma niteliği taşıması amaçlanmıştır.

Meslek liseleriOkul yöneticileriOrtaöğretim kurumları+4
Arzu Engür
Akdeniz University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim okulu öğretmenlerinin görüşlerine göre iş yaşam dengesi ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişki

Bu çalışmada Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi ilköğretim okullarında çalışan öğretmenlerin görüşlerine göre iş yaşam dengesi düzeyleri, örgütsel bağlılık düzeyleri ve iş yaşam dengesi ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişki belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmada nicel araştırma yaklaşımına dayalı yöntemlerden ilişkisel (korelasyonel) tarama yöntemi ve ilişkisel tarama yöntemlerinden açımlayıcı model kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini 2019/2020 eğitim öğretim yılında Antalya'nın Muratpaşa, Kepez, Konyaaltı, Aksu ve Döşemealtı ilçelerinde görev yapan ilköğretim öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örnekleminin belirlenmesinde olasılığa dayalı örnekleme yöntemleri kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak ilköğretim öğretmenlerinin iş yaşam dengesi ve örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkiyi belirlemeye yönelik iki ayrı ölçme aracı kullanılmıştır. Ölçme araçlarında 5'li Likert tipi derecelendirme kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde varsayımların karşılanması durumunda parametrik testler ve varsayımlarının karşılanmadığı durumlarda non-parametrik testler kullanılmıştır. Sonuç olarak öğretmenlerin iş yaşam dengelerinin yaşamın işe olumsuz etkisi (Yiose) boyutunda düşük düzeyde; işin yaşama olumsuz etkisi (İyose) boyutunda orta düzeyde, işin yaşama olumlu etkisi (İyole) boyutunda orta düzeyde ve yaşamın işe olumlu etkisi (Yiole) boyutunda yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir. Öğretmenlerinin örgütsel bağlılıklarının duygusal bağlılık, devam bağlılığı ve normatif bağlılık boyutlarında orta düzeyde olduğu anlaşılmıştır. Öğretmenlerin cinsiyet durumu değişkenine göre işin yaşama olumsuz etkisi (İyose) boyutunda kadın öğretmenlerin iş yaşam dengesi düzeyinin, erkek öğretmenlerden yüksek olduğu; eğitim durumu değişkenine göre lisans mezunu öğretmenlerin yaşamın işe olumlu etkisi (Yiole) boyutunda iş yaşam dengesi düzeyinin lisansüstü öğretmenlerden yüksek olduğu; yaş durumu değişkenine göre 42-49 yaş arası öğretmenlerin yaşamın işe olumlu etkisi (Yiole) boyutunda iş yaşam dengesi düzeylerinin 34-41 yaş arası öğretmenlerden yüksek olduğu; kıdem durumu değişkenine göre 11-15 yıl kıdeme sahip öğretmenlerin yaşamın işe olumsuz etkisi (Yiose) boyutunda iş yaşam dengesi düzeylerinin 16-20 yıl kıdeme sahip öğretmenlerden yüksek olduğu; bulundukları kurumlardaki çalışma süreleri değişkenine göre 21 ve üzeri yıl aynı kurumda çalışan öğretmenlerin işin yaşama olumlu etkisi (İyole) boyutunda iş yaşam dengesi düzeylerinin 6-10 yıl aynı kurumda çalışan öğretmenlerden yüksek olduğu belirlenmiştir. Öğretmenlerin yaş durumu değişkenine göre öğretmenlerin devam bağlılıklarının 42-49 yaş arası öğretmenlerde en yüksek düzeyde, 18-25 yaş arasında en az düzeydedir; kıdem durumu değişkenine göre 21 yıl ve üzeri kıdeme sahip öğretmenlerin normatif bağlılık boyutunda 6-10 yıl kıdeme sahip öğretmenlerden daha yüksek; bulundukları kurumlardaki çalışma süreleri değişkenine göre 16-20 yıl aynı kurumda çalışan öğretmenlerin devam bağlılıklarının ve normatif bağlılıklarının 1-5 yıl arasında aynı kurumda çalışan öğretmenlerden yüksek olduğu saptanmıştır. İşin yaşama olumsuz etkisi (İyose) ve yaşamın işe olumsuz etkisi (Yiose) boyutları ile devam bağlılığı ve normatif bağlılık boyutları arasındaki ilişki dışında tüm alt boyutlar arasında anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir.

ÖlçeklerÖrgütsel bağlılıkÖğretmen görüşleri+4
Hüseyin Ekinci
Akdeniz University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul öğretmenlerinin görüşlerine göre okul müdürlerinin yıkıcı liderlik davranışları ile öğretmen motivasyonu arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, okul müdürlerinin yıkıcı liderlik davranışlarını ortaya çıkararak, öğretmen motivasyonuna etkisini incelemektir. Araştırmada ortaokul öğretmenlerinin görüşlerine göre; okul müdürlerinin yıkıcı liderlik davranışı sergileme düzeyi, öğretmenlerin motivasyon düzeyleri ve okul müdürlerinin yıkıcı liderlik davranış düzeyleri ile öğretmen motivasyon düzeyleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Öğretmen görüşlerinin cinsiyet, medeni durum, yaş, kıdem gibi demografik değişkenlerin yanında okuldaki çalışma süresi ve branş değişkenlerine göre farklılık durumlarına bakılmıştır. Bu araştırmada nicel araştırma modelinde ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma evrenini Antalya ili beş merkez ilçede görev yapan milli eğitim bakanlığına bağlı resmi ortaokullarda görev yapmakta olan öğretmenler oluşturmaktadır. Örneklem ise tabakalı-tesadüfi örnekleme yöntemi ile belirlenen 345 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu, Uymaz (2013) tarafından geliştirilen "Yıkıcı Liderlik Ölçeği" ve Polat (2010) tarafından eğitime uyarlanan "Öğretmen Motivasyon Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçme aracında Likert tipi beşli derecelendirme ölçeği (1: Kesinlikle katılmıyorum, 2: Katılmıyorum, 3: Kararsızım, 4: Katılıyorum, 5: Tamamen katılıyorum) kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 25 paket istatistik programından yararlanılarak frekans, yüzde, ortalama, standart sapma, parametrik testlerden bağımsız gruplar için t-testi ve tek yönlü varyans analizi (One Way Anova) ile test edilmiştir. Parametrik testlerin varsayımları karşılanamadığı durumlarda parametrik olmayan testlerden Mann Whitney U testi ve Kruskal Wallis testleri kullanılmıştır. Okul müdürlerinin yıkıcı liderlik davranış düzeyleri ile öğretmen motivasyon düzeyleri arasındaki ilişkinin tespit edilmesi için de korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonunda ortaokullarda göre yapan yöneticilerin yıkıcı liderlik davranışları düşük düzeyde, öğretmen motivasyonu ise yüksek düzeyde bulunmuştur. Okul müdürlerinin yıkıcı liderlik davranışı gösterme düzeyleri cinsiyet değişkenine göre astlara karşı duyarsızlık boyutunda, yaş değişkenine göre aşırı otoriterlik boyutunda, eğitim değişkenine göre aşırı otoriterlik, etik dışı davranış ve astlara karşı duyarsızlık boyutlarında, kıdem değişkenine göre aşırı otoriterlik boyutunda, okuldaki çalışma süresi değişkenine göre aşırı otoriterlik boyutunda anlamlı farklılık göstermektedir. Yıkıcı liderliğin boyutları medeni durum ve branş değişkenine göre anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Öğretmen motivasyon düzeyleri cinsiyet değişkenine göre mesleki gelişim boyutunda, medeni durum değişkenine göre mesleki gelişim boyutunda, yaş değişkenine göre işin kendisi, mesleki gelişim ve çalışma ortamı boyutlarında, eğitim değişkenine göre işin kendisi, ilişkisel, çalışma ortamı ve ücret boyutlarında, kıdem değişkenine göre çalışma ortamı boyutunda, okuldaki çalışma süresi değişkenine göre ilişkisel boyutta ve branş değişkenine göre mesleki gelişim boyutunda anlamlı farklılık göstermektedir. Ortaokul öğretmenlerinin görüşlerine göre okul müdürlerinin yıkıcı liderlik davranışlarını sergileme düzeyleri ile öğretmen motivasyonu arasında negatif yönlü yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir.

LiderlikMotivasyonOkul yöneticileri+5
Ozan Arıcı
Akdeniz University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul yöneticilerinin Enneagram kişilik tipleri ve iş tatmin düzeyleri arasındaki ilişki

Bu çalışmanın temel amacı okul yöneticilerinin Enneagram metodolojisi ile belirlenen, Enneagram kişilik tipleri ve iş tatmin düzeyleri arasında ilişki olup olmadığını belirlemektir. Bu çalışmanın evreni Antalya ili merkez ilçelerinde okulöncesi, ilköğretim ve ortaöğretim kademelerinde görev yapmakta olan okul yöneticileridir. Antalya ili İl Milli Eğitim Müdürlüğü resmî sitesinden alınan verilere göre Aksu, Döşemealtı, Kepez, Konyaaltı ve Muratpaşa ilçelerinde toplam 1065 okul yöneticisi bulunmaktadır. Bu okullarda görev yapan okul yöneticileri araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. Örneklem seçimi yapılırken; birinci aşamada seçkisiz örnekleme yöntemlerinden tabakalı örnekleme kullanılarak evreni temsil edecek şekilde merkez ilçelerin tamamından yeterli sayıda okul yöneticisi belirlenmiştir, ikinci aşamada ise basit seçkisiz örnekleme yöntemi kullanılarak yeter sayıda tesadüfi olarak okul yöneticisi seçilmiştir. Araştırma örneklemi oluşturulurken Antalya ili merkez ilçelerinde okul öncesi, ilköğretim, ortaöğretim kademelerinde görev yapan ve örnekleme dahil edilen 400 okul yöneticisine çevrimiçi form gönderilmiştir. Gönderilen çevrimiçi formlardan 329 adeti geri dönmüştür. Ölçme araçlarında maddelerin bir kısmını boş bırakan, ölçme araçlarında ki maddelere birden fazla yanıt veren 6 adet anket geçersiz kabul edilmiştir. Geri dönen form sayısı, 323 katılımcıdan oluşan örneklem grubunu karşılamaktadır. Sonuç olarak 323 anket analizlere dahil edilmiştir. Verilerin toplanması sürecinde Antalya Milli Eğitim Müdürlüğü'nden ve Akdeniz Üniversitesi bilimsel araştırma ve yayın etik kurulundan alınan yasal iznin ardından hazırlanan ölçme aracı merkez ilçelerde görev yapmakta olan kolay ulaşılabilir okul yöneticileri ile gönüllülük esas alınarak paylaşılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçme aracı, demografik bilgiler, Minnesotta iş Tatmin ölçeği, Enneagram kişilik testi ölçeğinden oluşan üç bölümden oluşmaktadır. Ölçme aracı okul yöneticilerine gereken açıklamalar yapılarak uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda, okul yöneticilerinin Enneagram kişilik tipleri ile iş tatminlerinin pozitif anlamlı ilişki içinde olduğu ortaya çıkmıştır. Enneagram kişilik tiplerinin sırasıyla cinsiyet, görev, hala yapılmakta olan görev süresi, eğitim durumları ve mesleki deneyim ile anlamlı farklılık gösterdiği görülmüştür. İş tatmininin sırayla cinsiyet, görev, hala yapılmakta olan görev süresi, eğitim durumları ve mesleki deneyim ile anlamlı farklılık gösterdiği görülmüştür.

EnneagramKişilikKişilik tiplemeleri+3
Tuba Kocabıyık
Akdeniz University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Öğretmenlerin okullardaki biçimsel ve doğal grup ilişkilerinin örgütsel sonuçları

Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin okullardaki biçimsel ve doğal grup ilişkilerinin örgütsel sonuçlarını belirlemektir. Bu amaca uygun olarak nitel araştırma desenlerinden durum çalışması deseni ve durum çalışması desenlerinden de bütüncül çoklu durum deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu bütüncül çoklu durum desenine uygun olarak, amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi yöntemine ve gönüllülük esasına göre seçilmiştir. Antalya İli merkez ilçelerinden Muratpaşa, Kepez ve Aksu ilçelerinde bulunan biri merkez okul, biri sosyo-ekonomik düzeyi düşük statüde bulunan okul ve biri de köy okulu özelliği gösteren üç ortaokuldaki 12 öğretmenden oluşmaktadır. Verilerin elde edilmesi için 12 öğretmenle yarı yapılandırılmış bireysel görüşme formu kullanılarak bireysel görüşmeler, her okuldan dört öğretmenin katılımıyla oluşturulan gruplarla yarı yapılandırılmış odak grup görüşmesi formu kullanılarak odak grup görüşmeleri gerçekleştirilmiştir. Üç okulda da karar defterleri incelenmiş, okulda oluşturulan biçimsel gruplar tespit edilmeye çalışılmıştır. Nitel verilerin analizinde betimsel analiz kullanılmıştır. Nitel araştırmanın iç güvenirliğini (tutarlılığını) artırmak için tutarlılık incelemesi yönteminden yararlanılmış, Kohen Kappa tutarlılık katsayısı 0.818 düzeyinde anlamlı olarak hesaplanmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; öğretmenlerin bir gruba dahil olurken ya da iş arkadaşlarıyla yakınlaşırken en çok dikkate aldıkları değişken "aynı bakış açısına/dünya görüşüne sahip olmak"tır. Gruplar bir araya geldiklerinde en çok okul ve öğrencilerden konuşmaktadırlar. Katılımcılara göre biçimsel grupların oluşmasında en "doğal gruplar" ikinci olarak da "liyakat" etkilidir. Öğretmenler doğal grup ilişkilerinin mesleki açıdan,kişisel açıdan ve örgüt açısından olumlu sonuçlar doğurduğunu düşünmektedirler. Grup ilişkilerinin öğretmenlerde örgütsel bağlılığı ve iş doyumunu artırdığı, stresi ise azalttığı ortaya çıkmıştır. Öğretmenler stresle başa çıkmada gruplarındaki arkadaşlarından destek görmektedirler. Ayrıca arkadaşlık ilişkilerinin iyi olmasından dolayı okula bağlandıkları ve yer değiştirme niyetinin azaldığı ortaya çıkmıştır. Ancak grup ilişkilerinin örgüte olumsuz sonuçlarının da olduğunu gösteren katılımcı görüşleri vardır. Farklı gruplar arası yaşanan çatışmaların kişileri ve örgüt iklimini olumsuz etkilemesi, grup üyelerinin iş yavaşlatan kişilere uyması sonucu işlerin aksaması, grup ya da grupların birbirinden güç alarak ortak hareket ederek yönetimin kararlarına direnç göstermesi bunlardan bazılarıdır. Katılımcıların görüşlerine göre grup ilişkilerinin diğer bir olumsuz etkisi de üyelerin grup normlarına uyma zorunluluğu bulunması olarak ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada öğretmenlerin duygusal bağlılık düzeyleri, devam bağlılığı ve normatif bağlılıklarına göre daha yüksek çıkmıştır. En yüksek duygusal bağlılık boyutu olurken en düşük normatif bağlılıktır. Duygusal bağlılığın en temel belirleyicisi olan örgütle özdeşleşme katılımcılar için gerçekleşmiştir. Katılımcı görüşlerine göre iş doyumunu en çok etkileyen faktörün diğer çalışanlarla ilişkiler ve algılanan sosyal destek olduğu görülmüştür. Katılımcı öğretmenlerde en çok stres yaratan kaynak okul yöneticileri ve milli eğitimdeki üst yöneticilerdir ve katılımcıların ilk sırada duygu odaklı başa çıkma stratejisini kullandıkları görülmektedir. Bu çalışmada öğretmenlerin örgütsel bağlılığını sağlamada,iş doyumlarını artırmada ve stres düzeylerini düşürmelerinde grup arkadaşlarıyla olan ilişkilerinin önemi ortaya konmuştur. Yöneticiler grupları kendileri için bir tehdit olarak algılamamalı, gruplardan etkin olarak yararlanabilmek için onlarla beraber çalışmalıdırlar.

Biçimsel gruplarDoğal gruplarStres+3
Ebru Burcu Çimili Gök
Akdeniz University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sınıf öğretmenlerinin öğrenci merkezli eğitimin uygulanmasına ilişkin görüşleri

Bu çalışma, ilkokullarda çalışan sınıf öğretmenlerinin öğrenci merkezli eğitimin uygulanmasına ilişkin görüşlerini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Çalışma, nitel araştırma modellerinden olgubilim çalışma deseninde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2017-2018 Eğitim-Öğretim yılında Antalya ili Alanya ilçesinde görev yapan ve kolay ulaşılabilir durum örneklemesi yöntemi ile belirlenen, 5 okuldan 11 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Yapılan görüşmelerde elde edilen verilere betimsel ve içerik analizi yapılmıştır. Araştırma verilerinin analizi; sınıf yönetimi süreci, Öğrenci merkezli eğitimi uygulamaya hazırlık süreci, ders işleyiş süreci, öğretmenlerin öğrencilerin problemlerine yaklaşımı, öğrencilerin düşünme becerilerinin gelişimi, araştırma görevlerinin yönetimi, öğrenci merkezli eğitimin öğrencilere sağladığı yararlar, öğrenci merkezli eğitimi uygulama çabasının öğretmenler üzerindeki etkisi ve öğretmenlerin yöneticilerden beklentileri başlıkları altında açıklanmıştır. Bu çerçevede bireysel farklılıkların, zaman kullanımını etkilediği ve ders yönetim sürecinde zorluklar yaşandığını bulgusuna ulaşılmıştır. Öğrenci merkezli eğitimde çocukların aktif ve derse katılımın yüksek olduğu öğretmenler tarafından ifade edilmiştir. Sınıf öğretmenleri hazırlık sürecinde farklı etkinlikler tasarladıklarını belirtmişlerdir. Farklı materyallerle eğitim ortamını hazırlamaya ihtiyaç duyduklarını belirtmişlerdir. Etkinlikler hazırlanırken öğrenci seviyelerine uygunluğu ve konu içeriklerine dikkat edildiği ifade edilmiştir. Sınıf öğretmenleri etkinlik içeriğine göre öğrencilerin oturma düzenini değiştirmeye ihtiyaç olduğunu belirtmişlerdir Öğretmenler grup çalışmaları yaptıklarını ve aktif katılımın sağlanması için çaba gösterdiklerini belirtmişlerdir. Araştırmada öğrencilerin bireysel farklılıklarının fark edilmesine ihtiyaç duyulduğu düşüncesine ulaşılmıştır. Araştırmada öğrenci problemlerinin sınıf yönetimini olumsuz etkilediği belirtilmiştir. Öğrencilerin problemlerini ifade edebildiği ve problemlerin çözümünde öğrencilerin fikri alındığı ifade edilmiştir. Sınıf öğretmenleri, öğrencilerin özgün düşünceler ortaya koymaları için kendilerini ifade etmelerine fırsat verdiklerini belirtmişlerdir. Öğrencilerin olaylara farklı açıdan bakmaları için düşünme etkinlikleri yaptıklarını belirtmişlerdir. Öğrencilerin girişimcilik algısının gelişimi için öğretmenler tarafından araştırma görevleri verildiği belirlenmiştir. Öğrencilerin araştırma görevini yapış sürecinde kendi katkısına dikkat edildiği bulgusuna ulaşılmıştır. Katılımcıların, öğrenci merkezli öğretim yöntem ve tekniklerinin öğrencilerle iletişimi güçlendirdiği düşüncesinde oldukları gözükmektedir. Öğretmenler, öğrenci merkezli öğretim yöntem ve tekniklerinin öğrencilerin daha iyi tanınmasını sağladığını savunmaktadırlar. Katılımcılar öğrenci merkezli öğretim yöntem ve tekniklerini uygulama sürecinde öğretmenin kendini geliştirmeye ihtiyacı olduğunu belirtmektedirler. Araştırmada öğretmenlerin uygulama yeterliliğini arttırmak için seminerlere katıldıkları, kitap okudukları ve araştırma yaptıkları belirlenmiştir. Katılımcıların kendini geliştirme çabası içinde oldukları ve uygulama sürecinde mutlu oldukları, bulgular arsındadır. Araştırmada öğretmenlerin yöneticilerden materyal konusunda desteğe ihtiyacı olduğu gözükmektedir. Öğrenci merkezli öğretim yöntem ve tekniklerinin daha iyi uygulanması için sınıf dışı ortamlarda düzenlemeler yapmasına ihtiyaç olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Öğretmenler, öğrenci merkezli eğitimin daha iyi uygulanması için sınıftaki öğrenci sayılarının fazla olmaması gerektiğini belirtmişlerdir. Araştırma sonuçları, sınıf öğretmenlerinin öğrenci merkezli eğitimi uygulama konusunda istekli olduğunu göstermektedir. Öğrenci merkezli eğitim için oluşturulacak ortamlarının kullanılması açısından, öğretmenlerin çaba içerisinde olduğunun bilinmesi tüm paydaşlar için önemlidir.

Eğitim sistemiSınıf öğretmenleriÖğrenci merkezli eğitim+4
Nihat Akcan
Akdeniz University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Devlet okulları yöneticilerinin okullarda görev yapan hizmetli personelden memnuniyet durumları ve beklentileri

Bu araştırmanın amacı devlet okulları yöneticilerinin okullarda görev yapan hizmetli personelden memnuniyet durumları ve beklentilerine ilişkin görüşlerini ortaya çıkarmaktır. 2018-2019 eğitim öğretim yılında Antalya ili, Muratpaşa İlçesinde görev yapmakta olan ilkokul ve ortaokul okul yöneticilerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi ile seçilen 4 okul müdürü ve 8 müdür yardımcısı bu araştırmanın çalışma grubunu oluşturmaktadır. Bu araştırma; nitel bir çalışma olup, durum çalışması desenlerinden bütüncül çoklu durum deseni kullanılmıştır. Veri toplama tekniği bireysel görüşmelerdir. Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Bu araştırmada önce uzman kişilerle beraber yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmış, literatür çalışması yapılmıştır. Formda okul yöneticileri için kısa bir ön bilgi verildikten sonra, kişisel bilgiler yer almaktadır. Kişisel bilgilerden sonra sorular sorulmuştur. Sorular görüşmenin akışına göre çeşitlenmiş, kişinin yanıtlarını açması sağlanmaya çalışılmıştır. Okul yöneticilerinin verdikleri cevaplar ses kayıt cihazına kaydedilmiştir. Çalışmada içerik analizi yapılarak, sonuçlar betimsel bir anlatım ile sunulmuştur. Doğrudan anlatımlara yer verilerek, ortaya çıkan temalar ve örüntüler çerçevesinde elde edilen bulgular araştırma hedefleri doğrultusunda sınıflandırılmıştır. Araştırma sonucunda; okullarda görev yapan yardımcı hizmetler personelinin okulda farklı alanlarda katkılarının bulunduğu bunun yanı sıra bazı olumsuz durumların da var olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Okul yöneticilerinin okullarında görev yapacak yardımcı hizmetlilerin eğitim alarak mesleki yeterliliklerin arttırılması gerektiğini, mevcut personellerin çoğunluğunun bu yeterliliklere sahip olmadıklarını düşündükleri ortaya çıkmıştır. Ayrıca okullarında görev yapan yardımcı personeller arasında ise en fazla okul aile birliği bütçesinden hizmet alımı yoluyla çalıştırılan personelden verim aldıkları ve yardımcı personellerin seçiminin okul yönetimlerince yapılması gerektiğini düşündükleri sonuçlarına ulaşılmıştır. Okul yöneticileri okul aile birliği bütçesinden hizmet alımı yoluyla çalışan hizmetlilerin, öğretmen ve öğrencilerle iletişimlerinin iyi olduğunu, işi zamanında yaptıklarını, işini yapması için uyarmaya gerek kalmadığını, çalışacak personeli kendilerinin seçtiğini, memnun kalınmadığında hizmetli personelin bir daha çalıştırılmadığını belirtmişlerdir. Okul yöneticileri İŞKUR kapsamında çalışan hizmetlilerin işlerini iyi yaptıklarını, öğretmen ve öğrencilerle iletişimlerinin iyi olduğunu, her zaman iyi çalışan personellerin görevlendirilmediğini, görev tanımlarından dolayı temizlik dışında başka bir iş yaptırılamadığını belirtmişlerdir. Okul yöneticileri kadrolu hizmetlilerin kendilerine verilen görevi yaptıklarını, okulu benimsediklerini, çalışma arkadaşlarıyla iletişimlerinin iyi olduğunu, iş tecrübelerinin olduğunu, sosyal hizmetlerden gelenlerin uyum farkları olduğunu, verilen görevi yapıp yapmadıklarını takip etmek gerektiğini, devlet memuru olduklarından işlerini garantili düşündüklerini, çalışmaktan kaçındıklarını belirtmişlerdir. Okul yöneticilerinin okullarında çalışan hizmetli personelden beklentileri okulu sahiplenmeleri, görev bilinci olması, insan ilişkilerinin üst düzeyde olması gerektiği, temizliği iyi yapmaları, işini zamanında yapmaları, işini sahiplenmeleri, istekli çalışmaları, uyarıya gerek kalmadan işlerini yapmaları olarak belirtilmiştir. Araştırma sonucunda okullarda yardımcı hizmetli personel görevlendirmelerinde personel seçiminin okul yönetimine bırakılabileceği, belli bir düzeyde eğitim almış olanların öncelikle tercih edilebileceği, mevcut personellerin ise eğitim görmelerinin sağlanabileceği önerileri getirilmiştir.

Eğitim sistemiEğitim yönetimiHizmet personeli+5
Ayşe Ünver
Akdeniz University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Afganistanda okul müdürlerinin ve öğretmenlerin görüşlerine göre ilk ve ortaöğretim okullarında karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri

Bu araştırmada Afganistan'ın başkenti Kabil'de okul müdürlerinin ve öğretmenlerin görüşlerine göre ilk ve ortaöğretim okullarında karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri amacıyla yapılmıştır. Araştırma: Birinci bölüm giriş, problem durumu, problem cümlesi, alt problemler, araştırmanın varsayımları (sayıtlılar) araştırmanın sınırlılıkları, tanımlar; ikinci bölüm, örgüt, yönetim, yönetici, eğitim yönetimi, Afganistan eğitim sistemi; üçüncü bölüm, ilgili araştırmalar; dördüncü bölüm, araştırma modeli, evren ve örneklem, verilerin toplanması, verilerin analizi; beşinci bölüm, bulgular ve altıncı bölüm, sonuç, tartışma ve önerileri olmak üzere altı başlık altında toplanmıştır. Araştırma nitel araştırma yöntemi, durum çalışması desenlerinden bütüncül çoklu durum deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, Kabil ilindeki merkez ilçelerden biri olan iki devlet okulunun müdürleri ile aynı okullarda görev yapan 4 öğretmenden ve 2 özel okul müdürü, aynı okulda görev yapan 2 öğretmenden oluşmuştur. Veriler, görüşme yöntemi ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizi; sonuç olarak katılımcılar, okullarda ders kitabı eksikliği bulunduğunu, ders materyallerinin dağıtımı konusunda sorunlar olduğunu, görsel ve işitsel materyaller sınırlı sayıda olduğunu, sınıflarda öğrenci sayısının fazla olduğunu, yapılan ek sınıfların standartlara uygun olmadığını, okullarda kantin vb. bulunmadığını ve bunun bir sorun olduğunu, okullarda, kültürel ve sportif etkinlikleri gerçekleştirmek için mekânlar bulunmadığını, spor dersi için gerekli alanlar oluşturulmadığını, özel okullarda ders kitabı eksikliği bulunduğunu, okulların spor dersi için gerekli alanlar oluşturulmadığını, özel okulların çoğunun kiralık binalarda hizmet vermekte olduğunu (okul olarak tasarlanmamış binalar) gibi sorunlar tespit edilmiştir ve sorunlara çözüm öneriler verilmiştir. Anahtar kelimeler: Okul yönetimi, okul etkililiği, okul problemleri, okul ilişkiler

AfganistanEğitim sorunlarıMüdürler+3
Ramesh Asıfı
Akdeniz University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Milli eğitim sisteminde zümre öğretmenler kurulunun işleyişinde karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri

Bu çalışmanın amacı Antalya ili Finike ilçesinde, "milli eğitim sisteminde zümre öğretmenler kurulunun işleyişinde karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri" ni incelemektir. Öğretmen, eğitim ve öğretim faaliyetlerinin uygulanmasında, eğitim-öğretimin ürünü olacak öğrenciyle doğrudan temas eden ve "eğitim ve öğretim yaşantılarını" öğrenciyle birlikte yaşayan kişidir. Zümre toplantıları; ders yılı başlamadan önce, ikinci dönem başında ve ders yılı sonunda yapılır. İhtiyaç duyulması halinde eğitim kurumu müdürü/zümre başkanının çağrısı veya üyelerin salt çoğunluğunun yazılı talebi üzerine eğitim kurumu zümre toplantılarında alınan kararların ve varsa yeni gündem maddelerinin görüşülmesi amacıyla aynı esas ve usulle ara zümre toplantıları yapılır. Bu çalışmada konu ile ilgili literatür çalışması ile birlikte uygulanmış olunan alan araştırması çalışması da eklenerek, zümre öğretmenler kurulunun işleyişinde karşılaşılan sorunların neler olduğunu tespit edilip, sorunlar ile ilgili çözüm önerileri sunulmuştur. Bu çalışmada, nitel araştırma yönteminde ve bütüncül çoklu durum çalışması olarak desenlenmiştir. Çalışma grubu 16 öğretmenden oluşmuştur ve veri toplamak amacıyla yarı yapılandırılmış görüşme formu geliştirilip uygulamıştır. Çalışmanın geçerliliğini sağlamak üzere iki akademisyenin soru formunu incelemesi sağlanmış ve görüşleri doğrultusunda düzeltmeler yapıldıktan sonra pilot çalışma yapılarak nihai form elde edilmiştir. Sonuç olarak, zümre öğretmenler kurulu toplantılarında planlamaya ilişkin yaşanan sorunların başında ortak karar alma ve etkileşim sorunu olduğu gözükmektedir. İkinci sorunun ise uygulamaya ilişkin sorunlar olduğu gözükmektedir. Bu sorun esasında alınan kararların kagıt üzerinde kalmasından kaynaklanmaktadır. Karşılaşılan diğer bir sorun ise iletişim sorunudur. Hem öğretmenler arasında hem de kurul kararları arasında yaşanan bir iletişim sorunun varlığı tespit edilmiştir. Son olarak, öğretmenler taraftan verilen çözüm önerilerinin değerlendirilmesi yapıldığında, en fazla önerinin ortak etkinlikler olduğu gözükmektedir.

Eğitim faaliyetleriEğitim sistemiEğitim sorunları+2
Zehra Aslan
Akdeniz University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00

Diğer danışmanlar