Prof. Dr. Behçet Oral danışmanlığındaki tezler

20 tez · Dicle University

DoktoraAçık ErişimTR

Sınıf öğretmenlerinin kapsayıcı eğitim ve uygulamalarına ilişkin görüşleri

Son zamanlarda ulusal ve uluslararası göç hareketleri ve küreselleşme gibi faktörler nedeniyle farklı kültürlerin bir arada yaşaması giderek yaygınlaşmaktadır. Bu kültürel çeşitlilik, farklı geçmişlerden gelen ve farklı öğrenme ihtiyaçları olan öğrencilerin artık aynı okul ve sınıf ortamlarını paylaştığı eğitim alanında da kendini göstermektedir. Sonuç olarak bu dönüşüm eğitim kurumlarını heterojen ortamlara dönüştürmüştür. Bu değişime yanıt olarak Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı hizmet içi eğitim kursları düzenleyerek çeşitli önlemler almaktadır. Bu kurslar sadece öğretmenlerin bilgi ve becerilerini artırmak için değil, aynı zamanda kapsayıcı bir eğitim yaklaşımını savunmak için de tasarlanmıştır. 2018'den bu yana bu hedefleri daha da güçlendirmek için yeni eğitim programı uygulanmaktadır. Bu araştırmanın temel amacı sınıf öğretmenlerinin kapsayıcı eğitim ve uygulamalarına ilişkin görüşlerini incelemektir. Nitel bir araştırma yöntemi benimsenmiş ve ilkokul öğretiminin bir tek durum ve iç içe geçmiş bir yapı olarak kabul edilmesinden dolayı iç içe geçmiş durum deseni kullanılmıştır. Bu çalışmanın verileri, 38 sınıf öğretmeniyle yapılan yüz yüze görüşmeler ve bu öğretmenlerden 32'sinin sınıflarında yapılan gözlemler ve bu öğretmenlerden toplanan dokümanların incelenmesi yoluyla toplanmıştır. Veriler tematik analiz teknikleri kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmada, araştırma bulgularına dayanarak beş tema belirlenmiştir: a) Kapsayıcı eğitim, b) Kapsayıcı uygulamalar, c) Kapsayıcı iletişim, d) Kapsayıcı yeterlilik ve e) Kapsayıcı öneriler. Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların çoğunluğu kapsayıcı eğitime olumlu bakış açısına sahiptir. Öğretmenler, kapsayıcı eğitim uygulamalarını hayata geçirirken çeşitli zorluklarla karşılaşmaktadır ve bu zorlukları aşmak için paydaşlarla işbirliği yapmaktadır. Ayrıca katılımcıların hizmet içi eğitim de dâhil olmak üzere çeşitli kurslara katıldığı ve mesleki gelişimleri için bireysel çaba gösterdiği gözlemlenmiştir. Çalışmada elde edilen veriler ve araştırma sonuçlarına dayanarak bir dizi öneri geliştirilmiştir. Bu öneriler, kapsayıcı eğitim uygulamalarını daha etkili hâle getirmeyi ve öğretmenlerin bu alandaki yetkinliklerini artırmayı amaçlamaktadır.

Eğitim programları
Zeynel Amaç
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Orta öğretim öğretmenlerinin uzaktan eğitim öz-yeterlikleri ile teknostres düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı ortaöğretim öğretmenlerinin uzaktan eğitim öz-yeterlikleri ile teknostres düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Bu amaç doğrultusunda araştırma genel tarama yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini 2022-2023 eğitim öğretim yılı Diyarbakır dört merkez ilçede (Bağlar, Kayapınar, Sur ve Yenişehir) bulunan Anadolu liselerinde çalışmakta olan ve uzaktan eğitim sürecinde eğitim veren ortaöğretim öğretmenleri oluşturmaktadır. Veriler bu dört merkez ilçedeki 1715 öğretmenden basit seçkisiz örnekleme yoluyla seçilen 345 öğretmene yüz yüze uygulanarak elde edilmiştir. Elde edilen nicel veriler SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde çarpıklık ve basıklık değerleri, Levene homojenlik testi, aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri, bağımsız örneklemler için t-testi, tek yönlü varyans analizi, LSD, korelasyon analizi ve basit doğrusal regresyon analizi gibi istatistiksel tekniklerden yararlanılmıştır. Araştırmanın Uzaktan Eğitime İlişkin Öz-yeterlik Ölçeğine ait güvenirlik katsayısı 0.978, Öğretmenlerin Teknostres Düzeylerini Belirleme Ölçeğinin ise 0.945 olarak hesaplanmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre uzaktan eğitime ilişkin öğretmen öz-yeterliği algısında cinsiyet, mezun olunan fakülte ve eğitim düzeyi değişkenlerine göre anlamlı birf farklılığa rastlanmazken branş, kıdem ve hizmet içi eğitim alma değişkenlerinde anlamlı farklılıklar bulunmaktadır. Öğretmenlerin teknostres düzeylerine ilişkin puanlarda ise cinsiyet, mezun olunan fakülte, eğitim düzeyi ve hizmet içi eğitim değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar bulunmazken branş ve kıdem değişkenlerinde anlamlı farklılıklar bulunmaktadır. Araştırmanın sonuçları öğretmenlerin öz-yeterlikleri arttıkça teknostres düzeylerinin azaldığını ve öz-yeterliğin teknostresin yordayıcısı olduğunu göstermektedir.

Nurşin Narin
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Meydan okuyucu etkinliklere dayalı öğrenme ortamlarının üstün yeteneklilerde tutum, motivasyon ve yaratıcılığa etkileri

Üstün yetenekli öğrenciler, genellikle kendilerine sunulan standart eğitim programlarından genellikle daha fazlasını beklemekte ve potansiyellerini tam anlamıyla ortaya koyabilmek için özel öğrenme ortamlarına ihtiyaç duyabilmektedirler. Bu öğrenciler, öğrenme ortamlarında üstesinden gelebilecekleri, kendilerini meşgul eden ve zorlayan teknik ve stratejilere gereksinim duyarlar. Bu bağlamda tasarlanan bu araştırmanın amacı, üstün yetenekliler için meydan okuyucu etkinliklerle hazırlanmış öğrenme ortamlarının, öğrencilerin derse yönelik tutumlarını, motivasyonlarını ve bilimsel yaratıcılıklarını eğitim sürecinde nasıl etkilediğini ortaya koymaktır. Araştırmada karma araştırma yöntemlerinden sıralı açıklayıcı desen kullanılmaktadır. Araştırmanın çalışma grubu, Türkiye'nin orta ölçekli bir ilinde bulunan Bilim ve Sanat Merkezi'nde (BİLSEM) destek eğitimi alan 7. Sınıf öğrencilerinden oluşan 29 öğrencidir. Araştırmanın deneysel sürecinde 10 adet meydan okuyucu etkinlik kullanılmıştır. Araştırmada Bilimsel Yaratıcılık Testi, Fen Bilimleri Dersine Yönelik Tutum Ölçeği, Fen Öğrenimine Yönelik Motivasyon Ölçeği, Meydan Okuyucu Etkinlikler, Etkinlikler Meydan Okuyucu mu Testi, Öğrenci Görüşme Formu ve Öğretmen Görüşme Formu veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Elde edilen nicel veriler, SPSS paket programı kullanılarak bağımlı gruplar t testinin nonparametrik karşılığı olan Wilcoxon işaretli sıralar testi, çizgi grafikler, frekans, ortalama ve standart sapmaların sunumu yoluyla analiz edilmiştir. Elde edilen nitel veriler ise betimsel analiz ile analiz edilerek derinlemesine bilgi elde edilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın sonunda; meydan okuyucu etkinliklerle hazırlanan öğrenme ortamının üstün yetenekli öğrencilerin fen bilimleri dersine yönelik tutumlarını olumlu yönde etkilediği, fen bilimleri dersine yönelik motivasyonlarını olumlu yönde etkilediği, bilimsel yaratıcılık düzeylerini olumlu etkilediği sonuçlarına ulaşılmıştır. Öğretmen ve öğrenci görüşleri de bu sonuçları desteklemektedirler. Anahtar Kelimeler: Üstün yetenekliler, Meydan okuyucu etkinlikler, Bilimsel yaratıcılık, Tutum, Motivasyon

Akademik tutumBilimsel yaratıcılıkTeknik zorluklar+2
Aliye Hilal Cevher Aydın
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

İngilizce öğretmen adaylarının alan bilgisi yeterliklerinin öğretim elemanlarının görüşlerine göre değerlendirilmesi

"İngilizce Öğretmen Adaylarının Alan Bilgisi Yeterliklerinin Öğretim Elemanlarının Görüşlerine Göre Değerlendirilmesi" adlı bu tez çalışmasında, İngilizce öğretmen adaylarının alan bilgisi yeterliklerinin değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, Türkiye'deki altı devlet üniversitesinin Eğitim Fakültelerinin İngiliz Dili Eğitimi Anabilim Dalı İngilizce öğretmenliği programlarında görevli öğretim üyelerinin deneyim ve görüşlerinden yararlanılmıştır. Çalışma, öğretim elemanlarının görüşleri dayanılarak İngilizce öğretmen adaylarının alan bilgisi yeterliklerini ve hizmet öncesi yetiştirilme düzeyini tartışmayı hedeflemektedir. Ayrıca, Türkiye'de örgün ve yaygın öğretim kurumlarında yabancı dil olarak öğretilen İngilizce'nin etkili, verimli ve kalıcı bir şekilde öğretimi ve öğrenimi için öğretmen adaylarının alan bilgisi yeterliklerinin değerlendirilmesi ve bu doğrultuda bilimsel ve geçerli veriler sağlayarak öneriler geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Bu araştırmada nitel araştırma desenlerinden durum çalışması deseninden yararlanılmıştır. Elde edilen bulguların değerlendirilmesi sonucunda, öğretmen adaylarının özellikle konuşma ve yazma olmak üzere dört dil becerisinde yeterince yetkin olmadıkları; buna karşılık, öğretim elemanlarının alan bilgisi açısından yetkin düzeyde olmaları gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, İngilizce ve Türkçe'nin bir birinden farklı dil gruplarına ait olması; kültürel, dilbilgisel ve cümle yapısının farklılık göstermesi, alan bilgisi eğitimi sürecinde öğrencilerin çeşitli güçlüklerle karşılaşmasına neden olmaktadır. Bir başka problemin ders programlarının içerik ve yoğunluk açısından ihtiyaca uygun şekilde uygulanmamasından kaynaklandığı belirlenmiştir. Son olarak, kalabalık sınıflar ile yetersiz veya sınırlı teknolojik altyapının, İngilizce dil eğitimindeki bu problemleri daha da derinleştirdiği görülmüştür.

Kemal Ümit Sevinç
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

Lise öğrencilerinin görüşlerine göre öğrenci kulüplerinin değerlendirilmesi

Bu çalışmanın temel amacı, lise düzeyinde faaliyet gösteren öğrenci kulüplerinin etkililiğini farklı lise türlerinde öğrenim gören öğrencilerin görüşlerine göre değerlendirmektir. Araştırmada bu amaç doğrultusunda öğrencilerin, öğrenci kulüplerine ilişkin "kulüp farkındalığı", "kişisel gelişim", "toplum hizmeti", "demokrasi", "sosyallik" ve "sorumluluk" boyutlarındaki görüşlerinin; cinsiyet, kurum türü, sınıf düzeyi, okul türü, ailenin aylık geliri, anne-baba eğitim durumu, anne-baba iş durumu, etkinliklerin düzenli yapılması durumu, üye oluş nedeni ve etkinliklerin yapılma zamanı değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir. Ayrıca araştırmada öğrencilerin kulüp danışman öğretmenin kulübüne ilişkin bilgi düzeyi; kulüp etkinliklerinin ders başarısına etkisi; kendi okullarındaki diğer kulüpler hakkındaki bilgi düzeyi; üye oldukları kulübü nasıl değerlendirdikleri; kulüp etkinliklerinin ne zaman yapılması gerektiği; üye oldukları kulüp alanları; okul dışı etkinliğe katılım durumları ve kulüp etkililiğinin artırılması için sundukları öneriler incelenmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden betimsel tarama deseninden ve nedensel karşılaştırma araştırma yönteminden yararlanılmıştır. Araştırma, Batman il merkezindeki 2018– 2019 Eğitim-Öğretim yılı birinci döneminde okul türü farklı ortaöğretim kurumlarında (Anadolu, İmam-Hatip, Mesleki ve Teknik, Fen, Sosyal Bilimler, Spor, Güzel Sanatlar ve Proje Lisesi) öğrenim gören 1039 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplamak için literatür ve yönetmeliklerden faydalanılarak altı boyutu olan geçerli ve güvenilir sosyal etkinlik ölçeği geliştirilmiştir. Bulguların çözümlenmesinde betimsel istatistikler olan sıklık ile yüzdeliklerden yararlanılırken demografik değişkenlerle ölçek maddelerine verilen cevapların çaprazlaması yapılmıştır. Alt amaçların incelenmesinde sosyal etkinlik puan ortalamalarının karşılaştırılması için parametrik istatistik çözümleme tekniklerinden t-testi ve One Way Anova testlerinden faydalanılarak veriler analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, lise öğrencilerinin sosyal etkinlik puanları "kulüp farkındalığı", "kişisel gelişim", "toplum hizmeti", "demokrasi", "sosyallik" ve "sorumluluk" boyutlarındaki görüşleri genel olarak "kararsızım" düzeyindedir. Araştırmada en yüksek ortalama değerine "sosyallik" boyutu sahipken en düşük ortalamanın "sorumluluk" boyutunda olduğu görülmüştür. Cinsiyet, kurum türü, öğretim şekli, okul türü, sınıf düzeyi, aylık gelir, anne-baba eğitim durumu, anne-baba iş durumu, kulüp etkinliklerinin yıl boyunca düzenli yapılma durumu, kulübe üye oluş nedeni ve etkinliklerin yapılma zamanı değişkenlerine göre anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin danışman öğretmenin bilgi düzeyini "iyi" düzeyde buldukları ve kulüp etkinliklerinin ders başarısını "olumlu" etkilediği görülmüştür. Öğrencilerin okuldaki diğer kulüplere ilişkin "kısmen yeterli" düzeyde bilgi sahibi oldukları ve kulüp etkinliklerini "sosyalleştirici" olarak değerlendirdikleri belirlenmiştir. Öğrencilerin kulüp etkinliklerinin "ayrı bir ders saatinde" yapılması gerektiğini; en yüksek ortalamanın "sanat" kulüp alanı olduğu ve kulüp faaliyetleri kapsamında okul dışı etkinliklere katılmadıkları sonuçlarına ulaşılmıştır. Araştırmada "Okulunuzdaki öğrenci kulüplerinin daha etkili olması için neler önerirsiniz?" sorusuna "sistem", "fiziki ortam", "proje", "yeterlilik" ve "öğrenci" tema başlıklarında öneriler sundukları görülmüştür. "Sistem" temasında; ders sayısının azaltılıp öğrenci kulüp saatlerinin artırılması, "Fiziki ortam" temasında; uygun şartların oluşturulup materyallerin temin edilmesi, "Proje" temasında; kulüpler aracılığıyla toplumsal ve çevresel projelerin hazırlanması, "Yeterlilik" temasında; yönetici ve öğretmenlerin kulüp çalışmalarını önemsemesi, "Öğrenci" temasında; yetki ve sorumluluğun öğrencilerle paylaşılması önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal etkinlik, öğrenci kulüpleri, ders dışı etkinlikler, eğitsel kulüp ve rekreasyon

Ders dışı etkinliklerLise öğrencileriRekreasyon+3
Şehmus Oral
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaöğretim son sınıf öğrencilerinin 21. yüzyıl beceri düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmanın genel amacı ortaöğretim son sınıf öğrencilerinin 21. yüzyıl beceri düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesidir. Araştırmanın evrenini 2020-2021 eğitim öğretim yılında Batman il merkezinde öğrenim gören 5722 ortaöğretim son sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise basit tesadüfi örnekleme yöntemiyle belirlenen Fen, Anadolu, İmam Hatip ve Meslek Liselerinde öğrenim gören 378 son sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Öğrenciler veri toplama aracını çevrimiçi ortamda yanıtlamışlardır. Araştırmada nicel bir araştırma modeli olan genel tarama modeli ve nedensel karşılaştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmada "Kişisel Bilgi Formu" ve 5 alt boyuttan (Problem Çözme ve Eleştirel Düşünme Becerileri, Bilgi ve Teknoloji Okuryazarlığı Becerileri, Sosyal Sorumluluk ve Liderlik Becerileri, Girişimcilik ve İnovasyon Becerileri ve Kariyer Bilinci) oluşan "Çok Boyutlu 21. Yüzyıl Becerileri Ölçeği" veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin analizi için SPSS paket programı kullanılmıştır. Ölçek yoluyla toplanan verilerin analizinde ve yorumunda yüzde, standart sapma, t- testi, varyans analizi (ANOVA), Levene's testi, Mann Whitney-U testi ve Kruskal Wallis-H testi kullanılmıştır. Araştırmada ortaöğretim son sınıf öğrencilerinin 21. yy beceri düzeylerinde cinsiyet, okul türü, aile gelir düzeyi, internet kullanım sıklığı ve kitap okuma sıklığı açısından anlamlı farklılık olup olmadığı incelenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, ortaöğretim son sınıf öğrencilerinin aile gelir düzeyi yükseldikçe 21. yy becerilerine sahip olma düzeylerinin de arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, öğrencilerin internet kullanım ve kitap okuma sıklıkları arttıkça 21. yy beceri düzeylerinin de arttığı görülmektedir. Öğrencilerin 21. yüzyıl beceri düzeyleri arasında cinsiyet ve okul türü değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir.

21. yüzyılBeceriGelir dağılımı+7
Murat Aktürk
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkiye'de İngilizce öğretimi ile ilgili yapılan araştırmalar: Bir meta-sentez çalışması

Bu araştırmada, ilköğretim kurumlarında İngilizce öğretimi ile ilgili 2005-2019 yılları arasında yapılan "İlköğretim kurumlarında İngilizce öğretimi" konulu 72 adet yüksek lisans ve 3 adet doktora tezini belirli ölçütler dâhilinde meta-sentez yöntemi ile değerlendirmek hedeflenmiştir. Yapılan incelemeler sonucunda; T1- İngilizce Öğretiminde Oyunların Kullanımına Yönelik Araştırmalar, T2- İngilizce Öğretiminde Şarkıların Kullanımına Yönelik Araştırmalar, T3- İngilizce Öğretiminde Öğretim Teknolojilerinin Kullanımına Yönelik Araştırmalar, T4- İngilizce Öğretiminde Materyal Kullanımına Yönelik Araştırmalar, T5- İngilizce Öğretiminde Drama Kullanımına Yönelik Araştırmalar, T6- İngilizce Öğretiminde Okuma Etkinliklerine Yönelik Araştırmalar ve T7- İngilizce Öğretiminde Öğrenme-Öğretme Modellerine Yönelik Araştırmalar şeklinde 7 tema belirlenmiştir. Ders Başarısı, Öğrenme Ortamı, Motivasyon, İletişim Becerileri, Dil Becerileri, Tutum, Bireysel Farklılıklar, Öğretmenlerle ile ilgili Bulgular ve Yöneticilerle ilgili Bulgular şeklinde 9 boyut tespit edilmiştir. Temaların ve boyutların belirlenmesi ve elde edilen bulguların analizi meta-sentez araştırma yönteminin basamaklarına uygun olarak yapılmıştır. Araştırma sonucunda İngilizce öğretiminde; oyunların, şarkıların, öğretim teknolojilerinin, materyallerin, dramanın, okuma etkinliklerinin ve öğrenme-öğretme modellerinin kullanılmasının ilköğretim öğrencilerinin İngilizceyi öğrenmelerine katkısının olumlu olduğu belirlenmiştir. İngilizce öğretiminde oyunların, şarkıların, öğretim teknolojilerinin, materyallerin, dramanın, okuma etkinliklerinin ve farklı öğrenme-öğretme modellerinin kullanılmasının; ders başarısını arttırdığı, olumlu öğrenme ortamını mümkün kıldığı, öğrencilerin İngilizceye karşı olumlu tutum geliştirdiği ve yüksek motivasyon sağladığı, iletişim ve dil becerilerini desteklediği tespit edilmiştir. Öğretmen ile yöneticilerin ilköğretim okullarındaki İngilizce öğretimine yönelik görüşleri tespit edilmiştir.

Dil eğitimiYabancı dilYabancı dil eğitimi+4
Emel Averbek
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sınıf içi öğrenmeleri destekleyen okul dışı aktif öğrenmeler: Bir meta-sentez çalışması

Bu çalışmanın amacı, Türkiye'deki ilköğretim kurumlarında sınıf içi öğrenmeleri destekleyen okul dışı aktif öğrenmelerin mevcut durumunu, alanda yapılan araştırmaların bulgularına dayalı olarak meta-sentez yöntemi ile değerlendirmektir.Bu çalışmanın verileri, meta-senteze dâhil edilme ölçütlerini sağlayan 2004-2014 yılları arasında gerçekleştirilmiş 61 lisansüstü tezden elde edilmiştir. Bu tezlerin örneklemlerinde yer öğrenci toplamı 6080, öğretmen toplamı ise 3077'dir. Bu çalışma ile sınıf içi öğrenmeleri destekleyen okul dışı aktif öğrenmelerin taşıdığı sınırlılıklara rağmen öğrencilerin bilişsel, duyuşsal ve sosyal gelişimleri üzerinde çok yönlü katkıları olduğu ve Milli Eğitim Şuralarımızda da sıklıkla vurgulanan "okul ile yaşamı ilişkilendirme" noktasında önemli bir işleve sahip olabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Okul Dışı Öğrenme, Aktif Öğrenme, Rekreasyon, Meta-Sentez

Aktif öğrenmeMeta-sentez yöntemiOkul dışı etkinlikler+5
Yusuf Sözer
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2015
00
DoktoraAçık ErişimTR

Bilim ve sanat merkezi öğretmenlerinin proje danışmanlık yeterliklerine ilişkin görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, Bilim ve Sanat Merkezi öğretmenlerinin proje danışmanlık yeterliklerini kendi görüşlerine göre ortaya çıkarmak, bu yeterlik düzeylerini bazı değişkenlere göre incelemek ve gerekli değerlendirmeleri yapmaktır. Bu amaç doğrultusunda öğretmenlerin proje danışmanlık yeterliklerinin belirlenmesine yönelik ölçme aracı geliştirilmiştir. Araştırmada genel tarama modelleri kapsamında kesitsel tarama yönteminden ve ilişkisel araştırma yönteminden yararlanılmıştır. Araştırma verileri, geliştirilen Öğretmen Proje Danışmanlık Yeterlik Ölçeği (ÖPDYÖ) ile toplanmıştır. Araştırmanın evrenini; 2021-2022 eğitim öğretim yılında 81 ildeki BİLSEM'lerde görev yapan öğretmenler oluşturmuştur. Örneklem ise ölçme aracı geliştirme ve geliştirilen ölçeğin uygulanması sürecinde farklı BİLSEM'lerde görev öğretmenlerden seçilmiştir. Verilerin analizinde; Bağımsız örneklem t-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) testi, Gabriel testi, Welch testi, ANOVA F değeri ve Eta kare (η2) formüllerinden yararlanılmıştır. Toplanan veriler SPSS ve AMOS paket programlarında analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda 4 boyutlu ÖPDYÖ geliştirilmiştir. Katılımcıların ÖPDY ölçeğinden aldıkları toplam puanların ortalamaları Z standart puana dönüştürülerek, proje danışmanlık yeterlik düzeyleri belirlenmiş ve bu düzeyler için puan aralıkları ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca proje danışmanlık eğitimi alan, toplamda daha fazla projeye danışmanlık yapan, TÜBİTAK araştırma projeleri yarışmasında başarı elde eden, lisansüstü eğitim durumu yüksek olan ve BİLSEM tecrübesi fazla olan öğretmenlerin proje danışmanlık yeterliklerinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir.

Eğitim projeleri
Emin Yaşar
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Öğretmen adaylarının üstbilişsel farkındalıkları, öğretmenlik mesleğine yönelik öz yeterlikleri ve problem çözme becerilerine ilişkin algılarının incelenmesi

Bu araştırma öğretmen adaylarının üstbilişsel farkındalıklarına, öğretmenlik mesleğine yönelik öz yeterliklerine ve problem çözme becerilerine ilişkin algılarını incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma, ilişkisel tarama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesinde 2014-2015 öğretim yılı bahar döneminde öğretime devam eden son sınıf öğrencileri ve aynı dönemde öğretmenlik sertifikası programına devam eden öğretmen adayları oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini 2014-2015 öğretim yılı bahar döneminde Ziya Gökalp Eğitim Fakültesine kayıtlı son sınıf öğrencileri ve öğretmenlik sertifika programına devam eden öğretmen adaylarından basit seçkisiz örnekleme yöntemi ile seçilmiş 1475 öğretmen adayı oluşturmaktadır.Araştırmada veri toplama aracı olarak "kişisel bilgi formu", "üstbilişsel farkındalık envanteri", "öğretmenlik mesleğine yönelik öz yeterlik ölçeği" ve "problem çözme envanteri" kullanılmıştır. Öğretmen adaylarının üstbilişsel farkındalık düzeylerini belirlemek amacıyla orijinali Schraw ve Dennison (1994) tarafından geliştirilen; Akın, Abacı ve Çetin (2007) tarafından Türkçeye uyarlaması yapılan 52 maddelik "üstbilişsel farkındalık envanteri" kullanılmıştır. Öğretmenlik mesleğine yönelik öz yeterlik algılarını belirlemek amacıyla kullanılan ölçek, araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Öğretmen adaylarının problem çözme becerilerine ilişkin algılarının belirlenmesi amacıyla Heppner ve Petersen (1982) tarafından geliştirilen; Şahin, Şahin ve Heppner (1993) tarafından Türkçeye uyarlanan "problem çözme envanteri" kullanılmıştır. Araştırmada öğretmen adaylarının gerek üstbilişsel farkındalıklarının, gerek öğretmenlik mesleğine yönelik öz yeterliklerinin ve gerekse problem çözme becerilerine ilişkin algı düzeylerinin "yüksek" olduğu belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının üstbilişsel farkındalıklarının, öğretmenlik mesleğine yönelik öz yeterlik algısını anlamlı bir şekilde yordadığı bununla beraber üstbilişsel farkındalık düzeyine ilişkin algı ile öğretmenlik mesleğine yönelik algı düzeyi arasında pozitif yönde orta düzeyde bir ilişkinin olduğu belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının üstbilişsel farkındalıklarının, problem çözme becerilerine ilişkin algı düzeyini anlamlı şekilde yordadığı, üstbilişsel farkındalığın artması durumunda, problem çözme becerileri algı düzeyinin de arttığı sonucuna varılmıştır. Öğretmen adaylarının problem çözme becerilerine ilişkin algılarının, öğretmenlik mesleğine yönelik öz yeterlik algı düzeyini anlamlı bir şekilde yordadığı saptanmıştır. Araştırmada, cinsiyet değişkeninin genel üstbilişsel farkındalık düzeyi üzerinde anlamlı bir farka neden olmadığı ancak genel problem çözme becerileri ile öğretmenlik mesleğine dair genel öz yeterlik algısı üzerinde anlamlı bir şekilde farklılaşmaya neden olduğu belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının branşına göre; üstbilişsel farkındalıkları, öğretmenlik mesleğine yönelik öz yeterlik algıları ve problem çözme becerileri söz konusu ölçeklerin toplam boyutunda anlamlı şekilde farklılaşmıştır. Öğretmen adaylarının ders kitabı haricindeki kitap okuma sayılarının genel olarak, üstbilişsel farkındalıklarını, öğretmenlik mesleğine yönelik öz yeterlik algılarını ve problem çözme becerilerine ilişkin algılarını artırdığı sonucuna varılmıştır.Araştırmanın sonuçları doğrultusunda sunulan önerilerden bazıları şunlardır: Öğretmen yetiştirme programlarında üstbilişsel farkındalığı geliştirici etkinliklere yer verilmeli ve bu yöntemle öğretmen adaylarının üstbilişsel farkındalığı daha da geliştirilerek üstbilişsel farkındalığın önemini kavramaları sağlanmalıdır. Öğretim elemanları derslerinde öğretmen adaylarının üstbilişsel farkındalıklarını geliştirecek yöntem ve teknikler kullanmalıdırlar. Öğretmen adaylarının dönem boyunca aynı okulda öğretmenlik uygulamalarını yapmaları yerine birden fazla okulda uygulama yaparak daha zengin deneyim kazanmaları sağlanmalıdır. Anahtar sözcükler: Üstbiliş, öz yeterlik, problem çözme, öğretmen adayı.

Aday öğretmenlerBilişüstü farkındalıkProblem çözme+4
Mehmet Bars
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2016
00
DoktoraAçık ErişimTR

Ortaokul ders kitaplarındaki değerlerin göstergebilimsel açıdan incelenmesi

Bu araştırmada, Millî Eğitim Bakanlığı, Talim Terbiye Kurulu Başkanlığının ortaokullarda 5 yıl süreyle kullanılmasına onay verdiği kitaplar göstergebilimsel yönden analiz edilmiştir. 13 ders kitabında bulunan toplamda beş değer (hoşgörü, sorumluluk barış, dayanışma ve vatanseverlik) incelenmiştir. İncelenen ders kitapları 5 ve 6. sınıf sosyal bilgiler; 5, 6, 7 ve 8. sınıf din kültürü ve ahlak bilgisi, 5, 6, 7 ve 8. sınıf ders kitabı olarak kullanılan müzik çalışma kitapları, T.C. inkılâp tarihi ve Atatürkçülük 8. sınıf ders kitabı ve son olarak vatandaşlık ve demokrasi eğitimi 8. sınıf ders kitabıdır. Bu araştırmada, ders kitaplarının göstergebilimsel açıdan incelenmesini mümkün kılacak bir inceleme aracı geliştirilmiştir. Söz konusu inceleme yöntemine göre ders kitap kapağının analizi, değer frekansı, kullanılan kip çeşidi, değer kipi ve derecesi, değer metaforu, kitaplarda kullanılan değerlerle ilgili görsellerin göstergebilimsel üçgeni, metinlerin göstergebilimsel üçgeni, değerin aktarım biçimleri, değer belirten resim sayısı ve değerin kitaplarda kullanım sayıları bu yöntemle ortaya konmuştur. Yapılan inceleme sonucunda 13 ders kitap kapağından 5 tanesinin değerlerle ilişkili olduğu görülmüştür. Ders kitaplarında hoşgörü değeri en fazla din kültürü ve ahlak bilgisi 8. sınıf ders kitabında yer almıştır. Ders kitaplarında sorumluluk değeri en fazla vatandaşlık ve insan hakları dersi 8. sınıf kitabında, dayanışma değeri en fazla din kültürü ve ahlak bilgisi 5. sınıf kitabında yer almıştır. Barış değeri en çok T.C. inkılâp tarihi ve Atatürkçülük 8. sınıf, vatanseverlik değeri en çok T.C. inkılâp tarihi ve Atatürkçülük 8. sınıf ders kitabında kullanılmıştır. Hoşgörüyle ilgili kullanılan görsel kaynak sayısı en çok vatandaşlık ve demokrasi eğitimi ders kitabında kullanılmıştır. Sorumluluk değerini belirten görsel kaynak sayısının en çok sosyal bilgiler 5. sınıf, barış değerini belirten görsel kaynak sayısının en çok T.C. inkılâp tarihi ve Atatürkçülük 8. sınıf, dayanışma değerini belirten görsel kaynak sayısının en çok din kültürü ve ahlak bilgisi 5. sınıf, vatanseverlik değerini belirten görsel kaynak sayısının en çok T.C. inkılâp tarihi ve Atatürkçülük 8. sınıf ders kitabında kullanıldığı görülmüştür. Değerlerle ilgili 2 metafor kullanıldığı tespit edilmiştir. Ders kitaplarında verilen değerler düz yazı ve resim kullanımı dışında 20 farklı metinsel ve görsel biçim ile verilmiştir. 13 Ders kitabında yapılan göstergebilimsel analiz sonucunda hoşgörü değeriyle ilgili 25, sorumluluk 100, barış 49, dayanışma 47 ve vatanseverlik değeri ile ilgili 38 gösteren tespit edilmiştir. Yapılan araştırmada değer öğretiminde 28 gerçek olmayan (illüstrasyon-resimleme) görsel kaynak kullanılmış ve 90 adet gerçek fotoğraf kullanılmıştır. Ders kitaplarında geçen resimlerin göstergebilimsel analizine göre Resim 4.8, 4.20, 4.14, 4. 20, 4.22, 4.23, 4.24, 4.27, 4.28, 4.33,4.34, 4.37, 4.40, 4.42, 4. 56 ve 4.61'de değer öğretimi için uygun olmayan gösteren ve gösterilenlerin kullanıldığı tespit edilmiştir. Yapılan araştırmada incelenen ders kitaplarında hoşgörü değeri metin içerisinde 75 defa geçmiş ve bu kitaplarda 17 görsel kaynak kullanılmıştır. Ders kitaplarında dayanışma değeri metin içerisinde 112 defa geçmiş ve bu kitaplarda 17 görsel kaynak kullanılmıştır. Ders kitaplarında barış değeri metin içerisinde 183 defa geçmiş ve bu kitaplarda 9 görsel kaynak kullanılmıştır. Ders kitaplarında vatanseverlik değeri metin içerisinde 22 defa geçmiş ve bu kitaplarda 31 görsel kaynak kullanılmıştır. Ders kitaplarında sorumluluk değeri metin içerisinde 250 defa geçmiş ve bu kitaplarda 48 görsel kaynak kullanıldığı tespit edilmiştir. Ders kitaplarında bulunan değerler Charles Sanders Peirce'nin göstergebilimsel üçgeni ölçüt alınarak incelenmiştir. Ders kitaplarında verilen gösteren ve gösterilenler dikkate alınarak değerlerle ilgili analizler ortaya çıkarılmıştır. Ders kitaplarında değer konusunda 26 yüksek kip, 1 düşük kip kullanılmıştır. Kip frekansı hiç kullanılmamış ve kip çeşidi olarak da 2 düşük objektif kip kullanılmıştır. Bu araştırmada ders kitaplarında değerlerin öğretilmesinde kullanılan gösterenlerin 58 tanesinin bireysel alanla, 59 tanesinin milli alanla, 70 tanesinin dini, 50 tanesinin tarihi-toplumsal alanla ve 28 tanesinin uluslararası alanla ilgili olduğu tespit edilmiştir. Bu araştırmada ders kitaplarında değerlerle ilgili olarak kullanılan gösterenlerle (işaret) ilgili sonuçlar ortaya konmuştur. Hoşgörü değeri ile ilgili gösterenlerin en fazla vatandaşlık ve demokrasi eğitimi dersinde olduğu görülmüştür. Sorumluluk değeriyle ilgili en fazla gösterenin sosyal bilgiler 5. sınıf, barış değeriyle ilgili en fazla gösterenin din kültürü ve ahlak bilgisi 5. sınıf, dayanışma değeriyle ilgili en fazla gösterenin din kültürü ve ahlak bilgisi 5. sınıf, vatanseverlik değeriyle ilgili en fazla gösterenin T.C. inkılâp tarihi ve Atatürkçülük 8. sınıf ders kitabında kullanıldığı görülmüştür. Yapılan göstergebilimsel araştırmada ders kitaplarının, değerleri aktarmada ve anlam oluşturmada eksikliklerinin olduğu daha da önemlisi uygun olmayan görsellerin ve metinlerin mevcut olduğu görülmüştür. Kip ve metafor kullanımlarının oldukça düşük sayıda kullanıldığı tespit edilmiştir. Müzik dersinin öğretim programında bulunan değerlerin çalışma kitaplarında yer almadığı tespit edilmiştir. Son olarak değer eğitiminin daha etkili olarak öğretilmesini sağlamak amacıyla ders kitaplarının yeniden gözden geçirilmesi ve eksikliklerinin tamamlanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Değer Eğitimi, Göstergebilim, Ders Kitabı, Metafor, Kip,Charles Sanders Peirce, Gösterilen, Gösteren

Ders kitaplarıDeğerlerDeğerler eğitimi+3
Übeydullah Pilatin
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğretmen adaylarının çocuk ihmal ve istismarına yönelik bilgi ve farkındalık düzeylerinin değerlendirilmesi

Bir toplumun kültür seviyesinin ileri ya da geri olarak değerlendirilmesinde o toplumda çocuklara verilen değer belirleyici nitelikte olmaktadır. Fakat gelişmişlik düzeyi ne olursa olsun hala dünyanın birçok ülkesinde çocuğa uzak veya yakın çevresi tarafından kötü muamele edilebilmektedir. Kimi çocuk yaşına uygun olmayan ağır işlerde çalıştırılırken, kimi çocuk da savaş ortamında yaşamak zorunda bırakılmaktadır. Bazı çocuklar ise; birçok hayati ihtiyacını karşılayamamakta, sonuçta da ya sakat kalmakta ya da yaşamını yitirmektedirler. Bu çalışma, kendilerine büyük görevler düşen öğretmen adaylarının, çocuk ihmal ve istismarı konusundaki bilgi ve farkındalık düzeylerini belirlemek amacı ile yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi'nde öğrenim gören 1027 son sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında çalışma grubunun tümüne ulaşılmaya çalışılmıştır. Ancak gönüllülük arz ettiğinden çalışma toplam 481 öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri, öğretmen adaylarının çocuk ihmal ve istismarı hakkındaki bilgi ve farkındalık düzeylerini belirlemek amacıyla geliştirilen "Öğretmen Adaylarının Çocuk İhmal ve İstismarına Yönelik Bilgi ve Farkındalık Düzeylerinin Değerlendirilmesi Anketi" aracılığıyla toplanmıştır. Araştırma sonucu elde edilen veriler, SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Bu çalışmaya katılan 481 öğretmen adayından %60,1'i lisans eğitimleri sırasında çocuk istismar ve ihmali ile ilgili hiçbir eğitim almadığını, %83,5'i çocuk koruma kanunu hakkında hiç bilgilendirilmediğini, %87'si konu hakkında herhangi bir eğitim, kurs veya konferansa katılmadıklarını ve %80,3'ü bu konuda bilgilendirilme gereksinimi duyduklarını belirtmişlerdir. Öğretmen adaylarından %76,5'i çocuk ihmal ve istismarını kanunlara göre bildirmek zorunda olduklarını belirtmişlerdir. Öğretmen adaylarının %54,1'i çocuk istismar ve ihmalini bildirecekleri yer olarak Polisi tercih etmişlerdir. Çocuk ihmal ve istismarını kanunlara göre bildirmek zorunda olmadıklarını düşünen öğretmen adaylarının %63,6'sı bildirim yapmama nedenlerini "Sosyal servislerin konu ile ilgilenmeyeceğini düşündüğüm için" olarak ifade etmiştir. Araştırmaya katılan öğretmen adayları yazılı ve görsel medyanın konu ile ilgili yayınlarını %43 oranında "çocuk ihmal ve istismarı konusunda gerekli vii hassasiyet gösterilmiyor" şeklinde değerlendirmişlerdir. Ülkemizdeki ihmal ve istismar olaylarını diğer ülkeler ile karşılaştıran öğretmen adayları, ülkemizdeki ihmal ve istismar olaylarını diğer ülkelere oranla %57,5 oranında "yüksek" olarak değerlendirmiştir. Sonuç olarak, ülkemizde öğretmen adaylarının çocuk istismarı ve ihmali ile ilgili bilgi eksikliklerinin bulunduğu ve bu eksikliklerinin farkında oldukları, bu konuda daha fazla bilgi edinmeye ihtiyaçlarının olduğu, dolayısıyla da konu hakkındaki eğitim ve duyarlılıklarının artırılmasının gereği bir kez daha ortaya çıkarılmıştır. Anahtar Kelimeler: Çocuk, ihmal ve istismar, farkındalık, öğretmen adayları

Aday öğretmenlerFarkındalıkÇocuk ihmali+1
Vasfiye Can
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2016
00
DoktoraAçık ErişimTR

Lise öğrencilerinin sosyal paylaşım sitelerinin eğitimde kullanılmasına ilişkin görüşlerinin değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı; Lise öğrencilerinin sosyal paylaşım sitelerini kullanma amaçlarının belirlenmesi ve sosyal paylaşım sitelerinin eğitimde kullanılması ile ilgili görüşlerinin değerlendirilmesidir. Bu amaca uygun olarak araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini 2013-2014 eğitim-öğretim yılı bahar dönemi Diyarbakır İli merkez ilçelerinde (Yenişehir, Sur, Kayapınar ve Bağlar) öğrenim gören 3241 lise öğrencisi oluşturmuştur. Çalışmada, öğrencilerin sosyal paylaşım sitelerini kullanma durumlarını ve amaçlarını belirlemek için araştırmacı tarafından kişisel bilgi formu ile araştırmaya katılan lise öğrencilerinin sosyal paylaşım sitelerinin eğitimde kullanılması ile ilgili görüşlerini belirlemek için "Sosyal Paylaşım Sitelerinin Eğitimde Kullanılması İle İlgili Öğrenci Görüşleri" ölçeği geliştirilmiştir. Araştırmada toplanan veriler, t-testi, ANOVA, yüzdeler ve ki-kare analizleri ile elde edilmiş ve yorumlanmıştır. Çalışmanın sonucunda, lise öğrencilerinin sosyal paylaşım sitelerinin eğitimde kullanılması ile ilgili görüşlerinin; cinsiyet, gelir düzeyi, sınıf düzeyi, internette ve sosyal paylaşım sitelerinde geçirilen zaman ve kullanılan sosyal paylaşım sitesi durumlarına göre anlamlı farklılıklar görülmüştür. Lise öğrencilerinin sosyal paylaşım sitelerinin eğitimde kullanılmasına ilişkin görüşlerini oluşturan alt boyutlar ile ilgili ulaşılan sonuçlar aşağıdaki gibi özetlenebilir: • Araştırmaya katılan öğrencilerin büyük bir bölümünün en az bir sosyal paylaşım sitesinde hesabının olduğ ve öğrencilerin en çok Facebook adlı sosyal paylaşım sitesini kullandıkları, • Erkek öğrencilerin sosyal paylaşım sitelerinin eğitimde kullanılmasına ilişkin görüşlerinin kız öğrencilere göre daha olumlu olduğu, • Araştırmaya katılan lise öğrencilerinin sosyal paylaşım sitelerinin eğitimde kullanılmasına ilişkin görüşlerinde, öğrencilerin en çok kullandıkları sosyal paylaşım sitesi tercihlerine göre anlamlı farklılıklar olduğu, • Araştırmaya katılan lise öğrencilerinin sosyal paylaşım sitelerinin eğitimde kullanılmasına ilişkin görüşlerinin sınıf, yaş, genel ortalama düzeyleri, internette ve sosyal paylaşım sitelerinde geçirilen zamana göre de anlamlı farklılıkların olduğu, • Araştırmaya katılan lise öğrencilerin öğrenim gördükleri lise türlerine göre sosyal paylaşım sitelerinin eğitimde kullanılmasına ilişkin görüşlerinde anlamlı farklılıklar bulunduğu, • Lise öğrencilerinin derslerine giren öğretmenlerin küçük bir bölümü sosyal paylaşım sitelerini derslerine destek amaçlı kullandıkları, öğrencilerin bu uygulamayı beğendikleri, • Öğrencilerin sosyal paylaşım sitelerinin eğitimde kullanılmasına ilişkin önerileri incelendiğinde; eksiklik olarak gördükleri ve rahatsızlık duydukları noktalarının olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: İnternet, Sosyal Paylaşım Siteleri, Sosyal Ağ, Sosyal Medya,Eğitimde Sosyal Paylaşım Siteleri, Web 2.0 ve Eğitim.

EğitimLise öğrencileriSosyal ağlar+4
Rıdvan Kenanoğlu
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2016
00
DoktoraAçık ErişimTR

Zekâ oyunlarının ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin uzamsal yeteneklerine ve uzamsal yetenek öz-değerlendirmelerine etkisi

Araştırmada, zekâ oyunlarının ortaokul yedinci sınıf öğrencilerinin uzamsal yeteneklerine ve uzamsal yetenek öz-değerlendirmelerine etkilerini belirlemek amaçlanmıştır. Öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desene göre tasarlanan araştırma, iki deney ve iki kontrol grubu ile yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubu, 2016–2017 eğitim-öğretim yılı Diyarbakır ili merkezinde bulunan İMKB Hattat Hamid Aytaç Ortaokulu'nda seçmeli zekâ oyunları dersini seçen ve bu dersi seçmeyen toplam 117 yedinci sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Zekâ oyunları dersini seçip somut materyallerle zekâ oyunları etkinliklerinin gerçekleştirildiği grup deney-I, zekâ oyunları dersini seçip bilgisayar ortamında zekâ oyunları etkinliklerinin gerçekleştirildiği grup deney-II, zekâ oyunları dersini seçip ZODÖP tarafından önerilen zekâ oyunları etkinliklerin gerçekleştirildiği grup kontrol-I, bu dersi seçmeyen ve zekâ oyunları ile ilgili herhangi bir etkinliğin gerçekleştirilmediği grup ise kontrol-II grubu olarak kullanılmıştır. Araştırmada uzamsal yetenek; uzamsal görselleştirme, uzamsal ilişkiler ve uzamsal yönelim bileşenlerinde ele alınmıştır. Dokuz hafta süren denel işlemlerin öncesi ve sonrası veri toplama araçları olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen "Uzamsal Görselleştirme Testi (UGT)", "Uzamsal İlişkiler Testi (UİT)", "Uzamsal Yönelim Testi (UYT)" ve Turğut (2015b) tarafından geliştirilen, araştırmacı tarafından yedinci sınıf öğrencilerine uyarlanan "Uzamsal Yetenek Öz-Değerlendirme Ölçeği (UYÖDÖ)" kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistikler, ilişkili örneklemler için t-testi ve ilişkisiz örneklemler için tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Yapılan analizlerde, anlamlı farkın bulunduğu durumlarda ortaya çıkan farkın büyüklüğü etki değeri ile incelenmiştir. Verilerin analizinden elde edilen bulgulara göre; Deney-II grubundaki öğrencilerin iki boyutlu uzamsal görselleştirme becerilerindeki gelişme, deney-I grubundaki öğrencilere göre; hem deney-I hem de deney-II grubundaki öğrencilerin iki boyutlu uzamsal görselleştirme becerilerindeki gelişme ise kontrol-I ve kontrol-II grubundaki öğrencilere göre anlamlı düzeyde yüksek çıktığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte, deney-I ve deney-II grubundaki öğrencilerin üç boyutlu uzamsal görselleştirme becerilerindeki gelişmeler arasında anlamlı bir farklılık olmadığı ve her iki gruptaki öğrencilerin üç boyutlu uzamsal görselleştirme becerilerindeki gelişmelerin kontrol-I ve kontrol-II grubundaki öğrencilere göre anlamlı düzeyde yüksek çıktığı belirlenmiştir. Dahası, kontrol-I grubundaki öğrencilerin üç boyutlu uzamsal görselleştirme becerilerindeki gelişme, kontrol-II grubundaki öğrencilere göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Deney-I ve deney-II grubundaki öğrencilerin iki ve üç boyutlu uzamsal ilişkiler becerilerindeki gelişmeler arasında anlamlı bir farklılık olmadığı ve her iki gruptaki öğrencilerin iki ve üç boyutlu uzamsal ilişkiler becerilerindeki gelişmelerin ise kontrol-I ve kontrol-II grubundaki öğrencilere göre anlamlı düzeyde yüksek çıktığı tespit edilmiştir. Deney-I, deney-II, kontrol-I ve kontrol-II grubundaki öğrencilerin uzamsal yönelim becerilerindeki gelişmeler arasında anlamlı bir farklılık ortaya çıkmamıştır. Deney-I grubundaki öğrencilerin nesne manipülasyon uzamsal yetenek öz-değerlendirmelerindeki gelişmenin, deney-II grubundaki öğrencilere göre; hem deney-I hem de deney-II grubundaki öğrencilerin nesne manipülasyon uzamsal yetenek öz-değerlendirmelerindeki gelişmenin ise kontrol-I ve kontrol-II grubundaki öğrencilere göre anlamlı düzeyde yüksek çıktığı belirlenmiştir. Deney-I, deney-II, kontrol-I ve kontrol-II grubundaki öğrencilerin uzamsal seyir yeteneği ve görsel hafıza öz-değerlendirmelerindeki gelişmeler arasında anlamlı bir farklılık olmadığı ortaya çıkmıştır.

Ders programlarıOrtaokul öğrencileriOyunlar+7
Neşe Dokumacı Sütçü
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00
DoktoraAçık ErişimTR

Öğretmen adaylarının sosyal medya kullanma durumlarına göre çok kültürlü eğitime ilişkin görüşleri

Bu araştırmanın temel amacı eğitim fakültesi lisans programlarının son sınıflarında öğrenim gören öğretmen adaylarının sosyal medya ortamlarını kullanma durumlarına göre çok kültürlü eğitime ilişkin görüşlerini değerlendirmektir. Bu amaç doğrultusunda; öğretmen adaylarının çok kültürlü eğitime ilişkin algılarının alt boyutlar açısından sosyal medya sitelerine üyelik sürelerine, sosyal medya sitelerindeki toplam arkadaş sayısına, aktif kullanılan sosyal medya sitesi sayısına, en fazla kullanılan sosyal medya sitesine, sosyal medya sitelerini kullanma amacına, sosyal medya sitelerinde bir günde ortalama geçirilen zamana, sosyal medya sitelerinde üyesi olunan grup/topluluk sayısına, en fazla zaman geçirilen sosyal medya grubunun içeriğine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Ayrıca öğretmen adaylarının; sosyal medya ortamlarını kullanmanın çok kültürlü bakış açısı üzerindeki etkisine, çok kültürlü eğitimin benimsenmesinin eğitim sistemi açısından sonuçlarına, üniversite eğitiminin çok kültürlü eğitime ilişkin bakış açıları üzerindeki etkisine ilişkin görüşleri incelenmiştir. Bu amaca uygun olarak araştırmada genel tarama ve nedensel karşılaştırma desenlerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2016-2017 eğitim-öğretim yılının güz döneminde Türkiye'deki devlet üniversitelerinin eğitim fakültelerinin son sınıflarında öğrenim gören öğretmen adayları oluşturmaktadır. Araştırmanın evreni büyük olduğu için çalışma evrenine ulaşmada zaman ve maliyet tasarrufu sağlayabilmek amacıyla örneklem alma yoluna gidilmiştir. Araştırma küme örnekleme yöntemiyle, 2016-2017 öğretim yılının güz döneminde Türkiyenin her coğrafi bölgesinden 10 devlet üniversitesinin eğitim fakültelerinin son sınıflarında öğrenim görmeye devam eden 2152 öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Öğretmen adaylarının sosyal medya kullanma durumlarına göre çok kültürlü eğitime ilişkin görüşlerini değerlendirmek amacıyla yapılan bu araştırmada veri toplama aracı olarak Sosyal Medya Kullanım Anketi, Çok Kültürlü Eğitime İlişkin Algı Ölçeği (ÇEİAÖ) ve açık uçlu sorular kullanılmıştır. Verilerin analizinde kestirisel ve betimsel istatistik yaklaşımları kullanılmıştır. Betimsel istatistik teknikleri kapsamında çok kültürlülük ve çok kültürlü eğitime ilişkin açık uçlu sorulara verilen yanıtlara ilişkin veriler frekans ve yüzde olarak verilmiştir. Açık uçlu sorulara verilen yanıtların frekans ve yüzde değerleri, öğretmen adayları tarafından verilen yanıtlardan yapılan alıntılar ile desteklenmiştir. Kestirisel istatistik teknik ve yöntemlerinin kullanılacağı verilerle ilgili analizlere geçmeden önce, değişkenlerin nasıl bir dağılım gösterdiği incelenmiş ve kullanılacak analiz yönteminin parametrik mi non- parametrik mi olacağına karar verilmiştir. Veriler normal dağılıma sahip olmadığından parametrik testin varsayımlarını sağlamamaktadırlar. Bu nedenle verilerin analizinde non-parametrik testlerden Mann Whitney U ve Kruskal-Wallis varyans analizi kullanılmış ve anlamlılık değeri p<.05 olarak kabul edilmiştir. Kruskall Wallis varyans analizinde anlamlı bir farklılık bulunduğu taktirde anlamlı farklılığın hangi gruplardan kaynaklandığını test etmek için non-parametrik Post-hoc yöntemi olarak Dunn Testi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda ulaşılan ve öne çıkan sonuçlar aşağıdaki gibidir: • Araştırmaya katılan öğretmen adaylarının çok kültürlü eğitimin sonuçlarına ilişkin algılarının sosyal medya sitelerini kullanma amacına, sosyal medya sitelerinde bir günde ortalama geçirilen zamana, en fazla zaman geçirilen sosyal medya grubunun içeriğine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. • Araştırmaya katılan öğretmen adaylarının üniversite eğitiminin çok kültürlü eğitime etkisine ilişkin algılarının en fazla kullanılan sosyal medya sitesine, sosyal medya sitelerinde üyesi olunan grup/topluluk sayısına, en fazla zaman geçirilen sosyal medya grubunun içeriğine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. • Araştırmaya katılan öğretmen adaylarının eşitlik ve adalet algıları en fazla kullanılan sosyal medya sitesine, sosyal medya sitelerini kullanma amacına, en fazla zaman geçirilen sosyal medya grubunun içeriğine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. • Araştırmada öğretmen adaylarının sosyal medya ortamlarını kullanma durumlarının çok kültürlü bakış açıları üzerindeki etkisine ilişkin görüşleri incelendiğinde; öğretmen adaylarının büyük çoğunluğunun sosyal medya kullanımının çok kültürlü bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündükleri görülmüştür. • Araştırmada öğretmen adaylarının çok kültürlü eğitim sisteminin benimsenmesinin eğitim sistemi açısından sonuçlarına ilişkin görüşleri incelendiğinde öğretmen adaylarının büyük çoğunluğunun çok kültürlü eğitim sisteminin benimsenmesinin sonuçlarını eğitim sistemi açısından olumlu olarak değerlendirdikleri görülmüştür. • Araştırmada öğretmen adaylarının üniversite eğitimlerinin çok kültürlü eğitime ilişkin bakış açıları üzerindeki etkisine ilişkin görüşleri incelendiğinde öğretmen adaylarının büyük çoğunluğunun üniversite eğitimlerinin çok kültürlü eğitime ilişkin bakış açıları üzerinde olumlu bir etki yaptığını belirttikleri görülmüştür.

Aday öğretmenlerEğitimEğitim düşüncesi+6
Nesrin Hark Söylemez
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bilim ve sanat merkezindeki öğretim uygulamalarının öğrenci ve öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi

Eğitim; durumu, ilgisi, gereksinimi ve özelliği ne olursa olsun her bireyin yegâne hakkıdır. Bireyin hakkını en doğru şekilde teslim edebilmek onun tüm özelliklerini göz önünde bulundurarak bireysel farklılığına göre davranmak ve kendisine uygun programı sunmaktır. Özel yetenekli öğrenciler, eğitim hakkının gerçek anlamda kendilerine ulaştırılması gereken gruplar arasında sayılabilir. Normal akranlarına göre önemli ölçüde bir kapasiteye, yeteneğe sahip olan özel yetenekli öğrencilerin farklılıklarını görebilmek ve onları doğru anlayabilmek için onlara sunulan programın niteliği, bireye uygunluğu açısından önem arz etmektedir. Programın bireye hitap etmesi, onun sahip olduğu potansiyeli desteklediği ölçüde önem kazanacaktır. Bu araştırmanın amacı Bilim ve Sanat Merkezi'nde özel yetenekli öğrencilerin almış olduğu öğretim uygulamalarının, kurumda öğrenim gören öğrenci ve ders veren öğretmenlerin görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesidir. Bu araştırma, durum çalışması ile desenlenmiş nitel bir araştırmadır. Verilerin toplanması için araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2017-2018 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde Siirt Bilim ve Sanat Merkezi'nde öğrenim gören 56 özel yetenekli öğrenci ile bu öğrencilere farklı branşlarda ders veren 9 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada katılımcı her bir öğrenci için Ö1, Ö2, Ö3,… ve her bir öğretmen için E1, E2, E3,… şeklinde kodlamalar kullanılarak doğrudan alıntılar yapılmıştır. Araştırmada, verilerin analizi için nitel araştırma yaklaşımlarından içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmanın güvenirliğini teyit etmek için Miles ve Huberman'ın önermiş olduğu güvenirlik formülü kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, öğrencilerin çoğunluğu BİLSEM'deki eğitimin bilişsel ve kişisel gelişimlerine katkı sağladığını, az sayıdaki öğrencinin ise istediği düzeyde katkı elde edemediğini belirtmiştir. Öğrencilerin tamamına yakını, yetenekleri açısından kendilerini geliştirme fırsatı bulduğu için, BİLSEM'in okuldan çok farklı olduğu görüşünü savunmuştur. Öğrencilerin bazıları sınav kaygısı ve yorgunluk gibi durumlardan dolayı BİLSEM'de devamsızlık yaptığını ifade ederken derslere devam eden birçok öğrencinin BİLSEM'de huzur bulduğunu ifade ettiği tespit edilmiştir. Öğrencilerin önemli bir kısmı beklentilerinin karşılandığını ifade etse de tümünün kurumdan memnun olması için her bir öğrencinin daha iyi tanınması yönünde çaba sarf edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcı öğretmenlerin görüşleri değerlendirildiğinde ise olumlu görüşlerinin yanında daha iyi bir eğitim anlayışı ve ortamı oluşturmak adına eksikliklerin ve yapılması gerekenlerin neler olduğunu dile getirdikleri tespit edilmiştir. Öğretmenlere göre verilen eğitimin, öğrencilerin bilişsel ve kişsel gelişimini desteklediği sonucuna ulaşılmıştır. Eğitimin, öğrencilerin ilgi ve yeteneklerine uygun yapıldığı, etkinlik hazırlamada öğrenciye uygunluk esasına dikkat edildiği ancak öğrenciye göre zenginleştirme ve etkinliğe uzun zaman ayırma gibi birtakım zorluklarla karşılaşıldığı göze çarpan sonuçlar arasındadır.

Bilim ve sanat merkezleriEğitim programlarıProgram değerlendirme+4
Uğur Epçaçan
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kültürel değerlere duyarlı eğitim açısından sınıf öğretmenliği lisans programının değerlendirilmesi

Bu araştırmada kültürel değerlere duyarlı eğitim açısından sınıf öğretmenliği lisans programını değerlendirmek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda sınıf öğretmenliği lisans programında öğrenim gören sınıf öğretmeni adaylarının kültürel değerlere duyarlı eğitimle ilgili bilgi, beceri veya farkındalık durumları ile sınıf öğretmenliği lisans programında görevli öğretim elemanlarının kültürel değerlere duyarlı sınıf öğretmenlerinin yetiştirilmesi noktasında lisans programına ilişkin görüşleri incelenmiştir. Ayrıca sınıf öğretmenliği lisans eğitim programının sınıf öğretmen adaylarının kültürel değerlere duyarlı eğitime hazırbulunuşluklarına katkısı belirlenmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda hem nitel hem de nicel teknikleri içeren karma (mixed) yöntem benimsenmiştir. Karma araştırma yöntem desenlerinden ise keşfedici sıralı desen (exploratory sequential design) tercih edilmiştir. Buna göre veriler paralel ardışık (sıralı) örneklem ilişkisi çerçevesinde nitel ve nicel veriler aynı evreni temsil eden farklı katılımcılardan ve sıralı (NİT nic) olarak toplanmıştır. 2016 – 2017 eğitim yılında çeşitli üniversitelerde öğrenim gören sınıf öğretmenliği lisans programı son sınıf öğrencilerinden 10'u erkek, 12'si kadın olmak üzere toplam 22 kişiden; ayrıca sınıf öğretmenliği lisans programında görevli öğretim elemanlarından 14'ü erkek, 9'u kadın olmak üzere toplam 23 kişiden veriler elde edilmiştir. Araştırmanın nicel aşamasında Türkiye'nin 7 bölgesinden 26 üniversitede sınıf öğretmenliği lisans programında öğrenim gören 350'si erkek 1016'sı kadın olmak üzere 1366 öğrenciden veri toplanmıştır. Araştırmanın nitel veri toplama sürecinde nitel araştırma yöntemlerinden görüşme yöntemi benimsenmiş ve veriler sınıf öğretmeni adayları ve öğretim elemanları ile bireysel olarak yüz yüze yapılan yarı-yapılandırılmış görüşmeler yoluyla elde edilmiştir. Araştırmanın nicel aşamasında ise "Kültürel Değerlere Duyarlı Eğitime Hazırbulunuşluk Ölçeği" aracılığıyla veriler toplanmıştır. Nitel verilerin analizinde görüşmeler yoluyla elde edilen verilerin analizinde; içerik analiz yaklaşımı benimsenmiştir. Çalışma grubundan elde edilen verilere dayalı olarak betimsel istatistik tekniklerinden "ortalama ve standart sapma", çıkarımsal istatistiklerden "bağımsız örneklemler için t-testi" yapılmıştır. Elde edilen bulgu ve sonuçlar ışığında, sınıf öğretmeni adaylarına yönelik kültürel değerlere duyarlı eğitimle ilgili bilgi ve beceri edindirilmesi noktasında beklenen düzeyde süreç ve yaşantıların uygulanmadığı görülmektedir. Bununla birlikte ders içeriklerinde kültürel değerlere duyarlıkla ilgili konulara çok sınırlı düzeyde yer verildiği, öğrenme – öğretme sürecinde kültürel değerlere duyarlı pedagoji anlayışıyla yürütülemediği, ayrıca sınıf öğretmenliği lisans programında görevli öğretim elemanlarının kültürel değerlere duyarlı eğitimle ilgili yeteri düzeyde mesleki formasyon bilgi ve becerilerine sahip olmadığı belirlenmiştir. Nicel bulgularda ise lisans eğitim programı sınıf öğretmen adaylarının kültürel değerlere duyarlı eğitim noktasında sahip olması gereken mesleki hazırbulunuşluklarını sağlayamadığı sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte sınıf öğretmeni adaylarının kişisel hazırbulunuşluklarının yüksek düzeyde olduğu, ayrıca cinsiyetlerinin, ikinci bir dile sahip olmalarının ve değişim programlarına katılım sağlama durumlarının kültürel değerlere duyarlı eğitime hazırbulunuşlukları üzerinde herhangi bir etki oluşturmadığı sonucuna varılmıştır. Genel çerçevede sonuç olarak sınıf öğretmenliği lisans programının sınıf öğretmen adaylarına kültürel değerlere duyarlı eğitimle ilgili bilgi ve beceri kazandırma noktasında yetersiz olduğu sonucuna varılmıştır.

Aday öğretmenlerEğitim programlarıKültürel değerler+3
Kasım Karataş
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sınıf öğretmenlerinin yenilikçi pedagoji uygulamalarına ilişkin görüşlerinin değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin yenilikçi pedagoji uygulamalarına ilişkin görüşlerini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda ilkokullarda görev yapan sınıf öğretmenlerinin yenilikçi pedagoji uygulamalarına ilişkin görüşleri, geliştirilen nicel ve nitel ölçme araçları ile incelenmiştir. Bu kapsamda, araştırmada nicel ve nitel veri toplama tekniklerinin yer aldığı betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Diyarbakır ili merkez ilçelerine bağlı ilkokullarda görev yapan toplam 2805 sınıf öğretmeni arasından tesadüfi küme örnekleme yöntemiyle seçilen 961 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın nitel veri toplama sürecine dâhil edilen katılımcıları ise 6 ilkokulda görev yapan 30 sınıf öğretmeninden oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, araştırmacılar tarafından geliştirilen Öğretmenler İçin Yenilikçi Pedagoji Ölçeği ve yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Elde edilen nicel veriler SPSS paket programı kullanılarak, nitel veriler ise manuel olarak analiz edilmiştir. Nicel verilerin analizinde, Kolmogrov-Smirnov testi, çarpıklık ve basıklık değerleri, Levene homojenlik testi, aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri, bağımsız örneklemler için t-testi, tek yönlü varyans analizi, etki büyüklüğü (eta kare) ve Scheffe testi gibi istatistiksel tekniklerden yararlanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular neticesinde, öğretmenlerin yenilikçi pedagojiye ilişkin görüşlerinin "sık sık" düzeyinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, öğretmenlerin yenilikçi pedagojiye ilişkin görüşlerinde cinsiyet, mesleki kıdem, eğitim düzeyi, çalıştıları kadro türü ve sınıftaki öğrenci sayısı değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık gözlenmemiştir. Bununla birlikte, okulun öğretim şekli, okutulan sınıf düzeyi, bilimsel yayın okuma sıklığı, katıldıkları bilimsel etkinlik sayısı, mesleki kurslara katılma durumları, meslekleri ile ilgili sürekli yayın takip etme durumu, meslekleri ile ilgili yayınları takip etme kaynağı, takip ettikleri yayın türü ve tercih ettikleri kitap türü değişkenlerine göre öğretmenlerin yenilikçi pedagojiye ilişkin görüşlerinde anlamlı farklılıklar oluştuğu belirlenmiştir. Öğretmenlerin yenilikçi pedagojiyi, öğrenen özelliklerini dikkate alarak bireysel farklılıklara hitap etmek, kalıcı öğrenmeyi sağlamak ile ilgi ve dikkati öğretim konusuna çekmek amacıyla kullandıkları saptanmıştır. Ayrıca yenilikçi pedagojiye yönelik uygulamalar yaparken öğretmenlerin en çok program, donanım, teknik eksiklikler ve öğrenci hazırbulunuşluk düzeyiyle ilgili sorunlarla karşılaştıkları belirlenmiştir. Sonuç olarak, öğretmenlerin yenilikçi pedagoji uygulamalarına ilişkin görüşlerinin orta seviyenin üzerinde olduğu, bilimsel etkinlik ve girişimlere dâhil olma çabalarının bu düzeyi olumlu yönde etkilediği ve yenilikçi pedagoji uygulamalarına öğrenen merkezli eğitim anlayışıyla başvurduğu tespit edilmiştir.

PedagojiPedagojik inançSınıf öğretmenleri+4
Sedef Süer
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Lise 9. sınıflarda iletişimsel dil öğretiminin sınıf içi uygulamalarda kullanımı üzerine bir durum çalışması

Yabancı dilde etkili iletişim kurabilme 21. yüzyılda bireylerin sahip olması beklenilen önemli bir beceri olarak görülmektedir. Bu araştırmanın amacı 9. Sınıflarda İletişimsel dil öğretiminin İngilizce derslerindeki sınıf içi uygulamlarda kulllanımını incelemektir. Bu amaç doğrultusunda 9. Sınıflarda yürütülen İngilizce dersleri iletişimsel dil öğretimi açısından gözlemlenmiş; iletişimsel yaklaşıma ilişkin İngilizce öğretmenleri ve öğrenciler ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Çalışmada betimsel araştırma modeli benimsenmiş olup, nitel araştırma yöntemlerinden iç içe geçmiş çoklu durum çalışması deseni kullanılmıştır. Bu çalışmada ele alınan durum iletişimsel dil öğretimidir. Araştırmanın çalışma grubu Diyarbakır il merkezinde bulunan Fen Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, İmam Hatip Lisesi, Anadolu Lisesi A ve Anadolu Lisesi B olmak üzere beş farklı okul türü ve bu okullarda görev yapan 5 İngilizce öğretmeni ile öğrenim gören 151 IX. sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Çalışma grubunun belirlenmesinde maksimum çeşitlilik örneklemesi kullanılmıştır. Gözlem verilerinin elde edilmesinde yapılandırılmış gözlem formu, öğretmen ve öğrenciler ile yüzyüze gerçekleştirilen görüşmelerde ise araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Gözlem verilerinin analizinde temel analiz birimi etkinlik olarak belirlenmiş olup gözlem formundaki parametrelere ilişkin yüzdelik oranlar hesaplanmıştır. Öğretmen ve öğrenciler ile gerçekleştirilen görüşmelerin analizinde içerik analizi yöntemi benimsenmiştir. Araştırmada yapılan gözlemler sonucunda derslerde iletişimsel etkinliklerin oldukça az kullanıldığı, öğretmen merkezli öğretimin benimsendiği, öğrencilerin birbirleri ile etkileşim kurabilecekleri bireysel ve grup çalışmarına yeterli düzeyde yer verimediği tespit edilmiştir. Ayrıca derslerde dilin yapı ve işlev boyutuna değinilirken söylem ve toplumdilbilim boyutlarının ihmal edildiği; içerikte genellikle geniş kapsamlı konular kullanılırken öğrencilerin içerik kontrolünde yeteri kadar söz sahibi olamadıkları tespit edilmiştir. Kullanılan öğretim materyalleri noktasında; derslerde ağırlıklı olarak ders kitabının materyal olarak kullanıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Materyallerin kaynağı bakımından büyük oranda dil öğretimi amacıyla hazırlanmış ders kitabı gibi materyallerin kullanıldığı, öğrenci ürünü materyallere kısmen yer verildği, anadili İngilizce olan bireylere yönelik olarak hazırlanmış eğitsel olmayan materyallerin bir okul dışında kullanılmadığı tespit edilmiştir. İletişimsel dil öğretimi konusunda öğretmenlerin görüşleri öğretmen, dil öğretim politikaları, materyaller, grup çalışması, anadil kullanımı ve iletişimsel potansiyeli artırma temaları altında toplanmıştır. Öğretmen teması; yöntem bilgisi, dil öğrenimine yönelik inanç, işbirliği ve öğretmen yeterliğinin geliştirilmesi kategorilerinden oluşmaktadır. Dil öğretim politikaları teması; sınava dayalı eğitim sistemi, okul türü ve hazırlık sınıfı kategorilerinden oluşmaktadır. Materyaller teması altında otantik materyaller, akıllı tahta, yurtdışı kitaplar ve MEB'in önerdiği kitaplar kategorileri yer almaktadır. Grup çalışması teması öğretmen tutumu, öğrenci tepkileri ve uygulanabilirlik kategorileri altında toplanmıştır. Anadil kullanımı teması altında öğretmen tutumu ve kullanım alanı kategorileri yer almaktadır. Son olarak iletişimsel potansiyeli artırma teması altında öğrenciyi aktif kılma, hataları hoş görmek, dile maruz kalma ve cinsiyet etkisi kategorileri yer almaktadır. Öğrenciler ile yapıan görüşmeler ise İngilizce öğrenme motivasyonu, İngilizce yeterlik algısı, okulda iletişimsel dil öğretimi, sınıf içi etkinlikler, MEB'in önerdiği kitaplar, yurtdışı kökenli kitaplar, temel dil becerileri ve İngilizce kullanım olanakları temaları altında toplanmıştır. İngilizce öğrenme motivasyonu teması altında araçsal, kişisel ve bütünleşme kategorileri yer almaktadır. İngilizce yeterlik algısı teması güçlü yönler ve zayıf yönler kategorilerinden oluşurken; okulda iletişimsel dil öğretimi teması, İletişimsel dil öğretimi yeterli ve iletişimsel dil öğretimi yeterli değil katagorilerinden oluşmaktadır. Sınıf içi etkinlikler teması altında iletişim odaklı etkinlikler ve metin temelli etkinlikler kategorileri yer almaktadır. MEB'in önerdiği kitaplar ve yurtdışı kökenli kitaplar temaları ise seviye ve içerik kategorilerinden oluşmaktadır. Temel dil becerileri teması altında konuşma ve dinleme ile okuma ve yazma kategorileri yer almaktadır. İngilizce kullanım olanakları teması altında bilgisayar ve internet, aile, sosyal medya ve turistik alanlar kategorileri yer almaktadır. Araştırma sonucunda Türkiye'de 9. Sınıf öğrencilerinin İngilizce'de iletişimsel yeterliklerinin geliştirilmesi için güncel teorilere dayalı ve kültürel özelliklere uygun yabancı dil öğretim yönteminin geliştirilmesi önerilmiştir.

Dil öğretimiLise öğrencileriLiseler+5
Tuncay Ardıç
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlkokul 2. sınıf İngilizce dersi öğretim programının öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi

Türkiye'de eğitim sisteminde yapılan son değişiklik ile 2012-2013 eğitim-öğretim yılında sekiz yıllık kesintisiz zorunlu eğitim kaldırılarak 12 yıllık kesintili 4+4+4 şeklinde zorunlu eğitime geçilmiştir. 2012-2013 eğitim öğretim yılında kademeli olarak uygulanmaya başlanan 4+4+4 eğitim reformu ile öğrenciler bir önceki eğitim reformunda 4. sınıfta başladıkları yabancı dil öğrenimine 2. sınıftan itibaren başlamıştır. Yeni eğitim reformu doğrultusunda 2013-2014 eğitim öğretim yılında ilk kez ilkokul 2. sınıflarda İngilizce öğretimi yapılmaya başlanmıştır. Bu çalışmada, 2013-2014 eğitim-öğretim yılında ilk defa yürütülmeye başlanan 2. sınıf İngilizce dersi öğretim programının öğretmen görüşleri açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Diyarbakır iline bağlı İlkokullarda görev yapan ve 2. sınıf İngilizce dersini yürüten 144 İngilizce öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında çalışma grubunun tümüne ulaşılmaya çalışılmış ve toplam 141 İngilizce öğretmenine ulaşılabilmiştir. Araştırma verileri, İlkokul 2. sınıf İngilizce öğretmenlerinin 2. sınıf İngilizce dersi öğretim programına yönelik görüşlerini belirlemek amacıyla geliştirilen "İlkokul 2. Sınıf İngilizce Dersi Öğretim Programını Öğretmen Görüşlerine Göre Değerlendirme Ölçeği" aracılığıyla elde edilmiştir. Araştırmada elde edilen veriler, SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda, öğretmenlerin programın genel özellikleri, hedefleri, içeriği, eğitim durumları, sınama durumları ve programın tamamına yönelik "Kararsızım" şeklinde görüşe sahip olduğu saptanmıştır. Ayrıca öğretmenlerin lisans eğitiminde çocuklara yabancı dil öğretimi dersi alma, öğretmenlerin 2. sınıf ingilizce dersini yararlı bulma, öğretmenlerin 2. sınıf İngilizce ders saatini yeterli bulma, öğretmenlerin 2. sınıf İngilizce dersini yürütmek için gerekli ortam ve koşullara sahip olma, öğretmenlerin İlkokul 2. sınıf mevcutlarını dil öğretimi açısından uygun bulma ve öğretmenlerin İlkokul 2. sınıf öğrencilerinin kendilerine uyum sağlama durumlarına göre anlamlı sonuçlar elde edilmiştir.

Program değerlendirmeYabancı dil öğretimiÖğretim programları+4
Sedef Süer
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2014
00

Diğer danışmanlar