Theses supervised by Prof. Dr. Alipaşa Ayas

15 theses · Karadeniz Technical University, İhsan Doğramacı Bilkent University

DoctorateOpen AccessTR

Ortaöğretim 9. sınıf kimyasal değişimler ünitesine yönelik sanal kimya laboratuvarı deneylerinin geliştirilmesi uygulanması ve değerlendirilmesi

Bu araştırmanın temel amacı, 9. Sınıf kimya öğretim programı içerisinde yer alan kimyasal değişimler ünitesi kapsamındaki deneyleri konu alan etkileşimli bir sanal kimya laboratuvarı geliştirmek, uygulamak ve değerlendirmektir. Sanal laboratuvarın geliştirilmesinde yapılandırmacı öğrenme kuramı ve Tahmin-Gözlem-Açıklama stratejisi temel alınmıştır. Yarı deneysel yöntem ile gerçekleştirilen çalışmanın örneklemini Trabzon il merkezindeki bir Anadolu Lisesinin 9. sınıflardan seçilen üç farklı şubesindeki toplam 90 öğrenci oluşturmaktadır. Öğrenci gruplarının biri deney ve ikisi kontrol grubu olarak rastgele seçilmiştir. Çalışmanın verileri ön ve son test olarak uygulanan Kimyasal Değişimler Ünitesi Başarı Testi, Kimya Dersine Yönelik Tutum Anketi, Laboratuvar Araç Gereçlerini Tanıma Testi, Öğretim Felsefesi Anketi, yarı yapılandırılmış mülakat, yapılandırılmış ve yapılandırılmamış gözlemlerden elde edilmiştir.Çalışmanın verileri sosyal bilimler için istatistik paketi (SPSS 16.0) kullanılarak değerlendirilmiş grup içi ve gruplar arası karşılaştırmalar yapılmıştır. Çalışma sonucunda geliştirilen sanal kimya laboratuvarı yazılımının en az gerçek kimya laboratuvarı kadar etkili olduğu ve yapılandırmacı bir öğrenme ortamı oluşmasına olumlu yönde etki yaptığı görülmüştür. Deney grubu öğrencilerinin, yazılım kapsamındaki deneyleri gerçeğe çok yakın doğrulukta sonuçlandırabildikleri, bu süreçte kendilerini güvende hissettikleri, yaptıkları deney ile günlük hayat arasındaki ilişkiyi kurabildikleri, üzerinde çalıştıkları deneyin makroskobik, moleküler ve sembolik boyutlarını inceleme imkânı buldukları belirlenmiştir. Gelecekte sanal kimya laboratuvarlarının eğitim ve öğretimde tamamlayıcı ve destekleyici bir unsur olarak kullanılmasının hem ülke ekonomisi açısından hem de öğrenmenin kalıcılığı açısından vazgeçilemez bir öğretim materyali olacağı düşünülmektedir.

DeneylerDeneysel öğrenmeEğitim+5
Zeynep Tatlı
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Yapılandırmacı öğrenme kuramı çerçevesinde bilgisayar destekli öğretim materyali geliştirilmesi, uygulanması ve etkililiğinin değerlendirilmesi: Çekirdek kimyası (radyoaktivite) örneği

Bu araştırmanın temel amacı, Çekirdek Kimyası (Radyoaktivite) ünitesindeki kavramlara yönelik yapılandırmacı öğrenme kuramının dört aşamalı modeline dayalı BDÖ materyali geliştirilmesi ve bu materyalin öğrencilerin tutumları, kavramsal anlamaları ve başarıları üzerine etkililiğinin araştırılmasıdır. Araştırmada özel durum yaklaşımı kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Giresun ili Görele ilçe merkezindeki bir Anadolu Lisesi (A) ve bir genel lisenin (G) 11. sınıflarında öğrenim gören toplam 35 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Çekirdek Kimyası Ünitesi Tutum Ölçeği (ÇEKTA), Çekirdek Kimyası Ünitesi Kavram Testi (ÇEKKAT), Çekirdek Kimyası Ünitesi Başarı Testi (ÇEKBAT) ve yarı yapılandırılmış mülakat kullanılmıştır. ÇEKTA, ÇEKKAT ve ÇEKBAT her iki gruba ön-son test olarak uygulanmıştır. Ayrıca kavramsal değişimin en az, orta düzeyde ve en fazla gerçekleştiği 12 öğrenci ile mülakatlar yürütülmüştür. Aynı öğrencilerle öğretim materyallerinin etkililiği konusunda neler düşündüklerini belirlemek amacıyla da mülakatlar yürütülmüştür. Elde edilen nicel veriler Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ile analiz edilirken, nitel veriler ise nitel teknikler kullanılarak analiz edilmiştir. Testlerden elde edilen verilerin istatistiksel analizleri A ve G okullarındaki öğrencilerde son test lehine anlamlı bir farklılığın olduğunu göstermektedir (p<0.05). Bu sonuç, araştırmada hazırlanan BDÖ materyalinin öğrencilerin tutum, kavramsal anlama ve başarıları üzerine olumlu etki yaptığını göstermektedir. Yapılan mülakatlarda uygulamaların, öğrencilerin ilgisini çektiği belirlenmiştir. Ayrıca öğrencilerin Çekirdek Kimyası ünitesinin gerçek yaşamla ilişkili, önemli bir ünite olduğunu fark ettikleri tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlara bağlı olarak da araştırmacılara ve eğitimcilere bazı önerilerde bulunulmuştur.

BaşarıBilgisayar destekli öğretimKavramsal değişim+12
Necla Dönmez Usta
Karadeniz Technical University
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Fen bilgisi öğretmen adaylarının bilimsel süreç becerilerini geliştirmesinde ve kavramsal değişim sağlamasında zenginleştirilmiş laboratuar rehber materyallerinin etkisi

Bu çalışmanın amacı, Fen Öğretimi Laboratuarı Uygulamaları dersi kapsamında ?Buharlaşma ve Kaynama?, ?Asit-Baz Nötrleşme Reaksiyonları?, ?Çözünme ve Çözünürlüğe Etki Eden Faktörler?, ?Gaz Yasaları?, ?Reaksiyon Hızına Etki Eden Faktörler? ve ?Elektrokimyasal Piller? konularındaki kavramlara yönelik, öğrencilerin hem Bilimsel Süreç Becerilerini (BSB) geliştirmelerine hem de güçlü bir kavramsal değişim sağlamalarına fırsat sunan laboratuar rehber materyalleri geliştirmek ve etkililiğini incelemektir. Araştırmanın örneklemi, Giresun Üniversitesi, Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği Programının 4 şubesinde öğrenim gören toplam ?97? 3. sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmada ön test-son test dizaynlı yarı deneysel yöntem kullanılmıştır. Deney grupları D1 ve D2, kontrol grupları ise K1 ve K2 şeklinde kodlanmıştır. D1 ve D2 gruplarında, 5E'nin aşamalarına çalışma yaprağı, kavramsal değişim metni, bilgisayar animasyonları, analoji, kavram haritası ve deney gibi farklı öğretim yöntem ve tekniklerinin adapte edilmesiyle zenginleştirilmiş laboratuar rehber materyalleri; K1 ve K2 gruplarında ise geleneksel öğretim yöntemi (teorik bilgi, soru-cevap ve deney) kullanılarak uygulamalar yürütülmüştür. Araştırmada veriler, Çoklu Formda Bilimsel Süreç Becerileri Testi (BİSBET), İki Aşamalı Kimya Kavram Testleri (KİKAT), Fen Bilgisi Öğretimi Tutum Ölçeği (FBÖTÖ), yarı yapılandırılmış mülakatlar ve yarı yapılandırılmış gözlem formu kullanılarak toplanmıştır. BİSBET, KİKAT ve FBÖTÖ'den elde edilen verilerin istatistiksel analizleri, deney ve kontrol grupları arasında hem BSB hem de kavramsal değişim başarıları yönünden deney grupları lehine anlamlı farklılıkların olduğunu (p< .05), buna karşın tutum puanları arasında anlamlı bir fark olmadığını göstermektedir. Araştırmada, 5E öğretim modeline dayandırılarak farklı öğretim yöntem ve tekniklerle zenginleştirilmiş laboratuar rehber materyallerinin, öğrencilerin BSB'lerini geliştirmede, onların ele alınan konularda alternatif kavramlarını gidererek olumlu yönde kavramsal değişim gerçekleştirmelerinde geleneksel yöntemlere göre daha başarılı olduğu ve geliştirilen materyallerin uygulanabilirliğinin yüksek olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.

5E ModeliAday öğretmenlerBilimsel işlem becerisi+11
Fethiye Karslı
Karadeniz Technical University
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilişsel Yük Kuramına göre termodinamik konusunda hazırlanan öğretim tasarımının kimya öğrencilerinin hatırlama ve transfer düzeyindeki öğrenmelerine etkisi

Termodinamik, Kimya alanındaki birçok konu gibi öğretilmesinde güçlük yaşanan konulardandır. Dolayısıyla bu tip zor konuların öğretilmesinde başarı sağlayan kuramların uygulanması büyük önem arz etmektedir. Bu ihtiyaca binaen öncelikle, bilişsel yük kuramı ilkelerine göre sekiz oturumdan oluşan bir öğretim yazılımı geliştirilmiştir. Bu çalışmada, uzman ve uzman olmayan öğrencilerin bu yazılımın kullanıldığı Bilişsel Yük Kuramına göre geliştirilen öğretim tasarımından ve sunuş stratejisine dayalı bir başka öğretim tasarımdan öğrenmeleri incelenmiştir.Çalışma, Karadeniz Teknik Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümünde öğrenim gören 37 birinci sınıf öğrencisi ile yürütülmüştür. Deneysel çalışma yönteminin kullanıldığı bu çalışmada, öğrenciler gruplara yansız olarak atanmıştır. Veri toplamak amacıyla çalışmada; Genel Kimya-I dersi akademik başarı ortalamaları, Termodinamik Akademik Başarı Testi, Hatırlama Testleri, Transfer Testleri, Bilişsel Yük Ölçekleri, Sayı Dizisi Bellek Testi, Bilimsel İşlem Beceri Testi ve deney grubu için Bilişsel Yük Kuramına Göre Hazırlanan Öğretim Tasarımı Hakkında Yarı Yapılandırılmış Öğrenci Görüş Formu kullanılmıştır. Genel Kimya-I dersi akademik başarı ortalamaları, Sayı Dizisi Bellek Testi ve Bilimsel İşlem Beceri Testi sadece grupların denkliğini belirlemede kullanılırken Termodinamik Akademik Başarı Testi hem grupların denkliğini belirlemek amacıyla ön test, hem de uygulamadan sonra son test olarak kullanılmıştır. Hatırlama Testleri, Transfer Testleri Ve Bilişsel Yük Ölçekleri her oturumda süreçte uygulanmıştır. Bunun yanında öğrenci görüş formu, sadece deney grubundaki öğrencilerin hem öğretim yazılımı hem de öğretim tasarımı hakkındaki fikirlerini belirleme de yararlanılmıştır.Grupların denkliğini belirlemek amacıyla toplanan verilerin analizinde, t-testi kullanılmıştır. Bununla birlikte Termodinamik Akademik Başarı Testi, Hatırlama Testleri, Transfer Testleri Ve Bilişsel Yük Ölçeklerinin analizinde çok faktörlü varyans analizi (MANOVA) kullanılmıştır. Bilişsel yük kuramına göre bellek genişliği öğrenmeyi etkileyen unsurlardan olduğundan her oturum için yapılan MANOVA testlerinde Sayı Dizisi Bellek Testi; çalışmanın geneli için yapılan MANOVA testlerinde ise Sayı Dizisi Bellek Testi ve Termodinamik Akademik Başarı Testi (ön test) kovariyet olarak atanmıştır. Çalışmada, deney ve kontrol grubundaki uzman ve uzman olmayan öğrenciler arasındaki karşılaştırmada Bonferroni testi kullanılmıştır. Bilişsel Yük Kuramına Göre Hazırlanan Öğretim Tasarımı Hakkında Yarı Yapılandırılmış Öğrenci Görüş Formunun analizi ise içerik analizine göre yapılmıştır. Çalışmada, bilişsel yük kuramına göre geliştirilen öğretim tasarımından konuyu öğrenen deney grubu öğrencilerinin çoğunlukla daha fazla yüklenmelerine rağmen hem hatırlama hem de transfer düzeyinde kontrol grubundaki öğrencilere göre daha etkili öğrenme sağladıkları sonucuna varılmıştır. Bunun yanında, bilişsel yük kuramına göre geliştirilen tasarımdan öğrenen uzman olmayan öğrenciler, hatırlama düzeyinde uzman öğrencilerden daha yüksek puan alırken uzman öğrencilerin transferde daha başarılı oldukları belirlenmiştir. Çalışma yapılan önerilerle tamamlanmıştır.

Bilişsel yüklenmeHatırlamaKavram kalıcılığı+7
Nesli Kala
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Kavramsal değişim metinlerinin sınıf öğretmeni adaylarının fiziksel ve kimyasal değişme konusunu anlamalarına etkisi

Öğretmen ve öğrencilerin kavram yanılgılarının giderilmesi, yeni bilgilerin yanlış kavramlar üzerine yapılandırılmaması açısından önemlidir. Özellikle temel eğitime yeni başlayacak olan öğrencileri yetiştirecek sınıf öğretmeni adaylarının bazı konularda kavram yanılgıları olduğu ve bu konuların öğretiminde farklı materyallerin kullanılmasının gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu bağlamda araştırmanın amacı, yapılandırmacı yaklaşıma dayalı 5E öğretim modeli içerisinde kullanılan kavramsal değişim metinlerinin sınıf öğretmeni adaylarının fiziksel ve kimyasal değişme konusunu anlamalarına etkisini araştırmaktır. Araştırmanın örneklemi, Rize Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği Programı 1.sınıfında öğrenim gören 90 öğretmen adayından oluşmaktadır. Çalışmada ?Yarı Deneysel Yöntem? kullanılmış ve Deney grubu, Kontrol Grubu 1, Kontrol Grubu 2 olmak üzere 3 grupla birlikte yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak; Fiziksel ve Kimyasal Değişme Kavram Testi (FİKİDKAT), Mülakat ve Kavramsal Değişim Metni Tutum Ölçeği (KDMTÖ) kullanılmıştır. 20 sorudan oluşan testin pilot çalışması sonucunda KR-20 güvenirlik katsayısı 0,76 olarak bulunmuştur. Ayrıca öğrencilerin seçtikleri cevabın nedenlerini yazmaları için de her sorunun altında bir kısım ayrılmıştır. Her gruptan 5' er olmak üzere toplam 15 öğretmen adayı ile yarı yapılandırılmış mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Testin veri analizinde F testi ve bağımlı t-testi kullanılmıştır. Testin ikinci kısmı, ?anlama?, ?kısmen anlama?, ?yanılgı?, ?cevapsız? olarak kategoriler halinde analiz edilmiştir. Mülakatta, bütün sorulardan elde edilen puanlar toplanarak her öğretmen adayı için bir toplam puan bulunmuş ve grafik üzerinde karşılaştırılmıştır. Yapılan çalışma sonucunda, kavramsal değişim metinlerinin kullanıldığı deney grubu öğretmen adaylarının diğer gruplardaki öğretmen adaylarına göre fiziksel ve kimyasal değişme konusunda daha iyi anlamalar geliştirdikleri belirlenmiştir. Ayrıca, deney grubu öğretmen adaylarının kavramsal değişim metinlerine karşı tutumlarının oldukça yüksek olduğu tespit edilmiştir. Çalışmanın sonuçlarına yönelik olarak bazı önerilerde bulunulmuştur.

Kader Birinci Konur
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Kimyasal reaksiyonların hızı ünitesine yönelik materyal geliştirilmesi, uygulanması ve değerlendirilmesi

Bu çalışmanın temel amacı, kimyasal reaksiyonların hızı ünitesindeki kavramlara yönelik bütünleştirici öğrenme kuramının dört aşamalı öğretim modeline dayalı öğretmen rehber materyali geliştirmek, uygulamak ve etkililiğini değerlendirmektir. Çalışmada yarı deneysel yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Rize il merkezindeki bir lisenin 11. sınıfında öğrenim gören iki farklı sınıftaki 41 öğrenci oluşturmaktadır. Sınıflar rasgele deney ve kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Çalışmanın verileri; Kavramsal Anlama Testi (KAT), Gerçek Yaşamla İlişkilendirme Testi (GİT), yapılandırılmamış gözlem ve öğretmen ve öğrencilerle yürütülen yarı yapılandırılmış mülakatlar ile toplanmıştır. Deney grubunda konunun öğretimi sırasında bütünleştirici öğrenme kuramının dört aşamalı modeline dayalı öğretmen rehber materyalleri kullanılırken kontrol grubunda ise herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Kavramsal anlama testi ve gerçek yaşamla ilişkilendirme testleri her iki gruba ön-son test olarak uygulanmıştır. Elde edilen nicel veriler; Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ve Mann Whitney U Testi ile analiz edilirken nitel veriler ise nitel teknikler kullanılarak analiz edilmiştir. Deney ve kontrol grubu arasında hem kavramsal anlama hem de gerçek yaşamla ilişkilendirme başarısı yönünden deney grubunun lehine anlamlı farklılıkların olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte kimyasal reaksiyonların hızı ile ilgili kavramların anlaşılamamasının önemli bir nedeninin mikro seviyedeki süreçlerin öğrenciler tarafından yeterli düzeyde kavranılamaması olduğu belirlenmiştir. Deney grubunda yapılan gözlem ve mülakatlarda uygulamaların öğrencilerin ilgisini çektiği, kimyanın gerçek yaşamlarıyla ilişkili yönlerini fark etmelerini sağladığı ve kalıcı öğrenmeye katkı yaptığı tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlara bağlı olarak bu alanda çalışacak araştırmacılara ve eğitimcilere bazı önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Dört Aşamalı Model, Kimyasal Reaksiyonların Hızı, Rehber Materyal, Etki, Başarı

Sevil Kurt
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmen adaylarının kimya kavramlarını anlama düzeyleri ve karşılaşılan yanılgılar

ÖZET Literatürde, sınıf öğretmenlerinin ilköğretim birinci kademe fen öğretimi hakkında ve temel fen kavramları ile ilgili yeterli bilgiye sahip olmadıkları, hatta bazı fen kavramları ile ilgili olarak yanılgılar taşıdıkları ifade edilmektedir. Öğrencilerin yanılgılarını belirlemek ve gidermek için, öğretmenlerin kavramları eksiksiz ve doğru anlaması önemlidir. Bu çalışma ilköğretim düzeyinde bazı temel kimya (fiziksel ve kimyasal değişme, maddenin tanecikli yapısı, çözünme, atomun yapısı, buharlaşma, kaynama ve yoğunlaşma, element-bileşik-karışım) kavranılan hakkında sınıf öğretmen adaylarının anlama düzeylerini ve karşılaşılan yanılgıları belirlemek amacıyla planlanmıştır. Bu araştırmada örnek olay metodolojisi kullanılmıştır. Çalışmaya KTÜ Fatih Eğitim Fakültesi ilköğretim sınıf öğretmenliği bölümünde birinci ve dördüncü sınıflarda öğrenim gören 200 öğretmen adayı katılmıştır. Öğretmen adaylarının anlama düzeylerini ve yanılgılarını belirlemek amacıyla ilgili kavramları kapsayan 25 soruluk bir test geliştirilmiştir. Test, 18 çoktan seçmeli ve 7 açık uçlu sorudan oluşmaktadır. Birinci ve dördüncü sınıfların test puanlan t testi ile karşılaştırılmış ve aradaki basan farkının istatistiksel olarak da anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca toplam 12 öğrenciyle bireysel olmak üzere klinik mülakatlar yapılmıştır. Araştırma sonucunda sınıf öğretmen adaylarının bu kavramlarla ilgili yeterli anlamalara sahip olmadıkları ve yanılgılar taşıdıkları tespit edilmiştir. Buna ilaveten birinci sı nıf öğrencilerinin dördüncü sınıf öğrencilerinden daha başarılı olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle, öğretmen eğitim programlanın tasarlama ve geliştirme modellerinde kavramsal değişim işlemlerini içeren bütünleştirici öğrenme modeline dayalı bir eğitim-öğretim anlayışının benimsenmesi hem aday öğretmenlerin hem de ileride öğretecekleri öğrencilerin temel fen kavramlarını anlamlı bir şekilde öğrenmeleri açısından son derece önemlidir. Anahtar Kelimeler: Öğretmen Eğitimi, Kimya Kavranılan, Kavram yanılgıla

AnlamaFen bilgisi eğitimiKavram algılama+3
Hülya Demircioğlu
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2003
00
DoctorateOpen AccessTR

Maddenin iç yapısına yolculuk ünitesi ile ilgili basit araç-gereçlere dayalı rehber materyal geliştirilmesi ve öğretim sürecindeki etkililiği

ÖZET Öğrenme-öğretme sürecinde, iyi tasarlanmış görsel materyallerin, araç-gereçlerin kullanımıyla çoklu öğrenme ortamları hazırlanmaktadır. Bu yolla öğrencilerin soyut ve karmaşık kavramları kolay anlamaları sağlanmaktadır. Hazırlanan programlarda bu materyallerin eksik olması öğretmenlerin yardımcı kaynaklara ihtiyaç duymalarına sebep olmaktadır. Bu araştırmada, fen bilgisi 7. sınıf programında bulunan 'Maddenin İç Yapısına Yolculuk' ünitesine yönelik ekonomik yönden ucuz ve kısa sürede yapılabilen basit araç-gereçlerle hazırlanmış deneyler, modeller ve analojileri içeren bir rehber materyal geliştirilerek uygulanmış ve sonuçlan değerlendirilmiştir. Çalışmada yan deneysel yöntem kullanılmıştır. Öğrencilerin uygulama öncesi ve sonrasındaki seviyelerini ölçmek amacıyla ilgili üniteye yönelik 'Seviye Belirleme Testi' ve 'Basan Testi' geliştirilmiştir. Bununla birlikte, öğrencilerin başanlannı değerlendirmek amacıyla, farklı bir değerlendirme tekniği olan konuya ilişkin bir 'Matris Bulmaca' hazırlanmıştır. Ayrıca, öğrencilerin fen bilgisine karşı uygulama öncesi ve sonrası ilgi ve düşüncelerini ölçmek amacıyla da 'Fen Bilgisi Tutum Anketi' geliştirilmiştir. Rehber Materyalin 2001-2002 öğretim yılında pilot uygulaması yapılmış, uzman ve öğretmenlerin görüşleri doğrultusunda gerekli düzeltmelerden sonra, 2002-2003 öğretim yılında asıl uygulaması yapılmıştır. Asıl uygulamada; deney ve kontrol gruplannın öğretmenleri farklı olacak şekilde iki deney ve iki kontrol grupları oluşturulmuştur. Deney gruplanna materyal uygulanırken, kontrol gruplan normal öğretimlerine devam etmişlerdir. Her bir ölçme aracı örneklem gruplanna uygulanarak, sonuçlan farklı analizlerle değerlendirilmiştir. Seviye, başarı testi ve tutum anketi için Tek Faktörlü Kovaryans Analizi (ANCOVA), bulmaca için Tek Faktörlü Varyans Analizi (One-Way ANOVA) yapılarak sonuçlar karşılaştırılmıştır. Tutum ve başanlan arasındaki ilişki için de Kay-Kare (Chi-Square) Testi kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre öğrencilerin tutum ve başanlan arasında deney gruplarının lehine anlamlı bir fark olduğu, tutum ve başanlan arasındaki ilişkinin tüm gruplar için uyumlu olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın sonunda, öğretmenlere ve araştırmacılara bazı önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler : Fen Bilgisi Eğitimi, Program Geliştirme, Aktif Öğrenme, Basit Deney ve Etkinlikler, Madde ve Yapısı, Rehber Materyal VII

Sevilay Karamustafaoğlu
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2003
00
Master'sOpen AccessEN

Öğretmen öz yeterliliği, kolektif öğretmen yeterliliği ve iş tatmini arasındaki ilişki: Türkiye'deki İngilizce yabancı dil öğretmenleri üzerine bir araştırma

This study investigated the relationship between teacher efficacy, collective teacher efficacy and teacher job satisfaction of EFL instructors working in schools of foreign language (preparatory English programs) at Turkish universities. Another aim is to investigate if prep school EFL instructors' academic background and level-based system in foreign language schools are related to teacher self-efficacy beliefs or not and to what extend teacher self and collective efficacy predict the different aspects of job satisfaction such as intrinsic and extrinsic factors. A quantitative, correlational research design was used. Data were collected from 100 prep school EFL instructors employed at five universities in Ankara—four foundation and one public—through a questionnaire that included demographic items, the Ohio State Teacher Efficacy Scale, the Collective Teacher Efficacy Scale, and the Minnesota Satisfaction Questionnaire (Short Form). The findings revealed that teacher self-efficacy had a relatively weak relationship with job satisfaction. However, collective teacher efficacy showed a stronger correlation, particularly with intrinsic aspects of job satisfaction such as personal growth and sense of value. Furthermore, instructors' self-efficacy beliefs did not significantly vary according to their academic degree or the level of students they taught. These results emphasize the role of collective efficacy in shaping teachers' job satisfaction and suggest its potential impact on improving teaching environments. Keywords: Prep School EFL instructors, Teacher Self-Efficacy, Collective Teacher Efficacy, Teacher Job Satisfaction, Preparatory English Program, High Education.

Sedef Nur Güleryüz
İhsan Doğramacı Bilkent University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessEN

Cambridge IGCSE uluslararası matematik öğretim programı bileşenlerinin uyumu

This thesis investigates the alignment among the Cambridge IGCSE International Mathematics 0607 Extended syllabus, a widely used textbook, and past examination papers. The focus is placed on the topic of functions, which constitutes a central component of the curriculum. A systematic item to learning objective mapping was first conducted to examine the extent to which textbook and assessment items reflect the official syllabus learning objectives. Items were then categorized by cognitive demand using the framework of Stein and Smith (1998). To quantify alignment between the textbook and assessments, Porter's Alignment Index (PAI) (Porter, 2002) was applied, with Kazemi's (2022) extension used to capture categories of misalignment. The analysis revealed notable discrepancies in coverage and emphasis. Several textbook items could not be mapped to any learning objective, often requiring skills or transformations not explicitly included in the curriculum. Assessments, in contrast, concentrated heavily on a limited set of learning objectives, particularly those related to function notation, and graphical calculator skills, while paying less attention to others. The application of PAI provided a numerical measure of alignment between the textbook and assessments, while Kazemi's (2022) framework further highlighted patterns of misalignment, such as overrepresentation of specific objectives and cognitive demands. These findings underscore the importance of careful textbook selection, teacher preparation, and curriculum monitoring to ensure that instruction, materials, and assessments work together to promote coherent student learning.

Ada Elif Mutlu
İhsan Doğramacı Bilkent University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessEN

Türk matematik öğretmenlerinin matematik dersinin ikinci dille işlenmesine dair görüşleri, tutumları ve dersi ikinci bir dille anlatırken karşılaştıkları zorluklar

Some high schools in Turkey provide medium of instruction in English. Mathematics, science and social science courses are taught in English in these schools. This study explored attitudes, beliefs and challenges of high school mathematics teachers who work in institutions where medium of instruction is in English. Furthermore, this study investigated difficulties students face with when they learn Math from Turkish teachers from these teachers' perspective. Eight private high schools located in Ankara, İstanbul and Erzurum where the medium of instruction is in English were selected as sample and 50 out of 72 teachers participated in the questionnaire from these schools. Of these, five teachers from three private schools located in Ankara were chosen in order to conduct the interview and lesson observations by purposeful sampling method in regards to their questionnaire results. This study utilized mixed-methods approaches. Results of this study were analyzed using descriptive statistics and qualitative data analysis methods. According to the findings of this study, a majority of Turkish mathematics teachers have negative attitudes towards teaching mathematics lessons in English. According to the general results, some of the factors leading these teachers to have negative attitudes and beliefs are University Exam reality in Turkey, English background and proficiency of teachers, English proficiency of students, mathematics lessons being abstract in nature, students' lack of mathematical terminology knowledge and participation of the students in the lessons. According to the interview results, it was found out if the teachers have issues while teaching the lesson in English and the fact that teachers' preference of medium of instruction differed depending on the teachers' own English levels. Key Words: Native or mother tongue, second language, education in a second language, immersion

Mother tonqueMathematics lessonMathematics education+6
Merve Yeşilkaya
İhsan Doğramacı Bilkent University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessEN

Bilim ve sanat merkezlerine devam eden üstün zekalı öğrencilerin kaygı seviyeleri ve kaynakları

In recent years, gifted education started to gain importance in Turkey as in the rest of the world. Within this scope, 135 Science and Art Centers (SACs) were established in 81 cities in Turkey by 2018. This study investigated the state and trait anxiety level of gifted students within SAC which is located in Ankara. Furthermore, sources of the anxiety were explored. Forty-four high school students in SAC were chosen through a convenience sampling method in order to complete the Turkish version of the State – Trait Anxiety Inventory (STAI) and six students, six parents and four teachers were interviewed. In the study, since quantitative data supplemented with qualitative data, the results were analyzed by using both quantitative and qualitative data analysis method. According to the results, high school gifted students in SACs have average state and trait anxiety level and there is no significant difference in both kinds of anxiety level in respect to ages. Although, the state anxiety levels of female students and male students are not different, the trait anxiety level of female students is significantly higher than male students. According to the interviews, expectations and pressure are the most affecting factors to the anxiety. Social interaction; exams; unexpected situations; fear of being unhappy, being alone and making mistakes; perfectionism; wishing to have a good future and to prove oneself are the following factors. In addition, teachers and students agreed that SACs help students to decrease their anxiety level.

Science and arts centersState anxietyAnxiety+4
Elifnur Yazıcı
İhsan Doğramacı Bilkent University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessEN

Lise matematik öğretmen adaylarının bütüncül öğretim algılarının geliştirilmesi üzerine vaka temelli yansıtıcı düşünme yaklaşımı uygulaması

The aim of this study is to support learning to teach processes of preservice secondary mathematics teachers by providing them reflective practice opportunities using a case-based approach. The research was conducted in two stages: design and development of a case-based discussion module and implementation. In the first stage, semi-structured interviews were conducted with ten teachers in order to ascertain the perceptions on early career challenges of secondary mathematics teachers who graduated from a MA program with a teaching certificate. It was determined that mathematics teachers experienced challenges related to different dimensions of teaching mathematics, and these challenges were associated with their beliefs, perceptions, and expectations before starting their careers. The findings indicate the need for providing preservice teachers with opportunities to reflect on challenges they may encounter, consider how different aspects of teaching interact, and elaborate on various reasons and possible solutions for those challenges. Aligned with the need, case-based pedagogy and productive reflection constituted the theoretical framework as two important elements. Within this framework, a case-based discussion module (CBDM) was developed. In the second stage, CBDM was implemented with eight preservice secondary mathematics teachers enrolled in the same program. The data collected was analyzed within a multi-dimensional analytical framework. The findings reveal that the CBDM provided a platform to discuss several aspects of teaching as well as to link these aspects and connect their reflections to their personal experiences and theory. Participants perceived this experience as a relevant, engaging, and awareness-increasing practice with potential positive reflections on their teaching.

Candidate teachersHolistic educationMathematics lesson+5
Özge Keskin
İhsan Doğramacı Bilkent University · Institute of Educational Sciences
2020
10
Master'sOpen AccessEN

Ortaöğretim programlarının biyoloji ders kitaplarında ekoloji ünitelerinin karşılaştırmalı bir analizi

The purpose of this study was analyze and compare ecology units in four Ministry of National Education (Milli Eğitim Bakanlığı, MEB) biology textbooks, International Baccalaureate Diploma Programme (IBDP) biology textbook and International General Certificate of Secondary Education (IGCSE) biology textbook in terms of content, presentation and learning. Content analysis was used as a research method and interviews were conducted with biology teachers. The analysis of the ecology-related unit content of textbooks showed that MEB textbooks cover large numbers of life connections and interdisciplinary treatments which makes MEB textbooks advantageous over the other two textbooks. From the perspective of presentation, the IGCSE textbook is the only textbook that has teachers? resource kit. The other advantageous point is presenting bite-size information, a chunking. The IBDP textbook contains lots of links to a website that makes textbook interact with technology. Regarding learning, the ecology units of MEB textbooks rank higher hierarchy than IBDP and IGCSE textbooks. MEB textbooks present the most friendly language style. Moreover, MEB textbooks support students with activities and, variety of questions. Anahtar Kelimeler: İçerik analizi, biyoloji ders kitapları, biyoloji müfredatı, Milli Eğitim Bakanlığı, Uluslararası Bakalorya Diploma Programı ve Uluslararası Genel Ortaöğretim Sertifikası

Biology educationTextbooksEcology+2
Sinem Ödün
İhsan Doğramacı Bilkent University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessEN

Onikinci sınıf İngilizce müfredat ve ders kitabının ADOÇEP ile karşılaştırmalı analizi

In today's world, learning a language is becoming more important to have a better place to be a world citizen. English, as a lingua franca, has become the most common language used by a great majority of people. In this sense, countries support language learning and try to provide a better English language education. To provide a common basis for language learning for educators, learners, examiners, and material designers, the Council of Europe published the Common European Framework for References (CEFR). The framework aims to provide a guideline to language learners, teachers, examiners, and material designers and set standards for language levels. As a member country of Council of Europe (CoE), Türkiye has adopted the CEFR in its language education for both curriculum and coursebook. In this research, the researcher aims to determine to what extent the curriculum and coursebook align with the CEFR-related level B2 & B2+ levels compared to the framework. A qualitative research design is utilised. Regarding the findings, it is found out that although the objectives and the activities correspond to the CEFR, some revisions and changes are needed to have a full correspondence to have a better language education. Keywords: CEFR, English curriculum, coursebook, language learning

Common European Framework of Reference for LangugageTextbooksCurriculum
Esra Kulaklı
İhsan Doğramacı Bilkent University · Institute of Educational Sciences
2024
00

Other supervisors