Theses supervised by Prof. Dr. Ayşe Bilge Işık

14 theses · İstanbul Aydın University, Hasan Kalyoncu University

Master'sOpen AccessTR

İç mekanda bitki-ışık ilişkisi; Prime mall alışveriş merkezi örneği

Bu çalışmamızın amacı iç mekanlara doğal ışığın yansıtılmasına, peyzajı iç mekanlarda daha hoş bir şekilde görünmesine katkı sağlamaktır. İç mekana bitkilerle tasarım yapıldığında mekana estetiğin yanı sıra renk olgusunu da katmaktadır. Bu mekanlar tasarlanırken ekolojik şartlar dikkate alınarak yapılırsa hayat ve canlılık olgusu göz önünde daha farklı görünür. Doğru projelendirme ile iç mekandaki bitki kayıpları azaltılabilir. Doğru bitki seçiminde uzman tasarımcıların rolü önemli olacaktır. Yapılan araştırmada doğal ışığın yeterli olmaması, sera aydınlatması yerine yapay aydınlatma kullanılması bitki türlerinin yetişmesi için elverişsiz bir ortam oluşturabilir. İnceleme yapılan Prime Mall alış-veriş merkezinde hem doğal hem de yapay ışık kullanımına rağmen sıcaklığın artması, doğal ışığın bitkilerin gereksinimlerine uygun olamamaları ve havalandırmanın iyi bir şekilde yapılmaması nedeniyle bitkilerin bu durumdan olumsuz yönde etkilendiği tespit edilmiştir. Bitkilerin iç mekanda doğal şartlardaki gibi gelişmesi ve büyümesi için atmosferden ışık kaynağı gerekir. Bu nedenle aydınlatma düşünülürken bitkinin doğal ışıktan faydalanacağı kısım hesaplanmalı ve doğal ışık almayan veya yetersiz alan yerler için yapay aydınlatma düşünülmelidir. İç mekana yansıtılan ışığın etki alanı pencere boyutlarına, camın malzeme özelliğine ve iklim koşullarına göre değişir. Yanı sıra iç mekana yansıtılan ışığın yoğunluğu, kalitesi ve süresi de önemlidir. Anahtar Kelimeler: Peyzaj, İç mekan, Aydınlatma, Bitkilerin Aydınlatılması.

Govhar Amıraslanlı
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Alışveriş merkezlerinde dış cephe aydınlatma sistemlerinin performans açısından incelenmesi; Akasya ve Akbatı alışveriş merkezleri

Bu çalışmanın amacı, genel tasarım süreci içerisinde, yapı tasarım kriterlerinden biri olarak cephe aydınlatma tasarımı konusunu araştırmak, irdelemek, veri toplamak ve bu konudaki temel kriterleri ortaya koymaktır. Çalışmanın ikinci ve üçüncü bölümlerinde aydınlatmanın tanımı, aydınlatmanın ışık kaynakları ve aydınlatma teknikleri belirlenmiş olup, dördüncü bölümde dış aydınlatma ve dış aydınlatma ile ilgili ulusal örnekler verilmiş beşinci bölümde aydınlatma armatür maliyet ve tipleri verilmiştir. Altıncı bölümde Akasya alışveriş merkezi ve Akbatı alışveriş merkezi dış cephe çalışmaları incelenmiş, yedinci bölümünde Akasya ve Akbatı alışveriş merkezlerinin anket yöntemi kullanılarak irdelenmesi yapılmıştır. Autocad çizim programı ve Dialüx aydınlatma hesap programı kullanılarak dış cephe aydınlatma hesapları yapılmıştır. Kullanıcı ve kullanıcı olmayan kişilerin beğenilerini saptamak amacı ile oluşturulan anket çalışmaları belirlenen alışveriş merkezlerini kullanan insanlara uygulanarak cephe aydınlatmasındaki beğeni kriterleri saptanmaya çalışılmıştır.

Nazif Uz
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Van bölgesinde geleneksel mutfak ile modern mutfak tasarım kriterlerinin incelenmesi

Konut insanoğlunun barınma ihtiyacı olarak ortaya çıkmış ve mimarlık tarihinin ilk nesnel örnekleridir. İlk çağlardan günümüze kadar değişik şekillerde evreler geçirerek gelişmiş, bulunduğu yere göre farklılıklar göstermiş ve yapıldığı dönemlerin izlerini taşıyarak ekonomik, siyasi, kültürel, dinsel, iklimsel, topografik, sosyolojik gibi her türlü etkenler ile yoğrulmuştur. Sanayi devrimi, toplumsal temin biçimlerinde ve ilişkilerinde meydana getirdiği değişiklikler sebebi ile mutfak kültürlerini de etkilemiştir. Bunun sebebi Anadolu' da sahiplik yaptığı uygarlıkların yemek kültürleri ile bütünleşmesini sağlamıştır. İnsan beslenmesinde temel olan besinlerin çoğu Türklerin ana yurdu Orta Asya ve göç ettikleri Anadolu'da yetiştirilerek dünyanın başka yörelerine taşınmıştır[1]. Bir toplumun beslenme kültürü yaşam koşulları ile yakından ilişkilidir. Yaşama şeklinin değişmesi beslenme kültürünün de değişmesine neden olur. İlk çağlarda insan kendi yaşamını sürdürmek için doğada bulunan hayvanları avlamak bitkileri de toplamak zorundaydı. Zamanla bunları yöre şartlarına uygun olarak yetiştirmişler ve basit teknikler ile depolayıp kış aylarında kullanmışlardır[2]. Göç ettikleri her bölgede yöreye ait olan hayvan ve bitkilerden yararlanmışlardır. Türkler beslenmeye çok önem veren bir toplumdur. Toplumların tarihsel gelişimi olan yemek sadece karın doyurmak değil kültürel kalıpların bir parçası olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu anlamda yemek dinsel merasimlerin, düğünlerin, eğlencelerin, ölümlerin ve birçok toplumsal davranışların bütünleşmiş bir olgusudur. Van ilimizde mutfakların özgün etkilerini içinde barındıran köklü ve çok yönlü bir mutfak tasarımı bulunmaktadır. Bu çalışmada Van ilimizin tarihi, ekonomisi, yöresel özellikleri ile mutfak kültürünün etkilediği mimari yapısı ve mekânsal özelliklerinin günümüzde yapılan TOKİ (Toplu Konut İdaresi) Van köy evlerinin karşılaştırılması yapılmış ve öneriler getirilmiştir.

Nazmiye Özbir
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Dış cephe kaplamalarının incelenmesi, Tarihi Yarımada Cibali Mahallesi

Kent kimliklerinin tarihi süreçte değişimi ve günümüzdeki kimlik oluşumları mimari yapılardaki kabuk tasarımı ve malzeme tercihleri ile oluşmaktadır. Mimari yapılarda dış cephe görünümü kullanıcı ile birincil iletişimin ve etkileşimin gerçekleştiği yapı elemanıdır. Bu çalışmada istanbul ili tarihi yarımada bölgesinde bulunan cibali mahallesi bölge olarak tercih edilmiştir. Cibali mahallesi tarihi süreçte kabuk kimliği açısından değişimlere uğramış, mahalleyi oluşturan mimari yapılarda taşıyıcı sistem ve dış cephe görünümü olarak çeşitlilik içermektedir. Günümüzde cibali mahallesinde bulunanan mimari yapıların taşıyıcı sistem, dışcephe görünümleri ve kullanıcı tercihlerinin mahalle kapsamında incelenerek tespit edilmesi amaçlanmıştır. Cibali mahallesi inceleme bölgesi olarak seçilmiştir. Mahalle; Fatih ilçesinde yavuzsultanselim, zeyrek ve yavuzsinan mahallelerinin merkezinde haliçin batı kıyısında yer almakta olup kasımpaşa semti ile karşılıklı bir konumda bulunmaktadır. Bizans döneminin önemli bir yerleşkesi olan Cibali, Osmanlı döneminde de konaklama bölgesi olarak öncelikli tercih edilen alanlardan olmuştur. Bölge adını Osmanlı İmparatoru Fatih Sultan Mehmet hanı'ın 29 mayıs 1453 tarihinde İstanbulu fethi sırasında "Porta Puteae" veya "Porta del Pozzo" olarak adlandırılan kapıdan Bursa subaşısı Cebe Ali Bey'in istanbula girmesi ile Cibali adını almıştır. Tarihi süreçte İspanyol yahudileri, Bizans rumları ve Osmanlı türkleri ne ev sahipliği yapmış olan bölge faklı din ve milletlerin yaşamış olduğu kültürel bir miras bölgesidir. Farklı dönem yapılarının bulunduğu Cibali bölgesi kültürel zengiliğiyle araştırma bölgesi olarak belirlenmiş farklı cephe kaplamala malzemelerinin uygulandığı bir alan görülmüştür. İnceleme Cibali mahallesi kapsamında 756 adet yapı üzerinde olmuştur. Cibali mahallesi kapsamında 756 adet yapı üzerinde taşıyıcı sistemleri ve bu sistemlere entegre edilen dış kabukları incelenmiş ve fotoğraf olarak sunularak Ada kapsamında kullanılan malzemeler renk sınıflandırması yapılarak haritada işlenmiştir. Yapılan incelede toplam Cibali mahallesi'nde bulunan 47 ada içerindeki 756 yapı'nın taşıyıcı sistemi ve Dış cepheleri incelenmiştir. Bu inceleme kapsamında; 185 adet cephede ahşap, 10 adet cephede doğal taş, 2 adet cephede taş kaplama, 165 adet cephede çimento sıva, 260 adet cephede çimento sıva + boya, 4 adet cephede kompozit panel, 11 adet cephede tuğla, 117 adet cephede cam mozaik ve 1 adet cephede fayans kaplama uygulamaları görülmektedir Cibali mahallesi içerindeki 47 adanın dış cephe görünümü esas alınarak yapılan sınıflandırması mahalle kapsamında haritaya dönüştürülmüştür. Yapılan bu çalışma mahalle kapsamındaki cephe görünümüyle oluşmuş çeşitlilik ve farklılığı harita görünümünde bizlere sunmaktadır.

Dış cephelerYüzey deformasyonuYüzey kaplama
Yusuf Akyazıcı
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Mimari tasarımda güneş, ışık ve doğal havalandırma uygulaması, İran örneği

İnsanlık tarihinin başlangıcından günümüze kadar güneş ve ışığın değeri hep bilinmiş ve ona verilen değer arttıkça, tutumlu kullanmaya gösterilen özen de o kadar artacaktır. Bu çağda bu tutumun çok olduğunu görmek mümkündür. Enerjiye yapılan yatırımlar hızla artmaktadır, fosil yakıtlar zaman ile bitecektir. Diğer taraftan çevreye zarar verdiğinden dolayı fosil yakıtların yerine yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılması gerekmektedir. Binalarda önemli olan iç hava kalitesinin, enerji kullanımı gerektirmeden sağlandığı doğal havalandırma yöntemleri ve önemini vurgulamak söz konusudur. Yapı içindeki iç hava kalitesinin insan sağlığı ve çalışma verimi üzerinde oldukça büyük bir etkiye sahip olduğu bilinen bir gerçektir. Yapılan bazı araştırmalara göre, insanların yaşamalarının ortalama %90'ının geçtiği iç ortamlardaki hava kirlilik seviyesinin çoğu zaman dış ortamdan daha yüksek olduğu belirtilmektedir. Bu sebeplerden dolayı tüm sektörlerin yapılarında havalandırma gerekecektir. Dolayısıyla doğal yönetmeleri kullanarak yaşam standartlarında uyum sağlanacaktır. Sağlık açısından eskiye bakılırsa İnsanların hayat daha kalay sağlanıyordu. Ancak sanayileşmek İnsanların hayatını kolaylaştırsa dahi sağlıklarını tehlikeye sokmaktadır. Mimar İnsanın barındırması değil hayatını tasarlıyor. Tasarlama açmasında her zaman sağlıklı hayat temel düşüncedir Bu çalışmada Güneş, Işık ve doğal havalandırmanın İnsan sağlığı ile ilişkisi, kullanılır enerji üretimi, mimarisi tasarımda etkileri, tasarım kriterleri, geleneksel ve çağdaşta kullanılan örneklerin incelenmesi söz konusudur. Güneş ve Işığın geleneksel tasarımda kullanması yaygın olduğundan örnek alarak, enerji açısından modern mimari 'de doğal kanyakları kullanarak sağlıklı bir hayat, çevreye dostu tasarlama hem insan ve hem çevre açısından irdelemektedir.

Negar Javadı
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İran'ın geleneksel mimarisi sürdürülebilir mimaride bir imge

Sanayi devrimi ve teknoloji sayesinde, modern dünya hızla değişmektedir. Bu değişim, kültürel, siyasal, sosyal, ekonomik ve birçok kavramı da değiştirmektedir. Bu değişiklikler, mimarlık dünyasında etkilemektedir. Yenilenebilen enerjinin fazla kullanması ve bu enerjinin bitmesinden dolay yenilenebilen enerjinin kullanma çabası artmıştır. Enerjiye duyulan ihtiyacın yüksek oranda artması, fosil enerji kaynak rezervlerinin gün geçtikçe azalmasıyla yenilenebilir enerji kaynakları günümüzde daha önemli hale gelmiştir. Bina tasarımıyla iklimsel veriler ve doğal çevre uyumunu uzun zamandır bilmekteyiz. Günümüze kadar ulaşmış geleneksel mimari örneklerimiz, insanların uzun seneler boyunca tarihi, kültürel ve sosyal etkenlerle aynı zamanda bulundukları yerin iklim ve doğa şartlarına makul çözümler üretmeleriyle meydana çıkmıştır. Geleneksel mimarlık, çevreci bir yaklaşım için iyi bir örnektir. İran mimarisi yüzyıllar boyunca gelenek, görenek ve kültürel öğelerden etkilenip zamanla değişmiştir. Hem yapısal hem de estetik açıdan büyük bir çeşitlilik göstermektedir. İran, geleneksel mimarisi tarih boyunca dünya çapında kültür, sanat ve mimari ışığı olmuştur. İnsanlığa ve medeniyete yol göstermiştir. Çağdaş devirde ve yapı modernleşmesinde İran'ın geleneksel mimarisini önemsememesi ve birçok kuralı göz ardı etmesinden dolayı kentlerin dokusu zarar görmüştür. Teknolojinin gelişmesi insanlık için ne kadar faydalı olsa da diğer taraftan çevreye verdiği zarar da o derece yüksektir. Bu çalışmada sürdürülebilir kriterlerini geleneksel bina ve yapılarda incelenecektir. Araştırmada geleneksel yapıların çoğunluğunda kültürel, iklimsel, özgünlük, malzeme koşulları uyum sağlamaktalardır ve bu uyumalardan dolay eski ve tarihi binalar hiçbir zaman çevrelerine ve insanların yaşama tarzına zarar vermediği görülmüştür. Tam tersine her zaman hayatı korur ve sağlıklı bir dünya ve yaşamı sağlar. Çalışma, İran'ın geleneksel mimarisinin özellikleriyle aynı zamanda geleneksel binaların sürdürülebilir tasarım kriterleri bağlamında değerlendirilmesini kapsamaktadır. Anahtar Kelimeler: Yenilenebilen enerji, çevre, İran'ın geleneksel mimarisi, sürdürülebilir mimari.

Sara Khooshroo
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Diyarbakır Suriçi bölgesi kentsel dönüşüm projesi kapsamında geleneksel evlerin incelenmesi ve önerilerin belirlenmesi

Diyarbakır Suriçi Bölgesi birçok medeniyet ve kültürün bir arada bulunduğu Anadolu'nun en eski yerleşim yeridir. Sur ilçesi adını ilçe merkezi ile çevrili bulunan Diyarbakır Surlarından almıştır. Türkler Geleneksel Türk Evi planlarını bulundukları bölgenin iklim ve coğrafi konum, bölgede bulunan malzeme, sosyal hayat gelenekleri ve ekonomik durumlarına göre oluşturmuşlardır. Diyarbakır Suriçi Bölgesindeki Geleneksel Evlerin plan tipleri evin merkezi olan avlunun etrafına odaların dizilmesiyle oluşmuştur. Mahremiyet duygusu ön planda olan Geleneksel evlerde sokak cepheleri yüksek duvarlı ve gösterişsiz planlanırken avlu cepheleri oldukça gösterişlidir. Diyarbakır Suriçi Bölgesindeki Geleneksel Evler açık mekan olan avlu ve damlar, yarı açık mekan olan eyvanlar, balkonlar ve gezemekler, kapalı mekan olarak yazlık, kışlık ve baharlık odalar ve serdap odaları, ıslak hacim ve servis alanları olarak mutfak, hamam, kiler ve ahır planlanmıştır. Dünyada değişen günlük hayat şartlarına bağlı olarak sosyal, kültürel, ekonomik ve teknolojik yönden değişimler meydana gelmiştir. Diyarbakır Suriçi bölgesinde yoğun nüfus artışı ve bilinçsiz kullanıcı müdahalesiyle Geleneksel evler ve sokak dokusu özgün halini kaybetmeye başlamıştır. 2004 yılında başlatılan ve 2006 yılında tamamlanan yeni Nazım İmar planı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve Suriçi Belediyesi tarafından kentsel dönüşüm hareketi başlatılmıştır.2016 yılında Diyarbakır Suriçi Bölgesinde yaşanan terör saldırısı sonucunda bölgedeki Geleneksel Evler ve tarihi doku zarar görmüştür. Bu çalışma kapsamında zarar gören Geleneksel Evlerin dünyada ve Türkiye'deki kentsel dönüşüm projeleri makaleler, kitaplar, tezlerden, araştırmalardan ve üniversite kütüphanelerinden konuyla ilgili çalışmalar incelenerek kültürel ve tarihsel doku koruyarak aktarılması için öneri getirilmiştir.

Neşe Denli Özel
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kentsel yenileme sürecinde eko teknoloji kullanımı; Diyarbakır Sur ilçesi örneği

1973'deki petrol krizinden bu yana binalarda ısıtma, soğutma ve aydınlatma için tüketilen enerjinin büyük bir kısmının, binaların tasarlanma şekline doğrudan bağlı olduğu anlaşılmaktadır. Farklı kategorilerdeki binalar farklı enerji ihtiyaçlarına sahiptir. Ancak aynı zamanda soğutma ve ısıtma ihtiyaçları için binaların enerji tüketimi iklim, bina tipi ve kurulmuş teçhizat tarafından belirlenmektedir. Buna ek olarak, yapılı çevreyi etkileyen son iklim değişiklikleri, özellikle sabit sıcaklık artışı, mevcut durumu raporlama ve doğru uygulamaları geliştirme ihtiyacını zorunlu kılmaktadır. Aynı zamanda, yoğun bir kentsel çevrenin, kendi başına bir mikro iklim oluşturduğu ve enerji dengesini etkilediği anlaşılmıştır. İklimsel, coğrafi ve konum parametrelerinin doğru yorumlanmaması, sonucun çok zor olacağını açıkca göstermektedir. Geliştirilmiş bir mimari yaklaşım hem enerji verimliliğini hem de kapalı ortam ve, sonuç olarak, halkın yaşam kalitesini arttırır. Ayrıca, minimal gelenkesel enerji tüketimi ile, aydınlatma, ısıtma ve soğutma için bir dizi teknoloji bina tasarımında güneş enerjisi kullanmak için kurulmuştur. Bu çalışmanın amacı, kentsel yenileme sürecini incelemek, bu süreçte eko teknolojinin nasıl kullanıldığını örneklerle açıklamak ve Diyarbakır'ın Sur ilçesindeki kentsel dönüşüm hakkında basında yer alan haberleri analiz etmekle genel bir sonuç ortaya çıkarmaktır. Anahtar Kelimeler: kentsel yenileme, kentleşme, eko-teknoloji, inşaatta sürdürebilirlik, enerji sistemleri, Diyarbakır'da kentsel dönüşüm, Sur İlçesinde kentsel dönüşüm.

Hadı Hedayatı
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Barak kerpiç konut mimarisinin sürdürülebilirlik açısından değerlendirilmesi

BARAK KERPİÇ KONUT MİMARİSİNİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ AKTAŞ, Vijdan Yüksek Lisans Tezi, Mimarlık Tez Yöneticisi: Prof. Dr. Bilge IŞIK Şubat 2020 Bugünün şartları doğrultusunda yüksek teknoloji beraberinde tabiat tarafından başa çıkılamayan çevre kirliliğini de getirmektedir. Bu çerçevede günümüzde çevre korunumu ve sürdürülebilirliği önde tutan uygulayıcı ve planlamacılar, üretimleri esnasında enerjiye ihtiyaç duymayan ya da göreceli olarak daha düşük enerji gereksinimi gösteren, kullanımları esnasında minimum enerjiyle konfor şartlarını temin eden ekolojik malzemelere yönelmektedir. Bu kapsamda geleneksel malzeme olan kerpiç, üretim aşamasıyla başlayıp, tüketim ve kullanım safhasına dek oldukça düşük enerji gereksinimiyle çevreye hassas tabi bir yapı malzemesi şeklinde kendini göstermektedir. Üretimlerinde bir tesise gereksinim duymayan ilaveten yalıtım da temin eden ve rutubeti dengeleyen yapısıyla konforlu bir sürdürülebilir yapı malzemesidir. Kerpiç malzemesinin önemli üstünlükleri arasında; ekonomik ve sağlıklı olması, yöresel olanaklarla ve basit aletlerden yararlanılarak kolay bir şekilde üretilebilmesi, yapımı için enerjiye gereksinim duyulmaması ve zararlı gazların atmosfere salınmaması sayılabilir. Gaziantep çevresinde Barak kültüründe kerpiç mimari kullanılmıştır. Çalışmada Kerpiç mimarinin sürdürülebilir ölçütleri incelenerek, günümüzde kerpiç yapı kullanımına katkıda bulunulmuştur. Bu çalışmanın amacı Barak kültürel yapısı içerisinde kendine yer bulan kerpiç yapılara ait bazı karakteristiklerin tespit edilmesidir. Bulgulanan neticeler, geleneksel bir yapı malzemesi olan kerpiçten Barak mimarisinde modern bir yapı malzemesi şeklinde de yararlanılabileceğini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Gaziantep, Kerpiç, Barak, Sürdürülebilir Yapı

Vijdan Aktaş
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yapı biyolojisi açısından kerpiç kullanımının etkileri

İnsan hayatında yeme, içme gibi barınma da önemli bir ihtiyaçtır. Toplayıcılıktan yerleşik hayata geçişle başlayan barınak inşası, ihtiyaçların gelişimi ve değişimine paralel olarak güncellenerek günümüze ulaşmıştır. Başlangıçta çevreden edinilen doğal malzemelerin kullanımıyla oluşturulan bu yapma çevreler, endüstri ve teknolojinin gelişimine ayak uydurarak, yeni üretilen yapı malzeme ve tekniklerinin kullanıldığı, yapılaşmanın yataydan dikeye dönüştüğü bir hal almıştır. II. Dünya Savaşı sonrası yapı açığını kapatmak amacı ile gelenekselden endüstriyel malzeme ve inşaat teknolojisine geçerken sadece taşıyıcılığı düşünülerek bina inşa edilmesi, içinde yaşayan insanların hastalanmasına neden olmuştur. Yaşadığı zamanın büyük bir bölümünü kapalı ortamlarda geçiren insanlar, mekân içerisinde oluşan çeşitli hava kirleticileri, yetersiz iç mekân konforu ve mekânın olumsuz sosyolojik, psikolojik ve biyolojik etkileri nedeniyle çeşitli rahatsızlıklar yaşamaktadırlar. Bu rahatsızlıklar Hasta Bina Sendromu (HBS) olarak adlandırılmakta ve neden olan etkilerin ortadan kalkmaması ve etkisinin sürmesi, ciddi rahatsızlık ve ölüme neden olabilmektedir. Yapıların insanları hasta edebileceği bulgusu üzerine, yapıların insan sağlığına ve çevreye etkilerini araştıran, kullanıcısı ve çevresi ile uyum yakalayan yapı oluşumu için belirli ilkeler (hava, nem, ısı, aydınlatma, ses, elekroiklim gibi ideal hayati konfor gereklilikleri ve çevresel verilere uyum) belirleyen Yapı Biyolojisi Bilimi oluşmuştur. Doğanın dengesinin bozulması, çevre kirliliği, yeryüzündeki kaynakların giderek tükenmesi, yaşanan salgın hastalıklar, ekonomik sıkıntılar sonucu dünya genelinde farkındalık yaşayan bir kesim, hayatlarını sürdürebilecekleri sağlıklı ve doğal mekân arayışlarına yönelmektedir. Çalışmanın amacı, bu bilincin daha da yayılmasını sağlamak, günümüz yapı kaynaklı hastalıkların oluşumuna dikkat çekerek, sağlıklı yapı oluşumu için doğal bir malzeme olan kerpicin uygunluğunu açıklayıp, günümüz modern yapılaşmasında tercih edilebilir bir malzeme olmasını sağlamaktır. Literatür taraması sonucu oluşturulan çalışma kapsamında, kerpiç tüm özellikleri ile ele alınmış, yapı biyolojisi açısından etkileri kullanıcı ve çevre odaklı incelenerek yararlı yönleri tekrar ön plana çıkarılmaya çalışılmış ve teknolojisinin güncellenmesi için öneriler getirilmiştir. Çalışmanın işlenişi; İkinci bölümde, yapı biyolojisi tanımı, amacı, ortaya çıkışı, yapı ile sağlık arasındaki ilişkiler açıklanarak yapı kaynaklı hastalık oluşumlarına değinilmiştir. Üçüncü bölümde, yapı biyolojisi kapsamında yapı ve insan konuları ele alınmış, yapı biyolojisi ilkeleri açıklanmıştır. Yapı Biyolojisi ve Ekolojisi Enstitüsü' nün çalışma alanlarından ve amaçlarından bahsedilerek, yapılarda sağlığa etki eden unsurlar sıralanmış ve içlerinde sağlığa en fazla etki eden iç ortam hava kirliliği, belirtileri, nedenleri ve kullanıcı sağlığına etkileri anlatılmıştır. Dördüncü bölümde, doğal yapılara değinilmiş, çalışmanın konusu kerpiç ile ilgili geçmişten günümüze toprak yapı ve gelişimi anlatılmıştır. Doğal bir yapı malzemesi olan kerpicin tanımı, oluşumu, bileşimi, yapım yöntemleri ve sistemleri, mekânda fiziksel ve mekanik özellikleri ile sağladığı biyolojik etkileri, kullanımının olumlu ve olumsuz yönleri ve günümüz ve gelecek yapı sektöründe tercih edilebilmesi için teknolojisinde yapılabilecek güncelleme önerileri açıklanmıştır. Beşinci bölümde, yapı biyolojisi ilkeleri açısından kerpiç kullanımının etkileri kullanıcı ve çevre odaklı değerlendirilmiş ve yorumlanmıştır. Çağdaş kerpiç bir yapı olan Kadıovacık Biyoevi, yapı biyolojisi ilkelerine uygunluğu açısından değerlendirilmiştir. Tartışma bölümünde, çalışmanın amacı olan kerpiç kullanımının; sağlık, çevre ve ekonomi gibi birçok açıdan olumlu olarak etki ettiği savunusunu, başka çalışmalardaki fikirlerle tartışıp, destekleyerek öneri getirilmiştir. Çalışmada kerpicin bir yapı malzemesinden beklenebilecek tüm konfor özelliklerini tek başına sağlayabildiği ve enerji konusunda tasarruflu olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu özellikleri ile kerpicin sağlık ayrıca birey ve ülke ekonomisi için önemi vurgulanmıştır. Günümüz ve gelecek yapılaşması için, kerpicin sektörde yeniden kabul görmesini ve tercihini sağlamak için çalışmadaki bulgulardan yola çıkılarak öneriler getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yapı biyolojisi, kerpiç, toprak yapı, biyoklimatik yapı analizi, sağlıklı yapı

Penbegül Öztürk
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yeşil binalarda enerji tasarrufu ve geleneksel yöntem olarak rüzgar bacası

Enerjinin etkin kullanılması, iyi bir şekilde tasarrufu, üretim maliyetlerini ekonomi üzerindeki yükünü hafifletilmesi ve geri dönüşmeyen kaynakların korunması amacıyla yeşil binalar geliştirilmektedir. Mimaride geleneksel yöntemleri incelemek doğal kaynaklardan yararlanmak, en önemli hedef olarak belirlenmiştir. Çalışmada başvurulan yöntemlerin başında; yeşil binalar kapsamında bir taraftan mevcut yasal dayanakların ve uluslararasında sözleşmelerin değerlendirilmesi, BEP (Bina Enerji Performansı) gibi denetleyici yazılımların incelenmesi, insan sağlığı ve ısı konforu sağlayan şartların irdelenmesi, EKB (Enerji Kimlik Belgesi) standartlarına uyum gösteren yapıların araştırması gelir. Bunun yanı sıra, tüm ulaşabilen akademik çalışmalar, kitaplar ve tezler Türkçe, İngilizce ve Farsça dillerinde taranmıştır. Araştırmanın ikinci bölümünde; insanla çevre arasındaki ilişki, iki yönlü bir süreç olduğu, teknoloji ilerlenmesiyle birlikte gelişen sanayi çevre sorunlarını giderek büyük ölçülere ulaşmasını ve doğal kaynakların azalmasını sebep olduğu saptanmıştır. Böylece artık çevre sorumluluğu dikkate alınması, enerji ve su kaynağının düşük oranda kullanılması ve sürdürülebilen çevre dostu yapıların gerekliği ön plana çıkarılmıştır. Aynı zamanda çevre dostu yapılarda enerji ve su tasarrufun sağlamanın yanı sıra, yaşayanların sağlık ve ısı konfor şartlarının temin edilmesinin gereği tespit edilmiştir. Ayrıca malzeme üretimi sırasında hiç bir kimyasal yöntemin gerçekleşmemesi, doğal biçimine benzerliği, insanların sağlık dorumuna önemli bir tehdit yaratmaması dikkati çeken diğer bir konudur. Araştırmanın üçüncü bölümünde; yeşil binalarda bir taraftan enerji üretim miktarını ve kaliteyi azaltmadan, diğer taraftan ekonomik geliştirmeyi ve sosyal refahı önlemeden enerji etkinliğini sağlamak amaçlanmaktaydı. Aynı zamanda enerji tasarrufu yöntemleri, iki kategoriden oluşan somut ve soyuta tedbirler adına önerildi. Ayrıca yeşil binaların dış cephelerinde, enerji etkinliğini sağlayan ısı yalıtımı kullanımın etkileyen parametrelerden bahis edildi. İklim değişikliği çerçeve sözleşmeler adında, yasal dayanaklar olarak Kyoto ve Rio sözleşmeler incelendi. Ülkeler sera gazı salınımını azaltmayı, teknolojik sistemlerin hakkında işbirliği kurmayı ve çevresel öğelerin korunmasını teşvik edilmişlerdir. Araştırmanın dördüncü bölümünde; elde edilen bilgilere dayanarak İran coğrafisinin bölgesel yapılarda kullanılan rüzgâr bacasının enerji etkisi incelendi, Rüzgâr Bacası geleneksel mimarlığın kimlik kazandıran bir parçası olarak havalandırma sisteminin tamamlayan ve binaların soğutma ihtiyacını karşılayan önemli bir faktördür. Bir taraftan iklimsel uyumundan dolayı enerji verimliğini artmaktadır, diğer taraftan geri dönüş malzemelerle yapılması maliye bakımından bir kazanç sağlaması görünmektedir. Rüzgâr bacası; kuru-sıcak bölgelerin binalarının ve büyük ölçüde kentlerinin sürdürebilirliğini sağlayan önemli bir tasarım olarak saptanmaktadır. Rüzgâr bacası farklı mevsimlere göre, doğal havalandırma aracıyla binanın ısı konfor koşullarını sağlar, insan ve çevre sağlığına katkıda bulunur. Buna göre bir binanın havalandırmasının en doğal yöntemi, rüzgârın akış hızıyla ve yönü ile tasarlanmış, rüzgâr bacası önerilmektedir. Sonuç olarak rüzgâr bacası performansını değerlendirirken, karmaşık teknolojik çözümlerin yansıra, geleneksel doğal havalandırma yöntemlerin modernizasyonu gerekmektedir. Anahtar Sözcükler: insan ve konut, malzeme, enerji tasarrufu, geleneksel yöntemler, rüzgâr bacası

Seyedehshabnam Zargari
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Sulukule kentsel dönüşüm projesinde mimari özellikler

İstanbul'da Sulukule Kentsel dönüşüm projesin ele alarak, geçmişten günümüze mahaledeki eski mimari, kültürel değerler incelenmiştir. Yeni yapılan Kentsel Dönüşüm Projesi değerlendirilmiştir, yapılan yeni proje esnasında ortaya çıkan kayıplar belirtilmiştir.

Nima Safdari
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Enerjisini iklimden üreten akıllı evler

Güncel hayatımızı daha emniyetli, pratik, rahat ve daha tasarruflu hale getirmek için akıllı evi, mimari ve teknolojyle birleştirip ve iklimin doğal unsurlarını(Güneş, Rüzgar ve Yağmur) kullanarak enerji ürtemek ve buna bağli yaşam maliyetini yüksek oranda düşmesini sağlamaktir bunara bağli doğaya verilecek zararı azalter ve tüketilen enerji kaynaklarinin masrafinda yüksek miktarda düşürür bu imkanlrin hepsini bir kendi enerjisini üreten "akıllı ev" sağlar. Tez de oncelikle akıllı evin kendisini ve ne rahatlıklar ve ne imkanlar sağliabimesini sonra akıllı binanin yapısında kullanılan sistem ve nasil kullanmaklrini araştirdiktan sonra iklim unsurlarini ve onların kuşullarini ve unsurlardakı mevcut enerjilerini araştirdiktan sonra bu unsurlardan nasil enerji üretebiliriz ve bunarin akıllı evlerde kullanimini incelenmiştir. Anahtar Kelimeler : Akıllı ev, kendi enerjisini üreten, iklimin doğal unsurları, yaşam maliyetini, tüketilen enerji kaynaklarinin

Mahyar Shahbazi Jamalabad
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Akdeniz iklim şartlarında güneş odaklı enerji etkin yapı tasarımının su ısıtmalı sistem bağlamında değerlendirilmesi

Dünya kaynaklarının yarısının yapılarda kullanımını, toplumları bilinçlendirerek ülkemiz adına bu oranı düşürmek amacı taşıyan bu tezde, güneş enerjisinin kullanımının sanılanın aksine henüz proje aşamasındayken, aktif yararlanmadan önce pasif yararlanmanın dikkate alınması gerektiği ve yapılarda güneş enerjisinden sağlanabilecek en üst fayda şekilleri vurgulanmıştır. Bu bağlamda; güneş enerjisi sistemlerinin analizi yapılmış, iklim ve yapı tipine göre değişkenler ele alınmış, varolan sistemleri iyileştirme önerileri, literatür taraması ve örnek incelemesiyle sunulmuştur. Bu amaçlar çerçevesinde, tezde mimari projelerin konumlandırılmasından başlayarak güneş enerjisinden su ısıtmalı sistemi eleştirileri yapılmış, yapının güneşten faydalanma biçimlerinin önemine değinilmiştir. Güneş enerjili su ısıtma sistemlerinin yaygınlaşması ile enerji tasarrufu yanında, temiz bir çevre oluşturulabilmesi ve mimaride kent kimliğini bozan görüntülerin ortadan kaldırılması için çözümler önerilmiştir. Geleceğin yapılarının en alt seviyede enerji tüketmesinin yanında kendi enerjisini üretmesinde, ekolojik yapılar doğrultusunda bir yol çizmesi için gerekli parametreler açıklanmıştır.

Gizem Tetik
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00

Other supervisors