Theses supervised by Prof. Dr. Erol Turan

17 theses · Kastamonu University

Master'sOpen AccessTR

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin kamu yönetiminin örgütsel yapısı üzerindeki etkiler

Devletler uzun yıllardır belirli bir azınlık tarafından ve çoğunluğun isteklerini ve ihtiyaçlarını karşılayabilmek adına yönetilmektedirler. Bu yönetimin etkin bir şekilde sağlanabilmesi, yöneten ve yönetilen arasındaki ilişkinin iyi kurulabilmesi, başarılı ve istikrarlı bir yönetim sistemi arayışı geçmişten günümüze kadar ulaşan bir tartışma konusudur. Ülkelerin hangi hükümet sistemi ile yönetildiği ise yasama, yürütme ve yargı erkleri arasındaki ilişkiyle anlaşılabilmektedir. Bu üç erk arasındaki ilişki hükümet sistemlerinin belirleyicisidir. Türkiye kısa bir dönem meclis hükümeti sistemi ile ardından ise uzun bir dönem parlamenter sistemi ile idare edilmiştir. 2017 yılında 1982 Anayasasında yapılan köklü değişikliklerin ardından ise 2018 yılında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçiş yapmıştır. Çalışmanın temel amacı ise Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde gerçekleşen değişimleri bütüncül bir anlayış ile ele alarak yapılacak sonraki çalışmalara ışık tutmaktır. Bu izlenim çalışmanın asıl konusunun işlenmesinin de en temel sebebidir. Kendine özgü̈ bir biçimde değişen ve tarihsel bir dayanağının bulunmadığı bir hükümet sistemini her yönü ile anlatmak imkansızdır. Keza böyle bir sistemin tam olarak anlatılabilmesi için belirli bir dönemin geçmesi gerekmekle birlikte sisteme yönelik eleştirilerin hukuksal anlamda bir zemine dayandırılması gerekmektedir. Çalışmada, konuyla ilgili literatür taranmış ve ardından ortaya çıkan bilgiler düzenlenmiş; konuyla ilgili daha önceden yapılmış olan çalışmalar detaylı bir şekilde incelenmiştir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin uygulanmasının ardından Türk kamu yönetimi sistemine yansıyan somut değişiklikler analiz edilmiştir.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiHükümet sistemiKamu yönetimi+3
Derviş Burak Binici
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
10
Master'sOpen AccessTR

Kişisel verilerin korunması konusunun anayasa hukuku açısından incelenmesi

Veri güvenliği; verileri izinsiz erişime ve kullanıma karşı korumak amaçlı oluşturulan, veriler üzerinde yalnızca veri sahibi ve veri sahibinin açık izni (onay) bulunan kişilerin erişimini ve verileri kullanmasını sağlayan koruyucu güvenlik önlemleridir. Teknolojinin hızla ilerlediği günümüzde veri güvenliği oldukça önemli bir konudur. Akıllı cihazlar, taşınabilir telefon, tablet, ses kaydı vb. türden cihazın kişisel kullanımın yaygınlaşmasıyla birlikte verilerin yayılması kolaylaşmaktadır. Bu nedenle her ne kadar şahsi önlemler alınsa da gündelik yaşamda veri güvenliğini sağlamak sıkıntılı noktalara gelmiştir. Kişisel verileri koruma hukuku; bireylerin Anayasa güvencesi altındaki temel hak ve özgürlükleri çerçevesinde bir özel yaşamları olduğunu, aynı zamanda kişilik haklarının bir uzantısı olarak ifade özgürlüğü, haberleşme özgürlüğü vb. türden birçok özgürlüğe sahip olduklarını ve bu özgürlükleri kullanırken kişisel verileri üzerinden kısıtlanmamaları ve bir tehdide uğramamaları gerektiğini kabul etmektedir. Bu çerçevede hukuk düzeninde kişisel verilerin korunması adına kanun ve düzenlemeler ortaya koymaktadır. 5982 sayılı Kanunla yapılan Anayasa değişikliği ile Anayasa m.20'ye "özel hayatın gizliliği ve korunması hakkı" eklenmiş ve bu madde ile birlikte kişisel verilerin korunması Anayasal güvence altına alınmıştır. Böylece kişi hak ve özgürlükleri çerçevesinde verilerin korunmasının gerekliliği, Anayasa ile teminat altına girmiştir. Bu yüksek lisans tez çalışmasında kişisel verilerin korunması Anayasa Hukuku açısından değerlendirilmiştir. Giriş, birinci ve ikinci bölüm olmak üzere üç bölümden oluşan ve literatür araştırması yöntemiyle hazırlanan tez çalışmasında; Giriş bölümünde tezin genel çerçevesi çizilmiş, Birinci bölümde kişisel veriler, kişisel verilerin korunması gibi konular üzerinden genel literatür sunulmuş, İkinci ve son bölümde ise Anayasa Hukuku çerçevesinde kişisel verilerin korunması konusu ele alınmıştır.

AnayasaAnayasa hukukuKişilik hakkı+4
Cihat Pala
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni kamu yönetimi reformlarının Türk kamu yönetimi sistemine etkileri

II. Dünya Savaşı'nın ardından dünyayı etkisi altına alan ekonomik ve toplumsal sıkıntılar her geçen zaman diliminin ardından etkisini giderek arttırmaya devam etmiştir. Bu etki bilim insanlarının da söylediği üzere devletleri daha etkin ve verimli olmaya zorlamıştır. Devletlerin verimli ve etkin olmasını sağlayan en önemli yapı taşlarından biri ise devletlerin kamu yönetimi sistemleridir. Geleneksel kamu yönetimi anlayışının işlerliğini kaybetmeye başlaması yeni yönetim sistemlerinin ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Giderek popülerliği artan ve kamu yönetiminin daha etkin ve verimli olmasını sağlayan yeni yaklaşımın adın ise Yeni Kamu Yönetimi Yaklaşımı olarak adlandırılmıştır. Tüm ülkelerin yaşadığı gibi Türkiye'de benzer sıkıntılarla mücadele etmek zorunda kalmıştır. Yaşanılan bu sıkıntılar ise vatandaşın daha zor zamanlar yaşamasına neden olmuştur. Bu mali ve toplumsal sıkıntıların aşılması adına Türk Kamu Yönetimi sistemi özellikle 1980'lerin ardından hızlı bir değişim süreci içerisinde yer almıştır. Kamu yönetimi sisteminde yaşanan bu değişim ise hem yapısal hem de işlevsel olarak nitelendirilebilir. Değişim sürecinin başarılı ve çağdaş ülkelerde yaşanan değişim sürecine uygun olabilmesi adına reform çalışmalarının Yeni Kamu Yönetimi Yaklaşımına uygun bir şekilde gerçekleştirilmesi planlanmıştır. Bu sayede kamu yönetimi sisteminin yeni kamu yönetimi yaklaşımına uygun, etkin, verimli, vatandaş odaklı, şeffaf, hesap verebilir, katılımcı odaklı bir yapıya kavuşturulması planlanmıştır. Çalışmanın amacı yapılan reform çalışmalarının yeni kamu yönetimi ilkelerinin hangisi veya hangileri ile uyumlu olduğunun değerlendirilmesidir. Diğer yandan reform çalışmalarının gerçekleştirilmesi sürecinde ortaya çıkan sorunların hangi düzeyde giderilebildiğinin anlaşılmasıdır.

Kamu yönetimiReformTürk kamu yönetimi+2
Zafer Bulut
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
10
DoctorateOpen AccessTR

Kamu çalışanlarının iş etiği algıları ile iş tatminleri arasındaki ilişki: Libya Çalışma Bakanlığında bir araştırma

Kurumların veya organizasyonların var olan yapılarını, üretim süreçlerini, kontrol ve denetim aşamalarını yenilemesi, değiştirmesi kurumların başarıları için artık yeterli olmamaktadır. Bu süreçler genellikle insan unsurunun çok dikkate alınmadığı hatta göz ardı edildiği süreçler olarak karşımıza çıkmaktadır. İnsan unsurunun dikkate alınmaması ise bir yandan bireyleri diğer yandan ise kurumları etkilemektedir. Bireylerin dikkate alınmaması sonucu bireylerin tatmin ve motivasyon duyguları azalmakta, performans ve verimlilik kaybı yaşanmaktadır. Etkili bir insan kaynakları yönetimi için bireylerin duygu, düşünce ve ihtiyaçlarının da kurum tarafından asgari düzeylerde karşılanması gerekmektedir. Literatürde mesleki tatminin arttırılmasını sağlayacak uygulamalardan birisi ise iş etiği ilkelerinin kurumlarca benimsenmesi ve uygulanması olarak kabul edilmektedir. Çalışma genelinde iş etiği kavramı ve iş tatmini kavramı arasında anlamlı bir ilişki olup, olmadığı sorusu üzerinde durulacaktır. Çalışma toplamda 3 bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde etik, iş etiği kavramları üzerinde durulacak olup, bu kavramların tarihsel süreçte nasıl ortaya çıktığı hangi yaklaşımlar sayesinde literatüre kazandırıldığı ve etkileyen faktörler ele alınacaktır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise tatmin, iş tatmini kavramları üzerinde durulacak olup, bu kavramların tarihsel süreçte nasıl ortaya çıktığı hangi yaklaşımlar sayesinde literatüre kazandırıldığı ve bu kavramları etkileyen faktörler ele alınacaktır. Çalışmanın son bölümü olan saha araştırması kısmında ise Libya Çalışma Bakanlığı çalışanlarına likert ölçekli iş etiği ve iş tatmin düzeylerin ölçen bir anket uygulanacaktır. Araştırma da ver toplama aracı olarak daha önce güvenilirlik ve geçerlilik analizi yapılmış olan iş tatmini ve iş etiği düzeylerini ölçen iki ölçek kullanılacaktır. Libya Çalışma Bakanlığı çalışanlarından elde edilen veriler SPSS 21 paket programı sayesinde analiz edilmiştir. Analiz sonucunda kamu sektörü çalışanlarının iş etiği ve iş tatmini düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Etik, İş Etiği, İş Tatmini, Kamu, Libya Çalışma Bakanlığı Ocak 2024, 126 Sayfa

Yeni kamu işletmeciliğiYeni kamu yönetimiYeni kamu yönetişimi
Tawfik Faraj Suliman Al-wetwat
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Stratejik yönetimin uluslararası ticaretin serbestleştirilmesindeki rolü ve ekonomik büyüme üzerine etkisi: Libya örneği

Bu çalışma, stratejik yönetimin uluslararası ticaretin liberalleşmesi üzerindeki etkisini ve bunun Libya'daki ekonomik büyüme üzerindeki etkisini ele alınmaktadır. Çalışmanın odak noktası, teknolojinin benimsenmesi, stratejik ittifaklar, öğrenme kültürünün teşvik edilmesi ve ürünün yeniden yapılandırılması gibi stratejik yönetim uygulamalarının ticaretin serbestleştirilmesini ve ekonomik kalkınmayı nasıl etkilediğini belirlemektir. Katılımcıları yönetsel rollerine göre kategorilere ayıran, ardından her katman içinde rastgele örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Veriler anketler aracılığıyla toplanmış ve Sosyal Bilimler İstatistik Paketi (SPSS) kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmada değişkenler arasındaki ilişkileri incelemek adına korelasyon analizleri de dahil olmak üzere hem tanımlayıcı hem de çıkarımsal istatistiksel yöntemler kullanılmıştır. Bulgular, stratejik yönetim uygulamaları ile ekonomik büyüme arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif bir korelasyon olduğunu göstermektedir. Ayrıca çalışma, stratejik yönetimin uluslararası ticaretin serbestleştirilmesinde de önemli bir rol oynadığını ve böylece Libya ekonomisine küresel pazarda rekabet avantajı sağladığını ortaya çıkarmıştır. Bu sonuçlar, sürdürülebilir ekonomik büyüme ve rekabetçi ticari avantajlar elde etmek için stratejik yönetimi politika oluşturma ve iş uygulamalarına entegre etmenin önemini doğrulamaktadır. Çalışma, Libya bağlamına özel olarak odaklanarak, stratejik yönetimin hem uluslararası ticaretin liberalizasyonunda hem de ekonomik büyümede olumlu etkisine dair ampirik kanıtlar sağlayarak mevcut literatüre katkıda bulunmaktadır. ANAHTAR KELİMELER: Stratejik Yönetim, Yönetim, Ekonomik Büyüme, Libya Ocak 2024, 101 Sayfa

Uluslararası stratejik birleşmelerUluslararası ticaret
Rıad Amehmed Hassan Etbıga
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Stratejik yönetimin telekomünikasyon sektöründe çalışanların performansları üzerindeki etkisi: Libya telekomünikasyon şirketleri üzerinde bir inceleme

Stratejik değişimin etkin bir biçimde yönetilmesi, bir organizasyonun rekabet avantajını güçlendirmesi amacıyla insanların, süreçlerin ve teknolojinin verimli bir şekilde kullanılmasını sağlar. Bu yönetim süreci, iş uygulamalarının gerçek dünya gereksinimlerini yansıtması ve sonuçlarının kullanıcı odaklı olması için süreçlerin anlaşılmasına dayanır. Ayrıca, mevcut uygulamalarda değişikliklerin nerede yapılacağını ve bu değişikliklerin faydalarını anlamaları için insanların değişiklikleri daha kolay kabul etmelerini sağlar. Benzer şekilde, stratejik değişimi yönetmek, bir organizasyonun hedeflediği yere ulaşmak için yenilikçi bir vizyon geliştirmesine ve faaliyetlerinde mükemmelliğe ulaşmak için yenilikçi bir yol bulmasına olanak tanır. Libya Telekom, telekomünikasyon sektöründe verimliliği artırmak ve rekabet edebilmek için çeşitli stratejik değişiklikler uygulamaktadır. Bu değişiklikler arasında teknolojiyi daha etkin bir şekilde benimseme, stratejik ittifaklar kurma, öğrenme kültürünü teşvik etme ve ürünlerin yeniden mühendisliği gibi önemli adımlar bulunmaktadır. Dolayısıyla, Libya Telekom'un stratejik değişim yönetimi uygulamalarının performansı üzerindeki etkilerini anlamak oldukça önemlidir. Bu çalışmanın ana amacı, Libya Telekom'un performansı üzerinde teknolojik benimseme, stratejik ittifaklar, öğrenme kültürü ve ürün yeniden mühendisliği gibi stratejik yönetim uygulamalarının etkilerini belirlemektir. Çalışmada, üst yönetim, orta düzey yönetim ve alt düzey yönetim olmak üzere üç farklı kategorideki çalışanlar incelenmiştir. Katılımcıları seçmek için her kategoride kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Veriler, anketler aracılığıyla toplanmış ve analiz için Sosyal Bilimler için İstatistik Paket Programı (SPSS) kullanılmıştır. Hem tanımlayıcı hem de çıkarımsal analiz yöntemleri kullanılarak veriler incelenmiştir. Libya Telekom'un stratejik yönetim uygulamaları ile performansı arasındaki ilişkiyi tespit etmek için çoklu doğrusal regresyon analizi tercih edilmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Stratejik, Telekomünikasyon, Spss, Libya Ocak 2024, 126 Sayfa

Mobil telekomünikasyon sektörüStratejik hizmet yönetimiStratejik yönetim
Fathı A. Alı Elkurdı
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim yöneticilerinin yeni kamu yönetimi anlayışına yönelik tutumları, Kocaeli ili örneği

21. yüzyıl dünya genelinde tüm ülkelerde bir değişim ve dönüşüm sürecine sahne olmuştur. Bu sürecin etkilediği alanlardan biri de devletlerin yönetim yapıları olmuştur. 20. yüzyılın sonlarına kadar kamuda hüküm süren Geleneksel yönetim anlayışı çeşitli eleştirilere hedef olmuştur. Zamanla işlerliğini kaybetmiş, yerini yeni bir yönetim anlayışa bırakmıştır. Çalışmamızda amacımız; eğitim yöneticilerinin yeni kamu yönetimi anlayışına yönelik tutumlarını tespit etmektir. Çalışma 6 bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünden hemen sonra kavramsal çerçeve bağlamında devlet, yönetim, kamu yönetimi ve eğitim yönetimi kavramları açıklanmıştır. Üçüncü bölümde Geleneksel Kamu Yönetimi anlayışının doğuşu ve teorik temelleri izah edilmiştir. Ayrıca geleneksel kamu yönetimi anlayışının genel özellikleri açıklanmıştır. Dördüncü bölümde Geleneksel Kamu Yönetimi anlayışına getirilen eleştiriler ve Yeni Kamu Yönetimine geçiş süreci irdelenmiş, Yeni Kamu Yönetimin temel stratejileri üzerinde durulmuştur. Beşinci bölümde ise geleneksel kamu yönetimi ve yeni kamu yönetimi anlayışlarının karşılaştırması yapılarak, iki yönetim anlayışı arasındaki temel farklar ortaya konmuştur. Çalışmanın altıncı bölümünde; alan araştırması bağlamında Kocaeli İlinde görev yapan tüm eğitim yöneticilerine yeni kamu yönetimi stratejilerine karşı tutumlarını ölçmeye yönelik likert ölçekli bir anket uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak daha önce geçerlik ve güvenirlilik testi yapılmış olan yeni kamu yönetimi stratejileri ölçeği kullanılmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen veriler SPSS 23 paket programı ile analiz edilmiştir. Analiz neticesinde eğitim yöneticilerinin yeni kamu yönetimi stratejilerine bakış açıları ve bu stratejilerin benimsenme düzeyi ölçülmüştür. Son olarak ortaya çıkan bulgulara göre çeşitli tespitler yapılmış ve öneriler sunulmuştur.

Gökhan Mermer
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu çalışanlarının iyi yönetişim algıları: Kocaeli Valiliği üzerine bir uygulama

Özellikle dünyanın giderek daha küresel bir yapıya bürünmesi sonucunda hem özel sektör hem de kamu sektörü ciddi bir değişim ve dönüşüm içerisindedir. Özel sektörde yaşanan değişim bireylerin sosyal ve kültürel yapılarını etkilemiş, kamu yönetimi sisteminde yaşanan dönüşümler ise vatandaşların beklenti ve isteklerinin değişmesine neden olmuştur. Bu değişim süreci neticesinde ise birçok yeni kavramında yönetim bilimi literatüründe yer aldığı görülmektedir. Çalışmanın esası gereği çalışmada incelenen kavram ise iyi yönetişim (good governance) kavramıdır. Çalışmanın konusu olan iyi yönetişim kavramı ise Dünya Bankası tarafından belirlendiği üzere, şeffaflık, hesap verebilirlik, katılımcılık, etkinlik, yasaların üstünlüğü, eşitlik, strateji ilkeleri esasında ele alınmıştır. Bu ilkelerinin incelenmesinin ardından Türk kamu yönetimi sisteminde iyi yönetişim ilkelerinin etkin ve verimli olabilmesi adına yapılan hukuki düzenlemeler ele alınmıştır. Çalışmanın temel amacı ise Kocaeli Valiliğinde görev yapmakta olan kamu çalışanlarının iyi yönetişim algılarının anlaşılması ve iyi yönetişim ilkelerine karşın farkındalık düzeylerinin belirlenmesidir. Çalışma genelinde toplam 264 kişi olmak üzere tüm Kocaeli Valiliği çalışanlarına anket uygulanmıştır. Saha çalışmasının sonuçlarına bakıldığında ise kurumun iyi yönetişim ilkeleri hakkında yüksek farkındalık düzeyine sahip olduğu fakat uygulamada eksiklerin olduğu tespit edilmiştir.

Yeni kamu yönetişimi
Şenol Kaya
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Siyasi partilerin sosyal medya kullanımları üzerine karşılaştırmalı bir analiz

Bu araştırma, iletişim ve sosyal medyanın siyasal iletişim üzerindeki etkilerini incelemektedir. İletişim kavramı detaylandırılmakta ve temel iletişim kavramları, iletişim modelleri, siyasal iletişim ve bu alanın önemi ile stratejileri ele alınmaktadır. Ayrıca Türkiye'de siyasal iletişimin tarihsel gelişimi de incelenmiştir. Sosyal medya üzerine yoğunlaşılmakta ve sosyal medya platformları, sosyal medyanın siyasal alandaki rolü, siyasal iletişime katkıları ve Türk siyasetinde sosyal medya çalışmaları üzerinde durulmaktadır. Ayrıca, sosyal medya platformlarına göre Türk siyasi partilerinin çalışmaları da değerlendirilmektedir. Araştırma sonucuna göre siyasal iletişimde sosyal medyanın artan önemini ve etkisini vurgulamaktadır. Siyasi partilerin sosyal medya kullanımlarındaki farklılıklar, destekleyici kitleler tarafından ilgilenilmektedir. Paylaşım tipi, yoğunluğu ve sayıları, her siyasi partinin takipçi kitlesi tarafından farklı ilgi görmektedir. Siyasi partilerin takipçi kitlelerinin ilgilendiği paylaşım tipleri de farklılık göstermektedir. Türkiye bağlamında örnekler ve stratejik yaklaşımlar sunarak literatüre katkı sağlamaktadır. ANAHTAR KELİMELER: iletişim, siyaset, sosyal medya, siyasi parti

Ömer Yıldız
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Yumuşak-akıllı güç diplomasisi bağlamında Türkiye'de tarım reformu ve tarım politikaları

Günümüzdeki birçok gelişmiş ülke, tarımdan diğer sektörlere bir sermaye aktarımı sayesinde bu ilerlemelerini başarabilmişlerdir. Toprak, su, orman, iklim ve çevre gibi tarımla ilgili unsurlara özen göstermeyen toplumlar ise kaçınılmaz olarak çöküş yaşamışlardır. Bu çalışma ile yumuşak güç, akıllı güç diplomasisi bağlamında Türkiye'de tarım reformu ve tarım politikaları konusu incelenerek tarımsal konulara yeni bir perspektiften yaklaşılması amaçlanmıştır. Türkiye'de tarım politikalarında hangi aktörlerin ön plana çıktığı, geçmişten günümüze hangi iç ve dış unsurların Türkiye tarımını nasıl etkilediği konusu ele alınmış ve "yumuşak güç" "akıllı güç" diplomasisi teorileri bağlamında geleceğe yönelik çözüm önerileriyle birlikte tartışılmıştır. Çalışmada, Kartopu Örneklem yöntemiyle belirlenen Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesindeki farklı birim/kurumlarda görev yapan uzman/yönetici pozisyonundaki personel ile nitel araştırma metodu kapsamında yarı-yapılandırılmış derinlemesine görüşme gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler neticesinde, Türkiye tarım politikalarındaki en önemli aktörler olarak Tarım ve Orman Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı, Ziraat Odaları, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Tarım Kredi Kooperatifleri'nin sayıldığı görülmüştür. Yumuşak güç bağlamında bulgular arasında kamu spotları, bilgilendirici notlar, ortak akıl toplantıları, teknolojik iş birlikleri yapılması, kültürel anlamda mutfak tanıtımı ve fuarların yapılması, tarımsal hammaddelerin işlenerek yabancı ülkelerle rekabet edilebilir düzeye erişilmesi, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik süreci öne çıkmıştır. Akıllı güç bağlamında ise, kanun ve yönetmeliklerin tam olarak uygulanması, ar-ge çalışmaları, hibe ve yardım programları, fuarlar-organizasyonlar, ticaret anlaşmaları, ekonomik iş birlikleri, tohum, ilaç ve gübre ıslah çalışmalarının yapılması, Ukrayna tahılının ihracatında Rusya diplomasisi öne çıkan bulgular arasındadır. Türkiye'nin tarım politikaları ve reformları konusunda ciddi ilerlemeler kaydedebilmesi için yumuşak güç ve akıllı güç gibi diplomasi araçlarından yararlanması gerektiği söylenebilir.

Ergin Bayrakdar
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Azerbaycan ve Türkiye'nin hükümet sistemlerinin karşılaştırmalı bir analizi

Hükümet sistemleri devletlerin siyasal, ekonomik ve toplumsal özelliklerini yansıtmaktadırlar. Her devlet, kendi toplumsal, siyasal ve ekonomik özelliğine uygun hükümet sistemini belirlemek üzere birçok çalışma gerçekleştirmektedir. Devletler tarihleri boyunca farklı hükümet sistemlerini de kullanabilmektedirler. Nitekim insan hayatı sürekli hareket halinde olduğu için devletler de sürekli hareket halindedir. Çalışmamızda bu bağlamda kültürel ve soy anlamında benzer olan Azerbaycan Cumhuriyeti ve Türkiye Cumhuriyeti'nin hükümet sistemleri incelenmiştir. İki devletin geçirdiği siyasal aşamalar birbirlerinden farklılıklar arz etmektedir. Ancak hükümet sistemlerinin de birçok benzer noktası bulunmaktadır. Bu anlamda çalışmamızda iki devletin hükümet sistemleri detaylı bir biçimde incelenerek mukayese edilmiştir. Çalışmanın sonucunda ise her iki devletin kullandığı hükümet sistemlerinin birçok benzer noktası olduğu gibi çeşitli farklılıklar taşıdığı da görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Azerbaycan, Türkiye, hükümet sistemi, başkanlık, cumhurbaşkanlığı.

AzerbaycanBaşkanlık sistemiCumhurbaşkanlığı hükümet sistemi+3
Sardar Mammadov
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu çalışanlarının yeni kamu yönetimi anlayışına yönelik tutumları: Kastamonu ili örneği

Tüm dünyayı etkisi altına alan küreselleşme birçok gelişmeye sebep olmuş aynı zamanda birçok kavramın da değişmesine öncülük etmiştir. Bahsedilen bu global değişim ve dönüşüm hem idari hem teknik anlamda birçok değişime sebep olmuştur. Bu değişimlerle birlikte ülkelerin kurumları, sistemleri ve anlayışları büyük değişimlere yol açmışlardır. Çalışma genelinde bu değişimlerin yönetim anlayışına nasıl yansıdığı, bireylerin bu değişimleri nasıl benimsediği ve bu değişimlerin kurumlar tarafından nasıl anlaşıldığı detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Çalışma toplamda 4 bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde giriş kısmı yer almaktadır. Çalışmanın 2. bölümünde ise geleneksel kamu yönetimi anlayışının tarihsel süreçte nasıl ortaya çıktığından, hangi yaklaşımlar sayesinde literatüre kazandırıldığından bahsedilecektir. Aynı zamanda geleneksel kamu yönetimi anlayışının özellikleri başlıklar altında ele alınmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde geleneksel kamu yönetimi anlayışının açıklanmasının ardından yeni kamu yönetimi anlayışının ortaya çıkmasını sağlayan unsurlar, yeni yönetim anlayışının hangi eleştiriler ve yaklaşımlar neticesinde ortaya çıktığı ve yeni kamu yönetimi anlayışının stratejileri ele alınmıştır. Bu sayede geleneksel ve yeni kamu yönetimi arasında farklar daha net bir şekilde ortaya çıkmıştır. Çalışmanın son bölümü olan saha araştırması kısmında ise Kastamonu ilindeki kurum ve kuruluşlarda yer alan çalışanlara likert ölçekli yeni kamu yönetimi stratejilerini ölçen bir anket uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak daha önce güvenilirlik ve geçerlilik analizi yapılmış olan yeni kamu yönetimi stratejileri ölçeği kullanılmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen veriler SPSS 23 paket programı ile analiz edilmiştir. Analiz sonucunda kamu sektörü çalışanlarının yeni kamu yönetimi stratejilerine bakış açıları ve kurumlarında bu stratejilerin benimsenme düzeyi ölçülmüştür. ANAHTAR KELİMELER: Kamu, Yönetim, Yeni Kamu Yönetimi, Kastamonu

Kamu personeliKamu yönetimiKastamonu+2
Sadullah Çağrı Bayraktar
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Siyasal iletişimde sosyal medyanın kullanımı: Parlamenter danışmanlar üzerine bir araştırma

Tüm dünyada son dönemlerde söz konusu olan küreselleşme kavramı beraberinde birçok gelişmeye sebep olmuş bununla beraber birçok bilim dalının da değişim ve dönüşümler yaşamasına neden olmuştur. Özellikle sosyal bilimlerde küreselleşme, teknolojinin çok hızlı bir şekilde gelişim göstermesi, bireylerin bilgi alma isteklerinin artması, bilgi yayılım hızının teknolojik araçlarla birlikte artış göstermesi yeni kavramların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Günümüzde hemen herkes tarafından sıkça kullanılan ve gündelik hayatın bir parçası haline gelen sosyal medya ise literatüre son 15 yıl içerisinde girmiş olan kavramlardan bir tanesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Çalışma özelinde siyaset biliminin konusu olan siyasal iletişim kavramı ile sosyal medya arasındaki ilişki karşılaştırılmış olup, sosyal medyanın seçmenler tarafından siyasal iletişim aracı olarak görülüp görülmediği hususu incelenmiştir. Çalışma toplamda 4 bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde giriş kısmı yer almaktadır. Çalışmanın 2. bölümünde ise siyasal iletişim kavramının tarihsel süreçte nasıl ortaya çıktığından, hangi yaklaşımlar ile savunulduğundan bahsedilmiştir. Aynı zamanda siyasal iletişim içerisinde yer alan aktörler, siyasal iletişim teknikleri ve siyasal iletişim araçları detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde sosyal medya kavramının hangi süreçler sonrasında ortaya çıktığı, ortaya çıkmasını sağlayan unsurlar, sosyal medya araçları, sosyal medyanın iletişim kavramı ile olan ilişkisi, son olarak ise sosyal medyanın siyasal iletişim açısından avantajları ve dezavantajları detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Bu sayede sosyal medyanın alan yazın dahilinde siyasal iletişim aracı olarak kabul görüp görmediği anlaşılmaya çalışılmıştır.

DanışmanlarSiyasal iletişimSosyal medya+1
Özlem Gayret
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Küreselleşen enerji ticaretinde Türkiye: Sosyal ağ analizi uygulaması

Kalkınma ve ekonomik istikrarın en temel gerekliliklerinden biri olan enerjinin maliyetini düşük tutmayı başaran devletlerin küresel mecrada üstünlük sahibi olabilmeleri, enerji kaynaklarının devletler boyutunda stratejik önem taşımasına sebep olmuştur. Söz konusu stratejik değer, başta petrol, doğal gaz ve kömür olmak üzere halen yüksek oranda fosil yakıtlardan oluşan enerji kaynaklarının ticaretinde sıra dışı bir rekabetin oluşmasında etkili olmuştur. Zira enerji kaynakları ticareti, sadece kâr amacı taşıyan bir ticaret olmanın ötesinde, hükümetlerin çeşitli politik amaçlarında koz olarak kullandıkları bir araç haline gelmiştir. Bahsi geçen konu, enerji arz güvenliği meselesinin ciddiyetini artırmış, enerji ticaret ağlarının ülkelerin kendi çıkarları uyarınca geliştirdikleri politikalar doğrultusunda şekillenmesine sebep olmuştur. Güçlü ve zayıf bağlarla oluşan bu ağlarda yer alan aktörler ise, kendilerine has koşulların etkisinde çeşitli özelliklere sahip olmakta, kurdukları ilişkiler ile ağ içerisinde farklı rollerde yer almaktadırlar. Türkiye'nin enerji ticaret ağını ampirik verilerin ve matematiksel yöntemlerin kullanımını esas alan sosyal ağ analizi yöntemi ile incelemeyi amaçlayan bu çalışmada, söz konusu ağın küresel enerji ticareti içerisindeki büyüklüğü ve ağ yoğunluğu özelliklerinin yanı sıra, ağdaki aktörlerin ilişkisel bağları, merkezilik ve aracılık dereceleri ortaya çıkarılarak konuya yönelik ileriki çalışmalar için önerilerde bulunulmuştur.

EnerjiEnerji ekonomisiEnerji kaynakları+5
Mustafa Yücel
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Siyasi partilerin seçim beyannamelerinde spor ve gençlik programlarına yaklaşımlarının araştırılması

Siyasi partiler, demokrasi ile yönetilen tüm ülkelerin önemli unsurlarındandır. Bu çalışmanın amacı; TBMM içerisinde grup kurmuş olan beş siyasi partinin, iktidar ve muhalefet partilerinin seçim beyannamelerinde spora yönelik hedeflerinin karşılaştırılmasıdır. Bu bağlamda partilerin spora yönelik seçim beyannameleri incelenmiş ve benzerlikler, farklılıklar belirlenmiştir. Çalışmada içerik ve durum çalışması yöntemi tercih edilmiştir. Türkiye'de faaliyet içerisinde bulunan tüm siyasi partiler içinden TBMM'de grup oluşturan beş siyasi partinin seçim beyannameleri çalışmaya dahil edilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde içerik analizi yöntemi tercih edilmiştir. Verilerin analiz edilmesinin neticesinde, Türk kültürüne ait "Türk, Türk Milleti" gibi birlik ve beraberliği yansıtan ortak kültürel unsurların siyasi partilerin seçim beyannameleri içerisinde farklı şekillerde yer aldığı saptanmıştır. Çalışma içerisine dahil edilen siyasi partilerin seçim beyannamelerinde vurgu yapılan hususlar; sosyal vatandaşlık, inisiyatif alma becerileri, iletişim, medyatik beceriler, finansal okuryazarlık şeklinde sıralanabilmektedir. Bireylerin sahip olması gereken özellikler dikkate alındığında ise siyasi partilerin birbirlerinden ayrıştıkları görülmektedir. Bu özellikler sosyal ve toplumsal değerler şeklinde vurgulanmıştır. Değerlere en fazla dikkat çeken parti AK Parti iken en az dikkat çeken siyasi topluluk HDP'dir. Değer kaynakları arasında çeşitlilik olması gerektiğini ifade eden ve çeşitliliğe ise en fazla yer veren parti MHP'dir. Çalışma neticesinde siyasi partilerin yayınlamış oldukları seçim beyannameleri, değerler, tutumlar ve değerlerin kaynakları bağlamında bütüncül olarak değerlendirilmiştir. Siyasi partilerin kuruluş aşamasında belli olan en temel amaçları oy çoğunluğunu sağlayarak siyasal iktidarı elde edebilmektir. Birçok siyasi parti kendilerini ifade edebilmek adına halkın anlayacağı vaat ve önerilerini ifade ettiği seçim beyannameleri hazırlamaktadır. Bu çalışmanın amacı; 24 Haziran 2018 yılı genel seçimlerinde (Cumhurbaşkanı Seçimi ve 27. Dönem Milletvekili Genel Seçimi) yer alan siyasi partilerin seçim beyannamelerinde "spor" konusunda hangi hususlara dikkat ettiklerini ortaya çıkarmaktır. Verilerin elde edilmesinde betimsel analiz ve içerik analizi yöntemleri kullanılmıştır. Bu analiz yönteminin tercih edilmesindeki sebep sistematik ve tarafsız sonuçlar ortaya çıkarılmasını sağlamaktır. 24 Haziran 2018 Seçim Beyannameleri üzerinde yapılan içerik analizleri sonucunda spor kavramını Adalet ve Kalkınma Partisi 97, Cumhuriyet Halk Partisi 38, İyi Parti 35, Halkların Demokratik Partisi 19, Vatan Partisi 17 ve Milliyetçi Hareket Partisinin 1 kez kullandığı tespit edilmiştir.

Gençlik politikalarıGençlik sorunlarıSeçim faaliyetleri+6
Havva Şebin
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Stratejik planlamanın Libya yüksek öğrenim kurumlarının performansına etkisi: Trablus Ünıversitesi üzerine bir çalışma

Çalışma, Libya'daki yükseköğretim kurumlarında verimliliği ve etkinliği artıran önerilere ulaşmak adına stratejik planlamanın etkisini araştırmaktadır. Çalışma yalnızca Trablus Üniversitesindeki çalışanlar üzerinde gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmanın önemi, özellikle Trablus'taki Üniversitelerde akademik ve profesyonel anlamda yapacağı katkılardan kaynaklanmaktadır. Çalışma, gelecekte neler olacağına dair daha derin bir içgörü sağlayan ve betimsel analize kıyasla daha doğru, güvenilir sonuçlar veren tanımlayıcı ve analitik yaklaşımları tercih etmiştir. Araştırmanın evrenini, Trablus Üniversitesi'nde görev yapan fakülte ve enstitüler dahil olmak üzere toplam 458 yönetici ve personel oluşturmaktadır. Bu çalışmada katılımcılar amaçlı örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırmada hem nicel hem de nitel yaklaşımlar kullanılmıştır. Veriler anketler aracılığıyla toplanmıştır. Cevaplar "1: Kesinlikle katılmıyorum, 2: Katılmıyorum, 3: Kararsızım, 4: Katılıyorum ve 5: Kesinlikle katılıyorum" şeklinde beşli Likert tipi ölçeklere göre toplanmıştır. Araştırma modeline dayalı olarak bağımsız değişkenlerin bağımlı değişken üzerindeki etkisini analiz etmek için çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Veriler SPSS programı ile analiz edilmiştir. Stratejik planlamanın her bir alt boyutu Trablus Üniversitesi'nin performans düzeyi ile bağımsız olarak inceledikten sonra, aşağıdaki iki değişken için anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Bu alt boyutlar stratejik analiz ve stratejik seçim olarak sıralanabilir. Trablus Üniversitesi'nin performans düzeyinde, aşağıdaki alt boyutlar için önemli farklılıklar bulunmamıştır. Bunlar stratejik vizyon, misyon ve hedefler olarak sıralanabilir. Son olarak, akademik yeterlilik değişkenleri ve mevcut iş alanı nedeniyle katılımcıların stratejik planlama düzeyine ilişkin tutumlarında istatistiksel olarak anlamlı önemli farklılıklar olduğu tespit edilmiş ve ayrıca katılımcıları demografik verileri ile mevcut iş alanı değişkenlerine bağlı olarak performans kavramına ilişkin tutumları istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde farklılaşmıştır. Son olarak çalışmada Libya Yüksek Öğrenim Bakanlığı ve gelecekteki çalışmalar için çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

Abdoulwaed Salem Muftah Aboudaber
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Kurumsal hizmetler ve çalışanların iş tatmini arasındaki ilişkinin incelenmesi: Libya Mellıtah Petrol ve Gaz Şirketi üzerine bir araştırma

Modern teknolojiler ile birlikte yaşanan değişimler petrolün rolünün azalmasına yol açmakta ve petrol ihraç eden ülkelerin refahını ciddi bir şekilde tehdit etmektedir. Petrol ve gaz endüstrisi, özellikle Libya ekonomisinde üst sıralarda yer almakta ve ülkenin geleceğini etkileyebilecek, kalkınmasını sağlayacak faktörler arasında bulunmaktadır. Kurumsal hizmet kalitesi fikri, özellikle davranışsal unsurlar açısından hem tüketiciler hem de çalışanlar (iç müşteriler) üzerindeki etkisinin bir sonucu olarak popülerlik kazanmıştır. Buradan hareketle ilgili araştırmanın amacı kurumsal hizmet kalitesi algısı ile çalışanların iş tatmini düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırmanın amacı gereği sorulan sorular aşağıda yer almaktadır; Libya'daki Mellitah Petrol ve Gaz Şirketi'nde kurumsal hizmet kalitesi algısı ile çalışanların iş tatmin düzeyleri arasında bir ilişki var mı? Libya'daki Mellitah Petrol ve Gaz Şirketi'nde kurumsal hizmet kalitesi alt boyutlarının çalışanların iş tatmini düzeyleri üzerinde etkisi var mı? Libya'daki Mellitah Petrol ve Gaz Şirketi'nde kurumsal hizmet kalitesinin hangi alt boyutu daha yüksek bir şekilde algılanmakta? Demografik değişkenler ve hizmet kalitesi ölçeği arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar var mı? Demografik değişkenler ve iş tatmini ölçeği arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar var mı? Araştımada şirkette aktif olarak çalışan dört yüz (400) katılımcı yer almıştır. Ana değişkenleri ölçmek için hizmet kalitesi ölçeği ve iş tatmini ölçeği olmak üzere iki ölçek seçilmiştir. Sonuçlar, çalışanların hizmet kalitesi algılarının alt seviyelerde olduğunu ortaya koymuştur. Libya'daki Mellitah Petrol ve Gaz Şirketi'nde çalışanların iş tatmini algılarının ise yüksek düzeyde olduğu ortaya çıkmıştır. Hizmet kalitesi algısı ve iş tatmini düzeyi arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif ilişkiler olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda ayrıca algılanan daha yüksek iç hizmet iklimi, çalışanların çalışma ortamında iş tatmin düzeylerinin yükseleceğini ortaya koymuştur. En etkili demografik değişkenler arasında cinsiyet ve eğitim değişkenleri yer almaktadır. Kadın katılımcılar, her iki ölçekte de erkek katılımcılardan daha yüksek bir ortalama puan almışlardır. Çalışmanın en önemli tavsiyelerinden biri ise, Libya'daki Mellitah Petrol ve Gaz Şirketi yalnızca maddi unsurlara değil, hizmet kalitesindeki faktörlere de eşit bir şekilde odaklanmalıdır. Bu, şirketin sürdülebilirliğini, devamlılığını, rekabet gücünün artmasını sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Kurumsal Hizmet, Çalışan Tatmini, Hizmet Kalitesi, Libya Mellitah Petrol ve Gaz Şirketi

Mıloud Taher Abogela Bebas
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00

Other supervisors