Theses supervised by Prof. Dr. Feriştah Sönmez
13 theses · Aydın Adnan Menderes University
Metal Eşya Endeksine kayıtlı şirketlerin finansal performanslarının bulut endeks performans yöntemiyle değerlendirilmesi
Metal Eşya sektörü Türkiye'de imalat sanayinin lokomotif sektörleri arasında yer almaktadır. Bu sektörün varlığını sürdürebilmesi ve rekabet gücünü artırabilmesi finansal performanslarına bağlıdır. Dolayısıyla rekabet güçlerini sağlıklı bir şekilde devam ettirebilmeleri ve ne oranda başarılı olduklarını görebilmeleri finansal performanslarının ölçümünü ve analizini gerekli kılmaktadır. Özellikle Çok Kriterli Karar Verme yöntemleriyle yapılan analizler neticesinde çok sayıda kriterin ve alternatifin aynı anda analize tabi tutularak finansal performans ölçümüne gidilmesi daha sağlıklı ve bütünsel bakış açısı elde edilebilmeleri açısından önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı, Metal Eşya Endeksine (XMESY) kayıtlı şirketlerin 5 yıllık verileriyle (2015-2019) finansal performanslarının değerlendirilerek, sonuçların nasıl endekslenebileceğini göstermektir. Finansal performans analizi Çok Kriterli Karar Verme yöntemlerinden dinamik bir yöntem olan Bulut Endeks Performans Yöntemiyle analiz edilmiştir. Yöntem uygulanırken oran analizinde kullanılan likidite oranları, verimlilik oranları, finansal yapı oranları, karlılık ve büyüme oranlarından 5 ana grup altındaki finansal oranlardan faydalanılmıştır. Alternatiflerin genel endeks düzeyinde puanları hesaplanıp sıralama değerleri belirlendikten sonra alt endeksler bazında da çıktılar elde edilerek işletmeler hem kendi içerisinde hem de kendi aralarında analize tabi tutulmuştur. Böylelikle karar vericilere etkili ve çok yönlü bir performans değerlendirme modeli sunmak amaçlanmıştır.
Tüketicilerin destinasyon seçimini etkileyen faktörlerin araştırılması
Hızla küreselleşen dünyada, işletmeler için tüketicinin ihtiyaç ve isteklerinin karşılanması oldukça önemli bir konu haline gelmiştir. Araştırmanın amacı; potansiyel turizm tüketicilerinin satın alma kararı çerçevesinde etkilendikleri faktörleri belirlemektir. . Bu çalışmada, tüketicinin tatil satın alma davranışı incelenmiş ve satın alma kararını etkileyen faktörler analiz edilmiştir. Birinci bölümde destinasyon kavramı, tüketici ve turistik tüketicinin satın alma karar süreci anlatılmıştır. Araştırmanın ikinci bölümünde tatil destinasyonu seçiminde etkili olan faktörleri belirlemeye yönelik bir uygulamaya yer verilmiştir. Bu bölümde tatil satın alırken etkili olan faktörleri bulmayı amaçlayan, daha önce akademik bir çalışmada kullanılan veri toplama yöntemi, en güvenilir veri toplama yöntemleri arasında yer alan bir yüz yüze anket formu tüketicilere uygulanmıştır. Araştırma evreni Manisa ilinde yaşayan, her yaştan, farklı eğitim seviyelerine sahip, farklı mesleklerden kadın ve erkek katılımcılar olarak belirlenmiştir. Araştırmada kullanılan anket formu iki bölümden oluşmaktadır; birinci bölümde tüketiciyi tanımaya ve demografik özelliklerini belirlemeye yönelik sorular yer almakta ve anketin ikinci bölümü tatil yeri seçiminde satın alma kararı alırken tüketicilerin kararlarını etkileyen faktörleri belirlemeye yönelik 5'li likertli sorularını içermektedir. Tatil yeri seçiminde etkili olan faktörleri belirlemeye yönelik yapılan bu çalışmada, günümüz pazarlama dünyasında yoğun rekabet ortamı göz önünde bulundurulduğunda, tüketicilerin tanıtım ve reklam faaliyetlerine verdiği önemin büyük olduğu çıkan sonuçlar arasındadır. . Yapılan araştırma sonucunda yoğun ve stresli iş ortamlarından uzaklaşmak amacı taşıyan tüketicilerin aldıkları tatil kararıyla tüketicilerin yapacakları veya daha önce gerçekleştirdikleri tatil deneyimlerinde, çevresel faktörlere oldukça önem verdikleri sonucu ortaya çıkmıştır. Bu çevresel faktörler; doğal güzellik, tarihi-kültürel zenginlik ve deniz faktörüdür. Gelişen teknoloji ve yapaylaşan bir hayat içerisinde yaşamak durumunda kalan tüketicilerin, tatil esnasında dahi olsa doğal bir çevreyi görmek istedikleri, yapılan anket çalışması sonucu çevresel faktörlere verdikleri önemin derecesine göre belirlenmiştir.
Teknik analiz yöntemini kullanan yatırımcıların davranışsal finans modelleri ile açıklanması: Türkiye'de bir araştırma
Birikimlerini değerlendirmek isteyen tasarruf sahipleri için finansal piyasalarda birçok yol vardır. Hem ulaşılabilinirliği hem de alım satım kolaylığı yönünden en çok tercih edilen piyasa hisse senedi piyasalarıdır. Yatırımcılar hisse senedi piyasalarında yatırım yapacağı hisse senedini seçmek için birçok analiz yöntemine başvurabilir. Bu yöntemler temel analiz, teknik analiz, etkin piyasa hipotezi ve davranışsal finans modelidir. Çalışmada Türkiye?deki teknik analiz kullanan hisse senedi yatırımcılarının davranışsal finans modelleri ile analizi ve hangi davranışsal hatalara düştükleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Hazırlanan anket soruları Türkiye genelinde 420 adet teknik analiz kullanan yatırımcıya yapılmış olup elde edilen veriler sonucunda yapılan psikolojik hatalar tespit edilmiştir.
KOBİ'ler için Uluslararası Finansal Raporlama Standardının muhasebe meslek mensupları açısından farkındalığı (Muğla ili ve çevresindeki muhasebe meslek mensupları üzerine bir çalışma
Uluslararası rekabetin baş döndürücü artışı, ülkelerin ekonomik boyutlarının genişlemesi, işletmelerin gerek şube açma yoluyla gerekse de ortaklık yoluyla uluslararası faaliyetlerde bulunması dolayısıyla, aynı muhasebe dilini konuşmalarını sağlamak zorunlu hale gelmiştir. Bu ortak dil Uluslararası Finansal Raporlama Standartları ile sağlanmıştır. Çıkarılmış olan bu Uluslararası Finansal Raporlama Standartları, ülkemiz ve dünya ekonomisinin çoğunluğunu oluşturan Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletme (KOBİ)'ler için zor ve karmaşık bir yapıdadır. Bu yüzden standarttan KOBİ ile ilgili olmayan, daha çok halka açık işletmeleri ilgilendiren, kısımlar çıkartılarak standart yaklaşık olarak %85 oranında daraltılmıştır. Böylece 01.11.2010 tarih ve 27746 sayılı Resmi Gazete'de "KOBİ'ler İçin Türkiye Finansal Raporlama Standartları (TFRS)" yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu çalışmanın amacı, KOBİ'ler İçin Türkiye Finansal Raporlama Standartlarının muhasebe meslek mensupları açısından farkındalığı ölçmek, bilgi düzeylerini belirlemek ve ilgili düşünce ve tutumlarını saptamaktır. Bu nedenle Muğla ili çevresinde faaliyet gösteren muhasebe meslek mensuplarına yönelik bir uygulama yapılmış olup, anket tekniği ile elde edilen veriler, istatistik paket programı (SPSS) yardımıyla analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: KOBİ (Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletme), UFRS (Uluslararası Finansal Raporlama Standardı), KOBİ'ler için UFRS/TFRS
İMKB'nin özelleştirilmesinin muhtemel sonuçları ve geçmişte özelleştirilen dünya borsaları ile karşılaştırılması
Değişen ve gelişen dünya koşulları beraberinde küreselleşmeyi, teknolojik gelişmeleri, iletişim ağlarının gelişmesini ve bilgi aktarım teknolojilerinin çok hızlı bir şekilde ilerlemesini sağlamıştır. Bu değişmelere bağlı olarak finansal piyasalar da hızlı bir şekilde değişmekte ve genişlemektedir. Bu gelişmeler sonucunda finansal piyasaların; ulusal müşteri anlayışı yerine uluslararası müşterileri hedef alan yeni yapılara geçmeleri gerekmektedir. Bu açıdan bakıldığında ulusal piyasaların yerine tüm dünya piyasalarına hitap edebilen (ve bu piyasalarla rekabet edebilen) global piyasalar yer almaya başlamıştır. Böylesine hızlı bir şekilde değişen ve rekabetin arttığı bir ortamda borsaların başarısı; bu değişmelere en hızlı şekilde uyum sağlamaya, müşteri memnuniyetini maksimum seviyede tutabilmeye ve müşteri odaklı çalışmalara bağlıdır. Bunlardan dolayı borsalar, varlıklarını sürdürebilmek için hızlı bir şekilde değişime uyum sağlayarak geleneksel yapılarından ve anlayışlarından sıyrılarak kâr amacı güden ve rekabetçi birer özel şirket haline gelmektedirler. Bu çalışmanın amacı, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nın özelleştirilmesi sonucunda ortaya çıkmış veya çıkabilecek muhtemel sonuçları ortaya koymak ve geçmişte özelleşen diğer dünya borsaları ile karşılaştırmalı analizlerini yapmaktır. ANAHTAR SÖZCÜKLER Özelleştirme, Yapısal Dönüşüm, Menkul Kıymet Borsaları, Borsa İstanbul
Çağdaş maliyetleme yöntemlerinden biri olan faaliyet tabanlı maliyetleme yöntemi: Hazır beton sektörü üzerinde uygulama
"Çağdaş Maliyetleme Yöntemlerinden Biri Olan Faaliyet Tabanlı Maliyetleme Yöntemi: Hazır Beton Sektörü Üzerinde Uygulama" adı altında hazırlanan bu çalışmanın amacı, faaliyet tabanlı maliyetleme yönteminin hazır beton üretim sektöründe uygulanması ve yöntemin geleneksel maliyetleme ile olan farklarını ortaya koymaktır. Türkiye' nin, 2009 yılından bu yana hazır beton üretimiyle Avrupa'da birinci sırada yer alması ve 2013 yılından bu yana Çin ve ABD' nin ardından üçüncü sıraya yükselmiş olması, çalışmanın uygulama kısmını oluşturan sektör seçiminde etkili bir neden olarak ortaya çıkmıştır. Hazırlanan çalışmada alan araştırma yöntemlerinden yüz yüze görüşme yöntemi seçilmiştir. Bu yöntemle, uygulama kısmının oluşturulmasında bire bir gözlemin gerçekleştirilmesi ve elde edilen sonuçların yerinde değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında elde edilen bilgiler, birincil ve ikincil verilerden oluşmaktadır. Birincil veriler; uygulamanın gerçekleştirildiği işletme yöneticileri ve çalışanları ile yüz yüze yapılan görüşmelerden sağlanmış olup, ikincil veriler ise; konuyla ilgili literatürde yer alan yerli ve yabancı kaynaklardan sağlanmıştır. Anahtar Sözcükler: Maliyet Muhasebesi, Geleneksel Maliyetleme Yöntemi, Faaliyet Tabanlı Maliyetleme Yöntemi, Hazır Beton Sektörü.
Yıllara yaygın inşaat ve onarım işlemlerinin Vergi Usul Kanunu ve Türkiye muhasebe standartları 11 açısından muhasebeleştirilmesine yönelik bir uygulama
İnşaat sektöründe faaliyet gösteren firmaların, yıllara yaygın inşaat ve onarım faaliyetlerinin Vergi Usul Kanunu ve Türkiye Muhasebe Standartları 11 İnşaat Sözleşmeleri Standardı kapsamındaki muhasebe uygulamaları tezin konusunu oluşturmaktadır. Vergi mevzuatımız gereği yıllara yaygın inşaat ve onarım işlerinde kullanılan gelir tespit yöntemi tamamlanmış sözleşme yöntemidir. Bu yöntem, işin tamamlandığı yılda kar veya zararı hesaplamaya yöneliktir. Türkiye Muhasebe Standartları 11 İnşaat Sözleşmeleri Standardında belirtilen yöntem ise tamamlama yüzdesi yöntemidir. Bu yöntem de, işin başladığı, devam ettiği ve tamamlandığı her yıl için kar veya zararın ayrı ayrı hesaplanmasına yöneliktir. Çalışmada öncelikle yıllara yaygın inşaat ve onarım faaliyetleri ile ilgili kavramlar açıklanmış, akabinde de bu faaliyetlere özgü vergilendirme ve gelir tespit yöntemleri açıklanmıştır. Uygulama bölümünde ise, inşaat sektöründe faaliyet gösteren bir şirketin üstlendiği yıllara yaygın inşaat ve onarım işine ait faaliyetlerin muhasebeleştirilmesi, Vergi Usul Kanunu ve Türkiye Muhasebe Standartları 11 İnşaat Sözleşmeleri Standardı kapsamında değerlendirilmiştir. Sonuç olarak da, bu iki yönteme göre yapılan muhasebe kayıtları neticesinde elde edilen veriler karşılaştırılarak çıkarımlarda bulunulmuştur.
Sigara karşıtı televizyon reklamlarında kullanılan korku çekiciliği faktörü etkinliğinin beyin görüntüleme tekniği ile ölçümü
Reklam etkinliği işletmelerin çok hassas bir şekilde üzerinde durduğu konulardan bir tanesidir. Reklamların etkinliğinin artırılabilmesi için çeşitli çekicilik faktörleri kullanılmaktadır. Korku çekiciliği faktörü de bu faktörlerden bir tanesidir. Çalışma, sigara karşıtı reklamlarda kullanılan korku çekiciliği faktörünün etkinliği üzerinedir. Etkinliğin ölçümü için fNIRS cihazından yararlanılmış ve bu sayede beyindeki kanın yoğunlaşma durumuna göre deneklerin bu tarz reklamlardan etkilenme düzeyleri ölçülmüştür. fNIRS cihazından elde edilen verileri desteklemek amacıyla da anket yönteminden yararlanılmıştır. fNIRS verilerinden elde edilen bilgiler ışığında; acı çekmeye ve hastalığa yönelik görsel ve işitsel efektlerle süslenmiş, çekilen ızdırabı açık ve net bir şekilde gösteren, izleyicide acı, korku, dehşet vs. gibi hisleri uyandırabilen sigara karşıtı reklamların daha etkin bulunduğu görülmüştür. Çalışmada veri toplama yöntemi olarak fNIRS (beyin görüntüleme tekniği) ve yüz yüze anket uygulaması kullanılmıştır. fNIRS verilerinin analizinde de GLM (Generalized Linear Model)'den yararlanılmış, Anket verilerinin analizinde SPSS programı yardımıyla Frekans Analizi, Çapraz Tablo Analizi ve Ki Kare Testi uygulanmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Reklam, Korku Çekiciliği, Sigara Karşıtı Reklam,fNIRS, Nöropazarlama.
Halka arzların hisse senedi performansı üzerine etkileri: Borsa İstanbul uygulaması
Sermaye piyasalarının gelişiminin finansal piyasalara ve ekonomiye büyük katkıları bulunmaktadır. Şirketler gelişmişlik düzeylerini yükseltmek ve büyümelerini sağlamak için finansal kaynaklara ihtiyaç duymaktadır. Şirketler bu ihtiyacı ya iç finansman kaynaklarından ya da dış finansman kaynaklarından sağlayabilmektedir. Ancak iç finansman kaynaklarının yetersiz duruma gelmesiyle şirketler dış finansman kaynaklarına da ihtiyaç duymaktadır. Bu oluşan ihtiyacı da şirketler ya bankalar tarafından borçlanarak karşılayabilir ya da bir diğer yöntem olarak kendi hisse senetlerini halka arz ederek karşılayabilmektedir. Yapılan bu çalışmada 2010- 2021 yılları arasında Borsa İstanbul bünyesinde teknoloji, bilişim ve enerji sektörlerinde ilk kez halka arz olan şirketlerin hisse senetlerinin orta ve uzun vadede performanslarının analiz edilerek olay etüdü yöntemi ile değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Analizler sonucu elde edilen bilgilere göre yatırımcıların sermaye piyasasına olan güveni, ilk kez halka arz olan şirketlerin sermaye piyasasının gelişimine katkısı ve halka arzların ülkemizin finansal yapısına olan etkisinin ne derece olduğu ölçülecektir. Araştırma sonucunda ilgili dönem ve sektörlerde ilk kez halka arzı gerçekleşen şirketlerin orta ve uzun vadede yatırımcılarının kar elde ettiği ve pazar endeksine kıyasla şirketlerin aşırı pozitif anormal getiri sağlamadığı kanısına varılmıştır.
Borsa İstanbul XKMYA Endeksi'nde işlem gören seçili işletmelerin electre çok kriterli karar verme tekniği ile 2017-2021 yıl aralığında finansal performans ölçümü ve hisse senedi getiri karşılaştırması
Bu çalışmada, Borsa İstanbul XKMYA(Kimya, Petrol, Plastik) Endeksi'nde işlem gören sermaye büyüklüğüne göre ilk 10 işletmenin 2017-2021 dönemine ait finansal performansının ölçülmesi amaçlanmıştır. Bunun için ÇKKV yöntemlerinden ELECTRE tekniği kullanılmıştır. Alternatif olarak seçilen 10 işletme; kriter olarak belirlenmiş 5 oran ile değerlendirmeye alınmıştır. Değerlendirmenin dengeli olması açısından, kriterlerler eşit olarak ağırlıklandırılmış ve her bir oran '0,20' ağırlık değerini almıştır. Electre tekniğine göre finansal performans ölçümü tamamlandıktan sonra, elde edilen sonuçları karşılaştırmak ve doğruluğunu teyit etmek amacıyla, ÇKKV yöntemlerinden bir başka teknik olan TOPSIS ile uygulama tekrarlanmıştır. Daha sonra; finansal performans sonuçları ve hisse senedi getirileri arasındaki ilişkiyi incelemek için, işletmelerin finansal tablolardan yararlanılarak F/K(Fiyat/Kazanç) oranları hesaplanmış ve ardından 'Korelasyon Analizi' uygulanmıştır. Bu çalışma neticesinde, işletmelerin finansal performansı ile hisse senedi getirileri arasında anlamlı bir ilişki olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen sonuçların daha anlaşılır bir şekilde incelenebilmesi için grafikler oluşturularak bu konuda çalışma yapanların, karar vericilerin ve yatırımcıların bilgisine sunulmuştur.
İşletmelerde inovasyon çalışmalarının kurumsal itibar algısına etkisi
Günümüz dünyasında işletmeler yoğun rekabet ortamında güçlü kalabilmek amacıyla yeniliklere uyum sağlama çabası içerisindedirler. Piyasa koşullarında mücadele edebilmek amacıyla inovasyon faaliyetlerine yönelmek işletmeler tarafından çok fazla tercih edilmektedir. İşletmeler inovatif çalışmalar yürütürken, paydaşları nezdindeki itibarlarını korumaya da özen göstermektedirler. Bu çalışmanın amacı, işletmelerde yürütülen inovasyon faaliyetlerinin, işletmelerin kurumsal itibarlarına etkisini incelemektir. Bu doğrultuda, Aydın ili içerisinde faaliyet gösteren ihracat işletmelerinin orta ve üst düzey yöneticileriyle yüz yüze anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Anket uygulaması ile elde edilen verilere araştırma hipotezleri doğrultusunda T- Testi, ANOVA, korelasyon ve regresyon analizleri uygulanmıştır. Ek olarak, çalışmada anket yöntemiyle elde edilen verilerin bulgularını desteklemek amacıyla yine Aydın ili içerisinde faaliyet gösteren bir ihracat işletmesinin orta ve üst düzey yöneticileriyle yarı yapılandırılmış mülakat tekniği uygulanmıştır. Yapılan analizlerin bulgularına göre, inovasyon çalışmalarının işletmelerin kurumsal itibarlarını çeşitli boyutlarla etkilediği sonucuna varılmıştır. Ayrıca inovasyon faaliyetleri ile kurumsal itibar arasında pozitif yönlü bir ilişkinin olduğu saptanmıştır. Ek olarak, yarı yapılandırılmış mülakat tekniği olan nitel araştırma tekniğinin bulguları da nicel yöntem bulgularını destekler nitelikte olduğu görülmüştür.
ÇKKVY kullanılarak oluşturulan portföy getirisinin pazar portföy getirisi ile karşılaştırılması: BIST çeşitli sektörler üzerine bir uygulama
Enflasyonu yüksek ekonomilerde yatırımlar için reel getiri elde etmek oldukça zordur. Bu ekonomilerde yatırım aracının seçimi, beklenen getirisi, yatırım aracının riski gibi konular oldukça önemlidir. Yatırımcılar enflasyona ek reel getiri elde etmek isterler. Bu çalışmada Borsa İstanbul'a kote olan pazar endeksine (XU100) dahil 15 adet seçilmiş çeşitli sektörden 76 işletme ÇKKV yöntemleriyle analiz edilmiş, her bir sektörden finansal performansı en iyi olan işletmeler seçilmiştir. Bu seçilen işletmelerin 2023 yılına ait pay fiyat verileriyle model portföy oluşturulmuştur. Oluşturulan model portföyün getirisi pazar endeksi olan XU100 endeksiyle karşılaştırılmış ve analiz edilmiştir. Analiz edilirken model portföyün getirisi; çeşitli yatırım araçları ve bazı makro ekonomik verilerle mukayese edilmiştir. Çalışma sonucuna göre, 2023 yılında ÇKKV yöntemleri kullanılarak oluşturulan model portföyün getirisi; pazar endeksi getirisinden %18,12, ortalama faiz getirisinden %33,96 fazla getiri sağlamıştır. Model portföyün gram altın getirisinin %23,24 ve döviz getirisinin %4,72 aşağısında performans sergilediği tespit edilmiştir. Ayrıca model portföyün getirisi 2023 yılı yıllık enflasyonuna yenilmiş, %7,27 oranında reel kayba neden olmuştur. Aynı dönemde, konut fiyatları endeksiyle karşılaştırıldığında model portföy getirisi, konut fiyatları endeksinin altında kalmıştır.
Hedef maliyetleme yönteminin bir üretim işletmesinde uygulaması
Teknolojinin sürekli olarak gelişmesiyle birlikte müşteri ihtiyaç ve istekleri de aynı oranda değişim göstermektedir. Bu değişime işletme de uyum sağlamalıdır. Bu uyum sağlama sürecinde işletmelerin maliyetlerinde de değişim gerçekleşmektedir. Firmalar müşteri ve teknolojideki değişimlere ayak uydururken maliyet yönetimi hesaplamalarındaki değişimlere de ayak uydurmalıdır. Çünkü teknolojinin gelişmesiyle eski yöntemler, hesaplamalar işletmenin ihtiyaçlarına karşılık vermeyebilir ve yanlış hesaplamalar işletmeyi rekabet ortamında yanlış konumda bulundurabilir. Bu çalışmadan stratejik maliyet yönetimi yaklaşımlarından olan hedef maliyetleme yöntemi ile Malatya ilinde faaliyetini devam ettiren bir kayısı firmasının verileri ile bir uygulama yapılmıştır. Çalışma sonucunda olgun bir kayısının kurutulup paketlenmesine dek unsurların hedef maliyet endeksi hesaplanmış ve bu endeksin 1'den büyük ya da küçük olmasına göre çıkarımlar yapılmıştır. Firmaların hedef maliyetleme yöntemini kullanarak maliyetleri azaltabileceği ve rekabet avantajı elde edebileceği görülmüştür. Ayrıca ürünlerin fiyatlandırması konusunda da daha doğru kararlar alınabileceği için firmaların kârlılıklarının artması beklenmektedir. Bu nedenle, bu çalışma Hedef Maliyetleme yönteminin işletmeler için önemli bir maliyet yönetimi aracı olduğunu ortaya koymaktadır.