Theses supervised by Prof. Dr. Gülay Zorer Gedik
12 theses · Yıldız Technical University
Dini yapıların ısıl konfor ve enerji tüketimi açısından incelenmesi ve değerlendirilmesi: Marmara İlahiyat Cami ve Hz. Ali Cami örnekleri
Camiler, günün farklı saatlerinde, aralıklarla kullanılan ve günlere bağlı olarak kullanım yoğunluğu değişen dini yapılardır. Bu nedenle tipik bir konut veya ofis tipi binalardan ısıl konfor açısından farklı değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu tez çalışması kapsamında, camiye gelen insanların konfor düzeylerini tespit etmek için, biri doğal ve diğeri mekanik havalandırmaya sahip, farklı ısıtma - soğutma sistemli camilerin iç çevre koşullarının ısıl konforunun ölçülmesi ve değerlendirilmesi yapılmıştır. İklimlendirme sistemine sahip olan camide ısıl konforun oluşturulması süresince harcanan elektrik enejisi tüketimini izlemek için enerji analizörleri ile elektrik enerjisi tüketim verileri toplanmıştır. Çalışma da hedef, farklı ısıtma, soğutma ve havalandırma sistemlerine sahip olan camilerin kullanıcı algısının belirlenmesiyle ve ölçümlerle ısıl konforunun tespit edilmesidir. Ve ısıl konforun oluşturulmasında harcanan enerjinin optimum seviyede tutulabilmesi için gerekli önerilerin oluşturulmasıdır. Çalışma altı ana bölüm ve ekler bölümünden oluşmaktadır. Birinci bölümde, çalışmanın giriş bölümü yer almaktadır. Bu bölümde camilerdeki ısıl konfor ve enerji tüketimiyle ilgili olan literatür taraması, tezin amacı ve hipotezi yer almaktadır. İkinci bölümde, camilerin genel özellikleri ve enerji verimliliğine yönelik ısıl konfor parametreleri ile tanımları belirtilmektedir. Üçüncü bölümde, örneklem olan camilerdeki ısıl konfor ölçümleri ve anket çalışması verileri sunulmaktadır. Dördüncü bölümde, iklimlendirme sistemine sahip olan camideki enerji tüketimi, tez çalışması kapsamında analiz edilerek yorumlanmıştır. Beşinci bölümde, çalışma kapsamındaki bulgular ışığında öneriler sunulmuştur. Ekler bölümünde, alan çalışmasındaki anketin yapıldığı günden fotoğraflar ve anketlerdeki kullanıcıların örnek yorumları yer almaktadır.
Geleneksel mimaride restorasyon uygulamalarının iklimle dengeli tasarım açısından değerlendirilmesi: Ordu evleri örneği
Dünyadaki enerji tüketiminin artması ve bunun fosil kaynaklardan karşılanması doğaya zarar vermektedir. Enerji tüketiminin çoğu binaların ısıtma, soğutma, aydınlatma gibi temel gereksinimlerinden kaynaklanmaktadır. Nüfusla beraber konut stoklarının artması binalarda enerji verimliliği kavramını gündeme getirmiştir. Anadolu'daki geleneksel mimari örneklerine baktığımızda çevresel ve iklimsel verilerin, yerel malzeme kaynaklarının düşük enerjili yapı tasarımı açısından doğru değerlendirildiği görülmektedir. Bu yapılar günümüz mimarlarına düşük enerjili yapı tasarımı açısından örnek teşkil edecek niteliktedir. Tez çalışmasında tüm bunlar göz önüne alınarak geleneksel Ordu evi örnekleri üzerinde iklimle dengeli yapı tasarım parametleri incelenmiştir. İklimle dengeli yapı tasarımı konusu beş bölümde incelenmiştir. Örnek olarak iki adet tescilli konut üzerinde değerlendirmeler yapılmıştır. İlk bölümde Ordu evlerinin özgün halinin iklimle dengeli yapı tasarım parameterlerini sağladığı ancak düşük enerjili yapı sınıfına girmediğinden günümüz koşullarında yapı kabuğunun iyileştirilmesine yönelik öneri oluşturmak amacı sunulmuştur. Bu amaç doğrultusunda tez çalışmasında yararlanılan kaynaklar belirtilmiştir. İkinci bölümde iklimle dengeli yapı tasarım parametreleri inceleniş ve Türkiye iklim tipleri hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde geleneksel mimarinin iklimle dengeli yapı tasarım parametreleri açısından değerlendirilmesine yönelik yaklaşım adımları anlatılmıştır. Dördüncü bölümde örnek iki adet eski eser üzerinde bu yaklaşım adımları uygulanmıştır. Simülasyon programı aracılığı ile yapıların enerji tüketim analizleri yapılarak sonuçlar karşılaştırılmıştır. Yapı kabuğunun iyileştirilmesine yönelik öneriler getirilmiştir. Değerlendirmeler sonuç olarak beşinci bölümde belirtilmiştir.
Yapı kabuğunun düşük maliyetli enerji etkin iyileştirilmesine yönelik bir yaklaşım: Kamu yapısı örneği
Endüstri devrimi ile birlikte değişen yaşam koşulları kentleşme sürecini de etkileyerek enerjiye olan ihtiyacı hızla arttırmıştır. Yapılan araştırmalar sonucunda, dünya genelinde tüketilen enerjinin büyük kısmının yapılarla ilişkili faaliyetlerden kaynaklandığı bilinmektedir. İhtiyaç duyulan bu enerjinin fosil enerji kaynaklarından karşılanmaya çalışılması ise, kaynakların günden güne tüketilmesine ve çevreye verilen zararın hızla artarak ekolojik dengenin bozulmasına neden olmaktadır. Özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde enerji tüketiminin azaltılarak, ülke ekonomisinin kalkınması ve çevre korunumunun sağlanması için mimari tasarım ve uygulama süreçlerinin yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu tez çalışmasında, kullanıcıların konfor koşullarından ödün vermeden yıllık enerji tüketiminin azaltılması, yapı kabuğu tasarım parametreleri kapsamında değerlendirilmiştir. Tasarlanan farklı yapı kabuğu önerilerinin ısıl performansları belirlenerek ilk yatırım maliyetleri ve yıllık enerji tüketim maliyetleri arasındaki ilişki irdelenmiştir. Tez çalışması 5 bölüm halinde ele alınmıştır. İlk bölümde, literatür taraması yapılarak bu konuda daha önce yapılmış çalışmalardan ve yararlanılan kaynaklardan bahsedilmiştir. Ardından, tezin amacı ve çalışma sonucunda beklenenler aktarılmıştır. İkinci bölümde, bu tez kapsamında değerlendirilen kamu yapılarının tarihsel ve mimari gelişimi incelenerek enerji etkin yapı tasarımında kamu yapılarının önemine değinilmiştir. Üçüncü bölümde, enerji etkin yapı tasarımında etkili olan parametreler sınıflandırılarak iklim bölgesi özelliklerine göre bu parametrelerin nasıl değerlendirilmesi gerektiği açıklanmıştır. Ayrıca ülkemizde enerji etkin yapı tasarımı üzerine geliştirilen bazı yönetmelikler ve standartlara yer verilmiştir. Dördüncü bölümde, sıcak iklim bölgesinde seçilen referans adliye yapısının uygulama çalışması yapılmıştır. Referans yapının Design Builder enerji simülasyon programında modellemesi yapılarak aylık ve yıllık enerji tüketimleri hesaplanmış ardından enerji etkin yapı tasarımı kapsamında yapı kabuğu alternatifleri oluşturulmuştur. Geliştirilen yapı kabuğu alternatifleri için ilk yatırım maliyetleri, yıllık enerji tüketim maliyetleri ve enerji kimlik sınıfları hesaplanarak sonuçlar karşılaştırılmıştır. Sonuç bölümü olan beşinci bölümde, çalışmada elde edilen bulgular değerlendirilerek gelecek çalışmalar için öneriler sunulmuştur.
Toplu konutlarda rüzgâr açısından konforlu açık kullanım alanı oluşturulması
Açık alanlardaki insan konforu, rüzgârla birlikte diğer mikroiklim parametrelerine, iklime alışma, yaş, cinsiyet ve etkinlik düzeyi gibi karışık birçok faktöre bağlıdır. Rüzgâr konusunda yetersiz bilgiyle yapılan tasarımlar nedeniyle, rüzgârın özellikle yaya düzeyinde mekanik etkileri oldukça tehlikeli bir hale gelmiştir. Son 30 yılda bu konudaki çalışmalara ağırlık verilmiş, birçok ülkede yapılan deneysel ya da hesaplamalı çalışmalarla, farklı rüzgâr konfor kriterleri ve yönetmelikleri oluşturulmuştur. Oluşturulan rüzgâr konfor kriterleri ülkeden ülkeye, şehirden şehire ve hatta enstitüden enstitüye farklılıklar göstermekte, bu konuda herhangi bir standart bulunmamaktadır. Bu çalışmada T.C. Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü arşivlerinden elde edilen iklimsel veriler derlenmiş, farklı sıcaklık ve nem koşullarında, farklı aktivite düzeyleri için rüzgârın ısıl ve mekanik etkileri bir arada ele alınarak, optimum koşulların sağlandığı konfor bölgeleri oluşturulmuştur. Elde edilen rüzgâr konforu eşik değerleri, Türkiye'de yaygın olarak inşa edilen toplu konut senaryolarının, farklı iklim bölgelerine göre rüzgâr konforu etkinliklerinin tespitinde kullanılmıştır. Rüzgâr simülasyonlarında URBAWİND yazılımından yararlanılmıştır. TÜBİTAK 1001 projesi kapsamında yürütülen bu çalışmadan elde edilen sonuçlar, konforlu alanların oluşturulması amacıyla yeni yerleşmelerin tasarımında ön karar üretme aşamasında kullanılabilirler.
Türkiye'de binaların enerji performansı hesaplama yönteminin farklı iklim bölgelerinde değerlendirilmesi
Günümüzde gereğinden fazla enerji kullanımı ve buna bağlı olarak enerji kaynaklarının azalması önemli bir sorundur. Harcanan enerjinin çok önemli bir bölümü ise yapılar tarafından tüketilmektedir. Isıtma, soğutma, aydınlatma v.b. gereksinimler için yoğun enerji gerekmektedir. Otel yapılarında tüketilen enerji, tüketim basamakları arasında üst sıralarda yer almaktadır. Bu tez çalışmasında, farklı iklim bölgelerinde yer alan farklı plan biçimlenişlerine sahip otel yapıları ?Bina Enerji Performansı Hesaplama Yöntemi? ile analiz edilerek, binaların enerji performansı ve emisyon salım sınıfı belirlenmiştir. Bu çalışmada BEP-TR?nin farklı senaryolar için test edilmesi amaçlanmıştır. Otel yapılarının enerji tüketiminde etkili olan faktörler; * Yapının bulunduğu iklim bölgesi, * Kullanıcı yoğunluğu (hangi dönemlerde ve sıklıkta kullanıldığı), * Yapının durumu (tasarım, biçim, uygulama, yalıtım), * Enerji sistemleri (ısıtma, soğutma, aydınlatma düzenleri) olmak üzere sıralanmaktadır. Öncelikle otel yapılarının bulunduğu farklı iklim bölgelerinin (sıcak, ılıman v.b.) gereksinimleri belirlenerek oluşan yapı tipleri, kullanım dönemleri, yoğunluğu ve sistem tercihleri (ısıtma,soğutma v.b.) dikkate alınarak BEP-TR hesaplama yöntemi ile binaların yıllık m² başına düşen enerji tüketim miktarı ve buna bağlı olarak CO? salımı hesaplanacaktır. Bu çalışma kapsamında, enerji tüketimi konut dışı binalar arasında en yüksek olan ve birden fazla fonksiyonel mekândan oluşan otel binalarının enerji performansı, ulusal hesap modeli olan BEP-TR ve Design Builder programı ile hesaplanacak ve karşılaştırılmıştır. Mevcut kaynaklar araştırılıp, konuyla ilgili veriler derlenerek hazırlanan bu çalışma beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; tezin amacı derlenen kaynaklarla beraber literatür taraması ile verilerek hipotez ortaya konulmuştur. İkinci bölümde; çalışma kapsamında bina enerji performansını etkileyen parametreler iklimsel ve yapısal açıdan ele alınmıştır. Bunlar; iklim elemanları, seçilen üç farklı iklim bölgesinin (ılıman nemli-sıcak kuru-soğuk) genel özellikleri, yapının konumu, biçimi ve yapı kabuğunun özellikleridir. Üçüncü bölümde; enerji performansı hesaplama yöntemi olarak kullanılan BEP-TR ve Design Builder programları ve özellikleri anlatılmıştır. Baz aldıkları hesaplama yöntem türleri açıklanmıştır. Dördüncü bölümde; sadece yedi tip köşegen formlu bina enerji hesaplamaları yapan BEP-TR ile her formda bina enerji hesaplaması yapan Design Builder?da analizleri yapılmak üzere daire ve kare planlı otel yapı tipleri belirlenmiştir. Elde edilen enerji hesaplamaları seçilen iklim bölgeleri için karşılaştırılmıştır. Sonuçlar bölümünde; biçim, zonlama ve mekanik sistem dizaynı farkının enerji hesabı farkını ortaya koyan parametler olarak ele alındığı analiz sonuçları üzerinden değerlendirmeler ve incelemeler yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Enerji etkin bina tasarımı, Bina enerji performansı hesaplama yöntemi (BEP-TR), Enerji kimlik belgesi, Otel yapıları, Design-Builder
istanbul'da bir toplu konut projesinde farklı yerleşim düzenlerinin enerji etkinliğinin karşılaştırılması
Sanayi devriminden sonra, teknolojinin ve makineleşmenin gelişmesi sonucunda, insanların beklentileri değişmiş, oluşan yeni arz talep grafiğine göre sunulan ürünlerin çeşitlerinde de değişiklikler yapılmaya başlanmıştır. Sanayi devrimi ve onunla beraber gelen yenilikler, mimarlık alanında yapılan çalışmalara ve bu çalışmalarla birlikte meydana gelen gelişimlere ivme kazandıran bir dönüm noktası haline gelmiştir. Sunulan bu ürünler, seri üretim aşamalarıyla kendini göstermiş ve etkisini günümüz mimarlığında, toplu konut projeleri olarak devam ettirmiştir. Ürünlerin ortaya çıkmasında fosil yakıtlardan yararlanılması, kamuoyunu eldeki kaynakların tükenmesi tehlikesiyle karşı karşıya getirmiştir. Bunun üzerine doğal kaynaklardan yararlanarak üretimin gerçekleştirilmesi gündeme gelmiştir. Bu bağlamda, mevcut yapıların iyileştirilerek, enerji etkin hale getirilmesi, fosil yakıtlardan en az şekilde kullanır hale getirilmesi hız kazanmıştır. Bu çalışmalara bağlı olarak günümüzde toplu konut projelerinde en çok dikkat edilmesi gereken hususlardan biri, doğal ortamın ne şekilde en etkin kullanılacağı, güneş enerjisinden ve var olan doğal kaynaklardan ne şekilde en etkin biçimde yararlanılacağı konusudur. Modern Mimarlık konusunda yapılan çalışmalarda, endüstri devrimi ve onun beraberinde getirdiği yenilikler, mimarlık alanındaki gelişmelere ivme kazandıran, hatta bu gelişmeleri başlatan bir dönüm noktası olarak ele alınmaktadır. Bu çalışmada, ikinci bölümde toplu konutların oluşumu ve yaygınlaşmasıyla alakalı bilgiler, tarihsel olarak konutlaşmanın geçirdiği evreler anlatılmaktadır. Üçüncü bölümde toplu konutların enerji etkinliğinde etkili olan faktörler ele alınarak incelenmiştir. Bir toplu konutun senerji etkinliğinde etkili olan faktörler: • Dış çevreye ilişkin parametreler, • Binaya ilişkin parametreler, • Aydınlatma enerjisi korunumunda etkili olan tasarım parametreleridir. Dördüncü bölümde, güneş enerjisinden farklı biçimde yararlanabilen, vaziyet planında tasarım konsepti farklı toplu konut yerleşimleri incelenmiştir. Bu farklı yerleşim biçimleri: • Bitişik nizamdaki blok düzen toplu konut yerleşim planı, • 1. tip ayrık düzen toplu konut yerleşim planı, • 2. tip ayrık düzen toplu konut yerleşim planlarıdır. Bu çalışmanın kapsamında, Çekmeköy ilçesinde uygulanmış olan Evidea projesi örnek çalışma alanı olarak seçilmiştir. Bu alanda, farklı yerleşim düzenlerinde toplu konut yapılarının ısıtma, soğutma ve aydınlatma enerjisi tüketimleri hesaplanmıştır. Hesaplamalarda Design Builder programı kullanılmıştır. Hesaplama sonuçları adım adım değerlendirilerek, enerji giderlerinin ve enerji tüketiminin azaltılması açısından çeşitli iyileştirme alternatifleri geliştirilmiştir. Beşinci bölüm, sonuç bölümüdür. Sonuç olarak, hangi yerleşim planının daha enerji etkin olduğu ve bir binanın nasıl enerji etkin bir bina haline dönüştürüleceği ortaya konulmuştur.
Toplu konutlarda rüzgâr açısından konforlu açık kullanım alanı oluşturulması
Açık alanlardaki insan konforu, rüzgârla birlikte diğer mikroiklim parametrelerine, iklime alışma, yaş, cinsiyet ve etkinlik düzeyi gibi karışık birçok faktöre bağlıdır. Rüzgâr konusunda yetersiz bilgiyle yapılan tasarımlar nedeniyle, rüzgârın özellikle yaya düzeyinde mekanik etkileri oldukça tehlikeli bir hale gelmiştir. Son 30 yılda bu konudaki çalışmalara ağırlık verilmiş, birçok ülkede yapılan deneysel ya da hesaplamalı çalışmalarla, farklı rüzgâr konfor kriterleri ve yönetmelikleri oluşturulmuştur. Oluşturulan rüzgâr konfor kriterleri ülkeden ülkeye, şehirden şehire ve hatta enstitüden enstitüye farklılıklar göstermekte, bu konuda herhangi bir standart bulunmamaktadır. Bu çalışmada T.C. Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü arşivlerinden elde edilen iklimsel veriler derlenmiş, farklı sıcaklık ve nem koşullarında, farklı aktivite düzeyleri için rüzgârın ısıl ve mekanik etkileri bir arada ele alınarak, optimum koşulların sağlandığı konfor bölgeleri oluşturulmuştur. Elde edilen rüzgâr konforu eşik değerleri, Türkiye'de yaygın olarak inşa edilen toplu konut senaryolarının, farklı iklim bölgelerine göre rüzgâr konforu etkinliklerinin tespitinde kullanılmıştır. Rüzgâr simülasyonlarında URBAWİND yazılımından yararlanılmıştır. TÜBİTAK 1001 projesi kapsamında yürütülen bu çalışmadan elde edilen sonuçlar, konforlu alanların oluşturulması amacıyla yeni yerleşmelerin tasarımında ön karar üretme aşamasında kullanılabilirler.
Opak düşey yapı kabuğunun enerji-emerji performansının değerlendirilmesine yönelik bir yaklaşım
Günümüzde, yoğun olarak yaşanan çevre ve enerji sorunları, dünyayı ve insan sağlığını tehdit eden en büyük problemlerden birini oluşturmaktadır. Olumsuz etkilerin en aza indirilmesi veya yok edilmesi için, toplam enerji tüketiminin miktarı ve kaynağı dikkate alınması gereken konuların başında gelmektedir.Yapı sanayisinin, çevre kirliliği ve enerji tüketimindeki payı büyüktür. Dünyada yapılar, CO2 emisyonlarının yaklaşık %50 sinden sorumludur. Yapının çevreye olumsuz etkilerine baktığımızda, tasarım, yapım ve kullanım aşamalarının her birinde sürekli bir kaynak tüketimi vardır. Sürdürülebilir bir çevre ve bir yapı ortaya koymak için; yapıların yaşam döngüsü boyunca, yapım, kullanım, bakım-onarım ve yıkım süreçlerinde sorunların anlaşılması ve bu sorunlara kapsamlı bir yaklaşım getirilmesi gerekmektedir. Bu açıdan, yapı kabuğunun performansı, enerji korunumu ve çevresel değerlendirme ölçütleri açısından birlikte ele alınmalıdır.Bu çalışmada, düşey yapı kabuğunun performans değerlendirmesi, üretim ve kullanım olmak üzere iki aşamayı kapsamaktadır.Bu tez çalışmasında;Birinci bölümde; tezde yararlanılan literatür ile ilgili bilgi verilmiş, tezin amacı ve hipotezi ortaya konmuştur.İkinci bölümde; sürdürülebilirlik ile ilgili tanımlar ve kavramlar verilmiştir. Sürdürülebilirlik bağlamında yapı kabuğu performansı ve yalıtım ilişkisi açıklanmıştır.Üçüncü bölümde; yapı kabuğunun çevresel performansının belirlenmesinde yararlanılan yöntemler, yapı üretim ve kullanım çerçevesinde yer almıştır. Yapı kabuğunun çevresel etki analizinde; üretim aşaması çevresel etkileri ve kullanım aşamalarında enerji gereksinimi ve emerji harcamaları ile ilgili bilgiler verilmiştir. Yapı kabuğunu oluşturan malzemelerin elde edilmesi, üretimi, taşınması ve uygulama aşamalarını kapsayan süreçteki toplam enerji olan oluşum enerjisi ve bunun yanı sıra yapılan işi güneş enerjisi cinsinden ölçen özgül emerji değerlerinin yapı üretim ve kullanım aşamalarındaki yerine değinilmiştir.Dördüncü bölümde; tez kapsamında yapı kabuğu çevresel performansına yönelik bir yaklaşım ve yaklaşımda izlenecek adımlar ortaya konulmuştur. Bu adımlar kısaca;o Yapı üretim enerjisi analizi (ÜEA) ve emerji değerlendirmesi (ÜED);yapı kabuğunu oluşturan malzemelerin, üretiminden, yapıya ulaştırılması, yapıda uygulaması ve bakımı sürecinden kaynaklanan yenilenemeyen enerji tüketimi hesaplarını vetoplam yaşam dönem maliyetinin hesaplanmasında kullanılan çevresel hesap metodu olan emerji değerlendirmesi ile dolaylı veya dolaysız güneş enerjisi miktarı hesaplarını,o Yapı kullanım enerjisi analizi (KEA) ve emerji değerlendirmesi (KED);yapı kabuğu yoluyla oluşan ısı kayıp ve kazançlarına bağlı olarak enerji gereksiniminin belirlenmesini ve bu gereksinimin karşılanması için yıl boyunca doğalgaz ve elektrik kullanımının güneş enerjisine eşdeğer emerji tüketimi hesaplarınıkapsamaktadır.Beşinci bölümde; önerilen yaklaşımın Ankara ve İzmir illeri için uygulaması yapılmıştır. Bu bağlamda, enerji analizi ve emerji değerlendirmesi yapılan yapı kabuğu kesitlerinin, yalın kesite göre ilave enerji emerji yatırımları ve enerji-emerji tasarrufları hesaplanmıştır. Her aşamanın sonuçları hem kendi içinde, hem de üretim ve kullanım aşamalarının sonuçları ile bir arada değerlendirilmiş ve kesitlerin etkinlik yüzdeleri belirlenmiştir.Sonuç bölümünde; yapı kabuğu kesitlerinin iki iklim bölgesi için karşılaştırılması yapılmış ve tez kapsamında önerilen yaklaşımın sonuçları verilmiştir. Örnek çalışma ile, yapı kabuğunun, yapıldığı bölgenin iklimsel koşullarına ve üretim teknolojilerine bağlı olarak, farklı performanslar gösterdiği belirlenmiştir. Çalışılan iklim bölgelerinde, farklı kabuk kesitlerinin uygunluğu saptanmıştır.
Geleneksel mimaride restorasyon uygulamalarının iklimle dengeli tasarım açısından değerlendirilmesi: Ordu evleri örneği
Dünyadaki enerji tüketiminin artması ve bunun fosil kaynaklardan karşılanması doğaya zarar vermektedir. Enerji tüketiminin çoğu binaların ısıtma, soğutma, aydınlatma gibi temel gereksinimlerinden kaynaklanmaktadır. Nüfusla beraber konut stoklarının artması binalarda enerji verimliliği kavramını gündeme getirmiştir. Anadolu'daki geleneksel mimari örneklerine baktığımızda çevresel ve iklimsel verilerin, yerel malzeme kaynaklarının düşük enerjili yapı tasarımı açısından doğru değerlendirildiği görülmektedir. Bu yapılar günümüz mimarlarına düşük enerjili yapı tasarımı açısından örnek teşkil edecek niteliktedir. Tez çalışmasında tüm bunlar göz önüne alınarak geleneksel Ordu evi örnekleri üzerinde iklimle dengeli yapı tasarım parametleri incelenmiştir. İklimle dengeli yapı tasarımı konusu beş bölümde incelenmiştir. Örnek olarak iki adet tescilli konut üzerinde değerlendirmeler yapılmıştır. İlk bölümde Ordu evlerinin özgün halinin iklimle dengeli yapı tasarım parameterlerini sağladığı ancak düşük enerjili yapı sınıfına girmediğinden günümüz koşullarında yapı kabuğunun iyileştirilmesine yönelik öneri oluşturmak amacı sunulmuştur. Bu amaç doğrultusunda tez çalışmasında yararlanılan kaynaklar belirtilmiştir. İkinci bölümde iklimle dengeli yapı tasarım parametreleri inceleniş ve Türkiye iklim tipleri hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde geleneksel mimarinin iklimle dengeli yapı tasarım parametreleri açısından değerlendirilmesine yönelik yaklaşım adımları anlatılmıştır. Dördüncü bölümde örnek iki adet eski eser üzerinde bu yaklaşım adımları uygulanmıştır. Simülasyon programı aracılığı ile yapıların enerji tüketim analizleri yapılarak sonuçlar karşılaştırılmıştır. Yapı kabuğunun iyileştirilmesine yönelik öneriler getirilmiştir. Değerlendirmeler sonuç olarak beşinci bölümde belirtilmiştir.
Alışveriş merkezlerinin ısıl konfor ve enerji tüketimi açısından değerlendirilmesi
Alışveriş merkezleri günümüzde alışveriş ihtiyacının karşılamasının yanında sosyalleşme ihtiyacını da karşılamak amaçlı tercih edilen mekânlar haline gelmiştir. İnsanların kendilerini güvende hissederek vakit geçirdikleri bu mekânlar ruhsal ihtiyaçları da karşılayacak şekilde tasarlanmaktadır. Alışveriş merkezleri sinema salonları, eğlence mekânları, yeme içme alanları, mağazalar gibi birçok birimden oluşmaktadır. Sosyal ihtiyaçlarını karşılamak için ayırdıkları vakitlerini alışveriş merkezlerinde geçiren birçok insanın uzun süre kaldıkları bu mekânlarda konforlu hissetmeleri gerekliliği kaçınılmazdır. Bu nedenle alışveriş merkezleri tasarımında işitsel konfor, görsel konfor, ısıl konfor gibi konfor koşullarının sağlanması gerekir. Konfor koşullarına uygun tasarım yapılması insanların rahatsızlık duymadığı bu mekânları tercih etmesinde öncelik sağlarken daha uzun vakit geçirmelerini de sağlayarak işletmeler açısından da olumlu sonuçlara yol açabilir. Konfor koşullarının sağlanması sırasında enerjinin etkin kullanımına da önem verilmelidir. Enerji kaynaklarının tüketiminin artması, CO2 salınımının artması, çevre kirliliği, küresel ısınma, ekosistemin bozulması gibi sorunlara çözüm olabilecek tasarımların yapılması gerekmektedir. Bu bağlamda biri enerji etkin tasarımda ön planda olan yeşil bina derecelendirme sistemlerinden dereclelendirilmiş iki kapalı alışveriş merkezi çalışma kapsamında belirlenmiştir. Belirlenen alışveriş merkezleri içerisinde yer alan aynı markaya ait, aynı konseptte, giyim mağazasında ısıl konfor şartlarının değerlendirilmesi için ölçüm çalışması ve kullanıcı algısını tespit etmek için anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Yapılan alan çalışmaları, alışveriş merkezlerinden alınan kişi yoğunluğu ve enerji tüketimi verileri ile birlikte ele alınarak ısıl konfora etkileri değerlendirilmiş ve optimum koşulların sağlanabilirliği üzerinde durulmuştur. Çalışma beş ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, literatür özeti, tezin amacı ve hipotez alt başlıklarında giriş bölümü yer almaktadır. Bu bölümde alışveriş merkezleri, ısıl konfor ve enerji tüketimi ile ilgili yapılan çalışmalar ve tez ile ilişkisi anlatılmaktadır. İkinci bölümde, alışveriş ve sürdürülebilirlik kavramları başlığı altında alışveriş merkezlerinin tarihçesi, sınıflandırılması ve enerji etkinliği ve sürdürülebilirilik kavramları altında standartlar ve sistemler yer almaktadır. Üçüncü bölümde, alışveriş merkezlerinde ısıl konfor ve enerji verimliliği ele alınmaktadır. Standartlara göre ısıl konfor koşullarından bahsedilmiş ve alışveriş merkezlerinde ısıl konfor gereksinimi ile ısıl konforun sağlanmasında enerji verimliliği kavramlarından bahsedilmiştir. Dördüncü bölümde, örneklem alışveriş merkezlerinde ölçme ve anket çalışmaları ile kişi yoğunluğu ve enerji tüketim verileri ele alınarak ısıl konfor ve enerji tüketimi değerlendirmesi yapılmıştır. Beşinci bölümde, yapılan alan çalışmalarından elde edilen ve alışveriş merkezlerinden alınan veriler aracılığı ile sonuca ulaşılmış ve öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Alışveriş Merkezleri, Isıl Konfor, Enerji Etkinliği, PMV-PPD
Alışveriş merkezlerinin ısıl konfor ve enerji tüketimi açısından değerlendirilmesi
Alışveriş merkezleri günümüzde alışveriş ihtiyacının karşılamasının yanında sosyalleşme ihtiyacını da karşılamak amaçlı tercih edilen mekânlar haline gelmiştir. İnsanların kendilerini güvende hissederek vakit geçirdikleri bu mekânlar ruhsal ihtiyaçları da karşılayacak şekilde tasarlanmaktadır. Alışveriş merkezleri sinema salonları, eğlence mekânları, yeme içme alanları, mağazalar gibi birçok birimden oluşmaktadır. Sosyal ihtiyaçlarını karşılamak için ayırdıkları vakitlerini alışveriş merkezlerinde geçiren birçok insanın uzun süre kaldıkları bu mekânlarda konforlu hissetmeleri gerekliliği kaçınılmazdır. Bu nedenle alışveriş merkezleri tasarımında işitsel konfor, görsel konfor, ısıl konfor gibi konfor koşullarının sağlanması gerekir. Konfor koşullarına uygun tasarım yapılması insanların rahatsızlık duymadığı bu mekânları tercih etmesinde öncelik sağlarken daha uzun vakit geçirmelerini de sağlayarak işletmeler açısından da olumlu sonuçlara yol açabilir. Konfor koşullarının sağlanması sırasında enerjinin etkin kullanımına da önem verilmelidir. Enerji kaynaklarının tüketiminin artması, CO2 salınımının artması, çevre kirliliği, küresel ısınma, ekosistemin bozulması gibi sorunlara çözüm olabilecek tasarımların yapılması gerekmektedir. Bu bağlamda biri enerji etkin tasarımda ön planda olan yeşil bina derecelendirme sistemlerinden dereclelendirilmiş iki kapalı alışveriş merkezi çalışma kapsamında belirlenmiştir. Belirlenen alışveriş merkezleri içerisinde yer alan aynı markaya ait, aynı konseptte, giyim mağazasında ısıl konfor şartlarının değerlendirilmesi için ölçüm çalışması ve kullanıcı algısını tespit etmek için anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Yapılan alan çalışmaları, alışveriş merkezlerinden alınan kişi yoğunluğu ve enerji tüketimi verileri ile birlikte ele alınarak ısıl konfora etkileri değerlendirilmiş ve optimum koşulların sağlanabilirliği üzerinde durulmuştur. Çalışma beş ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, literatür özeti, tezin amacı ve hipotez alt başlıklarında giriş bölümü yer almaktadır. Bu bölümde alışveriş merkezleri, ısıl konfor ve enerji tüketimi ile ilgili yapılan çalışmalar ve tez ile ilişkisi anlatılmaktadır. İkinci bölümde, alışveriş ve sürdürülebilirlik kavramları başlığı altında alışveriş merkezlerinin tarihçesi, sınıflandırılması ve enerji etkinliği ve sürdürülebilirilik kavramları altında standartlar ve sistemler yer almaktadır. Üçüncü bölümde, alışveriş merkezlerinde ısıl konfor ve enerji verimliliği ele alınmaktadır. Standartlara göre ısıl konfor koşullarından bahsedilmiş ve alışveriş merkezlerinde ısıl konfor gereksinimi ile ısıl konforun sağlanmasında enerji verimliliği kavramlarından bahsedilmiştir. Dördüncü bölümde, örneklem alışveriş merkezlerinde ölçme ve anket çalışmaları ile kişi yoğunluğu ve enerji tüketim verileri ele alınarak ısıl konfor ve enerji tüketimi değerlendirmesi yapılmıştır. Beşinci bölümde, yapılan alan çalışmalarından elde edilen ve alışveriş merkezlerinden alınan veriler aracılığı ile sonuca ulaşılmış ve öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Alışveriş Merkezleri, Isıl Konfor, Enerji Etkinliği, PMV-PPD
Alışveriş merkezlerinin ısıl konfor ve enerji tüketimi açısından değerlendirilmesi
Alışveriş merkezleri günümüzde alışveriş ihtiyacının karşılamasının yanında sosyalleşme ihtiyacını da karşılamak amaçlı tercih edilen mekânlar haline gelmiştir. İnsanların kendilerini güvende hissederek vakit geçirdikleri bu mekânlar ruhsal ihtiyaçları da karşılayacak şekilde tasarlanmaktadır. Alışveriş merkezleri sinema salonları, eğlence mekânları, yeme içme alanları, mağazalar gibi birçok birimden oluşmaktadır. Sosyal ihtiyaçlarını karşılamak için ayırdıkları vakitlerini alışveriş merkezlerinde geçiren birçok insanın uzun süre kaldıkları bu mekânlarda konforlu hissetmeleri gerekliliği kaçınılmazdır. Bu nedenle alışveriş merkezleri tasarımında işitsel konfor, görsel konfor, ısıl konfor gibi konfor koşullarının sağlanması gerekir. Konfor koşullarına uygun tasarım yapılması insanların rahatsızlık duymadığı bu mekânları tercih etmesinde öncelik sağlarken daha uzun vakit geçirmelerini de sağlayarak işletmeler açısından da olumlu sonuçlara yol açabilir. Konfor koşullarının sağlanması sırasında enerjinin etkin kullanımına da önem verilmelidir. Enerji kaynaklarının tüketiminin artması, CO2 salınımının artması, çevre kirliliği, küresel ısınma, ekosistemin bozulması gibi sorunlara çözüm olabilecek tasarımların yapılması gerekmektedir. Bu bağlamda biri enerji etkin tasarımda ön planda olan yeşil bina derecelendirme sistemlerinden dereclelendirilmiş iki kapalı alışveriş merkezi çalışma kapsamında belirlenmiştir. Belirlenen alışveriş merkezleri içerisinde yer alan aynı markaya ait, aynı konseptte, giyim mağazasında ısıl konfor şartlarının değerlendirilmesi için ölçüm çalışması ve kullanıcı algısını tespit etmek için anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Yapılan alan çalışmaları, alışveriş merkezlerinden alınan kişi yoğunluğu ve enerji tüketimi verileri ile birlikte ele alınarak ısıl konfora etkileri değerlendirilmiş ve optimum koşulların sağlanabilirliği üzerinde durulmuştur. Çalışma beş ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, literatür özeti, tezin amacı ve hipotez alt başlıklarında giriş bölümü yer almaktadır. Bu bölümde alışveriş merkezleri, ısıl konfor ve enerji tüketimi ile ilgili yapılan çalışmalar ve tez ile ilişkisi anlatılmaktadır. İkinci bölümde, alışveriş ve sürdürülebilirlik kavramları başlığı altında alışveriş merkezlerinin tarihçesi, sınıflandırılması ve enerji etkinliği ve sürdürülebilirilik kavramları altında standartlar ve sistemler yer almaktadır. Üçüncü bölümde, alışveriş merkezlerinde ısıl konfor ve enerji verimliliği ele alınmaktadır. Standartlara göre ısıl konfor koşullarından bahsedilmiş ve alışveriş merkezlerinde ısıl konfor gereksinimi ile ısıl konforun sağlanmasında enerji verimliliği kavramlarından bahsedilmiştir. Dördüncü bölümde, örneklem alışveriş merkezlerinde ölçme ve anket çalışmaları ile kişi yoğunluğu ve enerji tüketim verileri ele alınarak ısıl konfor ve enerji tüketimi değerlendirmesi yapılmıştır. Beşinci bölümde, yapılan alan çalışmalarından elde edilen ve alışveriş merkezlerinden alınan veriler aracılığı ile sonuca ulaşılmış ve öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Alışveriş Merkezleri, Isıl Konfor, Enerji Etkinliği, PMV-PPD