Theses supervised by Prof. Dr. Hasan Kavruk
25 theses · İnönü University
Üstbilişsel yazma stratejileri eğitiminin yazma becerisine ve yazmaya yönelik tutuma etkisi
Bu araştırmanın amacı; üstbilişsel yazma stratejilerine dayalı eğitimin yedinci sınıf öğrencilerinin üstbilişsel yazma stratejileri farkındalıklarına, yazma becerilerine ve yazmaya ilişkin tutumuna etkisini incelemektir. Araştırmada, nitel ve nicel veri toplama tekniklerinin birlikte yer aldığı karma yöntemlerden açıklayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel bölümünde, gerçek deneysel desenlerden biri olan ön test ve son test kontrol gruplu seçkisiz desenden; nitel bölümünde yarı yapılandırılmış görüşme tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, 2020-2021 eğitim-öğretim yılında, Kahramanmaraş ili Onikişubat ilçesindeki AKEDAŞ Ortaokulu'nda öğrenim gören yedinci sınıf öğrencilerinden seçilmiştir. Çalışma grubu, seçkisiz atama yöntemiyle 30'u deney, 30'u kontrol olmak üzere 60 öğrenciden oluşmaktadır. "Öğrencilerin Yazdığı Bilgilendirici Metinler" ile araştırmacı tarafından geliştirilen "Üstbilişsel Yazma Stratejileri Ölçeği", "Yazmaya Yönelik Tutum Ölçeği", "Üstbilişsel Yazma Stratejilerine Yönelik Dereceli Puanlama Anahtarı" ve "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" araştırmanın başlıca veri toplama araçlarıdır. Araştırmanın uygulama boyutunda, deney grubundaki öğrencilere 10 hafta boyunca uzaktan eğitim yoluyla üstbilişsel yazma stratejileri eğitimi verilmiş, kontrol grubunda ise MEB'in mevcut öğretim programı doğrultusunda eğitim yapılmıştır. Araştırmanın nicel verileri; duruma göre, bağımlı gruplar t testi, bağımsız gruplar t-testi, Mann-Whitney U testi ve Wilcoxon işaretli sıralar testi ile analiz edilmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşme formlarıyla elde edilen nitel veriler betimsel analiz yöntemiyle incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; üstbilişsel yazma stratejileri eğitimi, deney grubu öğrencilerinin üstbilişsel yazma stratejileri genel farkındalıkları ile kendini izleme ve öz değerlendirme stratejileri fakındalıklarını artırmış; planlama stratejileri farkındalık düzeyinde ise farklılık sağlamamıştır. Öğrencilerin yazmaya yönelik genel tutumu ve yazmayı önemseme tutumlarının iyileşmesinde üstbilişsel yazma stratejileri eğitimi etkili olmuştur; yazma algısı ile yazma hazzı tutumlarında ise etkili olmamıştır. Araştırma bulgularına göre deneysel işlem, deney grubu öğrencilerinin yazma becerisi başarı düzeyini artırmada etkili olmuştur. Üstbilişsel yazma stratejileri eğitiminin uygulandığı deney grubu ile MEB'in mevcut öğretim programı doğrultusunda eğitim yapılan kontrol grubunda; öğrencilerin yazdığı bilgilendirici metinlere yönelik son ölçüm puanları karşılaştırıldığında, iki grup arasında yazma becerisindeki başarı durumu istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık göstermemiştir. Deney grubundaki öğrenciler, üstbilişsel yazma stratejileri eğitimi ile ilgili genel olarak olumlu görüş bildirmiştir. Uygulanan deneysel işlem, öğrencilerin yazma becerisine yönelik düşünce ve tutumu ile yazıya başlama duygusunu büyük ölçüde olumlu etkilemiştir. Verilen eğitim, deney grubundaki öğrencilerin yazma alışkanlıklarının artmasına ve yazma kaygılarının azalmasına katkı sağlamıştır. Deney grubundaki öğrenciler, üstbilişsel yazma stratejileri eğitiminin yazma becerisi başarı düzeylerini artırdığına inanmaktadır. Elde edilen bulgular, üstbilişin öğretilebilir bir beceri ve öğrenmenin güçlü bir yordayıcısı olduğunu göstermektedir. Bu nedenle, öğrencilerin özerk öğrenmeye teşvik edilmesi, sorumluluğun öğretmenden öğrenciye tedricen aktarıldığı sınıf dışı etkinliklerin yapılması, çeşitli öğrenme süreçlerinin öğretmenler tarafından modellenmesi ve öğrencilere çoklu uygulama fırsatının tanınması önerilmektedir. Üstbilişsel yazma stratejileri ile ilgili çalışma yapmak isteyen araştırmacılar, benzer bir çalışmayı farklı seviyedeki sınıflarla veya farklı metin türleri için gerçekleştirilebilir. Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde üstbilişsel stratejilerin kullanımı veya etkisi ile ilgili araştırmalar yapılabilir. Anahtar Kelimeler: Üstbiliş, üstbilişsel yazma stratejileri, strateji eğitimi, yazma becerisi, yazmaya yönelik tutum
Yazma eğitimi açısından Türkçe münşeatların incelenmesi
Bu çalışmada, 14-20. yüzyıllar arasında Türk Edebiyatı'nda yazma/yazışma kuralları ile ilgili bilgi verme gayesiyle yazılmış münşeatların, günümüz Türkçe yazma eğitimi çerçevesinde incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu maksatla, her yüzyıldan en az bir tane olmak üzere, uzman görüşü ile evreni yansıttığı düşünülerek seçilen on sekiz eserde yer alan yazma eğitimi ile ilgili veriler, doküman incelemesi yöntemiyle toplanıp sınıflandırılmıştır. Yazma eğitimi kapsamında değerlendirilebilecek veriler, betimsel analiz ve içerik analizi yöntemleriyle çözümlenip günümüzde karşılık geldikleri alt başlıklara yerleştirilmiş, iki dönem literatürü arasındaki benzerlik ve farklılıklar tespit edilmiştir. Günümüz yazma eğitimi kuramsal çerçevesi dâhilinde oluşturulan araştırma sorularının cevapları niteliğinde çok çarpıcı bulgular elde edilmiştir. Tarama modelinde hazırlanan bu nitel araştırmada, yazma eğitiminin önemi, zihinsel ve düşünsel kaynakları, temel ilkeleri, metinsellik ölçütleri, anlatım tarzları, anlatım bozuklukları, yazma sürecinin aşamaları, yazılı anlatımın unsurları, yazma yöntem ve teknikleri, yazma eğitiminde yararlanılan metin türleri, yazma modelleri, yazılı anlatımın değerlendirilmesi benzeri bulgulara ulaşılmış, bu yazma eğitimi unsurlarının güncellenebilirliği, Türkçe öğretiminde kullanılıp kullanılamayacağı tartışılmıştır. Ayrıca bugün kullanılmayıp bu eserlerde yer alan yazma eğitimi unsurları da tespit edilmiştir. Bulgulardan hareketle, bilgi verme gayesiyle yazılmış münşeatlarda uygulamaya, kusursuz nesir yazmaya, dolayısıyla bunun kurallarını öğretmeye büyük önem verildiği; yazma eğitiminin, bu eserlerde özel ve resmî yazışmalar üzerinden yürütüldüğü, nitelikli bir yazılı anlatım ürünü ortaya koyabilmenin şartlarına yer verildiği gibi kayda değer sonuçlara ulaşılmıştır. Yine bu alanda sağlanan başarının, bütün bilim dallarında ilerleme sağlayacağına vurgu yapıldığı sonucuna varılmıştır. Çalışmanın dikkate değer sonuçlarından biri de didaktik tarzda yazılmış münşeatlardaki bilgilerin çoğunun günümüzde de geçerliliğini koruduğu, bir kısmının ise güncellenerek yazma eğitiminde kullanılabileceğidir. Bu sonuçlara göre, Türkçe öğretiminde eski eserlerden faydalanılabileceği söylenebilir. Geçmiş ve gelecek arasında köprü görevi üstlenecek olan bu çalışmanın, Türkçe öğretiminin geçmişten aldığı güçle, gelecekte daha ileri seviyelere ulaşmasını sağlamada yeni bir adım oluşturması hedeflenmektedir.
Tûtî-nâme'nin kök değerler açısından incelenmesi
Araştırmanın amacı, masal ve hikâye türünün sentezlendiği mensur bir halk ürünü olan Tûtî-nâme'de yer alan kök değerler (adalet, dostluk, dürüstlük, öz denetim, sabır, saygı, sevgi, sorumluluk, vatanseverlik ve yardımseverlik) ile bu değerlere bağlı alt değerlerin nasıl aktarıldığını incelemek ve değer eğitiminin etkili bir dil ve sosyal bir yöntemle kazandırılmasında Tûtî-nâme'nin bir materyal olarak kullanılmasının uygunluğunu tespit etmektir. Ayrıca eserde değerlerin aktarımında hangi yöntemlerin kullanıldığı ve değerlerin hangi sıklıkta işlendiği araştırmanın alt amaçları arasında yer almaktadır. Bu çalışmada çalışma materyali olarak Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesinde 42 Kon 3739 arşiv numarasında kayıtlı olan yazma eser incelenmiştir. Verilerin toplanması işleminde yöntem olarak doküman incelemesi kullanılırken verilerin analizinde ise betimsel ve içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Eser; günümüz alfabesine çevrildikten sonra eserde yer alan hikâyeler önce özetlenmiş, daha sonra en küçük eylem birimi olan epizotlarına ayrılmış ve her hikâyede aktarılmak istenen iletiler tespit edilmiştir. Hikâyelerde değerlerin nasıl işlendiği belirlenmiş ve bulgular eserden alıntılarla desteklenerek yorumlanmıştır. 75 hikâyede toplam 39 kök değer ve alt değer tespit edilmiştir. Eserde en çok dürüstlük, öz denetim, sevgi, yardımseverlik, sorumluluk, vatanseverlik ve dostluk değeri işlenmiştir. Saygı, adalet ve sabır değerlerine ise daha az rastlanmıştır. Yazıldığı dönemin kültürü ve sosyal hayatına ışık tutan Tûtî-nâme'nin içerdiği hikâyelerle değer eğitimine önemli ölçüde katkı sağlayacağı ve bu hikâyelerin çoğunun ders kitaplarında yer alabileceği tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Tûtî-nâme, Kök Değer, Değer Eğitimi, Masal, Çerçeve Hikâye.
Osmanlı ilköğretim okullarındaki kitâbet ve tahrir kitaplarının yazma eğitimi açısından incelenmesi (Amelî Kitâbet-Usûl-i Tahrir örneği)
Bu araştırmanın amacı; Osmanlı Dönemi ilköğretim okullarında (iptidâî mektepler) yazma ve kompozisyon (kitâbet ve tahrir) ders kitabı olarak okutulan bazı eserlerin yazma eğitimi bağlamında incelenerek mevcut durumunun araştırılması ve günümüz yazma eğitimi ile ilişkisinin değerlendirilmesidir. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden iç içe geçmiş çoklu durum çalışması ile desenlenmiştir. Araştırmadaki verilerin toplanması, araştırmacı tarafından kitâbet ve tahrir kitaplarının künyelerinin kütüphanelerde araştırılması ve tespiti sonrasında ilgili eserlerin elektronik ortamda teslim alınması ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, Osmanlı ilköğretim okullarında (iptidâî mektep) yazma dersi kapsamında okutulmak üzere hazırlanan ve araştırmacı tarafından belirli ölçütlerle sınırlandırılan amaçlı örnekleme ait verilerin analizinde, nitel araştırma tekniklerinden doküman incelemesi ve betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırma sonucunda Osmanlı ilköğretim (iptidâî mektep) kurumlarında, yazma dersinin ayrı bir ders olarak okutulduğu, yazma eğitiminin öncelikli olarak hazırlıksız konuşma niteliğindeki uygulamalarla başlatıldığı ve sözlü ifadenin yazılı ifadenin anahtarı olarak kullanıldığı, her sınıf seviyesinde aynı konuların kolaydan zora ilkesi benimsenerek işlendiği ancak ele alınan konuların sınıf seviyesi ile doğru orantılı olarak daha detaylı öğretildiği, öğretimi yapılan konuların detaylandırılmasında nasıl, niçin, neden sorularının önem taşıdığı, yazma derslerinin temel kuralı olarak fikri hürriyetin sağlanması düsturunun benimsendiği tespit edilmiştir. Yazma eğitiminde ürün temelli yaklaşımın yanı sıra süreç temelli yaklaşımın kısmen kullanıldığı, planlı yazma sürecine ait aşamalara yazma eğitiminde yer verildiği, güdümlü yazma, kontrollü yazma, not alma, boşluk doldurma, bir metinden hareketle yazma, bir resimden hareketle yazma, bir metni kendi cümleleriyle yeniden oluşturma gibi günümüz yazma yöntem ve tekniklerinden faydalanıldığı, yazma konularında günümüzden farklı olarak planı verilmiş mevzuların kullanıldığı tespit edilmiştir.
Türk çocuk ve gençlik edebiyatındaki fantastik eserlerin değerler eğitimi bağlamında incelenmesi
Bu çalışmada, çocuk ve genç okuyucuların ilgilerinin gün geçtikçe daha fazla arttığı fantastik eserlerde değerlerin ne derece yer aldığının ve bu eserlerden değerler eğitimi sürecinde nasıl yararlanılabileceğinin tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi esas alınarak yapılan bu çalışmanın kapsamını, Türk çocuk ve gençlik edebiyatında yayımlanan fantastik eserler oluşturmaktadır. Çalışma evreninin oldukça geniş olması çalışma grubunu belirlemeyi gerekli kılmıştır. Bu kapsamda amaçsal örneklem seçim türlerinden ölçüt örnekleme tercih edilmiştir. Bu doğrultuda genel ve özel ölçütler sonucunda 6 kurumun/kuruluşun 2000-2020 yılları arasında ödül verdikleri fantastik çocuk ve gençlik öykü ve romanları belirlenmiş olup 6'sı gençlik, 16'sı çocuk kitabı olmak üzere toplam 22 (16 roman, 6 öykü) eser araştırmanın çalışma grubunu oluşturmuştur. Araştırma verilerinin çözümlenmesinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Bu bağlamda, fantastik eserler tek tek incelenerek kök değer dağılımı açısından analiz edilmiştir. Araştırmada yer alan kök değerlerin tespiti ve dağılımı, 2019 Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda yer alan kök değerlere göre yapılmıştır. Araştırmanın temalarını oluşturan kök değerler; adalet, dostluk, dürüstlük, öz denetim, sabır, saygı, sevgi, sorumluluk, vatanseverlik ve yardımseverliktir. Bu eserlerde değer ifadesi bulunan cümleler, fişleme yöntemi kullanılarak ilgili değer kategorisine dâhil edilmiş ve her değerin frekansları hesaplanmıştır. Bunun yanı sıra ilgili değer kategorisi, eserlerde tespit edilen değer ifadeleri ile doğrudan alıntı yapılarak örneklendirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre incelenen fantastik çocuk ve gençlik eserlerinde en sık geçen değerlerin yardımseverlik ve sevgi, en az sıklıktaki değerlerin ise adalet ve sorumluluk olduğu tespit edilmiştir. Fantastik çocuk ve gençlik eserleri arasında yardımseverlik, öz denetim ve sevgi değerleri açısından büyük farklar tespit edilmiş, diğer değerler açısından ise birbirlerine yakın farklar olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Fantastik gençlik eserlerinde sabır ve saygı değerlerine; fantastik çocuk eserlerinde ise yardımseverlik ve sevgi değerlerine daha fazla yer verildiği belirlenmiştir.
Mehmet Akif Ersoy'un Safahat'ının Türkçe eğitiminde metinler arasılık açısından incelenmesi
Metinlerin birbirleriyle karşılıklı alışveriş içinde oldukları görüşüne dayanan ve Julia Kristeva tarafından ortaya atılmış olan metinler arasılık kavramı, metinlerin taşıması gereken metinsellik özelliklerinin başında gelmektedir. Yazılmış olan her bir metin, yazarın ve okuyucunun içinde bulunmuş olduğu ortam, durum ve yaşanılanların ortak eseridir. Bu gerçeklikten hareketle, metinler arasında sürekli bir etkileşim süreci ve karşılıklı bilgi akışı vardır. Bu çalışmada, edebiyatımızın güçlü şahsiyetlerinden biri olan istiklal şairimiz Mehmet Âkif Ersoy'un Safahât isimli eserinin metinler arasılık niteliği açısından ne durumda olduğunun belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda, kitaptaki metinler arasılık ilişkilerinden "alıntılar", "göndergeler (atıflar)" ve "anıştırmalar" tespit edilip yorumlanmıştır. Çalışmada, nitel araştırma desenlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Verilerin toplanmasında nitel araştırma desenlerinden doküman inceleme yöntemi kullanılmış ve elde edilen veriler betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Çalışmanın materyallerini, Mehmet Âkif Ersoy'un Safahât'ını oluşturan yedi ayrı kitaptaki manzumeler oluşturmaktadır. Eserde yer alan manzumelerin metinler arasılık ölçütüne göre değerlendirilmesi sonucunda, metinler arasılık yöntemlerinden göndergelere (atıf) daha fazla başvurulduğu belirlenmiştir. Çalışmanın neticesinde, Safahât'ın Türkçe eğitiminde metinler arası okumaya elverişli olduğu sonucuna varılmıştır.
Binbir Gece Masallarında kök değerler ve masalların çocuk edebiyatına katkısı üzerine bir inceleme
Çalışma, Binbir Gece Masallarında bulunan kök değerlerin tespiti ve Binbir Gece Masallarının çocuk edebiyatına katkısını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Değerler eğitimi, günümüz eğitim sürecinde önemsenmekte ve bu doğrultuda farklı materyallerin, yöntem ve tekniklerin kullanılması ile verimli hale getirilmeye çalışılmaktadır. Literatür incelendiğinde Binbir Gece Masallarının, değerler eğitimi ve çocuk edebiyatı kapsamında herhangi bir çalışmaya konu olmadığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla Binbir Gece Masallarının ilk defa değerler eğitimi ve çocuk edebiyatı kapsamında ele alınıp incelenmesi önemli görülmektedir. Özellikle Binbir Gece Masallarından hareketle hazırlanmış bazı çocuk kitaplarının, çocuğa görelik ilkeleri göz önünde bulundurulmadan tamamen ticari amaçla hazırlandığı görüldüğünden yapılan çalışmanın bu alandaki önemli bir eksikliği gidereceği düşünülmektedir. Çalışma için Prof. Dr. Ziyat AKKOYUNLU'nun "Arapça Kaynaklardan Binbir Gece Masalları ve Türk Masallarına Tesiri" adlı kitaptaki bütün masallar esas alınmıştır. Söz konusu kaynak, akademik titizlikle hazırlanmış bilimsel bir çalışma olduğu için tercih edilmiştir. Çalışmada, nitel araştırmaya dayalı olarak kök değerlerin belirlenmesi, grafiklere aktarılması ve yorumlanması için betimsel analiz, Binbir Gece Masallarının çocuk edebiyatına katkısını belirlemek için içerik analizi kullanılmıştır. Türkçe Dersi Öğretim Programında ifade edilen kök değerler ve çocuk edebiyatı eserlerinde bulunması gereken özellikler bağlamında doküman incelemesi yapılmıştır. Değerler eğitimi kapsamında yapılan inceleme sonucunda, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından kök değer olarak belirlenen değerler ile bu değerlerle ilişkili tutum ve davranışların hepsinin çeşitli ifadelerle eserde bulunduğu tespit edilmiştir. 2599 tane değer ifadesinin tespit edildiği Binbir Gece Masallarının, değer aktarımı açısından yeterli olduğu ve değerler eğitimi kapsamında kullanılabileceği sonucuna varılmıştır. Ayrıca Binbir Gece Masallarının çocuk edebiyatına katkısını ortaya koymak amacıyla masallar, çocuk edebiyatının çocuğa görelik ilkelerinden içyapı özelliklerine göre incelenmiştir. Bu inceleme sonucunda söz konusu masalların çocuk edebiyatı kapsamında kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.
Gülşehrî'nin Mantıku't-Tayr'ında eğitim değerleri ve Türkçe
Bu araştırmanın amacı Gülşehrî'nin telifî tercüme suretinde yazmış olduğu Mantıku't-tayr isimli eserinde bulunan metinlerdeki iletileri belirleyip eserin bütününde yer alan eğitim değerlerini tespit ederek bu değerlerin aktarımı sırasında Türkçenin nasıl kullanıldığını ortaya koymaktır. Betimsel tarama modeli kullanılarak hazırlanan çalışmada eserin özeti yapılmış, eserde farklı başlıklar altında yer alan 110 metin epizotlarına ayrılarak her bir metinde aktarılmak istenen iletiler tespit edilmiş, eserin bütününde aktarılmaya çalışılan eğitim değerleri "Dinî ve Tasavvufî Değerler", "Benimsenmesi Tavsiye Edilen Değerler" ve "Sakınılması Tavsiye Edilen Hususlar" olmak üzere üç başlık altında incelenmiştir. Çalışmanın son kısmında Gülşehrî'nin dile ve Türkçeye bakışı ortaya konulmaya çalışılmış; bunun için eserde bu bakışı yansıtan beyitler sıralanarak yorumlanmıştır. Eserdeki isimler, fiiller, ikilemeler, deyimler, atasözleri, ayetler, hadisler ve Arapça ifa-deler gruplandırılarak eserin söz varlığı ortaya konulmak suretiyle dil malzemesi ile ilgili hususlar tespit edilmiştir. Evrenini değerler eğitimi ve Gülşehrî, örneklemini ise Mantıku't-tayr'da yer alan eğitim değerlerinin oluşturduğu çalışmada eserin Türkçe ve değer eğitimi açısından faydalı olabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Mantıku't-tayr, Gülşehrî, Değer Eğitimi, Epizot, Türkçe.
Kırk Vezir Hikâyeleri'nde eğitici değerler ve söz varlığı
ÖZET KIRK VEZİR HİKAYELERİ'NDE EĞİTİCİ DEĞERLER VE SÖZ VARLIĞI ÖZLEK, Emine Yüksek Lisans, İnönü Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Türkçe Eğitimi Ana Bilim Dalı Türkçe Öğretmenliği Bilim Dalı Tez Danışmanı: Prof.Dr. Hasan KAVRUK Haziran 2014, 238 sayfa Bu araştırmanın amacı 15. yüzyılda Osmanlı Devleti sahasında mensur hikaye tarzında ve Şeyh-zâde Ahmet Mısrî tarafından kaleme alınan Kırk Vezir Hikayeleri adlı eserde yer alan metinlerdeki eğitici değerleri tespit ederek bu değerlerin nasıl aktarıldığını tespit etmektir. Eserin içerdiği söz varlığını belirleyerek Türkçe öğretimine katkılarını, seçilen bir hikayede kullanılan isim ve fiileri çıkararak eserin bütününde Türkçenin nasıl kullanıldığını ortaya koymaktır. Nitel/betimsel araştırma modeline göre hazırlanan çalışmada ilk olarak Kırk Vezir Hikayeleri'nde yer alan öyküler özetlenmiş, daha sonra epizotlarına ayrılmış ve metinlerde aktarılmak istenen iletiler belirlenmiştir. Belirlenen iletiler sınıflandırılarak genel başlıklar altında irdelenmiştir. Bulgular, metne bağlı kalınmak suretiyle yorumlanmış, değerlerin uygulanması veya uygulanmamasının çarpıcı sonuçları gözler önüne serilerek betimsel bir analiz tekniği kullanılmıştır. Metinlerin içerik analizine tabi tutulması sonucunda değerlerin nasıl ve niçin işlendiği, aynı şekilde söz varlığının nasıl kullanıldığından hareketle Türkçenin nasıl işlendiği tespit edilmiştir. Metinlerde kullanılan ayet, hadis, klişe ibareler, kalıp sözler, atasözleri, deyimler ve ikilemeler çıkarılarak eserin söz varlığı ortaya konmuş, seçilen bir hikayedeki isimler dört ana başlık altında, fiiller ise yapılarına göre tasnif edimiştir. Çalışmanın sonunda ise Kırk Vezir Hikayeleri'nde yer alan metinlerin dil öğretimine katkıları tartışılmıştır. Çalışma materyali olarak Kırk Vezir Hikayeleri'nin British Library 7882 numaralı yazmasının esas alındığı araştırmada, Kırk Vezir Hikayeleri'nin değer öğretimi için uygun bir materyal olduğu, söz varlığı açısından zengin olup Türkçe öğretimine (dil becerilerinin geliştirilmesine ) katkı sağlayacak düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Kırk Vezir Hikayeleri, Değer Eğitimi, Söz Varlığı, Dil Becerileri
Çoklu ortama dayalı eleştirel okuma eğitiminin 6. sınıf öğrencilerinin eleştirel okuma becerilerine etkisi
Bu çalışma, çoklu ortam uygulamalarına dayalı verilen eleştirel okuma eğitiminin altıncı sınıf öğrencilerinin eleştirel okuma becerilerine olan etkisini ortaya çıkarma amacı ile yapılmıştır. Nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin bir arada kullanıldığı karma model deseninde olan araştırma, ön test-son test ve kontrol gruplu bir çalışmadır. Toplumların bilgi bombardımanına tutulduğu 21. yy. da bireylerin bilgiyi eleştirel olarak okumasını etkileyen faktörleri incelemesi bakımından araştırma önem taşımaktadır. Çalışma, MEB'e bağlı İstanbul ili Güngören ilçesi Mustafa Kemal Ortaokulu'nda öğrenim gören altıncı sınıf öğrencileri ile Türkçe derslerinde yürütülmüştür. Sınıf mevcutları ve Türkçe dersindeki başarıları istatistikî açıdan benzer bulunan altıncı sınıf seviyesinde beş şubeden 6-E sınıfı deney ve 6-K sınıfı kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Deney ve kontrol grubunda araştırmaya 30'ar öğrenci katılmıştır. Uygulamalar altıncı sınıf Türkçe ders kitabında bulunan "Sevgi", "Okuma Kültürü" ve "Duygular" temalarından seçilen sekiz okuma metni ve etkinlikleri ile gerçekleştirilmiştir. Deney grubunda, Türkçe dersinde görseller, sesler, videolar, grafikler, animasyon, karikatür, resim, belgesel, müzik vb. çeşitli çoklu ortam içeriklerinin desteğinden yararlanılarak çoklu ortam uygulamalarına dayalı öğretim ortamı hazırlanmış ve çoklu ortam uygulamalarına dayalı olarak eleştirel okuma eğitimi yapılmıştır. Kontrol grubunda ise dersler, 2016-2017 eğitim-öğretim yılı Türkçe Dersi Öğretmen Kılavuz Kitabı doğrultusunda işlenmiştir. Veri toplama araçları olarak; uygulama öncesinde deney ve kontrol grubunu belirlemek ve öğrencilerin okuduğunu anlama beceri düzeylerini tespit etmek için "Okuduğunu Anlama Testi", deney ve kontrol gruplarını belirledikten sonra ise araştırmacı tarafından oluşturulan yarı yapılandırılmış görüşme formu, öğrencilerin eleştirel okuma ve çoklu ortama ilişkin görüşlerini ortaya çıkarma adına deney grubuna uygulama öncesinde ve sonrasında, kontrol grubuna ise uygulama öncesinde yapılmıştır. Araştırmada nicel verileri toplama amacı ile araştırmacı tarafından geliştirilen "Çoklu Ortama Dayalı Eleştirel Okuma Testi" deney ve kontrol gruplarında bulunan öğrencilere ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler; uygun analiz paket programları kullanılarak analiz edilmiştir. Veriler değerlendirilirken tanımlayıcı istatistik metotları (sayı, yüzde, ortalama, standart sapma) kullanılmıştır. Araştırmada nicel verilerin analizi için t testi, ANOVA ve MANOVA testleri kullanılmış; nitel verilerin analizinde ise içerik analizi, t testi ve ki-kare testi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda çoklu ortam uygulamalarına dayalı öğretim ile ders işlenen deney grubundaki öğrencilerin eleştirel okuma başarılarında bir artış olduğu gözlenirken kontrol grubunda anlamlı bir değişikliğe rastlanılmamıştır. Deney ve kontrol grubu ortalamaları arasındaki fark, deney grubu lehine olmuş ve tüm bulgularda istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur. Çoklu ortama dayalı eleştirel okuma eğitiminin eleştirel okuma becerilerine etki düzeyinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Araştırmada nitel verilerin analiz sonuçlarına göre eleştirel okuma eğitimi öncesinde deney ve kontrol gruplarının eleştirel okuma ve çoklu ortam kullanımına ilişkin görüşlerinin benzer olduğu, eğitim sonrasında ise deney grubundaki öğrencilerin çoklu ortama dayalı eleştirel okuma uygulamalarından memnun oldukları ortaya çıkmıştır. Buna göre eleştirel okuma eğitiminin öğrencilerin okuduğunu anlama, yorumlama, değerlendirme, karşılaştırma, bilgiyi somutlaştırabilme ve kalıcılığını sağlama ve çıkarımda bulunma gibi becerilerini geliştirdiği tespit edilmiştir. Bu sonuçlara göre araştırmacının önerileri şöyledir: Çoklu ortam uygulamaları eleştirel okumaya katkı sağladığından Türkçe Öğretim Programına eklenebilir, bunlar Türkçe derslerinde ve diğer derslerde kullanılabilir. Türkçe öğretim programlarında ve ders kitaplarında eleştirel okumayı ele alan kazanım, uygulama ve etkinlikler artırılabilir. Çoklu ortama dayalı eleştirel okuma uygulamalarını ele alan çalışmalar ortaöğretim ve lisans düzeylerinde de yapılabilir. Anahtar Kelimeler: Türkçe eğitimi, çoklu ortam, eleştirel okuma, altıncı sınıf öğrencileri.
Sultan vasiyetnamelerinde eğitici değerler
Vasiyetnameler hem kişinin kendisiyle ilgili istekleri hem de toplumu ilgilendiren konularda uyarı, öğüt ve emir niteliğindeki bilgileri muhteva etmesi bakımından sıradan bir vatandaştan devlet yöneticisine kadar toplumun her ferdini yakından ilgilendiren metinlerdir. Kişiler, şahsi nitelikte vasiyetnameler; topluma önderlik eden yöneticiler ise hem yaşadığı döneme hem de kendisinden sonraki dönemlere yönelik birtakım uyarı ve tavsiyeleri içeren vasiyetnameler bırakmıştır. Türk siyasi tarihi incelendiğinde önemli bir yere sahip olan sultanların da farklı amaçlarla vasiyetnameler yazdığı ve bu vasiyetnamelerin zengin bir içeriğe sahip olduğu görülür. Bu araştırmanın amacı, Türk topluluklarına liderlik etmiş olan sultanlara ait vasiyetnamelerdeki eğitici değerleri tespit etmek ve sultan vasiyetnamelerinin değerler eğitimi açısından önemini ortaya koymaktır. Bu amaçla Türk tarihinin ilk yazılı belgelerinden biri olan, muhtevası ve üslubu bakımından siyasi bir vasiyetname özelliği gösteren ve Bilge Kağan'ın dilinden anlatılan Orhun Abideleri'nden başlayarak sırasıyla II. Kılıç Aslan, Timur Han, Osman Gazi, Sultan I. Murat, Sultan II. Murat ve Kanuni Sultan Süleyman'ın bıraktığı vasiyetnameler içerdiği eğitici değerler açısından incelenmiştir. Nitel araştırma modelinin kullanıldığı bu çalışmada doküman inceleme tekniği kapsamında tespit edilen vasiyetnameler, içerik analizi yoluyla çözümlenmiştir. Çalışmamız "Giriş", "Kuramsal Bilgiler ve İlgili Araştırmalar", "Yöntem", "Bulgular ve Yorum", "Sonuç ve Öneriler" ve "Vasiyetnamelerin Orijinal Metinleri" olmak üzere altı bölümden oluşmaktadır. Bu araştırma ile Sultan vasiyetnameleri, bir bütün olarak ilk defa eğitici değerler yönüyle incelenmiş ve vasiyetnamelerde tespit edilen eğitici değerlerin modern eğitim anlayışına katkıları ele alınmıştır. Araştırma sonucunda sultan vasiyetnamelerinin değerler bakımından olukça zengin kaynaklar olduğu, vasiyetnamelerde tespit edilen değerlerle, Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda (2018) yer alan kök değerlerin büyük oranda örtüştüğü ve vasiyetnamelerde yer alan değerlerin çoğunlukla günümüzde de karşılığının bulunduğu tespit edilmiştir. Araştırmada elde edilen sonuçlara bağlı olarak çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Sultan, Vasiyetname, Eğitim, Değerler Eğitimi, Kök Değerler
İncili Çavuş fıkralarında eğitici değerler
Araştırma, İncili Çavuş fıkralarında yer alan bireysel, sosyal ve dini değerleri tespit ederek söz konusu fıkraların eğitici değer zenginliğine değinmiştir. Problem durumu çerçevesinde varsayımlara, tezin önemi ve amacına dikkat çekilmiştir. Kavramsal çer-çevede ise fıkra türünün genel nitelikleri, eğitici değer kavramı ve İncili Çavuş'un kim-liğine değinilmiştir. Konuyla ilgili araştırmalar da yine bu çerçevede yer almıştır. Çalışmada ilk olarak İncili Çavuş ile ilgili fıkra kitapları incelenerek 135 fıkradan oluşan bir İncili Çavuş fıkraları derlemesi oluşturulmuştur. Nitel araştırma yöntemiyle yürütülen çalışmada fıkralar doküman analizi tekniğiyle incelenmiş; 28 bireysel, 7 sosyal ve 5 dini olmak üzere toplam 40 değere ait bulgular tespit edilmiş, akabinde bu bulgular yorumlanmıştır. Değer bulguları metinlerden cümleler, diyaloglar veya olaylarla açıklanmıştır. Her bir değer betimsel analiz tekniğiyle "bireylerde gerçekleşmesi isten-miştir, sakınılması tavsiye edilmiştir, sosyal hayatla ilgili olumlu bir telkindir" söylem-leriyle yorumlanmıştır. Araştırmanın sonucunda ise, İncili Çavuş fıkralarının eğitici değerler bakımından zengin olduğu ve bu fıkralardan değer aktarımı bağlamında yararlanılabileceği kanaatine varılmıştır. Anahtar Kelimeler: İncili Çavuş, Fıkra, Değer Eğitimi
Bestami Yazgan'ın masallarındaki söz varlığından hareketle bağlam temelli okuma faaliyetlerinin kavram gelişimine etkisi
Bu araştırma, Bestami Yazgan'ın masal metinlerinin söz varlığı ögelerini belirlemeyi ve bağlam temelli masal okuma faaliyetlerinin çocukların kavram gelişimleri üzerindeki etkisini tespit etmeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın masal metinlerinin söz varlığı unsurlarının belirlendiği bölümünde içerik analizi tekniği kullanılmış; bağlam temelli okuma faaliyetlerinin kavram gelişimi üzerindeki etkisinin incelendiği bölümünde ise yarı deneysel araştırma modellerinden olan ön test-son test kontrol gruplu desen kullanılmıştır. Araştırmada Bestami Yazgan'ın 56 masal kitabı içerisinde yer alan 146 masal metninin söz varlığı ögeleri çıkarıldıktan sonra bağlam temelli masal okuma faaliyetlerinin kavram gelişimi üzerindeki etkisini incelemek amacıyla 2015-2016 Eğitim-Öğretim Yılı'nda Malatya ili Atatürk Ortaokulunda öğrenim gören beşinci sınıf öğrencileri arasından uygun örnekleme yoluyla iki kontrol (59 öğrenci), iki deney grubu (58 öğrenci) seçilmiştir. Bağlam temelli masal okuma faaliyetleri, Bestami Yazgan'ın 12 masal metni üzerinden yapılmış, bu masallardan seçilen 25 kavram üzerinden çalışmalar yürütülmüştür. Deney grubu öğrencileriyle her hafta iki masal metni üzerinden bağlam temelli okuma, kelime ve kavram öğretim çalışmaları yapılırken kontrol grubu öğrencileri müfredat konularına uygun şekilde derslerine devam etmiş, ders öğretmenlerinin gözetiminde deney grubuyla eş zamanlı olarak kontrol grubunda da her hafta iki masal metni okuma saatlerinde öğrencilere verilerek okumaları ve özet çalışmaları yapmaları istenmiştir. Uygulamalarda deney ve kontrol grubuna masallardan alınan 25 kavramın yer aldığı Kavram Bilme Formu ön test olarak uygulanmış, altı hafta süren okuma çalışmalarının ardından bir hafta ara verilerek aynı form son test olarak yeniden uygulanmıştır. Elde edilen veriler IBM SPSS 22 istatistik programına aktarılarak analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular ışığında Bestami Yazgan'ın masal metinlerinin söz varlığı unsurları açısından zengin bir içeriğe sahip olduğu tespit edilmiş, SPSS analizleri sonucunda bağlam temelli masal okuma faaliyetlerinin deney grubu öğrencilerinin kavram gelişimleri üzerinde olumlu etki yarattığı, salt okuma ve özetleme faaliyetleri yürütülen kontrol grubunda ise herhangi bir gelişme sağlanamadığı görülmüştür. Bağlam temelli okuma faaliyetleri ile Türkçe kökenli kavramların yabancı kökenli kavramlara göre daha iyi öğrenildiği, kalıplaşmış kavramların (atasözü+deyim) öğretiminde diğer kavramlara göre daha çok başarı sağlandığı, kız öğrencilerin erkek öğrencilere göre daha fazla başarı gösterdiği tespit edilmiştir.
Klasik Türk edebiyatında saki-nameler "Şekil ve muhteva incelemesi"
Bu çalışmada 15. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar muhtelif nazım şekillerinde yazılmış saki-name metinleri şekil ve muhteva açısından incelenmiştir. Tezimiz bir muhteva çalışması olduğundan bu çalışma için tarafımdan yeni bir saki-name metni okunmamıştır, incelenen metinlerin hepsi daha önceden transkribe edilmiştir. İnceleme eldeki mevcut saki-name metinlerinin tamamını kapsayacak şekilde yapılmıştır. Saki-name, klasik Türk edebiyatının önemli türlerinden biridir. Saki, şarap, kadeh, sürahi, meclis, meyhane başta olmak üzere musiki aletleri, hum, cür'a, mum, sofra, yemek, mezelerden bahseden manzum eserler olup bu kavramlar gerçek ve tasavvufi anlamlarda kullanılır. Çalışmamız üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde ilk örneklerinden başlayarak Türk edebiyatında saki-namelerin gelişimi anlatılmıştır. İkinci bölümde saki-nameler nazım şekilleri, vezin, kafiye, redif yönüyle incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise saki-namelerde muhteva incelemesi yapılmış; metinler saki, şarap, kadeh, meclis, meyhane, yemekler, mezeler, mutrib, muganni, sürahi, sebû, hum, cür'a, kulkul, sarhoşluk vd., aşk, dinî unsurlar, tasavvufi kavram ve mecazlar açısından incelenmiş, ve benzetme unsurları ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Saki-name, şekil, muhteva, din ve tasavvuf
Cumhuriyet'ten günümüze eğitim ve dil politikalarının Türkçe eğitimine yansıması
Türkiye'de, Cumhuriyet'ten günümüze uygulanan eğitim ve dil politikalarının belirlenmesi ve bu politikaların Türkçe eğitimine yansımasını incelemek, bu konuda yapılan çalışmaların sınırlılığı göz önüne alındığında önemli görülmüştür. Yaklaşık doksan yıllık bir süreçte, ülkede uygulanan eğitim ve dil politikalarını belirlemek, bu politikaların Türkçe eğitimine yansımasını değerlendirmek, bu çalışmanın amacını oluşturmuştur. 1923'ten 2012 yılına kadar uygulanan eğitim ve dil politikasını belirleyebilmek için hükümet programlarından, millî eğitim şûralarından, kalkınma planlarından, Avrupa Birliği ilerleme raporlarından ve ilgili literatürden yararlanılmıştır. Eğitim ve dil politikaları ile yetiştirilmek istenen insan profili hedefi belirlendikten sonra, Türkçe eğitiminde bu hedefe ulaşılıp ulaşılmadığını tespit etmek için, Cumhuriyet'ten günümüze uygulanan Türkçe öğretim programları ve Millî Eğitim Bakanlığı Türkçe ders kitapları incelenmiştir. Bu yönüyle çalışma tarama modelinde betimsel bir araştırmadır. Çalışma, betimsel bir araştırma olduğu için veriler, doküman taraması yoluyla elde edilmiştir. Türkiye'de son 10 yılda (2004-2014) eğitim ve dil politikalarında yaşanan değişimlerin Türkçe eğitimine ne derecede yansıdığı konusunda Türkçe öğretmenlerinin görüşlerinden faydalanılmıştır. Bu amaçla Giresun il merkezinde en az 10 yıllık kıdeme sahip 15 ortaokul Türkçe öğretmeniyle görüşme yapılmıştır. Araştırmanın verileri niteliksel veri toplama tekniklerinden biri olan yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak toplanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler betimsel analiz tekniği kullanılarak çözümlenmiştir. Yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde, geçmişten bugüne hazırlanmış ve uygulanmış olan Türkçe öğretim programlarının ve Türkçe ders kitaplarının, eğitim ve dil politikaları ile hedeflenen yetiştirilecek insan tipine uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Eğitim politikası, dil politikası, Türkçe eğitimi.
Yedinci sınıf öğrencilerinin dil bilgisi, kelime bilgisi ve okuduğunu anlama düzeyleri ile yazma becerileri arasındaki ilişki
Bu araştırmada dil bilgisi, kelime bilgisi ve okuduğunu anlama düzeyi ile yazma becerisi arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, yedinci sınıfa devam eden 410 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Çalışmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yazma konuları, kişisel bilgi formu, dil bilgisi ve kelime bilgisi başarı testi ile Ağın Haykır (2012) tarafından geliştirilen okuduğunu anlama başarı testi kullanılmıştır. Araştırmada öğrencilerin yazdıkları metinler, araştırmacı tarafından gelişti-rilen analitik dereceli puanlama anahtarına göre birbirinden farklı dört kodlayıcı tarafın-dan değerlendirilmiştir. Toplanan verilerin analizinde betimleyici istatistiklerden ortala-ma, t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA); hipotez testlerinden korelasyon ve reg-resyon analizleri ile yol analizi kullanılmıştır. Analizler, SPSS 21,0 ve LISREL 8,54 programları kullanılarak yapılmıştır. Araştırma sonucunda yedinci sınıf öğrencilerinin yazılı anlatım başarı puanlarının, "geliştirilmeli" düzeyinde olduğu, öğrencilerin en çok sonuç bölümünü oluşturmada zorlandıkları, sonrasında sırasıyla anlatım, paragraf, giriş, gelişme, yazım, noktalama, cümle ve başlık bölümlerinde sorun yaşadıkları; sayfa düzeni, sözcük ve metin düzeni bölümle-rinde diğer bölümlere göre daha başarılı oldukları tespit edilmiştir. Bunun yanında yaz-ma becerilerinin cinsiyet, okul öncesi eğitim alma, evde İnternet bulunma, baba eğitim durumu, anne eğitim durumu, kitap okuma sıklığı değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterdiği; günlük tutma değişkeniyle yazma becerisi arasında anlamlı bir farklılığın bulunmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin yazılı anlatım başarılarıyla Türkçe dersi akademik başarıları arasında orta düzeyde bir ilişkinin bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin dil bilgisi, kelime bilgisi ve okuduğunu anlama düzeyleri ile yazma becerileri arasındaki ilişkiyi ortaya koyan yol analizi sonuçlarına bakıldığında kelime bilgisi değişkenine ilişkin varyansın %39'unun, okuduğunu anlama değişkenine ilişkin varyansın %36'sının ve yazma değişkenine ilişkin varyansın %47'sinin model tarafından açıklandığı görülmektedir. Yol analizi sonuçlarına göre dil bilgisinin yazma becerisini doğrudan etkilemediği fakat kelime bilgisi ve okuduğunu anlama değişkenleri aracılığıyla yazma becerisinin yordanmasına katkı sağladığı belirlenmiştir. Kelime bilgisi ve okuduğunu anlama değişkenlerinin yazma becerisinin açıklanmasına anlamlı katkı sağlaması, yol analizi sonucunda ulaşılan diğer önemli bir bulgudur. Yol analizi sonucunda ayrıca, dil bilgisi ve kelime bilgisi değişkenlerinin okuduğunu anlama değişkeninin yordanmasına anlamlı katkı sağladığı belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: dil bilgisi, kelime bilgisi, okuduğunu anlama, yazma, yapısal eşitlik modeli
Hatimetü'l-Eş'ar (Fatin Tezkiresi)
Sâlim ve Safâyî tezkirelerine zeyil olarak yazılan Fatin Tezkiresi, H.1271'de kaleme alınmıştır. Hâtimetü'l-Eş'ar adı verilen eser Sultân Abdulmecid zamanına dek yetişen şâirleri ihtiva etmektedir. Kütüphanelerde yapılan araştırmalarda eserin aslına rastlanmamıştır. Öte yandan pekçok kütüphanede eserin matbu (taşbasması) nüshaları bulunmaktadır. Haluk İpekten, "Şuara Tezkireleri" adlı eserinde, Tezkirenin asıl nüshasının Viyana Milli Kütüphanesi 1243 (Flügel, Cat. II. 402)'te kayıtlı olduğunu belirtmektedir. Tezkire'nin başında altı sayfalık bir takriz bölümü vardır. Takriz kısmından sonra tezkirenin asıl bölümü geliyor. Fatîn, tezkireye hamdele ve salvele ile başlıyor. Bunu takiben şiirin faziletini anlatır. Fatîn, diğer tezkirecilerin aksine şâirin bir gazelini veya bir-iki beyitlik şiirini yazdıktan sonra, biyografisini anlatıyor. Biyografileri genelde dar tutmuştur. Çalışmada, tezkirenin metin transkrpsiyonu yapılmıştır. Tezkire günümüz imlasına göre okunmuştur. Hâl trecemelerinde bazı kelimelerde çok gerekmedikçe ayn harfi kullanılmamıştır. Ancak şiirde vezin gereği bu kelimelerde ayn harfi kullanılmak zorunda kalınmıştır. Son eklerde (zarf-fiillerde) sesli harfler vav ile yazılmışsa bunlar asıllarına uygun olarak okunmuştur. (Gösterüp, idüp, eyleyüp vb.) Okunamaz durumda olan veya okunmasında sıkıntı yaşanan bazı kelime veya kelime grupları orijinal şekilleriyle verilmiştir. Okunmasında tereddüt yaşanan kelimelerin önüne soru işareti konulmuştur. Hâtimetü'l-Eş'ar, ortaya çıkışından itibaren edebiyat tarihi için vaz geçilmez bir kaynak hüviyetini taşımıştır.
Sezai Karakoç'un "Gün Doğmadan" adlı kitabının Türkçe eğitiminde metinlerarasılık açısından incelenmesi
Metinlerarasılık kavramı, 1960'ta Julia Kristeva tarafından kurama dönüştürülmüş bir metin gerçekliği olarak karşımıza çıkmaktadır. Her metin kendinden önce yazılmış ve sonra yazılacak olan metinlerle canlı bir etkileşim bağı taşımaktadır. Metinler, okuyucunun zihninde bu etkileşim bağıyla beraber yeniden kurulmaktadır. Çalışmamızda modern Türk şiirinin en çarpıcı isimlerinden biri olan Sezai Karakoç'un Gün Doğmadan adlı, bütün şiirlerinin yer aldığı eserinin, metinlerarası unsurlar bakımından mahiyetinin tespit edilmesi ve Türkçe eğitimi açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gün Doğmadan adlı eserdeki şiirlerin ilk üç bölümündeki, alıntılar ve atıflar (gönderge) bağlamında değerlendirilip metinlerarasılık yönüyle incelenip yorumlanmıştır. Çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi modeli kullanılmıştır. Çalışmamızın materyalini Sezai Karakoç'un farklı kitaplar olarak yayımlanmış bütün şiirlerinin toplu olarak yer aldığı Gün Doğmadan adlı kitapta bulunan şiirler oluşturmaktadır. Eserde yapılan incelemeler sonucunda ağırlıklı olarak alıntılardan çok atıflara (göndergeler) başvurulduğu tespit edilmiştir. Çalışmanın sonucunda Gün Doğmadan adlı kitapta yer alan şiirlerin metinlerarası okumaya oldukça elverişli bir kaynak olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Anahtar kavramlar: Türkçe Eğitimi, Metinlerarasılık, Sezai Karakoç, Gün Doğmadan
Maysa ve Bulut çizgi filminin yetkinlikler ve Türkçe dersi temaları bakımından incelenmesi
Çocukların çeşitli televizyon kanalları ve dijital ortamlarda karşılaştığı çizgi filmler; her zaman onların psikolojik, kültürel ve sosyal açılardan gelişimlerine katkı sağlamayacağı gibi onlara zarar da verebilir. Bu yüzden çocukları yaşlarına uygun doğru dinleme-izleme ortamlarıyla karşılaştırmak önemlidir. Devlet televizyonu TRT Çocuk kanalı bu noktada önemli bir role sahiptir. Burada günlük olarak yayımlanan birçok çizgi dizi uzman görüşleri çerçevesinde oluşturularak milli ve manevi değerleri aktarmaktadır. Bahsedilen çizgi dizilerden biri olan ve yörük bir ailenin kültürlerine bağlı olarak yaşadıkları günlük hayat mücadelelerini anlatan Maysa ve Bulut, bu çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Çizgi dizinin yayımlanan 120 bölümü Türkçe Dersi Öğretim Programı çerçevesinde, yetkinlikleri içermesi ve temalara uygunluğu bakımından değerlendirmek amacıyla izlenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veriler toplanırken www.trtcocuk.net.tr adresinden ilgili bölümler izlenerek yetkinlik ve temalara ait bulgular doküman incelemesi ile tespit edilmiştir. Yapılan incelemede elde edilen veriler betimsel analiz ile analiz edilmiştir. Çalışmanın geçerlilik ve güvenirliğini arttırmak için çizgi dizi araştırmacı dışında, farklı katılımcı öğretmenlerce izlenmiş ve elde edilen verilerin bir araya getirilmesiyle bulgular elde edilmiştir. Yetkinlikler ve temalarla ilgili, var olma durumlarına ait bulguların ele alındığı çalışmada, çizgi dizinin kültürel unsurların aktarımında Türkçe dersinin genel ve özel amaçları ile uyumluluğu incelenmiştir. Sonuç olarak en fazla bölümde ana dilde iletişim yetkinliğine yer verildiği görülürken dijital yetkinliklere hiçbir bölümde rastlanılmamıştır. Ayrıca çalışmada incelenen çizgi dizide "Millî Mücadele ve Atatürk" teması dışında kalan bütün temalarla ilişki tespit edilmiştir. Bölümlerle en fazla bağlantı kurulan tema ise "Erdemler" teması olmuştur. Elde edilen verilere bağlı olarak Maysa ve Bulut çizgi dizisinin dinleme ve izleme metni olarak kullanılmasıyla Türkçe ders kitaplarında metin ya da etkinlik olarak bulunmasının kültür aktarımına önemli ölçüde katkı sağlayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Stratejiye dayalı konuşma etkinliklerinin ortaokul öğrencilerinin konuşma becerisi ve konuşma kaygısına etkisi
Bu araştırmanın amacı; stratejiye dayalı konuşma etkinliklerinin yedinci sınıf öğrencilerinin konuşma becerisine ve konuşma kaygısına etkisini incelemektir. Araştırmada, nicel ve nitel tekniklerin bir arada yer aldığı karma yöntemlerden iç içe karma desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel bölümünde, ön test- son test kontrol gruplu yarı deneysel desenden; nitel bölümünde durum çalışmasından yararlanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında, Malatya'nın Battalgazi ilçesindeki bir ortaokulda öğrenim gören yedinci sınıf öğrencilerinden oluşturulmuştur. Çalışma grubunda, 30'u deney, 30'u kontrol olmak üzere toplam 60 öğrenci bulunmaktadır. Araştırmada nicel verilerin toplanmasında "Konuşma Kaygısı Ölçeği" ile araştırmacı tarafından geliştirilen "Konuşma Becerisi Değerlendirme Ölçeği" kullanılmıştır. Nitel verilerin toplanmasında "Yarı Yapılandırılmış Öğrenci Görüşme Formu, Uygulama Öğretmeni Görüşme Formu, Odak Grup Görüşmesi, Alan Notları" kullanılmıştır. Araştırmanın uygulama boyutunda, deney grubundaki öğrencilere sekiz hafta boyunca etkinliklere dayalı olarak konuşma stratejileri eğitimi verilmiş, kontrol grubunda ise MEB'in mevcut öğretim programı ve Türkçe ders kitabı doğrultusunda eğitim yapılmıştır. Araştırmanın nicel verileri; verilerin normallik durumuna göre, bağımlı gruplar t testi, bağımsız gruplar t-testi, Mann-Whitney U testi ve Wilcoxon işaretli sıralar testi ile analiz edilmiştir. Araştırmayla ilgili istatistiksel çözümlemelerde SPSS 22.0 paket programından yararlanılmıştır. Araştırmanın nitel verilerinin analizinde ise betimsel analizden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; konuşma stratejileri eğitimi, deney grubu öğrencilerinin konuşma becerisi genel düzeyleri ile sunum, içerik düzenleme ve etkileşim becerisi düzeylerini anlamlı ölçüde artırmıştır. Konuşma stratejileri eğitiminin uygulandığı deney grubu ile MEB'in mevcut öğretim programı doğrultusunda eğitim yapılan kontrol grubunda; son ölçüm puanları karşılaştırıldığında, iki grup arasında konuşma becerisindeki genel başarı durumu ile sunum ve etkileşim becerilerinde istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık görülmüştür. İçerik düzenleme bakımından son testlerde iki grup arasında anlamlı bir fark oluşmamıştır. Elde edilen nicel bulgulara göre konuşma stratejileri eğitiminin uygulandığı deney grubundaki öğrencilerin konuşma kaygısı genel düzeyleri ile kaygının bilişsel ve fiziksel alt boyutunda anlamlı ölçüde bir azalma meydana gelmiştir. Deney grubunun konuşma kaygısı duygusal alt boyutu puanlarında ise anlamlı bir değişim söz konusu olmamıştır. Araştırma bulgularına göre deneysel işlem, deney grubu öğrencilerinin konuşma kaygısı düzeyini azaltmada yüksek oranda etkili olmuştur. Deney grubu ile kontrol grubunda konuşma kaygısı son ölçüm puanları karşılaştırıldığında, iki grup arasında konuşma kaygısının toplamı ile fiziksel ve duygusal alt boyutlarında deney grubu lehine anlamlı farklılık bulunmuştur. Ancak kaygının bilişsel boyutu hususunda gruplar arasında anlamlı farklılık elde edilmemiştir. Deney grubundaki öğrenciler ve uygulama öğretmeni konuşma stratejileri eğitimi ile ilgili olarak büyük oranda olumlu görüş bildirmiştir. Uygulanan deneysel işlem, öğrencilerin konuşma becerilerinin gelişimini sağlarken, konuşma kaygılarının azalmasına yardımcı olmuştur. Bu noktada nicel ve nitel verilerin birbirini desteklediği görülmüştür. Araştırmadan elde edilen sonuçlar alan yazınındaki benzer araştırma sonuçlarıyla karşılaştırılarak uygulayıcılara, program hazırlayıcılara ve araştırmacılara birtakım öneriler sunulmuştur.
Yenileşme dönemi Türk edebiyatında öğretmen konulu hikâyelerde değer eğitimi
Bu çalışmada hikâye türü eserlerdeki öğretmen tipleri üzerinde durulmuştur. Tanzimat ile başlayan yenileşme döneminin günümüze kadar uzanan gelişim çizgisi içerisindeki hikâye türü eserler dikkate alınmıştır. Bu eserlerdeki öğretmenlerin şahsında yazarlar tarafından verilmek istenen değerler tespit edilmiştir. Bu tespitten hareketle söz konusu dönem içerisinde hikâye türü eserlerde öğretmen tipinde görülen değişmeler, toplum ve öğretmen kavramlarının karşılıklı etkileşimi konularında bir sonuca gidilmiştir.?Hikâyeciliğimizin modern döneminde öğretmenin yeri nedir, ona hangi değerler yüklenilmiştir ve toplumda hangi roller verilmiştir?? gibi başlıca sorulara cevap aranmıştır. Cevaplardan hareketle eğitim, toplum ve öğretmen arasındaki bağlantının boyutu, niteliği ve sınırlılıkları üzerine farklı aynı zamanda yeni fikirlerin ortaya konulması amaçlanmıştır.Zaman aralığının geniş tutulması nedeniyle hikâye taramasında antolojilere ve toplu hikâye kitaplarına ağırlık verilmiştir. Araştırma kapsamında tespit edilen 500 öğretmen konulu hikâye arasından çalışma aracını oluşturan 330 hikâye, seçkisiz olarak belirlenmiştir. Bu eserlerdeki değerlerin tespitinde Milli Eğitim Bakanlığının eğitim programında bireylere kazandırılması hedeflenen olumlu değerler ölçüt alınmıştır. Dil eğitimi ve bireylere dil bilinci kazandırılması konusunda hikâyelerdeki iletiler ayrıca tespit edilmiştir.Eklenen tablolar ve grafikler yardımıyla elde edilen bulguların sistemli bir dökümü yapılmıştır. Ayrıca bahsedilen araçlar bulguların bilimsel bir zeminde değerlendirilerek sağlıklı bir sonuca ulaşılmasını da kolaylaştırmıştır.Öğretmenin değerlerin aktarımında, kültürel öğelerin devamının sağlanmasında köprü görevi gördüğü fikrini destekleyen sonuçlar elde edilmiştir. Yine öğretmenin toplum yapımızdaki saygın kişiliğinin ve lider rolünün eserlerde vurgulandığı, yazarların değerlerin aktarımında öğretmenin bu konumundan ağırlıklı olarak yararlandıkları görülmüştür. Değişen şartlara paralel olarak değerlerde de birtakım güncellemeler yapılmıştır. Türkçenin kullanımına, hikâye türünün gelişimine ve değer, toplum, öğretmen ilişkisine yönelik sonuçlar da elde edilmiştir.Anahtar Sözcükler: Değer eğitimi, Türkçe eğitimi, Türk edebiyatı, öğretmen, hikâye.
Anadolu Yavrusunun Kitabı" nın yazma eğitimi açısından incelenmesi
Bu çalışmada, ibtidâî mekteplerinde eğitim gören öğrencilere ders verme amacıyla hazırlanmış "Anadolu Yavrusunun Kitabı" adlı eserin günümüz Türkçe yazma eğitimi çerçevesinde incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla, dönemin ünlü eğitimci ve yazarlarından olan Mehmet Asım Us ve Ahmet Cevat Emre tarafından hazırlanarak ilk defa 1917 yılında Matbaa-i Âmire'de basılan bu kitabın çalışmamızda ilerleyen süreçteki güncellemelerin de yer alması adına 1922 yılında Orhaniye Matbaası'nda basılmış olan kitapları kullanılmıştır. Belli ölçütlere göre sınırlandırmış olduğumuz bu çalışmada nitel araştırma yöntemi olarak doküman incelemesi kullanılmıştır ve elde edilen veriler, betimsel analiz yöntemiyle çözümlenerek günümüzde karşılık geldikleri alt başlıklara yerleştirildikten sonra bu iki dönemde uygulanan yazma eğitimiarasındaki benzerlik ve farklılıklar tespit edilmiştir. Çalışmada yazma eğitiminin önemi, yazma eğitiminin temel yapısı, yazma sürecinin aşamaları, yazılı anlatımın unsurları, yazma yöntem ve teknikleri, yazma eğitiminde yararlanılan metin türleri gibi bulgular araştırılarak kitaptaki bu yazma eğitimi unsurlarının günümüz yazma eğitimindeki yeri incelenmiştir. Çalışmada günümüzde kullanılmayıp eserde yer alan bazı yazma eğitimi unsurlarının olduğu, yazma eğitimi ile ilgili verilen bilgilerin birçoğunun günümüzde de geçerliliğini koruduğu, yazma eğitiminde ürün temelli yaklaşımla beraber süreç temelli yaklaşımın da kullanılmış olduğu, dilin kurallarının detaylı bir şekilde verildiği tespit edilmiştir. İncelenen bu kitaplarda uygulamaya, dili güzel kullanmaya, dilin kurallarını öğretmeye büyük önem verilmesi nedeniyle kitabın incelenmesinin yazma eğitimine katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: yazma eğitimi, ders kitabı, Anadolu Yavrusunun Kitabı
Sevinç Çokum'un romanlarında eğitim değerleri ve Türkçe
Avrupa Birliği sürecinde Türk dil politikası
Tarih boyunca Avrupa kıtasının siyasi ve kültürel bir parçası olan Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkileri, tam üyelik müzakerelerinin 3 Ekim 2005 tarihinde resmi olarak başlatılmasıyla yeni bir boyut kazanmıştır. Bu aşamada Türkiye, Avrupa Birliği'ne üyelik yolunda siyasi, hukuki, kültürel ve ekonomik reformların gerçekleştirildiği bir süreç içerisine girmiştir. ?Farklılık İçinde Birlik? ilkesini benimseyerek dilsel ve kültürel çeşitliliğe çok önem veren Avrupa Birliği, farklı dilleri ve kimlikleri bir arada yaşatarak ortak bir Avrupa kimliği yaratmayı hedeflemiştir. Avrupa Birliği'nin bu hedefi gerçekleştirme yolunda hayata geçirdiği en önemli politikalar dil ve kültür politikaları olmuştur. Dil politikası olarak çok dillilik politikasını belirleyen Avrupa Birliği'nin bu alanda yapmış olduğu çalışmaları incelemek, Türkiye'nin bütünleşme sürecinde dil konusunda gerçekleştirmiş ve gerçekleştirmek zorunda olduğu istekleri belirlemek ve Avrupa Birliği sürecinde uygulanması gereken dil politikası konusunda öneriler sunmak çalışmanın temel amacını oluşturmuştur. Türkiye, Avrupa Birliği ile bütünleşme sürecinde diğer konulara verdiği önem kadar, dil konusuna da yeterince önem vermek zorundadır. Çünkü dil, bir toplumun en değerli kültür varlığıdır ve milli varlığın teminatıdır.