Theses supervised by Prof. Dr. İbrahim Yılmaz
26 theses · Fırat University, Akdeniz University, Afyon Kocatepe University
Biyolojik sıvılarda iyon kromatografisi ile anyon tayini
Bu çalışmada serum, tükürük ve idrar gibi biyolojik sıvılarda F?, Cl?, Br?, BrO3?, NO2?, NO3?, PO43?, SO42? iyonları iyon kromatografisi ile tayin edilmiştir. Ayrıca bu iyonlardan PO43? ve NO2? iyonları ise spektrofotometrik metodla da tayin edilmiştir. Çalışmada kullanılan biyolojik sıvılar Tip 2 Diyabet teşhisi konmuş 30 hasta ile 30 kişilik konrol grubundan temin edilmiştir. Yapılan çalışmalardan elde edilen sonuçların hasta ve kontrol grubuna ait örneklerdeki değişimleri istatistiksel olarak değerlendirilmiş, istatiksel çalışmalar SPSS 15.0 programı kullanılarak yapılmıştır.Hasta grubuna ait serum örneklerinde F?, Br?, BrO3?, NO2?, NO3?, PO43?, SO42? anyonlarının konsantrasyonun kontrol grubuna göre yüksek olduğu buna karşlık Cl? anyon konsantrasyonunun kontrol grubunda yüksek olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte Br-, PO43?ve SO42? iyonlarının konsantrasyonlarının hasta grubuna ait serum örneklerinde kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde (p<0.05) yüksek olduğu görülmüştür. Hasta grubuna ait idrar örneklerinde NO3?, NO2?, BrO3?, Br?, F? anyonlarının kontrol grubuna göre yüksek olduğu, Cl?, SO42?, PO43? anyonlarınında kontrol grubunda yüksek olduğu görülmüştür. NO3? anyonu hasta idrar örneklerinde kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde yüksek iken (p<0.05); Cl?, SO42?, PO43? anyonları kontrol grubuna ait idrar örneklerinde anlamlı (p<0.05) bir şekilde yüksek olarak bunulmuştur. Hasta tükürük örneklerinde ise, NO3?, NO2?, BrO3?, Br? anyonlarının konrol grubuna göre yüksek, buna karşılık F?, Cl?, SO42?, PO43? anyonlarının kontrol grubunda yüksek olduğu ve istatistiksel olarak anlamlı (p<0.05) olduğu tespit edilmiştir. Spektrofotometrik yöntemle yapılan çalışmalarda ise, NO2? anyonunun hasta grubuna ait serum, idrar ve tükürük örneklerindeki düzeyleri konrol grubuna göre yüksek olduğu, PO43? anyonunun ise sadece hasta grubuna ait serum örneklerinde kontrol grubuna göre yüksek olduğu belirlenmiştir. İstatistiksel olarak kontrol grubuna ait tükürük ve idrar örneklerinde PO43? anyonu konsantrasonunun hasta grubuna göre anlamlı bir şekilde yüksek olduğu (p<0.05) görülmüştür. Bu anyonlardan özellikle NO3?, NO2?, BrO3?, Br?, F? anyonlarının Tip 2 diyabetli hastaların serumlarında takip edilmesinin faydalı olacağı kanaatine varılmıştır
Antalya'da sulama işletmeciliği faaliyetleri, üreticilerin sulama suyu talebi ve sulama işletmeciliğine katılım düzeyinin değerlendirilmesi
Bu çalışmada Antalya İlinde bulunan tarım alanlarında su dağıtımını sağlayan 29 sulama organizasyonu incelenmiş; fiziksel, kurumsal ve ekonomik yapıları irdelenerek, sulama işletmeciliğinin mevcut durumu ortaya konulmuştur. Sulama birlikleri, sulama kooperatifleri, köy tüzel kişilikleri ve belediyelerden oluşan sulama organizasyonlarının bulunduğu araştırma alanı gayeli olarak seçilmiştir. Sulama organizasyonlarının yöneticileri ile yüz yüze görüşülerek anket yapılmış, yürütülen işletme ve bakım faaliyetleri, organizasyonların çiftçi ile ilişkileri, yönetimler arası faaliyetlerin çeşitli değişkenler itibariyle farklılık ve başarı durumlarının analizi ile organizasyonların teknik, idari ve finansal sorunlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca, seçilen sulama organizasyonlarının etkinliklerinin karşılaştırılması amaçlanmış, bunun için veri zarflama analizi yapılarak sulama organizasyonlarına ait etkinlik değerleri ölçülmüştür. Buna göre analiz edilen 19 sulama organizasyonu arasında, CCR modeline göre 5 sulama organizasyonu, BCC modeline göre ise 10 sulama organizasyonu etkin bulunmuştur. Elde edilen teknik etkinlik değeri incelenen organizasyonların çıktılarında hiçbir azalma olmaksızın yönetim ve bakım-onarım masraflarının %23 oranında azaltılabileceğini göstermektedir.Araştırma ile su dağıtımından faydalanan 139 üretici ile yüz yüze anket yoluyla görüşülerek; arazi varlığı, ürün deseni, kullanılan sulama yöntemleri, sulama hakkında bilgi ve bilinç düzeyleri, sulama organizasyonu yönetimine ilişkin düşünceleri, sulama işletmeciliğine katılım durumu, sulama ve su talebi ile ilgili sorunları, su dağıtım sistemindeki aksaklıklara ilişkin görüş ve önerilerinin incelenmesi amaçlanmıştır.Araştırma sonuçlarına göre sulama tesislerinin çok eski olduğu, sulama ücretlerinin işletme bakım onarım giderlerini karşılamada yetersiz kaldığı, işletmeciliği yürüten kurumların kurumsal ve ekonomik yönden sulama yönetiminin kapsamını oluşturan faaliyetleri yürütmede önemli zorluklar yaşadığı belirlenmiştir. Su dağıtımından faydalanan üreticilerin sulama şebekesinin yenilenmesine maddi katılım sağlamada istekli olmadığı, bölgede suyun genellikle yeterli ve zamanında alınabildiği, ancak üreticilerin çoğunluğunun sulama organizasyonlarını işletmecilik yönünden başarılı bulmadığı ve sulama ücretlerini pahalı bulan üreticilerin çoğunlukta olduğu belirlenmiştir.
250000 ölçekli jog haritalarda kenarlaşma hazırlık programı geliştirilmesi
Ülkemizde JOG serisi (kara ve hava) ve TFC haritaların üretim sorumluluğu Harita Genel Müdürlüğü'ndedir. 2000'li yıllara kadar JOG serisi haritalar analog olarak üretilmekteydi. 2000 yıllından sonra sayısal ortamda üretilmeye başlanmıştır. Sayısal ortama geçilmesi ile birlikte üretim kapasitesini arttırma, zamandan ve iş gücünden tasarruf sağlamak için birçok uygulama geliştirilmiştir. 1:250000 ölçekli JOG serisi haritalar klasik olarak yapılan kenarlaşma işlemi için dört kenar paftanın çıktısı alınarak bindirme alanlarından başlanır ve dört kenar paftanın kenarlaşması yapılmaktadır. Bu uygulama ile sayısal ortamda daha az hata ile paftanın dört kenarını hızlı bir şekilde kenarlaşmasını sağlayacak bir kenarlaşma hazırlık programı geliştirilmiştir. Bu uygulamanın amacı kâğıt tasarrufu sağlayarak kartografların iş gücünü azaltmak, zaman kaybından kurtarıp üretim hızını arttırmaktır.
Farklı kaynaklardan gelen verilerin kartografik veri yapısına otomatik dönüştürülmesi
Ülke içinde büyük ölçek dışında kalan ölçeklerin topografik haritalarının üretimini üstlenen kurum Harita Genel Müdürlüğü'dür. Bu kapsamda topografik haritaların üretiminde kullanılan vektör veriler, ülke sınırları içerisinde yapılan uçuşlar ve arazi bütünlemesi sonucunda toplanmaktadır. Ülke sınırları dışında uçuş ve bütünleme yapılamamaktadır. Bu yüzden vektör verilerin toplanması imkânsız bir hâl almaktadır. Bu durumlar için bir organizasyona üye olunmuştur fakat istenilen her bölgenin verisine yine ulaşılamamaktadır. Bu sorunun çözümü için açık kaynak verilerinden oluşan veri havuzundan istenilen bölgenin verisinin alınması önemli bir seçenektir. Alınan verilerin olduğu gibi kullanılamaması nedeniyle kartografik veri yapısına dönüştürülmesi gerekmektedir. Bu çalışmada geliştirilecek bir algoritma ile vektör verisine sahip olunmayan bölgeler için açık kaynaklardan elde edilen veriler kullanılarak, topografik harita üretimi sağlanmıştır. Bu algoritma ile hem zaman hem de iş gücü kaybının engellenmesi, bundan sonraki kartografik verilerin üretilmesine yönelik çalışmalarda yardımcı kaynak olarak kullanılması amaçlanmıştır.
İnsansız hava araçları ile yüzey değişimlerinin belirlenmesi
Bu çalışmada uygulama alanı olarak İzmir İli, Çiğli İlçesi, Harmandalı Mahallesi'nde bulunan heyelan bölgesi seçilmiştir. Lokal olarak küçük heyelanların gerçekleştiği bölgede, 30 Ekim 2020 tarihinde Sisam Adası'nda gerçekleşen ve İzmir'i de etkileyen Mw:6,9 büyüklüğünde deprem ile büyük kütleler halinde zemin hareketleri geçekleşmiş ve çevredeki yapılara büyük hasarlar vermiştir. Çalışma kapsamında fotogrametrik yöntem ve GNSS ölçüm tekniği kullanılarak heyelan aktivitesi izlenmiştir. Etki alanının büyük olması nedeniyle insansız hava aracı kullanılmış ve belirli periyotlarda fotogrametrik uçuşlar yapılmıştır. Uçuşlardan elde edilen veriler işlenerek bölgenin sayısal yükseklik modeli ve ortofoto haritası üretilmiştir. Üretilen yüzey modellerinin periyotları arasında ki yükseklik farkları baz alınarak deformasyon ve mevsimsel değişim haritaları üretilmiştir. Aynı periyotlar içerisinde bölgeye tesis edilen noktalarda GNSS ölçümleri yapılmış ve benzer stratejiyle GNSS deformasyon farkları elde edilmiştir. Deformasyon ve mevsimsel değişim haritaları değerlendirilerek heyelan bölgesindeki düşey yönlü deformasyonlar, GNSS ölçüm noktaları incelendiğinde ise bölgedeki yatay yönlü deformasyonlar tespit edilmiştir.
Tarihi kültürel varlıkların 3B tematik harita üretimi: Çivril ilçesi/Denizli
Medeniyetlerin tarih sahnesinden silinmesi edebi süreçte soyut şekilde olsa bile fiziki olarak arkalarında pek çok iz bırakarak olmuştur. Tarihi yapı özelliğini taşıyan bu izleri görmek insanoğlunda ilgi uyandırmaktadır. İnsanların bu ilgisinden dolayı tarih-kültür turizmi zamanla gelişmiştir. Tarihi yapı stokunun dijital arşivlenmesi ve turistlerin kullanımına uygun olarak sunulması turizmin gelişimi için gereklilik halini almıştır. Kartografya alanında da zamana uygun olarak gelişmeler yaşanmıştır. Kartografya, haritaların üretim aşamasından sunum aşamasına kadar geçen iş örgüsünü teorik ve pratik olarak inceler ve katkı sağlar. Günümüzde fiziki haritalar yerine çoğunlukla dijital haritalar tercih edilmektedir. Kartografik ürünler çoğunlukla CAD tabanlı programlar kullanılarak üretilmekte ve dijital ortamda sunulmaktadır. Bu tez çalışmasında, Denizli ilinin Çivril ilçesinde bulunan, onarım çalışması tamamlanan tarihi yapıların, öznitelik bilgileri temel alınarak gerçekleştirilen sorgulama sonuçları tematik olarak haritalandırılmıştır. Yapılar, AutoCAD ve SketchUp programlarıyla üç boyutlu modellenmiştir. Modeller Feature Manipulation Engine programı sayesinde Geography Markup Language bilgi modeli haline getirilmiştir. Cesium Ion platformu kullanılarak tematik sorgulamalar gerçekleştirilmiş ve tematik haritalar internet ortamında sunulmuştur.
Türk haritacılık tarihinde Ali Macar Reis ve atlası: Kartografik incelemeler
Tarihimizde dünyaya adını duyurmuş pek çok harita bilgini bulunmaktadır. Bu bilim insanlarını ve eserlerini incelemek, araştırma yapılan dönemin şartlarına göre zor olabilmekteydi. Son dönemlerde ise insanların merakları doğrultusunda haritaları inceleyebilecekleri ve karşılaştırma yapabilecekleri teknolojiler kullanılmaya başlanmıştır. Böylece tarihi haritaların sergilenmek dışında anlaşılması da mümkün olmuştur. Bu çalışmada; haritacılık kavramı üzerine bilgiler verilip Türk haritacılığının günümüze kadar geçen süredeki gelişmelerinden bahsedilmiş, saraya sunduğu 6 bölgesel ve 1 tane dünya haritasıyla Türk kartografyasında önemli bir yere sahip olan Ali Macar Reis ve eserlerinin hakkında bilgilendirmeler yapılmıştır. Tarihi haritaların yorumlamasında yardımcı olarak kullanılacak olan MapAnalyst programının içeriği ve kullanım bilgileri verilmiştir. Uygulamada farklı ölçeklerdeki 7 harita MapAnalyst yazılımında bulunan referans harita "OpenStreetMap (OSM)" ile her bir haritada doğruluğuna inandığımız kontrol noktaları eşleştirilip eserlerin; ölçeği, dönüklüğü, kayma vektörleri ve konum hataları gibi bilgiler elde edilmiştir. Bu bilgiler gene MapAnalyst programıyla görselleştirilip kartografik açıdan incelenmiş ve sonuçları belirtilmiştir.
Kitab-ı Bahriye'deki Akdeniz liman şehir bilgilerinin kar-tografik ve jeodezik açıdan incelenmesi
Günümüze eskilerden miras niteliğinde olan tarihi haritalar, o dönemlerle ilgili önemli bilgiler taşımaktadır. Bundan dolayı, bu miras niteliği taşıyan haritaların sonraki dönemlere taşınmaları, sahip çıkılmaları gerekmektedir. Türk- Osmanlı dönemi ünlü denizcilerinden Piri Reis, iyi bir araştırmacı, iyi bir coğrafyacı, kaşif, denizci ve çok iyi bir gözlemcidir. Piri Reis'in Kitab-ı Bahriye adlı eseri, bulundukları dönem içindeki coğrafi eserlerin başında gösterilebilir. Kitab-ı Bahriye'de Akdeniz kıyısı, burada bulunan adalar, liman şehirleri; beşeri, coğrafi, ticari, ve yönetim biçimi bakımından incelenmiştir. Bu tez çalışmasında; Akdeniz kıyısında bulunan limanların kartografik ve jeodezik açıdan incelenmesi amaçlanmıştır. Öncelikle Piri Reis'in Kitab-ı Bahriye'sinden seçilen liman şehirleri o dönem özellikleri ile ele alınmış, bu liman şehirlerine ait haritalar ve günümüz ArcGIS kütüphanesinden alınmış olan kartezyen koordinatlı dünya haritasının Akdeniz kıyısında bulunan İskenderun limanı çevresinde belirlenen ortak noktalar ile sayısallaştırma işlemi sonrasında Afin dönüşümü yardımı ile haritalar arası jeodezik konum doğrulukları ele alınmıştır. Ayrıca günümüz ArcGIS kütüphanesinden alınmış olan harita bilgilerinden yararlanarak belirlenen noktalardan 2 tanesi arasındaki, harita uzunluğu, ortodrom uzunluğu, loksodrom uzunluğu ve loksodrom açısı hesaplanmıştır. Bu hesaplanan verilerden yararlanarak kartografik olarak irdeleme yapılmıştır. Bu tez çalışması içerisinde konu ile ilgili, jeodezi ve kartografya bilimleri ile ilgili literatür taramaları, ve daha önce yapılan çeşitli çalışmalar toplanarak işlenmiştir. Bu çalışmalar sonucunda elde edilen sonuçlar ayrıntılı olarak incelenmiş, karşılaştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Piri Reis, Kitab-ı Bahriye, Portolan, Akdeniz, Afin, Loksodrom
Kartografik harita tasarımı
Bu araştırmada, tasarlanacak haritaların kullanıcılar için daha yararlı olmasını sağlayan kartografik harita tasarımı ilkeleri ele alınmıştır. Ülkemizde bu ilkeleri tamamen kapsayan bir çalışma bulunmamaktadır. Bu durum ülkemizde üretilen haritaların tasarımı konusunda standartların olmamasından kaynaklanmaktadır. Tasarım kuralları üretilen bütün haritalara uygulanmalıdır. İyi bir tasarıma ve sunuma sahip olmayan bir haritanın içeriği ne kadar doğru olursa olsun amacına uygun bir harita özelliğini taşımaz. Özellikle ülke genelinde farklı disiplinlerden kişiler farklı konularda birçok harita üretmektedirler ve üretilen bu haritaların neredeyse hepsi tasarım kuralları dikkate alınmadan oluşturulmuşlardır. Özellikle CBS ve CAD teknolojilerinin gelişimiyle harita üretimi ve kullanımı oldukça çoğalmıştır. Üretilen haritaların harita kullanıcıları tarafından doğru bir şekilde algılanması ve amacına uygun biçimde kullanılması temel hedeftir. Bu çalışmada harita tasarımı ile ilgili literatür kaynakları dikkatlice incelenerek harita üretimi, tasarımı ve çoğaltılması ile ilgili yapılan çalışmalar derlenmiştir. Ülkemizde üretilen ve/veya üretilecek haritalar göz önünde tutularak harita tasarımı ile ilgili temel kurallar öncelikli olarak örneklerle verilmiştir.
Kartogram haritaların nüfus analizinde kullanımı
Nüfusun ülkeler için sosyal, siyasi, askeri alanlar başta olmak üzere birçok alanda önem taşıması nüfusun iyi analiz edilmesini gerektirmektedir. Bu araştırmada kartogramların nüfus analizinde ne derece etkili bir görselleştirme sağladığı incelenmiştir. Diğer çalışmalardan farklı olarak bu çalışmada kartogramlar CBS araçları ile analiz edilmiştir. Kartogramların nüfus analizinde önemli bir veri gösterim aracı olduğunun ortaya konulması bakımından bu çalışma önemlidir. Kartogramların nüfusa ait verileri görselleştirmedeki etkisinin incelenmesi için kartogramlar, performans ve doğruluk (coğrafi, istatistiksel, topolojik) ölçütlerine göre analiz edilmiştir. Performans ölçütüne göre analiz edilen kartogram türlerinin tamamında yüksek performans sağlanmıştır. Kartogramlar nüfus verileri için güçlü görselleştirme oluşturarak verileri iyi derece temsil etmişlerdir. Bu bakımdan nüfusa ilişkin verilerin analiz edilmesinde kartogramlar kullanılabilir. Nüfus verisi kullanılarak doğruluk (coğrafi, istatistiksel, topolojik) ölçütlerine göre analiz edilen kartogram türlerinden hiçbiri tüm ölçütleri tek başına sağlayamamıştır. Çalışma amacına ve kartogramdan beklenen performansa göre bu ölçütler arasında tercih yapılmalıdır. Coğrafi doğruluğun önem taşıdığı çalışmalarda bitişik olmayan kartogramlar, topolojik doğruluğun önem taşıdığı çalışmalarda bitişik kartogramlar, istatistiksel doğruluğun önem taşıdığı çalışmalarda ise dorling kartogramları kullanılabilir.
İzaritmik haritaların üretiminde kullanılan farklı enterpolasyon yöntemleri: Sıcaklık değerleri analizi örneği
Bu araştırmada, Tematik harita çeşitlerinden biri olan izaritmik haritalar detaylı bir şekilde incelenmiştir. İzaritmik haritaların kategorileri, kısaca tarihi, avantajları, kullanım alanları, izaritmik harita üretimi için ara değerleri belirlemesinde kullanılan enterpolasyon yöntemleri, harita tasarımı ve sembolizasyon gibi konulara yer verilmiştir. İzaritmik haritaların kullanım alanlarından biri olan meterolojide sıcaklık verileri kullanılarak izaritmik haritalar oluşturulmuştur. 1926-2018 yıllarına ait yıllık ortalama sıcaklık değerleri Meteroloji Genel Müdürlüğü (MGM)'nden temin edilmiştir. 82 adet istasyon noktası kullanılarak bunlardan 61 tanesi kontrol noktası ve 21 tanesi enterpolasyon noktası olarak belirlenmiştir. Enterpolasyon noktaları için yıllık ortalama sıcaklık değerlerini belirlemek amacıyla çeşitli enterpolasyon yöntemleri kullanılmıştır. Kullanılan enterpolasyon yöntemleri 6 adettir. Bu yöntemler; ters mesafe ağırlıklı, üçgenleme ve lineer, geliştirilmiş Shepard, doğal komşuluk, minimum eğrilik, radyal bazlı fonksiyon (RBF)'dur. Kullanılan yöntemler istatistiksel sonuçlara göre değerlendirilmiştir. Maksimum, minimum değerleri, ranj değeri ve karesel ortalama hata (KOH) değerlerine göre yöntemler karşılaştırılıp en uygun yöntemin üçgenleme ve lineer yöntemi olduğu görülmüştür. En düşük doğruluk ise geliştirilmiş Shepard yönteminden elde edilmiştir. Yapılan tez çalışması ile, sıklıkla kullanılan izaritmik haritlarla ilgili literatür kısmındaki büyük eksiklik giderilmiştir. Uygulama kısmında sıcaklık verilerine ait üretilen izaritmik haritalarda birçok çalışma alanı için yararlı olacağı düşünülmektedir. Çünkü günümüzde sıcaklık değerlerinin çok değiştiği, küresel ısınmanın arttığı buna bağlı olarakta doğal dengenin bozulduğu görülmektedir. Bu nedenle bu konu hakkındaki çalışmalar artırılmış ve gerekli önlemler alınmaya başlanmıştır.
Kartografik işaretleri üst üste gelen çizgi detayların otomatik düzeltilmesi
Ülkemizde orta ve küçük ölçekli topografik haritaların üretim sorumluluğu Harita Genel Müdürlüğü'ndedir. 2000'li yıllara kadar topografik haritalar tecrübeli kartograflar tarafından analog yöntemler ile üretilmekteydi. 2000'li yıllardan günümüze kadar üretim sayısal ortamda gerçekleştirilmektedir. Sayısal üretime geçildikten sonra teknolojinin de hızlı bir şekilde gelişmesinden dolayı her geçen yıl üretim sisteminin geliştirilmesi için yapılan çalışmalar artarak devam etmektedir. Bu kapsamda geliştirilen birçok uygulama ile üretim kapasitesi artırılarak zamandan ve iş gücünden tasarruf yapılması sağlanmıştır. Bu çalışmada 1:25.000 ölçekli topografik vektör haritaların kartografik üretim süreci içinde yer alan kartografik veri düzenleme aşamasında detaylara kartografik işaret ataması sonrasında karşılaşılan kartografik işaretleri üst üste gelen çizgi detayların otomatik bir şekilde düzeltilebilmesi için bir uygulama geliştirilmiştir. Bu uygulama ile oluşan zaman kaybının önüne geçilerek üretim kapasitesinin artırılması amaçlanmaktadır
Propaganda haritaları ve tarihsel örnekler
Bu araştırmada, harita çeşitlerinden olan propaganda haritaları ele alınmıştır. Görsel bir iletişim aracı olan haritalar, tarih boyunca çeşitli algı yönetimleri ile karşı tarafa verilmek istenen mesajı sunmuş ve istenen yönde dönüşler almıştır. Bu bağlamda yaygınlaşarak çoğalan propaganda haritaları, haritacılık açısından oldukça önemli bir yere sahiptir. Toplumlar ya da ülkeler çeşitli konuları harita yoluyla iletmek için önce bazı harita çizim kurallarını öğrenmelidir. Buna paralel olarak haritacılığa olan önem artmıştır. Propaganda haritaları, gerek gizli gerek açık bir şekilde hedef kitlede istenen algının oluşmasını amaçlanarak hazırlanır. I. ve II. Dünya Savaşı sırasında ülkelerin birbiri ile olan psikolojik savaşlarında güçlü bir rol oynayan propaganda haritaları günümüze kadar etkinliğini koruyup aktif bir şekilde kullanılmaktadır.
Birden fazla tematik haritanın tek bir vektör veri tabanından yönetilmesi
Bu tez, hâlihazırda geliştirilmesine devam edilen bir projenin anlatımıdır. Bu çalışma ile ülkemizin ulusal haritacılık kurumu olan ve en fazla tematik harita üretimi yapan Harita Genel Müdürlüğü (HGM)'nün sorumluluğunda bulunan tematik haritalar azami ölçüde standartlaştırılarak, kurulmuş olan dosya konumlu coğrafi veri tabanlarına (DKCVT) entegre edilmiştir. Daha sonra bu veri tabanları kurumsal coğrafi veri tabanlarına (KCVT) aktarılarak tüm tematik haritaların güncelleme işlemlerinin takip ve yönetiminin yapılması sağlanmıştır. Tezin birinci bölümünde tematik haritaların güncel tutulmasında karşılaşılan problemlerden bahsedilmiştir. İkinci bölümde konu ile alakalı genel tanımlara yer verilmiş, üçüncü bölümde tematik harita üretim aşamaları anlatılmıştır. Dördüncü bölümde birden fazla tematik haritanın tek bir vektör veri tabanından yönetilmesi projesinde yapılanlar anlatılarak geliştirilen uygulamalar tanıtılmıştır. Beşinci bölümde ise projenin sonuçlarından bahsedilmiştir. Tez çalışmasının uygulama aşamasında; HGM tarafından üretilen farklı ölçek, extent (çalışma alanı), boyut ve projeksiyondaki 656 adet tematik harita, birinci veri düzenlemeleri ve güncellemeleri yapılarak yeni kurulan arşiv sistemine aktarılmış olup bu haritalardan 559 tanesi ölçek bazlı kurulmuş olan üç farklı DKCVT den birine entegre edilmiştir. Daha sonra ise bu veri tabanları üzerinden ikinci veri düzenlemeleri yapılarak SQL tabanlı KCVT'ye aktarılmıştır. Bu çalışmada kullanılan vektör veriler ve raster veriler açık kaynaklardan ve HGM'den elde edilmiştir. Harita üretim programı olarak Esri firmasına ait ArcMap uygulaması, veri tabanı olarak DKCVT (File Geodatabase) ve KCVT (Enterprise Geodatabase) kullanılmıştır. KCVT de veri tabanı yönetim sistemi olarak açık kaynak kodlu PostgreSQL server tercih edilmiştir.
İki boyutlu kordinat dönüşüm parametrelerinin belirlenmesi: Bursa ili örneği
Yeryüzünde her bir noktanın jeodezik anlamda tanımlanabilmesi için koordinat sistemleri kullanılmaktadır. Yeryüzünde bulunan nokta verilerinin koordinatlarının tanımlanabilmesi için bir referansa yani datuma ihtiyacı vardır. Dünya'da çoğu ülke kendilerine uyun bir datum seçerek harita üretmektedirler. Ülkeler arası doğan bu datum farklılıkları veya ülkemizde de olduğu gibi yapılan datum değişiklikleri datum dönüşümlerini ortaya çıkarmaktadır. Eski ve yeni koordinatlar arası farklılıklar yapılan uygulamalarda problemler ortaya çıkardığı için dönüşüm işlemleri önem kazanmıştır. Bu çalışmada farklı koordinat sistemleri ve bu sistemler arası iki boyutlu dönüşüm yöntemleri araştırılmıştır. Ardından, uygulamanın amacı doğrultusunda Bursa bölgesinde ED50 ve IRTF96 sistemlerinden elde edilen koordinatlar arası dönüşüm işlemleri yapılıp parametreler üretilmiş ve yeni nokta koordinatları hesaplanmıştır. Hesaplanan koordinatlar ile ortalama hatalar bulunup dönüşümler karşılaştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Datum, Parametre, Afin Dönüşümü, Helmert Dönüşümü, Konum Hatası
Jeolojik haritalarda kartografik incelemeler
Bu araştırmada, jeolojik haritalar genel kapsamıyla incelenmiş olup, kartografik üretimi açısından değerlendirmeler yapılmıştır. Bu çalışmanın amacı, yer bilimciler tarafından hazırlanmış olan jeolojik haritaların üzerinde bulunan bir takım renk, işaret ve simgeleri kartografik açıdan inceleyerek daha anlaşılır hale getirmek ve bu alanda çalışacak kurum ve kuruluşlara kaynak sağlamaktır. Jeolojik haritalar ve kesitler, yer bilimleri çalışmaları arasında önemli bir yer tutmaktadır. Bunun sebebi arazinin üst yüzeyi ve altına ait jeolojik yapının, açık ve en sade halde jeolojik haritalar ya da kesitler şeklinde gösterilebilmesindendir. Ülkemizin jeolojik özelliklerinin, yeraltı kaynaklarının bir bütün olarak görülebilmesi ve geleceğe yönelik projelerde kullanılması açısından jeolojik haritalar çok önemli bir başvuru kaynağıdır. Haritanın barındırdığı konu ağırlıkları ve ayrıntılar bir diğerine göre değişiklik gösterebilir ancak ister genel jeolojik çalışmalarla ilgili, ister yer altı kaynakları hakkında ya da mühendislik jeolojisi vb. ile ilgili bulunsun, haritaların hazırlığı ve yorumunun doğru ve anlaşılabilir biçimde yapılması önem arz etmektedir.
Ekmek üretiminin ekonomik analizi ve fırıncıların gıda güvenliği uygulamalarının incelenmesi: Antalya ili örneği
Günümüzde ekmek üretimi (fırıncılık) yaygın bir iş kolu olup hem istihdama hem ekonomiye hem de toplumun beslenmesine önemli katkılarda bulunmaktadır. Teknolojinin gelişimiyle birlikte gıda ürünlerinde gerçekleşmesi muhtemel riskler bilim camiası tarafından anlaşılmaya başlanmış ve insan sağlığının sürdürülebilirliği için gıda güvenliğine verilen önem artmıştır. Diğer taraftan ekmeğin önemli bir besin kaynağı olması, hane halkı tüketimlerinde çok önemli bir yerinin olması, ekmek fiyatlarının toplumumuzda sık sık gündeme gelmesine ve tartışılmasına neden olmaktadır. Bu bağlamda, yapılan çalışmada hem en ekonomik besin kaynağı hem de temel besin kaynağı olması sebebiyle, Antalya ili Fırıncılar Odası'na kayıtlı olarak faaliyet gösteren (Muratpaşa, Kepez ve Konyaaltı ilçeleri) fırınların, ekmek üretiminin ekonomik analizi, fırıncıların gıda güvenliği uygulamalarının incelenmesi ve satışı gerçekleştirilemeyen ekmek miktarını ve değerlendirilme şeklinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Yapılan araştırma sonucunda, bir ekmeğin maliyeti 0,97 ₺, işletmelerin ortalama nispi kâr oranı 1,46 olarak bulunmuştur. İncelenen işletmelerin gıda güvenliği harcamalarının toplam harcamalar içerisindeki payı ise %4,8 olarak bulunmuştur. Ayrıca, incelenen işletmelerin ortalama 1036,86 adet/ay beyaz (somun) ekmeği satışını gerçekleştiremedikleri tespit edilmiştir. İşletmecilerin gıda güvenliği bilgi düzeyi ölçüldüğünde, işletmecilerin eğitim düzeyleri arttıkça gıda güvenliği hakkındaki bilgi düzeylerinde artış gerçekleştiği görülmüştür. Fakat, araştırmaya katılan 61 işletmecinin %13,1'inin gıda güvenliği hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığı tespit edilmiştir.
Antalya ili süt sığırcılığı işletmelerinde muhasebe uygulamalarının değerlendirilmesi
Canlı varlıkların doğma, büyüme, üreme gibi biyolojik özellikleri onların diğer varlıklardan ayırt edilmelerini sağlar. Bu sebeple canlı varlıkları ele alan muhasebe sisteminin de diğer varlık işletmelerinden farklı olması gerekmektedir. İşletmeler muhasebe kayıtlarını tutarken Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu'nun uygulamada tekliği sağlamak adına çıkarmış olduğu standartları kendi faaliyet alanına göre kullanır. Tarımsal faaliyetlerin muhasebede hangi şartlarda ve hangi düzende tutulacağını gösteren kılavuz Türkiye Muhasebe Standartlarından 41 numaralı standarttır. Yaşayan varlık ve ürünlerinin aktife alınması, yıl sonlarında değerlemesi, yaşayan varlıklara yapılan devlet transferlerinin muhasebeleştirilmesi ve faaliyet raporlarında sunulması standardın kapsamını belirlemektedir. Dolayısıyla bu çalışmada yaşayan varlıkların ve ürünlerinin belirtilen özellikleri nedeniyle tarımsal faaliyet yürüten firma tarafından ve küçük çiftçi muaflığından yararlanmayan tarım işletmesi açısından muhasebeleştirilmeleri ele alınmıştır. Bu çalışmada analiz yöntemi olarak örnek olay incelemesi yapılmıştır. Bu çerçevede seçilen işletmelerden alınan muhasebe kayıtları çizelgeler halinde sunulmuş ve birbirleri ile olan uyumları değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda; işletmelerin kullandıkları ana hesaplar ve maliyet hesapları aynı olmakla birlikte alt hesap farklılıkları gözlemlenmiştir.
Afganistanda safran üretiminin ekonomik analizi
Diğer tarımsal bitkilerde olduğu gibi safran bitkisinin de üretimi ülke ekonomisini ve halkın yaşam standartlarını yakından ilgilendirmektedir. Ayrıca safran bitkisi haşhaşın en iyi alternatifi olarak ön plana çıkmaktadır. Dünya'da safran bitkisinin üretim ve ticaretinde İran, Hindistan, Afganistan, İspanya, İtalya, Türkiye, Fas ve Fransa gibi ülkeler başta gelmektedir. Dünya'da her sene yaklaşık 475 ton safran üretilmekte olup, üretimin yaklaşık %90'ından fazlası İran'da gerçekleşmektedir. Safran; Afganistan'da çok eski yıllardan beri üretilmekte ve istihdama, dış ticarete ve ekonomiye katkı sağlamaktadır. Safran üretiminin büyük bir kısmı Herat ilinde yoğunlaşmıştır. Herat'a ilave olarak Balkh (Mezar-i-şerif) ve Faryab illerindeki safran üretimi yapan çiftçiler çalışmanın popülasyonunu oluşturmaktadır. Bu çalışma; safran üretiminde çiftçilerin girdi kullanımı, üretim maliyeti, kârlılık ve verimliliklerinin analiz edilerek, safran üretimindeki başarılarının çeşitli ölçütler açısından değerlendirilmesi ile karşılaştıkları sorunların belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışma sonucunda; safran üreten üreticilerin dekara 418,57 kg/da soğan, 244,47 saat/da emek, 2,57 ton/da ortalama hayvan gübresi, 290,84 kg/da ortalama kimyasal gübre, 1254,28 gr/da ilaç kullandıkları tespit edilmiştir. Safran ortalama üretim masrafları 18537,92 Af (18537.92TL)dekara, değişen, 47129,73 Af (4712.97TL) dekara, sabit olmak üzere toplam 65667,65 Af (6566.76TL)dekara olarak hesaplanmıştır. Ortalama safran verimi 4852,85 gr/da, ortalama satış fiyatı 158,21 Af(15.82TL)gr ve gayrisafi üretim değeri 763514,28 Af(76351.42TL)dekara olarak tespit edilmiştir. Çalışmada safran üreticilerinin safran üretimiyle ilgili SWOT analizi de yapılmıştır. Safranın pahalı bir bitki olması ve hızlı bir şekilde satılabilmesi safranın güçlü yönlerindendir. Safran üretim ve pazarlama faaliyetlerinde karşılaşılan sorunlar içinde devlet desteklerinin yetersiz olması ön plana çıkmaktadır.
Burkina Faso'da susam üretiminin karlılık analizi ve satış sisteminin ekonometrik analizi: Boucle Du Mouhoun bölgesi örneği
Çalışmada Burkina Faso'nun Boucle du Mouhoun bölgesindeki susam üretiminin karlılığının ve pazarlama sisteminin ekononometrik olarak analiz edilmesi amaçlanmaktadır. Çalışmada kullanılan veriler 200 susam üreticisinden yüz yüze anket yöntemiyle elde edilmiş olup, 2020-2021 üretim sezonunu kapsamaktadır. Karlılık analizi kapsamında, susam üretiminde girdi kullanımı, üretim masrafları, verimlilik ve kar göstergeleri ortaya konulmuştur. Pazarlama sisteminin analizi kapsamında ise, multinominal lojistik regresyon modeli kullanılarak pazarlama kanallarının seçimini etkileyen faktörler incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, susam üretiminin hektara toplam değişken masrafları 35229,70 FCFA/ha (563,68 TL/ha) , toplam sabit masraflar 49651,49 FCFA/ha (794,42 TL/ha), gayrisafi üretim değeri 85916,39 FCFA/ha (1374,66 TL/ha), brüt karı 50686,69 FCFA/ha (810,99 TL/ha), net karı 1035,20 FCFA/ha (16,56 TL/ha) olarak hesaplanmıştır. Multinominal lojistik regresyon sonuçlarına göre üreticilerin sattıkları susam miktarı, susam satış fiyatı, susam pazarlama masrafı ve üreticinin susam üretim yeri ve merkeze uzaklığı istatistiksel olarak önemli düzeyde üreticilerin pazarlama kanalı seçimini etkileyen faktörler olarak bulunmuştur. Üreticilerin üretim çıktılarını iyileştirmek için üretim girdilerini ve tarımsal mekanizasyon kullanımını iyileştirmeleri gerekir. Düşük satış fiyatı gibi pazarlama sorunlarının üstesinden gelmek için üreticiler, alıcılarla fiyatı pazarlığı yapabilmek için kooperatif veya birlik şeklinde organize olmalıdır.
Batı Akdeniz Bölgesinde yem fabrikalarında büyükbaş karma yem üretiminin optimizasyon araştırması
Bu çalışmada, yem fabrikalarında üretilen sığırcılık karma yemlerinin yem hammadde maliyetlerinin, doğrusal programlama kullanılarak bulunan optimizasyon sonuçlarıyla karşılaştırılması yapılmıştır. Bu amaçla, Batı Akdeniz bölgesindeki yem fabrikalarıyla bire bir görüşmelerle anket çalışması yapılmış, elde edilen veriler değerlendirilmiştir. Araştırmada ayrıca karma yem üreten fabrikaların temel özellikleri ve yem hammaddesi tedarik şekilleri belirlenmiş, üretim teknolojilerinin kullanım düzeyleri tespit edilmiştir. Analizler Batı Akdeniz Bölgesinde faaliyette bulunan her bir (5) fabrikada üretilmesi durumu gözetilerek, (1) buzağı başlangıç yemi, (2) buzağı büyütme yemi, (3) sığır süt yemi ve (4) sığır besi yemi için yapılmıştır. Bu yem çeşitlerinden kapsama alınan fabrikalardan birinde 1, diğerinde 2 yem çeşidi üretilmediği için toplam 17 doğrusal programlama modeli hazırlanıp çözümlenmiştir. İncelenen fabrikalarda 1 kg karma yemin hammadde maliyetinin, buzağı başlangıç yeminde 0,75 TL ile 0,86 TL arasında ve buzağı büyütme yeminde 0,83 TL ile 0,90 TL arasında, sığır süt yeminde 0,81 TL ile 0,87 TL arasında ve sığır besi yeminde 0,69 TL ile 0,81 TL arasında değiştiği belirlenmiştir. Analiz sonucunda mevcut yem hammadde maliyetleri ile optimizasyon sonuçları arasındaki farklılıklar, 100 kg karma yem için karşılaştırıldığında, farklılık 4 yemde 1 TL'nin altında, 7 yemde 1,0-5,1 TL arasında, 3 yemde 5,1-10,0 TL arasında ve kalan 3 yemde de 10 TL'nin üzerinde bulunmuştur. Bu değerler yem üreten fabrikaların optimum koşullara yakın yem üretenlerinin yanında optimuma yakın olmayan yem üretimlerini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Karma Yem, Yem Optimizasyonu, Doğrusal Programlama, Yem fabrikaları, Akdeniz
Antalya ili karanfil yetiştiriciliğinde maliyet ve karlılık analizi
Kesme çiçek özellikle manevi değeri olan günlerde, evlerde dekoratif olarak ve kentlerde peyzaj amaçlı olarak kullanılmaktadır. Kesme çiçeğin en çok kullanıldığı kıta Avrupa'dır. Türkiye'de kesme çiçek üretimi yapılan türler içinde hem iç pazar hem de dış pazar için yapılan üretimde karanfil büyük paya sahiptir. Bu çalışmada sadece karanfil üretimi yapan üreticiler ile yüz yüze yapılan anketler sonucunda elde edilen veriler kullanılmıştır. Çalışmada, Antalya ilindeki karanfil üreticileri hakkında genel bilgiler, işletmede çalışan işçiler ile ilgili bilgiler, üretim seralarının teknik özellikleri, arazilerin arazi ıslahı varlıkları, üreticilerin alet ve makine mevcudiyet durumları, üretim yapılan arazinin mülkiyet durumu, dekara ve toplam olarak üretim miktarları, üretilen karanfil çeşitleri, fide üretim durumları, üretim aşamasında kullanılan girdi miktarları ve girdi bedelleri ve bu bedellerin ödeme koşulları, karanfilin pazarlaması ve karanfil üretimi ile ilgili sorunların belirlenmesi ile işletmelerin üretim masrafları, dekara ve toplam olarak üretim değerleri, dekara ve toplam olarak brüt kar ve net karları hakkında bilgiler verilmesi hedeflenmiştir. Antalya ili karanfil üreticilerinden anket yoluyla alınan bilgiler sonucunda; karanfil üretiminin dekara GSÜD; 26811 TL/da, dekara brüt karı; 849093 TL/da, dekara net karı; 39412 TL/da ulaşmıştır. Bu veriler sonucunda Antalya ilinde karanfil üretiminin karlı bir sektör olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Burkina Faso'da mısır üretiminin kâr etkinliğinin ve kârlılığının analizi: hauts-bassins örneği
Bu tezde, Hauts-Bassins bölgesindeki mısır üretiminin kârlılığının ve kâr etkinliğinin analiz edilmesi amaçlanmaktadır. Araştırmadaki birincil veriler, gayeli olarak seçilen 26 köyden rastgele seçilen 262 mısır üreticisinden yüz yüze yapılan anketler ile derlenmiştir. Çiftçiler, üretim sistemi, arazi mülkiyeti sistemi, işletme büyüklüğü ve illere göre 4 gruba ayrılmıştır. Veri analizinde değişkenlere ait tanımlayıcı istatistikler sunulmuş ve gruplar itibariyle istatistiksel karşılaştırmalar yapılmıştır. Kâr etkinliği analizinde ise stokastik kâr fonksiyonu kullanılmıştır. Araştırma sonuçları, mısır üretiminin 0,1-1 hektarlık üretici grubundakiler, mülkiyet güvencesi düşük olan üreticiler, iş hayvanına ve el emeğine dayalı üretim sistemlerine dayalı üretim yapanlar ve Kenedougou ilindeki üretiler için kârlı olmadığını göstermektedir. Makineli üretim sistemini uygulayanlar, tapulu arazisinde üretim yapanlar, Tuy ilindekiler ve büyük üreticiler en kârlı üretici gruplarıdır. Mısır çiftçilerinin 0,1 ile 0,97 arasında değişen tahmini kâr etkinliği, ortalama 0,86 olarak bulunmuştur. Bu sonuç mısır üreticilerinin kârlarını, mevcut kaynaklar ile artırma potansiyeli bulunduğunu göstermektedir. Etkinsizliğin nedenlerine ilişkin sonuçlar, çiftçinin eğitiminin, deneyiminin, arazi mülkiyet güvencesinin, gübre kalitesinin kâr etkinsizliğini azalttığını göstermektedir. Öte yandan zararlılar, kuraklık, düzensiz yağışlar ve çiftçinin 50 yaşın üzerinde olması, etkinsizliği artırıcı faktörlerdir. Üretici grupları itibariyle etkinlik sonuçları, kârlılık sonuçlarıyla paralellik göstermektedir Bu nedenle, mısır üreticilerinin kâr etkinliğinin artırılması için tarımsal mekanizasyonun ve arazi mülkiyet güvencesinin sağlanması, işletme büyüklüğünün artırılması, sulama sisteminin kurulması, insan kaynağının niteliğinin iyileştirilmesi ve girdilere erişimin sağlanması, doğal faktörlerin zararlı etkilerinin giderilmesine yönelik önlemlerin alınmasını gerektirmektedir. ANAHTAR KELİMELER: Mısır üretimi, Üretim sistemi, Arazi tasarrufu, Üretim maliyeti, Verimlilik, Kârlılık, Kâr etkinliği, Burkina Faso.
Batı Akdeniz bölgesi hayvancılık kooperatiflerinin performans analizleri ve ortak kooperatif ilişkilerinin değerlendirilmesi
Tarımın ülke ekonomisine farklı şekillerde katkısı yadsınamaz bir gerçektir. Ülkelerin ekonomik büyüme ve gelişmesini sağlamaları ve bunu devam ettirmeleri açısından tarım sektörünün de büyüme ve gelişimini sağlaması önemlidir. Tarım sektörünün ekonomik, sosyal, teknik ve çevresel açıdan sürdürülebilir başarıya ulaşmasında en önemli faktörlerden birisi üreticilerin kooperatifler şeklinde örgütlenmesidir. Kooperatifler daha uygun fiyatlı girdi tedariki ve ürün pazarlamasında daha geniş ağ ve daha yüksek fiyat sağlama avantajları ile üreticilere fayda sağlamaktadır. Ayrıca, kooperatifler üreticilerin tek başlarına elde edemeyecekleri rekabet gücünü artırarak ilgili piyasalarda daha fazla söz sahibi olmalarını sağlamaktadır. Türkiye'de tarımsal kooperatiflerin geçmişi uzun zaman öncesine dayanmaktadır. Ancak kooperatif sayısı ve bu kooperatiflere ortak olan üretici sayıları rakamsal olarak yüksek görünse de kooperatiflerin istenilen düzeyde aktif olduğunu söylemek güçtür. Kooperatifler her ne kadar kar amacı olmadan kurulan organizasyonlar olsa da, değişen piyasa koşulları ve artan rekabet karşısında hem devamlılığı ve ortaklara fayda sağlama hem kooperatif maliyetlerini karşılama açısından kar elde etmeleri gerekmektedir. Bu amaca ulaşmak adına da kooperatiflerin başarılı şekilde yönetilmeleri, ortak kooperatif ilişkilerinin doğru şekilde kurulması ve kooperatiflerin kaynaklarını etkin şekilde kullanması gereklidir. Çalışmanın amacı, Türkiye'de kooperatifçiliğin Batı Akdeniz Bölgesi çalışma alanında performanslarını ölçmek, kooperatif etkinliklerini belirlemek ve ortak kooperatif ilişkilerini ortaya koymaktır. Çalışmanın ana materyalini Batı Akdeniz Bölgesinde süt toplama faaliyeti gösteren kooperatiflerin ortakları ve yöneticileri ile karşılıklı anket çalışması yapılarak elde edilen veriler oluşturmuştur. Çalışma kapsamında Antalya, Burdur ve Isparta illerinde faaliyet gösteren 100 kooperatifin kooperatif başkanı ve bu kooperatiflere ortak olan 212 ortak olmak üzere toplam 312 anket yapılmıştır. Araştırmada kooperatiflerin varlıkları ortaya konmuş, kooperatif gelir gider tabloları ile bilançoları oluşturulmuş ve etkinlikleri belirlenmiştir. Ayrıca kooperatif yönetici ve ortakların kooperatifçiliğe bakış açıları ve bilgi düzeyleri ölçülmüş, faktör analizi ile kooperatifçilik algıları, kooperatifçiliğin başarılı olmasında ölçüt olabilecek etkenler ortaya konmuştur. Çalışmada son olarak kooperatiflerin sorunları ve sorunlara neden olan unsurlar ortaya konmuştur. Elde edilen sonuçlar araştırma alanındaki kooperatiflerin ortalama 171 ortağa, 1,93 daimi çalışana sahip olduğu belirlenmiştir. Ayrıca kooperatiflerin azda olsa kendine ait arazi, bina gibi varlıklara sahip olduğu tespit edilmiştir. Kooperatiflerin ortalama aktif ve pasifleri 592.360 TL olarak hesaplanmış olup araştırmaya konu olan kooperatiflerin yıllık dönem net karları 21.054 TL olarak belirlenmiştir. Kooperatiflerin gelir elde etmek amacı ile farklı alternatif faaliyetlere yöneldiği ve bu ek faaliyetler olmadan sadece süt ve yem satışı ile kooperatiflerin mevcut kapasiteleri ile kara geçmelerinin mümkün olmadığı çalışmada belirlenen başka bir durumdur. Çalışmada elde edilen bir diğer önemli sonuç gerek kooperatif başkanları gerek ise ortakların kooperatifçilik bilgi seviyelerinin yeterli düzeyde olmadığıdır. Ayrıca çalışma sonucunda 100 kooperatiften sadece 41 tanesinin tam etkin şekilde faaliyet gösterdiği. Diğer kooperatiflerin ise kaynaklarını doğru şekilde kullanmadığı yani etkin şekilde faaliyet göstermediği belirlenmiştir. Çalışmada incelenen kooperatiflerin sorunları süt toplama ve satışı, yem alım ve satımı ile kooperatiflerin işleyişi ile ilgili sorunlar olmak üzere üç ana başlıkta toplanmıştır.