Theses supervised by Prof. Dr. İrfan Erdoğan

26 theses · Gazi University, İstanbul University, Yeditepe University

Master'sOpen AccessTR

Aldatıcı paketleme pratiği üzerine bir inceleme: Türkiye'deki kek paketleri örneği

Bu tez çalışması, halka ilişkiler ve pazarlamada pek çok pratikte kullanılan tüketiciyi aldatmaya yönelik taktiklerin, paketleme pratiğinde de kullanılma olasılığından yola çıkılarak yapılmıştır. Aldatıcı paketleme pratiği konusu, Türkiye'deki paketli kek ürünleri örneği üzerinden incelenmiştir. Araştırma kapsamında kek paketleri nicel içerik analizi yöntemi ile incelenmiş ve bu yöntemle seçilen birimlerden elde edilen verilerden hareket edilerek aldatma pratiğinin doğası üzerinde çıkarımlar yapılmaya çalışılmıştır. Tüketicinin aldatılması ile amaçlananın ve beklenilen sonuçların neler olduğu ampirik araştırma sonucunda elde edilen bulgulardan hareketle, o bulguların ima ettikleri olasılıklar üzerinde niteliksel bağlar kurularak saptanmaya çalışılmıştır.Bulguların gösterdiği gibi, Türkiye'deki kek paketlerinde gerek üretilen, gerek gizlenen enformasyon ile gerekse enformasyonların ürünleri karşılaştırmayı güçleştirici biçimde manipüle edilmesi yoluyla aldatıcı pratikler kullanıldığı saptanmıştır. Her ne kadar, bu tez çalışmasında incelenen örneklerde bu pratiklerin birbirini destekler nitelikte kullanıldığı kanıtlanamasa da, paketler üzerinde aynı anda birden çok aldatıcı pratik bulunduğu görülmüştür.Elde edilen nicel verilerden yola çıkılarak üreticilerin, satıcıların, halkla ilişkiler uygulayıcılarının ve pazarlamacıların, ürünlerinin karakterleri ile ilgili olarak tüketicinin bilmesini istedikleri enformasyonu sağladıkları, ancak tüketicinin bilmesinde dezavantaj gördükleri enformasyonları ise sahteleri ile değiştirdikleri, vermedikleri veya gizlemeye çalıştıkları söylenebilir. İncelenen her birimde aldatıcı pratiklerin kullanıldığının görülmesi üzerine bu uygulamaların rastlantısal olamayacağı, tüketicinin ve toplumun iyiliği ve sağlılığının olumsuz etkilenmesi pahasına, ticari çıkar peşinde koşan profesyonellerce aldatıcı pratiklerin kasıtlı olarak planlandığı ve uygulandığı düşünülmektedir.Anahtar Kelimeler: Pazarlama İletişimi, Aldatma, Paketleme Pratiği, Kek Paketleri.

AldatmaAmbalajlamaKek kalitesi+1
Seçil Toros
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Halkla ilişkiler ve kentsel dönüşüm örnek inceleme: Çinçin Bağları (Gültepe) Kentsel Dönüşüm Projesi

Bu tez çalışması, yapımına 2006 yılında başlanan Çinçin Bağları Gültepe Kentsel Dönüşüm Projesi'nden hareketle, kentsel dönüşüm süreci ile halkla ilişkiler arasında bağ kurmaktadır. Tezin birinci bölümünde, kentsel dönüşüm sürecinin gerçekleştirilmesine neden olan kentleşme, göç ve gecekondulaşma olguları tarihsel bir süreç içerisinde değerlendirilirken; ikinci bölümde, kentsel dönüşüm ilgili alanda yarı yapılandırılmış mülakat tekniği ile Altındağ Belediyesi ve ilgili departmanları, sivil toplum kuruluşlarını temsilen Ankaram Platformu, mahallede güç kullanma yetkisini elinde bulunduran Altındağ İlçe Emniyet Müdürlüğü ve Seğmenler Polis Karakolu ve alanda ikamet etmiş ve etmekte olan 30 kişi ile yapılan görüşmelerden elde edilen bilgiler ve belediyeye ait Altındağ Gazetesi ile belediye tarafından çıkartılan kitapçıklardan elde edilen bulgularla analiz edildi. Çalışmada, projeden yola çıkılarak halkla ilişkiler ve katılım bağlamında nelerin nasıl yapıldığı ve ne tür uygulamaların var olduğu tespit edildi ve betimlendi. Ayrıca uygulamaların eksik ve aksak yönlerinden hareketle nelerin yapılabileceği konusunda önerilerde bulunuldu.

GecekondulaşmaGöçlerHalkla ilişkiler+2
Meltem Yılmaz
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

ABD'nin Irak'ı işgalinin Hürriyet Gazetesinde sunumunun doğası

Bilindiği gibi 20 Mart 2003 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri ve müttefikleri (İngiltere, İspanya) Irak'ı işgal etmiştir. Bu çalışmada, ABD öncülüğünde gerçekleştirilen bu işgalin, Hürriyet gazetesinde sunumunun doğası konu edilmektedir. Kitle iletişimine eleştirel bakan kuramsal yaklaşımlardan hareket edilerek hazırlanan bu inceleme için Hürriyet'in tercih edilmesinde, savaş süresince Türkiye'de en yüksek tiraja sahip olan gazete olmasının yanı sıra ana akım medyayı temsil edebilecek içeriğe sahip olması da belirleyici olmuştur. Bu incelemede birbirine bağlı olarak temel üç konu ele alınmaktadır. Bunlardan birincisi, ABD'nin Irak'ı işgalinin tarihsel-toplumsal-ekonomik-politik bağlamı ve ABD yöneticilerinin savaşı sunum biçimi; ikincisi, ana akım medyanın hem içinde yer alınan toplumsal formasyona hem ekonomik örgütlenme biçimine hem de profesyonel pratiklerine bağlı olarak siyasal-ekonomik merkezin söylemini dolaşıma sokan ideolojik bir araç olması; üçüncüsü ise, ilk iki konuya bağlı olarak tezin ana araştırma konusunu oluşturan, ana akım ulusal medyadan Hürriyet'in ABD'nin Irak'ı işgalini sunumunun doğasının incelenmesi ile ekonomik ve siyasal merkez olan ABD'nin söylemini yineleyen bir yapıya sahip olup-olmadığının test edilmesidir. İnceleme kapsamında ABD'nin Irak'ı işgal ettiği günden bir gün önce çıkan 19 Mart 2003 ve Bağdat'ın ele geçirildiği günden bir gün sonra çıkan 10 Nisan 2003 tarihleri arasında Hürriyet'te yer alan konuyla ilgili yazılı ve görsel anlatılar incelenmiştir. Bu yazılı ve görsel anlatılar eleştirel metin analizi ve görsel analiz teknikleri kullanılarak değerlendirilmiştir. Savaşın sunumu, tarafların ordularının sunumu, tarafların yöneticilerinin sunumu, savaşta sivillerin sunumu, savaş karşıtı hareketlerin sunumu, gazetecilerin sunumu, savaş sürecinde Türkiye'nin sunumu olarak belirlenen başlıklar altında ele alınan malzemeler, bu malzemelerin niteliğine göre gerekli görüldüğünde kategorileştirilerek hem niteliksel hem de niceliksel analize tabi tutulmuş veya kategorileştirme yapılmadan sadece niteliksel analizle değerlendirilmiştir. Asıl olarak nitel analize ağırlık verilen bu çalışmada nicel veriler yapılan nitel analizi desteklemek için kullanılmıştır. İnceleme sonucunda Hürriyet'in ABD söylemine paralel bir sunum yaptığı, bu egemen söylemi yinelediği tespit edilmiştir.

Gül Keçelioğlu Zorcu
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Almanya ve Hollanda'da Türk göçmen çocuklarının eğitimi

Bu çalışma, Almanya ve Hollanda'daki göçmen işçi kökenin sahip Türk çocukların eğitimine odaklanmaktadır. 1960'lı yıllardan itibaren Türkiye'den ilk önce Almanya'ya, sonraları ise Hollanda ve diğer Avrupa ülkeleri ileikili anlaşmalar çerçevesince işçi gönderilmiştir. Bu şekilde başlayan süreç halen farklı açılardan devam etmektedir. Bu süreçte en dikkat çeken konulardan biri o ülkelere gidenler ve çocuklarının eğitimdir. Almanya ve Hollanda'da bulunan, göçmen işçi ailesi kökenli Türk çocukların eğitimi hakkında, eğitim ve eğitim hukuku çerçevesince bir bakış gerçekleştirilmeye çalışılmıştır.Bunun için de, Almanya ve Hollanda'da çocukları eğitim sürecine dâhil olan ebeveynlerle görüşmeler yapılmıştır.Bu görüşmelerden elde edilen bulgular değerlendirilmiş; ardından Almanya ve Hollanda karşılıklı incelenmeye çalışılmıştır. Bu karşılaştırma neticesinde bir değerlendirme yapılmaya gayret edilmektedir. İlk bölümde, araştırma ve araştırmanın amacı hakkında genel bilgi verilmektedir. İkinci bölümde kuram çerçeve, eğitim hukuku ve Almanya ve Hollanda'daki göçmen kökenli Türk çocuklarının eğitimi açısından yer almaktadır. Üçüncü bölüm, araştırmanın tekniği konusunda bilgi sunarken; dördüncü bölüm ise nitel araştırma neticesinde ortaya çıkan bulguların kuram çerçeveye göre derlenmesinden ve Almanya- Hollanda karşılaştırmasından oluşmaktadır. Son bölümde ise bütün yazılanları ve bulgular ışığında bir değerlendirme yapılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: eğitim, hukuk, göçmen, Türk, çocuklar, dil, din, kültür, Almanya, Hollanda

AlmanyaDış TürklerEğitim+3
Ebru Kır
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Rotasyona tabi tutulan İlköğretim Okulu müdürlerinin örgütsel bağlılık düzeyleri nasıldır?: İstanbul ili Avrupa Yakası örneği

Bu araştırmada, rotasyona tabi tutulan ilköğretim okulu müdürlerinin örgütsel bağlılık düzeylerinin belirlemesi amaçlanmıştır. Genel tarama modeline uygun olarak düzenlenen araştırmada rotasyona tabi tutulan ilköğretim okulu müdürlerinin örgütsel bağlılık düzeyleri ve alt boyutlarının demografik değişkenlere göre farklılaşma durumu incelenerek örgütsel bağlılık düzeyleri belirlenmiştir.Araştırmanın örneklemi, İstanbul ili Avrupa yakasında 2010/2011 yıllarında rotasyona tabi tutularak ilköğretim okuluna müdür olarak atanan ve Nisan-Mayıs 2012 tarihi itibariyle hala aynı görev yerinde ilköğretim okul müdürü olarak görevini yapan yöneticilerdir.Araştırmada kullanılan ölçekler, demografik özellikleri içeren "Kişisel Bilgi Formu" ve Wasti (2000) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Örgütsel Bağlılık Ölçeği"dir.Araştırmadan elde edilen verilerle ilgili yapılan analizlerde, parametrik dağılımda Bağımsız Grup T Testi, non-parametrik dağılımda Mann Whitney-U Testi ile Kruskal Wallis-H Testi uygulanmıştır. Kruskal Wallis-H Testi analizinin anlamlı çıktığı durumlarda ise Mann Whitney-U Testi uygulanmıştır.Araştırmadan elde edilen bulgular şunlardır: Rotasyona tabi tutulan ilköğretim okulu müdürlerinin, demografik değişkenlere göre örgütsel bağlılık düzeyleri örgütsel bağlılığın alt boyutları ile incelenmiştir. Rotasyona tabi tutulan ilköğretim okulu müdürleri duygusal bağlılık alt boyutunda yaş, eğitim düzeyi, mesleki kıdem, yöneticilikte geçen süre, okulun fiziki durumu ve kurumdaki öğretmen sayısı değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık gösterirken; normatif bağlılık alt boyutunda sadece okulun fiziki durumu değişkenine göre anlamlı bir farklılık göstermiş; devamlılık bağlılığı alt boyutunda ise değişkenlerin hiçbiriyle anlamlı bir farklılık göstermemiştir.Anahtar Kelimeler: Okul Müdürü, Rotasyon, Örgütsel Bağlılık, İlköğretim Okulu

BağlılıkEğitim yönetimiMüdürler+5
Sevgi Kayır
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Anne babası boşanmış ilköğretim ikinci kademe öğrencilerinin algıladıkları aile işlevlerinin bazı değişkenler açısından incelenmesi: İstanbul ili Fatih ilçesi örneği

Bu araştırmada anne babası boşanmış ilköğretim ikinci kademe öğrencilerinin algıladıkları aile işlevleri bazı değişkenler açısından incelenmiştir. Tarama modeline uygun olarak düzenlenen araştırmada, öğrencilerin aile işlevlerine ilişkin algılarını belirlemek için Bulut (1990) tarafından Türkçeye uyarlanan Aile Değerlendirme Ölçeği ve araştırmanın bağımsız değişkenleriyle ilgili veri toplamak amacıyla da araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır.Araştırmanın evreni 2011?2012 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili Fatih ilçesindeki resmi ilköğretim okullarının ikinci kademesindeki boşanmış ailelerden gelen öğrencilerdir. Araştırmanın örneklemini ise anne babası boşanmış 151 öğrenci oluşturmaktadır.Araştırmanın verilerinin analizinde parametrik dağılımlarda bağımsız gruplar t testi (independent sample t test) ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmış, ANOVA analizlerinin anlamlı çıktığı durumlarda homojen varyanslarda Scheffe testi, homojen olmadığı durumlarda Tamhane's T2 testi kullanılmıştır. Ayrıca non-parametrik dağılımlarda Kruskall Wallis H testi kullanılmış, Kruskall Wallis H analizinin anlamlı çıktığı durumlarda ise Mann Whitney-U testi kullanılmıştır.Araştırmanın bulgularına göre anne babası boşanmış öğrencilerin iletişim ve duygusal tepki verebilme boyutlarında aile işlevlerini sağlıksız olarak algıladıkları; diğer boyutlarda ise aile işlevlerini sağlıklı olarak algıladıkları görülmüştür. Anne-babanın medeni durumu açısından aile işlevleri değerlendirildiğinde ise ebeveyni boşanmış öğrencilerin ebeveyni evli olanlara göre aile işlevlerinin iletişim, duygusal tepki verebilme, gereken ilgiyi gösterme ve genel fonksiyonlar boyutlarını daha sağlıksız olarak algıladıkları görülmüştür.Ebeveyni boşanmış öğrencilerin algıladıkları aile işlevlerinin doğum sırası, kardeş sayısı, aile yapısı, ebeveyn boşandığında çocuğun bulunduğu yaş grubu ve boşanma konusunda çocuğu bilgilendiren kişi değişkenlerine göre anlamlı düzeyde farklılaşmadığı; buna karşılık cinsiyet, yaş, anne-babanın eğitim düzeyi, anne-babanın mesleği, anne ve babanın hayatta olup olmaması, algılanan gelir düzeyi, anne babanın kaç yıl önce boşandığı, boşanma konusunda çocuğun bilgilendirilmesi, çocuğun birlikte yaşadığı kişi, evden ayrılan ebeveyni görme sıklığı ve algılanan anne-baba tutumu değişkenlerine göre ise anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Aile, Aile İşlevleri, Boşanma, İlköğretim İkinci Kademe

Aile işlevleriAile sorunlarıBoşanma+6
Osman Hatun
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Endüstri meslek lisesi elektrik-elektronik bölümünde öğrenim gören öğrencilerin işletmede uygulanan mesleki eğitim (staj) çalışmasının değerlendirilmesi

Bu araştırmada ?Endüstri Meslek Lisesi Elektrik-Elektronik Bölümünde Öğrenim Gören Öğrencilerin İşletmede Uygulanan Mesleki Eğitim (Staj) Çalışmalarının Değerlendirilmesi? başlığı altında 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu uyarınca öğrencilere işletmelerde yaptırılan meslek eğitimi uygulamalarının analiz edilmesi, uygulamadaki durumun tespit edilmesi, öğrencilerin işletmelere uyum sağlayabilme düzeylerinin belirlenmesi, meslek eğitimi sonunda kazandırılması amaçlanan bilgi birikimi ve uygun davranışları edinme düzeyleri saptanmaya çalışılmıştır. Araştırma; giriş ve problem durumu, Türkiye'deki mesleki ve teknik eğitimin durumu, Türkiye'deki mesleki ve teknik eğitimin genel yapısı, Türkiye'deki mesleki eğitimde okul-işletme işbirliği, karşılaştırmalı eğitim, ilgili araştırmalar, yöntem, bulgular ve yorumlar, sonuç, tartışma ve öneriler olmak üzere dokuz bölüm altında toplanmıştır. Araştırmanın evrenini, İstanbul ili Anadolu yakası sınırları içerisinde sekiz endüstri meslek lisesinin elektrik-elektronik bölümünde öğrenim gören ve mesleki eğitimlerini işletmelerde gerçekleştiren 11.sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın temel veri kaynağını anketlerle toplanan veriler oluşturmuştur. Araştırmada elde edilen verilerin çözümlenmesinde SPSS istatistik programı kullanılmıştır. Elde edilen veriler amaçlara uygun olarak frekans (f), yüzde (%), aritmetik ortalama ( x ), standart sapma (ss), t testi ve varyans (anova) kullanılarak analiz edilmiştir. Gruplar arasında anlamlı bir farkın olup olmadığı p<0.05 düzeyinde test edilmiştir. Araştırmanın yedinci bölümünde, deneklerin demografik bilgilerine, araştırma evrenindeki öğrencilerin iş yerlerine ve staj yapılan işyerinin eğitim yönüyle değerlendirilmesine ilişkin bulgulara yer verilmiştir. Araştırmada öğrencilerin %65,3'ünün, işletmelerde sekiz saatten fazla çalıştırıldığı, öğrencilerin %40,8'i, iş yerinin tek bir ünitesinde staj eğitimini tamamladığı, öğrencilerin %68,8'inin, koordinatör öğretmeni iş yerini denetlemeye düzenli olarak gittiği vb. bulgulara erişilmiştir. Koordinatör öğretmenlere mümkün olduğu sürece kendi bölümleri dışındaki bölümlere yönelik koordinatörlük görevi verilmemesi; İş yerlerinde mesleki eğitim (staj) çalışması yapan öğrencilerin, eğitim gördükleri süre içerisinde bilgi ve beceri kazanmalarını sağlayabilecek imkânların oluşturulması; iş yerinde mesleki eğitim gören öğrencilerin, staj dönemi bittiğinde çalışma hayatına dair gerçekçi düşüncelerle ayrılması sağlanmalı ve ilerdeki iş hayatını olumsuz etkileyebilecek olaylar yaşanmasına izin verilmemesi vb. gibi önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: mesleki ve teknik eğitim, okul-sanayi işbirliği, mesleki eğitim (staj)

Endüstri meslek liseleriMeslek liseleriMeslek ve teknik lise öğrencileri+6
Burak Şerafettin Gülsoy
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okulu yöneticilerinin yaşam değerleriyle mesleki benlik saygıları arasındaki ilişkinin incelenmesi

School managers have a big role in the education system. Manager's ethical and moral values can be clearly observed by hislher leadership style and the way he manages the school and the people around him. Forming moral values in a way helps to form professional values. This research is about the relationship between the primary school managers' moral values and their professional self-respect. This research is descriptive and relational searching model is used. It is applied in istanbul, Kiiyiikyekmece, Balarkoy and A vCllar to 90 primary school managers using Schwartz Values Scale and Ancak's (1999) occupational self-respect scale is used. Besides this, personal information form is given to all the managers. Personal info about the managers are presented with percentages and frequencies. To analyse the indications when testing difference of the mean of the two groups unrelated sampling t test ; to test for more than two mean groups one dimensional variance test is used. In some cases when parametric tests are not met to test the difference betwen two groups Mann -Whltney U test is used. The findings of the research are listed below: The most common three moral values among the managers are: being honest, social justice and responsibility. The least common three moral values are: being rich, interdependence, and accepting the life as it is. As a result of the descriptive analysis to determine the occupational selfrespect level 44 people have low occupational self-respect, 46 people have high occupational self-respect. When we look at the school principles' social justice values according to their occupational self-respects, there is a meaningful difference for the ones who have high selfrespect. (Z=-2.66, p=.008). When we look at the school principles' social responsibility values according to their occupational self-respects, there is a meaningful difference for the ones who have high self-respect. (Z=-3.07, p=.002). When we look at the school principles' acceptance of the life values according to their occupational self-respects, the ones who have low self-respect have a higher degree mean. As a result of the Mann-Whitney U test there is a meaningful difference. (Z~2.51, p=.012).

Benlik saygısıDeğerlerEğitim yönetimi+7
Şükran Toprak
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Resmi ve özel ilkögretim okulu müdürlerinin ögretimsel liderlik davranışları

Arastırmanın amacı, resmi ve özel ilkögretim okulu müdürlerinin ögretimsel liderlik görevlerini yerine getirme düzeylerini belirlemektir. Ayrıca ögretimsel liderlik ile okul türü ve müdürünün bireysel özellikleri arasında bir iliski olup olmadıgı arastırılmıstır. Halliger (1983) tarafından gelistirilen PIMRS anketinin MEB'e uyarlanan bir versiyonu 16.6.2005- 10.9.2005 tarihlerinde istanbul'un Bahçelievler, Bakırköy, Besiktas ilçelerindeki resmi ve özel ilkögretim okulu ögretmenlerine uygulanmıstır. Ayrıca müdürlere kisisel bilgi formu uygulanmıstır. Tarafsız ve eksiksiz dolduruldugu görülen 473 anketin SPSS paket programına girilerek alt amaçlar dogrultusunda analizleri yapılmıstır. Okul türü ve müdürlerin kisisel bilgileri frekans ve yüzde olarak sunulmus; iki grup dagılımı arasındaki fark bagımsız grup t-testi, ikiden fazla grup dagılımı arasındaki fark tek yönlü varyans analizi teknigiyle analiz edilmistir. Gruplar arasındaki farklıgın kaynagını bulmak için Duncan testi uygulanmıstır. Arastırma bulguları asagıda özetlenmistir: Müdürlerinin cinsiyet ve medenî hâl degiskenlerine göre resmi ve özel okullar benzer bir yapıya sahiptir. Özel okullardaki müdürler daha düsük yas, ögretmenlik ve yöneticilik kîdemi ortalamasına ve daha üst düzeyde bir egitim düzeyine sahiptir. Resmi ve özel okul müdürlerinin ögretmenlik bransları ve mezun oldukları okullar arasında farklılıklar mevcuttur. Ögretmenler müdürlerin; ögretim zamanını koruma görevini çogunlukla, diger ögretimsel liderlik görevlerini ara sıra yerine getirdiklerini algılamıslardır. Ögretimsel liderlik görevlerinin tümünü resmi okul müdürleri ara sıra, özel okul müdürleri ise çogunlukla yerine getirmektedirler. Resmi ve özel okul müdürlerinin ögretimsel liderlik düzeyleri arasında anlamlı farklılıklar mevcuttur. Müdürün cinsiyet ve medenî hal degiskenleri, okul müdürlerinin ögretimsel liderlik görevlerinin çogunda; yas, ögretmenlik ve yöneticilik kıdemi, mezun oldugu lisans, lisansüstü egitimi ve bransı bireysel degiskenleri, okul müdürlerinin ögretimsel liderlik görevlerinin tümünde anlamlı farklara neden olmaktadır. Anahtar Kelimeler: Ögretimsel Liderlik, lkögretim Okulu, Resmi ve Özel Okul, Müdürlerin Bireysel Özellikleri.

Eğitim yönetimiLiderlikLiderlik modelleri+6
Cemile Eryiğit
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim okullarındaki öğretmenlerin okul yönetimine ilişkin 'değişimi yönetme yeterlilik algılarının incelenmesi

Eğitim sisteminin, ülkenin ve ekonominin ihtiyaçlarına göre yeniden biçimlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle değişimin okullarda nasıl yönetileceği, araştırılması ve biçimlendirilmesi gereken bir konudur. Çağdaş yaklaşımlara göre değişimin nasıl yapılacağına ilişkin stratejilerin ve taktiklerin belirlenmesi gerekir. Değişme planları, değişmenin nasıl yönetileceği, nasıl gerçekleştirileceği ve nasıl kontrol edileceği gibi konular önceden belirlenmelidir. Bu nedenle, eğitimde değişim yönetimi üzerine yaptığımız bu çalışmada, okullarda gerçekleşen eğitim uygulamalarından bahsedileceği için örgütsel değişim kavramı üzerinde durulacaktır. Bu çerçeve içinde değişim yönetimi aşamaları ile ilgili bilgiler verilecek ve değişim yönetimi uygulamalarından bahsedilecektir. Bu çalışma beş bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm giriş bölümüdür ve genel olarak problem durumu, amaç, alt amaçlar, araştırmanın önemi gibi kavramlardan bahsedilmektedir. İkinci bölüm ilgili yayınlardan oluşan alan taramasıdır. Üçüncü bölüm araştırmanın yöntemini belirtmekte, dördüncü bölüm ise elde edilen bulguları ortaya koyarak sonuçlardan bahsetmektedir. Beşinci bölümde araştırmanın ışığında öneriler yer almaktadır. Araştırmamızın bazı önemli sonuçları şunlardır: Ortaöğretim okullarında teknolojik eskime ile ve Toplam Kalite Yönetimi uygulamaları için bazen değişim gerçekleştiriliyorken çoğu zaman Milli Eğitim Bakanlığı'nın yönetmelikleri gereği yapılması zorunlu olan değişiklikler uygulanmaktadır. Okul yöneticileri de değişim liderliği vasıflarının birçoğunu anketimize katılan öğretmen görüşlerine göre bazen yerine getirmektedir.

DeğişimDeğişim yönetimiEğitim yönetimi+6
Nazlı Tandoğdu
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

İlk ve orta öğretim okullarında görevli yöneticilerin liderlik davranışlarının Avrupa Mükemmellik Modeli kriterlerine göre değerlendirilmesi

İlk ve ortaögretim okullarındaki yönetici ve ögretmen görüslerine göre, okul yöneticilerinin gösterdikleri liderlik davranıslarının (EFQM) Mükemmellik Modeline uygunlugunun degerlendirilmesi bu arastırmanın problemini olusturmaktadır. Tarama modelinin kullanılacagı bu arastırmada, Sakarya ilinde çalısmakta olan yönetici ve ögretmenlerin görüsleri, EFQM Mükemmellik Modeli kriterleri dogrultusunda dört ayrı boyutta incelenmistir. Örneklemin random olarak seçildigi arastırmada, İlkögretim okullarında çalısmakta olan yönetici ve ögretmenlerin görüslerini belirlemek amacıyla veri toplamak amacıyla 1 anket ile 1 ölçekten yararlanılmıstır. Yönetici ve ögretmenlerin sahip oldukları bir takım demografik bilgileri tespit etmek amacıyla Demografik Bilgiler Anketi (DBA) gelistirilmistir. Ayrıca, okul yöneticilerinin gösterdikleri liderlik davranıslarının EFQM Mükemmellik Modeline uygunlugunun degerlendirmek amacıyla Avrupa Kalite Yönetimi Liderlik Kriterleri Ölçegi (AKY-LKÖ) gelistirilmistir. Arastırmada kullanılan Demografik Bilgiler Anketinden elde edilen sonuçlar, frekans ve yüzdelik tablolar halinde düzenlenerek yorumlanmıstır. Demografik Bilgiler Anketinden elde edilen bir takım bagımsız degiskenlere göre yönetici ve ögretmenlerin tutum puanları arasındaki farklılıgı belirlemek amacıyla Bagımsız Grup T-Testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (One Way ANOVA) kullanılmıstır. Tek Yönlü Varyans Analizinde istatistiksel açıdan fark olusması durumunda, farkın kaynagını belirlemek amacıyla tamamlayıcı hesaplardan (Post Hotc Tests) Scheffe ve Dunnet C testlerinden yararlanılmıstır. Arastırma kapsamında kullanılan istatistiksel islemlerde anlamlılık düzeyi 0.05 olarak kabul edilmis ve elde edilen tüm sonuçlar çift yönlü olarak sınanmıstır statistiksel islemler SPSS 13.0 paket programıyla gerçeklestirilmistir.

EFQM modeliLiderlikLiderlik modelleri+6
Engin Erdoğan
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarında görev yapan eğitim yöneticilerinin bilgisayar destekli eğitim ile ilgili tutumlarının icelenmesi

Bu araştırmada, ülkemizdeki ilköğretim okullarında görev yapan eğitim yöneticilerinin, bilgisayar destekli eğitimle ilgili tutumlarının yaş, cinsiyet, medeni durum, mesleki kıdem, bilgisayar destekli eğitimle ilgili gelişmeleri izleme gibi özelliklere göre farklılıkları ortaya konulmuştur. Araştırmanın evrenini İstanbul İli, Kartal İlçesindeki ilköğretim okullarında görev yapan eğitim yöneticileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini İstanbul İli Kartal İlçesinde ilköğretim okullarında görev yapan 193 eğitim yöneticisi oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Ünaldı (2003) tarafından geliştirilen 25 maddeden oluşan anket kullanılmış ve 193 kişiye uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS programı kullanılarak çözümlenmiş ve bu verilerde alt problemlere göre anlamlı bir farklılığın olup olmadığını belirlemek için frekans (f) ve yüzde (%) değerleri hesaplanmış ve T-testi ve Mann-Whitney Test ile Kruskal-Wallis testleri kullanılmıştır. Tez çalışmasında elde edilen bulgular ise şöyle özetlenebilir: ???? Araştırmaya katılan ilköğretim okullarında görev yapan eğitim yöneticilerinin çalıştıkları okulların hemen hemen tamamında öğretmenlerin kullanabileceği bilgisayar mevcuttur. ???? Araştırmaya katılan ilköğretim okullarında görevli eğitim yöneticilerinin, daha önce bilgisayar kursu ya da eğitimi alma oranı %90'dır. ???? Bilgisayar destekli eğitim ile ilgili gelişmeleri izleyenlerin oranı %74'tür. Araştırmaya katılan ilköğretim okullarında görevli eğitim yöneticilerin, BDE'ye ilişkin tutum puanları, cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, okullarında öğretmenlerin kullanabilecekleri bilgisayarın olup olmaması, bilgisayarla ilgili kurs ya da eğitim alıp almaması, BDE ile ilgili gelişmeleri izleme durumlarına göre anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Grup sıra ortalamaları dikkate alındığında bekâr eğitim yöneticilerinin, bilgisayarın eğitim amaçlı kullanımına ilişkin düşünceleri daha yüksek olduğu saptanmıştır. Araştırma bulguları doğrultusunda ilköğretim okullarında görev yapan eğitim yöneticileri bilgisayarın eğitimde kullanılmasına karşı olumlu tutumlar geliştirdikleri sonucuna ulaşılmıştır. BDE'nin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için çeşitli öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: eğitim yönetimi, yönetici tutumu, bilgisayar destekli eğitim

Bilgisayar destekliBilgisayar destekli eğitimEğitim+4
Hakan Sağlam
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Okul iklimi ile öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışı arasındaki ilişki üzerine bir araştırma

Bu araştırmanın amacı; İstanbul ili Üsküdar ilçesinde liselerde görev yapan öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışları ile okul iklim algılarının değişkenlerine ilişkin algı düzeylerini saptayarak, bu değişkenler arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Ayrıca; öğretmenlerin demografik özelliklerine göre; okul iklimi algıları ve örgütsel vatandaşlık davranış düzeylerinin farklılaşıp farklılaşmadığını da belirlemek araştırmanın diğer amacını oluşturmaktadır.Amaç doğrultusunda kişisel bilgi formu, örgüt iklimi ölçeği ve örgütsel vatandaşlık davranışı ölçeğinden oluşan anket 2012-2013 eğitim öğretim yılında İstanbul ili Üsküdar ilçesindeki liselerde görev yapan ve anket uygulamasını kabul eden 350 öğretmene uygulanmıştır.Anketlerden elde edilen veriler bilgisayar ortamında SPSS 17.0 istatistik paket programında analiz edilmiştir. Öğretmenlerin okul iklimi algı ve örgütsel vatandaşlık davranış düzeylerinin belirlenmesinde ortalama ve standart sapma istatistiklerinden, öğretmenlerin okul iklimi algıları ve örgütsel vatandaşlık davranışları arasındaki ilişkilerin belirlenmesinde korelasyon analizinden örgütsel vatandaşlık davranışları üzerinde okul iklim algılarının etkisinin belirlenmesinde ise regresyon analizinden faydalanılmıştır. Öğretmenlerin demografik özelliklerine göre okul iklimi ve örgütsel vatandaşlık davranış düzeylerinin farklılaşma durumu ise t testi, tek yönlü Anova ve Tukey testleriyle incelenmiştir.Araştırma sonucunda; öğretmenlerin okul iklimi algılarının orta düzeyde olduğu ve öğretmenlerin yüksek düzeyde örgütsel vatandaşlık davranışlarına sahip oldukları belirlenmiştir. Öğretmenlerin okul iklimi algıları ile örgütsel vatandaşlık davranışları arasında anlamlı ilişkilerin olduğu, öğretmenlerin okul iklimine ilişkin olumlu algılarının örgütsel vatandaşlık davranış düzeylerini artırdığı, olumsuz algılamaların ise azalttığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada ayrıca öğretmenlerin demografik özelliklerine göre okul iklimi algılarında ve örgütsel vatandaşlık davranış düzeylerinde farklılaşmalar olduğu belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Okul İklimi, Örgüt İklimi, Örgütsel Vatandaşlık Davranışı

Lise öğretmenleriOkul iklimiÖrgüt iklimi+3
Özlem Kubilay Baykal
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarında uygulanan ölçme ve değerlendirme çalışmaları üzerine bir araştırma: İstanbul ili Küçükçekmece ilçesi örneği

Bu araştırmada ilköğretim okulu öğretmenlerinin yönetmelik temelli ölçme değerlendirme tutumlarının nasıl olduğu ve ölçme değerlendirme tutumlarının sosyo-demografik değişkenlere göre anlamlı düzeyde farklılaşıp farklılaşmadığı araştırılmıştır.Genel tarama modeline uygun olarak düzenlenen araştırmada, öğretmenlerin ölçme değerlendirme tutumlarının düzeylerini belirlemek için araştırmacı tarafından geliştirilen Yönetmelik Temelli Ölçme Değerlendirme (YÖDÖT) ölçeği ve araştırmanın bağımsız değişkenleri hakkında veri toplamak için kişisel bilgi formu kullanılmıştır.Araştırmanın evreni 2012?2013 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili Küçükçekmece ilçesindeki ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerdir. Araştırmanın örneklemi ise 362 öğretmenden oluşmaktadır.Araştırmanın bulgularına göre ölçme değerlendirme tutumları değerlendirildiğinde öğretmenlerin yönetmelik temelli ölçmeye değerlendirmeye ilişkin tutumlarının olumlu ve beklenen yönde olduğu görülmüştür. Yine bulgulara göre ölçme değerlendirme tutumları, öğretmenlerin cinsiyetlerine, medeni durumlarına, aynı okulda çalışma süresine göre anlamlı düzeyde farklılaşmadığı saptanmıştır.Yine araştırmanın sonuçlarına göre ölçme değerlendirme tutumları değerlendirildiğinde en az 41 yaşındaki öğretmenlerin tutumları 26-40 yaş aralığında bulunan öğretmenlere göre olumlu ve beklenen düzeydedir. Önlisans mezunu öğretmenlerin ölçme değerlendirme tutumları da lisans mezunu olan öğretmenlere göre daha olumlu ve beklenen düzeydedir. Yönetici olan öğretmenlerin, sınıf ve branş öğretmenlerine göre, sınıf öğretmenlerinin, branş öğretmenlerine göre daha olumlu ve beklenen düzeyde ölçme değerlendirme tutumlarına sahip oldukları görülmüştür. Türkçe, İngilizce ve diğer branşlardaki (Resim, Müzik, Beden Eğitimi, sınıf) öğretmenlerinin ölçme değerlendirme tutumları da Sosyal Bilgiler ve Fen ve Teknolojisi öğretmenlerine göre daha olumlu ve beklenen düzeydedir. En az 21 yıl öğretmenlik yapanların ölçme değerlendirme tutumlarının ise 6-15 yıl arası öğretmenlik yapanlara göre daha olumlu ve beklenen düzeyde olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Ölçme, Değerlendirme, Yönetmelik

DeğerlendirmeÖlçme-değerlendirmeÖğretmen tutumu+4
Tennur Tuncel
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Resmi ilköğretim okullarında görev yapan eğitim yöneticilerinin benlik saygısı ve denetim odağı düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Araştırmanın amacı, ilköğretim okul yöneticilerinin bireysel değişkenlerinin benlik saygı düzeyleri ve denetim odağı yönüne bir etkisi olup olmadığını belirlemek; ayrıca okul yöneticilerinin denetim odaklarının yönüne göre benlik saygısı düzeyleri arasında anlamlı bir farklılığın olup olmadığını tespit etmektir. Bu araştırmada, denetim odağı ölçeği olarak Rotter (1966)'in ?İç-Dış Denetim Odağı Ölçeği? (RİDDOÖ) ile benlik saygısı düzeylerini belirlemek için Arıcak (2001)'ın ?Trakya Üniversitesi Benlik Saygısı Ölçeği? (TÜBSÖ) kullanılmıştır. Ölçek formları, 16.6.2005- 10.9.2006 tarihlerinde İstanbul İli'nin; Beşiktaş, Eminönü ve Fatih İlçeleri'ndeki tüm resmi ilköğretim okulu yöneticilerine uygulanmıştır. Tarafsız ve eksiksiz doldurulduğu görülen 87 anketin SPSS paket programına girilerek alt amaçlar doğrultusunda analizleri yapılmıştır. Okul yöneticilerinin kişisel bilgileri frekans ve yüzde olarak sunulmuş; yöneticilerinin cinsiyet değişkeni ve lisansüstü eğitimine göre benlik saygısı ve denetim odağı ölçeği puanları arasındaki farkın anlamlılığını test etmek için Non-Parametrik Mann Whitney-U testi; benlik saygısı ve denetim odağı ölçeği puanlarının yaş grupları, branş grupları, öğretmen olarak hizmet yılı grupları, eğitim yöneticisi olarak hizmet yılı grupları, algılanan gelir grupları değişkenine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek üzere Kruskal Wallis-H testi; denetim odağı ölçeğinden alınan puanlarla benlik saygısı puanları arasındaki ilişkiyi belirlemek üzere Pearson Çarpım Moment Korelasyon analizi uygulanmıştır. Araştırma bulguları aşağıda özetlenmiştir: Yöneticilerin benlik saygısı puanları arasında cinsiyet, yaş grupları, branş grupları, eğitim yöneticisi olarak hizmet yılı grupları, lisans üstü eğitim durumu, algılanan gelir grupları değişkenlerine göre gruplar arasında anlamlı fark bulunmazken öğretmen olarak hizmet yılı grupları değişkenine göre gruplar arasında anlamlı fark bulunmuştur. Yöneticilerin denetim odağı ölçeği puanları arasında tüm bireysel değişkenlere göre gruplar arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Yöneticilerin benlik saygısı ve denetim odağı arasında anlamlı bir ilişki olmadığı ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: İlköğretim Yöneticisi, Benlik Saygısı, Denetim Odağı

Benlik saygısıDenetim odağıEğitim yönetimi+4
Hacer Bilgehan Yerekaban
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okulu yöneticilerinin iletişim yöntemleri ve güdüleme derecelerine ilişkin öğretmen algıları (Çorum ili örneği)

Yönetim süreçlerinden biri olan iletisim, diger süreçlerin isleyisini etkileyen, bu süreçlere yön veren bir yapıdadır. Güdüleme ise basta iletisim olmak üzere, birçok etkenden etkilenen bir olgudur. Güdüleme yapı olarak karmasıktır ve bireylerin, en fazla nelerden etkilenerek güdülendikleri kesin olarak saptanamamaktadır. Ancak iletisimin diger yönetim süreçlerini etkilemesi ve digerlerinden bagımsız olmasından dolayı isgörenlerin güdülenmelerini de etkileyecegi de açıktır. İnsan iliskileri, iletisimle bir anlam kazanmakta ve örgütlerde belirlenen hedeflere güdülenme iletisim sayesinde olmaktadır. Çalısmaya güdülenen isgörenler, yaptıkları islerden daha iyi sonuçlar elde etmektedirler. Bu durum örgütün belirlenmis amaçlarına ulasmasını kolaylastırmaktadır. İsgörenlerin güdülenmesini ve örgüt içi iletisimi yönlendirecek bireyler ise örgüt yöneticileridir. Bu arastırmanın amacı egitim örgütlerinde yöneticiler ve ögretmenler arasındaki iletisim ve güdüleme iliskisini belirlemektir. Bu iliskiyi etkileyen faktörleri ortaya çıkarmaktır. Anahtar Kelimeler: İletisim, güdüleme, ilkögretim okulu yöneticileri

Eğitim yönetimiMotivasyonOkul yöneticileri+7
Duran Torbacıoğlu
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen algılarına göre 60-66 aylık çocuklarda okula uyumun incelenmesi (Fatih ilçesi örneği)

Toplumların ileri gitmesi eğitim sayesindedir. Eğitim temel olarak okullarımızda uygulanmaktadır. Bu açıdan okul toplumun gelişmesini sağlayan bir araçtır. Bu kadar önemli bir aracın değişmez girdileri ise öğrencilerdir. Okul öğrencileri hayata hazırlayan kurumdur. Geleceğimizi şekillendiren bu yapıların girdileri olan öğrencilerin okula uyumları da bir o kadar önemlidir. araştırmanın bulgularının eğitim yönetimi alanına yeni katkılar getireceği düşünülmektedir. Araştırmanın evrenini 2014-2015 Eğitim Öğretim yılında İstanbul ili Fatih ilçesinde görev yapan 1. ve 2. sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Değerlendirmeye alınan anket sayısı 112'dir. Öğretmenlerin 60-66 aylık çocukların okula uyumu hakkındaki görüşlerinin öğretmenlerin cinsiyetine, öğrenim durumuna, kıdemine, yaşına, okuttukları sınıf mevcuduna, okuttukları öğrencilerin yaş aralığına, çalıştıkları kurum tipine göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir farklılık gösterip göstermediğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerden araştırma amaçları doğrultusunda bilgi toplamak amacıyla hazırlanan veri toplama aracı 2 bölümden oluşmaktadır. Araştırmacı tarafından öğretmenlerin demografik özellikleri hakkında bilgi toplamak amacıyla Öğretmen Kişisel Bilgi Formu oluşturulmuştur. 7 soru içermektedir. Verileri toplamak için uzmanların görüşleri dikkate alınarak hazırlanan ankette öğretmenlerin öğrencilerin okula uyum düzeyleri ile ilgili tespitlerini ölçen 22 soru yer almaktadır. Bu bağlamda örneklem grubunu oluşturan öğretmenlerin Okula Uyum Algısı Belirleme Anketi'nden aldıkları puanların; öğretmenlerin cinsiyetine, öğrenci yaş aralığına ve kurum tipine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için Bağımsız Grup T Testi, öğretmenlerin öğrenim durumuna, kıdemine, yaşına, ve sınıf mevcuduna göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için Kruskal Wallis-H Testi ve hangi gruplar arasında anlamlı farklılıklar olduğunu belirlemek üzere Mann Whitney-U testi yapılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin Okula Uyum Algısı Belirleme Anketi'ndeki ifadelere katılım düzeyinin "Kısmen Katılıyorum" düzeyinde olduğu; öğretmenlerin "Tamamen Katlıyorum" düzeyinde olmak üzere en fazla "60-66 aylık öğrenciler arasından okul öncesi eğitimi almış olanlar, diğerlerine göre okul ortamına daha çabuk uyum sağlamıştır." ifadesine katıldıkları, "Çok Az Katılıyorum" düzeyinde olmak üzere en az "60-66 aylık öğrencilerin ilkokula başlamadan önce en az bir yıl okul öncesi eğitim alması ilkokuldaki eğitim öğretimi etkilemez." ifadesine katıldıkları; öğretmenlerin öğrencilerin okula uyumları ile ilgili algılarının öğretmenlerin cinsiyetine, okuttukları sınıf mevcuduna göre değiştiği; öğretmenlerin öğrenim durumuna, kıdemine, yaşına, okuttukları öğrencilerin yaş aralığına ve çalıştıkları kurum tipine göre değişmediği; ifadeler bazında incelendiğinde ise öğretmenlerin öğrencilerin okula uyumları ile ilgili algılarının çeşitli ifadeler için cinsiyetine, öğrenim durumuna, kıdemine, yaşına, okuttukları sınıf mevcuduna, okuttukları öğrencilerin yaş aralığına, çalıştıkları kurum tipine değiştiği tespit edilmiştir. Kullanılan Anahtar Kelimeler: çocuk, öğrenci, anasınıfı, hazıroluĢ.

HazırbulunuşlukOkul öncesi dönemOkul öncesi çocuklar+5
Sümeyya Gedik
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin yıldırma yaşama düzeyleri ile motivasyon düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi (Düzce ili örneği)

Eğitim gibi toplumların geleceğine yön veren bir sektörde verimlilik kritik öneme sahiptir. Eğitimde en yüksek verimliliğe ulaşmanın yolu çalışanların yüksek motivasyonundan geçmektedir. Oysa yıldırma davranışları ile çalışanların motivasyonunu olumsuz etkileyen faktörler belirmekte ve eğitimde verimi düşürmektedirler. bu araştırmanın bulgularının motivasyonu olumsuz etkileyen ve yıldırma davranışlarını betimleyen unsurları ortaya koyarak bu problemin çözümü yönünde uygulayıcılara rehberlik etmesi beklenmektedir. Bu araştırmada Düzce İlindeki liselerde görev yapan öğretmenlerin Yıldırma Yaşama Düzeyleri ve Motivasyon Düzeylerinin cinsiyete, yaşa, hizmet yılına, medeni duruma, okuldaki öğrenci sayısına, okuldaki öğretmen sayısına, okuldaki idareci sayısına, mobing yaşama durumuna, tanıdığının mobing yaşaması durumuna, mobing yapanlara ve mobing nedenine göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir farklılık gösterip göstermediğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerden araştırma amaçları doğrultusunda bilgi toplamak amacıyla hazırlanan veri toplama aracı 3 bölümden oluşmaktadır. Araştırmacı tarafından öğretmenlerin demografik özellikleri hakkında bilgi toplamak amacıyla oluşturulmuştur. 10 soru içermektedir. Öğretmenlerin yıldırma yaşama düzeylerini ölçmek için Einarsen ve Raknes (1997) tarafından geliştirilen ve Cemaloğlu'nun (2007) Türkçeye uyarladığı Olumsuz Davranış Soruları ölçeği kullanılmıştır. Ölçek görevle ilgili yıldırma ve sosyal ilişkilerle ilgili yıldırma boyutları olmak üzere 2 alt boyut ve 21 maddeden oluşmaktadır. Gündüz (2009) tarafından hazırlanan Motivasyon Düzeyi Belirleme Ölçeği tek boyutludur ve 18 soru içermektedir. Bu bağlamda örneklem grubunu oluşturan Öğretmenlerin Yıldırma Yaşama Düzeyi Belirleme ve Motivasyon Düzeyi Belirleme ölçeklerinden aldıkları puanların; öğretmenlerin cinsiyetine ve medemi durumlarına göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için Bağımsız Grup T Testi, öğretmenlerin yaşına, hizmet yılına, okuldaki öğrenci sayısına, okuldaki öğretmen sayısına, okuldaki idareci sayısına, mobing yaşama durumuna, öğretmenin tanıdıklarının mobing yaşama durumuna, mobing yapanlara ve mobing nedenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için Kruskal Wallis-H Testi ve hangi gruplar arasında anlamlı farklılıklar olduğunu belirlemek üzere Mann Whitney-U testi, öğretmenlerin medeni durumuna göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için Mann Whitney-U testi yapılmıştır. Öğretmenlerin Yıldırma Yaşama Düzeyleri ile Motivasyon Düzeyleri arasında ilişki bulunup bulunmadığını belirlemeke üzere Pearson Momentler Çarpımı Analizi yapılmıştır. Analizler araştırmanın amacına uygun bir şekilde aşağıda tablolarla verilmiştir. Araştırma sonucunda öğretmenlerin motivasyon düzeylerinin yaşa, hizmet yılına, mobing yaşama durumuna, öğretmenin tanıdıklarının mobing yaşama durumuna, mobing yapanlara ve mobing nedenlerine göre farklılaştığı, cinsiyet, medeni durum, okuldaki öğrenci sayısı, okuldaki öğretmen sayısı ve okuldaki idareci sayısının motivasyon üzerinde etkili kriterler olmadığı; öğretmenlerin yıldırma yaşama düzeylerinin okuldaki öğrenci sayısına, okuldaki öğretmen sayısına, okuldaki idareci sayısına, mobing yaşama durumuna, öğretmenin tanıdıklarının mobing yaşama durumuna, mobing yapanlara ve mobing nedenlerine göre farklılaştığı, cinsiyet, medeni durum, yaş hizmet yılı kriterlerinin yıldırma yaşama düzeyinde etkili kriterler olmadığı, öğretmenlerin motivasyon düzeyi ile yıldırma yaşama düzeyleri arasında negatif anlamlı bir ilişki bulunduğu tespit edilmiştir. Kullanılan Anahtar Kelimeler: Motivasyon, yıldırma, mobing, öğretmen

DüzceEğitim yönetimiMobbing+5
Latif Avcı
Yeditepe University
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Fen alanı öğretmenlerinin mesleki gelişiminin incelenmesi

Bu çalışma öğretmenlerin mesleki gelişimle ilgili düşüncelerini, hangi alanlarda mesleki gelişime ihtiyaç duyduklarını ve mesleki gelişim çalışmalarına katılım sıklığını belirlemeyi hedeflemektedir. Bu amaçla hazırlanan anket araştırmanın örneklemi olan İstanbul ilinde ortaöğretim kurumlarındaki fizik, kimya ve biyoloji öğretmenlerine uygulanmıştır. Mann Whitney U ve Kruskal H ile analiz edilen bulgular yorumlanmıştır. Bulguların değerlendirilmesi sonucunda öğretmenler çoğunlukla kendi öz değerlendirmeleri sonucu ve zümre arkadaşlarının yönlendirmesiyle alanları ile ilgili teknolojik gelişmeleri, bilimsel yayın ve medya programlarının takip ettiklerini, bilimsel toplantılara katıldıklarını ifade etmişlerdir. Bununla birlikte öğretmenler okulda sunulan çalışmaları, hizmet içi eğitim programları ve seminer dönemi çalışmaları ile mesleki gelişim ihtiyaçlarını karşılayamadıklarını belirtmişlerdir. Öğretmenler en çok STEM programlarını uygulama, üstün ve özel yetenekli öğrencilerin eğitimi konularında mesleki gelişime ihtiyaçları olduğunu ifade etmişlerdir. Öğretmenlerin mevcut mesleki gelişim programları ile ilgili bazı olumsuz düşünceleri olsa da programlara dair beklentileri sağlandığında mesleki gelişime son derece açık oldukları görülmektedir. Öğretmenlerin mesleki ihtiyaçları ve mesleki gelişim çalışmaları ile ilgili ifade edilen sorunlara alternatif çözümlerin geliştirilebilmesi için öneriler belirtilmiştir. Anahtar Kelimeler: Mesleki gelişim, mesleki gelişim ihtiyacı, fen alanı öğretmenleri, öğretmen yeterlikleri

Branş öğretmenleriFen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimi+3
Eylem Zeynep Aytaç
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel yönetimlerde eğitim çalışmaları

Siyasette halka en yakın birim olan yerel yönetimler, sınırları içerisinde bulunan halkın sosyal, ekonomik, kültürel, çevre vb. işleriyle ilgilenen; halkın ortak sorunlarına yönelik çözümler üreten kamu kurumlarıdır. Küreselleşme, göç, Avrupa Birliği süreci, ekonomik kalkınma ve eğitim seviyesinin yükselmesi gibi nedenler halkın siyasete ilgisinin ve siyasetten beklentisinin artmasına neden olmuştur. Halktan gereken desteği alabilmek için halkla daha fazla temas kuran siyasetçiler halkı memnun etmek için çalışma alanlarını genişletmiş daha önce ilgilenmedikleri alanlarda da hizmet vermeye başlamışlarıdır. Bunun en önemli örneği yerel yönetimlerin eğitim faaliyetlerine de yönelmeleridir. Bu çalışmada yerel yönetimlerin eğitim çalışmaları Sancaktepe Belediyesi özelinde incelenmiştir. Sancaktepe Belediyesinin Kütüphane Müdürlüğü ve Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü bünyesinde özellikle çocuklar, gençler ve kadınlar için yaptığı eğitim faaliyetleri incelenmiştir. Belediye bünyesinde yapılan eğitim çalışmalarının eğitimden faydalananların akademik, sosyal, kültürel, manevi ve ekonomik gelişmelerine katkıları; yapılan eğitim çalışmalarının ilçenin gelişmesine bir bütün olarak etkileri incelenmiştir. Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için bazı ülkelerde yerel yönetimlerin eğitim çalışmaları ve İstanbul'daki bazı ilçelerin eğitim çalışmaları hakkında da bilgi verilmiştir. Tezin hazırlanma sürecinde, Sancaktepe Belediyesi bünyesinde anaokulu, ilkokul ve ortaokul öğrencilerine yönelik, akademik, kültürel, sanatsal ve manevi eğitim veren bilgi evlerinde aktif olarak bulunulmuş; öğrenci, veli ve öğretmenler ve personelle ilgili doğrudan gözlem ve ilgili kişilerle mülakat yapılmıştır. Sancaktepe çok yakın bir tarihte (2009) ilçe olmasına rağmen çok kısa bir sürede açtığı bilgi evleriyle ilçenin eğitimine önemli katkılar sağlamıştır. 15 bilgi evine kayıtlı yaklaşık otuz bin öğrencinin çeşitli alanlarda aldığı eğitim, öğrencilere, eğitim alanındaki eksiklerini tamamlama fırsatı vermektedir. Sancaktepe'de toplam öğrenci sayısı yaklaşık olarak yetmiş iki bindir. İlçedeki toplam öğrenci sayısı ve bilgi evlerine kayıtlı öğrenci sayısını göz önünde bulundurduğumuzda, öğrencilerin neredeyse yarısının belediyenin eğitim çalışmalarından faydalandığını belirtebiliriz. Öğrencilerin, gün içerisinde okul saatleri dışında ve hafta sonları, bilgi evlerinde aldıkları eğitim hem öğrencilerin eğitim ihtiyaçlarını karşılamakta hem de öğrencileri sokağın kötü ortamlarından korumaktadır. Bu durum da velilerin bilgi evlerine ilgisini arttırmaktadır. Sancaktepe Belediyesinin tüm eğitim çalışmalarını ücretsiz yapması, hemen hemen her mahallede bir bilgi evinin bulunmasından dolayı eğitim kurumlarının öğrencilere yürüme mesafesinde olması, öğrencilerin ihtiyaç hissettikleri araç-gereçlerin belediye tarafından ücretsiz dağıtılıyor olması vb. nedenlerle öğrenci ve velilerde yüzde yüzlük bir memnuniyet söz konusudur. Bu nedenle yapılacak anketler sağlıklı sonuçlar ortaya koymayacağı için herhangi bir anket yapılmamıştır.

BelediyelerEğitimEğitim faaliyetleri+1
Mehmet Ali Kılıç
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu ve özel okullarda görev yapan öğretmenlerin hesap verebilirlik algılarının çok boyutlu incelenmesi

Amaç: Bu araştırmanın amacı, kamu ve özel okullarında görev yapan yönetici ve öğretmenlerinin hesap verebilirlik algılarının ortaya konulmasıdır. Yöntem: Araştırmanın evreni, Fatih ilçesinde görev yapan 3146 kişiden oluşmaktadır. (http://fatih.meb.gov.tr, Ağustos 2016). Ölçme araçlarını rastlantısal olarak seçilen toplam 278 öğretmen cevaplamıştır. Çalısmaya katılan öğretmenlerin 203' ü kamu, 75'i özel okullarda çalışan 25 idareci, 202 öğretmen ve 51 zümre başkanı oluşturmuştur. Örneklemi oluşturan gruplara araştırmacı tarafından hazırlanan "Kamu ve özel okullarda öğretmenlerin hesap verebilirlik algılarının çok boyutlu incelenmesi" ölçeği uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 21.0 programında çözümlenmiştir. Verilerin çözümlenmesinde t-testi, ANOVA, ki-kare testi uygulanmıştır. Bulgular: Ortaokul kademesinde çalışan öğretmenlerin hesap verme algılarının daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Yetki yükseldikçe hesap verme algısının yükseldiği ortaya çıkmıştır. Okul türünün hesap verme algılarında etkili olduğu belirlenmiştir. Bayan öğretmenlerin hesap verme algılarının daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Kamuda görev yapan öğretmenler genel olarak verimi artırmak için hesap verildiği algısına sahipken; özel okularda görev yapan öğretmenler yasal zorunluluktan hesap verildiği algısına sahipler. Tartışma: Şeffaflaşma konusunda eğitim sistemimizin temel direkleri olan öğretmenlerin algılarının cinsiyete, branşa, eğitim kademesi, kıdeme göre farklılık göstermesi öğretmenlerin kafasının bu konuda net olmadığını göstermektedir. Okulların neyi, hangi ölçüde, hangi düzeyde gerçekleştirebildikleri noktasında şeffaflık olmadığı için; ihtiyaç analizlerinin çoğuda okulun fiziksel ihtiyaçları ile sınırlı kalmaktadır. Hesap verebilirlik ile ilgili bu durumun gelişme için yavaşlatıcı bir etkisi olduğu aşikardır. Kamuda görev yapan öğretmenler ile özel kurumda görev yapan öğretmenlerin hesap verebilirlik algılarında okul yaşantısı veli bilgilendirme, akademik süreç, uygulamalı dersler ve sosyal adelet boyutlarında cinsiyet, kıdem, okuldaki görevine göre farklılık ortaya çıkmıştır. Sonuç: Eğitim sisteminin yerel boyutta problem tespiti, gelişim alanlarının tespiti ve okulları daha somut verilerle takip edebilecek online sistemlerin geliştirilmesi gereklidir. Eğitmenlerin okul içinde yaptıkları çalışmaların niteliğini gösterecek ölçeklerin geliştirilmesi öğretmenlerin hesap verilebilirlik algılarında bir birliktelik olmasına katkı sağlayacaktır.

Eğitim yönetimiHesap verebilirlikHesap verebilirlik+3
Timur Yavaş
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin örgütsel güven seviyeleri ve motivasyon seviyeleri ilişkisinin incelenmesi (Bursa ili Nilüfer ilçesi örneği)

Bu araştıramda bursa ili nilüfer ilçesinde görev yapan öğretmenlerin örgütsel güven seviyeleri ve motivasyon seviyeleri cinsiyete, yaşa, kıdeme, Okul Türüne ve branşa bağlı olarak istatistikî açıdan anlamlı seviyede fark bulunup bulunmadığının ve öğretmenlerin örgütsel güven seviyeleri ile motivasyon seviyeleri arasında anlamlı bir ilişki bulunup bulunmadığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerden bilgi toplamak için geliştirilen veri toplama aracı 3 kısım içermektedir. Öğretmen Kişisel Veri Formu öğretmenlerin demografik durumları hakkında bilgi toplamak için geliştirilmiştir. 5 madde kapsamaktadır. Öğretmenlerin Örgütsel Güven düzeyini belirlemek için Kamer (2001) tarafından Türkçeye uyarlanmış 40 soru ve 4 alt boyuttan oluşan 6'lı likert tipi bir ölçek kullanılmıştır. Ölçeğin alt boyutları ile örgütteki Çalışana Duyarlı Olma, Yönetene Güvenme, Yeniliğe Açık Olma ve Olumlu İletişim Süreçlerini ölçülmektedir. Ölçeğin güvenirlik katsayısı .96 olarak tespit edilmiştir. Öğretmenlerin motivasyon düzeyini belirlemek üzere Ural (2007) tarafından geliştirilen Mesleki Motivasyon Ölçeği kullanılmıştır. Ölçek 23 soru ve Mesleği Sevme, Görev Aşkı, Mesleğin Ekonomik Yetersizliği, Mesleğin Kısıtlılığı ve Mesleğin Ekonomik Kazançları olmak üzere 5 alt boyuttan oluşmaktadır. 4'lü Likert tipi bir ölçektir. Ölçeğin güvenilirliğini gösteren Cronbach Alpha değeri .91 olarak tespit edilmiştir. Örgütsel Güven Ölçeği ve Mesleki Motivasyon Ölçeğinden alınan toplam Puanların ve alt boyut Puanlarının öğretmenlerin Cinsiyetine bağlı olarak değişip değişmediğini tespit etmek üzere Bağımsız Grup t testi, yaşlarına, kıdemlerine, çalıştıkları okul türlerine ve branşlarına bağlı olarak değişip değişmediğini tespit etmek üzere Kruskal Wallis-H testi ve ve anlamlı değişiklikler bulunan alt grupları tespit etmek için M.Whitney U analizi uygulanmıştır.Ölçeklerde elde edilen puanların ilişkileri, Örgütsel Güven Toplam Puanları ile Mesleki Motivasyon puanlarının ve alt boyutlardaki puanların birbiri ile ilişkileri Pearson momentler çarpımı analizi kullanılarak tespit edilmiştir. Araştırmanın sonucunda öğretmenlerin örgütsel güven düzeylerinin yaşa ve kıdeme göre, öğretmenlerin mesleki motivasyon düzeylerin Cinsiyete ve kıdeme göre farklılaştığı; Cinsiyetin öğretmenlerin örgütsel güven düzeyi üzerinde; çalışılan Okul Türü ve branşın öğretmenlerin örgütsel güven düzeyi ve mesleki motivasyon düzeyi üzerinde etkili olmadığı; öğretmenlerin örgütsel güven düzeyi ile mesleki motivasyon düzeyinin olumlu yönde anlamlı ilişki içerdiği tespit edilmiştir. Kullanılan Anahtar Kelimeler: Öğretmen, Örgüt, Güven, Motivasyon

Bursa-NilüferKruskal-Wallis testiMotivasyon+3
Dilek Gül Güleryüz
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin mesleki eğitimleri üzerine bir araştırma

Bu çalışmada ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin mesleki eğitimleri araştırılmıştır. Araştırma örneklemi İstanbul Beşiktaş ilçesinde bulunan okullarda görev yapan öğretmenlerden oluşmuştur. Örneklem seçimi çok aşamalı örnekleme ile gerçekleştirilmiştir. Örneklem n sayısı 153'ü kadın 75'i erkek toplam 228 öğretmenden oluşmuştur. Araştırma kapsamında kullanılmak üzere mesleki eğitim ölçeği geliştirilmiştir. Bilgi formu ve mesleki eğitim ölçeği veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Verilerin analizinde parametrik tekniklere başvurulmuştur. Araştırma sonucunda, katılımcıların büyük bir kısmı mesleki eğitimin gerekli olduğunu belirtmişlerdir. Araştırmanın diğer bir sonucu da kadın öğretmenlerin erkek öğretmenlere göre mesleki eğitim alma konusunda daha olumlu tutumlara sahip olduğu görülmüştür. Anahtar kelimeler: Mesleki Eğitim Ölçeği, Öğretmenlik mesleği, Formasyon

EğitimHizmet içi eğitimMesleki eğitim+3
Esin Şahin Özer
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin örgütsel sessizlik ve örgütsel bağlılık düzeyleri arasındaki ilişki (İstanbul ili-Ümraniye ilçesi örneği)

Günümüzde toplumların uygarlık düzeyi nitelikli insanlarının sayısıyla doğru orantılıdır. Nitelikli insan sayısı ise ancak kaliteli bir eğitim süreciyle mümkündür. Toplumun kalkınmasını ve belirli bir bilinç düzeyine ulaşmasını sağlayan en önemli eğitim kurumları ilkokullardır. Bu nedenle, birçok ülkede ilkokul öğretim düzeyi ücretsizdir. Çünkü ilkokullar, toplumdaki diğer kurumlara liderlik yapmaktadır. Bireyler ilkokulda aldıkları bilgi beceri, değer ve davranışları çalıştıkları kuruma taşırlar. İlkokullar bu rolü sınıf öğretmenleri aracılığıyla yerine getirirler. Bir eğitim sisteminin kalitesi o sistemin en önemli öğesi olan öğretmenlerinin kalitesiyle aynı düzeydedir. İlkokullarda görev yapan öğretmenlerin fikirlerini korkmadan paylaşmaları, var olan sorunlarla ilgili önerilerde bulunmaları, kendilerini değerli hissettikleri çalışma ortamlarının olması kalitenin artırılmasında önemli rol oynamaktadır. Sorunlarını dile getiremeyen öğretmenlerin okulun amaçları doğrultusunda çalışması, bu amaçlar doğrultusunda yüksek performans göstermesi beklenemez. Hızla değişen dünyada, toplumun ihtiyaçlarına yönelik bir eğitim sisteminin oluşturulması, bu okullarda görev yapan öğretmenlerin kendilerini ifade edebilmelerine bağlıdır. Bu araştırmanın amacı sınıf öğretmenlerinin örgütsel sessizlik davranışları ile örgütsel bağlılık davranışları arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Öğretmenlerin sessizlik ve bağlılık davranışlarının; yaş, cinsiyet, medeni durum, mezun olunan fakülte, kıdem, okulda çalışılan süre gibi değişkenler açısından farklılık gösterip göstermediği de incelenmiştir. Bu kapsamda geliştirilen hipotezler ve araştırma soruları İstanbul ili, Ümraniye ilçesinde bulunan 11 ilkokulda görev yapan toplam 360 kadrolu öğretmenden elde edilen verilerin oluşturduğu örneklemle test edilmiştir. Araştırma verilerine anket yöntemi ile ulaşılmıştır.Bu araştırmada, kişisel bilgi formu, örgütsel sessizlik ölçeği ve örgütsel bağlılık ölçeği veri toplama aracı olarak kullanılmıştı. Araştırma sonuçlarına göre; çalışmaya katılan sınıf öğretmenlerinin örgütsel sessizlik algıları orta düzeye yakın, örgütsel bağlılık algıları ise orta düzeydedir. Bu sonuç ilkokullarda görev yapan sınıf öğretmenlerinin okuldaki sorunların çözümüne yönelik görüş ve önerilerini açıklamaktan çekindikleri, algıladıkları tepe yönetimin açıklığına göre düşünce ve önerilerini paylaştıklarını göstermektedir.Üst yönetim tarafından görüş ve önerilerinin dikkate alındığını düşünen öğretmenler daha az sessizlik davranışı gösterme eğilimindedir.Araştırmaya katılan sınıf öğretmenlerinin örgütsel bağlılıkları ise orta düzeydedir. İlkokullarda görev yapan sınıf öğretmenleri görev yaptıkları okullara orta düzeyde bir bağlılık göstermektedir.Örgütsel sessizlik ve örgütsel bağlılık ölçekleri alt boyutları arasındaki ilişkiler incelendiğinde şu sonuçlara ulaşılmıştır. Örgütsel sessizliğin korunmacı sessizlik ve kabullenici sessizlik alt boyutları ile örgütsel bağlılığın normatif bağlılık alt boyutu arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir. Bilinçli olarak sessiz kalmayı tercih eden öğretmenler, görev yaptıkları okula karşı kendilerini borçlu hissetmektedir. Korunmacı sessizlik boyutu ve kabullenici sessizlik boyutu ile duygusal bağlılık boyutu arasında ise negatif, fakat anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir. Okulun başarısı ve amaçlarına ulaşması için sessiz kalmayı tercih eden öğretmenlerin kendilerini okula ait hissetmedikleri görülmektedir. Diğer bir ifadeyle korunmacı ve kabullenici sessizlik davranışı arttıkça öğretmenler içsel olarak okuldan uzaklaşmakta, kendilerini okulun bir parçası olarak görmemektedir. Anahtar Sözcükler: Sessizlik, örgütsel sessizlik, bağlılık, örgütsel bağlılık

BağlılıkEğitim yönetimiSınıf öğretmenleri+3
Şenay Özdemir
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2015
00

Other supervisors