Prof. Dr. İsa İpçioğlu danışmanlığındaki tezler

17 tez · Bilecik Şeyh Edebali Üniversity

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mavi yakalı personel seçiminde çok kriterli karar verme yöntemlerinin kullanılması ve bir uygulama

İnsan kaynakları yönetiminde personel seçimi oldukça önemli bir karar verme sürecidir. Doğru işe doğru personelin seçimi işletmelerin uzun vadede devamlılıklarının sağlanmasına etki eden en önemli işlemlerden biridir. Bu çalışmada, çok kriterli karar verme yöntemlerinden olan Bulanık TOPSIS ve Bulanık TODIM'İN mavi yakalı personel seçimi sürecindeki sonuçlarının, performans puanlarıyla karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bu amaçla, imalat sektöründe faaliyet gösteren bir üretim işletmesinde çalışan altı mavi yakalı personel arasından ustabaşı olmaya en yakın olan adayın seçilmesi işlemi Bulanık TOPSIS ve Bulanık TODIM yöntemleri ile değerlendirilmiş ve bu seçim işleminde adayların son bir yıl içerindeki performans puanları şartı ile yöntemler karşılaştırılmıştır. Karşılaştırma sonucunda performans puanlarına en yakın sonucu veren yöntemin Bulanık TOPSIS olduğu belirlenmiştir. İşletme için bu kriterler ve alternatifler altında Bulanık TOPSIS yönteminin daha etkili olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Çok Kriterli Karar Verme, Bulanık TOPSIS, Bulanık TODIM

Mavi yakalı çalışanlarPersonel seçimiÇok kriterli karar verme
Burcu Erokutan
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İçsel ve dışsal paydaşların kurumsal itibarı algılamalarının karşılaştırılması

Günümüzde kurumsal itibarı etkili bir şekilde oluşturma ve sürdürme kurumlar için önemli bir konu haline gelmiştir. Sektör içerisinde kurumların sahip oldukları itibar 'kurumsal itibar' olarak adlandırılmaktadır. Kurumsal itibar kurumun sahip olduğu özelliklerin, gerçekleştirdiği faaliyetlerin ve ne düzeyde takdir edilip beğenildiği esasına dayanır. Kurumlar itibarlarını düşürmemek için iç ve dış paydaşları göz önüne alarak itibarlarını korumalıdır. Her zaman iyi bir itibar, güçlü ve yüksek performansa sahip bir kurum demektir. Bu çalışma, kurumsal itibarın içsel ve dışsal paydaşlar açısından nasıl algılandığını tespit etmek, paydaşların firmanın kurumsal itibarını algılanmasındaki farklılıkları belirlemek ve demografik özelliklere göre kurumsal itibarı algılamalarına ilişkin farklılıklarının ortaya konulmasını belirlemektir. C.Fombrun tarafından oluşturulan "itibar katsayısı" ölçeğinden yararlanılarak anket çalışması yapılmıştır. Ölçek ilk bölümde katılımcıların demografik bilgilerini içermektedir, ikinci bölüm ise duygusal çekicilik, ürün ve servis, vizyon ve liderlik, çalışma ortamı, finansal performans ve sosyal sorumluluk boyutlarına ilişkin 20 ifadeden oluşmaktadır. Araştırmamızda ilk bölümde kurumsal itibar hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde kurumsal itibarın paydaşlarla olan ilişkisi hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde ise yöntem bölümüne yer verilmiştir. Araştırmaya konu olan firmanın kurumsal itibarının genel olarak katılımcıların olumlu görüşe sahip oldukları görülmüştür. Ancak; içsel ve dışsal paydaşlar arasında yapılan değerlendirmelerde görüş farklılıkları bulunmuştur. Dışsal paydaşlar firmayı içsel paydaşlara göre karşılıklı ilişkilerde daha olumlu bulmuştur. İtibarın en iyi olduğu boyut "duygusal çekicilik" ve en düşük olduğu boyut "sosyal sorumluluk" boyutu olmuştur. Paydaşlara yönelik olarak eksiklerin giderilmesi, yeni uygulamalar yapılması ve olumsuz yönlerin düzeltilmesi çalışmaları yapılmalıdır.

AlgıKurumsal itibarPaydaş davranışı+4
Abdullah Ünal Yavuz
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Cam tavan sendromuna yol açan faktörler ve çıkış yollarının incelenmesi: İnsan kaynakları yöneticileri bağlamında bir araştırma

Bu çalışmanın amacı cam tavan sendromunu ortaya çıkaran faktörleri tespit etmek ve cam tavanı aşma stratejilerine ilişkin insan kaynakları yöneticilerinin görüşlerini ortaya çıkarmaktır. Nitel araştırma tasarımı çerçevesinde olgu bilim (fenemonoloji) yaklaşımı benimsenmiştir. Tezin ilk bölümünde literatürde cam tavan sendromu ile ilgili yapılmış farklı tanımlardan yola çıkarak cam tavan kavramının ne olduğu, nasıl ortaya çıktığı ve benzer kavramlara değinilmiştir. Ayrıca konu ile ilgili yurtiçi ve yurtdışı yazında yapılan akademik çalışmalar da incelenmiştir. Aynı bölümde cam tavan sendromuna neden olan faktörlerin ve sonuçlarının neler olduğu üzerinde durulmuştur. Cam tavan sendromunun yarattığı olumsuz sonuçlar tespit edildikten sonra bu engelleri ortadan kaldıracak stratejiler detaylı olarak aktarılmıştır. İkinci bölümde ise araştırmanın amacı, yöntemi ve önemine değinilerek bulgular değerlendirilmiş ve önerilerde bulunulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre cam tavanın daha çok kişinin kendisinden kaynaklı bir engel olduğu, toplumsal faktörlerin etkisi olsa da, en büyük etmenin bireysel faktörler olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca görüşme yapılan İKY' nin çoğunluğu cam tavanın sadece kadın çalışanlara özgü olmadığını tüm çalışanların karşılaştığı bir kariyer engeli olduğunu dile getirmiştir. Cam tavanı aşmada en önemli strateji ise bireysel anlamda kişisel gelişim, örgütsel anlamda çalışanlara eşit iş ve eğitim imkanı verilmesi olarak tespit edilmiştir.

Cam tavan sendromuCinsiyetçilikKariyer engelleri+3
Hilal Şen
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal medyanın halkla ilişkiler faaliyetlerinde kullanımı üzerine yükseköğretim kurumlarında karşılaştırmalı bir çalışma

Geçmişten günümüze kadar uzanan halkla ilişkiler, internetin gelişmesi ile birlikte geleneksel araçların yanı sıra farklı araçlar da kullanmaya başlamıştır. Bu araçlar internet temelli sosyal medya platformlarıdır. Sosyal medya platformları kurum ve kuruluşların hedef kitleleri ile daha fazla yakınlaşmasına ve daha aktif bir halkla ilişkiler uygulamasına olanak sağlamıştır. Sosyal medyanın günden güne etki alanını arttırması ile birlikte bu ortamlar üniversitelerin hedef kitlesi ile iletişimini arttırmaları ve kendilerini tanıtmaları bakımından çok büyük bir avantaj sağlamıştır. Sosyal medya ortamlarından olan Facebook ve Twitter'ın üniversiteler tarafından nasıl kullanıldığını esas alan bu araştırmada: Üniversitelerin resmi Facebook ve Twitter hesaplarının; nasıl bir genel görünüme sahip oldukları, hangi üniversitelerin Facebook'u ve Twitter'ı daha etkin kullandığı, paylaşım konularının neler olduğu ve paylaşımların hafta içi ve hafta sonu dağılımlarına ilişkin bilgilere içerik analizi yöntemi kullanılarak yer verilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın evrenini; 2017 yılı içerisinde Türkiye'de Yüksek Öğretim Kurulu bünyesinde faaliyet gösteren toplam 185 üniversitenin resmi Facebook ve Twitter hesapları oluştururken URAP TR 2016-2017 devlet üniversiteleri sıralamasını oluşturan 10 üniversite ile URAP TR 2016-2017 vakıf üniversiteleri sıralamasını oluşturan 10 üniversite 2 grup halinde araştırmanın örneklemini oluşturulmaktadır. Örneklemi oluşturan grubun Boomsocial ölçümleme ve analiz programından faydalanılarak resmi Facebook ve Twitter hesapları incelenmiş olup hangi grubun hangi sosyal platformda daha etkin olduğu ve gruplar arasında kullanım açısından farklar olup olmadığı hakkında bilgi edinilmeye çalışılmıştır. Yapılan araştırma sonucunda üniversitelerin devlet ve vakıf üniversitesi grubu olarak ortak bir sosyal medya politikası izlemediğini, her üniversitenin hedef kitlesinin kendine özgü olduğunu, hedef kitlesinin beklentilerinin farklı olduğunu ve farklı kriterlere farklı tepkiler verdiklerini söylemek mümkündür.

FacebookHalkla ilişkilerSosyal medya+3
Ayşe Akyüz
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Marka değeri ile kurumsal itibar ilişkisinin incelenmesine yönelik bir araştırma

Marka değeri kavramı bir örgütün sahip olduğu mali değere markanın yaptığı katkı olarak ifade edilirken; kurumsal itibar insanların örgüt hakkında 'iyi' veya 'kötü' olarak yansıttıkları değerlendirmeleri içeren ve karar verme mekanizmamızda güçlü yer edinmiş olan bir olgu olarak ortaya konulmaktadır. Tanımlardan yola çıkarak örgütlerin, maddi varlıklarının yanı sıra maddi olmayan "marka değeri" ve "kurumsal itibar" gibi varlıklara da fazlasıyla önem vermesi gerektiği söylenebilir. Bu iki kavramın iyi yönetilmesinin sürdürülebilir kârlılık, büyüme ve rekabet avantajı getireceği beklenmektedir. Bu çalışma Bereket Emeklilik ve Hayat Anonim Şirketinden hizmet satın alan 354 kişi üzerinden hareketle marka değeri ile kurumsal itibar arasındaki ilişkiyi ölçmeye yönelik olarak gerçekleştirilmiştir. Ayrıca marka değerinin kurumsal itibar üzerinde etkisi olup olmadığı da çalışma kapsamında incelenmiştir. Çalışmada "Kurumsal İtibar Ölçeği" ile "Marka Değeri Ölçeği" kullanılmıştır. İki kavram arasındaki ilişkinin tespiti için korelasyon analizi, marka değerinin kurumsal itibar üzerindeki etkisini incelemek için ise doğrusal regresyon analizleri kullanılmıştır. Ayrıca çalışma grubunun demografik özelliklerine bağlı olarak kurumsal itibar ve marka değerine ilişkin algı düzeylerinde, farklılaşmalar olup olmadığı, T Testi ve One Way Anova analizi ile incelenmiştir. Yapılan analizler neticesinde marka değeri ile kurumsal itibar arasında istatistiki olarak anlamlı bir ilişki olduğu, marka değeri alt boyutlarından "marka sadakati" ve "algılanan marka kalitesi" boyutlarının kurumsal itibar alt boyutlarını etkilediği; "marka farkındalığı" alt boyutunun kurumsal itibar alt boyutlarını etkilemediği tespit edilmiştir. Ayrıca sonuçlar tüketicilerin kurumsal itibara ve marka değerine ilişkin algı düzeyleri ile demografik özellikleri arasında bazı değişkenler açısından anlamlı farklılıkların olduğunu, bazı değişkenler açısından ise farklılıkların olmadığını göstermiştir. Sonuç olarak, araştırmanın literatürde yer alan birçok çalışma ile benzer sonuçlar gösterdiği gözlemlenmiştir.

Kurumsal itibarMarkaMarka değeri+2
Dilvin Arpa
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Personel güçlendirme, personel güçlendirmeyi etkileyen faktörler ve bu faktörlerin DEMATEL yöntemi ile analiz edilmesi

Bu çalışmada personel güçlendirmeyi etkileyen faktörlerin önem seviyeleri ve faktörler arası ilişkiler, Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yöntemlerinden biri olan DEMATEL yöntemi ile değerlendirilmiştir. Bu faktörler üç ana ve bu ana faktörlere ait on altı alt faktör olarak literatürden derlenmiştir. Ana faktörler mesleki faktörler, örgütsel faktörler ve bireysel faktörler olarak üçe ayrılmıştır. Mesleki faktörler; "mesleki tecrübe", "mesleki bezginlik", "rol çatışmaları" ve "rol belirsizliği" olarak dört alt faktör olarak incelenmiştir. Bireysel faktörler; "iş birliği ve ekip çalışması", "tanınma ve takdir edilme", "mesleki bilgi ve beceri", "örgütsel aidiyet" ve "bireysel motivasyon" olarak beş alt faktör olarak ele alınmıştır. Örgütsel faktörler ise "istihdam eksikliği ve çalışanların işlerinin iyileştirilmemesi", "iş ortamı", "yoğun denetim", "iş yeri eğitimleri", "örgütteki amaç, sorumluluklar ve yetkiler", "formal algı" ve "iletişim zayıflığı" olarak yedi alt faktör olarak belirlenmiştir. DEMATEL yöntemi uzman görüşü ile faktörler arası ilişkileri açık bir şekilde tanımlayarak, söz konusu faktörün etkilenen mi yoksa etkileyen mi faktör olduğunu ortaya koymaktadır. Bu çalışmada da özel sektör çalışanı ve insan kaynakları alanında tecrübesi olan yetmiş iki uzmanın görüşleri alınarak, faktörlerin önem seviyeleri ve ilişkileri ortaya konmuştur. Sonuçta; üç ana faktörün de önem ağırlıkları hemen hemen birbirine eşit olmakla birlikte önem sırasına göre ilk sırada "mesleki faktörler", ikinci sırada "bireysel faktörler" ve son sırada ise "örgütsel faktörler" yer almaktadır. "Örgütsel faktörler, hem "mesleki faktörleri" hem de "bireysel faktörleri; "mesleki faktörler" de "bireysel faktörleri" etkilemektedir. Alt faktörlere bakıldığında en önemli dört faktörün de "mesleki faktörler" içerisinde kaldığı görülmektedir. Bunlar sırasıyla "rol çatışması", "rol belirsizliği, "mesleki tecrübe" ve "mesleki bezginlik" olarak belirlenmiştir. Diğer faktörlere göre kıyaslandığında önem ağırlığı olarak son dördün içerisinde bulunan faktörler ise sırasıyla; "yoğun denetim", "iş yeri eğitimleri", "iletişim zayıflığı" ve "formal algı" olarak belirlenmiştir.

DEMATELPersonel güçlendirmeVerimlilik+1
Serkan Aslan
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aile işletmelerinde kuşak çatışması ve yönetim sorunlarının incelenmesi: Nitel bir araştırma

Bu araştırmanın amacı aile işletmelerinde kuşak çatışması ve yönetsel sorunları incelemektir. Türkiye için ortalama 25 yıl olarak kabul edilen aile işletmelerinin yaşam ömründe çıkan çatışmalar işletme ömrünü kısaltan en temel faktördür. Her 100 işletmeden sadece 13'ünün 3.kuşağı görebildiği aile işletmelerine kuşak çatışmasının üzerinde durulduğu bu araştırmayla ışık tutulması amaçlanmıştır. Araştırma da olgu bilimi (fenomenoloji) yaklaşımı benimsenmiş ve Samsun ilinde farklı sektörlerde faaliyet gösteren 10 mikro aile işletmesi baz alınmıştır. Araştırmanın ilk bölümünde aile işletmeleri ve kuşak çatışması kavramları literatürdeki farklı tanımlar ve araştırmalarla derinlemesine incelenmiştir. Çalışmanın ikinci kısmında ise çalışmanın konusuna, amacına, yöntemine ve elde edilen bulgulara değinilerek önerilerde bulunulmuştur. Araştırma sonucunda yönetimde hangi kuşağın olduğuna bakılmaksızın birinci kuşağın kararlara müdahale ettiği ve müdahalelerin yoğun olduğu bu işletmelerde çatışmaların fazla olduğu görülmüştür. Farklı görüşlerin fikir çeşitliliğinden ziyade kafa karıştırarak çatışmalara yol açtığı saptanmıştır. Aile konseyi bulunan işletmelerde çatışmalar azalmadığı ve aile anayasası olmadan tek başına aile konseyinin çatışmaları bastırmakta yeterli olmadığı saptanmıştır. Çatışmaların çalışanların moral ve verimliliklerini düşürdüğü tespit edilirken çatışmaların işletmeye olumlu etki yapabilmesinin işletmenin elinde olduğu tespit edilmiştir.

Anıl Taflan
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uzaktan çalışma sisteminde liderlik uygulamaları: Bilişim sektörü örneği

Bu araştırmanın amacı; Uzaktan çalışma sisteminde liderlik uygulamaları ile liderin uzaktan çalışma sistemindeki rolünü incelemektir. Araştırmanın çalışma gurubunu 2022 yılında faaliyette bulunan bir bilişim firmasının çalışanları oluşturmuştur. Araştırmaya toplamda 10 personel katılım sağlamıştır. Bu araştırmada, nitel araştırma desenlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından hazırlanmış, yarı yapılandırılmış görüşme tekniğine uygun 7 sorudan oluşan görüşme formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde içerik analizi kullanılmış, katılımcıların kendilerine sorulmuş olan sorulara verdikleri yanıtlar kodlanmış ve temalar çıkarılmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre: lider, çalışanların motivasyonu üzerinde önemli rol oynamaktadır. Uzaktan çalışma sisteminde gerek çalışanlar gerekse firma tarafından baskıcı liderlik türlerinin benimsenmediği tespit edilmiş olup bu nedenle en fazla çevik ve iletişimci liderlik türlerinin tercih edildiği dikkat çekmiştir. Çevik ve iletişimci liderlik, kısa süreli işlerde hızlı karar alınabilmesi ve herkesin düşüncesini özgür bir biçimde ifade edebilmesi açısından büyük avantajlar sağlarken kimi zaman çalışanlar tarafından suistimal edilebilmektedir. Uzaktan çalışma sisteminde liderin destekleyici olması empati yapabilmesi, çalışma düzeninin suitimal edilmesini engellemesi, çalışanları ve işleri denetlemesi, firmanın devamlılığı açısından büyük öneme sahiptir. Uzaktan çalışmada lider, ekibindeki motivasyonu sürekli canlı tutmalı, grup içi iletişime önem vermeli ve personellerine duyduğu güveni onlara hissettirerek, kurumsal bağlılığını arttırmalıdır.

Bilişim sektörüEv eksenli çalışmaEvde çalışanlar+5
Mesut Kenar
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mobbing algısının bağlamsal performansa etkisi: Kamu kurumu çalışanları üzerine bir araştırma

Mobbing kelimesini etimolojik olarak araştırdığımızda kalabalık, güruh halinde saldırmak, birinin üzerine varma, gruplaşan insanların bir kişiye veya diğer bir gruba karşı sosyal saldırganlığı, hakaret, aşağılama ve bezdirme anlamına gelir. Psikolojik şiddet ve bezdiri olarakda ifade edilen mobbing, bir kişiyi ya da bir grubu sistematik olarak uzun süre taciz etmek için de kullanılır. Hangi amaçla yapılırsa yapılsın insanlara verdiği zararlar açısından kabul edilebilir bir olgu değildir. Günümüzde maalesef çoğu araştırma fiziksel şiddetin sonuçları hakkında olsa da, psikolojik yıldırmanın kişilerde yol açtığı zararlarda onun kadar araştırmaya ve konuşulmaya değmektedir. Genellikle iş hayatında gerçekleşen ve işgörenlerin çalışma hayatına olumsuz tesir eden mobbing işletmelerde yöneticiler açısından önemli bir yönetim sorunudur. Bu araştırma, mobbing algısının bağlamsal performansa etkisini incelemek, mobbing algısısnın ve bağlamsal performansın demografik özelliklere göre farklılık gösterip göstermediğini tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Bu çalışmada Bilecik ilindeki 399 kamu çalışanın mobbing olgusuna yönelik algıları, bu olgunun bağlamsal performansa etkisi ele alınmış ve ilgili alanda çalışmalar incelenerek, anket uygulamasıyla sonuçlar elde edilmeye çalışılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre bekar bireylerin, güvenlik alanında çalışanların (polis, asker) ve aylık gelir düzeyi fazla olanların mobbing algısının daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Aynı zamamda bu araştırmada bireylerin eğitim seviyelerinin arttıça bağlamsal performansalarının arttığı ve sağlık alanında çalışanların diğer alanlarda çalışanlara göre bağlamsal performanslarının daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın sonucuna bakıldığında mobbingin genel değişkenlerinin bağlamsal performans üzerinde etkisinin olduğu görülmüş, mobbing ve bağlamsal performans arasında istatistiksel olarak anlamlı, negatif yönlü ve orta düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Mobbing, Bağlamsal Performans, Mobbingin Bağlamsal Performansa Etkisi.

Bağlamsal performansKamu kuruluşlarıKamu personeli+2
Gülşen Karaca
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Algılanan örgütsel destek ve işe adanma üzerine nitel bir araştırma: Bankacılık sektörü örneği

Bankacılık sektörü çalışanları üzerinde gerçekleştirilen bu çalışma, Türkiye İstanbul ilinde bulunan bir bankanın çalışanları arasından seçilen 10 kişiyle yürütülmüştür. Nitel araştırma yöntemlerinden uygun tasarlanan bu çalışmada yarı yapılandırılmış mülakat tekniği ile veriler toplanmıştır. Toplanan veriler içerik analizi yöntemiyle analiz edilerek araştırma bulguları elde edilmiştir. Bulgular değerlendirilerek araştırma sonuçlarına ulaşılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre incelenen kurumda çalışanların örgütsel destek algılarının yüksek olduğu, kurumun destekleyici örgüt niteliklerine uygun politikalar izlediği, çalışanların büyük çoğunluğunun desteklendiklerini algıladıkları, yaratılan bu ortamdan işe adanmanın olumlu etkilendiği ve çalışanların işe adanmış oldukları belirlenmiştir. Kurumun; sosyal destek, etkili liderlik, işin niteliğine uygun kişi belirleme, personel güçlendirme ve kişisel gelişim fırsatları aracılığıyla çalışanlarda güven, değer, kalıcılık, önem ve gönüllülük hissi yaratarak örgütsel destek algısı sağladığı görülmüştür. Kurum tarafından yaratılan destekleyici örgütün ise işe adanmayı belirleyen öncülleri ortaya çıkardığı anlaşılmıştır. Kurum, çalışanlarına destekleyici bir örgüt sunarken aynı zamanda işe adanmayı sağlayacak temel belirleyenleri de iş ortamına katmaktadır. Böylece algılanan örgütsel destek, işe adanmayı sağlayan faktörleri meydana getiren bir işlev görmektedir. Aynı zamanda işe adanmanın örgütsel faktörlerini olumlu hale getirmek örgütsel destek algısı sağlamaktadır. Katılımcıların verdikleri örneklerde sıklıkla; pandemi zamanında alınan maddi ve manevi desteklere, ödül-terfi sisteminin cömert, adil ve etkin olduğuna, kişisel gelişim fırsatlarının yoğunluğuna, iş dışı etkinliklere yönelik uygulamaların çokluğuna, kişi niteliklerinin işin gerekleriyle uyumuna ve liderlerin sorun çözücü, destekleyici niteliklerine rastlanmaktadır. Elde edilen bu sonuçlar önemli olmakla birlikte bankacılık sektörü açısından da yol göstericidir.

Algılanan örgütsel destekBanka çalışanlarıBankacılık+6
Pelin Bayram
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Güvenlik iklimi ile işten ayrılma niyeti ilişkisine yönelik kamu üniversitesinde bir araştırma

Bu araştırmada, örgüt güvenlik iklimi ile çalışanların işten ayrılma niyeti ilişkisinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Ayrıca alt amaç olarak, çalışanların demografik değişkenlerinin güvenlik iklimi ve işten ayrılma niyeti algılarında istatistiksel olarak var olabilecek anlamlı farklılıklar tespit edilmek istenmiştir. Veri toplamak için, Bursa ilinde faaliyet gösteren bir kamu üniversitesindeki 513 çalışana anket formu uygulanmış; 366 adet formun sonucu değerlendirmeye alınmıştır. Güvenlik iklimi ölçeğine ait güvenilirlik katsayısının (Cronbach α değerinin) 0.914; Güvenlik İklimi ölçeğinin Yönetimin Bakış Açısı ve Kurallar faktörüne ait Cronbach α değeri 0,919; ve Güvenlik İklimi ölçeğinin İş Arkadaşları ve Güvenlik Eğitimler faktörünün Cronbach α değeri 0.741; İşten Ayrılma Niyeti ölçeğine ait Cronbach α değeri 0.875 olarak gerçekleştiği gözlenmiştir. Bu veriler ışığında, güvenlik ikliminin hem yönetimin bakış açısı ve kurallar faktörü hem de iş arkadaşları ve güvenlik eğitimleri faktörü ile katılımcıların işten ayrılma niyeti algıları arasında bir ilişkinin bulunduğu gözlenmiştir. Her iki faktör ile işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkinin negatif yönlü olarak gerçekleştiği tespit edilmiştir. Ayrıca, alt amaçlara yönelik yapılan analizde çalışan özelliklerinden medeni hal ve eğitim durumu demografik değişkenlerinin yönetimin bakış açısı ve kurallar faktörü algılarında istatistiksel olarak anlamlı farklılıkların bulunduğu gözlenmiştir. Bekâr katılımcıların evli olanlara göre; lise mezunu katılımcıların ise diğer mezuniyet gruplarına göre yönetimin bakış açısı ve kurallar algılarının daha olumlu oldukları gözlenmiştir. Ayrıca, katılımcıların herhangi bir demografik değişkenlerinin iş arkadaşları ve güvenlik eğitimleri faktörü algıları ve işten ayrılma niyeti algıları yönünden istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar göstermedikleri tespit edilmiştir.

Güvenlik iklimiGüvenlik kültürüÜniversite personeli+3
Kadir Yavuzel
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kamu çalışanlarında tükenmişlik ve iş performansı ilişkisinde denetim odağının rolü - Bilecik Belediyesi örneği

Günümüz iş dünyasında hızla artan rekabet koşulları, örgütlerin hayatta kalabilmeleri için alanında uzmanlaşmış, takım çalışmasında uyumlu ve örgütte üstün performans gösterebilecek çalışanlara sahip olmasını gerekli kılmaktadır. Tükenmişliğin iş yaşamında sürekli zorluklarla karşılaşmanın bir sonucunda olması, aynı zamanda strese de zemin hazırlamasına neden olmaktadır. İnsanlar kendilerine olanların sorumluluğunu kendilerine ya da kendileri dışındaki güçlere yüklemek eğiliminde olabilmektedirler. Bu araştırmada bir kamu kuruluşu olan belediyelerin hizmet kollarında yer alan çalışanların tükenmişlik durumlarının, iş performansı üzerindeki etkisinde denetim odağının düzenleyici rolünün araştırılması amaçlanmıştır. Buna göre araştırmanın bağımsız değişkeni "Tükenmişlik Düzeyi"; araştırmanın bağımlı değişkeni "İş Performansı"; araştırmanın düzenleyici değişkeni ise "Kontrol Odağı" olarak belirlenmiştir. Araştırmada veri toplama amacıyla nicel araştırma yöntemleri veri toplama araçları arasında yer alan anket kullanılmıştır. Belediyede çalışan toplam personel sayısı memur, sözleşmeli ve işçi sayıları toplam 533 kişi olup yapılan çalışma sonucunda, anket formlarından 209 kişiden dönüş alınabilmiştir. İncelenen anket formalarından 4'ünün eksik olarak doldurulduğundan değerlendirme dışına çıkarılmasına karar verilmiştir. Buna göre araştırmanın çalışma grubu 205 belediye personelinden oluşmaktadır. Araştırmaya katılım gösteren belediye personelleri ile kuruma gidilerek yüz yüze görüşme sağlanmıştır. Anket formu 4 bölümden oluşmaktadır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde SPSS20 istatistik programı kullanılmıştır. Sonuç olarak belediye çalışanlarının fiziksel tükenme düzeylerinin iş performansına etkisinde kişisel kontrol durumlarının düzenleyici rolü olduğu tespit edilmiştir. Yine belediye çalışanlarının tükenmişlik düzeylerinin iş performansı üzerindeki etkisinde oluşturulan modellere göre şansa inanma ve kadercilik durumlarının düzenleyici etkisinin olmadığı, fiziksel tükenme düzeylerinin iş performansı üzerindeki etkisinde adil olmayan dünya inancına sahip olma durumunun düzenleyici etkisinin olduğu, ayrıca zihinsel tükenmenin adil olmayan dünya inancı ile birlikte iş performansına etkisi bulunurken, adil olmayan dünya inancının düzenleyici bir rolünün olmadığı belirlenmiştir.

BelediyelerDenetim odağıKamu personeli+5
Vahit Ökmen
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İl milli eğitim müdürlüklerinin stratejik planlamalarının karşılaştırmalı analizi

Geleceğe dair öngörüler doğrultusunda devam ettirilen planlı süreç, hayatın bütün alanlarında artık yadsınamaz bir gerçektir. Planlı yaşamanın gereği olan bu sistematik düzen, kamu idarelerince stratejik planlamalar ile gerçekleştirilmektedir. Bu araştırmanın amacı, daha önce üzerinde bu boyutta bir çalışma yapılmayan, il milli eğitim müdürlüklerinin stratejik planlamalarını, 2018 yılında Kalkınma Bakanlığınca yayımlanan Kamu Kurumları İçin Stratejik Planlama Kılavuzuna göre hazırlayıp hazırlamama durumlarını inceleyip, planlamaların içeriklerinin karşılaştırmalı olarak analizlerini yapmaktır. Araştırmanın yönteminde, literatür taraması yapılarak, stratejik planlama hakkında teorik bilgiler verilmiştir. Literatür taramasına devam edilerek Türk eğitim sistemi incelenmiş ve birde kamu kurumları ile bu kurumlardan olan il milli eğitim müdürlüklerinin stratejik planlama süreçleri ayrı ayrı anlatılmıştır. Sonrasında araştırmaya dahil olan il milli eğitim müdürlüklerinin stratejik planlamalarının karşılaştırmalı analizleri yapılmıştır. Çalışmada, araştırmaya konu olan 10 il müdürlüğünün tespiti yapılırken örneklem, TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) Nüfus verilerine göre nüfusu 100.000 ile 250.000 arasında olan illerin tespitiyle sağlanmıştır. Kamu Kurumları İçin Stratejik Planlama Kılavuzuna göre hazırlanıp hazırlanmadığı tespit edilen planlamaların altındaki her bir başlık, ayrı ayrı incelenerek, önce kılavuza göre analiz edilmiş, daha sonra müdürlüklerin planlamaları karşılaştırılmış ve elde edilen bulgular yorumlanmıştır. Araştırmanın sonucunda, müdürlüklerin yapmış oldukları planlamalarda göze çarpan ilk detaylar, planlamaların genel olarak özensiz oluşu ve özgün olmayışıdır. Birçok il planlamalarının çeşitli bölümlerinde, MEB (Milli Eğitim Bakanlığı) planını alıntıladığı için kılavuza uygun olsa da, özgün olmayan çalışmalar ortaya çıkarmışlardır. Bütün planlamalarda çeşitli başlıklar altında eksikler ve hatalar tespit edilmiştir. Bazı bölümler kılavuza göre hazırlanmışken, bazı bölümlerin yanlış, bazı bölümlerin eksik ve bazı bölümlerinde, tamamen bakanlığın stratejik planlamasından alıntılanarak hazırlandığı belirlenmiştir.

Eğitim yönetimiPlanlamaPlanlama teknikleri+2
Mustafa Algan
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uzaktan eğitim programlarının öğretmenler tarafından algısının teknoloji kabul modeli bağlamında incelenmesi

İçinde yaşadığımız yüzyıl, eğitim teknolojilerinin gelişiminin tarihimiz için ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Okullarımızdaki öğrenci sayısının her geçen gün artması, öğretmen sayısının az olması ve insanların kendi zamanlarını ve nerede eğitim alacaklarına sahip olma isteklerinin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Böylelikle insanların farklı eğitim modellerini keşfetmesinin önü açılmıştır. 2020'de pandeminin başlamasıyla salgın tüm alanları etkilediği gibi eğitimi de olumsuz etkilemiştir. Salgından 63 milyon öğretmen ve 1,5 milyar öğrencinin etkilendiği belirlenmiştir. Eğitim-öğretim sınıf dışına çıkarak sanal ortama taşınmış ve çevrimiçi ortamlarda öğrencilerin eğitim ihtiyacı giderilmeye çalışılmıştır. Dünyada üç yüzyıl önce başlayan uzaktan eğitim çalışmaları özellikle bu dönemde ülkemiz de dahil olmak üzere tüm dünyada bir ihtiyaç haline dönüşmüştür. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) uzaktan eğitimi en etkili şekilde gerçekleştirebilmek adına Eğitim Bilişim Ağı'nı (EBA) güçlendirmiş, kullanımını başlatmış ve Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT) ile dayanışma sağlamıştır. Teknoloji Kabul Modeli (TKM) Sebepli Davranış Teorisi'nden yola çıkarak Davis tarafından geliştirilmiş, bireylerin bilgisayar kullanımını kabullenmelerini ele almak amacıyla oluşturulmuş bir modeldir. Bu modelde yer alan unsurlara göre gerekli incelemeler yapılmış ve bireylerin bilgisayar kullanımına karşı tutumları incelenmiştir. Pandemi şartları ile birlikte öğretmenlerin EBA ile ilgili tutumlarını inceleme alanları meydana gelmiştir. Bu çalışmada Bilecik'te faaliyet yürüten branş öğretmenlerinin TKM bağlamında uzaktan eğitime yönelik algıları ele alınmış ve ilgili alanda çalışmalar incelenerek, anket uygulamasıyla sonuçlar elde edilmeye çalışılmıştır. Elde edilen sonuçlara bakıldığında algılanan fayda, algılanan kullanım kolaylığı, niyet, tutum ve gerçekleşen davranışın anlamlı etkilerinin olduğu belirlenmiştir.

Eğitim Bilişim AğıEğitim programlarıEğitim teknolojisi+3
Elif Okat
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Haset ile örgütsel sapma arasındaki ilişkide ahlaki çözülmenin rolü

Duygular insanların yaşamında yer alan ve insanların davranışlarını şekillendiren önemli bir unsurdur. Günlük yaşamda ve iş yaşamında duyguların ortaya çıkması oldukça doğaldır. Bununla birlikte çalışanlarda olumsuz duyguların varlığı örgütlerde istenmemektedir. Çünkü olumsuz duygular çalışanlara, çalışanların iş arkadaşlarına ve örgüte olumsuz sonuçları bulunmaktadır. Bu durum yönetim-organizasyon ve örgütsel davranış alanında çalışma yapan araştırmacıların dikkatini çekmiştir. Böylece haset duygusunun bireysel, yönetsel ve örgütsel seviyede çalışan davranışları üzerinde hangi etkilerinin olduğuna yönelik birçok çalışma literatüre kazandırılmıştır. Özellikle Türkiye özelinde haset duygusunu ve bu duygunun negatif etkilerini araştıran çalışmaların sınırlı olması nedeniyle bu çalışma yapılmıştır. Bu bağlamda çalışanlardaki haset duygusunun örgütsel sapma (hem kendilerini değerlendirdikleri hem de iş arkadaşlarını değerlendirdikleri) üzerinde bir etki yaratabileceği ve bu etkide ahlaki çözülmenin aracılık rolü üstlendiği düşünülmüştür. Geliştirilen araştırma modeli ve hipotezler yardımıyla söz konusu değişkenler incelenmiştir. Araştırmada TR 41 Bölgesi'nde yer alan mevduat bankalarında çalışan 582 kişiden yüz yüze anket aracılığıyla veriler elde edilmiştir. Elde edilen verilere farklılık, korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır ve yorumlanmıştır. Bulgular, hasetin hem kendilerini hem de iş arkadaşlarını değerlendirdikleri örgütsel sapma ve ahlaki çözülme ile anlamlı ve pozitif yönde, ahlaki çözülmenin hem kendilerini hem de iş arkadaşlarını değerlendirdikleri örgütsel sapma ile anlamlı ve pozitif yönde ilişkiye sahip olduğunu göstermiştir. Haset ve örgütsel sapma (kendileri) ilişkisinde ahlaki çözülmenin tam aracılık, haset ve örgütsel sapma (iş arkadaşları) ilişkisinde ahlaki çözülmenin kısmi aracılığı tespit edilmiştir. Örgütsel sapma (kendileri) ve ahlaki çözülme cinsiyet açısından farklılık göstermiştir. Son olarak örgütsel sapma (iş arkadaşları) ve ahlaki çözülme katılımcıların çalıştıkları bankaların sermaye yapısına göre farklılaştığı tespit edilmiştir.

HasetKıskançlık
Emine Sadıç
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Liderlik, cinsiyet ve etnik köken bağlamında kadın yöneticilerin 'Cam Uçurum' a bakış açılarının incelenmesi: Mobilya sektöründe bir araştırma

Araştırmanın temel amacı Mobilya Sektöründeki kadın yöneticilerin cam uçurum kavramına bakış açılarını incelemektir. Araştırma Bursa ili İnegöl ilçesindeki mobilya üretim fabrikalarında görev yapmakta olan 15 orta düzey kadın yöneticiye yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığı ile uygulanmıştır. Araştırmada Ryan ve Haslam tarafından 2005 yılında geliştirilmiş olan Senaryo tabanlı deneysel çalışmadan faydalanılmıştır. Katılımcıların liderlik tercihleri, cinsiyet ve etnik köken bağlamında cam uçurum algısı ile cam uçurum pozisyonlarının neden ve sonuçlarına bakış açıları araştırılmıştır. Cam uçurum algısının liderlik bağlamında araştırılması sonucunda kişiler arası ilişkiler ve çalışan refahına duyarlılık ile motivasyonun önemine vurgu yapılarak kriz döneminde kadın liderlik özelliklerine sahip liderler ile çalışılmak istendiği bulgularına ulaşılmış; açıkça olmasa da liderlik bağlamında cam uçurum desteklenmiştir. Cam uçurum algısının cinsiyet ve etnik köken bağlamında araştırılması sonucunda 'Uygunluk', 'Liderlik' ve 'Güven' boyutlarında adayların eğitim, deneyim ve yetenekleri doğrultusunda cinsiyet ve etnik köken ayrımı gözetilmeksizin tercih edildiği sonucuna ulaşılmış ve cam uçurum desteklenmemiştir. Katılımcıların cam uçurum pozisyonlarını deneyim ve yeteneklerine güvenmeleri, kariyer fırsatı olarak görmeleri ve riskli de olsa yöneticilik pozisyonun iş tatminlerini arttıracak olması sebepleriyle kabul ettikleri tespit edilmiştir. Riskli yöneticilik pozisyonunu kabul eden katılımcıların psikolojik sağlamlıkları zarar görse veya iş yaşamı ve özel hayat dengesi bozulsa bile yöneticilik pozisyonunda kalmaya kararlı bir duruş sergiledikleri, krizle başa çıkma sürecinde ise özgüvenlerinin yüksek olması, kararlı olmaları, şirketlerine olan bağlılıkları ve sorumluluk almayı önemsemeleri nedenleriyle işten ayrılmayacakları; cam uçurumdan yuvarlanmayacakları sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Cam Uçurum, Cinsiyet, Kriz, Liderlik.

Cam uçurumCinsiyetKriz+1
Ahu Taşdemir
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kurumsal tanıtım faaliyetlerinde dijital medya kullanımı üzerine bir inceleme

Bu araştırmanın amacı, üniversitelerin kurumsal iletişim faaliyetleri kapsamında üniversite tanıtımı amacıyla kullanılan dijital medya kanallarından biri olan "aday öğrenci web sayfalarının" tanıtım süreçlerindeki rolünün ortaya konmasıdır. Bu doğrultuda, Bursa Teknik Üniversitesi lisans öğrencilerine uygulanan anket verilerine dayalı nicel bir saha araştırması gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulguları, aday öğrenci web sayfalarına yönelik farkındalığın sınırlı olduğunu; yalnızca %44,1'inin bu sayfaları ziyaret ettiğini, %17'sinin ise bu mecradan haberdar olmadığını göstermektedir. Üniversiteler hakkında bilgi edinme sürecinde YÖK Atlas (%48,1) ve rehber öğretmenlerin (%26) öncelikli kaynaklar olduğu, aday öğrenci sayfalarının ise %3,4 ile düşük düzeyde kullanıldığı tespit edilmiştir. Araştırma, BTÜ Etik Kurulu'nun 18.07.2024 tarihli ve E.160639 sayılı kararıyla onaylanmıştır. Araştırma sonuçları, aday öğrenci web sayfalarının tanıtım aracı olarak potansiyel taşıdığını ancak bu potansiyelin stratejik biçimde değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.

Kurumsal iletişim
Aynur Kaya
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00

Diğer danışmanlar