Prof. Dr. Kahraman Çatı danışmanlığındaki tezler
15 tez · Gaziantep University, Düzce University, İnönü University
Afganistandaki Ocarina markasına ilişkin marka değerini oluşturan faktörlerin analizi
Markalar günümüz pazarlarında daha fazla müşteriyi cezbetmek için en önemli kaynak ve şirketlerle tüketiciler arasındaki arayüzdür. Bu yüzden şirketler markanın değerini etkileyen faktörlere sürekli olarak odaklamaya çalışmalıdır. Bu çalışmada tüketicilerin tercihlerinde marka değerini belirlemeye yönelik oluşturulan model test edilmektedir. Bu kapsamda Afganistan'daki tüketicilerin marka tercihlerinde etkili olan sosyal, psikolojik ve kişisel faktörler ile marka sadakati, marka farkındalığı, algılanan kalite, marka çağrışımı ve marka imajı değişkenlerinin marka değeri üzerindeki etkileri analiz edilmiştir. Çalışmada elde edilen verilerin analizi sonucunda; marka farkındalığı haricinde tüm değişkenlerin marka değerine etki ettiği tespit edilmiştir.
Yükseköğretim kurumlarında konumlandırma boyutlarının pazarlama karmasına yansıması, konumlandırmanın ve pazarlama karmasının performans göstergeleri üzerindeki etkisi
Çalışmanın temel amacı; yükseköğretim kurumlarında uygulanan konumlandırma boyutlarını, pazarlama karması elemanlarını ve performans kriterlerini tespit etmek, tercih edilen konumlandırma boyutları ile pazarlama karması elemanları arasındaki ilişkiyi, konumlandırmanın pazarlama karmasına etkisini ortaya koymak, konumlandırmanın ve pazarlama karmasının performans kriterleri üzerindeki etkisini incelemek ve üniversite türlerine göre farklılaşma olup olmadığını belirleyerek üniversiteler için öneriler sunmaktır. Araştırmanın evreni Türkiye'de faaliyet gösteren tüm yükseköğretim kurumlarıdır. Amaçlı örneklem yöntemi ile URAP'ın 2012-2017 yılları arasında yayınlanan sıralamalarında, en üst sıralarda yer alan, en alt sıralarda yer alan ve belirlenen dönemde en fazla yükseliş sağlayan üç vakıf ve üç devlet üniversitesi olmak üzere toplamda 18 üniversite araştırmanın örneklemi olarak berlirlenmiştir. Nicel araştırma yöntemi ile gerçekleştirilen çalışmada veri toplama yöntemi olarak anket tekniği tercih edilmiş ve üniversitelerin senato temsilcilerinden, 262 kişiden veri toplanabilmiştir. Çalışma kapsamında üniversitelerde; saygınlık, kampüs imkânları, araştırma olanakları, öğrenci yönlülük ve uluslararası yönlülük olmak üzere 5 farklı konumlandırma boyutu tespit edilmiştir. Bu boyutlar içinden üniversitelerin en çok tercih ettikleri konumlandırma boyutunun öğrenci yönlülük olduğu ve kendilerini öncelikli olarak Sosyal, Beşeri ve İdari Bilimler eğitim alanında konumlandırdıkları sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca konumlandırma boyutlarının, pazarlama karması elemanları üzerinde etkisinin olduğu fakat tercih edilen konumlandırma boyutunun tüm pazarlama bileşenleri üzerinde etkili olmadığı tespit edilmiştir. Bununla beraber üniversitelerde; eğitim-araştırma, topluma katkı, uluslararasılaşma ve girişimcilik olmak üzere 4 farklı performans kriteri tespit edilmiştir. Konumlandırma boyutlarının ve pazarlama karması elemanlarının genel olarak bu performans kriterleri üzerinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca konumlandırma boyutlarından saygınlık boyutunun ve pazarlama karması elemanlarından dağıtım elemanının tüm performans kriterlerini etkilediği görülmüştür. Çalışma kapsamında elde edilen bir diğer sonuç ise devlet üniversiteleri ile vakıf üniversitelerinde; konumlandırma boyutları, pazarlama karması elemanları ve performans kriterlerine yönelik algıda farklılıklar olmasıdır. Üniversite türüne göre senato üyelerinin, pazarlama bileşenlerinin tümüne yönelik algısı farklılaşırken, konumlandırma boyutlarından saygınlık, kampüs imkânları, araştırma olanakları, öğrenci yönlülük boyutlarında, performans kriterlerinden ise topluma katkı ve girişimcilik kriterleri algısında farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yükseköğretim Kurumları, Konumlandırma Boyutları, Pazarlama Karması, Performans Göstergeleri
İşbirlikçi pazarlama yaklaşımının otel işletmelerinin pazarlama anlayışları çerçevesinde irdelenmesi
Bu araştırmanın amacı, bir destinasyonda faaliyet gösteren otel işletmelerinin işbirlikçi pazarlamaya yönelik yaklaşımları ile pazarlama anlayışları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bununla birlikte, bir destinasyondaki otel işletmelerini pazarlama işbirlikleri oluşturma noktasında teşvik eden ve engelleyen faktörlerin ortaya konulması amaçlanmaktadır. Literatürdeki teori ve uygulamaların sınırlılığından ötürü keşifsel ve tanımlayıcı araştırma yaklaşımlarının birlikte kullanıldığı araştırmanın evrenini, Bolu ilinde faaliyet gösteren 3, 4 ve 5 yıldızlı otel işletmeleri oluşturmaktadır. Çalışmada nitel araştırma deseni kullanılmış ve araştırma verileri, yarı yapılandırılmış mülakat tekniği ile elde edilmiştir. Elde edilen veriler, betimsel analiz tekniği ile analiz edilmiştir. Analiz sonucunda, otel işletmelerinin pazarlama anlayışları ile işbirlikçi pazarlama eğilimleri arasında ürün odaklı, işletmeler arası ilişkiler odaklı ve kümelenme odaklı faktörler açısından pozitif yönlü bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Pazar odaklı faktörler açısından ise negatif yönlü bir ilişki olduğu saptanmıştır. Bunun yanı sıra, destinasyonda faaliyet gösteren otel işletmeleri arasında pazarlama işbirlikleri oluşumunu teşvik eden faktörlerin işletmeler arası mevcut ilişkiler, sunulan ürün ve hizmetlerin farklılığı, destinasyon rekabetçiliğini artırma ve destinasyona yeni ürünlerin kazandırılması olduğu tespit edilmiştir. Pazarlama işbirlikleri oluşumunu engelleyen faktörlerin ise bireysel çıkarların ön planda tutulması, mevcut pazarın yeterli görülmesi, liderlik eksikliği ve seyahat acentelerine bağlılık olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: İşbirlikçi pazarlama yaklaşımı, destinasyon pazarlaması,pazarlama anlayışı, otel işletmeleri, Bolu.
Sağlık hizmet kalitesi ve algılanan doktor imajının hasta memnuniyeti üzerine etkisi
Sağlık hizmetlerinde müşteri memnuniyetini etkileyen faktörler gün geçtikçe çoğalmakta ve karmaşık hale gelmektedir. Teknolojik yenilikler, rekabet, toplumun refah düzeyinin yükselmesi, sağlık okuryazarlık bilgi birikimi, müşterilerin istek ve ihtiyaçlarının gün geçtikçe değişiklik arz etmesi sağlık hizmetlerinde de bir takım yeniliklerin yapılmasını zorunlu kılmıştır. Sağlık hizmet sunucuları hayatta kalabilmek, kar elde edebilmek ve rekabet avantajı sağlayabilmek için müşterilerin ve toplumun sesine kulak vermelidirler. Sağlık hizmet tüketicilerinin memnuniyetini yükseltmek, sağlık hizmet kalitesinin kontrolüyle ve doktorların toplumun zihninde oluşturdukları olumlu imajla mümkün olabilir. Dolayısıyla hasta memnuniyeti üzerine etkisi yeterince araştırılmamış doktor imajının ortaya konulması ve sağlık hizmet sunucularının hizmet kalitesi düzeylerinin ölçülmesi literatür ve uygulama açısından oldukça önemli bir durum olarak düşünülmektedir. Bu araştırmanın amacı, sağlık hizmet kalitesinin ve algılanan doktor imajının müşteri memnuniyeti üzerinde etkisini ortaya koymaktır. Bu doğrultuda öncelikle sağlık hizmet kalitesi ile ilgili kavramlar ve boyutlar ele alınmıştır. Literatürde geliştirilen ölçeklerle hastaların sağlık hizmet sunucularından almış oldukları hizmet algıları ortaya konulmuştur. Daha sonra doktorların toplum içerisindeki algılanan imajı ölçülmüştür. Son olarak sağlık hizmet kalitesinin ve algılanan doktor imajının hasta memnuniyeti üzerine etkisi incelenmiştir. Bu araştırmanın evrenini Bolu ve Düzce illerinde sunulan sağlık hizmetlerinden son bir yıl içerisinde en az bir defa yararlanmış kişiler oluşturmaktadır. Bu kapsamda 559 kişiye anket uygulanmıştır. Nicel yöntemler kullanılarak elde edilen verilere faktör, korelasyon, regresyon ve farklılık analizleri uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda, sağlık hizmet kalitesi ile ilgili dört boyut, algılanan doktor imajı ile ilgili beş boyut ve müşteri memnuniyeti ile ilgili iki boyut ortaya çıkmıştır. Sağlık hizmet kalitesinin ve algılanan doktor imajının müşteri memnuniyeti üzerine etkisini incelemek üzere çoklu doğrusal regresyon analizleri yapılmıştır. Yapılan analiz sonucunda sağlık hizmet kalitesi ve algılanan doktor imajının müşteri memnuniyetini etkilediği ortaya çıkmıştır. Ayrıca, sağlık hizmet kalitesi ile algılanan doktor imajı arasında da anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Bu analizlerin dışında, demografik özellikler ile sağlık hizmet kalitesi, algılanan doktor imajı ve müşteri memnuniyeti arasında anlamlı farklılıkların olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Kurum imajının müşteri memnuniyetine etkisi: Kamu- özel hastane örneği
Bu araştırmanın amacı, hastane işletmelerinde kurumsal imajın hasta memnuniyetine etkisinin incelenmesidir. Hastane türüne göre (kamu- özel) göre farklılık gösterip göstermediğini de ortaya koymaktır. Bu amaca ulaşmak için belirlenen bir kamu ve özel hastaneden hizmet alan hastalar araştırmanın evreni olarak belirlenmiştir. Araştırmanın örneklem büyüklüğü her hastane için 250 olmak üzere toplam 500 olarak belirlenmiştir. Veri toplama sürecinde kolayda örneklem yönteminden yararlanılmıştır. Veriler yüz yüze anket tekniğiyle toplanmıştır. Araştırma verileri SPSS 20 paket programında analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda kurumsal imaj ile hasta memnuniyeti arasında pozitif yönlü bir ilişki varken, hasta memnuniyetinin hastane türüne göre farklı olmadığı görülmüştür. Son olarak, demografik özelliklere göre tercih edilen hastane türleri incelendiğinde cinsiyet, yaş, meslek, gelir düzeyi ve eğitim düzeyi gibi tüm demografik özelliklere göre tercih edilen hastane türlerinin farklılık gösterdiği saptanmıştır.
Üniversitelerin marka konumlandırma stratejilerinin öğrencilerin memnuniyeti ve sadakati üzerindeki etkisi: İstanbul'da bulunan üniversitelerde bir araştırma
Üniversiteler tarafından en fazla göz ardı edilen ve yanlış anlaşılan pazarlama unsuru, konumlandırmadır. İyi bir konumlandırma stratejisi, pazarlama karması unsurlarına temel oluşturmakta ve üniversite pazarlama uygulamalarının etkinliğini ve etkililiğini artırmaktadır. Bu çerçevede, bu çalışmanın birinci ana amacı, üniversite konumlandırma stratejilerinde takip edilebilecek tipolojileri kavramsallaştırmaktır. Araştırmanın ikinci ana amacı ise, belirlenen tipolojilerin her birinin üniversite kurumsal imajına, öğrenci memnuniyetine ve öğrenci sadakatine olan etkisini belirlemektir. Bu çalışma iki aşamalıdır. Araştırmanın birinci aşamasında, nitel araştırma tasarımı kullanılarak üniversite tanıtım filimleri içerik analizine tabi tutulmuş ve konumlandırma tipolojileri kavramsallaştırılmıştır. Araştırmanın ikinci aşamasında ise, belirlenen tipolojilerin bağımlı değişkenlere etkisini test etmek için saha araştırması gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini, İstanbul'da bulunanan üniversitelerde öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmada, kotalı örneklem yöntemi kullanılmış ve 1050 kişiden veri toplanmıştır. Elde edilen veriler Yapısal Eşitlik Modellemesi ve SPSS ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, konumlandırma stratejilerinde takip edilebilecek dokuz tipoloji kavramsallaştırılmış ve herbir tipolojinin üniversite kurumsal imajına, öğrenci memnuniyetine ve öğrenci sadakatine etkisi belirlenmiştir. Bu sonuçlardan hareketle, üniversitelere takip edilebilecek konumlandırma tipolojileri ve üniversite konumlandırma stratejisinin nasıl geliştirileceğine ilişkin önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Konumlandırma, Üniversite Konumlandırma Stratejileri, Kurumsal İmaj, Öğrenci Memnuniyeti, Öğrenci Sadakati, Üniversite,İstanbul.
Müşteri memnuniyeti ve müşteri sadakatinin hizmet hatası ve müşteri şikayeti kapsamında incelenmesi
Müşteri memnuniyeti, herhangi bir ticari işletmenin hayatta kalması için çok önemlidir. Bununla birlikte hizmeti veren işletme ve müşteriler arasındaki hizmet alım satım süreçlerinde, hizmet hatası genellikle kaçınılmazdır. Yapılan bu hatalar kaçınılmaz olarak müşteri memnuniyetsizliğine yol açmaktadır ve müşterilerin işletmeye olan sadakatlerini olumsuz olarak etkilemektedir. Bu nedenle işletme yöneticilerinin hataların telafi edilebilmesi için çaba harcaması ve hizmet telafisi yöntemlerini iyi anlaması gerekmektedir. Bu araştırmanın amacı, müşteri memnuniyeti ve müşteri sadakati kapsamında hizmet hatası ve müşteri şikayeti kapsamında incelenmesidir. Araştırmanın evreni, Düzce ilinde ki Mercedes Benz yetkili bayiinin binek araç servisi olarak belirlenmiştir. Yapılan araştırma da soruşturma tekniği kapsamında anket çalışması yapılarak anlık olarak veriler toplanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; hizmet hatasının müşteri memnuniyeti ve sadakat algılamaları üzerinde anlamlı fark oluşturduğu tespit edilmiştir. Şikayette bulunan ve bulunmayan müşterilerin memnuniyet ve sadakat algılamaları arasında ise anlamlı fark bulunmamaktadır. Ayrıca hata ile karşılaşmayan müşteriler ile şikayette bulunan müşterilerin memnuniyet ve sadakat algılamaları arasında da anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir. Yapılan araştırmada müşteri memnuniyetinin müşteri sadakati üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu tespiti yapılmıştır.
Bir referans grubu olarak sosyal medya fenomenlerinin marka imajı üzerindeki etkisi
Gelişen teknoloji ve internetin yaygın kullanımı ile birlikte iletişim araçları değişiklik göstermeye başlamıştır. Markalar geleneksel iletişim araçları yerine aktif iletişimin sağlandığı sosyal medya platformlarına dahil olmakta ve bu süreç fenomen kavramını da beraberinde getirmektedir. Bu çalışma yeni nesil bir referans grubu olan sosyal medya fenomenlerinin marka imajını etkileyip etkilemediğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Fenomen algı boyutlarından hangilerinin bu etkide söz sahibi olduğu incelenecektir. Ayrıca katılımcıların yaş, cinsiyet ve eğitim gibi demografik değişkenlerine bağlı olarak sosyal medya fenomenlerinden etkilenme düzeyleri ve marka imaj algılarının farklılık gösterip göstermediği belirlenecektir. Araştırma amacına ulaşabilmek için nicel araştırma yöntemi tercih edilmiştir. Araştırmada veri toplamak için online anket tekniğinden yararlanılarak 354 katılımcıya ulaşılmıştır. Araştırmanın sonunda sosyal medya fenomenlerinin algılanmaları ile ilgili çekicilik, uzmanlık, güvenirlik boyutları ile fenomene yönelik tutum ve fenomen marka uyumunun marka imajı üzerinde etkisinin olduğu saptanmıştır. Katılımcıların yaş, cinsiyet, eğitim seviyelerinin sosyal medya fenomeninden etkilenmede anlamlı bir farklılık gösterdiği, gelir durumları ve sosyal medyada geçirilen sürenin sosyal medya fenomeninden etkilenmede anlamlı bir farklılık göstermediği belirlenmiştir. Ayrıca marka imajı algısı katılımcıların eğitim seviyesi ve cinsiyetlerine göre anlamlı bir farklılık göstermektedir.
Tüketici kişilik özelliklerinin marka sadakatine etkisinde marka kişilik algısının aracı rolü
Bu çalışmanın amacı tüketicilerin kişilik özelliklerinin marka sadakatine etkisinde marka kişilik algısının aracılık rolünün olup olmadığını belirlemektir. Ayrıca kullanılan cep telefonu markasına göre tüketici kişilik özellikleri, marka sadakati ve marka kişilik algısının farklılaşıp farklılaşmadığı ortaya konulmuştur. Çalışma Samsung ve Apple marka akıllı telefon kullanan ve İnönü Üniversitesi'nde lisans öğrenimi gören 727 kişi üzerinde gerçekleştirilmiştir. Veriler hem yüz yüze hem de online olarak toplanmıştır. Elde edilen veriler, SPSS 22.0 ve SPSS Process v2.16.3 eklentisi ile analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonucuna göre bağımsız değişken tüketici kişilik özellikleri boyutlarının, bağımlı değişken marka sadakati üzerindeki etkisinde, aracı değişken marka kişilik algısı boyutlarının bazı boyutlarında tam aracılık, bazı boyutlarında kısmi aracılık, bazı boyutlarında ise aracılık tespit edilememiştir. Ayrıca tüketici kişiliği, marka sadakati ve marka kişiliğinin kullanılan cep telefonu markasına göre, farklılık gösterdiği tespit edilmiştir.
Sosyal medya pazarlama faaliyetlerinin marka sadakati üzerindeki etkisinde marka imajının aracılık rolü
Çalışmanın amacı, sosyal medya pazarlama faaliyetlerinin, marka sadakati üzerine etkisinde marka imajının aracılık rolünü belirlemektir. İkincil amaç ise demografik özelliklere göre sosyal medya pazarlama algısı, marka imajı algısı ve marka sadakatinin farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemektir. Verileri toplamada anket tekniği kullanılmıştır. Google Form üzerinden hazırlanan anket, sosyal medya platformları aracılığı ile kullanıcılara ulaştırılmıştır. Bu kapsamda 510 sosyal medya kullanıcısından elde edilen veriler, SPSS 22 programı ve SPSS Process v2.16.3 eklentisi ile analiz edilmiştir. Sonuç olarak, sosyal medya pazarlama faaliyetlerinin tüm boyutlarının (eğlence, moda ve kişiselleştirme, etkileşim ve ağızdan ağıza iletişim), marka sadakatini etkilediği belirlenmiştir. Ayrıca, sosyal medya pazarlama faaliyetlerinin marka imajını etkilediği bulunmuştur. Sosyal medya pazarlamasının marka sadakatine etkisinde marka imajının aracılık ettiği de istatistiki olarak saptanmıştır. Ayrıca sosyal medya pazarlama faaliyetleri algılanmasının, katılımcıların demografik özelliklerinden cinsiyet ve eğitim durumuna göre farklılaştığı, marka imajının ve marka sadakatinin de katılımcıların favori marka tercihlerine ve sosyal medyada geçirdikleri süreye göre farklılaştığı tespit edilmiştir.
Gönüllü sade yaşamın tüketim tarzına etkisi
Bu çalışmanın amacı, gönüllü sade yaşamın tüketim tarzına olan etkisini ortaya koymaktır. Ayrıca, gönüllü sade yaşam tarzı ve tüketim tarzının katılımcıların sosyo- demografik özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediği belirlenmeye çalışılacaktır. Araştırma verileri, Elazığ il merkezinde yaşayan 18 yaş ve üstü 500 katılımcı üzerinde, yüz yüze ve online anket yöntemi kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmada, nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22 programıyla analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, katılımcıların gönüllü sade yaşama yönelik tutumlarının tüketim tarzları üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir. Ayrıca gönüllü sade yaşamın ve tüketim tarzının katılımcıların demografik özelliklerinden eğitim durumuna göre farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır.
Teknoloji kabul modeli çerçevesinde internet üzerinden alışveriş davranışının incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, tüketicilerin internet üzerinden satın alma davranışlarının nelerden etkilendiğini belirlemektir. Tüketicilerin internetten satın alma davranışını ölçmek için, Davis (1989) tarafından geliştirilen Teknoloji Kabul Modelinden faydalanılmıştır. Teknoloji Kabul Modeli'nde yer alan algılanan fayda, algılanan kullanım kolaylığı, tutum ve niyetin internetten satın almayı etkileyip etkilemediği belirlenecektir. Modelde dış değişken olarak yer alan; güven, eğlence, kolaylaştırıcı koşullar, sosyal yenilikçilik ve fonksiyonel yenilikçilik faktörlerinin algılanan fayda ve algılanan kolaylık üzerindeki etkisi de ortaya konulacaktır. Ayrıca, katılımcıların demografik özelliklerine göre teknolojiyi kabul etmeleri farklılık gösterip göstermediği de belirlenecektir. Bu amaç doğrultusunda, Davis'in (1989) Teknoloji Kabul Modelinde kullanmış olduğu ölçek esas alınmıştır. Araştırma, İnönü Üniversitesi iç paydaşları olarak kabul edilen, çalışanlar ve öğrencilerden 700 kişiye yüz yüze anket uygulaması şeklinde gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda; katılımcıların yaş ve gelirlerine göre teknolojiyi kabul etme tutumlarının farklılıklar gösterdiği, ancak katılımcıların cinsiyetleri, mesleki durumları, öğrenci olup olmamaları gibi özelliklerinin teknolojiyi kabul etmeye yönelik tutumlarını etkilemediği görülmüştür. Katılımcıların internet üzerinden alışveriş yapmaya duydukları güvenin, internet üzerinden alışveriş yapmaktan duydukları hazzın, internetten alışverişin kolaylaştırıcı koşullarının, algıladıkları faydanın ve kullanım kolaylığının internetten satın alma davranışını etkilediği tespit edilmiştir. Katılımcıların sosyal ve fonksiyonel yenilikçiliğe sahip olmaları, teknolojiyi kabul etmeye yönelik algıladıkları faydayı ve kullanım kolaylığını etkilemektedir. İnternetten alışverişe yönelik algılanan faydanın satın alma niyetini etkilediği saptanmıştır.
Tüketicilerin utangaçlık düzeylerinin satın almayı ertelemeye etkisinde algılanan risk ve satın alma tarzlarının rolü
Bu araştırmanın temel amacı, tüketici utangaçlığının satın alma erteleme eğilimi üzerindeki etkisinde algılanan riskin aracılık, satın alma tarzlarının ise düzenleyici rolünü incelemektir. Araştırma, Ocak–Mart 2024 tarihleri arasında Türkiye genelinde, 18 yaş ve üzeri 1130 bireyden çevrimiçi anket yoluyla kolayda örnekleme yöntemiyle elde edilen verilerle yürütülmüştür. Verilerin analizinde SPSS 25 ve AMOS 23 programları kullanılmıştır. Frekans ve faktör analizleri sonucunda, tüketici utangaçlığı (çekingenlik, yanlış ayıp algısı, başkalarını dikkate alma), algılanan risk (fiziksel ve performans, sosyal, zaman riski) ve satın alma erteleme eğilimi (araştırmacı tüketici, kararsız tüketici, ekonomik sebeplerle erteleyen tüketici) olmak üzere her değişken üçer boyutta yapılandırılmıştır. Hayes'in PROCESS Makro Model 4 ve Model 1 analizleriyle gerçekleştirilen aracılık ve düzenleyicilik testlerinde, fiziksel ve performans riskinin tüm utangaçlık ve erteleme boyutları arasında anlamlı bir aracı rol üstlendiği görülmüştür. Sosyal riskin özellikle kararsız ve ekonomik nedenlerle ertelemede pozitif aracılık etkisi gösterdiği, zaman riskinin ise çoğu boyutta istatistiksel olarak anlamlı bir rol oynamadığı saptanmıştır. Ayrıca, kararsız tüketici davranışı üzerinde tüketici utangaçlığının üç boyutuna dayalı çok kategorili düzenleyici etkiler belirlenmiştir. Sonraki çalışmalarda değişkenlerin farklı ürün kategorileri ve kültürel bağlamlarda test edilmesi önerilmektedir.
Yükseköğretimde kurumsal girişimciliğin ve içsel pazarlamanın ağızdan ağıza pazarlamaya etkisinde iç müşteri memnuniyetinin aracı rolü
Bu çalışmanın amacı yükseköğretimde kurumsal girişimciliğin ve içsel pazarlamanın ağızdan ağıza pazarlamaya etkisinde iç müşteri memnuniyetinin aracı rolünün olup olmadığını belirlemektir. Veriler İnönü Üniversitesi'nde bulunan 407 akademisyenden anket tekniği kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 26.0 ve SPSS Process v2.16.3 eklentisi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın birinci bağımsız değişkeni olan kurumsal girişimcilik iki faktörden oluşmuştur. Bu faktörler sırasıyla "bilimsel ve teknolojik araştırma yetkinliği" ve "ekonomik katkı ve ticarileşme" şeklindedir. İkinci bağımsız değişken olan içsel pazarlama içsel iletişim, motivasyon ve iş tatmini olarak tek faktörden oluşmuştur. Bağımsız değişken olan ağızdan ağıza pazarlama üç faktörden oluşmuştur. Bu faktörler sırasıyla "olumlu ağızdan ağıza pazarlama", "ağızdan ağıza pazarlamanın kapsamı" ve "olumsuz ağızdan ağıza pazarlama" şeklindedir. Aracı değişken olan iç müşteri memnuniyeti tek faktörlüdür. Yapılan analiz sonucunda kurumsal girişimciliğin tüm boyutlarının ağızdan ağıza pazarlamanın tüm boyutlarını etkilediği belirlenmiştir. İçsel pazarlamanın da tüm boyutları ağızdan ağıza pazarlamanın tüm boyutlarını etkilediği belirlenmiştir. Kurumsal girişimciliğin ve içsel pazarlamanın iç müşteri memnuniyetini etkilediği de tespit edilmiştir. Ayrıca, kurumsal girişimciliğin ağızdan ağıza pazarlamaya etkisinde iç müşteri memnuniyetinin aracılık rolünün olduğu istatistiksel olarak belirlenmiştir. İçsel pazarlamanın ağızdan ağıza pazarlamaya etkisinde iç müşteri memnuniyetinin aracılık rolünün olduğu da istatistiksel olarak belirlenmiştir. Son olarak, kurumsal girişimciliğin ve içsel pazarlamanın ağızdan ağıza pazarlamaya etkisinde iç müşteri memnuniyetinin aracı rolünün olduğu görülmüştür.
Çevre bilinci ve sosyal medyanın yeşil ürün satın alma niyetine etkisinde planlı davranışın rolü
Bu çalışmanın temel amacı, çevre bilinci ve sosyal medyanın yeşil ürün satın alma niyeti üzerindeki etkisini belirlemek ve bu etkide Planlı Davranış Teorisi'nin aracı rolünü incelemektir. Araştırmanın alt amaçları arasında çevre bilincinin ve sosyal medyanın yeşil ürün satın alma niyeti üzerindeki doğrudan etkisinin tespit edilmesi; Planlı Davranış Teorisi bileşenlerinden tutum, öznel normlar ve algılanan davranışsal kontrolün yeşil ürün satın alma niyeti üzerindeki etkilerinin incelenmesi; ayrıca bu bileşenlerin aracı değişken rolünün ortaya konması yer almaktadır. Araştırma, Türkiye'de sosyal medya kullanan 18 yaş ve üzeri tüketiciler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, erişim kolaylığı ve maliyet avantajı nedeniyle kolayda örnekleme yöntemi tercih edilmiş, çevrimiçi anket aracılığıyla toplam 1548 katılımcıya ulaşılmıştır. Veriler SPSS 26 ve SmartPLS 4 paket programları kullanılarak analiz edilmiştir. Faktör analizleri sonucunda bağımsız, aracı ve bağımlı değişkenlerin alt boyutları tespit edilmiştir. Çalışmada bağımsız değişkenlerden çevre bilinci değişkeni yeşil düşünme ve yeşil ürün bilgisi boyutları üzerinden ele alınırken, sosyal medya değişkeni sosyal medya etkileşimi ve sosyal medya kullanımı boyutları üzerinden değerlendirilmiştir. Aracı değişken olan planlı davranış ise tutum, öznel norm ve algılanan davranışsal kontrol boyutlarıyla ele alınmıştır. Bağımlı değişken olan yeşil ürün satın alma niyeti ise tek boyut olarak incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, sosyal medya kullanımı, sosyal medya etkileşimi ve yeşil düşünmenin yeşil ürün satın alma niyeti üzerinde pozitif ve anlamlı etkileri bulunmuştur. Ayrıca, tutum ve algılanan davranışsal kontrolün hem çevre bilinci hem de sosyal medya ile satın alma niyeti arasındaki ilişkide aracı rol oynadığı; öznel normun ise aracılık etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Bulgular, çevre bilinci ve sosyal medyanın sürdürülebilir tüketim davranışlarını artırmada etkili olduğunu ve Planlı Davranış Teorisi'nin bu süreçte önemli bir açıklayıcı çerçeve sunduğunu ortaya koymaktadır.