Theses supervised by Prof. Dr. Mehmet Gürol

23 theses · Yıldız Technical University, Fırat University

Master'sOpen AccessTR

Eğitim programları ve öğretim lisansüstü programının öğretim elemanlarının görüşlerine göre değerlendirilmesi

Bu araştırma, Eğitim programları ve öğretimi anabilim dalında yürütülen lisansüstü programın var olan durumunu öğretim elemanlarının görüşleri alınarak ortaya koymak ve eğitim bilimleri alanına, yapacağı katkı beklentisiyle planlanmıştır. Araştırma da 2012-2013 eğitim öğretim yılında Türkiyede Eğitim Programları ve Öğretim Anabilim dalı lisansüstü programının (Tezli Yüksek lisans programı ve doktora programı) mevcut durumuna yönelik öğretim elemanlarının görüşleri alınmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından uzman görüşü alınarak, iki bölümden oluşan tam yapılandırılmış görüşme formu geliştirilmiştir. Araştırma nitel araştırma desenlerinden fenomenolojik desende gerçekleştirilmiştir. Bu doğrultuda araştırmacı 2012-2013 yılları arasında Türkiyede Eğitim Programları ve Öğretim anabilim dalında yüksek lisans ve/veya doktora programlarının bulunduğu devlet üniversitelerinde çalışmakta olan öğretim elemanlarına ulaşmayı amaçlamıştır Araştırmanın evrenini Türkiye deki devlet üniversitelerinde bulunan Eğitim Programları ve Öğretim Anabilim dalındaki 261 öğretim elemanı oluşmaktadır. Bu amaçla öğretim elemanlarının üniversitelerin web sayfalarında yer alan iletişim bilgileriyle kendilerine ulaşmıştır. Gönüllük esas alınarak yürütülen çalışmaya 90 öğretim elemanı katılmış ve çalışma grubu olarak belirlenmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar EPÖnün amacının kamu ve özel sektörde çalışmak üzere bilimsel yeterliliklere, alana özgü donanıma ve eğitim sistemindeki sorunlara çözüm üretebilme becerisine sahip Program Uzmanı yetiştirmek, EPÖnün işlevinin ise lisansüstü düzeyde eğitim vermek, eğitim fakültesindeki diğer bölümlere öğretmenlik meslek bilgisi derslerini vermek kamu ve özel sektörle eğitim programlarının geliştirilmesi, uygulanması ve değerlendirilmesi işlerini yerine getirmek olduğu belirlenmiştir. EPÖ alanında, EPÖnün diğer çevrelerce algılanan profiline yönelik sorunların olduğu belirlenirken mezunların genellikle yeterli donanıma sahip olamadıkları bunun nedeni olarak da EPÖ alanına yönelik becerilere sahip olmadan lisansüstü eğitime başvurmaları neden olduğu belirlenmiştir. Araştırmadan elde edilen diğer bir sonuç ise EPÖ alanında yapılan tezlerin alan eğitiminde yapılan tezlerle çokça benzer yönlerinin olduğu ve bunun eğitim çalışmanın doğal bir sonucu olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca katılımcıların büyük bir kısmı EPÖ alanında verilen lisansüstü eğitimi yeterli görerek lisans eğitiminin açılmasını gerekli görmemekte ve EPÖ alanını gelecekteki durumunu parlak gördüklerini ifade etmişlerdir.

Eğitim bilimleriEğitim programlarıLisansüstü öğretim+3
Belkıs Karabıyık Çeri
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Fatih Projesine ilişkin öğrenci, öğretmen ve veli görüşleri

Bu araştırmanın amacı, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından "Fırsatları Artırma Teknolojiyi İyileştirme Hareketi" kısaca FATİH Projesi olarak adlandırılan çalışmanın uygulandığı kurumlardan birindeki etkililiğini ortaya koymaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Nitel yöntemlerden ise en çok kullanılanları olan görüşme ve gözlem tercih edilmiştir. Veri toplama aracı olarak ise araştırmacı ve danışmanının birlikte geliştirdiği yarı yapılandırılmış görüşme formu ve gözlem formu kullanılmıştır. Görüşme formu her bir paydaş grubu için ayrı ayrı ve grubun özelliğine uygun sorulardan oluşacak şekilde üç farklı form olarak düzenlenmiştir. Görüşme formları için ayrıca uzman görüşü alınmıştır. Bu sayede FATİH Projesi'nin uygulayıcıları olan paydaşlardan en detaylı bilgiler elde edilmeye çalışılmıştır. Gözlem formunda ise FATİH Projesindeki öğretim teknolojilerinin kullanılma sıklığına yer verilmiştir. Araştırmada, durum çalışması tekniği kullanıldığı için örneklem seçilmemiş, bunun yerine bir çalışma grubu oluşturulmasına karar verilmiştir. Bu amaçla 2012-2013 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili Avrupa yakasındaki FATİH Proje'si kapsamında projenin başından bu yana projede yer alan bir lisede görev yapan 3 idareci, 7 öğretmen ve okulun 10 öğrencisi olmak üzere toplam 20 kişi çalışma grubu olarak seçilmiştir. Görüşmeler araştırmacı tarafından çalışmanın yapıldığı okulda birebir olarak yapılmıştır. Gözlemler ise araştırmanın yapıldığı okulda ve öğrencilerin kaldığı yurtta yine araştırmacı tarafından yapılmıştır. Çalışmada her bir paydaş grubu ile yapılan görüşmeler ayrı ayrı ele alınıp incelenmiş olup gözlem formları ile birlikte irdelenmiştir. Sonuç ve öneriler kısmı ise tüm paydaşların ve araştırmacının ortak görüşünü ifade edecek şekilde düzenlenip çalışmanın sonunda ifade edilmiştir. Anahtar Kelimeler: FATİH Projesi, Öğretim Teknolojisi, Durum Çalışması

Eğitim teknolojisiFatih ProjesiOrtaöğretim okulları+4
Mecit Cücü
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim matematik öğretmenliği programının değerlendirilmesi: Bir durum çalışması

Bu araştırma İlköğretim matematik öğretmenliği lisans programının yapılandırmacılık felsefesine dair kazandırmış olduğu becerilerin, Milli Eğitim Bakanlığı'nın kendi bünyesinde çalışan öğretmenler için belirlemiş olduğu yeterlikler ile uyumlu olup olmadığını tespit etmek üzere planlanmıştır. Bu amaçla araştırmada bir devlet üniversitesi belirlenmiş ve belirlenen bu devlet üniversitesinde çalışmakta olan öğretim üyelerinin, bu üniversitede İlköğretim Matematik Öğretmenliği Lisans Programı'nda son sınıfta okumakta olan aday öğretmenlerin ve araştırmanın yapıldığı üniversiteden mezun olan ilköğretim matematik öğretmenlerinin görüşleri alınmıştır. Görüşmeler esnasında veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yeterlikleri esas alınarak ve uzman görüşüne başvurularak yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılmıştır. Araştırmada görüşmelerle birlikte doküman incelemesi de yapılmıştır. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden gerçek durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini araştırmanın gerçekleştirildiği devlet üniversitesinde İlköğretim Matematik Öğretmenliği Anabilim dalında görev yapmakta olan 7 öğretim üyesi, yine bu üniversitede İlköğretim Matematik Öğretmenliği lisans programına kayıtlı olan 62 son sınıf öğrencisi ve bu üniversitenin İlköğretim Matematik Öğretmenliği lisans programından mezun olmuş öğretmenler oluşturmaktadır. Evreni oluşturan paydaşlardan öğretim üyelerinin ve son sınıfta okumakta olan aday öğretmenlerin tamamına ulaşılmış ve 4 öğretim üyesi ile 11 aday öğretmen çalışmaya katılmaya gönüllü olmuşlardır. Çalışmaya katılan 6 öğretmene de kartopu örnekleme yöntemi ile ulaşılmıştır. Program değerlendirme çalışması olan bu araştırma Alkin'in UCLA değerlendirme modeli esas alınarak yürütülmüştür. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre İlköğretim Matematik Öğretmenliği Lisans Programının yapılandırmacı yaklaşımın ilkelerini kazandırması bakımından hem aday öğretmenler, hem öğretim üyeleri hem de programdan mezun olan öğretmenler tarafından eksiklerinin olduğu tespit edilmiştir. Katılımcılar programda daha çok uygulamanın yapılabildiği derslere önem verilmesi gerektiğini, Ölçme ve Değerlendirme, Öğretim Teknolojileri ve Materyal Tasarımı ve Bilimsel Araştırma Yöntemleri derslerinin içeriklerinde düzenleme yapılması gerektiğini, üniversitelerin teknolojik olarak her türlü donanıma sahip hale getirilmesi gerektiğini, lisans programında yer alan staj derslerinin hem sayısının arttırılması hem de içerik olarak daha verimli hale getirilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Program Değerlendirme, İlköğretim Matematik Öğretmenliği Lisans Programı, Öğretmen yeterlikleri, Yapılandırmacı yaklaşım

Aday öğretmenlerEğitim programlarıMatematik dersi+6
Ceyda Çavuşoğlu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu Personeli Seçme Sınavı ve Alan Bilgisi sınavına ilişkin öğretmen görüşlerinin ve metaforik algılarının belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı; İngilizce öğretmenlerinin KPSS ile ÖABS kavramlarına ilişkin zihinlerinde yer alan algıları metaforlar aracılığıyla ortaya koymak ve İngilizce öğretmenlerinin Kamu Personeli Seçme Sınavı ve Alan Bilgisi Sınavına ilişkin görüşlerini tespit etmek ve daha sonra da elde edilen bulguları analiz edip yorumlayarak olası sorunlara çözüm önerilerinde bulunmaktır. Bu amaçla oluşturulan görüşme formu Türkiye'nin çeşitli fakültelerinden mezun olmuş ve 2013 KPSS ve ÖABS'ye giren İngilizce öğretmenlerine mail aracılığıyla ulaştırılmıştır. Bu araştırma kapsamında İngilizce öğretmenlerinin "KPSS" ve "ÖABS" kavramına ilişkin sahip oldukları metaforlar (zihinsel imgeler) incelenmiştir. Bu amaç için katılımcılar tarafından "KPSS ...... gibidir. Çünkü ........" ve "ÖABS ….. gibidir, çünkü ……." ibarelerini tamamlanmıştır. Ayrıca katılımcılara 5 adet açık uçlu soru yöneltilmiştir. Veriler, nitel analizlerden içerik analizi ve betimsel analiz veri çözümleme teknikleri kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre, katılımcılar tarafından KPSS kavramına ilişkin kullandıkları metaforlarda öne çıkanlar; "At Yarışı, Kabus, Karpuz Seçme, Maraton, Ömür Törpüsü, Sırat Köprüsü. ÖABS kavramını yönelik ise "Elek, Meyve Seçme, Samanlıkta İğne Aramak, Sürpriz Yumurta, Vitamin gibi metaforlar yaygındır. Açık uçlu sorulara ilişkin tüm bulgular incelendiğinde, İngilizce öğretmenleri KPSS'nin kendilerini psikolojik, sosyolojik ve fiziksel olarak yıprattığını ve tek başına yeterli ve güvenilir bir ölçme sağlayamadığını vurgulamaktadır. İngilizce öğretmenleri alan bilgisi sınavı ile bu eksikliğin ve olumsuzluğun büyük miktarda olmasa da giderildiği ancak yeterli olmadığı ve bu yüzden alan bilgisi sınavında da bazı düzenlemelerin yapılması gerektiği inancındadır. Ayrıca İngilizce öğretmenleri bu iki sınava ek olarak da öğretmen adayı seçiminde çeşitli uygulamaların getirilmesinin nitelikli ve donanımlı öğretmen seçimi için daha güvenilir ve geçerli sonuçlar doğuracağını düşünmektedirler. Anahtar Kelimeler: alan sınavı, KPSS, metafor öğretmen seçimi, öğretmen atamaları.

AlgıKamu Personeli Seçme SınavıMetaforik algı+6
Samet Elmacı
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İngilizce öğrenmede eğitsel bilgisayar oyunu kullanmanın erişiye, kalıcılığa ve motivasyona etkisi

Bu araştırmanın amacı, İngilizce öğrenmede eğitsel bilgisayar oyunu kullanmanın erişiye, kalıcılığa ve motivasyona etkisini belirlemektir. Çalışma Elazığ ili Merkez Vali Lütfullah Bilgin İlköğretim Okulu'nda altıncı sınıf öğrencileri üzerinde yürütülmüştür. İki farklı altıncı sınıf, deney ve kontrol grubu olarak atanmıştır. Nicel araştırma yaklaşımının kullanıldığı uygulama süreci boyunca, araştırmacı tarafından tasarlanan ?Mathematical Problems? ünitesi ile ilgili eğitsel bilgisayar oyunu öğrencilere sunulmuştur.Araştırma içerisinde yer alan öğrenciler yansız bir şekilde atanıp, araştırmanın deney ve kontrol gruplarını oluşturmuşlardır. Araştırmada yer alan deney ve kontrol grubu öğrencileri toplam 69 kişidir. 33 öğrenci araştırmanın deney grubunu oluştururken, 36 öğrenci ise araştırmanın kontrol grubunu oluşturmuştur. Araştırma süreci içerisinde dersler, deney grubu öğrencileriyle Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim 6. sınıf İngilizce dersi programının yanı sıra eğitsel bilgisayar oyunu ile işlenirken, kontrol grubu öğrencileriyle Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim 6. sınıf İngilizce dersi programıyla işlenmiştir. Çalışmanın veri toplama boyutunda kullanılan araçlardan, akademik başarı testi araştırmacı tarafından oluşturulmuş ve pilot uygulamaları yapılmıştır. Ayrıca, öğrenci motivasyonu için Keller tarafından oluşturulan CIS Motivasyon ölçeği kullanılmıştır. Belirtilen araçlar, deney ve kontrol gruplarına ön-test ve son-test olarak uygulanmıştır. Ayrıca uygulama bitiminden 14 hafta sonra kalıcılığı ölçmek için her iki gruba başarı testi tekrar uygulanmıştır.Elde edilen verilerin analizi sonucunda, eğitsel bilgisayar oyunu ile zenginleştirilen öğrenme ortamlarının, öğrencilerin erişi düzeyleri üzerinde olumlu etkisi olduğu, bunun yanında öğrenmenin kalıcılığı bağlamında da önemli bir katkı sağladığı tespit edilmiştir. Ayrıca gerçekleştirilen uygulamanın sınırlı da olsa öğrencilerin motivasyonları üzerinde olumlu bir etkisinin olduğu belirlenmiştir. Gerçekleştirilen uygulama, ilköğretim düzeyinde eğitsel bilgisayar oyunlarının öğrenmeyi zenginleştiren bir unsur olarak kullanılabileceğini göstermek açısından da önemlidir. Bu araştırma, İngilizce öğrenme de eğitsel bilgisayar oyunlarının kullanımının yaygınlaştırılması gerekliliğini de ortaya çıkarmıştır.Anahtar Kelimeler: Eğitsel bilgisayar oyunu, İngilizce öğrenme, Oyun tasarımı.

Akademik başarıBilgisayar oyunlarıEğitsel oyunlar+7
Vildan Donmuş
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

E-öğrenme ortamında kullanılan öğrenme stil ve stratejilerinin web kullanım madenciliği ile analizi

Öğrencilerin bireysel farklılıklarına göre e-öğrenme ortamlarının düzenlenmesi eğitim teknolojileri alanının önemli bir çalışma konusudur. Öğrencilere öğrenme süreci başlangıcında uygulanacak testler ile öğrenme stillerinin veya öğrenme stratejilerinin tespit edilerek bireysel farklılıklarına uygun öğrenme ortamlarının hazırlanması yeterli bir yaklaşım değildir. Öğrenme süreci içerisinde bu testlerin tekrar edilmesi ise, öğrencilerde olumsuz yaklaşımlara sebep olabilir. Bu nedenlerle, öğrencilerin öğrenme süreci içerisinde e-öğrenme ortamlarındaki davranışlarından öğrenme stillerinin ve stratejilerinin yapay zeka sistemleri yardımı ile algılanması gereklidir. Böylece öğretim süreci içinde bireylere sunulan etkinliklerin bireysel farklılıklarına göre düzenlenmesi mümkün olacaktır. Bu özelliklerdeki e-öğrenme ortamlarının tasarlanmasında, öğrenme stillerinin ve stratejilerinin yapay zeka modelleri ile öğrencilerin web kullanım davranışları üzerinden tespit edilmesi önemli bir boyutu oluşturmaktadır.Bu araştırmada, e-öğrenme ortamında kullanılan öğrenme stil ve stratejilerinin web kullanım madenciliği ile analiz edilmesi amaçlanmıştır. Araştırma deneysel araştırma modellerinden tek grup öntest-sontest desen'e göre tasarlanmıştır. Araştırma kapsamında öğrencilere uygulanan öğrenme stilleri ve öğrenme stratejileri ölçeklerinden elde edilen sonuçlar değerlendirildiğinde, öğrencilerin e-öğrenme ortamlarını kullandıkları süre içerisinde öğrenme stillerinde ve stratejilerinde değişimler meydana geldiği tespit edilmiştir. Öğrencilerin kullandıkları öğrenme stillerinin öntest dağılımları ile sontest dağılımları arasında farklılıklar görülmüştür. Ayrıca öğrenme stillerini oluşturan soyut kavramsallaştırma boyutu ile somut yaşantı boyutu arasında anlamlı düzeyde (p<0,05), aktif yaşantı ile yansıtıcı gözlem boyutu arasında ise anlamlı düzeyde olmamakla birlikte ortalama puanlar açısından değişim olduğu görülmüştür. Güdülenme ve öğrenme stratejileri ölçeğinden elde edilen sonuçlara göre, öntest-sontest toplam ölçek puanlarında farklılık istatistiksel açıdan anlamlı düzeyde çıkmamakla birlikte ölçeğin bazı alt boyutları arasında anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Öğrenme stilleri ile öğrenme stratejileri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla, öğrenme stillerini oluşturan boyutlar ile güdülenme ve öğrenme stratejileri boyutları arasında öntest-sontest puanları için ayrı ayrı korelasyon analizi yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, öğrenme stili boyutlarından aktif deneyim ve yansıtıcı gözlem ile güdülenme ve öğrenme stratejileri alt boyutları arasında anlamlı ilişkiler çıkmış ancak determinasyon katsayısı en yüksek r2=%8 düzeyinde düşük bulunmuştur.Öğrencilerin web kullanım davranışlarından öğrenme stillerinin ve stratejilerinin belirlenmesine yönelik yapılan çalışmalarda: Yapay Sinir Ağları (YSA) ve Karar Ağacı modelleri SAS Enterprise Miner 7.1 programı ile uygulanmıştır. E-öğrenme ortamında öğrencilerin kullanımına sunulan 10 öğrenme etkinliğinin ziyaret süreleri ve sayıları veri madenciliği modellerinin girişlerini oluşturmuştur. Karar Ağacı ve YSA modellerinden elde edilen tüm sonuçlar değerlendirildiğinde, YSA modelinin Karar Ağacı modeline göre daha başarılı olduğu anlaşılmıştır. YSA modeli kendi içerisindeki algoritmalar açısından değerlendirildiğinde ise Levenberg-Marquardt algoritması %91,7 başarı ile öğrencilerin öğrenme stillerini tahmin etmiştir.Öğrenme stratejileri için veri madenciliği modelleri test edilmiş ancak hem güdülenme ve öğrenme stratejileri toplam ölçek puanları, hem de alt boyutlara ilişkin puanlar modelin çıkışı olarak kullanıldığında yapay zeka eğitimi başarıya ulaşmamıştır.Yapılan araştırma sonuçları değerlendirildiğinde, elde edilen yapay zeka modeli ile web kullanım davranışlarından öğrencilerin öğrenme stilleri %91,7 başarı ile öngörülebilmektedir. Yapay zeka modelleri, web tabanlı akıllı öğrenme ortamlarının hazırlanmasında ve anlamsal web uygulamalarının altyapısında kullanılabilir. Araştırma ile ortaya konulan model, öğrencilerin süreç içerisinde öğrenme stillerinde meydana gelen değişimleri algılayan ve bireysel farklılıklarına uygun öğrenme ortamları sunabilen sistemlerin altyapısında kullanılabilir.

Bilgisayar destekli öğrenmeElektronik öğrenmeEğitim programları+7
Nuh Yavuzalp
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Elazığ yatılı bölge ortaokulların biyoharmolojik özelliklerinin incelenmesi

Bu doktora tezinin amacı, yatılı bölge ortaokulların biyoharmolojik özelliklerinin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda Elazığ ilindeki beş Yatılı Bölge Ortaokulu (YBO) Biyoharmolojik Uygunluk Değerlendirmesi (BUD) kuramsal esasları ışığında; Planlama, Projelendirme ve Uygulama (PPU) kriterleri, Mekansal Niteliklerin Yansıma Düzeyi (MNYD) kriterleri, Yaşam Alanı Biyoharmolojik Uygunluk Değerleri (YABUD) ve kullanıcı memnuniyeti açısından incelenmiştir. Çalışma sonunda hiçbir YBO binası PPU ve MNYD kriterleri bakımından BUD sertifikasına değer bulunmamıştır. Okullardan YBO3 binası PPU kriterlerine göre "Uygun Değil", diğerleri ise "İyileştirilmeli" ve MNYD kriterleri bakımından ise YBO2 binası "İyileştirilmeli", diğerleri ise "Uygun Değil" şeklinde düşük nitelikli binalar olarak tespit edilmiştir. YABUD kriterleri bakımından da ortam sıcaklığı, çiğ noktası sıcaklığı, aydınlık, ses düzeyi, gürültü, manyetik alan, havadaki parçacık-partikül sayısı, hava hızı, duvar iç yüzey sıcaklığı, dersliklerin hacmi, dersliklerin alanı, derslik kullanıcı sayısı, kullanıcı başına düşen birim hacim ve kullanıcı sayısına düşen birim alan konularında eksiklikleri vardır. Sonuç olarak, Elazığ ili kapsamında incelenen yatılı bölge ortaokulların mevcut fiziksel özelliklerinin okulun kullanıcı kimliği ve kullanım amacına uygun olmadığı, eğitim ve öğretime olumsuz etkisinin yanı sıra öğrencilerin biyolojik, fizyolojik ve psikolojik gelişimine de olumsuz etkilerinin olabileceği kanaatine varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yatılı Bölge Ortaokulu, Eğitim Yapıları, Biyoharmoloji, Öğrenci, Konfor Şartları

BiyoharmolojiKonforYatılı ilköğretim bölge okulları
Cevdet Emin Ekinci
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

İlköğretim okullarında örtük program ve ilköğretim öğrencilerinin örtük programdan kaynaklanan stres algıları

Yapılan bu araştırmanın amacı sosyoekonomik düzeylerine göre belirlenen okulların örtük programlarının olumlu ve olumsuz unsurlarını ortaya çıkarmak ve olumsuz unsurlarının öğrenciler üzerinde oluşturduğu stres düzeyini belirlemektir. Araştırmada, Kilis ili merkez ilköğretim okulları çalışma alanı olarak seçilmiş ve karma araştırma yönteminden keşfe yönelik desen kullanılmıştır. Milli Eğitim Müdürlüğü?nden gerekli bilgiler alınarak sosyoekonomik düzeyleri üst-orta ve alt olmak üzere üç okul tespit edilmiş ve araştırmanın nitel boyutunu oluşturan gözlem ve görüşmeler yapılmıştır. Örtük programın unsurlarının tespiti konusunda araştırmacı tarafından hazırlanan ?Sınıf içi gözlem formu?; ?Öğretmen görüşme formu? ve ?Öğrenci görüşme formu? kullanılmıştır. İlköğretim okullarında bulunan öğrencilerin örtük programdan kaynaklanan stres düzeylerini belirlemek amacıyla 5?li likert tipi ölçek geliştirilerek uygulanmıştır. Araştırmanın veri kaynaklarının nitel kısmını gözlem yapılan sınıflar; görüşme yapılan öğrenciler ve öğretmenler oluşturmuştur. Nicel kısmını ise ölçek geliştirme sürecinde pilot uygulamanın gerçekleştirildiği 510 öğrenci ile öğrencilerin örtük programdan kaynaklanan stres düzeylerini belirlemek için ölçeğin uygulandığı gözlem yapılan okullardaki altıncı, yedinci ve sekizinci sınıflarda bulunan 469 öğrenci olmak üzere toplam 979 öğrenci oluşturmaktadır. Verilerin analizi aşamasında, nitel veriler NVivo 8 programı ile nicel veriler ise Spss 17.0 programıyla analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda alt ve orta sosyoekonomik düzeydeki okullarda örtük programın olumsuz unsurlarının daha fazla olduğu ve öğrencilerden kaynaklı olumsuzlukların daha fazla gözlemlendiği, üst sosyoekonomik düzeydeki okulda ise örtük programın olumlu ve olumsuz unsurların frekans değerlerinin yakın olduğu ve bu okulda öğretmenlerden kaynaklanan örtük programın olumsuz unsurlarının öğrenci kaynaklı unsurlardan daha fazla olduğu saptanmıştır. Çalışma alanındaki okulların örtük programdan kaynaklanan stres düzeylerine bakıldığında ise öğrencilerde en fazla ?Yönetici-okulun imkânları ? alt boyutunun orta düzeyde stres yarattığı; diğer alt boyutların ise sırasıyla ?Öğrenci ? alt boyutunda orta ve ?Öğretmen? alt boyutunda ise az düzeyde stres yarattığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin örtük programdan kaynaklanan stres düzeylerinin okul, sınıf, cinsiyet, baba mesleği, kardeş sayısı, anne -baba eğitim durumu ve gelir durumu değişkenlerine göre anlamlı şekilde değiştiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Örtük Program, Stres, İlköğretim Okulları, Sosyoekonomik düzey

Figen Yıldırım
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin akademik iyimserlikleri ile yapılandırmacı öğrenme-öğretme etkinliklerini uygulama düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı; sınıf öğretmenlerinin akademik iyimserlikleri ile Yapılandırmacı öğrenme-öğretme etkinliklerini uygulama düzeyleri arasında ilişki olup olmadığının belirlenmesidir. Araştırmanın evreni Türkiye?deki resmi ve özel ilkokullarda görev yapan sınıf öğretmenleridir. Bu evrene ulaşılması zor olduğundan, araştırmada ulaşılabilirliği esas alan elverişlilik örneği ile çalışma grubu oluşturulmuştur. Çalışma grubu oluşturulurken her coğrafi bölgeden bir il esas alınmıştır. Bu iller şunlardır: Tekirdağ, Kahramanmaraş, Muğla, Trabzon, Mardin, Malatya ve Konya. Böylece bu illerdeki ilkokullarda görev yapan toplam 630 öğretmen araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. İlişkisel araştırma modeli kullanılan bu araştırmada, veri toplama aracı olarak akademik iyimserlik (okul formu) ve yapılandırmacı öğrenme-öğretme etkinliklerini uygulama ölçeği kullanılmıştır. Bu ölçeklerle elde edilen veriler, betimsel istatistiksel teknikler, açımlayıcı ve doğrulayıcı analizlerle oluşturulan modellerle çözümlenmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular göre şu sonuçlara ulaşılmıştır: Akademik iyimserlik ölçeği kolektif yeterlik alt boyutu puanları ile akademik iyimserlik ölçeği orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki göstermektedir [R = 0.619; R2=0.384; p ? .05]. Akademik iyimserlik ölçeği güven alt boyutu puanları ile akademik iyimserlik ölçeği yüksek düzeyde ve anlamlı bir ilişki göstermektedir [R = 0. 863; R2= 0. 744; p?.05]. Akademik iyimserlik ölçeği akademik vurgu alt boyutu puanları ile akademik iyimserlik ölçeği yüksek düzeyde ve anlamlı bir ilişki göstermektedir [R = 0. 869; R2= 0. 755 p?.05]. Akademik iyimserlik ölçeği ile alt boyutları arasındaki korelasyon incelendiğinde kolektif yeterlik alt boyutu ile .62, güven alt boyutu ile .86 ve akademik vurgu alt boyutu ile .87 ilişki saptanmıştır. Akademik iyimserlik ile yapılandırmacı öğrenme-öğretme etkinliklerini uygulama ölçeği arasındaki ilişki ise, .38 ile orta düzeyde belirlenmiştir. Akademik iyimserlik ile yapılandırmacı öğrenme- öğretme etkinliklerini uygulama ölçeği arasındaki ilişkiyi incelemek için yapılan yapısal eşitlik modellemesi sonucunda elde edilen sonuçlar ise şöyledir: ?²/sd oranı 3.168, RMSEA 0.059, CFI 0.97, RMR değeri 0.031, SRMR değeri 0.055, NFI değeri 0.95 ve NNFI değeri 0.97. Araştırmada elde edilen bulgular demografik değişkenlere göre incelendiğinde ise, akademik iyimserlik ölçeğinin güven ve akademik vurgu alt boyutunda cinsiyet değişkenine göre, erkek öğretmenler lehine istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık saptanmıştır. Bundan başka araştırmada, yeni eğitim-öğretim programındaki hâkimiyet durum düzeylerinin yüksek olduğunu ifade eden öğretmenlerin akademik iyimserlik ölçeği kolektif yeterlik boyutu ortalamaları da yüksek çıkmıştır. Cinsiyet değişkenine göre akademik iyimserlik ölçeği alt boyutu bileşenleri arasında istatistiksel anlamda farklılık saptanmıştır (Wilks' Lambda = 0.983 ; F = 3.513; p ?.05). Kısmi eta kare değerinin cinsiyet değişkeninin akademik iyimserlik ölçeği alt boyutları olan; kolektif yeterlik (.002), güven (.015) ve akademik vurgu (.012) alt boyutları üzerinde etkisinin oldukça düşük olduğu görülmüştür. Cinsiyet değişkenine göre akademik iyimserlik ölçeği ve yapılandırmacı öğrenme-öğretme etkinliklerini uygulama ölçeği bileşenleri arasında istatistiksel anlamda farklılık belirlenmiştir (Wilks' Lambda = 0.985; F = 4.777; p ?0.05). Öğretmenlerin görev yaptıkları bölge ve yeni program ile ilgili hizmet içi eğitim alma durumları akademik iyimserlik ölçeği kolektif yeterlik alt boyutu puanları üzerindeki ortak etkisinin de manidar olduğu [F(1. 626) = 6.848; p (.009) ? 0.05] belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Akademik iyimserlik, Yapılandırmacı öğrenme, İyimserlik, Sınıf öğretmeni, Öğrenme-öğretme etkinlikleri

Seda Kerimgil Çelik
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmen adaylarının anne baba tutum algısı, eleştirel düşünme ve problem çözme becerileri arasındaki ilişki

Bu araştırmadaki amaç: Okul Öncesi Öğretmen Adaylarının Anne Baba Tutumları, Eleştirel Düşünme ve Problem Çözme Becerileri Arasındaki İlişkinin incelenmesidir. Araştırma 2011-2012 eğitim-öğretim yılında gerçekleştirilmiştir. Türkiye'nin 7 coğrafi bölgesinden birer üniversite belirlenerek ve bu üniversitelerin eğitim fakültelerinin okul öncesi öğretmenliği son sınıfında öğrenim gören 277 öğrenciden veri toplanmıştır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Öğretmen adaylarının kişisel özelliklerini belirlemek için "Kişisel Bilgi Formu", diğer değişkenler için "Problem Çözme Envanteri", "Eleştirel Düşünme Ölçeği" ve "Anne Baba Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 21.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Veriler değerlendirilirken tanımlayıcı istatistiksel metotları (Sayı, Yüzde, Ortalama, Standart sapma) kullanılmıştır. Niceliksel verilerin karşılaştırılmasında iki grup arasındaki farkı t-testi, ikiden fazla grup durumunda parametrelerin gruplar arası karşılaştırmalarında Tek yönlü (One way) Anova testi ve farklılığa neden olan grubun tespitinde Tukey Post Hoc testi kullanılmıştır Araştırmanın bağımlı ve bağımsız değişkenleri arasındaki ilişki, Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Analizi ve lineer regresyon analizi ile test edilmiştir. Araştırma bulgularına göre okul öncesi öğretmen adaylarının anne baba tutum algıları: Cinsiyet ve baba eğitim düzeyine göre farklılık göstermezken, annenin eğitim düzeyi, öğretmen adaylarının yaşı ve aylık gelir düzeylerine göre farklılaşmaktadır. Eleştirel düşünme, hiçbir demografik özelliğe göre farklılık göstermemektedir. Problem çözme becerileri: Cinsiyet ve baba eğitim düzeyine göre farklılık göstermezken; öğretmen adaylarının yaşı, anne eğitim düzeyi ve aylık gelir düzeylerine göre farklılaşmaktadır. Eleştirel düşünme, anne baba tutumları ve problem çözme becerileri arasında anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının eleştirel düşünme becerileri ile anne babanın demokratik tutum algıları arasında pozitif yönde, problem çözme becerilerinin geneli ve tüm alt boyutları ile anne babanın demokratik tutum algıları arasında pozitif yönde bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Yine problem çözme becerilerinin geneli ve aceleci yaklaşım, düşünen yaklaşım, kaçıngan yaklaşım, kendine güvenli yaklaşım ve planlı yaklaşım alt boyutları ile koruyucu ve otoriter anne baba tutum algıları arasında negatif yönde bir ilişki olduğu görülmüştür. Bu bulgulara dayalı olarak uygulayıcılara ve araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.

Aday öğretmenlerAna-baba algısıAna-baba tutumu+5
Özgün Zincirli
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğrenme nesneleri ile zenginleştirilmiş öğretim ortamlarının öğrenci başarıları tutumları ve motivasyonları üzerindeki etkisi

Bu araştırmanın amacı, öğrenme nesneleri ile zenginleştirilmiş öğretim ortamlarının, öğrencilerin akademik başarıları, tutumları ve motivasyonları üzerindeki etkisini incelemek ve bu ortamda bulunan öğrenci ve öğretmenlerin sürece ilişkin görüş ve algılarını değerlendirmektir. Belirtilen amaç doğrultusunda, 2007?2008 öğretim yılı ikinci döneminde, Elazığ il merkezinde bulunan iki farklı ilköğretim okulundaki dört tane 7. sınıfın Fen ve Teknoloji dersinde araştırma yapılmıştır. Hem nicel hem de nitel yaklaşımların birlikte kullanıldığı uygulama süreci boyunca, çeşitli nesne ambarlarından ?maddenin yapısı ve özellikleri? ünitesi ile ilgili nesneler seçilerek, haftalık içeriğe göre İnternet üzerinden hizmete açılmıştır. Nesnelerin yayımlanması için öğretim yönetim sistemi olarak Moodle platformu kullanılmıştır.Araştırmanın çalışma grubunu her bir okuldan, deney ve kontrol grubu olmak koşuluyla toplam 78 öğrenci oluşturmuştur. Kontrol gruplarında, öğretim geleneksel olarak yürütülmüş, deney gruplarında ise geleneksel öğretimin yanı sıra seçilen öğrenme nesnelerinin içeriğe uygun olarak kullanılması sağlanmıştır. Çalışmanın nicel veri toplama boyutunda kullanılan araçlardan, akademik başarı testi ve tutum ölçeği araştırmacı tarafından oluşturulmuş ve pilot uygulamaları yapılmıştır. Ayrıca, öğrenci motivasyonu için Keller tarafından oluşturulan CIS Motivasyon ölçeği kullanılmıştır. Belirtilen araçlar, Deney A ve Kontrol A gruplarına sadece sontest olarak, Deney B ve Kontrol B gruplarına ise öntest ve sontest olarak uygulanmıştır. Ayrıca uygulama bitiminden 6 hafta sonra kalıcılığı ölçmek için bütün gruplara başarı testi tekrar uygulanmıştır. Nitel veri toplama boyutunda ise görüşme, gözlem kayıtları ve değerlendirme formları aracılığıyla öğrenci ve öğretmenlerin sürece ilişkin algı ve tutumları ortaya konmaya çalışılmıştır.Elde edilen verilerin analizi sonucunda, öğrenme nesneleri ile zenginleştirilmiş öğretim ortamlarının, öğrencilerin akademik başarısı üzerinde olumlu etkisi olduğu, bunun yanında öğrenmenin kalıcılığı bağlamında da önemli bir katkı sağladığı tespit edilmiştir. Ayrıca gerçekleştirilen uygulamanın sınırlı da olsa öğrencilerin tutumları ve motivasyonları üzerinde olumlu bir etkisinin olduğu belirlenmiştir. Öğrenci ve öğretmen görüşleri analiz edildiğinde, uygulamanın yararlı olduğu ve özellikle gerekli fiziksel koşullar sağlandığında daha başarılı sonuçların elde edilebileceği görülmüştür. Gerçekleştirilen uygulama, ilköğretim düzeyinde ve gerçek sınıf ortamında öğrenme nesnelerinin öğretimi zenginleştiren bir unsur olarak kullanılabileceğini göstermek açısından da önemlidir. Bu araştırma, Türkçe hazırlanmış öğrenme nesnelerinin tasarlanması ve bu nesnelerin yine Türkçe nesne ambarları üzerinden kullanıma sunulmasının hızla yaygınlaştırılması gerekliliğini de ortaya çıkarmıştır.Anahtar Kelimeler: Öğrenme Nesneleri, Nesne Ambarları, Fen ve Teknoloji Öğretimi, Nitel Araştırma, Öğretim Yönetim Sistemleri.

Öğrenme yönetim sistemleri
Yalın Kılıç Türel
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Eğitim bilimleri alanında yürütülen lisansüstü eğitiminin öğrenci ve öğretim elemanları görüşlerine dayalı olarak durumunun değerlendirilmesi

Bilimin ve bilginin sürekli değiştiği dünyada, yaşam koşulları da hızla değişmektedir. Toplumsal beklentiler artık yerel olmaktan uzak, küresel şekillenmenin basıncı altındadır. Yapılan çalışmalar göstermektedir ki; nitelikli sürdürülen eğitimsel faaliyetlerin her kademesi, o toplumun geleceğine konmuş birer tuğladır. Güncel yaşamın niteliğini ve sürdürülebilir bir kalkınmayı artılara taşımanın yolu, bilimsel verilerin aydınlığında gerçekleşecektir. Bu bilimsel süreç ise üniversitelerin projeksiyonundadır. İşte bu çalışmayla eğitim bilimleri alanındaki lisansüstü eğitiminin sürece ilişkin işleyişi gözden geçirilerek, katılımcıların bakış açısıyla sorunlar ve bu sorunlara ilişkin çözüm önerileri geliştirilmiştir.YöntemÖğretim üyeleri ve lisansüstü öğrencilerinin görüşlerini almak amacıyla nicel karakterli 40 adet soru formu oluşturularak farklı bölgelerdeki gelişmiş 12 Üniversitenin ilgili enstitülerine ulaşılmıştır. 135 kişilik öğretim üyesi ve 140 kişilik lisansüstü öğrencisinden dönüt sağlanmıştır.Bu bölümde; araştırmanın modeli, araştırmanın deseni, araştırmada kullanılacak veri toplama aracı ile verilerin analizinde kullanılacak istatistiksel teknikler, nicel boyutlar kapsamında ayrı ayrı ele alınarak incelenmiştir.Verilerin çözümlenmesinde; tez türü, cinsiyet, ABD, yaş, görev süresi ve çalışılan bölüm gibi bağımsız değişkenlerle beraber verilen çoklu seçenekli soru formu değerlendirilmiştir. Bağımlı ve bağımsız değişkenler betimsel istatistik eşliğinde bağımsız değişkenler için t testi, tek yönlü ANOVA testi ve çapraz karşılaştırma yapmak için ki-kare istatistik teknikleri kullanılarak yorumlama yapılırken, kapalı uçlu çoktan seçmeli görüşlere ilişkin istatistik sonuçları üzerinde yorum yapılarak açıklanmıştır.ÖrneklemAraştırmanın örneklemi, kapsam geçerliliği ve güvenirliği artırmak amacıyla, araştırmanın ana kütlesini temsil edeceğini düşünülen Türkiye'de bulunan 7 Coğrafi bölge içerisinden her bölgeden en az bir üniversite olması koşulu sağlanarak örnekleme birimlerinin daha çok doktora eğitimi yaptığı bilinen üniversiteleri kapsaması planlanmıştır.Araştırmanın SonucuLisansüstü eğitime girişte yapılan öğrenci seçiminde, danışman ve öğrencilerin hazır bulunuşluluk düzeylerinde, öğrenme ortamlarının öğretimsel boyutunda, ders içerikleri ve yapılan tezlerin genel nitelikleri üzerinde bazı aksaklıkların olduğu tespit edilmiştir.Araştırma verilerine göre tezlerin bulguları, daha çok alandaki çalışmalara paralel ve yerel çalışmalar olduğu vurgulanırken, katılımcıların çoğunluğu tez araştırmasının önündeki engel olarak, en çok kurumsal kültür'ü görmüşlerdir. Öğretim üyelerinin iletişim becerisinin kadınlarda erkeklere oranla daha yüksek düzeyde yeterliliğe sahip olduğu göze çarpmaktadır.Eğitim bilimleri alanında lisansüstü eğitimde, örneklemin cinsiyet dağılımı kadın ve erkek oranları birbirine yakın olmakla beraber, lisansüstü eğitim yapanların % 65'ine yakın bir oranda özel hayatlarının olumsuz etkilendiği bulgulara yansımıştır.? Lisansüstü eğitimde yabancı dil gereklidir.? diyenlerin oranı öğrencilerde %76 gibi oldukça yüksek bir oranda seyrederken, lisansüstü çalışmaların dünyadaki çalışmaların gerisinde olduğuda ifade edilmiştir. Dünyadaki çalışmaların farkında olunmadan benzerlerinin yapıldığı dile getirilerek, lisansüstü eğitim çıktılarına Avrupa'daki gibi bir değerlendirme sisteminin getirilmesi gerektiği görüşleri vurgulanmıştır.Öneriler?Öğretim üyelerinin ders sayısının azaltılmalı, lisansüstü eğitimde öğretim üyelerine niteliği arttırıcı tedbirler alınmalıdır.?Öğretim üyelerinin özel hayatının olumsuz etkilenmemesi için çalışma koşulları gözden geçirilmelidir.?Eğitim bilimleri lisansüstü alanına, öğrenci olarak gelenlerin, lisans mezuniyet alanının, eğitim bilimleri alanına yakın alanlardan gelmeleri ve ilgili alan üzerine lisansüstü derecelerini yapması için önlemler alınmalıdır.?Lisansüstü eğitimin amacına ilişkin bilgilerin öğrencilere daha önceden kazandırılması sağlanmalıdır.?Lisansüstü eğitime giriş sınavı olan ALES' in içerik olarak yeniden yapılandırılarak, öğrencilerin kişisel özellikleriyle alana ilişkin özellikleri örtüştürerek ölçen bir sınav aracı haline getirilmelidir.?Lisansüstü eğitimin öğrenme ortamına dönük olumlu atmosferin sağlanması için önlemler alınmalıdır.?Tez süresince öğretim üyesi ve ilgili enstitü tarafından yapılan destekleme ve rehberlik faaliyetlerine önem verilerek bu yönde tüm iletişim kanallarının açık olması sağlanmalıdır.?Bu noktada tezlerin birbirini tekrar eder yönünün önüne geçinebilmesi için YÖK tarafından geliştirilecek hızlı bir erişim ağı ile çeşitli arşivleme ve fihrist çalışması yapılmalıdır.?Öğretim üyelerinin özel hayatının ve aile yaşamının ideal şartlara dönüşmesi için bir takım önlemler alınarak bu yönde yaşanabilecek sorunların önüne geçilmelidir.?Lisansüstü eğitiminde yabancı dil kullanımının gerekliliğinden hareketle özellikle konuşabilme ve yazabilme becerilerine dönük dil becerisini ölçebilecek ölçme aracı geliştirilmelidir.?Üniversitelerin kendi gelişimlerini tamamlayabilmeleri için lisansüstü eğitimin ortaya koymuş olduğu verilerden faydalanarak kendi ARGE sistemleri içerisinde dönüşüm ve gelişim kültürünü benimseyen üniversite kültürünü yerleştirmelidir.Anahtar Kelimeler: Eğitim, Program, Eğitim Bilimleri, Lisansüstü Eğitim. Üniversite, Nitelik, Nicelik.

EğitimEğitim bilimleriLisansüstü programlar+6
Tuncay Dilci
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Kişiye özgü öğretim portalının öğrenenlerin akademik başarısı ve tutumları üzerindeki etkisi

Bu tez çalışmasında geliştirilen kişiye özgü öğretim portalında, öğrenme belirsizliklerini en aza indirgeyip, verimli ve etkili bir zeki öğretim sistemi oluşturmak amacıyla uzman sistem tekniklerinden bilginin kural tabanlı sunumu ve yapay zekâ teknikleri kullanılmıştır. Hazırlanan kişiye özgü öğretim portalı, bireyin bilişsel bilgi düzeyine göre ve kişiselleştirilmiş bir öğrenme içeriği sunmaktadır. Geliştirilen yazılımın öğrenci başarı ve tutumuna etkisini değerlendirmek amacıyla Fırat Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Yazılım Mühendisliği bölümündeki öğrenciler üzerinde 8 haftalık bir uygulama çalışması yapılmıştır.Araştırma, deneysel bir çalışma olup, ön test ve son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmaya, deney (n=28) ve kontrol (n=28) gruplarının denk olduğu toplam 56 öğrenci katılmıştır. Deney grubu kişiye özgü öğretim portalında, kontrol grubu ise geleneksel öğrenme çevrelerinde çalışmalarını gerçekleştirmiştir.Araştırmada, veri toplama aracı olarak, akademik başarı testi ve tutum ölçeği kullanılmıştır. Araştırma hipotezlerini test etmek için, veri toplama araçlarından elde edilen niceliksel veriler bilgisayar destekli istatistik yazılımı olan ?SPSS 15 for Windows? programında, yüzde frekans ve bağımlı-bağımsız gruplar için t-testi kullanılarak değerlendirilmiştir.Yapılan analizler sonucunda; başarı öntestlerinde deney ve kontrol grupları arasında anlamlı bir farklılığın olmadığı görülmüştür. Başarı sontestlerinde ise iki grup arasında anlamlı farklılık görülmüştür. Deney grubu, uygulanan tutum ölçeğinde öntest ve sontest değerlerine göre olumlu yönde tutum belirtmiştir.Hem başarı testi hem de tutum ölçeği, kişiye özgü öğretim portalının geleneksel ortam ile birlikte kullanıldığı zaman olumlu etkilerinin olduğunu göstermiştir.

Akademik başarıBaşarıElektronik öğrenme+11
Ferhat Bahçeci
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Web tabanlı yabancı dil öğretiminde öğrenme nesneleri: Erişi, kalıcılık ve tutumlara etkisi

Bu araştırmanın amacı öğrenme nesneleri ile desteklenmiş ve zenginleştirilmiş web tabanlı yabancı dil eğitimi ortamının öğrencilerin akademik başarı, kalıcılık ve tutumları üzerindeki etkisini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda 2010-2011 eğitim-öğretim yılı güz döneminde, Kırıkkale Üniversitesi Bilgisayar programcılığı İngilizce I dersinde araştırma yapılmıştır. Nicel olarak yapılan bu araştırma boyunca, bazıları uzmanların hazırladığı materyallerden dönüştürülen ve bazıları araştırmacının uzman görüşleri alarak hazırladığı ses, video, sunum, animasyon ve resim gibi çeşitli formatlarda hazırlanan 6 haftalık ders planına uygun toplam 70 adet öğrenme nesnesi Kırıkkale Üniversitesi Öğretim Yazılım Sistemi'nin içine entegre edilmiştir.Araştırmanın çalışma grubu, deney ve iki kontrol grubu olmak üzere 118 öğrenciden oluşturulmuştur. Deney grubunda web tabanlı yabancı dil öğretimi yapılan öğrencilerin ders içerikleri öğrenme nesneleri ile desteklenmiş; kontrol gruplarında ise geleneksel öğretim yürütülmüştür. Çalışmada nicel veri toplamada başarı testi, kalıcılık testi ve tutum ölçeği kullanılmış olup, elde edilen veriler SPSS veri analizi programı ile analiz edilmiştir. Belirtilen araçlar gruplara ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Ayrıca uygulama bitiminden 6 hafta sonra kalıcılığı belirlemek için her üç gruba da kalıcılık testi olarak başarı testi tekrar uygulanmıştır. Uygulama sonrası, öğrenme nesneleri ile ders içeriği desteklenen deney grubuna, kullanılan öğrenme nesnelerine yönelik tutumlarını belirlemek amacıyla tutum ölçeği uygulanmıştır.Araştırmada elde edilen verilerin sonucunda, öğrenme nesneleri ile desteklenmiş web tabanlı yabancı dil eğitiminin deney grubunda yer alan öğrencilerin akademik başarısı üzerinde olumlu etkisi olduğu, buna ek olarak öğrenmenin kalıcılığı noktasında diğer gruplara oranla kısmi düşüş görüldüğü tespit edilmiştir. Deney grubundaki öğrencilere uygulanan öğrenme nesnelerine yönelik tutum belirleme noktasında, öğrencilerin öğrenme nesnelerine karşı olumlu tutumlar sergiledikleri ortaya çıkmıştır. Araştırmamız web tabanlı yabancı dil öğretiminde öğrenme nesneleri kullanılmasının öğrencilerin başarısına olumlu etkisini göstermesi ve bu öğretim ortamında öğrenme nesnelerinin kullanılabileceğini ortaya koyması bakımından önemlidir. Ayrıca öğrencilerin öğrenme nesnelerine karşı tutumlarının olumlu olduğunu göstermesi kaydedeğerdir. Araştırmamız yabancı dil eğitiminde kullanılabilecek öğrenme nesnelerinin ve bu nesnelerinin barındırıldığı ambarların sayısının yetersiz olduğunu ve bu eksikliğin giderilmesinin web tabanlı yabancı dil eğitimine katkılar sağlayabileceğini de ortaya çıkarmıştır.Anahtar Kelimeler: Öğrenme Nesnesi, Uzaktan Eğitim, Web Tabanlı Öğretim, Yabancı Dil Öğretimi, Eğitim Teknolojisi

Eğitim teknolojisiKalıcılıkTutumlar+6
Ahmet Başal
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal bilgi inşasına dayalı sanal öğrenme çevrelerinin öğrenci başarısı ve tutumlarına etkisi

ÖZET Doktora Tezi Sosyal Bilgi İnşasına Dayalı Sanal Öğrenme Çevrelerinin Öğrenci Başarısı ve Tutumlarına Etkisi Bünyamin ATICI Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı Mart 2004, Sayfa: XII + 217 Bu araştırmanın amacı, sosyal bilgi inşasına dayalı sanal öğrenme çevrelerinin öğrenci başarısı ve tutumlarına etkisini belirlemektir. Bu açıdan, "Gelişim ve Öğrenme" dersi kapsamında, sosyal bilgi inşasına dayalı sanal ile geleneksel öğrenme çevreleri arasında, temel farklılıkların olup olmadığının belirlenmesi amaçlanmaktadır. Araştırmaya, 2002-2003 öğretim yılı güz döneminde Fırat Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi, ikinci sınıf programında yer alan "Gelişim ve Öğrenme" dersini alan öğrenciler katılmıştır. Deneysel olarak planlanan bu araştırma için, iki deney ve bir kontrol grubu olmak üzere, her birinde 24' er öğrenci olan üç grup oluşturulmuştur. Araştırma, öntest-sontest ve deney-kontrol grubu desenine uygun olarak planlanmıştır. Deney- 1 grubu "sosyal bilgi inşasına dayalı sanal", deney-2 grubu hem "sosyal bilgi inşasına dayalı sanal" hem de "geleneksel", kontrol grubu ise sadece "geleneksel" öğrenme çevrelerinde bulunmuştur. Araştırma sonucu elde edilen bulgulardan bazıları şunlardır; deney- 1 ve deney-2 gruplarında elde edilen, sontest başarı ortalaması ile kontrol grubundaki sontest başarı ortalaması arasında, anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Deney- 1 ve deney-2 gruplarında elde edilen kavrama düzeyi sontest basan ortalaması ile kontrol grubundaki kavrama düzeyi sontest basan ortalaması arasında, anlamlı bir farklılık belirlenmiştir. Grupların erişi puanlan ortalamaları açısından, farklılaşmadıkları gözlenmiştir. Bu araştırma kapsamında geliştirilmiş olan sosyal bilgi inşasına dayalı sanal öğrenme çevresinin, öğrenmeye etkisi ve katkısı olumlu bulunmuştur. Araştırma verilerinden yola çıkarak, öğrencilerin bilgiyi özgürce ve kolaylıkla, ama disiplin ve amaç ile birlikte keşfetmelerinin amaçlanması gerektiği önerisinde bulunabilinir. Ayrıca, bu çevrenin etkiliğinin belirlenmesine ilişkin edebiyat, sosyoloji, tarih, felsefe vb. alanlarda da çalışmalar yapılmasının yararlı olacağı söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgi İnşasına Dayalı Sanal Öğrenme Çevreleri, Bilgisayar Ortamlı İletişim, Çevrimiçi Öğrenme Toplulukları, Oluşturmacı/Yapıcılık.

Sanal öğrenme ortamlarıSosyal bilgilerÖğrenci başarısı+4
Bünyamin Atıcı
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Yapımda endüstrileşmenin ülkemiz bina sektörü koşulları açısından irdelenmesi

Teknik ve ekonomik gelişmenin tümüyle ekonomik bünyeyi etkilediği bilinmektedir. Bu gelişim; hangi üretim dalında talep çoğalmışsa o alanda endüstrileşmeyi kaçınılmaz kılmıştır. İnşaat sektöründe de özellikle 2.Dünya Savaşından sonra yıkılmış olan Avrupa'nın yeniden inşa edilebilmesi için hızlı ve ekonomik konut yapım isteği, endüstrileşmiş yapım sistemlerini gündeme getirip, değişik teknolojilerin uygulanmasına sebep olmuştur. Ülkemizdeki demografik baskı, doğal afetler, mevcut konutlarının gereksinimlere cevap verememesi vb. nedenler hızlı konut yapım çalışmalarının başlatılmasına neden olmuştur. Oysa geçmiş yıllarda özellikle konut alanında prefabrikasyonu gerektiren bazı ön-koşulların bulunmasına karşın; devlet desteği olmaması nedeniyle, endüstrileşmiş yapım sistemleri "deprem evleri-afet konutları" vb. geçici yapılar için uygulamaya sunulmadan önce yerel halkın sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik yapısına uyup uymadığı araştırılmadan hizmete sunulmuştur. BU uygulama, halk arasında son yıllara kadar "prefabrike konut" denildiğinde derme çatma, geçici barakalar olarak anımsanmıştır. Halen prefabrike konutların iki kattan daha yüksek yapılamayacağı kanısı ülkemizde yaygındır. BU yanlış kanının ortadan kaldırılabilmesi ve halkın ilgisini çekebilmesi, devlet desteğinin yanı sıra, endüstrileşmiş yapım sistemlerini ülkemizin olanak ve koşullarına uygun teknolojilerinin geliştirilip uygulanmasıyla mümkün olabilecektir. Ülkemizde endüstrileşmiş yapı üretimi daha çok tek katlı endüstriyel yapılarda uygulanmaktadır. Konut açığımızın hızla artması bu konuda prefabrikasyon tartışmalarını ve uygulama hazırlıklarını gündeme getirmiştir. Yakın gelecekte, konut uygulamalarında, çeşitli endüstrileşmiş yapım uygulaması girişimleri yoğunlaşacaktır. Türkiye de yapı üretiminin endüstrileşme çabaları, çoğu yanlış atılmış adımlardır. Prefabrike üretim yolu ile Türkiye genelinde ekonomik üretim yapıldığı söylenemez. Ekonomik, hızlı ve kaliteli üretimlerin sayısı çok azdır. BU genel başarısızlığın en önemli nedeni, ulusal ekonomi koşulları ile yeni endüstrinin henüz bağdaştırılamamış olmasıdır. Çoğu uygulamalar dış kaynaklı lisans veya patentli teknolojiler ile gerçekleştirilmeye çalışılmıştır. BU lisans veya patentlerin, ülkemizin olanak ve koşullarında uygulanması gibi yanlış bir yaklaşımda ısrar edildiği sürece Türkiye için prefabrikasyonda başarı sansı yoktur. Ülkemizin olanak ve koşullarına uymayan, dışarıdan olduğu gibi alınan hazır çözümlerin yapı sanatı ve üretimine katkısı olamayacaktır. Ülkemizdeki endüstrileşmiş yapı üretim çabaları için bir dizi sorunlar sayılabilir. Türkiye bir deprem ülkesidir, henüz prefabrike tasarım, uygulama ve kalite kontrol yönetmelikleri yoktur. BU güne kadar yapılan üretimlerde, daha önceki deneyimlerden kaynaklanan yeterli bir bilgi ve tecrübe birikimi oluşturulamamıştır. Temel sorun; yapı üretiminin endüstrileşmesinde, üretim öğelerinin üretimdeki paylarının doğru bir model içinde ve ülke koşullarına uygun olarak uyarlanması ve tüm ulusal kaynakların tasarımda ve üretimde değerlendirilmesidir. Ülkemiz bina sektörü açısından irdelenmesini amaçlayan bu çalışma 5 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, ülkemiz endüstrileşmiş yapımın tarihsel gelişimi ve proje kriterleri çerçevesinde, endüstrileşmiş yapım sistemleri anlatılmaktadır. İkinci bölümde, ülkemiz olanak ve koşulları açısından endüstrileşmiş yapım teknolojilerinde aranması gereken özellikler belirtilmektedir. Üçüncü bölümde, ülkemiz için önerilen ve sakınılması gereken endüstrileşmiş yapım teknolojileri bazı özellikleri ile birlikte tartışılmaktadır. Dördüncü bölümde, ülkemizde yapımda endüstrileşmenin sağlıklı gelişebilmesi için, oluşturulması gereken bazı ön-koşullar ve çözümlenmesi gereken sorunlar belirtilmektedir. Beşinci bölümde, tezi sonuçlarını içermektedir.

Bina üretimiYapı üretimi
Cevdet Emin Ekinci
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
1990
00
DoctorateOpen AccessTR

Antalya Etibank elektrometalurji işletmesi silis dumanlarının çimento ve betonda katkı maddesi olarak değerlendirilmesi

Bu araştırmada, Antalya Etibank Elektrometalurji İşletmesi Tesisleri'nde tutulan silis dumanlarının çimento ve betona olan etkileri incelendi. Benzer şekilde, çimento hamuru, harç ve değişik oranlarda çimento ile silis dumanı yer değiştirilerek hazırlanan betonun bazı özellikleri kontrol betonu ile karşılaştırıldı. Sonuçlara göre, silis dumanı ilave edilmesiyle çimentonun dayanımı artıyor ve harcın hazırlanış süresini kısaltıyor. Silis dumanı katkı ile birlikte normal su ihtiyacını da artırmaktadır. Bu olay, süperakşkanlaştırıcı katkı maddelerinin kullanımını gerektirmektedir. Silis dumanı eklenmesi harçların basınç ve eğilme dayanımı ile sülfata karşı direncini artırıyor. İçinde silis dumanı olan betonlarda aşınma kaybı, kuruma rötresi, şişme düşerken; basınç, çarpma, donma-çözülme dayanımı ve sülfat direnci kontrol karışımı ile karşılaştırıldığında gözle görülür şekilde gelişmektedir. FeSi dumanının pozitif etkileri daha belirgindir. Optimum çimento ile yer değiştireceği oran yaklaşık %10 olarak bulunmuştur. Ayrıca bu çalışma, çimento-silis dumanı karışım ve hamurları üzerinde yapılan X-ışını difraktogramı, differansiyel termal analiz ve termogravimetrik analiz incelemesini de kapsamaktadır.

BetonBeton basınç dayanımıBeton kalitesi
Cevdet Emin Ekinci
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
1995
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklılaştırılmış öğretim yöntemlerinin öğrencilerin akademik başarı, öğrenme yaklaşımları ve kalıcılık puanları üzerindeki etkisi

Son yıllarda öğrenme sürecinde etkili öğrenme ortamlarının oluşturulması ve öğrenenlerin bireysel farklılıklarına yönelik etkinliklerin düzenlenmesi için yeni yaklaşımlara uygun öğretim yöntemlerinin kullanılması önem kazanmıştır. Yapılandırmacı anlayışına uygun olmakla beraber sınıflardaki öğrenci çeşitliliğine dayanarak çeşitliliğin arttırılmasını savunan sınıfta farklı özelliklere sahip tüm çocuklara farklı yollardan ulaşılmasını destekleyen farklılaştırılmış öğretim yöntemleri bu çalışmanın temelini oluşturmaktadır. Çalışma farklılaştırılmış öğretim yöntemlerinden Katlı Öğretim ve İstasyon yöntemlerinin uygulanmasının öğrenme-öğretme süreci açısından önemli olan öğrencilerin erişileri, öğrenme yaklaşımları ve öğrenmenin kalıcılığı değişkenleri üzerindeki etkisini belirlemeyi hedeflemiştir. Araştırmanın değişkeni olarak belirlenen öğrenme yaklaşımları öğrencilerin bilgiyi belleklerine işleme tercihlerine ilişkin derin ve yüzeysel olarak sınıflandırılmış ve farklılaştırılmış öğretim yöntemlerinin öğrencilerin tercihlerine etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada Kontrol gruplu öntestsontest- tekrartest modeline göre gerçekleştirilen araştırma Beşiktaş Cumhuriyet İlköğretim Okulu ve Kağıthane Cumhuriyet İlköğretim Okulu 5.sınıf öğrencileri üzerinde yürütülmüştür. Deney ve kontrol grupları 66?şar öğrenciden oluşmaktadır. Farklılaştırılmış öğretim yöntemleri fen ve teknoloji dersi Canlılar Dünyasını Tanıyalım ünitesi için hazırlanmıştır. Çalışmada, araştırmacı ve uzmanlar tarafından hazırlanarak, geçerlik ve güvenilirlik çalışmaları yapılmış akademik başarı testi, uygulamadan önce, uygulamadan hemen sonra ve öğrenmenin kalıcılığını belirlemek amacıyla bir ay sonra olmak üzere üç kez uygulanmıştır. Öğrencilerin öğrenme yaklaşımlarını belirlemek üzere Çoban ve Ergin (2008) tarafından geliştirilen Öğrenme Yaklaşımları Envanteri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, ?Akademik başarı öntestinden alınan puanlar kontrol edildiğinde, İstasyon ve Katlı Öğretim yöntemleri uygulanan öğrencilerin akademik başarı sontest puanları, geleneksel öğretim yöntemleri uygulanan öğrencilerin puanlarından yüksektir? denencesi ispatlanmıştır. ?Akademik başarı sontestinden alınan puanlar kontrol edildiğinde, İstasyon ve Katlı Öğretim yöntemleri uygulanan öğrencilerin kalıcılık testi puanları, geleneksel öğretim yöntemleri uygulanan öğrencilerin puanlarından yüksektir? denencesi ispatlanmıştır. İstasyon, katlı öğretim ve geleneksel öğretim yöntemleri uygulanan öğrencilerin öntest puanları kontrol edildiğinde derin ve yüzeysel öğrenen öğrencilerin erişileri arasında anlamlı bir fark vardır denencesi ispatlanmıştır. İstasyon, katlı öğretim ve geleneksel öğretim yöntemleri uygulanan öğrencilerin öntest puanları kontrol edildiğinde derin ve yüzeysel öğrenen öğrencilerin kalıcılık testi puanları arasında anlamlı bir fark vardır denencesi ispatlanmıştır. Araştırma sonucu doğrultusunda uygulayıcılar ve araştırmacılar için öneriler geliştirilmiştir.

Akademik başarıFarklılaştırılmış öğretimKalıcılık+5
Serkan Demir
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklılaştırılmış öğretim yöntemlerinin öğrencilerin akademik başarı, öğrenme yaklaşımları ve kalıcılık puanları üzerindeki etkisi

Son yıllarda öğrenme sürecinde etkili öğrenme ortamlarının oluşturulması ve öğrenenlerin bireysel farklılıklarına yönelik etkinliklerin düzenlenmesi için yeni yaklaşımlara uygun öğretim yöntemlerinin kullanılması önem kazanmıştır. Yapılandırmacı anlayışına uygun olmakla beraber sınıflardaki öğrenci çeşitliliğine dayanarak çeşitliliğin arttırılmasını savunan sınıfta farklı özelliklere sahip tüm çocuklara farklı yollardan ulaşılmasını destekleyen farklılaştırılmış öğretim yöntemleri bu çalışmanın temelini oluşturmaktadır. Çalışma farklılaştırılmış öğretim yöntemlerinden Katlı Öğretim ve İstasyon yöntemlerinin uygulanmasının öğrenme-öğretme süreci açısından önemli olan öğrencilerin erişileri, öğrenme yaklaşımları ve öğrenmenin kalıcılığı değişkenleri üzerindeki etkisini belirlemeyi hedeflemiştir. Araştırmanın değişkeni olarak belirlenen öğrenme yaklaşımları öğrencilerin bilgiyi belleklerine işleme tercihlerine ilişkin derin ve yüzeysel olarak sınıflandırılmış ve farklılaştırılmış öğretim yöntemlerinin öğrencilerin tercihlerine etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada Kontrol gruplu öntestsontest- tekrartest modeline göre gerçekleştirilen araştırma Beşiktaş Cumhuriyet İlköğretim Okulu ve Kağıthane Cumhuriyet İlköğretim Okulu 5.sınıf öğrencileri üzerinde yürütülmüştür. Deney ve kontrol grupları 66?şar öğrenciden oluşmaktadır. Farklılaştırılmış öğretim yöntemleri fen ve teknoloji dersi Canlılar Dünyasını Tanıyalım ünitesi için hazırlanmıştır. Çalışmada, araştırmacı ve uzmanlar tarafından hazırlanarak, geçerlik ve güvenilirlik çalışmaları yapılmış akademik başarı testi, uygulamadan önce, uygulamadan hemen sonra ve öğrenmenin kalıcılığını belirlemek amacıyla bir ay sonra olmak üzere üç kez uygulanmıştır. Öğrencilerin öğrenme yaklaşımlarını belirlemek üzere Çoban ve Ergin (2008) tarafından geliştirilen Öğrenme Yaklaşımları Envanteri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, ?Akademik başarı öntestinden alınan puanlar kontrol edildiğinde, İstasyon ve Katlı Öğretim yöntemleri uygulanan öğrencilerin akademik başarı sontest puanları, geleneksel öğretim yöntemleri uygulanan öğrencilerin puanlarından yüksektir? denencesi ispatlanmıştır. ?Akademik başarı sontestinden alınan puanlar kontrol edildiğinde, İstasyon ve Katlı Öğretim yöntemleri uygulanan öğrencilerin kalıcılık testi puanları, geleneksel öğretim yöntemleri uygulanan öğrencilerin puanlarından yüksektir? denencesi ispatlanmıştır. İstasyon, katlı öğretim ve geleneksel öğretim yöntemleri uygulanan öğrencilerin öntest puanları kontrol edildiğinde derin ve yüzeysel öğrenen öğrencilerin erişileri arasında anlamlı bir fark vardır denencesi ispatlanmıştır. İstasyon, katlı öğretim ve geleneksel öğretim yöntemleri uygulanan öğrencilerin öntest puanları kontrol edildiğinde derin ve yüzeysel öğrenen öğrencilerin kalıcılık testi puanları arasında anlamlı bir fark vardır denencesi ispatlanmıştır. Araştırma sonucu doğrultusunda uygulayıcılar ve araştırmacılar için öneriler geliştirilmiştir.

Akademik başarıFarklılaştırılmış öğretimKalıcılık+5
Serkan Demir
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklılaştırılmış öğretim yöntemlerinin öğrencilerin akademik başarı, öğrenme yaklaşımları ve kalıcılık puanları üzerindeki etkisi

Son yıllarda öğrenme sürecinde etkili öğrenme ortamlarının oluşturulması ve öğrenenlerin bireysel farklılıklarına yönelik etkinliklerin düzenlenmesi için yeni yaklaşımlara uygun öğretim yöntemlerinin kullanılması önem kazanmıştır. Yapılandırmacı anlayışına uygun olmakla beraber sınıflardaki öğrenci çeşitliliğine dayanarak çeşitliliğin arttırılmasını savunan sınıfta farklı özelliklere sahip tüm çocuklara farklı yollardan ulaşılmasını destekleyen farklılaştırılmış öğretim yöntemleri bu çalışmanın temelini oluşturmaktadır. Çalışma farklılaştırılmış öğretim yöntemlerinden Katlı Öğretim ve İstasyon yöntemlerinin uygulanmasının öğrenme-öğretme süreci açısından önemli olan öğrencilerin erişileri, öğrenme yaklaşımları ve öğrenmenin kalıcılığı değişkenleri üzerindeki etkisini belirlemeyi hedeflemiştir. Araştırmanın değişkeni olarak belirlenen öğrenme yaklaşımları öğrencilerin bilgiyi belleklerine işleme tercihlerine ilişkin derin ve yüzeysel olarak sınıflandırılmış ve farklılaştırılmış öğretim yöntemlerinin öğrencilerin tercihlerine etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada Kontrol gruplu öntestsontest- tekrartest modeline göre gerçekleştirilen araştırma Beşiktaş Cumhuriyet İlköğretim Okulu ve Kağıthane Cumhuriyet İlköğretim Okulu 5.sınıf öğrencileri üzerinde yürütülmüştür. Deney ve kontrol grupları 66?şar öğrenciden oluşmaktadır. Farklılaştırılmış öğretim yöntemleri fen ve teknoloji dersi Canlılar Dünyasını Tanıyalım ünitesi için hazırlanmıştır. Çalışmada, araştırmacı ve uzmanlar tarafından hazırlanarak, geçerlik ve güvenilirlik çalışmaları yapılmış akademik başarı testi, uygulamadan önce, uygulamadan hemen sonra ve öğrenmenin kalıcılığını belirlemek amacıyla bir ay sonra olmak üzere üç kez uygulanmıştır. Öğrencilerin öğrenme yaklaşımlarını belirlemek üzere Çoban ve Ergin (2008) tarafından geliştirilen Öğrenme Yaklaşımları Envanteri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, ?Akademik başarı öntestinden alınan puanlar kontrol edildiğinde, İstasyon ve Katlı Öğretim yöntemleri uygulanan öğrencilerin akademik başarı sontest puanları, geleneksel öğretim yöntemleri uygulanan öğrencilerin puanlarından yüksektir? denencesi ispatlanmıştır. ?Akademik başarı sontestinden alınan puanlar kontrol edildiğinde, İstasyon ve Katlı Öğretim yöntemleri uygulanan öğrencilerin kalıcılık testi puanları, geleneksel öğretim yöntemleri uygulanan öğrencilerin puanlarından yüksektir? denencesi ispatlanmıştır. İstasyon, katlı öğretim ve geleneksel öğretim yöntemleri uygulanan öğrencilerin öntest puanları kontrol edildiğinde derin ve yüzeysel öğrenen öğrencilerin erişileri arasında anlamlı bir fark vardır denencesi ispatlanmıştır. İstasyon, katlı öğretim ve geleneksel öğretim yöntemleri uygulanan öğrencilerin öntest puanları kontrol edildiğinde derin ve yüzeysel öğrenen öğrencilerin kalıcılık testi puanları arasında anlamlı bir fark vardır denencesi ispatlanmıştır. Araştırma sonucu doğrultusunda uygulayıcılar ve araştırmacılar için öneriler geliştirilmiştir.

Akademik başarıFarklılaştırılmış öğretimKalıcılık+5
Serkan Demir
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Çokkültürlü eğitim bağlamında öğretmenlerin kültürel yeterliklerine ilişkin algıları

Bu araştırmada öğretmenlerin çokkültürlü eğitim bağlamında kültürel yeterliklerine ilişkin algıları incelenmiştir. Bunun için öncelikle literatür gözden geçirilmiş, eleştirel çokkültürlü eğitim kuramı, eleştirel kuram ve eleştirel ırk kuramı temel alınarak, her biri dört alt boyuttan oluşan üç boyutlu bir model oluşturulmuştur. Araştırma verileri, araştırma kapsamında oluşturulan modelin, kültürel yeterlik bileşenleri temele alınarak geliştirilen Çokkültürlü Eğitim Kültürel Yeterlik Ölçeği ve Anket ile toplanmıştır. Araştırma nicel araştırma yöntem tasarımına uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini İstanbul ilinde resmi; okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında görev yapan 736 öğretmen oluşturmuştur. Araştırma sonucunda öğretmenlerin kendilerini kültürel yeterlik bakımından üst düzeyde olmasa da yeterli olarak algıladıkları ortaya çıkmıştır. Ayrıca bilgi, beceri ve kültürel saygı alt boyutları bakımından kendilerini yeterli algılarken, tutum ve kültürel farkındalık alt boyutlarında kısmen yeterli olarak algıladıkları belirlenmiştir. Araştırmanın diğer sonuçları; öğretmenlerin kültürel yeterliklerine ilişkin algılarının genel olarak ve alt boyutlar bakımından, eğitim kademesi, ortaöğretim okul türü, branş, mezun olunan okul türü, cinsiyet, yaş, etnik köken ve anadil değişkenlerinin anlamlı biçimde farklılaşmaya neden olduğunu ortaya koymuştur.

Eleştirel kuramKültürYeterlilik+2
Yasemin Acar Çiftçi
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Çokkültürlü eğitim bağlamında öğretmenlerin kültürel yeterliklerine ilişkin algıları

Bu araştırmada öğretmenlerin çokkültürlü eğitim bağlamında kültürel yeterliklerine ilişkin algıları incelenmiştir. Bunun için öncelikle literatür gözden geçirilmiş, eleştirel çokkültürlü eğitim kuramı, eleştirel kuram ve eleştirel ırk kuramı temel alınarak, her biri dört alt boyuttan oluşan üç boyutlu bir model oluşturulmuştur. Araştırma verileri, araştırma kapsamında oluşturulan modelin, kültürel yeterlik bileşenleri temele alınarak geliştirilen Çokkültürlü Eğitim Kültürel Yeterlik Ölçeği ve Anket ile toplanmıştır. Araştırma nicel araştırma yöntem tasarımına uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini İstanbul ilinde resmi; okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında görev yapan 736 öğretmen oluşturmuştur. Araştırma sonucunda öğretmenlerin kendilerini kültürel yeterlik bakımından üst düzeyde olmasa da yeterli olarak algıladıkları ortaya çıkmıştır. Ayrıca bilgi, beceri ve kültürel saygı alt boyutları bakımından kendilerini yeterli algılarken, tutum ve kültürel farkındalık alt boyutlarında kısmen yeterli olarak algıladıkları belirlenmiştir. Araştırmanın diğer sonuçları; öğretmenlerin kültürel yeterliklerine ilişkin algılarının genel olarak ve alt boyutlar bakımından, eğitim kademesi, ortaöğretim okul türü, branş, mezun olunan okul türü, cinsiyet, yaş, etnik köken ve anadil değişkenlerinin anlamlı biçimde farklılaşmaya neden olduğunu ortaya koymuştur.

Eleştirel kuramKültürYeterlilik+2
Yasemin Acar Çiftçi
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Çokkültürlü eğitim bağlamında öğretmenlerin kültürel yeterliklerine ilişkin algıları

Bu araştırmada öğretmenlerin çokkültürlü eğitim bağlamında kültürel yeterliklerine ilişkin algıları incelenmiştir. Bunun için öncelikle literatür gözden geçirilmiş, eleştirel çokkültürlü eğitim kuramı, eleştirel kuram ve eleştirel ırk kuramı temel alınarak, her biri dört alt boyuttan oluşan üç boyutlu bir model oluşturulmuştur. Araştırma verileri, araştırma kapsamında oluşturulan modelin, kültürel yeterlik bileşenleri temele alınarak geliştirilen Çokkültürlü Eğitim Kültürel Yeterlik Ölçeği ve Anket ile toplanmıştır. Araştırma nicel araştırma yöntem tasarımına uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini İstanbul ilinde resmi; okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında görev yapan 736 öğretmen oluşturmuştur. Araştırma sonucunda öğretmenlerin kendilerini kültürel yeterlik bakımından üst düzeyde olmasa da yeterli olarak algıladıkları ortaya çıkmıştır. Ayrıca bilgi, beceri ve kültürel saygı alt boyutları bakımından kendilerini yeterli algılarken, tutum ve kültürel farkındalık alt boyutlarında kısmen yeterli olarak algıladıkları belirlenmiştir. Araştırmanın diğer sonuçları; öğretmenlerin kültürel yeterliklerine ilişkin algılarının genel olarak ve alt boyutlar bakımından, eğitim kademesi, ortaöğretim okul türü, branş, mezun olunan okul türü, cinsiyet, yaş, etnik köken ve anadil değişkenlerinin anlamlı biçimde farklılaşmaya neden olduğunu ortaya koymuştur.

Eleştirel kuramKültürYeterlilik+2
Yasemin Acar Çiftçi
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00

Other supervisors