Theses supervised by Prof. Dr. Mehmet Ölmez
23 theses · Yıldız Technical University, İstanbul University
15. YY.da yazılmış bir şiir mecmuası gramer-metin-dizin
XV.yy. Türk dili açısından önemli şair ve ediplerin yetiştiği bir dönemdir. Tasavvuf akımının etkili olduğu bu dönemde Anadolu coğrafyasında boy gösteren Yunus Emre, Şeyyad Hamza, Eşrefoğlu Rumi gibi kimi şairler verdikleri eserlerle Türk dilinin gelişimine önemli katkılar sağlamış, kalıcı eserler bırakabilmiştir. Bu şairler ve şiirlerin kimisi öne çıkarak sonraki nesillerce de tanınır, bilinir olmuş, kimileri ise fazlaca tanınmayıp geri planda varlığını sürdürmüştür. Geçmiş yüzyıllarda Türk diliyle yazılmış el yazması eserlerin günümüz diline aktarılması, edebiyat ve şiir gibi dil malzemesinin incelenmesi açısından uygun alanlarda dahi tümüyle gerçekleştirilememiştir. Dünyanın çeşitli yerlerindeki kütüphanelerde Türk dilinde yazılmış, varlığı bilinmekle birlikte henüz detaylı olarak incelenmemiş elyazması eserler bulunmaktadır. Bu eserlerden epey bir kısmı edebiyat ve dil araştırmacıları tarafından ortaya çıkarılmış, incelenmişse de bir kısım yazma eserler halıhazırda günümüz yazı çevrimine aktarılmayı ve incelenmeyi beklemektedir. Bu alandaki çalışmalar, yazmaların ait olduğu dönemin belirleyici özelliklerinin tespit edilmesi bakımından değerli olup, ayrıca örnek zenginliğine katkı sağlayacaktır. XV. yy.da yaşamış bir şair olan Halilî'nin yazdığı "Furkatname" adlı eserin Staatsbibliothek zu Berlin Preuβischer Kulturbesitz "Berlin Devlet Kütüphanesinde (Prusya Kültür Mirası) bulunan nüshası araştırmacılarca olarak incelenmiştir. Ancak söz konusu yazmanın sonunda Fürkatname bütünü dışında olduğu anlaşılan ve farklı şairlerin şiirlerinin bulunduğu bir ayrı bölüm daha vardır. Yapılan bu çalışmada bir bütün olarak söz konusu yazma sonundaki tüm şiirlerin üzerinde gramer çalışması ve dil incelemesi yapılmıştır. Anahtar Sözcükler: Türk Dili, 15. yy. Türk şiiri, Eski Anadolu Türkçesi, dil yapısı, gramer özellikler
Kutadgu Bilig'in sözvarlığı açısından açıklamalı sözlüğü
Yüksek lisans tezi olarak hazırladığımız bu çalışma Reşit Rahmati Arat tarafından yapılan Kutadgu Bilig III İndeks (İndeksi yayına hazırlayanlar: Kemal ERASLAN-Osman F. SERTKAYA - Nuri YÜCE, İstanbul 1979, Türk Kültürü Araştırma Enstitüsü Yayınları: 47, Seri: IV, Sayı: A 12)'ine dayanarak ele alınmıştır. Kutadgu Bilig, İslami dönem Türk dili ve kültürünün bilinen ilk eseri olarak her bakımdan zengin verilere sahiptir. Şüphesiz ki Kutadgu Bilig sözvarlığı açısından büyük bir önem taşımaktadır. Eser, yaklaşık 3000 kelimeden oluşmaktadır. Biz bu çalışmada Reşit Rahmati Arat'ın çalışmaları ve Kutadgu Bilig'in Uygurca çevirisine dayanarak bazı kelimelerin etimolojisini incelemeye çalıştık. Bununla beraber kelimeler Türkçe ve Çağdaş Uygurca karşılıkları ile örnekler eşliğinde sunuldu. Dizin ilk kez 1979'da neşredildiğinden bu yana Kutadgu Bilig'in diğer Türk lehçelerine çevirisi yayınlanmasına rağmen o lehçelerdeki dizini henüz yapılmamıştır. Bu sebepten yola çıkarak söz konusu Kutadgu Bilig'in sözvarlığı açısından açıklamalı sözlüğünü sunmayı amaçladık. Yanı sıra dizinde düzeltilmesi gereken noktalar için Semih Tezcan'ın "Kutadgu Bilig Dizini Üzerine", (Belleten: Ankara 1981 (Nisan) XLV/2. c. 178. sy. 23-78. sf.) adlı eleştirisini dikkate alarak çalışmamıza yön verdik. Çalışmanın giriş kısmında Kutadgu Bilig ve Yusuf Has Hacib hakkında bilgiler verilmiş, eser üzerine yapılan çalışmalar ele alınmıştır. Ve sözlük kısmında sırayla kelime, kelimenin Türkçe- Uygurca karışılıkları, bazı kelimelerin etimolojisi, düzeltileri, daha sonra örnekler ve örneklerin çevirisi yer almaktadır. Çalışamada son olarak sonuç kısmı yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Kutadgu Bilig, Karahanlı Türkçesi, Yusuf Has Hacib, Uygurca çevirisi, Reşit Rahmeti Arat, Orta Türkçe, Kutadgu Bilig Dizini
Irk Bitig ve runik harfli metinlerin dili
Kâğıda yazılı Eski Türkçe runik harfli metinleri ele aldığımız bu çalışmada öncelikle bu metinlerin bir envanteri hazırlanmıştır. Şu an Almanya, İngiltere, Japonya, Rusya ve Fransa'da bulunan toplam 46 adet katalog numaralı yazmanın transliterasyonu, transkripsiyonu ve Türkçe çevirileri verilmiştir. Bu yazmalar içinde en hacimlisi olan fal kitabı Irk Bitig üzerine açıklamalar da yapılmıştır. Bu açıklamalarda hem Irk Bitig'in hem de bununla bağlantılı olarak Eski Türkçenin kimi dil özellikleri üzerinde durulmuştur. Çalışmanın sonunda mevcut bütün kâğıda yazılı Eski Türkçe runik metinlerin sözlüğü verilmiştir. Anahtar Kelimeler : Irk Bitig, Eski Türkçe, Runik Metin, Envanter, Sözlük
Altun Yaruk Sudur X. kitap (Metin-çeviri-açıklamalar-sözlük)
Doktora tezi olarak hazırladığımız bu çalışmada Radloff-Malov tarafından yayımlanan Suvarṇaprabhāsa (Sutra zolotogo bleska; Radloff 1913) adlı eserin 607/1-7, 627/22 ve 677. sayfaları arasında bulunan, X. kitap (26-31.bölümler) içinde yer alan metin incelenmiştir. Sanskritçesi, Suvarnaprabhasasutra olan Altun Yaruk Sudur, Budist Uygur nesri içerisindeki en hacimli kitaplardan biridir. 10 kitap (Eski Uyg. tägzinç) ve 31 bölümden (Eski Uyg. bölök) oluşan eserin aslı Sanskritçedir. Sanskritçeden 8. yüzyılda Çinceye; 10. yüzyılda da Çinceden Uygurcaya çevrilen bu eser, Sutraların en önemlisi sayılır. Çalışmamızın Giriş kısmında Altun Yaruk Sudur hakkında kısaca bilgi verildikten sonra, X. kitabın bölümlerine göre içeriği üzerinde yapılan son çalışmalar, çalışmada kullanılan yöntemler aktarılır. Daha sonra Berlin Fragmanlarının yazıçevirimi ve harfçevirimi verilir. Burada U ve Mainz fragmanlarının ön ve arka yüzlerindeki metin St. Petersburg yazması, R-M yayını ve ayrıca diğer çalışmalardaki okuyuş biçimleri ile de karşılaştırıldıktan sonra ortaya çıkan farklar dipnotla gösterilir. Üçüncü olarak St. Petersburg yazmasına dayanan metnin yazıçevirimi ve harfçevirimi yapılır; burada R-M yayını, Berlin fragmanları ve daha önce yapılmış çalışmalardan ayrılan noktalar dipnotla gösterilir. Dördüncü kısımda ise metin Türkçeye aktarılır. Hemen ardından Uygurca metin ile Çince metnin karşılaştırılarak bulunmuş olan önemli söz ve ibareler üzerinde açıklamalar yapılır. Altıncı bölümde ise metnimizde geçen sözcüklerin Türkçe, Çince ve Çağdaş Uygurca karşılıkları ile birlikte yer aldığı sözlük hazırlanmıştır. Kaynakça verildikten sonra gelen sonuç ve ekler kısmı ile de çalışmamız sona ermektedir.
Radloff sözlüğünün e maddesinin eski Türkçe açısından incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, Wilhelm Radloff'un Türk Lehçeleri Sözlüğü Denemesi (Versuch eines Wörterbuches der Türk-Dialecte - Opıt Slovarya Tyurkskih Nareçiy adlı sözlüğünün e-maddesinin Eski Türkçe bakımından incelenmesi ve güncellenmesidir.Çalışma hazırlanırken, madde karşılıkları Rusça ve Almanca olarak verilen Radloff sözlüğünün e-maddesi, Türkiye Türkçesine çevrilmiş, Kiril alfabesiyle gösterilmiş olan Türkçe maddebaşlarının yazı çevrimi Türkçe transkripsiyon sistemine göre yapılarak Kiril harfli biçimden önceye alınmış, tüm maddebaşları Türkçenin alfabe sırasına göre dizilmiş, ayrıca madde başları için tarihi metinlerden alıntılanan örnekler yeni okuyuşların ışığında düzeltilerek Latin harfleriyle transkripsiyonlanmıştır.Bu çalışmada amaç, bu sözlüğün e-maddesini Eski Türkçe açısından incelemek ve sözcüklerin Eski Türkçe denkliklerini bulmaya çalışmaktır. Radloff'un eski kaynaklardan (örneğin Kutadgu Bilig'den) aldığı sözcükleri bulup okunuşlarının doğruluğunu saptamaktır.
Dindışı eski Uygurca metinlerin karşılaştırmalı sözvarlığı
Bu çalışmada esas olarak 8.-14. yüzyıllar arası dindışı Uygurca metinlerin sözvarlığı ele alınmıştır. Sözcükler üzerine yapılmış açıklamalardan ve karşılaştırmalı küçük bir sözlükten oluşan bu çalışmada Çağatay grubu (Yeni Uygur, Özbek) ve Güney Sibirya grubu (Tuva, Hakas, Altay ve Yakut) Türk dilleri ve San Uygurca esas alınmıştır. Bu gruplara ek olarak San Uygurca da karşılaştırmaya katılmıştır. Tarama kapsamı içerisine aldığımız dillerdeki ölçüt Eski Uygurcaya yakınlıkları olmuştur. Sonuç olarak dindışı Uygurca metinlerde görülen Arapça ve Farsça kelimeler Türkçe, Yeni Uygurca ve Özbekçede yaşarken diğer dillerde bu sözcüklerin yerini Moğolca ve Çince ödünçlemelerin aldığı saptanmıştır. Ayrıca Eski Uygurca kelimelerin bazı ses değişimleri ile en çok görüldüğü dilin Türkiye Türkçesi, en az görüldüğü dilin ise Yakutça olduğu tesbit edilmiştir.
Mukaddimetü'l-Edeb'in Çağatayca ve Moğolca sözvarlığı
Harezm Türkçesi eserleri arasında dil ile ilgili tek eser, 1127-1144 yılları arasında Abu'l-Ḳāsım Maḥmūd ez-Zemaḫşerī tarafından yazılan Mukkadimetü'l-Edeb sözlüğüdür. Sözlük dönemin Harezmşah'ı Atsız'a sunulmuştur. Arapça pratik bir sözlük mahiyetinde olan Mukaddimetü'l-Edeb İsimler, fiiller, harfler (edat), isim çekimi ve fiil çekimi olarak 5 bölüme ayrılmıştır. Bugün Harezm Türkçesi, Farsça, Çağatayca, Moğolca, Osmanlıca ile satır altı tercümeleri yapılmış bir çok nüshası bulunmaktadır. Muḳaddimetü'l-Edeb'in önemli nüshalarından biri de bugün Taşkent'te Alisher Navoiy Nomidagi Davlat Adabiyat Muzeyi'nde kayıtlı olan dört dilli (Arapça-Farsça-Çağatayca-Moğolca) nüshasıdır. Bizim çalışmamız bu nüshaya dayanmaktadır. Çalışmamız Giriş, Metin, Notlar ve Dizin bölümlerinden oluşmaktadır. Metin kısmında nüshanın 111a sayfasından 533b sayfasına kadar mevcüt olan Farsça, Çağatayca, Moğolca kısımlarının yazıçevrimi ve Türkçe çevirisi tablo halinde gösterilmektedir. Notlar kısmında da çalıştığımız nüshanın 027a sayfasından 032a sayfasına kadar Çağatayca kısmında geçen bitki isimleri değerlendirilmiştir. Dizin kısmında ise Türkçe abece sırasına göre Çağatayca metninin dizini, Türkçe çevirisi ve metindeki Moğolca karşılıkları yer almaktadır. Bu çalışma hazırlanırken kullanılan kaynak kitap, sözlük ve makaleler Kaynakça kısmında gösterilmiştir.
Türkçe sözlük'e halk ağzından girmiş kelimeler ve kökenleri (a-g)
On birinci baskısı yapılan Türkçe Sözlük'ün söz varlığı 122.423'e ulaşmıştır. Bu söz varlığının bir bölümünü de halk ağzından alıntı kelimeler oluşturmaktadır. Mevcut on bir baskının taranması yoluyla ortaya konulan bu halk ağzından alıntı söz varlığının kökenlerinin araştırılmasıyla, sözlükteki; maddelendirme, anlamlandırma, kelimelerin halk arasındaki kullanım yaygınlığı gibi özellikleri kontrol etmeye imkan sağlanacaktır. Tespit edilen alıntı sözcüklerin hangi dilden geldiği veya hangi aracı dil vasıtasıyla Türkçeye girdiği bilgisi, aynı zamanda komşu diller arasındaki ortak söz ve kültür varlıklarının belirlenmesini de sağlayacaktır. Çalışmamızda, standart dilde kulanılan kelimeler ile halk dilinde kullanılan kelimelerin fonetik ve semantik açıdan karşılaştırılması da dilbilim açısından önemli bir kazanımdır. Bu sözcükleri Eski Türkçe döneminden itibaren, Türkolojinin güncel bilgi ve kaynaklarını verimli ve sistematik bir şekilde kullanarak etimolojik, semantik, fonetik açılardan değerlendirmenin, Türkçe Sözlük'ün bilimsel seviyesini ve kullanılabilirliğini artıracağı açıktır. Ayrıca karşılaştırmalı dilbilim verilerinin, etimoloji araştırmalarına; Tarama Sözlüğü ile Derleme Sözlüğü'nden alınan örneklerin de ağız çalışmalarına katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir. Bu çalışmada a-g harfleri arasındaki kelimeler incelenmiştir. Çalışmamızın giriş kısmında amaç ve çalışmanın yöntemi hakkında bilgi verilmiştir. Sonuç kısmında bazı kelimeler ve bazı anlamlara dair önerilerimiz yer almaktadır. Dizin kısmında ilk olarak kökeni araştırılan kelimeler sıralanmıştır. Diğer dillere ait kelimelerin dizininde daha sonra alıntı kelimeler gösterilmiştir. Bu çalışmayla sözlüklerde yer alan kelimelerin köken bilgisi kısmının daima güncellenmesinin gerekliliği ortaya konmuştur.
Türkçe sözlük'e halk ağzından girmiş kelimeler ve kökenleri (a-g)
On birinci baskısı yapılan Türkçe Sözlük'ün söz varlığı 122.423'e ulaşmıştır. Bu söz varlığının bir bölümünü de halk ağzından alıntı kelimeler oluşturmaktadır. Mevcut on bir baskının taranması yoluyla ortaya konulan bu halk ağzından alıntı söz varlığının kökenlerinin araştırılmasıyla, sözlükteki; maddelendirme, anlamlandırma, kelimelerin halk arasındaki kullanım yaygınlığı gibi özellikleri kontrol etmeye imkan sağlanacaktır. Tespit edilen alıntı sözcüklerin hangi dilden geldiği veya hangi aracı dil vasıtasıyla Türkçeye girdiği bilgisi, aynı zamanda komşu diller arasındaki ortak söz ve kültür varlıklarının belirlenmesini de sağlayacaktır. Çalışmamızda, standart dilde kulanılan kelimeler ile halk dilinde kullanılan kelimelerin fonetik ve semantik açıdan karşılaştırılması da dilbilim açısından önemli bir kazanımdır. Bu sözcükleri Eski Türkçe döneminden itibaren, Türkolojinin güncel bilgi ve kaynaklarını verimli ve sistematik bir şekilde kullanarak etimolojik, semantik, fonetik açılardan değerlendirmenin, Türkçe Sözlük'ün bilimsel seviyesini ve kullanılabilirliğini artıracağı açıktır. Ayrıca karşılaştırmalı dilbilim verilerinin, etimoloji araştırmalarına; Tarama Sözlüğü ile Derleme Sözlüğü'nden alınan örneklerin de ağız çalışmalarına katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir. Bu çalışmada a-g harfleri arasındaki kelimeler incelenmiştir. Çalışmamızın giriş kısmında amaç ve çalışmanın yöntemi hakkında bilgi verilmiştir. Sonuç kısmında bazı kelimeler ve bazı anlamlara dair önerilerimiz yer almaktadır. Dizin kısmında ilk olarak kökeni araştırılan kelimeler sıralanmıştır. Diğer dillere ait kelimelerin dizininde daha sonra alıntı kelimeler gösterilmiştir. Bu çalışmayla sözlüklerde yer alan kelimelerin köken bilgisi kısmının daima güncellenmesinin gerekliliği ortaya konmuştur.
Türkçe sözlük'e halk ağzından girmiş kelimeler ve kökenleri (a-g)
On birinci baskısı yapılan Türkçe Sözlük'ün söz varlığı 122.423'e ulaşmıştır. Bu söz varlığının bir bölümünü de halk ağzından alıntı kelimeler oluşturmaktadır. Mevcut on bir baskının taranması yoluyla ortaya konulan bu halk ağzından alıntı söz varlığının kökenlerinin araştırılmasıyla, sözlükteki; maddelendirme, anlamlandırma, kelimelerin halk arasındaki kullanım yaygınlığı gibi özellikleri kontrol etmeye imkan sağlanacaktır. Tespit edilen alıntı sözcüklerin hangi dilden geldiği veya hangi aracı dil vasıtasıyla Türkçeye girdiği bilgisi, aynı zamanda komşu diller arasındaki ortak söz ve kültür varlıklarının belirlenmesini de sağlayacaktır. Çalışmamızda, standart dilde kulanılan kelimeler ile halk dilinde kullanılan kelimelerin fonetik ve semantik açıdan karşılaştırılması da dilbilim açısından önemli bir kazanımdır. Bu sözcükleri Eski Türkçe döneminden itibaren, Türkolojinin güncel bilgi ve kaynaklarını verimli ve sistematik bir şekilde kullanarak etimolojik, semantik, fonetik açılardan değerlendirmenin, Türkçe Sözlük'ün bilimsel seviyesini ve kullanılabilirliğini artıracağı açıktır. Ayrıca karşılaştırmalı dilbilim verilerinin, etimoloji araştırmalarına; Tarama Sözlüğü ile Derleme Sözlüğü'nden alınan örneklerin de ağız çalışmalarına katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir. Bu çalışmada a-g harfleri arasındaki kelimeler incelenmiştir. Çalışmamızın giriş kısmında amaç ve çalışmanın yöntemi hakkında bilgi verilmiştir. Sonuç kısmında bazı kelimeler ve bazı anlamlara dair önerilerimiz yer almaktadır. Dizin kısmında ilk olarak kökeni araştırılan kelimeler sıralanmıştır. Diğer dillere ait kelimelerin dizininde daha sonra alıntı kelimeler gösterilmiştir. Bu çalışmayla sözlüklerde yer alan kelimelerin köken bilgisi kısmının daima güncellenmesinin gerekliliği ortaya konmuştur.
Ahlat ağzı
Bu çalışmada 2010-2012 yılları arasında Ahlat ilçe merkezi ve Saka Köyü'nden metinler derlenmiş, derlenen metinlerin dil bilgisi incelemesi yapılmış ve açıklamalı sözlüğü oluşturulmuştur. Sözlükte her sözcüğün etimolojisi verilmiştir. Ahlat Ağzı adlı çalışmamız "İnceleme, Metinler ve Açıklamalı Sözlük" bölümlerinden oluşmaktadır. İlk önce kaydedilen sesler yazıya geçirilmiş, daha sonra her sözcük için fişlemeler yapılmıştır. Fişleme yapılırken sözcüklerin geçtiği cümlelere de yer verilmiş ve cümlelerden hareketle dil bilgisi incelemeleri de yapılmıştır. Çözümlenen metinler incelenirken diğer Anadolu ağızları ve diğer Türk dilleriyle olan benzerlikleri de yeri geldikçe ortaya konmuştur. Ayrıca Eski Türkçe ve Eski Anadolu Türkçesiyle benzer özellikler de belirtilmiştir. Ses Bilgisi bölümünde yazı dilinde bulunmayan ünlüler ve ünsüzlere, ünlüler ve ünsüzlerle ilgili ses olaylarına yer verilmiştir. Biçim Bilgisi (Morfoloji) bölümünde sözcük türleri ve cümle bilgisine (söz dizimi, sentaks) yer verilmiş, yazı dilinden farklılaşan noktalar da vurgulanmıştır. Sözlük bölümünde ise metinlerde geçen her sözcük ele alınmış mümkün olduğunca sözcüklerin kökenleri gösterilmiştir. Eski Türkçe sözcükler için birincil kaynak Sir Gerard Clauson'un An Etymological Dictionary of Pre-Thirteenth- Century Turkish (1972) adlı sözlüğü, Arapça ve Farsça sözcükler için Francis Joseph Steingass'ın A Comprehensive Persian-English Dictionary (1892) adlı sözlüğü, Moğolca sözcükler için Ferdinand Lessing'in Mongolian English Dictionary (1960) adlı sözlüğü, Ermenice sözcükler için Robert Dankoff'un Armenian Loanwords in Turkish (1995) adlı eseri, diğer dillerden alıntı sözcükler için TDK Türkçe Sözlük kullanılmıştır. Açıklamalı sözlük için ise Mehmet Ölmez'in Tuwinischer Wortschatz mit alttürkischen und mongolischen Parallelen - Tuvacanın Sözvarlığı Eski Türkçe ve Moğolca Denklikleriyle- (2007) adlı çalışmasından yararlanılmıştır. İlk kez bir ağız çalışmasında her sözcüğün etimolojisi ele alındığından derlenen metinler 113 sayfayla sınırlı tutulmuştur. Bu nedenle sadece 12 kişiden derlenen metinlere yer verilebilmiştir. Seçilen kişilerin genelde 50 yaş üstü, okuma-yazma bilmeyen ya da ilkokul mezunu olmasına dikkat edilmiştir.
Eski Türkçe ile Yakutçanın sözvarlığının ünlüyle başlayan sözcükler bakımından karşılaştırılması
Bu çalışma Türk dili tarihinde VIII.-XIII. yüzyılları kapsayan ve Türkoloji literatüründe Eski Türkçe olarak adlandırılan tarihî dönemin sözvarlığı ile Yakutçanın sözvarlığını karşılaştırmak amacıyla hazırlanmıştır. Çalışma Eski Türkçe dönemine ait ünlüyle başlayan sözcüklerle, ünlüyle başlayan sözcükler ise kök durumunda ve yapım ekleriyle türemiş olan Türkçe kökenli verilerle sınırlandırılmıştır. Yakutçanın Eski Türkçe ile karşılaştırma amacıyla seçilmesindeki temel ölçüt, bu dilin ortak Türk dilinden uzun bir zaman önce ayrılması ve yapısında birtakım eskicil ögeleri barındırmasıdır. Kimi önemli fonetik ve morfolojik farklarla Yakutçadan ayrıldığı için çalışmada Dolgancaya da yer verilmiştir. Çalışmanın sonucunda, tarama kapsamına alınan yaklaşık 2600 Eski Türkçe sözcükten 2150'ye yakın bir bölümünün Yakutça ve Dolgancada varlığını sürdürmediği belirlenmiştir. Yakutça ve Dolgancada varlığını sürdürmeyen sözcükler içinde en büyük çoğunluğu, yalnızca Karahanlı metinlerinde geçen yaklaşık 990 sözcük oluşturmaktadır. Bunu yalnızca Eski Uygurca metinlerde geçen yaklaşık 760 sözcük ile Eski Uygur ve Karahanlı metinlerinin ortak sözvarlığından oluşan yaklaşık 450 sözcük izlemektedir. Yakutça ve/veya Dolgancada varlığını sürdüren sözcükler yaklaşık 450 adetttir. Bu 450 sözcük içinde en büyük çoğunluğu, ilk olarak Eski Uygurca metinlerde ortaya çıkan ve Karahanlı metinlerinde de geçen yaklaşık 140 sözcük oluşturmaktadır. Bunu yalnızca Karahanlı metinlerinde geçen 130 sözcük izlemektedir. İlk olarak Eski Uygurcada ortaya çıkan ve Eski Türkçe dönemine ait diğer metinlerde geçmeyen 60 sözcük de Yakutçada ve/veya Dolgancada varlığını sürdürmektedir.
Eski Türkçe ile Yakutçanın sözvarlığının ünlüyle başlayan sözcükler bakımından karşılaştırılması
Bu çalışma Türk dili tarihinde VIII.-XIII. yüzyılları kapsayan ve Türkoloji literatüründe Eski Türkçe olarak adlandırılan tarihî dönemin sözvarlığı ile Yakutçanın sözvarlığını karşılaştırmak amacıyla hazırlanmıştır. Çalışma Eski Türkçe dönemine ait ünlüyle başlayan sözcüklerle, ünlüyle başlayan sözcükler ise kök durumunda ve yapım ekleriyle türemiş olan Türkçe kökenli verilerle sınırlandırılmıştır. Yakutçanın Eski Türkçe ile karşılaştırma amacıyla seçilmesindeki temel ölçüt, bu dilin ortak Türk dilinden uzun bir zaman önce ayrılması ve yapısında birtakım eskicil ögeleri barındırmasıdır. Kimi önemli fonetik ve morfolojik farklarla Yakutçadan ayrıldığı için çalışmada Dolgancaya da yer verilmiştir. Çalışmanın sonucunda, tarama kapsamına alınan yaklaşık 2600 Eski Türkçe sözcükten 2150'ye yakın bir bölümünün Yakutça ve Dolgancada varlığını sürdürmediği belirlenmiştir. Yakutça ve Dolgancada varlığını sürdürmeyen sözcükler içinde en büyük çoğunluğu, yalnızca Karahanlı metinlerinde geçen yaklaşık 990 sözcük oluşturmaktadır. Bunu yalnızca Eski Uygurca metinlerde geçen yaklaşık 760 sözcük ile Eski Uygur ve Karahanlı metinlerinin ortak sözvarlığından oluşan yaklaşık 450 sözcük izlemektedir. Yakutça ve/veya Dolgancada varlığını sürdüren sözcükler yaklaşık 450 adetttir. Bu 450 sözcük içinde en büyük çoğunluğu, ilk olarak Eski Uygurca metinlerde ortaya çıkan ve Karahanlı metinlerinde de geçen yaklaşık 140 sözcük oluşturmaktadır. Bunu yalnızca Karahanlı metinlerinde geçen 130 sözcük izlemektedir. İlk olarak Eski Uygurcada ortaya çıkan ve Eski Türkçe dönemine ait diğer metinlerde geçmeyen 60 sözcük de Yakutçada ve/veya Dolgancada varlığını sürdürmektedir.
Eski Türkçe ile Yakutçanın sözvarlığının ünlüyle başlayan sözcükler bakımından karşılaştırılması
Bu çalışma Türk dili tarihinde VIII.-XIII. yüzyılları kapsayan ve Türkoloji literatüründe Eski Türkçe olarak adlandırılan tarihî dönemin sözvarlığı ile Yakutçanın sözvarlığını karşılaştırmak amacıyla hazırlanmıştır. Çalışma Eski Türkçe dönemine ait ünlüyle başlayan sözcüklerle, ünlüyle başlayan sözcükler ise kök durumunda ve yapım ekleriyle türemiş olan Türkçe kökenli verilerle sınırlandırılmıştır. Yakutçanın Eski Türkçe ile karşılaştırma amacıyla seçilmesindeki temel ölçüt, bu dilin ortak Türk dilinden uzun bir zaman önce ayrılması ve yapısında birtakım eskicil ögeleri barındırmasıdır. Kimi önemli fonetik ve morfolojik farklarla Yakutçadan ayrıldığı için çalışmada Dolgancaya da yer verilmiştir. Çalışmanın sonucunda, tarama kapsamına alınan yaklaşık 2600 Eski Türkçe sözcükten 2150'ye yakın bir bölümünün Yakutça ve Dolgancada varlığını sürdürmediği belirlenmiştir. Yakutça ve Dolgancada varlığını sürdürmeyen sözcükler içinde en büyük çoğunluğu, yalnızca Karahanlı metinlerinde geçen yaklaşık 990 sözcük oluşturmaktadır. Bunu yalnızca Eski Uygurca metinlerde geçen yaklaşık 760 sözcük ile Eski Uygur ve Karahanlı metinlerinin ortak sözvarlığından oluşan yaklaşık 450 sözcük izlemektedir. Yakutça ve/veya Dolgancada varlığını sürdüren sözcükler yaklaşık 450 adetttir. Bu 450 sözcük içinde en büyük çoğunluğu, ilk olarak Eski Uygurca metinlerde ortaya çıkan ve Karahanlı metinlerinde de geçen yaklaşık 140 sözcük oluşturmaktadır. Bunu yalnızca Karahanlı metinlerinde geçen 130 sözcük izlemektedir. İlk olarak Eski Uygurcada ortaya çıkan ve Eski Türkçe dönemine ait diğer metinlerde geçmeyen 60 sözcük de Yakutçada ve/veya Dolgancada varlığını sürdürmektedir.
Ahlat ağzı
Bu çalışmada 2010-2012 yılları arasında Ahlat ilçe merkezi ve Saka Köyü'nden metinler derlenmiş, derlenen metinlerin dil bilgisi incelemesi yapılmış ve açıklamalı sözlüğü oluşturulmuştur. Sözlükte her sözcüğün etimolojisi verilmiştir. Ahlat Ağzı adlı çalışmamız "İnceleme, Metinler ve Açıklamalı Sözlük" bölümlerinden oluşmaktadır. İlk önce kaydedilen sesler yazıya geçirilmiş, daha sonra her sözcük için fişlemeler yapılmıştır. Fişleme yapılırken sözcüklerin geçtiği cümlelere de yer verilmiş ve cümlelerden hareketle dil bilgisi incelemeleri de yapılmıştır. Çözümlenen metinler incelenirken diğer Anadolu ağızları ve diğer Türk dilleriyle olan benzerlikleri de yeri geldikçe ortaya konmuştur. Ayrıca Eski Türkçe ve Eski Anadolu Türkçesiyle benzer özellikler de belirtilmiştir. Ses Bilgisi bölümünde yazı dilinde bulunmayan ünlüler ve ünsüzlere, ünlüler ve ünsüzlerle ilgili ses olaylarına yer verilmiştir. Biçim Bilgisi (Morfoloji) bölümünde sözcük türleri ve cümle bilgisine (söz dizimi, sentaks) yer verilmiş, yazı dilinden farklılaşan noktalar da vurgulanmıştır. Sözlük bölümünde ise metinlerde geçen her sözcük ele alınmış mümkün olduğunca sözcüklerin kökenleri gösterilmiştir. Eski Türkçe sözcükler için birincil kaynak Sir Gerard Clauson'un An Etymological Dictionary of Pre-Thirteenth- Century Turkish (1972) adlı sözlüğü, Arapça ve Farsça sözcükler için Francis Joseph Steingass'ın A Comprehensive Persian-English Dictionary (1892) adlı sözlüğü, Moğolca sözcükler için Ferdinand Lessing'in Mongolian English Dictionary (1960) adlı sözlüğü, Ermenice sözcükler için Robert Dankoff'un Armenian Loanwords in Turkish (1995) adlı eseri, diğer dillerden alıntı sözcükler için TDK Türkçe Sözlük kullanılmıştır. Açıklamalı sözlük için ise Mehmet Ölmez'in Tuwinischer Wortschatz mit alttürkischen und mongolischen Parallelen - Tuvacanın Sözvarlığı Eski Türkçe ve Moğolca Denklikleriyle- (2007) adlı çalışmasından yararlanılmıştır. İlk kez bir ağız çalışmasında her sözcüğün etimolojisi ele alındığından derlenen metinler 113 sayfayla sınırlı tutulmuştur. Bu nedenle sadece 12 kişiden derlenen metinlere yer verilebilmiştir. Seçilen kişilerin genelde 50 yaş üstü, okuma-yazma bilmeyen ya da ilkokul mezunu olmasına dikkat edilmiştir.
Ahlat ağzı
Bu çalışmada 2010-2012 yılları arasında Ahlat ilçe merkezi ve Saka Köyü'nden metinler derlenmiş, derlenen metinlerin dil bilgisi incelemesi yapılmış ve açıklamalı sözlüğü oluşturulmuştur. Sözlükte her sözcüğün etimolojisi verilmiştir. Ahlat Ağzı adlı çalışmamız "İnceleme, Metinler ve Açıklamalı Sözlük" bölümlerinden oluşmaktadır. İlk önce kaydedilen sesler yazıya geçirilmiş, daha sonra her sözcük için fişlemeler yapılmıştır. Fişleme yapılırken sözcüklerin geçtiği cümlelere de yer verilmiş ve cümlelerden hareketle dil bilgisi incelemeleri de yapılmıştır. Çözümlenen metinler incelenirken diğer Anadolu ağızları ve diğer Türk dilleriyle olan benzerlikleri de yeri geldikçe ortaya konmuştur. Ayrıca Eski Türkçe ve Eski Anadolu Türkçesiyle benzer özellikler de belirtilmiştir. Ses Bilgisi bölümünde yazı dilinde bulunmayan ünlüler ve ünsüzlere, ünlüler ve ünsüzlerle ilgili ses olaylarına yer verilmiştir. Biçim Bilgisi (Morfoloji) bölümünde sözcük türleri ve cümle bilgisine (söz dizimi, sentaks) yer verilmiş, yazı dilinden farklılaşan noktalar da vurgulanmıştır. Sözlük bölümünde ise metinlerde geçen her sözcük ele alınmış mümkün olduğunca sözcüklerin kökenleri gösterilmiştir. Eski Türkçe sözcükler için birincil kaynak Sir Gerard Clauson'un An Etymological Dictionary of Pre-Thirteenth- Century Turkish (1972) adlı sözlüğü, Arapça ve Farsça sözcükler için Francis Joseph Steingass'ın A Comprehensive Persian-English Dictionary (1892) adlı sözlüğü, Moğolca sözcükler için Ferdinand Lessing'in Mongolian English Dictionary (1960) adlı sözlüğü, Ermenice sözcükler için Robert Dankoff'un Armenian Loanwords in Turkish (1995) adlı eseri, diğer dillerden alıntı sözcükler için TDK Türkçe Sözlük kullanılmıştır. Açıklamalı sözlük için ise Mehmet Ölmez'in Tuwinischer Wortschatz mit alttürkischen und mongolischen Parallelen - Tuvacanın Sözvarlığı Eski Türkçe ve Moğolca Denklikleriyle- (2007) adlı çalışmasından yararlanılmıştır. İlk kez bir ağız çalışmasında her sözcüğün etimolojisi ele alındığından derlenen metinler 113 sayfayla sınırlı tutulmuştur. Bu nedenle sadece 12 kişiden derlenen metinlere yer verilebilmiştir. Seçilen kişilerin genelde 50 yaş üstü, okuma-yazma bilmeyen ya da ilkokul mezunu olmasına dikkat edilmiştir.
Runik harfli Dağlık Altay Bölgesi yazıtları
Bu tez çalışmasında, Runik yazıtlar içinde oldukça büyük bir yer kaplayan Dağlık Altay Bölgesi yazıtlarıyla ilgili şimdiye kadar yapılmış olan çalışmaların Türkçe olarak biraraya getirilmesi amaçlanmış ve bu kapsamda, Katalog Drevnetyurkskih Runiçeskih Pamyatnikov Gornogo Altaya" ve "Korpus Tyurkskih Runiçeskih Nadpisey Yujnoy Sibiri" yayınlarıyla "Altay Yazıtlarından Bar-Burgazı II (A 21) Yazıtı"; "Kalbak-Taş XX (A 43) ve Kalbak-Taş XXI (A 44) Yazıtları ya da Eski Türklerde Okuryazarlık"; "Köpçegen (A 49) Yazıtı" makaleleri esas alınarak bu yazıtların daha önceki okuma denemeleri derlenmiş, Rusça yapılan yorumlar Türkçeye çevrilmiştir. Anahtar Kelimeler: Eski Türk Yazıtları, Eski Türk Runik Yazısı, Dağlık Altay Bölgesi Runik Yazıtları
Runik harfli Dağlık Altay Bölgesi yazıtları
Bu tez çalışmasında, Runik yazıtlar içinde oldukça büyük bir yer kaplayan Dağlık Altay Bölgesi yazıtlarıyla ilgili şimdiye kadar yapılmış olan çalışmaların Türkçe olarak biraraya getirilmesi amaçlanmış ve bu kapsamda, Katalog Drevnetyurkskih Runiçeskih Pamyatnikov Gornogo Altaya" ve "Korpus Tyurkskih Runiçeskih Nadpisey Yujnoy Sibiri" yayınlarıyla "Altay Yazıtlarından Bar-Burgazı II (A 21) Yazıtı"; "Kalbak-Taş XX (A 43) ve Kalbak-Taş XXI (A 44) Yazıtları ya da Eski Türklerde Okuryazarlık"; "Köpçegen (A 49) Yazıtı" makaleleri esas alınarak bu yazıtların daha önceki okuma denemeleri derlenmiş, Rusça yapılan yorumlar Türkçeye çevrilmiştir. Anahtar Kelimeler: Eski Türk Yazıtları, Eski Türk Runik Yazısı, Dağlık Altay Bölgesi Runik Yazıtları
Runik harfli Dağlık Altay Bölgesi yazıtları
Bu tez çalışmasında, Runik yazıtlar içinde oldukça büyük bir yer kaplayan Dağlık Altay Bölgesi yazıtlarıyla ilgili şimdiye kadar yapılmış olan çalışmaların Türkçe olarak biraraya getirilmesi amaçlanmış ve bu kapsamda, Katalog Drevnetyurkskih Runiçeskih Pamyatnikov Gornogo Altaya" ve "Korpus Tyurkskih Runiçeskih Nadpisey Yujnoy Sibiri" yayınlarıyla "Altay Yazıtlarından Bar-Burgazı II (A 21) Yazıtı"; "Kalbak-Taş XX (A 43) ve Kalbak-Taş XXI (A 44) Yazıtları ya da Eski Türklerde Okuryazarlık"; "Köpçegen (A 49) Yazıtı" makaleleri esas alınarak bu yazıtların daha önceki okuma denemeleri derlenmiş, Rusça yapılan yorumlar Türkçeye çevrilmiştir. Anahtar Kelimeler: Eski Türk Yazıtları, Eski Türk Runik Yazısı, Dağlık Altay Bölgesi Runik Yazıtları
Kazak anlatıları çerçevesinde Kazakçanın söz varlığı
Yüksek lisans tezi olarak hazırlanan bu çalışma Kazakların kiril alfabesi ile Kazakça yazılmış 26 adet metni kapsamaktadır. Çalışmamızda bu metinlerin transkripsiyonu ve Türkiye Türkçesine çevirileri yapılmıştır. Metinlerdeki sözcüklerin sözlük / dizini hazırlanmıştır. Ayrıca Kazakçanın söz varlığı örnek kelimelerle ele alınmıştır. Bu çalışma 7 bölümden oluşmaktadır: "1. Giriş" bölümünde Kazakistan, Kazaklar ve Kazakça hakkında genel bilgi verilmiştir. Sonrasında ise çalışmada yer alan metinlere /anlatılara ve izlenen yönteme değinilmiştir. "2. Metin" bölümünde çalışmada yer alan metinlerin transkripsiyonuna yer verilmiştir. "3. Çeviri" bölümünde metinlerin Türkçeye çevirisi yapılmıştır. "4. Açıklamalar – Söz varlığı" bölümünde bazı Kazakça sözcüklerin yapısı ve gramer özelliklerine değinilmiştir. "5. Sözlük" bölümünde sözcüklerin anlamları ve kökenleri belirtilmiştir. Ekler / Tıpkıbasımlar kısmında çalışmada yararlanılan metinler yer almıştır. "6. Sonuç" bölümüdür.
Kazak anlatıları çerçevesinde Kazakçanın söz varlığı
Yüksek lisans tezi olarak hazırlanan bu çalışma Kazakların kiril alfabesi ile Kazakça yazılmış 26 adet metni kapsamaktadır. Çalışmamızda bu metinlerin transkripsiyonu ve Türkiye Türkçesine çevirileri yapılmıştır. Metinlerdeki sözcüklerin sözlük / dizini hazırlanmıştır. Ayrıca Kazakçanın söz varlığı örnek kelimelerle ele alınmıştır. Bu çalışma 7 bölümden oluşmaktadır: "1. Giriş" bölümünde Kazakistan, Kazaklar ve Kazakça hakkında genel bilgi verilmiştir. Sonrasında ise çalışmada yer alan metinlere /anlatılara ve izlenen yönteme değinilmiştir. "2. Metin" bölümünde çalışmada yer alan metinlerin transkripsiyonuna yer verilmiştir. "3. Çeviri" bölümünde metinlerin Türkçeye çevirisi yapılmıştır. "4. Açıklamalar – Söz varlığı" bölümünde bazı Kazakça sözcüklerin yapısı ve gramer özelliklerine değinilmiştir. "5. Sözlük" bölümünde sözcüklerin anlamları ve kökenleri belirtilmiştir. Ekler / Tıpkıbasımlar kısmında çalışmada yararlanılan metinler yer almıştır. "6. Sonuç" bölümüdür.
Eski Uygurca Ölüler Kitabı üzerine bir çeviri denemesi
Yüksek Lisans Tezi olarak hazırlanan bu çalışma Aurel Stein tarafından Dunhuang'da bulunan ve Or. 8212 (109) numarayla British Library'nin Oriental El Yazmaları ve Basılı Kitaplar bölümünün Aurel Stein El Yazmaları Koleksiyonunda bulunan yazmanın 1-236. satırları arasında bulunan ilk metnine dayanmaktadır. Ele alınan metin daha önce P. Zieme ve G. Kara tarafından 1978 yılında Ein Uighurisches Totenbuch adıyla transkripsyon, Almanca çeviri, notlar ve sözlükle birlikte yayınlanmıştır. Bu çalışmada yazmaya adını veren A metninin Türkçeye çevirisi, Uygur harfli metnin aslına dayanan transkripsyon ile açıklamaları yukarıda anılan çalışmanın ışığında, özellikle notlar kısmında neredeyse anılan çalışmadan yararlanılarak, Türkiye Türkçesine çevrilmiştir. Bu çalışma 6 bölümden oluşmaktadır. "1. Giriş" bölümünde çalışmada yer alan yazma ve üzerine yapılan çalışmalara, çalışmada izlenen yönteme, yazmanın özelliklerine değinilmiştir. "2. Metin" bölümünde çalışmada yer alan yazmanın yazı çevirisi ve harf çevirisine yer verilmiştir. "3. Çeviri" bölümünde metnin Türkiye Türkçesine çevirisine yer verilmiştir. "4. Açıklamalar" bölümünde önceki yayının açıklamalarına ve bu açıklamaların çevirilerine ve gerekli görülen yerlerde yapılan ekleme ve düzeltmelere yer verilmiştir. "5. Dizinler" bölümünde iki dizin hazırlanmıştır: "5.1. Uygurca Dizin" ve "5.2. İkilemeler Dizini". "5.1. Uygurca Dizin"de madde başları Eski Uygurca, anlamları Türkiye Türkçesidir. Ayrıca Uygurca dizinde bazı kelimelerin Sanskritçe, Çince veya Tibetçe karşılıkları verilmiştir. "5.2. İkilemeler Dizini" bölümünde metinde yer alan ikilemeler ve anlamlarına yer verilmiştir. "6. Sonuç" bölümüdür. Bu bölümlere ek olarak çalışmanın ekler bölümünde kullanılan metnin tıpkıbasımına yer verilmiştir.
Eski Uygurca Ölüler Kitabı üzerine bir çeviri denemesi
Yüksek Lisans Tezi olarak hazırlanan bu çalışma Aurel Stein tarafından Dunhuang'da bulunan ve Or. 8212 (109) numarayla British Library'nin Oriental El Yazmaları ve Basılı Kitaplar bölümünün Aurel Stein El Yazmaları Koleksiyonunda bulunan yazmanın 1-236. satırları arasında bulunan ilk metnine dayanmaktadır. Ele alınan metin daha önce P. Zieme ve G. Kara tarafından 1978 yılında Ein Uighurisches Totenbuch adıyla transkripsyon, Almanca çeviri, notlar ve sözlükle birlikte yayınlanmıştır. Bu çalışmada yazmaya adını veren A metninin Türkçeye çevirisi, Uygur harfli metnin aslına dayanan transkripsyon ile açıklamaları yukarıda anılan çalışmanın ışığında, özellikle notlar kısmında neredeyse anılan çalışmadan yararlanılarak, Türkiye Türkçesine çevrilmiştir. Bu çalışma 6 bölümden oluşmaktadır. "1. Giriş" bölümünde çalışmada yer alan yazma ve üzerine yapılan çalışmalara, çalışmada izlenen yönteme, yazmanın özelliklerine değinilmiştir. "2. Metin" bölümünde çalışmada yer alan yazmanın yazı çevirisi ve harf çevirisine yer verilmiştir. "3. Çeviri" bölümünde metnin Türkiye Türkçesine çevirisine yer verilmiştir. "4. Açıklamalar" bölümünde önceki yayının açıklamalarına ve bu açıklamaların çevirilerine ve gerekli görülen yerlerde yapılan ekleme ve düzeltmelere yer verilmiştir. "5. Dizinler" bölümünde iki dizin hazırlanmıştır: "5.1. Uygurca Dizin" ve "5.2. İkilemeler Dizini". "5.1. Uygurca Dizin"de madde başları Eski Uygurca, anlamları Türkiye Türkçesidir. Ayrıca Uygurca dizinde bazı kelimelerin Sanskritçe, Çince veya Tibetçe karşılıkları verilmiştir. "5.2. İkilemeler Dizini" bölümünde metinde yer alan ikilemeler ve anlamlarına yer verilmiştir. "6. Sonuç" bölümüdür. Bu bölümlere ek olarak çalışmanın ekler bölümünde kullanılan metnin tıpkıbasımına yer verilmiştir.