Theses supervised by Prof. Dr. Mehmet Yaman

31 theses · Fırat University

Master'sOpen AccessTR

Toksik eser elementlerin uzaklaştırılmasında kullanılacak aktif karbonun ananas kabuğundan sentezi için optimum şartların belirlenmesi

Ananas yapraklarını da içeren biyoatıkların aktif karbon sentezinde kullanılması daha önceki çalışmalarda yayınlanmıştır. Ancak, bu amaçla, sentez basamağında kimyasal aktivasyon aracı olarak H2SO4 derişimi, karıştırma süresi ve piroliz sıcaklığının optimize edilmesi araştırılmamıştır. Bu çalışmada, ananas kabukları inert gaz ortamında termal olarak aktif karbona dönüştürüldü. Optimizasyon amacıyla, %25 ten %70 e varan aralıkta H2SO4 derişimi, 5-15 saat aralığında karıştırma süresi ve 500-600 oC aralığında sıcaklık parametreleriyle çalışılarak sentezlenen aktif karbonlar değerlendirilmiştir. Elde edilen adsorbanlar, iletkenlik ölçümü, FTIR, SEM ve BET metodları ile ile karakterize edildi. Toksik eser elementlerin önderiştirilmesi basamağında, analitik parametrelerin optimizasyonu için çalışma pH 'ı, karıştırma süresi ve ilk hacim gibi şartlar değiştirilerek çalışılmıştır. Sentezlenen ve amaca uygun olarak bulunan adsorban (%25 lık sülfürik asitle modifiye edilmiş, 9 saat karıştırılmış ve 600 oC de elde edilmiş AC), yine optimize edilen önderiştirme şartlarında (Pb ve Ni için sırasıyla pH=3 ve pH =4.5), doğal sulardaki toksik eser metallerin ppb düzeylerinde bulunan derişimlerinin tayininde kullanılmıştır. Elde edilen verilerden, 45 dakikalık karıştırma süresinin hem Pb hem de Ni için optimum olduğu bulunmuştur. Ölçüm için, aynı anda birden fazla elementin tayininin mümkün olduğu ICP - MS yöntemi kullanılmıştır. Optimum şartlardaki önderiştirme işlemlerinin uygulanmasıyla, doğal sulardaki Pb ve Ni derişimleri sırasıyla 1.8-8.0 ve 0.6-22.0 ppb (ng/mL) aralığında bulundu. Ölçüm yapılan Pb ve Ni için bulunan konsantrasyonlar, Dünya Sağlık Örğütünce müsaade edilen sınır değerlerinin altında gözlenmiştir.

Miktar tayini
Sevda Gültekin
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Iraktaki Musul barajı ve Türkiyedeki Kralkızı-Dicle barajı etrafındaki toprak ve bitkileri element konsantrasyonlarının karşılaştırılması

In this study, it is aimed to compare the element concentrations in plant and soil samples taken around Mosul dam and Kralkızı-Dicle dam lakes. For digestion of the samples, microwave (MW) oven was used. The measurements were carried out by using inductively coupled plasma-mass spectrometry (ICP-MS). From the results obtained, it was found that (Cr, Cu) trace elements in plants and (Pb, Cu) in soils are lower than the maximum acceptable concentrations (MAC), for both from Iraq and Turkey. Related with studied elements in soil samples, Cd(10938 μg/Kg)in one soil from Iraq, Ni(201313 μg/Kg, 181644 μg/Kg), and Cr(240403 μg/Kg, 162453 μg/Kg) in one by one sample from both Iraq and Turkey are higher than the MAC values. Cd(2813 μg/Kg, 8026 μg/Kg)in one by one plant from both Iraq and Turkey, Pb(14464 μg/Kg)in one plant from Iraq, and Ni(22467 μg/Kg)in one plant form Iraq are higher than the MAC values. Related with the validation, standard reference material (NCSDC73348-Busch branches and leaves-trace elements) were analyzed for the studied elements. The obtained results showed that the results are reliable. It was concluded that toxic trace elements should be determined periodically.

Rajab Shoro
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Comparison of element concentrations in water and fish samples from Mosul dam lake in Iraq and Kralkizi-Dicle lakes in Turkey

In this study, it is aimed to compare the element concentrations in water and fish samples taken from Mosul dam and Kralkızı-Dicle dam lakes. For digestion of fish samples, microwave (MW) oven was used. The measurements were carried out by using inductively coupled plasma-mass spectrometry (ICP-MS). From the results obtained, it was found that all trace elements in water are lower than the maximum acceptable concentrations (MAC), for both from Iraq and Turkey. Related with studied elements in fish samples, Cd, Cr and Cu levels in all fish samples were found lower than the MACs (100, 1000 and 20 000 ppb, respectively) while Pb (427 ppb) in one sample and Ni (750 and 895 ppb) in two samples are higher than the MAC value (500 ppb Ni). Related with the validation, standard reference material (SPS-SW2 surface water-trace elements) were analyzed for the studied elements. The obtained results showed that the results are reliable. It was concluded that toxic trace elements should be determined periodically.

Shaıda Hadı
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Comparison of element concentrations in crude oil samples taken from different sites in Iraq and Turkey

The ability to accurately determine the metal contents of crude oils is necessary for reasons ranging from the need to identify the source of the oils (Ni and V) to the removal of components that might inhibit catalysis during refining or impact negatively on the environment during hydrocarbon combustion. Determination of the petroleum source is very important to prevent oil smuggling. The aim of this thesis is a comparison of element concentrations in crude oil samples taken from different sites in Turkey and Iraq. For this purpose, the crude oil samples were collected from a few locations including Duhok, Zakho, and Erbil from Iraq, Batman, and Adiyaman from Turkey. Sample Digestion was performed by microwave (MW) oven-using HNO3 and polytetrafluoroethylene (PTFE™). After that, the digested samples were diluted for further analysis. The metal concentrations were determined by using Inductively coupled plasma-mass spectrometry (ICP-MS). For quantitative analysis, calibration graphs were obtained. From the results obtained, it was found that Vanadium V concentrations are in ranges of (0.082 – 24.490) mg/L, while Nickle Ni concentrations are varying between (1.028 – 10.740) mg/L.

Crude oilMass spectrometryMicrowaves+2
Zıad Nawzad Nawzad
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
10
DoctorateOpen AccessTR

Tıbbi bitkilerde antikanserojen bileşiklerin HPLC-MS ile tayini ve izolasyonu

İçerdikleri biyoaktif bileşikler nedeniyle tıbbi bitkiler, insanlığın başlangıcından günümüze kadar tedavi amacıyla kullanılmıştır. Bu tez çalışmasında günümüzde kullanımları popüler olan antikanserojen bileşiklerden Curcumin ve Resveratrolün 5 farklı bitki materyalinde tayini ve izolasyonu amaçlanmıştır. Çalışmanın ilk aşamasında HPLC-DAD cihazı ile tayin işlemi gerçekleştirildi. Bu amaçla bitki materyalleri 8 farklı çözücüde ve iki farklı ekstraksiyon metoduyla ekstrakte edildi. Resveratrol ve Curcumin için ölçüm basamağında optimum çalışma koşulları belirlenerek bu koşullar altında bitki ekstraktları analiz edilip bulgular karşılaştırıldı. Buna göre, Resveratrol en fazla zerdeçal bitkisinde (26.45 µg/g), en az kuşburnu bitkisinde (0.48 µg/g) bulunurken, Curcuminin ise sadece zerdeçal bitkisinde (32.54 mg/g) bulunduğu gözlendi. Çalışmanın ikinci aşamasında izolasyon için yeterli miktarda curcumin içeren zerdeçal bitkisine izolasyon işlemi uygulandı. İzolasyon işlemi TLC, kolon kromatografisi ve preparatif HPLC-UV yöntemleriyle gerçekleştirildi. Ayrıca izolasyon için katı:çözücü oranı taraması yapılarak ekstraksiyon için uygun oran tespit edildi. Curcuminin yanı sıra demetoksicurcumin ve bisdemetoksicurcumin gibi curcumin türevlerinin (curcuminoidlerin) de izolasyonu gerçekleştirildi. İzole edilen bileşiklerin yapı tayinleri LC-MS, UV, NMR ve FT-IR spektroskopileri yardımıyla yapıldı.

FTIRKromatografi-yüksek basınçlı-sıvıMS+4
Ayşe Şap
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Comparison of some bioactive compounds of four medicinal plants

In this study, determination of the antioxidant activity, total phenolic content (TPC) and Total flavonoid content (TFC) as well as some bioactive compounds in four medicinal plants is aimed. The plants: Urtica dioica, Peganum harmala, Citrullus colocynthis and Syzygium aromaticum clove were subject to test. The extraction technique used in this study included maceration extraction by employing methanol as a solvent. The obtained values are between 0.2-574 mg/g for TPC, 0.4-8.4 mg/g for TFC, 11.3-484 mg/g for FRAP, and 123-1979 mg/g MCC. Further, HPLC was utilized to evaluate the extrcats obtained. THe bioactive compoubds were determined by using HPLC – DAD device.

AntioxidantsBeta caroteneChromatography-high pressure-liquid+3
Awaz Faruq Abdullah
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Zeytin çekirdeklerinden aktif karbonun sentezi ve karakterizasyonu

Activated carbon synthesis has previously been described to include the use of biomasses, like Olive seed. In addition, the use of H2SO4 concentration, stirring time, and pyrolysis temperature as chemical activation agents in the synthesis stage has not been studied until now. In this experiment, olive seeds were burned in an inert gas atmosphere to produce activated carbon. It was determined that the active carbons were produced by treatment of H2SO4 in the ranges of concentrations from 10% ,25% and, 40%, stirring time between 4-16 hours, and temperatures between 550-650 oC were measured. Conductivity, FTIR, SEM, and BET measurements were used to characterize the adsorbents. In the pre - concentration process, factors including pH, stirring time, and beginning volume was varied for optimisation of analytical parameters. The adsorbent produced using optimal parameters (modified with 40% sulfuric acid, stirred for 16 hours and obtained at 650 oC) was used to determine toxic elements in natural waters at the optimized preconcentration pH conditions (pH 5 for Pb) and 60 minutes of stirring time as the optimum for Pb. Multi-element determinations were made using the ICP - MS technique in these studies. Pb concentrations in natural waters ranged from 1.3 to 2.1 ppb (ng / ml), when pre - concentration techniques were used under optimal conditions. All of the elements examined were determined to be less than the World Health Organization's limit levels.

ICP-MSSolid phase extractionOrganic wastes+2
Dlshad Azız Hamıd Hamıd
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Determination of optimum conditions for the synthesis of activated carbon from walnut shell to be used in the removal of trace levels of Pb, Ni and Cr elements from polluted water

The goal of this thesis is to determine ppb levels of toxic elements like Cr, Ni and Pb. This is carried out by two steps 1- preparation of adsorbent (AC); 2- application to trace elements preconcentration. The first step procedure is worked by synthesize and characterize an environmentally- friendly adsorbent which has high adsorption capacity. This is achieved by choosing walnut shell which chemically modified it goes by H₂SO₄ sulfuric acid, after modification it goes under pyrolysis by (N₂) gas at (500-600 Cͦ); and so, the synthesis of activated carbon (AC). This process undergoes to the first step for preconcentrating of toxic elements by using different pH(3-6) with the same concentration for removing or decreasing the levels of these elements in contaminated water. This step was performed by determining the optimum condition such as optimum pH and optimum contact time for Cr, Ni and Pb trace elements. This procedure was carried out by the model solution and measurements were carried out by inductively coupled plasma -mass spectrometry (ICP-MS). The optimum pH was was found to be 6 for Pb, Ni and Cr. The optimum contact time was 45min for both Pb; Cr and Ni. Also characterization of AC were carried out by FTIR . Scanning electron microscope (SEM) device used for investigating the shape of surface of obtained AC and found that there are many holes and cave types found in the surface. as a result, the surface area has absolutely increased that are available for the adsorption. Also BET instrument used for AC to investigate the extent of surface area available to the adsorbate which stated that activated carbon exhibits type I. the optimized technique was applied to determination of ppb levels of Pb, Ni and Cr in model solutions for contaminated water

Activated carbonWalnut shellConcentration+1
Awaz Mohammed Hasan Ibrahim Albarwari
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Biyoatıklarla toksik eser elementlerin önderiştirilmesi ve tayininde analitik parametrelerin optimizasyonu

Bu çalışmada, ppb düzeyindeki toksik eser metallerin önderiştirilerek ppm düzeyine çıkarılması ve tayin edilmesinde kullanılmak üzere, ekonomik ve çevre dostu biyokütle temelli aktif karbon sentezi hedeflenmiştir. Bu amaçla, ananas yaprağı, elma posası, muz salkımı, portakal posası, zeytin çekirdeği, fındık, hindistan cevizi, nar, fıstık, badem, ceviz, muz ve portakal kabuğu gibi zirai atıklar, H2SO4 ve sitrik asit gibi kimyasal maddelerle modifiye edilerek, yüksek sıcaklıklarda piroliz sonucu aktif karbonlar elde edilmiştir. Böylece hazırlanan adsorbanlar, FTIR, SEM, EDX ve BET yöntemleri ile karakterize edilmiştir. Önderiştirme basamağında, analitik parametrelerin optimizasyonu için çalışma pH 'ı, karıştırma süresi ve ilk hacim gibi şartlar çalışılmıştır. Sentezlenen adsorbanlar, optimize edilen şartlarda, doğal sularda ppb düzeylerinde bulunan Cd, Pb, Ni, Cr ve U gibi toksik elementlerin tayinde önderiştirme amacıyla kullanılmıştır. Buna göre sülfürik asitle modifiye edilmiş fıstık ve ceviz kabuğu için pH:6, badem kabuğu için pH:4 ve muz kabuğu için pH:3 optimum değer olarak bulunurken, karıştırma süresiyle ilgili olarak: muz kabuğu için 30, diğerleri için 45 dakika en iyi değer olarak bulunmuştur. Sitrik asitle modifiye edilmiş adsorbanlarda; badem ve ceviz kabuğu için pH:4, muz kabuğu için pH:6 ve portakal kabuğu için pH:3 optimum değer olarak belirlenirken, karıştırma süreleri ilgili olarak, badem ve ceviz kabuğu için 45, muz ve portakal kabuğu için ise 60 dakika yeterli bulunmuş, ve ilk hacimin etkisi için 150 mL çalışılan bütün adsorbanlarda uygun tespit edilmiştir. Ölçümlerde, çoklu element tayininin aynı anda yapılabildiği ICP - MS yöntemi kullanılmıştır. Optimum şartlardaki önderiştirme işlemlerinin uygulanmasıyla, doğal sulardaki Cd, Pb, Ni, Cr ve U derişimleri sırasıyla 0.05 – 0.70, 0.1 – 6.5, 0.3 – 19, < ts(0.5) – 15.0 ve 0.02 - 55 ng / mL aralığında bulundu. Van gölünde uranyum hariç, bulunan konsantrasyonlar çalışılan bütün elementler için Dünya sağlık örğütünün müsaade ettiği sınır değerlerinin altında gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Biyokütle, Önderiştirme, Toksik metal, Katı faz ekstraksiyonu, ICP-MS

Maruf Hurşit Demirel
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Patlıcan bitkisinin yaprak ve meyvesinde Cd ve Pb dağılımının tayini ve histidin ile ilişkisi

Kurşunun insanlarda kan enzimlerinin değişmesine, hiperaktiviteye ve nörolojik hastalıklara neden olduğu bilinmektedir. Son zamanlarda, kurşunun beyinde birikerek toksik etki gösterdiği ve hatta IQ değerinin düşmesine de neden olduğu belirtilmiştir. Kadmiyum, vücuda alındığında toksik etkiye hatta kansere varan hastalıklara neden olabilir. Özellikle, böbreklerde birikerek çalışma mekanizmasını engeller ve böbrek rahatsızlığına neden olur. Mesleki alımlar dışında, kurşun ve kadmiyumun insanlar tarafından alımı en çok gıdalar yoluyla olmaktadır. Histidin ise vücuttaki bütün dokuların gelişimi ve bakımı için gerekli bir amino asittir. Histidinin bitkilerdeki metal birikmesinde rol oynadığı belirtilmiştir. Yapılan çalışmalarda, toksik metalleri absorplayan bitkilerde histidin konsantrasyonunda arttığı gözlenmiştir. Bu amaçla bu çalışmada Cd ve Pb ile birlikte histidin de araştırıldı. Bu çalışmada, değişik derişimlerde hazırlanan standart Cd ve Pb çözeltileri düzenli periyotlarla patlıcan bitkisinin (Solanum melongena) sulama suyuna ilave edilerek patlıcanlar yetiştirildi. Olgunlaşan patlıcan yaprak ve meyve örnekleri toplanarak kuru kül etme ve mikro dalga ışınlarıyla çözünürleştirilerek Pb ve Cd tayini yapıldı. Bu amaçla AAS kullanıldı. Sonuçların doğruluğunu test etmek için bazı örnekler ICP-MS ile analiz edildi. Histidin tayini için patlıcan örnekleri HClO4 ile ekstraksiyon edildikten sonra HPLC ile tayin edildi. Elde edilen bulgulardan, yaprakta kurşun ve kadmiyum konsantrasyon larının sırasıyla 0.6-0.8 ile 0.2-0.3 ppm arasında değiştiği gözlendi. Yine patlıcan meyvesinde ise Pb ve Cd düzeylerinin sırasıyla 0.3-0.6 ile 0.2-0.3 ppm arasında olduğu bulundu. Çalışılan örneklerdeki histidin konsantrasyonları 4.8-8.4 ppm arasında değişmekte olup, gruplar arasında anlamlı bir değişme gözlenmedi. Aynı örnekler için AAS ve ICP-MS ile bulunan verilere t testinin uygulanmasıyla sonuçların güvenilir olduğu bulundu. Anahtar Kelimeler: Kadmiyum, Kurşun, Patlıcan, Histidin, AAS, HPLC

Gül Nilay Koral
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Uranyumun iyon baskılı polimerler kullanılarak önderiştirilmesi ve tayini

Bu çalışmada, göl, nehir ve yer altı suları gibi doğal sularda ppb düzeyinde bulunan uranyumun tayini amaçlandı. Bu amaçla, uranyuma özgü önderiştirme sağlayan uranyum iyonu baskılı polimerler sentezlendi. Sentez işlemi FTIR, SEM ve UV Görünür Bölge Spektrofotometresiyle kontrol edildi. Sentezlenen uranyum iyonu baskılı polimerlerden baskılı olan uranyum iyonunu koparmak için 4 kez HCl ile ekstraksiyonu yapıldı. Uranyum iyonu koparılmış baskılı polimerleri, uranyum önderiştirmesinde kullanmak için optimizasyon çalışmaları yapıldı. Bu amaçla, pH 4.5, karıştırma süresi 30 dk, elüsyon cinsi ve derişimi 3 M HCLO4, ilk hacim 100 mL -500 mL ve son hacim 10 mL optimum değer olarak bulundu. Ölçümler, arsenazo (III)- Ultraviyole Görünür Bölge Moleküler Absorpsiyon Spektrofotometresiyle 651±2 nm de yapıldı. Optimize edilen önderiştirme metodu, yer altı suları, nehir suyu ve göl suyu gibi doğal sularda uranyum tayinine uygulandı. Yer altı ve nehir sularında tayin sınırının altında değerler bulunurken, Van gölü suyunda ise ortalama değer 57.0 µg L-1 U bulundu. Sonuçların doğruluğunu test için, farklı bir temele dayanan ICP-MS ile alınmış sonuçlara t testi uygulandı ve sonuçların doğru olduğu bulundu.

Tülin Biçim
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Toksik eser elementlerin önderiştirilerek tayininde polimerik reçinelerin kullanılması

Bu çalışmada, nehir, göl ve musluk gibi doğal su örneklerinde ng/mL seviyesinde bulunan Ni, Cr ve Cu ultraeser metallerin kantitatif tayinleri hedeflendi. Bunun için, daha önce İstanbul Teknik Üniversitesi'nde yeni sentezlenen PGMA-etilpiperazin polimerik reçinesinin bünyesindeki fonksiyonel gruplarla etkileşme sonucu örnekteki Ni, Cr ve Cu elementleri zenginleştirildi. Zenginleştirme prosedüründe, analit verimini etkileyen etkenler çalışıldı. Elde edilen değerlerden, Ni, Cr ve Cu elementlerine ait bulunan optimum pH' ın 4.5-5.5 arasında, karıştırma süresinin 30-60 dk arasında ve ilk hacmin ise 200 mL ye kadar olduğu gözlendi. Bu şekilde bulunan optimum şartlar Atomik Absorpsiyon Spektrofotometresi (AAS) ile birlikte kullanılarak sözkonusu üç eser elementin doğal su örneklerindeki derişimleri tespit edildi. Validasyon için analiz edilen SPS-SW2(Surface water-Trace metals) SRM verilerinden metodun doğruluğu belirlendi. Geliştirilen ve valide edilen önderiştirme metodunun uygulanmasıyla, nehir, göl ve musluk sularında bulunan element konsantrasyonları Ni, Cr ve Cu için sırasıyla, Keban Baraj suyunda 4.3, 5.0, 3.7, Hazar Gölü suyunda 10.3, 8.0, 14 ve laboratuvar musluk suyunda 4.1, 5.0, 12.2 olduğu gözlendi. Bu değerler, ilgili ulusal ve uluslararası otoriteler tarafından müsaade edilen sınır değerlerinin altında bulundu. Anahtar Kelimeler: Zenginleştirme, Su, Nikel, Krom, Bakır, Atomik Absorpsiyon Spektrofotometresi.

Fethi Ahmet Karaduman
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

HPLC-MS ile Elazığ-öküz gözü üzümlerinde flavonoidlerin tayini

Bu çalışmada, Elazığ yöresine özgü olan öküz gözü üzümlerinde, antioksidan özellikleri bakımından önemli olanlardan kuersetin ve mirisetin bileşiklerinin tayini hedeflendi. Bu amaçla, üzüm örneklerinde kuersetin ve mirisetin bileşiklerinin tayini için metanol-askorbik asit-HCl çözücü karışımıyla ekstraksiyon yapıldı. Elde edilen ekstraktlardaki kuersetin ve mirisetin bileşikleri HPLC-MS yöntemiyle tayin edildi. HPLC-MS ile tayinde, enjeksiyon hacmi, akış hızı, fragmentasyon voltajı ve kolon sıcaklığı gibi parametrelerin optimum şartları uygulandı. 0.2-2 ppm aralığında farklı derişimlerdeki kuersetin ve mirisetin çözeltilerinin HPLC-MS ile analizi sonucu kalibrasyon grafikleri elde edildi. Gerekli hesaplamalar da yapılarak üzümlerde kuersetin ve mirisetin derişimleri hesaplandı. Sonuç olarak, 10 farklı noktadan toplanan üzümlerde kuersetin ve mirisetin bileşiklerinin miktarları sırasıyla 0.7-2.3 ve 0.5-1.1 ppm aralığında bulundu.

Tayfun Polat
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Sanayi bölgelerinde yetişen bazı hiperakümülatör bitkilerin metal içerikleri ile histidin düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

ÖZETBazı bitkiler, yaprak ve dal gibi toprak üstü dokularına zarar vermeden, metallerin yüksek konsantrasyonlarını toplayabilirler. Hiperakümülatör olarak adlandırılan bu bitkilerde, metallerin tutma mekanizmalarının histidin, sistin ve sitrat gibi ligandlarla ilgili olabileceği belirtilmiştir.Bu çalışmanın amacı, literatürde hiperakümülatör olarak belirtilen bitkilerdeki metal ve histidin konsantrasyonları arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Bu amaçla, Gaziantep ve Bursa sanayi bölgeleri ile kontrol bölgelerinden toplanan hiperakümülatör potansiyeline sahip karaçam (Pinus nigra L), zakkum (Nerium oleander L.), yalancı akasya (Robinia pseudoacacio L), asma (Vitis vinifera L.), dut (Morus L.), çınar (Platanus L.), ceviz (Juglans regia L.), iğde (Angustifolia L.), kavak ağacı (Populus nigra L.), mavi servi (Cupressus arizonica L.) bitkilerindeki Pb, Cd, Ni ve Cu konsantrasyonları ICP-MS ve histidin miktarları HPLC-MS ile tayin edildi. HPLC-MS ile histidin tayini için yapılan optimizasyon çalışmalarından, optimum akış hızının 0.2 mL/dk, fragmentasyon voltajının 70 V, enjeksiyon hacminin 15 µL ve kolon sıcaklığının 20 ºC olduğu bulundu. Bitki örneklerinin ekstraksiyonu için yapılan optimizasyon çalışmalarında en iyi çözücünün su olduğu ekstraksiyon süresi olarak 30 dk, çözücü/katı oranı olarak 20/1 (v/w) değerlerinin optimum olduğu gözlendi. Sonuçların güvenilirliğinin tayini için standart ekleme metodu uygulandı. Bulunan sonuçlardan, Pb konsantrasyonu 0.5 ile 375 mg/kg arasında, Cd konsantrasyonu 11 ile 605 µg/kg arasında, Cu konsantrasyonu 2.6 ile 11.7 mg/kg arasında ve Ni konsantrasyonu 0.6 ile 9.9 mg/kg aralığında değiştiği görülmektedir. Yine, çalışılan bitkilerdeki histidin konsantrasyonlarının 0.9 ile 32.7 mg/kg arasında değiştiği gözlenmiştir. Bulunan sonuçlar istatistiksel olarak değerlendirildiğinde, dut yapraklarında Ni (p<0.05) ile histidin arasındaki ilişki istatistiksel olarak anlamlı bulunurken, Pb, Cd ve Cu ile histidin arasında ilişki istatistiksel olarak anlamlı değildir (p>0.05). Benzer olarak, yalancı akasya türünde Ni (p<0.05) ve Cd (p<0.05) ile histidin arasında ve mavi servi türündeki Pb ile histidin arasındaki ilişkinin (p<0.05) anlamlı olduğu gözlendi.Anahtar Kelimeler: Histidin, HPLC-MS, kurşun, kadmiyum, nikel, bakır, hiperakümülatör bitki.

Şükran Akkuş Özen
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Kiraz (Prunus avium), çilek (Fragaria vesca) ve kızılcık (Cornus mas L.) meyvelerindeki antosiyanin bileşiklerinin HPLC-ESI-MS ile tayini ve karakterizasyonu

Polifenoller ve onların alt grubu olan flavonoidler, antioksidan ve antikanser özellikleri yönünden önemlidirler. Antosiyanin bileşikleri, sayıları 5.000' i geçen flavonoidlerden önemli bir grubu oluşturmaktadırlar. Bu alanda yapılan çalışmalarda, doğal meyvelerin içerdiği antosiyanin miktarları arasında farklılıklar bulunmaktadır.Bu çalışmada, kiraz (Prunus avium L.), çilek (Fragaria vesca L.) ve kızılcık (Cornus mas L.) meyvelerinde antioksidan özelliği yüksek olan delfinidin-3-o-glikozit, siyanidin-3-o-glikozit, pelargonidin-3-o-glikozit ve malvidin-3-o-glikozit gibi antosiyanin bileşiklerinin tayini ve karakterizasyon amaçlanmıştır. Bunun için, öncelikle hem ölçüm hem de örnek hazırlama aşamalarında şartlar optimize edildi. Bulunan sonuçlardan, akış hızının 0.5 mL/dk, fragmentasyon voltajının 110 V, enjeksiyon hacminin 5 µL ve kolon sıcaklığının 30 ºC olduğu değerler optimum olarak seçildi. Meyve örneklerinin ekstraksiyonu için üç farklı ekstraksiyon şartı uygulandı. Yapılan optimizasyon çalışmalarında, kiraz ve kızılcık için çözücü olarak % 0.1 HCl içeren asetonitril, ekstraksiyon süresi olarak 30 dk, çözücü/katı oranı olarak 2/1 (v/w) optimum şartlar olarak seçildi. Çilek için, çözücü olarak % 0.1 HCl içeren metanol, ekstraksiyon süresi olarak 30 dk, çözücü/katı oranı olarak 5/1 (v/w) optimum değer olarak bulundu. Sonuçların güvenilirliğinin tayini için standart ekleme metodu uygulandı. Elde edilen optimum şartlar kullanılarak bulunan sonuçlardan, kirazda siyanidin-3-o-glikozit konsantrasyonu 3.5-9.0 ppm (mg/kg) aralığında, malvidin-3-o-glikozit

Nagihan Mehpare Karaaslan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Yüksek sıcaklıkta hazırlanmış gıdalarda organik kanserojen maddelerin HPLC-MS ile tayini

Polisiklik aromatik hidrokarbon bileşikleri (PAH); iki veya daha fazla benzen halkasının yüksek sıcaklıkta bağlanmasıyla oluşan bileşiklerdir.Bu çalışmada, antrasen, benzo[a]antrasen, benzo[a]piren ve piren gibi PAH bileşilerinin HPLC-MS ile nicel analizleri için, mobil faz akış hızı, enjeksiyon hacmi, kolon sıcaklığı ve parçalama gerilimi gibi faktörler optimize edildi. Optimize edilen şartlarda yukarıda adı geçen bileşiklerin yüksek sıcaklıkta hazırlanmış ızgara türü örneklerde tayinine uygulandı. Çeşitli ızgara ve benzeri örnekler, dört farklı ekstraksiyon yöntemi uygulanarak analize hazırlandı. Elde edilen sonuçlardan çalışılan PAH bileşiklerinin restoranlarda tüketime sunulan ızgaralarda ve çalışılan diğer örneklerdeki derişimlerinin pişirme kaynaklarına bağlı olup 10 ppb' yi geçmediği gözlendi. Yenilemeyecek kadar aşırı pişirilen ızgara örneklerinde bulunan PAH derişimlerinin ise, hem et cinsi hem de pişirme kaynağına bağlı olarak antrasen için 156 ppb, benzoantrasen için 115 ppb, piren için 166 ppb ve benzopiren için 140 ppb' ye kadar büyük olduğu gözlendi. Bu verilere göre, çalışılan gıda örneklerinde antrasen, benzo[a]antrasen, benzo[a]piren ve piren bileşikleri yönünden bir risk söz konusu olmadığı sonucuna varıldı.Anahtar kelimeler: Polisiklik Aromatik Hidrokarbon, Antrasen, Benzo[a]antrasen, Benzo[a]piren, Piren, Katı Faz Ekstraksiyon, HPLC-MS.

Muharrem İnce
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Türleme ile toprakta metal kirlenmesinin boyutunun belirlenmesi

Bu çalışmada Elazığ ilinden alınan çeşitli toprak örneklerindeki kadmiyum, krom, bakır, nikel ve kurşun gibi toksik ve kanserojen olan elementlerin hangi formda oldukları seçici ve ardışık ekstraksiyon yöntemleri kullanılarak atomik absorpsiyon spektrometresi ile tayin edildi. Seçici ekstraksiyon yönteminde CH3COONH4, KNO3, CH3COOH, CH3COONa, Na2 H2EDTA.2H2O, Na4P2O7, Asetat Tamponu (pH 5), NH2OH HCl, NH2OH HCl gibi çeşitli ekstraksiyon reaktifleri kullanıldı. Uygulanan üç basamaklı ardışık ekstraksiyon yönteminin birinci basamağında elementlerin değişebilir ve karbonatlara bağlı formları CH3COOH (pH 2.85) ile, ikinci basamağında indirgenebilen ve Fe-Mn oksitlere bağlı türler NH2OH HCl (pH 2) ile, üçüncü basamağında ise yükseltgenebilen, organik maddelere ve sülfürlere bağlı türler H2O2 ve CH3COONH4 (pH 2) ile tespit edildi. Ardışık ekstraksiyon yönteminin karıştırma süresi değiştirilerek modifiye edildi. Çalışılan toprak örneklerinin hareketli fazlarındaki Cd ve Cu derişimleri önemli oranda bulunurken, Ni ve Cr çoğu örnekte tamamen hareketsiz fazlarda bulunduğu gözlendi. Toprak örneklerinin yanı sıra bitki örnekleri de analiz edilerek farklı fraksiyonlardaki metal derişimleriyle ilişkileri araştırıldı. Sonuç olarak, toplam metal derişimlerine göre Cr, Ni ve Cu elementleri sınır değerlerinin üzerinde olmasına karşın, hareketli fazlardaki derişimler dikkate alındığında sadece Cu ve Ni' nin sınır değerlerini aştığı görüldü.Anahtar kelimeler: Toprak, Kadmiyum, Krom, Bakır, Nikel, Kurşun, Seçici Ekstraksiyon, Ardışık Ekstraksiyon, Atomik Absorpsiyon Spektrometresi.

Olcay Kaplan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
10
DoctorateOpen AccessTR

Semizotu, ısırgan otu, menengiç ve kuşburnu gibi tıbbi ve aromatik bitkilerde flavonollerin HPLC-MS ile tayini

Antikanserojen özelliğe sahip olan flavonollerden kamferol, kuersetin ve miyrisetin bileşiklerinin tıbbi bitki ve sebzelerdeki konsantrasyonlarının tayinine olan ilgi son yıllarda artmaktadır. Özellikle iyi bir ayırma yapabilen HPLC ve hem duyarlı hem de doğru sonuçlar verebilen MS cihazlarının birleştirilmesiyle oluşan HPLC-MS sisteminin yaygınlaşması, bu bileşiklerin daha çok gıda çeşidi örneklerindeki derişimlerinin tayinine imkan vermektedir.Bu çalışmada, önce HPLC-MS sisteminde doğru sinyal ölçümünü etkileyen fragmentor (parçalayıcı voltaj), enjeksiyon hacmi, kolon sıcaklığı, mobil faz akış hızı gibi parametreler değiştirilerek çalışma şartları optimize edildi. Mobil faz olarak su/metanol/asetonitril/formik asit karışımı kullanıldı. Optimum şart olarak; injeksiyon hacmi için 5 µl, akış hızı için 0.6-0.8 ml/dk, kolon sıcaklığı için 30-40 °C ve fragmentor için 140-170 V aralığında değerler bulundu. Gözlenen bu optimum şartlar, Elazığ ve yöresinde yetişen meyve ve bitkilerdeki flavonollerin tayini için uygulandı. Böylece, semizotu, ısırgan, kuşburnu ve menengiç meyve ve bitkilerindeki miyrisetin, kuersetin ve kamferolun HPLC-MS ile tayini yapıldı. Bitkilerdeki flavonoller metanol/askorbik asit/HCl karışımıyla ekstrakte edildi. Bulunan sonuçlardan en büyük ve en küçük konsantrasyonların miyrisetin için semizotu (47 ppm) ve kuşburnu (0.63 ppm), kuersetin için semizotu (39 ppm) ve menengiç (< t.s) ve kamferol için ise ısırgan otu (7.7 ppm) ve menengiç (< t.s) olduğu görüldü.

Cemile Özcan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
10
Master'sOpen AccessTR

Toksik eser metallerin polimerik reçineler kullanılarak önderiştirilmesi ve AAS ile tayini

Dünya sağlık örgütü ve benzeri ulusal ve uluslar arası kuruluşlar içme suyunda müsaade edilen Pb derişimini 20 µg/L' ye ve Ni derişimini 20 µg/L' ye çekmişlerdir. Eser düzeydeki metallerin tayini için en çok kullanılan metod olan alevli atomik absorpsiyon spektrofotometresinin (FAAS) duyarlığı bu çok küçük konsantrasyonların altında olduğu bilinmektedir. Doğru, kesin ve bağıl olarak hem ucuz hem de kolay kullanım avantajlarına sahip olan FAAS' nin tek dezavantajı olan yeterli olmayan duyarlığı genellikle önderiştirme metotları kullanılarak giderilmektedir. Literatürde bu amaçla; aktif karbon, amberlite XAD polimerik reçineleri, çitosan, zeolit, kil, silikajel gibi adsorbanlar; PAR, PAN, Oxin, Kupferron, APDC ve 1,10 Fenantrolin gibi ligandlarla birlikte kullanılarak önderiştirme yapılmıştır. Özellikle ligand kullanımına gerek olmadan doğrudan kullanılabilme özeliğine sahip olan polimerik reçinelere olan ilgi günümüzde daha da artmaktadır.Bu çalışmada, klorosülfonlanmış polistiren reçine ile Remazol Black B fonksiyonel grubu reaksiyona sokularak sentezlenen sülfonamid esaslı modifiye reçine adsorban olarak kullanılmıştır. Önderiştirme basamaklarında verimi etkileyebilen parametreler araştırıldı. Optimum pH' ın 2.8, karıştırma süresinin 30 dk ve elüsyon hacminin ise 3 ml olduğu bulundu. Böylece elde edilen optimum şartlar kullanılarak geliştirilen önderiştirme metodu STAT-FAAS yardımıyla ppb düzeyindeki Pb ve Ni in tayininin yapılması başarıldı.Optimize edilen önderiştirme metodunun doğal sulara uygulanmasıyla elde edilen değerler Pb ve Ni için sırasıyla, Keban baraj suyunda 2.0-4.0, karakaya baraj suyunda 1.5-4, Hazar göl suyunda 2.0-10 ve laboratuar musluk suyunda 8.0-4.0 ppb dir.

İrfan Timür
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
10
Master'sOpen AccessTR

Çok yıllık ağaç yapraklarında metal tayinleri ile kirletici kaynakların belirlenmesi

Bitkiler yapılarındaki metalleri genellikle kökleri yardımıyla toprak ve sudan alırlar. Ayrıca bazıları bu elementleri önemli oranda havadan da yapraklarıyla absorplayabilmektedirler. Bu nedenle; yaprak, dal, kök ve kabuk gibi bitki kısımlarının metal konsantrasyonları (biyomonitör olarak adlandırılan) toprak, su ve havayı içeren çevre kirlenmesinin göstergesi olarak kullanılabilirler. Sonuç olarak, çevrenin kalitesi konusunda kantitatif bilgi veren bitkiler ve mikroorganizmalar biyomonitör olarak kullanılmaktadırlar.Bu çalışmada, Elazığ şehir merkezinin çeşitli noktalarından karaçam, sedir ve servi gibi bölgede yetişmekte olan çam türlerinin yaprakları yılın farklı aylarında toplandı. Aynı örnekleme noktalarından toprak örnekleri de alındı. Kuru yakma ile çözünürleştirilen bitki ve yaş çözme ile çözünürleştirilen toprak örneklerinin STAT' lı AAS ile Pb, Cd ve Cu tayinleri yapıldı. Bulunan sonuçlar trafiğin yoğun olduğu bölgeler, şehir merkezindeki sanayi kuruluşlarına yakın olan bölgeler ve mevsim değişimlerine göre karşılaştırıldı. Bitki örneklerindeki Pb, Cd ve Cu derişim aralıkları sırasıyla, karaçam için 139-648 ppb, 19-57 ppb ve 1.4-2.6 ppm, sedir için 113-908 ppb, 9-55 ppb, ve 1.8-4.7 ppm, servi için 88- 807 ppb, 12-50 ppb, 1.6-4.7 ppm olarak bulundu. Özellikle trafiğin yoğun olduğu ve hava akımının az olduğu şehir merkezinden alınan örneklerden, servi ve sedir yapraklarının Pb elementine duyarlı olduğu gözlendi. Toprak örneklerindeki Pb, Cd ve Cu derişimleri sırasıyla 3400-10112 ppb, 111-505 ppb ve 12-38 ppm olarak bulundu.

Nagihan Mehpare Karaaslan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
10
Master'sOpen AccessTR

Eser metallerin analizleri konusunda türkiye' de tamamlanan yüksek lisans ve doktora tezlerinin bilim dallarına göre sınıflandırılması ve karşılaştırılması

Lisansüstü tezlerde, tez konusu belirlenirken genellikle mevcut altyapı dikkate alınmaktadır. Örneğin, 1960 lı yıllarda ticari olarak üretilen AAS; çevre, gıda ve biyolojik örneklerdeki 60 civarında elementin tayinine imkan sağlamıştır. Böylece, fen, mühendislik, ziraat, veteriner ve tıp bilimleri gibi dallarda çalışan araştırmacılar AAS ile eser element analizleri konusunda yaygın olarak çalışmalar yapmışlardır.Bu çalışmada, ülkemiz üniversitelerinde eser element analizleri konusunda tamamlanan yüksek lisans ve doktora tezlerinin sınıflandırılması yapılmıştır. Bunun için, YÖK web sayfasından, yararlanılmıştır. Böylece ileride verilecek tez konularının seçiminde önceden çalışılmış konuların tekrarlanmasının önlenmesine katkıda bulunulacaktır. Bu konu ile ilgili olarak, toplam 418 tez bulundu. Tezlerin 346 tanesinin erişim izni olmadığı için bunların sonuçları değerlendirilemedi. Böylece bu tezlerin sadece isimleri birbirleriyle karşılaştırıldı. Erişim izni olan 72 tez incelenip hastalıklar, besinler, balık-sediment ve sular olmak üzere dört ayrı tabloda sonuçları toplanıp değerlendirildi. Ulaşılan tezler ve bulunan veriler değerlendirildiğinde aşağıdaki sonuçlar ve öneriler çıkarıldı;Orijinal olması gereken doktora tezleri ve tıpta uzmanlık tezlerinde aynı isimli tezlerede rastlanabilmektedir. İsimleri farklı ancak içerikleri aynı olan tezlerde bulunan sonuçlar birbirinden çok farklı bulunabilmektedir. Özellikle insan doku ve sıvılarında çoğu bileşenlerin kontrol grubundaki gerekli ve toksik konsantrasyon sınır değerleri dar olmasının biliniyor olması bu aşırı farklı değerlerin doğruluklarının sorgulanmasını gerektirmektedir. Özellikle GFAAS, X- ışınları gibi metotlarda yaygın olarak karşılaşılan girişimler önemli hatalara neden olmaktadır.Anahtar Kelimeler: Yüksek lisans, doktora, tez, eser element

Arzu Tatar
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Renkli şekerlemelerde eser metallerin atom tutucu yarıklı tüp-atomik absorpsiyon spektrofotometresi ile tayini

Bu çalışmada, çocukların çok tükettikleri renkli şekerlemelerde Pb, Cd ve Cu konsantrasyonlarının tayini amaçlandı. Bu elementlerin seçiminde, kurşunun aşırı toksik, kadmiyumun kanserojen ve bakırın küçük derişimlerinin gerekli olmasının yanı sıra yüksek derişimlerinin zararlı olması ve vücutta birikme özelliğinin olması etkili olmuştur. Şeker örnekleri kuru yakma ve mikrodalga yöntemleri ile çözülerek en iyi metod belirlendi. Atom tutucu yarıklı tüplerle daha önce elde edilen duyarlılık artışını daha da arttırabilme imkanını araştırmak için, kuvars tüpler molibden ve vanadyumun çözeltileri ile etkileştirildi. Böylece, molibden ve vanadyum çözeltileriyle işlem görmüş ve görmemiş kuvars tüplerle AAS' de ölçüm işlemleri gerçekleştirildi. Bu kuvars tüplerin SEM görüntüleri çekildi.Şeker türlerinden farklı markalardaki bonibon, jelibon, topitop ve çikolata gibi renkli şekerlemeler satın alındı. En iyi sonuçların alındığı mikrodalga çözme metoduyla örnekler çözünürleştirildi. Elde edilen berrak çözeltiler atom tutucu yarıklı tüp (slotted tube atom trap=STAT)-atomik absorpsiyon spektrofotometresi (AAS) ile analiz edildi.Analizi yapılan örneklerden, bonibonda Cu 0.16-6.4 ppm arası, Pb 0.5-1.4 ppm arası ve Cd ise tayin sınırının altında bulundu. Jelibonda ise Cu 0.2-0.5 ppm arası, Pb 1.4 ppm ,Cd tayin sınırının altında bulundu. Renkli şekerlemelerde sırasıyla Cu tayin sınırının altında, Pb 0.6-1.8 ppm, Cd tayin sınırının altında bulundu. Çikolata ise Cu 3.2-4.05 ppm, Pb tayin sınırının altında, Cd 0.6 ppm olarak bulundu. Elde edilen verilerden, bazı şekerleme türlerinde Pb ve Cu konsantrasyonlarının Türk Gıda Kodeksi'nce müsaade edilen sınır değerlerinin üzerinde olduğu bulunduğundan, çocukların renkli şeker türlerini aşırı tüketmemeleri gerektiği sonucuna varıldı.Anahtar Kelimeler: Kadmiyum, Kurşun, Bakır, Atomik Absorpsiyon Spektrofotometresi, SEM, Şeker, STAT.

Tülin Bal
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Kayısı (Prunus armeniaca L.) ve kayısı çekirdeğinde kuersetinin HPLC-MS ile tayini

Kuersetin flavonoidlerin alt grubunda yer alan flavonol grubunun bir bileşiğidir. Kuersetin bileşiği antioksidan ve antikanserojen özelliklere sahiptir. Son zamanlarda, sentetik ilaçlardan ziyade doğal örneklerdeki kuersetinin daha avantajlı olması nedeniyle, meyve ve sebzelerdeki kuersetin konsantrasyonunun tayinine büyük bir ilgi vardır. Özellikle Yüksek Performanslı Sıvı Kromatografisi (HPLC) ve Kütle Spektrometresi (MS) cihazlarının birleştirilmesiyle oluşan HPLC-MS sisteminin yaygınlaşması, bu bileşiğin geniş bir gıda çeşidi örneklerindeki derişimlerinin tayinine imkan vermektedir.Bu çalışmada, doğru, kesin ve duyarlı sonuçlar elde etmek için fragmentor (parçalayıcı) voltajı, enjeksiyon hacmi, kolon sıcaklığı, mobil faz akış hızı gibi parametreler optimize edildi. Mobil faz olarak su/metanol/asetonitril/formik asit karışımı kullanıldı. Optimum şart olarak; injeksiyon hacmi için 5 ?L, akış hızı için 0.6 mL/dk, kolon sıcaklığı için 30 °C ve fragmentor voltajı için 140 V değerleri bulundu. Gözlenen bu optimum şartlar, Elazığ yöresinden temin edilen kayısı meyvesi ve kayısı çekirdeği örneklerinde kuersetin tayini için uygulandı. Örneklerden kuersetinin ekstraksiyonu için, metanol/askorbik asit/HCl karışımı kullanıldı.. Berrak ekstraksiyon çözeltilerindeki kuersetin HPLC-MS ile tayini yapıldı. Bulunan sonuçlardan, en büyük ve en küçük kuersetin konsantrasyonlarının, yaş esasa göre kayısı meyvesinde Anahtar Kelime: Kayısı = Apricot ; Özütleme = Extraction

KayısıÖzütleme
Emine Cengiz
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Ultraeser düzeydeki ağır metallerin katı faz ekstraksiyonuyla polimerik reçine üzerinde önderiştirilmesi ve atomik absorpsiyon spektrofotometresiyle tayini

Bu çalışmada, doğal su örneklerinde ppb düzeyinde bulunabilen Pb, Ni, Cd ve Cu gibi eser elementlerin konsantrasyonlarının tayini amaçlandı. Bu amaçla, daha önce sentezlenen sülfolanmış polistirene çapraz bağlanmış aminotiyazol polimerik reçinesi ile önderiştirme işlemlerinde ligand ekleme basamağı olmaksızın bünyesindeki fonksiyonel gruplar yardımıyla örnekteki Pb, Ni, Cd ve Cu elementleri önderiştirildi. Önderiştirme basamaklarında verimi etkileyen parametreler araştırıldı. Bulunan sonuçlardan, Pb, Ni, Cd ve Cu için optimum pH' ın 3.5, karıştırma süresinin 30 dk ve elüsyon hacminin ise 2.5 mL olduğu bulundu. Böylece elde edilen optimum şartlar kullanılarak geliştirilen önderiştirme metodu STAT-FAAS yardımıyla ppb düzeyindeki Pb, Cd, Ni ve Cu elementlerinin tayininin yapılması başarıldı.Optimize edilen önderiştirme metodunun doğal sulara uygulanmasıyla elde edilen değerler Pb, Cd, Cu ve Ni için sırasıyla, laboratuvar musluk suyunda 5.2, 0.26, 12.2 ve 4.1, Keban Baraj suyunda 2.2, 0.08, 3.6 ve 2.5, Hazar Gölü suyunda 2.0, 0.07, 14.4 ve 13.5, Elazığ musluk suyunda 1.0, 0.06, 8.0 ve 4.2 ve Karakaya Baraj suyunda 2.3, 0.08, 4.1 ve 2.6 ng/mL olarak bulundu. Dünya sağlık örgütü ve benzeri ulusal ve uluslar arası kuruluşlar tarafından içme suyunda müsaade edilen sınır değerler sırasıyla Pb, Cd ve Ni için 20, 3.0 ve 70 ng\mL, Cu için ise 1.3 mg/L olarak belirlenmişdir. Bu çalışmada bulunan sonuçlar müsaade edilen sınır değerlerin altındadır.

SoğurmaZenginleştirme yöntemleri
Çiğdem Er
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00

Other supervisors