Theses supervised by Prof. Dr. Mualla Bilgin Aksu

14 theses · Akdeniz University, İnönü University

DoctorateOpen AccessTR

Yükseköğretimde örgütsel toksisite: Kaynakları, etkileri ve başa çıkma stratejileri

Bu araştırmanın genel amacı, öğretim elemanlarının örgütsel toksisite algılarını, toksisitenin algılanan etkilerini ve örgütsel toksisite ile başa çıkma stratejilerini anlamak ve belirlemektir. Araştırma deseni, önce nitel sonra nicel verilerin toplandığı keşfedici karma yöntem modelinde tasarlanmıştır. Olgubilim deseninde yürütülen nitel araştırmanın çalışma grubunu, Akdeniz Üniversitesinde çeşitli akademik birimlerde görev yapan "kartopu veya zincir" örnekleme yoluyla seçilen 40 öğretim elemanı oluşturmaktadır. Nitel veriler alanyazın taraması, uzman görüşleri ve pilot uygulamaya dayalı olarak oluşturulan yarı yapılandırılmış bireysel görüşme formu ile toplanmış; betimsel analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. İlişkisel tarama modellerinden korelasyonel ve nedensel karşılaştırma türü tarama modelleri benimsenmiş olan araştırmanın nicel boyutundaki çalışma evrenini, Akdeniz Üniversitesi, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi ve Süleyman Demirel Üniversitesinde çeşitli akademik birimlerde görev yapan 3549 oluşturmaktadır. Araştırmanın örnekleminde ise, tabakalı örnekleme tekniği ile seçilen 707 öğretim elemanından veriler toplanmıştır. Araştırmanın nicel verileri, nitel araştırma bulguları ve alanyazın taramasına dayalı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen "Algılanan Örgütsel Toksisite Ölçüm Aracı", "Toksisitenin Algılanan Etkisi Ölçüm Aracı" ve "Toksisiteyle Başa Çıkma Ölçüm Aracı" ile toplanmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda elde edilen sonuçlara göre, öğretim elemanlarının örgütsel toksisiteye ilişkin görüşleri narsist, saldırgan, etik dışı ve katı davranışlar; toksisitenin algılanan etkilerine ilişkin görüşleri açığa vurma, olumsuz duyguları yineleme ve ilişkiyi kesme; toksisiteyle başa çıkmaya yönelik görüşleri ise kaçınma, direnme, sosyal destek ve çatışma alt temaları çerçevesinde incelenmiştir. Ayrıca örgütsel toksisite metaforları ile de öğretim elemanlarının bilişsel imgeleri ortaya konulmuştur. Araştırmanın nicel bulgularına göre; etik dışı davranışlardan kaynaklanan toksisitenin açığa vurma, olumsuz duyguları yineleme ve ilişkiyi kesme; katı davranışlardan kaynaklanan toksisitenin de açığa vurma boyutunu anlamlı bir şekilde yordadığı tespit edilmiştir. Ayrıca, direnme stratejisinin narsist, etik dışı ve katı davranışlardan kaynaklanan toksisite ile ilişkiyi kesme boyutları; sosyal destek stratejisinin narsist, etik dışı ve katı davranışlardan kaynaklanan toksisite ile toksisitenin algılanan etkilerini oluşturan tüm boyutlar; kaçınma stratejisinin etik dışı davranışlardan kaynaklanan toksisite ile açığa vurma boyutu; çatışma stratejisinin de katı davranışlardan kaynaklanan toksisite boyutu tarafından yordandığı ortaya çıkmıştır. Araştırmada ayrıca seçilen kimlik değişkenlerinin örgütsel toksisite algıları, toksisitenin algılanan etkileri ve örgütsel toksisite ile başa çıkma stratejileri üzerine etkileri de incelenmiştir. Anahtar kelimeler: Örgütsel Toksisite Algıları, Toksisitenin Algılanan Etkileri, Toksisiteyle Başa Çıkma Stratejileri, Yükseköğretim, Öğretim Elemanları

Başa çıkmaToksisiteYükseköğretim kurumları+3
Gamze Kasalak
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Probleme dayalı öğrenim sürecinde bir klinik denetim ve akran danışma uygulaması: Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Örneği

Bu çalışmada Probleme Dayalı Öğrenme (PDÖ) uygulamalarında görev alan öğretim üyelerinin eğitim yeterliklerinin klinik denetim ve akran danışman yöntemiyle değerlendirilmesi ve öğretim üyelerinin bu değerlendirme yöntemine ilişkin düşüncelerinin alınması amaçlanmıştır. Araştırma nicel ve nitel yöntemlerinin bir arada kullanıldığı kesitsel bir çalışma olarak tasarlanmıştır.Bu araştırmada, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi 2008-2009 eğitim öğretim döneminde PDÖ modülünde görev alan öğretim üyeleri için klinik denetim ve akran danışma uygulaması yapılmıştır. .PDÖ kursuna katılmış olan öğretim üyelerinin arasından, PDÖ Koordinatörlüğü tarafından belirlenen 34 öğretim üyesi çalışma grubunu oluşturmaktadır. Birinci sınıflarda 200, ikinci sınıflarda ise 180 öğrenci bulunmaktadır. Değerlendirmeye; öğrenciler, öğretim üyelerinin kendisi, kliniksel denetmen ve akran danışmanlar katılmışlardır. Akran danışmanlar, PDÖ eğitimi alan ve gözlemci olmayı isteyen öğretim üyeleri arasından seçilmiştir. Kliniksel denetmenler, PDÖ eğitimini veren ve PDÖ'lerde en az 10 kez yönlendiricilik yapan öğretim üyelerinden oluşturulmuştur.Öğretim üyelerinin grup içi etkililiğinin ölçülmesi için bir veri toplama aracı geliştirilmiştir. Veri toplama aracı oluşturulurken PDÖ oturumunun basamaklarından yararlanılmıştır. Veri toplama aracı, öğrenci, akran danışman ve denetmene göre yeniden düzenlenmiştir. Tüm değerlendiricilere aynı sorulardan oluşan form dağıtılmıştır. ?Klinik Denetim Değerlendirme Formu? 22 (yirmi iki) maddeli bir soru formudur. Formda kullanılan beşli Likert ölçeğinin yanıtları ?kesinlikle katılıyorum (5), katılıyorum (4), kararsızım (3), katılmıyorum (2), hiç katılmıyorum( 1)? dur. Nitel veriler gözlem ve görüşme yöntemleri ile toplanmıştır.Bu çalışmada, öğretim üyeleri için akran danışma ve kliniksel denetim uygulamalarının hem nicel hem de nitel etkisi ortaya konmuştur. Sonuçlara göre öğretim üyesinin PDÖ basamaklarında iyi ve geliştirilmesi gereken noktaları bulunmuştur. Çalışmaya katılan öğretim üyeleri genel olarak uygulamalarda başarılıdır. Nitel verilerden elde edilen sonuçlarda ise, öğretim üyeleri bu yöntem ile standardizasyonun sağlanabileceği ve eğitim kalitesinin artacağını düşünmektedir. Ancak bu uygulamadan memnun kalmadığını, zaman alıcı bir yöntem olduğunu düşünen öğretim üyeleri de bulunmaktadır.Elde edilen sonuçlardan, akran denetimi ve kliniksel denetimin tıp fakültelerinde uygulanabileceği ve öğretim üyelerinin mesleki gelişimlerinde önemli olduğu düşünülmektedir.

Akran danışmaEğitim denetimiKlinik denetim+2
Yeşim Şenol
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
10
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğretmenlerinin sosyal sorumluluk anlayış ve uygulamaları: Antalya örneği

Bu araştırmanın temel amacı, ortaöğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin, sosyal sorumluluk konusuna ilişkin görüşlerini ortaya koymaktır.Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından, alanyazın taranarak ve öğretmen görüşlerine başvurularak hazırlanan bir soru kâğıdı kullanılmıştır. İki bölümden oluşan soru kâğıdının birinci bölümünde kimlik bilgilerine ilişkin maddelere yer verilmiştir. Beşli likert tipinde düzenlenen ikinci bölümde ise, ortaöğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin sosyal sorumluluk konusuna ilişkin görüşlerini önem ve uygulama düzeylerine göre ölçmeyi amaçlayan 33 madde yer almıştır. Veriler, Anadolu liseleri ve genel liselerde görev yapan toplam 560 öğretmenden elde edilmiştir.İstatistiksel analizler için SPSS İstatistik Paket Programı 13.0 kullanılmıştır. Veri toplama aracının yapı geçerliliği için açıklayıcı faktör analizi kullanılmış ve maddeler ?Model Olma?, ?Katkı ve Destek?, ?Saygı ve Sorumluluk? ve ?Sosyal Kişilik? olmak üzere adlandırılan dört boyutta toplanmıştır. Modelin güvenirliğini teyit etmek için ise LISREL programı kullanılmıştır. Verilerin analizinde, frekans, yüzde, t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Post Hoc (Scheffe) testi teknikleri kullanılmıştır.Araştırmadan elde edilen sonuçlar aşağıda sunulmuştur:1. Öğretmenlerin sosyal sorumluluk alanının önemine ilişkin görüşleri, cinsiyet değişkeninde tüm boyutlarda; sivil toplum örgütlerine üyelik değişkeninde ?Model olma? ve ?Sosyal Kişilik? boyutlarında; yaş değişkeninde yalnızca ?Sosyal Kişilik? boyutunda ve kıdem değişkeninde ?Katkı ve Destek? ve Saygı ve Sorumluluk? boyutlarında anlamlı farklılık göstermiştir.2. Öğretmenlerin sosyal sorumluluk alanının öneme ilişkin görüşleri, görev yaptıkları okul türü, medeni durum eğitim durumu, çocuk sayısı, öğrenci velilerinin sosyoekonomik düzeyi ve branş değişkenlerine göre hiçbir boyutta anlamlı bir farklılık göstermemiştir.3. Öğretmenlerin sosyal sorumluluk alanının uygulanma düzeyine ilişkin görüşleri, cinsiyet değişkeninde, ?Katkı ve Destek? boyutunda; sivil toplum örgütlerine üyelik değişkeninde ?Sosyal Kişilik? boyutunda; yaş değişkeninde ?Katkı ve Destek? ve ?Saygı ve Sorumluluk? boyutlarında; öğretmenlerin sahip oldukları çocuk sayısı değişkeninde yalnızca ?Katkı ve Destek? boyutunda; eğitim düzeyi değişkeninde ?Model Olma? boyutunda; ve kıdem değişkeninde ?Model Olma?, ? Saygı ve Sorumluluk? ve ?Katkı ve Destek? boyutlarında anlamlı farklılık elde edilmiştir.4. Öğretmenlerin sosyal sorumluluk alanının uygulanmasına ilişkin görüşleri, görev yaptıkları okul türü, medeni durum, öğrenci velilerinin sosyoekonomik düzeyi ve branş değişkenlerine göre hiçbir boyutta anlamlı bir farklık göstermemiştir.5. Sosyal sorumluluk boyutlarının tümünde, önem düzeyinin uygulama düzeyinden istatistiksel açıdan daha yüksek olduğu gözlenmiştir.6. Öğretmenlerin görüşleri, sosyal sorumluluk boyutları önem derecesine göre karşılaştırıldığında, ?Model Olma ile Katkı ve Destek?, ?Model Olma ile Sosyal Kişilik?, ?Sosyal Kişilik ile Saygı ve Sorumluluk? ve ?Katkı ve Destek ile Saygı ve Sorumluluk? karşılaştırmaları arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur.7. Sosyal sorumluluk alanı boyutları, uygulama derecesine göre kendi aralarında karşılaştırıldığında, ?Model Olma ile Katkı ve Destek?, ?Model Olma ile Saygı ve Sorumluluk?, ?Model Olma ile Sosyal Kişilik?, ?Sosyal Kişilik ile Katkı ve Destek?, ?Sosyal Kişilik ile Saygı ve Sorumluluk? ve ?Katkı ve Destek ile Saygı ve Sorumluluk? olmak üzere tüm boyutlar arası eşleştirmelerde anlamlı farklılık göstermektedir.

Lise öğretmenleriSosyal sorumlulukÖğretmenler
Başak Ercan
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Araştırma görevlilerinin örgütsel destek algıları ile örgütsel sinizm tutumları arasındaki ilişki

Bu çalışmada araştırma görevlilerinin örgütsel destek algıları ile örgütsel sinizm tutumları arasındaki ilişki belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2007-2008 akademik yılında Akdeniz Üniversitesi 50/d kadrosunda görev yapan 305 araştırma görevlisi oluşturmakta olup; veri toplama aracı tüm araştırma görevlilerine iletilmiş, ancak 214 araştırma görevlisine ulaşılabilmiştir.Araştırmada üç bölümden oluşan bir veri toplama aracı kullanılmıştır. Birinci bölümde katılımcılara ait kişisel bilgilere yer verilmiştir. İkinci bölümde araştırmacı tarafından geliştirilen ?Algılanan Örgütsel Destek Envanteri?, üçüncü bölümde ise Brandes, Dharwadkar ve Dean (1999) tarafından geliştirilmiş olan ?Örgütsel Sinizm Ölçeği? kullanılmıştır. ?Algılanan Örgütsel Destek Envanteri?nin Cronbach's Alpha katsayısı r = 0,933, ?Örgütsel Sinizm Ölçeği?nin ise r = 0,931 bulunmuştur.Verilerin analizinde yüzde, frekans, aritmetik ortalama, standart sapma, Pearson korelasyon katsayısı, çoklu doğrusal regresyon analizi, yapısal eşitlik modellemesi, parametrik testlerden bağımsız örneklemler için t-testi, bağımlı örneklemler için t-testi, bağımsız örneklemler için tek yönlü varyans analizi ile parametrik testlerin sayıltılarının karşılanamaması durumunda non-parametrik testlerden Mann Whitney U ve Kruskal Wallis testleri kullanılmıştır.Araştırma sonucunda, araştırma görevlilerinin örgütsel desteği en yüksek akademik danışmanlık, en düşük gelişme fırsatı boyutunda algıladıkları saptanmıştır. Araştırma görevlilerinin örgütsel sinizm tutumları da, en yüksek bilişsel, en düşük ise duyuşsal boyutta yer almıştır. Yapılan çoklu regresyon analizi sonucunda, araştırma görevlilerinin örgütsel destek algıladıkları boyutların örgütsel sinizm boyutları üzerinde etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Yapısal eşitlik analizinde, algılanan örgütsel destek ve örgütsel sinizm arasındaki ilişki güçlü ve anlamlı bulunmuş; algılanan örgütsel desteğin örgütsel sinizm için önemli bir yordayıcı olduğu sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Araştırma Görevlisi, Algılanan Örgütsel Destek, Sinizm, Örgütsel Sinizm, Üniversite

Araştırma görevlileriÖrgütsel destekÖrgütsel sinizm+1
Gamze Kalağan
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Köy enstitülerinde demokrasi eğitimi ve liderlik: Nitel bir araştırma

Bu çalışmanın amacı, köy enstitülerinde verilen eğitimin, demokrasi bilinci ve liderlik özelliklerinin kazanımı üzerindeki etkisini ortaya koyarak günümüz eğitim uygulamalarına katkı sağlamaktır.Çalışma, yazılı kaynaklara ve çalışmanın katılımcılarını oluşturan yüksek köy enstitüsü ve köy enstitüsü mezunlarının görüşlerine dayanan nitel bir araştırma olup, ?Belge İnceleme? ve ?Görüşme? teknikleri kullanılmıştır.Çalışmanın katılımcılarını Ankara ve Antalya illeri ile Muğla iline bağlı Fethiye ilçesinde yaşayan iki yüksek köy enstitüsü mezunu ve ikisi evli olmak üzere on köy enstitüsü mezunu oluşturmuştur. Katılımcılar maksimum çeşitlilik örneklemesi ile seçilmiş, böylece mesleki yaşamlarında farklı alanlarda hizmet veren enstitü mezunlarından bilgi alma olanağı elde edilmiştir. Görüşmelerde açık uçlu sorulardan oluşan ?Görüşme Formu? uygulanmıştır.Verilerin çözümlenmesinde betimsel analiz ve içerik analizi yöntemleri kullanılmıştır. Çalışmanın kavramsal çerçevesini oluşturmak üzere gerçekleştirilen belge incelemesi sonucunda edinilen bilgiler betimsel analiz yöntemi ile çözümlenirken, katılımcılar ile yüz yüze gerçekleştirilen görüşmelerden elde edilen veriler betimsel analiz ve içerik analizi yöntemleri bir arada kullanılarak çözümlenmiştir.Çözümleme sonuçları; demokrasi bilinci ve liderlik özelliklerinin ancak demokratik uygulamalar yolu ile kazandırılabileceği gerçeğinden hareketle köy enstitülerinde demokratik yaşam biçiminin benimsendiğini ve bu durumun köy liderleri yetiştirme konusunda etkili olduğunu ortaya koymuştur.Anahtar sözcükler: Köy enstitüleri, demokrasi, liderlik.

DemokrasiDemokrasi eğitimiKöy enstitüleri+1
Oya Tan
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin bilgi teknolojileri becerilerinin ve tutumlarının geliştirilmesi: Bir hizmetiçi eğitim uygulaması

Bu araştırmada Antalya'da görev yapan eğitim yöneticilerinin bilgi teknolojileri beceri ve tutumlarına, bilgi teknolojileri alanında verilen hizmetiçi eğitimin etkisi tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırma tek grup öntest-sontest modeli ile gerçekleştirilen deney öncesi bir çalışmadır. Çalışma grubunu, Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün yapmış olduğu ihtiyaç analizleri doğrultusunda Microsoft Excel ve Microsoft Powerpoint eğitimi almak istediği belirtilen 20'şer okul yöneticisi oluşturmaktadır.

Bilgi teknolojisiBilgisayar eğitimiBilgisayar kursları+5
Azize Ebru Akkaya
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Taşımalı eğitim merkezlerinde öğrenci başarısının çeşitli değişkenler açısından karşılaştırılması

Taşımalı eğitim uygulamasının ilköğretim okullarında öğrenim gören öğrencilerin akademik başarıları üzerindeki etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmada genel tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmanın evrenini, 2008?2009 eğitim-öğretim yılında Antalya ili merkez ilçelerinde taşımalı eğitim uygulaması gerçekleştiren 15 ilköğretim okulunda öğrenim gören toplam 4098 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada, örneklem kapsamındaki dört okulda öğrenim gören 851 öğrencinin akademik başarısına ilişkin verilerden yararlanılmıştır.Araştırmada kullanılan verilerin toplanması amacıyla sınıf listeleri, öğretmen not çizelgeleri, başarı belgesi alma durumu formları ve seviye belirleme sınavı toplu sonuç listeleri incelenerek öğrencilerin akademik başarıları düzeylerini ortaya koyan bilgiler bir veri formunda toplanmıştır. Verilerin analizinde yüzde, frekans, parametrik testlerden bağımsız örneklemler için t-testi, bağımlı örneklemler için tek yönlü varyans analizi ile parametrik testlerin varsayımlarının karşılanamaması durumunda parametrik olmayan testlerden Mann Whitney U ve Kruskal Wallis H testleri kullanılmıştır.Araştırmada, yerleşik eğitim gören öğrencilerin, taşımalı eğitim gören öğrencilere göre akademik olarak daha başarılı oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Yerleşik eğitim gören kız öğrenciler en başarılı öğrenci grubunu oluştururken, taşımalı eğitim gören erkek öğrenciler en başarısız öğrenci grubunu oluşturmaktadır. Taşınma durumu, dördüncü ve sekizinci sınıf öğrencilerinin akademik başarıları üzerinde anlamlı bir etki yaratmaktadır. Altıncı ve yedinci sınıf öğrencilerinin seviye belirleme sınavı başarıları taşınma durumlarına göre farklılık göstermemektedir. Taşınan öğrencilerin akademik başarıları, yerleşim yerlerinin taşıma merkezine olan uzaklığına göre değişmemektedir.Anahtar Kelimeler: Taşımalı Eğitim, Taşıma Merkezi Okul, Akademik Başarı

Akademik başarıTaşımalı eğitimÖğrenci başarısı+2
Birsen Taşkıran
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
10
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen liderliğinin okulun liderlik kapasitesinin gelişimine etkisi: Bir durum çalışması

Bu araştırmanın amacı, öğretmen ve yöneticilerin öğretmen liderliğine bakış açısını belirleyerek, okullarda liderlik kapasitesinin gelişimine katkı sağlayacak bulgular elde etmektir. Bu araştırma, öğretmen liderliği gizilgücüne ilgililerin dikkatini çekmesi ve öğretmenler arasında farkındalık oluşturarak okulların liderlik kapasitelerini geliştirmelerine öncülük etmesi bakımından alanyazında önemli bir boşluğu doldurabilir. Bu araştırma, durum (örnek olay) çalışması yöntemiyle yürütülen iç içe geçmiş çoklu durum desenli, nitel bir çalışmadır. Veri toplama teknikleri olarak bireysel görüşme, doküman analizi, metafor analizi ve okul gözlemlerinden yararlanılmıştır. Veri çözümleme işlemleri, NVivo10.0 yazılım programı kullanılarak yapılmıştır. Çalışma grubu, gönüllük esasına dayalı kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemine göre belirlenmiştir. Çalışma grubunu, 2012-2013 eğitim-öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığına bağlı üç ilkokul ve ortaokulda görev yapan üç müdür ve araştırmaya katkıda bulunmak isteyen gönüllü öğretmenlerin form doldurarak belirlediği 12 öğretmen lider oluşturmaktadır.Bulgular, çalışma grubunu oluşturan müdür ve öğretmen liderlerin, öğretmen liderliğinin okulun liderlik kapasitesinin gelişimine katkı sağladığı görüşünü yansıtmaktadır. Araştırma sonucunda, öğretmen liderlerin ve okul müdürlerinin öğretmen liderliğine bakış açıları ortaya konmuş ve öğretmen liderlerin daha iyi bir lider olabilmeleri için yapılması gerekenlerin neler olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın en önemli bulgusu, okul müdürlerinin, öğretmen liderliğini destekleme ve okullarının liderlik kapasitesini geliştirme sürecinde karşılaşmış oldukları; ?maddi zorluk?, ?liderliğin ne olduğunun bilinmemesi?, ?öğretmenlerin aktif olmamaları?, ?veli desteğinin azlığı?, ?duygusal zorluk?, ?öngörememe? ve ?zaman sıkıntısı? güçlüklerdir. Anahtar kelimeler: Öğretmen liderliği, kapasite geliştirme, liderlik kapasitesi oluşturma, okul gelişimi

Eğitim yönetimiLiderlerLiderlik+7
Serdar Özçetin
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Glickman'ın Gelişimsel Denetim Modeline göre eğitim denetmenlerinin ve okul yöneticilerinin denetim anlayışları ile öğretmenlerin denetim beklentilerinin belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı, Glickman'ın gelişimsel denetim modeline göre, eğitim denetmenleri ve okul yöneticilerinin denetim anlayışları ile öğretmenlerin denetim beklentilerini belirlemektir. Araştırma ilişkisel tarama modelinde yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini, Antalya il eğitim denetmenleri ile Antalya il merkezindeki ve Serik'teki ilk ve ortaokullarda (devlet ve özel) görev yapan öğretmenler ve okul yöneticileri oluşturmaktadır. Evrendeki sayısının az olması nedeniyle denetmenler için örnekleme yapılmamıştır. Yönetici ve öğretmenler için ise oranlı küme örnekleme yöntemi uygulanmıştır. 2013-2014 eğitim-öğretim yılında Antalya ilindeki altı ilçeden, 70 denetmen, 529 öğretmen ve 66 yönetici araştırma kapsamına alınmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen bir anket kullanılmıştır. Anket iki bölümden oluşmaktadır: Birinci bölümde kimlik bilgilerine ilişkin sorular, ikinci bölümde Glickman'ın gelişimsel denetim modeline göre yazılan beş senaryoya yer verilmiştir. Her senaryonun altında dört denetim davranışını içeren dört seçenek verilmiş ve açık uçlu yanıt vermek isteyenler için de bir satır boşluk bırakılmıştır. Veri toplama aracı, 2014 Şubat ve Mart ayları içerisinde uygulanmıştır. Veriler SPSS 20.0 programında çözümlenmiş, çözümleme teknikleri olarak ölçme aracının sıralama ölçeği özelliği taşıması nedeniyle, frekans ve yüzdenin yanı sıra parametrik olmayan testler uygulanmıştır. Bağımsız değişken iki düzeyli olduğu durumlarda Mann-Whitney U, ikiden fazla olduğunda Kruskal Wallis testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, denetmen, okul yöneticisi ve öğretmenlerin yalnızca Senaryo 2 için Glickman'ın gelişimsel denetim modeline uygun denetim anlayış ve beklentileri olduğu ortaya çıkmıştır. Yönlendirici kontrol davranışı gerektiren Senaryo 1 için işbirlikçi; işbirlikçi davranış gerektiren Senaryo 3 için yönlendirici bilgilendirme; yönlendirici olmayan davranış gerektiren Senaryo 4 için yönlendirici bilgilendirme; herhangi bir davranışı zorunlu kılmayan Senaryo 5 için de işbirlikçi davranış en yüksek oranla tercih edilmiştir. Denetmenlerde, eğitim durumu değişkeninde için Senaryo 1'de; yöneticilik kıdemi değişkeninde Senaryo 2'de ve denetmenlik kıdemi değişkeninde Senaryo 5 de anlamlı fark vardır. Yöneticilerde, branş değişkeni için Senaryo 4'te ve eğitim durumu değişkeninde Senaryo 2'deanlamlı fark vardır. Öğretmenlerde ise okul türü değişkeninde Senaryo 1'de ve branş değişkeninde Senaryo 5'te anlamlı fark vardır. Anahtar Kelimeler: Glickman'ın Gelişimsel Denetim Modeli, Yönlendirici Kontrol Yaklaşımı, Yönlendirici Bilgilendirme Yaklaşımı, İşbirlikçi Yaklaşım, Yönlendirici Olmayan Yaklaşım

DenetimDenetçilerEğitim denetimi+3
Gülnar Özyıldırım
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Liselerin çoklu başarı değişkenlerine göre kümelenmesi ve bu kümelerin eğitim işgörenleri arasındaki sosyal ağlar üzerine bir araştırma

İki aşamadan oluşan bu araştırmanın birinci aşamasında, Antalya il genelinde bulunan resmi liseler 2018 yılına ait akademik, sosyal-kültürel-sanatsal ve sportif başarı değişkenlerine göre kümelenmiş ve küme yapıları incelenerek kümelerin oluşmasında etkili olan değişkenler ve etki oranları belirlenmiştir. Araştırma kapsamında Antalya il genelinde bulunan ve çalışma evrenine alınan 198 liseye ulaşmak amaçlanmış, bu nedenle tüm evrene resmi kanalla "Okul Bilgi Formu (OBF)" iletilmiştir. Ancak toplanan veriler incelendiğinde, eksiklikler ve çelişkili yanıtlar saptanması nedeniyle, araştırmada kullanıma uygun görülen 80 liseden elde edilen veri ile kümeleme analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda, liseler akademik skor, sosyal-kültürel-sanatsal skor ve sportif skorlarına göre dört kümede gruplanmıştır. Kümeler "Akademik Yönden Güçlü Okullar (AYGO)", "İyileştirme Gereksinimi Olan Okullar (İGOO)", "Sosyal-Kültürel-Sanatsal Okullar (SKSO)" ve "Sportif Yönden Güçlü Okullar (SYGO)" olarak adlandırılmıştır. Antalya genelinde bulunan 80 okulun 45'inin, tüm skorlarda ortalamanın altında bir değere sahip olduğu ve İGOO kümesinde yer aldığı belirlenmiştir. Bulgulara göre, çoklu başarı durumu değişkenlerinden takdir-teşekkür belgesi skoru ile "Temel Yeterlik Testi (TYT)" ve okula giriş puanı arasında pozitif yönde; öğrenci özürsüz devamsızlık ortalaması ile takdir-teşekkür belgesi skoru ve okula giriş puanı ortalaması arasında negatif yönde korelasyon saptanmıştır. Liselerin özellikleri bakımından hangi boyutlarda temsil edildiğini belirlemek amacıyla yapılan faktör analizinde ortaya çıkan üç boyut, "fiziksel özellikler", "öğrenci yoğunluğu" ve "öğrenci niteliği ve katılımı" olarak adlandırılmıştır. Araştırmada ortaya çıkan küme yapısını belirleyen değişkenler, diskriminant analizi ile de incelenmiştir. Analiz sonucunda, elde edilen diskriminant fonksiyonunun okulun yer aldığı kümeyi yüzde 78,8'lik bir oranla doğru tahmin ettiği görülmüştür. Araştırmanın ikinci aşamasında, her kümeden ikişer lise olmak üzere toplam sekiz lisede sosyal ağ analizi uygulanarak, liselerin iş ilişkisi ve arkadaşlık ilişkisi ağları incelenmiştir. Araştırma sonucunda, tüm liselerde iş ilişkisi ile arkadaşlık ilişkisi arasında anlamlı ilişkiler olduğu ortaya konmuştur. Liselerin sosyal ağları, iç-derece, yakınlık, arasındalık, otorite ve özvektör olmak üzere beş merkezilik ölçüsüne göre de incelenmiş; ardından iş ilişkisi ile arkadaşlık ilişkisi ağlarındaki aktör örüntüleri ağ haritaları oluşturularak yorumlanmıştır. Okul başarısı ve okul özelliklerine ilişkin veriye dayalı olarak yapılan bu araştırmanın sonuçları, okul türlerine ve kümelere göre materyal ve insan kaynaklarının yönlendirilmesine katkı sağlayabilir. Oluşan küme yapılarından yola çıkılarak okulların gereksinimleri saptanabilir, böylece sorunlar daha hızlı bir şekilde çözülebilir. Araştırmanın bu yönüyle, Milli Eğitim Bakanlığı 2023 Vizyon Belgesi'nde öngörülen amaçları da desteklediği düşünülmektedir.

Başarı değişkenleriDiskriminant analiziDoğrusal diskriminant analizi+4
Sultan Uçar Altun
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Toplumsal cinsiyet bağlamında kadın eğitim yöneticilerinin karşılaştıkları sorunlar: Fenomenolojik araştırma

Bu çalışmanın temel amacı, kadın eğitim yöneticilerinin karşılaştıkları sorunları belirlemektir. Bu çalışma, nitel bir araştırma yöntemi olan fenomenoloji (öznel yaşantı) deseninde yürütülmüştür. Araştırmanın kuramsal çerçevesini oluşturmak için alanyazın taraması yapılmış ve verilerin toplanmasında uzman görüşü alınarak geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Veriler, yüz yüze ve çevrimiçi bireysel görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Kartopu örnekleme yöntemiyle belirlenen çalışma grubunu 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde görev yapan 13 kadın okul yöneticisi oluşturmaktadır. Veri analizi için NVivo 10.0 yazılım paketi kullanılmıştır. Veriler, yalnızca çalışmanın amacı doğrultusunda oluşturulan frekans tablolarıyla değil, aynı zamanda yazılım programından elde edilen şekiller ile de sunulmuştur. Araştırma sonucunda kadın yöneticilerin kariyer gelişimi sürecinde birçok engelle karşılaştığı ortaya konmuştur. Toplumsal cinsiyet bağlamında ataerkil toplum tarafından kabul gören kadına yönelik önyargılı bakış açısı kadınların kariyer gelişim sürecini olumsuz etkilemektedir. Kadın yöneticiler kariyer ilerleme sürecinde erkek meslektaşlarına kıyasla daha fazla çaba harcamak zorunda kalmaktadır. Toplumsal cinsiyet rollerinin getirdiği ağır yükler nedeniyle kadınlar dezavantajlı durumdadır. Eğitim yöneticiliğine atanma ve yükseltilme sürecinde toplumsal cinsiyet bağlamında geleneksel toplumlarda hâkim olan algı nedeniyle kadınlar; cinsiyet ayrımcılığı, otoritelerinin kabul edilmemesi ve "kadından yönetici olmaz" önyargısı ile baş etmek zorunda kalmaktadır. Kadınların estetik bakış açıları ve güçlü iletişim becerilerinden daha fazla yararlanılabilmesi için okul yönetiminde cinsiyet dengesinin sağlanması önerilmektedir.

Eğitim yönetimiFenomenolojiKadın sorunları+5
Seda Şahin
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kadın öğretmenlerin iş-aile yaşam dengeleri ile denetmenlik eğilimleri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve ortaokullarda görev yapan kadın öğretmenlerin, iş-aile yaşam dengeleri ile denetmenlik eğilimleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. İlişkisel tarama modelinde tasarlanan bu araştırmanın evrenini, 2012-2013 eğitim-öğretim yılında Antalya ilinin beş merkez ilçesindeki resmi ilk ve ortaokullarda görev yapan 6853 kadın öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada amaçlı küme örnekleme tekniğiyle 34 okul seçilmiştir. Bu okullarda görev yapan 528 kadın öğretmene veri toplama aracı iletilmiş ve uygun biçimde doldurulmayanlar elendikten sonra kalan 396 gözlemle araştırma yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak üç bölümden oluşan bir anket kullanılmıştır. Anket Apaydın (2011) tarafından geliştirilen "İş-Aile Yaşam Dengesi" ölçeği, kadın öğretmenler için araştırmacı tarafından geliştirilen "Denetmenliğe Eğilim" ölçeği ve demografik sorulardan oluşmaktadır. Verilerin analizinde SPSS13.0 ve Lisrel 8.54 paket programları kullanılmıştır. Araştırma bulguları, örneklem grubunda aile-iş uyumunun bulunduğunu, işin aileye olumsuz etkisinin düşük, ailenin işe olumsuz etkisinin daha düşük düzeyde olduğunu göstermektedir. Kadın öğretmenlerin denetmenlik rolünde cinsiyetin dengeli temsilinden yana oldukları, ancak özel yaşam önceliklerinin denetmenliğe eğilimlerini sınırladığı gözlenmiştir. İş yükü artışının denetmenliğe eğilimi olumsuz yönde etkilemediği gözlenirken, en düşük düzey kariyer yapma isteklerinde ortaya çıkmıştır. Bazı boyutlarda; aile-iş yaşam dengesi için kıdem, brans, eğitim durumu, çocuk sayısı ve bakmakla yükümlü olunan aile bireyi; denetmenlik eğilimi için medeni durum, yaş, kıdem, eğitim durumu, eşin işi, denetim deneyimini değerlendirme değişkenleri önemli bulunmuştur. Kadın öğretmenlerin iş-aile yaşam dengeleri ile denetmenlik eğilimleri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılan basit doğrusal regresyon analizi sonucunda; aşağıdaki yordayıcı değişkenler önemli bulunmuştur. Kadın öğretmenlerin "kariyer yapma isteği" üzerinde "ailenin işe olumsuz etkisi", "özel yaşam önceliği" ile "iş yükü artışı"nda "işin aileye olumsuz etkisi" ve "aile-iş uyumu", "cinsiyetin dengeli temsili beklentisi"nde "aile-iş uyumu". Anahtar Sözcükler: Kadın öğretmen, il eğitim denetmeni, iş-aile yaşam dengesi, denetmenlik eğilimi

DenetimDenetmenlikEğitim denetimi+7
Meryem Esin
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Eğitim kurumlarında canlandırıcı liderlik: Etmenleri, göstergeleri ve etkileri

Bu araştırmanın amacı, eğitim kurumlarında canlandırma etmenleri, canlandırıcı liderlik göstergeleri ve canlandırıcı liderliğin etkilerini anlamak; canlandırma etmenleri, canlandırıcı liderlik göstergeleri ve canlandırıcı liderliğin etkileri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırma, nicel ve nitel desenlerin birlikte kullanıldığı keşfedici karma yöntem modelinde tasarlanmıştır. Araştırmanın olgubilim (fenomenoloji) deseninde yürütülen nitel boyutunda örneklem grubu, kartopu veya zincir örnekleme yoluyla seçilen 12 yönetici ve 12 öğretmen olmak üzere toplam 24 kişiden oluşmaktadır. Nitel veriler yarı yapılandırılmış bireysel görüşme formu ile elde edilmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda ise, ilişkisel (korelasyonel) ve nedensel karşılaştırma türü tarama modelleri kullanılmıştır. Nicel araştırma için örneklem seçimi iki aşamalı olmuştur. İlk aşamada seçkisiz (olasılıklı) örnekleme yöntemlerinden tabakalı örnekleme kullanılarak öğretmen ve yöneticilerin evrendeki oranlarına göre merkez ilçelerin her biri için gerekli olan örneklem sayısı belirlenmiştir. 16.969 kaynak kişiden oluşan bir çalışma evrenini, yüzde 5 örnekleme hata payı ile 376 kişinin temsil edebileceği öngörülmüştür. Ancak veri kaybı olabileceği düşüncesiyle örneklem sayısı belirlenen sayıdan daha fazla tutularak 612 kişiden veri elde edilmiştir. İkinci aşamada basit seçkisiz örnekleme yöntemi kullanılarak her ilçeden evreni temsil edecek oranda öğretmen ve yönetici örneklem grubuna alınmıştır. Araştırmanın nicel verileri, araştırmacı tarafından nitel araştırma bulguları ve alanyazın taramasına dayalı olarak AFA ile DFA işlemleri sonucunda geliştirilen, "Canlandırma Etmenleri Ölçeği", "Canlandırıcı Liderlik Göstergeleri Ölçeği" ve "Canlandırıcı Liderlik Etkileri Ölçeği" ile toplanmıştır. Nitel verilerin analizinde betimsel analiz ve içerik analizi birlikte kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde ise, cinsiyet, görev, okul türü değişkenleri için t-testi; öğrenim durumu, öğretmen olarak çalışma süresi, yönetici olarak çalışma süresi, okul niteliği değişkenleri için ANOVA yapılmıştır. Canlandırma etmenleri, canlandırıcı liderlik göstergeleri ve canlandırıcı liderlik etkileri arasındaki ilişkiyi belirlemek için korelasyon analizi, değişkenlerle ilgili model arayışı için de standart yaklaşım temele alınarak çoklu doğrusal regresyon analizleri tekniğinden hiyerarşik çoklu doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Araştırmanın nitel sonuçlarına göre, eğitim kurumlarının canlandırılması veya var olan canlılığın sürdürülebilmesinde yöneticilerin önemli bir rolü vardır. Yöneticiler, öğretmenlere destek olarak, yeni fikirleri teşvik ederek, güven ortamı oluşturarak, paydaşlar arasındaki işbirliğini geliştirerek, bürokratik işlemleri azaltarak okullarında canlanma yaratabilir ve sürdürülmesini sağlayabilirler. Gerek öğretmen gerekse yöneticiler, gösterdikleri başarıların takdir edilmesini beklemekte ve hak ettiklerini düşündükleri ödüllendirmelerin canlandırıcı etkisini hissetmektedirler. Canlandırma koşullarına sahip bir ortamda yönetici ve öğretmenler mutlu, heyecanlı ve isteklidir. Kişinin ruhuna dokunan, kendini değerli hissetmesini sağlayan durumlar canlanmayı artırmaktadır. Rakiplerle yapılan işbirliğinin kaliteyi artıracağı, rakiplerin deneyimlerinden yararlanılacağı, başarıya ulaştıracağı, yeni fikirlerin üretilmesini ve karşılıklı canlanmayı sağlayacağı düşünülmektedir. Başarılı yöneticiler, yakın meslektaşlar ve en önemlisi öğrencilerin önemli canlanma etmenleri olduğu ortaya çıkmıştır. Araştırmanın nicel sonuçlarına göre, canlandırma etmenleri, canlandırıcı liderlik göstergeleri ve canlandırıcı liderliğin etkileri değişkenleri arasında pozitif yönde anlamlı korelasyonlar bulunmaktadır. Okul türü için yapılan bütün karşılaştırmalarda özel okullar lehine anlamlı farklılıklar saptanırken, diğer demografik değişkenlerde sonuçlar çeşitlilik göstermiştir. Regresyon analizi ile bağımsız değişkenlerin birçok boyutta bağımlı değişkeni anlamlı biçimde yordadığı sonucuna varılmıştır.

Canlandırıcı liderlikEğitim kurumlarıEğitim yönetimi+5
Serdar Özçetin
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

TKY eğitim programının ilköğretim okulu öğretmenlerinin sınıf yönetimine ilişkin tutumlarına etkisi üzerine deneysel bir araştırma

Bu araştırmada; Toplam kalite yönetimi (TKY) eğitim programının, ilköğretim okulu öğretmenlerinin sınıf yönetimine ilişkin tutumları üzerindeki etkisi incelenmiştir. Araştırmada, öntest-sontest denetim öbekli deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma 29'u deney ve 29'u denetim öbeği olmak üzere toplam 58 kişi ile yürütülmüştür. TKY eğitim programına başlamadan önce her iki öbeğe de "Toplam Kalite Yönetimi Tutum Ölçeği" uygulanmıştır. Deney öbeğine 10 oturumda TKY eğitim programı uygulanmış, denetim öbeği üzerinde ise hiçbir işlem yapılmamıştır. TKY eğitim programı sonunda deney ve denetim öbeklerine "Toplam Kalite Yönetimi Tutum Ölçeği" tekrar uygulanmıştır. Deney ve denetim öbeklerinin "Toplam Kalite Yönetimi Tutum Ölçeği"nin her bir boyutunda almış oldukları puanlar arasında farklılık olup olmadığım belirlemek amacıyla aritmetik ortalamaları ve standart sapmaları hesaplanmıştır. Ayrıca deneysel işlemin etkili olup olmadığım sınamak amacıyla tek faktör üzerinde tekrarlanmış ölçümler için iki faktörlü ANOVA kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, deney öbeğinde yer alan ilköğretim okulu öğretmenlerinin, sınıf yönetiminin benimsenen tüm boyutlarında (fiziksel düzenlemeler, plan-program etkinlikleri, zaman düzenine yönelik etkinlikler, ilişki düzenlemeleri ve davranış düzenlemeleri) TKY uygulamalarına karşı daha olumlu bir tutum geliştirdikleri gözlenmiştir.

Eğitim programlarıSınıf yönetimiToplam kalite yönetimi+4
Çağlar Çağlar
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00

Other supervisors