Theses supervised by Prof. Dr. Mustafa Alkan
14 theses · Ankara Hacı Bayram Veli University, Akdeniz University, Gazi University
Candaroğlu Ailesinin Osmanlı Sistemine entegrasyonu: Bir Beylik ailesi şecere araştırması
Bu çalışma, Candaroğulları ailesinin Osmanlı idari sistemine entegrasyonu sürecine odaklanmıştır. Bu amaç doğrultusunda ilk olarak XV.-XVI. yüzyıllarda yaşamış olan hanedan üyelerinin biyografileri çıkarılmıştır. Bu biyografiler temelde dört ana koldan gelmektedir. Bunlar, İsfendiyar Bey'in oğullarından İbrahim Bey'in çocukları İsmail Bey, Kızıl Ahmed Bey ve Mahmud Bey ile İsfendiyar Bey'in oğlu Kasım Bey'in gelen kollardır. Daha sonra, ailenin kurdukları vakıflar irdelenmiş, bu vakıflar üzerinden ailenin yerleştikleri yerler ile vakıf kültürüne sağladıkları katkılar açıklanmıştır. En sonunda da aile ile kurdukları vakıflar aracılığıyla Osmanlı idari sistemine entegrasyonu süreçleri açıklanmıştır. Entegrasyon süreci, beyliğin ilhakı, hanedanın sürgün edilmesi, hanedan üyelerinin bürokrasiye girme süreçleri, XVI. yüzyılda hanedan mensuplarının Osmanlı bürokrasisi içerisindeki faaliyetleri, II. Selim ile III. Murad devrinde Sokollu Mehmed Paşa ile Şemsi Ahmed Paşa'nın mücadelesi ile son olarak hanedanın evliliklerini içermektedir. Candaroğulları ailesi üzerinden Osmanlı yönetici sınıfı içerisinde bir Müslüman-Türk beylik ailesi mensuplarının da varlığını ortaya koyan ilk çalışmadır. Öte yandan, beylik ailelerinin siyasi hükümranlıkları ortadan kalktıktan sonra aileye ne olduğu sorusunun cevabını vermesi bakımından da –en azından doktora tezi düzeyinde- ilk olma özelliği taşımaktadır. Bu iki önemli özelliği nedeniyle Osmanlıların yönetici sınıfında bulunan kökenleri itibariyle ayrıcalıklı bir ailenin biyografisi, vakıfları ve XV-XVI. yüzyıllarda Osmanlı idari sistemi içerisindeki dönüşümü bu çalışmada konu edinilmiştir.
Asal alt modüllerin genelleştirilmesi
Bu tez çalışmasında, asal idealler ve asal alt modüller kuramsal bir çerçevede ele alınmış; bu yapıların özellikleri ile genelleştirilmiş biçimleri detaylı biçimde incelenmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde, ilgili literatürde yer alan temel tanımlar, ön bilgiler ve mevcut yaklaşımlar sistematik biçimde sunularak kavramsal bir temel oluşturulmuş; devamında, modül kavramının bazı genişlemeleri araştırılmıştır. İkinci bölümde, FI-asal, S-asal, güçlü asal ve tam asal alt modül gibi yapılara dayanan teoremler temel alınarak, tezdeki bulgular bölümünde kullanılacak olan ispat teknikleri incelenmiştir. Tezin özgün katkısı, literatürde daha önce tanımlanmamış yeni bir asal ideal ve asal alt modül sınıfının tanıtılmasıdır. Bu bağlamda, A-asal ideal. A-bölge, A-yarıasal ideal, A-radikal ve A-asal alt modül olarak adlandırılan yapılar tanımlanmış; bu yapıların varlık koşulları belirlenmiş, temel yapısal özellikleri ortaya konmuş ve uygun matematiksel örneklerle desteklenmiştir. Ayrıca, A-asal yapıların klasik asal yapılarla olan ilişkileri derinlemesine analiz edilmiş; bu iki kavram arasındaki benzerlikler ve ayrışan yönler sistematik olarak karşılaştırılmıştır. Elde edilen bulgular, modül ve ideal teorisine katkı sağlamakla birlikte, bu alanda yapılacak ileri düzey çalışmalara da kuramsal bir zemin hazırlamaktadır.
Dik toplanan alt modüllerin arakesiti ve toplamlarının dik toplam özelliği ile modül ve halkaların karakterizasyonu
Kaplansky (1954) tarafından ilk olarak ele alınan; bir modülün iki dik toplananı arasındaki ilişki ve bağlantıların incelenmesi günümüzde de birçok çalışmanın konusu olmaya devam etmektedir. Bir R−modül M ′nin herhangi alınan iki dik toplananın kesişimi yine bir dik toplanan olur ise M modülüne toplanan kesişim özelliğine ( summand intersection property) kısaca SIP özelliğine sahip modül denir. SIP özelliğine sahip modüller Wilson (1986) tarafından tanımlanarak literatüre kazandırılmıştır. ilerleyen zamanlarda yapılan çalışmalar neticesinde SIP modüllerin duali olarak kabul edilen toplanan toplam özelliği ( summand sum property) kısaca SSP özelliğine sahip modüller, Garcia (1989) tarafından M R−modülünün alınan herhangi iki dik toplananın toplamı yine bir dik toplanan olur ise M modülüne SSP özelliğine sahip modüldür şeklinde tanımlanmıştır. Literatüre kazandırılmış iki önemli kavram olan SSP ve SIP modülleri ile ilgili olarak birçok araştırmacı modüllerin karakterizasyonu konusunda önemli çalışmalar yapmışlardır. Bu çalışmalarda SSP ve SIP modül ailelerinin pek çok genellemesini ve karakterizasyonunu elde etmişlerdir (Abyzov ve Tuganbaev 2014 ; Alkan ve Harmancı 2002; Amin, ˙Ibrahim ve Yousif 2014 ; Anderson ve Fuller 1974; Arnold ve Hausen 1990; Clark, Lomp, Vanaja ve Wisbauer 2006; Dung, Huyn, Smith ve Wisbauer 1994; Fuchs 1970; Hausen 1989; Kasch 1982; Karabacak ve Tercan 2007; Nicholson ve Yousif 2003; Taşdemir ve Karabacak 2019; Valcan 2009; Wisbauer 1991). Bu bağlamda ele alınan çalışmada, SIP ve SSP modüllerinin birer genellemeleri olan ESIP ve ESSP modüllerin tanımları verilmiş, ESIP ve ESSP modüllerin sahip oldukları özellikleri araştırılmış ve modüllerin karakterizasyonu elde edilmiştir. M bir R− modül olmak üzere; her A, B ≤d M için A ∩ B ≤e D olacak ¸sekilde D ≤d M var ise M modülüne büyük - kesişim özelliğine (essential summand intersection property) sahip bir modül; benzer olarak A + B ≤e D olacak şekilde D ≤d M var ise M modülüne büyük - toplam özelliğine (essential summand sum property) sahip bir modüldür denilmiştir. Çalışmanın devamında ESIP ve ESSP modüller ile SIP ve SSP modüllerin arasındaki farklara değinilerek bu farkların anlaşılabilmesi için örnekler verilmiştir. Halka ve modüllerin hangi koşullar altında ESIP ve ESSP özelliklerine sahip olacakları ayrı ayrı incelenmiş ve bu inceleme sonucunda elde edilen koşullar verilmiştir. Halka ve modüller üzerinde ESIP ve ESSP özelliklerinin karakterizasyonu araştırılmış SIP ve SSP ile ilgili önermeler ESIP ve ESSP özelliklerine genellleştirilmiştir. Elde edilen kavram, koşul ve önermeler yardımı ile halka ve modüllerin farklı karakterizasyonu elde edilmiştir.
Fibonacci ve Lucas sayı dizilerinin genellemesi
Bu çalışmada, lineer cebir yöntemleri ve matris cebiri kullanılarak Fibonacci ve Lucas sayıları için daha genel bağıntılar elde edilmesi amaçlanmaktadır. Bunun için ilk olarak Fibonacci ve Lucas sayılarının temel özellikleri ile bu sayı dizileri arasındaki ilişkiler lineer cebir yöntemleriyle ele alınmıştır. Ardından Fibonacci ve Lucas sayılarının genellemesi yapılarak, lineer cebir yöntemleri yardımıyla bu sayı dizileri için bazı özdeşlikler incelenmiştir. Burada bulunan özdeşlikler, Fibonacci ve Lucas sayılarına indirgenerek yeni özdeşlikler elde edilmiştir. Bu tez çalışması ile elde edilen sonuçlar hem matematik hem de diğer bilim dalları için kullanılabilir niteliktedir.
Tam sayı dizilerinin kümeler teorisi ile olan ilişkisi
Çalışmamda, tam sayı dizileri ve bu dizilerin kümeler teorisi olan ilişkisi incelendi. Kümeler teorisinde bazı problemlerin çözümlerinin genellemesinin verilmediği yapılan literatür taramalarında fark edildi ve bu problemlere çözüm aramaya çalışıldı. Kümeler konusunda alt küme elemanlarının birbirileri ile olan ilişkilerinin incelemesi yapıldı. Diziler konusu ile kümeler konusu harmanlanarak problemler incelendi. Dört farklı formül üretilerek problemlere genel çözümler üretildi. Çözümlerin üretim aşamalarında Fibonacci tavşan diyagramı farklı bir bakış açısı ile ele alındı. Tablo, çizelge ve diyagramlarla yapılan çalışma desteklendi. Birinci bölümde Fibonacci, Lucas, Cassini ve tam sayı dizilerinden bahsedildi. Birbirleri ile olan ilişkiler incelendi. Çalışmamın ikinci bölümünde kümeler teorisinden ve çalışmamın havacılık sektöründeki bir probleme nasıl çözüm bulabileceğinden söz edildi. Çalışmamın üçüncü bölümünde kümeler teorisindeki iki ayrı problem genellendi ve çözümler elde edildi. Çözümler elde edilirken tam sayı dizileri ile olan ilişki ortaya çıkarıldı. Dördüncü bölümde ise problemlerin daha da farklı boyutlarda nasıl incelenebileceği ve yeni çalışmalarda nasıl kullanılacağı ile ilgili bilgiler verildi. Ayrıca problemin çözümünden çıkan yeni bir problemden bahsedildi. Yeni problemin gelecekte çözümü yapılırken çalışmamın katkılarından bahsedildi.
Pozitif tamsayıların parçalanışlarıyla inşa edilen tamsayı dizileri
Bu tezde, parçalanış teorisi ile geçmişten günümüze bilim insanlarının ilgisini çekmiş Fibonacci sayıları arasında bir bağlantı kurulmuştur. Parçalanış teorisinin temeli olan pozitif tamsayıların parçalanışı ve kompozisyonları detaylı bir şekilde incelenmiştir. Özellikle bu çalışmada, parçalanışlar ve kompozisyonlar için kümeler tanımlanıp bu kümeler üzerinde yeni işlemler tanımlanmıştır. Bu işlemler yardımıyla ardışık pozitif tamsayıların kompozisyonları arasında bağıntılar kurulmuştur. Tanımlanan kümeler üzerinde cebirsel ve kombinatorik işlemler yapılarak kompozisyonlar için yeni bağıntılar elde edilmiştir. Bileşen sayısı kısıtlı parçalanışlar, bileşenleri tek tamsayı olan parçalanışlar, bileşenleri tek ve tekrarlanmayan tamsayılar olan parçalanışlar gibi özel durumlara sahip literatürdeki bazı parçalanışlar kompozisyon kavramı için de ayrıca incelenmiştir. Kompozisyonlar, kısıtlanmış kompozisyonlar ve tek kompozisyonlar olacak şekilde ayrıca incelenerek ilgili kompozisyonların sayıları için üreteç fonksiyonları bulunmuştur. Tek kompozisyonlar ile Fibonacci sayıları arasındaki ilişki incelenmiştir. Günümüzde birçok matematikçinin ilgi odağı ve çalışma konusu olan parçalanış teorisi ve üreteç fonksiyonları yardımıyla, Fibonacci sayıları gibi birçok sayı dizisi üretilmiştir. Kompozisyonların bileşen büyüklüğüne sınırlandırma getirilmiş ve bu sınırlandırma ile kısıtlı kompozisyonların sayısı için üreteç fonksiyonu bulunmuştur. Bu üreteç fonksiyonu ile n-nacci sayıları üretilmiştir. Bu tez çalışmasında ayrıca, kompozisyonlar için bir renk kataloğu oluşturulmuş ve bu kataloğa bağlı kalınarak kompozisyonlar için desenler elde edilmiştir. Desenler elde edilirken de kompozisyonların bileşenleri için farklı kısıtlamalar getirilerek farklı desenler incelenmiştir. Ayrıca bu desenlerin sayıları için üreteç fonksiyonları bulunmuştur. Bulunan bu üreteç fonksiyonları ile literatüre yeni sayı dizileri kazandırılmıştır. Her bir pozitif tam sayının kompozisyon deseninin kendisinden bir fazla olan tamsayının kompozisyon deseninin içinde yer aldığı gözlemlenmiştir. Ardışık tam sayıların n-renk kompozisyon desenlerinin aralarında da altın oran olduğu gösterilmiştir. Sonuç olarak, bu tezde elde edilen çalışmaların başta matematik olmak üzere fizik, hesaplamalı bilim ve mühendislik ve hatta mimari alanlarında kullanılma potansiyeli oldukça yüksektir.
Pozitif tamsayılarda Mac Mahon parçalanma analizi
Bu yüksek lisans tezinin amacı parçalanış teorisini ve Mac Mahon parçalanma analizini inceleyerek parçalanış teorisine yeni sonuçlar ile katkı sağlamaktır. Bu tez beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, parçalanış teorisinin tarihsel başalangıcını içeren bilgiler verilmiştir. İkinci bölümün, ilk kısmında parçalanış teorisinden bahsedilerek bazı temel problemleri ispatsız olarak ele alınmıştır. Ayrıca serbest parçalanıştan bahsedilmiş, parçala-nışların geometrik gösterimi hakkında bilgi verilmiştir. Daha sonra parçalanış teorisi için önemli bağıntılardan biri olan Jacobi Üçlü Çarpım Özdeşliği ve ispatı verilmiştir. Tamsayıların parçalanışları için üreteç fonksiyonlarından bahsedilmiş, p(n) için üreteç fonksiyonu verildikten sonra Q(n) ve Z(n)'in üreteç fonksiyonları ispatsız olarak verilmiştir. Çalışmaların devamında beşgensel sayıların tanımı verilerek beşgensel sayılar ile parçalanış arasındaki bağıntıya değinilmiştir. Ayrıca Euler'in Beşgensel Sayı Teoremi ve ispatı verilmekle birlikte Euler'in beşgensel sayı teoreminin kombinatorik ispatına da değinilmiştir. Euler'in parçalanış için özyineleme formülü ve ispatına da bu bölümde verilmiştir. Üçüncü bölüme, Mac Mahon parçalanma analizini anlamakta önemli bir yere sahip olan Ω_{≥} operatörünün tanımı ve özellikleri ile başlanmıştır. Daha sonra Mac Mahon parçalanma analizinin temel özelliklerinin incelenip araştırılmasıyla devam edilmiştir. Dördüncü bölümde, k-gensel sayılar tanımlanarak, çokgensel sayılar için Jacobi Özdeşliği verilmiştir. Daha sonra beşgensel ve altıgensel sayılar ile beşgensel ve yedigensel sayılar arasındaki bağıntılar incelenmiştir. Çalışmalara Jacobi Üçlü Çarpım Özdeşliğinin bazı özellikleri verilerek devam edilmiştir. Son olarak Q(n) ile p(n), p(n) ile Z(n) ve Q(n) ile Z(n) arasında yeni bağıntılar elde edilmiştir. Son bölümde, yeni bulunan yineleme formülleri Euler'in ve Ewell'in yineleme formülleri ile karılaştırılmıştır.
Bir grup ile modül ve halka karakterizasyonu
Bu tezin amacı, değişmeli bir halka üzerinde tanımlı bir modülü, modülün endomorfizma halkası yardımıyla, sonlu bir grup üzerinde tanımlı grup halkasının bir modülü yapmamızı sağlayan bir yapı geliştirmektir ve bu yapı sayesinde tanımlanan kavramlarla modül ve halka karakterizasyonları ile özel tanımlı bazı modül sınıflarının birbirleriyle karşılıklı ilişkilerini belirlemektir. Ayrıca, grup modüllerin altmodül karakterizasyonunu ve altmodüllerine ayrışımını tespit etmektir. Tezimizdeki özgün çalışmaların anlatıldığı tartışma-bulgular bölümü ise üç altbölümden oluşmaktadır."Sonlu Grup Üzerinde Tanımlı RG--Modüller, Maschke Teoremi" başlığı altında, tezimizin ilk temel amacı olan, değişmeli bir halka üzerinde tanımlı bir modülü, modülün endomorfizma halkası yardımıyla, sonlu bir grup üzerinde tanımlı grup halkasının bir modülü yapmamızı sağlayan yapı anlatılmıştır ve bu yapı ile ilgili örnekler verilmiştir. Daha sonra, bu yapı sayesinde modüllerin, halkanın ve grup halkasının modülleri olarak, radikalleri arasındaki ilişkiler incelenmiş; injektiflik ve projektiflikleri ile ilgili karakterizasyonları yapılmıştır. Son olarak, modüllerin injektiflik ile ilgili karakterizasyonları yardımıyla Maschke Teoremi için alternatif bir ispat verilmiştir. "Sonlu Grup Üzerinde Tanımlı RG--Modüllerin Sokulu" başlığı altında, halkanın ve grup halkasının modülleri olarak, modüllerin basit altmodülleri ve sokulları arasındaki ilişkiler geliştirdiğimiz yapı sayesinde incelenmiştir. Son olarak, grup modüllerin altmodül karakterizasyonları belirlenmiştir. Ayrıca, grup modüllerin altmodüllerine ayrışımı, grup halkalarının althalkalarına ayrışımında kullanılan kavramlar grup modüllere uyarlanarak grup modüller üzerinde elde edilen yeni ve benzer kavramlar yardımıyla yapılmıştır.
Birimli halka üzerinde asal ideal ve asal alt modül yardımıyla halka ve modül karakterizasyonu
Bu tezin amacı, asal idealler ile asal alt modüllerin ve bunlar yardımıyla tanımlanan bazı kavramların, modül ve halka karakterizasyonlarının belirlenmesinde nasıl kullanılabileceklerini ve bilinen modül sınıfları ile olan ilişkilerini araştırmaktır. Bu tez dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, cebirin ve tezde kullanılan kavramların tarihsel süreci ve neden bu konuda çalışıldığı açıklanmıştır. İkinci bölümde, tez boyunca kullanılan halka ve modül teorisine ilişkin çalışmamızın sonraki bölümünde kullanılacak olan temel bilgiler ve önemli sonuçlar verilmiştir. İkinci bölümden sonraki bölüm tamamen özgün çalışmalardan oluşmaktadır. Üçüncü bölümde, radikal formül başlığı altında, değişmesiz halka üzerinde radikal formülü sağlayan bazı sol modül sınıfları bulunmuş ve belli bir koşul altında Dedekind bölgesinin genellemesi olan HNP-halkası üzerinde sonlu üretilmiş bir modülün hem radikal formülü sağladığı hem de bu modülün CS-modül ile burulmalı modülün direkt toplamı şeklinde ifade edilebildiği gösterilmiştir. Sol O-asal ideal başlığı altında, değişmesiz halka teorisinde asal ideal kavramının bir genellemesi olan sol O-asal ideal üzerine odaklanılmıştır. Sol O-asal ideal sınıfının bazı temel özellikleri verilmiş, bu ideal sınıfı ile değişmeli halka teorisindeki karşılığı arasındaki farklılıklara ve benzerliklere dikkat çekilmiştir. Sonuç olarak sol O-asal idealler için Cohen teoreminin değişmesiz halka teorisindeki bir genellemesi verilmiş ve sol O-radikal idealler üzerinde artan zincir koşulunu sağlayan R halkasındaki sol idealin, R'nin sonlu tane sol O-asal idealinin kesişimi olduğu gösterilmiştir. O-asal alt modül başlığı altında, sol O-asal idealin modül versiyonu ve asal alt modülün bir genellemesi olan O-asal alt modül kavramı tanıtılmıştır. Literatürden iyi bilindiği gibi, M modülünün P alt modülü asal alt modül iken (P:M)'nin R halkasının asal ideali olması özelliği modül teoride önemli bir yer tutar. Fakat bunun tersi genelde doğru değildir. Bu tezde O-asal alt modüller için bu gerektirmenin tersinin de doğru olduğu bir özellik verilmiştir. Aynı zamanda modülün güçlü nilpotent elemanları ile tüm O-asal alt modüllerinin kesişimi arasındaki ilişkiler incelenmiştir. İdeallerle ilişkili Zariski alt uzay topolojileri başlığı altında, değişmeli R halkasının I ideali ile ilişkili olan tümleyen Zariski topolojisi X_{I} tanımlanmış ve bu topolojinin yarı-kompakt veya Noetherian olması için bazı gerekli ve yeterli cebirsel koşullar elde edilmiştir. Radikal idealin bir genellemesi olan, I idealini kapsamayan fakat 0 idealini kapsayan ideallerin kesişimi olarak tanımlanan N_{I}(0) idealinin asallığı ile X_{I} topolojisinin indirgenemezliğinin denk olduğu gösterilmiştir. Hem Zariski topolojisinin alt uzayları hem de halkalar için bazı karakterizasyonlar elde etmemize yardımcı olan cebirsel ve topolojik özellikler bulmak için halkanın idealleri ile tümleyen Zariski topolojileri arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Sonuç olarak Zariski topolojisinin sonlu tane indirgenemez açık alt kümelerinin birleşimi biçiminde ifade edilmesiyle N_{I_{i}}(0)'ın, R'nin asal ideali ve R halkasının bazı I_{i} ideallerinin sonlu bir toplamı şeklinde yazılabilmesinin denk olduğu gösterilmiştir. Modül üzerinde bazı topolojilerin yapısı başlığı altında, değişmeli halka üzerinde M modülünün bölüm modülü üzerinde dual Zariski topolojisi kullanılarak M modülü üzerinde bazı topolojiler ve bu topolojiler arasında sürekli bir fonksiyon tanımlanmıştır. M'nin bölüm modülü üzerinde dual Zariski topolojisine homeomorf olan M üzerinde bir topoloji bulunmuştur. Dördüncü bölümde, bu çalışmanın sonuçları özetlenmiş, literatürdeki yeri vurgulanmış ve ileride çalışılması düşünülen konular belirtilmiştir.
XVII. yüzyılda Ankara Gayrimüslimleri
17. Yüzyılda Ankara Gayrimüslimleri adlı çalışmada Osmanlı klasik döneminde önemli bir ticaret merkezi olan Ankara şehrinin gayrimüslim sakinleri ele alınmıştır. Bu anlamda şehrin sakini Ermeni, Rum ve Yahudilerin yanı sıra şehre Osmanlı ülkesi içinden veya Avrupa'dan ticari sebeplerle gelen gayrimüslimler de çalışmanın kapsamına girmektedir. Bu cümleden hareketle gayrimüslimlerin yerleşim yerleri, nüfuslarının dağılımı, sosyal ilişkileri, din ve ibadet özgürlükleri, ibadethaneleri, ekonomik faaliyetleri, iç ve dış ticaretteki rolleri, vergi kayıtları, aile hayatları ve işledikleri suçlar gibi konuların incelenmesiyle şehrin sosyo ekonomik yapısı içerisindeki rolleri değerlendirilmiştir. Genelde Osmanlı Devleti'nin özelde ise Ankara'nın sosyo ekonomisine ışık tutması hedeflenen çalışma, şehrin bünyesinde barındırdığı gayrimüslim nüfusun tüm yönleriyle ele alındığı müstakil bir sosyal tarih incelemesidir. Ana kaynağını Şer'iye Sicillerinin oluşturduğu araştırmada, Mühimme Defterleri, Cizye Deftreleri'nin yanı sıra muhtelif arşiv kaynaklarından da faydalanılmıştır. Arşiv kaynaklarınının sağladığı verilere ek olarak dönemin seyahatnamelerinden, Ankara ve gayrimüslimler üzerine yapılmış telif eserler, makaleler, tezler ve bildirilerden faydalanılmıştır. Tarih boyunca çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapan şehir Osmanlı Devleti'nde de önemli bir sanayii kenti olmasıyla öne çıkmıştır. Çalışmaya konu olan dönem itibariyle Şer'iye Sicillerine yansıyan kayıtlarda geçen yer adları, kişi adları ve cizye haneleri dikkate alınmış, Cizye Defterleri'nde kayıtlı yerleşim yerlerinde sakin nefer sayıları ve kimliklerinden hareketle şehrin Hıristiyan ve Yahudilerinin demografik durumunun tespit edilmesi hedeflenmiştir. Kullanılan kaynakların çeşitliliği ve ele alınan dönem açısından Ankara'nın gayrimüslim nüfusunu ekonomik ve sosyal yönden inceleyen bu çalışmanın klasik dönem Osmanlı şehri bağlamında gayrimüslim çalışmalarına önemli bir katkı sunması amaçlanmaktadır.
Kurumlar arasında web servis aracılığı ile sunulan kişisel verilerin yazılım geliştiricilere karşı korunması
Günümüzde bilgi teknolojilerinin getirmiş olduğu olanaklar sayesinde kurumlar vermiş oldukları hizmetlerin birçoğunu elektronik ortamda sunmaya başlamışlardır. Bu hizmetlerin doğası gereği bireylerin kişisel verilerine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu ihtiyaçlar nedeniyle bireylerin kişisel verileri kurumların bilgi sistemlerinde depolanmakta ve işlenmektedir. Vatandaşlara etkin bir şekilde hizmet verilebilmesi amacıyla kurumların sahip oldukları kişisel verileri aralarında kanuna uygun bir şekilde paylaşılmasına izin verilmiştir. Kurumlar arasında veri paylaşımı genellikle web servisler aracılığı ile gerçekleştirilmektedir. Kurumların sahip oldukları yazılımların geliştirilmesinden sorumlu yazılım geliştiriciler geliştirdikleri yazılımlara web servisleri entegre edebilmek ve ortaya çıkan sorunları analiz edebilmek için web servis erişimine ihtiyaç duyarlar. Bu ihtiyaç dolayısı ile içerisinde kişisel verileri barındıran web servisler yazılım geliştiricilerin erişimine açılabilmektedir. Bu durum kişisel verileri insan faktörüne karşı savunmasız bırakmaktadır. Ulusal ve uluslararası düzenlemeler gereği kişisel verilerin korunması hukuki bir zorunluluktur. Bu zorunluluk sebebiyle kişisel verilerin insan faktörüne karşı korunabilmesi için bu tez kapsamında geliştirilen bir uygulama ile web servislerden gelen kişisel verilerin anonim hale getirilip sonrasında anonim verileri yazılım geliştiricilere sunarak kişisel verilerin korunması amaçlanmıştır. Geliştirilen bu uygulama ile yazılım geliştiricilerin çalışmalarına devam etmeleri engellenmeden kişisel verilere erişimlerinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Tez kapsamında geliştirilen uygulama React ve Java programlama dilleri kullanılarak hazırlanmış web ara yüzünden ve kişisel verilerin anonimleştirilmesini sağlayan rest servislerinden oluşmaktadır.
Açık kaynaklı SDN/NFV teknolojilerinin farklı şebeke altyapılarına uygulanarak sistem performansı üzerindeki etkisinin gözlemlenmesi
Telekom operatörlerinin yüksek trafik hacmi ile baş edebilmek için kullanmış olduğu sistemlerin tedarikçilere olan bağımlılığı gün geçtikçe artmaktadır. Bu çalışmada; söz konusu bağımlılığın olduğu üç temel konuda yenilikçi çalışmalar yapılarak tedarikçilere olan bağımlılığın önemli ölçüde azaltılması amaçlanmıştır. Bu konulardan ilki, geleneksel şebekelerde servis fonksiyon zincir yapısı kullanılarak trafik yönlendirmesi yapılabilmesi için maliyeti yüksek özel cihazlara ihtiyaç duyulmasıdır. Bu problemi çözebilmek adına bu çalışmada dinamik trafik yönetimi yapabilen servis fonksiyon zinciri platformu geliştirilerek, mobil şebeke alt yapısında test edilmiştir. İkinci konu, geleneksel pasif optik erişim sistemlerinde müşterilere servis verebilmek için kullanılmakta olan uç ve merkezi cihazların birbirine bağımlılığı olmasından dolayı bu sistemlerin aynı ağ tedarikçisinden temin edilme zorunluluğu bulunmasıdır. Bu bağımlılığı ortadan kaldırabilmek adına yazılım tanımlı ağ tabanlı geniş bant erişim teknolojisi sabit şebekeye uygulanarak test edilmiştir. Üçüncü konu ise özel cihazlar kullanılan geleneksel şebekelerde intranet servislerinin yönetiminde anlık değişen ihtiyaçlara göre bant genişliği, ağ ve erişim tanımlamalarının dinamik olarak yapılmasında problemler yaşanması olarak belirlenmiştir. Bu çalışmada söz konusu zorlukları ortadan kaldırmaya yönelik olarak, SDN tabanlı platform geliştirilmiş ve intranet şebekesinde test edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, açık kaynak kodlu SDN/NFV teknolojileri kullanılarak geliştirilen ya da uygulanan bu çözümlerin yüklü trafik altında bile kararlı olarak çalıştığı, tedarikçilere olan bağımlılığı önemli ölçüde ortadan kaldırdığı ve büyük ölçekli farklı haberleşme ağlarında kullanılabileceği değerlendirilmiştir.
17. yüzyılda Osmanlı Devletinde Istabl-ı Amire (has ahûr) teşkilâtı
Kuruluşundan itibaren Osmanlı Devleti'nde birçok müessese tesis edilerek devlet teşkilatlanması oluşturulmuştur. Osmanlı Devleti'nin kurmuş olduğu en önemli teşkilatlardan birisi de Istabl-ı Âmire Teşkilâtıdır. Osmanlı Devleti'nde Istabl-ı Âmire (has ahûr) teşkilatı; ulaşım, haberleşme, sefer, ordu, tören, şenlik, spor ve de avcılık gibi birçok alanda çok önemli görevler üstlenmiştir. Bu çalışmada bu kadar önemli görevler üstlenen Istabl-ı Âmire Teşkilatı'nın 17. yüzyıldaki idari yapısı, teşkilatta yer alan bölükler ve personel sayıları ve personelin aldıkları günlük ücret miktarları, bölükbaşılarının isimleri, aldıkları ücret miktarları ele alınmıştır. Sefere katılan Istabl-ı Âmire teşkilatı personeli sayıları, Sarayın Enderun ve Birun halkının kullanmakta olduğu hayvan sayıları ve türleri ayrıca Istabl-ı Âmire'de yer alan hayvan sayıları ve türleri de ortaya konulmuştur. Taycılık konusunda önemli bir görev üstelenen Sultanönü Sancağı, sarayın nitelikli at ihtiyacını karşılamasında önemli bir yere sahiptir. Sultanönü Sancağı taycı çiftliklerinde üretimi yapılan tay sayıları taycı kanunnamesine göre değerlendirilmiştir. Tay yetiştiriciliği dışında Istabl-ı Âmire'ye ne şekilde hayvan temin edildiği, Istabl-ı Âmire'ye verilen hayvanların bahaları ortaya konulmaya çalışılmıştır. Anadolu ve Rumeli coğrafyasında sistemli bir şekilde teşkilatlananan Istabl-ı Âmire'ye bağlı ocaklarda bakımı yapılan hayvanlar, ocaklarda yer alan görevliler, koru, çayır, kışlak, yaylak, ahır ve anbar sayıları verilmiştir. Istabl-ı Âmire koru ve ocakları mahsulatının ne miktarda olduğu belirtilmiştir. Istabl-ı Âmire hayvanlarına ihtiyaç halinde saman, arpa ve otun ne şekilde temin edildiği ve zahirenin masraflarının nereden nasıl karşılandığı ifade edilmiştir. Istabl-ı Âmire'de kullanılmak üzere alımı yapılan malzemelerin neler olduğu ve tamirat masraflarının tespiti yapılmıştır. Istabl-ı Âmire 'ye bağlı olan raht hazinesi görevlileri, hazinede yer alan eşyaların neler olduğu ve sayıları, ne şekilde temin edildiği, eşyaların yapımında uygulanan sanatlar ve motifler tespiti yapılarak açıklanmıştır.
Kuruluşundan günümüze İstanbul II. Bâyezid Külliyesi
Bugüne kadar II. Bâyezid Külliyesi ile ilgili yürütülen çeşitli akademik çalışmalar olsa da bunlar sadece belli alanlarla sınırlı kalmış; külliyenin toplum ve siyasetle olan ilişkisini bir bütünsellik içerisinde ortaya koymaktan uzak kalmışlardır. Kuruluşundan Günümüze İstanbul II. Bâyezid Külliyesi adlı bu çalışma külliyeyi bütüncül bir bakış açısıyla değerlendiren ilk ve en kapsamlı çalışmadır. Çalışma; özet (abstract), giriş, beş ana bölüm, sonuç, kaynaklar ve eklerden oluşmaktadır. Giriş kısmında tezin konusu, yöntemi ve kaynakları hakkında bilgi verilmiştir. Tezin birinci bölümünde "Külliyenin Mimari Bileşenleri" başlığı altında külliyenin kurucusu hakkında kısa bilgi verdikten sonra sırasıyla külliyenin kuruluş amacı, konumu ve mimari planının yanı sıra külliyeyi oluşturan hizmet ünitelerinin kuruluş tarihi, mimari özellikleri, tarihsel süreç içerisinde geçirdikleri onarım ve değişimler; ikinci bölümde "Külliyenin Ekonomik Yapısı" başlığı adı altında öncelikle "Gelir Kaynaklarının Hukukî Niteliği", külliye mevkûfatının vakıf hukukundaki yeri, gelir ve gider kalemleri; üçüncü bölümde "Külliyenin Yönetim ve Denetim Mekanizması" başlığı altında külliye idaresine bulunan kadroların görev ve sorumlulukları; dördüncü bölümde "Külliyenin Sosyal Yapısı ve Hizmet Alanları" başlığı altından külliyeyi oluşturan her bir birimin hizmet alanları ve görevlileri; beşinci bölümde ise "Külliyede Eğitim ve İlim Hayatı" başlığı altında külliyedeki eğitim ve öğretim faaliyetleri incelenmiştir.