Theses supervised by Prof. Dr. Mustafa Tepeci
13 theses · Manisa Celal Bayar University
İklim değişikliğinin Türkiye'de sigorta sektörü üzerine etkilerinin incelenmesi
İklim değişikliği, gezegendeki en büyük yaşamsal tehditlerden biri olmak ile beraber gerekli önlemlerin alınmaması halinde ekonomik sistem üzerinde de olumsuz etkiler yaratacağı aşikardır. İklim değişikliği gün geçtikçe etkisini arttırmakta ve büyük mali kayıplara sebep olmaktadır. Sigorta sektörü, iklim değişikliği sonuçlarından en çok etkilenen sektörlerin başında gelmektedir. Sigorta şirketlerinin hasar olması durumunda katlanmaları gereken maliyeti azaltmaları için araştırma, anlama, risk analizi ve risk yönetimlerine önem vermeleri gerekmektedir. İklim değişikliği sektör için bir risk olması ile birlikte yeni fırsatlarda yaratmaktadır. İklim değişikliğinin ortaya çıkardığı etkileri en aza indirmeye yönelik çalışmaların yapılması, farkındalık oluşturulması günümüzde zorunluluk haline gelmiştir. İklim değişikliği sebebi ile meydana gelen hava olaylarının şiddet etkileri; yıllık ortalama sıcaklık, yıllık toplam yağış miktarı ve ekstrem olay sayısı olarak sayılabilir. Bu çalışmada, iklim değişikliğinin kaza branşı, hastalık/ sağlık branşı, nakliyat branşı, tarım branşı ve yangın sigorta branşlarında ödenen tazminatlara etkisi incelenmiştir. 1990 – 2021 yılları arası beş branşta ödenen hasar tazminatları ve meteorolojik veriler standart birim kök testleri, yapısal kırılma analizleri ile sınanmış ve ARDL eşbütünleşme testi ile aralarındaki ilişki tespit edilmiştir. Değişkenler arasında anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler; İklim Değişikliği, Küresel Isınma, Sigorta, Parametrik Sigorta
Türkiye'de Suriyeli çalışanların toplumsal kültürel değerler bağlamında incelenmesi
Çalışanların kültürel değer yargılarının anlaşılması, yönetimin doğru örgütsel kararları almalarını ve uygulamalarını sağlar. Bu, sağlıklı bir çalışma ortamı yaratmaya, kaynakların israfını önlemeye ve hataları en aza indirmeye yardımcı olacaktır. Suriyeli çalışanların kültürel değer yargılarının anlaşılması, kurumların doğru yönetimine tüm çalışanlar için uygun bir yönetimsel davranışta bulunma fırsatı sağlayabilecek ve Suriyeli çalışanların Türk iş kurumlarına uyum sürecini kolaylaştırabilecektir. Bu çalışmada İzmir, İstanbul ve Gaziantep olmak üzere üç ilde yaşayan Suriyeli çalışanların Hofstede'in belirlediği kültürel değer boyutları (Güç mesafesi, Bireyselcilik-Toplulukçuluk, Erillik-Dişillik, Belirsizlikten Kaçınma ve Hoşgörü-Kısıtlama) incelenmiştir. Bununla birlikte çalışanlarının demografik özellikleri olan cinsiyet, yaş, eğitim seviyesi ve yetiştirildiği yerin kırsal ya da şehir olması, kültürel değerleri ile ilişkisi araştırılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak Hofstede'in Değerler Anketi Modülü 2013 kullanılmıştır. Toplam 356 Suriyeli çalışandan internet ortamında veri toplanmıştır. Yapılan analizlerin sonuçlarına göre Türkiye'deki Suriyeli çalışanların yüksek güç mesafesi ve toplulukçu kültürel değerlerini koruduğu, eril ve kısa vade bir toplumdan dişil ve uzun vade yönelimli bir topluma dönüştüğü ve hoşgörülü kültürel değerlere sahip olduğu bulunmuştur. Suriyeli çalışanların demografik özellikleri ile kültürel değerleri arasındaki ilişki incelendiğinde cinsiyet ve yaş değişkenlerinin kültürel değerler üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığı, ancak eğitim düzeyinin bireyselcilik-toplulukçuluk ve belirsizlikten kaçınma kültürel değerleri üzerinde etkisi olduğu, yetişme yerinin şehir ya da kırsal olmasının ise erillik-dişillik kültürel değerleri üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kültür, Hofstede Kültür Boyutları, Türkiye'de Suriyeli Çalışanlar, VSM 2013.
Çalışanların bilgi sistemlerini kullanmalarının geliştirilen birleştirilmiş teknoloji kabul ve kullanım modeli ile incelenmesi
Günümüzde teknolojinin değişim hızına paralel olarak işletme teknolojilerinin de hızla geliştiği ve yenilendiği görülmektedir. Bilginin işletmeler için en önemli stratejik güç olduğu bu dönemde, işletme bilgi sistemlerinin etkin ve verimli kullanılması, bu açıdan önemli bir konu haline gelmiştir. Bilgi sistemlerinin sahip olduğu teknik içeriğin yanında sistemi kullanan birey odaklı davranışsal içerik de artık dikkat çekicidir. İş ortamında görevleri sırasında bilgi sistemi kullanan çalışanların sistem bağlamında yoğun teknolojik bilgiye maruz kaldığı görülmektedir. Bu noktada sisteme hızlıca uyum sağlaması için kullanıcıların sahip olduğu bazı bireysel nitelikler önem kazanmaktadır. Tez çalışması bu bağlamda çalışanların bilişsel kapasitesine odaklanan teknolojik bilgiyi özümseme kapasitelerini ve bilgi teknolojileri alanında yenilikçi davranışını incelemiştir. Bu tez çalışmasının amacı, bilgi sistemleri kullanımında kullanıcı-sistem uyumu bağlamında birleştirilmiş teknoloji kabul ve kullanım modeli kullanılarak, bireysel özümseme kapasitesi ve bilgi teknolojileri yenilikçiliği değişkenlerinin teknoloji kabul ve kullanımın sürecindeki etkisini incelemek ve genişletilmiş bir modelini test etmektir. Tez çalışmasının ilk bölümünde araştırmanın amacı, problemi, sınırlılıkları ve önemi hakkında bilgi sunulmuştur. İkinci bölümde bilgi sistemleri, teknoloji kabul ve kullanım modelleri, bireysel özümseme kapasitesi ve bilgi teknolojileri yenilikçiliği konularında literatür incelemesine ait bilgiler yer almaktadır. Üçüncü bölüm olan yöntem bölümünde ise araştırmanın tasarımı ve süreci hakkında detaylı bilgi verilmiştir. Dördüncü bölümde araştırma kapsamında yapılan analizlerin bulguları yer almaktadır. Beşinci bölümde analiz bulgularına ait değerlendirme yapılarak gelecek çalışmalar için öneriler sunulmuştur. Çalışmada nitel ve nicel analiz yöntemleri birlikte kullanılmıştır. İlk olarak bireysel özümseme kapasitesi kavramı hakkında 15 bilgi sistemi kullanıcısı ile derinlemesine görüşmeler yapılarak yeni bilgiler edinilmiştir, araştırmacı için geniş bir bakış açısı sunulmuştur ve bireysel özümseme kapasitesi ölçeğinin madde içeriklerinin kültürel uyumu sağlanmıştır. İkinci aşamada tezin önerilen modelinin test edilmesi için nicel çalışma yapılmıştır. Toplam 638 bilgi sistemi kullanıcısından anket yöntemi ile online ortamda veri toplanmıştır. Veriler, SPSS22 ve LISREL 8.15 analiz programları yoluyla analiz edilmiştir ve bulgular ortaya konmuştur. Çalışmanın kuramsal modeli için Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM) analizi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda değişkenler arasında çoğunlukla anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Performans beklentisinin, sosyal etkinin, kolaylaştırıcı koşulların bireysel özümseme kapasitesi üzerinde etkili olduğu anlaşılmıştır. Bilgi teknolojileri yenilikçiliği ve çaba beklentisi üzerinde ise bireysel özümseme kapasitesinin etkili olduğu görülürken, bilgi teknolojileri yenilikçiliği ve çaba beklentisinin sistem kullanımı üzerinde anlamlı etkisi bulunamamıştır. Ancak çalışma bağlamında genişletilen teknoloji modelinin uyum kriterleri açısından mükemmel düzeyde kabul edildiği ve doğrulandığı görülmüştür. Çalışmanın teorik olarak gelecek araştırmalara katkı sunacağı ve çalışanların bireysel özelliklerinin teknoloji kabul araştırmalarında incelenmesinin pratikte özellikle insan kaynakları yönetimine yeni perspektifler oluşturacağı beklenmektedir.
İşletmelerde kurumsal sürdürülebilirlik yaklaşım ve uygulamaları: Manisa Organize Sanayi Bölgesi işletmeleri üzerine nitel bir çalışma
Bu çalışmada, Manisa Organize Sanayi Bölgesi (MOSB)'nde yer alan işletmelerin kurumsal sürdürülebilirlik konusunu nasıl ele aldıklarını ve sürdürülebilirlik boyutlarında ne gibi uygulamalar gerçekleştirdiklerini belirlemek amaçlanmıştır. Bu doğrultuda nitel araştırma tasarımı planlanmış, mülakat yöntemi gerçekleştirilerek MOSB'da yaklaşık 30 işletmeden görüşme ile veri toplanması amaçlanmış, MOSB yönetimi aracılığıyla davet edilmelerine rağmen geri dönüş yapıp görüşmeye katılan sadece 2 işletme olduğu için işletmelerin sürdürülebilirlik raporları incelenerek araştırma amacı gerçekleştirilmiştir. MOSB'da 26 işletmenin web sitelerinde yer alan sürdürülebilirlik raporları, doküman incelemesi yöntemi ile incelenmiş, elde edilen veriler MAXQDA 2024 nitel program ile analiz edilmiştir. İki işletme ile yapılan görüşme verileri betimsel analiz kullanılarak analiz edilmiş, bulgular paket program ile yapılan analiz bulgularına ilaveten sunulmuştur. Çalışma bulgularına göre; sürdürülebilirlik kavramı işletmeler için ağırlıklı olarak sürdürülebilir gelecek ve değer yaratma ve yenilikçi yaklaşım olarak tanımlanmıştır. Analizler sürdürülebilirliği ekonomik, çevresel ve sosyal uygulamaların hepsinin bir denge içerisinde ele alınması gerektiğini göstermektedir. İşletmelerin sürdürülebilirlik boyutları arasında en çok çevresel boyutta sürdürülebilirlik uygulamalarına yer verdikleri ve bu uygulamalar içerisinde en çok sera gazı ve karbon emisyonlarının azaltımı konusunu açıkladıkları belirlenmiştir. MOSB'daki işletmelerde sürdürülebilirliğin sosyal boyutta en fazla sayıda uygulamaları ise; fırsat eşitliği ve çeşitlilik konusudur. İşletmelerin ekonomik ve yönetişim boyutlarındaki sürdürülebilirlik uygulamalarının raporlarda az yer aldığı görülmüştür. İşletmelerin bu konudaki bilgilerini herkese açık paylaşmaktan kaçınmış olabileceği sonucunu düşündürmektedir. İşletmelerin sürdürülebilirlik raporlarının kapsamlı olmadığı, bilgileri açıklamada yetersiz kaldıkları görülmüştür. İşletmeler en çok yenilenebilir enerji ve verimlilik ile karbon emisyonlarının azaltımı konusunda hedef belirlemişlerdir. İşletmelerin en çok çevreyi koruma konularında hedefler belirledikleri görülmektedir. Ayrıca 2 işletmeyle yapılan görüşmede, devlet desteğinin önemi, Avrupa Birliği standartlarında çalışmalar gerçekleştirilmesi ve üniversitelerde sürdürülebilirlik bölümlerinin açılması, sürdürülebilirlik uygulamalarının ve işletmelerin performanslarının gelişimine hız kazandıracağı önerileri sunulmuştur.
Uluslararası bir otel zincirinde hizmet yeniliği performansına etki eden faktörlerin incelenmesi
Bu tez çalışmasında uluslararası bir otel zincirinin İzmir ilinde bulunan otelinde, çalışanların hizmet yeniliği performansını etkileyen faktörlerin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaca ulaşmak için İzmir ilinde bulunan otelin çalışanlarından anket yoluyla veri toplanmıştır. Ankette yer alan bilgi paylaşımı ölçeği, ekip kültürü ölçeği ve hizmet yeniliği performansı ölçeği Hu vd. (2004)'nin ve Tepeci ve Onağ (2013)'ın çalışmalarından, çalışan işbirliği ölçeği ise Ordanini and Parasuraman (2010)'un çalışmasından uyarlanarak kullanılmıştır. Toplanan verilerle elde edilen faktör analizi sonucunda, bilgi paylaşımı; bilgi paylaşımında itibar, fedakarlık ve bilgi paylaşımcı olma boyutlarından, ekip kültürü; ekip uyumluluğu, ekip desteği ve ekip koordinasyonundan, çalışan işbirliği de tek boyuttan oluşmuştur. Hizmet yeniliği performansı ise; çalışanların süreç ve kaynak oluşturma davranışı, yeni hizmet geliştirme ve çalışanların fikir üretme davranışı boyutlarından oluşmuştur. Çalışanların süreç ve kaynak oluşturma davranışı üzerinde bilgi paylaşımcı olmanın açıklayıcı etkisi bulunmaktadır. Yeni hizmet geliştirme üzerinde fedakarlık ve bilgi paylaşımcı olma, çalışan işbirliği ve fedakarlığın açıklayıcı etkileri bulunmaktadır. Çalışanların fikir üretme davranışı üzerinde ise çalışan işbirliği ve ekip uyumluluğunun açıklayıcı etkileri bulunmaktadır. Bu sonuçlar, hizmet yeniliği performansı üzerinde bilgi paylaşımı, ekip kültürü ve çalışan işbirliği boyutlarının açıklayıcı etkisi olduğunu göstermektedir. Çalışmada hizmet yeniliği performansı boyutları bağımlı değişken; bilgi paylaşımı, ekip kültürü, çalışan işbirliği boyutları bağımsız değişken olarak incelenmiştir.
Ege bölgesindeki üniversitelerin uluslararasılaşma stratejisi: Uluslararası ilişkiler ofislerinin rolü
Bu çalışmada, Ege bölgesindeki üniversitelerin uluslararası ilişkiler ofislerinin 'uluslararasılaşma' sürecinde oynadığı rol süreç yaklaşımı çerçevesinde ele alınmıştır. Olgubilimsel bir nitel araştırma desenini benimseyen bu çalışmada amaca yönelik örneklem yöntemiyle seçilen, çalışma grubundaki üniversitelerin uluslararasılaşma süreçlerini yürüten, 7 uluslararası ilişkiler ofis yöneticisiyle uluslararasılaşma hakkındaki deneyimleri üzerine derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler içerik analizi yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen bulgular, uluslararasılaşma sürecinde uluslararası ilişkiler ofislerinin önemli bir rolü olduğunu göstermektedir. Ancak etkin bir faaliyet yürütebilmek adına, ofislere yönetim desteğinin sağlanması ve birimler arası koordinasyonun gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Diğer yandan, çalışmada, uluslararasılaşma sürecinde karşılaşılan yabancı dil, politik nedenler ve fiziki koşullar gibi sorunlara dikkat çekilmiş ve bu sorunlara yönelik de çeşitli çözüm önerileri geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Uluslararasılaşma, Süreç Yaklaşımı, Uluslararası İlişkiler Ofisi
Türkiye'de kurumsal sürdürülebilirlik yaklaşım ve uygulamaları: BİST sürdürülebilirlik endeksinde yer alan işletmelere ait bir inceleme
Bu tez çalışmasında Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksinde yer alan imalat işletmelerinin kurumsal sürdürülebilirlikleri faaliyetleri kapsamında ekonomik, çevresel ve sosyal performanslarının ölçülerek değerlendirilmesi amaçlanmıştır. İşletmelerin sürdürülebilirlik performansları, yeni geliştirilen Bütünleşik Kurumsal Sürdürülebilirlik Performans Değerlendirme Endeksi (BKSPDE)'nde yer alan göstergeler aracılığıyla Analitik Hiyerarşi Süreci (AHP) yöntemi kullanılarak ölçülmüş ve ulaşılan sonuçlar birbirleri ile karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. AHP yöntemindeki uygulama basamakları kullanılarak işletmelerin sürdürülebilirliğin üç boyutundaki ekonomik, çevresel ve sosyal performanslarının puanları toplanmış ve işletmelerin ilgili yıldaki toplam sürdürülebilirlik puanı bulunmuştur. Yapılan hesaplama neticesinde en yüksek puanı alan işletmenin ilgili yılda en iyi kurumsal sürdürülebilirlik performansı gösterdiği kabul edilmiştir. Uygulanan yöntem ile işletmelerin belli bir zaman dilimindeki bireysel sürdürülebilirlik performansının değerlendirilmesi mümkün olduğu gibi birden çok işletmenin birbirleri ile mukayese edilmesi de mümkün olmuştur. Çalışmanın sonunda elde edilen çıktıların literatüre ve uygulamaya katkıları açıklanmış ve bu konuda çalışma yapacak araştırmacılara öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Bütünleşik, Kurumsal Sürdürülebilirlik, Analitik Hiyerarşi Süreci, Sürdürülebilirlik Puanı
Manisa ilindeki yüksek öğrenim özel öğrenci yurtları hizmetlerinin rekabet stratejileri açısından incelenmesi
Bu tez çalışmasında Manisa ilinde hizmet veren yükseköğrenim özel öğrenci yurtları hizmetlerinin rekabetçiliğinin Porter'ın rekabet stratejileri ve beş güç modeli çerçevesinde incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaca ulaşmak için Manisa ilinde bulunan yükseköğrenim öğrenci yurtları kurucu müdürleri ve yöneticilerinden mülakat yoluyla veriler toplanmıştır. Mülakat soruları Porter'ın jenerik rekabet stratejileri ve beş güç modeline uyarlanarak hazırlanmıştır. Toplamda 10 yurt yöneticisinden mülakat yoluyla toplanan verilerin içerik analizi ile değerlendirilmesi sonucu yükseköğrenim özel öğrenci yurtlarının uyguladıkları stratejiler ve rekabete etki eden güçler belirlenmiştir. Yapılan analiz ve değerlendirmelere göre yurtların maliyet liderliği, farklılaştırma ve odaklanma stratejilerini zaman zaman uyguladıkları tespit edilmiştir. Sektördeki rekabete etki eden güçler arasında ise mevcut işletmeler arasındaki rekabet tehdidi, müşterilerin rekabet gücü ve ikame ürünlerin yarattığı tehdit gücünün etkili olduğu belirlenmiştir. Diğer iki güç tedarikçilerin yarattığı, tehdit ve yeni gelecek işletmelerin tehdidinin ise daha az etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Tezin sonunda çalışmanın hem literatüre hem de sektördeki ve sektöre yeni girecek işletmeler için faydalı olabilecek ve uygulanabilir öneriler yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Rekabet stratejileri, beş güç modeli, özel öğrenci yurtları
Türkiye'de sanayi sektöründe faaliyet gösteren uluslararası stratejik işbirliklerinin başarısını etkileyen faktörlerin belirlenmesine yönelik bir araştırma
Bu çalışmanın amacı, Türkiye'deki sanayi sektöründe faaliyet gösterenişletmelerin uluslararası stratejik işbirlikleri yapmasının nedenlerininbelirlenmesi, stratejik işbirliklerinin başarısını belirleyen faktörlerin ortayaçıkarılması ve işbirliklerinin başarı (performans) düzeyinin belirlenmesidir.Bu çalışmanın evreninin belirlenmesi ve örneklemin elde ediliş yöntemi;Ekonomi ve Çalışma Bakanlığından elde edilen liste ile belirlenen 1000 adetkayıtlı firma; İSO listelerinde olan ancak Ekonomi ve Çalışma Bakanlığı'ndanalınan listede ismi olmayan firmaların internet ortamında araştırılarak ortaklığınınolup olmayışının tespiti şeklindedir.Bu çalışmanın sonucunda 109 adet uluslararası stratejik işbirliği yapan firmayöneticisinden anket yoluyla toplanan verilerin analizi en çok ortaklık kurulanülkelerin 1. sırada Almanya, 2.sırada İngiltere ve 3. sırada Çin ve İspanyaolduğunu göstermektedir. En çok kurulan stratejik işbirliği türü ise ortakgirişimdir. 2. sırada pazarlama işbirliği ve 3. sırada teknoloji işbirliği yeralmaktadır.Stratejik işbirliklerinin oluşturulma nedenleri sırasıyla rekabetçilik, yenilikçilikve öğrenme, pazarı genişletme ve finansal nedenlerdir. Stratejik işbirliklerininbaşarısını belirleyen unsurlar 6 boyut olarak bulunmuştur. Bunlar bilgi paylaşımıuyum-koordinasyon, birbirine bağımlılık, bağlılık ve bilgi paylaşımı, çatışmaçözümü, güven ve koordinasyon olarak ortaya çıkmıştır.Stratejik işbirliklerinin, işbirliği nedenleri ve işbirliği başarısı faktörlerindenbüyüme potansiyeli üzerine en çok koordinasyonun etkisi olmuştur. İşbirliğindengenel memnuniyet üzerinde ise birbirine bağımlılık ve çatışma çözümü boyutlarıaçıklayıcı olmuştur. İşbirliği başarısı (performansı) üzerinde ise yenilikçilik veöğrenme, birbirine bağımlılık ve çatışma çözümü etkili olmuştur.
Takım sporcularının memnuniyetlerini ve takımda kalma isteklerini etkileyen faktörlerin girdi-süreç-çıktı modeliyle incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, takım sporcularının memnuniyetlerini ve takımda kalma isteklerini etkileyen faktörleri girdi-süreç-çıktı modeliyle incelemektir. Araştırmadaki veriler, İzmir ilinde faaliyet gösteren 25 spor takımından elde edilmiştir. Sporcuların yaşları 18 ile 38 arasında değişmektedir. Sporcuların branşlara göre dağılımları ise futbolda 155, basketbolda 82, voleybolda 62, hentbolda 34 ve su topunda 27 kişi olarak toplam 360 (283 erkek ve 77 kadın) amatör ve profesyonel takım sporcusudur. Araştırmada, sporcuların takım uyumu, takım içi iletişim, takım normu, sporcu memnuniyeti ve takımda kalma istekleri arasındaki ilişkiler incelenerek spor takımlarında takım etkinliğine yönelik bir model sunulmak istenmiştir. Ayrıca, cinsiyet, yaş, branş, lisanslı sporcu olma, aynı takımda oynama ile antrenman yapma süreleri gibi demografik değişkenlere göre, uyum, takım içi iletişim, norm, sporcu memnuniyeti ve takımda kalma isteği arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Araştırmada, takım uyumunu ölçmek için Grup Çevre Anketi kullanılmıştır. Bu ölçek Carron, Widmeyer ve Brawley (1985) tarafından geliştirilmiş ve Öcel ve Aydın tarafından 2006 yılında Türkçe?ye uyarlanmıştır. Takımlarda normu ölçme aşamasında, Carron, Prapavessis ve Estabrooks (1999) tarafından geliştirilen Takım Norm Ölçeği?nden yararlanılmıştır. Takım sporcuları arasındaki iletişim düzeyini ölçmek için Sullivan ve Short (2011) `un geliştirmiş oldukları Takım Sporları için Etkili İletişim Ölçeği kullanılmıştır. Sporcuların memnuniyetlerinin ölçülmesinde Chelladurai ve Riemer (1997) tarafından geliştirilen ve İnce (2006) tarafından Türkçe?ye uyarlaması yapılmış olan Sporcu Memnuniyet Ölçeği kullanılmıştır. Takım sporcularının takımda kalma niyetlerini belirlemek amacıyla ise Tepeci (2005)?nin iş takımları için geliştirdiği takımda kalma isteği ölçeği spor takımlarına uyarlanmış ve araştırmada kullanılmıştır. Verilerin analizi aşamasında, tanımlayıcı istatistikler, korelasyon analizi, t-test ve kruskal-wallis testleri için SPSS 16.0 paket programı, Doğrulayıcı Faktör Analizi ve Yol Analizi için LISREL 8.51 paket programı programı kullanılmıştır. Araştırma modelinin doğrulanmasında ise Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM) kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, sporcuların memnuniyetleri ile takımda kalma istekleri üzerinde takım uyumunun, takım içi iletişim ve takım normunun doğrudan ve dolaylı etkilerinin olduğu bulunmuştur. Bu bulgular neticesinde, takım sporcularının memnuniyetlerini arttırmak ve takımda kalma isteklerini sağlayabilmek için takım içerisindeki uyumun sağlanması, takıma ait normların oluşturulması, takım içersindeki etkileşimin arttırılması ve iletişim kanallarının geliştirilmesi ile ilgili önerilerde bulunulmuştur. Ayrıca, demografik değişkenler ile takım uyumu, takım içi iletişim, takım normu, sporcu memnuniyeti ve takımda kalma isteği arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar olduğu bulunmuştur. Takımda kalma isteğinin cinsiyet açısından farklılaştığı bulunmuş; branşlar arasındaki farklılıklar incelendiğinde ise su topu branşının diğer branşlara göre takım uyumu, takım içi iletişim, takım normu, sporcu memnuniyeti ve takımda kalma isteği açısından en yüksek puana sahip olduğu bulunmuştur.
Örgütsel öğrenme kabiliyetinin örgütsel yenilikçilik aracılığıyla yeni ürün ve işletme performansına etkisi
Bu araştırma örgütsel öğrenme ve öğrenen örgütler literatüründe yer alan örgütsel öğrenmeyi destekleyici ya da kolaylaştırıcı faktörlerin bir araya getirilerek kapsamlı bir şekilde ölçülebilmesini, örgütsel öğrenme kabiliyetinin örgütsel yenilikçilik üzerindeki etkisini ve örgütsel öğrenme kabiliyeti ile örgütsel yenilikçiliğin yeni ürün ve işletme performansları üzerindeki etkileri tespit etmeyi amaçlamaktadır. Araştırma verileri Manisa Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet göstermekte olan ve İstanbul Sanayi Odası'nın belirlediği Türkiye'nin en büyük ilk 500 ve İkinci 500 firmaları listelerinde yer alan 6 firmada orta ve üst kademe pozisyonda yönetici, proje ve ekip lideri olarak çalışan 285 kişiden elde edilmiştir. İlk 500 sıralamasında yer alan 3 firmadan toplam 246 ve ikinci 500 sıralamasında yer alan 3 firmadan toplam 39 anket geri dönüşü sağlanmıştır. Yöneticilerin yaşları, 20 ila 65 arasında değişmektedir. Katılımcıların departmanlara göre dağılımları ise 18 kişi pazarlama, 37 kişi muhasebe-finans, 41 kişi ithalat-ihracat, 17 kişi insan kaynakları, 29 kişi Ar-Ge, 103 kişi üretim ve 40 kişi kalite güvenlik ve ürün bazlı proje birimleri gibi diğer departmanlar şeklindedir. Araştırmada örgütsel öğrenme kabiliyetinin, örgütsel yenilikçilik üzerindeki etkileri ve örgütsel öğrenme kabiliyetinin örgütsel yenilikçilik vasıtasıyla yeni ürün ve işletme performansı üzerindeki etkilerini ortaya koymaya çalışan bir model geliştirilmiştir. Araştırmada örgütsel öğrenme kabiliyetini ölçmek için Örgütsel Öğrenme Kabiliyeti ölçeği kullanılmıştır. Ölçek araştırmacı tarafından Goh ve Richards (1997); Jerez-Gomez, vd. (2005) ve Chiva, vd. (2007)'nin çalışmaları temel alınarak geliştirilmiştir. İşletmelerdeki yenilik faaliyetlerini ölçmek için Wang ve Ahmed (2004)'in geliştirdikleri Örgütsel Yenilikçilik ölçeğinden yararlanılmıştır. İşletmelerin yeni ürün performanslarının değerlendirilmesinde Danneels ve Kleinschmidt'in (2001) geliştirdikleri Yeni Ürün Performansı ölçeğinden yararlanılmaktadır. İşletmelerin performansları ise Akgün, İnce, İmamoğlu, Keskin ve Kocoğlu (2014) tarafından önerilen işletme performansı ölçeği aracılığıyla ölçülmüştür. Verilerin analizi aşamasında, tanımlayıcı istatistikler, tek yönlü Anova testi, Post Hoc testlerinden Dunnet's T3 istatistiği için SPSS 20.0 paket programı, Doğrulayıcı Faktör Analizi ve Yol Analizi için LISREL 8.51 paket programı kullanılmıştır. Araştırma modelinin doğrulanmasında Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM) kullanılmıştır. Örgütsel öğrenme kabiliyeti kavramı (1) açıklık ve dış çevre ile etkileşim, (2) deneme, (3) yönetimsel bağlılık, (4) katılımcı karar verme, (5) liderlerin bağlılığı ve personeli güçlendirme, (6) amaç ve misyonun açıklığı, (7) bilgi aktarımı, (8) diyalog, (9) sistem bakış açıları ve son olarak tüm faktörleri kapsayan (10) örgütsel öğrenme kabiliyeti faktöründen oluşmaktadır. Araştırma sonuçlarına göre işletmelerin örgütsel öğrenme kabiliyetleri 29 madde ve 10 faktör ile ölçülebildiği ortaya konmuştur. Araştırmanın sonucunda, örgütsel öğrenme kabiliyetinin örgütsel yenilikçilik ve yeni ürün performansı üzerinde doğrudan etkileri olduğu, örgütsel yenilikçiliğin yeni ürün ve işletme performansı üzerinde etkisi olduğu; yeni ürün performansının işletme performansı üzerinde etkisi olduğu ve bunun yanında örgütsel öğrenme kabiliyetinin örgütsel yenilikçilik vasıtasıyla yeni ürün ve işletme performansı üzerinde etkisi olduğu bulunmuştur. Bu bulgular, işletmelerin performansları ve yeni ürün performanslarını arttırabilmelerinin örgütsel öğrenme kabiliyeti doğrultusunda artan örgütsel yenilikçiliğe bağlı olduğunu göstermektedir. Ayrıca örgütsel öğrenme kabiliyeti, örgütsel yenilikçilik, yeni ürün ve işletme performansı ile işletmelerdeki departmanlar arasında ve yeni ürün tipleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıkların olduğu bulunmuştur. Departmanlar arasında örgütsel öğrenme kabiliyeti faktörü ve bu faktörün alt faktörleri olan deneme, yönetimsel bağlılık, katılımcı karar verme, bilgi aktarımı faktörlerinde, örgütsel yenilikçilik faktörü ve bu faktörün alt faktörleri olan bireysel-davranışsal inovasyon ve ürün inovasyonu faktörlerinde farklılık bulunmuştur. Yeni ürün tipolojilerinin işletme performansı ve yeni ürün performansları değerlendirildiğinde; işletme performansı bağlamında istatistiksel açıdan bir fark bulunmamış; yeni ürün performansı açısından ise farklılık tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Örgütsel öğrenme kabiliyeti, örgütsel yenilikçilik, işletme performansı, yeni ürün performansı
Küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin elektronik ticarete yönelmesinde belirleyici olan unsurlar
Bu çalışmada KOBİ'lerin elektronik ticarete başlama konusunda algıladıkları stratejik değer, e-ticaretin uygulanabilirliği yani e-ticaret için gerekli altyapı ve kaynağa sahip olup olmadıkları ve e-ticaretin işletmelerin pazarlama ve finansal performanslarına etki edip etmediğini tespit etmek amaç edinilmiştir. Bu amacı ortaya çıkarmak için anket yoluyla veri toplanmıştır. Anket Ankara – İvedik Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren KOBİ'lerden, çalışmaya katılım için gönüllü olan 260 işletmeye uygulanmıştır. Anket soruları Grandon ve Pearson (2004), Bulut, Yılmaz ve Alpkan'ın (2009), Kuivalainen ve Sundqvist'ın (2004) ve Weerawardena (2011) çalışmalarından alınmıştır. Ankette yer alan ifadeler 5'li Likert (1 – Kesinlikle Katılmıyorum, 2 – Katılmıyorum, 3 – Ortadayım, 4 – Katılıyorum, 5 – Kesinlikle Katılıyorum) tipi derecelendirme formatıyla tasarlanmıştır. Yapılan doğrulayıcı faktör analizi sonucunda e-ticaret'in stratejik değeri; örgütsel destek, yönetimsel verimlilik ve karar almayı kolaylaştıran araçlar olarak 3 faktörde ele alınmıştır. E-ticaret'in uygulanabilirliği; organizasyonel hazırlık, uyumluluk, dış çevre baskısı, kullanım kolaylığı ve algılanan fayda adı altında 5 faktörde ortaya çıkmıştır. "İşletmelerin e-ticaretten sağladığı faydalar" e-ticaretin pazarlama ve finansal performansına etkisi adı altında 2 konuda ele alınmıştır. E-ticaretin stratejik değer algısı, e-ticaretin uygulanabilirliği ve pazarlama ve finansal performans değişkenlerinin tümünün ortalama değerleri (5'li Likert tipi derecelendirme ölçeğinde) 4'ün üzerinde olması, yöneticilerin e-ticaretten elde edecekleri faydanın yüksek olacağına, e-ticarete başlama konusunda hazır ve istekli olduklarına ve e-ticaretin pazarlama ve finansal performanslarını arttırdığını bildirmektedirler. Çalışmada e-ticaretin işletmelerin pazarlama ve finansal performanslarına etkisi bağımlı değişkenler olarak ele alınmıştır. Yapılan regresyon analizlerinde "e-ticaretin uygulanabilirliği" değişkeninin boyutlarından biri olan "e-ticaretin algılanan faydası" işletmelerin pazarlama performansları üzerinde anlamlı bir etki yaratmaktadır. E-ticaretin uygulanabilirliği değişkeninin boyutlarından "e-ticarete uyumluluk, dış çevre baskısı ve e-ticaretin algılanan faydası" KOBİ'lerin finansal performansları üzerinden belirleyici olmuştur. Sonuç kısmı bulgular ve tartışma, çalışmanın literatür ve uygulamaya katkıları, kısıtlar ile bundan sonra aynı konuda çalışma yapacak araştırmacılara öneriler sunmaktadır.
İşletmelerin yenilik yeteneklerinin ihracat performanslarına etkileri: Manisa örneği
Bu tez çalışmasında Manisa ilindeki ihracatçı işletmelerin yenilik yeteneklerinin ihracat performansları üzerindeki etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaca ulaşmak için Manisa'daki ihracat yapan işletmelerden anket yoluyla veri toplanmıştır. Anketler Manisa ilinde faaliyet gösteren ve gönüllü olarak çalışmaya katılan 141 işletme yöneticisine uygulanmıştır. Ankette yer alan yenilik yeteneği ölçeği Wang ve Ahmed (2004) ve ihracat performansı ölçeği ise Zou, Taylor ve Osland'ın (1998) çalışmalarından uyarlanarak kullanılmıştır. Ölçeklerde yer alan ifadeler 7'li Likert (1- Hiç Katılmıyorum, 2- Katılmıyorum, 3- Biraz Katılmıyorum, 4- Nötrüm, 5- Biraz Katılıyorum, 6- Katılıyorum, 7- Tamamen Katılıyorum) tipi derecelendirme formatıyla cevaplanmıştır. Toplanan verilere yapılan açıklayıcı faktör analizi sonucunda işletmelerin yenilik yetenekleri; davranışsal, ürün-süreç, pazarlama ve stratejik yenilik yetenekleri olarak 4 faktörde belirlenmiştir. İhracat performansı; finansal ihracat performansı, stratejik ihracat performansı ve ihracat tatmini olarak 3 faktörde ortaya çıkmıştır. Yenilik yeteneklerinin ve ihracat performansının boyutlarından, tümünün ortalama değerleri (7'li Likert tipi derecelendirme ölçeğinde) 5'e yakın ve 5'ten büyüktür. Bu sonuçlar işletmelerin davranışsal, ürün-süreç, pazarlama ve stratejik yenilik yeteneklerinin ve finansal ihracat performansı, stratejik ihracat performansı, ihracat tatmininin ortalamalarının yüksek olduğunu göstermektedir. Çalışmada yenilik yetenekleri ve alt boyutları bağımsız değişkenler olarak alınırken, ihracat performansı ve alt boyutları bağımlı değişkenler olarak incelenmiştir. Yapılan regresyon analizlerinde yenilik yeteneklerinin ihracat performansı üzerinde pozitif ve anlamlı etkileri olduğu bulunmuştur. Çalışmanın sonucunda elde edilen çıktıların literatüre ve uygulamaya katkıları açıklanmış ve bu konuda çalışmalar yapacak araştırmacılara öneriler sunulmuştur.