Prof. Dr. Necip Kutlu danışmanlığındaki tezler

12 tez · Manisa Celal Bayar University

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Lateralizasyon öngörüsüyle kadın-erkek sağ ve sol hemiplejik hastalarda denge ve motor beceri, yaşam kalitesi, fonksiyonel bağımsızlık, anksiyete ve depresyon belirtilerinin karşılaştırılması

Amaç: İnme önemli fonksiyonel sekellere yol açar, bununla birlikte yaşam kalitesini olumsuz etkiler. Çalışmamız lateralizasyon öngörüsü ile sol ve sağ hemiplejik bireylerin denge, günlük yaşam aktivitelerindeki fonksiyonel bağımsızlık, depresyon ve anksiyete belirtilerinin ve yaşam kalitesi düzeylerinin karşılaştırılması amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız hemipleji tanısı almış 20 kadın 42 erkek sol ve sağ hemiplejik bireylerle gerçekleştirildi. Hastaların denge performansı Berg Denge Ölçeği ile günlük yaşam aktivitelerindeki bağımsızlığı Barthel Günlük Yaşam Aktiviteleri İndeksi ile değerlendirilmiştir. Depresif semptomlar Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği ile incelenmiştir. Hastaların yaşam kaliteleri EQ-5D-3L Genel Yaşam Kalitesi Ölçeği ile, el tercihleri Edinburg Lateralizasyon Anketi ile değerlendirilmiştir. Tüm veriler IBM SPSS Statistics 21.0 istatistik programı ile analiz edilmiştir. Bulgular: Sol hemisfer lezyonlu olguların depresyon ve anksiyete düzeyleri anlamlı olarak daha yüksek, fonksiyonel bağımsızlık ve yaşam kalitesi skorları daha düşük saptanmıştır. Sağlakların içinde sol hemiplejiklerin Barthel skoru sağ hemiplejiklere göre daha yüksek, sağ hemiplejiklerin depresyon seviyeleri daha yüksektir. Solakların içinde sol hemiplejiklerin Barthel skoru sağ hemiplejiklere göre daha yüksektir. Sonuç: Sağlak olup dominant tarafı felç olan hastaların; solak olup dominant tarafı felç olan hastalara göre parametrelerde daha çok etkilendiği tespit edilmiştir.

AnksiyeteDengeDepresyon+5
Başak Ezgi Ün
Manisa Celal Bayar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Deneysel enfeksiyon modeli oluşturulan adölesan sıçanlarda mikroglial aktivasyon ve davranış ilişkisinin incelenmesi

Amaç: Erken ergenlik döneminde lipopolisakkarit ile oluşturulan nöroinflamasyon modelinde, sıçanların medial prefrontal korteksinin, yetişkinlikte mikroglia sayısı, sinaps plastisitesi ile şizofreni ve benzeri davranış değişimini etkileyip etkilemeyeceğini araştırmayı amaçlamıştır. Materyal- Metot: 20 adet, 27 günlük erkek Wistar sıçanlar, iki gruba ayrılmış, gruplar 8+2 hayvan olacak şekilde kafes başına tek hayvan kafeslenmiştir. Nöroinflamasyon, doğum sonrası 31, 33, 35, 37 ve 39. günlerde 0,5 mg/kg intraperitoneal lipopolisakkarit uygulanması ile oluşturulmuş, birinci ve onuncu günlerde kiloları tartılıp kaydedilmiştir. Son enjeksiyondan 24 saat sonra, gruplardan iki hayvan sakrifiye edilmiştir. Geriye kalan tüm hayvanlar, doğum sonrası 63.günde yeni nesne tanıma, sosyal etkileşim ve açık alan davranış testleri ile test edilmiştir. Davranış testlerinden sonra, transkardiyal perfüzyon yöntemi ile sakrifiye edilip, beyin dokuları toplanmıştır. Yetişkin medial prefrontal korteks, hematoksilen-eozin, iyonize kalsiyum bağlayıcı adaptör proteini ve postsinaptik dansite proteini primer antikorları kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Lipopolisakkarit, enjeksiyon uygulaması sırasında kilo alımını azaltmıştır. Yetişkinlikte lokomotor aktiviteyi azaltmış, anksiyeteyi veya nesne tanımayı etkilememiştir. Sosyal etkileşimi azaltmış, ancak gruplar arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Yetişkin medial prefrontal kortekste, pozitif boyanan PSD-95 hücre sayısını ve mikroglia sayısını azaltmış, H&E boyanmasında, piramidal nöronların hücre büzülmesi yaşadığını ve piknotik çekirdeklere sahip olduğunu göstermiştir. Ergen medial prefrontal kortekste, mikroglia sayısı azalmıştır. Sonuçlar: Ergenlik döneminde bağışıklık müdahalesinin yetişkinlikte, mikroglia sayısını, davranışı ve sinaptik plastisiteyi olumsuz etkileyebileceğini saptanmıştır. Davranış, mikroglia ve PSD-95 seviyesindeki değişimler, lipopolisakkarite bağlı gelişebileceği varsayılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sıçan, Nöroinflamasyon, Ergenlik, Mikroglia, Davranış, Şizofreni, Iba-1, PSD-95

DavranışEnfeksiyonlarHayvan deneyleri+4
Gözde Yılmaz
Manisa Celal Bayar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yenidoğan bebeklerde kavrama refleksi dağılımının incelenmesi

Amaç: Palmar kavrama refleksi, bebeğin nesneleri kavramasına ve bırakmasına izin veren içgüdüsel bir harekettir ve bebeğin elinin palmar yüzeyine dokunulduğunda ortaya çıkar. Refleks cevabı, uyarılmış elin parmaklarının hızlı fleksiyonu ve adduksiyonudur. Doğumla birlikte ortaya çıkan kavrama refleksi, doğumdan yaklaşık 2 ± 4 ay sonra inhibe edilir veya baskılanır. Bu çalışmada yenidoğan erkek ve kız bebeklerde doğuştan gelen kavrama refleks kuvvetinin sağ el ve sol el dağılımının, lateralizasyon öngörüsüyle cinsiyete göre incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu araştırmada gönüllü grubu, sağlıklı yenidoğan bebeklerden oluşmaktadır.Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Yenidoğan Kliniğinde doğanve nörolojik muayeneleri yapılan 76 erkek, 77 kız olmak üzere toplam 153 yenidoğan çalışmaya dahil edildi. Bebeklerin anne ya da babasının el tercihi 'Edinburg El Tercihi Anketi' ile ölçüldü. Bebeğin doğum bilgilerini içeren bir form, araştırmacı tarafından dolduruldu. Bebeklerde kavrama refleksi kuvvetinin ölçümü,faydalı modeller patent birimine başvurusu yapılmış yeni bir elektronik cihaz ile doğumdan sonraki ilk iki ay içinde yapıldı. Ölçüm işlemi sağ el ve sol el için onar defa tekrar edildi. Elde edilen kavrama refleks kuvveti verileri ile aile ve bebeklerin form bilgileri, SPSS™ programı kullanılarak analiz edildi. Bulgular: Kavrama refleks kuvveti ortalamasının asimetrik dağılım gösterdiği bulunmuştur. Asimetrik dağılımın sağa ya da sola eğilimi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır. Dağılımın hayvanlardaki pençe tercihi dağılımına benzerlik gösterdiği bulunmuştur. Sonuç: Yenidoğanda asimetrik olarak dağılan, primitif bir refleks olan kavrama refleksinin; eğitim ve sosyal çevre etkisiyle birlikte el tercihinin temelini oluşturabileceği sonucuna varılmıştır.

Bebek-yenidoğmuşBebeklerCinsiyet+3
Merve Şahin
Manisa Celal Bayar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sağlıklı erişkinlerde seks steroid hormon düzeylerinin sinir ileti hızı, reaksiyon zamanı, kognitif fonksiyonlar ve serebral lateralizasyon üzerine etkisi

Amaç: Bu çalışmada, sağlıklı erkeklerin ve menstrüel siklus fazlarına göre gruplandırılan kadınların, seks steroid hormon düzeylerinin, beynin kognitif becerileri, sinir ileti hızı ve sağ-sol el asimetrisi üzerine etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız 18-25 yaş arasındaki sağlıklı ve gönüllü, 30 kadın ve 30 erkek birey üzerinde gerçekleştirildi. Her bir kadının menstrüel siklusunun foliküler (3-4.gün), östrojen (12-15.gün) ve luteal fazında (21-22. gün) üç kere, erkeklerin ise herhangi bir zamanında bir kere venöz kandan serum estradiol (E2), progesteron, total serum testosteron, seks hormon bağlayıcı globulin (SHBG), serbest testosteron (erkeklerde) ve ELİSA yöntemi ile serum östrojen alfa ve beta düzeyleri ölçülmüştür. Erkekler ve kadınlara (üç fazda), sağ el ve sol el medyan sinirden elektromiyografi (EMG) ölçümü yapılmış ve motor sinir ileti hızları hesaplanmıştır. Kognitif beceri testlerinden reaksiyon zamanı testi (RTms), stres altında tepki verme hızı-kalitesi testi (DT-DTsüre ms), muhakeme yeteneği testi (SPMIQ), görsel algı-dikkat testi (LVT) ve görsel hafıza testi (TAVT) uygulanmıştır. Ayrıca duygu durumunu belirleyen anketlerden BECK depresyon ölçeği, STAI1 (durumluluk kaygı), STAI2 (sürekli kaygı) ölçekleri uygulanmıştır. Tüm veriler SPSS 15.0 ve MİNİTAB 18 istatistik programları ile analiz yapılmıştır. Bulgular: Kadınların (n=25) luteal dönemindeki DT ve DTsüre ms, SPMIQ ve TAVT ortalamaları ovulasyon ve foliküler dönemine göre yüksekti (p<0,05). Sağlak-solak kadın ve erkeklerin dominant ellerinin iletim hızları dominant olmayan ellerine göre yüksekti(p<0,05). Kadınların foliküler fazındaki sinir iletim hızı ortalamaları luteal faza göre yüksekti ve latansı daha kısaydı(p>0,05). Sonuçlar: Seks steroid hormon düzeylerinin serebral asimetri, beyin fonksiyonları ve periferal sinir sistemi üzerinde nöromodülatör etkisi olabileceği görüşüne varılmıştır.

Beyin lateralizasyonuBilişCinsiyet hormonları+6
Beste Menteşe
Manisa Celal Bayar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Vardiyalı çalışan ve nöbet tutan sağlık personellerinde kognitif beceri, duygusal durum ve biyokimyasal verilerin incelenmesi

Amaç: Çalışmamız vardiyalı çalışan ve nöbet sistemiyle tutan sağlık personellerinde kognitif beceri, duygusal durum biyokimyasal verilerin incelenmesi ile birlikte sağlık personellerinin çalışma saatlerinin daha düzenli hale getirilebilmesine dikkat çekmektir. Gereç ve Yöntem: Sağlıklı, 25-50 yaş arası, Manisa ili sınırları içerisinde Sağlık bakanlığına bağlı olarak bulunan hastaneler, tıp merkezleri, dal merkezlerinde sağlık personeli olarak çalışan herhangi bir ilaç kullanmayan, kortikosteroid düzeyini yükselttiği düşünülen herhangi bir hastalığa sahip olmayan gönüllü erişkinlerden seçilen 30 gündüz,30 nöbet sistemi ve 30 gece vardiyasında çalışan sağlık çalışanlarına bilgisayara bağlı Viyana Test Sistemi'nde bulunan testlerden; stres altında tepki verme hızı-kalitesi testi (DT) 6 dakika, muhakeme yeteneği testi (SPM) 15 dakika ve sürekli dikkat-problem çözme yeteneği testi (COG)15 dakika, seçici dikkat testi (SIGNAL) 20 dakika görsel hafıza testi (TAVTMB) 5 dakika, kişilik testi (IVPE) 5 dakika uygulanmıştır, psikolojik anket olarak BECK Depresyon Ölçeği, STAI 1 (durumluluk kaygı) ölçeği, STAI 2 (sürekli kaygı) ölçeği uygulanmıitır. Daha sonra gönüllülerden alınan tansiyon değerleri üç ölçüm yapılıp ortalaması alınıp kayıt edilmiştir. Gönüllülerden eğitimli bir sağlık personeli tarafından 5 ml kan alınıp Glikoz, ACTH, kolesterol, kortizol, TSH, östrojen, östrojen alfa ve beta reseptör, progesteron, testosteron ve hemogram kan tetkikleri bakılmıştır. Testler sabah saatlerinde, tok karnına, yaklaşık en az 8 saat uyumuş ve kahve içmemiş bireylere uygulanmıitır. Kortikosteroid düzeyini yükselttiği düşünülen herhangi bir hastalığa sahip olan bireyler çalışma dıiı tutulmuştur. Ayrıca tüm bireylerin yaş, kilo, boy ölçülerek tüm değerler kayıt altına alınmıitır. Tüm testler toplamda yaklaşık 1 saat sürmüştür. Tüm veriler SPSS 22.0 istatistik programı ile analiz yapılmıştır. Bulgular: 6-10 yıl aralığında gündüz mesaisinde çalışmış sağlık personellerinin Otokontrol düzeyi ve Spm IQ testleri, vardiyalı ve nöbet sistemi çalışanlara göre daha yüksek bulunmuştur. (p<0,05). 0-5 yıl aralığında vardiyalı olarak görev yapmış sağlık personellerinin Spm IQ ve Kortizol değerleri nöbet ve gündüz çalışan sağlık personellerine göre daha düşük bulunmuştur. Vardiyalı olarak 11-15 yıl aralığında görev yapan sağlık personellerinin Kortizol ve Estradiol düzeyleri nöbet ve gündüz sisteminde çalışanlara göre daha düşük bulunmuştur. Sonuçlar: Vardiyalı ve nöbet sistemi çalışma sağlık personellerini psikolojik ve fizyolojik olarak birçok farklı yönden etkileyebildiği görüşüne varılmış olup bu gruplardan en çok etkilenen gece sistemiyle çalışanlar olduğu görülmüştür.

BilişBilişsel becerilerBilişsel işlev+6
Beysim Karaca
Manisa Celal Bayar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

2008 - 2021 yılları arasında sözel ve sayısal derslerde akıllı tahta kullanımının öğrencilerin akademik başarılarına etkilerinin incelenmesi

Amaç: 2008- 2021 yılları arasında, sözel ve sayısal derslerde, klasik yöntemler ile akıllı tahta kullanımının karşılaştırılarak, öğrencilerin akademik başarısını inceleyen çalışmaları araştırmak, sonuçları üzerine genel bir görüş elde etmektir. Gereç ve Yöntem: Arşiv tarama çalışması olarak gerçekleştirilen bu çalışmada, klasik tahta ve akıllı tahta kullanımı ile gerçekleşen öğrenme süreçleri sonundaki akademik başarı durumlarının karşılaştırıldığı Türkiye genelinde yapılmış olan çalışmalar incelenerek, açık erişimli kaynaklardan elde edilen veriler, meta- analiz yöntemiyle birleştirilmiştir. Verilerin analizinde grup karşılaştırma meta-analiz yöntemlerinden ''grup farklılığı'' yöntemi kullanılmıştır. Bulgular: Bu çalışmada, 2753 kişilik bir örneklemi oluşturan 42 çalışmaya ait 42 adet etki büyüklüğü hesaplanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, etkileşimli tahta kullanan öğrencilerin akademik başarısının yüksek olması lehine rastgele etkiler modeline göre (d=0,94; [0,69; 1,16]) istatistiksel olarak anlamlı, yüksek düzeyde bir etki büyüklüğü ve farklılık belirlenmiştir. Bu sonuç, Thalheimer ve Cook'un (2002) sınıflandırmasına göre yüksek düzeyde bir sonuçtur. Sonuç: Bu meta-analiz çalışması sonuçları, öğrencilerin akademik başarısında akıllı tahta kullanımın anlamlı ve etkili bir değişken olduğunu göstermektedir. Klasik tahtaların kullanıldığı yöntemle anlatılan derslere göre, akıllı tahta kullanılarak yapılan derslerin, sağ ve sol beyin fonksiyonlarını kullanma ve bunların gelişiminde daha etkili olduğu, bunun sonucu olarak da öğrencilerde sayısal ve sözel akademik başarı oranının yüksek olduğu sonucu saptanmıştır.

Akademik başarıAkıllı tahtaBeyin+3
Selma Genç
Manisa Celal Bayar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sağlıklı sağlak ve solak genç bireylerde duygusal zeka ve muhakeme yeteneğinin analizi

Amaç: Bu çalışmada sağlıklı sağlak ve solak, erkek ve kadın bireylerde duygusal zeka, muhakeme yeteneği, lateralizasyon arasındaki ilişkilerin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırmamız Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Sağlık Bilimleri Fakültesi öğrencilerinden oluşmuştur. Gönüllü grubumuz 18- 40 yaş arası, 25 solak kadın, 24 solak erkek, 26 sağlak erkek, 27 sağlak kadından oluşmuştur. Araştırmamızda veri toplama aracı olarak Lateralizasyon Anketi, Gözden Geçirilmiş Schutte Duygusal Zeka Ölçeği ve Psikoteknik Viyana Test Sistem bataryasında bulunan SPM testi uygulanmıştır. Ölçeklerden elde edilen veriler SPSS-22 istatistik programı ile elde edilmiştir. Bulgular: Erkek katılımcıların muhakeme yeteneği kadın katılımcılara göre daha yüksekti (p<0,05). Kadın katılımcılarda lateralizasyon katsayısı ile duygusal zeka arasında negatif bir ilişki vardı (p<0,05). Sonuç: Erkeklerin muhakeme yeteneği, kadın bireylere göre daha yüksek olduğu, erkeklerin kadınlara göre görsel- uzamsal zeka ve mantıksal-matematiksel zeka alanını baskın olarak kullanabildiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Muhakeme Yeteneği, Lateralizasyon, Duygusal Zeka, SPM

Beyin lateralizasyonuDuygusal zekaEl tercihi+7
Elvan Ağrıtmış
Manisa Celal Bayar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sağlıklı sağlak - solak bireylerde motor performansın dağılımı ile tepki hız - kalitesi, sürekli dikkat - problem çözme ve nonverbal zeka arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Psikoteknik Viyana Test Sistemi kişilerin zihinsel özelliklerinin ve psikomotor becerilerinin belirlenmesi amacıyla kullanılan bilgisayar destekli bir psikoteknik ölçme ve değerlendirme sistemidir. Viyana Test Sistemi içerisinde bulunan, Determinasyon (DT) testi ile bireylerin yoğun uyaran akışı ve stres altında tepki verme hızı ve kalitesi, Cognitrone (COG) testi ile sürekli dikkat-problem çözme yeteneği, Standart Progressive Matrisler (SPM) testi ile muhakeme yeteneği, Motor Performans Serisi (MLS) testi ile motor becerisi ölçülür. El motor becerisi dar alanlar içinde küçük objeleri (çivi), hedef alanlara hatasız yerleştirebilme, elleri titremeksizin hassas uygulamalar yapabilme becerisidir. El motor becerisi derecesini tespit etmekte kullanılan bir grup test vardır. Bunlar arasında Motor Performans Serisi (MLS), motor becerinin faktör analizi çalışmalarına dayanılarak geliştirilen bir test bataryasıdır. Motor performans serisi testinde hassas ve kaba el becerisi ölçülmektedir. Bu test ile ince motor beceri 5 farklı yönden ölçülmektedir. Bunlar; elin sabitliği, hat takip (el-kol hassaslığı), hedefe yönelme (göz-el koordinasyonu), çivi yerleştirme (el-parmak becerisi), vuruş (bilek-parmak hızı) olarak gösterilebilir. Bu çalışmada erkek ve kadın bireylerde beynin kognitif fonksiyonları, motor becerileri ve el tercihi arasındaki ilişkiler karşılaştırıldı, sağ ve sol el becerilerinin motor kontrol stabilitesi ile sağ ve sol ellerdeki motor output'un asimetrik kontrollü olabileceği görüşüne varıldı.

Bilişsel işlevEl tercihiMotor beceriler+1
Beste Ölçgen
Manisa Celal Bayar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2014
00
DoktoraAçık ErişimTR

El tercihi belirlenen 10-11 yaş grubu çocukların okçuluk öğretiminde psikomotor ve bilişsel yeteneklerinin okçuluk performansı ile arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, ülkemizde uygulanan "Psikoteknik Viyana Test Sistemi'ni" (standardize edilmiş, ülkemize uygunluğu saptanmış ve patentlidir) sağlak ve solak öngörüsüyle okçuluğa yeni başlayan sporculara ön test ve son test olarak uygulamaktır. Ülkemizde bu güne kadar çalışanlara uygulanan Psikoteknik Viyana Test Sistemi'ni okçuluk branşına yeni başlayacak olan bireylerde uygulayarak; kişilerin koordinasyonları, muhakeme yeteneği, dikkat, tepki hızı gibi bilişsel ve psikomotor yeteneklerinin bilgisayar destekli ölçülerek ve bu elde edilen değerlerin okçuluk performans puanlarına olan etkisinin araştırılması amaçlanmaktadır. Ayrıca araştırmamızda okçuluk eğitiminde kullanılan beden eğitimi ve sporda uygulanan öğretim yöntemlerinin kişilerin koordinasyonları, muhakeme yeteneği, dikkat, tepki hızı gibi bilişsel ve psikomotor yeteneklerinde farklılık yaratıp yaratmadığı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Celal Bayar Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulunda açılacak olan okçuluk kursuna başvuran 10-11 yaş gurubu 72 kız ve erkek, gönüllü gurubunu oluşturmaktadır. Okçuluk kursuna başvuran 72 gönüllüye öncelikle Edinburgh anketi uygulanarak el tercihleri saptanmıştır. Her bir gönüllü eğitim öncesi verbal görsel ve işitsel beceriler açısından bilgisayar destekli Psikoteknik Viyana Test Sistemi ile değerlendirilmeye alınmıştır. Okçuluk eğitimine başlayacağımızda gönüllülerin bir kısmı okçuluk eğitimine devam edemeyeceğini bildirmiştir. Okçuluk kursuna devam etmeyen gönüllülerden kontrol gurubuna dâhil olmaları istenmiştir. Okçuluk kursuna devam edecek gönüllüler okul, dershane ve diğer durumlarına göre iki guruba ayrılmıştır. Her iki grupta 22 gönüllü vardır. 22 gönüllüye (Okçuluk gurubu) sadece ok atış eğitimi verilmiştir. Diğer 22 gönüllüye (Okçuluk+egzersiz gurubu) beden eğitimi ve sporda kullanılan öğretim yöntemleri kullanılarak okçuluk eğitimi verilmiştir. Çalışmalar haftada 2 gün 1,5 saat olmak üzere 12 hafta süre ile uygulanmıştır. 12 hafta sonunda her bir gönüllüye 18m den 40cm'lik hedef yüzüne 36 ok attırılarak okçuluk puanları belirlenmiştir. 22 gönüllü okçuluk gurubunu, 22 gönüllü okçuluk+egzersiz gurubunu ve 15 gönüllü kontrol gurubunu oluşturmuştur. 12 haftalık eğitim sonrası gönüllüler Verbal görsel ve işitsel beceriler açısından bilgisayar destekli Psikoteknik Viyana Test Sistemi ile tekrar değerlendirilmeye alınmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programında, tanımlayıcı istatistikler (ortalama, standart sapma) ve bağımlı guruplarda t testi, Wilcoxen işaret testi, Student t testi, Mann Whitney U testi, Pearson Korelasyon, Tek Yönlü Varyans analizi, Kruskal Wallis testi kullanılarak değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, okçuluk eğitimi gören 10-11 yaş gurubu çocuklarda, bilişsel ve psikomotor yeteneklerin okçuluk yapmayanlara göre daha fazla gelişim gösterdiği söylenebilir. Ayrıca, okçuluk eğitiminde geleneksel yönteme göre beden eğitimi ve sporda uygulanan öğretim yöntemlerinin kullanılmasının bilişsel ve psikomotor gelişimine katkısının daha fazla olduğu söylenebilir.

Okçuluk
Nihal Dal
Manisa Celal Bayar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2015
00
DoktoraAçık ErişimTR

Algı ve karar verme mekanizmalarının elit bayan voleybolcularda çeviklik performanslarına etkisi

Amaç: Elit bayan voleybolcularda çeviklik bileşenlerinden algı ve karar verme mekanizmalarını etkileyen faktörlerin incelenmesi (görsel tarama, durum bilgisi, model tanıması, tahmin etme) ve çeviklik performansları ile bu bileşenler arasındaki ilişkinin belirlenmesidir. Materyal ve yöntem: Çalışmaya Manisa büyükşehir belediye ve Manisa Alaşehir belediye takımlarında oynayan toplam 14 bayan voleybolcu gönüllü olarak katılmıştır. Katılımcıların yaş ortalaması 22,07±3,09 (yıl), boy ortalaması 178,43±0,08 (cm), vücut ağırlığı ortalaması 68,85±7,62 (kg) olarak kaydedildi. Katılımcıların çeviklik performansı Newtest Powertimer 300, algısal ve karar verme parametreleri ise Psikoteknik Viyana testi sistemi ile ölçülmüştür. Katılımcı sayısı 30'un altında olduğu için Spearman korelasyon istatistiği uygulanmıştır. Bulgular: Elde edilen sonuçlar, bayan voleybolcuların çeviklik performansları ile algı ve karar verme parametrelerinden doğru tepki sayısı (DT doğru sayısı), doğru tepki süresi (DT süre), hız mesafe tahmini (HMT), ikili işlem becerisi ve görüş açısı (İİB görüş açısı) değerleri arasında ilişkili olduğu, görsel algı (TAVTMB) ile muhakeme yeteneği (SPM) değerleri arasında ise istatistiksel olarak ilişkinin olmadığını göstermiştir. Algı ve karar verme parametrelerinin kendi aralarındaki korelasyona bakıldığında ise; DT süresi ile HMT arasında istatistiksel olarak ilişki olduğu görülmüştür (r = ,723, p<0,1). DT süresi ile İİB görüş açısı arasında istatistiksel olarak ilişki olduğu görülmüştür (r = ,732, p<0,1). HMT ile İİB görüş açısı arasında istatistiksel olarak ilişki olduğu görülmüştür (r = ,783, p<0,1). Sonuç olarak; Bu çalışmanın sonunda, çevikliğin geliştirilmesi için antrenman içeriklerinde, görsel uyaranların, reaksiyonun ve tahmin etme çalışmalarının tercih edilmesi önemli olacaktır. Ayrıca sporcuların yetenek seçimi ve yönlendirilmesinde algısal ve karar verme parametrelerinin de göz önünde bulundurulması gerektiği düşünülmektedir. Çeviklik performansını etkileyen karar verme ve algı mekanizmalarının daha farklı spor dalları ve fazla örneklem ile incelendiği yeni çalışmalara ihtiyaç vardır.

Voleybol
Yakup Aktaş
Manisa Celal Bayar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

El tercihi belirlenen sağlıklı kadın ve erkek bireylerde eğitim düzeyi ve yaş gruplarına göre bilişsel yeteneklerin dağılımı

Amaç: İnsanların zihinsel yetenek ve zekâlarının ölçülmesi, stres altında görsel ve işitsel uyarana karşı tepki verme becerisi ile el, kol, ayak ve göz koordinasyonu yetenekleri ve seçici dikkat-problem çözme gibi psikomotor yeteneklerin bilimsel olarak ölçülmesi amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Psikoteknik Viyana Test Sistemi kişilerin zihinsel özelliklerinin ve psikomotor becerilerinin belirlenmesi amacıyla kullanılan bilgisayar destekli bir psikoteknik ölçme ve değerlendirme sistemidir. Viyana Test Sistemi içerisinde bulunan, Determinasyon (DT) testi ile bireylerin yoğun uyaran akışı ve stres altında tepki verme hızı ve kalitesi, Cognitrone (COG) testi ile sürekli dikkat-problem çözme yeteneği ve Standart Progressive Matrisler (SPM) testi ile muhakeme yeteneği ölçülecektir. Psikometrik ve Psikomotor Araştırma Laboratuvar arşivinden yararlanarak bireylerin el tercihi öngörüsüyle bilişsel verilerin yaş grubu ve eğitim düzeyine göre dağılımı ve grupları karşılaştırarak incelemektir. Bulgular: El tercihlerine bakıldığında solak bireylerin sağlak bireylere göre kognitif yeteneklerde daha başarılı olduğu belirlendi. Yaş gruplarında, 18-21 yaş muhakeme yeteneğinin diğer gruplara göre daha yüksek olduğu, 36 ve üstü yaş grubunun ise doğru tepki hızı ve kalitesi, sürekli dikkat-problem çözme yeteneğinde diğer gruplara göre daha iyi olduğu saptandı. Eğitim düzeyleri arasında doğru tepki sayısının en iyi olduğu grup düz lise mezunlarıydı. Muhakeme ve sürekli dikkat-problem çözme yeteneğinde ise en iyi grubun üniversite eğitim düzeyi olduğu saptandı. Sonuçlar: Cinsiyet, el tercihi, yaş ve eğitim düzeylerinde kognitif becerinin anlamlı bir şekilde birbirlerini etkileyebileceği görüşüne vardık.

Sema Sümbül
Manisa Celal Bayar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tecrübeli satranç oyuncuları ve satranca yeni başlayan bireylerin kognitif fonksiyonları ve duygusal durumlarının incelenmesi

Amaç: Viyana test sistemi psikoteknik ölçme ve değerlendirmede kullanılan beynin zihinsel ve kognitif fonksiyonlarını tanımlayıp, bilişsel yetenekleri ortaya çıkartan bilgisayar destekli bir ölçme değerlendirme sistemidir. Test bataryasında bulunan determinasyon testi (DT) ile bireylerin yoğun uyaran akışı ve stres altında tepki verme hızı ve kalitesi, Conitrone testi (COG) ile sürekli dikkat-problem çözme yeteneği ve kavramayı, Standart Progressive Matrisler (SPM) analitik irdelemeyi, düzenli düşünmeyi ve soyutlama ile zihinsel faaliyet hızını, Takiskopik Trafik Algılama testi (TAVTMB) ise görsel duyusal bellek performansını değerlendirir. Gereç ve Yöntem: Anksiyete ve depresyonun bilişsel fonksiyonu olumsuz yönde etkilediği bilindiğinden viyana test sistemi uygulanmadan önce çocuk bireylerin psikolojik durumlarını ortaya koyan nöropsikolojik anketlerden; çocuklarda anksiyete bozukluklarını tarama ölçeği (ÇABTÖ) ve çocuklar için depresyon ölçeği (CDI) kullanıldı. Serebral laterizasyonunun da beynin kognitif fonksiyonlarında çeşitli yetenek farklılıklarını sağladığı bilindiğinden sağlaklık ve solaklığı ölçmede kullanılan Edinburg El Tercihi anketi ile tespit edildi. Bulgular: Yapmış olduğumuz çalışmada satranç oyunu oynayan çocuk bireylerin (7-16 yaş) kognitif fonksiyon becerilerinin, el tercihinin, anksiyete ve depresyon bakımından duygusal durumlarının gruplar halinde; satrançta deneyime, lateralizasyon katsayısına ve duygusal duruma göre karşılaştırıldı. Sonuçlar: Satranç oyununun gerek kognitif becerilere gerek emosyonel duruma olumlu katkıları olabileceği görüşüne varıldı. Anahtar Sözcükler: Psikoteknik, Kognitif Fonksiyon, El Tercihi, Satranç, Anksiyete-Depresyon

AnksiyeteBilişDepresyon+4
Elif Sümeyra Erdemir Karayel
Manisa Celal Bayar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00

Diğer danışmanlar