Theses supervised by Prof. Dr. Nihat Boydaş
12 theses · Gazi University
Görsel sanatlar dersinde kullanılan pedagojik eleştiri uygulamalarının öğrencilerin akademik başarı ve eser eleştiri düzeyine etkisi
Bu araştırmada, Görsel Sanatlar Dersinde Kullanılan Pedagojik Sanat Eleştiri Uygulamalarının Öğrencilerin Akademik Başarı ve Eser Eleştiri Düzeyine Etkisinin olup olmadığının belirlenmesi amaçlanmıştır.Bu araştırmanın amacı, eleştiri kuramlarını irdelemek ve pedagojik eleştiriyöntemini sanat eleştirisi açısından incelemektir. Eğitimin en önemli hedeflerinden biri, öğrencilerin iyi karar verebilmeleri için eleştirel düşünebilmelerini sağlamaktır. Öğrencinin eleştirel becerileri arttırıldığında, sanat eğitiminin çocuğun sanatsal bir çalışmaya değer verme yetisini geliştirmiş olacağına inanılmaktadır.Çalışma grubunu, 2008-2009 eğitim-öğretim yılında Ankara ili Keçiören ilçesinde bulunan Mehmet Akif İlköğretim Okulu'ndan random yöntemi ile seçilmiş 6/A ve 6/D sınıflarındaki öğrenciler oluşturmuştur. Çalışma grubunda 60 öğrenci yer almıştır. Bu öğrencilerden 30'u deney, 30'u kontrol grubundandır.Bu çalışmada, ilköğretim ikinci kademe 6. sınıf Görsel Sanatlar dersinde öğrencilere görsel Anadolu kültüründen yararlanan çağdaş Türk ressamlarının eserlerine dayalı pedagojik eser eleştirisi (analizi) yöntemi ile eleştiri becerileri kazandırmayı amaçlayan bu araştırma, ?Öntest- Sontest Kontrol Gruplu Desen? modelinde yapılmıştır.Uygulama, 2008-2009 eğitim öğretim yılında pedagojik sanat eleştirisi yönteminin uygulandığı beş haftalık süre ile sınırlıdır.Çalışma, Çağdaş Türk ressamlarımızdan; Nurullah Berk, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Nuri Abaç, Nuri İyem, Turgut Zaim, Adnan Çoker, Ergin İnan'nın eserleri üzerinde durulmuştur. Görsel Sanatlar dersinde eser eleştirisi çalışmaları bu sanatçıların eserleriyle sınırlandırılmıştır.Araştırmada Deney grubu öğrencileri Pedagojik Eser Eleştirisi Formunu Ankara Devlet Resim Heykel Müzesinde uygulamalı ders etkinliği yaparak doldurmuşlardır.Eser eleştirisi formundan elde edilen veriler araştırmacı tarafından geliştirilen ?Analitik Dereceli Puanlama Anahtarı (Rubrik)? ile çözümlenmiştir.Gerçekleştirilen deneysel çalışma sonunda öğrencilerin sanatsal değerlendirme ölçütlerine dayalı görsel sanatlar dersindeki ?Uygulama Çalışmaları? ölçme aracı olarak kullanılmıştır. . Müzede yapılan gezi, gözlem ve incelemeler, atölyede ki uygulamalı resim çalışmalarıyla sonuçlandırılmıştır.Öğrencilerin yaptıkları bu uygulama çalışmalarından ortaya çıkardıkları ürünler araştırmacı tarafından geliştirilen ?Bütüncül Dereceli Puanlama Anahtarı (Rubrik)? ile çözümlenmiştir.Çalışmada; deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin akademik başarılarında, eser eleştirisi becerilerinde ve uygulama çalışmalarında deney öncesinden sonrasına olan değişimlerinin karşılaştırılması için tek faktör üzerinde tekrarlı ölçümler için iki faktörlü ANOVA testi kullanılmıştır. Ayrıca deney ve kontrol gruplarının akademik başarı testi, eser eleştirisi ve uygulama çalışmaları; ön test puanları, son test puanları arasında anlamlı fark olup olmadığını ortaya koymak için bağımsız gruplar için t- testi kullanılmıştır. Yine akademik başarı testi, eser eleştirisi ve uygulama çalışmaları ön test-son test puanları arasında; deney grubunda, kontrol grubunda anlamlı fark olup olmadığını görmek için bağımlı gruplar için t-testi kullanılmıştır. Son olarak ise deney ve kontrol gruplarının kendi içlerinde akademik başarı testi, eser eleştirisi ve uygulama çalışmaları ön test, son test ve izleme testi puanları arasında cinsiyete göre anlamlı fark olup olmadığı bağımsız gruplar için Mann Whitney U-testi ile test edilmiştir.Araştırma sonucunda, pedagojik sanat eleştirisi yönteminin uygulandığı deney grubu öğrencilerinin eser eleştirisi konusuna yönelik akademik başarı puanlarında deney öncesine göre gözlenen değişmenin, kontrol grubundaki öğrencilerin başarı puanlarındaki gözlenen değişmelerden farklı olduğunu göstermektedir. Yani deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin akademik başarı puanları değişik öğrenme yöntemlerinin uygulanmasına bağlı olarak farklılık göstermektedir. Başka bir ifade ile uygulanan deneysel işlemin bir sonucu olarak akademik başarı puanları değişmektedir. Öğrencilerin akademik başarı puanlarında gözlenen bu farklılıkların pedagojik sanat eleştirisi yönteminden kaynaklandığı söylenebilir. Bu durumda pedagojik sanat eleştirisi yönteminin geleneksel öğretim yöntemlerine göre öğrencilerin akademik başarı puanlarını geliştirmede daha etkili olduğu anlaşılmaktadır.Pedagojik sanat eleştirisi yönteminin geleneksel öğrenme yöntemlerine göre görsel sanatlar dersinde öğrencilerin uygulama çalışmalarında olumlu yönde etkili olduğu şeklinde yorumlanabilir.
İlköğretim görsel sanatlar dersinde eleştiri becerilerinin kazandırılması (kilim örneği)
Günümüz teknolojisindeki hızlı gelişmeler ve değişimler karşısında yaşanan sosyal, iktisadi ve kültürel hareketlilik, eğitimi dolayısıyla sanat eğitimini de hareketlendirmiştir. Pazarlarda daha sık rastlanan farklı kültür ürünlerinin tahlili ve anlatımının da gereksinimiyle sanat eğitiminin amaçlarından biri olan görsel okuryazarlık olgusunun gündeme gelmesi de kaçınılmaz olmuştur. Kültürel değerlerin hızla el değiştirme tehlikesiyle karşı karşıya kalması, onun çözümlemesinin ve tahlilinin öncelikler arasında yer almasına ve onları okuyacak olan insanların sıkı bir eleştiri eğitiminden geçirilmesini gündeme getirmiştir. Araştırmada, eleştiri ve sanat kavramları üzerinde durulmuştur. Sembol ve simgenin kavramsalı açısından karşılaştırmaları yapılarak konunun bütünleştirilmesi sağlanmaya çalışılmıştır.Araştırmanın birinci bölümünde problem incelenerek, araştırmaya duyulan gereksinim belirtilmiş ve probleme yakın alanlar hakkında kavramsal bilgiler ve tanımlara yer verilmiştir. İkinci bölümde eleştiri ve sanat eleştirisi kavramları üzerinde durulmuş, eleştirinin aşamaları ve eleştirinin en zevkli bölümünü oluşturan ?yorumlama? aşamasında başvurulan ?sembol? ve ?simge? kavramlarının etimolojik ve bağlantısal açılımları yapılmıştır. Ayrıca, sanat ve sanat eğitiminin tanımları ve bu kavramlara yönelik bakış açıları sunulmuş ve sanat ilke ve elemanları kısaca anlatılmıştır. Üçüncü bölümde, araştırmada kullanılan yöntem, verilerin toplanması, çözümlenmesi ve verilerin analizinde kullanılan istatiksel teknikler hakkında bilgiler verilmiştir. Dördüncü bölümde bulgular ve yorum yer almıştır. Beşinci ve altıncı bölümlerde; tartışma, değerlendirme, sonuç ve önerilere yer verilmiştir.Uygulama için seçilen ?Kilim? konusunun önemine yönelik açıklamalar ilgili bölümde dile getirilmiştir.Kültürel değerlerin gelecekte de faydalınalacak birer belge olmaları düşüncesiyle, Geleneksel Türk Düz El Dokuma türlerinden biri olan Kilim, Çok Alanlı Sanat Eğitimi Yöntemiyle ilköğretim ikinci kademe 8. sınıf öğrencilerine eleştiri becerisi kazandırmak amacıyla örnek eser olarak uygulanmıştır.Uygulama'da kullanılan nicel veri toplama teknikleri ile elde edilen bulgular tablolaştırılıp değerlendirilmiş, karşılaştırmaları yapılarak tartışılmıştır. Tüm bulgular sonuç kısmında yazılarak önerilerde bulunulmuştur.
Güzel sanatlar fakülteleri grafik bölümü öğrencilerinin amblem inceleme yoluyla grafik değerlendirme becerilerinin belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı, Güzel Sanatlar Fakülteleri Grafik bölümü öğrencilerinin üniversite amblemlerini değerlendirme becerilerinin belirlenmesidir.Genel tarama modelinde olan çalışmanın örneklemini, 2007-2008 eğitim?öğretim yılında Akdeniz, Anadolu, Başkent, Dumlupınar, Hacettepe, Marmara ve Süleyman Demirel Üniversiteleri Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü'nde öğrenim gören 4. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır.Verilerin toplanmasında nicel ve nitel yöntemler birlikte kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda anket yöntemi, nitel boyutunda ise görüşme yöntemi kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde SPSS paket programı kullanılmıştır. Araştırmanın alt amaçları açısından veriler, Mann Whitney U-testi, t- testi ve Kruskal Wallis testi ile analiz edilmiştir. Araştırmanın nitel bölümünde ise içerik analiz tekniği kullanılmıştır.Araştırmada; üniversite amblemlerinin değerlendirilmesinde, uzman görüşleri ve yaş değişkeni açısından anlamlı bir fark bulunamamıştır. Cinsiyete göre; sekiz üniversite ambleminin ?görsel? boyutunda 2, ?içerik? boyutunda ise 4 üniversite amblemi için anlamlı farklar bulunmuştur. Üniversite değişkenine göre ise; ?görsel? boyutunda 4, ?içerik? boyutunda 7 üniversitenin amblemi için anlamlı fark bulunmuştur.Ayrıca araştırmada öğrenci ve uzmanların üniversite amblemlerine ilişkin değerlendirme ve yorumlarına da başvurulmuştur. Elde edilen nitel verilerin analizinde öğrencilerin amblem değerlendirmede, uzmanlara yakın becerilere sahip oldukları ve onlara benzer değerlendirme ve eleştiriler yapabildikleri görülmüştür. Öğrencilerin kendi öğrenim gördükleri üniversitenin ambleminin veri toplama aracında yer almaması durumunda farklı sonuçlar çıkacağı düşünülmektedir. Benzer bir araştırma, farklı üniversite amblemlerini farklı üniversitelerin grafik bölümü öğrencilerinin değerlendirmelerine yönelik yapılabilir.
İlköğretim sanat etkinlikleri dersinde Dede Korkut Destanı'nın milli değerlerin kazanılmasına etkisi
Araştırmada ulusların kültür değerlerinin çok eskilere dayanan kazanımlar olduğu bilinci ile Türk Milli Eğitimi içerisinde alternatif olarak ilköğretim 6, 7. ve 8. sınıflar için, destanlarının özünde kendi toplumumuza ait kültürel ve milli değerlerimizi anlatan Dede Korkut Destanları'nın konu olarak işlenmesi gerektiği önerilmiştir. Sanat Eğitimi programlarında destan konularının yer almasının, kültürel kimliklerinin farkında olan, geçmişine sahip çıkan, geçmişindeki tarihsel ve mitolojik dokusundan heyecan duyan, duygusal bir yapıya sahip olan toplumumuza dinleme ve anlama zevki veren, geçmiş kültürlerin olduğu kadar çağdaş yaşamın da bir parçası olduğu bilincini kazanmış bireylerin yetişmesine katkı sağlayacağı düşünülmüştür.Araştırmanın evrenini, Isparta İli, il merkezindeki Halıkent İlköğretim Okulu, araştırmanın örneklemini ise, 2008?2009 eğitim-öğretim yılı güz döneminde, okulun 6. Sınıf şubelerinden Random yöntemiyle seçilmiş C(Deney) ve A(Kontrol) şubelerindeki toplam ellidört (54) öğrenci oluşturmaktadır.?Sanat Etkinlikleri Dersinde Dede Korkut Destanı'nın Milli Değerlere Etkisi? konulu bu araştırma kapsamında, araştırmanın problemlerine cevap aramak amacı ile deney ve kontrol gruplarına uygulanmak üzere başarı testi ve tutum ölçeği kullanılmıştır. Başarı testi ve tutum ölçeği ile elde edilen bilgiler belirtke tablosu şeklinde verilmiş, öğrencilerin uygulama öncesi ve sonrası başarı testi ile tutum ölçeğinden elde edilen sonuçları frekans ve yüzde olarak ortaya konulmuştur. Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin başarı ve tutumları arasında fark olup olmadığı varyans analizi, bağımlı ve bağımsız gruplar T testi ile kontrol edilmiştir. Araştırmada anlamlılık düzeyi 0.5 olarak kabul edilmiştir.Araştırma sonucunda;1) Deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin ön test başarı durumları ve ön tutumları arasında istatistikî olarak anlamlı bir farklılık saptanmamıştır.2) Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin uygulama sonrasında yapılan son test başarı puanları arasında istatistikî olarak anlamlı bir farklılık saptanmıştır. Bu farklılık deney grubundaki öğrencilerin lehinedir. Ayrıca son tutum puanları arasında deney grubundaki öğrencilerin tutumlarının kontrol grubuna göre daha olumlu olduğu tespit edilmiştir.3) Kontrol grubu öğrencilerinin uygulama öncesi ile sonrası başarı puanları arasında anlamlı bir fark vardır. Öğrencilerin uygulama öncesi ile sonrası tutumları açısından ise anlamlı bir fark söz konusu değildir.4) Uygulama aşaması sonucunda deney grubundaki öğrencilerin başarıları anlamlı bir şekilde artmıştır. Öğrencilerin uygulama öncesi ile sonrası tutumları açısından anlamlı bir fark söz konusu değildir.5) Uygulama sonunda deney ve kontrol grubu öğrencilerinin ön test ? son test başarı puanları arasında deney grubunun lehinde anlamlı bir farka rastlanmıştır. Buna karşın ilk tutum-son tutum puanları arasında anlamlı bir fark mevcut değildir.Araştırma sonunda ortaya çıkan sorunlara bağlı olarak İlköğretim Okulları Sanat Eğitimi programlarında Dede Korkut Destanı'na yer verilmesi ve geliştirilen konunun başarıya ulaşabilmesi için araştırmacı tarafından ortaya konulan önerilere yer verilmektedir.
İlk öğretim ikinci kademe 8. sınıf görsel sanatlar dersinde "eser analizi" etkinliğinin, sanat eleştirisine yönelik bilgisayar destekli öğretimi ve örek CD tasarımı
Bu araştırmanın amacı ilköğretim 8.sınıf görsel sanatlar dersinde eser analizi konusunun, araştırmacı tarafından tasarlanan eğitim CD'si yoluyla öğretilmesinin öğrencilerin ders başarısı üzerindeki etkisinin incelenmesidir.Bu araştırmada, 2007?2008 yılında Ankara'da bulunan bir ilkokulda 8.sınıf görsel sanatlar dersinde öğrenim gören 46 öğrenci üzerinde (deney=23, kontrol=23) deney ve kontrol grubu oluşturulmuştur. Bu gruplara öntest, sontest ve kalıcılık testleri uygulanmıştır. Öğrencilerin derse ilişkin başarılarının ölçülmesinde, araştırmacı tarafından geliştirilen 30 soruluk çoktan seçmeli ?eser analizi başarı testi? uygulanmıştır.Verilerin analizinde, öntest, sontest ve kalıcılık testleri başarı puanlarının gruplar arası farkların belirlenmesinde t-testi, grup içi farkların belirlenmesi için tekrarlı ölçümlerde tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Varyans analizi sonucu farkın anlamlı çıkması durumunda hangi gruplar arasında fark olduğunun belirlenmesi için LSD testi uygulanmıştır.Bu araştırmada elde edilen bulgulara göre, ders konularına göre tasarlanan CD'lerin hızlı öğrenmede, öğrenilen bilgilerin kalıcılığını arttıracağını ve ders dışında da bilgisayar kullanılarak öğreniminin pekiştirileceği ve yapılacak yeni araştırmalara katkıda bulunacağına yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-iş Bölümü el yazması mezuniyet tezleri üzerine bir araştırma (1933-1978)
Bu çalışma Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Şubesi'nde (GEER-İŞ) 1933-78 yılları arasında yapılan el yazması mezuniyet tezlerini değerlendirmek ve sanat eğitimine katkısını araştırmak üzere hazırlanmıştır.Gazi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Bölüm Başkanlığı odasında bulunan 1933-78 yıllarına ait GEER-İş öğrencilerinin hazırlamış oldukları mezuniyet tezleri, Dewey Onlu Sınıflandırma Yöntemi'ne (DOSS) göre numaralandırılarak arşivlendirilmiştir. On beş farklı küme altında gruplandırılmış olan bu tezler çok değişkenli analiz tekniği ile incelenmiştir. Tezlerin betimleme, içerik analizleri ve yorumları nitel araştırma yöntemleri adı altında gerçekleştirilmiştir. Bu değerlendirmelerde nicel verilerden de yararlanılmıştır.Unutulmaya yüz tutmuş bu tezler ile bir dönem ve döneme imzasını atan bir kuşağın sanat eğitimi anlayışı gün yüzüne çıkarılmıştır. Elde edilen veriler sanat eğitimi sınırları içinde değerlendirilmiştir. Böylece o yıllara ait sanat eğitimi profili mezuniyet tezleri üzerinden oluşturulmuştur. Toplanan veriler sanat eğitimi alan öğrencilerin eğitim kazanımlarının ölçülmesinde güçlü bir araç olabileceğini göstermiştir. Mezuniyet tezi hazırlama uygulamalarının yeniden düzenlenerek sanat eğitimi programlarına dahil edilmesi gereği ortaya çıkmıştır. Mezuniyet tezlerinin biçimsel ve içeriklerine yönelik öneriler getirilmiştir.Araştırma sürecinde oluşturulan kütüphane, Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Kütüphanesi (GEER-İK) adı altında araştırmacıların kullanımına sunulurken geç kalınmış manevi bir borç da bu emeğe sahip çıkılarak ödenmeye çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Gazi Eğitim Enstitüsü, mezuniyet tezi, el yazması
Üniversite öğrencilerinin demografik özellikleri ve aldıkları sanat eğitiminin meta estetiği konusunda bilinçlenmelerine etkisi
Bu araştırmada amaçlanan üniversite öğrencilerinin aldıkları sanat eğitimi ile demografik özelliklerinin meta estetiği konusundaki bilinçlenmelerine etkisinin saptanmasıdır. Bu saptamayı yapabilmek için 2008?2009 öğretim yılında Ankara'da eğitim ve öğretim veren yükseköğretim kurumlarından Gazi Üniversitesi evren olarak belirlenmiştir. Araştırmanın örneklemini Gazi Eğitim Fakültesi, Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü, Resim-İş Eğitimi Ana Bilim Dalı 4.sınıf öğrencileri; Mesleki Eğitim Fakültesinin Giyim Endüstrisi ve Moda Tasarımı, El Sanatları ve Uygulamalı Sanatlar Eğitimi Bölümlerinin 4. sınıf öğrencileri; Endüstriyel Sanatlar Eğitim Fakültesinin Endüstriyel Teknoloji Eğitimi Bölümü, Teknik Çizim ve Bilgisayar Destekli Tasarım Eğitimi Ana Bilim Dalı 4. sınıf öğrencileri ve Teknik Eğitim Fakültesinin Mobilya ve Dekorasyon Eğitimi Bölümü 4. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi belirlenirken 4. sınıfa kadar ?temel sanat eğitimi? ve ?estetik? dersi almış öğrenciler dikkate alınmıştır.Bu amaca ulaşabilmek için ?okul survey? yöntemi ile geleneksel tarama modellerinden biri olan betimsel tarama kullanılmıştır. 5 bölümden oluşan ve 14 soru ile 24 maddeyi içeren tutum ölçeği, random yöntemi ile örneklem içinden seçilen 100 öğrenciye uygulanarak geçerlilik-güvenirlik testinden geçtikten sonra toplam 408 öğrenciye uygulanmıştır.Verilerin çözümlenmesinde SPSS (Statistical Package fort he Social Science) 9.0 ve Minitab 15 istatistik paket programları kullanılmıştır. Verilerin analizinde öncelikle her bir değişkene ait frekans tabloları elde edilmiştir. Daha sonra bunların histogramları (bar grafiği) çıkarılmıştır. Birbiriyle ilişkili olabileceği düşünülen maddeler arasında çapraz tablolar oluşturulmuştur. Bununla birlikte, teknik olarak Khi-Kare çözümlemesinde sayımla belirtilen kitlelerde, bağımsızlık kontrolü amacıyla ?RXC Çapraz Tablosu? uygulanmıştır. Yapılan her bir test yorumlanmıştır. Daha sonra SPSS'de oluşturulan çapraz tabloların simetrik ölçümleri yapılmıştır. İlişki derecelerini belirlemek için Pearson's R katsayısına bakılmıştır. İlişkili maddeler arasındaki ilişkiyi ortaya koyabilmek için istatistiksel hipotez testi uygulanmıştır. Bu ölçümlerdeki ?p değeri?ne göre hipotez sınanmıştır.Ana bilim dallarına göre tutum ölçeğindeki maddelere verilen cevapların ortalaması ve standart sapması ana bilim dallarına göre ayrıştırılarak hesaplanmıştır. Bu veriler bir çoklu tablo hâlinde gösterildiği gibi ayrıca verilen cevapların ana bilim dallarına göre dağılımı, histogramların karşılaştırılmasını kolaylaştırmak için tek bir grafikte gösterilmiştir. Uygulanan tutum ölçeğindeki her bir maddeye verilen cevaplar arasında ana bilim dallarına göre ortalalamalar arasında fark olup olmadığını tespit etmek amacıyla hipotezler kurulmuş ve ?Anova? yöntemi uygulanmıştır. Ayrıca tutum ölçeğindeki her bir maddeye verilen cevaplar arasında ana bilim dallarına göre farklılık arz eden ifadeler için ikili karşılaştırma testlerinden ?tukey? karşılaştırma testi 0,05 hata düzeyi ile uygulanmıştır.Araştırma sonucunda üniversite son sınıf öğrencilerinin demografik özellikleri ve ders içeriğine ilişkin görüşleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklar olduğu saptanmıştır. Meta estetiği ile ilgili görüşleri saptamak amacıyla hazırlanan tutum ölçeği ile üretim, tüketim ve yaratıcılık alanlarına ilişkin görüşler arasında da anlamlı farklar olduğu tespit edilmiştir. Bölüm ve ana bilim dallarına göre bakıldığında üniversite son sınıf öğrencilerinin meta estetiğine ilişkin tutumları arasında da istatistiksel olarak farklılıklar olduğu görülmektedir. Pek çok durumda neredeyse yarı yarıya karşıt görüşler olduğu saptanmıştır. Öğrencilerin çok büyük çoğunluğunun sanat eğitimi ile ilgili dersleri içerikleri açısından yeterli bulduğu; ancak, özellikle de bilinçli üretici ve tüketici olma noktasında ders içeriklerini olumsuz değerlendirdikleri tespit edilmiştir. Öğrencilerin aynı zamanda estetik derslerinin programlardaki ağırlığı konusunda eğitimlerine devam ettikleri alandan memnuniyetsizliklerini dile getirdikleri görülmüştür. Bulgular arasında ?meta estetiği? kavramını ilk defa duyanların oldukça fazla olduğu tespit edilmiştir. Bu bulgular ışığında üniversite öğretim programlarında ve sanat dersi içeriklerinde iyileştirmelere gidilmesi ve meta estetiğinin özellikle de tasarım eğitimi veren üniversite bölüm ve ana bilim dallarındaki yerinin gözden geçirilmesi yönünde öneriler sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Estetik, Meta Estetiği, Sanat, Sanat Eğitimi.
Meslek yüksekokularında halıcılık eğitiminin halıcılık sektöründeki yeri, önemi ve halı eksperliği alanına katkısının belirlenmesi
Bu araştırmada, meslek yüksekokullarında halıcılık eğitiminin, halıcılık sektöründeki yerinin, öneminin ve halı eksperliği alanına katkısının belirlenmesi, amaçlanmıştır.Araştırma genel tarama modeline uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini, 2007-2008 yıllarında ülkemizde reel olarak faaliyetlerini sürdüren el halıcılığı işletmelerinin, sektör mensupları oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise rastgele (random) seçilmiş olan 24 farklı ilde faaliyet gösteren el halıcılığı işletmeleri mensupları oluşturmaktadır. Veriler anket yoluyla toplanmıştır. Anket uygulamasına, bölgesel dağılımlar dikkate alınarak tesadüfi yöntemle seçilmiş olan 393 kişi katılmıştır ve hepsi değerlendirmeye alınmıştır.Verilerin çözümünde SPSS 11.0 paket programı kullanılmıştır. Elde edilen veriler, frekans dağılımları, t-test ve korelasyon analizleri ile değerlendirilmiştir.Araştırma bulguları şöyle özetlenebilir: Halı eksperliği eğitimi veren programların gerekli olduğu, el halıcılığı eğitimi almış teknikerlerin eksperlik alanında yeterli olmadığı ve halıcılık programları derslerinde eksperlikle ilgili konularda sorunlar olduğu saptanmıştır. Ekspertiz hizmetlerinde standardizasyon çalışmalarının yapılması gerektiği ve eksperlik hizmetlerinin ülke ekonomisi için önemli olduğu bulgularına varılmıştır.Yükseköğretim kurumlarında halı eksperi mezunu veren bölümlerin açılması, eksperlik hizmetlerinin programlanması ve yapılacak yasal düzenlemelerle sektörde halıcılık teknikeri çalıştırma gerekliliği ortaya çıkmıştır. Ayrıca halıcılık programlarının ortak bir isimde birleştirilmesi, programların alt dallara ayrılabileceği, ortak bir müfredat programının oluşturulması gerekliliği önerilmiştir. Halıcılıkta toplam kalite yönetimi, tetkik analiz ve halıcılıkta sanatsal eleştiri gibi isimlendirilecek derslerin programlara yerleştirilebileceği önerileri ileri sürülmüştür.Anahtar kelimeler: Halıcılık Eğitimi, Halıcılık, Halı Eksperliği
İlköğretim ikinci kademe öğrencilerinin cinsiyet farklılıklarından kaynaklanan özelliklerin yaptıkları resimlere etkisi
Yüksek lisans tez konum olan ilk öğretim ikinci kademe öğrencilerinin cinsiyet farklılıklarından kaynaklanan özelliklerin yaptıkları resimlere etkisi.Bu çalışmamın birinci bölümünde tezin amacından, problem durumlarından söz edilmiştir. İkinci bölümde; sanat eğitimine, yaratıcılığa, sanat eğitiminin tarihine, tasarımın ,ilke ve elemanlarına ayrıca ilk öğretim ikinci kademe (12-14 yaş) özellikleriyle sanatsal (çizgisel) gelişimine değinilmiştir.Sanat eğitimimizin tarihçesine değinmemin nedeni; sanat eğitimimizin hangi aşamalardan geçtiğini, toplumumuzun nasıl bir sanat eğitimi kültürüne sahip olduğunu sergilemek içindir.Öğrencilerin yaptığı resimler incelendiği için sanatın ilke ve elemanlarını özellikle renk, biçim ve konu öğelerinden söz etmem gerektiğinden dolayı böyle bir bölüme de yer verdim.Tezimin yöntem bölümüne geçilmeden önce ilköğretim ikinci kademe (12-14 yaş) yöntemleri, sanatsal (çizgisel) gelişim basamaklarının neler olduğu ve içeriği, o yaş grubunu tanımak ayrıca o yaş grubunun yaptıkları resimlerin düzeylerini bilmek açısından önemli olduğunu düşündüğüm için bu bölümleri hazırladım.Tezin yöntem bölümü ise; görev yapmakta olduğum Konya'ya bağlı olan Hadim ilçesinin Korualan kasabasındaki Korualan İlköğretim Okulu'nun ikinci kademe 6A-7A-8A sınıflarındaki kırk öğrenci ile yapmış olduğum resim uygulamalarıdır.Bu uygulamayı öğrenciler sınıf ortamında serbest konuda dört haftalık (4 ders saati) bir süreçte tamamladılar. Bu sürecin nasıl olduğu ve nasıl tamamlandığı, sonuçta resimlerin yorumlandığı ve değerlendirildiği bölüm bulgular kısmında yer almaktadır.
İlköğretim 6 ve 7. sınıflar resim-iş derslerinde seçilen araç gereçlerin yerindeliği ve sanat etkinliklerinde alınan sağlık ve güvenlik önlemleri
Bu araştırmanın amacı, İlköğretim okullarında 6. ve 7. sınıflarda Resim-İş derslerinde, araç gereçlerin seçilmesinde ve sanatsal etkinliklerde alınması gerekli sağlık ve güvenlik önlemlerinin, yeterince uygulanıp uygulanmadığım bulmaktır. Ayrıca bu araştırma resim-iş öğretmenlerinin ve öğrencilerinin gerekli sağlık ve güvenlik önlemlerini alma yeterliklerini ortaya çıkarmayı da amaçlamaktadır. Bu araştırmaya, Nebahat Keskin İ.Ö.O. ve Hamdullah Suphi İ.Ö.O.'dan iki Resim-İş öğretmeni ve 4 sınıf katılmıştır. Her iki okuldan birer 6. sınıf gözlenmiştir. Bu sınıflara anket uygulanmıştır. Ayrıca her iki okuldan seçilen birer 7. sınıfa da sadece konu ile ilgili anket uygulanmıştır. Bu araştırmada hem nicel (anket), hem de nitel (gözlem, görüşme) teknikleri kullanılmıştır. Nicel verileri toplamak için öğrencilere, öğretmenlerin araç gereçlerin seçilmesinde ve etkinliklerde alınması gerekli sağlık ve güvenlik önlemlerini uygulamadaki yeterliklerine ilişkin anket uygulanmış; aynı ankette fiziki koşulların sağlık ve güvenlik önlemlerine etkisi de öğrenilmeye çalışılmıştır. Nitel veri kaynakları, öğretmenlerin araç gereçlerin seçiminde ve sanatsal etkinliklerde sağlık önlemleri alma yeterliklerini öğrenmeye yönelik görüşme sorularından ve gözlem formundan oluşmuştur. Her iki okulda da II. yarıyıl boyunca 6. sınıfların resim-iş dersleri gözlenmiştir. Araştırmanın gözlem aşaması, Nebahat Keskin İ.Ö.O'nda 8 hafta, Hamdullah Suphi İ.Ö.O.'da 4 hafta sürmüş olup, gözlem boyunca öğretmenler ve öğrenciler, gözlem formundaki niteliklere göre izlenmiş ve sonuçlar kaydedilmiştir. Nicel verilerin analizinde yüzde(%) tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın nicel sonuçları resim-iş derslerinde öğretmenlerin yeterince sağlık ve güvenlik önlemi almadıklarını ortaya koymuştur. Nitel veriler ise, öğretmen ve öğrencilerin tercih ettikleri sanatsal malzemeler ve tehlikeleri hakkında bilgisiz olduklarım göstermiştir.Bu araştırma, sanatsal etkinliklerin uygulandığı resim-iş derslerinde araç gereçlerin seçiminde ve fiziki koşulların sağlanmasında yeterli sağlık ve güvenlik önlemleri alınmasının ihmal edilmemesi gerektiğini ortaya koymuştur.
Disiplinlerarası yaklaşıma dayalı sanat eğitiminin yaratıcı problem çözme becerisine etkisi ve bir model önerisi
VI ÖZET Son yıllarda gelişmiş ülkelerde olduğu gibi artık Türkiye'de de, eğitimciler ve politika yapıcılar her zamankinden daha fazla eğitimin önemini vurgulamakta ve yeni yaklaşımları araştırmaktadır, öğrencilerde yaratıcı problem çözme becerilerinin kazandırılmasını hedefleyen, disiplinlerarası yaklaşıma dayalı sanat eğitimi, bu ilgiye iyi bir cevap niteliğindedir. Bu araştırmada, öğrencilere üst düşünme becerilerini kazandırmayı hedefleyen disiplinlerarası yaklaşıma dayalı sanat eğitimi dersi önerilmektedir. Bu amaçla, ilköğretim 7. sınıf düzeyinde disiplinlerarası anlayışa göre, sanat, bilim, geometri ve teknoloji bütünleştirilmesine dayalı ve öğrencilerde üst düşünme becerilerini (yaratıcı problem çözme) hedefleyen "Dönüştürme" ünitesi geliştirilmiştir. Bu üniteye dayalı olarak yürütülen öğretimin, bu programın hedeflerini gerçekleştirme yönünden verimliliklerinin nasıl olduğu nicel ve niteliksel değerlendirme araçları kullanılarak irdelenmiştir. Bu araştırmada, disiplinlerarası yaklaşım, yaratıcı problem çözme yöntemi, sanat-bilim-teknoloji ilişkisi, geliştirilen program ve öğeleri tanıtılmıştır. Bilim - sanat - teknoloji bütünleştirilmesine dayalı olarak geliştirilen sanat eğitimi programı ile teoride ve uygulamadaki belli başlı değişiklikler ele alınmıştır. Araştırmanın temel problemi çerçevesinde altı tane alt problem tanımlanarak nitel ve nicel ölçme araçları ile programın başarısı ölçülmeye çalışılmıştır. "Dönüştürme" ünitesi kapsamında, uzman görüşlerine dayalı olarak üst düşünme becerilerini kazandırmayı amaçlayan, hedefler ve bu hedefleri ölçen yedi tane ölçek [eleştirel düşünme testi ve altı tane gözlem ölçeği] geliştirilmiştir. Test ve gözlem ölçekleri Milli Eğitim Bakanlığı'nınvıı veritabanı kullanılarak, öğretmen, araştırmacı ve öğrenciler tarafından internet ortamında doldurulmuştur. Geliştirilen "Eleştirel Düşünme" testinin öncelikle geçerlilik ve güvenilirlik çalışması yapılmıştır. Gözlem ölçekleri ise, bir sanat uzmanı, bir eğitim uzmanı, bir ölçme ve değerlendirme uzmanı ve eleştirel düşünme uzmanının görüşlerine göre oluşturulmuştur. Test, Ahmet Vefik Paşa İlköğretim Okulu yedinci sınıf düzeyinde kırkbeş öğrenciye, bilgisayar ortamında, "Dönüştürme" ünitesi işlenmeden önce (öntest) ve işlendikten sonra (sontest) uygulanmıştır. Geliştirilen yaratıcı problem çözme gözlem ölçekleri altı alt boyuttan oluşmaktadır. Alt boyutlar 2001-2002 öğretim yılında dört tane yedinci sınıfta gerçekleştirilen ön uygulamalar esnasında uzman görüşlerine dayalı olarak geliştirilmiştir. Geliştirilen gözlem ölçekleri; "yaratıcı problem çözme gözlem ölçeği", "teknolojik araçları kullanabilme becerisi gözlem ölçeği", "grup çalışması ve beyin fırtınası yapabilme gözlem ölçeği", "ürün ortaya koyma gözlem ölçeği", "yaratıcı problem çözme tutum ölçeği", "Portföy Değerlendirme ölçeği" dir. ölçekler uygulamanın son haftasında web ortamında aşağıda verilen adresler aracılığı ile kullanılmıştır. Bu çalışmada verimlilik, öğrencilerin dersin hedeflerini karşılama düzeylerine göre belirlenirken; eleştirel düşünme testindeki verimlilik, "tanımlama - anlamlandırma", "analiz", "yorum yapma ve yargıda bulunma" üç alt boyutu açısından her bir öğrencinin hem testin tümü, hem de üç alt boyuta verdikleri yanıtlar ayrı ayrı ele alınarak, her bir öğrenci için doğru yanıt yüzdeleri belirlenmiştir, öğrencilerin eleştirel düşünme becerilerini betimlemede ortalama mutlak başarı yüzdesi (OMBY) kullanılmıştır, öğrencilerin deney öncesinde, deney sonrasında düzeyleri arasında anlamlı fark olup olmadığı tek yönlü varyans analizi kullanılarak test edilmiştir. Cinsiyet açısından anlamlı farklılık gösterip göstermediği ilişkisiz t-testi ile incelenmiştir.vm Öğrencilerin deney sonrasında altı temel faktörde ölçülen yaratıcı problem çözme davranışlarını betimlemek amacıyla aritmetik ortalama, öğrencilerin anılan davranışları arasında cinsiyete göre anlamlı fark olup olmadığını test etmek amacıyla da ilişkisiz t-testi kullanılmıştır. Uygulama öncesi ve sonrası akademik başarılan arasında anlamlı fark olup olmadığı ilişkili t-testi kullanılarak analiz edilmiştir, öğrencilerin eleştirel düşünme becerileri, yaratıcı problem çözme davranışları ve akademik başarıları arasındaki ilişkiler, Pearson Momentler Çarpım Korelasyon Katsayısı kullanılarak incelenmiştir. On haftalık eğitim süresince, gözlemci tarafından yapılan gözlemlerle ilgili kayıtlar tutulmuştur. Veriler toplandıktan sonra, verilerin analizinde nitel veri analiz programı NVivo kullanılmıştır. "Dönüştürme" ünitesinin yönergesi, ders planları, test, gözlem formları aşağıda verilen adresler üzerinden verilmiştir. Eğitim web tabanlı olarak yürütülmüştür, öğrenciler, ürünlerini Photoshop ve Paintbrush, araştırmaları ve konu ile ilgili yorumlarını Office word programlarını kullanarak gerçekleştirmişlerdir, öğrencilerin, bilgisayar ortamında oluşturdukları grup folyoları eklerde verilmiştir. "Dönüştürme" ünitesi ders kitapçığı http://www.meb.gov.tr/kitapcik/index.htm öğretmen ders planlan http://www.meb.qov.tr/Dlanlar/index.htm http://vasemin.meb.qov.tr/e learning/formlar.html Ürün Değerlendirme Gözlem ölçeği http://vasemin.meb.qov.tr/e learning/form 1.asp Grup Çalışması Gözlem ölçeği http://vasemin.meb.gov.tr/e learning/form2.asp Yaratıcı Problem Çözme Gözlem ölçeği http://vasemin.meb.gov.tr/e learning/form3.asp Portfolyo Değerlendirme Gözlem ölçeği http://vasemin.meb.Qov.tr/e learning/form5.aspIX Yaratıcı Problem Çözme Tutum ölçeği http://vasemin.meb.gov.tr/e learninq/form6.asp Teknoloji Kullanma Becerisi Gözlem ölçeği rtttp://vasemin.meb.gov.tr/e learning/form7.asp Eleştirel Düşünme Testi http://vasemin.meb.gov.tr/e learning/test.asp Bu çalışmanın sonuçları şu şekilde özetlenebilir: öğrencilerin yaratıcı problem çözmede eleştirel düşünmeye ilişkin, "tanımlama - anlamlandırma", "analiz", "Yorum yapma ve yargıda bulunma" düzeyleri anlamlı bir şekilde artmıştır. Uygulama öncesinde öğrencilerin eleştirel düşünme alt boyutları benzer iken, deneysel uygulama sonrasında daha farklıdır. Bu boyutlar arasında cinsiyete göre anlamlı fark yoktur. Uygulama sonrası öğrencilerin yaratıcı problem çözme ile ilgili davranışlara sahip olduğu ve cinsiyete göre anlamlı fark olmadığı gözlemlenmiştir, öğrencilerin eleştirel düşünme ve yaratıcı problem çözme davranışları arasında pozitif, anlamlı bir ilişki vardır, öğrencilerin, uygulama sonrası matematik, fen, sosyal, resim ve iş-teknik derslerindeki akademik başarıları arasında anlamlı bir fark vardır, öğrencilerin yaratıcı problem çözme davranışları ve matematik, fen bilgisi, sosyal bilgiler, iş-teknik akademik başarıları arasında pozitif, anlamlı bir ilişki varken, bu ilişki resim dersinde gözlemlenmemiştir. Nitel analiz sonucunda ise, öğrencilerin modele sosyal, bilişsel, duyuşsal/duygusal tepkileri araştırılmış ve sanat merkezli farklı disiplinleri bütünleştiren öğrenme ortamlarının öğrenme üzerinde olumlu etkilere sebep olduğu görülmüştür. Farklı disiplinlere ait bilgi, teknik ve materyalleri kullanan öğretmen ve öğrenciler, disiplinlerin birbirleri ile ilintili olduğunu, sanatın disiplinler arasındaki ilişkiyi sağlama ve teknoloji kullanımının öğretim ortamı ile bütünleştirilmesinin verimlilik açısından önemini anladıkları sonucu çıkmıştır.
Sanat öğretiminde oyun yöntemi
ÖZET Oyun tanımlan arasında; çocuk, oyun ve eğitim açısından en içeriklisi, oyun, çocuğun öğrenme laboratuarıdır; çocuğun zeka, beden ve kişilik gelişimini sağlayan bir faaliyettir, tanımlamasıdır. Tanımda da belirtilen bütün değerleri kapsayan kişiliğin temel malzemesi oyundur. Çocuğun psikososyal gelişimine bakıldığında her devrede, oyun, çocuğun başlıca yaptığı işidir. Her devrede de değişen, gelişen bir olgudur. Oyun, hayvanlardan insanlara kadar her canlıda görülen egonun bir fonksiyonudur. Oyun, ayrıca kültürel bir olgudur. Kültürden kültüre farklılık gösteren, ama, özde aynı neden ve sonuçlara bağlı olan bir davranıştır. Her kültürde dini ibadetlerden günlük yaşama kadar görülür, insanın psikolojik olarak oyuna, oynamaya ihtiyacı vardır. Oyun teorilerine göre; insan bulunduğu ruh haline göre farklı şekillerde oyuna yönelmektedir. Oyun çeşitleri, insanın bulunduğu sosyal farklılıklar, psikolojik durumlar ve meraklar dahilinde geliştirilebilmektedir. Çocuğun doğumundan gelişimine kadar oyunlarında, çeşitlilik görülmektedir. Oyun, çocuğun iç dünyasının aynasıdır. Bu nedenle onun eğitiminde ve tedavisinde bu dünyaya girebilmek için oyun bir araç olarak kullanılabilir. Oyun terapi ile çocuğun iç dünyasında yaşadığı buhranlarım, sevinçlerini, ilgilerini ve psikolojik gelişimlerini rahatlıkla analiz etmek mümkündür. Oyuna getirilen psikoanalitik görüşlere göre; çocuğun oyununda cinsel eğilimlerinden, ebeveyni ve çevresiyle yaşadığı iyi ya da kötü olaylara kadar, hepsinden izler bulunmaktadır. Bu nedenle, çocuğu analiz etmekte, psikanalizin temel aleti olan "serbest çağrışım" bir kenara bırakılmış ve "serbest oyun" kullanılmaya başlanmıştır. Oyun, psikolojide konu edildiği kadar felsefede de yer almaktadır. Bir çok düşünür bu konuya, eserlerinde değinmektedir. Felsefe düşünürleri, eğitimden boş zaman geçirmeye kadar oyunu irdelemişlerdir. Sofistlerin yaptıkları temsillerbile oyunsal bir tavır olarak görülmektedir. Aynca, ünlü felsefecilerin diyaloglarında da oyunsal unsurlar göze çarpmaktadır. Bir çok düşünür, sanatın da oyundan doğduğunu belirtmektedir. Çocuklar oyun oynarken rol yapmakta, şarkılar söyleyip dizeler kurmakta, çizimler yapmaktalar; bu çocuksu oyunların uzantısı ve evrimi de sanatı doğurmuştur. Sanat da, oyun gibi, gönüllü ve çıkarsızdır. Oyım, dinsel ve büyüsel amaçlarla sanatlaşmıştır. Taklit iç güdüsü, oyunda da sanatta da ortaktır. Oyunun öğrenmede de rolü çok büyüktür. Çocuk oyunu sevdiği için, oyunla daha kolay öğrenir, öğrendikleri kalıcı olmaktadır. Bu yüzden oyun bir eğitim aracı olarak da görülebilir. Çocuğun eğitiminde sanat eğitimi de çok önemlidir. Sanat çocuğa farklı bir yaşantı vermektedir. Bu yüzden tüm sanatların, çocuğun yaşantısına girmesi sağlanmalıdır. Bireyin yaşantısını ve yaratıcılığını etkileyecek çok özel bir eğitim olan sanat eğilimi içinde, bazı yöntemler geliştirilmiştir. Oyun ve oyunlaştırma, bu yöntemlerin arasında çocuğa en yakın olanıdır. Bu yöntemle çocuklar, yalnızca dinlemek ya da tartışmak yerine olayların nasıl, oluştuğunu izlerler ve konunun ayrıntısına inerler. Çocuk bu yöntemle başka bir kimliğe bürünmekte ve sanatsal faaliyetlerin yapılışındaki duygu ve düşünceleri bizzat yaşamaktalar. Sanat eğitimi için, uygun ortam ve oyunlar düzenlendikten sonra, çocuk, eğitimin yanı sıra öğretimi de yaşayabilmektedir. Oyun yöntemi, sanat öğretimi için yöntem olmaktan çok bir güdüleme etkinliğidir. Bu özelliği ile oyun yöntemi, dört sanat disiplini (eleştiri, estetik, sanat tarihi, uygulama) için birleştirici öğretim aracı olarak kullanılabilmektedir.