Theses supervised by Prof. Dr. Nevzat Aypek

15 theses · Gazi University, Ankara Hacı Bayram Veli University

Master'sOpen AccessTR

Küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin (KOBİ) halka arz yoluyla finansmanı: Gelişen işletmeler piyasası (GİP)

Bu tez çalışmasının amacı, KOBİ'lerin uzun vadeli fon ihtiyacının halka arz yoluyla karşılanmasında KOBİ borsası işlevi gören İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Gelişen İşletmeler Piyasası'nın (GİP) rolünü ve önemini ortaya koymaktır. KOBİ'lerin uzun vadeli finansman sorunu kapsamında halka arz yoluyla finansman, Türkiye ve dünyada KOBİ borsası uygulamaları ve İMKB GİP gibi konular bu tez çalışmasının belli başlı araştırma alanlarını oluşturmaktadır. Bu tez çalışması bir durum tespiti ortaya koymayı amaçlamadığı için bu çalışmanın oluşturulmasında herhangi bir veri toplama aracına başvurulmamıştır. Bu tez çalışmasında kullanılan veriler; kütüphane ve ev ortamındaki kitaplar, ulusal ve uluslararası alanda yayınlanmış akademik makaleler, yasal düzenlemeler, kurum ve kuruluşlara ait internet siteleri ve yüksek lisans ve doktora tezleri kullanılarak oluşturulmuştur. Bu tez çalışmasında öncelikle KOBİ'lerin tanımı, özellikleri ve ülke ekonomileri içindeki yeri ve önemi, ardından KOBİ'lerce yaşanan finansman sorunları ve bunların çözümünde kullanılan finansman yöntemleri ele alınıp incelenmiştir. Bu incelemeler ışığında KOBİ'lerin uzun vadeli fon ihtiyacının karşılanmasında halka arz yoluna gidilmesinin uygun bir tercih olacağı ve bu konuda KOBİ borsasının önemli rol oynadığı ortaya konmuştur. Bu bağlamda öncelikle dünya KOBİ borsaları ele alınmış ardından Türkiye'deki İMKB GİP uygulaması çeşitli boyutlarıyla ele alınıp incelenmiştir.Anahtar Sözcükler:1.Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ)2.KOBİ'lerin Uzun Vadeli Finansal Sorunu3.Sermaye Piyasaları4.Halka Arz Yoluyla Finansman5.Gelişen İşletmeler Piyasası (GİP)

Finansal kaynaklarFinansmanFinansman yöntemleri+5
Ayhan Yatbaz
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Yapılandırılmış finansman modeli olarak sukuk ve proje finansmanında kullanımı

Bu çalışmanın amacı, İslami finansmanın en hızlı büyüyen alanı olan ve faizsiz finansmanın gelişimi açısından da büyük önem taşıyan sukukun yapılandırılmış, alternatif bir finansman aracı olarak kamu ve özel proje finansmanında kullanımına ilişkin ilkeler ve yapılar ile pratik işlemsel konuların incelenmesidir. Bu amaçla, konuyla ilgili literatür ve mevzuat taraması yapılmış, genelde İslami finansman, özelde ise sukuk uygulamasının gelişimi incelenmiş ve uluslararası uygulamalar çerçevesinde, Türkiye mali piyasaları açısından proje finansmanı amacıyla sukuk uygulamasının etkinliği değerlendirilmiştir. Genişleyen varlık tabanı, güçlü performansı, ağırlıklı olarak dini hassasiyete sahip yatırımcıların ötesinde tüm yatırımcılar nezdinde öneminin artması, yeni ve mevcut pazarlarda faizsiz sigortacılık sisteminin artan potansiyeli, İslami fon yönetimi endüstrisinin güçlü potansiyeli ve kapsamlı İslami finansal altyapının gelişimi gibi bazı önemli gelişmeler neticesinde, küresel finansal sistemde faizsiz finansmanın önemi giderek artmaktadır. Proje finansmanının da faizsiz finansman kavramına ve felsefesine oldukça uygun bir fon kullanım alanı olduğu gerçeği düşünüldüğünde, kalkınma hedefleri ve makro ekonomik dengeler çerçevesinde, ihtiyaç duyulan finansman kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve alternatif finansman kaynaklarına ve ürünlerine imkân tanınması amacıyla sukuk ya da kira sertifikası ihracının büyük önem arz ettiği düşünülmektedir. Konuya ilişkin yasal altyapının tamamlanması ve belirsizliklerin de ortadan kalkmasıyla önümüzdeki dönemde uluslararası piyasalara paralel olarak Türkiye mali piyasalarında da sukukun öneminin artması beklenmektedir.Anahtar Sözcükler:1- Yapılandırılmış Finansman2- Proje Finansmanı3- Faizsiz Finansman4- Sukuk5- Kira Sertifikası

Faizsiz bankacılıkFaizsiz ekonomiFaizsiz finans kurumları+4
Ferhat Günaydın
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

D-8 Ekonomik İşbirliği Örgütü ve Türk ekonomisine etkileri

Bu yüksek lisans tezi D-8 Ekonomik İşbirliği Örgütü'nün kuruluşundan bugüne gelişimini incelemek, D-8'in kuruluşunda saptanan amaçlara ulaşılıp ulaşılmadığı hakkında bir durum tespitinde bulunmak, örgütün Türkiye'ye ve Türk Ekonomisine etkilerini araştırmak amacıyla kaleme alınmıştır.Bu amaçla; tezin giriş bölümünde D-8 hakkında genel bilgilere ve tezin amaçlarına, problem durumuna, araştırmanın modeline vb. bilgilere yer verilmiştir.İkinci bölümde Global Süreçte Uluslararası Örgütler ana başlığıyla Uluslar arası örgütlerin tarihçesine, çeşitlerine, sınıflandırılmalarına ve yapılarına değinilmiştir.Üçüncü bölümde Türkiye'nin kurucu üyesi olduğu Uluslararası Örgütler ayrıntılarıyla maddeler halinde tanıtılmaya çalışılmıştır.Çalışmanın dördüncü bölümünde D-8 Teşkilatının kuruluşu, çalışma Alanları ve Yapısı ayrıntılı bir şekilde masaya yatırılmıştır.Tezin beşinci bölümünde D-8 ülkeleri tanıtılmış, temel ekonomik göstergeleri ve tarım, sanayi ve dış ticaret başlıklarıyla her ülke tanıtılmaya gayret edilmiştir.Çalışmanın altıncı bölümünde D-8 üyelerinin Türkiye ile olan ticari ilişkileri istatistikî veriler ışığında incelenmiştir.Sonuç ve öneriler kısmında ise D-8'in kuruluşundan bugüne kadar yapılanlar ve yapılmak istenip de yapılamayanlar ifade edilerek D-8'in daha etkin bir örgüt olması yönünde birtakım önerilerde bulunulmuş, Türkiye'nin pazar çeşitliliği sağlamada bu tür örgütleri daha verimli bir şekilde kullanmasının neden yararlı olabileceği üzerinde çıkarsamalarda bulunulmuştur.Anahtar kavramlar: Zirve, Konsey, Komisyon, Örgüt, Tercihli Ticaret Anlaşması.

D8 ÖrgütüEkonomiEkonomik etki+5
Salih Kılınç
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Tarım Kredi Kooperatifleri'nde tarımsal kredi taleplerinin değerlendirilmesi yöntemleri

Tarım sektörü, temel ihtiyaçları karşılamak ve diğer sektörlere girdi temin etmek misyonuna karşın sermaye sıkıntısıyla daima karşı karşıya kalmıştır. Bu sebeple gerek tarımsal üretimde kullanmak üzere girdi temini sağlamak, gerekse organize olmuş kredi kaynağı oluşturmak için çiftçilerin ortaklığında tarımsal kooperatifler kurulmuştur. Türkiye?deki en fazla ortaklı çiftçi yapılanması da Tarım Kredi Kooperatifleri olmuştur. Bu çalışmanın amacı çiftçiler tarafından Tarım Kredi Kooperatifleri?ne yapılan kredi başvurularının değerlendirilmesi aşamasında, Tarım Kredi Kooperatifleri?nce kullanılan ölçüt ve yöntemlerin, kredi değerlendirme sürecinde doğru sonuçlara ulaşma performansını değerlendirmektir. Çalışmada tarım sektörünün öz sermaye eksikliğiyle ortaya çıkan yabancı kaynak ihtiyacını karşılamak üzere kullanılan tarımsal finansman yöntemlerinden bahsedilmiştir, Basel sistemi kapsamında Türkiye?de ve Dünya?da kullanılan risk değerleme yöntemlerine ait örnekler ve yapılan çalışmalar incelenmiştir. Çalışmanın sonucunda elde edilen veriler ışığında Tarım Kredi Kooperatifleri?nde kullanılan kredi talebi değerlendirme yöntemleri ile temerrüde düşme durumu arasındaki bağın oldukça zayıf olduğu saptanmış, bu sebeple sistemin geliştirilmesine yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Tarımsal Kredi, Tarımın Finansmanı, Tarım Kredi Kooperatifleri, Basel, Risk Yönetimi, Skorkart.

FinansmanKredi talepleriKrediler+3
Erman İpek
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Dış ticarette finansal risk yönetim tekniklerinin muhasebeleştirilmesinin değerlendirilmesi

Dış ticaretin, iç ticaretten belli farklılıkları mevcut olup, bunların yönetilmesi gerekmektedir. Bu farklılıkların en belirgini de; iç ticaret milli para cinsinden yapılıyor iken dış ticaretin yabancı para cinsinden yapılıyor olması ve yabancı paranın taşıdığı ve dış ticaret yapan işletmeleri maruz bıraktığı yabancı para kur riskidir. Maruz kalınan kur riski, ilgili yazında ve uygulamada mevcut yöntemlerle yönetilebilir ve yönetilmelidir.Yabancı para kur riski yönetimi; işletme içi ve/veya işletme dışı yöntemlerle yapılabilir. İş bu çalışmada, işletme dışı risk yönetim yöntemleri esas alınış olup; bu kapsamda forward, futures, option ve swap sözleşmeleri dış ticaret yapan işletmelerin sözkonusu işlemlerinde maruz kaldıkları yabancı para kur riskini de içeren finansal riskleri yönetme işlevleri ortaya konmuştur. Sözkonusu yöntemlerle, sözleşmelerin işlem gördüğü piyasaların tarafları açısından sonuçlar sayısal örneklerle somutlaştırılmıştır. Finansal risk yönetim yöntemlerinin, yabacı para kur riski ve faiz riski yönetimi işlevleri; yönetim amaçları doğrultusunda öncelikle finansal riski yönetmek isteyen işletme açısından her bir sözleşme türü bazında örneklerle ve muhasebeleştirilmeleri ile finansal tablolara olası etkileri de ortaya konmuştur. Finansal tablolara özellikle de gelir tablosuna olası etkilerden hareketle; öncelikle olası finansal riski yönetmek isteyen işletme açısından olmak üzere sözleşmenin bütün tarafları açısından sonuçlar değerlendirilerek, finansal risklerin yönetiminde sözkonusu yöntemlerin sonuçları yani finansal risklerin yönetilip, yönetilemediği ve bir başka deyişle risk yönetim maliyetleri ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Döviz Kuru, Hedging, Türev Ürünler

Funda Gül
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Başlangıç işletme sermayesi ve yatırım kredisi taleplerinin değerlendirilmesi: İmalat sanayinde bir uygulama

Firmalar sürekli kendilerini iyileştirme ve geliştirme, teknolojiye uyum sağlama, yeni ürünler geliştirerek rekabet avantajı sağlama vb. sebeplerle yatırım yapmaktadır. Bahsi geçen sebeplerden dolayı etkin bir yatırım kararı verilmesi işletmeler için önem arz etmektedir. Yatırımın finansmanında öz kaynaklar, faaliyetlerden yaratılan fonlar, banka kredileri ve ilave sermaye eklenmesi kaynak olabilmektedir. Yatırımın finansmanında işletmeler iç kaynakların yerine banka kredisi kullanmayı tercih ettiklerinde finans kuruluşları sürece dahil olmaktadır. Bankaların yatırım kredisi taleplerini değerlendirirken ilk kriteri kredi geri ödemelerinde sorun yaşanmamasıdır. Konu ile ilgili imalat sanayinde faaliyet gösterecek olan bir firmanın yatırım kredisi talebi değerlendirmesi yapılmış ve borç ödeme gücü yöntemiyle kredi geri ödemelerinde sorun yaşamayacağı ortaya konmuştur. Projeksiyona konu dönemde öngörülemeyen durumların oluşması borç ödeme güçlerinde sapmalara neden olmaktadır. Örneğin; işletmelerin ileride gerçekleştireceği bir yatırım olması, bunu öz kaynakları veya kredi kullanımı ile yapma kararı, işletme sermayesi ihtiyacı için rotatif kredi kullanımlarının sürekli olması, işletmelerin makineleri için yıllar itibarıyla idame yatırımların muhtemel olması vb. durumlar gösterilebilir. Bu sebeple projeksiyon yapılan dönemde bu durumların varlığı muhtemelse mutlaka nakit akışlarına yansıtılmalıdır.

FinansmanKredi talepleriRisk analizi+6
Derya Akça
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kitle fonlaması ile KOBİ finansmanı

Ülkemizde kitle fonlaması finansman yöntemi düzenleme yoksunluğunun olduğu dönemde yaşanan "çiftlikbank" örneği gibi kötü örneklerle yatırımcıların zarar etmesiyle ve mağdur olmaları ile sonuçlanmıştır. Bunun üzerine Sermaye Piyasası Kurulu tarafından düzenleme yapılmış; 03.10.2019 tarihinde Resmî Gazete 'de "Paya Dayalı Kitle Fonlaması Tebliği", yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Tebliğ ile şimdi aktif yükümlülükler getirmiştir. Ülkemizdeki ekonomik faaliyetlerin büyük bir bölümü küçük ve orta büyüklükteki işletmeler (KOBİ) tarafından yerine getirilmektedir. Kitle fonlaması platformları, küreselleşme ve dijitalleşmenin de etkisiyle girişimcilerin iş fikirlerini hayata geçirmelerinde ulusal sınırları da aşarak dünyanın herhangi bir yerinden bir iş fikrini ya da projesini tanıtıp aracısız bir şekilde yatırımcıların, destekleyicileri ile buluşması sağlama görevi üstlenmektedir. Kitle fonlaması, girişimcilerin finansmana erişimini sağlarken yer ve zaman kısıtını ortadan kaldırmakta ve yatırımcı arama, ikna etme süreçlerini kolaylaştırmaktadır. Bu yönüyle kitle fonlaması yönteminin KOBİ'ler tarafından rağbet edilerek kullanılması beklenmektedir. Bu tezin amacı kitle fonlaması finansman yönteminin KOBİ'ler tarafından özellikle mikro ölçekli işletmelerin finansmana erişiminde yeni nesil bir finansman yöntemi olarak kullanılabilirliğini araştırmaktır. Çalışmanın sonucunda Türkiye'de KOBİ'lerin kitle fonlaması finansman yöntemini henüz çok iyi tanımadıkları, yeni bir finansman yöntemi olarak temkinli yaklaştıkları ve henüz yaygın olarak kullanmaya başlamadıkları tespit edilmiştir.

FinansmanKOBİKitlesel fonlama
Nihal Yücel
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Veri Zarflama Analizi ile firma değerleme yaklaşımı - Borsa İstanbul örneği

Sayısı giderek artan halka arzlar ve ikincil piyasalarda yapılan işlemler, liberal ekonomi politikalarının bir sonucu olarak artan özelleştirme uygulamaları ve yine artan şirket birleşmeleri/devir uygulamaları firma değerlemesi konusunu gittikçe önemli hale getirmektedir. Artan önemine binaen firma değerlemesi yöntemlerinde de artış yaşanmıştır. Bu çalışma kapsamında ele alınan veri zarflama analizi (VZA) ile firma değerlemesi yöntemi de bir firmanın gerçek değerinin ne olması gerektiğini bulmak için kullanılabilecek bir araçtır. Literatürde, temel kullanım alanı olan etkinlik karşılaştırmalarında yaygın bir şekilde kullanıldığı anlaşılan VZA'nın, firma değerlemesinde kullanımına ilişkin oldukça sınırlı sayıda çalışmanın bulunduğu görülmektedir. Bu çalışmanın yapılmasındaki temel güdü, bu kısıtlı çalışma alanını yeni ampirik örneklerle daha da genişletmek ve daha öncesinde Türkiye'de hiç yapılmamış ve dolayısıyla da geçerliliği test edilmemiş olan "farklı sektörlerde" faaliyet gösteren firmaların veri zarflama analizi sonuçları kullanılarak bulunan değer aralıklarının ve maksimum değerlerinin, firmaların bilinen piyasa değerlerini kapsayıp kapsamadıklarını test etmek ve bu suretle firma değerleme faaliyetleri ile uğraşan uzmanların kullanabileceği değerleme yöntemlerinin geliştirilmesine katkı sağlamaktır. Bu kapsamda, bu çalışmada, değerleme, VZA ve VZA ile firma değerlemesi teorisine ilişkin aktarılan bilgilerin ardından çalışmanın uygulama aşamasında bankacılık, gıda-içecek, çimento ve gayrimenkul yatırım ortaklığı sektörlerinde faaliyet gösteren ve hisseleri Borsa İstanbul'da işlem görmekte olan firmaların VZA sonucunda tahmin edilen değerleri bu firmaların piyasa değerleri ile karşılaştırılmış ve oldukça tatmin edici sonuçlar elde edilmiştir. Analize dahil edilecek firma sayısının arttırılması ve böylelikle emsal firma bulma olasılığının artması neticesinde daha hassas firma değer aralıkları bulabileceği anlaşılan bu yöntemin, diğer değerleme yöntemlerinden elde edilen sonuçların test edilebilmesi için oldukça faydalı olduğu düşünülmektedir.

Borsa İstanbulDeğerlemeFirma değerlemesi+5
Yusuf Ozan Üzgün
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türk KOBİ'lerinin küresel krizden etkilenme dereceleri

ÇALIŞMADA, YAŞANILAN KÜRESEL KRİZİN KOBİ'LERE ETKİLERİNİN TESPİTİ, KOBİ'LERİN KRİZDEN EN AZ DÜZEYDE ETKİLENMESİNİN NASIL SAĞLANILABİLECEĞİ ÜZERİNDE ÇALIŞILMIŞTIR.

Ekonomik etkiEkonomik krizFinansman+4
Faruk Güven
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Bankalarda faiz ? gelir ve giderlerinin analizi ve örnek uygulama

Kalkınmakta olan ülkelerde finansal kurumlar yeterli ölçüde gelişmemiş olduğundan, Bankacılık sektörü finansal sistemimizin temel taşlarını oluşturur. Bankacılığın günümüzdeki temel işlevleri ise aracılık etmek, kaynaklara akıcılık sağlamak, kaynak kullanımını iyileştirmek, kısa süreli ufak fonları uzun süreli fonlar haline dönüştürmektir.Son yıllarda kalkınmakta olan ülkelerdeki siyasi istikrarsızlıkların, faiz oranları üzerinde son derece etkili olması, piyasadaki yoğun rekabetin kar marjlarını daraltması, sistem üzerinde disfonksiyonel etkiler oluşturmuştur. Bu etkilerin giderilmesini teminen iyi bir fiyatlama stratejisi etkili bir kaynak maliyeti hesabının yapılmasını zorunlu kılmıştır.Bazı temel kavramların açıklanması suretiyle uygulamaya yönelik bir kaynak maliyetini hesaplama ve kullanım geliri ile karşılaştırma ve bunun sonucuna göre hedefler belirleme amacını güden bu tezin birinci bölümünde; teorik ve pratik bilgilere yer verilmiş, kaynak kullanım yönetiminin temel kavramları, zorunlu yükümlülükler, kaynak maliyeti, kullanım gelirleri ve yönetim giderleri ele alınmış, ikinci bölümünde pilot seçilen bir ilçede kaynak kullanım optimizasyon tekniği ve örnek bir uygulamaya yer verilmiştir. Üçüncü bölümünde ise, kaynak kullanım optimizasyon tekniği kullanılarak bir banka işletmesinin bir ildeki merkez şubesine ilişkin genel örnek uygulamaya yer verilmiş ve merkez şubenin verilerinin incelenmesi sonucunda yapılan değerlendirmeler ile sonuçlandırılan bu tezdeki hedef, bu metod kullanılarak banka işletmelerinin karlı ve verimli çalışabilmesi için stratejiler belirlemektir.Anahtar Kelimeler:1.Mevduat2.Müşavir3.Kredi4.Sektör5.Ülke

BankalarFaizGelirler+5
Kemal Ak
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
10
Master'sOpen AccessTR

Cari açığın finansmanında Türkiye uygulamasının değerlendirilmesi

Cari açık kavramı son yıllarda tüm ülke ekonomilerinin üzerinde en çok tartıstıkları konuların basında gelmektedir. Özellikle gelismekte olan ülkelerde cari açık kavramının öneminin daha çok olduğunu görmekteyiz. Cari açık kavramı ödemeler bilançosunda sadece cari islemler hesabının bir sonucuolmasına rağmen ödemeler bilançosundan daha fazla dikkat çekmektedir. Dolayısıyla bu çalısmada sadece cari islemler hesabına değinilmemis ve ödemeler bilançosu tam olarak incelenmistir. Çalısma üç bölümdenolusmaktadır.İlk bölümde ödemeler bilançosu ve alt kalemleri analiz edilmistir. İkinci bölümde cari islemler dengesi ile beraber cari açık incelenmis ve cari açığın ne sekilde finanse edileceği konusunda bazı önermeler sunulmustur. Üçüncü ve son bölüm ise Türkiye'nin cari açık sorunu üzerine kurulmustur. Sonuç olarak ise Türkiye'nin cari açık sorununa iliskin çözüm önerileri getirilmistir. Bu çözüm önerileri sırasıyla; diğerülkelerden elde edilen sermayenin kısa vadeli değil de uzun vadeli hale getirilebilmesi, elde edilen yatırımların istihdamı arttırıcı etkisinin olusturulması, yatırımcılara karsı güven ortamının sağlanması, iç talebin daraltılmasıdır. Bu çalısmanın amacı, ülkemizde ki mevcut cari açığı olusturan faktörlerin tespiti ve cari açığın giderilmesine iliskin çözüm önerileri getirebilmektir.Anahtar Sözcükler1.Ödemeler Bilançosu2.Cari İslemler Hesabı3.Cari İslemler Dengesi4.Cari Açık5.Sermaye ve Finans Hesabı

Cari açıkCari işlemlerCari işlemler dengesi+2
Nazan Yılmaz
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

İpotekli konut finansman sistemi (mortgage sistemi) ve Türkiye açısından değerlendirilmesi

Gelişmekte olan ülkeler arasında yer alan Türkiye'de hızlı nüfus artışı ve hızlı kentleşmeye bağlı olarak konut ihtiyacı her yıl katlanarak büyümektedir. İmar ve iskana aykırı yapılaşma, plansız ve sağlıksız kentleşmeye neden olmakta ve büyük şehirlerimizin en önemli sorunları içerisinde yer almaktadır.Özellikle son yıllarda ekonomik ve mali alanlarda yaşanan olumlu gelişmelerle birlikte kurumsallaşma sürecine önem verilmiş ve yeni bir konut finansman sistemi uygulaması için bazı adımlar atılmıştır.Bir ülkenin konut finansman sistemindeki sorunları çözmek için ülkenin mevcut ekonomik koşulları göz önüne alınarak hem ulusal hem de uluslararası gelişmelere uyum sağlayabilecek bir konut finansman sistemi geliştirilmelidir.Konut sektörü ülke ekonomisi için çok önemlidir. Ekonominin kalkınması ve gelişmesi adına atılacak bir adım, sektörün diğer (finans, emlak, bankacılık vs. gibi) sektörlerini direkt ilgilendirdiğinden konut sektöründeki canlılık tüm ülke geneline yayılacaktır.Bu çalışmanın amacı; Finans sektörü gelişmiş ülkelerde uzun zamandan beri başarılı örnekleri gösterilen uzun vadeli konut finansmanı sistemini (mortgage) ayrıntılarıyla incelemek ve hızla gelişmekte olan ülkemiz için uygulanabilirlik durumunu tespit etmektir.Bu çalışmada sisteme has kavramlardan, sistemin işleyişinden ve sistemi oluşturan unsurlardan bahsedilmiştir. Son olarak da sistemin Türkiye'de uygulanabilirliği incelenmeye çalışılmıştır.

Konut edinmeKonut kredisiKonut piyasası+5
Zuhal Şahin
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Vadeli işlem sözleşmeleri kullanımına dayalı korunma stratejileri

Genellikle gelişmekte olan vadeli işlem piyasalarında etkin korunma yapabilmek mümkün değildir. Bu tür piyasalarda korunma etkinliği düşüktür. Bunun temel sebebi, bu tür piyasalarda vadeli işlem sözleşmelerinin daha çok arbitraj ve spekülatif amaçlı kullanılmasıdır. Çalışmada Türk Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası'ndaki döviz vadeli işlem sözleşmeleri 2005-2006 dönemi itibariyle incelenmiştir. Literatürde ifade edilen baz doğrultusunda yapılan hesaplamalarda, Türk USD döviz vadeli işlem sözleşmeleri ile etkin korunma yapılamadığı sonucuna ulaşılmıştır. Buna karşın, gecikmeli baz kavramı ortaya atılmış ve 1 gecikmeli korunma ile Türk USD döviz vadeli işlem sözleşmeleri kullanımına dayalı etkin korunma yapılabileceği bulunmuştur. Buna göre Türk USD vadeli işlem sözleşmelerinde korunma vadesi başında pozisyon alan kişi, korunma vadesinden 1 gün önce korunma pozisyonunu kapayarak ve korunma vadesinin sonunda spot piyasada işlem yaparak etkin korunma gerçekleştirebilecektir

Soner Gökten
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Türk sermaye piyasasında portföy yönetiminde etkinliğin arttırılması için portföy yöneticilerinin ve yatırımcıların eğitimine yönelik bir model önerisi

ÖZETFinansal piyasaların gelişmesi, portföy ve portföy yönetiminde en önemli etkenolmuştur. Ülkemizde finansal piyasalarda işlem gören enstrümanların sayıca azolması bu piyasada yatırım yapan yatırımcıları bireysel olarak portföy oluşturmasınayöneltmişti. Ancak son yıllarda sermaye piyasasına yeni enstrümanlar girmiş, halkaaçılan şirketlerin sayısının artmış olması ve buna paralel olarak bu hisse senetlerininborsada işlem yapmaya başlaması yatırımcıların portföylerini kendilerininyönetmesini zorlaştırmıştır. Bunun sonucu olarak bireysel yatırımcılar portföyleriniprofesyonelce yönetmek veya yönettirmek arzusu içine girmiştir.Sermaye Piyasası Kurulu'ca 1993'de portföy yöntemine izin verilmiş ve yetkibelgesi alan kuruluşlarca portföy yönetim hizmeti verilmeye başlanmıştır.Günümüzde de bu hizmeti ağırlıklı olarak bankalar ve aracı kurumlar vermektedir.Profesyonel portföy yönetiminde uygun yatırım araçlarının seçimi ve en yüksekgetirinin elde edilmesi amaçlanırken, yatırımcıların ve portföy yöneticilerinin eğitimibüyük önem taşımaktadır. Yatırımcının ve portföy yöneticisinin eğitimi portföyyönetiminde etkinliğin arttırılmasında en önemli etkenlerden birini oluşturmaktadır.iii

EğitimPortföy yatırımlarıPortföy yöneticileri+4
Derya Şüküroğlu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Firma büyüklüğünün ortalama sermaye maliyetine etkisinin tespiti ve İMKB 100 endeksindeki (gıda endeksindeki) şirketler üzerinde bir uygulama

168 ÖZET Firma değerine etki eden temel faktörlerden biri, işletmenin varlıklarının finansmanında kullandığı kaynakların maliyetidir. Çeşitli nedenlerden dolayı işletmelerin kullandıkları kaynak maliyetinin farklılaştığı, işletme veya sektörden kaynaklanan etkiler nedeniyle bazı işletmelerin diğerlerine göre daha düşük maliyetli kaynaklara sahip olabildikleri bilinmektedir. Firma büyüklüğü ile sermaye maliyeti arasında da bir ilişki bulunduğu, büyük ölçekli işletmelerin risk priminin küçük ölçeklilere göre daha düşük olması nedeniyle daha ucuz maliyetli kaynak kullanabilecekleri ifade edilebilir. Bu çalışmada İMKB Gıda Endeksinde yer alan işletmelerin büyüklüğü ile sermaye maliyetleri arasında bir ilişki olup olmadığı istatistiki yöntemler kullanılarak test edilmeye çalışılmıştır. Uygulama aşamasından önce yapılan çalışmada sermaye maliyetinin firmalar açısından önemi, sermaye maliyetinin hesaplanmasında kullanılan yöntemler ve firma büyüklüğü ile sermaye maliyeti arasındaki ilişki konularında teorik bilgiler verilmiştir. Uygulama bölümünde ise İMKB Gıda Endeksinde yer alan ve verileri analize dahil edilmeye uygun olan 22 şirketin ülkemize özgü koşullar da dikkate alınarak yabancı kaynak ve Sermaye Varlıklarını Fiyatlama Modeli kullanılarak öz kaynak maliyetleri hesaplanmış ve ağırlıklı ortalama kaynak maliyetlerine ulaşılmıştır. İstatistiki yöntemler kullanılarak, brüt satış hasılatı ölçü alınarak ifade edilen firma büyüklükleri ile ortalama kaynak maliyetleri arasında ilişki olup olmadığı incelenmiş ve anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Bu ilişkinin niteliği üzerine etkili olabilecek faktörler dikkate alınarak sonuçlar yorumlanmaya çalışılmıştır.

Firma büyüklüğüSermaye maliyetiİMKB
Dilşad Tülgen Öztürk
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00

Other supervisors