Theses supervised by Prof. Dr. Ömer Sinan Şahin

10 theses · Konya Technical University

DoctorateOpen AccessTR

Dökme demir/bronz talaşlarının geri dönüştürülmesiyle elde edilen kompozit malzemelerin aşınma özelliklerinin araştırılması

Bu tez çalışmasında atık metallerin çift etkili sıcak presleme yöntemi kullanılarak geri dönüştürülmesiyle elde edilen metal matrisli kompozit malzemelerin (MMK) aşınma davranışları incelenmiştir. Çift etkili sıcak presleme yöntemiyle geri dönüştürülen kompozit malzemelerin üretiminde kimyasal içerikleri bilinen CuSn10 (bronz) ve GGG40 (küresel grafitli dökme demir) malzemeleri kullanılmıştır. MMK malzemelerin üretimlerinde dört farklı karışım oranı belirlenmiş, üretimler üç farklı basınç ve iki farklı sıcaklıkta gerçekleştirilmiştir. Aşınma testleri öncesinde mekanik özelliklerini belirlemek maksadıyla üretimleri gerçekleştirilen MMK malzemelerin gözenek, yoğunluk ve brinell sertlik testleri yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar mikro yapı görüntüleriyle beraber değerlendirilmiştir. Mekanik özelliklerin belirlenmesi sonrasında aşınma davranışlarının belirlenmesi için aşınma testleri ASTM (G77-05) block on disc aşınma testi standardı esas alınarak gerçekleştirilmiştir. Aşınma testlerinin gerçekleştirilmesiyle temas bölgesinin anlık sıcaklık değişimleri, sürtünme katsayısı değişimleri ve ağırlık kayıpları tespit edilmiştir. Ayrıca aşınma testlerinde kompozit malzemelerin yüzey pürüzlülüğü değişimleri testler öncesinde ve sonrasında düzenli bir şekilde ölçülmüştür. Aşınma testleri sonrasında MMK malzemelerin ve aşındırıcı disk malzemesinin yüzeylerindeki değişimler SEM ve EDS analizleriyle, aşınma esnasında faz dönüşümü olup olmadığı ise XRD analizleriyle incelenmiştir. Elde edilen veriler neticesinde, farklı üretim parametrelerinin kompozit malzemenin aşınma davranışına etkisi incelenmiş ve kaymalı yatak malzemesi olabilirliği araştırılmıştır. Kompozit malzeme içerisinde ki takviye malzemesi GGG40' ın miktarının artmasıyla yüzey sertliklerinde ve gözenek miktarlarında artışlar görülmüştür. Ayrıca GGG40 miktarının fazla olduğu kompozit malzemelerin aşınma testlerinde yüzey pürüzlülüğü ve temas bölgesi sıcaklıklarında artışlar gözlemlenmiştir. Takviye malzemesi içerisinde ki küresel grafitlerin yağlayıcı etkisiyle aşınmanın ilerleyen süreçlerinde sürtünme katsayısında belirgin düşüşler tespit edilmiştir.

Aydın Güneş
Konya Technical University · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Filaman sarım ctp borularda darbe sonrası basma (CAI) davranışının incelenmesi

Filaman sarım tekniği ile üretilen CTP (Cam Takviyeli Polimer) kompozit borular basınçlı kimyasal madde içeren sıvıların, endüstriyel sıvıların iletiminde, petrol ve doğalgaz iletimi ve çeşitli alanlarda konstriksiyon malzemesi olarak birçok alanda kullanılmaktadır. CTP kompozit borular gerek montaj gerekse servis esnasında çeşitli sebeplerden dolayı düşük hızlı darbelere maruz kalabilmektedir. Darbenin etkisiyle CTP kompozit boru cidarında; matris çatlağı, elyaf hasarı ve tabakalar arası ayrılma gibi gözle görülmeyen hasarlar meydana gelebilir. Darbe sonucu oluşan bu hasarlar ile mukavemet kaybına uğrayan kompozit borular, servis esnasında beklenen mukavemet değerlerini verememektedir. Düşük hızlı darbe sonrası oluşan hasarların incelenmesi ve bu hasarların kompozit borunun mukavemet kayıplarına etkisinin araştırılması için (±55°)3 konfigürasyonuna sahip üç farklı çapta (Ø54, Ø72 ve Ø96 mm) kompozit boru üretilmiştir. Düşük hızlı darbe hasarının etkisinin incelenmesi amacıyla, yukarıda belirtilen çaplardaki borular üzerine ASTM D 7136 standardına göre, 1.5, 2, 2.5 ve 3 m/s hızlarda darbe uygulanmış ve ön hasar oluşturulmuştur. Düşük hızlı darbe sırasında Kuvvet-Zaman, Kuvvet-Deplasman ve Enerji-Zaman grafikleri çıkartılarak boruların dinamik davranışları ve oluşan hasarlar incelenmiştir. Darbe sonrası borularda oluşan hasarların kalan mukavemete etkilerinin incelenebilmesi için ön hasarlı borulara ASTM D 7137 standardına göre Darbe Sonrası Basma (CAI) testleri yapılmış ve Kuvvet-Deplasman grafikleri elde edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, darbe hasarsız numunelerin davranışlarıyla karşılaştırılmıştır. Düşük hızlı darbe ve darbe sonrası basma deneyleri sırasında elde edilen veriler ve oluşan hasarlar kaydedilmiştir. Deneyler sonrasında CTP boruların optik mikroskop ve SEM görüntüleme ile makro/mikro hasar analizleri yapılmıştır

Dilek Soylu Gemi
Konya Technical University · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bal peteği kompozitlerinin ön gerilme altında doğal titreşim davranışlarına yapıştırıcı özelliklerinin ve kor geometrisi etkisinin incelenmesi

Bu çalışmada havacılık sektöründen enerji sektörüne hafifliğin ve rijitliğin önemli olduğu alanlarda tercih edilen balpeteği kompozit malzemesinin öngerilmesiz, yerçekimi öngerilmesi ve termal genleşme öngerilmesi altında seçilen geometri parametreleri (kor genişliği, kor yüksekliği, topoloji) ve yapıştırıcı malzemenin termal genleşme katsayısı, elastisite modülü parametrelerinin doğal titreşim frekansları üzerindeki etkisi sonlu elemanlar yöntemi yardımıyla araştırılmıştır. Bilindiği üzere yapılar, üzerine gelen titreşimler özellikle doğal frekanslar ile aynı frekansta ise küçük yüklemelerde dahi yıkıcı etkiler doğurabilmektedir. Yapılan analizler sonucunda öngerilmenin doğal frekanslar üzerinde etkisi olduğu belirlenmiştir. Ancak söz konusu malzemenin yüksek rijitliğe ve hafifliğe sahip olmasından dolayı yerçekimi altında öngerilme oluşumunun sebep olduğu etki, incelediğimiz parametre aralığında yok sayılacak kadar düşük olduğu belirlenmiştir. Termal genleşme öngerilmesi sonucunda ise genellikle ilk doğal frekans değerleri düşerken, diğer mod frekansları üzerindeki değişim etkisinin çok düşük olduğu belirlenmiştir. Kor genişliği parametresinin değeri arttıkça rijitliğin azaldığı, kor yüksekliği parametresinin değeri arttıkça rijitliğin arttığı belirlenmiştir. Kor genişliği parametre değerinin büyümesi sonucunda ana mod frekansı (kabul: toplam kütlenin %5'inden fazlasını harekete geçiren doğal frekans değerleri 'ana mod' olarak adlandırılmıştır) değerinin daha düşük frekans değerine ve incelenen 100 adet mod frekansının dar bir frekans aralığına taşındığını belirlenmiştir. Topoloji parametresinin değeri arttıkça ana mod frekansının daha düşük frekans değerine ve incelenen 100 adet mod frekansının dar bir frekans aralığına taşındığı belirlenmiştir. Kor yüksekliği parametresinin değeri arttıkça incelenen 100 adet mod frekansının dar bir frekans aralığına taşındığı belirlenmiştir. Ancak ana mod frekans değerlerinin serbestlik yönüne göre arttığı veya azaldığı durumlar olduğu belirlenmiştir. Bu sebeple ana mod frekansının değişimi ile alakalı genel bir sonuç yorumu yapılamamaktadır. Epoksi malzemenin elastisite modülü değerinin artması sonucunda ana mod frekans değerlerinin genellikle çok küçük miktarda arttığı belirlenmiştir. Epoksi malzemenin termal genleşme katsayısı değerinin artması sonucunda doğal frekans değerleri birebir aynı çıkmaktadır. Epoksi malzemenin elastisite modülü ve termal genleşme katsayısı parametrelerinin termal genleşme öngerilmesiz / öngerilmeli analiz sonuçları karşılaştırdığında, öngerilme sonucunda ana mod frekans değerinin genellikle çok küçük miktarda arttığı belirlenmiştir.

İbrahim Yozgatlı
Konya Technical University · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sio2 nanopartikül takviyeli alüminyum matris kompozitlerin üretimi, mekanik ve şekillendirilebilirlik özelliklerinin incelenmesi

Modern mühendislik alanlarında kaydedilen yeni gelişmeler, geleneksel metal ve alaşımlarının yeni hizmet alanlarının ihtiyaçlarını karşılayamadığı için, yeni malzemelere olan talepleri de arttırmaktadır. Metal matrisli kompozitlerin üretiminde en yoğun kullanılan metal alaşımları, düşük yoğunlukları ve kolay üretilebilirlikleri nedeniyle alüminyum alaşımlarıdır. Alüminyum ve alaşımlarının iyi özelliklerinin yanı sıra mekanik özelliklerinin düşük olması gibi bazı önemli dezavantajlarının olması bu malzemelerin kullanımlarını sınırlandırmaktadır. Ticari alüminyum ve alaşımlarının bu olumsuz özelliklerinin giderilmesinde kullanılan en yaygın yöntemlerden birisi de bu malzemelere sert takviye elemanları ilave etmektir. Bu şekilde bu malzemelerin dayanım ve sertlikleri önemli derecede artırılmaktadır. Bu çalışmada alüminyum matrisli nano SiO2 takviyeli kompozit malzeme üretimi yapılmıştır. Nano SiO2 oranı olarak ağırlıkça % 3 ve % 1,5 oranlarında karıştırılarak AA1050 malzeme referansı üzerinden çekme testi ile meydana gelen mekanik davranışlardaki değişimler incelenmiştir. Kompozit malzemenin çekme mukavemet değerlerinde artış % 3 nano SiO2 karışımında rekristalizasyon rekristalizasyon tavsız haddelenmiş değişik kalınlıklarda alınan numunelerin çekme testi deneyi sonucunda en fazla % 13 artış tespit edilmiştir. Malzemenin mukavemet değerlerinde artış % 1,5 nano SiO2 karışımında rekristalizasyon tavsız haddelenmiş değişik kalınlıklarda alınan numunelerin çekme analizi sonucunda en fazla % 14,4 artış tespit edilmiştir. Malzemenin çekme mukavemet değerlerinde artış % 3 nano SiO2 karışımında rekristalizasyon tavsız haddelenmiş daha sonrasında tavlanıp H0 yapılmış değişik kalınlıklarda alınan numunelerin çekme analizi sonucunda en fazla % 10,5 artış görülmüştür. Malzemenin mukavemet değerlerinde artış % 1,5 nano SiO2 karışımında rekristalizasyon tavsız haddelenmiş daha sonrasında tavlanıp H0 yapılmış değişik kalınlıklarda alınan numunelerin çekme analizi sonucunda en fazla % 10,7 artış sağlamıştır. Yapılan çalışmada optimum % 1,5 nano SiO2 miktarının alüminyum malzemenin mukavemet değerlerini önemli ölçüde arttırdığı tespit edilmiştir. Malzemelerin tavlanmasından dolayı H-0 kondüsyonundaki malzemelerin iç gerilmelerinin giderildiği için nano SiO2 ilavesi yapılan malzemelerde kuvvetler sıvamada genel olarak AA1050 malzemeden ortalama 1000 N fazla kuvvet harcanmıştır. Nano SiO2 malzemesinin sertliğinden kaynaklanan bu kuvvet artışı sıvanan malzemelere dayanım ve direnç kazandırdığı görüşüne varılmıştır. Sıvama yapılan numunelerde nano SiO2 ilave edilen malzemelerde sıvama kuvvetinde artış görülmüştür.

Serkan Doğan Önal
Konya Technical University · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hacimsel pikselleme yöntemi ile üç boyutlu nesne tanımlama ve gerçek zamanlı sonlu elemanlar analizi yapabilen derin öğrenme algoritması geliştirilmesi

Sonlu elemanlar analizi, yapıların fiziksel davranışlarını tespit etmek için bilgisayar ortamında tasarlanan ve belirli formülasyonlar ile çözülen simülasyon yöntemidir. Problemin büyüklüğüne veya karmaşıklığına göre hazırlık ve çözüm süresi artmaktadır. Sonlu elemanlar analizi için olması gerekenler, geometri ve sınır koşullarıdır. SEA'nın zor ve yorucu olmasının sebebi hazırlık aşamasının çok fazla girdi istemesidir. Ayrıca SEA yapabilmek için ileri düzeyde mühendislik bilgisi de gereklidir. Üç boyutlu yazıcı kullanımının artması da SEA'ya olan ihtiyacı arttırmıştır. Cep telefonu ve tabletlerin işlem gücünün gelişmesi ile sonlu elemanlar analizinin, girdiye ihtiyaç duymadan telefon kamerası ile yapılabilirliğinin mümkün kılınması adına altyapı oluşturulmuştur. Basit analizlerin otomatik olarak yapılabilmesi için derin öğrenme algoritmaları tasarlanmıştır ve eğitilmiştir. Hayatımızın her alanına giren yapay zekânın, sonlu elemanlar analizi alanında ne gibi çözümler sunacağı incelenmiştir ve gerekli yöntemler için farklı algoritmalar yazılmıştır. Bu çalışmada, görüntü işleme yöntemi ile, analiz edilecek parçayı tanımlayan ve malzemesini sınıflandırabilen bir algoritma oluşturulmuştur ve yüksek başarı oranı ile çalışmıştır. Üç boyutlu geometrilerin sınıflandırılabilmesi için özelleştirilmiş bir evrişimli sinir ağı tasarlanmıştır. Üç boyutlu geometrilerin sinir ağlarına öğretilmesi için katı pikselleme yöntemi kullanılmış ve sinir ağı başarı ile eğitilmiştir. Sonlu elemanlar analizinin hızlandırılması ve geometrilerin sınıflandırılarak SEA'ya girdi sağlaması için 3888 farklı analiz sonucu yapay sinir ağlarında eğitilmiş ve doğruluk oranları tayin edilmiştir. Sonlu elemanlar analizi ile çözüm süresi 48 saati geçen problemler, yapay sinir ağı ile 10 saniye içinde %91 doğrulukla sonuç vermiştir.

Sayısal görüntü işleme
Ahmet Okudan
Konya Technical University · Institute of Graduate Studies
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Elektro-eğirme yöntemiyle üretilmiş çok cidarlı karbon nanotüp (Çcknt) takviyeli polivinil alkol (Pva) nano-keçe barındıran kompozit levhaların mekanik davranışlarının belirlenmesi

Bu çalışmada, oda sıcaklığında elektro-eğirme yöntemiyle üretilmiş farklı oranlarda (ağırlıkça %1, %2 ve %3) Çok Cidarlı Karbon Nanotüp (ÇCKNT) takviyeli Polivinil Alkol (PVA) nano keçe barındıran cam elyaf kompozit levhaların mekanik özellikleri ve kırılma davranışlarının standart mekanik deneyler yardımıyla tayin edilmesi amaçlanmıştır. Bunun için ilk olarak, ÇCKNT takviyeli PVA kullanılarak elektro eğirme yöntemiyle nanoelyaf keçeler üretilmiştir. Üretilen nanoelyaf keçelerin morfolojik yapılarının incelenmesi amacıyla Taramalı Elektron Mikroskopisi (SEM) görüntüleri alınarak analiz edilmiştir. Son olarak, nanoelyaf keçelerden vakum yardımıyla reçine transfer kalıplama (VARTM) tekniği benzeri bir yöntem olan "Vakum Destekli Elle Yatırma Yöntemi" kullanılarak kompozit levhalar oluşturulmuştur. Üretilen PVA esaslı nano yapıların ve sonrasında üretimi gerçekleştirilen PVA nanoelyaf keçe barındıran kompozit numuneler standartlara uygun biçimde Çekme Testi (ASTM D 3039), Düşük hızlı darbe testi (ASTM D 7136), Üç noktadan eğilme testi (ASTM D 7264), Darbe sonrası basma testi (ASTM D 7137) gibi çeşitli mekanik testlere tabi tutulmuşlardır. Testler sonucunda kompozit levhaların mekanik davranışları incelenmiş ve mukavemet değerleri belirlenerek elde edilen sonuçlar mukayese edilmiştir. Son olarak, hasar görmüş numunelerin kırılma yüzeyleri optik ve dijital mikroskop yardımıyla incelenerek farklı oranlardaki ÇCKNT içeren PVA nanofiber takviyesinin numunelerde gelişen hasar davranışlarına ve gelişimlerine etkisi anlaşılmaya çalışılmıştır.

Ünal Özten
Konya Technical University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kompozit malzemelerin hidrolik silindirlerde kullanılabilirliğinin araştırılması

Bu çalışmada hidrolik silindirlerin ağırlığını azaltmak için geleneksel çelik malzemeler yerine yüksek mukavemet/ağırlık oranı ile öne çıkan kompozit malzemelerin kullanılması amaçlanmıştır. Bu kapsamda Tip 1 ve Tip 2 olmak üzere iki farklı hidrolik silindir tasarlanmış ve ANSYS paket programı yardımıyla sayısal analizler yürütülmüştür. Tip 1 hidrolik silindirler için jeodezik kubbe profilli alüminyum astar kullanılmış ve yüzeyinde kompozit katmanlar oluşturulmuştur. Aynı şekilde Tip 2 hidrolik silindirler için açık uçlu alüminyum astar kullanılmış ve yüzeyinde kompozit katmanlar oluşturulmuştur. Sayısal analizlerde, kutup ağzı yarıçapı, astar kalınlığı, istif sırası, elyaf malzemesi, çember sarım tabaka kullanımı ve elyaf oryantasyonu gibi tasarım parametrelerinin mekanik özellikler üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Ayrıca yanıt yüzey optimizasyonu ile tasarım parametreleri optimize edilmiş ve böylece her iki hidrolik silindir için de optimum tasarım parametreleri belirlenmiştir. Mevcut çalışma sonucunda, kutup ağzı yarıçapındaki artışın helisel sarım açısı ve dolayısıyla mekanik özellikler üzerinde önemli miktarda iyileştirici etkileri olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca helisel sarım katmanların eksenel yüklere karşı yetersiz kalabileceği ve bu nedenle teğetsel yüklere karşı takviye edici katman olarak çember sarım tabakaların kullanılması gerektiği ortaya çıkmıştır. Diğer taraftan çelik hidrolik silindirlerle aynı mukavemete sahip kompozit hidrolik silindirlerin tasarlanabileceği tespit edilmiştir. Ayrıca kompozit malzemelerin kullanımı ile Tip 1 ve Tip 2 hidrolik silindirlerin geleneksel hidrolik silindirlere göre sırasıyla %53.78 ve %38.42 daha hafif olduğu gözlemlenmiştir.

ANSYSCevap yüzey yöntemiFilaman sargı+3
Taner Coşkun
Konya Technical University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çift-çift kompozitlerde termal burkulmanin birinci mertebe kayma-deformasyon teorisi ile modellenmesi ve parçacik sürü optimizasyonu yöntemiyle optimizasyonu

Bu tez çalışmasında, Tsai'nin önerdiği çift-çift kompozit levha tasarım yaklaşımı için Klasik Kompozit Plaka Teorisi (CLPT) ve Birinci Dereceden Kayma Deformasyon Teorisi (FSDT) denklemleri yardımıyla MATLAB ortamında kompozit plaka için A, B ve D rijitlik matrisleri hesaplanmıştır. Plakanın kuvvet- moment denge denklemleri, A ve D rijitlik matrisleri yardımıyla burkulma denklemi oluşturulmuştur. Düzlem içi gerilmelerin kompozit A matrisi ve orta düzlem şekil değişimi ile ilişkilendirilmesi kritik sıcaklık farkının elde edilmesini sağlamaktadır. Kompozit bir plaka için geliştirilen kod yardımıyla, burkulmanın meydana geldiği en yüksek sıcaklık farkı; çift-çift kompozit dizilim kuralları, değişken tabaka kalınlıkları ve farklı sınır koşulları (SSSS, SSCC, CCSS, CCCC) dikkate alınarak Parçacık Sürü Optimizasyonu (PSO) algoritması ile hesaplanmıştır. Kritik sıcaklık farkının belirlenmesinde iki temel kısıtlama kullanılmıştır. Birinci kısıtlama, tabakalar arası kayma gerilmesinin (ILSS) tabakalar arası kayma mukavemetinden (ILS) küçük olmasıdır. Bu kapsamda, epoksi matrisli cam elyaf ve karbon elyaf takviyeli iki farklı çift-çift kompozit levha için standartlardan alınan tabakalar arası mukavemet değerleri dikkate alınmış ve bu değeri aşmayan dizilimler belirlenmiştir. Bu kısıtlama, tabakaların ayrılmasını önlemeyi amaçlamaktadır. İkinci kısıtlama ise, elde edilen kritik sıcaklık farkının Tsai-Hill hasar kriterini sağlamasıdır. Belirtilen kısıtlamalar için MATLAB koduna penaltı fonksiyonu eklenmiştir. Bu penaltı fonksiyonu dışında kalan optimum tasarım parametreleri PSO algoritması ile elde edilmiştir. Burkulmanın gerçekleştiği en yüksek sıcaklığı veren sürü değerleri; ilk açı (θ1), ikinci açı (θ2), tabaka kalınlığı (t) plaka boyu/ plaka eni (a/b) kullanılarak elde edilen kritik sıcaklık farkı değeri pozitif bir değer olmasına rağmen, PSO algoritması maliyet fonksiyonunu minimize etmeye çalıştığı için maliyet fonksiyonu negatif değeri alınmıştır. Kritik sıcaklık farkı ΔT'nin maksimum değeri, maliyet fonksiyonunun minimumu olarak değerlendirilmekte ve PSO tarafından en uygun çözüm olarak seçilmektedir. PSO algoritması, farklı tabaka sayıları (K = 8, 16, 32 ve 40) için küresel en iyi değerleri hesaplamakta, ardından bu değerler içinden optimum değerli seçmektedir. Örnek vermek gerekirse SSSS sınır şartında çift eksenli yükleme ve grafit/epoksi malzeme için burkulmanın gerçekleştiği en yüksek sıcaklık farkı değeri (maliyet fonksiyonu) -278.54 olarak hesaplanmıştır. Bu maliyet fonksiyonunun sürü değerleri ise θ1:16°, θ2:16°, t: 0.0004m, K: 40, a/b:1.5 olacak şekilde hesaplanmıştır. Sonuçlar kısmında PSO algoritması sonucunda edilen sonuçlar karşılaştırılmıştır.

Ahmet Emre Akhan
Konya Technical University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Atık poliamid katkılı polimer matris kompozit geliştirilmesi ve mekanik karakterizasyonu

Bu çalışmada, fabrika atığı olan poliamid ipliklerin katkısıyla çevre dostu ve ekonomik açıdan avantajlı yeni bir polimer matris kompoziti geliştirilmiş ve bu kompozitin mekanik özellikleri kapsamlı bir şekilde incelenmiştir. Araştırmanın ana hedefi, atık malzemelerin değerlendirilmesi yoluyla sürdürülebilirlik ve maliyet etkinliği sağlarken üstün performanslı malzemeler üretmektir. Reçine kompozitinin mekanik performansını belirlemek için çekme testi, üç noktadan eğilme testi ve sıyrılma testi gibi temel mekanik testler gerçekleştirilmiştir. Bu testler, eğilmede mukavemet, eğilmede elastiklik modülü, birim şekil değiştirme ve gerilme performansı gibi kritik parametreleri değerlendirmek için yapılmıştır. Çalışmada, farklı boyutlardaki poliamid ipliklerin kompozit malzeme üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Analizler, deneysel parametrelerin malzemenin mekanik performansı üzerindeki etkilerini detaylı bir şekilde ortaya koymuştur. Sonuçlar, atık poliamid katkısının polimer matris kompozitin mekanik özelliklerine anlamlı katkılar sağladığını ve optimize edilmiş formülasyonların endüstriyel uygulamalar için güçlü adaylar olduğunu göstermiştir.

Müfit Samet Arpınar
Konya Technical University · Institute of Graduate Studies
2025
10
Master'sOpen AccessTR

Atık kauçuk katkılı ön gerilmeli polimer kompozit geliştirilmesi ve mekanik özelliklerinin araştırılması

Tez çalışmasının ana hedefi, hurda lastiklerden elde edilen geri dönüştürülmüş atık kauçuk partiküllerinin polimer bileşimine katılarak değerlendirilmesi, ön gerilmeli elemanlar ile performansının artırılarak çevreye duyarlı, dayanıklı yeni nesil bir malzeme geliştirilmesidir. Çalışma kapsamında, belirli oranlarda atık kauçuk partikülleri, epoksi reçine ile karıştırılarak elde edilen farklı karışım oranlarına sahip küp numuneler üzerinde Shore HL sertlik ölçümleri ile Arşimet prensibine dayalı yoğunluk ölçümleri yapılmıştır. İkinci aşamada, belirli oranlarda atık kauçuk partikülleri içeren kiriş numuneler içerisine yerleştirilen çelik elemanlara belirli oranlarda ön gerilme uygulanarak elde edilen numuneler üzerinde darbeli çekiç testi ve üç nokta eğilme testi uygulanmıştır. Yapılan testlerden elde edilen sonuçlara göre atık kauçuk oranının artması ile malzemenin dayanım, tokluk değeri, elastisite modülü, doğal frekans ve sertlik değerlerinde azalma damping değerinde ise kısmen artış görülmüştür. Ön gerilme oranının ise elastisite modülünde kısmen bir azalmaya sebep olduğu, diğer parametreler üzerinde belirgin bir etkisinin olmadığı tespit edilmiştir.

Polimer kompozitler
Hakkı Ekem
Konya Technical University · Institute of Graduate Studies
2025
00

Other supervisors