Theses supervised by Prof. Dr. Orhan Doğan

10 theses · İstanbul Beykent University

Master'sOpen AccessTR

Fen ve sosyal bilimlerde öğrenim gören üniversite öğrencilerinin duygusal zekalarının bazı alt boyutlar yönünden karşılaştırılması

Bu araştırmada, fen ve sosyal bilimlerde öğrenim gören üniversite öğrencilerinin duygusal zekâlarının bazı alt boyutlar yönünden karşılaştırılması amaçlanmıştır. Araştırmada veri toplama araçları olarak, Kişisel Bilgi Formu (KBF) ve Duygusal Zekâ Değerlendirme Ölçeği(DZDÖ) kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini İstanbul Kültür Üniversitesi Meslek Yüksekokulları'nda öğrenim gören 149'u kadın, 123'ü erkek olmak üzere toplam 272 üniversite öğrencisi oluşturmuştur. Bu öğrencilerin 103'ü Çocuk Gelişimi, 59'u Halkla İlişkiler ve Tanıtım, 42'si Elektronik Teknolojisi ve 68'i Uçak Teknolojisi bölümlerinde öğrenim görmektedir. Katılımcılardan elde edilen veriler, SPSS versiyon 21.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Bireylerin duygusal zekâ düzeyleri ve alt ölçek puanlarında farklılık olup olmadığını belirlemek amacıyla bağımsız gruplar t testi yapılmış, sonuçların cinsiyet değişkenine göre anlamlı olarak farklılaştığı saptanmış, kadınların erkeklere oranla duygusal zekâ düzeylerinin daha yüksek olduğu görülmüştür. Bireylerin yaş değişkeni ile duygusal zekâ düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılan korelasyon analizi sonuçlarına göre, bireylerin yaşları ile duygusal zekâ düzeyleri arasında negatif yönde düşük düzeyde bir ilişki bulunmuştur. Üniversite öğrencilerinin öğrenim gördükleri bölümlerin, öğrencilerin duygusal zekâ düzeylerinde farklılık yaratıp yaratmadığını saptamak amacıyla yapılan Anova ve Kruskal Wallis H testi sonuçlarına göre, duygusal zekâ düzeyleri ve bölümler arasında anlamlı farklılığa rastlanmıştır. Bireylerin öğrenim gördükleri fen ve sosyal bilimler kategorileri ile duygusal zekâ düzeyleri arasında anlamlı farklılık olup olmadığını saptamak amacıyla yapılan t testi ve Mann Whitney U testi analizi sonuçlarına göre ise, sosyal bilimler alanında öğrenim gören üniversite öğrencilerinin duygusal zekâ düzeylerinin fen bilimler alanında öğrenim gören üniversite öğrencilerine göre daha yüksek olduğu saptanmıştır. Anahtar kelimeler : Duygusal Zekâ, Üniversite Öğrencileri, Sosyal Bilimler, Fen Bilimleri

Duygusal zekaFenSosyal bilimler+3
Gülhan Gökçe Ceran Yıldırım
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerin atılganlık, utangaçlık ve yalnızlık düzeyleri

Bu araştırmada, 13-17 yaşları arasındaki ergenlerin atılganlık, utangaçlık ve yalnızlık düzeylerini belirlemek ve bazı değişkenler yönünden incelemek amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini İstanbul'da yaşayan, 13-17 yaşları arasındaki 194'ü kadın, 158'i erkek olmak üzere toplam 352 ergen oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama araçları olarak, Kişisel Bilgi Formu, UCLA Yalnızlık Ölçeği ve Rauthus Atılganlık Envanteri kullanılmıştır. Katılımcılardan elde edilen veriler, SPSS versiyon 21.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Bireylerin atılganlık, utangaçlık ve yalnızlık düzeylerini belirlemek amacıyla bağımsız gruplar t testi yapılmıştır. Araştırmaya katılan bireylerin atılganlık, yalnızlık ve utangaçlık düzeylerini saptamak amacıyla puan ortalamalarına bakılmış; yalnızlık puan ortalamalarının orta düzeyde, atılganlık puan ortalamalarının orta düzeyin biraz üzerinde, utangaçlık puan ortalamalarının ise orta düzeyin altında olduğu belirlenmiştir. Yalnızlık düzeylerinde cinsiyete göre anlamlı bir fark olmadığı saptanmıştır. Erkeklerin atılganlık düzeyi kızlardan istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek iken; kızların utangaçlık düzeyi erkeklerden daha yüksek bulunmuştur. Ergenlerin atılganlık, yalnızlık ve utangaçlık düzeylerinde sosyoekonomik düzeye göre anlamlı bir fark olup olmadığını saptamak amacıyla bir yönlü varyans analizi (ANOVA) yapılmıştır. Ergenlerin utangaçlık düzeyleri ile sosyoekonomik düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki olmadığı görülmüştür. Ergenlerin atılganlık düzeylerinde ise yüksek ve orta sosyoekonomik düzey değişkenlerinde anlamlı bir farklılaşma olduğu görülürken; aynı zamanda, orta sosyoekonomik düzey değişkeninde anlamlı bir farklılaşma görülmemiştir. Ayrıca, ergenlerin yalnızlık düzeylerinde düşük ve orta sosyoekonomik düzey değişkeni arasında anlamlı farklılaşmaya rastlanmışken, yüksek sosyoekonomik düzey değişkeninde anlamlı bir farklılaşma gözlenmemiştir.

AtılganlıkErgenlerSosyoekonomik durum+4
Rabia Karaaslan Arkan
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Üç-altı yaşları arasındaki otistik çocuklarda uygulamalı davranış analiz yönteminin stereotipik davranışlara etkisi

Bu araştırmada, üç-altı yaşları arasındaki otistik çocuklarda uygulamalı davranış analizi yönteminin stereotipik davranışlara etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Araştırmada Gilliam Otistik Bozukluk Derecelendirme Ölçeği (GOBDÖ-2-TV) kullanılarak, İstanbul ilinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı çeşitli özel eğitim ve rehabilitasyon kurumlarında özel eğitim almakta olan 3-6 yaşları arasındaki 8 kişilik deney grubu ve 3-6 yaşları arasındaki 8 kişilik kontrol grubu oluşturmuştur. Daha sonra 12 hafta süresince haftada 26 saat uygulamalı davranış analizi yöntemi uygulanan çocuklar ile kontrol grubundaki çocukların stereotipik davranış alt ölçeği sonuçları karşılaştırılmıştır. Çalışma sonuçlarına göre uygulamalı davranış analizi öncesinde deney ve kontrol grubundaki çocukların stereotipik davranışlar, iletişim ve sosyal etkileşim düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark görülmezken (p>0,05); uygulama sonrasında deney ve kontrol grubunun iletişim,sosyal etkileşim boyutunda istatistiksel olarak anlamsız (p>0,05), stereotipik davranışlar ve Otistik Bozukluk İndeksi (OBİ) değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklar bulunmuştur (p<0,05). Araştırma sonuçlarına göre kontrol grubunun üç boyutta ve OBİ değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmamıştır (p>0,05). Araştırmada elde edilen bu bulgular, uygulamalı davranış analizinin, 3-6 yaşları arasındaki otistik çocukların stereotipik davranışları üzerinde olumlu etkilerinin olduğunu göstermektedir.

Davranış analiziOkul öncesi çocuklarOtistik çocuklar+2
Gamze Yücel
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Cinsiyetçi ve saldırgan tutumlar ile kadına yönelik aile içi şiddeti doğal görme arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı yetişkinlerde cinsiyetçi ve saldırgan tutumlarının incelenmesi ve bu tutumların kadına yönelik şiddeti doğal (meşru) görme tutumuna olan etkisinin incelenmesidir. Araştırma, ilişkisel tarama modelinin kullanıldığı betimsel bir çalışmadır. Araştırmanının örneklemi, 2015 yılında İstanbul'da yaşayan, serbest dağılıma sahip toplam 767 yetişkin kişiden oluşmuştur. Araştırmada kişilerin kadına yönelik şiddeti meşru görme tutumu düzeyleri Evlilikte Kadına Yönelik Şiddeti Meşrulaştıran İçerikler Ölçeği, cinsiyetçi tutum düzeyleri Çelişik Duygulu Cinsiyetçilik Ölçeği, saldırganlık tutum düzeyleri Saldırganlık Envanteri kullanılarak ölçülmüştür. Bu ölçeklerden aldıkları puanlar ve bu puanların cinsiyetlerine, eğitim düzeylerine, yaşamlarında şiddete tanık olma ve şiddete maruz kalma durumlarına göre değişimleri incelenmiştir. Araştırma verilerinin analizinde SPSS 21 programı kullanılmıştır. Cinsiyetlere göre farklılaşmayı belirlemek için elde edilen veriler bağımsız gruplar t testi ile analiz edilmiştir. Bağımlı değişkenin kadına yönelik aile içi şiddetin meşru görülmesi olan modelde, çelişik duygulu cinsiyetçilik değişkeninin anlamlı etkisinin olduğu görülmüştür. Aynı zamanda kadına yönelik aile içi şiddetin meşru görülmesi üzerinde saldırganlık tutumunun anlamlı etkisinin olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Kadına yönelik aile içi şiddet, kadına yönelik aile içi şiddeti meşru görme, çelişik duygulu cinsiyetçilik, saldırganlık

Aile içi şiddetCinsiyetçilikKadın sorunları+2
Başak Cansu Akçelik
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Sigarayı bırakmada varenicline ve varenicline ile birlikte uygulanan bilişsel-davranışçı terapinin karşılaştırılması

Bu araştırma sigara bırakma polikliniğine gelen hastalara ilaç tedavisi ile birlikte uygulanan bilişsel davranışçı tedavinin etkisini ölçmek için yapılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak 'Fagerström Nikotin Bağımlılığı Testi' kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sigara Bırakma Polikliniği'ne gelen 40-50 yaşları arasındaki 30 hasta oluşturmuştur. Bu hastalar daha önceden uzun süreli sigarayı bırakmamışlardır. Deney grubundaki hastalara altı seanstan oluşan yapılandırılmış bilişsel davranışçı tedavi programı ile 3 aylık ilaç tedavisi uygulanmıştır. Kontrol grubundaki hastalara sadece üç ay boyunca ilaç tedavisi uygulanmıştır. Üç ay sonunda her iki guruba da son test yapılmıştır. Hastalardan elde edilen veriler 'Sosyal Bilimler için İstatistik Paket Programı (SPSS) 21.0' sürümü kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, hem deney hem de kontrol grubu hastaları ön test son test puanları karşılaştırıldığında sigara bırakmada başarılı olduğu gözlense de varenicline ile bilişsel davranışçı tedavinin, sadece varenicline tedavisinden daha başarılı olduğu görülmüştür.

Bilişsel davranış terapileriSigarayı bırakmaTedavi+2
Umut Karagöz
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde iletişim becerileri ve utangaçlık arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, ergenlerde iletişim becerileri ve utangaçlık arasındaki ilişkinin ortaya konulmasıdır. Ek olarak, araştırmada öğrencilerin cinsiyeti, yaşı, kaç kardeş oldukları, doğum sırası, okul başarısı, ebeveynlerin eğitim düzeyi ve gelir düzeyinin iletişim becerileri ve utangaçlık üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Araştırmaya İstanbul İlinde Beşiktaş ilçesindeki liselerde okuyan 14-18 yaş arasında olan 200 öğrenci alınmıştır. Veri toplama araçları olarak İletişim Becerileri Ölçeği ve Utangaçlık Ölçeği kullanılmıştır. Aynı zamanda öğrencilerin sosyo-demografik özelliklerini belirlemek amacıyla araştırmacı tarafından Kişisel Bilgi Formu oluşturulmuştur. Araştırmada sosyo-demografik özelliklere göre bakıldığında; kızların iletişim beceri düzeylerinin erkeklere oranla daha yüksek olduğu, ergenlerin yaşları büyüdükçe utangaç düzeylerinin düşmekte olduğu, öğrencilerin okul başarısı düşük ve orta olan öğrencilerin diğer öğrencilere oranla utangaçlık düzeylerinin daha yüksek olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Araştırmada yer alan ebeveynlerin eğitim düzeyi, gelir düzeyi gibi sosyo-demografik özelliklere göre de anlamlı sonuçlar elde edilmemiştir. Araştırmada grubun iletişim becerileri düzeyleri ile utangaçlık düzeyleri arasında da negatif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Araştırmanın sonunda yer alan tartışma bölümünde bulgulara dayalı olarak araştırmacılara, alanda çalışan psikolojik danışmanlara ve ailelere yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler : Ergenlik, İletişim Becerileri, Utangaçlık

ErgenlerErgenlikUtangaçlık+2
Gizem Yetişkin
İstanbul Beykent University
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Seyrantepe ortaokulu öğrencilerinin algılanan sosyal destek düzeyleri ile akademik başarıları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı ortaokul 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinin algıladıkları sosyal destek ile akademik başarıları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bunun yanı sıra, sosyal destek kaynakları bakımından algılanan aile desteği, algılanan arkadaş desteği veya algılanan öğretmen desteklerinin hangisinin akademik başarıyı yordayıp yordamadığını, eğer yorduyorsa, hangilerinin yordadığını ve derecelerini araştırmaktır. Çalışma grubu, 2015-2016 eğitim-öğretim yılında, İstanbul ili, Kağıthane ilçesindeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Seyrantepe Ortaokulu'nda öğrenim gören 139 (67 kız,72 erkek) öğrenciden oluşmaktadır. Öğrencilerin yaşı 12-15 arasında değişmektedir. Araştırmada veriler, Algılanan Sosyal Destek Ölçeği'nin Revizyonu: ASDÖ-R ve Kişisel Bilgi Formu kullanılarak toplanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 21.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın bulguları 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinin algıladıkları sosyal desteğin ve algılanan öğretmen desteğinin öğrencilerin akademik başarılarını anlamlı olarak yordadığını göstermiştir. Bir diğer deyişle öğrencilerin algıladıkları sosyal destek düzeyi ve öğretmenlerinden algıladıkları sosyal destek düzeyi arttıkça, akademik başarı düzeyleri de artmaktadır. Ayrıca annenin eğitim düzeyi ile algılanan sosyal destek, algılanan aile desteği ve algılanan arkadaş desteği; kardeş sayısı ile algılanan sosyal destek ve algılanan arkadaş desteği arasında ilişkiler bulunmuştur. Bulgular ile ilgili literatüre dayanılarak tartışılmış ve gelecek araştırmalara yönelik öneriler sunulmuştur.

Akademik başarıAlgılanan sosyal destekOrtaokul öğrencileri+1
Leyla Şahin
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Amatör beden geliştirme sporu yapan yetişkin erkeklerin beden imajlarının incelenmesi

Klinik psikoloji literatürü incelendiğinde beden imajı kavramı kadın bedenine odaklanan, ancak erkek beden imajına neredeyse hiç değinilmemiş araştırmaların bir değişkeni olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu durum kadınların fiziksel görünümlerine erkeklerden daha çok önem verdiği inancına dayanmaktadır. Günümüzde ise erkekler de kadınlar gibi bedensel değişiklik yapma motivasyonu içinde çeşitli aktivitelerde bulunmaktadır. Erkeklerin bedensel değişimi sağlamada tercih ettikleri yollardan biri de beden geliştirme sporu olmaktadır. Beden geliştirme sporu bireyin beden imajı üzerinde ve dolayısıyla bedenine ilişkin algısını doğrudan etkilemesi sebebiyle psikolojik etkisi de güçlü olan bir spor dalıdır. Bugüne kadar bu spor dalı ve bu sporu yapan bireylerin beden imajları klinik psikoloji alanında çeşitli araştırmalara kaynaklık ederken, toplumsal bakış açısı da bu sporla ilgilenen bireylerdeki ruhsal durum ve bunun sonuçlarına odaklanmıştır. Oysa beden ve ruh sağlığı birbirinden ayrılamayacak nitelikte ve birbirinin tamamlayıcısı olarak ele alınmakta ve tam sağlıklı olma durumuna işaret etmektedir. Beden görünüşü ile mutlu olmayan bir bireyin psikolojik problemler yaşaması ile psikolojik problemler dolayısıyla beden görünüşünden memnun olmayan bireyin arasında fark yoktur. Bu araştırma beden geliştirme sporunun beden imajı üzerindeki etkisini bu sporu yapan ve yapmayan bireyleri karşılaştırarak ve çeşitli faktörler açısından inceleyerek bu sporun beden imajına olan katkısını değerlendirmek üzere yapılmıştır. Bundan yola çıkarak beden imajı ile çalışan klinik psikologlara perspektif sunmak hedeflenmiştir.

Beden imajıErkeklerVücut geliştirme
Bahar Bedi
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Spor yapan ve yapmayan ergenlerdeki benlik saygısı ve içe dışa dönük kişilik yapılarının incelenmesi

Araştırmanın amacı, spor yapan ve yapmayan ergenlerdeki benlik saygısı ve içe dışa dönüklük kişilik yapılarının incelenmesidir. On altı-on sekiz yaşları arasındaki ergenlerle yapılan çalışmada 136 kişilik katılımcı grubu kullanılmıştır. Araştırmada Kişisel Bilgi Formu, Coopersmith Benlik Saygısı Ölçeği ve Eysenck Kişilik Ölçeği dışa dönüklük alt ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sonuçları incelendiğinde öğrencilerin cinsiyetlerine göre benlik saygısı ve içe-dışa dönüklük puanları karşılaştırıldığında her iki ölçekte de kız öğrencilerinin puan ortalaması erkek öğrencilerden yüksek bulunmuştur. Kız öğrenciler lehine içe-dışa dönüklük puan ortalamasında istatistiksel olarak anlamlı bulunan fark, benlik saygısı puan ortalaması için istatistiksel olarak anlamlı değildir. Yaşlara göre incelendiğinde ise içe-dışa dönüklük puan ortalamaları arasında istatistiksel anlamlı fark olmamakla birlikte, 16 yaşındaki öğrencilerin 17 yaşındaki öğrencilere göre benlik saygısı puan ortalamasının istatistiksel olarak anlamlı yüksek olduğu bulunmuştur. Spor yapma süresi ve spor yapma sıklığının benlik saygısı ve içe-dışa dönük kişilik yapıları arasında olumlu bir yönde bir fark oluşturduğu saptanmış olmakla birlikte, saptanan farkların istatistiksel olarak anlamlı olmadığı görülmüştür. Analizde bulunan en anlamlı sonuç, spor yapmanın benlik saygısı üzerinde pozitif yönde etkisi olduğudur. Spor yapan ergenler ile spor yapmayan ergenlerin benlik saygısı puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı olmasa da spor yapan gruptakilerin puan ortalamasının diğer gruba göre yaklaşık %10 yüksek olduğu bulunmuştur. Çalışma sonunda elde edilen bulgulara göre, spor yapmanın benlik saygısına pozitif yönde etkisinin olduğu görülmüştür.

Benlik saygısıDışa dönüklükErgenlik+5
Seda Yazıcı Güztepe
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Özel eğitimde çalışan öğretmenlerin psikolojik dayanıklılık ve tükenmişlik düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı özel eğitimde çalışan öğretmenlerin psikolojik dayanıklılık ve tükenmişlik düzeylerinin birbirine olan etkisini incelemektir. Aynı zamanda bu araştırmada psikolojik dayanıklılık ve tükenmişlik düzeylerini çeşitli değişkenler açısından incelenmiştir. Araştırmaya, İstanbul ilinin çeşitli ilçelerinde özel eğitimde çalışan 198 öğretmen katılmıştır. Araştırmada veri toplama araçları olarak Kişisel Bilgi Formu, Maslach Tükenmişlik Ölçeği ve Yetişkinler İçin Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmamızda tarama modeli kullanılmıştır. Verilerin analizi SPSS 21 programı kullanılarak yapılmıştır. Araştırma sonucunda, özel eğitimde çalışan öğretmenlerin psikolojik dayanıklılık ile tükenmişlik düzeyleri arasında negatif yönde anlamlı bir farklılaşma saptanmıştır. Psikolojik dayanıklılık ve tükenmişlik arasındaki ilişkide cinsiyetin bir rolü olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Yaş artıkça psikolojik dayanıklılık artmakta, tükenmişlik düzeyi düşmektedir. Medeni durum, mesleğini isteyerek seçip seçmeme ve çalıştıkları kurumdan memnun olup olmama değişkenlerinin tükenmişlik ve psikolojik dayanıklılık düzeyleri üzerinde rolü vardır.

Eğitim psikolojisiPsikolojik dayanıklılıkTükenmişlik+5
Tuğçe Nurhat
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00

Other supervisors