Theses supervised by Prof. Dr. Şefik Yaşar
10 theses · Anadolu University
Sosyal bilgiler dersinde güncel olaylardan yararlanmanın öğrencilerin eleştirel düşünme becerilerine etkisi
Sosyal Bilgiler dersi, ilköğretim basamağında yer alan, konularını gerçek yaşamdan alan, bu yönüyle yaşamla iç içe olan derslerden biridir. Sosyal Bilgiler dersinde öğrencilere, gerçek yaşam sorunlarıyla karşı karşıya getirilerek problem çözme, eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme, bulduğu çözüm önerilerini paylaşma, işbirliği yapma, tartışmalara etkin katılma vb. beceriler kazandırılmaktadır. Sosyal Bilgiler dersinde öğrencilerin gerçek yaşam sorunlarıyla karşı karşıya getirilmesi sürecinde değişik toplumsal kaynaklardan yararlanılmaktadır. Bu kaynaklardan biri olan güncel olaylar, gerek öğrencilerin düşünme becerilerini geliştirmede gerekse geçmişi ve geleceği anlamlandırmada önemli görülmektedir.Bu araştırmanın amacı, ilköğretim beşinci sınıfta Sosyal Bilgiler dersinde güncel olaylardan yararlanmanın öğrencilerin eleştirel düşünme becerilerine etkisini belirlemektir. Araştırmada karma yöntem çeşitlerinden biri olan baskın-daha az baskın desen kullanılmış ve araştırma bu çerçevede gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel verileri deneme modellerinden ?öntest-sontest kontrol gruplu model?, nitel verileri ise yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile toplanmıştır. Araştırmaya ilişkin uygulama, 2009-2010 öğretim yılının güz döneminde Eskişehir Ticaret Borsası İlköğretim Okulu'nda deney ve kontrol grubu olarak belirlenen 5-A ve 5-B sınıflarında gerçekleştirilmiştir.Araştırmada veri toplama araçları olarak, öğrencilerin denkleştirilmesinde kişisel bilgiler formu, eleştirel düşünme becerilerini ölçmek için eleştirel düşünme becerisi ölçekleri, güncel olaylardan yararlanılarak hazırlanmış materyaller, ders planları ve gerçekleştirilen öğretimden sonra öğrencilerin görüşlerini almak amacıyla hazırlanmış yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır.Araştırmayla ilgili nicel verilerin istatistiksel çözümlemelerinde SPSS paket programından yararlanılmıştır. Deney ve kontrol gruplarının öntest ve sontest ortalama puanları ve puan dağılımlarının standart sapmaları hesaplanmıştır. Gruplararası karşılaştırmalarda t testinden yararlanılmış; anlamlılık düzeyi .05 olarak benimsenmiştir. Araştırmanın nitel verilerinin çözümlenmesinde QSR-Nvivo 8 programından yararlanılmış ve betimsel analiz tekniği kullanılmıştır.Araştırmanın sonucunda, Sosyal Bilgiler dersinde güncel olaylardan yararlanılarak öğretim yapılan deney grubu ile güncel olaylardan yararlanılmadan öğretim yapılan kontrol grubunda öğrencilerin eleştirel düşünme becerilerinden analiz, değerlendirme, çıkarım ve yorumlama becerileri arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunurken, eleştirel düşünme becerilerinden açıklama ve öz düzenleme becerileri arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Sosyal Bilgiler dersinde güncel olaylardan yararlanılarak yapılan öğretimden sonra deney grubundaki öğrencilerin güncel olaylardan yararlanmaya ilişkin genellikle olumlu görüş belirttikleri görülmüştür. Öğrenciler güncel olayları yeni haberler, yaşanan olaylar, haberlerin medyadan aktarılması, eğlenceli ve üzücü haberler biçiminde tanımlarken; güncel olayların Sosyal Bilgiler dersine katkısını ise derse olan ilgiyi artırması, dersi daha eğlenceli hale getirmesi, akademik başarıyı artırması olarak belirtmişlerdir. Öğrenciler güncel olayların Sosyal Bilgiler, Fen ve Teknoloji, Türkçe, Matematik ve İngilizce derslerinde kullanılabileceğini dile getirmişlerdir. Güncel olayların kullanımına ilişkin haber bulma, haber okuma, haberleri tartışma, haber inceleme, haberleri canlandırma, haber haritası kullanma vb. etkinliklerle ilgili olumlu ya da olumsuz olarak görüşlerini belirtmişlerdir. Öğrenciler bu süreçte öğrenciden ve öğretmenden kaynaklı kimi sorunlar yaşadıklarını dile getirmişler; gazetelerinin sınıflandırılması, sınıf gazetesi oluşturma ve güncel olayların her derste kullanılmasına ilişkin öneriler getirmişlerdir.
İlköğretim Türkçe dersinde farklılaştırılmış öğretim yaklaşımının uygulanması: Bir eylem araştırması
Bu araştırmanın genel amacı, Türkçe dersinin ilköğretim beşinci sınıf düzeyinde farklılaştırılmış öğretim yaklaşımına göre nasıl uygulanabileceğini belirlemek ve bu yaklaşımın öğrencilerin dil becerilerinin gelişimine yansımalarını ve Türkçe dersine ilişkin tutumlarına etkisini ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda araştırma eylem araştırması biçiminde desenlenmiştir.Araştırmanın uygulaması 2008-2009 öğretim yılının bahar döneminde Eskişehir il merkezinde bulunan İstiklal İlköğretim Okulu'nun 5/A şubesindeki öğrenciler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Seçilen sınıfta, Türkçe dersinde farklılaştırılmış öğretim yaklaşımına ilişkin uygulamalar tüm sınıfa yönelik olarak gerçekleştirilmiş ve örnek etkinliklerin dökümünde ve analizinde ilgili etkinliğe ilişkin sınıfta gerçekleşen tüm olaylar ele alınmıştır.Araştırmanın uygulaması 19.02.2009 tarihinde başlamış, on altı haftalık bir uygulama sürecinin sonunda 05.06.2009 tarihinde sona ermiştir. Araştırmanın belirlenen amacına ulaşması için gerekli olan veriler araştırmacı ve öğrenci günlükleri, tutum ölçeği, yarı yapılandırılmış görüşmeler, fotoğraflar, video kayıtları ve öğrenci ürün dosyalarından elde edilmiştir. Araştırmanın nitel verileri içerik analizi tekniği kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırmada yarı-yapılandırılmış görüşmelerin analizinde bilgisayar destekli nitel veri analizi programlarından biri olan ?NVivo 8? bilgisayar programı kullanılmıştır Araştırmada kullanılan Türkçe Dersi Tutum Ölçeği'nden elde edilen veriler ise SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) paket programı kullanılarak çözümlenmiş ve yorumlanmıştır.Yapılan bu araştırma sonucunda, İlköğretim 5. sınıf Türkçe ders programında yer alan öğrenme alanlarına ve öğrencilerin okuma ilgilerine uygun olacak biçimde farklılaştırılmış öğretim yaklaşımına dayalı öğrenme etkinlikleri düzenlemenin olanaklı olduğu ortaya çıkmıştır. Eylem araştırması biçiminde yürütülmüş olan süreç boyunca, uygulanan farklılaştırılmış öğretim yaklaşımına dayalı öğrenme etkinlikleri öğrencilerin dil becerilerinin gelişimine yönelik öğretme öğrenme sürecinin daha ayrıntılı ve derinlemesine bir biçimde gerçekleştirilmesine katkı sağlamıştır. Araştırma verilerinin analizi sonucunda, farklılaştırılmış öğretim yaklaşımının öğrencilerin öğrenme etkinliklerine etkin katılımlarına olanak sağladığı, öğrencilerin bireysel ve grup çalışmaları gerçekleştirme becerilerinin gelişimine katkıda bulunduğu, öğretmene bağımlılıklarının azaldığı ve bağımsız çalışma alışkanlığı kazandıkları ortaya çıkmıştır.Farklılaştırılmış öğretim yaklaşımı kapsamında gerçekleştirilen öğretme-öğrenme süreci, öğrencilerin ele alınan konulara yönelik eleştirel ve yaratıcı bakış açılarını yoğun bir biçimde gösterebilecekleri bir öğrenme ortamı yaratılmasına katkıda bulunmuştur. Ayrıca tutum ölçeği puanları farklılaştırılmış öğretim yaklaşımıyla işlenen dersin öğrencilerin Türkçe dersine yönelik tutumlarını olumlu yönde etkilediği sonucunu ortaya çıkarmıştır. Türkçe dersinde uygulanan farklılaştırılmış öğretim yaklaşımı, öğrencilerin eleştirel düşünme, problem çözme, sorgulayıcı düşünme ve yaratıcı düşünme gibi üst düzey düşünme becerilerini geliştirmenin yanı sıra paylaşım, empati kurma, farklı fikirlere saygı duyma becerilerinin gelişimine ve kendi öğrenmelerine ilişkin bir farkındalık geliştirerek öğrenme stillerini keşfetmelerine de katkıda bulunmuştur.
İlköğretim birinci sınıfa uyum haftasına ilişkin öğretmen ve veli görüşleri
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim birinci sınıfa uyum haftasına ilişkin öğretmen ve veli görüşlerini belirlemektir. Bu doğrultuda, araştırma tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırmaya ilişkin uygulama, 2010-2011 öğretim yılının güz döneminde Burdur merkez ve merkeze bağlı köy ilköğretim okullarındaki; birinci sınıfları okutan 59 sınıf öğretmeni ile çocukları birinci sınıfta okuyan 419 velinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir.Araştırmada veri toplamak amacıyla, araştırmacı tarafından geliştirilen ?İlköğretim Birinci Sınıfa Uyum Haftasına İlişkin Öğretmen Görüşleri Anketi? ve ?İlköğretim Birinci Sınıfa Uyum Haftasına İlişkin Veli Görüşleri Anketi? kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel çözümlemelerinde tüm bağımsız değişkenler için frekans (f), yüzde (%) ve aritmetik ortalama değerleri belirlenmiş, bağımsız değişkenler arasındaki farkı test etmek için ?Mann-Whitney U? ve ?Kruskal-Wallis H? testleri uygulanmıştır. Açık uçlu anket sorularına verilen yanıtlar ise betimsel analiz ile çözümlenmiştir. Verilerin çözümlenmesinde anlamlılık düzeyi .05 olarak benimsenmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular ışığında şu sonuçlara ulaşılmıştır:Öğretmenler;?İlköğretim Birinci Sınıfa Uyum Haftası'nın (İBSUH) öğrencilerin okula alışmasına, okulu tanımasına, okul kurallarını öğrenmesine yardımcı olduğu görüşündedir.?İBSUH'da ne yapacaklarını tam olarak bilmediklerini belirtmişlerdir.?il merkezideki okulların daha kalabalık olması nedeniyle İBSUH'un bu okullardaki birinci sınıf öğrencilerine okula uyum sağlamak konusunda daha fazla yardımcı olduğu ve öğrencilerin okula gelme isteğini daha fazla artırdığını belirtmişlerdir. İl merkez okullarında İBSUH'un amacına daha çok ulaştığını ancak İBSUH'un süresini yeterli bulmadıklarını ifade etmişlerdir. Ayrıca, il merkezindeki velilerin okulun ilk haftalarını çocukları için daha fazla önemsediklerini belirtmişlerdir.?okula uyum haftası ile ilgili öğretmenlerin daha önceden bilgilendirilmesi, okul rehberlik servisinin bu sürece destek vermesi, uyum haftasındaki etkinliklerin artırılması ve öğrencilerin katılımını artırmaya yönelik çalışmalar yapılması konularında öneriler getirmişlerdir.Veliler;?İBSUH'da okulun kalabalık olmamasının öğrencilerin daha rahat hareket edebilmesini sağladığını, öğrencilerin okula gelme isteğini artırdığını ve İBSUH'un öğrencilerin okula uyumuna yardımcı olduğunu belirtmiştir.?İBSUH'un il merkezindeki çocuklara okulu fiziksel olarak tanımak ve okul fobisinden kurtulmak konularında daha fazla yardımcı olduğu görüşündedir. Ayrıca il merkezindeki çocukların daha iyi bir okulöncesi eğitim geçirdiklerini belirtmişlerdir. Köy ilköğretim okullarında ise daha az öğrenci olduğu için uygulamanın gereksiz olduğunu, öğrencilerin diğer öğrencilerle birlikte okula başlayabileceğini dolayısıyla okula uyum için daha farklı bir uygulama olması gerektiğini belirtmişlerdir.?okulöncesi eğitim almayan öğrenciler için uyum haftasının süresinin yetersiz olduğunu ifade etmişlerdir.?aylık gelir düzeyi düşük aileler çocuklarının okulu önemsiz-gereksiz gördüğünü belirtmişlerdir. Ayrıca aylık gelir düzeyi azaldıkça çocukların okula uyumu için gereken sürenin de artması gerektiğini belirtmişlerdir.?okul rehberlik servisinin sürece destek vermesi, öğrencilerin uyum haftasına katılımlarını artırmaya yönelik çalışmalar yapılması ve okulun uyum haftasından önce fiziksel olarak hazır olması konularında öneriler getirmişlerdir. Ayrıca, İBSUH ile ilgili ailelerin de bilgilendirilmesi gerektiğini ifade etmişlerdir.
4. ve 5. sınıflar fen ve teknoloji dersinin vatandaşlık eğitimi bakımından işlevselliği
Bu araştırmanın amacı, İlköğretim 4.-5. sınıf Fen ve Teknoloji derslerinde vatandaşlık eğitiminin nasıl gerçekleştirildiği betimlemek ve açıklamaktır. Araştırmada, nitel araştırma yaklaşımı benimsemiş ve araştırma durum çalışması deseni kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri gözlem, yarı yapılandırılmış görüşme ve doküman incelemesi yoluyla elde edilmiştir. Araştırmanın gözleme dayalı verileri, Eskişehir il merkezindeki orta sosyoekonomik düzey bir ilköğretim okulunun 4. ve 5. sınıflarından birer şubenin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Yarı-yapılandırılmış görüşmeler ise Eskişehir il merkezindeki ilköğretim okullarında görev yapmakta olan 24 öğretmenin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri içerik analizi tekniği kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırmada şu sonuçlara ulaşılmıştır:?Fen ve Teknoloji dersinde vatandaşlık eğitimine yönelik olarak Fen-Teknoloji-Toplum-Çevre, Bilim Okuryazarlığı, Sosyobilimsel Konular ile Haklar ve Sorumluluklar konularına yer verildiği bulunmuştur.?Fen ve Teknoloji dersinde vatandaşlıkla ilgili etkinliklerde araştırma-araştırma ödevi, gezi, soru-yanıt, tartışma, sunum yapma, proje hazırlama, film/belgesel izleme, görüşme yapma, beyin fırtınası gibi yöntem ve tekniklere verildiği bulunmuştur.?Fen ve Teknoloji dersinde vatandaşlık eğitimine yönelik olarak sosyal kulüp etkinlikleri, araştırma ödevleri, sergiler, afiş-poster hazırlama, öğrenci konferansları, CD-belgesel izleme, geri dönüşüm etkinliklerinin yapıldığı; yerel yönetimlerle, sivil toplum örgütleriyle, yakın çevredeki resmi kurum-kuruluşlar ve öğrenci velileriyle işbirliğine gidildiği belirlenmiştir.?Fen ve teknoloji dersinde vatandaşlık eğitimine yönelik gazete haberlerinin, süreli yayınların, güncel sorunların, televizyon haberlerinin, Internet'in, Powerpoint sunumlarının, sanal ortam gezilerinin, belgesellerin, bilgi ve iletişim teknolojileri ile uygulamalarının, resim, poster-afiş, karikatür gibi görsel araç-gereçlerin kullanıldığı bulunmuştur.?4-5. Sınıflar Fen ve Teknoloji Dersi Öğretim Programı'nda vatandaşlık eğitimine yönelik kazanımların Sağlık Kültürü, İnsan Hakları ve Vatandaşlık, Rehberlik ve Psikolojik Danışma ve Kariyer Bilinci Geliştirme ara disiplinleri ile ilişkilendirildiği saptanmıştır.?Fen ve Teknoloji dersinde vatandaşlık eğitimine yönelik olarak Türkçe, Sosyal Bilgiler, Matematik, Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi, Görsel Sanatlar (Resim) dersleriyle ilişkilendirmeler yapıldığı bulunmuştur.?Fen ve teknoloji dersinde vatandaşlık eğitime yönelik öğretme-öğrenme sürecinde alternatif ve geleneksel değerlendirme yaklaşımlarının kullanıldığı belirlenmiştir. Bu kapsamda, alternatif değerlendirme yaklaşımlarından gözlem, proje-performans ödevleri ve tartışma etkinliklerinin; geleneksel değerlendirme yaklaşımlarından ise açık uçlu sınavların, doğru-yanlış sorularının, çoktan seçmeli ve sözlü sınavların yapıldığı saptanmıştır.?Fen ve teknoloji dersinde vatandaşlık eğitimine yönelik olarak öğretmenlerin mesleki yeterliklerinden, programdan, öğrencilerden, ailelerden, destekleyici materyallerden, eğitim sisteminden ve okul olanaklarından kaynaklanan sorunlar yaşandığı belirlenmiştir.
Sınıf öğretmenlerinin sosyal bilgiler dersi bağlamında küresel eğitime ilişkin görüşleri
Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin Sosyal Bilgiler dersi bağlamında küresel eğitime ilişkin görüşlerini ortaya koymaktır. Araştırmada, nitel araştırma desenlerinden olgubilim deseni ile hareket edilmiştir. Araştırma verileri yarı yapılandırılmış görüşme ve doküman incelemesi yoluyla elde edilmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşmeler üç görüşme modeline dayalı olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada görüşmeye dayalı olarak elde edilen veriler, Eskişehir il merkezinde bulunan altı ilköğretim okulundan toplam on iki sınıf öğretmeniyle yapılan görüşmelerden elde edilmiştir. Dokümanlara dayalı olarak elde edilen veriler ise görüşme yapılan sınıf öğretmenlerinin sınıflarındaki öğrencilerin Sosyal Bilgiler dersi kapsamında yapmış oldukları ödevlerden elde edilmiştir. Dokümanlar kapsamında ise 105 ödev incelenmiştir. Araştırma verileri içerik analizi tekniği kullanılarak çözümlenmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda araştırmada şu sonuçlara ulaşılmıştır: Öğretmenlerin küreselleşme ile küresel eğitimi aynı kavram olarak gördükleri belirlenmiştir. Küresel eğitim dünya tarihi ve kültürünü aktarmak; küresel olaylar hakkında öğrencileri bilgilendirmek; eğitimde teknoloji kullanımını artırmak; bilgi ve kültürün karşılıklı paylaşımını artırmak; bireysel farklılıkları dikkate almak; karşılıklı etkileşimin bilincinde öğrenciler yetiştirmek gibi anlamlara gelmektedir. Sosyal Bilgiler dersinde çoklu bakış açısı ile ilişkili olarak ?bireyin öznelliği, baskın kültürü benimseme, farklılıklara saygı? gibi konulara değinildiği görülmüştür. Ancak öğrenci ödevlerinde yalnızca bir ödevde kimlik ve birey tanımlamaları kapsamında çoklu bakış açısına değinildiği; bunun dışında öğrenci dokümanlarının çoklu bakış açısı ile ilişkili olmadığı görülmüştür. Sosyal Bilgiler dersinin kültür aktarımı işlevinin ve öğretmenlerin kültüre ilişkin yaklaşımlarının olumlu olduğu görülmüştür. Küresel eğitim bağlamında farklı kültürleri tanıma ve saygı duyma ile ilgili ele alınan konuların içerik bakımından yüzeysel kaldığı belirlenmiştir. Ayrıca, 23 Nisan kapsamında gerçekleştirilen etkinliklerin farklı kültürleri tanıma ve farklı kültürlerle etkileşim bağlamında önemli bir işlevi yerine getirebileceği görülmüştür. Bununla birlikte kültürel öğeleri tanıma kapsamında öğrenciler tarafından hazırlanan ödevlerin çoğunlukla Anadolu kültürüne özellikle de Eskişehir kültürüne yönelik olduğu; ülkemizdeki kültürel farklılıklar ve dünyadaki farklı kültürel öğelerin üzerinde çok fazla durulmadığı saptanmıştır. Sosyal Bilgiler dersinde küresel olaylara sıkça yer verilmediği; ancak yeri geldikçe öğretmenlerin yurtdışında yaşanan sorun ve gelişmelere değindikleri görülmüştür. Bununla birlikte küresel olaylar bağlamında çevre sorunlarına yer verildiği ve Kızılay, AKUT gibi STK?ların yaşanan doğal afet ve felaketlerdeki işlevine değinildiği de belirlenmiştir. Ayrıca, öğrencilerin dünyada yaşanan sorun ve gelişmeleri daha çok medya yoluyla öğrendikleri; derslerde yalnızca güncel olaylar bağlamında yeri geldikçe değinildiği; ancak programın küresel olaylar bağlamında öğrenci düzeyi göz önünde bulundurulduğunda öğretmenlerce yeterli kabul edildiği saptanmıştır. Sosyal Bilgiler dersi kapsamında yapılan ödevlerin küresel eğitimin küresel olaylar ve sorunlar bilgisi ile ilişkilendirildiğinde oldukça yüzeysel kaldığı, küresel olaylar ve sorunların bütüncül ve küresel bir bakış açısıyla verilemediği aynı zamanda dünyada yaşanan olaylar ve sorunların doğal afetler ve felaketlerle sınırlı kaldığı görülmüştür. Sosyal Bilgiler dersinde küresel bağlantılarla ilişkili olarak ülkeler ve toplumlar arası karşılıklı bağlantılara çok fazla yer verilmediği belirlenmiştir. Bu bağlamda küresel eğitimin karşılıklı bağlantılar bilgisi öngörüsünün Sosyal Bilgiler dersi kapsamında öğrencilere kazandırılamadığı; ithalat-ihracat ilişkilerinin karşılıklı bağlantılar bilgisi bakımından yetersiz kaldığı saptanmıştır. Küresel bağlantılarla ilişkilendirilen ödevlerin ise STK?ların uluslararası boyuttaki etkisi, ülkelerin dünya çapındaki kurum ve kuruluşlara üyeliği biçiminde olduğu görülmüştür. Farklı ülkeleri tanımaya yönelik öğrenci çalışmalarının öğretmen tarafından doğru kaynaklara yönlendirildiği takdirde olumlu katkılar getirebileceği; aksi takdirde ülkelerin demografik bilgilerinin öğrenilmesinin küresel eğitimin kapsamı ve öğrenci açısından yeterli olmayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Küresel eğitim, Sosyal Bilgiler, üç görüşme modeli
Birinci sınıf öğretmenlerinin ilkokuma yazma öğretiminde ses temelli cümle yöntemine ilişkin görüşleri (Bursa ili örneği)
İlkokuma yazma öğretimi bireyin yaşamı boyunca gerekli bilgileri edinebilmesine temel oluşturmaktadır. Bu nedenle, ilkokuma yazma yaşam boyu öğrenmenin ilk basamağıdır. İlkokuma yazma öğretiminde verilecek bilgilerin kalıcı olması bu dönemde yapılan çalışmaların niteliğine bağlıdır. Türkiye'de ilkokuma yazma öğretiminde uzun yıllardır çözümleme yöntemi kullanılmasına karşın, 2005-2006 öğretim yılında ilkokuma yazma öğretiminde ses temelli cümle yöntemi kullanılmasına karar verilmiştir. Bu anlamda, ilköğretim birinci sınıf öğretmenlerinin ilkokuma yazma öğretiminde ses temelli cümle yöntemine ilişkin görüşleri önem kazanmıştır. Bu araştırmada, ilköğretim birinci sınıf öğretmenlerinin ilkokuma yazma öğretiminde ses temelli cümle yöntemine ilişkin görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın uygulaması, 2005-2006 öğretim yılında Bursa il merkezinde Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı 12 ilköğretim okulunda gerçekleştirilmiştir. Araştırmada 20 sınıf öğretmeninin görüşlerine başvurulmuştur. Araştırma verileri, öğretmen görüşlerini daha net ortaya çıkarabilmek amacıyla, nitel araştırma yöntemlerinden yarı-yapılandırılmış görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde betimsel çözümleme tekniği kullanılmış ve elde edilen veriler sayısallaştırılarak yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre; ses temelli cümle yönteminin bireysel farklılıklara uygun olduğu, etkili okuma ve yazma becerisi kazandırdığı, erken okumaya geçirdiği ve öğrencileri ezberden uzaklaştırdığı sonucu ortaya çıkmıştır. Ancak ses temelli cümle yönteminde, öğrencilerin okuduğunu anlama ve okuma hızı becerilerini geç kazandığı da ortaya çıkan sonuçlar arasındadır. Bunun yanında, ilkokuma yazma öğretiminde ses temelli cümle öğretiminin uygulanmasında öğretmenlerin bazı sorunlarla karşılaştıkları görülmüştür. Yöntemin ilk defa uygulanması, hizmet içi eğitimin yetersizliği, evde ve okulda uygulanan yöntemin farklı olması karşılaşılan sorunların bazılarıdır. Ayrıca, sınıfların kalabalık olması, okul ve sınıf donanımlarının yetersiz olması, öğrenci ders ve çalışma kitaplarının kullanımlarının zor olması, okuduğunu anlama becerileri ve okuma hızlarının artmamasından kaynaklanan sorunlar ortaya çıkmıştır.
Dengeli okuma yazma yaklaşımının Türkçe öğretiminde uygulanması: İlköğretim 5. sınıfta bir eylem araştırması
Bu araştırmanın genel amacı, ilköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama ve yazılı anlatım becerilerini geliştirmede dengeli okuma yazma yaklaşımının etkilerini incelemektir. Araştırma, dengeli okuma yazma yaklaşımının uygulanma sürecini ortaya koymayı amaçladığı için eylem araştırması olarak desenlenmiştir.Araştırmanın uygulaması, 2007-2008 öğretim yılı bahar döneminde, 13.02.2008 - 04.06.2008 tarihleri arasında, Eskişehir Ticaret Borsası İlköğretim Okulu 5/A sınıfı öğrencileri ile Türkçe derslerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın öğretim uygulamaları sınıfın tümüne yönelik gerçekleştirilmiş; ancak üçü kız, üçü erkek, toplam 6 öğrenci odak olarak belirlenmiş ve bulguların sunulmasında yoğun olarak bu öğrencilerin verilerinden yararlanılmıştır. Araştırmada dengeli okuma yazma yaklaşımının benimsediği öğretim modellerinden etkileşimli öğretim ve yazma süreci modellerinden yararlanılmıştır. Araştırma verileri ?video kayıtları?, ?yarı-yapılandırılmış görüşme?, ?yansıtıcı günlük?, ?sınıf öğretmeni günlüğü?, ?okuma anlama testi?, ?kompozisyon testi? ve ?dengeli okuma yazma yaklaşımı ders değerlendirme aracı? olmak üzere farklı nicel ve nitel veri toplama araçlarıyla toplanmıştır. Verilerin analizi, verilerin toplanma sürecindeki analizler ve veriler toplandıktan sonra yapılan analizler olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Nicel verilerin analizinde ?SPSS for Windows? paket programından yararlanılmıştır. Nitel verilerin analizi ise betimsel analizlerle gerçekleştirilmiştir. Nitel verilerin analiz sürecinde kodlama aşamasında Nvivo 8 programından da yararlanılmıştır.Gerçekleştirilen bu araştırmanın nicel analizleri sonucunda öğrencilerin okuduğunu anlama becerilerinde gelişim gösterdikleri gözlenmiştir. 5. sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama becerilerinin gelişiminde nitel verilerden elde edilen bulgular, öğrencilere okuduğunu anlama stratejilerinin etkileşimli bir ortamda, dengeli okuma yazma bileşenlerinden yararlanarak aşamalı öğretimsel destekle öğretimin öğrencilerin tahmin etme, netleştirme, soru üretme/yanıtlama ve özetleme becerilerinde gelişim gösterdiklerini ortaya koymuştur.Yazılı anlatım becerilerinin gelişimde nicel verilerden elde edilen bulgular öğrencilerin yazılı anlatım becerilerinde gelişim gösterdiklerini ortaya koymuştur. Ancak, nitel veriler bu sonucu desteklememiştir. Öğrencilerin yazılı anlatım becerilerinin ?dış yapı? boyutunda gelişim göstermesine karşın yazılı anlatımda ?iç yapı? ve ?dil ve anlatım? boyutlarında dış yapı boyutuna göre gelişimlerinin sınırlı olduğu gözlemlenmiştir. Yazılı anlatım becerilerinin gelişiminde nitel verilerden elde edilen bulgular, öğrencilere yazma süreci modelinin etkileşimli bir ortamda, yazma süreci modeli dengeli okuma yazma bileşenlerinden yararlanarak aşamalı öğretimsel destekle öğretiminin öğrencilerin yazmaya hazırlık, taslak, düzeltme ve paylaşma aşamalarını kullanma durumlarında gelişim gösterdiklerini ortaya koymuştur.Dengeli okuma yazma yaklaşımı kapsamında değerlendirme boyutunda ürün ve süreç değerlendirmeye dönük farklı değerlendirme araç ve biçimlerinden yararlanılmasının etkili olduğu gözlenmiştir. Öz değerlendirme araçlarının değerlendirmede kullanımı, öğrencilerin çalışmalarını gözden geçirmelerine ve hatalarını düzeltmelerine katkı sağlamıştır. Akran değerlendirme yoluyla öğrencilerin yapıcı eleştiri becerilerinin geliştiği gözlenmiştir. Değerlendirme sürecine öğrencilerin de katılması, öğretme-öğrenme sürecinde kendilerinden beklenenleri görmeleri açısından öğrenme ürünlerinin niteliğini olumlu etkilemiştir.Dengeli okuma yazma bileşenlerinin okuduğunu anlama ve yazılı anlatım becerilerinin öğretiminde kullanılmasının öğrencilerin derse katılımlarını olumlu etkilediği gözlenmiştir. Dengeli okuma yazma yaklaşımı kapsamında etkileşimli öğrenme ortamının öğrencilerin düşünme becerilerinin gelişimine katkı sağladığı görülmüştür.Dönem sonunda, öğrenci görüşlerinden elde edilen bulgulara göre öğrencilerin dengeli okuma yazma yaklaşımının ilkelerinin benimsendiği derse karşı olumlu tutum sergiledikleri ortaya konmuştur.
İlköğretim görsel sanatlar dersi bağlamında görsel kültür çalışmaları: Bir eylem araştırması
Görsel kuşatmalar altında yaşanan günümüz dünyasında görsel dilin baskın rolü yadsınamaz bir gerçektir. Kitle iletişim araçlarının ve hareketli görüntülerin egemen olduğu yaşam koşullarında toplumsal üretimlerin ?görme? üzerine ayrı bir vurgu yapması kültürün yeni görselliğini anlamayı gerektirir. Günümüz yaşam dinamiklerinin önemli bir boyutunu oluşturan görsel deneyimlerin anlamlandırılabilmesi için eğitim önemli bir rol üstlenmektedir. Eğitim uygulamalarında gerçekleştirilecek görsel kültür çalışmaları, öğrencilerin görsellere ilişkin anlam katmanlarını sorgulayarak kendi yaşamlarını da anlamlandırmalarına katkı sağlayabilir.Bu araştırmanın amacı, ilköğretim okullarındaki Görsel Sanatlar dersinde uygulanacak olan görsel kültür çalışmalarının nasıl yürütülebileceğini belirlemektir. Araştırma Görsel Sanatlar dersinde görsel kültür çalışmalarının öğretim uygulamalarına dayandığından nitel araştırma desenlerinden eylem araştırması aracılığı ile gerçekleştirilmiştir.Araştırmanın uygulaması 2007-2008 öğretim yılı güz döneminde Eskişehir Cumhuriyet İlköğretim Okulunda gerçekleştirilmiştir. Öğretim boyutu 3/B sınıfında yer alan 30 öğrencinin tümü üzerinde uygulanmış; ancak, araştırmanın katılımcıları olarak dördü kız, üçü erkek olmak üzere toplam yedi odak öğrenci belirlenmiştir. Araştırmada görsel kültür çalışmaları 17. 10. 2007-12. 12. 2007 tarihleri arasındaki Görsel Sanatlar dersinin toplam 22 ders saatinde uygulanmıştır. Araştırmanın verileri kişisel bilgi formu, video kayıtları, yarı-yapılandırılmış görüşme, doküman incelemesi, araştırmacı günlüğü ve öğrenci günlükleri olmak üzere farklı veri toplama araçlarıyla toplanmıştır. Araştırmanın verileri betimsel analiz yoluyla çözümlenmiş ve elde edilen bulgular araştırma sorularına bağlı kalınarak yorumlanmıştır.Araştırmanın görsel kültür çalışmalarına dayalı uygulamasında bir çizgi film izletilmiş ve çizgi film üzerine yapılan sorgulamalarla öğrenciler tarafından ?Cinsiyet Rolleri?, ?İçimdeki Şarkıyı Çiziyorum? ve ?Çevreci Yaşam Sergisi? olmak üzere üç etkinlik belirlenmiştir. Araştırma bulgularına dayalı belirlenen kimi sonuçlar şöyle sıralanabilir:?Öğrencilerin ilköğretim Görsel Sanatlar dersinde uygulanan görsel kültür çalışmalarına yönlendirilmesi, araştırmacının düşündürücü soruları ile gerçekleşmiştir. Araştırmada öğrenciler çizgi film üzerinde dile getirdikleri düşüncelerini günlük yaşamlarından verdikleri örneklerle çeşitlendirmişler ve ardından konuyu eleştirel biçimde sorgulamışlardır.?Görsel kültür çalışmalarında öğrenciler sınıf ortamında yaratılan tartışmalara ve uygulanan etkinliklere etkin bir biçimde katılmışlardır. Kendi belirledikleri üç etkinliğin uygulanması sırasında, öğrenciler konuya ilişkin tartışmalara katılmışlar ve sanat çalışmalarında da istekli bir biçimde çalışmışlardır. Araştırma, öğrencilerin derse olan katılımlarının ilk etkinlikten başlayarak son etkinliğe doğru artan bir oranda gerçekleşmesi ile sonuçlanmıştır.?Öğrenciler görsel kültür çalışmalarının uygulanması sürecinde eleştirel bir bakış açısı sergilemişlerdir.?Öğrenciler ?Cinsiyet Rolleri? ve ?Çevreci Yaşam Sergisi? etkinliklerinde kültürel sorgulamalara kısmen yer vermiştir. Araştırmada, öğrencilerin kültüre ilişkin bilgilerini kullanmalarından çok, anlamların içinde kültürel izler taşıyan kimi örnekler ve mesajlar vermiştir.?Öğrenciler konuya ilişkin düşüncelerini dile getirirken önceden var olan bilgi ve deneyimlerini işe koşmuşlardır.?Öğrenciler üç etkinlik süresince konuya ilişkin sınıf tartışmaları sırasında hem kendi düşüncelerini dile getirmişler hem de bu düşüncelerini savunmuşlardır. Öğrenciler kendi düşüncelerinin önemini fark etmişler ve bu düşüncelerini karşıt düşünceler karşısında da savunmuşlardır.?Görsel Sanatlar dersinde uygulanan görsel kültür çalışmaları her üç etkinlikte farklı biçimlerde öğrenci ürünlerine yansımıştır. Öğrenciler ilk etkinlikten başlayan süreçte giderek kendilerini sanat yoluyla ifade etmede cesaret kazanmışlardır.?Öğrenciler görsel kültür çalışmaları ile işlenen Görsel Sanatlar dersini daha eğlenceli bulmuşlardır. Öğrenciler görsel kültür çalışmalarını eğlenceli olmasının yanı sıra öğrenme ve bilgi edinmeye yönelik bir süreç olarak algılamışlar ya da planlı bir ders süreci olduğunu belirtmişlerdir. Bunun yanı sıra öğrenciler görsel kültür çalışmalarının hayal kurabilmeye katkıda bulunduğunu söylemişlerdir.?Öğrenciler görsel kültür çalışmaları ile işlenen dersi daha önce işlenen biçiminden farklı bulmuşlardır. Bu farkı betimlerken odak öğrencilerin tümü, serbest resim yapmak yerine konulu ve amaçlı resim yapıyor olmalarını dile getirmişlerdir. Bunun yanı sıra öğrenciler grup çalışması yapma, araştırma yapma, derse ilişkin beceri kazanma ve iletişim kurabilme yönlerinden de görsel kültür çalışmaları ile işlenen dersi farklı bulmuşlardır.
İlköğretim fen ve teknoloji dersinin sorgulamaya dayalı öğrenme yaklaşımına göre işlenmesi: Bir eylem araştırması
Bu araştırmanın amacı, Fen ve Teknoloji dersinin ilköğretim 5. sınıf düzeyinde sorgulamaya dayalı öğrenme yaklaşımına göre nasıl uygulanabileceğini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda araştırma, eylem araştırması biçiminde desenlenmiştir.Araştırmanın uygulaması 2006-2007 öğretim yılının güz döneminde Eskişehir il merkezinde bulunan Şehit Ali Gaffar Okkan İlköğretim Okulu'nun 5/A şubesindeki öğrenciler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Seçilen sınıfta, Fen ve Teknoloji dersinde sorgulamaya dayalı öğrenme yaklaşımına ilişkin uygulamalar tüm sınıfa yönelik olarak gerçekleştirilmiş ve örnek etkinliklerin video dökümünde ve analizinde ilgili etkinliğe ilişkin sınıfta gerçekleşen tüm olaylar ele alınmıştır. Sınıfın kalabalık olması nedeniyle öğrenciler arasından tutum ölçeği puanlarına göre altı odak öğrenci belirlenmiştir. Bu altı öğrencinin ikisi sınıf geneline göre tutum ölçeğinden yüksek puan almış, ikisi orta düzeyde, diğer ikisi de düşük puan almış öğrencilerdir. Odak öğrencilerin seçiminde, öğretmen görüşü alınarak Fen ve Teknoloji dersindeki başarı ve derse katılım durumlarının da tutum ölçeği sonuçlarıyla aynı doğrultuda olmasına özen gösterilmiştir. Araştırmada gerçekleştirilen yarı-yapılandırılmış görüşmeler, eylemler başlamadan önce ve uygulama tamamen bittikten sonra yalnız odak öğrencilerle gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, örnek olarak sunulan el yapımı ürünler ve öğrenci günlükleri odak öğrencilere ya da onların bulunduğu gruplara aittir.Araştırmanın uygulaması 3 Kasım 2006 tarihinde başlamış, oniki haftalık bir uygulama sürecinin sonunda 26 Ocak 2007 tarihinde sona ermiştir. Araştırmanın belirlenen amacına ulaşması için gerekli olan veriler araştırmacı ve öğrenci günlükleri, tutum ölçeği, yarı yapılandırılmış görüşmeler, fotoğraflar, video kayıtları ve el yapımı ürünlerden elde edilmiştir. Araştırmada elde edilen nitel verilerin analizinde betimsel analizler gerçekleştirilmiştir. Araştırmada kullanılan Fen ve Teknoloji Dersi Tutum Ölçeği'nden elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) paket programı kullanılarak çözümlenmiş ve yorumlanmıştır.Yapılan bu araştırma sonucunda, İlköğretim 5. sınıf Fen ve Teknoloji ders programında yer alan öğrenme alanlarına ve bu öğrenme alanlarındaki kazanımlara uygun olacak biçimde sorgulamaya dayalı öğrenme etkinlikleri düzenlemenin olanaklı olduğu ortaya çıkmıştır. Bu araştırmada, 5. sınıf Fen ve Teknoloji dersinde sorgulamaya dayalı öğrenme yaklaşımı kapsamında, gerek konu içeriğiyle gerekse beceri, anlayış, tutum ve değerlerle ilgili öğrenme alanlarını içerecek biçimde hazırlanmış etkinlik planları ve uygulama örnekleri sunulmuştur. Eylem araştırması biçiminde yürütülmüş olan süreç boyunca yapılan analizler, uygulanan sorgulamaya dayalı öğrenme etkinliklerinin öğrencilerin bilimsel süreç becerilerinin gelişmesine ve fen-teknoloji-toplum-çevre kazanımlarını edinmelerine katkı sağladığını göstermiştir. Ayrıca, tutum ölçeği puanları sorgulamaya dayalı öğrenme yaklaşımıyla işlenen derslerin öğrencilerin Fen ve Teknoloji dersine yönelik tutumlarını olumlu yönde etkilediği sonucunu ortaya çıkarmıştır.
Sosyal bilgiler dersinde probleme dayalı öğrenmenin öğrencilerin derse ilişkin tutumlarına, akademik başarılarına ve hatırlama düzeylerine etkisi
DOKTORA TEZ OZU SOSYAL BİLGİLER DERSİNDE PROBLEME DAYALI ÖĞRENMENİN ÖĞRENCİLERİN DERSE İLİŞKİN TUTUMLARINA, AKADEMİK BAŞARILARINA VE HATIRLAMA DÜZEYLERİNE ETKİSİ Handan DEVECİ İlköğretim Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2002 Danışman: Prof.Dr. Şefik YAŞAR Eğitim kurumlarının en önemli işlevlerinden biri çocuğu iyi bir vatandaş olarak yetiştirmektir. Eğitim kurumlan bu işlevi, çocuğun toplumsallaşmasını, içinde yaşadığı toplumun kültürünü, tarihini, kurumlarını tanımasını sağlayarak; toplumdaki rollerin gerektirdiği davranışları, toplumun kendisine sağladığı olanakları ve bunlardan yararlanma yollarım kazandırarak yerine getirir. Türkiye'de tüm bu bilgi ve becerilerin önemli bir bölümü Sosyal Bilgiler dersi yoluyla kazandırılmaya çalışılır. Sosyal Bilgiler dersi öğrencilerin birçok sözel bilgi, kavram ve ilkeleri öğrendiği bir konu alanıdır. Türkiye'de bu ders genelde öğretmen, öğrenci ve veliler tarafından yoğun ezber gerektiren bir ders olarak algılanmakta, bu durum da, öğrencilerin Sosyal Bilgiler dersine ilişkin olumsuz tutumlara sahip olmalarına neden olmaktadır. Sosyal Bilgiler dersinde bireylerde gerçekleştirilmek istenen davranışları yalnızca bilgileri öğrencilere aktarmakla, yani geleneksel öğretim yöntemleri ile kazandırmak olanaklı değildir. Öğrenci ve veliler tarafından yoğun ezber gerektiren bir ders olarak algılanan Sosyal Bilgiler dersine ilişkin öğrencilerin olumlu tutumlar geliştirebilmeleri ve akademik basanlarım artırabilmeleri için öğretmenin sınıfta geleneksel öğretim yaklaşımlarından farklı öğretim yaklaşımlarım da uygulaması gerekmektedir. Bu farklı^ öğretim yaklaşımlarından birisi de yapısalcı kuram, yapısalcı kuramı sınıf ortamına taşıyan uygulamalardan biri de probleme dayalı öğrenmedir. Bu araştırma, ilköğretim dördüncü sınıfta Sosyal Bilgiler dersinde probleme dayalı öğrenmenin öğrencilerin derse ilişkin tutumlarına, başarılarına ve hatırlama düzeylerine etkisini belirlemek amacıyla, deneme modellerinden "öntest-sontest kontrol gruplu model"e göre desenlenmiş ve gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya ilişkin uygulama 2002- 2003 öğretim yılı güz döneminde Eskişehir Yüzüncü Yıl İlköğretim Okulunda deney ve kontrol grubu olarak belirlenen 4-B ve 4-C sınıflarında gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplamak amacıyla öğrencilerin denkleştirilmesinde kullanılmak üzere bir anket, öğrencilerin akademik basanlarım ve hatırlama düzeylerini ölçecek bir başarı testi, ayrıca Sosyal Bilgiler dersinin probleme dayalı öğrenmeye göre işlenebilmesi için ders planlan, ders notlan ve sınıf içi etkinlikler için öğretim materyalleri geliştirilmiştir. Araştırmayla ilgili tüm istatistiksel çözümlemelerde SPSS paket programından yararlanılmıştır. Grupların ortalama puanlan ile puan dağılımlarının standart sapmaları hesaplanmıştır. Grup içi ve gruplararası karşılaştırmalarda t testinden yararlanılmış ve anlamlılık düzeyi olarak.05 güven düzeyi benimsenmiştir. Yapılan veri çözümlemelerinden sonra şu sonuçlara ulaşılmıştır. 1. Sosyal Bilgiler dersinde, probleme dayalı öğrenme uygulanan deney grubu ile, geleneksel öğretimin uygulandığı kontrol grubu öğrencilerinin derse İlişkin tutumları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark vardır. 2. Sosyal Bilgiler dersinde probleme dayalı öğrenme yaklaşımı uygulanan deney grubu ile, geleneksel öğretimin uygulandığı kontrol grubunun akademik basanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark vardır. 3. Sosyal Bilgiler dersinde, probleme dayalı öğrenme yaklaşımı uygulanan deney grubu ile geleneksel öğretimin uygulandığı kontrol grubunun bilgileri hatırlama düzeyleri arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark vardır. m