Theses supervised by Prof. Dr. Servet Bayındır

14 theses · İstanbul University

DoctorateOpen AccessTR

İktisadi gelişme ve zekât

Bireysel olarak ibadet kapsamına giren zekât; sosyal, kültürel, siyasi ve ekonomik boyutuyla toplumun iktisadi gelişmesine katkı sağlayacak niteliktedir. Âyet ve hadislerin delaletiyle idareciler tarafından yürütülmesi gereken bir görev olmasına rağmen Müslüman ülkelerin birçoğunda devlet eliyle uygulanmaması, zekâtın sağlayacağı faydaların tam olarak görülmesine engel olmaktadır. Bu çalışmada, önce zekât ve iktisadi gelişme kavramları ilgili diğer kavramlarla birlikte, aralarındaki ilişkiler de dikkate alınarak araştırılmış, sonra zekâtın iktisadi sistemdeki yeri vergi bağlamında ele alınıp mukayesesi yapılmış ve ardından zekâtın kısaca tarihine değinilmiştir. Zekât malları ve harcama kalemleri fıkhi ve iktisadi açıdan incelenmiştir. Ayrıca zekâtın iktisadi dengeler, makro değişkenler ve gelişme göstergeleri üzerindeki etkisi de tetkik edilmiştir. Sonuçta zekâtın anlamının gelişme olduğu, birey ve toplumu maddi-manevi geliştirdiği ve tüm ilahi kitaplarda emredilen bu görevin tarihin belli dönemlerinde de uygulandığı tespit edilmiştir. Hakikaten veya hükmen çoğalan malların temel ihtiyaç ve borçlar çıkarıldıktan sonra nisap miktarına ulaşan kısmından bir yıl sonra belli oranlarda zekât alınmasının, iktisadi anlamda mükellefi sıkıntıya sokmadığı gibi topluma birçok yarar da sağladığı anlaşılmaktadır. Servet ve gelirden alınan zekâtın tüketimden alınmaması, çarpan etkisi, tüketiciye yansıtılamaması ve faizli işlemlere mâni olabileceği gibi tespitler de iktisadi açıdan önemli bulgulardır. Zekât alan ve verenin tüketim ve tasarruf kararlarını etkileyerek yatırım ve istihdamı artırması da ulaşılan başka bir sonuçtur. Zenginlerden harcama kalemlerine aktarılan kaynağın sadece bireyin değil toplumun savunma, eğitim, ulaşım gibi ihtiyaçlarını karşıladığı, gelir dağılımında adaletsizlik, fakirlik, işsizlik, enflasyon gibi sorunların çözümüne katkıda bulunduğu, sosyal güvenlik ve refahı tabana yaydığı görülmüştür. Bu sebeple İslami vergi olarak uygulandığında gerek toplanması gerekse dağıtılmasıyla iktisadi gelişmeyi sağlayacağı ve tüm dünyada uygulanabileceği kanaatine varılmıştır.

KalkınmaZekat
Ayşe Ulya Özek
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Zekât'ın mikro-finans sistemine uyarlanmasının İslam iktisadı açısından analizi

Bu çalışmanın amacı, zekâtı mikrofinans programlarında kullanmanın imkanını araştırmaktır. Önerilen sistemin uygunluğu, hem İslam hukuku hem de yoksulluğun ortadan kaldırılmasında zekât ile sağlanan fonların sürdürülebilirliği ve yeterliliği bağlamında incelenecektir. Zekât hakkında yapılmış olan bilimsel metinlerin yorumlanmasında genelde nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Biz de aynı yöntemi takip etti. Öte yandan, zekât fonunun mikro-finansa katkısının ne kadar önemli olduğunun cevabı aranacak ve bu doğrultuda bir yöntem geliştirilecektir. Toplanacak potansiyel zekât miktarı Türkiye GSYİH'sinin bir yüzdesi olarak hesaplanacak ve sonuç yoksulluk oranıyla karşılaştırılacaktır. Bu çalışma, zekât fonlarının yoksulluğu azaltmada yetkin ve değerli bir etkisinin olduğunu ortaya koymaktadır.

Gayri safi yurtiçi hasılaMikro finansYoksulluk+3
Muhammad Salaheddın Abunnaja
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Teverruk'un günümüz finansal piyasalardaki uygulaması ve dijital bir Teverruk platformu önerisi

Günümüzde Teverruk İslami Finans Sektörünün çeşitli alanlarında kullanılmakta ancak organize olması sebebiyle fıkhi olarak çeşitli sorunlar barındırmaktadır. Bununla birlikte Teverruk işlemleri için gerekli hizmet genellikle İngiltere ve Malezya merkezli Borsa veya Emtia aracı şirketlerinden ithal edilmektedir. Fıkhi bakımdan sorun teşkil etmeyecek şekilde Klasik Teverruk ürünü ise günümüz finansal ihtiyaçlarına cevap verecek nitelikte geliştirilmeye muhtaçtır. Tezimizde, uluslararası ve yerel fıkhi standartlara uygun, blok zincir ve akıllı sözleşmelere dayalı, dijital emtia ile sürecin tasarlandığı, tarafların tek bir sözleşme ile entegre olabildiği, teknolojik, şeffaf, denetlenebilir, verimliliği ve sürdürülebilirliği önceliklendiren Dijital bir Teverruk platformu sunulmaya çalışılmıştır. Bu kapsamda piyasada yaygın mevcut uygulamalar incelenmiş, bunlara kıyasla İslami finans ilkeleri ile uyumlu olduğu düşünülen likidite yönetimi ve gerçek piyasa sisteminde işleyebilecek nakit finansman amaçlı iki ayrı teverruk modeli için örnek çözüm önerileri sunulmuştur.

BlockchainBlok zinciri sistemiEmtia piyasası+6
Orhan Koyuncu
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Merkez Bankası dijital para tedavülünün modellenmesi ve Türkiye'de bankacılık sektörüne ve katılım bankacılığına olası etkilerinin değerlendirilmesi

Para tarihsel olarak değişim aracı olma, servet biriktirme ve hesap birimi olma gibi özellikleri nedeniyle insanlık tarihini etkileyen ve iktisadi hayatı düzenleyen temel bir unsur olmuştur. Zaman içinde paranın formunda ve kullanım alanındaki değişim hem iktisadi hayatı hem de finansal kuruluşları derinden etkilemiştir. Dijital inovasyon (yenilikçilik), hayatın birçok alanında olduğu gibi ekonominin tüm sektörlerinde kapsamlı değişiklikler meydana getirmiştir. Bunlardan bir tanesi de dijital paradır. Merkez Bankası Dijital Parası da (MBDP) o ülkenin yerel para birimi cinsinden ifade edilen, merkez bankasının doğrudan yükümlülüğü olan paranın dijital formudur. Bu yeni para formunun, tasarım ve uygulama şekline göre finansal kuruluşlar üzerinde önemli etkileri olacağı düşünülmektedir. Bu çalışmada öncelikle dünyada para otoriteleri tarafından yeni tartışılan ve araştırılan MBDP'nin kavramsal ve tasarım özellikleri ortaya konmuştur. MBDP'nin iktisadi hayata olası etkileri incelenmiş ve özgün bir dijital para tedavül model önerisi sunulmuştur. Çalışmada dijital paranın tedavüle verilmesi durumunda bankacılık sektörüne olası etkisi simülasyon modeli ile analiz edilmiştir. Çalışma bankacılık sektörü bağlamında gerçekleştirilmiş ve analiz katılım bankaları özelinde genişletilmiştir. Bu çalışmayı kıymetli yapan birkaç husus vardır: Öncelikle MBDP'nin yeni bir kavram olması ve henüz uygulaması olmaması nedeniyle literatürde öncü nitelikte bir araştırma özelliği taşımasıdır. İkinci olarak henüz merkez bankaları özelinde tartışılan bir kavramın akademik camianın dikkatine sunulacak şekilde tasarım parametrelerinin, iktisadi boyutunun tartışılmaya açılması ve bir model önermesi de dikkat çekicidir. Ayrıca MBDP'nin tedavüle verilmesi durumunda bankacılık sektöründe mevduattan MBDP'ye dönüşümün etkilerinin gerçek bankacılık verileri üzerinden analizinin yapılması en özgün katkı olarak ilgililerin dikkatine sunulmaktadır. "Dün dünde kaldı cancağızım. Bugün yeni şeyler söylemek lazım."

BankacılıkBankacılık sektörüKatılım bankacılığı+6
Nurettin Tüysüz
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Fıkıhtaki zînet anlayışı ile günümüz zînet anlayışının mukayesesi

Kadınlar için güzellik, asırlar boyu önem arz etmiştir. Bu sebeple kadınların bizzat kendileri ve her türlü güzellikleri fıkıh literatüründe zînet olarak nitelendirilmiştir. Kadınların güzelliklerinin meta olarak sunulduğu şu günlerde onların zînetlerine dair tüm konuların hem İslam hukukundaki durumunun hem de modern hukuktaki durumunun incelenmesi önem arz etmektedir. Fıkıh kaynaklarında zînet konusunun kapsamı ve günümüzde zînet olarak değerlendirilebilecek unsur ve uygulamaların neler olduğu ve bunların İslam hukukundaki ve modern hukuktaki durumlarının mukayese edilerek incelenmesi bu tezin konusunu oluşturmaktadır. İslam hukukunda kadınların bedeni güzellikleri, giyim-kuşamı ve güzelleşmek üzere yaptıkları her türlü uygulama, zînet olarak görülmüş ve kadınların yaratılışı itibariyle bunlara meyletmesi belirli şartlarla mubah kabul edilmiştir. Ancak insan bedenine yapılan müdahaleler Allah hakkı olan tasarruflar içerisinde görülüp tedavi gibi zaruri gerekçeler olmaksızın bu uygulamaların yapılmasının mekruh ya da haram kabul edildiği anlaşılmıştır. Modern hukukta ise fıkıhta zînet konusu içine giren her mevzunun şahıs hakları, borçlar hukuku ve tıp hukuku içerisinde ele alınıp tartışıldığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Zînet, Süs, Güzellik, Estetik, Giyim, Örtünme

GiyimGüzellikKadınlar+5
Fatma Nur Korkmaz
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İslam iktisadı açısından faiz ve kâr kavramlarının mukayesesi

İnsanlık tarihi kadar eski olan faiz mefhumu ve kâr kavramı çalışmamızın özünü oluşturmaktadır. Burada sorun teşkil eden husus İslam tarafından kârın meşru görülüp faizin yasaklanmasıdır. Bu meselenin anlaşılması amacıyla çalışmamızda birincil olarak faiz kavramına değinilmiştir. Faiz ve ilintili kavramlar açıklanarak aralarındaki ilişki açıklanmıştır. Meseleyi derinden anlamak adına İslam dininin meşruiyet kaynağı olan Kur'an-ı Kerim ve Sünnet'teki faiz kavramlarına mezheplerce açıklanan faiz eylemine değinilmiştir. Faizin ne tür bir eylem sonucunda ortaya çıktığına dikkat çekmek istenmiştir. Çalışmamızın ikinci bölümünde kâr kavramı ve ilintili diğer kavramlar açıklanmıştır. İslam tarafından meşru görülen kârın oluşum sebepleri yani bir başka deyişle kârı meşruiyet zeminine çeken olaylar silsilesi aktarılmaya gayret edilmiştir. Klasik iktisat düşüncesindeki kâr kavramına yer verilerek İslâmi bakış açısıyla karşılaştırılmasına imkân sağlanmıştır. Üçüncü bölümde kâr ve faiz mukayesesi akit, tarafların eylemleri, sözleşmelere konu olan mallar, toplumsal etkileri ve tarafların risk üstlenimleri gibi mukayeselerle faiz ve kâr kavramları arasındaki benzerlik ve ayrışım noktalarına değinilmiştir. Sonuç olarak, bu çalışma faiz ve kâr kavramlarını İslami perspektiften gözler önüne sermeyi ve mukayese etmeyi hedeflemektedir.

FaizFaizsiz ekonomiKar+4
Mustafa Taşkın
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
10
Master'sOpen AccessTR

Fıkıhta kabz'ın maksadına yönelik görüşler ve bunun emtia türev sözleşmeleri üzerindeki yansımaları

Toplumda yaygın olarak kullanılan alım satım akdinin konuluş amacına uygun olarak sonuçlanması taraflar açısından büyük önem arz eder. Kabz da alım satım işlemlerinin sonuçlanabilmesi açısından gereklidir. Fıkıhta bir malda tasarruf yetkisine sahip olmak anlamında kullanılan kabz, alım satım işlemlerinin tamamlanabilmesi açısından gereklidir. Zira alım satım işlemlerinde kabz olmadığında işlemin asıl maksadı gerçekleşmez. Günümüzde teknolojinin gelişmesine bağlı olarak da kabz şekilleri değişmektedir. Bu işlemlerden biri de emtia türev işlemleridir. Emtia türev işlemlerinde işleme konu varlığın bir başkasına satılması kabzedilmeksizin gerçekleşir. Fıkıhta alım satım işlemlerinin sonuçlanıp maksadına uygun gerçekleşebilmesi için şart koşulan kabzın günümüz emtia piyasalarında iktisadi anlamda gerekip gerekmediği tartışma konusudur. Bu çalışmanın temel amacı fıkıhta kabz'la ilgili görüşlere, tartışmalara yer vermek ve tartışmaların sonucu olarak ortaya konan kabz öncesi satım yasağının maksadını ele almak ve ardından kabzın emtia piyasaları üzerindeki etkilerini ortaya koymaktır. Sonuç olarak bu çalışmada emtia türev sözleşmelerinde alım satım sözleşmelerinin amacının yerine gelmesi açısından kabzın gerektiği ve kabz gerçekleşmediğinde bu sözleşmelerin birtakım iktisadi problemlere yol açacağı sonucuna varılmıştır.

Emtia piyasasıEmtia türev sözleşmeleriKabz+3
Saliha Koçoğlu
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Altyapı yatırımlarının mevcut finansman modelleri ile sukuk finansman modelinin mukayeseli analizi

Günümüzde otoyollar, havaalanları, köprüler, limanlar, metrolar, demiryolları, hastaneler, toplumsal amaçlı binalar, okullar, içme suyu hatları ve enerji santralleri vb. birçok yatırım altyapı yatırımları kapsamında değerlendirilmektedir. Bu sebeple, altyapı yatırımları devletlerin iktisadi ve sosyal gelişiminde kritik öneme haizdir. Büyük tutar ve uzun vade gerektiren altyapı yatırımlarının sınırlı finansman kaynaklarıyla karşılanması ise ülkeler açısından önemli bir sorun teşkil etmektedir. Bu doğrultuda, gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerde altyapı yatırımlarının finanse edilmesi amacıyla birçok finansman modeli geliştirilmiştir. Bu çalışmanın ilk bölümünde Dünya'da ve ülkemizde mevcut durumun ve sorunların tespit edilmesi amacıyla altyapı yatırımlarında kullanılan 30 farklı faizli ve/veya faizsiz finansman modeli detaylı olarak incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde faizsiz finansman modelleri arasında odağımızda yer alan Sukuk'un Türkiye'de kamu altyapı projelerinin finansmanı amacıyla kullanılması üzerine mevcut durum ve yürürlükteki yasalar incelenmiştir. Bu veriler ışığında İslamî prensiplere uygun biçimde Sukuk'un ülkemizde uygulanması adına karşılaşılan sorunlar tespit edilmiştir. Çalışmamızda takip edilen mukayeseli analiz yöntemi ve akabinde gerçekleştirilen derinlemesine mülakatlar sonucunda ülkemizde ihracı mümkün olan sukuk finansman modelinin kamu tarafından nasıl hayata geçirilebileceği üzerinde durulmuştur. Bu noktada Türkiye Varlık Fonu (TVF) üzerinde odaklanılmış ve önerilen sukuk finansman modellerinin TVF tarafından kamu altyapı projelerinin finansmanı amacıyla kullanılmasının mümkün olduğu kanaatine ulaşılmıştır.

Alt yapı yatırımlarıFinansman yöntemleriKamu yatırımları+6
Erhan Bahtiyar
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kelâm kaynaklarında iktisadi bir konu olarak fiyatların oluşumu

ktisadi bir konu olan fiyat oluşumu kelâm eserlerinde Allah'ın ve insanların fiilleri bağlamında ele alınmıştır. Fiyat konusu iktisat tarihi boyunca değer kavramıyla birlikte değerlendirilmiş ve iktisadi doktrinleri birbirinden ayıran temel bir faktör olmuştur. Çalışmamızda öncelikle fiyat ve fiyat ile ilgili kavramlar ele alınmıştır. Daha sonra fiyat kavramının nasslardaki işlenişine değinilmiş, ilgili ayet ve hadisler verilerek gerekli değerlendirilmeler yapılmıştır. Kelâmda konuya dair mezheplerin görüşleri ele alınmış ve kelâmcıların anlayışlarına yer verilmiştir. Daha sonra modern iktisadın ekoller bazında fiyat oluşumuna dair görüşleri ele alınarak konu modern iktisatçıların ve kelâmcıların görüşlerinin mukayese edilmesi suretiyle değerlendirilmiştir. Bu çalışmada iktisadi bir mesele olan fiyatın kelâmcılar tarafından incelenmesinin ardındaki esas unsurun ne olduğu sorgulanmış ve onların fiyat oluşumuna yaklaşımı ile modern iktisadın yaklaşımı arasındaki benzerlik ve farklılıkların tespit edilmesi hedeflenmiştir. Sonuç olarak kelâmcıların bu konuyu ele almalarının temel sebebi olarak iktisadi hayatın asıl koordine edicisini tespit etmeye yönelik olduğu görülmüştür. Bunu yaparken de küllî ve cüz'î irade arasındaki ilişkiyi anlama noktasında kendi aralarında lugavî bazı ihtilafların ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Ayrıca modern iktisat ile kelâmcılarda iktisadın ardında ortak bir ulûhiyet vurgusunun olduğu ortaya konmuştur. Ancak modern iktisadın sekülerleşme çabaları dolayısıyla ulûhiyet vurgusunu açıkça ifade etmeyip başkaca soyut kavramlar üreterek açıklamaya çalıştığı tespit edilmiştir.

EkonomiFiyatFiyat hareketi+7
İbrahim Alma
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ticari ve katılım (tekafül) sigortacılığında tarafların fıkhi durumunun incelenmesi

Varoluşundan beri çeşitli risklere maruz kalan insan kendini sigorta ile ekonomik güvence altına alarak korumaya çalışmıştır. 14.yy'dan itibaren uygulanmaya başlanan ticari sigorta bazı fıkhî mahzurlardan dolayı eleştirilere maruz kalmıştır. Bu nedenle 20.yy'da Müslümanlar ticari sigortaya alternatif olarak katılım (tekâfül) sigortasını uygulamaya başlamışlardır. Bu noktada söz konusu iki sigorta türünün meşruluğu tarihi süreç içerisinde farklı bakış açılarıyla ele alınmıştır. Ancak biz çalışmamızda söz konusu sigorta sözleşmelerini daha çok taraflar perspektifinden ele almaya çalıştık. Bu açıdan ticari sigortada ve katılım sigortasında tarafların kimlerden oluştuğu ve taraflar arasında nasıl bir akit yapıldığı araştırmamız boyunca tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda çalışmamız üç bölümden meydana gelmektedir. Birinci bölümde ticari sigorta ve katılım sigortasının kavramsal çerçevesi ve tarihi gelişim aşamaları ele alınarak, ilk bölüm ile ikinci ve üçüncü bölümün temelleri atılmıştır. İkinci bölümde ticari sigortanın tarafları arasındaki fıkhî ilişki, üçüncü bölümde ise katılım sigortasının tarafları arasındaki fıkhî ilişki incelenmiştir. Birinci bölüm farklı disiplinlerden elde edilen verilerden faydalanılarak oluşturulmuştur. İkinci bölümde konu bağlamında karşıt düşüncelere yer verilmiş birbirine muhalif olan düşünceler karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise tümevarım ve karşılaştırma yöntemlerinden faydalanılarak konu aydınlatılmaya çalışılmıştır. Tartışmalar hususundaki şahsi fikrimiz ise bölüm sonlarında ifade edilmiştir.

Katılım sigortacılıkRiskSigorta+6
Şanbaz Yıldırım
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Afganistan'da İslami bankacılık uygulamaları ve fıkhî tahlili

Afganistan'daki İslâmî bankacılık uygulamalarının fıkhı açısından değerlendirmesini yaptığımız bu araştırmada, Afganistan'daki İslâmî bankaların işleyiş şekillerinin daha iyi anlaşılabilmesi için İslâmî bankacılıkla ilgili kanun ve yönetmeliklerin fıkhın ilke ve amaçlarına göre yapılıp yapılmadığını ve İslâmî bankaların bu kanunlara göre hareket edip etmediğini tespit etmeye çalıştık. Tez hazırlarken Afganistan'da İslâmî bankacılık uygulamalarını fıkhî yönden inceleyen bir araştırmaya rastlayamadık dolaysıyla bu tezin kendi alanında bir ilk olduğunu söyleyebiliriz. Afganistan'da otuz seneden fazla süren iç çatışmalar zamanında bankacılık sistemi çalışamaz hale gelmiştir. 2002 yılında uluslararası güçlerin ülkeyi işgal etmesiyle bir müddet iç çatışmalar son bulmuş ve yıkılan devlet düzenini tekrar kurma çalışmaları başlatılmıştır. Bu doğrultuda Afganistan bankacılık sektörünü uluslararası standartlara uygun bir şekilde çalışır hale getirtmek için 2003 yılında 101 maddelik bankacılık kanunu yayınlanmıştır. bu kanunun 3. maddesinde Merkez Bankası'na, bankaların hangi tür faaliyetleri yürütebileceklerine dair düzenleme yapma yetkisi verilmiştir. Merkez Bankası da kendisine tanınan bu yetkiyi kullanarak bankaların pencere sistemi şeklinde İslâmî bankacılık faaliyeti de yürütmelerine imkân tanımıştır. İlerleyen süreçte, İslami bankacılık ile ilgili düzenleme kanunlarda açıkça zikredilmediği için, İslâmî bankacılık sisteminin gelişim gösteremediği görülmüştür. Bu eksikliğin giderilmesi gayesiyle 2015 yılında yenilenen bankacılık kanununa, İslâmî bankacılığın nasıl yapılacağına dair düzenlemeler de eklenmiştir.

AfganistanBankacılıkBankacılık sektörü+4
Faızullah Fayyaz
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Geleneksel bankacılık ve katılım bankacılığının denetim açısından mukayesesi

Bankalar, geçmişi yüzyıllara dayanan, toplumun büyük bir kesimini etkileyen kuruluşlardır. Bankaların kurumsallaşan ve büyüyen yapılarına bağlı olarak faaliyetlerini etkin ve verimli yerine getirmeleri amacıyla denetim ihtiyaçları ortaya çıkmıştır. Türkiye'de bankalar, mevduat bankaları, katılım bankaları ve kalkınma ve yatırım bankaları olarak temelde 3 grupta toplanmışlardır. Bu çalışmada, faizsizlik prensibiyle hareket eden katılım bankaları ile mevduat bankalarının denetim anlamında mukayesesi yapılarak, benzer ve farklı yönleri incelenmektedir. Öncelikle bankacılık sektörü ve denetiminin tanım, unsur ve çeşitlerinin üzerinde durularak, Türkiye'deki katılım bankaları ile mevduat bankalarının denetim anlamında mevzuat düzenlemelerine istinaden benzer ve farklı yönleri iç ve dış denetim perspektifinde karşılaştırmalı olarak bahsedilmiştir. Akabinde dünyada İslami finans prensiplerine uygunluk denetimine ilişkin standartları belirleyen kuruluşlara yönelik bilgiler verilerek denetim anlamında yayımlanan standartların üzerinde durulmuştur. Örnek olması maksadıyla da Malezya'da İslami finans prensiplerine uygunluk denetimine ilişkin oluşturulan model, kapsam ve çalışmaların değerlendirilmesine yer verilmiştir.

BankacılıkBankacılık sektörüDenetim+3
Nurettin Ayar
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessAR

Katılım bankalarındaki murabaha işlemi ile faizli krediler arasında bir mukayese:Comparison between participating bank's murabaha and riba-based loans

The Murabaha has been discovered and thus chosen as a financing tool by the participated banks and Riba- free financial institutions as a legitimated alternative to interest-bearded loans offered by conventional banks. Participated banks and these institutions have been practicing this transaction since the very first day on a large scale in their domestic and international business activities and in their import and export transactions. It has gained popularity in many Islamic and non-Islamic countries. Many banks feel that Murabaha for its flexibility and being derived from Shariah principles fully in accordance to their requirements and at the same time fulfils their clients' needs. This is the basic cause that urgesthem to choose Murabaha for developing their business and economic activities.But, despite all this, a question that still arises and needs to be answered is whether the described mode of transaction/ Murabaha is different from interest-beard loan? and what are those points which distinguish it from other(interest-bearded loan)? This work aims to find out a correct answer to this question through research, eventualised after an intensive study in four languages, Arabic, English, Persian and Urdu. and scientific discussion. Based on the inductive method of mentioning the doctrines, jurisprudential opinions, the conditions of the ordinary Murabaha and its history and applications in the present along with basic steps and transient stages, from the analytical and dialogical approaches when presenting the evidence and discussing it and the points of comparison between Murabaha and riba-based loans Keywords:Islamic Law, Murabahah, Riba,Bank,Finance, Loan.

Muhammad Nazır Khan
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kadınlar açısından cuma namazının fıkhi hükmü

Cuma namazı, ayet ve hadis ile farz kılınan bir ibadettir. Günümüzde, kadınlar açısından Cuma namazının fıkhi hükmü konusunda bir ihtilaf söz konusudur. Bu çalışma Cuma suresi 9. ayet esas alınarak Cuma namazının kadınlara farz olup olmadığı hususunun Kur'ân ve Sünnet bağlamında tespitini kapsamaktadır. Tezimizde önce Cuma ve Cuma ilgili temel kavramlar ele alınmıştır. Daha sonra tefsirlerde ayetin genel anlamı ve kadınlar açısından işlenişine değinilmiş, Hz. Peygamber ile Sahabe döneminden bizlere ulaşan, Cuma namazının geneli ve kadınların Cuma namazına katılımı ile ilgili rivayetlere yer verilmiştir. Fıkıhta konuya dair mezheplerin görüşleri eşliğinde konunun ele alınışı ve çağdaş çalışmalardaki durum incelenmiştir. Tarafların birbirlerine yönelik değerlendirmelerine yer verilmiştir. Sonuçta Müslüman kadınları yakından ilgilendiren bir konuyla ilgili ayet ışığında çözüm bulunmaya çalışılmış, ayetin genele hitabının içine kadınların da girdiği tespit edilmiştir. Farz olduğunu savunanların görüşlerinin farz olmadığını savunanlara göre daha isabetli olduğu kanaatine varılmıştır.

AyetlerCumaHadis+6
Ayşenur Çayır
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Other supervisors