Theses supervised by Prof. Dr. Subhiye Mine Yurttagül

10 theses · Hasan Kalyoncu University

Master'sOpen AccessTR

Hemodiyaliz hastalarında beslenme eğitiminin biyokimyasal parametrelere etkisi

Bu çalışmanın amacı hemodiyaliz hastalarında beslenme eğitiminin biyokimyasal parametrelere etkisini incelemektir. Özel Güneydoğu Diyaliz Merkezi'nde yapılan çalışmaya, 18 yaş üstü, iletişim problemi olmayan ve en az bir yıldır hemodiyaliz tedavisi alan 35 gönüllü hasta katılmış olup, 33 hasta (16 kadın, 17 erkek) ile tamamlanmıştır. Hastaların eğitim öncesinde ve sonrasında bazı biyokimyasal bulguları, antropometrik ölçümleri ve beslenme durumlarını saptamak amacıyla biri diyaliz günü, diğeri diyalize girilmeyen gün, bir diğeri hafta sonu olmak üzere birbirini takip eden 3 gün/24 saatlik besin tüketim kaydı alınarak karşılaştırılmıştır. Eğitim sonrasında potasyum, sodyum, kreatinin, Kt/V, fosfor, kalsiyum ve glukoz değerleri azalmış, albümin, total protein, hemoglobin ve hematokrit değerleri ise artmıştır. Eğitim öncesi ve sonrasında kalsiyum ve hematokrit değerleri dışındaki bu değişiklikler istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p>0.05). Hastaların eğitim öncesi ve sonrası antropometrik ölçümleri karşılaştırıldığında; kuru ağırlık, BKİ ve ÜOÇ değerlerinin azaldığı saptanmıştır (p>0.05). Hastaların enerji ve besin öğesi alımları incelendiğinde eğitim sonrasında enerji ve protein alımları artmıştır (p>0.05). Vitamin E, kolesterol, tiamin, B6 alımlarında artış gözlenirken, folat, vitamin C, B12, riboflavin ve vitamin A alımları azalmıştır (p>0.05). Eğitim sonrasında hastaların fosfor, sodyum, potasyum, demir, çinko ve magnezyum alımları azalmıştır. Fosfor, kalsiyum, magnezyum alımındaki değişiklikler istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0.05). Eğitim sonrasında hastaların beslenme bilgi puanlarındaki artış önemli derecede anlamlıdır (p<0.05). Hemodiyalizde tıbbi beslenme tedavisi eğitimi son derece önemlidir. Multidisipliner bir yaklaşımla; hasta, hasta yakını, diyetisyen, hemşire, diyaliz teknikeri ve diyaliz hekiminin sıkı işbirliği önem arz etmektedir. Anahtar kelimeler: Beslenme eğitimi, hemodiyaliz, beslenme durumları, biyokimyasal bulgular

Beslenme durumuBeslenme eğitimiBeslenme incelemeleri+4
Hülya Yılmaz
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Piyasada satılan antep fıstıklarının mineral içeriği ve tüketim durumları

Bu çalışma, Antep fıstığının tüketim özelliklerini ve mineral içeriğini saptamak amacıyla yapılmıştır. Gaziantep'in 8 farklı sosyoekonomik bölgesindeki Aile Sağlığı Merkezine başvuran 400 kişi gelişigüzel örneklem yoluyla seçilmiş ve Antep fıstığı tüketim durumları araştırılmıştır. Bireylerin %11.5'i her gün, %36.2'si haftada bir gün Antep fıstığı tüketmektedir. Çalışmaya katılan bireylerin %94.5'i Antep fıstığını çerez olarak tüketirken, %71.5'i tatlılarda, %37'si yemeklerde tüketmektedir. Antep fıstığı çerez haricinde tatlılarda, dolmalarda, pilavlarda ve içli köftelerde kullanılmaktadır. Bireylerin %63.2'si Antep fıstığını satın alırken fiyatına dikkat ederken %60.8'i küflenme durumuna, %51.5'i iriliğine dikkat etmektedir. Bireylerin %93'ü Antep fıstığını serin ve kuru ortamda saklamaktadır. Çalışmaya katılan bireylerin ortalama Antep fıstığı günlük tüketim miktarı erkeklerde 27.6 g, kadınlarda 14.5 g olarak bulunmuştur. Antep fıstığı erkek bireylerin günlük protein gereksinmesinin %7.3'ünü karşılamıştır. Diğer besin ögelerinin gereksinmelerini karşılama oranı ise, bakırda %33.3, demirde %9, fosforda %17.7dir. Antep fıstığının E vitamini, B1, B2 ve biyotin gereksinmesine katkısı ise sırasıyla %7.3, %16.7, %7.7 ve %14.7 dir. Kadınların tükettiği ortalama 14.5 g Antep fıstığı'nın günlük gereksinmeye katkısı sırasıyla proteinde %4.6, bakırda %11.1, demirde %2.2, fosforda %9.3, B1 vitamininde %9.1 ve biotinde %7.7'dir. Antep fıstıklarının mineral analizi yapılmış ve 100 g antep fıstığında ortalama kalsiyum miktarı 136.31 mg, magnezyum 146.38 mg, sodyum 17.08 mg, potasyum 759.21mg, fosfor 504 mg, demir 3.23 mg, bakır 1.49 mg ve çinko 2.47 mg olarak bulunmuştur. Bütün bu bulgular sonucunda antep fıstığının besin ögesi içeriği ve günlük alıma katkısının daha kapsamlı incelenmesi gerektiği kanısına varılmıştır.

Antep fıstığıBesin analiziBesinler+3
Enes Bahadır Kılıç
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Gaziantep ilinde yaşayan farklı sosyoekonomik düzeydeki yetişkin kadınların beslenme durumunun sağlıklı yeme indeksi ile değerlendirilmesi

ÖZET SAĞLAM, E.E. Gaziantep İlinde Yaşayan Farklı Sosyoekonomik Düzeydeki Yetişkin Kadınların Beslenme Durumunun Sağlıklı Yeme İndeksi ile Değerlendirilmesi. Hasan Kalyoncu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Beslenme ve Diyetetik Programı, Yüksek Lisans Tezi, Gaziantep, 2018 Bu çalışma farklı sosyoekonomik düzeydeki yetişkin kadınların beslenme durumlarının Sağlıklı Yeme İndeksi (Healthy Eating İndex-2010) ile saptanması amacıyla planlanıp yürütülmüştür. Çalışmaya Gaziantep İlinde, Düztepe (düşük sosyoekonomik düzey) ve İbrahimli (yüksek sosyoekonomik düzey) semtlerinde yaşayan, 19-65 yaş arasındaki gönüllü 300 kadın katılmıştır. Soru kağıdı ile kadınlara ilişkin genel bilgiler, beslenme alışkanlıkları, fiziksel aktivite yapma durumları, 24 saatlik besin tüketim kayıtları yüz yüze görüşülerek belirlenmiş, antropometrik ölçümleri alınmış ve bireylerin HEİ-2010 değerleri hesaplanmıştır. Sağlıklı yeme indeksi ile bireylerin çeşitli özellikleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Çalışmaya katılan kadınların %50.0'si 31-50 yaş aralığındadır. Üniversite mezunu olanların oranı %30.7, ilkokul mezunu olanların oranı ise %18.7'dir. %51.3 oranındaki kadın ev kadını iken %43.7'si farklı sektörlerde çalışmaktadır. Çalışmaya katılan kadınların %34.0'ü sağlıklı ağırlıkta, %37.0'si hafif şişman %1.3'ü ise aşırı zayıftır. Düzenli fiziksel aktivite yapanların oranı %29.0'dur. Kadınların %17.7'si sigara, %21.7'si alkol kullanmaktadır. Toplam HEİ-2010 puanları karşılaştırıldığında, İbrahimli Semtinde yaşayan kadınların puanı (58.45±12.53), Düztepe Semtinde yaşayan kadınların puanından (45.85±4.67) istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha yüksek bulunmuştur (p<0.001). Kadınların yaşlarındaki artışa bağlı olarak HEİ-2010 puanlarının arttığı bulunmuştur (p<0.001). Üniversite mezunlarında HEİ puanı 57.37±11.67 iken ilkokul mezunlarında 47.70±8.99'dur (p<0.05). HEİ-2010 puanı ile medeni durum ve BKİ arasındaki ilişkinin istatistiksel olarak anlamlı olmadığı görülmüştür (p>0.05). Sosyoekonomik düzey ve eğitim düzeyinin arttırılması sağlıklı yeme indeksine olumlu yansıyacaktır. Anahtar Kelimeler: Diyet Kalite İndeksi, Sağlıklı Yeme İndeksi-2010

Beslenme davranışıBeslenme durumuGaziantep+3
Elif Ezgi Sağlam
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Gaziantep Nizip İlçesinde yaşayan obez ve insülin direnci olan kadınlarda ağırlık kaybının insülin direncine etkisi

AYATA, B. Gaziantep Nizip İlçesinde Yaşayan Obez ve İnsülin Direnci Olan Kadınlarda Ağırlık Kaybının İnsülin Direncine Etkisi. Hasan Kalyoncu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Beslenme ve Diyetetik Programı, Yüksek Lisans Tezi, Gaziantep,2018 İnsülin direnci, insülinin kandaki seviyesinin normal veya normalin üzerinde olmasına karşın, kas, yağ dokusu ve karaciğerde insüline karşı duyarlılığın azalması ve kan glikoz düzeyinin yükselmesidir. İnsülin direnci, metabolik bozukluklara yol açarak birçok organ sistemini etkiler. İnsülin direncine yol açan en önemli faktör obezitedir. Bu çalışmanın amacı, ağırlık kaybına bağlı olarak HOMA-IR değerindeki değişikliği değerlendirmektedir. Çalışma; Nizip Devlet Hastanesi'nde insülin direnci teşhisi konan, beden kütle indeksi 25kg/m² ve üzerinde olan, gelişigüzel örneklem yöntemiyle seçilen 25 kadın üzerinde yapılmıştır. Kadınların sosyo demografik özellikleri, beden kütle indeksleri, beslenme alışkanlıkları ve HOMA-IR değerleri incelenmiştir. Sekiz hafta boyunca beslenme tedavisi uygulanmış, kaybedilen ağırlık ile insülin ve kan glikoz düzeylerindeki değişiklikler irdelenmiştir. Araştırma kapsamına alınan kadınların başlangıç vücut ağırlığı 92,9±14,9 kg iken, 8 hafta sonundaki vücut ağırlığı 86,1±13,5 kg'dır. HOMA-IR değerlerine bakıldığında ise; başlangıç HOMA-IR değeri 4,42±2,10 mg\dl iken, 8 hafta sonundaki HOMA-IR değerinin 2,83±1,21 mg/dl'ye düştüğü görülmüştür. Ağırlık azalmasıyla insülin direncindeki azalma istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur (p<0.05). İnsülin direncinin azalması için ağırlık denetimi etkilidir. Anahtar Kelimeler: Ağırlık Kaybı, HOMA-IR, Obezite, İnsülin Direnci, Beden Kütle İndeksi.

Gaziantep-NizipKadınlarKilo verme+4
Bedriye Ayata
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Gaziantep İlinde dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan 3-18 yaş grubu çocukların beslenme durumlarının ve e-110 (sunset yellow) katkı maddesi bulunan besinlerin tüketim miktarlarının saptanması

TAYŞİ, S. Gaziantep İlinde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Olan 3-18 Yaş Grubu Çocukların Beslenme Durumlarının ve E-110 (Sunset Yellow) Katkı Maddesi Bulunan Besinlerin Tüketim Miktarlarının Saptanması. Hasan Kalyoncu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Beslenme ve Diyetetik Programı, Yüksek Lisans Tezi, Gaziantep, 2018 Bu çalışma; dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) olan çocukların beslenme durumlarını saptamak, E-110 Sunset Yellow içeren besinlerin tüketim miktarını araştırmak ve ebeveynlerin gıda katkı maddesi ile ilgili tutumlarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmaya; 3-18 yaş aralığında, DEHB tanısı almış toplam 130 çocuk dahil edilmiştir. Araştırma Gaziantep ilinde bir devlet hastanesinde yürütülmüştür. Çocukların antropometrik ölçümleri alınmış ve Beden Kütle İndeksi (BKİ) hesaplanmıştır. Beslenme durumunu değerlendirmek ve ambalajlı tüketilen besinlerin içindeki E-110 katkı maddesinin tüketim miktarını saptamak amacı ile 24 saatlik besin tüketim kaydı alınmış, enerji ve besin ögeleri alım miktarları Beslenme Bilgi Sistemi (BEBİS) programı kullanılarak saptanmıştır. Günlük alınan E-110 miktarları ise E-110 içeren besinlerin tüketim miktarları ile Türk Gıda Kodeksi'nde besinlere katılmasına izin verilen en yüksek E110 miktarları göz önüne alınarak hesaplanmıştır. Tüm çocukların, %9.2'si çok zayıf, %50.8'i normal, %18.5'i hafif şişman, %13.0'ü şişmandır. Tüm yaş grubu çocukların protein gereksinimini yeterli miktarda karşıladığı bulunmuştur. Posa, potasyum ve kalsiyum tüketimi tüm yaş gruplarında yetersiz olup, gereksinen miktarın sırasıyla %51.6-60.6, %34.7-54.3 ve %39.9-88.6'sı karşılanmıştır. Üç yaş grubu demir gereksinmesini karşılarken, 4-6 yaş grubu gereksinmelerinin %77.3'ünü, 7-9 yaş grubu %96.0'sını, 10-13 yaş grubu erkekler %98.8'ini, kızlar %72.9'unu, 14-18 yaş grubu ise erkekler %104.5'ini, kızlar %56.0'sını karşılamıştır. Enerji gereksinmesi ise, 3 yaş grubunda %102.6, 7-9 yaş grubunda %87.5, 10-13 yaş grubunda erkeklerde %68.1, kızlarda % 66.7, 14-18 yaş grubunda ise erkeklerde %62.4, kızlarda %76.5 oranında karşılanmıştır. C vitamini gereksinmesinin 14-18 yaş grubu kızlar %91.7'sini karşılarken, diğer yaş grupları tümünü karşılamışlardır. Ailelerin %58.8'i renklendirici gıda katkı maddelerinin tüketiminin DEHB'nu etkilediğini düşünmektedir. Ailelerin %27.0'si DEHB ile ilişkili beslenme bilgisi aldığını ve %22.8'i bu bilgiyi diyetisyenden aldığını belirtmiştir. DEHB olan çocukların ortalama E 110 Sunset Yellow tüketim miktarlarının 0.0033 – 0.021 mg/kg arasında olduğu hesaplanmıştır. Bu miktarlardaki tüketim ile günlük alınabilir miktar (ADI: 0-4 mg/kg/gün) aşılmamaktadır. Ambalajlı besinlerin etiket bilgilerine dikkat edilmesi, DEHB'nu etkileyen yapay renklendiricileri içeren besinlerin tüketiminin azaltılması ve yeterli ve dengeli beslenmenin sağlanması konusunda aileler ve çocuklar eğitilmelidir. Anahtar Kelime: Dikkat Eksikliği ve Hperaktivite Bozukluğu (dehb), Beslenme, Sunset Yellow (E-110)

BeslenmeBeslenme durumuErgenler+6
Saadet Tayşi
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin besin desteği kullanma durumlarının belirlenmesi

Birsen KARA, Üniversite Öğrencilerinin Besin Desteği Kullanma Durumlarının Belirlenmesi, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Beslenme ve Diyetetik Programı Yüksek Lisans Tezi, Gaziantep, 2019. Bu çalışmanın amacı, üniversite öğrencilerinin beslenme durumlarını ve besin desteği kullanma durumlarını araştırmaktır. Çalışma, Mersin ilinde eğitim gören 256'sı erkek ve 144'ü kız olmak üzere toplam 400 öğrenci üzerinde yapılmıştır. Anket formu ile öğrencilerin genel bilgileri, beslenme alışkanlıkları, besin destekleri kullanımı, fiziksel aktivite durumu ve beslenme durumları belirlenmiştir. Öğrencilerin yaş ortalaması 21,4±1,93 yıldır. Öğrencilerin BKİ ortalaması ise 22,7±3,7 kg/m2'dir. Erkeklerin %62,9'u, kızların %72,2'si normal vücut ağırlığına sahiptir. Öğrencilerin %65,5'inin öğün atladığı saptanmıştır. En çok atlanan öğün kahvaltıdır (%57,6). Erkek öğrencilerin %20,7'si, kız öğrencilerin %21,5'i hiç ara öğün tüketmemektedir. Öğrencilerin %10,7'si (erkeklerin %10,5'i, kızların %11,1'i) besin destek ürünleri kullanmaktadır. Besin destek ürünü kullanan öğrencilerden %14'ü vitamin, %9,3'ü mineral, %32,5'i vitamin ve mineral, %44,2'si ise diğer destek ürünlerini kullanmaktadır. Erkek öğrencilerin %48,2'si kas yapmak, kız öğrencilerin %68,8'i sağlıklı olmak amacıyla besin destek ürünü kullandığını belirtmiştir. Öğrencilerin %32,5'i besin destek ürünlerinin yararlı olduğunu, %35,8'i yararlı olmadığını ve %31,7'si ise bazılarının yararlı olduğunu düşünmektedir. Öğrencilerin %51,2'si düzenli egzersiz yapmaktadır. Öğrencilerin enerji, yağ, karbonhidrat, posa, D vitamini, E vitamini, B1 vitamini, B2 vitamini, folat, C vitamini, potasyum, kalsiyum, magnezyum, demir ve çinko alımı önerilen miktarların altında bulunmuştur. Vitamin desteği alan öğrencilerde diyetle B12 vitamini, mineral desteği alan öğrencilerde sodyum ve fosfor alımı önerilen miktarların üzerinde bulunmuştur. Diğer vitamin ve mineraller için günlük önerilen miktarları karşılama oranı düşüktür. Sonuç olarak besin öğeleri alım önerilerini karşılama oranları düşük olan öğrencilerin besin desteği kullanması faydalı olabilmektedir. Ancak gereksinmeleri besinler yoluyla almaları daha sağlıklı ve ekonomik olacaktır. Anahtar Kelimeler: Besin desteği, üniversite öğrencileri, beslenme

Besin destekleriBeslenmeBeslenme durumu+2
Birsen Kara
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin beslenme durumlarının Akdeniz diyet kalite indeksi ile değerlendirilmesi

Bu araştırma, Mersin ilinde eğitim gören üniversite öğrencilerin fiziksel aktivite düzeylerini, beslenme alışkanlıklarını ve Akdeniz diyeti kalite indeksi ile beslenme durumlarını değerlendirmek amacıyla yürütülmüştür. Çalışmaya %58,5'i erkek, %41,5'i kız olmak üzere gelişigüzel seçilen ve çalışmaya katılmayı kabul eden toplam 400 öğrenci alınmıştır. Soru kağıdı ile öğrencilere ilişkin genel bilgiler, boy uzunluğu ve vücut ağırlığı, besin tüketim sıklığı ve fiziksel aktivite kaydı alınmıştır. Ayrıca Akdeniz Diyeti Kalite İndeksi (KIDMED) uygulanmıştır. Öğrencilerin yaş ortalaması erkek öğrencilerde 21,6±1,9 yıl, kız öğrencilerde 21,1±1,7 yıl bulunmuştur. Öğrencilerin büyük çoğunluğu normal BKI'ye (≥18,5-<24,9 kg/m²) (erkeklerde %61,5, kızlarda %73,0) sahiptir. Ortalama BKI erkek öğrencilerde 23,8±3,8 kg/m², kız öğrencilerde 21,5±3,2 kg/m²'dir. Öğrencilerin sigara kullanımı erkeklerde %54,2 kızlarda %35,5'tir. Alkol kullanımı ise erkek ve kızlarda sırasıyla %48,7 ve %35,5'tir. Erkeklerin %62,8'i, kızların %63,9'u öğün atlamaktadır. En çok atlanan öğün erkeklerde %68,0 ve kızlarda %53,8 ile kahvaltı öğünüdür. Öğün atlama nedenine erkeklerin %35,4, kızların %37,8 vakit yetersizliği cevabını vermiştir. Erkek öğrencilerin %51,7'si, kız öğrencilerin %29,5'i düzenli egzersiz yapmaktadır. Öğrencilerin çoğu her gün süt, yoğurt tüketmektedir (erkeklerde %29,1 kızlarda %27,7). Kırmızı et tüketimi genellikle haftada 1-2 kez (erkeklerde %36,3, kızlarda %31,3) iken balık tüketimi genellikle ayda 1 (erkeklerde %33,8, kızlarda %39,8) olmaktadır. Her iki grupta da öğrencilerin yarıdan fazlası beyaz ekmeği her gün tüketmektedir (erkeklerde %51,3, kızlarda %50,6). İçeceklerden kolalı içecekler (erkeklerde %29,1, kızlarda %25,9), çay (erkeklerde %73,9, kızlarda %63,9) ve kahve (erkeklerde %33,3, kızlarda %42,2) her gün tüketilmektedir. Öğrencilerin enerji gereksinimlerinin karşılama oranı erkeklerde %52,8, kızlarda %59,7'dir. Enerjinin her iki grupta da; karbonhidrattan sağlanan oranı ideal aralığın altında, protein ve yağdan gelen oranı ideal aralığın üstündedir. KIDMED puanı kötü (0-3 puan) olan erkek öğrencilerin oranı %50,0 kız öğrencilerin oranı %44,0 . Erkeklerin %10,3'ünün, kızların %6,6'sının KIDMED puanı iyi (8-12 puan) düzeydedir. Üniversite öğrencilerinin yeterli ve dengeli beslenme ve fiziksel aktivite düzeylerini artırmak için bilinç düzeylerini yükseltecek çalışmalar yapılmalıdır. Ayrıca ülkemiz için diyet kalitesini belirleyen basit ve kullanışlı bir kalite indeksi geliştirilmesi de araştırmalar açısından faydalı olacaktır.

Akdeniz diyetiBeslenmeBeslenme alışkanlıkları+5
Güzide Şendağ Sağır
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin besin güvenliğine ilişkin bilgi tutum ve davranışlarının belirlenmesi

Bu çalışma Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesinde eğitim gören 19-24 yaş aralığında gelişigüzel seçilmiş 200 öğrencinin (%58.0 Erkek,%42.0 kadın) besin güvenliğine ilişkin bilgi tutum ve davranışlarını saptamak amacıyla yapılmıştır. Tüm öğrencilere çalışma hakkında bilgi verilmiş ayrıca ''Gönülleri Bilgilendirme Formu'' ile aydınlatılmış ve onayları alınmıştır. Öğrencilerin %8.0'i gıda güvenliği ile çok ilgili, %51.0'i ilgili, %36.5'i az ilgili olduğunu belirtirken, %4.5'i gıda güvenliği ile hiç ilgilenmediklerini belirtmiştir. Aradaki fark istatistiksel olarak önemli olmamakla birlikte erkek öğrencilerin besin güvenliği konusunda kız öğrencilere göre daha ilgili oldukları ve tükettikleri besinleri daha güvenilir bulduğu saptanmıştır (p>0.05).Öğrencilerin %21.5'i tarım ilacı kalıntılarını, %18.5'i ise mikroorganizmaları besin güvenliğini bozan ve sağlık için en zararlı olan unsur olarak görmektedir. Öğrencilerin %30.0'u tüm gıda katkı maddelerinin zararlı olduğunu düşünmektedir. Öğrencilerin %56.8'i ne göre gıda boyaları sağlık için en zararlı olan gıda katkı maddeleridir. Öğrencilerin %51.0'i deniz ürünlerini tamamen güvenilir bulurken %53.0'ü et ürünlerini hiç güvenilir bulmadıklarını belirtmiştir. Öğrencilerin besin satın alma ve besin hazırlama aşamasında gıda güvenliğini bozabilecek çeşitli olumsuz davranışları olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin besin güvenliği konusunda en güvenilir buldukları bilgi kaynakları doktor (%32),bilim adamları (%31.5) ve diyetisyenlerdir (%21.5). Öğrenciler besin güvenliğinin sağlamasında başlıca sorumlu olarak devleti (%68.5) görmektedir. Bunu besin üreticileri (%24.5) takip etmektedir. Sonuç olarak öğrencilerin gıda güvenliğine dair bilgileri eksik bulunmuş ayrıca hatalı tutum ve davranış sergiledikleri saptanmıştır. Besin güvenliğine gereken önemin verilmesi, devletin etkin ve yaygın bir şekilde besin güvenliğini sağlaması, üreticilerin ve besin sanayicilerin güvenli besin arz etmeleri ve tüketicilerinde güvenli gıda talep etmeleri, bunun için de eğitilmeleri ve bilinçlendirilmeleri gerekmektedir.

BeslenmeBeslenme davranışıBilgi+5
İbrahim Oğuzhan Avşar
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bir yurtta kalan üniversiteli kız öğrencilerin uyku kalitesi, depresyon ve beslenme durumunun incelenmesi

Bu araştırma, bir yurtta barınan üniversiteli kız öğrencilerin beslenme durumu, uyku kalitesi ve depresyon durumunu değerlendirmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışma, yaşları 19-28 arasında olan 300 üniversite öğrencisi ile yürütülmüştür. Öğrencilerden bir anket formu ile yüz yüze görüşülerek veriler alınmıştır. Anket formunda öğrencilerin genel özelliklerini ve beslenme alışkanlıklarını saptamaya yönelik sorular yer almaktadır. Öğrencilerin 24 saatlik besin tüketim kayıtları alınmış, Pittsburgh Uyku Kalitesi Ölçeği ve Beck Depresyon Ölçeği uygulanmıştır. Öğrencilerin %14,7'si sigara içmekte, %26,3'ü alkol kullanmakta, %19,0'u düzenli olarak fiziksel aktivite yapmaktadır. Günlük tüketilen ana öğün sayısı ortalama 2,3±0,6, ara öğün sayısı 1,0±1.0'dır. Öğrencilerin günlük aldıkları enerji miktarı ortalama 1521±483 kkal'dir. Pittsburgh Uyku Kalitesi Ölçeği sonuçlarına göre öğrencilerin %70,3'ünün uyku kalitesi iyidir. Beck Depresyon Ölçeği sonuçlarına göre öğrencilerin %53,6'sının depresyon düzeyi normaldir. Öğrencilerin uyku kalitesi ile sigara kullanma, alkol tüketme ve hastalık varlığı durumları arasında anlamlı bir ilişki saptanmıştır (p<0,05). Uyku kalitesi ile öğle ve akşam öğünlerinin tüketildiği yer arasında anlamlı bir ilişki vardır (p<0,05). Öğrencilerin uyku kalitesi ile BKİ değerleri arasında negatif, diyetle alınan posa miktarı (g) ile pozitif yönde korelasyon saptanmıştır (p<0,05). Öğrencilerin uyku kaliteleri ile depresyon durumları arasında anlamlı bir ilişki bulunmaktadır (p<0,05). Öğrencilerin depresyon durumları ile alkol kullanma, düzenli fiziksel aktivite yapma, hastalık varlığı ve BKİ sınıflaması arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Depresyon durumu ile BKİ ve diyetle alınan karbonhidrat miktarı (g) arasında pozitif yönde (p<0,05), diyetle alınan A vitamini (mcg) ve tüketilen ana öğün sayısı ile negatif yönde bir ilişki bulunduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Öğrencilerin yeterli ve dengeli beslenmeleri, fiziksel aktivitelerinin arttırılması, uyku kalitelerinin arttırılması ve depresyon konusunda eğitilmeleri ve bu konularda farkındalıklarının arttırılmasına yönelik çalışmalar yapılması gerekmektedir.

BeslenmeBeslenme durumuDepresyon+5
Gülcan Bektaşlı Köybaşı
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Gaziantep'de yaşayan 19-55 yaş grubu kadınların besinleri satın alma, hazırlama, pişirme ve saklama uygulamalarının değerlendirilmesi

Bu çalışma Gaziantep'de yaşayan kadınların besinleri satın alma, hazırlama, pişirme ve saklama uygulamalarının beslenme ilkeleri ve sağlık açısından değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma kapsamına gelişigüzel örneklem ile seçilen 19-55 yaş grubu 390 kadın dahil edilmiştir. Araştırmacı tarafından yüz yüze görüşülerek bir soru kağıdı yardımıyla bilgiler toplanmıştır. Katılımcıların %65,1'i lise ve üzeri düzeyde eğitim almıştır. Yüzde 45,6'sı ev hanımıdır. Kadınların %62,4'ü yiyecek satın alma, hazırlama, pişirme, saklama konularında doğru uygulamalar yaparken, %37,6'sı hatalı uygulamalar yapmaktadır. Eğitim durumu, medeni durum ve mesleklere göre doğru uygulama yapma durumları arasında fark bulunmamıştır. 36-45 yaş grubundaki kadınlar arasında doğru uygulama yapma oranı daha yüksek bulunmuştur. Hatalı uygulamalar arasında; pirinç, bulgur, irmik gibi besinlerin kuru ısıda ya da yağda kavrulması (%80,8), doğranmış sebzelerin suda bekletilmesi (%73,6), çimlenmiş patateslerin kullanılması (%69,0), sebze ve meyvelerin güneşte kurutulması (%62,1) gibi uygulamalar bulunmaktadır. Bireylerin %65,9'u sebze yemeklerini su eklemeden ya da çok az su ekleyerek suyunu dökmeden pişirirken, %54,6'sı makarnayı; bol suda haşlayıp, suyunu dökerek pişirmektedir. Açık süt alanların oranı %62,1'dir ve bunların %14'ü sütü 5 dakikadan az kaynatmakta, %9,1'i 5 dakika ve %76,9'u 5 dakikanın üzerinde kaynatmaktadır. Yüzde 30,3 oranında birey iyotlu tuz kullanmakta ve bunların %80,3'ü tuzu diğer malzemelerle birlikte yemeğe eklemektedir. Kadınların %25,4'ü çözdürülmüş etleri tekrar dondurmakta, %37,7'si besinleri buzdolabının alt raflarında çözdürmekte, %.51,0'i küflenmiş besinlerin küflü kısımlarını atıp, kalan besini kullanmaktadır. Bireylerin besin satın alma, hazırlama, pişirme ve saklama konularında eğitilmeleri ve doğru uygulamalar konusunda bilinçlendirilmeleri beslenme, sağlık ve ekonomi açısından katkı sağlayacaktır. Anahtar kelimeler: besin hazırlama, pişirme yöntemleri, besinlerin saklanması

Besin saklanmasıBesinlerGaziantep+4
Büşra Çiloğlu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2021
00

Other supervisors