Theses supervised by Prof. Dr. Temel Çalık

19 theses · Gazi University

Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okulu öğretmenlerinin algılarına göre okulun değişime açıklığı ile değişim kapasitesi arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, ilköğretim okulu öğretmenlerinin algılarına göre okulların değişime açıklığı ile değişim kapasitesi arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Araştırma, ilişkisel tarama modelinde desenlenmiş betimsel bir çalışmadır. Araştırmanının örnekleminin belirlenmesinde tabakalı örnekleme tekniği kullanılarak Samsun ili merkez ilçelerinden seçilen 20 ilköğretim okulunda görevli 599 öğretmene uygulama yapılmıştır. Araştırmada ilköğretim okulu öğretmenlerinin okulun değişime açıklığına ilişkin algı düzeylerini belirlemek amacıyla Kearney ve Smith (2008) tarafından geliştirilen ve Demirtaş (2012) tarafından Türkçeye uyarlanan

DeğişimDeğişime açıklıkOkullar+5
Emre Er
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Almanya' da ilkokullara devam eden Türk öğrencilerin başarılarını etkileyen faktörlerin nitel bir analizi

1961 yılında Almanya ile Türkiye arasında imzalanan anlaşma ile yüz binlerce Türk vatandaşı işçi olarak Almanya'ya gelmiştir.1974 yılından itibaren bu işçiler aile birleşimi yasası ile eş ve çocukların da yanlarına getirmeye başlamışlardır. İlk başlarda geri döneceği düşünülen işçiler Almanya'da kalıcı olmaya başlamış ve burada yeni bir yaşam alanı kurmuşlardır. Evde Türkçe konuşan çocuklar ana okullarında ikinci dil olan Almanca'yı öğrenmekte, dördüncü sınıf sonunda yönlendirmenin yapıldığı ikinci kademe okullara devam etmektedir. Almancayı iyi düzeyde öğrenen çocuklar üniversiteye yönlendirme yapan liselere gitme şansı bulurken, göçmen aile çocuklarının çoğunluğu alt düzeydeki meslek okullarına devam etmek durumunda kalmaktadır. Araştırmanın amacı Almanya?daki ilkokullarda görev yapan yönetici, öğretmenler, öğrenci ve veli görüşlerine dayalı olarak, Türk çocuklarının akademik başarılarını etkileyen faktörleri belirlemek ve öğrencilerin akademik başarılarınıyükseltmek için öneriler geliştirmektir. Çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış ve araştırma verileri yarıyapılandırılmış bir görüşme formu ile toplanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu BadenWürttenberg eyaletinde yer alan Karlsruhe ve Freiburg bölgelerinde görev yapan 9 ilkokul yöneticisi, 10 ilkokul öğretmeni, 11 konsolosluk öğretmeni, 9 öğrenci ve 18 veli, toplam 57 kişi ?Maksimum Çeşitlilik Örneklemesi? tekniği ile tespit edilmiş, her birisiyle yaklaşık 40 dakika süren görüşmeler yapılmış, görüşmelerin çoğunluğu yazı ile bir kısmı ise ses kayıt cihazı ile kaydedilmiş olup araştırmacı ve tercümanlar yardımı ile yapılmıştır. Verilerin analizinde ?içerik analizi? tekniği kullanılmıştır. Araştırma bulgularından elde edilen sonuçlar ?öğrenci, aile, okul ve eğitim sisteminden kaynaklı faktörler ile alınacak önlemler? başlığı altında yer almaktadır. Akademik başarıyı etkileyen öğrenciden kaynaklı faktörler arasında aile ilgisi, okul öncesi eğitim, ailenin uyum ve Almanca bilgisi, çocuğun ailesi ve çevresi, kitap okuma, sinema ve tiyatro izleme, sosyal faaliyetlere katılma ve anadil başarısı yer almaktadır. Akademik başarıyı etkileyen aileden kaynaklı faktörler arasında ailenin eğitimi ve mesleği, Almanca bilgisi, ailenin uyumu sayılmakta olup ailenin okul ile iletişimini ailenin eğitime ilgisi, iş yoğunluğu, dil sorunları ve çekingenliği etkilemektedir. Akademik başarıyı etkileyen okul ve eğitim sisteminden kaynaklı faktörlere göre okul öncesi eğitim, aile ilgisi, ayrımcılık, ailenin eğitimi ve ekonomisinin yönlendirmeleri etkilediği anlaşılmaktadır. Erken yönlendirme yabancı çocukları olumsuz etkilerken okul terklerinin eskiye göre daha az görüldüğü ve erkek çocukların bu konuda dikkati çektiği ortaya konulmuştur. Alınması gereken önlemler arasında uyum ve dil bilgisinin arttırlması, okul aile işbirliği, velilerin eğitim ile ilgili sorumluluk alması, Alman ve Türk hükümetlerinin eğitime daha fazla destek sağlaması, çocukların daha fazla ders çalışması, yabancılar için yönlendirmenin daha geç yapılması, yönetici ve öğretmenlerin yabancı çocuklara daha anlayışlı davranması, okullarda öğrencilere eşit davranılması ve ayrımcılık yapılmaması yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Almanya'daki Türkler, uyum, entegrasyon, akademik başarı, göçmen çocuklar, nitel analiz

AlmanyaBaşarıTürkler+5
Gülsün Şahan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarında örgütsel öğrenme engelleri

Araştırmanın amacı, resmi ilköğretim okullarında çalışan öğretmenlerin örgütsel öğrenme engelleri üzerine görüşlerini belirlemektir. Bu amaca ulaşmak için "örgütsel öğrenme engelleri nelerdir ve çeşitli demografik değişkenler açısından öğretmenlerin görüşleri arasında anlamlı bir farklılık var mıdır?" sorularına cevap bulunmaya çalışılmıştır.Araştırma tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Çalışmanın örneklemini Manisa'nın Ahmetli, Akhisar, Salihli ve Turgutlu ilçelerinde bulunan resmi ilköğretim okullarında görevli 422 öğretmen oluşturmaktadır. Örgütsel öğrenme engellerinin belirlenmesi için araştırmacı tarafından ölçme aracı olarak örgütsel öğrenme engelleri ölçeği geliştirilmiştir. Araştırmada kullanılan veri toplama aracının ilk bölümünde "Kişisel Bilgiler", ikinci bölümünde, "Örgütsel Öğrenme Engelleri Ölçeği" bulunmaktadır.Çalışmanın cinsiyet, branş ve mezun olunan okul değişkenleri iki kategorili olduğundan, bu bağımsız değişkenlere ilişkin ortalamalar arasındaki farkın anlamlılığının test edilmesinde "t" testi, mesleki kıdem ve yaş değişkenlerinde ise ikiden çok grup olduğundan Tek Yönlü ANOVA kullanılmıştır.Araştırma bulgularında, cinsiyet, branş ve hizmet süresi bağımsız değişkenlerine göre resmi ilköğretim okullarındaki öğretmenlerin örgütsel öğrenme engellerine ilişkin algıları arasında .05 anlamlılık düzeyinde fark bulunmazken, mezun olunan okul, mesleki kıdem ve yaş değişkenleri açısından .05 anlamlılık düzeyinde fark bulunmaktadır.Araştırma sonucuna göre, öğretmenlerin öğrenmelerini engelleyen sebeplerin ortadan kaldırılması için okuldaki koşulların iyileştirilmesi gerekmektedir.Anahtar Sözcükler: Öğrenme, öğrenen örgüt, örgütsel öğrenme, örgütsel öğrenme engelleri

Öğrenen organizasyonlarÖğrenmeİlköğretim+1
Tuğçe Çantuş
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okulu öğretmenlerinin örgütsel bağlılık düzeyleri ve örgütsel adalet algıları arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, ilköğretim okulu öğretmenlerinin örgütsel bağlılık düzeyleri ve örgütsel adalet algıları arasındaki ilişkiyi saptamak, örgütsel bağlılık ve örgütsel adalet düzeylerinin demografik değişkenlere göre (cinsiyet, yaş, mesleki kıdem ve bulundukları okulda hizmet süreleri) anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini incelemektir.Bu araştırma, tarama modelinde betimsel çalışmadır. Çalışmanın örneklemini, Ankara ili merkez ilçelerinde (Altındağ, Çankaya, Etimesgut, Gölbaşı, Keçiören, Mamak, Sincan, Yenimahalle, Pursaklar) bulunan resmi ilköğretim okullarında görevli 470 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan veri toplama aracının ilk bölümünde, ?Kişisel Bilgiler?; ikinci bölümünde, ?Örgütsel Adalet Ölçeği?; üçüncü bölümünde ise, ?Örgüt Bağlılık Ölçeği? bulunmaktadır. Araştırmanın alt problemlerinin çözümlenmesi amacıyla, Independent Sample t testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (One-Way ANOVA), Tukey testi, Pearson Momentler Çarpım Korelasyon Katsayısı ve Çoklu Doğrusal Regresyon analizi yapılmıştır.Araştırmada, ilköğretim okulu öğretmenlerinin örgütsel bağlılık alt boyutlarının genelde ?katılıyorum? düzeyinde, örgütsel adalet algıları alt boyutlarının ise ?kararsızlık? düzeyinde olduğu görülmüştür. Örgütsel bağlılık boyutları ile örgütsel adalet algısı boyutları arasında anlamlı bir ilişki olduğu, en güçlü ilişkinin ise işlemsel adalet ile özdeşleşme boyutu arasında olduğu bulunmuştur. Araştırma kapsamında örgütsel bağlılık ve örgütsel adalet algıları boyutları ile demografik özelliklerin bazı noktalarında anlamlı ilişkiler bulunmuş ve yorumlanmıştır. Örgütsel adalet algısı boyutlarında, demografik değişkenlere göre farklılık gözlenmezken, öğretmenlerin yalnızca etkileşimsel adalet algılarının cinsiyete göre farklılık gösterdiği, kadın öğretmenlerin erkek öğretmenlere göre etkileşimsel adalet algılarının yüksek olduğu görülmüştür. Örgütsel bağlılık boyutlarından uyum ve özdeşleşme boyutunda cinsiyete göre farklılık bulunmuş, içselleştirme bağlılık boyutunda farklılık gözlenmemiştir. Mesleki kıdem değişkeninde özdeşleşme ve İçselleştirme alt boyutlarında farklılık tespit edilirken, uyum boyutunda farklılık bulunmamıştır. Ayrıca, örgütsel adalet algısı boyutlarının, örgütsel bağlılık boyutlarının tümünde yordayıcı etkiye sahip olduğu bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Örgütsel bağlılık, Örgütsel Adalet, Öğretmen.

Adalet algısıÖrgütsel adaletÖrgütsel bağlılık+1
Gülşah İmamoğlu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Sokakta çalışan çocukların eğitim ihtiyaçları ve buna yönelik okul yönetimlerinin gerçekleştirdiği uygulamalar

Bu araştırmanın amacı, zorunlu eğitim çağında olan ve sokakta çalışan çocukların eğitim ihtiyaçlarını ve buna yönelik okul yönetimleri tarafından gerçekleştirilen uygulamaları belirlemektir.Araştırma, tarama türü nitel bir çalışmadır ve varolan durumun betimlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini en fazla sokakta çalışan çocuğun bulunduğu Ankara ili Altındağ İlçesindeki ilköğretim okulları ve bu okullara kayıtlı olan ve aynı zamanda sokakta çalışan çocuklar oluşturmaktadır. Örnekleme en fazla sokakta çalışan çocuğun kayıtlı olduğu 12 ilköğretim okulu dahil edilmiştir. Çalışmaya bu okullarda kayıtlı 86 öğrenci, 12 okul yöneticisi ve 16 veli katılmıştır. Verilerin toplanması amacıyla gözlem ve görüşme formları kullanılmıştır. Sokakta çalışan çocukların eğitim ihtiyaçlarının belirlenmesi amacıyla çocuklar ile görüşme ve gözlem yapılmıştır. Çalışan çocukların eğitim ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla gerçekleştirilen okul yönetimi uygulamamalarını belirlemek amacıyla okul yöneticileri ile görüşme yapılmıştır. Çocukların çalışma nedenlerini belirlemek amacıyla ise çocuğu sokakta çalışan veliler ile görüşme yapılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde, kapalı uçlu olan sorularda frekans ve yüzde dağılımlarından yararlanılmış, açık uçlu sorularda ise betimsel analiz tekniği kullanılmıştır.Araştırma sonuçlarına göre, sokakta çalışan erkek çocukların sayısı kız çocuklardan fazladır. Çocukların büyük çoğunluğu 6. ve 7. sınıf öğrencileridir ve devamsızlıkları fazladır. Okuldan arta kalan zamanlarının büyük kısmını sokakta çalışarak geçirmektedirler. Çocuklar; sokakta simit satıcılığı, ayakkabı boyacılığı, mendil, yara bandı satıcılığı, kağıt toplayıcılığı, tartıcıklık, pazarcılık ve otomobil camı siliciliği yapmaktadırlar. En çok yapılan iş ise mendil, yara bandı vs satıcılığıdır. Çalışan çocuklar yoksul ailelerden gelmektedir ve ailelerinin eğitim durumları düşüktür. Çocukların çalışma nedeni yoksulluk olarak belirlenmiştir. Çocuklar sokakta çalışırken polis ve zabıtadan sözlü uyarı ve küfür şeklinde tepki aldığını belirtmektedir. Sokaktaki çeteler ve diğer insanlar ise bu çocuklara sözlü ve fiziksel şiddet uygulamakta, suça yönlendirmektedir. Çocukların büyük çoğunluğunun en az bir sağlık sorunu bulunmaktadır.Çocukların; temizlik alışkanlığı, trafik kurallarına uyma, serbest zamanlarını verimli kullanma, okuma alışkanlığı, sorumluluklarını yerine getirme, ders çalışma, amaç belirleme, ülkesi ve diğer ülkelerde olan olayları takip etme, Türkçeyi doğru ve akıcı kullanma, okuduğunu anlama, kendini sözlü olarak ifade etme, dinleme konularında eğitim gereksinimleri belirlenmiştir. Çocukların çevreyi ve hayvanları koruma konusunda ise eğitim gereksinimleri bulunmadığı belirlenmiştir. Çocukların çoğu sigara kullanmadığını ifade etmiştir.Okul yöneticilerinin, okullarında kayıtlı olan ve aynı zamanda da çalışmakta olan çocukları ve sayılarını belirlemediği saptanmıştır. Çocukların dıştan gelen iletilere kapalı olmaları, okula karşı olumsuz tutum geliştirmeleri, okul devamsızlıklarının fazlalığı, şiddete eğilimli olmaları, gelecekle ilgili hedeflerinin olmaması, topluma güven duymamaları okul yönecilerinin en çok karşılaştıkları sorunlar arasındadır. Okullarda çalışan çocukların eğitimi, sportif ve kültürel eksiklikleri için telafi eğitimi, kurslar ve etkinlikler düzenlememektedir. Bunun nedeni olarak da en çok; öğretmenlerin isteksizliğini ve okulların fiziksel yetersizlikleri belirtilmişdir. Okul yöneticilerinin çalışan çocukların velileri ile iletişimlerinde yetersizlik gözlenlenmiştir. Okul yöneticilerinin çalışan çocuklar ile ilgili olarak MEB'den beklentileri vardır ve bu beklentilerin en önemlileri, ailelerin eğitilmesi ve sokakta çalışan çocuklar için yaz kampları düzenlenmesidir.

Eğitim ihtiyaçlarıOkul yönetimiSokak çocukları+2
Sultan Bilge Keskinkılıç Kara
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Tarihi süreç içerisinde Irak eğitim sisteminin yönetsel açıdan incelenmesi

Bu çalışmada Osmanlı İmparatorluğu'ndan günümüze kadar Irak Eğitim Sistemi; mevcut yapısı, okul türlerine göre eğitim sistemleri ve eğitim amaçları bakımından incelenmektedir. Çalışmada ayrıca, ?Irak Eğitim Sistemi?nin ilkeleri ve genel düzenlemeleri ortaya konmaktadır. Bu kapsamda öncelikle Osmanlı Döneminde Irak Eğitim Sistemi ve Osmanlı medrese sistemi açıklanmış ve medrese türleri detaylıbir şekilde aktarılmıştır. Ardından Kraliyet Dönemi ve Baas Döneminde Irak Eğitim Sisteminde meydana gelen değişimler ve düzenlemeler çeşitli istatistikler ve karşılaştırmalar vasıtası ile incelenmiştir. Son olarak 2003 yılında gerçekleşen Irak işgali sonrası Irak Eğitim Sisteminin durumu ortaya konmuş ve yaşanan savaş, işgal ve karışıklıkların eğitim sistemine etkileri değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirmelere dayanarak; ?Irak Eğitim Sistemi? dünyanın en kaliteli eğitim sistemlerinden biri iken 1991 ila 2010 yılları arasında sürekli gerilemişolduğu, özellikle 2003 yılında yaşanan işgal ve rejim değişikliği sonrasındaki olaylardan etkilendiği, UNESCO gibi uluslararası kuruluşların raporlarını da destekler biçimde ?Irak Eğitim Sistemi?nin olumsuz durumu ortaya konulmuştur.Anahtar Kelimeler: Irak Eğitim Sistemi, UNESCO, Baas Rejimi, Irak İşgali, Medrese Sistemi.

EğitimEğitim politikalarıEğitim sistemi+3
Mehmet Hüseyin Zeynel
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Avrupa Üniversiteler Birliği Kurumsal Değerlendirme Programına katılan Ankara'daki üniversitelerin kurumsal değerlendirme raporlarının incelenmesi

Bu araştırma, Avrupa Üniversiteler Birliği Kurumsal Değerlendirme Programına katılan Ankara'daki üniversitelerin kurumsal değerlendirme raporlarının ve programın uygulama sürecinde yürütülen çalışmaların değerlendirildiği tarama modelinde bir çalışmadır.Araştırma, Ankara, Gazi, Hacettepe ve Orta Doğu Teknik Üniversiteleri kurumsal değerlendirme raporlarında; yönetim, finansman, araştırma, eğitim, dış paydaşlar ve uluslararası açılar sorun boyutlarıyla ilgili yapılan tespitleri ortaya koymakta ve üniversitelerimizde Kurumsal Değerlendirme Programı kapsamında yapılan hazırlık çalışmaları ile sonrasında yürütülen iyileştirme çalışmalarını irdelemektedir.Araştırmanın örneklemini ve veri kaynaklarını, araştırma evrenini oluşturan üniversitelerde dış değerlendirme çalışmalarında görev almış birer yönetim temsilcisi ile bu üniversitelerin eğitim, fen, sağlık ve sosyal bilimler alanlarında öğretim üyesi sayısı açısından en büyük fakültelerinde görev yapan öğretim üyeleri oluşturmaktadır. Dış değerlendirme çalışmalarına ilişkin yönetim temsilcilerinin görüşleri yarı yapılandırılmış görüşme formu ile, öğretim üyelerinin görüşleri anket tekniği ile toplanmış ve değerlendirilmiştir.Ayrıca, öğretim üyelerinin dış değerlendirme süreci ile ilgili görüşleri ve beş boyuta yönelik raporlarda yer alan iyileştirme önerilerine katılım durumları arasında; görev yaptıkları üniversite, unvanları, çalışma alanları ve yöneticilik deneyimleri bakımından anlamlı bir faklılık olup olmadığı değerlendirilmiştir.Kurumsal Değerlendirme Raporlarının incelenmesi sonucunda Türk üniversite sisteminde önemli merkezi kısıtlamaların olduğu ve bu kısıtlamaların yenilikçi, dinamik bir kurumun gelişebilmesi için elverişli olmadığı belirtilmiştir. Üniversitelerin değişimi desteklemek ve bir kalite kültürü geliştirmek ihtiyacında oldukları, kalite güvencesinin henüz tam olarak içselleştirilememiş bir konu olarak önemini koruduğu, özdeğerlendirme çalışmalarının bu kültürün oluşturulmasında önemli olduğu ve mutlaka devamının getirilmesi gerektiği, kalite güvencesi çalışmalarının tüm ilgilileri kapsaması gerektiği vurgulanmıştır.Araştırma sonuçları ayrıca, Kurumsal Değerlendirme Programı kapsamında yürütülen çalışmalara öğretim üyelerinin yeterli düzeyde katılımının sağlanmadığını, programın üniversitelerimizde özdeğerlendirme çalışmalarının başlatılması ile birlikte köklü iyileştirmelere yol açmadığını ve iyileştirme önerilerine öğretim üyelerinden yüksek derecede katılım olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca beş boyuttaki iyileştirme önerilerine katılım bakımından üniversiteler arasında anlamlı bir farklılık olduğu, idari görev bakımından dış paydaşlar/uluslararası açılar boyutunda anlamlı bir farklılık olduğu, unvan bakımından anlamlı bir farklılık olmadığı, çalışma alanı bakımından ise araştırma/eğitim ile dış paydaşlar/uluslararası açılar boyutlarında anlamlı bir farlılık olduğu tespit edilmiştir.

AnkaraAvrupa Üniversiteler Birliği Kurumsal Değerlendirme ProgramıBologna süreci+10
Zeynep Bumin Süzen
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarının bürokratikleşme düzeyi ile öğretmenlerin örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişki (Ankara ili örneği)

Bu araştırmada Ankara ili merkez İlçelerinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi ilköğretim okullarında görev yapan öğretmen görüşlerine göre, okulların otorite hiyerarşisi, kurallar/düzenlemeler, nesnellik ve prosedürel özellikler boyutlarındaki bürokratikleşme düzeyi ile öğretmenlerin duygusal bağlılık, devam bağlılığı ve normatif örgütsel bağlılık düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır.Tarama modelindeki bu araştırmanın örneklemini 2008-2009 öğretim yılında Ankara ili merkez ilçelerine bağlı resmi ilköğretim okullarında görev yapan 454 öğretmen oluşturmaktadır. Okulların bürokratik özelliklerinin (otorite hiyerarşisi, kurallar/düzenlemeler, nesnellik, prosedürel özellikler) gerçekleşme düzeyini ve öğretmenlerin duygusal bağlılık, devam bağlılığı ve normatif örgütsel bağlılık düzeylerini belirlemek üzere iki ayrı ölçekten faydalanılmıştır. Alt problemlerin çözümlenmesi amacıyla, ölçekler aracılığıyla elde edilen veriler SPSS 15 paket programına aktarılmış, aritmetik ortalamaları, standart sapma değerleri, Pearson momentler çarpım korelasyon katsayıları hesaplanmış ve çoklu doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda;İlköğretim okullarının orta düzeyde bürokratikleşme gösterdiği belirlenmiştir. En yüksek düzeyde gerçekleşen bürokratikleşme boyutunun prosedürel özellikler olduğu, bu boyutu kurallar düzenlemeler ve nesnellik boyutunun izlediği sonucuna ulaşılmıştır. En düşük bürokratikleşmenin ise otorite hiyerarşisi boyutunda olduğu ortaya koyulmuştur.Öğretmenlerin en yüksek örgütsel bağlılık türünün duygusal bağlılık olduğu, bunu normatif bağlılığın izlediği belirlenmiştir. Öğretmenlerin en düşük örgütsel bağlılık türünün ise devam bağlılığı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.İlköğretim okullarının bürokratikleşme düzeyi ile öğretmenlerin duygusal bağlılık ve normatif bağlılık düzeyleri arasında orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Bürokratikleşme düzeyi ile devam bağlılığı arasındaki ilişkinin ise daha düşük düzeyde ve anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır.Anahtar kelimeler: Bürokratikleşme, örgütsel bağlılık, duygusal bağlılık, devam bağlılığı, normatif bağlılık.

AnkaraBağlılıkBürokrasi+6
Emel Tüzel
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Taşımalı ilköğretim uygulamasının öğrencileri taşınan yerleşim birimlerindeki köy halkı ve velilerin görüşlerine göre incelenmesi(Ankara ili Haymana ilçesi örneği)

Bu araştırmanın amacı Taşımalı İlköğretim Uygulamasının öğrencilerinin tamamı taşınan köylerde oturan köyün ileri gelenleri (Muhtar, Aza, İmam), köy halkı ve öğrenci velileri tarafından nasıl algılandığına ilişkin görüşlerini ortaya koyup, bu görüşleri analiz edip yorumlayarak uygulamaya ilişkin olumlu algılanan boyutların geliştirilmesi ve olumsuz görüş oraya konulan boyutlara ilişkin ise karar mercilerine olumsuzluğu ortadan kaldırmaya yönelik ışık tutmaktır.Araştırmanın evrenini 2009-2010 eğitim-öğretim yılında Ankara'nın Haymana İlçesinde öğrencilerinin tamamı taşınan (okulu kapalı) 36 köy/köy altı yerleşim biriminde oturan; köy ileri gelenleri (Muhtar, Aza, İmam), köy halkı ve öğrenci velileri oluşturmaktadır.Çalışma grubunda bulunan 14 köy ve köy altı yerleşim biriminde bulunan 128 öğrenci velisi, köy ileri gelenlerinden 35 kişi ve köy halkından 73 kişiye araştırmanın amacına uygun bilgi toplamak amacı ile geliştirilen anket uygulanmıştır.Araştırmanın bulguları değerlendirildiğinde köy ileri gelenleri, köy halkı ve öğrenci velilerine göre; köyde okulun olmaması okulun çevreyi aydınlanması görevinin taşıma merkezi okullar tarafından yerine getirilmediği, uygulamanın sosyal yoksunluğa sebep olduğu ve öğrencilerin taşındıkları okullarda sosyal-kültürel faaliyetlere yeterince katılamadıkları yönünde görüş belirtmişlerdir.Uygulamanın öğrencileri taşınan köylerde özellikle öğrencilerin taşınması boyutunda katılımcılar kaygılandıklarını ve uygulama dolayısı ile insanların köylerinden göç etmek durumunda kaldıkları yönünde görüş belirtmişlerdir.Köyde okulun açılması yönündeki beklentilere dönük ifadelere katılımcıların önemli bir çoğunluğu olumlu görüş belirterek köylerinde okulun açılmasına yönelik isteklerini ortaya koymuşlardır. Uygulamaya ilişkin açık uçlu soruya taşımalı eğitim uygulamasının birleştirilmiş sınıf uygulamasından daha iyi olduğu ve çocukların bu şekilde daha iyi eğitim gördükleri yönündeki görüşlerine rağmen köy okulunun açılmasını istemeleri kayda değer bir bulgu olarak ortaya çıkmıştır.Katılımcılar uygulama yöntemlerine ilişkin olarak özellikle öğrencilerin servis araçlarında ayakta gelip-gitmek durumunda kalmaları ve servis şoförlerinin öğrencilere hal ve hareketleri ile iyi örnek olmamaları konusunda sorun olduğu yönünde görüş belirtmişlerdir.

Ana-baba beklentileriAnkara-HaymanaEğitim sistemi+6
Mahmut Boğa
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okulu müdürlerinin öğretimsel liderlik rolleri ile etkili okul arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

Bu araştırma, ilköğretim okulunda çalışan öğretmenlerin görüşlerine göre, okul müdürlerinin öğretimsel liderlik rolleri ile etkili okul arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2008-2009 eğitim-öğretim yılında Ankara ili merkez ilçelerinde bulunan 20 resmi ilköğretim okulunda görev yapmakta olan toplam 500 öğretmen oluşturmaktadır.Araştırma için gerekli olan verilerin toplanması amacıyla Balcı (2002) tarafından geliştirilen ?Etkili Okul Anketi? ile Şişman (2004) tarafından geliştirilen ?Okul Müdürlerinin Öğretim Liderliği Davranışları Ölçeği? birlikte kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde; iki alt kategorili olan cinsiyet ve branş değişkenlerine göre yapılan karşılaştırmalarda t-testi kullanılmıştır. Mesleki kıdem, öğrenim durumu ve bu okuldaki hizmet süresi değişkenlerine göre yapılan karşılaştırmalarda ise Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) uygulanmıştır. Analiz sonuçlarının yorumlanmasında grup aritmetik ortalamaları ( ) ve anlamlılık değerleri (p?.05) dikkate alınmıştır.Sonuçları incelendiğinde; öğretmenlerin okul müdürlerinin öğretimsel liderlik rolleri ve etkili okula ilişkin görüşleri belirtilen değişkenlere göre anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Ancak; öğretmenlerin algılarına göre, ilköğretim okulu müdürlerinin öğretimsel liderlik davranış düzeyleri ile etkili okul düzeyi arasında yüksek düzeyde pozitif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Bir başka deyişle öğretmenlerin ilköğretim okulu müdürlerinin öğretimsel liderlik davranış düzeylerine ilişkin algıları artıkça etkili okul düzeyine ilişkin algıları da artmaktadır.Öğretmenlerin etkili okul düzeyine ilişkin algılarının öğretimsel liderlik davranış düzeylerini etkilemekte olup olmadığı basit regresyon analizi ile açıklanmaya çalışılmıştır. Bulgulara göre öğretmenlerin etkili okul düzeyine ilişkin algılarını yordamada öğretimsel liderlik davranış düzeyine ilişkin algıların anlamlı olduğu bulunmuştur.

Eğitim yönetimiLiderlikLiderlik modelleri+6
Emel Yılmaz
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
10
DoctorateOpen AccessTR

Yönetici ve öğretmen görüşlerine göre yönetsel etkililik açısından okul yöneticilerinin kendilerini geliştirme düzeyinin değerlendirilmesi

Araştırmada ?İlköğretim okulu yöneticileri ve öğretmenlerinin görüşlerine göre, yöneticilerin kendilerini geliştirme düzeyleri ile yönetsel etkililikleri arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığı değerlendirilmiştir.Bu araştırmanın evrenini, Ankara ili Büyükşehir Belediyesi sınırları içindeki merkez ilçeler resmi ilköğretim okullarında görev yapan okul yöneticileri ve öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmada kadın yöneticilerin bulunduğu tüm okullar örnekleme alınmış, bunun dışındaki okullar yansız örneklem yöntemiyle seçilmiştir. Araştırmada, yöneticiler için kendini geliştirme ve yönetsel etkililik ölçeği, öğretmenler için yöneticilerin kendini geliştirme ve etkililiklerine belirlemeye yönelik ölçekler kullanılmıştır. Ölçekler ile elde edilen bilgiler tablo şeklinde, yönetici ve öğretmenlerin kimlik bilgileri frekans ve yüzde olarak sunulmuştur. Okul yöneticileri ve öğretmenlerinin görüşleri arasında fark olup olmadığı Varyans Analizi, Manny- Whitney U testi, Kruskal Wallis testi ile kontrol edilmiş, kendini geliştirme düzeyi alt boyutları ile yönetsel etkililiğin yordanmasına ilişkin çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Araştırmada 0.1 ve 0.5 anlamlılık düzeyi kullanılmıştır.Araştırma sonucunda,1.Okul yöneticileri ile öğretmenlerin, yöneticilerin kendilerini geliştirme ve yönetsel etkililik düzeylerine ilişkin görüşleri arasında anlamlı bir farklılık vardır. Okul yöneticileri kendilerini bu konuda daha başarılı bulmaktadır.2. Okul yöneticilerinin, yönetsel etkililik ve kendini geliştirme işlevine ilişkin görüşleri cinsiyete göre fark oluşturmazken, eğitim durumu ve kıdem arttıkça bu işlevlerde olumlu yönde artmaktadır.3.Öğretmenlerin, okul yöneticilerinin yönetsel etkililik ve kendini geliştirme düzeylerine ilişkin görüşleri onların cinsiyetlerine, eğitim durumuna ve kıdemlerine göre anlamlı bir fark oluşturmamaktadır.4.Okul yöneticilerinin görüşlerine göre, yöneticilerin kendini geliştirme düzeyini artırdıkça, yönetsel etkililik işlevlerinde de pozitif ve orta düzeyde anlamlı bir artış meydana gelirken; öğretmenlerin görüşlerine göre, pozitif ve yüksek düzeyde anlamlı bir artış meydana gelmektedir.5.Okul yöneticilerinin ve öğretmenlerinin görüşlerine göre, yöneticilerin kendilerini geliştirme işlevi, onların yönetsel etkililiklerinin anlamlı bir yordayıcısıdır.Araştırma sonucunda olarak araştırmacı tarafından ortaya konulan önerilere yer verilmektedir.

GeliştirmeKendini geliştirmeOkul yöneticileri+6
Hülya Kasapoğlu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Okul müdürlerinin dönüşümcü ve işlemci liderlik stilleri ile öğretmenlerin kolektif yeterliği ve öz yeterliği arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Öz yeterlik ve kolektif yeterlik kavramları sosyal bilişsel kuramda ortaya konulan kavramlardır. Sosyal bilişsel kuram özellikle örgüt ortamında insanın nasıl davrandığının anlaşılmasına ve açıklanmasına önemli katkılar sağlayabilir. Öğretmenlerin öz yeterlik ve kolektif yeterlik algıları, onların öğretim sürecindeki performanslarını etkileyen önemli bir değişkendir. Okul müdürleri öğretmenlerin öz ve kolektif yeterliklerini şekillendirmede çok önemli bir paya sahiptirler. Bu bağlamda, araştırmada okul müdürlerinin liderlik stilleri ve öğretmenlerin yeterlik inanaçları arasındaki ilişkiler ele alınmıştır.Araştırmanın amacı, ilköğretim okulu müdürlerinin dönüşümcü ve işlemci liderlik stillerinin öğretmenlerin öz yeterliği ve kolektif yeterliği ile ilişkili olup olmadığının belirlenmesidir. Daha belirgin olarak, okul müdürlerinin dönüşümcü ve işlemci liderlik stillerinin öğretmenlerin öz yeterliğiyle doğrudan ve kolektif yeterlik aracılığıyla dolaylı olarak ilişkili olup olmadığının path analizi çerçevesinde test edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla okul müdürlerinin dönüşümcü ve işlemci liderlik stilleri ile öğretmenlerin kolektif yeterliği ve öz yeterliği arasındaki ilişkileri gösteren iki ayrı model geliştirilmiştir. Birinci modelde kolektif yeterlik dönüşümcü ve işlemci liderlik ile öz yeterlik arasında aracı (mediatör) değişken olarak ele alınmıştır. İkinci modelde ise, öz yeterlik üzerine dönüşümcü liderlik ve işlemci liderliğin kolektif yeterlikle ortak etkileri (moderatör) test edilmiştir. Kolektif yeterlik bu modelde moderatör değişken olarak ele alınmıştır. Görüldüğü gibi araştırma, hem aracılık (mediatör) hem de ortak etki (moderatör) analizlerinin path analizi aracılığıyla test edildiği bir çalışmadır.Araştırma nedensel karşılaştırmalı modelin kullanıldığı bir araştırmadır. Dönüşümcü ve işlemci liderliğin öğretmenlerin kolektif yeterliği ve öz yeterliği ile ilişkisine yönelik geliştirilen modelde, dönüşümcü ve işlemci liderlik stilleri bağımsız değişkenler olarak, öğretmenlerin kolektif yeterlik ve öz yeterlik algıları ise bağımlı değişken olarak ele alınmıştır. Ayrıca özellikle kolektif yeterlik konusunun görece yeni bir konu olması nedeniyle araştırmadaki tüm değişkenlere ilişkin öğretmen algılarının cinsiyet, kıdem ve branş değişkenlerine göre de karşılaştırılmasının gerekli olduğu düşünülmüştür.Araştırmanının örneklemi, Ankara ili merkez ilçelerinden (Altındağ, Çankaya, Etimesgut, Gölbaşı, Keçiören, Mamak, Sincan ve Yenimahalle) seçilen 50 ilköğretim okulunda görevli 813 öğretmenden oluşmuştur. Örneklemin belirlenmesinde tabaka örnekleme tekniği kullanılmıştır.Araştırma verilerinin toplanmasında Çok Faktörlü Liderlik Anketi (Bass ve Avolio, 1995), Kolektif Yeterlik Ölçeği (Goddard, Hoy ve Woolfolk-Hoy, 2000) ve Öğretmen Öz Yeterlik Ölçeği (Tschannen-Moran ve Hoy, 2001) kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde Lisrel 8.71, AMOS ve SPSS 15.00 programları kullanılmıştır. Araştırmada hipotez modellerin test edilmesi amacıyla yapısal eşitlik modellemesi istatistik tekniği kullanılmıştır. Ayrıca Pearson Momentler Çarpım Korelasyon Katsayısı, İlişkisiz Örneklemler t-testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi teknikleri de kullanılmıştır.Araştırma sonucunda, dönüşümcü liderlikle öz yeterliğin hem doğrudan hem de kolektif yeterlik üzerinden dolaylı olarak ilişkili olduğu bulunmuştur. İşlemci liderliğin ise öz yeterlikle doğrudan veya kolektif yeterlik üzerinden dolaylı olarak ilişkili olmadığı bulunmuştur. İşlemci liderlik ise kolektif yeterlikle olumsuz ilişkilidir. Bu sonuçlar aracılık testine ilişkin modelin doğrulandığını göstermektedir. Aracılık testine ilave olarak yapılan ortak etki testi sonucunda ise hem dönüşümcü liderliğin hem de işlemci liderliğin kolektif yeterlikle ortak etkisinin anlamlı olmadığı görülmüştür. Bunların yanısıra araştırmada ele alınan değişkenlere ilişkin öğretmen algıları cinsiyet, kıdem ve branş değişkenlerine göre karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Bu analizler sonucunda okul müdürlerinin dönüşümcü ve işlemci liderlik davranışlarına ilişkin öğretmenlerin algılarının cinsiyet, branş ve kıdem değişkenlerine göre farklılaşmadığı ortaya çıkmıştır. Öğretmenlerin kolektif yeterlik algıları cinsiyet, kıdem ve branş değişkenlerine göre farklılaşmıştır. Öğretmenlerin öz yeterlik algılarının ise cinsiyet ve kıdem değişkenlerine göre anlamlı düzeyde farklılaştığı, bununla birlikte branş değişkenine göre farklılaşmadığı ortaya çıkarılmıştır.

Dönüşümcü liderlikEtkileşimsel liderlikLiderlik+6
Türker Kurt
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Eğitimin siyasal işlevleri ve türkiye'deki sivil toplum örgütlerinin bu işlevlere ilişkin görüşlerinin analizi

Bu araştırmanın amacı eğitimin siyasal işlevleri ve bu işlevlere ilişkin sivil toplum örgütlerinin (STÖ) görüşlerini analiz etmektir. Sivil toplum kuruluşları, pek çok toplumsal kurumda olduğu gibi eğitim sisteminde de görüş ve önerileri ile önemli işlevler üstlenmektedir.Araştırmanın çalışma grubunu; AÇEV, EĞİTİM BİR-SEN, EĞİTİM-SEN, ERG, HAK-İŞ, Tarih Vakfı, DİSK, TÜRK- EĞİTİM-SEN, TED, Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği, TÜRK-İŞ, TİSK, MÜSİAD ve TÜSİAD temsilcileri oluşturmuştur.Çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış ve araştırmanın verileri yarı yapılandırılmış bir görüşme formu ile toplanmıştır. Merkezleri İstanbul ve Ankara'da olan toplam 14 sivil toplum kuruluşunun yönetici ya da ilgili temsilcileri ile her biri yaklaşık 45 dakika süren görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler sonunda katılımcıların izniyle tutulan ses kayıtları deşifre edilmiştir. Kayıtların deşifresiyle ortaya çıkan yazılı ifadeler katılımcılara e-mail yoluyla gönderilerek onayları alınmış ve gerekli gördükleri düzeltmeler yapılmıştır. Verilerin analizinde ?betimsel analiz? tekniği kullanılmıştır.Bu araştırmanın bulguları STÖ'lerin eğitim sistemini, sistemin amaçlarını, amaçların gerçekleşme düzeyini ve STÖ'lerin eğitim politikalarının oluşturulmasında karar süreçlerini etkilemesini algılamalarında farklılıklar olduğunu ortaya koymuştur. STÖ'ler eğitimin işlevleri ile ilgili karar süreçlerini gerçekleştirdikleri araştırmalar, baskı araçları ve politika yapıcılar ve karar vericileri ile ilişkiler aracılığıyla etkilememeye çalışmaktadır.Araştırmanın sonuçlarına dayanarak STÖ'lerin eğitim sistemine ilişkin görüş ve politikalarının belirlenmesi ve bunların etkililik düzeylerinin saptanması amacılyla gerek teorik gerekse uygulama düzeyinde daha fazla çalışma ve araştırma yapılması önerilebilir.

Eğitim politikalarıSivil toplum
Hüseyin Şirin
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okulu yöneticilerinin yönetimde gücü kullanma stilleri ile örgüt kültürü arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, ilköğretim okulu yöneticilerinin okul yönetiminde kullandıkları güç tiplerinin, okuldaki örgüt kültürüne olan etkilerini belirlemektir. Okul yöneticileri, uygun güç tipini tercih edebilen ve gerektiğinde örgütün amaçlarını gerçekleştirebilmek için gücü paylaşabilen profesyonel yöneticiler olarak tanımlanabilir.Araştırma, tarama modelinde betimsel çalışmadır. Çalışmanın örneklemini, Ankara ili merkez ilçelerinde (Altındağ, Çankaya, Etimesgut, Gölbaşı, Keçiören, Mamak, Sincan, Yenimahalle) bulunan resmi ilköğretim okullarında görevli 424 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan veri toplama aracının ilk bölümünde, ?Kişisel Bilgiler?; ikinci bölümünde, ?Güç Tipi Ölçeği?; üçüncü bölümünde ise, ?Örgüt Kültürü Ölçeği? bulunmaktadır. Araştırmanın alt problemlerinin çözümlenmesi amacıyla Pearson Momentler Çarpım Korelasyon Katsayısı ve Çoklu Doğrusal Regresyon analizi yapılmıştır.Araştırmada; okul yöneticilerinin, kullandıkları kişilik gücü ile ödül gücü arasında yüksek düzeyde ilişki olduğu; kullanılan kişilik, ödül, yasal ve zorlayıcı gücün; örgüt kültürünün başarı kültürüne odaklılığı yüksek düzeyde ve anlamlı; örgüt kültürünün bürokratik kültüre odaklılığı orta düzeyde ve anlamlı; örgüt kültürünün görev kültürüne odaklılığı yüksek düzeyde ve anlamlı; örgüt kültürünün destek kültürüne odaklılığının orta düzeyde ve anlamlı ilişkide olduğu bulunmuştur.Okul yöneticilerinin daha yoğun olarak kişilik ve ödül gücünü kullanmaları, benzer çalışmaların; görüşme, katılmalı gözlem ve mülakat gibi nitel yöntemler kullanılarak, farklı yerlerde de yapılabileceği öneriler arasında sıralanabilir.

GüçGüç kaynaklarıGüç tarzları+3
Serkan Koşar
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okulu yöneticilerinin bilgisayar teknolojisini kullanma yeterliklerinin değerlendirilmesi

Bu araştırma ilköğretim okullarında görev yapan yöneticilerin bilgisayar teknolojilerini hangi yönetsel işlevler için kullandıklarını ve bilgisayar teknolojilerinden yararlanma düzeylerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 2007-2008 eğitim öğretim yılında, Ankara ili merkez ilçelerinde mevcut bulunan 100 resmi ilköğretim okullarında görev yapmakta olan 62 müdür ve 138 müdür yardımcısı oluşturmaktadır. Verileri toplamak amacıyla iki bölümden oluşan bir anket hazırlanmıştır. Anketin birinci bölümünde kişisel bilgiler, ikinci bölümünde ise bilgisayar teknolojisinin okuldaki kullanım alanlarını kapsayan 40 maddelik bir ölçek yer almaktadır. Uygulanan ölçme aracı sonunda elde edilen veriler, SPSS 15.0 yardımıyla değerlendirilmiştir. Genel olarak, araştırmaya katılan okul yöneticilerinin bilgisayar teknolojilerini kullanma düzeylerinin %78 olduğu ve bilgisayarlı eğitime geçişte uyum sağladığı saptanmıştır. Okul yöneticilerinin bilgisayar teknolojilerini işgören işlerinde en çok kullandıkları alan sertifika ve diploma kayıtlarını hazırlama öğrenci işlerinde diploma, karne, takdir ve teşekkür belgelerinin bilgisayardan hazırlanması, eğitim işlerinde ders dağıtım programının hazırlanması, okul işletmesi ile ilgili işlerde ise taşınır mal (TIF) kayıt ve silme işlemlerinin internet ortamında yapılması olarak saptanmıştır. Okul yöneticilerinin en az kullandıkları alan olarak ta işgören işlerinde yolluk, doğum, tedavi, ölüm ve cenaze yardımlarının düzenlenmesi öğrenci işlerinde öğrencinin sınıf, ilçe ve il genelinde başarı istatistiklerinin istenildiğinde veli tarafından izlenmesi, eğitim işlerinde kütüphanenin düzenlenmesi, yönetilmesi ve on-line olarak okul kütüphanesine girebilme ve okul işletmesi ile ilgili işlerde kantin ve çay ocağı çalışmalarının düzenlenmesi olarak saptanmıştır. Bulgulara göre erkek ve kadın okul yöneticilerinin okul işletmesi ile ilgili işlerde bilgisayar teknolojisini kullanma düzeyleri arasında erkek yöneticilerin lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Okul yöneticilerin kıdemlerine göre işgören işlerinde bilgisayar teknolojisinden yararlanma düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Hizmet içi eğitim alan ve almayan okul yöneticilerinin eğitim ve öğrenci işlerinde bilgisayar teknolojilerini kullanma düzeyleri arasında, hizmet içi eğitim alan okul yöneticilerin lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Müdür ve müdür yardımcılarının okul işletmesiyle ilgili işlerde bilgisayar teknolojisini kullanma düzeyleri arasında, müdürlerin lehine anlamlı bir fark bulunmuştur.

Bilgisayar teknolojisiYöneticilerİlköğretim okulları
Serap Çetin Yılmaz
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarının yönetiminde okul aile birliklerinin okul yönetimine katkısı

Bu araştırma, ilköğretim okullarının yönetiminde okul aile birliklerinin okul yönetimine katkısının hangi düzeyde olduğunu tespit etmek, bu konudaki sorunları dile getirmek ve neler yapılabileceği konusunda öneriler getirmek amacıyla yapılmıştır. Bu nedenle, okul yöneticisi, öğretmen ve okul aile birliği üyelerinin görüş ve önerileri alınmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2003-2004 öğretim yılında ilköğretim okullarında görev yapmakta olan 548 yönetici ve öğretmen, 292 okul aile birliği üyesi olmak üzere toplam 840 kişi oluşturmuştur. Veriler anket yoluyla toplanmıştır. Elde edilen veriler, frekans, yüzde, ortalama ve t testi istatistikleri ile çözümlenmiştir. Analizler sonucunda, ilköğretim okullarının yönetiminde okul aile birliklerinin okul yönetimine katkısına ilişkin yönetici-öğretmen ve okul aile birliği üyelerinin görüşlerinin farklı olduğu görülmüştür. Yönetici ve öğretmenlerin, okul aile birliği üyelerinin okul yönetimi ile olan iş birliği düzeyini yetersiz buldukları, okul aile birliği üyelerinin ise kendilerini bu konuda büyük oranda yeterli buldukları tespit edilmiştir. Okul aile birliği üyelerinin, okulda velisi bulundukları öğrencilerle ilgili konularda okul yönetimi ile iş birliğinde daha duyarlı davranırken, çevreyi ve toplumu ilgilendiren konularda daha az duyarlı oldukları ortaya çıkmıştır. Okul aile birliği üyelerinin, daha etkin bir şekilde çalışabilmesi ve okul yönetimine katkıda bulunabilmesi için, öncelikle okul yönetiminin, okul aile birliğine işlevsellik kazandıracak önlemleri alması gerektiği, okul aile bMiğinin de kendi konumunu güçlendirecek çalışmalar yapması gerektiği tespit edilmiştir. Ailenin, çocuğun sosyo-duygusal gelişiminde olduğu kadar, akademik başarısında da önemli bir rolü olduğu araştırmacılarca bilinmektedir. Okul ile aile arasındaki bağların kalitesi, öğrencilerin basanlarını önemli ölçüde etkilemektedir. Okul aile birlikleri, okul ile aile arasındaki bağlan kuvvetlendirerek bütünleşmeyi sağlamada önemli bir görev üstlenmiştir. Bu görevi yerine getirebilmesi için, okul aile birliği sistemine, yeni bir dinamizm getirilmesi gerekmektedir. ıı

Okul yönetimiOkul-aile birliğiOkul-aile ilişkisi+1
Fadime Albayrak
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin okul yönetiminde katılma düzeyleri (Ankara ili Mamak ilçesi örneği)

Okul yöneticisi, okulda eğitim ve öğretimin hedeflenen düzeye ulaşmasını sağlama görevini yerine getirirken bir takım sorunlarla karşılaşabilir. Yöneticiden bu problemleri alınan etkili kararlarla en doğru şekilde çözmesi beklenmektedir. Öğretmenlerin eğitim ve öğretim konularında yetişmiş kişiler olması nedeniyle, okul yönetimi sırasında karşılaşılan her tür sorunun çözümü için öğretmenlerin fikirlerini almak ve alman kararlarda etkili olmalarını sağlamak gerekir. Bu araştırma da günümüz ortaöğretim kurumlannda görev yapan öğretmenlerin okul yönetimi tarafından alman kararlara katılabilme derecelerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmada bilgi toplama aracı olarak " Ortaöğretim Kurumlannda Görev Yapan Öğretmenlerin Okul Yönetimince Alman Kararlara Katılma Düzeyleri Anketi" kullanılmıştır. Ankette öğretmenlerin okul yönetimi tarafindan öğretim, eğitim ve yönetime ilişkin alman kararlara katılabilme derecelerini belirlemeye yönelik yirmi sekiz ifade bulunmaktadır. Araştırmaya Ankara ili Mamak ilçesindeki 11 ortaöğretim kurumunda görev yapan 243 öğretmen katılmıştır. Araştırma sonunda her bir ifade için frekans ve yüzde hesabı yapılmıştır. Araştırma sonunda öğretmenlerin öğretim ile ilgili alınan kararlara yeterince katılamadıkları; eğitim ile ilgili alman kararlara bazen katıldıkları ve yönetim ile ilgili kararlara hemen hemen hiç katılamadıkları saptanmıştır. Öğretmenlerin yönetim ile ilgili kararlara çok az katıldıkları göz önüne alındığı zaman en azandan eğitim ve öğretim ile ilgili konularda bazen de olsa söz hakkına sahip olmaları sevindiricidir. Ancak; araştırma sonunda varılan bu sonuç 21. Yüzyılın eğitim ve öğretim kurumlan için düşündürücü bir sonuçtur.

Lise öğretmenleriOkul yönetimiOrtaöğretim okulları+2
Nurşen Yılmaz
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2004
00
DoctorateOpen AccessTR

Milli Eğitim Bakanlığı'nda kariyer yönetimi

ÖZET Bu araştırmada Milli Eğitim Bakanlığı merkez örgütünde bireysel ve örgütsel kariyer yönetimi uygulamalarının analitik bir yaklaşımla incelenmesi ve açıklanması amaçlanmıştır. Tarama modeline dayalı olarak yürütülen araştırmanın evreni 2003 Eylül- Ekim aylarında, Milli Eğitim Bakanlığı merkez örgütünde görevli 379 şube müdürü ve 68 bağımlı daire başkanından oluşmaktadır. Yöneticilerin 354'ü bilgi toplama aracım doğru ve eksiksiz yanıtlamıştır. Evrenin %79'unu temsil eden bu grubun, evreni temsil eder nitelikte olduğu sayıltısı ile istatistiksel analizler yapılmıştır. Yöneticilerin bireysel kariyer yönetimiyle ilgili görüşleri, örgütsel kariyer yönetimi algılama ve uygulanma düzeyi ile ilgili görüşlerini belirlemek amacıyla, araştırmacı tararından geliştirilen, "Bireysel ve Örgütsel Kariyer Yönetimi Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçek, Likert tipi beşli derecelendirme esasına dayanmaktadır. Bilgi toplama aracında, bireysel kariyer yönetimi kapsamında; bireysel kariyer planlama, bireysel kariyer geliştirme ve kariyer motivasyonu alt boyutlarında toplam 18 madde bulunmaktadır. Örgütsel kariyer yönetimi kapsamında ise örgütsel kariyer yönetim süreci, örgütsel kariyer planlama ve örgütsel kariyer geliştirme alt boyutlarında toplam 27 madde bulunmaktadır. Bu maddeler, örgütsel kariyer yönetimi algılama düzeyi ve uygulanma düzeyi olarak iki grupta da kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular aşağıda özetlenmiştir: 1. Yöneticiler, bireysel kariyer planlama aşaması öncesinde; tarz, motivasyon, beceri ve iç engeller unsurlarını değerlendirdiklerini düşünmektedirler. 2. Yöneticiler, örgütsel bir destek ve yardım almaksızın kendilerim değerlendirdiklerini ve hedeflerini belirlediklerini düşünmektedirler. 3. Yöneticilerin, örgütsel kariyer yönetimi süreci, örgütsel kariyer planlama ve örgütsel kariyer geliştirmeye yönelik algılan yüksektir.4. Araştırmaya katıları yöneticiler görev gruplarına göre karşılaştırıldığında; daire başkanı ve şube müdürlerinin örgütsel kariyer planlamayı algılama ile ilgili görüşlerinin benzer olmadığı görülmüştür. Daire başkanları bu boyutta şube müdürlerinden daha olumlu bir tutum içindedirler. 5. Araştırmaya katılan yöneticiler, Milli Eğitim Bakanlığı merkez örgütünde, kariyer yönetimi sisteminin uygulanmadığım düşünmektedirler.

Kamu kuruluşlarıKariyer yönetimiMilli Eğitim Bakanlığı+2
Figen Ereş
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Taşımalı ortaokul uygulaması sorunlarının taşınan okuldaki öğretmen ve öğrenci görüşlerine göre incelenmesi (Ankara ili Haymana ilçesi örneği)

Bu araştırmanın amacı, taşımalı ortaokul uygulaması sorunlarının taşınan okuldaki öğretmen ve öğrenci görüşlerine göre incelemektir. Betimsel tarama modelindeki araştırmanın evrenini 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Ankara ili Haymana ilçesinde bulunan toplam 4 ortaokulda görev yapan 57 öğretmen ve bu dört ortaokula taşıma ile gelen 195 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Taşımalı Ortaokul Uygulamasına Yönelik Öğretmen Görüşleri Ölçeği ve Taşımalı Ortaokul Uygulamasına Yönelik Öğrenci Görüşleri Ölçeği kullanılmıştır. Veriler örneklemdeki her bir okul ziyaret edilerek araştırmacı tarafından toplanmış, SPSS 15 ve LISREL 8 istatistiksel programlar kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde betimleyici istatistiksel yöntemlerle birlikte, bağımsız örneklem t-Testi ve Tek Yönlü Varyans (ANOVA) kullanılmıştır ve sonuçlar tablolaştırılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, araştırmaya katılan kız öğrenciler erkek öğrencilere göre taşımalı eğitime dair daha olumsuz görüşlere sahiptirler. 7.sınıf öğrencilerin 5.sınıf öğrencilerine göre daha olumsuz düşüncelere sahip olduğu görülmüştür. Ayrıca anne ve babanın eğitim seviyesi yükseldikçe öğrencilerin taşımalı eğitim uygulamasına yönelik olumsuz düşüncelerinin arttığı belirlenmiştir. Ailenin aylık gelir düzeyi arttıkça öğrencilerin taşımalı eğitim ile ilgili daha olumlu görüşlere sahip oldukları görülmüştür. Öğretmenler arasında ise cinsiyete göre taşımalı eğitim uygulamasına yönelik görüşlerde ise anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür. Öğretmenlerin mesleki çalışma yılı ve taşıma merkezindeki okuldaki çalışma yılı arttıkça taşıma ve taşıma araçlarıyla ilgili sorunlara karşı daha olumsuz görüşe sahip oldukları görülmüştür.

Ankara-HaymanaOrtaokul öğrencileriOrtaokul öğretmenleri+5
Elif Arslan Eroğlu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2021
00

Other supervisors