Theses supervised by Prof. Dr. Yücel Öztürk
12 theses · Sakarya University
23b numaralı Kırım Şer'iyye Sicili (H. 1087-1092/M. 1676-1681) transkripsiyonu ve değerlendirmesi
Tarihî belgeler, geçmiş toplumların siyasî, sosyal ve ekonomik yapılarını anlamada en temel kaynaklardan biridir. Bu belgeler arasında yer alan şer'iyye sicilleri, yalnızca adlî kayıtlar olmalarının ötesinde dönemin toplumsal ilişkilerini, iktisadî dinamiklerini ve kültürel pratiklerini ayrıntılı biçimde yansıtan özgün veriler sunar. Bu çalışma, 23b numaralı Kırım Şer'iyye Sicil Defterinin (H. 1087–1092 / M. 1676–1681) transkripsiyonuna dayanarak dönemin Kırım Hanlığı'ndaki çeşitli yapıları incelemektedir. İdari yapı kapsamında kazanın işlevi ve alt birimleri tespit edilmiştir. Sosyokültürel yapı bağlamında aile hayatı, kölelik, suç türleri, ünvan ve meslek grupları gibi konular ele alınmıştır. Ekonomik yapı ise hayvancılık faaliyetleri, ticaret ilişkileri, kullanılan para ve ölçü birimleri ile maddi kültür unsurları üzerinden değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, Kırım Hanlığı'ndaki gündelik yaşam pratiklerinden devlet-toplum ilişkilerine uzanan geniş bir perspektif sunmakta olup mevcut literatüre katkı sağlamayı amaçlamaktadır.
Osmanlı'da kadılık
Osmanlı'da Kadılık adlı tez çalışmamızda makro bir bakış açısı ile özellikle Osmanlı klasik dönemi ve devam eden süreçte devletin bir bürokratı olarak kadının iş yükünü tespit etmeye çalıştık. Bunu yaparken kadının her türlü resmi işlemi kaydettiği şer'iye sicilleri (kadı defteri) verilerini esas aldık. Sicillerin yanı sıra Osmanlı kanunnameleri temel başvuru kaynaklarımız arasında yer aldı. Zaman zaman şeyhülislam fetvaları başvurduğumuz eserler arasındadır. Konu ile ilgili pek çok araştırma eserden de faydalanıldı. Tımar sisteminin uygulandığı başta başkent olmak üzere seçtiğimiz sicillerde yer alan veriler bize kadının esas iş yükünü sefer gibi olağanüstü durumlar dışında noter kayıt işlemlerinin oluşturduğu sonucunu gösterdi. Kadı denilince ilk akla gelen "hakim" görevi ise yaklaşık %15 gibi bir iş yükü ile karşımıza çıktı. Bugünkü gibi bürokratik ayrışmanın olmadığı bir dönemde kadı bulunduğu kazada günümüz kaymakam ve belediye başkanının yerine getirdiği pek çok sorumluluğu üstlenir. Sultan tarafından taşrada doğrudan muhatap olunan tek idari amir olarak ümera sınıfının da denetleyicisidir. Ancak bu derece öneme haiz yetkiliye tüm bu görevlerini yerine getirmesi ve kayıtları sağlıklı bir şekilde saklayabilmesi için neden kamu binası tahsis edilmediği sorusu akla gelir. Ancak özellikle iş yükünü belirmeyi esas aldığımızdan konudan uzaklaşmamak adına bu ve benzeri konular kısaca değerlendirmiştir. Sonuç olarak hukukçu kimliği ile bilinen ancak taşrada tüm resmi kayıtları tutan ve bulunduğu kazanın en büyük idari amiri olan kadının daha çok noter işlemleri gibi hukuki işlemler ile uğraştığını dava işlemlerinin bu tür işlemlere nazaran daha az vaktini aldığını söylemek mümkündür.
216 Numaralı Çıldır İcmâl Tahrir defteri (H. 1160 / m.1747-1748) transkripsiyonu ve değerlendirilmesi
216 Numaralı Çıldır İcmal Tahrir defteri transkripsiyonu ve değerlendirilmesi yapıldı. Bu H. 1160 / M. 1747-1748 tarihli defterde Osmanlı Devleti'nin eyaletlerinden biri olan Çıldır Eyaleti ile ilgili sosyo-ekonomik ve mali bilgiler yer almaktadır. Bu yüzden tezimiz, transkripsiyon ve tahlil olmak üzere iki ana kısımdan oluşturuldu. Usulüne göre latin harflerine aktarılan belge ikinci kısımda tahlil edildi. Tahlil kısmı, belgenin dökümü ve ayrıştırılması tamamlandıktan sonra belli kısımlara ayrıldı. Tahlil kısmında yapılan değerlendirmelerde deftere sadık kalındı. Tahrir defterleri bulunduğu bölge ile ilgili sosyal, iktisadi, mali ve demografik veriler içeren birinci elden kaynaklardır. Bu kaynakların ele alınması belirtilen alanlarda araştırılacak bölgenin aydınlatılmasına önemli katkılar sağlayacaktır. Bu yüzden giriş kısmında Tahrir defterlerinin sosyo-ekonomik ve maliye alanında nitelikli ve önemli bilgiler içermesi bakımından genel bir Tahrir defteri tanıtımı yapıldı. Bu defterde bu anlamda önemli sosyo-ekonomik ve mali bilgiler içermektedir. Bu çalışma genel olarak Çıldır eyaletinin mali yapısı, toprak düzeni ve coğrafyası ile ilgilidir. Bu bakımdan, araştırma aşamasında literatürün katkısı değerlendirildi. Belge temelde Çıldır Eyaletine ait sosyo-ekonomik ve mali nitelikli bir kaynak durumunda olduğundan, çalışmanın ilk kısmının ilk bölümünde Çıldır eyaletinin kısa tarihçesinden bahsedildi. Bu yüzden bölgenin tarihsel sürecinden bahsedildi. Akabinde doğrudan defter verilerinin tasnifi sonucunda ortaya çıkan veriler değerlendirildi. Bu suretle veriler doğrultusunda alt bölüm ve başlıklar belirlendi. Çıldır Eyaleti'nin idari taksimatı ve iktisadi durumu adında iki bölüm oluşturuldu.
17. yüzyılın ikinci yarısında İstanbul Yahudi cemaati
Bu tezde 17. yüzyılın ikinci yarısında İstanbul Yahudi cemaatinin demografik, sosyal ve ekonomik yapısı incelenmiştir. İstanbul Yahudi toplumunu oluşturan cemaatlerin kökenine inilmiş, fetihten sonraki süreçte gerçekleşen sürgünlerin ve Batı Avrupa'da anti-semitik politikalara maruz kalarak göç edenlerin etkisiyle şekillenen Yahudi toplumundaki demografik değişimlerin izi sürülmüştür. Osmanlı başkentinde Yahudilerin ağırlıklı şekilde meskun olduğu bölgelerin yanı sıra 17. yüzyılın ikinci yarısında Yahudi yerleşim haritasında yaşanan değişimler ve nedenleri ele alınmıştır. Çalışmamız, kadı sicilleri ve cizye defterleri başta olmak üzere döneme ait arşiv vesikalarının ışığında hazırlanmıştır.
XVI. Yüzyılda Osmanlı hakimiyetinde Tımışvar Sancağı
Sancak çalışmaları, Osmanlı Devleti'nin sosyal ve ekonomik tarihi için büyük bir öneme sahiptir. Bu tez; Tımışvar Beylerbeyliği'nin paşa sancağı olan Tımışvar Sancağı'nı Osmanlı hakimiyetine girdiği 1552 yılından başlayarak 16. Yüzyılın sonuna kadar siyasi, idari, demografik ve iktisadi açıdan incelemektedir. Tımışvar üzerine, özellikle Türkiye'de, kapsamlı bir çalışmanın bulunmaması söz konusu konunun ele alınmasını gerekli kılmıştır. Çalışmanın amacı, Tımışvar Sancağı'nın belli bir dönemi üzerinden tarihini yazarak Osmanlının Macaristan coğrafyasında tatbik ettiği taşra idarî yapısını ortaya çıkarmaktır. Diğer taraftan çalışmamızda; bir coğrafi ünite olan sancak ayrıntısına inerek bu coğrafyada yaşayan toplulukların sosya-ekonomik ve dini yapısını, belli dönemler içerisindeki gelişimini belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmada kullanılan temel kaynak külliyatını yerli arşivlerdeki belirli belge ve defter koleksiyonları oluşturmaktadır. Osmanlı sancak çalışmalarında şüphesiz en önemli kaynak külliyatını tahrir defterleri oluşturmaktadır. Bu tez çalışmamızda, döneme ait tahrir defterleri değerlendirilerek defterde yer alan bilgiler çerçevesinde Tımışvar'a bağlı nahiyeler ve bu nahiyelere ait yerleşim birimleri ve buraların sosyo-ekonomik durumu tespit edilmeye çalışılmıştır. Keza arşivlerimizde bulunan diğer kaynaklardan; mühimme defterleri, maliyeden müdevver defterleri, cizye defterleri… gibi bir çok koleksiyondan da faydalanılmıştır. Tımışvar'a ait 1554 yılındaki tahrire göre sancak; 17 nahiye ve bu nahiyelere tabi 950 adet şehir, köy ve mezradan müteşekkildir. Bu nahiyeler; Tımışvar, Şemlik, Çakova, Pançova, Marcina, Felnak, Bozor, Bogca, İktar, Tırgovişta, Çerin, Facet, Monostor, Fırdına, Suydiya, Bozovar ve Modava'dır. 1569 tarihli tahrir defterinde ise Modava nahiyelikten çıkartılarak sancak olarak teşkilatlandırılmıştır. Çalışmamızda; bu nahiyelerin nüfus miktarı, yapısı, tahrir sayımlarına göre dağılım ve eğilimlerini ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Çalışmamızda yerleşim yerleri tespit edilerek haritalandırılmıştır. Diğer taraftan, bu yerleşim birimlerinde meydana gelen; ziraî, ticari faaliyetler ve hayvancılık faaliyetleri hakkında bilgi sunmak hedeflenmiştir. Çalışmamızda üzerinde durduğumuz esas noktalardan biri de Tımışvar sancağındaki üretim faaliyetleri ve reayanın vergilendirilmesidir. Bu doğrultuda, her tahrir sayımında sancağın bütün üretim faaliyetleri belirlendiği gibi, sancaktaki devlet görevlileri ve bu görevlilerin ne kadar vergi toplamakla mükellef olduğu yani dirlik dağılımı ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Çalışmamızda; Tımışvar'ın 13 aylık bütçesi, gayrimüslimlerden alınan cizye vergisi, Tımışvar'da tedavülde kullanılan paralar ve Tımışvar'da güherçile üretimi de ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.
Manas Destanının Sagımbay Orozbak Oğlu nüshasına göre İslam öncesi ve sonrası Kırgız inanç unsurları
Dünyanın en uzun destanı olan Manas Destanı Türk boylarından biri olan Kırgızların milli destanı olduğu gibi dünya edebiyatının da sayılı ürünlerinden biridir. Manas destanı, adını, Manas isimli kahramandan alır. Bu destanı okuyup söyleyenlere de Manascı denilir. Manascılık, bir sanat ve meslek olarak kabul edilir. Manas destanında geçen hadiseler, bazı araştırmacılar taraftan Hun gönemine bağlanıyor. Ancak, bu olayların zeminini 11-12. yüzyıllara bağlamak daha gerçekçi bir yaklaşımdır. 1120'li yıllarda Orta Asya'yı istila ederek Karahanlı ülkesini ele geçiren Moğol Karahitaylar'ın, Kırgızlar üzerine asker göndermesi ve bu sırada yaşanan olaylar Manas Destanı'na kaynaklık eder. Destan kahramanı Manas'ın XVI. Yüzyılda yaşamış bir kişi olduğu hakkında belli bir kanaat bulunmaktadır. Bu bakımdan, destanın olgun çağını yaşaması XVI. Yüzyıl ve sonralarında gerçekleşmiştir. Kırgız Türklerinin milli kahramanı Manas'ın etrafında örgütlenen Manas Destanı'nın ilk bölümünden itibaren Manas'ın doğumu, daha beşikte iken konuşmaya başlaması, kafirleri yeneceğini söylemesi, büyüyüp delikanlı olunca Çinlileri yenmesi, Müslüman yiğit Almanbet'le tanışıp, birlikle birçok savaşa girmeleri, Manas'ın evlenmesi, düşmanları tarafından iki defa öldürülmesine rağmen tekrar dirilmesi, Mekke'ye ziyaret ve Kabe'yi tavaf etmesi, lirik bir üslupla anlatılır. Destanda Manas'ın ölümüne geniş yer verilir. Bahsedilen kahramanların şahsında trajik hayat hikayeleri ve kahramanlık örnekleri olarak seyreden destan, bu anlatımlar eşliğinde özel olarak Kırgız, genel olarak Türk kültür, din ve inanç kültürünün din ve inanç yapısı hakkında verilen malzemenin ilmi bir şekilde değerlendirilmesidir. Söz konusu inanç ve dini motifler, destandan alınan örneklerle eşleştirilecektir. Tezimizin genel amacı, Kırgız kültürünün din ve inanış boyutunun akademik düzeyde aydınlatılmasına katkı sağlamaktır.
67 a 90 numaralı Kırım Kadıasker Defterine göre Kırım'da sosyal ve ekonomik hayat (1075-1076/1665)
Tarih araştırmalarında özellikle sosyal ve yerel tarih çalışmalarında Şer'iyye Sicilleri önemli bir yere sahiptir. Şer'iyye Sicilleri aynı zamanda birinci el kaynak olma özelliği göstermektedir. Osmanlı Devleti'nde olduğu gibi Kırım Hanlığı'nda da kadılar tarafından mahkeme kayıtları tutulmuştur. Bu yüzden Şer'iyye Sicilleri Kadı Sicilleri olarak da bilinmektedir. Bu kaynaklar ait olduğu toplumun sosyal, kültürel, ekonomik hayatı ve idari yapısı hakkında bilgiler vermektedir. İncelediğimiz 67 A 90 Numaralı, 1075-1076/1665 Tarihli Kırım Kadıasker Defterinin transkrip çalışması yapılarak Kırım'ın o dönemdeki idari, sosyal ve ekonomik yapısı değerlendirilmiştir. İdari yapı içerisinde Kırım coğrafyasında yer alan kaza, kasaba, köy, mahalle ve coğrafi yer isimleri tespit edilerek verilmiştir. Sosyal yapı içerisinde Kırım toplumunda aile hayatı, etnik ve dini unsurlar, kölelik, unvan ve lakaplar gibi konulara yer verilmiştir. Ekonomik yapı içerisinde ise Kırım coğrafyasında tarım, hayvancılık, ticaret, kullanılan para birimleri, ölçü-tartı birimleri, meslek grupları, kullanılan eşyalar çalışmada verilen konular arasında yer almaktadır. Çalışmamız Kırım Hanlığı'nın H.1075-1076/M.1665 yılını kapsamaktadır. 17. yüzyılın ikinci yarısında Kırım Yarımadası'nın idari, sosyal, kültürel ve ekonomik hayatını anlamak, Kırım tarihine ve kültürüne ışık tutmak temel amaçlar arasındadır.
Bir Kırım şehri: Gözleve (1675-1700)
Şehirler, çeşitli özellikleri ile sosyoloji, tarih ve coğrafya gibi farklı bilimlerin konusu olmuştur. 20. yüzyılda gelişmeye başlayan şehir tarihi çalışmaları, kendine ait kavram ve yöntemleri ile ayrı bir disiplin olarak gelişimini sürdürmektedir. Bu çalışmada Kırım Hanlığı'nda bulunan Gözleve şehrinin 1675-1700 yılları arasını kapsayan tarihi, mekânsal, idari ve hukuksal bağlamda incelendi. Şehir bu ana başlıklar temel alınarak coğrafya, iktidar, temsil, şehir kimliği, mekânın kullanımı, iktisadi metalar, hukuk ve gündelik hayat çerçevesinde değerlendirildi. Birinci bölümde antik çağda Weber'in kıyı şehirleri olarak tanımladığı polis niteliğini taşıyan Gözleve'nin fiziksel özellikleri ve mekânsal yapılanması ele alındı. İkinci bölümde yerleşim, Türk-İslam şehrine özgü mahalle ve köy birimleri üzerinden idare ise Kırım Hanlığı'na özgü kabile aristokrasisi bağlamında değerlendirildi. Üçüncü bölümde araştırmanın temel başvuru kaynağı kadı sicilleri üzerinden Gözleve'de hukuk, mahkemenin işleyişi ve görevliler ve çalışma usulleri ele alındı. Son bölümde şehrin iktisadi yaşamı iskele ticareti, liman hinterlandı ve köle, at ve kürk gibi temel metalar üzerinden sosyal hayat ise vakıf, aile kurumu ve miras kavramları üzerinden değerlendirildi. Çalışma neticesinde bir Kırım şehrinin temsili niteliğinde Gözleve ve Gözleveli tipolojisi ortaya konmaya çalışıldı. Anahtar Kelimeler: Osmanlı, Kırım Hanlığı, Şehir, Gözleve, Mahkeme
3a-3b numaralı, 1648-1679 tarihli Kırım Kadıasker Defterlerine göre Kırım'da sosyal ve ekonomik hayat
Sosyal ve yerel tarih çalışmalarında başvurulacak en önemli kaynaklardan birisi mahkeme kayıtlarıdır. Osmanlı Devleti'nde oduğu gibi Kırım Hanlığında da kadılar tarafından tutulan bu siciller, ait oldukları bölgeye dair oldukça zengin veriler içermektedir. Kayıt altına alındıkları bölgede yaşayan halkın aile ve sosyal hayatını, gündelik uğraşlarını, giyim kuşamlarını, kullandıkları eşyaları, yeme içme kültürünü, mesleki hayatlarını, cemaat ve aşiret yapılarını ve yaşadıkları yerlerin isimlerini tespit etmemizi sağlar. Osmanlı Devleti'nin Karadeniz politikasının önemli bir ayağını oluşturan, günümüz Türkiye, Rusya ve Ukrayna ilişkileri açısından da dikkate değer bir bölge olan Kırım'ın siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel tarihinin aydınlatılması önem arzetmektedir. Kırım Hanlığına dair tarihsel bağların ve bölgenin kültürel mirasının ortaya çıkarılması amacıyla 3a ve 3b numaralı Kırım mahkemesi kadıasker defterleri Latin harflerine aktarılarak Yarımada'nın sosyal, ekonomik, idari, kültürel ve folklorik yapısı analiz edilmiştir. Kırım'da yer alan kaza, köy, mahalle, sokak, nehir ve zirai mevkiler gibi coğrafi yer isimleri tespit edilmiştir. 17.yüzyıl'ın ikici yarısında Kırım Yarımadası'nda yaşamış olan nüfusun sosyal, etnik, dini ve kültürel yapısının aydınlatılması temel amaçlar arasındadır. Bu çerçevede, Kırım nüfusunun dayandığı aşiret ve cemaat yapıları, farklı etnik gruplar, gayri müslimler, isimler, ünvan ve lakaplar, vakıf kurumları, meslekler, para birimleri, miras, aile hukuku ve kölelik gibi yapıların değerlendirmesi yapılmıştır.
Azerbaycan tarihinde kadın
1501 yılında, başkent Tebriz'de kurulan Safevi devleti Azerbaycan topraklarında iki yüz yıl boyunca etkisini sürdürmüştür. Araştırmamızın amaçı Azerbaycan Safevi devletinde yaşamış ve toplum hayatında etkili kadınların yaşamlarını ve bıraktıkları izlerin önemini anlatmaktır. Ayrıca Azerbaycan kadınının sınırlı yetki alanında onun toplumsal statüsü dahil eğitimi ve ekonomik durumu değerlendirilmeğe çalışılmıştır. Bu araştırmada daha çok saray hanedanına mensub kadınlar incelenecektir. Çalışmada Azerbaycan topraklarında Safevi devleti ve bu dönemdeki kadınları içeren kitaplar taranmıştır. Bundan başka Safevi dönemi saray tarihçileri ve ülkeyi ziyaret etmiş yabancı gezginlerin gözlemlerini içeren kitablardan da yararlanılmıştır. Azerbaycan kadını şahsında Safevi dönemindeki kadınlar konusunu incelediğimizde Türk ve Azerbaycan Türkçesindeki kaynaklara kıyasla yabancı dilde yapılan çalışmaların içerik olarak daha zengin olduğu tesbit edilmiştir. Tez çalışmamızda ağırlıklı olarak yabancı dilde yazılmış kaynaklardan yararlanmamızın asıl nedeni bu olmuştur. Uzun süreli literatür taramasından sonra yazıya alınan ve toplam iki yüz yılı kapsayan bu çalışmada dönemin değişen şartlarından dolayı belirmiş siyasi ve toplumsal koşullar göz önünde bulundurulmuştur.
Bahçesaray (1650-1675)
Şehir tarihi çalışmaları, toplumu oluşturan unsurları, sosyo-ekonomik yapıyı, dini hayatı ve kültürü anlamak adına büyük bir öneme sahiptir. Bu tez, Kırım Hanlığı'nın başkenti olan Bahçesaray'ı 1650-1675 tarihleri arasında mekânsal, yönetimsel, sosyal, ekonomik ve kültürel açıdan incelemektedir. Bahçesaray üzerine ne Türkiye'de ne de başka ülkelerde yapılmış kapsamlı bir çalışmanın bulunmaması söz konusu konunun ele alınmasını gerekli kılmıştır. Amaç, Bahçesaray şehrinin belli bir dönemi üzerinden mikro tarihini yazarak, XVII. yüzyılda şehirli insanların hayatlarına, düşünce yapılarına, hukuk karşısındaki tutumlarına, beklentilerine, sosyal ve ekonomik hayattaki rollerine ışık tutmaktır. Bu bağlamda tezin birinci bölümünde şehri meydana getiren yapılar üzerinden mekânsal analizler yapılmaya çalışılmıştır. Öncelikle şehrin nasıl kurulduğu, adının nereden geldiği sorgulanmış, ardından şehri oluşturan yapılar üzerinden Türk-Osmanlı şehrinin karakteristik özelliklerini Bahçesaray'ın ne derece bünyesinde barındırdığı ele alınmıştır. Edraw-Max isimli program aracılığıyla şehrin iki mahallesinin görseli oluşturularak kimin kime komşu olduğu, yapıların düzenli bir şekilde mi yoksa gelişigüzel şekilde mi imar edilip konumlandığı üzerine değerlendirmeler yapılmıştır. İkinci bölümde şehrin sakinleri mercek altına alınarak Bahçesaraylıların yaşantılarından kesitler sunulmuştur. Şehir nüfusunu oluşturan etnik zümreler, yerel ileri gelenler, onların oturdukları evler, sofralarında yenilen yemekler ve içilen meşrubatlar irdelenmiştir. Nasıl evlendikleri, neden boşandıkları, ne tür sorunlar yaşadıklarında mahkemeye başvurdukları ve işledikleri suçlar ele alınmıştır. Üçüncü bölümde şehrin esnaf kolları, üretim, tüketim, tarım, hayvancılık, ürünler, kullanılan paralar, ölçüler değerlendirilmiştir. Dördüncü bölümde ise önce yerli tüccar ve yabancı tüccarların ticarî faaliyetleri ve Osmanlı Devleti ile ticarî bağlar ele alınmış; adından da kölelik, köle kaynakları, köle pazarı, efendi-köle ilişkisi, firar, kölelerin hukuk mücadelesi ve azat edilme yöntemleri sorgulanmıştır.
67 A 90 nolu ve 1017-1022 (1608?1613) tarihli Kırım Hanlığı Kadıasker Defteri (tahlil ve transkripsiyon )
67 A 90 No'lu ve 1017-1022 (1608-1613) Tarihli Kırım Hanlığı Kadıasker Defteri'nin transkribe ettiğimiz çalışmamızda 190 sayfa (95 varak) incelenmiştir. Defterde, Han yönetiminden gelen ferman, hüküm, talimatlar, terekeler, kamu görevlileri ile özel kişiler tarafından kamu için tahsis edilmiş vakıflar, vakıf ve mütevelli heyetlerinin devir teslim işleri ile birlikte çoğunluğunu alacak-verecek, boşanma, miras, yaralama, cinayet, hürriyetin ispatı gibi ceza davaları yer almaktadır.