Theses supervised by Prof. Dr. Yüksel Öztürk
10 theses · Gazi University, Ankara Hacı Bayram Veli University
Otel işletmelerinde müşteri odaklı marka denkliğinin müşteri sadakatine etkisi: Müşteri memnuniyeti ve güvenin aracı rolü
Bu araştırmanın amacı; işletmelerin sahip olduğu ?Müşteri Odaklı Marka Denkliğinin (MOMD)? müşteri sadakatine etkisini ve müşteri memnuniyeti ile güven unsurlarının aracı rolünü belirlemektir. Araştırma amacını gerçekleştirmek üzere veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. Anket formu 5 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde otel müşterilerinin bazı demografik özelliklerine ilişkin sorulara yer verilmiştir. İkinci bölümde, otel işletmelerinin MOMD düzeylerini, üçüncü bölümde müşteri memnuniyetini, dördüncü bölümde markaya olan güveni, beşinci bölümde ise marka sadakatini belirlemeye yönelik ifadelere yer verilmiştir. Araştırmanın evrenini, Türkiye?deki 5 yıldızlı otel işletmelerinin müşterileri oluşturmaktadır. Türkiye?yi en çok ziyaret eden turist milliyetleri göz önünde bulundurularak anket formu Türkçe, İngilizce, Almanca ve Farsçaya çevrilmiştir. Geçerliliği ve güvenirliliği sınanan anket formu basit tesadüfî örnekleme yöntemi ile seçilen 10 ilde 39 otel işletmesinin 918 müşterisine uygulanmıştır. Elde edilen veriler araştırma modelini sınamak üzere Yapısal Eşitlik Modellemesine (YEM) tabi tutulmuştur. Bulgular otel işletmelerinde MOMD?nin; marka farkındalığı, fiziksel kalite, personel davranışları ve marka imajından oluştuğunu desteklemiştir. Araştırma bulguları müşteri sadakatinin oluşmasında MOMD?nin direk etkisinin düşük olduğunu göstermiştir. Buna karşın MOMD?nin müşteri memnuniyeti ve güveni arttırdığı tespit edilmiştir. Bulgular müşteri sadakatini arttırmak üzere MOMD, müşteri memnuniyeti ve güven unsurlarının bir arada bulunması gerektiğine dikkati çekmektedir. Bu sonuçlar müşteri sadakati kazanmak isteyen otel işletmelerinin MOMD?nin (marka farkındalığı oluşturma, algılanan fiziksel kalite ve personel davranışlarını iyileştirme, marka imajını geliştirme) yanında müşteri memnuniyeti oluşturma ve güven kazanma konularına da yatırım yapması gerektiğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Müşteri Odaklı Marka Denkliği, Müşteri Memnuniyeti, Güven, Müşteri Sadakati, Otel İşletmeleri, Yapısal Eşitlik Modellemesi.
Online hizmet telafi yöntemlerinin müşteri vatandaşlığı davranışı üzerindeki etkisi: Konaklama işletmeleri üzerine bir araştırma
Bu çalışmanın amacı, konaklama işletmelerinde kaçınılmaz bir durum olarak görülen hizmet hataları karşısında işletmeler tarafından uygulanan hizmet telafi yöntemlerinin, gönüllü müşteri davranışlarını ifade eden müşteri vatandaşlığı davranış niyetleri üzerindeki etkisinin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda Adalet Teorisi, Sosyal Mübadele Teorisi ve Beklenti Teorisinden faydalanılarak geliştirilen çoklu grup yapısal eşitlik modelini test etmek için senaryo tekniği ile veriler toplanmıştır. Senaryo tekniği, çalışmanın amacı doğrultusunda gerçek hayatta vuku bulabilecek olayların kurgulanan senaryolar ile katılımcılara aktarıldığı ve katılımcılardan senaryolarda kurgulanan olayların kendi başlarına geldiğini düşünerek sorulara yanıt vermesinin istendiği yarı deneysel bir araştırma tekniği olarak değerlendirilmektedir. Çalışmanın amacı doğrultusunda iki hizmet hatası düzeyi (yüksek/düşük) ve üç hizmet telafi türünün (özür/kupon/bağış) kombinasyonlarından oluşan (2 x 3 = 6) altı senaryo geliştirilmiştir. Senaryo başına 66 katılımcı olmak üzere toplam, online rezervasyon deneyimi bulunan 396 kişi araştırmaya dahil edilmiştir. Çoklu grup yapısal eşitlik modellemesi kullanılarak düşük düzeyli hizmet hatasına maruz kalan grup ile yüksek düzeyli hizmet hatasına maruz kalan grubun hem bütün olarak hem de ayrı ayrı incelenmesi sağlanmıştır. Bütün örneklem üzerinden elde edilen sonuçlar adalet algılarının telafi memnuniyetini, telafi memnuniyetinin de müşteri vatandaşlığı davranışı niyetlerini olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. Ayrıca bütün örneklem bağlamında dağıtımsal adaletin telafi memnuniyeti üzerinde en etkili olan adalet türü olduğu tespit edilmiştir. Çoklu grup yapısal eşitlik modeli sonuçlarına göre, adalet türleri ile telafi memnuniyeti arasındaki ilişkide hizmet hatası düzeyinin anlamlı bir düzenleyici etkisi bulunmazken telafi memnuniyeti ile müşteri vatandaşlığı davranışı arasındaki ilişkide düzenleyici etkisi bulunmaktadır. Düşük hizmet hatası düzeyinde telafi memnuniyetinin taraftarlık ve tolerans davranışları üzerinde daha etkili olduğu görülürken yüksek hizmet hatası düzeyinde bu etkinin azaldığı anlaşılmaktadır. Son olarak yüksek düzeyli hizmet hatası grubunda dağıtımsal adaletin düşük düzeyli hizmet hatası grubunda ise etkileşimsel adaletin telafi memnuniyeti üzerinde daha etkili olduğu görülmüştür.
Politik istikrarsızlıkların turistlerin destinasyon seçimine etkisi üzerine bir araştırma
Dünya ekonomisinde bugün, turizm oldukça önemli bir yer işgal etmektedir. Dünyadaki pek çok sektörde duraklama olmasına karşın turizm, dinamik yapısı ile diğer sektörler için de itici bir güç işlevi görmektedir. Buna karşın turizm endüstrisi savaş, terör, hırsızlık, sosyal ve politik krizlere karşı son derece hassas ve kırılgan bir yapıya sahiptir. Turist çeken destinasyonlarda yaşanan politik istikrarsızlıklar, turizm sektörünü önemli şekilde etkilemektedir. Dünyanın her hangi bir yerine ya da bir destinasyona ziyaret sırasında algılanan veya var olan seyahat riskleri turistlerin temel ihtiyaçlarından birisi olan kişisel güvenlik algısına etki edeceği için turistlerin vereceği kararlar da bu durumdan etkilenebilir. Bu etkilerin sonucunda turistler alternatif destinasyonlara yönelmekten, seyahatin iptaline varana kadar değişik şekilde tepkiler gösterebilirler.Politik istikrarsızlıkların destinasyon seçimine etkisini belirlemeye yönelik uluslararası çalışma sayısının sınırlı olması ve özellikle Türkiye'de turistlerin destinasyon seçimlerine politik istikrarsızlıkların etkilerine ilişkin bir çalışmaya rastlanmaması, bu araştırmanın gerçekleştirilmesinde önemli rol oynamıştır. Araştırmanın amacını ortaya koyabilmek ve anket formunu oluşturabilmek için, öncelikle ayrıntılı literatür taraması gerçekleştirilmiştir. Güvenilirlik sınamasından yeterli puanı alan anket formunun oluşturulmasını takiben 23 Ocak 2012 ? 5 Şubat 2012 tarihleri arasında belirlenen evrende, rastlantısal olarak seçilen 770 katılımcıya demografik sorular ve 20 adet değişkenden oluşan anket formu kullanılarak bilgi toplanmıştır. Elde edilen işbu verilere; yüzde, frekans, t-testi, ANOVA ve Tukey HSD analizleri uygulanmıştır.Araştırma bulgularına göre, yerli ve yabancı turistler arasında politik istikrarsızlıkların destinasyon seçimine etkisi incelendiğinde, yerli turistlerin daha fazla önem verdiği ortaya çıkmıştır. Ayrıca kadın turistler erkeklere oranla politik istikrarsızlıklara daha fazla önem vermektedirler. 18-35 yaş arasındaki katılımcılar diğer katılımcılara oranla istikrarsızlıkları daha az önemli olarak görmektedir. Eğitim seviyesindeki artışla birlikte politik istikrarsızlıklara verilen önem derecesinde de artış olduğu bulgusuna araştırma sonucunda ulaşılmıştır. Yapılan analizler neticesinde milliyetin destinasyon seçimi sırasında politik istikrarsızlıklar durumlarında etkili olmadığı ortaya çıkmıştır. Son olarak gelir seviyesindeki artış ile politik istikrarsızlıklara verilen önem derecesinde de doğru orantılı bir artış olduğu saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Politik, istikrasızlık, turizm, destinasyon, karar verme
Kırsal turizm ve paydaşları: Belediye başkanlarının tutumlarına yönelik bir araştırma
Doğal yaşam, çiftlik hayatı, tarım endüstrisi ve açık hava etkinlikleri ile doğrudan ilişkili olan kırsal turizm, küçük ölçekli alt yapısı nedeniyle yerel düzeyde kontrol gerektirir. Kırsal turizmde doğal, tarihsel ve kültürel çekiciliklerin korunması, yerel kültürel özelliklerle turizmin uyumlaştırılması, ulaşım, konaklama ve yiyecek-içecek hizmetleri standartlarının sağlanmasında mutlaka yerel yetkililerin çabası ve desteği gereklidir.Bu araştırmada, turizme yönelik kamu hizmetlerinin yerelleşmesi sürecine destek sağlamak, yerelleşmesi öngörülen hizmetlere yönelik bilimsel temelli bakış açıları geliştirmek ve Türkiye turizmini çeşitlendirme ve tüm yıla yaymaya yönelik çabalara, belediye başkanları düzeyinde katkı sağlanması amaçlanmaktadır. Bu amaca yönelik olarak Türkiye'de turizm gelişiminde öncelikli gelişim bölgesi olarak gösterilen 28 il içerisinde yer alan 460 belediye başkanına anket uygulanmıştır. Literatür taraması ve uzman görüşü ile oluşturulan ?Kırsal Bölge Belediye Başkanlarına Yönelik Turizm Tutum Anketi? kapsamında; turizme yönelik olumlu bilişsel tutumlar ile ilgili 11, duygusal tutumlarla ilgili 8, kırsal turizmde toplumsal farkındalık oluşturma ile ilgili 6, organizasyonel yapı geliştirme ile ilgili 10, organizasyonel paydaş tercihi ile ilgili 7, ürün geliştirme ile ilgili 9, ürün pazarlama ile ilgili 7 ve kırsal belediyelerin turizme katılım engellerinin belirlemesi amacıyla 6 soruya yer verilmiştir. Anket, Ocak ve Ağustos 2012 ayları arasında örneklem gruba uygulanmıştır. Verilerin analizinde, ?yüzde?, ?frekans?, ?bağımsız örneklemler için t-testi?, ?tek faktörlü varyans analizi?, ?Tukey (HSD) testi?, ?korelasyon?, ?basit doğrusal regresyon analizi? ve ?çoklu doğrusal regresyon analizi? kullanılmıştır.Araştırma bulgularına göre belediye başkanlarının turizme yönelik tutumlarının, demografik özelliklerine (eğitim durumu, temsil ettiği parti, turizm alanında eğitim durumu, turizm amaçlı seminer ve konferansa katılım durumu, turizm amaçlı geziye katılım durumu, turizm sektöründe çalışma durumu) ve belediyelerin genel karakteristik özelliklerine (belediyenin türü, bulunduğu bölge, kent konseyine sahiplik durumu, turizm çalışma grubuna sahiplik durumu, sürdürülebilir turizm eylem planına sahiplik durumu ve turizme yönelik çalışmaların yürütüldüğü bölüme) göre farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Korelasyon analizi sonucunda belediye başkanlarının turizme yönelik tutumları (bilişsel, duygusal) ile kırsal turizmin alt boyutları (toplumsal farkındalık oluşturma, organizasyonel yapı geliştirme, ürün geliştirme, ürün pazarlama) arasında orta düzeyde (r=0,61) bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, yapılan regresyon analizi sonucunda, belediye başkanlarının turizme yönelik tutumlarının (bilişsel tutumlar ile ürün geliştirme hariç); toplumsal farkındalık oluşturma, organizasyonel yapı geliştirme ve ürün pazarlama bakımından kırsal turizmin alt boyutlarını pozitif olarak etkilediği belirlenmiştir. Araştırma bulguları sonucunda, kırsal bölge belediye başkanlarının turizme yönelik tutumlarının düzeyini artırabilecek bir model ile konuya ilişkin öneriler sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Kırsal bölge, kırsal gelişim, kırsal turizm, paydaş analizi, belediye başkanları, tutum.
Turizm sektöründe hizmet kalitesi: Türkiye ve Kazakistan'daki termal otel işletmelerinde karşılaştırmalı bir araştırma
Turizm hareketlerine katılımın en önemli motiflerinden birisini sağlık ya da tedavi oluşturmaktadır. İlk çağlardan bu yana doğanın sağlık verici özelliklerinden yararlanmak isteyen insanlar, termal kaynakların bulunduğu yerleri ziyaret ederek, kaybettikleri sağlıklarına yeniden kavuşmayı amaçlamışlardır. Günümüzde termal turizm hareketlerine katılan kişi sayısı özellikle gelişmiş ülkelerde hızla artmakta, yaşlanan nüfüs, üçüncü yaş ve sağlık amaçlı turizm kapsamında termal turizme katılmaktadır.Termal turizm işletmelerinde müşterilerin istek, ihtiyaç ve beklentilerinin belirlenmesi, bunların karşılanması sonucu oluşacak memnuniyet ve sadakat gerek işletmelerin karlılıklarını artıracak, gerekse ülke ekonomisine katkı sağlayacak, ayrıca iç ve dış turizmin yıl boyu canlı kalmasına fırsat vererek istihdama olumlu etki sağlayacaktır. Bu çalışmada da bu düşüncelerden hareketle, Kazakistan ve Türkiye?de faaliyet göstermekte olan termal otel işletmelerinin sunduğu hizmet kalitesini ölçerek, işletmelerdeki aksaklıkları saptayıp, müşteri memnuniyeti çerçevesinde sunulan hizmetin kalitesini arttırmaya ve iki ülke işletmeleri arasında farkın olup olmadığını ortaya koyarak işletmelerin daha etkin bir pazarlama faaliyetini ortaya koyabilmesi için çeşitli önerilerin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre; Araştırmaya katılan müşterilerin tatile çıkma nedenleri sorulduğunda hem Kazak müşterilerin hem de Türk müşterilerin ?tedavi? ve ?dinlenme? seçeneklerini daha fazla işaretledikleri görülmüştür. Çünkü insanlar sanayileşme ve kentleşme sonucu ortaya çıkan çevre sorunları, hava kirliliği, stres, mevsim değişiklikleri gibi olumsuz faktörlerden kurtulmak, sağlıklarını tekrar kazanacakları ya da zindelik sağlayacakları turistik alanlara ziyaret etmektedirler. Bu da termal turizm faaliyetlerinin ilk tedavi ve dinlenme amaçlı düşünülmesini ortaya koymaktadır. Termal turizme yönelik daha önceki ziyaretlerde alınan hizmet ivincelendiğinde hem Türk?lerin hem de Kazak?ların kaplıca hizmetlerinden yararlandıkları ayrıca Kazak?ların Türk?lerin hiç tercih etmiş olmadıkları peloidterapi hizmetinden de yoğun olarak faydalandığı tespit edilmiştir. Bu da Kazakistan?daki termal turizme katılan müşterilerin peloidterapi uygulamasına daha talepleri yüksek olduğunu belirtmektedir. Dolayısıyla araştırma problemi çerçevesinde tasarlanan, Anova ve t-testi analizleri ile test edilen araştırma hipotezleri ile ilgili sonuçlar değerlendirildiğinde; müşterilerin milliyetleri ile hizmet kalitesine ilişkin genel memnuniyet düzeylerinde de pozitif yönlü bir farklılığın olduğu belirlenmiştir. Kazakistan?daki termal turizme katılan müşterilerin Türkiye?deki müşterilere göre seyahatlerinden daha memnun oldukları görülmektedir. Bunun nedeni olarak termal tesislerin Türkiye?de uzun yıllardan beri var olması ve bu konuda hizmet alan tüketicilerin beklentilerinin daha yüksek olması, Kazakistan?da ise termal turizmin yeni yeni gelişmesi ve müşteri beklentilerinin daha düşük olması gösterilebilmektedir.Türkiye?deki termal turizme katılan müşterilerin memnuniyet düzeyleri ile eğitim durumları, aylık gelirleri arasında da yine anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Bu sonuç çerçevesinde; insanların eğitimleri ile memnuniyetleri arasında doğru orantıda bir ilşiki vardır. Çünkü eğitim seviyeleri arttıkça insanlar daha bilinçli hale gelmektedir. Dolayısıyla, özellikle aylık gelirleri orta seviyede olan insanlar, aylık gelirleri yüksek olan insanlara göre işletmeden daha memnun kalıyorlar. Çünkü insanların gelirleri arttıkça yaşam kalitesi, standartları ve gittikleri işletmeden beklentileri artmaktadır.Bu sonuçlardan yola çıkarak Kazakistan?daki termal turizmi müşterilerin aylık gelirin ve öğrenim durumlarının etkilemediği görülmektedir. Bunun sebebi ise daha önceden açıklandığı gibi hizmetlerdeki standartların aynı nitelikte olmasıdır. Bu yüzden Kazakistan termal turizm konusunda farklı hizmetler sunmak için Türkiye?yi örnek almalıdır.Anahtar Kelimeler: Termal Turizm, Hizmet, Hizmet Kalitesi, Kazakistan, Türkiye
Türkiye'deki konaklama işletmelerinde uygulanan her şey dahil sistemin müşteri memnuniyeti üzerindeki etkisinin ölçülmesi: İran'lı turistler örneği
Turizm sektöründe talep artışı ülkeler arasında rekabet düzeyinin yükseltilmesine neden olmaktadır. Konaklama işletmeleri de ürün ve hizmetlerini daha kolay pazarlamak ve doluluk oranlarını yükseltmek amacıyla her şey dâhil sistemi uygulamaya başlamışlardır. Müşteri odaklı bir sektör olan turizm sektöründe müşteri memnuniyetini gerçekleştirmek temel hedeftir. Her şey dâhil sistemin bir pazarlama aracı olarak kullanılması ile farklı müşterilerin memnuniyet düzeyi üzerindeki etkisini belirlenmesine, olumsuz etkilerini minimize etmeye, turizm pazarlamasında devamlılığını sağlamaya ve müşteri memnuniyeti yaratarak sadık müşteriler oluşturmak hedeflenmektedir. Bu araştırmanın amacı, Türkiye'de bulunan konaklama işletmelerinden yararlanan İran'lı turistlerin her şey dahil sisteminden duydukları memnuniyet düzeylerinin ortaya konulmasıdır. Çalışmanın yöntemi, tarama modelinde betimsel bir araştırmadır. Araştırmanın amacını gerçekleştirmek için, konuyla ilgili ayrıntılı literatür taraması yapılmış ve İran'lı turistlerin her şey dahil sisteminden duydukları memnuniyet düzeylerini ortaya koymaya yönelik, Antalya bölgesinde faaliyet gösteren ve her şey dahil sistemini uygulayan 5 yıldızlı otel işletmelerindeki toplam 384 İran'lı turrist üzerinde, anket yöntemi kullanılarak bilgi toplanmıştır. Çalışmada, kullanılan ölçeklerin, genel geçerlik ve güvenirliğine ilişkin, gereken analizler de gerçekleştirilmiş olup, 20 Mart- 8 Nisan 2010 tarihleri arasında örneklem gruba uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde, ?yüzde?, ?frekans?, ?bağımsız örneklemler için t-testi?, ?ilişkili ölçümler için t-testi?, ?korelasyon?, ?basit ve çoklu doğrusal regresyon? analizleri kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, Türkiye'nin sahip olduğu, gerek, kaliteli otellerin olması gerekse her şey dahil sisteminin olması nedeniyle İran'lı turistlerin yoğun ilgisine sebep olmaktadır. Sonuca göre eğlence ve sosyal hayatlarında kendilerini özgürce hissetmek istemi İran'lı turistlerin tatile çıkma nedenlerinden en önemli olduğunu belirlenmiştir. Her şey dahil sistemini tercih eden İran'lı turistler daha çok seyahat acenteleri aracılığıyla rezervasyon yaptırdıkları ve yüksek oranlarda seyahat acentesi aracılığı ile her şey dâhil sisteminden haberdar olmaktadırlar. Anket kapsamındaki İran'lı turistlerin her şey dahil sistemini, tatil planının hazır olması, ekstra harcamaların az olması, kaliteli hizmet sunulması neden ile tercih ettikleri görülmektedir. Ayrıca turistlerin kalış süreleri, 3?10 gün süreyle olduğu görülmektedir ve en çok İran'lı turistlerin otel dışında katıldıkları faaliyet, alışveriş yapmak ve kültür turlarına katılmaktır. Araştırmaya ilişkin geliştirilen hipotezlerin testine yönelik gerçekleştirilen analizler sonucunda ise İran'lı turistlerin; gerek ödedikleri paranın karşılığını aldıklarına inanma durumları gerekse sunulan hizmet kalitesi, fiziki altyapı ve personel tutumlarından duydukları memnuniyet, turistlerin bazı bireysel özelliklerine (cinsiyet, eğitim durumu, yaş, ekonomik durum, medeni durumu ve çocuk sayısı) göre anlamlı farklılıklar taşıdığı yapılan analizler sonucu belirlenmiştir. Aynı şekilde, İran'lı turistlerin; her şey dâhil sistem çerçevesinde hizmet kalitesi, fiziki yapı ve personel tutumu değişkenleri ile bu sistemden duydukları memnuniyet ilişkilendirilirse, en çok her şey dâhil sisteminden duyulan memnuniyet ile hizmet kalitesi değişkeni arasında, en düşük ise her şey dâhil sisteminden duydukları memnuniyet ile personel tutumu arasında, ilişki olduğu görülmektedir. Ayrıca, İran'lı turistlerin büyük çoğunluğunun, sistemi arkadaşlarına tavsiye edeceklerini belirtmektedirler. Araştırma bulgularının sonucunda, İran'lı turistlerin her şey dahil sisteminden duydukları memnuniyetlerine ilişkin, özellikle bir hizmet işletme türü olan otel işletmeleri açısından, söz konusu bu memnuniyetin önemi vurgulanmış ve konuya ilişkin öneriler getirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Müşteri Memnuniyet, Her Şey Dahil Sistem, İran'lı Turist.
Ulusal aşçılık meslek standardı çerçevesinde mutfak eğitimi yeterliği: Anadolu otelcilik ve turizm meslek liselerinde bir araştırma
Bireysel ve toplumsal kalkınmanın temel unsurları; eğitim ve üretimdir. Üretimin temel unsuru ise, mesleki eğitim almış, mesleğin gerektirdiği bilgi ve beceriye sahip işgörenlerdir. İşgörenlerin yapılacak işle ilgili sahip olmaları gereken teorik ve pratik yeterliklerin çerçevesi ise ulusal meslek standardı yeterlikleri ile belirlenmektedir. Mesleki eğitim veren kurumlar, mesleki bilgi ve beceri yeterliklerini kazandıracak nitelikte eğitim vermek durumundadır. Bu bağlamda, gerçekleştirilen çalışmanın amacı, ulusal aşçılık meslek standardı aşçı yeterlik kriterleri kapsamında, Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Liselerinde mutfak eğitimi alan öğrencilerin, teorik ve pratik yeterliklerinin belirlenmesi ve mutfak eğitimi yeterliğine etki eden faktörlerin analiz edilmesidir. Araştırma kapsamına uygun olarak literatür taraması yapılmış ve öğrencilerin yeterlik düzeylerinin tespitine yönelik olarak, Türkiye'nin yedi bölgesinde eğitim veren Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Liselerinde mutfak derslerini veren 393 öğretmen, ilgili okullarda öğrenim gören 1014 mutfak dalı son sınıf öğrencisi ile Ankara ve Antalya illerinde faaliyet gösteren 3, 4 ve 5 yıldızlı otel işletmelerinde çalışan 405 mutfak yöneticisi üzerinde, anket yöntemi kullanılarak bilgi toplanmıştır. Ölçeklere ilişkin geçerlik ve güvenirlik testler uygulandıktan sonra 15 Mart ? 30 Haziran 2010 tarihleri arasında örneklem gruplara uygulanmıştır. Verilerin analizinde ?yüzde?, ?frekans?, ?Bağımsız Örneklem Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA)?, ?İlişkili Örneklem Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA)?, ?Bonferroni Testi? ve ?Tukey Testi? kullanılmıştır.Araştırma bulgularına göre, öğretmen, öğrenci ve sektör temsilcisi değerlendirmeleri doğrultusunda öğrencilerin; ?kişisel bakım, işe hazırlık, makarna çeşitleri pişirme, pilav çeşitleri pişirme, salata çeşitleri hazırlama, sebze garnitürleri hazırlama, sütlü tatlılar hazırlama ve hazır ürünlerden basit tatlılar yapma? konularında, diğer konulara göre daha yeterli oldukları görülmüştür. Diğer yandan, öğrencilerin; ?besin gruplarının günlük porsiyon miktarlarının belirlenmesi, besin öğelerinin kaynaklarını seçme, kritik kontrol noktalarını (HACCP) belirleme, uluslararası özel çorba çeşitleri hazırlama, Türk mutfağına özgü sakatat yemekleri pişirme, Türk mutfağına özgü hoşaflar hazırlama, su ürünleri hazırlama ? pişirme ve etleri hazırlama? konularında, diğer konulara göre daha az yeterli oldukları görülmüştür. Öğrencilerin mesleki bilgi ve beceri yeterlik düzeylerine ilişkin öğretmen değerlendirmelerinin, öğrenci ve mutfak yöneticisi değerlendirmelerine göre daha yüksek düzeyde olduğu anlaşılmıştır. Araştırma bulgularına göre, öğretmen ve mutfak yöneticisi değerlendirmeleri anlamlı bir farklılık (p<0,01) göstermiştir. Öğretmen ve sektör temsilcisi değerlendirmelerine göre mutfak eğitimi yeterliğini etkileyen faktörler de anlamlı farklılık (p<0,01) göstermiştir. Araştırma bulguları doğrultusunda öneriler geliştirilmiş ve yeni bir mutfak eğitimi modeli sunulmuştur.Anahtar kelimeler: Meslek standardı, ulusal aşçılık meslek standardı, aşçı yeterliği.
Büro yönetiminde kullanılan teknolojilerin işgücü psikolojisi ve sosyal ilişkileri etkileme düzeyleri üzerine bir araştırma
Günümüzde yaşanan hızlı teknolojik gelişmeler ve değişimler, kurumları önemli ölçüde etkilemektedir. Hızla üretilen bilgi ve teknoloji, insan istek ve tercihlerinde farklılaşmalara ve karmaşıklıklara sebep olmuştur. Globalleşen dünyada varlıklarını sürdürebilmek ve gelişmek isteyen işletmeler, bilim ve teknoloji alanındaki yenilikleri yakından izlemek ve bu teknolojileri kullanabilen personeller çalıştırmak zorundadırlar.Çağdaş yönetim anlayışında örgütlerin beyni rolünü bürolar üstlenmektedir. Yöneticilerin ihtiyaç duyduğu her türlü veri ve bilginin elde edildiği, işlendiği, kullanıcılarına sunumunun yapıldığı, depolandığı ve her an kullanıma hazır halde tutulduğu büroların, bu faaliyetlerini yerine getirebilmeleri için teknolojik gelişmelere bağlı olarak iş üretmeleri ve bu işleri üretirken de makinelere bağlı kalmayıp duygu ve düşünce sahibi ve sosyal bir varlık olan insan faktörünü de göz önünde bulundurmalıdırlar.Bu çalışmanın amacı; yaşadığımız bilgi çağında sürekli gelişmekte olan teknolojinin büro yönetiminde kullanılırken insan psikolojisi ve sosyal ilişkiler üzerine olumlu ve olumsuz etkilerini açıklamaktır. Bunu yaparken ilk olarak; tarihsel çağlara göre teknolojinin gelişim süreci açıklanmaya çalışılmıştır. Tarihsel çağlarda yaşanan toplumsal, siyasal ve iktisadi olaylar ve bu olayların teknolojinin gelişmesi üzerine etkileri karşılaştırılmalı olarak incelenmiştir. Teknoloji ve işlevleri ile ilgili temel kavramlar tanıtılarak, teknoloji ile birlikte değişen iş yaşamı, bilgi kavramı, bilgi işleme ve bilgi toplumunun gelişim süreci açıklanmaya çalışılmıştır.İkinci olarak; yönetim, büro, büro yönetimi ile ilgili temel kavramlar ve yöntemler incelenmiştir. Bilgi sistemleri ve büro otomasyonunun tanıtılması, bürolarda etkin iletişim yöntemleri, büroların örgütlenmesinde yeni yaklaşımlar, sanal büro kavramı ve sanal büroların çalışma yöntemleri açıklanmaya çalışılmıştır. Çalışanların; düşünce yapıları, çalışmalara uyum süreçleri, eğitim durumları, psikolojik ve sosyal yapıları incelenerek bunlardan hangilerinin teknolojiden olumlu hangilerinin olumsuz etkilendiği açıklanmaya çalışılmıştır.Bu amaçla çalışmanın son bölümünde kamuda büro yönetiminde kullanılan teknolojinin etkilerini ölçmek amacıyla bir anket çalışması yapılmıştır. Bu anket çalışmasıyla; büroda çalışan kişilerin fiziksel koşullarını, iş yüklerinin, eğitim durumlarını, kullandıkları araç ve gereçler açıklanmaya çalışılmış ve bunların çalışanlar açısından psikolojik ve sosyolojik etkileri açıklanmaya çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Teknoloji, Büro, Yönetim, Büro Yönetimi, Sosyal Hayat, Psikoloji
Bedensel engellilerin turizm sektöründen beklentilerinin tespit edilmesine yönelik bir araştırma
Engelli, uzun vadeli olarak fiziksel, zihinsel veya sağlık sorunları nedeniyle aktivitesinin çeşidi veya miktarı ile ilgili sınırları bulunan kişidir. Dünyanın en büyük azınlığı olarak adlandırılan engelli nüfusu 600 milyonu aşmaktadır. Ülkemizde ise 8,5 milyondan fazla engelli bulunduğu bilinmektedir. Avrupa'daki engellilerin turizm harcamalarının 80 milyar avro olduğu, ABD'deki engellilerin alım gücünün 175 milyar dolara ulaştığı düşünüldüğünde günümüzde turizm endüstrisinde engelliler pazarının ne denli önemli bir konuma geldiği anlaşılmaktadır.Bu çalışmada bedensel engellilerin turizme sektörüne dair algılarını ve beklentilerini ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Bunun için toplam 415 bedensel engelliye internet üzerinden ve anketör aracılığıyla anket uygulanmıştır. Çalışmada, kullanılan ölçeklerin, genel geçerlik ve güvenirliğine ilişkin gereken analizler gerçekleştirilmiş olup, 7 Şubat - 25 Şubat 2010 tarihleri arasında örneklem gruba uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde, ?yüzde?, ?frekans?, ilişkili ölçümler için ?t-testi?, ?tek faktörlü varyans (Anova) analizi? ve çoklu karşılaştırmalar için ?Tukey?, analizleri kullanılmıştır.Araştırmaya ilişkin geliştirilen hipotezlerin testine yönelik gerçekleştirilen analizler sonucunda, bedensel engellilerin turizm hareketlerine katılım sıklıklarıyla konaklama işletmeleri tarafından sunulan hizmetlere ilişkin algıları arasında anlamlı bir farklılık olduğu ortaya konulmuştur. Araştırma bulgularının sonucunda, bedensel engellilerin turizm hareketlerine katılımının sağlanabilmesi için, seyahat acentaları, konaklama işletmeleri ve turistik bölgelerde engellilere yönelik sunulan hizmetlere ilişkin öneriler getirilmiştir.
İşletmelerde işgören güçlendirmenin işgörenlerin iş doyumuna etkisi: Otel işletmelerinde bir araştırma
İşletmelerin, özellikle rekabette üstünlük sağlamada kullanabilecekleri bir strateji olarak işgören güçlendirme uygulamalarına, gerekleriyle birlikte işlerlik kazandırmaları onlara; belirledikleri hedeflerini gerçekleştirmelerinde ve nihayetinde amaçlarına ulaşmalarında da önemli katkılar sağlayacaktır. Bu husus, emek-yoğun bir sektörde faaliyette bulunan otel işletmeleri açısından, daha da önemlidir. Diğer taraftan, işletmelerde işgören güçlendirme uygulamalarının; çalışanların işlerine karşı tutumları üzerinde de önemli ölçüde etkisinin bulunmasına yönelik ilgili literatürdeki görüşler, söz konusu etkinin, otel işletmeleri açısından ayrıntılı bir biçimde incelenmesini gündeme getirmektedir. Bu kapsamda, gerçekleştirilen araştırmanın amacı, bir hizmet işletmesi olan otel işletmelerindeki işgören güçlendirmenin, işgörenlerin iş doyumlarına etkisinin belirlenebilmesidir. Araştırmanın amacını gerçekleştirmek için, konuyla ilgili ayrıntılı literatür taraması yapılmış ve işgörenlerin güçlendirme ve iş doyum düzeylerini ortaya koymaya yönelik, çok aşamalı örnekleme yöntemi kullanılarak Türkiye'nin 7 bölgesinde faaliyet gösteren 5 yıldızlı otel işletmelerindeki toplam 1854 işgören üzerinde, anket yöntemi kullanılarak bilgi toplanmıştır. Çalışmada, kullanılan ölçeklerin, genel geçerlik ve güvenirliğine ilişkin, gereken analizler de gerçekleştirilmiş olup, 1 Mayıs ? 31 Kasım 2007 tarihleri arasında örneklem gruba uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde, ?yüzde?, ?frekans?, ?bağımsız örneklemler için t-testi?, ?ilişkili ölçümler için t-testi?, ?tek faktörlü varyans (Anova) analizi?, ?Tukey (HSD) testi?, ?korelasyon?, ?basit ve çoklu doğrusal regresyon? analizleri kullanılmıştır.Araştırma bulgularına göre, anket uygulanan otel işletmeleri işgörenlerinin, iş doyumlarında en olumsuz unsur, ücret unsuru olurken; en olumlu unsurlar olarak, iş yerine ilişkin fiziksel (ısıtma, aydınlatma, havalandırma vb.) şartlar ve iş arkadaşlarıyla olan ilişkiler olmuştur. Araştırmadan çıkan bir başka sonuç da; işgörenlerin psikolojik güçlendirmeye ilişkin algılamalarının, işletme yönetim uygulamalarını içeren davranışsal güçlendirme algılamalarından daha olumlu olduğu hususudur. Yine araştırmada, işgörenlerin; gerek psikolojik ve davranışsal, gerekse bir bütün olarak güçlendirme algılamalarının, işgörenlerin bazı bireysel özelliklerine (yaş, çalışılan eğitim düzeyi, sektörde çalışma süresi), departmanlarına, çalıştıkları işletmelerin sahiplik yapısına (yerli zincir, yabancı zincir, bağımsız otel işletmesi) ve işletmelerin konumlarına (şehir/sayfiye) göre anlamlı farklılıklar taşıdığı yapılan analizler sonucu belirlenmiştir. Aynı şekilde, işgörenlerin iş doyum düzeylerinde, bazı bireysel özelliklerine (yaş, çalışılan departman, eğitim düzeyi, sektörde çalışma süresi) ve işletmelerin konumlarına (şehir/sayfiye) göre de, anlamlı farklılıklar gözlenmiştir. Araştırmaya ilişkin geliştirilen hipotezlerin testine yönelik gerçekleştirilen analizler sonucunda ise, psikolojik ve davranışsal güçlendirmenin, işgörenlerin iş doyumları üzerinde önemli etkisi olduğu, diğer taraftan güçlendirmenin bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucu (davranışsal+psikolojik) bu etkinin daha fazla olduğu yapılan korelasyon ve regresyon analizleriyle ortaya konulmuştur. Araştırma bulgularının sonucunda, işgören güçlendirmeye ilişkin, özellikle bir hizmet işletme türü olan otel işletmeleri açısından, söz konusu bu etkinin önemi vurgulanmış ve konuya ilişkin öneriler getirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Güç, güçlendirme, işgören güçlendirme, iş doyumu, otel işletmeleri.