Theses supervised by Yrd. Doç. Dr. M. Semih Summak

11 theses · Gaziantep University

Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarındaki yönetici, sınıf ve psikolojik danışma ve rehber öğretmenlerin kaynaştırma adayı özel gereksinimli öğrencileri tanıma ve yönlendirme yeterliliklerinin incelenmesi (Gaziantep ili örneği)

Bu araştırma temelde, ilköğretim düzeyinde, özel gereksinimli öğrencilerin, okul yöneticileri, sınıf ve psikolojik danışman ve rehberlik öğretmenleri tarafından tanınma yeterliliklerinin belirlenmesi sorununa yöneliktir. İlköğretim düzeyinde, özel gereksinimli öğrencilerin normal eğitime dahil edilmeleri konusuna yönetsel bir sorun olarak dikkat çekmeyi, ileride tasarlanacak hizmet içi eğitim programlarına veri sağlamayı ve bu konuda genel bir farkındalık oluşturmayı hedeflemektedir. Veriler 2009-2010 öğretim yılında Gaziantep İli Şehitkamil ve Şahinbey ilçelerinde, evreni temsil oranı dikkate alınarak oranlı küme örnekleme yöntemi ile seçilen 26 ilköğretim okulunda görev yapan 85 okul yöneticisi, 499 sınıf ve 10 Psikolojik Danışma ve Rehberlik öğretmeninden elde edilmiştir.Araştırma, bir proje bütünü içinde yürütülen çalışmaların bir parçası olmaktan öte, alanyazında özel gereksinimli öğrencilerle ilgili araştırmaların, incelenen evrende, öncüsü olması ve okul yöneticilerinin, sınıf ve PDR öğretmenlerinin özel gereksinimli öğrencilere yönelik bilgi ve tutumlarının algılanması bakımlarından önemlidir.Araştırma için özel olarak bir ölçek geliştirilmiştir. Deneklerce verilen yanıtlar SPSS 15.0 paket programında çözümlenmiştir. Verilerin çözümünde yüzdelik dağılım ve tablolaştırma teknikleri kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre okul yöneticilerinin, sınıf ve psikolojik danışman ve rehberlik öğretmenlerinin özel gereksinimli öğrenciyi tanımada zorluk çektikleri ve bu öğrencilerle ilgili aldıkları eğitim ve bilgi konusunda kendilerini yetersiz buldukları gözlenmiştir. Elde edilen bulgular ışığında, özel gereksinimli öğrencilerin öncelikle yönetsel bir sorun olarak ele alınması ve okul yöneticilerinin, sınıf ve psikolojik danışman ve rehberlik öğretmenlerinin özel gereksinimli öğrenciler ve kaynaştırma eğitimi konusunda ciddi bir eğitimden geçirilmeleri önerilmiştir.Anahtar kelimeler; Özel Gereksinimli Öğrenciler, Okul Yöneticileri, Psikolojik Danışma ve Rehberlik, Sınıf Öğretmeni, Kaynaştırma Eğitimi

Kaynaştırma eğitimiRehber öğretmenlerRehberlik hizmetleri+7
Nur Toprak Karaer
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim birinci kademe öğretmenlerinin öğrenmenin önkoşulu olarak duygusal güvenliğe ilişkin farkındalık düzeylerinin incelenmesi (Gaziantep ili Nizip ilçesi örneği)

Bu araştırma 2009- 2010 eğitim- öğretim yılı içerisinde Gaziantep İli Nizip ilçesi İlköğretim Birinci Kademe Öğretmenlerinin öğrenmenin önkoşulu olarak duygusal güvenliğe ilişkin farkındalık düzeylerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın ortaya çıkışında beyin uyumlu öğrenme ve eğitsel sinirbilim alanlarında yapılan çalışmalarda duyguların öğrenme sürecindeki etkilerinin incelenmesi etkili olmuştur. Bu araştırma ile ilköğretim birinci kademe öğretmenlerinin öğrenmenin önkoşulu olarak duygusal güvenliğe dair farkındalıkları örneklem sınırları içinde ortaya çıkarılmak istenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen verilerle alanda yeni bir açılıma öncülük etmek ve ilgili alan literatürüne katkı sağlamak amaçlanmaktadır. Araştırma betimsel yönteme göre desenlenmiştir. Örneklem, yansız örneklem yoluyla rastgele seçilen beş ilköğretim okulu birinci kademe öğretmenlerinden oluşmaktadır. Veriler öğrencilerin duygu durumunu anlayabilme, öğrencilerle iletişimde rahatlık, öğrencilerin bireysel farklılıklarını gözetme, mesleki memnuniyet ve özyönetim yetenekleri alt boyutları olan beşli likert tipi 40 maddeden oluşan İlköğretim Birinci Kademe Öğretmenlerinin Duygusal Yetkinliklerini Değerlendirmeye Yönelik anket kullanılarak toplanmıştır. Betimsel değişkenlerin çözümlenmesi için t testi ve tek yönlü varyans ( ANOVA) çözümlemesi gerçekleştirilmiştir. Verilerin işlenmesi sonucunda öğretmenlerin cinsiyetleri ve çocuk sahibi olup olmadıkları ile öğrencilerinin duygu durumlarını anlayabilmeleri ve bireysel farklılıklarını gözetmeleri, sınıf mevcudu ile rahat iletişim kurabilmeleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Ancak öğretmenlerin duygusal yetkinlikleri ile mezuniyet alanlarında çalışmamaları, yaşları, meslekte görev süreleri veya eğitim fakültesi mezunu olmamaları arasında anlamlı bir farklılık olmadığı gözlenmiştir. Araştırma sonucu İlköğretim Birinci Kademe Öğretmenlerinin ?öğrenmenin önkoşulu olarak? duygusal güvenliğe ilişkin farkındalık düzeylerinin oldukça yüksek olduğunu (4,27) göstermiştir. Bu araştırmanın öğretmenlerin ?duygusal yeterliliklerinin? öğrenciye yansıması ve öğrenme ortamında ?duygusal güvene? olan ihtiyaca yönelik yapılacak çalışmalara öncülük etmesi umulmaktadır.

Duygusal güvenlikDuygusal öğrenmeFarkındalık+7
Nafiye Nur Meşe
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 6. sınıf matematik dersinde kullanılan aktif öğrenme temelli etkinliklerin öğrencilerin matematik dersine karşı tutumlarına, akademik başarı ve yaratıcı düşünme düzeylerine etkisi

Bu araştırmanın amacı; öğrenenin öğrenme sürecinin sorumluluğunu taşıdığı, bu süreçte kararları kendisi vererek özdüzenleme fırsatını elde ettiği bir model olan aktif öğrenme yönteminin; ilköğretim düzeyinde yaratıcı düşünme, akademik başarı ve matematik dersine karşı tutum düzeylerine etkisini inceleyerek eğitimcilere ve araştırmacılara önerilerde bulunmaktır. Bu araştırma, ilköğretim 6. sınıfta öğrenim görmekte olan 46 öğrencinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın modeli öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen olarak belirlenmiştir. Deney ve kontrol grupları belirlendikten sonra her iki gruba, uygulama öncesinde Baykul (1990) tarafından geliştirilen Matematik Dersi Tutum Ölçeği ve Torrance Yaratıcı Düşünme Testi Şekil A Formu uygulama sonrasında ise Matematik Dersi Tutum Ölçeği ve Torrance Yaratıcı Düşünme Testi Şekil B Formu uygulanmıştır. Deney grubundaki öğrencilerle 32 ders saati boyunca, aktif öğrenme temelli etkinliklerin uygulandığı matematik eğitimi gerçekleştirilmiştir. Kontrol grubunda ise, geleneksel öğretim yöntemleri kullanılmaya devam edilmiştir. Toplanan verilerin analizinde çalışma grubunun sayısı göz önünde bulundurularak Mann-Whitney U ve Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Elde edilen bulgulardan hareketle matematik dersinde uygulanan aktif öğrenme temelli etkinliklerin öğrencilerin yaratıcı düşünme, akademik başarı ve derse karşı tutum düzeylerini arttırmada geleneksel yöntemlere göre daha etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle ilköğretim matematik öğretmenlerinin derslerinde aktif öğrenme yöntemini kullanarak öğrencilerin bilgiye kendilerinin ulaşmalarını sağlamaları ve yaratıcılıklarını geliştirmelerine fırsat tanımaları gerektiği düşünülmektedir.

Akademik başarıAktif etkileşimli öğrenmeAktif öğrenme+10
Zeynep Aydın
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Mesleki ve teknik eğitim kurumlarında teknoloji entegrasyonunun değerlendirilmesi

Bu çalışmada, mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında çalışmakta olan öğretmenlerin teknoloji entegrasyon düzeylerinin ve teknoloji entegrasyonlarını cinsiyet, yaş ve branşlarının nasıl etkilediğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Ek olarak, öğretmenlerin kişisel bilgisayar kullanma becerileri ve öğretim yaklaşımlarının, onların derslerine teknoloji entegre etmelerini etkileyip etkilemediği belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışma 2009?2010 öğretim yılında Gaziantep ilinde bulunan 15 mesleki ve teknik eğitim kurumunda çalışan 232 öğretmeni kapsamaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak teknoloji uygulama düzeyi (TUD) anketi ve değerlendirme için ise TUD referans çerçevesi kullanılmıştır. TUD ölçeği Teknoloji uygulama düzeyi (TUD), kişisel bilgisayar kullanımı (KBK) ve mevcut öğretim pratiği (MÖP) olmak üzere üç boyuttan oluşmaktadır. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin TUD, KBK ve MÖP seviyelerinin yüksek olduğu; cinsiyet ile TUD ve KBK arasında; yaş ile KBK arasında; branş ile TUD, KBK ve MÖP arasında anlamlı ilişki olduğu tespit edilmiştir. Erkek öğretmenlerin TUD ve KBK ortalamaları bayan öğretmenlerden yüksek, genç öğretmenlerin KBK ortalamaları yaşlı öğretmenlerden yüksek ve meslek öğretmenlerinin TUD, KBK ve PCU ortalamaları da kültür dersi öğretmenlerininkinden yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca öğretmenlerin TUD ortalamaları ile KBK ve MÖP ortalamaları arasında yüksek düzeyde pozitif ve anlamlı ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

BütünleşmeEğitimEğitim kurumları+8
Mustafa Samancıoğlu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

İlköğretim öğretmenlerin teknolojiye hazır olma düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, ilköğretim okulu öğretmenlerinin Teknolojiye Hazır Olma (THO) durumlarını incelemek ve bazı demografik değişkenler bakımından değerlendirmektir. Araştırmaya 2009-2010 yılında Gaziantep ili Şehitkamil ve Şahinbey ilçe merkezindeki ilköğretim okullarında görevli 207 öğretmen katılmıştır. Araştırmada ölçme aracı olarak Teknolojiye Hazır Olma İndeksi (THOİ) anketi kullanılmıştır. THOİ anketi iyimserlik, yenilikçilik, güvensizlik, ve rahatsızlık olmak üzere dört boyuttan oluşmaktadır. Katılımcılar, bu dört boyuttaki puanlarına göre kaşifler, öncüleri şüpheciler, tedirginler ve ilgisizler olarak adlandırlan beş farklı kategoriden birisine girmektedir. Verilerin analizi aşamasında, Bağımsız Örneklem t-test, tek-yönlü varyans Analizi ve Kümeleme Analizi gibi istatisitiksel yöntemler kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, katılımcı grubun THO boyutları bakımından, yeni teknolojilere karşı yüksek düzeyde iyimser, orta düzeyde yenilikçi oldukları aynı zamanda yüksek düzeyde rahatsızlık ve güvensizlik hissettikleri görülmüştür. Genel THO düzeylerinin orta seviyede olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, erkek öğretmenlerin kadın öğretmenlerden teknoloji kullanımına ilişkin olarak daha iyimser ve yenilikçi oldukları tespit edilmiştir. Öğretmenlerin THO kategorilerine dağılımı bakımından, kaşiflerin büyük bir kısmını 30 yaşından genç erkek öğretmenlerin oluşturduğu görülmüştür. Öncüler ise, çoğunluğunu erkek ve 31-44 yaş arası öğretmenlerin ağırlıkta olduğu gruptur. Genel olarak, erken-benimseyici grubun önemli bir kısmını erkek ve 44 yaşından genç öğretmenler oluşturmaktadır. Şüpheciler gerek erkek gerekse kadın öğretmenler bakımında eşit dağılım sergilemiştir. Tedirginler ve ilgisizler kategorisinde ise, genel olarak farklı yaş grubundaki kadın öğretmenler yer almaktadır. Tüm yaş gruplarında, kadın öğretmenlerin geç-benimseyici gruplarda erkek öğretmelerden daha fazla yoğunlukta yer aldığı tespit edilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular doğrultusunda çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

TeknolojiTeknoloji kullanımıTeknolojik yetenekler+6
Murat Bağlıbel
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin duygusal zeka yeterlikleri ile öğretimsel liderlik davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi: Gaziantep ili örneği

Bu araştırma, Gaziantep ili merkez ilçelerinde görev yapan okul öncesi öğretmenlerinin duygusal zekâ yeterlilikleri ile öğretimsel liderlik davranışları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacı ile yapılmıştır. Araştırma evrenini Gaziantep ilindeki özel ve resmi okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapan 770 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Örneklem grubunu ise evrenden tesadüfü yöntemle seçilen 102 okul öncesi öğretmeni oluşturmuştur. Araştırma, ilişkisel tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Bu modelde duygusal zekânın alt boyutları olan kişisel farkındalık, kişilerarası ilişkiler, stres yönetimi, uyum yeteneği ve genel ruh hali ile öğretimsel liderlik davranışları karşılaştırılmıştır. Araştırma sonuçları; okul öncesi öğretmenlerinin, duygusal zekâ yeterlilikleri ile öğretimsel liderlik davranışları arasında güçlü bir ilişki olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca okul öncesi öğretmenlerinin öğretimsel liderlik davranışlarında çalıştığı kurumun resmi veya özel olması değişkeni bağlamında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Özel okullarda görev yapan okul öncesi öğretmenlerinin öğretimsel liderlik davranışlarının; resmi okullarda görev yapan öğretmenlerden daha yüksek düzeyde olduğu görülmektedir.

Duygusal zekaGaziantepOkul öncesi eğitim+5
Pınar Gün
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessEN

Demand-side use of state-allocated finance in primary schools and school-based management applications in the world: A projection for Turkish public primary education, based on meta and micro level analyses (A case study in the province of Adıyaman )

As opposed to conventional and mostly supply-side education finance approaches which focus on arrangement of ?equal inputs? only; modern educational finance paradigms are concerned with not only inputs, but also efficiency, equity, diversity, relevance and sustainable quality as an integral part of schooling outcomes. In this study, based on meta analysis and qualitative research, answer(s) were sought to the problems stated as: ?What are the general outcomes of the demand-side use of public revenues allocated to public primary schools and school-based management applications in the world? Would it be possible to adjust these samples to Turkish educational system for remedial purposes? What are the views of principals of public primary schools in the province of Adıyaman, concerning the demand-side use of the public revenues in public primary schools?? In connection with the major problem, meta analysis have been carried out on 38 studies conducted between 1980-2008, and two books, mainly related with educational finance and School-Based Management. Qualitative part of the research was carried out in the form of interview with the participation of 35 primary-school principals affiliated with Adıyaman Provincial Directorate of National Education during the academic year 2008-2009. Prior to the interviews a briefing was held to inform the subjects about modern educational finance and school-based management approaches by the supervisor and the researcher. The data obtained from the literature were meta-analyzed via the `content analysis technique?. The findings have revealed that the allocation of public revenues through `demand-side? channels yielded positive outcomes in most of the cases and seems to be a remedial alternative for Turkish education in its decentralization efforts as well. The interview data have also suggested that subjects believed demand-side use of public revenues would contribute to the overall improvement of the primary schooling in their province. They also favored the ?balanced type? of School-Based Management dominated by school board. Finally it has been suggested that the views and readiness level of school stakeholders and provincial education administrators except for principals and teachers be determined and that pilot schemes be conducted for the assessment of the implementation.Key Words: School-Based Management, Educational Finance, Primary School, Shared Authority

BudgetingFinancingSchool administration+4
H. Hüseyin Taşar
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okulu müdürlerinin etkili okul bağlamında olası bir okul merkezli yönetim uygulamasına ilişkin rol ve sorumluluk algıları (Adıyaman ili örneği)

Tarih boyunca insanların yaşama biçimleri çerçevesinde şekillenen eğitim, insanoğlunun sürekli değişen ihtiyaçları ve beklentileri doğrultusunda gelişirken yalnızca yüklendiği misyon açısından değişmekle kalmamış aynı zamanda eğitimin yapıldığı kurumlarda, eğitim sistemlerinde, eğiten ve eğitilenlerin, yöneticilerin rollerinde de bir takım değişiklikler meydana getirmiştir. Bu araştırmada, Türkiye'deki okul yöneticilerinin etkili okul olabilmenin şartları arasında yer alan okul merkezli yönetim sürecinin gerektirdiği yönetsel yeterliklere sahip olma durumları ile okul yöneticilerinin mevcut yönetim sisteminin işlevselliğine ait görüşleri incelenmeye çalışılmıştır. Araştırma 2008-2009 eğitim öğretim yılında Adıyaman ilinde bulunan 20 ilköğretim okul müdürü ile gerçekleştirilmiştir.Araştırma verilerinintoplanması ve çözümlenmesinde nitel araştırma yöntemlerinden yararlanılmıştır Okul müdürlerinden, araştırmacılar tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu yardımıyla toplanan veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre Türk Milli Eğitim Sisteminin yönetim yapısı sorunları çözecek potansiyele sahip değildir, ayrıca okul müdürleri mevcut sistemi yeterince işlevsel bulmamaktadır. Bununla birlikte okul müdürlerinin, okul merkezli yönetim sürecinin gerektirdiği önemli liderlik alanlarından eğitsel liderlik, vizyoner liderlik ve bütçe yönetimi konularında eksikliklerinin bulunduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Okul Merkezli Yönetim, Liderlik, Yönetsel Yeterlikler

LiderlikOkul yöneticileriOkul yönetimi+2
Nazife Karadağ
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretmenlerin eğitimsel değişime katılım ve bağlılık algıları: Kamu okullarında bir karma yöntem çalışması

Örgütsel değişim girişimlerine çalışanların katılımlarının yeterince sağlanmaması, onların bu değişimlere karşı negatif tutumlar geliştirmelerine neden olabilmekte, bu da çalışanların değişime olan bağlılıklarını olumsuz bir şekilde etkileyebilmektedir. Bağlılık, bir değişim girişiminin başarısını etkileyen önemli bir faktör olarak bilindiğinden, çalışanların eğitim örgütlerinde başlatılan değişimlere katılım seviyelerinin incelenmesinin, onların değişime olan bağlılıklarının ortaya konması bakımından önemlidir. "Öğretmenlerin değişime katılımları ile değişime bağlılıkları arasındaki ilişki nedir?" sorusu temelinde başlatılan bu çalışma, öğretmenlerin eğitimsel değişime katılımları ile değişime bağlılıkları arasındaki ilişkiyi, 2012-2013 eğitim-öğretim yılında başlatılan 4+4+4 eğitimsel değişim girişimi bağlamında ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışma, karma bir desene sahip nedensel-karşılaştırmalı bir model izlemekte olup, 2013-2014 eğitim-öğretim yılında Gaziantep ili merkez ilçeleri olan Şahinbey, Şehitkamil ve Oğuzeli ilçelerinde çalışan toplam 573 ilkokul ve ortaokul öğretmeninden veri toplanarak yapılmıştır. Çalışmada, veri toplama araçları olarak Değişime Bağlılık Ölçeği ve Değişime Katılım Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, öğretmenlerin Türkiye'de 2012-2013 akademik yılında başlatılan 4+4+4 değişim girişimine katılım seviyeleri düşük, değişime bağlılıkları ise görece olarak orta seviyededir. Çalışma, ayrıca öğretmenlerin 4+4+4 değişimine katılım seviyelerinin, onların değişime olan bağlılıklarını güçlü ve olumlu bir şekilde yordadığını ortaya koymuştur. Anahtar kelimeler: Eğitimsel değişim, değişime katılım, değişime bağlılık, öğretmenler

4+4+4 eğitim sistemiBağlılıkDevlet okulları+5
Mustafa Toprak
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilim ve sanat merkezlerine yönelik karşılaştırmalı bir inceleme ve standartların belirlenmesi

Türkiye'de üstün zekâlı ve yeteneklilerin eğitimi Bilim ve Sanat Merkezlerinde sürdürülmektedir. Standartların baz alındığı ülkeler, üstün zekâlı ve yetenekliler eğitiminde başarıyı yakalamış olan Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve İsrail'dir. Bilim ve Sanat Merkezlerinin yapı ve işleyişi göz önüne alındığında incelenen örnek ülkelerdeki standartların Türkiye'deki Bilim ve Sanat Merkezlerine uyarlanabileceği öngörülmektedir. Araştırmanın temel amacı "Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve İsrail örnekleri üzerinden Türkiye'deki Bilim ve Sanat Merkezleri için yönetici, öğretmen yeterlikleri ve öğretimsel hedefler için belirlenecek standartlar nelerdir?" sorusuna cevap bulabilmektir. Araştırmada, nitel araştırma yöntem ve tekniklerinden içerik analizi, belge analizi ve literatür tarama yöntemleri kullanılmıştır. Çalışma grubundaki katılımcılar amaçlı örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Araştırmada ulaşılan başlıca sonuçlar şunlardır: Çalışma grubundaki tüm katılımcılar, belirlenen standartların uygulanabilirliği ile ilgili olumlu bir yaklaşımda bulunmuşlardır ve Bilim ve Sanat Merkezlerinde sunulan eğitimdeki eşitliği ve kaliteyi sağlayabileceği görüşündedirler. Belirlenen standartlar, çalışma grubundaki katılımcı görüşlerine göre Bilim ve Sanat Merkezlerindeki yönetici ve öğretmenlerin görev tanımlarının ve yeterliklerin netleşmesi, teori-uygulama çelişkisinin ortadan kalkması, eğitimi ve yönetimsel uygulamaları olumlu etkilemesi açısından önemli katkılar sunmaktadır. Araştırma sonuçlarına dayalı olarak, Bilim ve Sanat Merkezi yönetici ve öğretmenlerinin belirlenen standartları edinmeleri için seminer ve hizmet içi eğitimlerin düzenlenmesi, periyodik olarak denetim ve kontrollerin yapılması, Bilim ve Sanat Merkezlerindeki eğitimin niteliği ile ilgili boylamsal araştırmaların yapılması gibi önerilerde bulunulmuştur.

Bilim ve sanat merkezleriStandartlarÜstün yetenekli çocuklar
Çiğdem Şahin
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Okul yönetici ve öğretmenlerinin değişime hazır bulunuşluk durumları ve ilgili temel etkenlerin incelenmesi (Fatih Projesi örneği)

Bu araştırma,Türkiye'de okullarda en yakın zamanda gerçekleştirilmeye başlanan "FATİH Projesi" değişim örneğine ilişkin okul çalışanlarının hazır bulunuşluk durumlarını ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Veriler, 2014 ve 2015 eğitim öğretim yılları süresince Gaziantep ili merkez ilçeleri devlet okullarının ortaöğretim kademesinde görev yapan okul çalışanlarından(okul yöneticisi ve öğretmen) elde edilmiştir (nicel bölümde 504; nitel bölümde 14 katılımcı). Araştırmada hem nicel hem nitel yöntem bir arada kullanılmıştır. Araştırmanın veri toplama sürecinde;nicel veri toplama sürecinde "Değişime Hazır Bulunuşluk Ölçeği", nitel veri toplama sürecinde ise yarı-yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Veri analizinde; non-parametrik testler ve nitel içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Sonuç olarak; katılımcıların değişime isteklilik sıklığının yüksek olduğu, projenin ilk başlangıç sürecinde uyum sorunları yaşadıkları görülmüştür. Katılımcıların gerek eğitimlerle, gerekse meslektaşlar arası görüş alışverişi ile sorunları çözmeye çalıştıkları belirlenmiştir ve bu değişim örneğine yönelik hazır bulunuşluk durumunu geliştirmek için hizmet içi eğitimlerin yoğunlaştırılmasını önerdikleri tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: DeğiĢim, DeğiĢime Hazır BulunuĢluk, FATĠH Projesi

DeğişimDeğişim yönetimiEğitim+6
Aykar Tekin Bozkurt
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2015
00

Other supervisors