Theses supervised by Yrd. Doç. Dr. Sevinç Peker

14 theses · Yıldız Technical University, İstanbul Beykent University

Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim alan öğretmenliği tezsiz yüksek lisans programına devam eden öğrencilerin bu programa ilişkin görüşleri nelerdir?

Öğretmenlik mesleğinin önemi herkes tarafından bilinmektedir. Bu derece önemli olan bu mesleği yapacak kişilerin nasıl yetiştirildiği de önem kazanmaktadır. Ülkemizde Öğretmen olabilmek için eğitim fakülteleri bünyesinde açılan programlardan mezun olmak ya da, eğitim fakültesi dışındaki bölümlerden mezun olup ortaöğretim alan öğretmenliği tezsiz yüksek programını tamamlamak gerekmektedir. Bu da bu programların önemini arttırmaktadır.Bu araştırmada İstanbul ilinde ortaöğretim alan öğretmenliği tezsiz yüksek lisans programına devam eden Öğrencilerin, bu programa ilişkin görüşleri araştınlmış ve bu görüşlerin hangi değişkenlere göre farklılık gösterdiği belirlenmeye çalışılmıştır, Araştırmada İstanbul İlinde bu programın açıldığı üç üniversiteden (Yıldız Teknik, Marmara ve İstanbul) yansız örneklem yolu ile öğrenciler seçilmiş ve hazırlanmış olan anket uygulanmıştır. Toplam 195 öğrenciye anket uygırlanrmştır.Anketlerden elde edilen veriler bilgisayar ortamına aktarılıp SPSS 14,0 programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda öğrencilerin bu programa ilişkin olumlu görüşlere sahip oldukları ortaya çıkmıştır.Öğrencilerin bu tezsiz yüksek lisans programına yönelik görüşleri, öğrencinin ailesinde eğitimci olmasına, öğrencinin mezun olduğu lise türüne, öğrencinin devam ettiği bu tezsiz yüksek lisans programının hangi üniversitede verildiğine göre ve öğrencinin Öğretmenlik alanına göre farklılıklar göstermektedir.Anahtar KelimelerEğitim, Ortaöğretim, Alan Öğretmenliği, Öğretmen Yetiştirme, Tezsiz Yüksek Lisans

Hidayet Tambağ
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Milli Eğitim Bakanlığı taşra teşkilatı yöneticilerinin tükenmişlik düzeyi(İstanbul ili örneği)

Bu araştırma, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı 32 ilçe milli eğitim müdürlüğünde görev yapan ilçe milli eğitim müdürleri ile şube müdürlerinin tükenmişlik düzeylerinin belirlenmesi ve çeşitli değişkenlerin tükenmişlik üzerinde anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmada tükenmişlik alt boyutlarından duygusal tükenme, duyarsızlaşma, kişisel başarı eksikliği; bireysel özelliklerden cinsiyet, medeni durum, yaş, öğrenim düzeyi, öğretmenlikteki ve yöneticilikteki kıdem, iletişim becerisi, ekonomik tatmin, çalışma saati, mesleki yeterlilik derecesi algısı, görevi yürütme biçimi, bulunulan kurumdaki çalışma süresi ele alınmıştır. Araştırma genel tarama modeli esas alınarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini İstanbul ili il milli eğitim müdürlüğüne bağlı 32 ilçe milli eğitim müdürlüğünde görev yapan 167 ilçe milli eğitim müdürü ve şube müdürü oluşturmuştur. Bu yöneticilerden 152'sine ulaşılmış ve 114 tanesi araştırmaya gönüllü olarak katılmış, 112 yöneticinin ölçeği geçerli sayılıp araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Veri toplamak için, araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu ile birlikte Ergin tarafından geçerlik ve güvenirlik testleri yapılan ?Maslach Tükenmişlik Ölçeği? kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesi amacıyla frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, tek yönlü varyans analizi, t-testi, Tukey HSD testi teknikleri kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlar aşağıdaki gibidir: 1. Yöneticiler duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarı boyutlarında düşük düzeyde tükenmişlik yaşamaktadırlar. 2. Cinsiyet, görevi yürütme biçimi, haftalık çalışma saati, öğretmenlerle iletişim kurma becerisi değişkenlerinin yöneticilerin tükenmişlik düzeyleri üzerinde anlamlı bir farklılık oluşturmamaktadır. 3. Medeni durum, görev unvanı, mesleki yeterliklerini algılama derecesi, amirlerinden takdir görme derecesi, ekonomik tatmin derecesi değişkenleri tükenmişliğin alt boyutlarında anlamlı bir farklılık oluşturmaktadır. 4. Yaş, mezuniyet durumu, öğretmenlik kıdemi, yöneticilik kıdemi, halen bulunulan kurumdaki çalışma süresi değişkenlerine göre yöneticilerin tükenmişlikleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır. Anahtar Kelimler: Tükenmişlik, ilçe milli eğitim müdürlükleri, ilçe milli eğitim müdürü, şube müdürü.

Tükenmişlik
Sabahattin Sümer
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Resmi ilköğretim okullarında çalışan yönetici ve öğretmen görüşlerine göre, kadın öğretmenlerin kariyer engelleri

Bu araştırma ile resmi ilköğretim okullarında görev yapan kadın öğretmenlerin kariyer engellerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla ilköğretim okulu yöneticilerinin ve öğretmenlerinin görüşlerine başvurulmuştur. Araştırmanın modeli genel tarama modelidir. Araştırmanın evrenini, İstanbul ili Avrupa yakası, Bahçelievler ilçesinde bulunan resmi ilköğretim okullarında görev yapan yönetici ve öğretmenler oluşturmaktadır. Bahçelievler ilçesinde 140 yönetici ve 1990 öğretmen vardır. Geçerlilik güvenilirlik testleri araştırmacı tarafından yapılmış olan ölçek, 39 yönetici ile 467 öğretmene uygulanmıştır. Toplam 506 yönetici ve öğretmen araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Araştırmada ?oransız elaman örnekleme? kullanılmıştır. Araştırmanın verileri, kadın öğretmenlerin kariyer engellerine ilişkin literatür taraması yapılarak ve araştırmacı tarafından geliştirilen ?Kadın Öğretmenlerin Kariyer Engelleri? ölçeği kullanılarak elde edilmiştir. İki bölümden oluşan ölçeğin birinci bölümünü kişisel bilgiler anketi, ikinci bölümünü ise kadın öğretmenlerin kariyer engellerine ilişkin 31 madde yer almaktadır. Araştırmada elde edilen verilerin analizi için SPSS?11 paket programı kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde aritmetik ortalamadan yararlanılmış, konum, ödül alıp almama, hizmet içi eğitim alıp almama ve cinsiyet değişkenlerine göre farklılıkları tespit etmek amacıyla bağımsız gruplar için t-testi uygulanmıştır. Son olarak yönetici ve öğretmenlerin, eğitim durumu, kıdem, medeni durum, çocuk sayısı, çalışma saati değişkenlerine göre, görüşleri arasında anlamlı bir farklılığın olup olmadığına ilişkin olarak tek yönlü varyans analizi yapılmış, farklılığın çıktığı durumlar için ise Turkey HSD testi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda cinsiyet değişkenine göre ailevi nedenler boyutunda kadın ve erkek görüşleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Burada farklılığın kaynağını kadınların görüşleri oluşturmuştur. Bu boyutta kadınlar erkeklere göre kadın öğretmenlerin kariyer gelişimi önünde ailevi nedenleri daha çok engel olarak görmektedirler. Yönetici ve öğretmen görüşleri ödül alıp almama değişkenine göre incelendiğinde, kadın öğretmenlerin kariyer engellerine yönelik olarak ailevi nedenler, okul çevre ve ekonomik nedenler boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuş, kıdem, konum, hizmet içi eğitim, eğitim durumu, medeni durum, çocuk sayısı, çalışma saati değişkenlerine göre ise yönetici ve öğretmen görüşleri arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Anahtar Kelimeler: Kadın, Kariyer, Kadın Yönetici, Kadın Öğretmen, Kadın ve Kariyer

Kadın öğretmenlerKariyerKariyer engelleri+5
Hakan Köstek
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Bindokuzyüzaltmış'tan günümüze milli eğitim politikalarının değerlendirilmesi

Çağdaş dünya devletleri; siyasal, toplumsal ve kültürel varlıklarının sürmesinde birincil rolü eğitim sistemlerine vermektedirler. Her devlet kendi eğitim sistemini kurarken; ulusal varlığının korunmasını sağlayacak insan idealine ulaşma isteğinin yanı sıra evrensel insan hakları kavramına da uygun hareket etme zorunluluğu duymaktadır. Bu bakımdan hem ulusal-tarihsel değerlerin hem de uluslararası bir normlar dizgesinin, devletlerin, eğitim politikalarını belirlemede ölçü aldıkları bir çerçeveyi. oluşturduğu görülmektedir. Buradan hareketle, anayasaların ve eğitim yasalarının, toplumsal dönüşüme uygun olarak ve çağın gerekleri doğrultusunda zaman içinde değiştiğini de söyleyebiliriz. Anayasa ve yasalardaki değişiklik ve yenilenmeler eğitim politikalarının karakterini belirlediği gibi, yasalardaki eğitim hükümleri de eğitim politikalarını oluşturmada bir başlangıç noktasını oluşturmaktadır. Türkiye'de eğitim politikalarının belirlenmesinde; Anayasa ve yasaların genel çerçevesi ve eğitim ile ilgili hükümlerin yanı sıra, Beş Yıllık Kalkınma Planları'nın, Milli Eğitim Şuraları'nın ve Hükümet Programları'nın ağırlıklı rolü olduğu bilinmektedir. Özellikle 1960 sonrası Planlı Kalkınma döneminde Türkiye'de Milli Eğitim politikalarının, ülkenin genel kalkınma planlarına uygunluğu ilke olarak esas alınmış görünmektedir. Bu ilkenin, Milli Eğitim Şuraları'na bir ölçüde yansımış olduğu söylenebilir; ancak Hükümet programlan ve uygulamalarının, planlamanın gereklerini ne ölçüde yerine getirdiği konusunun her zaman bir tartışma gündemi oluşturduğu da bilinmektedir. Planlı kalkınma döneminin başlangıcından bu güne eğitim alanında yaşanan sorunları çözmek için oluşturulmuş eğitim politikalarının neler olduğunu anlamanın ve değerlendirmenin; içinde bulunulan eğitim sisteminin yakın tarihindeki değişmeleri ve uygulamaları görmek ve Türk Eğitim Sistemi'nin geleceğine ışık tutmak bakımından önemli olabileceği düşünülmektedir. Bu bakımdan, bu araştırmanın temel amacı, Türk Milli Eğitini politikalarının 1960'dan günümüze ulaşan süreçteki niteliğinin betimlenmesi ve değerlendirilmesidir. vıBu genel amaca ulaşmak için, eğitim politikalarına yön veren dört temel dayanak noktası incelenmektedir. Bunlar; (1) Anayasa ve yasalarda eğitimle ilgili hükümler, (2) Beş Yıllık Kalkınma Planları'ndaki eğitim politikaları, (3) Milli Eğitim Şuraları'nda eğitim politikalarıyla ilgili alman kararlar, (4) Hükümetlerin eğitim politikaları, şeklindedir. Araştırmada betimlenen ve değerlendirilen Milli Eğitim politikaları; eğitim sisteminin örgün eğitim, yaygın eğitim ve öğretmen yetiştirme boyutlarına önem ve öncelik verilerek ele alınmış; finansman politikaları, dış ilişkilerde eğitim politikaları gibi boyutlar genel anlamda araştırma kapsamı dışında tutulmuştur. Bu araştırmada; önce, evrensel eğitim kavramını ve bir insan hakkı olarak eğitimin çerçevesini belirleyen uluslararası metinler temel alınarak oluşturulmuş Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve eğitimle ilgili yasalar betimlenerek, Türk Milli Eğitimi'nin genel amaç ve ilkeleri ortaya konulmuştur. Böylece Türk Milli Eğitim Sistemi'nin 1960'dan sonraki eğitim idealleri; 1961 Anayasası, 1982 Anayasası, 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu, 1750 sayılı Üniversiteler Kanunu ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu çerçevesinde belirlenmiştir. Buna bağlı olarak, Türkiye'de Milli Eğitim politikalarını değerlendirebilmek için, Beş Yıllık Kalkınma Planları, Milli Eğitim Şuraları ve Hükümet Programları ele alınmıştır. Böylece bu araştırmada, 1960'dan sonraki Planlı Kalkınma döneminden bugüne Türkiye'nin Milli Eğitim politikalarının ne olduğu; Anayasa ve yasalardaki eğitim hükümlerinde belirlenmiş olan evrensel temelli eğitim hükümleri ölçü alınarak, Beş Yıllık Kalkınma Planları, Milli Eğitim Şura Kararlan ve Hükümet Programları çerçevesinde ve örgün eğitim, yaygın eğitim ve öğretmen yetiştirme boyutlarında değerlendirilmeye çalışılmıştır. Bu araştırmada tarama modeli kullanılmış ve veriler alanyazının taranmasıyla elde edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesi; eğitim politikalarına ilişkin yasa, belge, yönetmelik, genelge ve uygulamalar üzerine oluşturulmuş görüşlerin betimlenmesi, karşılaştırılması ve tartışılması şeklinde yapılmıştır. vııVerilerin değerlendirilmesiyle ulaşılan sonuçların; genel olarak, Milli Eğitim politikalarının kuramsal yapısıyla uygulama örnekleri arasındaki tutarsızlıklar, eğitim politikalarının çoğu zaman bilimsellikten uzak öznel karakteri ve siyaset dışı kalamayışı ile eğitim politikalarının istikrarsızlığı şeklinde ortaya çıktığı söylenebilir. Bu araştırma; 1960 dan günümüze Milli Eğitim politikalarını belirleyen Anayasa ve yasalardaki eğitim hükümleri ile. Beş Yıllık Kalkınma Planlan, Milli Eğitim Şura Kararlan ve Hükümet Programlarında sözü edilen örgün eğitim, yaygın eğitim ve öğretmen yetiştirme boyutlarıyla sınırlandırılmıştır.

Eğitim politikalarıYaygın eğitimÖrgün eğitim+1
Bülent Akdağ
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Kadın haklarında geleneksel bakış aşısının etkinliğinin Yargıtay'ın bir kısım boşanma kararlarındaki kadın olgusuna yansıması

Tez konusu problemin sınırlarının belirlenebilmesi için; öncelikle ataerkil (geleneksel) bakış açışım oluşturan ve karşıtı eşitlikçi haklan hazırladığı düşünülen olgular kısaca ele alınmış ve bu kapsamda; Kadım erkeğe bağımlı kılan ataerkil bakış açısının oluşumu ve devamında etken olan, tarım toplumu yaşam koşullan, din öğesi ve Tek Tann'lı üç dinin şeriat kurallarındaki erkek lıakimiyeti ve kadının ikinciliği olgusu vurgulanmıştır. Sanayi toplumu yaşam biçimine geçişle; kadınların ücret karşılığı üretime kaülmalannın, kamusal alanda çalışmalarının getirdiği özgürleşme sonucu eşitlikçi haklara kavuşmalarının, geleneksel rollerin değişimindeki etkisi üzerinde durulmuştur. Türkiye yönünden tarihsel sürece bakıldığında: Hukuk normlanyla kadın haklan arasındaki bire bir bağlantı nedeniyle, Osmanlı Dönemi teokratik hukuk sistemi içerisinde kalan kadın ve aile ilişkileri ele alınarak n.Meşrutiyet sonrası kadınlara tanınan haklar belirtilmiştir. Ardından geleneksel bakış açısmda köktenci değişimi sağlayan Atatürk îlke ve Devrimleri içinde son derece önem taşıyan ve eşitlikçi haklan içeren kanunlara değinilmiştir. Laik Pozitif Hukuk Sistemi'nin, kadının özgürleşmesinde ve sosyo-ekonomik hayata katılımındaki etkisinin geleneksel bakış açısının değişimindeki önemi vurgulanmıştır. n.Dünya Savaşı'nda yaşananlar sonucu; İHEB'in düzenlendiği ancak; buna rağmen fiili eşitliğin sağlanamaması üzerine BM'ce KKHAÖS'nin oluşturulduğu, Türkiye'nin de kabul ettiği bu sözleşme gereği, geleneksel rollerdeki değişim için ulusal mahkeme kararlan da içinde olmak koşuluyla, her türlü önlemin alınması yolundaki yükümlülükler üzerinde durulmuştur. VIAncak eşitlikçi haklara bu konudaki taahhütlere karşın, halen Yargıtay'ın bir kısım boşanma kararlarına yansıyan geleneksel bakış açısının, fiili eşitliğin önünde duran hukuksal engeller içinde olduğu düşünüldüğünden bu bağlamda, tez konusuna ilişkin kararlardaki geleneksel bakış açısını içeren gerekçeler; eşitlikçi ve kadın lehine pozitif haklar kapsamında irdelenmiştir. Sonuç olarak; toplum yaşamında fiili eşitliğin uygulanırlığını sağladığı düşünülen eşitlikçi ve kadın lehine pozitif haklar doğrultusunda verilecek Yargı Kararlarının, geleneksel rollerin değişiminde en az eşitlikçi haklar kadar önemli olabileceği hususu vurgulanmaya çalışılmıştır. vn

Atatürk DönemiBoşanmaDeğişim+7
Saliha Esen
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Okul-aile birliklerinin görevlerini gerçekleştirme derecesinin belirlenmesi

Bu araştırma, İstanbul İli, Kartal İlçesi Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı resmi on ilköğretim okulunda, okul-aile birliğinin görevlerini ne derecede yaptığını ve bu görevlerin yapılış derecelerinin yönetici, öğretmen ve veli görüşlerine göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmanın evreni İstanbul İlindeki tüm ilköğretim okullarıdır. Çalışma evreni ise İstanbul İli, Kartal İlçesi Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı resmi ilköğretim okullarındaki yönetici, öğretmen ve velilerden oluşmaktadır. Evrenin içindeki A tipi 50 ilköğretim okullundan yansız örnekleme uygun olarak resmi 10 ( % 20) ilköğretim okulu belirlenmiştir. Örnekleme alman okullarda yönetici ve öğretmenlerin tamamı, velilerin de okullardaki tahmini mevcutlarına göre % 10 oranlı örnekleme yolu ile denek alınmıştır. Örneklemeye dahil 10 ilköğretim okulunda uygulanan anketlerin; yöneticilerin tamamı, öğretmenlerin 265 'si, velilerin de 470 adet anket geri dönüşü olmuştur. Geri dönüşü gerçekleşen 470 veli anketinden, 5 anket tam olarak doldurulmamış, 3 anket ise ikiden fazla seçenek tercih edildiğinden değerlendirilmeye alınmamıştır. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak anket yöntemi uygulanmıştır. Ankette beşli Likert tipi ölçek kullanılmış olup, soruların tümü olumludur. Yöneticiler, öğretmenler ve veliler görüşlerini " Her Zaman", "Çoğunlukla", "Ara Sıra", "Çok Ender" "Hiçbir Zaman" başlıkları altında belirtmişlerdir. Anket iki bölümden oluşmaktadır. Ankette birinci bölümde okul müdürünün, öğretmenlerin ve velilerin isimsiz kimlik özellikleri ile ilgili sorular yer almaktadır. Anketin ikinci bölümünde ise on yedi soru yer almaktadır. Şişman tarafından geliştirilen anketlerin, araştırmaya uygunluğu tartışılmıştır. Alt problemlerde ifade edilen görevlerin yapılma derecelerini belirleyebilmek için her bir sorunun aritmetik ortalama ve standart sapmaları; gruplar arası ve gruplar içi farklılıkları belirlemek için de varyans analizi ve Tukey HSD testi yapılmıştır. Bulgular tablolaştırılarak ifade edilmiş ve birinci alt amaç için on yedi tablo, ikinci alt amaç için ise otuz dört tablo oluşturulmuştur. Araştırmanın sonuçlarını kısaca şöyle özetlenebilir. IX1. Okul-aile birliklerinin yönetmelikteki görevlerini katılımcılardan öğretmen grubu (X= 2,29 ) "Çok Ender", yönetici (X= 3,26 ) ve veliler (X= 2,92 ) ise "Ara Sıra", yerine getirdiklerini algılamaktadırlar. 2. OAB' nin yönetmelikteki görevlerini yönetici, öğretmen ve veli grupları algılama dereceleri arasında p<.05 düzeyinde anlamlı bir fark bulunmuştur.

Amaç gerçekleştirme düzeyiGörevGörevler+5
Cihan Bingöl
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Takım çalışmasında liderin rolü (Küçükçekmece ve Esenler ilçesi devlet ilköğretim okullarında görevli müdür yardımcılarının takım çalışmasında liderin rolüne ilişkin algılarının incelenmesi)

Son dönemde takımlar ve takım çalısması yönetim alanında yaygınlık kazanmaktadır. Takım çalısmasının en önemli unsurlarından biri ise takım lideridir. Takım üyelerinin rollerini etkin bir biçimde yerine getirebilmeleri onları destekleyen, organize eden ve takıma karsı baglılıklarını artıran bir liderle mümkün olabilmektedir. Okul ortamında okul müdürü ve müdür yardımcılarının bir takım olusturdugu düsünülebilir. Buna göre egitim kurumlarındaki takım çalısmasında takım lideri rolünü okul müdürleri üstlenmektedir. Dolayısıyla okul müdürlerinin takım çalısmasının gerektirdigi liderlik rollerini benimsemesi gerekmektedir. Bu arastırmada takım çalısmasında liderin rolünün egitim kurumları kapsamında incelenmesi amaçlanmıstır. Bu amaçla arastırmada okul müdürü yardımcılarından olusan örneklem üzerinde, okul müdürlerinin takım çalısmasının gerektirdigi liderlik rollerini sergileme düzeyi, takım üyelerinin algılamalarına göre incelenmistir. Arastırma sonuçlarına göre okul müdür yardımcılarının takım çalısmasında liderin rolünü çok önemli olarak algıladıkları; baglı oldukları okul müdürünü ise takım lideri olarak sergilemesi gereken rolleri yeterince sergiledigini düsündükleri görülmektedir. Bununla birlikte okul müdürlerinin takım lideri olarak müdür yardımcılarının beklentilerini karsılayamadıgı ortaya çıkmaktadır.

Gülenaz Selçuk
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okulu yöneticilerinin yönetim sürecinde karşılaştığı güçlükler

Okul yöneticilerinin, lider olarak görev yapmasına ilişkin beklentiler her geçen gün artmaktadır. Bu beklentilere karşın durmadan büyüyen ve karmaşıklaşan bürokrasi, artan ve çeşitlenen okul ihtiyaçları, mali ve insani kaynakların yetersizliği, fiziki yapıların çağın gereklerine cevap verememesi gibi etkenler okul yöneticilerinin, enerjilerini doğru kanalize edemeyerek lider olmasını güçleştirmektedir. Buna bir de eğitim lideri yetiştirme sorunu eklenince durum daha da içinden çıkılmaz hale gelmektedir. Lider, vizyonu, cesareti, bilgi ve deneyimi ile yerinde ve zamanında kesin karar alabilen, mükemmel bir takımı, strateji ve taktik planları olan ve hesaplı riskler almasını bilen kişiliğe vakıf, olan ve olası sorunların farkına varabilen ve bunlara çözüm yolu üretebilen nitelikte olmalıdır.Bu çalışmada ilköğretim okulu yöneticilerinin yönetim sürecinde karşılaştığı güçlüklerin neler olduğu araştırılmıştır. Çalışma; giriş, yönetim, eğitim yönetimi, yönetici ve lider, eğitimde liderlik, yöneticilerin karşılaştığı güçlükler ile ilgili araştırmalar, yöntem, bulgular ve yorumlar, sonuç ve önerilerden oluşmuştur.Araştırmanın evrenini, 2007?2008 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili Eminönü ve Fatih ilçelerinde 38 resmi ilköğretim okulunda görev yapan 112 okul müdürü, müdür başyardımcısı ve müdür yardımcısı oluşturmuştur.Ölçek olarak 5'li Likert testi uygulanmış, elde edilen verilerin çözümlenmesinde SPSS istatistik programı kullanılmıştır. Elde edilen veriler amaçlara uygun olarak frekans (f), yüzde (%), aritmetik ortalama( x ), standart sapma (ss), t testi kullanılarak analiz edilmiştir.Çalışmanın son bölümünde yöneticilerinin karşılaştıkları güçlükler ile ilgili bulgulara yer verilmiştir. %91,7 ile ?Okul müdürlerinin güçlük olarak gördüğü konular çalışacağı personelin seçimini kendisi yapmaması?, %88,9 ile ?üstlerin, astlardan gelen teklifleri dikkate almaması, fikirlerinin yeterince dinlenilmemesi?, %85,7 ile ?okul harcamaları için ayrılan kaynakların yetersiz olması? gibi alanlardır.Anahtar Kelimeler: Yönetim, yönetici, lider, eğitim yöneticisi, eğitim kurumu.

Eğitim yönetimiEğitim örgütleriLiderlik+1
Mustafa Kulu
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Orta öğretim okullarında görev yapan okul müdürlerinin göstermiş olduğu liderlik ve etkili yöneticilik davranışları

Okul müdürü, okulun ve okul programının yönetiminden, öğrenmenin gerçekleşmesinden ve okulun başarısından birinci derecede sorumlu kişidir. Bu nedenle de okulun başarı ya da başarısızlığı, bir bakıma müdürün başarı ya da başarısızlığı kabul edilmektedir. Başarılı okul yöneticisi için önceden belirlenmiş olan yetki ve sorumlulukları yerine getirmek yeterli değildir. Bunun ötesinde okul yöneticilerinin sahip olmaları gereken çeşitli yeterlilik alanlarından söz edilebilir. Bunlardan biri de okul yöneticilerinin iyi bir lider ve özellikle de öğretim lideri olmaları gereğidir.Okulun temel işlevlerinden biri, herkes için öğrenmeyi gerçekleştirmektir. Okul, sadece öğrenciler için değil, öğretmenler, veliler, çalışanlar, hatta bütün toplum için bir öğrenme yeri olmalıdır. Okul müdürü, söz konusu öğrenmelerin gerçekleşebilmesi içingerekli kaynakları sağlayan, ortamı hazırlayan, öğrenmeyi kolaylaştıran ve böylece öğrenmeye liderlik yapan kişidir. Bir okul müdürünün okulda yapması gereken çok çeşitli görevlerden söz edilebilirse de okulun temel işlevinin "öğrenmeyi sağlamak" olmasına bağlı olarak okul müdürünün de esas itibariyle okuldaki zamanının çoğunu eğitim-öğretim ve öğrenmeyle ilgili işlere ayırması gerekmektedir.Bu araştırmada ?ortaöğretim okul yöneticilerinin liderlik ve yöneticilik davranışları? araştırılmıştır. Araştırma giriş ve problem durumu, liderlik ve yönetim, temel liderlik teorileri, eğitimde liderlik ile ilgili araştırmalar, yöntem, bulgular ve yorumlar, sonuç, tartışma ve önerilerden oluşturulmuştur.Betimsel nitelikte olan bu araştırmada, tarama modellerinden genel tarama yöntemi kullanılmıştır.Araştırmanın evrenini, İstanbul, Büyükçekmece ve Avcılar ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi ortaöğretim okullarında görev yapan 290 branş öğretmeni ve 69 okul müdür ve müdür yardımcısı oluşturmaktadır.Araştırmada elde edilen verilerin çözümlenmesinde SPSS istatistik programı kullanılmıştır. Elde edilen veriler amaçlara uygun olarak frekans (f), yüzde (%), aritmetik ortalama (x), standart sapma (ss), t testi, Hallinger tarafından 1982 yılında hazırlanmış, yazarın izniyle ve Özkan (2006) tarafından Türkçe ye uyarlanmış 58 maddeden oluşan ölçek kullanılarak analiz edilmiştir. Ölçeğin güvenirliği ise Cronbach alpha 0,98 olarak bulunmuştur.Ortaöğretim okullarımızın daha verimli olabilmesi için yöneticilerimizin liderlik üzerine nelere ihtiyaçları bulunduğu üzerine önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Ortaöğretim okul yöneticisi, lider, eğitim yöneticiliği

Fıkret Karaman
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Resmi ilköğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin kararlara katılma durumu (Bağcılar örneği)

Bu tez çalışmasında; resmi ilköğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin okulda alınmakta olan kararlara katılma durumları ve isteklerine yönelik algılarını belirlemek ve öğretmenlerin bu algılarının kişisel değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterip göstermediğini ortaya çıkarmak amaçlanmıştır.Çalışmanın evrenini oluşturan İstanbul İli Bağcılar İlçesindeki 53 resmi ilköğretim okullarında çalışan 324 öğretmenden veriler elde edilmiştir. ?Resmi ilköğretim kurumlarında görev yapan öğretmenler, okulda alınmakta olan kararlara tam olarak katılmamaktadırlar.? şeklinde belirlenen bu hipotez, çalışma evreninde yer alan öğretmenlere iki bölümden oluşan 27 maddelik dörtlü likert tipi ?Karara Katılma Anketi?nin uygulanması ile test edilmektedir. Elde edilen veriler SPSS 13.0 programına girilerek veriler alınmıştır. Anketlerden elde edilen verilerin değerlendirilmesinde aritmetik ortalama, yüzde, standart sapma, t-testi ve tek yönlü varyans analizi gibi teknikler kullanılmıştır. Bu verilerin analizleri yapılarak resmi ilköğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin okulda alınmakta olan kararlara katılma durumları ve istekleri ile alt boyutları arasındaki ilişkiler açıklanmaya çalışılmıştır. Buna göre araştırmanın sonucunda; öğretmenler okulda alınmakta olan kararlara katıldıklarından daha çok katılmak istemektedirler. Öğretmenlerin, öğretimsel karar konularına ?biraz?, yönetimsel karar konularına ?çok az? katıldıkları; yönetimsel karar konularına ?çok?, öğretimsel karar konularına ?biraz? katılmak istedikleri saptanmıştır. Resmi ilköğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin okulda alınmakta olan kararlara katılma durumları ve isteklerine ilişkin bazı kişisel değişkenler arasında anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: İlköğretim Kurumları, Öğretmen, Karara Katılma, Karar Verme

Abdurrahman Salih Akdemir
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim kurumlarında yöneticiler ve öğretmenler arasındaki çatışma nedenleri (Bakırköy ilçesi örneği)

Bu araştırmada, ?ortaöğretim kurumlarında çalışan yönetici ve öğretmenlerin, kurumlarındaki çatışma nedenlerine ilişkin algıları nelerdir?? sorusu başlığı altında yönetici ve öğretmenlerin çatışma nedenleri algıları arasında cinsiyet, medeni durum, konum, yaş, kıdem ve eğitim durumu değişkenlerine göre fark olup olmadığı araştırılmıştır. Elde edilen bulguların eğitim ve öğretimin barışçıl ve işbirlikçi bir ortamda sürdürülmesine ve kalitenin yükseltilmesine yardımcı olacağı umulmaktadır.Betimsel nitelikteki bu çalışmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma üç bölümden oluşmaktadır: Yönetici, öğretmen ve lise kavramları ve lisenin Türk Eğitim Sistemi'ndeki bugünkü yeri ilk bölümde açıklanırken çatışma kavramı ve nedenleri ikinci bölümde tanımlanmaktadır. Üçüncü bölüm araştırmanın uygulama bölümüdür. Bu bölümde kullanılan ölçek araştırmacı tarafından geliştirilmiştir ve iki kısımdan ibarettir. İlk kısımda kişisel bilgilere ilişkin altı madde ve ikinci kısımda pilot çalışmayla belirlenen üç alanda çatışma nedenlerine ilişkin yirmi bir madde yer almaktadır. Ölçek 2007 / 2008 öğretim yılında Bakırköy ilçesindeki yedi ortaöğretim okulunda çalışan 30 yönetici ve 303 öğretmene uygulanmıştır. Uygulanan toplam 333 ölçekten 302'si geri dönmüş ve yapılan değerlendirmede 284 ölçek geçerli sayılmıştır.Analiz sonuçlarına göre; yönetici ve öğretmenler, çatışmaların Eğitim Öğretim Hizmetleri alanında daha fazla yaşanmakta olduğu algısını paylaşmaktadırlar. Çatışmalar en çok, yöneticilere göre ?boş geçen derslerin doldurulması? nedeniyle, öğretmenlere göre ise ?öğretmenin ödüllendirilmesi? nedeniyle yaşanmaktadır. Yönetici ve öğretmen algıları arasında konum, yaş, kıdem ve eğitim durumu değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık bulunmazken cinsiyet ve medeni durum değişkenlerine göre anlamlı bir faklılık vardır.Anahtar Kelimeler: Ortaöğretim, Çatışma, Yönetici, Öğretmen, Genel Lise

EğitimOkullarOrtaokul öğretmenleri+7
Özlem Işık
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Anadolu liseleri öğretmenlerinin mesleki etkinliklerindeki motivasyonlarını sağlayan etmenler (Beşiktaş örneği)

Bu tez çalışmasında amaç; Anadolu liseleri öğretmenlerini motive eden faktörleri tespit etmek ve bunları içsel ve dışsal faktörler bağlamında sınıflandırmaktır. Bu içsel ve dışsal faktörlerden hangisinin ön plana çıktığı ve öğretmen motivasyonunu arttırdığı ortaya konulmaya çalışılmıştır.Araştırmanın evrenini 2007- 2008 Eğitim ve Öğretim yılında İstanbul İli Beşiktaş İlçesindeki 5 Anadolu Lisesi ve bu okullarda görev yapan 208 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Motivasyon ve ilgili temel kavramlar konusunda, ikinci bölümde Motivasyon teorileri hakkında bilgi verilmekte. Üçüncü bölümde uygulanan ölçekten elde edilen bulgular yorumlanmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmanın amacına uygun ölçek kullanılmıştır. Ölçek uygulamasında isteklilik gözetilmiştir. Uygulanan ölçek formu ?Minessota İş Tatmini? ölçeğidir. Bu ölçek, öğretmenlerin iş tatmin düzeylerini ölçmek için kullanılmakta ve yirmi sorudan oluşmaktadır. İş tatmin düzeylerini saptamaya yönelik ?Bu yönde işimden ne derece memnunum?? sorusu yer almaktadır ve verilen cevaplar beşli Likert ölçeğinden oluşmaktadır.Yapılan analiz sonuçlarına göre; ?Cinsiyet? değişkenine göre, ?Yaş? değişkenine göre ve ?Mesleki Kıdem? değişkenine göre Anadolu Liseleri öğretmenlerin içsel iş tatmin düzeylerini algılamaları arasında anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. Anadolu Liseleri öğretmenlerinin dışsal iş tatmin düzeylerini algılamaları arasında anlamlı bir fark olduğu ise sadece ?Mesleki Kıdem? değişkenine göre tespit edilmiştir. Diğer değişkenlere göre öğretmenlerin iş tatmin düzeylerini algılamaları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamaktadır.

Anadolu liseleriMeslek dersleriMeslek seçimi+4
Hatice Nevra Soysever
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim birinci kademede fen ve teknoloji dersi öğretiminde kullanılan örnek olay yönteminin etkililiği

Bu araştırmanın amacı, ilköğretim birinci kademede 4. ve 5. sınıflarda okutulan Fen ve Teknoloji Dersi ?Kuvvet ve Hareket Ünitesi?nin öğretiminde kullanılan örnek olay yönteminin öğrencilerin akademik başarı ve Fen ve Teknoloji dersine yönelik tutumlarına olan etkisini araştırmaktır.Bu araştırmada 2009- 2010 öğretim yılı Mustafa Kemal İlköğretim Okulu'nun 4. ve 5. sınıflarından, ikişer şube olmak üzere toplam 4 sınıf seçilmiştir. Her iki sınıf için de bir şube kontrol diğer şube ise deney grubu olarak belirlenmiştir.Belirlenen ünite kontrol gruplarında, öğretmen kılavuz kitabında belirtilen şekilde; deney gruplarında ise örnek olay yöntemi ile işlenmiştir. Uygulama 4 hafta sürmüştür.Veri toplama aracı olarak, 4. Sınıf Fen ve Teknoloji Dersi Başarı Testi, 5. Sınıf Fen ve Teknoloji Dersi Başarı Testi, Fen Bilgisi Tutum Ölçeği ve Kişisel Bilgiler Formu kullanılmıştır. Kişisel bilgi formu her iki gruba da araştırma uygulamalarından önce uygulanmıştır. Başarı testleri ve tutum ölçeği uygulama öncesinde ön test ve uygulama sonrasında son test olarak deney ve kontrol gruplarına uygulanmıştır.Araştırma verilerinin analizinde, öğrencilerin kişisel bilgi formlarına verdikleri cevapların frekansları, başarı testlerine ve tutum ölçeğine verdikleri cevapların frekansları, aritmetik ortalamaları, standart sapmaları, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve bağımsız gruplar t testini hesaplamak amacıyla SPSS istatistik paket programından yararlanılmıştır.Analizler sonucunda elde edilen bulgular, örnek olay yönteminin uygulandığı deney grubu öğrencilerinin akademik başarıları, kontrol grubu öğrencilerinin akademik başarıları arasında, deney grubu lehine anlamlı derecede bir fark bulunmuştur. Kontrol grubunda ve deney grubunda bulunan öğrencilerin Fen ve Teknoloji Dersine yönelik tutumlarında ise anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür. Sonuç olarak, örnek olay yönteminin, öğrencilerin akademik başarısına etkisinin olumlu yönde olduğu fakat Fen ve Teknoloji Dersine yönelik tutumlarında etkisi olmadığı görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Öğretim, Örnek Olay Yöntemi, Fen ve Teknoloji Dersi.

Akademik başarıAnova testiBaşarı+9
Nazmiye Armağan Sancar
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarında uygulanan mesleki çalışmalarda (seminer dönemi) yaratıcı drama uygulamasının öğretmenlerin iletişim becerilerine etkisi

Eğitim, yaşam boyu devam eden bir süreçtir. Bu süreçteki gelişmelere ve değişimlere bağlı olarak öğretmenler, gelenekselleşmiş öğretim yöntemlerinin yanı sıra, ihtiyaca cevap veren alternatif öğretim yöntemlerini de kullanan, aktaran, çağdaş eğitim perspektifi içerisinde yenilikçi, yaratıcı, iletişime açık bireyler olmak zorundadır. Mesleki bilgilerin gelişmelere bağlı olarak hızla eskimesi, kişilerarası iletişimin öneminin artması, mesleki çalışmaların gerekliliğini daha da açığa çıkarmaktadır.Bu araştırma ile Kartal Milli Eğitim Vakfı İlköğretim Okulu`nda mesleki çalışmalar (seminer dönemi) kapsamında iletişim becerileri konusunda yaratıcı drama ve düz anlatım yöntemlerinin etkililiğinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Araştırmada, Kartal Milli Eğitim Vakfı İlköğretim Okulu öğretmenlerinden toplam 50 öğretmen yer almıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Ersan ve Balcı tarafından geliştirilen ?İletişim Becerileri Envanteri? kullanılmıştır. Envanter deney ve kontrol gruplarına program öncesinde ön test olarak uygulanmıştır. Ön test ölçümünün ardından deney grubuna 12 saatten oluşan yaratıcı drama yönteminin ve kontrol grubuna da aynı süreyi kapsayan düz anlatım yönteminin kullanıldığı iletişim becerileri eğitim programı gerçekleşmiştir. Uygulamaların ardından deney ve kontrol gruplarına aynı ölçme aracı son test olarak uygulanmıştır. Verilerle ilgili istatistiksel analizler Windows/SPSS 13.0 programında değerlendirilmiştir. İletişim becerilerini geliştirmeye yönelik eğitimlerde kullanılan yaratıcı drama ve düz anlatım yöntemlerinin etki düzeyini ve fark olup olmadığını anlamak için Mann Whitney U Testi ve Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılarak gruplar arasında karşılaştırma yapılmıştır.Yapılan analizler sonucunda, iletişim becerileri açısından düz anlatım yöntemi ve yaratıcı drama yöntemi zihinsel, duygusal ve davranışsal boyutlarıyla karşılaştırılmıştır.Anahtar Kelimeler: Mesleki Çalışmalar (Seminer Dönemi), İletişim Becerileri, Kişilerarası İletişim, Yaratıcı Drama, Düz Anlatım.

DramaDrama teknikleriEğitim yönetimi+11
Birsen Kılıçaslan Binici
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00

Other supervisors