Theses supervised by Doç. Dr. Ahmet Ağca

11 theses · Kütahya Dumlupınar University

Master'sOpen AccessTR

Kurumsal sosyal sorumluluk kapsamında derecelendirilmeye tabi tutulan işletmelerin finansal göstergeleri üzerine bir araştırma

Küreselleşmeyle birlikte yaşanan değişimler, günümüzde işletmelerin ekonomik yönden olduğu kadar, aynı zamanda sosyal yönden bir misyonu bulunduğu gerçeğini ortaya çıkarmaktadır. Rekabet avantajı yakalamak için farklılık yaratmanın zorunlu olduğu bir çağda, işletmelerin sosyal sorumluluk bilincine sahip olmaları, farklılaştırıcı bir unsur olarak öne çıkmaktadır. Kurumsal sosyal sorumluluğa dayalı yatırımların artması işletmeleri sosyal ve çevresel faaliyetlerini raporlamaya yönlendirmiştir. Dünyada çok sayıda işletme rekabet avantajı sağlayacağı ve piyasa değerlerine yansıyacağı düşüncesiyle kurumsal sosyal sorumluluk raporları yayınlamaktadır. Bu durum kurumsal sosyal sorumluluğa önem veren ve bu konudaki faaliyetlerini açıklayan, raporlarında gösteren işletmeler ile kurumsal sosyal sorumluluğa gereken önemi vermeyen ve raporlarında yeterli açıklamaya yer vermeyen işletmelerin mali oranları arasında fark olup olmayacağını gündeme getirmiştir.Çalışmamızda kurumsal sosyal sorumluluk ile finansal performans arasında ilişki olup olmadığı sorusuna ?Etik Hesap Verebilirlik Skoru? bulunan işletmeler ile bulunmayan işletmelerin mali oranları incelenerek cevap bulmak istenmiştir. Tezin literatür kısmında kurumsal sosyal sorumluluk tanımlanmış, tarihsel gelişiminden bahsedilmiş ve kurumsal sosyal sorumluluk raporlaması ve derecelendirmesi üzerinde durulmuştur. Uygulama bölümünde ise İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB)'na kayıtlı ?Etik Hesap Verebilirlik Skoru? olan ve olmayan işletmelerin bazı mali oranları SPSS programı yardımıyla istatistiksel olarak analiz edilmiş ve fark olup olmadığı tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Kurumsal Sosyal Sorumluluk, Kurumsal Sosyal Sorumluluk Raporlaması, Kurumsal Sosyal Sorumluluk Derecelendirmesi

DerecelendirmeEtikRaporlama+1
Mustafa Yüksel
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Mobilya sektörünün ana bileşenlerinden tasarımın faktörlerinin tüketici davranışlarına etkisi:Kütahya ilinde bir araştırma

Küreselleşme sonucu pazarlar arası sınırlar ortadan kalkmış, yerel veya küresel bazda tüm pazarlar rekabetçi hale dönüşmüştür. Küreselleşmeyi sağlayan iletişim ağları sayesinde artık herhangi bir pazarda üretim yapan bir firma ve dolayısıyla analistler veya uzmanlar için sorun, ürün yığınları içerisinden seçim yapılması esnasında tercih edilebilme çabasıdır. Bu noktada yeni bir ürünün soyut ve somut olarak sahip olduğu değerler yardımıyla farklılaşabilmesi ve tercih edilmesi ağırlıklı olarak tasarım-pazarlama tabanlı bir yeni ürün geliştirme çalışmasına ihtiyaç duymaktadırTüketiciler de bu gelişmenin etkisinde; kendilerine sunulan çok sayıda ürün ile karşı karşıya gelerek maruz kalmaktadırlar. Tüketici çok sayıda değişkenlerin etkisinde ve satın alma davranışı da bir çok faktörün etkisi altında kalmıştır.Bununla birlikte tüketim olgusu da farklı anlamlar ve deneyimlere evrilmiş ihtiyaç karşılamaktan sembolik tüketime kadar geniş bir yelpazede anlam bulmuştur.Tüm bu değişimler karşısında mobilya işletmeleri de ürünlerini farklılaştırmak için tüketimin değişen yapısına uyum sağlamış ve ürün oluşturulurken tasarım faktörlerinden etkilenmek zorunda kalmıştır.Bu çalışmada tüketici davranışlarını etkileyen faktörler, tüketim olgusunun yapısı ve dönüşümü ve mobilya tasarım faktörlerinin tüketici davranışlarına etkisini ölçen bir araştırmaya yer verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Tüketici, Tüketici Davranışı, Tüketim, Mobilya, Tasarım, Mobilya Tasarım Faktörleri

MobilyaMobilya sektörüMobilya tasarımı+3
Abdullatif Türker
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal yönetim algısı ve iş tatmini ilişkisine yönelik bir uygulama

Bu araştırma; kurumsal yönetim uygulanan ve kurumsal yönetim derecelendirme notuna sahip iki firmada beyaz ve mavi yakalı çalışanların iş tatmin düzeylerini belirlemek, iş tatmin düzeylerinin kurumlarda kurumsal yönetim algısına göre farklılaşıp farklılaşmadığını ortaya koymak ve çalışanların iş tatmin düzeyleri ile demografik özellikleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi amacıyla hazırlanmıştır. Amaç doğrultusunda hazırlanan anket 2010 yılı Ağustos ayı içerisinde kurumsal yönetim uygulayan, iki firmanın 140 mavi ve beyaz yakalı çalışanına uygulanmıştır.Anket sonuçları bilgisayar ortamında SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 15.0 programında analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda; kurumsal yönetim algısı yüksek çıkan firma çalışanlarının, iş tatmin düzeylerinin yüksek olmadığı ortaya konulmuştur. Diğer bir ifade ile kurumsal yönetim algısı ile iş tatmini arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişkilerin olmadığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca beyaz yakalı çalışanların da mavi yakalı çalışanlardan iş tatmin düzeylerinin yüksek olduğu, çalışanların demografik özelliklerinden cinsiyetleri ve çocuk sayıları dışında kalan tüm değişkenler ile iş tatminleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişkilerin olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: ĠĢ Tatmini, Kurumsal Yönetim Algısı, PaydaĢ Kavramı.

Gökçen Paşaoğlu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Yalın üretimin strese etkisinin yapısal eşitlik modeli ile incelenmesi

Yalın üretim, Japonya'da II. Dünya savaşının neden olduğu sermaye sıkıntısını aşabilmek amacıyla geliştirilmiştir. Oluşan sermaye sıkıntısı şirketlerin çalışma saatlerini uzatarak, işleri yoğunlaştırarak ve ücretleri düşürerek maliyetleri azaltmasını gerektirmiştir.Amerikan otomotiv endüstrisindeki üretim biçimi savaş sonrasında Japonlara referans olmuştur. 1937'de kurulan Toyota şirketi'nin ortaklarından mühendis Eiji Toyoda, 1950'de Ford'un Detroit'deki Rouge fabrikasını ziyaret etmiş ve Toyota'daki üretim sisteminin geliştirilmesinin mümkün olduğu, ancak Fordist/kitlesel üretimin Japonya'da asla başarılı olamayacağı sonucuna varmıştır. Amerikan endüstri sistemi, sınırlı sayıda modelden büyük miktarlarda üretilerek, üretim maliyetlerini kısmıştır. Bu tipik Amerikan modeliydi, Japon değildi. Yeni sistem ile hedef üretim maliyetini çok çeşitli modelden sınırlı sayıda üretim yaparak düşürmekti (Ohno, 1996;40).Deneme amaçlı bazı çalışmalardan sonra kimi zaman tam zamanında üretim (just-in time production), kimi zaman Toyota üretim (Toyota production), kimi zaman da stoksuz üretim (non-stock production) olarak da adlandırılabilen yalın üretim (lean production) sistemleri Japonya'da 1940'lı yılların sonunda gelişmiştir. Sonrasında da Amerika Birlesik Devletleri'nde yaygınlaşmaya başlayan bir üretim ve yönetim sistemi haline gelmiştir.Bu tezin amacı, Yalın üretimin gelişmesiyle hızlı sanayileşme, ağırlaşan çalışma koşulları ve teknolojinin çalışanlar üzerinde stres oluşturup oluşturmadığını incelemektir. Birinci bölümde, yalın üretim felsefesi, gereklilikleri, temel özellikleri, Yalın üretim sistemindeki endüstri ilişkilerinden bahsedilmiştir. İkinci bölümde, Yalın üretimin temel özellikleri ayrıntılarıyla açıklanmıştır. Üçüncü bölümde, Stres, iş stresi, stresin yol açtığı faktörler açıklanarak, Yalın üretimin stres üzerindeki etkilerine değinilmiştir. Dördüncü Bölümde ise, Yapısal eşitlik modellemesi genel hatları ile anlatılarak yalın üretimin stres üzerindeki etkileri bu modelleme ile analiz edilmiş ve sonuçları açıklanmıştır.Anahtar Kelimeler: Yalın Üretim, Yalın Üretim Felsefesi, Yapısal Eşitlik Modeli, Stres.

StresYalın üretimYapısal eşitlik modeli+2
Güneş Çetintürk
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

KOBİ'lerin Basel II farkındalığı

Tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi Türkiye'de faaliyet gösteren işletmelerin yaklaşık %99' unu KOBİ'ler oluşturmaktadır. Türkiye'deki KOBİ'lerin öz sermaye yapılarının zayıflığı ve idari yapılarındaki düzensizlikler finansman sorunlarının temelini oluşturmaktadır. Bu nedenle ekonomik istikrarın sağlanması, enflasyonun ve kredi maliyetlerinin düşürülmesi ve finansal yapı içerisinde banka kaynaklarının artırılması, KOBİ'lerin finansman sorunlarının çözümü açısından önemlidir.Finansal piyasalarda yaşanan hızlı gelişmeler, KOBİ'lerin mali ve idari açıdan kendilerini güçlendirmesi gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır. Finansal piyasaların getirdiği belkide en önemli yenilik Basel II düzenlemeleridir. Basel II düzenlemeleri finansal kurumları olduğu kadar bu kurumlarla kredi ilişkisi içinde olan özel sektör firmalarıda etkilemektedir. Basel II Sermaye yeterliliğine göre iyi şekilde finanse edilmiş, iyi yönetilen, gerekli tüm bilgileri doğru, zamanlı, güvenilir ve gerçeği yansıtır bir şekilde hazırlayan KOBİ'ler en iyi dereceyi alarak, finans kurumlarından düşük maliyetle kredilendirilme imkanına sahip olacaktır.Bu çalışmada KOBİ'lerin finansman sorunları ve Basel II düzenlemelerinin KOBİ'lerin finansman sorunlarına ne gibi çözümler getirdiğini ortaya koyarak KOBİ'lerin yapması gerekenleri tartışılacaktır.Anahtar Kelimeler: KOBİ, BASEL II, KOBİ'lerin Finansman Sorunları.

Basel IIBasel kriterleriFinansal sorunlar+4
Emel Arı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Faaliyet tabanlı maliyet yöntemini kullanan üçüncü parti lojistik işletmelerin karakteristikleri ve sağladıkları faydalar

Lojistik, dış kaynak kullanımına giden firmaların en çok tercih ettikleri alandır. Lojistik alanında dış kaynak kullanımına giden işletmeler, bu sayede temel yeteneklerine odaklanabilmekte ve maliyet liderliği gibi avantajlar elde ederek kendi pazarlarında rekabet üstünlüğü sağlayabilmekteler.Üçüncü Parti Lojistik (3PL) işletmeleri olarak adlandırılan işletmeler, lojistik faaliyetler konusunda uzmanlaşmış ve bu alanda hizmet vermektedirler. Bu işletmeler, lojistik hizmet talep eden işletmelerin ihtiyaçlarını karşılarken verdikleri hizmetleri, müşterileri süreçlerine en uygun şekilde tasarlamaları gerekmektedir. Bu noktada 3PL işletmeleri, hizmet tasarımlarında ya bütün müşterilerine aynı şekilde fayda sağlamaları -örneğin değer yaratmaları- ile ön plana çıkan standart hizmetlere yönelecekler ya da daha sınırlı sayıda müşteriye daha gelişmiş ve tamamen müşteriye uyarlanmış hizmetlere odaklanacaklardır. Bu karar sürecinde özellikle alternatiflerden elde edecekleri maddi getirilerin büyük etkisi olacaktır. Bu nedenle verilen hizmetlerin fiyatlarını en karlı kılacak fiyat seviyesini bilmek istemektedirler. Bu seviyenin belirlenmesinde verilen hizmetlerin maliyet bilgileri etken unsurdur. Dolayısıyla işletmeler kendilerine en doğu maliyet bilgisi sağlayan bu sayede doğru karar almalarını sağlayan maliyet yöntemini kullanmaları gerekmektedir.Anahtar Kelimeler: Lojistik, Üçüncü Parti Lojistik, Faaliyet Tabanlı Maliyetleme, Lojistik Faaliyetler, Lojistik Maliyetler

Aktiviteye dayalı muhasebeFaydaLojistik+4
Ali Çağrı Buran
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu kuruluşlarında muhasebe çalışanlarının iş tatminine etki eden faktörler: Kumluca örneği

Bu çalışma; kamu kuruluşlarının muhasebe bölümlerinde görevli personelin iş tatmin düzeylerine etki eden faktörleri ortaya koymak ve elde edilen faktörler ile çalışanların iş tatmin düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi amacıyla hazırlanmıştır. Bu amaçla bir anket formu hazırlanmış ve çalışmada kullanılmıştır.Bu araştırmanın evreni ve örneklemi Kumluca ilçesindeki kamu kuruluşlarıdır. Çalışmamızda anket, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununda belirtilen, Genel ve Özel Bütçeli Kurumlarda çalışan 142 muhasebe görevlisine uygulanmıştır. Anket, geri dönüş oranı %100'dür.Anket sonuçları bilgisayar ortamında SPSS.13 paket programıyla analiz edilmiştir.Yapılan araştırmada elde edilen veriler ışığında; çalışanların cinsiyetine, yaş gruplarına, medeni durumuna, eğitim durumuna ve mesleki deneyimine göre toplam iş tatmini değişmemektedir. Çalışanların unvana göre iş tatmini, mali hizmetler uzman yardımcısında daha yüksek çıkmıştır. Araştırmaya göre, muhasebe eğitimi almamış personellerin iş tatminlerinin düşük olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Muhasebe, Muhasebe Mesleği, İş Tatmini

Antalya-KumlucaKamu kuruluşlarıKamu personeli+5
Muhammet Barutcu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İsteğe bağlı çevresel maliyetlerin işletme giderlerine etkisi ve bir uygulama

Dünya nüfusunun hızla artması ve sanayileşme başta olmak üzere birçok neden doğal kaynakların azalmasına ve çevre kirliliği sorunlarına yol açmıştır. Bu sorunların ortaya çıkması işletmelerin çevresel kirliliğe daha duyarlı olmaları gerekliliğini de beraberinde getirmiştir. Çünkü işletmelerin çevreye zarar verdiği bir gerçektir. Global anlamda bu sorunun çözüm yolları araştırılmaya başlanmıştır. Bu çözüm yollarının başında ise işletmelerin faaliyetleri sonucu oluşan zararlı atıkların yok edilmesi veya geri dönüşümünün sağlanması gelmektedir.Bu çalışmada işletmelerin maliyetleri düşürme kaygısı ile önemsemediği isteğe bağlı çevresel maliyetlerin işletme giderlerine olan olumlu etkisi üzerinde durulmuştur. Veri olarak Bilim İlaç Sanayi Ve Ticaret A.Ş.'nin yatırımları veri olarak alınmış. Çalışmada, ilk etapta yüksek maliyetler sebebiyle yapılmak istenmeyen yatırımların aslında uzun vadede şirket giderlerine olumlu etkide bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: İsteğe Bağlı Çevresel Maliyetler, İşletme Karlılığı, İşletme Giderleri.

GiderlerKirlilikMaliyet+6
Serap Şimşek
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

İşletmelerin kar yönetimi uygulamalarında kurumsal yönetim yapılarının etkisi: İMKB üzerine bir uygulama

Son yıllarda yaşanan muhasebe skandalları ile büyük ekonomik kayıplar yaşanması, işletmelerin finansal raporlarının kalitesinin sorgulanmasına neden olmuştur. Yöneticilerin mevcut yasal muhasebe düzenlemeleri çerçevesinde karları azaltmaya ya da arttırmaya yönelik gerçekleştirdiği kar yönetimi uygulamaları işletmelerin gerçek dışı karları raporlamasını sağlamaktadır. Bu durum, paydaşların işletme için yanlış kararlar almasına ve hem mikro hem de makro açıdan kaynakların etkin kullanımını engelleyerek, ekonomik kayıplar yaşanmasına neden olmaktadır. Literatürde işletmelerdeki kurumsal yönetim anlayışının kar yönetimi uygulamalarını azalttığı ve finansal raporlama kalitesini arttırdığına yönelik bulgular yer almaktadır. Bu tez çalışmasının amacı Türkiye'de, kar yönetimi uygulamalarında kurumsal yönetim faktörlerinin etkili olup olmadığını ve kar yönetimi uygulamalarını kısıtlayan kurumsal yönetim faktörlerini tespit etmektir. Ayrıca Türkiye'de işletmelerin kar yönetimi uygulamalarını literatürde yer alan modellerden hangisinin en iyi ölçtüğü de belirlenecektir.Bu amaçla tezin uygulama bölümünde öncelikle toplam tahakkuklardan hareketle kar yönetimi uygulamalarının göstergesi kabul edilen ihtiyari tahakkuklar hesaplanmıştır. Bu hesaplama yapılırken kar yönetimi uygulamalarının ölçülmesine yönelik literatürde bulunan farklı modeller kullanılarak Türkiye'de istatistiki açıdan kar yönetimi uygulamalarını en iyi ölçen model belirlenmiştir. Bu model ile kar yönetimi uygulamaları ölçülmüş ve kar yönetimi uygulamaları ile kurumsal yönetim arasındaki ilişki analiz edilmiştir. Kurumsal yönetim; yönetim kurulu, denetim komitesi ve sahiplik yapısı olmak üzere üç ana başlık altında ölçülmüştür. Böylece kar yönetimi uygulamalarını etkileyen ve kısıtlayan kurumsal yönetim faktörleri belirlenmiştir. Ayrıca tez çalışmasında kar yönetimi uygulamaları ve kurumsal yönetim arasındaki ilişki kar yönetimi uygulamalarının amacı (gelir arttırıcı ve gelir azaltıcı) ve bağımsız denetim kalitesi açısından da incelenmiştir.İstanbul Menkul Kıymetler Borsasına kayıtlı 125 işletmenin 2006-2010 yılları arasındaki 625 işletme-yıl verisi tek tek işletmelerin faaliyet ve Kurumsal Yönetim İlkeleri Uyum Raporlarından toplanmıştır. Kar yönetimi uygulamalarını en iyi ölçen modelin belirlenmesinde Jones, Düzeltilmiş Jones, Kothari ve Larcker Richardson Modelleri literatürde en sık kullanılan modeller olması sebebiyle temel alınmıştır. Bu modeller Sıradan En Küçük Kareler Yöntemi (Ordinary Least Squares-OLS) tekniği kullanılarak Dengeli Panel Data analizi ile tahminlenmiştir. Bu modellerden ilgili örneklem döneminde Türkiye'de kar yönetimi uygulamalarını en iyi ölçen modelin Larcker Richardson Modeli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Kar yönetimi uygulamaları ile kurumsal yönetim arasındaki ilişkinin analizinde Genelleştirilmiş En Küçük Kareler Yöntemi (Generalized Least Squares- GLS) tekniği kullanılmıştır. Ana örneklem grubu için Dengeli, alt örneklem (gelir arttırıcı, gelir azaltıcı kar yönetimi uygulamaları yapanlar; en büyük 4 bağımsız denetim işletmeleri tarafından denetlenen, denetlenmeyen işletmeler) grupları için ise Dengesiz Panel Data Analizi kullanılmıştır.Yapılan analiz sonucunda işletmelerde kar yönetimi uygulamalarını arttıran kurumsal yönetim faktörleri; blok sahiplik ve yönetimsel sahiplik ile denetim komitesi ve yönetim kurulu büyüklüğü olarak tespit edilmiştir. Kar yönetimi uygulamalarını azaltan kurumsal yönetim faktörleri ise yönetim kurulu ve denetim komitesinin bağımsızlığı olarak belirlenmiştir. Ayrıca Türkiye'de kar yönetimi uygulamalarının çok az farkla da olsa gelir azaltıcı yönde yapıldığı sonucu bulunmuştur. İşletmelerde kar yönetimi uygulamalarının önlenmesi için yönetim kurulu ve denetim komitesinde yer alan bağımsız üye sayısının arttırılması ve blok sahipliğin azaltılması gibi kurumsal yönetim kalitesinin arttırılmasına yönelik çalışmaların yapılması gerekmektedir.Anahtar Kelimeler: Kar Yönetimi Uygulamaları, Kurumsal Yönetim

Hisse senetleriKar yönetimiKurumsal yönetim+3
Şerife Önder
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

KOBİ TFRS setinin muhasebe meslek mensupları tarafından uygulanabilirliği üzerine bir araştırma

Dünya ekonomisinin her geçen gün daha fazla küreselleşmesiyle birlikte faaliyet gösteren işletmelerin farklı muhasebe uygulamalarıyla karşı karşıya kalmaları istenmeyen bir durum oluşturmuştur. Bu durumu ortadan kaldırmak ve muhasebe uygulamalarında tekdüzeliğin sağlanması için muhasebede standartlaşmaya gidilmesi amacıyla birçok ülkede çalışmalar yapılmıştır. Günümüzde özellikle gelişmiş ülkelerde UFRS tüm yönleriyle uygulanmaktadır. Avrupa Birliği, hisse senetleri borsada işlem gören firmaların finansal tablolarını 2005 yılı itibariyle UFRS'ye göre hazırlama zorunluluğu getirmiştir. Türkiye de AB'ye üye olma sürecinde olan bir ülke olduğu için muhasebe sistemini UFRS'ye göre hazırlamakta ve uygulamaktadır.KOBİ'ler ülke ekonomileri için vazgeçilmez bir öneme sahiptirler ve uluslararası arenadaki önemi gün geçtikçe artmaktadır. Bunun neticesinde KOBİ'ler için ayrı bir standartlaşmaya gidilmesi fikri ortaya çıkmıştır. 9 Temmuz 2009 tarihi itibariyle KOBİ'ler için muhasebe standartları yayınlanmış olup uygulama tarihi ülkelerin tercihine bırakılmıştır. KOBİ TFRS'nin, Türkiye'de faaliyette bulunan KOBİ'ler için küresel arenada anlaşılabilir finansal tablo üretilmesini sağlayacağı ve uluslararası ticaretin gelişmesini sağlayarak denetimi kolaylaştıracağı düşünülmektedir.KOBİ'ler ülke ekonomilerinde önemli bir yer tutmaktadır ve muhasebe meslek mensuplarının en çok muhatap olduğu firmalar KOBİ'lerdir. Bu çalışma, muhasebe uygulamalarının mevcut durumu, UFRS'lerin bugünkü durumu ve KOBİ TFRS'nin uygulanabilirliğine ilişkin ülkemizde faaliyette bulunan meslek mensuplarının bakış açılarını ortaya koymak amacıyla yapılmıştır.Bu çalışmada, muhasebe mesleği ve mesleğin gelişmesi ile ilgili etkenler, KOBİ'ler ve ülke ekonomileri açısından KOBİ'lerin önemi, UFRS'lerin tanımı, gerekliliği, Dünya'da UFRS uygulamaları ve Türkiye'deki uygulamalara etkileri ve KOBİ TFRS setinin hazırlanması ile tam setten farklılıkları ele alınmıştır. KOBİ TFRS'nin uygulanabilirliğinin ölçülmesi amacıyla Kütahya SMM Odası'na bağlı meslek mensuplarına mevcut durum, UFRS ve KOBİ TFRS konularını içeren anket uygulanarak düşünceleri alınmıştır.Anahtar Kelimeler: KOBİ TFRS, KOBİ TFRS'nin Uygulanabilirliği, Muhasebe Mesleği, Muhasebe Meslek Mensupları.

Finansal raporlamaFinansal raporlama standartlarıKOBİ+6
Elçin Eren
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

KOBİ'ler için Türkiye finansal raporlama standartları: Bankaların görüşleri üzerine bir araştırma

Son yıllarda, küreselleşme, teknolojik gelişmeler, internet ve elektronik ticaret, bilgi yönetimi gibi konular dünyada yaşanan en önemli gelişmelerdir. Bu gelişmeler sonucunda, işletmelerin uluslararası faaliyetlerinin artması ve sermayenin de küreselleşmesiyle birlikte, aynı dilde konuşma ihtiyacı doğmuş ve bu durum birçok sorunu beraberinde getirmiştir. Karşılaşılan sorunların önüne geçmek ve ortak bir muhasebe dili geliştirmek amacıyla birçok ülkenin katılımıyla UMS (IAS) ve UFRS (IFRS) yayınlanmıştır. UFRS?ler; muhasebe uygulamalarında tekdüzeliğin sağlanması ve tüm kesimler tarafından anlaşılabilir muhasebe bilgisi üretilmesini sağlamak amacıyla ortaya çıkmıştır. Avrupa Birliği (AB), hisse senetleri borsada işlem gören firmaların konsolide finansal tablolarını 2005 yılından itibaren UFRS?ye göre hazırlama zorunluluğu getirmiştir. AB?ye üye olma sürecinde olan ülkemiz de muhasebe sistemini AB doğrultusunda hazırlamakta ve uygulamaktadır. UFRS?lerin bütün dünyada ilgi görmesi ve ülke uygulamalarında tekdüzeliği sağlaması sebebiyle KOBİ?ler için de özel bazı çalışmaların yapılması gereksinimi ortaya çıkmıştır. Nitekim KOBİ?ler ülke ekonomileri için vazgeçilmez bir öneme sahiptirler ve uluslararası alandaki önemleri de gün geçtikçe artmaktadır. Nihayetinde, 2009 yılında KOBİ?ler için muhasebe standartları yayınlanmış ve uygulama tarihleri ülkelerin tercihine bırakılmıştır. Böylece bütün dünyada KOBİ?ler de aynı standartları uygulayacak ve düzenleyecekleri finansal tablolar kıyaslanabilir olacaktır. Bunun da güven unsurunu artıracağı ve ticaretin gelişmesine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.Ülkemizdeki KOBİ?ler için muhasebe bilgisi daha çok, devlete ödenen verginin hesaplanması, kredi kuruluşlarından kaynak temini ve işletme yöneticilerine bilgi sağlaması amacıyla kullanılmaktadır. En önemli kullanım alanı ise kredi kuruluşlarından kaynak teminidir. Ülkemizde KOBİ?lerin en sık muhatap olduğu kredi kuruluşları ise bankalardır. Bu çalışma, ülkemizdeki mevcut muhasebe uygulamalarının durumu, KOBİ TFRS?lerin uygulanabilirliği ve uygulanması durumunda ortaya çıkacak olası etkilere ilişkin ülkemizde faaliyette bulunan bankaların görüşlerini almak amacıyla yapılmıştır.Bu çalışmada, KOBİ?ler, KOBİ?lerin ülke ekonomileri için önemi, avantaj ve dezavantajları ile yaşadıkları sorunlar, bankalar, Türk bankacılık sistemi, Türk bankacılığının gelişimi ve KOBİ ? Banka ilişkisi ile bu ilişkide muhasebenin rolü ve önemi ele alınmıştır. Kayseri?de faaliyet gösteren bankalara, mevcut durum ve KOBİ TFRS konularını içeren anket uygulanarak görüşleri alınmıştır.

Banka kredileriBankacılıkBankalar+6
Çağrı Köylü
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00

Other supervisors