Theses supervised by Doç. Cebrail Ötgün

11 theses · Gazi University

Master'sOpen AccessTR

Geçirgenliğin boşluğunda görünebilirlik

Bu çalışma Gazi Güzel Sanatlar Enstitüsü Resim Anasanat Dalı?nda (GGSER) yapılmıştır. Geçirgenlik kavramının, 19. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan görüntü elde etme teknikleriyle kavramsal olarak ön plana çıktığı gözlemlenmektedir. Bu durumla doğru orantılı olarak, sonraki dönemlerde sanatın hemen hemen her alanında ?geçirgenlik? yapısal olarak yer edinmiştir. Özellikle çağdaş sanatın merkeze alındığı bir düzlemde değerlendirmek gerekirse; tezin temel konusunu oluşturan geçirgenlik kavramının ortaya çıkardığı yansımalar yapılan uygulamalarla, kişisel anlatım dilinin tematik, düşünsel ve biçimsel yönlerini vurgular nitelikte öne çıkmıştır. Aynı zamanda geçirgenliğin sanatta yaratıcılığa ve özgün yapıt oluşumuna nasıl olanak tanıdığını göstermek hedeflenmiş ve bu araştırma kapsamında geçirgenlik kavramının sanatsal yapıtlara nasıl katkılar ve anlamlar sağladığı irdelenmiştir. Geçirgenlik, plastik yapılanmada sadece arkasındakini göstermekten ibaret bir ifade değildir. Aynı zamanda üst üste bindirilen her plan, ilk ve son katman arasında gizemli bir ilişki kurar. ?Geçirgenliğin Boşluğunda Görünebilirlik? konusu kapsam olarak modernizmden, günümüz çağdaş sanatına kadar birçok alanda yer almaktadır. İzleyici ile sanatçı arasındaki bağlantı göz önünde bulundurulduğunda sistem içerisinde kurduğu dengeye paralel, anlam devinimi sağlayarak gelecekte de geçerliliğini koruyacak bir kavram olabileceğini söylemek olasıdır. Günümüzde bu kavram, alanlar arası ilişkilendirmelerde yeni sentezler oluşturmakta etkili bir yöntemdir. Bu kavramın özellikleri doğrultusunda ortaya çıkan yapıtlarla ilişkilendirmeler ve uygulamalar çalışmanın temelini oluşturmaktadır. Geçirgenlik kavramının kapsamına giren yan anlamlar; saydamlık, tam saydamlık, yarı saydamlık, kavramsal saydamlık, boşluk, görünebilirlik gibi kavramlar konunun anlaşılabilirliğini desteklemek amacıyla ayrıntılandırılmıştır. Bu kavramların oluşturduğu iç içe geçmişliğin hiyerarşik yansımalarının izleyici ile sanat yapıtı arasındaki algısal süreçteki etkilerine de değinilmiştir. Geçirgenlik kullanımının asıl amacı; izleyicinin, statik iki boyutlu bir düzlemden, çok boyutlu ve çerçeve dışına çıkan anlamsal yolcuğa çıkma sürecini tetiklemesidir. Yapılan araştırmada, literatür taraması ve geçirgenlik kavramı kapsamında ortaya çıkan küresel ölçekteki sanatsal çalışmaların incelenmesiyle konu desteklenemeye çalışılmıştır. Uygulama çalışmalarında ise; bilinçdışı anlatımın sanatçıya sunduğu yaratım sürecindeki özgürlük duygusuyla, dışavurum ? ifade ? rastlantı ? saydam katmanlar ? hiçlik ? boşluk gibi kavramsallaştırmalarla konuya öznel yorumlarla yaklaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Geçirgenlik, saydamlık, dışavurum, hiçlik, görünebilirlik, boşluk.

Berivan Adem
Gazi University · Institute of Fine Arts
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Ayrıntı-bütün ilişkisinde görsel anlatım

Ayrıntı ? Bütün, varlık felsefesiyle ilişkilendirilir. Varlıkbilim, gerçek dünyayı ele alırken ayrıntıya ve bütüne dayandırır. Doğa sistemli bir bütünlük içindedir ve bu bütünlük ayrıntıyı meydana getiren unsur olarak ele alınır. Dış dünyada ki varlık, birçok çeşitlilikteki tabakalardan meydana gelen heterojen (ayrışık çok katmanlı) bir yapıya sahiptir. Her biri kendi içinde bağlantılı olan bu varlık tabakaları bir birlikte yoksun değildir.Resim sanatında ise ?Ayrıntı-Bütün?; Rönesans ve Barok resmindeki plastik özelliklerin vurgulanabilmesi için tarihçi H. Wölfflin'in de oluşturduğu kavramlarla tanımlanır. Klasik resim ayrıntıdan bütüne, Barok resimde ise ayrıntının vurgusuna değinilmiştir. Ayrıntı-Bütün kavramlarıyla bu akımları analiz ederken aynı zamanda uygulanabilirliğinin diğer sanatsal etkinliklere de yansıdığını Wölfflin'in yazılarında görürüz. Ayrıntı- Bütün 20. yüzyıl sanatı içerisinde özellikle 1960 sonrası sanat oluşumlarındaki çözümlemelerde plastik unsurların kalıplarını kırarak kavramsal boyuta uyarlanacak biçimde de algılanmıştır.Ayrıntı-Bütün kavramlarının 1970 sonrası sanat içerisinde, hazır nesnenin de etkisiyle farklı bir boyutta ele alınır. Sanat nesnesinin resmin içine dahil edilmesiyle ve yerleştirme yapıtlarla, Ayrıntı-Bütün'ü, kullanılan malzemelerin birbirleri arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmak için kullanmaya çalışmışlardır. Bu amaç doğrultusunda I. Bölüm; Ayrıntı-Bütün kavramlarının estetikte ve Antik felsefedeki ilişkilerini tanımlamaya çalışılmıştır. II. Bölümde ise; Ayrıntı-Bütün kavramları görsel sanatlar bağlamında, 14. ve 17. yüzyıl resim sanatının üslubuna dayalı özellikleri ve 20. yüzyıl sanatında ayrıntının vurgulanması ve parçalardan oluşan bütünün oluşturduğu anlam bağlamında sanatçı eserleri üzerinden incelenmiştir. Son olarak III. Bölümdeki uygulama çalışmalarında; ayrıntısal çizim, ve bütünü oluşturan lekesel yorumların görsellerine yer verilmiştir.Son olarak kültürü oluşturan etmenler gibi Ayrıntı-Bütün konusu da hem bir çok sesin varlığına ev sahipliği eden evrensel yapıyı oluştururken öte yandan da bu bütünülüğün sahip olduğu en temel sac ayağını oluşturur. Bu anlayışı, sanatsal zihniyetten evrensel bir dile dönüştüren elbette yaratım süreci için gereken birikimdir.Anahtar Sözcükler1. Ayrıntı2. Bütün3. Biçim-İçerik4. Divizyonizm5. Varlık-Algı

AnlatımAyrıntıBütünsel sanat+4
İlker Turğut
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Patolojik beden üzerine görsel yorumlar

?Patolojik Beden Üzerine Görsel Yorumlar? adlı tezin amacı hastalığın beden üzerindeki etkisine dikkat çekerek hasta beden ve sanat ilişkisini kurmaktı. Bu amaç doğrultusunda hastalık bilimsel ve felsefi tanımlamalarla açıklanarak sanat tarihiyle paralel olarak irdelenmiştir. Hastalığın sanat tarihiyle ilişkili olarak tarihsel sürecine, bu konu kapsamında eser üreten sanatçılara ve sanat eserlerine yer verilmiştir. Yapılan araştırmalar çerçevesinde hastalık meselesi uygulama çalışmalarında kavramsal olarak sorgulanmıştır.Araştırma; araştırma, gözlem ve uygulama yöntemlerini içermektedir. Konu ile ilgili kaynaklardan araştırma yapılarak veri elde edilmiştir. Araştırmada, hasta bireyler üzerine araştırmacının kendi bedeninde ve yakın çevresinde; gelişimsel yetersizliği olan bireyler üzerine ise TSK Sağlık Vakfı Özel Eğitim Okulu ve Rehabilitasyon Merkezi'nde gözlem ve inceleme yapılmıştır. Elde edilen verilerden ve yapılan gözlemlerden faydalanılarak uygulama çalışmalarının içeriği oluşturulmuştur. Uygulama çalışmalarında akrilik, lavi, fotoğraf ve kâğıt heykel teknikleri kullanılmıştır.Araştırmaya göre; patolojinin sanatın içinde var olduğu sonucuna varılmış ve patolojideki gelişmelerin sanat tarihinde bedenin incelenmesi açısından önemli bir konuma sahip olduğu gözlenmiştir. Uygulama çalışmalarının oluşturulmasıyla da konunun pekişmesi sağlanarak sanat ve patolojik beden ilişkisi sanatsal bir yorumla ortaya koyulmuştur.Anahtar Sözcükler1)Patoloji ve Sanat2)Hastalık ve Sanat3)Hastalık4)Bozulma5)Çirkinlik

Görsel anlatımGörsel sanatlarHastalar+6
Zeynep Merve Çiçek
Gazi University · Institute of Fine Arts
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Resimde ?kuşbakışı? görsel imgeler üzerine çözümlemeler

Bu araştırmanın kapsamını, kuşbakışı görsel imgeleri yukarıdan görüntüleme ilgisi ve bu ilginin modern sanat içerisindeki gelişimi oluşturmaktadır.Birinci bölüm, perspektifin sanat tarihi içerisindeki gelişimi, zaman içerisinde perspektife bakışın farklılaşması ve deformasyonu ve alışkanlıkların kırılması ile kuşbakışı perspektifin de dahil olabilmesi konularını içermektedir.İkinci bölümde, Modern teknolojinin kuşbakışı fotoğrafların çekilmesine katkıda bulunması ve modern sanatın da bu imgelerin estetik içerisinde gelişmesini sağlaması anlatılmıştır.Yukarıdan kuşbakışı görülen manzaralar, sanatçıların ilgisini çekmiş ve bu yeni bakış açısı yirminci yüzyıl sanatında yepyeni ve radikal bir paradigma olarak algılanmıştır. Kuşbakışı yapılan resimlerde herhangi bir aşağı ve yukarı kavramı yoktur, merkezde kare pencere etkisiyle ?içeri? ve ?dışarı? yanılsaması vardır fakat derinlik belirlenemez ve sınırlanamaz, soyut bir boşluktur. Resmin içindeki unsurların boşluk içinde kayıyor ve hareket ediyor gibi görünmesi, algıları aldatmada ve bir yanılsama yaratmada tam da istenilen şeydir. Üçüncü bölümde tarih içerisinde kuşbakışı resmin gelişimi ve temsilcilerinden bahsedilmiştir.Son bölümle birlikte biçimsel, düşünsel ve içerik bağlamında uygulama çalışmaları incelenmiş, bu çalışmaların sorunsalı üzerinde yorumlar yapılmış, sonsuzluk ve özgürlük kavramları irdelenmiştir.Sonuç olarak araştırmanın çerçevesini; bakış bağlamında resme getirilen yenilikler, farklı bakış açıları, geleneği sorgulayan perspektif anlayışları, kuşbakışı imgeler ve insanın uçma tutkusu oluşturmaktadır.

Görsel imgeKuşbakışı perspektifResim sanatı+2
Esra Ertuğrul
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Resimde ses, müzikte renk ilişkisi

`Resimde Ses, Müzikte Renk İlişkisi' adlı tezin amacı, 19. ve 20. yüzyıl resim sanatında görülen sürecin, müzik üzerinden okunması, sanatçılar ve eserlerinin incelenmesi ile birlikte, sanata, ses, hareket, tını, armoni, ritim ve renk ilişkisi üzerinden bir odaklanma gerçekleştirmekti. Birinci bölümde müzik ile ilgili kısa bilgilere değinilmiş ve belli başlı kavramların teknik bilgileri verilmiştir. Ses, doğa, hareket, ton, armoni ve ritmin müzikteki yeri ve insan üzerindeki etkilerinden bahsedilmiştir. Müziğin duygu boyutu bilimsel açıklamalarla desteklenmiştir. Ses bir hareket ürünüdür ve sessizlik olduğu anda ortaya çıkmaktadır. Maddeden arınmış tek sanat olarak karşımıza çıkan müzik sadece seste beden bulmaktadır. Ses müzikte bir dil olarak ifade kazanmakta ve bu dil tercüme edilemezliği ile bilinmektedir. Ses, müziğin temel öğesi, ritim de özüdür. Ve müziğin insan üzerindeki etkisinin en önemli faktörü müzikteki ritimdir. Renklerde aynı şekilde insanları etkilemiştir. Ses ve renk ilişkisi bir uyum içerisinde bütünün parçalarını oluşturmaktadır.Sanat tarihinde gerçekleşmiş olan bu iki sanatın bütünlüğünden söz edilmekte, örnekler verilerek önemi pekiştirilmektedir. 19. yüzyılda Romantizm akımı ile başlayan bu ilişki, 20 yüzyılda daha da yoğunlaşmaktadır. Sadece resim sanatı olarak bakılmamış, aynı zamanda müzik sanatı ile ilgili bilgilerde paylaşılmıştır. Örneğin, 19 yüzyıl müzik sanatında Franz Liszt ve Modest Mussorsky resimden yola çıkarak beste yapmışlardır. Resim sanatında Kandinsky ve Klee sanatlarında ses ve renk bütünlüğünü konu olarak ele almışlar ve yaşadıkları dönemdeki bestecilerin etkisi altında çalışmalarını sürdürmüşlerdir. Daha sonra özellikle 1960 sonrasında gelişen sanat ortamında farklı disiplinlerinde kullanıldığı bir bütünlük oluşturulmuştur. Sanatçı ve eserleri üzerinden gidilen incelemeler sonucunda müziğin resim sanatını hem algı hem de duygu açısından değiştirdiği görülmektedir. Örneğin, besteci Cage'in yapmış olduğu performanslar o dönem için yeni bir çığır açmıştır.Tezin son bölümünde müziğin resimdeki kavramsallığı, imge olarak algılanması ve alımlanması sonucunda gerçekleştirilen çalışmalar söz konusudur. Çalışmalar üç farklı disiplin olan tuval resmi, fotoğraf ve videodan yararlanılarak gerçekleştirilmiştir. Renk-renksizlik, ses-sessizlik, çizgi, yatay ve dikeylik üzerine gidilen çalışmalarda sadece sanattaki müzik sorgulanmamış, müziğe ve sanata nasıl bakıldığının önemi de açık bir şekilde belirtilmiştir.Anahtar Kelimeler:1.Müzik2.Hareket3.Renk4.Çizgi5.Ritim

MüzikRenklerResim sanatı+4
Durdu Meltem Durna
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Sanatta siyasal söylem üzerine görsel çözümlemeler

?Sanatta Siyasal Söylem Üzerine Görsel Çözümlemeler? başlıklı bu tez kapsamında problem olarak belirlenen kavramlar doğrultusunda araştırılan hem kuramsal hem de bir dizi uygulamayı içermektedir. Tez kapsamında yapılan uygulamalarla günümüz insanın kimlik problemleri üzerine yoğunlaşılmış bu kapsamda ele alınan kimlik kimliksizleşme, melezleşme, yığın, sürü, cemaat gibi kavramlara, günümüz bireyine yönelik kimlik problemleri temelinde siyasal bir eleştiri olarak yaklaşılmıştır.Sanatı bir yansıtma olarak kabul edersek, gerçekte insanın, kendini, doğayı, yaşamı anlattığını kabul etmemiz gerekir. Oysa, sanat toplumsal yaşamla, doğayla, çevreyle ve özelde insanla ilişkiye girerek olası evrenler kurarak taklit olmanın ötesine geçerek yeni bir gerçeklik kurar. Bu bağlamda yaşamın gerçeği ile sanatın gerçeği çoğu zaman örtüşmez. Çünkü sanat var olan gerçekle yetinmez, bu nedenle de, yaşama alternatif yeni gerçekler önerir. Bu gerçekle sanatın genelde toplumu ama özelde merkezine koyduğu insanı dönüştürme çabası ya da yaşama dönük yeni ütopyalar önerebilmesi ise onu siyasetle ilişkilendirir.Sanat siyaset ilişkisi bir bakıma sanatçı siyaset ilişkisi ve sanat toplum ilişkisi temeline dayanan bir olgudur. Bu nedenle sanat eseri bir yandan sanatçının bireyselliğinin romantik yansıması olurken, diğer taraftan toplumsal sorumluluğu hisseden bireyin (sanatçının) çağının gerçeklerine karşı bakış açısının yansıması olarak karşımıza çıkar. Hem bireyi hem de toplumsal olanı işleyen sanat, bireysellikten yola çıksa da aynı zamanda toplumsal özne olan sanatçının içinde yaşadığı toplumun sosyal, kültürel, siyasi ya da ideolojik niteliklerini de bünyesinde barındıran tasarımlar bütünüdür.Sanatın siyasetle olan ilişkisi ve sanatçının toplumsal yaşama ilişkin siyasal söylem üzerine kurgulanan tezin kapsamı düşünüldüğünde, ele alınan konuya yönelik sınırlamalara gidilmesi zorunluluk haline gelmiştir. Bu bağlamda sanatta siyasal söylem konusu siyasal söylemleriyle ön plana çıkan sanatçılar bağlamında tartışılması uygun görülmüştür.Bu amaçla araştırma sonucunda ortaya konan uygulamaların içeriğiyle ilintili plastik dil oluşturma kaygısı önemsenmiştir. Oluşturulan uygulamalarda içeriği taşıyabilecek plastik ilişkilerin kurulması, dil bütünlüğünü sağlayan formların tasarlanması ve özgün bir dil arayışı uygulamaların başlıca hedefi olmuştur. Özetle ortaya konulan yapıtın özgünlüğü, çözümlediği içeriği anlatması değildir, bu içeriğin biçime nasıl dönüştürüldüğü, özgünlüğü ve taklit olmanın ötesine geçip geçmediğidir.Anahtar Sözcükler1. Sanat2. Siyaset3. Kimlik4. Melezleşme5. Sürü

KimlikMelezSanat+4
Doğan Akbulut
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Sanatlararası etkileşim üzerine görsel önermeler

?Sanatlararası Etkileşim Üzerine Görsel Önermeler? adlı bu tez ile farklı sanatsal kategoriler arasında sağlanan etkileşimin sanatçının yaratma süreci üzerindeki rolünü gösterilmeye çalışılmıştır. Bu nedenle tarih boyunca birbiriyle ilişkide olan sanatsal disiplinlerin konumu, birbirleriyle girdikleri etkileşim alanına bağlı olarak ortaya çıkan yaratma etkinlikleri üzerinden zamansal dizge gözetilerek irdelenmiştir.Dört ana bölüm olarak belirlenen bu çalışmanın ilk bölümünde sanatlar arasındaki etkileşimin oturduğu bağlamların ayırdı yapılmış, sanatların kendi başlarına bağımsız başlıklar olarak ayrışma ve tekrar kaynaşma süreci hatırlatılmıştır.Sanatların birbiriyle olan iletişim ve alışverişinin yoğun olarak başladığı modernist süreci kapsayan ikinci bölümde, yüzyılın başında belirgin biçimde diğer sanatları etkileyen müziğin resim sanatı ile olan diyaloğu, etkileşimin edebi alandaki ve sahne sanatlarındaki yansımaları ele alınmıştır.1960 sonrası sanatın araçlarının iyice genişlemesi sonucu ortaya çıkan görsel ve teknik geçirgenliğin etkinlik alanını daha da esnettiği etkileşim, postmodernizmde devam eden boyutu ile müzik, performans, mimari, tasarım, sinema gibi sanatlarda açıklanmaya devam edilmiştir.Üçüncü bölümde çağdaş sanatın sac ayaklarından biri olarak karşımıza çıkan kavramın günümüz sanat ortamındaki etkin rolüne işaret edilmiş, bu nedenle üretim biçimi olarak disiplinlerin biraradalığını benimseyen çağdaş sanatın konuyla ilişkili güncel örnekleri, araştırma süresince izlenerek tez kapsamına dahil edilmiştir.Konuyla bağlantılı olarak ortaya çıkan uygulama sürecinin anlatıldığı dördüncü bölümde ise farklı kategoriler içinde beliren etkileşim örnekleri sıralanmış, konuyla ilişkili üretilmiş olan uygulamaların konu kapsamındaki açıklamaları yapılmıştır.Anahtar Sözcükler: 1. Etkileşim, 2. Disiplinlerarasılık, 3. Fluxus, 4. Mitoloji, 5. Enstalasyon

DisiplinlerarasıEdebiyatEtkileşim+9
Feyza Gürleşen İlkyaz
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Tarihsel süreçte resim sanatı bağlamında çürümenin ele alınışı ve görsel yorumlar

?Tarihsel Süreçte Resim Sanatı Bağlamında Çürümenin Ele Alınışı Ve Görsel Yorumlar? adlı tezin amacı, çürümenin sanatsal bir dile ya da kavrama dönüşmesinin incelenmesi ve çürüme sürecinin yorumlanmasıdır. Bu amaç doğrultusunda sanat tarihinde çürümenin sanata yansımaları araştırılmıştır. Çürüme, akımlara, sanatçılara ve yapıtlara bakılarak incelenmiştir. Sanatta çürümenin, gerçeklik olgusu bağlamında hangi biçimsel ifadelerle ilerlediği gösterilmiştir. Araştırma çürüme kavramıyla birlikte bu kavramın yan anlamı olan ölümü (yok oluşun) de kapsamaktadır.Doğada gerçekleşen çürüme sürecinin öneminden dolayı süreç, hem kuramsal olarak incelenmiş hem de uygulamalarda deneyimleyerek sonuçları değerlendirilmiştir. Birinci bölümde çürüme kavramı tanımlanarak ayrıca çürüme çeşitlemeleri, fiziksel, kimyasal ve biyolojik değişimleriyle birlikte açıklanmıştır. Nesneler ve canlılar üzerinde, çürümenin etkileri incelenmiş ve süreçleri görsel olarak verilmiştir. Çürümenin canlı ve cansız varlıkların özelliklerine göre biçim değiştirme durumundan yola çıkılarak, çürümenin ilk halinden son haline kadar süreci gözlemlenmiş, çürümenin bazı aşamalarıyla yok oluş aşaması uygulamalara aktarılmıştır.Sanat tarihinde, 16. ve 17. yüzyılda hayatın kısalığını ve kırılganlığını ölü doğa resimleriyle gösteren çalışmalarda ölüm ve çürüme kavramı üzerine yorumlar görülmektedir. Örneğin, Rönesans döneminde yaşayan Hans Holbein'nin Mezardaki İsa adlı eserinde, ölüm tüm gerçekliğiyle gözler önündedir. 20. yüzyıl sanatında da yeni olanakların gelişmesiyle deneysel çalışmalar yapılmış, aynı zamanda çalışmalarda çürüme değişimleri hakkında da bilgi paylaşılmıştır.Modern sanat akımları, güzel olanın yanında iğrenç ve çirkin olan ile ölüm, çürüme gibi konuları da gündeme getirmiştir. Ölüm ve çürüme konulu çalışmalar, Dışavurumculuk, Sürrealizm, Kübizm, Dada, Pop Sanat ve Fluxus'ta görülmektedir. Özellikle 20. yüzyılın en etkili akımlarından olan Fluxus, 1960'lardan sonra gelişen kavramsal eğilimle birlikte, çürüme ve süreç kavramları sanata konu olmuştur. Örneğin, Joseph Beuys'un gerçekleştirmiş olduğu performanslarında çürüme süreçsel olarak işlerlik kazanmaya başlamıştır.Araştırmacının uygulamalarında değişen doğa, ölümle sonuçlanan çürüme, uygulamaların düşünsel temelini oluşturmuştur. Video, fotoğraf, enstalasyon ve tuval resmi uygulamalarında çürüme sürecini yansıtan çalışmalar üretilmiştir. Çürüme sonucu ortaya çıkan yeşilimsi renk, böcekler ve bozulmalarla birlikte kullanılmıştır.Anahtar Kelimeler:1.Çürüme2.Ölüm3.Süreç4.Sanat5.Resim

Görsel etkiGörsel sanatlarGörsellik+6
Nurten Nasır
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Figüratif resimlerde yeni olanaklar

Figür her zaman sanatın ve sanatçının konusu olarak sanat tarihinde çok önemli bir konumdadır. Figürün sanat tarihinde, mekânsal, zamansal boyutuyla, kavramsal ve deneysel şeklinde işlendiğini görmekteyiz. Figür günümüz sanatında halen önemini yitirmemiş ve farklı disiplinlerde kullanılmaya devam edilmektedir. Seçilen konunun düşünsel ve biçimsel boyutu özellikle 20. yüzyılın sonlarından günümüze figürü konu alan sanat yapıtları ve yorumlarına yer verilerek incelenmiştir. ?Figüratif Resimde Yeni Olanaklar? adlı bu tezin amacı, geçmişten günümüze dek figürün sanat tarihindeki yeri ve önemini belirtmek ve yeni olanakların figür resimlerini nasıl etkilediği üzerinde durmaktır. Yeni olanaklar hem sanatçıya hem de sanatına yeni malzemeleri, günlük yaşantıların çelişkili durumlarını farklı bir dille anlatma olanağı sunmaktadır. Figür her zaman sanatın merkezindedir. 1980 sonrası ile birlikte figürün bugünkü durumu konu anlatımı olarak bir araca, bazı sanatçılar içinse bir amaca dönüşmüştür. Doğada insan kendi yerini belirlemesi için hem fizik olarak hem de ruh olarak, iki boyutlu yüzeylerde sıkıştırılmış ve aynı zaman da kalabalıklara karıştırılmıştır. Özet olarak sanat tarihinde ve günümüz sanatında figür resmi her zaman karşımıza çıkmaktadır. Gündelik yaşamda insan kendini ve ruhunu nasıl keşfe çıkmışsa araştırmacı da aynı şekilde bu keşfi figür resimlerinde aramaya başlamıştır. Bu bağlamda yapmış olduğu çalışmaları da simgelerle dile getirmiş yeni bir dil yaratmaya çalışmıştır. Bu dil, geçmişte ve günümüzde nesnelere yüklediğimiz simgeler doğrultusunda gelişmektedir. Araştırmacı da yapış olduğu çalışmaları bu simge diline çevirmiştir. Bu simgeleri ağaç, çember ve yılan oluşturmaktadır. Ağaç simgesi, yeryüzü ve gökyüzü arasında bir köprü görevi görmektedir. Çember simgesi, gök ve kutsallığı temsil eder. Yılan simgesi, insanoğlu açısından her zaman gizemli ve bazı kültürlerde değişen yaklaşımlara sahiptir. Kompozisyonların ana figürü genellikle insandır. Tamamlayıcıları ise değişik simgeler, biçim ve renklerdir. Bu kompozisyonlardaki amaç ise, araştırmacıya göre insanın kendini ruhen de tanımasına yardım etmesidir.Anahtar Kelimeler:1. Figür2. Biçim Bozma3. Başkalaşım4. Doğa5. Simge?..

Figüratif resimFigüratif sanatResim sanatı+2
Azar Khatabakhsh
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de 1919-1946 arasında yaratılmak istenen yüksek ve ulusal kültür içerisinde plastik sanatlar eğitiminin yeri

1919-1946 arasında Türkiye birçok alanda olduğu gibi plastik sanatlar alanında da önemli atılımlar yapmıştır. Yaşanılan acil kadro ihtiyacının giderilmesi için eğitim hamlesi içerisinde plastik sanatlara yer verilmiş, açık alan heykelleri, kurulan müzeler ile de bu süreç hızlandırılmıştır. Öneml kazanımlar sağlanmıştır.

Plastik sanatlarResim eğitimiSanat eğitimi
Kerem İşcanoğlu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Soyutlama, biçmbozma, başkalaşım ve eğretileme kavramlarının güzel sanatlar fakülteleri resim bölümü dersleri bağlamında incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, soyutlama, biçimbozma, başkalaşım ve eğretilemekavramlarının Güzel Sanatlar Fakülteleri Resim Bölümü lisans programlarındaişlenişine ilişkin görüşlerin belirlenmesidir. Bu niteliklerin belirlenmesi için GaziÜniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi veMarmara Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü ders programlarında kavramlarınişlenişi incelenmiştir. İlgili kavramların işlenişindeki verimliliğinin tespit edilmesiamacıyla oluşturulan görüşme formu ile akademisyenlerin görüşleri saptanmayaçalışılmıştır.Bu araştırma, tarama yöntemi ile yapılmıştır. Yönteme ilişkin veriler, kaynaktaraması ve bilgi toplama formları ile elde edilmiştir. Bu araştırmanın çalışma grubu,Gazi Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Hacettepe Üniversitesi Güzel SanatlarFakültesi ve Atılım Üniversitesi Güzel Sanatlar Tasarım ve MimarlıkFakültesi'ndeki sanat eğitimcilerinden oluşmaktadır. Araştırmada, bilgi toplamaformu ile elde edilen veriler, yüzde % ve frekans içeren betimsel istatistiktekniklerinden yararlanılarak analiz edilmiştir.Araştırma bulgularına bakıldığında; sanat eğitimcilerinin soyutlama,biçimbozma, başkalaşım ve eğretileme kavramlarını öğrenmenin, tartışmanın veanaliz etmenin sanat eğitiminde bireylerin estetik bakış açısını geliştireceğivkonusunda görüş birliği içinde oldukları gözlemlenmektedir. Sanat eğitimi alanöğrenci, gözlemi üzerinde düşünmeli, biçim araştırmaları yaparken de soyutlama,biçimbozma, başkalaşım ve eğretileme kavramlarından yararlanmalıdır.GSF Resim Bölümü lisans ders programlarının, öğrencilerin görselbiçimlendirme kavramlarını yeterli düzeyde anlayıp uygulamasına elverişliolmaması, ders içerik ve sürelerinin kısıtlılığı, atölyelerin fiziki ortamı ve kuramsalderslerdeki teknoloji kullanımının yetersizliği, ilgili kavramların işlenişini olumsuzyönde etkilemektedir. Öğretim elamanlarıyla yapılan görüşme sonuçları da bugörüşü desteklemektedir.Bu araştırma sonuçlarına göre, soyutlama, biçimbozma, başkalaşım veeğretileme kavramlarının ders programlarında işlenişine, ortam boyutunun yenidenyapılanmasına, kavramlar işlenirken öğretim elamanları ve öğrencilerin tutumlarınayönelik öneriler getirilmiştir.

BaşkalaşımDeformasyonDers programları+7
Azize Reva Boynukalın
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00

Other supervisors