Theses supervised by Ceren Gezer

11 theses · Eastern Mediterranean University

Master'sOpen AccessEN

Afyonkarahisar İl Merkezinde Yaşayan 18 Yaş ve Üzeri Kadınların Diyet Posasıyla İlgili Bilgi Düzeylerinin ve Posa Alım Miktarlarının Belirlenmesi

This study was conducted between November 2016 and June 2017 with 385 adult women in Afyonkarahisar. General characteristics of the individuals, information about their eating habits, 24 hour retrospective food consumption records were asked,anthropometric measurements were made. The highest consumption amount of fiber was (20.8 ± 3.7 g) in the 20-30 age group and the lowest (16.7 ± 4.4 g) in the 31-40 age group. According to occupational status, it was found that the lowest point (4.8±1.69) belonged to the self-employed and the highest average score (6.0±1.44) belonged to civil servant the group. There was no relationship between daily intake of fiber and dietary knowledge level scale scores (r=-0.028, p=0.582). The more number of samples to determine the relationship between the knowledge level of the diet and the fiber consumption, or planning the studies to be done by providing training in this area, may help to obtain more specific results.

Afyonkarahisar (Turkey)Beslenme ve DiyetetikDiyet+5
Zeynep Demir
Eastern Mediterranean University
2018
20
Master'sOpen AccessTR

Doğu Akdeniz Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde Öğrenim Gören Öğrencilerin Beslenme Durumları ve Yaşam Kalitelerinin Değerlendirilmesi

ÖZ: Amaç: Bu çalışmanın amacı, Doğu Akdeniz Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi‟nde öğrenim gören öğrencilerin beslenme durumları ve yaşam kalitelerinin değerlendirilmesidir. Gereç ve yöntem: Bu araştırma, Doğu Akdeniz Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi‟nde bölümlere göre tabakalı örneklem seçim tekniğiyle seçilen 293 gönüllü öğrenciyle yürütülmüştür. Veriler, teke tek görüşme veri toplama tekniğiyle genel bilgiler, beslenme alışkanlıkları, fiziksel aktivite, antropometrik ölçümler, 24 saatlik besin tüketim kaydı ve Yaşam Kalitesi Ölçeği-36 (SF-36)‟yı içeren bir anket uygulanmıştır. Öğrencilerin vücut ağırlığı, boy, bel ve kalça çevresi ölçümleri için dijital bir tartı ve esnemeyen mezura kullanılmıştır. Bulgular: Bu çalışmada, öğrencilerin beden kütle indeksi (BKİ) sınıflamasına göre % 18,8‟i kilolu, % 1,7‟si obez, % 8,2‟sinin zayıf olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin % 79,52‟sinin enerji, % 91,81‟inin karbonhidrat alımı yetersizdir. Protein alımı ise öğrencilerin % 26,62‟sinde yetersiz, % 45,39‟u aşırı ve yağ alımı % 69,97‟sinde aşırıdır. Öğrencilerin vücut ağırlığı, boy uzunluğu, bel çevresi ve kalça çevresi değerleri ile ağrı puanları arasında pozitif yönlü ve zayıf kuvvetli ilişki saptanmıştır (p<0,05). Öğrencilerin BKİ sınıflarına göre SF-36 ölçeğinde yer alan fiziksel fonksiyon, fiziksel rol kısıtlılığı, emosyonel rol kısıtlılığı, vitalite, ruh sağlığı, sosyal işlevsellik, ağrı ve genel sağlık algısı puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı saptanmıştır (p>0,05). Sonuçlar: Araştırmaya alınan öğrencilerin enerji, makro besin ögeleri ve birçok mikro besin ögesi alım miktarları yetersizdir. Öğrenciler, SF-36‟dan en yüksek puanı fiziksel fonksiyon, en düşük puanı ise vitalite parametresinden almıştır. Bu sonuç öğrencilerin yetersiz ve dengesiz beslenmeleriyle ilgili olabilir. Bu nedenle öğrencilerin daha sağlıklı besinlere ulaşabileceği yemekhane, restoran ve kafeterya olanakları geliştirilmesi ve öğrencilerin sağlıklı seçimler konusunda bilinçlendirilmesi, sosyal etkinlik ve çalışmalara ayrılan zamanın dengelenmesi öğrencilerin yaşam kalitelerini arttırabilmelerine katkı sağlayabilir. Anahtar Sözcükler: Beslenme alışkanlıkları, yaşam kalitesi, enerji alımı

Beslenme alışkanlıklarıSağlıklı Beslenme-Beslenme Eğitimienerji alımı+1
Uğur Bakırezen
Eastern Mediterranean University
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Profesyonel Dans Eğitimi Alan Öğrencilerin Yeme Davranışı, Beden Algıları ve Diyet Kalitelerinin Değerlendirilmesi

ÖZ: Bu çalışmanın amacı profesyonel olarak dans eğitimi alan ve almayan öğrencilerin beden algısı, diyet kalitesi ve antropometrik ölçümlerinin değerlendirilmesidir. Bu çalışma 18 yaş ve üzeri olan gönüllü; 25 dans bölümü öğrencisi, 25 dans topluluğu öğrencisi ve 25 dans ve diğer spor faaliyetlerinde bulunmayan üniversite öğrencisi ile yürütülmüştür. Teke tek görüşme ve anket teknikleriyle öğrencilerin genel bilgileri, antropometrik ölçümleri alınmış ayrıca Hollanda yeme davranışı anketi (DEBQ), beden şekli anketi (BSQ) ve Sağlıklı yeme indeksi (SYİ) uygulanmış olup üç günlük besin tüketim kayıtları alınmıştır. Dans bölümünde, dans topluluğunda ve sedanter grupta yer alan öğrencilerin enerji alım ve besin öğeleri tüketimlerinin arasında istatistiksel bir fark bulunmamştır. Öğrencilerin DEBQ-duygusal yeme alt boyutundan ortalama 26,77±13,20 puan, DEBQ-kısıtlayıcı yeme alt boyutundan ortalama 23,39±9,13 puan DEBQ-dışsal yeme alt boyutundan ortalama 28,09±6,68 puan aldıkları saptanmıştır. DEBQ puanlarının dans eğitmi alan, dans topluluğu ve sedanter grupları arasında yaş ve cinsiyete göre istatistiksel olarak bir fark bulunmamıştır (p>0,05). Öğrencilerde BSQ’dan ortalama 71,24±31,19 puan aldıkları saptanmıştır. BSQ puanlarının dans eğitmi alan, dans topluluğu ve sedanter grupları arasında yaş ve cinsiyete bakıldığında istatistiksel bir fark bulunmamıştır (p>0,05). SYİ puanlarına göre dans eğitmi alan, dans topluluğu ve sedanter grupları arasında yaş ve cinsiyete bakıldığında istatistiksel bir fark bulunmamıştır (p>0,05). Sonuç olarak dans eğitimi alan ve almayan öğrencilerinin yeme davranış bozukluğu riski, beden algısı ve diyet kaliteleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır. Ancak sedanter grupta bulunan kadın öğrencilerin vücut ağırlıkları ve vücut yağ kütlesi değerlerinin dans bölümü ve dans topluluğunda yer alan kadın öğrencilere göre daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Sonuç olarak coğrafi konum, dans bölümü eğitim müfredatı gibi faktörler yeme davranış bozukluğu riski, beden algısı ve diyet kalitesini etkileyebileceğinden bu faktörleri dikkate alarak yeni çalışmaların planlanması yararlı olabilir. Anahtar Kelimeler: Sporcu, beslenme, vücut kompozisyonu, beden algısı, yeme davranışı, diyet kalitesi.

Dans ÖğrencileriSağlıklı Beslenmebeden algısı+1
Hasine Felek
Eastern Mediterranean University
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde Öğrenim Gören Öğrencilerin Yeme Bağımlılığı, Yeme Davranışı ve Beslenme Durumunun Değerlendirilmesi

ÖZ: Yeme bağımlılığı madde bağımlılığına benzer biyolojik ve davranıĢsal özellikler göstermektedir. Yeme bağımlılığı, yeme bozukluğu ve obezite birbirini tetikleyen etkenlerdir. ÇalıĢmanın amacı 18-25 yaĢ arası üniversite öğrencilerinde yeme bağımlılığı, yeme davranıĢı ve beslenme durumlarındaki iliĢkinin değerlendirilmesidir. ÇalıĢma rastgele örnekleme yöntemiyle belirlenmiĢ 370 Doğu Akdeniz Üniversitesi öğrenci üzerinde yürütülmüĢtür. Yeme bağımlılığı Yale Yeme Bağımlılığı Ölçütü (YFAS), yeme davranıĢ bozukluğu Yeme Tutum Testi (EAT-26) ile, vücut ağırlığı, boy uzunluğu, bel ve kalça çevresi tekniğine uygun olarak ölçülmüĢtür. Bireylerin beslenme durumları miktarlı besin tüketim sıklığı kaydı ile alınmıĢtır. Bu çalıĢma sonuçlarına göre bireylerin %21.1‟ine yeme bağımlılığı tanısı konulmuĢtur ve yeme bağımlılığı tanısı olanların %66.7‟si kadınlardır. YFAS „a göre yeme bağımlılığı olan bireyler potansiyel bağımlılık yaratan besinlerden en çok çikolata/gofret, ardından cips ve kola/gazozu tercih etmiĢlerdir. Öğrencilerin %35.7‟sinde yeme bozukluğu riski yüksektir. Yeme bağımlılığı olanların oranı yeme bozukluğu riski yüksek olanlarda (%32.6), yeme bozukluğu riski düĢük olanlara (%14.7) göre daha yüksek bulunmuĢtur (p<0.001). Toplam YFAS puanları ile EAT 26 puanları arasında aynı yönlü doğrusal zayıf bir iliĢki bulunmuĢtur (p<0.001). Yeme bağımlılığı ile vücut ağırlığı, BKĠ, bel çevresi, kalça çevresi ve bel/kalça oranı değerleri arasında aynı yönlü zayıf bir iliĢki bulunmuĢtur (p<0.05). YFAS puanları ile günlük enerji, yağ, karbonhidrat, sükroz, doymuĢ, çoklu doyamıĢ ve tekli doymuĢ yağ alım miktarları arasında aynı yönlü zayıf bir iliĢki saptanmıĢtır (p<0.05). iv Bireylerin toplam EAT-26 puanları ile günlük enerji, karbonhidrat, sükroz ve posa alım miktarları arasında ters yönlü zayıf bir iliĢki saptanmıĢtır (p<0.05). Yeme bağımlılığı, yeme davranıĢ bozukluğu ve beslenme durumu iliĢkisini irdeleyen bireylerin vücut bileĢimlerinin, egzersiz ve aktivite durumlarının, psikolojik ve ekonomik durumlarının da değerlendirildiği daha geniĢ örneklem büyüklüğüne sahip farklı popülasyon grupları ile de çalıĢmalar yapılmalıdır. Anahtar kelimeler: Yeme Bağımlılığı, Yeme Bozukluğu, Beslenme Durumu, Antropometrik Ölçümler, Obezite.

Sağlıklı Beslenme-DiyetYeme BağımlılığıYeme Bozukluğu
Gülhan Şengör
Eastern Mediterranean University
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite Öğrencilerinde Besin Alımı ile Haz Duygusuna Bağlı Açlık Arasındaki İlişkiye Yönelik Bir Çalışma

ÖZ: Günümüzde besin tüketimi yalnızca enerji ve besin ögeleri ihtiyacından dolayı değil besinlerden alınan haz unsurunu da içermektedir. Bu haz unsurunu besinlerden alınan tat, açlık durumu, besinlerle yaşanan deneyimler, hormonlar, endokannabinoid sistemler etkilemektedir. Bu faktörlerin bireyde oluşturduğu çeşitli etkiler bireyin besin tüketim davranışını etkileyebilmektedir. Bu çalışmanın amacı üniversite öğrencilerinin, besin alımları ile haz duygusuna bağlı yaşanan açlık durumlarına yönelik ilişkiyi incelemektir. Çalışmanın örneklemi rastgele örnekleme yöntemiyle belirlenmiş olup 275 üniversitesi öğrencisi ile yürütülmüştür. Çalışmada bireylerin tanımlayıcı bilgileri, bazı antropometrik ölçümleri, miktarlı besin tüketim sıklığı, Modifiye edilmiş Yale Yeme Bağımlılığı Ölçeği Sürüm 2.0 (mYYBÖ 2.0), Besin Gücü Ölçeği-BGS ve Lezzetli Besinleri Tüketme Motivayonu Ölçeği-LBTMS yüz yüze yapılan anket tekniği ile sorgulanmıştır. Bireylerin yaş ortalaması 21,5±1,5 yıl olarak belirlenmiştir. Bireylere uygulanan BGS’nin ölçek puanları ortalaması 2,5 üzeri olup besin gücü kaynaklı hedonik açlık varlığı saptanmış ancak LBTMS ölçek puanları ortalaması 2,5 altı olup motivasyon kaynaklı hedonik açlık varlığı saptanmamıştır. Hedonik açlığın yeme bağımlılığı etkinliğinde bireylerin %97,8’inde yeme bağımlılığı saptanmamış ancak yeme bağımlılığı saptanan bireylerde orta düzeyde yeme bağımlılığı %16,7, ciddi düzeyde yeme bağımlılığı %83,3 olarak belirlenmiştir. Bireylerin beden kütle indeksleri (BKI) ile BGS puanları (r=0,238; p<0,05) ve LBTMS puanları (r=0,196; p<0,05) arasında pozitif yönlü ilişki saptanmıştır. Bel çevre ölçümleriyle toplam BGS puanları (r=0,152; p<0,05) ve LBTMS puanları (r=0,170; p<0,05) arasında pozitif yönlü ilişki saptanmıştır. Bireylerin bel/kalça oranları ile toplam BGS puanları arasında pozitif yönlü ilişki saptanmıştır (r=0,188; p<0,05). Bu durumda bireylerin hedonik yollu besin alımı isteği arttıkça ağırlık kazanımı artarak BKI, bel çevresi ve bel/kalça oranı ölçüm değerleri de artış göstermiştir. Sonuç olarak haz duyusuyla gelişen lezzetli besin tüketim arzusu, günlük gereksinimden fazla enerji alımıyla zaman içinde vücut ağırlığı, BKI, bel çevresi gibi ölçümlerinde artışa sebep olmaktadır. Bu artışlar süregelen zamanda obezite gibi kronik hastalık risklerini arttırarak bireylerin yaşamlarını tehdit edecek boyuta gelebilmektedir. Lezzetli besin tüketim durumu ve bu besinlerden alınan haz duygusu belirlenirken bu isteklerin altında yatan sebepler belirlenmeye çalışılarak bireylerin bu tüketimlerinden gelişebilecek yeme bağımlılığı durumları da göz ardı edilmemelidir. Anahtar Kelimeler: Haz, Hedonik Açlık, Lezzetli Besin Tüketme Motivasyonu, Besin Gücü, Yeme Bağımlılığı.

Hedonik AçlıkSağlıklı BeslenmeYeme Bağımlılığı
Taş Fulya
Eastern Mediterranean University
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Tip 2 Diyabetli Bireylerin Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları, Yaşam Kalitesi, Hastalık Bilgi Düzeyi ve İlgili Biyokimyasal Parametrelerin Değerlendirilmesi

Assessment of Healthy Lifestyle Behaviors, Quality of life, Knowledge of Disease Level and Related Biochemical Parameters of Type 2 Diabetic Individuals The aim of this study is to evaluate the healthy lifestyle behaviors, quality of life, disease knowledge level and related biochemical parameters of individuals with type 2 diabetes and has been conducted in Bor district of Niğde, Bor Center Fatih Family Health Center in the period of June-October 2016 with 101 indivuals in the age of 30-80 (56,3±9,93) years. A questionnaire consisting of demographic characteristics, Healthy Life Style Behavior Scale II (HLSB II), Quality of Life Short Form 36 (SF-36) and Illness Knowledge-Level Scale (IKLS) were applied by face to face interviews and questionnaires and some anthropometric measurements were made. Age, gender and educational status were found to affect quality of life, well-behaved behaviors, and illness knowledge level. The SF-36 subscales of HbA1C had a weak and similar relationship with physical function and general health perception score (p<0,05). SF-36 physical function and HLSB II health responsibility, physical activity, moral development, and interpersonal relationships were found to be weakly correlated (p<0,05). There is also a weak relationship between SF-36 general health perception and HLSB II moral development, stress management, nutrition and interpersonal relationships (p<0,05). There was a similar and weak relationship between IKLS and HLSB II health responsibilities, nutrition, moral development and stress management (p<0,05). A similar moderate correlation (p<0,05) was determined between IKLS and SF-36 energy and pain subscales. As a result, age, gender, educational level are related to healthy lifestyle behaviors, quality of life and disease knowledge level. HbA1c is associated with SF-36 subscales. In addition, healthy lifestyle behaviors, quality of life, and level of illness knowledge are important interrelated factors affecting the life of the type 2 diabetic individual.

Beslenme EğitimiHastalık Bilgisi ÖlçeğiSağlıklı Beslenme+2
Deniz Ulusan
Eastern Mediterranean University
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Balıkesir Karesi İlçesinde Yaşayan 20-64 Yaş Arası Yetişkin Bireylerde Beslenme Bilgi Düzeyi, Duygusal Yeme ve Depresyon İlişkisinin Değerlendirilmesi

ÖZ: Bu çalışmada Balıkesir ili Karesi ilçesinde yaşayan 20-64 yaş arası yetişkinlerin beslenme bilgi düzeyi, duygusal yeme ve depresyon ilişkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Araştırma, Ekim 2020 ile Ocak 2021 tarihleri arasında 385 kişi ile yürütülmüştür. Araştırma verileri teke tek görüşme ve anket yolu ile bilgi toplama teknikleri kullanılarak toplanmıştır. Anket formunda bireylerin genel bilgileri, beslenme alışkanlıklarına yönelik bilgileri, antopometrik ölçümleri ve 24 saatlik geriye dönük besin tüketimleri sorgulanmıştır. Beslenme bilgisini ölçmek için Yetişkinler İçin Beslenme Bilgi Düzeyi (YETBİD) Ölçeği, duygusal yemeyi ölçmek için Duygusal Yeme Ölçeği (DYÖ) ve depresyon durumunu ölçmek için Birinci Basamak İçin Beck Depresyon Ölçeği (BB-BDÖ) kullanılmıştır. Bireylerin %44,2’sinin orta düzey beslenme bilgisine sahip olduğu, %47’sinin duygusal yiyici olduğu ve %46,5’inin depresyon riskinin yüksek olduğu saptanmıştır. Beslenme bilgisi ile duygusal yeme arasında orta düzeyde ters yönlü (r= -0,321, p<0,01), beslenme bilgisi ile depresyon arasında düşük düzeyde ters yönlü (r= -0,265, p<0,01) ilişki bulunmuştur. Duygusal yeme ile depresyon riski arasında orta düzeyde aynı yönlü (r= 0,442, p<0,01) ilişki bulunmuştur. Ayrıca BKİ arttıkça beslenme bilgi düzeyinin azaldığı ve obez bireylerde beslenme bilgi düzeyinin düşük, duygusal yeme ve depresyon eğiliminin yüksek olduğu saptanmıştır. Beslenme bilgi düzeyi, duygusal yeme ve depresyon ilişkinin aydınlatılması için daha geniş örneklem büyüklüğüne sahip, uzunlamasına çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Beslenme Bilgisi, Duygusal Yeme, Depresyon, Obezite

Depresyon|zBalıkesirSağlıklı Beslenme-Diyet
Büşra Nur Güngör
Eastern Mediterranean University
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Gazimağusa’da Yaşayan 18-64 Yaş Bireylerin Beslenme Bilgi Düzeyleri ve Diyet Kalitelerinin Değerlendirilmesi

ÖZ: Bu çalıĢma Gazimağusa‟da yaĢayan 18-64 yaĢ bireylerin beslenme bilgi düzeyleri ve diyet kaliteleri üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla 382 birey ile yürütülmüĢtür. Bu çalıĢmada gönüllülerin enerji ve besin öğelerinin tüketimini kontrol amaçlı olarak 24 saatlik besin tüketim kaydı kullanılmıĢtır. Beslenme bilgi düzeyini belirlemek için ise Genel Beslenme Bilgi Anketi (GNKQ) kullanılmıĢtır. ÇalıĢmada diyet kalitelerini belirlemek amaçlanarak Sağlıklı Yeme Ġndeksi 2005 indeksinden yararlanılmıĢtır. Vücut ağırlığı ve bileĢimleri ölçümü için ise Tanita BC-418 MAIII cihazı kullanılmıĢtır. Bireylerin eğitim düzeyi arttıkça besin maddeleri kaynakları, diyet-hastalık iliĢkileri ve beslenme bilgisi toplam puanları artmıĢtır (p<0.05). Kadın bireylerin beslenme bilgisi toplam puanları erkek bireylere göre yüksek olmakla birlikte bu farkın istatistiksel olarak anlamlı düzeyde olmadığı sonucuna varılmıĢtır. Bireylerin sağlıklı yeme indeksi puanları ile diyet önerileri ve besin maddeleri toplamları iliĢkilidir (p<0.05). Bu konuda yapılan çalıĢmalarda artıĢ sağlanırsa ve bu konuda eğitimler verilirse bu durumun iyileĢtirilmesine olanak sağlayabilir.

Gazimağusa (Kıbrıs)Sağlıklı Beslenmesağlıklı yeme indeksi
Şengül Akkartal
Eastern Mediterranean University
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Kuzey Kıbrıs’ta Yaşayan Bireylerin Süt, Yoğurt ve Hellim Tüketimi ile Olası Ağır Metal Alımlarının Değerlendirilmesi

ÖZ: Çalışmanın amacı Kuzey Kıbrıs’ta üretilen süt, hellim ve yoğurttaki ağır metal konsantrasyonlarını saptayarak, günlük metal alımı ile potansiyel sağlık riskinin değerlendirilmesidir. Çalışma Kuzey Kıbrıs’ta (Lefkoşa, Gazimağusa, Girne, Güzelyurt, İskele) yaşayan 18-65 yaş arası (38.0±12.5 yıl) 616 yetişkin (308 kadın, 308 erkek) ile yürütülmüştür. Bireylerin süt ve süt ürünleri tüketim sıklığı ve alışkanlıkları, vücut ağırlığı ve vücut bileşimi saptanmıştır. Ambalajlı süt, hellim ve yoğurdun yanı sıra yaygın olarak tüketilen nor, kaşar ve beyaz peynir ile süt üretiminde kullanılan çiğ sütlerin (inek, koyun, keçi) arsenik (As), kadmiyum (Cd), kurşun (Pb), bakır (Cu), civa (Hg) konsantrasyonu saptanmıştır. Her bir üründen 3 numune alınarak toplamda 27 örnek Inductively Coupled Plasma-Mass Spectrometer cihazında 3 tekrar ile analiz edilmiştir. Potansiyel sağlık riskinin değerlendirilmesi için, analiz edilen ürünler ile günlük alınan metal miktarı ve oral referans düzeyi kullanılarak hesaplanan Health Risk İndex (HRI), Total HRI (THRI) kullanılmıştır (HRI<1, THRI<1 güvenilir düzey). Ayrıca günlük ortalama alınan ağır metal miktarı, ağır metallerin kabul edilebilir günlük alım miktarları (ADI) ile karşılaştırılmıştır. Buna ek olarak belirlenen ağır metal konsantrasyonları maximum permissible limit (MPL) ile karşılaştırılmıştır. Çiğ süt numunelerinden sadece koyun sütünde ortalama 0.33±0.58 μg/kg As kalıntısı tespit edilmiştir. Ambalajlı ürünlerdeki As, Cd, Pb, Cu ve Hg kalıntısı sırası ile ortalama 4.55±6.19 μg/kg, 14.44±20.65 μg/kg, 6.83±19.03 μg/kg, 237.38±215.22 μg/kg ve 4.61±6.37 μg/kg bulunmuştur. Hesaplanan HRI ve THRI değerleri 1’in altında bulunmuştur. Ürünlerin tüketilmesiyle günlük ortalama alınan As, Pb, Cd, Cu ve Hg’nin ADI’ye katkısı sırası ile %4.148±28.777, %1.006±5.978, %45.068±289.992, %0.238±1.781 ve %8.832±60.871 bulunmuştur. HRI ve THRI sonucuna göre analiz edilen ürünlerin tüketilmesi ile olası sağlık riski belirlenmemiştir. Ancak özellikle Cd’un ADI’ye katkısının yüksek olduğu saptanmıştır. Ayrıca yoğurt, hellim ve süt numunelerinde Cd, hellim numunelerinde Pb, yoğurt, hellim, beyaz peynir, kaşar ve nor numunelerinde Cu kalıntı miktarı MPL’den yüksek bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Süt Tüketimi, Ağır Metaller, Toplum Beslenmesi, Besin Güvenliği, Potansiyel Sağlık Riski

Ağır MetallerBesin GüvenliğiPotansiyel Sağlık Riski
Kamil Dağcılar
Eastern Mediterranean University
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Doğu Akdeniz Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde Öğrenim Gören Kadın Öğrencilerin Sağlıklı Beslenme Takıntıları, Yeme Tutum Davranışları İle Diyet Kaliteleri ve Yaşam Kalitelerinin Değerlendirilmesi

ÖZ: Bu çalışma, Doğu Akdeniz Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde öğrenim gören kadın öğrencilerin sağlıklı beslenme takıntıları, yeme tutum ve davranışları ile diyet kaliteleri ve yaşam kalitelerinin değerlendirilmesi amacıyla yürütülmüştür. Sağlık Bilimleri Fakültesi’ne bağlı 5 Türkçe lisans programında bulunan 786 kadın öğrenci arasından bölümlere göre tabakalı örnekleme yöntemiyle belirlenen 254 kadın öğrenci, rastgele sayılar tablosundan yararlanılarak araştırmaya dahil edilmiştir. Bu araştırmada, anket ve teke tek görüşme tekniğiyle genel bilgiler, beslenme alışkanlıkları, besin tüketim sıklık ve miktar kayıtları alınmış, yeme tutum ve davranışlarını belirlemeye yönelik kullanılan ölçekler ve bazı antropometrik ölçümleri yapılmıştır. Diyet kalitesi, Diyet Kalite İndeksi-Uluslararası Ölçeği ile belirlenmiştir. Yaşam kalitesi, diyet kalitesi, fiziksel aktivite düzeyleri, sigara ve alkol tüketimlerini kapsayan Yaşam Tarzı Ölçeği ile belirlenmiştir. Bireylerin %83.9’unun orta derece ortoreksiya nevroza riski, %31.5’inde yeme davranış bozukluğu riski olduğu belirlenmiştir. Bireylerin ortoreksiya nevroza riskindeki artış ile yeme davranış bozukluğu riskindeki artışın ilişkili olduğu saptanmıştır. Ortoreksiya nervoza ve yeme davranış bozukluğu riskinin artışı ile diyeti kontrol etme isteği artışı arasında da ilişki belirlenmiştir. Ayrıca, diyetin içeriğine yönelik endişe duyma artışının yeme davranış bozukluğu riskindeki artış ve yaşam kalitesindeki azalışla ilişkili olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak bireylerin diyetin içeriğiyle ilgili endişeleri ve diyeti kontrol etme isteklerindeki artış bireylerin yeme davranışı bozukluğu ve ortoreksiya nervoza riskindeki artışla ilişkili olup bu da yaşam kalitesini etkilemektedir. Dolayısıyla genç kadınlara diyetle ilgili tutum ve davranışları ve yeme davranışlarının iyileştirilmesi, diyet kalitesi ve yaşam kalitesinin artırılmasına yönelik eğitimler verilmesi yeme davranışıyla ilgili hastalık risklerinin azalması ve yaşam kalitesinin geliştirilmesinde etkili olabilir.

Doğu Akdeniz ÜniversitesiGazimağusa (Kıbrıs)Sağlıklı Beslenme+3
Ceyda Durmaz
Eastern Mediterranean University
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Hatay'ın İskenderun İlçesi Halk Eğitim Merkezi Kurslarına Katılan Yetişkin Kadınların Osteoporoz Bilgi Düzeyi, Osteoporoz Öz Etkililik - Yeterlilik ve Beslenme Alışkanlıklarının Değerlendirilmesi

ÖZ: Bu araştırma, Hatay‘ın İskenderun ilçesinde halk eğitim merkezine katılan 19-65 yaş grubu yetişkin kadınların osteoporoz bilgi düzeyi ile beslenme durumları arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amacıyla Nisan-Temmuz 2016 tarihleri arasında 419 kadın ile yürütülmüştür. Teke tek görüşme ve anket teknikleri ile bireylerin genel özellikleri, beslenme alışkanlıkları, Osteoporoz Bilgi Testi (OBT) ile Osteoporoz Öz Etkililik-Yeterlilik Ölçeği (OÖEY) ile bazı antropometrik ölçümleri tekniklerine uygun olarak yapılmıştır. Bireylerin kalsiyum ihtiyacının karşılanması için günlük tüketilmesi gereken süt miktarının %42.2‘si günde 2 bardak, %38.4‘ü 1 bardak içilmesi gerektiğini bildirmişlerdir. Bireylerin, %41.5 5 günde 1-2 porsiyon, %34.4‘ü günde 1 porsiyondan az, %24.1‘i süt-yoğurt tüketmişlerdir. Günde %53.4‘ü 1 porsiyondan az, %41.9‘u 1-2 porsiyon peynir tüketmişlerdir. Bireylerin, %28.9‘u hiç fiziksel aktivite yapmadığı, %11.2‘sinin ise hergün veya haftada 5-6 kez yaptığı saptanmıştır. Üniversite mezunu bireylerin OBT-Egzersiz ve OBT-Beslenme puanı, okur-yazar olanlara kıyasla yüksektir (p<0.05). Serbest meslekte olan bireylerin OÖEY-Kalsiyum ve OÖEY-Egzersiz puanları diğer meslek gruplarına kıyasla yüksektir (p<0.05). Bireylerin yaşları ile OBT ve OÖEY puanları arasında doğrusal bir ilişki olmadığı bulunmuştur (p>0.05). Bireylerin süt-yoğurt tüketimleri ve peynir tüketimlerine göre OBT puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmamıştır (p>0.05). Günde 2 porsiyondan fazla peynir tüketen bireylerin OÖEY-Egzersiz puanı, günde 1 porsiyon ve günde 1-2 porsiyon peynir tüketenlere kıyasla daha yüksektir (p<0.05). Bireylerin osteoporoz, beslenme ve fiziksel aktivite ilişkisiyle ilgili bilgi ve farkındalıkları arttırılarak öz etkililik-yeterlilik algıları geliştirilebilir.

Kadınlar
Ecem Ocak
Eastern Mediterranean University
2016
00

Other supervisors