Theses supervised by Doç. Dr. Alpaslan Okur
11 theses · Sakarya University
Afganistan'da Türkçe öğretimi bağlamında gelişen Türkiye algısı
Bu çalışmanın amacı, Afganistan'da Türkçe eğitim ve öğretim konusunda hizmet vermekte olan üniversiteler, özel kurumlar ve özel kursların öğrencilere Türkiye hakkında nasıl bir algı kazandırdıkları ve onlara Türkiye hakkında nasıl bilgi verdiklerini incelemek ve bu konudaki faaliyetlerin yeterli veya yetersiz olup olmadığını değerlendirmektir. Bu araştırmada bilimsel çalışma olan tarama modeli kullanılmıştır. Bu yöntemle yabancılara Türkçe öğretiminde kullanılan yöntem ve tekniklerle, algı ve algının eğitim süreciyle bağlantısı açıklanmış ve Türkçe öğretimi aşamasında öğrencilerin Türkiye hakkında nasıl bir algıya sahip olduklarına değinilmiştir. Afganistan devlet üniversitelerinde olan Türkoloji bölümleri, TİKA kurumu tarafından faaliyette olan Türkçe dil kursları, Yunus Emre Enstitüsü ve başka özel kurslarda Türkçe öğrenmekte olan öğrencilere anket uygulanmış ve uygulanan anketler değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Dil, Türkçe dili, Türkçe kullanılan bölgeler ve lehçeleri, Afganistan'da Türkçe, yabancı dil olarak Türkçe öğretimi, Türkiye algısı.
Kültür aktarımı bağlamında yabancı dil olarak Arapça ve Türkçe öğretimi ders kitaplarının karşılaştırılması
Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde yalnızca Türkçenin dil sistemi, dil yapılarının öğretilmesi genel dil kurallarının gösterilmesi değil aynı zamanda kültürel aktarımın yapılarak Türk kültürünün tanıtılması da amaçlanmaktadır. Bu, aynı zamanda Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesi bağlamında temele alınması gereken en önemli ilke niteliğindedir. Bununla birlikte kültür aktarımında bir dengenin olması gerektiği de söylenmelidir. Bu dengenin oluşabilmesi, dil öğretilecek hedef kitlenin kültürünün de tanınması hatta dil öğretiminde diğer kültüre yer verilmesi anlamına da gelmektedir. Bu çalışmada Arapçanın yabancı dil olarak öğretiminde kullanılan ders kitapları ile Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde kullanılan ders kitaplarının kültür aktarımı bağlamında karşılaştırılmasını amaçlanmaktadır. Yabancı dil öğretiminde en önemli basamaklardan biri öğrenilen dilin kültürünü de öğrenmektir. Çalışmada belirlenen kitapların A1 ve A2 seviyeleri kişiler arası ilişkilerin alt öğelerini oluşturan selamlaşma ve davranışlar, aile ilişkileri ve kuşaklar arası ilişkiler, misafir etme, ikram ve hediyeler bakımından incelemesi yapılmıştır. Araştırma yapılırken doküman analizi tekniği kullanılmış ve veriler tespit edilip bulgular kısmında tablolar halinde sunulmuştur. Araştırmanın yapılmasındaki amaçlardan biri belirlenen kültür ögeleri bakımından Türk kültürüyle, Arap kültürünün benzer ve farklı yönlerini tespit etmektir. Bunun yanı sıra tespit edilen verilerin Türkçeyi öğrenen kişilere ve Arapçayı öğrenen kişilere faydalı olup olmadığına bakılmıştır. Betimsel nitelikli bu çalışmada veri topluma yöntemi olarak doküman taraması yönteminden yararlanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde ise frekans dağılımları ve yüzde oranları kullanılmıştır. Sonuç ve öneriler kısmında yapılan taramalar sonucunda elde edilen bulgular yorumlanmış, araştırmayla ilgili çeşitli öneriler sunulmuştur.
Türkiye'de Türkçe öğrenen yabancı öğrencilerin dil becerileri yanlış analizleri
Yabancılara Türkçe öğretimi adına yapılan çalışmalar uzun yıllar öncesine dayanmakla birlikte, bugün Türkiye'de birçok üniversite ve merkezde Türkçe öğrenen yabancı öğrencilerin sayısı hızla artmaktadır. Alanyazındaki akademik çalışmalar da bu gelişime paralel olarak artmaktadır. Fakat yapılan çalışmalarda çoğunlukla ders materyalleri, öğretim programları, müfredat, dil becerileri gibi konulara ağırlık verildiği görülmektedir. Öğrencilerin yanlış analizi konusu 1970lerden itibaren uygulamalı dilbiliminin önemli bir parçası kabul edilip o zamandan beri üzerinde çalışmalar yapılmaktadır. Yanlış analizleri çalışmaları öğretmenin öğrencinin gelişimini takip edebilmesi, alanda çalışan araştırmacıların dilin nasıl edinildiği ve öğrencilerin öğrenme stratejilerini belirlemesi ve öğrencilerin kendi yanlışlarından öğrenmesi açısından büyük öneme sahiptir. Ülkemizde Yabancılara Türkçe Öğretimi alanında tüm dil becerileri kapsayan yanlış analizleri üzerine çalışmalara ise pek fazla rastlanamamaktadır. Bu çalışmada Türkiye'de Türkçe öğrenen yabancı öğrencilerin dil becerilerinin yanlış analizi bağlamında değerlendirilmesinin yapılması hedeflenmektedir. Bu çalışmada method olarak nitel yöntemler kullanılmıştır. Çalışma 3 temel bölümden oluşmaktadır. İlk olarak, yabancı dil öğretiminde yanlış nedir, yanlış ve hata arasındaki fark, yanlışların nedeni, çeşitleri, önemi ve düzeltilmesi, alan yazında konuyla ilgili var olan yaklaşım ve teoriler gibi konular hakkında bilgi verilmiştir. Sonraki bölüm araştırmada kullanılacak olan verilerin araştırma yöntemine uygun olarak toplanması, elde edilen veriler üzerinde çalışılarak yanlışların tespit edilmesi, tanımlanması, açıklanması ve gerekli analizlerin yapılmasını kapsamaktatır. Daha sonraki bölümde de toplanan verilerin analiz edilmesinden elde edilen bulgular ile araştırma sorularına ilişkin bulguların yorumlanması ve değerlendirilmesi yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yabancı Dil Olarak Türkçe, Yanlışlar, Yanlış Analizi, Geri Dönüt Verme, Yanlışları Düzeltme.
Yabancılara Türkçe öğretimi ders kitapları ile yabancı dil olarak İngilizce öğretimi ders kitaplarının tema ve tema içeriğindeki sözcükler açısından karşılaştırılması
Küreselleşen, sınırları ortadan kalkan, her şeyin rahatlıkla ulaşılabilir olduğu bir dünyada dil öğrenmek kaçınılmaz olmuştur. Dünya tek bir millet gibi hareket etmekte ve bu küçük gezegenin her noktasında iletişim kurmak amacıyla yabancı dil öğrenmek bir seçim, bir lüks olmaktan ziyade, bir zaruriyet haline gelmiştir. Söz konusu durumda yabancı dil olarak özellikle İngilizce öğretimi ön plana çıkmaktadır. Uzun yıllardır İngilizce öğretimi dünya çapında birçok farklı kaynakla, çeşitli yaklaşımların ışığında geniş bir yelpazedeki yöntem ve tekniklerle yapılmaktadır. İngilizce öğretim kitapları bu konuda artık kitapların içeriği, üniteler, temalar, sözcükler gibi birçok konuda sistemlerini oturtmuş durumdalar. Kur sistemiyle kitaplar A, B, C düzeyleri dil öğretimi yapmaktalar. Dünyada çok yaygın olarak konuşulan İngilizcenin öğretimi bu kitaplar sayesinde belirli bir standarda ve güvenirliğe ulaşmıştır. Cambridge, Oxford, Richmond gibi üniversite temelli yayınlar dünya çapında basılı, görsel ve işitsel olarak dil öğretim materyalleri sunmaktalar. Bu kitaplarda kullanılan temalar, temalar içindeki sözcükler benzerlikler taşımakta, belirli ve standart bir çerçeve sunmaktadır. İngilizcenin uluslararası platformda konuşulmasına paralel olarak Türkçe de dünya üzerinde en yaygın konuşulan dillerden biridir. Türkçenin çok geniş coğrafyalarda konuşuluyor olması, Türkiye'nin dünyada giderek daha fazla söz sahibi olması gibi sebeplerle Türkçenin de yabancı dil olarak öğretilmesi konusu önem kazanmıştır. Yabancı dil olarak Türkçe öğretim kitaplarının bu alanda vereceği hizmet oldukça değerlidir. Söz konusu hizmetin hangi standartlarda verileceği, kitapların dil öğretim kitapları olarak göstereceği kalite ve verimlilik bu konuda üstünde durulması gereken unsurlardandır. Bu bakış açısıyla bu tez çalışmasının amacı uzun yıllardır belirli bir standartta dil öğretimi yapmakta olan İngilizce kitaplarıyla yabancılara Türkçe öğretim kitaplarını ünitelerde hâkim olan temalar, bu temalar altında öğretilen sözcükler, kalıp ve sosyal ifadeler açısından karşılaştırmaktır. Böylece İngilizce kitaplarının yıllardır kur düzeylerinde sunduğu tema ve sözcük bazlı çerçeve ile yabancılara Türkçe öğretim kitaplarındaki çerçeve arasındaki farkların saptanması ve yabancı dil olarak Türkçe öğretim kitaplarının eksikliklerinin görülmesi hedeflenmektedir. Böylelikle yeni baskılar için faydalı bir kaynak olması amaçlanmaktadır. Çalışmada öncelikle sözcük kavramı, sözcük öğretimi, kalıp sözler ve sosyal ifadeler üzerinde durulmuştur. Akabinde yapılan karşılaştırma ve elde edilen bulgular ele alınmıştır. Söz konusu karşılaştırma için A1 ve A2 düzeyindeki yabancı dil olarak İngilizce öğretim ders kitapları New Headway, Face2face, Big Picture; yabancı dil olarak Türkçe öğretimi ders kitapları İstanbul, Gazi TÖMER, Yeni HİTİT 1 kitapları incelenmiştir. Karşılaştırmalar tablo halinde de sunulmuştur. Son bölümde ise bulgular ışığında elde edilen sonuçlar ve kitaplar için öneriler yer almaktadır. Anahtar Sözcükler: Yabancı Dil Olarak Türkçe, Tema ve Sözcükler, Sözcük Öğretimi, Kalıp İfadeler, Yabancılara Türkçe Öğretimi.
Çocuğa hitap eden animasyon sinema filmlerinin ortaokul öğrencilerinin söz varlığına etkisi
Değişen dünya düzeni içinde bireylerin en sağlıklı şekilde uyum sağlamasına olanak tanıyan ve değişmeyen tek ilke, eğitimdir. İçinde bulunduğumuz iletişim çağında, bir bireyin eğitimindeki en önemli noktanın kendisini sağlıklı bir biçimde ifade edebilmesi olduğu görülmektedir. Bireyin kendisini sağlıklı bir şekilde ifade edebilmesi, içine doğduğu aile hayatında ve devamındaki eğitim hayatında tabi olduğu sözcük öğretimine bağlıdır. Yeterli sözcük dağarcığı oluşan birey hayatın ayrıntılarını derinlemesine hisseder ve hayatla verimli bir iletişim kurar. Günümüz dünyasını her anlamda etkileyen bir diğer güç de teknolojidir. Baş döndürücü hızıyla her alanı etkisine aldığı gibi eğitim sistemi de teknolojinin etkisinden payına düşeni almıştır. Bu gücün ışığında yetişen çocuklarımız, yaşamlarının birçok faaliyetini teknolojik gereçlerden yararlanarak gerçekleştirmektedirler. İletişim, eğitim, eğlence vs. hemen her alanda teknolojiyi kullanmakta ve bundan büyük zevk duymaktadırlar. Teknoloji çağı çocuklarının gözüyle bakıldığı zaman, klasik eğitim sisteminin standart öğretim yöntemleriyle, çocuklarda eğitime olması beklenen ilgi düzeyi oluşturulamayacaktır. İlgileri oluşsa dahi uzun süreli olamayacak ya da eğlenerek öğretimin sağlanması zorlaşacaktır. Günümüzde, eğitim sistemine yeni soluklar getirecek, öğrencilerimizin ilgisini çekecek, teknolojiden beslenen ve eğitimi eğlenceli hale getiren farklı öğretim yöntemleri ortaya koymak amacına girilmiştir. Bu çalışmanın amacı, tam da burada kendini göstermektedir. İletişim ve teknoloji çağında, öğrencilerimizin beklentilerini daha çok karşılayacak, onlara kendini ifade etme becerisini bağlam içerisinde kazandıracak, öğretimi eğlenceli hale getirecek bir yöntem olarak film izleterek yeni sözcükler öğretme yoluna gidilmiştir. Öğrencilerin gerçekleştirmekten zevk aldığı bir hobi olan film izleme, aynı zamanda onlara yeni sözcüklere dair eğlenceli bir kapı açacaktır. Böylelikle sözcük öğretimine dair yeni bir teknik meydana gelmiş olacaktır. Eğlenerek sözcük hazinesini geliştiren öğrencilerin iletişim açısından sağlıklı bireyler halinde gelmesi sağlanacaktır. Bu kapsamda, araştırmanın uygulaması İstanbul'un Bahçelievler ilçesindeki bir devlet okulunda yapılmıştır. Bu okulda rastgele seçilen 6. Sınıf düzeyinde 110 öğrenci çalışma grubunu oluşturmuştur. Çalışmada "ön test-son test kontrol gruplu deneme modeli" kullanılmıştır. Biri Türk yapım biri yabancı yapım olmak üzere iki animasyon filmi belirlenmiş, bu filmler üç uzman ve emsal yaş grubu 25 bağımsız öğrenci tarafından izlenmiştir. Uzmanlar, öğrencilerin anlamını bilemeyeceğini düşündükleri kelimeleri, öğrenciler ise izledikleri filmlere dair anlamını bilmedikleri kelimeleri belirlemişlerdir. Oluşan kelime havuzundan her iki film için ortak görüş içeren 30 kelimelik listeler oluşturulmuştur. Her iki film için sırayla aynı işlem basamakları kullanılacak şekilde uygulamalar yapılmıştır. Kelime listeleri, kelime ilişkilendirme testi olarak hazırlanıp ön test olarak, deney grubu (55 öğrenci) ve kontrol grubu (55 öğrenci) olarak belirlediğimiz iki grup öğrenciye uygulanmıştır. Bu testlerle, öğrencilerin hedef sözcüklerin anlamını bilme durumunu daha net görebilmek adına, sözcüklerin anlamlarını kendilerinin ifade etmesi sağlanmıştır. Yedi gün sonra deney gurubuna belirlenen film izletilmiş kontrol grubuna herhangi farklı bir uygulama yapılmamıştır. Yedi gün sonra kelime ilişkilendirme testleri son test olarak her iki gruba tekrar uygulanmıştır. On dört gün sonra hedef kelimeler farklı soru kalıplarıyla genel karma son test olarak her iki gruba uygulanmıştır. SPSS-21 istatistik programı kullanılarak elde edilen veriler nicel değerlendirme teknikleriyle ve öğrencilerin yaptıkları sözcük/sözcük gruplarına dair tanımlar da araştırmacının görüşleriyle yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Animasyon, Sinema, Söz varlığı, Dil, Öğrenci, Öğrenme, Etkileşim
Kültürel ögeler açısından yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kaynak incelemesi: Türkçeye Yolculuk B1-B2 ve Altay Türkçe Öğreniyorum B1-B2 örnekleri
Son yıllardaki kültürel ve siyasi gelişmeler sonucunda Türkçeye, Türkiye'de ve Türkiye dışında ilgi artmıştır. Bu durum Türkçe öğretiminde kullanılan materyallerin de sayıca artmasını sağlamıştır. Bu materyaller içinde Türkçe öğretim setleri ilk sıradadır. Bu araştırmanın konusunu da Kesit Yayınlarının Eğitim kategorisinde çıkan Türkçeye Yolculuk Türkçe öğretim setinin B1 ve B2 seviyeleri ders kitapları ile ydspublising yayınlarından çıkan Altay Türkçe Öğreniyorum B1 ve B2 ders kitapları oluşturmaktadır. Kitaplar kültür aktarımı çerçevesinden incelenecektir. Türkçe yabancı dil olarak öğretilirken dil bilgisi yapılarının öğretilmesinin yanı sıra Türk kültürü de öğretilmektedir. Yurt dışında ve yurt içinde yürütülen Türkçe öğretimi etkinlikleri kapsamında ders kitaplarının yeri ve niteliği çok önemlidir. Ders kitapları dili öğretirken kültür aktarımı için de en önemli materyallerdendir. Bu doğrultuda "Türkçeye Yolculuk ile Altay Türkçe Öğreniyorum kitapları kültür aktarımı açısından yeterli midir?" sorusundan yola çıkılarak yapılan araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden belge tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda elde edilen bulgular ışığında Türkçeye Yolculuk ve Altay Türkçe Öğreniyorum kitabının kültür aktarımı açısından durumunu belirleyecek ve Türkçe öğretim kitaplarında kültür aktarımının nasıl olması gerektiğini ortaya koyacaktır. Böylelikle yazılan kitapların durum tespitinde ve yazılacak olan kitaplarda kültür aktarımı konusunda nelere dikkat edilmesi gerektiği konusunda bu araştırma yol gösterici olacaktır. Araştırmanın sonucunda bahsi geçen kitaplardaki belirlenen metinlerden elde edilen veriler sayısallaştırılıp yorumlanmıştır. Sonuç olarak Türkçeye Yolculuk kitaplarında özellikle B1 seviyesinde Türk kültür ögelerinin fazla olduğu tespit edilmiştir. Buna karşılık olarak Altay Türkçe Öğreniyorum kitaplarında ise yabancı kültür ögelerinin fazlalığı göze çarpmaktadır. Her iki kitabın da yeni baskılarında kültür aktarımı konusunda düzenlemeler yapılması gerektiği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi, Yabancılar İçin Türkçe Öğretimi, Türkçe Öğretim Seti, Kültür Aktarımı.
Özel yetenekli öğrencilere bilim ve sanat merkezlerinde uygulanan Türkçe eğitimi: Bir durum çalışması
Bu araştırmanın amacı, bilim ve sanat merkezlerindeki Türkçe eğitiminin niteliğine ilişkin öğretmen, öğrenci ve velilerin görüşlerini ortaya koymak, öğretmenlerin öğretim sürecindeki uygulamalarını tespit etmek ve elde edilen veriler ışığında Türkçe eğitimini değerlendirip öneriler sunmaktır. Özel yetenekli öğrenciler normal gelişim gösteren akranlarına göre bazı bireysel farklılıklara sahiptir ve özel eğitime ihtiyaçları vardır. Özel yetenekli öğrencilerin alacağı eğitim onların hazır bulunuşlukları, ilgi ve öğrenme stillerine göre planlanmalı, öğretim programlarının içerik, süreç, öğrenme ortamı ve ürün ögelerinde buna göre değişiklikler yapılmalıdır. Araştırmada nitel araştırma yaklaşımlarından durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2017-2018 eğitim öğretim yılında Türkiye'nin farklı bölgelerindeki BİLSEM'lerden ölçüt örnekleme ile seçilen 19 öğretmen, 29 öğrenci ve 19 veli oluşturmuştur. Veriler araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış öğretmen, öğrenci ve veli görüşme formları, yarı yapılandırılmış gözlem formu, yansıtıcı öğrenci günlükleri ile dokumanlar kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi ve betimsel analiz yöntemleri kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, BİLSEM'lerde Türkçe dersine giren öğretmenlerin, özel yetenekli öğrencilerin özelliklerine uygun olarak içerik, süreç, ürün ve öğrenme ortamında farklılaştırma ve zenginleştirme yaptıkları, öğretim sürecinde öğrencilerin ilgisini çeken çeşitli materyaller kullandıkları, değerlendirmede çoklu ölçme araçlarına ve değerlendirme yöntemlerine yer verdikleri görülmüştür. Bununla birlikte etkinlik içeriklerinin daha soyut ve karmaşıklık özelliği göstermesi için revize edilmesi, ileri içeriğin artırılması, öğretim sürecinde farklı strateji, yöntem ve tekniklere, üst düzey düşünme becerilerine ve açık uçlu problemlere daha çok yer verilmesi, görsel, teknolojik ve oyun tabanlı materyallerin geliştirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin bilim ve sanat merkezlerindeki Türkçe eğitimi konusunda olumlu görüşlere sahip oldukları, Türkçe etkinliklerini farklı, yaratıcı ve eğlenceli buldukları, süreç odaklı etkinliklerden, özellikle sahne sanatlarından ve yaratıcı yazma etkinliklerinden hoşlandıkları, öğretim süreci sonunda çeşitli ve sentez ürünler oluşturdukları tespit edilmiştir. Veliler BİLSEM'deki Türkçe eğitiminin öğrencilerin temel dil becerilerini ve iletişim becerilerini geliştirdiğini, ayrıca yeteneğe yönelik çalışmalar yapıldığı için öğrencilerin yeteneklerini keşfetmede ve hedeflerini belirlemede daha rahat olduklarını ve özgüvenlerinin geliştiğini vurgulamışlardır. Öğretmenlerin, öğrencilerin ve velilerin ifade ettiği planlama ve politikalar ile öğretim sürecine yönelik istek ve önerilerin dikkate alınması durumunda BİLSEM'lerde Türkçe eğitiminden daha fazla verim alınabileceği öngörülmektedir.
Yabancılar için hazırlanan Türkçe ders kitaplarındaki söz varlığı ile Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin yazılı anlatımlarındaki söz varlığı
Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde söz varlığı ögeleri söz konusu olduğunda "Neyi, ne kadar, ne zaman öğreteceğiz?" gibi sorular akla gelmektedir. Araştırmacılar, dilde en sık ve yaygın olarak kullanılan sözcüklerin öğretilmesi gerektiğini belirtmektedir. Buradan hareketle "Yabancılar için Türkçe ders kitaplarında ve Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin yazılı anlatımlarında hangi söz varlığı ögeleri bulunmaktadır ve bunların kullanım sıklığı ile yaygınlığı nedir?" sorusu çalışmanın problem cümlesini oluşturmaktadır. Çalışma kapsamında yabancılar için Türkçe ders kitaplarında ve Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin yazılı anlatımlarında yer alan söz varlığı ögelerini incelemek amacıyla ders kitaplarına ve öğrencilerin yazılı anlatımlarına yönelik iki çalışma yapılmıştır. Tez çalışmasının ders kitaplarına yönelik bölümü için nicel araştırma yöntemi ve genel tarama modeli kullanılmıştır. Ders kitaplarındaki söz varlığı ögelerinin ortaya konmasında ve dil seviyelerine dağılımında örneklem olarak Gazi, Yeni Hitit ve İstanbul yabancılar için Türkçe öğretim setlerinin her birinde yer alan A1, A2, B1, B2 ve C1 seviyesindeki toplam 15 yabancılar için Türkçe ders kitabı seçilmiştir. Ders kitaplarındaki veriler doküman analizi yaklaşımıyla toplanmıştır. Söz varlığı ögelerinin kullanım sıklığına ve yaygınlığına yönelik analizinde ise betimsel (nicel) analiz kullanılmıştır. Tez çalışmasının öğrencilerin yazılı anlatımlarına yönelik bölümü için nicel ve nitel araştırma yöntemleri birlikte kullanılmıştır. Nicel araştırma yöntemiyle oluşturulan bölümde genel tarama modeli kullanılmıştır. Öğrencilerin yazılı anlatımlarındaki söz varlığı ögelerini ortaya koymak amacıyla örneklem olarak A1, A2, B1, B2 ve C1 seviyelerinde Gaziantep Üniversitesi, Ankara Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi Türkçe öğretim merkezlerinde Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen toplam 500 öğrenci seçilmiştir. Öğrencilerin yazılı anlatımlanlatımlarındaki veriler doküman analizi yaklaşımıyla toplanmıştır. Söz varlığı ögelerinin kullanım sıklığına yönelik analizinde ise betimsel (nicel) analiz kullanılmıştır. Nitel araştırma yöntemiyle oluşturulan bölümde olgubilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Öğrencilerin yazılı anlatımlarında yer alan sözcüklerin yaygınlığını ve dil seviyelerine dağılımını incelemek üzere çalışma grubu olarak Ankara ve İstanbul üniversitelerinin Türkçe öğretim merkezlerinde, A1 seviyesinin başından C1 seviyesinin sonuna kadar Türkçe öğrenen 25 öğrenci seçilmiştir. Yazılı anlatımlardaki veriler doküman analizi yaklaşımıyla toplanmıştır. Verilerin analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesi ile ulaşılan sonuçlardan bazıları şunlardır: Hangi söz varlığı ögelerinin, hangi seviyede, ne kadar öğretileceği konusunda yabancılar için Türkçe ders kitaplarında ortak bir kabul yoktur. Ders kitaplarında kullanılan söz varlığı ögelerinin A1 seviyesinden C1 seviyesi ders kitabına doğru dağılımında yalnızca bir dil öğretim setinde düzenli bir ilerleme vardır. Bir Türkçe öğretim setiyle öğretimin sonunda sunulan toplam söz varlığı ögesinin sayısı, Türkçe öğretim setleri arasında farklılık göstermektedir. Bununla beraber Türkçe öğretim setleriyle öğretimin sonunda sunulan söz varlığı ögelerinin yaygınlık oranı da oldukça düşüktür. Bir sözcüğün öğrenenlerin yazılı anlatımlarındaki ve ders kitaplarındaki yeri incelendiğinde, sözcüklerin kullanıldığı seviyeler arasında farklılık olduğu görülmektedir. Çalışma kapsamında incelenen toplam 15 yabancılar için Türkçe ders kitabı ile Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen toplam 500 öğrencinin yazılı anlatımları bir bütün olarak değerlendirilip karşılaştırıldığında en sık kullanılan 0-2000 sözcüğün yüksek oranda benzer olduğu; öğrencilerin yazılı anlatımlarında ihtiyaç duydukları sözcüklerin de yüksek oranda ders kitaplarında bulunduğu görülmektedir. Bu bağlamda tez çalışmasında 15 yabancılar için Türkçe ders kitabından elde edilen sözcüklerin seviyelere dağılımıyla (seviyelendirilmesiyle) ulaşılan sözcük listelerinin, Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi alanında kullanılabileceği söylenebilmektedir. Anahtar Kelimeler: Türkçe Eğitimi, Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi, Yabancılar İçin Türkçe Ders Kitapları, Sözcük Sıklığı, Sözcük Yaygınlığı
Öğretmen ve öğrenci gözü ile soydaş iki dillilere Türkçe öğretiminde ölçme ve değerlendirme (Arapça ve Türkçe bilen Kerkük Türkmenleri örneği)
Eğitim programlarında, Türkçe öğretiminin dil ve kültür birliğinin sağlanması, öğrencilere ana dillerinin önemini kazandırmadaki sorumluluğa göndermeler yapılarak bir sanat özelliği taşıyan Türkçe eserler, öğrencide büyük ölçüde etki yaratmıştır. Irak'ın Kerkük ilinde görev yapan iki dilli Türkçe öğretmenlerin ve Kerkük Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Öğretmenliği Bölümü'nde okuyan iki dilli öğrencilerin ölçme ve değerlendirme ile Türkçe öğretimindeki görüşlerini ve sorunlarını tespit etmek; bu görüşlerin öğretmenler tarafınca cinsiyet, görev yaptıkları okul ve hizmet yılı ile uygulanan ankette belirlenen soru tiplerini ve bunları öğrenme alanlarına ilişkin kullanımları açısından belirlemek, öğrencilerin ise; sadece cinsiyet ile ankette bulunan soru tiplerini öğrenme alanlarına göre kullanılmasını istediklerini belirtmişlerdir. Öğretmenlerin Türkçe öğretimindeki ölçme ve değerlendirme ile ilgili görüşlerinde cinsiyete, görev yaptıkları okula ve hizmet yılına göre dikkate değer bir ilişki ortaya çıkmamıştır. Öğretmenler, "Türkçe öğretimin ölçme ve değerlendirme olarak belirlenmesi, konuların kavranıp kavranmadığını belirleme" olarak görmekte ve uygulamadaki soru tiplerini konunun kavranmasına yönelik yanıtladıkları görülmüştür. Ancak öğrenciler konunun daha iyi kavranmasına inandıkları şekilde ankette bulunan soru tiplerini yanıtladıkları görülmüştür. Ayrıca sınavlarda çoğunlukla yazılı soru tipi kullanılmaktadır. Öğretmenlerin testten öte, klasik yazılı sınav uygulamasını kullandıkları görülmüştür. Ancak öğrencilerin daha çok test uygulamalarını tercih ettikleri görülmüştür. Irak'ta yaşayan iki dilli Kerkük Türkmenlerindeki Türkçe öğretiminde ölçme ve değerlendirme, anketler ve kaynak tarama çalışmaları yoluyla belirtilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kerkük, Türkçe Öğretimi, İki Dillilik, Ölçme, Değerlendirme.
Duisburg/Essen Üniversitesi'nde öğrenim gören Türkçe öğretmeni adaylarının iki dillilik olgusuna yönelik görüşleri
1960'lı yılların başından itibaren Türkiye'den Avrupa'ya, özellikle Almanya'ya büyük bir işçi göçü yaşanmıştır. Bu göç neticesinde, göç olgusunun doğal bir sonucu olarak iki dilli ve iki kültürlü bir nesil ortaya çıkmıştır. Bilim ve teknolojide meydana gelen gelişmelere paralel olarak insanlar arasındaki iletişim ve bilgi akışının boyut değiştirmesi, toplumsal yaşamı da etkilemiş ve iki dilli ya da çok dilli insanlar bir zenginlik göstergesi olarak kabul edilmiştir. İki dilliliği ya da çok dilliliği destekleyen dil eğitim politikaları, insanların dilsel ve kültürel yönde gelişim potansiyellerinin farkına varmalarını sağlayarak bu potansiyeli olumlu yönde değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Küreselleşen dünyada en az iki ya da daha fazla dil bilmek çağımızın gerekliliklerinden kabul edilmektedir. Almanya'daki eğitim sistemi eyaletlere göre farklılık gösterdiği için Huber'in (2008) deyimiyle ''göç çocuklarının'' Türkçe eğitimi kimi zaman Milli Eğitim Bakanlığından gönderilen uzman kişiler tarafından kimi zaman ise Almanya'da Türkçe öğretmeni yetiştirmek için yoğun mesai harcayan Duisburg/Essen Üniversitesi Türkistik bölümünde eğitim gören Türkçe öğretmenleri aracılığı ile yürütülmektedir. Türkistik bölümünde yetiştirilen Türkçe öğretmenleri, gerek kendilerinin de iki dilli olmaları gerekse, Almanya'da yaşayan Türk soylu insanların Türkçe eğitimleri sırasında yaşadıkları sorunlara tanık olmaları bakımından Almanya'da bulunan Türkçe konuşucularına Türkçe eğitimi verilmesi konusunda önemli ve aktif bir rol oynamaktadır. Bu düşüncelerden hareket ile yurt dışında yetiştirilen Türkçe öğretmeni adaylarının iki dillilik olgusuna yönelik görüşlerini ortaya koymak, Türkçe eğitimi verecek olan bu öğretmen adaylarının hem Türkçe ve Almancaya hem de iki dillilik olgusuna bakış açılarının durum tespitinin yapılmasını sağlayacaktır. Bu durum tespiti, Türkçe-Almanca bilen iki dilli bireylerin daha sağlıklı ve dengeli yetişebilmesi için neler yapılması gerektiği konusunda bizleri fikir sahibi edecek ve yönlendirecektir. Bu bağlamdan yola çıkarak araştırmanın konusunu ''Yurt Dışında Yetiştirilen Türkçe Öğretmeni Adaylarının İki Dillilik Olgusuna Yönelik Görüşleri'' oluşturmaktadır. Araştırmada Türkçe öğretmeni adaylarının araştırma sırasında uygulanan ölçme araçlarına samimi ve doğru cevaplar verdikleri varsayılmıştır. Araştırmanın örneklemini Duisburg/Essen Üniversitesi Türkistik bölümünde okuyan otuz dört öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma çerçevesinde konuyla ilgili olarak yerli ve yabancı literatür taranmış ve konu ile ilgili daha önce yapılan çalışmalar incelenmiştir. Araştırmanın kapsamı ve içeriği nitel araştırma yöntemine uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Nitel veriler 01-18 Aralık 2015 tarihleri arasında öğrencilerle yapılan görüşmeler sonucunda elde edilmiştir. Araştırmanın nitel verileri olan görüşme kayıtları içerik analizi, içerik analizi türlerinden de kategorisel analiz kullanılarak analiz edilmiştir. Kategorisel analizde önce veriler kodlanmış, ardından kodları genel düzeyde açıklayan kategoriler belirlenmiş ve bulgular yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Çok Kültürlülük, Göç, İki Dillilik, Tek Dillilik, Türkçe Öğretimi.
Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesinde dil yeterliliklerinin sosyokültürel uyuma etkisi
Bu araştırma, Türkiye'de eğitim gören uluslararası öğrencilerin Türkçe dil yeterliliklerinin, sosyokültürel uyumlarına etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Aynı zamanda araştırmada, katılımcı öğrencilerin sosyokültürel uyum seviyeleri; yaş, Türkiye'de bulunma süreleri, cinsiyetleri ve Türkiye'yi tercih nedenlerine göre de incelenmiştir. Araştırmanın evrenini, 92'si A, 96'sı B1, 17'si B2 düzeyinde olmak üzere Gazi Üniversitesi TÖMER'de Türkçe eğitimi alan 205 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmanın verileri, Ward ve Kennedy (1999) tarafından geliştirilen sosyokültürel uyum ölçeği kullanarak toplanmıştır. Ölçeğin kullanım izni araştırmacılardan email yoluyla alınmıştır. Uygulanan sosyokültürel uyum ölçeği 20 maddeden oluşan 5'li likert tip bir ölçektir. Ölçek açımlayıcı faktör analizine tabi tutulmuş, Ölçeğin 20 maddesi faktör sayısı iki olacak biçimde temel bileşenlerine ayrılmıştır. Temel bileşenler; kültürel empati ve kişisel çabalardır. Araştırmadan çıkan sonuçlara göre, öğrencilerin Türkçe dil yeterliliklerinin, sosyokültürel uyumlarına olumlu bir etkisi vardır. Araştırmada, B2 seviyesindeki öğrencilerin sosyokültürel uyumlarının, ölçeğin her iki faktöründe ve toplam puanında, hem B1 hem de A seviyesindeki öğrencilere göre daha iyi olduğu görülmüştür. B1 ve A seviyesi arasında istatiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Katılımcı öğrencilerin yaş ve Türkiye'de kalma süreleri arasında anlamlı bir ilişki bulanamadığı gibi, öğrencilerin yaşları ve Türkiye'de bulunma süreleri ile sosyokültürel uyumları arasında anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir. Öğrencilerin cinsiyetleri ve sosyokültürel uyumları arasındaki ilişki incelendiğinde ise uluslararası kız öğrencilerin, ölçeğin ikinci faktöründe ve toplamında aldıkları puanların, erkek öğrencilere göre daha fazla olduğu görülmüştür. Çıkan sonuca göre katılımcı kız öğrencilerin sosyokültürel uyumları erkek öğrencilere göre daha iyidir. Araştırmada, öğrencilerin Türkiye'yi tercih sebeplerinin 1. sırasında kendi ilgi ve istekleri ile Türkiye'de eğitim almak için olduğu görülmüş, bunu Türkiye'deki bursların cazipliği ve diğer sebepler takip etmiştir. Öğrencilerin Türkiye'yi tercih sebepleri ile sosyokültürel uyumları arasında istatiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Araştırmadan çıkan sonuçlar yorumlanmış, Türkiye'de bulunan uluslararası öğrencilerin sosyokültürel uyumlarının artması için yapılması gerekenler önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Uluslararası Öğrenciler, Sosyokültürel Uyum, Dil Yeterlilik,Kültürel Şok