Theses supervised by Doç. Dr. Cafer Şafak Eyel
10 theses · Bahçeşehir University
COVID-19 korkusu ile mental iyi oluşun sağlık hizmetleri tekrar satın alma niyeti üzerindeki etkisinin incelenmesi: İstanbul ilinde bir araştırma
Bu çalışma çerçevesinde, Covid-19 korkusu ile mental iyi oluşun tekrar satın alma niyeti üzerinde anlamlı bir etkisi olup olmadığının incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Bu doğrultuda, İstanbul ilinde Covid-19 pandemisi sürecinde en az bir kez bir sağlık kuruluşundan sağlık hizmeti satın almış olan 211 sağlık hizmetleri tüketicisi ile 17 Temmuz 2022 ve 8 Kasım 2022 tarihleri arasında online anket yapılmıştır. Dört bölümden oluşan anket formunda 6 soruluk Kişisel Bilgi Formu, Ahorsu vd. (2020) tarafından geliştirilip Ladikli vd. (2020) tarafından Türkçe diline adapte edilen 7 maddelik Covid-19 Korkusu Ölçeği, Tennant vd. (2007) tarafından geliştirilip Keldal (2015) tarafından Türkçe diline adapte edilen 14 maddelik Mental İyi Oluş Ölçeği ve Shin vd. (2013) tarafından geliştirilip Arslan-Kurtuluş (2019) tarafından Türkçe diline adapte edilen 3 maddelik Tekrar Satın Alma Niyeti Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma hipotezlerinin test edilmesi sonucunda, Covid-19 korkusu ile mental iyi oluşun sağlık hizmetlerini tekrar satın alma niyeti üzerinde anlamlı, pozitif yönlü ve orta düzeyde etkiye sahip olduğu bulguları elde edilmiştir.
Lüks moda sektöründe sosyal medya pazarlamasının marka sadakati ve satın alma niyetine etkisi: Covid-19 sürecinde İstanbul ilinde bir araştırma
Bu çalışma kapsamında, lüks moda sektöründe faaliyet gösteren markaların sosyal medya kullanımına ilişkin tüketici algısının marka sadakati ve satın alma niyeti üzerindeki etkilerinin araştırılması, ayrıca lüks moda markalarına yönelik marka sadakatinin satın alma niyeti üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada nicel araştırma yönteminden yararlanılmıştır. Bu çerçevede 17 Mayıs 2022 ile 25 Kasım 2022 tarihleri arasında, kolayda örnekleme ve kartopu örnekleme tekniklerinden faydalanılarak, 301 katılımcıyla online anket gerçekleştirilmiştir. Kullanılan anket formunda 8 soruluk Kişisel Bilgi Formu, Kim ve Ko (2012) tarafından geliştirilip İnceli (2018) tarafından Türkçe'ye adapte edilen 11 maddelik Algılanan Sosyal Medya Kullanımı Ölçeği, Yoo ve Dunthu (2001) tarafınca geliştirilen 3 maddelik Marka Sadakati Ölçeği, Prendergast vd. (2010) tarafından geliştirilen 4 maddelik Satın Alma Niyeti Ölçeği yer almaktadır. Anket verilerinin analizi SPSS 22 programında yapılmıştır. Yapılan araştırma neticesinde, lüks moda sektöründe faaliyet gösteren markaların sosyal medya kullanımına ilişkin tüketici algısının marka sadakati ve satın alma niyeti üzerinde pozitif yönlü, anlamlı ve orta düzeyde etkiye sahip olduğu; ayrıca lüks moda markalarının sosyal medya kullanımlarına ilişkin tüketici algısının, lüks moda markalarına yönelik marka sadakatinin satın alma niyeti üzerinde pozitif yönlü, anlamlı ve yüksek düzeyde etkiye sahip olduğu belirlenmiştir.
Nöropazarlamanın tüketici davranışına etkisi: Gıda sektörü ürünlerine yönelik bir araştırma
Bu akademik çalışma, son günlerde etkinliği artan nöropazarlamanın, tüketim üzerinde büyük etkisi olan gıda sektörünü baz alıp inceleyerek, tüketici davranışlarına etkisini araştıran bir çalışma olmuştur. Tüketici davranışlarının altında yatan sosyal ve psikolojik sebepleri analiz etmek için oldukça etkili olan nöropazarlama, tüketicilerle en doğru noktada buluşmayı hedefleyen bir pazarlama türüdür. Araştırmadaki amaç̧, nöropazarlama ile beynin işleyişini çeşitli faktörleri göz önünde bulundurarak tüketicilerin gıda sektöründeki satın alma algısını baştan sona gerek nöropazarlama teknikleri ile gerekse yapılan anket ile araştırma çalışmaları doğrultusunda inceleyerek tüketici davranışlarını anlamaya çalışarak belirli sonuçlara ulaşmaktır. Bu amaç doğrultusunda yapılan araştırma sonucunda; İstanbul ilinde yaşayan ve nöropazarlama konusunda temel bilgi sahibi olan 18 yaş üzeri gıda ürünü tüketicilerinin nöropazarlamaya ilişkin algılarının tüketici davranışları üzerinde anlamlı ancak kısmi bir etkiye sahip olduğu, ayrıca bilinçaltı reklamların olumsuz etkilerinin ve bilinçaltı mesajlara yönelik farkındalığın bilinçaltı mesaj algısı üzerinde anlamlı etkisi olduğu belirlenmiştir.
İnsan kaynakları süreçlerinde yapay zekâ kullanımının etkilerinin Y ve Z kuşakları açısından karşılaştırılması
Günümüzde hızla gelişmekte olan teknoloji ile iş dünyasına yapay zekâ uygulamaları entegre olmuş ve özellikle insan kaynakları yönetiminin sorumluluğunda gerçekleştirilen birçok faaliyet artık yapay zekâ uygulamaları yardımıyla yapılır olmuştur. Ancak bu entegrasyona tüm kuşaklar eşit şekilde uyum sağlayamamış ve çeşitli noktalarda farklılıklar ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada sağlık sektöründe faaliyet göstermekte olan işletmelerde insan kaynakları departmanlarında görev alan Y ve Z kuşağından beyaz yaka çalışanların, insan kaynakları faaliyetlerinde kullanılan yapay zekâ uygulamalarına karşı görüşleri alınmış ve iki kuşak arasında kıyaslamalar yapılmıştır. Çalışmada elde edilen bulgulara göre iki kuşak arasında uyum sağlama dışında çok belirgin bir farklılık olmadığı belirlenmiştir. Her iki kuşak da başarılı bir şekilde yapay zekâ uygulamalarını kullanabilmektedir.
İş yerinde stratejik insan kaynakları yönetiminin, çalışan motivasyonu ve performansına etkileri: Telekomünikasyon sektörü üzerine bir araştırma
Bu çalışmada iş yerlerinde uygulanan stratejik insan kaynakları yönetiminin, çalışanların motivasyon ve performansları üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda telekomünikasyon sektörü üzerinde bir saha araştırması gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda 10.05.2023-18.05.2023 tarihleri arasında 201 telekomünikasyon çalışanına anket uygulaması yapılmış ve veriler toplanmıştır. Anket formu kendi içerisinde 6 soruluk demografik bilgiler, 6 soruluk stratejik insan kaynakları yönetimi, 16 soruluk çalışan motivasyonu ve 4 soruluk çalışan performansı bölümleri yer almaktadır. Elde edilen veriler SPSS 22 istatistik programında değerlendirilmiş olup, telekomünikasyon sektöründe çalışanların stratejik insan kaynakları yönetimine ilişkin tutumlarının çalışma motivasyonu ve çalışan performansına anlamlı olarak etki ettiği belirlenmiştir.
Çalışma yaşamında stresin tükenmişlik ve çalışma motivasyonu üzerindeki etkisi: Covid-19 sürecinde turizm sektörü çalışanları üzerinde bir araştırma
Bu çalışma kapsamında, Covid-19 sürecinde turizm sektörü çalışanlarının yaşadığı stresin tükenmişlik düzeyleri ve çalışma motivasyonları üzerindeki etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada nicel araştırma yönteminden yararlanılmıştır. Bu bağlamda12 Ekim 2021 ile 18 Ağustos 2022 tarihleri arasında, kolayda örnekleme tekniği kullanılarak, 252 katılımcıyla anket gerçekleştirilmiştir. Anket formunda demografik bilgilere yönelik 7 soru, Balcı (1993) tarafından geliştirilen 14 maddelik Stres Yaratan Faktörler Ölçeği, Maslach ve Jackson (1981) tarafından geliştirilen ve Çam (1991) tarafından Türkçe diline uyarlanan 22 maddelik Maslach Tükenmişlik Envanteri, Miao, Evans ve Zou (2007) tarafından geliştirilen ve Çetinkaya (2021) tarafından Türkçe diline uyarlanan 16 maddelik Çalışma Motivasyonu Ölçeği kullanılmıştır. Katılımcılardan toplanan veriler SPSS-23 programıyla analiz edilmiştir. Araştırma neticesinde, turizm sektöründe faaliyet gösteren firmalarda Covid-19 sürecinde aktif şekilde çalışanların yaşadıkları stresin tükenmişlik ve çalışma motivasyonu üzerinde kısmi, anlamlı, pozitif yönlü ve düşük düzeyde etkisi olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Stres, Tükenmişlik, Çalışma Motivasyonu, Covid-19, Turizm Sektörü
Turizm işletmelerinde çalışanlarda örgütsel iletişimin iş performansı ve iş doyumu üzerindeki etkisinin incelenmesi
Bu çalışmada, turizm işletmelerinde çalışanlarda örgütsel iletişimin iş performansı ve iş doyumu üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma çerçevesinde nicel araştırma yönteminden faydalanılmıştır. Bu çerçevede, 5 Kasım 2021 ve 25 Temmuz 2022 tarihleri arasında, kolayda örnekleme tekniğinden yararlanılarak, 252 çalışan ile online anket yapılmıştır. Ankette demografik bilgilerle ilgili 7 soru, Roberts ve O'Reilly (1974) tarafından geliştirilip Yıldırım (2019) tarafından Türkçe'ye uyarlanan 34 maddelik Örgütsel İletişim Ölçeği, Kirkman ve Rosen (1999) tarafından geliştirilip Çöl (2008) tarafından Türkçe'ye uyarlanan 4 maddelik İş Performansı Ölçeği, Brayfield ve Rothe (1951) tarafından geliştirilip Yoon ve Thye (2002) tarafından kısaltılan ve Kuşluvan ve Kuşluvan (2005) tarafından Türkçe'ye uyarlanan 5 maddelik İş Doyumu Ölçeği kullanılmıştır. Örneklem grubundan elde edilen verilerin analizinde SPSS-23 bilgisayar programı kullanılmıştır. SPSS-23 bilgisayar programında yapılan analizlerin sonucunda, turizm işletmeleri çalışanlarında örgütsel iletişim düzeyinin iş performansı üzerinde pozitif yönlü, anlamlı ve orta düzeyde bir etkiye sahip olduğu, örgütsel iletişim düzeyinin iş doyumu üzerinde pozitif yönlü, anlamlı ve yüksek düzeyde bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: İletişim, Örgütsel İletişim, İş Performansı, İş Doyumu, Turizm
Sosyal medyada paylaşılan tüketici yorumlarının satın alma davranışı ve tüketicilerin marka tercihine etkisi: E-ticaret siteleri örneği
Bu çalışmada İstanbul ilinde yaşamını sürdüren, e-ticaret siteleri ile ilgili sosyal medyadaki çevrimiçi tüketici yorumlarını takip eden, 18 yaş ve üzerindeki tüketicilerin çevrimiçi tüketici yorumlarına yönelik algılarının satın alma davranışı ve marka tercihi üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırma evreni olarak İstanbul ili seçilmiş olup, 21 Şubat 2023 ile 17 Mayıs 2023 tarihleri arasında, kolayda örnekleme tekniğinden faydalanarak, 401 katılımcı ile online anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Hazırlanan anket formunda 6 sorudan oluşan Kişisel Bilgi Formu, Abaeva (2020) tarafından literatür taraması neticesinde oluşturulan 19 madde ve 5 boyuttan meydana gelen Çevrimiçi Tüketici Yorumları Ölçeği, Tandon, Jabeen, Talwar, Sakashita ve Dhir (2021) tarafından geliştirilip Taşlık-Çınarlı (2022) tarafından Türkçeye adapte edilen 3 madde ve tek boyuttan oluşan Satın Alma Davranışı Ölçeği ile Wang (2010) tarafından geliştirilip Taşlık-Çınarlı (2022) tarafından Türkçeye adapte edilen 3 madde ve tek boyuttan meydana gelen Marka Tercihi Ölçeği kullanılmıştır. Veri toplamak için Google Forms online anket uygulamasından faydalanılmıştır. Veri analizi SPSS-22 istatistiksel analiz programı ile yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda; İstanbul ilinde yaşamını sürdüren, e-ticaret siteleri ile ilgili sosyal medyadaki çevrimiçi tüketici yorumlarını takip eden, 18 yaş ve üzerindeki tüketicilerin çevrimiçi tüketici yorumlarına yönelik algılarının satın alma davranışı üzerinde anlamlı, kısmi, pozitif yönlü ve orta düzeyde etkiye sahip olduğu, ayrıca marka tercihi üzerinde anlamlı, kısmi, pozitif yönlü ve düşük düzeyde etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte, araştırma değişkenlerinin çeşitli demografik özelliklere göre anlamlı şekilde farklılaştığı, cinsiyet açısından ise herhangi bir değişkende anlamlı farklılığın olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Medya, Çevrimiçi Tüketici Yorumları, Elektronik Ağızdan Ağıza İletişim, Satın Alma Davranışı, Marka Tercihi, E-Ticaret Sitesi
Value creation in web 3.0
The rapid change from Web 1.0 to the upcoming Web 3.0 era marks a significant shift in the generation of digital value and has a significant impact on contemporary client interaction. This study looks at how digital marketing has evolved, moving from static information exchange to dynamic, decentralized interactions that give customers more influence. The "Semantic Web", also known as Web 3.0, offers possibilities for genuine, individualized experiences that value privacy and encourage direct peer-to-peer connection. These decentralized platforms put traditional marketing assumptions to the test and call for more open, value-driven approaches. As a result, companies must rethink their strategies and put an emphasis on collaboration, trust, and relationship building in order to add real value. This study's value goes beyond theoretical understanding by providing a tactical comprehension of the digital environment in the Web 3.0 age. This study lays the road for successful navigation and sustainable growth in a fast-changing digital environment through a thorough investigation of customer behaviour, value generation concepts, and the tools inside digital marketing. The findings have significant ramifications for academics and professionals working to understand and realize the potential of digitalis in improving consumer connections.
KOBİ bankacılığında hizmet kalitesinin marka imajı ve müşteri sadakati üzerindeki etkisi: İstanbul ilinde bir araştırma
Ekonomik hayatın vazgeçilmez unsurlarından olan bankalar ürün ve hizmetlerini çeşitli dağıtım kanallarından mevcut ve potansiyel müşterilerine sunarlarken birçok farklı pazarlama stratejisi ve faaliyeti gerçekleştirirler. Müşteri odaklı pazarlama felsefesinin merkezinde, müşteriler ile uzun vadede kalıcı ilişkiler kurulmasının çok önemli olduğu bilinmektedir. Müşterilerle olan ilişkileri geliştirecek pazarlama faaliyetleri ve hizmet kalitesi piyasada rekabet avantajı yaratmak için bankalar için de önem arz etmektedir. Hızla değişen ihtiyaçlar ve ekonomik koşulların ortaya çıkardığı işletmelerin farklılaşan ihtiyaç ve beklentileri bankaları son derece proaktif bir yapıda yeni ürün ve hizmetler tasarlayıp oluşturarak bunları farklı pazarlama faaliyetleri ile tüm süreçlerinde (şube, ATM, internet /mobil şube vb.) etkin bir şekilde uygulamayı zorunlu kılmaktadır. Türkiye'deki işletmelerin %99'u üzerindeki kısmının KOBİ kategorisine girdiği, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı veriler doğrultusunda ise sigortalı iş görenlerin %73'ünün KOBİ'lerde çalıştığı düşünüldüğünde KOBİ'lerin ekonomik aktivite içerisindeki yeri son derece önem arz etmektedir. Bankalar arasında KOBİ'lere yönelik yoğun rekabet ortamında farklılaşan ürün ve hizmetler geliştirdiklerini gözlemliyoruz. Bankaların hizmet kalitesinde farklılaşması rekabette kurumu öne çıkarmaktadır. Bu çalışma değişen ekonomik koşullar altında KOBİ'lerin farklılaşan ihtiyaç ve taleplerine karşılık bankaların oluşturdukları stratejiler doğrultusunda geliştirdikleri hizmetlerin kalitesini ölçmeyi, bu hizmet kalitesinin KOBİ'lerin bankanın hizmetlerine yönelik marka imajı algıları ve müşteri sadakatleri üzerindeki etkisini araştırmak amacı ile yapılmıştır. 154 KOBİ temsilcisi ile yapılan anket uygulaması neticesinde, hizmet kalitesinin marka imajı üzerinde pozitif yönlü, orta düzeyde ve anlamlı etkiye sahip olduğu; hizmet kalitesinin müşteri sadakati üzerinde pozitif yönlü, yüksek düzeyde ve anlamlı etkiye sahip olduğu belirlenmiştir.