Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Ali Veysel Özden

10 theses · Bahçeşehir University

DoctorateOpen AccessTR

Sağlıklı genç yetişkin bireylerde vagus sinir uyarımının ve derin solunum egzersiz yöntemlerinin otonom sinir sistemi ve kasın yapısal özelliklerine akut etkisi

Derin solunum egzersiz yöntemleri ve auriküler vagus sinir uyarımı (VSU), son yıllarda noninvaziv bir tedavi modalitesi olarak kullanımı giderek artmaktadır. Bu çalışmada, derin solunum egzersiz yöntemlerinin ve vagus sinir uyarımının vagal modülasyon ve kas gruplarının özellikleri üzerine etkisi incelenmiş ve bu iki yöntemin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Sağlıklı yetişkin bireyler tek seanslık VSU ve derin solunum egzersizleri uygulanmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Uyarım öncesi ve sonrası gerçekleştirilen nabız, tansiyon, algılanan stres ölçeği, e-motion faros ve myotonpro ölçümleri ile otonom sinir sistemi ve çeşitli kas gruplarının yapısal özellikleri üzerine akut etkisi incelenmiştir. Her iki grupta da tek seanslık uygulama sonucunda algılanan stres ölçeği, nabız ve tansiyon değerlerine ilişkin bulgularda anlamlı düşüş tespit edilmiştir. Ayrıca her iki grupta da otonomik ölçüm değerlerine ilişkin bulguların parasempatik sinir sisteminin lehine geliştiği belirlenmiştir. Kasın yapısal özelliklerine ait ölçümlerde her iki grupta incelenen kasların frekans, sertlik ve logaritmik azalma değerleri düşüş gösterirken, gevşemeye ilişkin bulgularda artış tespit edilmiştir. Gruplar arası yapılan karşılaştırmalı istatistiksel değerlendirme sonucunda RMSSD, PNN50 ve PNS indeks değerlerinde solunum grubunda diğer gruba göre istatistiksel olarak anlamlı bir artış gözlenirken diğer parametreler açısından iki grup arasında herhangi bir anlamlı fark gözlenmemiştir. Elde ettiğimiz bulgular derin solunum egzersiz yöntemlerinin ve auriküler VSU'nun tek seanslık uygulamasının parasempatik sinir sistemine ilişkin değerleri artırabileceğini düşündürmüştür. MyotonPro cihazı ile yapılan ölçümlerde gruplar arası osilasyon frekansı ve sertlik değerlerinde nefes grubunda m.erector spinae'da, esneklik değerlerinde ise vagus grubunda m. biceps brachii'de anlamlı olarak daha fazla düşüş görülmüştür. Gevşeme değerlerinde ise nefes grubunda m.erector spinae ve m.gastrocnemius değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir artış saptanmıştır.

Elektrikle uyarmaGenç yetişkinlerOtonom sinir sistemi+3
Çağıl Ertürk
Bahçeşehir University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Migren hastalığı olan kadınlarda auriküler vagus sinir uyarımının ağrı ve nabız değişkenliği üzerine etkisi

Kronik ve nörolojik bir hastalık olan migren için yeni tedavilerin geliştirilmesi ihtiyacı bulunmaktadır. Transkütanöz auriküler vagus sinir stimülasyonunun (taVSS) "unilateral-sağ", "unilateral-sol" ve "bilateral" olarak uygulanmak üzere üç gruba ayrılan migren tanılı kadın olgular üzerinde hangi uygulamanın tercih edilebilir olduğunun saptanması, ağrı ve nabız değişkenlerinin değerlendirilmesi amaçlandı. Çalışmaya nörolog tarafından migren tanısı konmuş olan, 18-55 yaş arasında 60 kadın dahil edildi. Stimülasyon öncesi ve sonrasında Sayısal Ağrı Derecelendirme Ölçeği ile ağrı, Baş Ağrısı Etki Testi ile migren kaynaklı iş, okul, ev işleri ve sosyal faaliyetler üzerine kaybettiği zaman, nabız değişkenliği (RMSSD, LF/HF) ile otonom sinir sistemi ve dijital tansiyon aleti ile kan basıncı değerlendirildi. Her üç grup içerisinde bulunan tüm katılımcılara VAGUSTİM cihazı ile auriküler vagus sinir stimülasyonu uygulandı. Çalışma için yapılan değerlendirmelerde anlamlılık derecesi p<0,05 olarak hesaplandı. Yapılan analiz sonucuna göre grupların homojen dağıldığı, gruplar arasında VKİ, yaş, eğitim durumu, sigara kullanma durumu gibi parametreler açısından anlamlı farklılıklar bulunmadığı saptandı (p>0,05). Grup içi yapılan karşılaştırmalarda; her üç grupta da ağrı, Baş Ağrısı Etki Testi, nabız, sistolik ve diyastolik kan basıncı azaldı (p<0,05). Unilateral-sağ kulaktan stimülasyon yapılan grupta sol işaret parmağından ölçülen RMSSD'de artış görüldü (p<0,05). Gruplar arası yapılan karşılaştırmalarda unilateral-sol kulaktan uygulanan stimülasyon sonrası sağ ve sol işaret parmağından alınan ölçümlerde LF/HF değerinde artış olduğu gözlendi. Bu durum migren hastalarında unilateral-sol kulaktan yapılan stimülasyonun sempatik aktivasyonu arttırabileceği şeklinde yorumlanabilir. Bundan dolayı migren hastalarında parasempatik aktivasyonun arttığını gösteren parametrelerden RMSSD değerinin artışı ve LF/HF değerinin azalmasını sağlayan unilateral sağ-kulak ve bilateral kulaktan uygulanan transkutanöz auriküler vagus sinir stimülasyonu tercih edilebilir sonucuna varıldı.

AğrıBaş ağrısıBaş ağrısı bozuklukları+5
Şule Okur
Bahçeşehir University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kronik mekanik boyun ağrılı hastalarda konvansiyonel fizik tedavi ile birlikte servikal manipülasyonun ağrı şiddeti, yaşam kalitesi ve eklem hareket açıklığı üzerine etkilerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı kronik mekanik boyun ağrılı olgularda fizik tedavi uygulamalarına servikal manipülasyon eklenmesinin etkinliğinin incelenmesidir. Araştırmada hastalar Fizik tedavi (n=20) ve Fizik tedavi + Servikal manipülasyon (n=20) uygulanacak şekilde iki gruba ayrılmıştır. Araştırma kapsamında olgularda ağrı (VAS), boyun disabilite (BDI), eklem hareket açıklığı (EHA) ve yaşam kalitesi parametreleri değerlendirilmiştir. Araştırma grupları arasında yaş, cinsiyet, eğitim durumu, sağlık durumu ve egzersiz durumu gibi sosyodemografik verilerin gruplar arsında farklılık göstermediği bulunmuştur(p≥0,05). Fizik tedavi yöntemleri uygulanan grupta VAS, eklem hareket açıklığı, boyun disabilite indeksi, yaşam kalitesi, canlılık, sosyal işlevsellik, ağrı ve genel sağlık algısı alt boyut puanlarının tedavi öncesi ve sonrasında farklılık gösterdiği saptanmıştır (p≤0,05). Fizik tedavi ve kayropraktik uygulanan grupta VAS, BDI, EHA ve yaşam kalitesi alt boyut düzeylerinin tedavi öncesi ve sonrasında farklılık gösterdiği saptanmıştır(p≤0,05). Ayrıca gruplar arsında tedavi sonrasında VAS, BDI, EHA ve yaşam kalitesi alt boyut düzeylerinin farklılık gösterdiği saptanmıştır(p≤0,05). Kronik boyun ağrılı olgularda fizik tedavi + kayropraktik uygulamasının sadece fizik tedavi uygulamasına göre daha etkin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kronik, Boyun Ağrısı, Fizik Tedavi, Kayropraktik

Ağrı ölçümüBoyunBoyun ağrısı+7
İrem Erdem
Bahçeşehir University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Karpal tünel sendromu tanılı bireylerde transkütanöz auriküler vagus sinir uyarımının sinir ileti hızı, kavrama kuvveti, ağrı ve üst ekstremite fonksiyonelliğine etkisi

Karpal tünel sendromunun(KTS) toplumdaki görülme sıklığı yüksektir. KTS için uygulanabilecek altın standart tedavi protokolünün olmaması KTS'de yeni tedavilerin etkinliğinin araştırılmasını sağlamaktadır. Transkütanöz auriküler vagus uyarımının(taVNS) KTS'de sinir ileti hızı, kavrama kuvveti, ağrı ve üst ekstremite fonksiyonelliği gibi parametrelerdeki etkisinin araştırılması amaçlanmaktadır. Yaşları 18-58 aralığında değişen 51 hasta (90 el) çalışmaya dahil edilmiştir. Çalışmaya katılan bireyler deney, sham ve kontrol grubu olmak üzere üç gruba ayrılmışlardır. Tedavi öncesi ve sonrasında olacak şekilde median sinirin duyusal dalının ileti hızını ölçmek amacı ile elektromyografi(EMG) değerlendirmesi, bir dijital dinamometre yardımı ile el kavrama kuvveti, vizüel analog skalası(VAS) ölçeği ile ağrı sorgulaması ve üst ekstremitenin fonksiyonelliğini ölçmek amacı ile üst ekstremite fonksiyonel indeksi(ÜEFİ) ölçeği uygulanmıştır. Tedavide tüm katılımcılara konvansiyonel rehabilitasyon programı uygulanmış ve deney grubuna ayrıca vagus sinir uyarımı Vagustim cihazı yardımı ile gerçekleştirilmiştir. Sham grubuna ise cihaza ait kulaklıklar takılmış ancak akım verilmemiştir. Çalışma için yapılan değerlendirmelerde anlamlılık derecesi p<0.05 olarak hesaplanmıştır. Çalışmada gruplar arasında VKİ, yaş, cinsiyeti eğitim durumu, sigara kullanma durumu gibi parametreler açısından anlamlı farklılıklar bulunmamıştır(p>0.05). Grup içi yapılan değerlendirmelerde kavrama kuvveti dışında kalan sinir ileti hızı, ağrı ve üst ekstremite fonksiyonelliği açısından başlangıç durumuna göre anlamlı farklılık bulunmuştur(p<0.05). Grupların karşılaştırılması için yapılan analizde ise kavrama kuvveti parametresi dışında kalan tüm parametrelerde deney grubu lehine anlamlı farklılık bulunurken(p<0.05), sham ve kontrol grupları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır(p>0.05). Çalışma sonucunda KTS tanısı almış bireylerde konvansiyonel rehabilitasyon programına ek olarak uygulanan taVNS'nin duyusal sinir ileti hızını ve üst ekstremite fonksiyonellik seviyesini yükselttiği, ağrıyı azalttığı ancak kavrama kuvveti üzerinde herhangi bir etki oluşturmadığı bulunmuştur.

AğrıAğrı ölçümüEl kavrama kuvveti+4
Rıdvan Yıldız
Bahçeşehir University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Sağlıklı kişilere transkütanöz auriküler vagus sinir stimülasyonu uygulamalarında unilateral sağ, unilateral sol ve bilateral uygulamaların otonom sinir sistemi aktivitesi üzerine etkilerinin araştırılması

Transkutanöz auriküler vagus sinir stimülasyonu (VSS), vagal sinirin kulak konkası ve/veya tragus üzerinden yüzeyel elektrotlar yardımıyla uyarılmasıdır. İnvaziv VSS kadar etkilidir. Unilateral sol, unilateral sağ veya bilateral gerçekleştirilen uyarımların birbirlerine göre üstünlükleri merak konusudur. Bu çalışma 18-65 yaş arasındaki sağlıklı gönüllü katılımcılarda (n=30), unilateral sol, unilateral sağ ve bilateral kulaktan transkutanöz VSS uygulanmasının etkilerini belirlemektedir. Her katılımcı en az 48 saat arayla her bir uygulama grubuna randomize şekilde dahil edilerek otonom sinir sisteminde sempatik ve parasempatik dalların göstergesi olan Nabız, Sistolik Kan Basıncı, Diastolik Kan Basıncı, RMSSD, SDNN, PNN50, LF/HF, LF POWER, HF POWER ve Galvanik Deri Direnci parametreleriyle, her iki el parmaklarından nabız hızı değişkenliğiyle değerlendirilmiştir. Katılımcılara uygulama gruplarına göre Vagustim cihazıyla 10 Hz frekansında, 300 mikrosaniye atım genişliğinde, modülasyon modunda bifazik VSS 20 dakika uygulanmıştır. Her katılımcı her uygulama grubuna dahil edildiğinden gruplar arasında yaş, boy, kilo, cinsiyet açısından bir farklılık bulunmamaktadır. Grup içi yapılan karşılaştırmalarda; Sol kulak uygulama grubunda Sistolik ve Diastolik Kan basıncı azalırken, RMSSD ve Galvanik Deri Direnci artmıştır (p < 0.05). Sağ kulak uygulama grubunda Sistolik ve Diastolik Kan basıncı azalırken, Galvanik Deri Direnci artmıştır (p < 0.05). Çift kulak uygulama grubunda Nabız ve Diastolik Kan basıncı azalırken, RMSSD, LN, LF ve HF artmıştır (p < 0.05). Gruplar arası yapılan karşılaştırmalarda bilateral VSS uygulaması sağ veya sol kulaktan gerçekleştirilen uygulamalara göre nabız değerini daha fazla düşürürken; RMSSD, LF Power ve HF Power değerlerini daha fazla arttırmıştır (p < 0.05). Gerçekleştirilen uygulama parasempatik sinir sistemi aktivitesini arttırmış olup bilateral uygulama grubu bu artışı daha fazla gerçekleştirmiştir. Anahtar Kelimeler: Vagus Siniri, Kalp Hızı Değişkenliği, Sempatik Sinir Sistemi, Parasempatik Sinir Sistemi

Kalp hızıOtonom sinir sistemiParasempatik sinir sistemi+4
Berkay Eren Pehlivanoğlu
Bahçeşehir University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Obez bireylerde kilo azaltımı için uygulanan diyet, egzersiz ve auriküler vagus sinir uyarımı etkinliğinin karşılaştırılması

Arka plan: Obezite ile mücadelede yaşam tarzı müdahalelerinin ve alternatif tedavilerinin bulunması bu epideminin yaratmış lduğu sağlık sorunlarının önüne geçmede yardımcı olur. Bu çalışma, diyet, egzersiz ve vagus sinir uyarımı yöntemlerinin kısa vade de vücut kompozisyonu, fonksiyonel kapasite ve kan parametrelerine etkilerini araştırdı. Yöntemler: Bu çalışma Evre I, II ve III sınıflandırmasına giren obez bireyler (N:90) de gerçekleştirildi. Diyet, Egzersiz ve Vagus Sinir Uyarım grubundaki bireylerin laboratuvar ölçümleri ve öz değerlendirmeleri karşılaştırıldı. Fonksiyonel kapasitedeki (örn. 6 dakikalık yürüme testi gibi), kas gücündeki (örn. el kavrama gücü testi; beş kez otur-kalk testi gibi), besin seçimi (örn. ABİS gibi) ve yaşam kalitesindeki (örn, SF-36 gibi) değişikliklerin yanı sıra antropometrik karakteristik değişiklikler kaydedildi. Sonuçlar: Kilo verim sürecinde total vücut ağırlığının %4-%10 arasında yaşanacak bir kilo kaybı, vücut kompozisyonunu, glisemiyi, kan lipitlerini, kan basıncını, fonksiyonel aktiviteyi ve yaşam kalitesini iyileştirebilir. Çalışmada incelenen parametreler ve testlere bakıldığında gruplar arası istatistiksel farklılıklar olmasa da her 3 grupta da genel sağlık üzerine pozitif etkiye sahip olduğu gözlemlenmiştir. Kilo veriminde sayısal nicelikte farklılık olmasına rağmen böyle bir durumun gözlemlenmesi verilen kilonun vücut bileşen oranlarının etkisi olduğu söylenebilir. Sonuç: Kısa dönemde etkinliğini incelemiş olduğumuz 3 alternatif kilo verim yönteminden diyet, egzersiz ve vagus sinir uyarım yöntemlerinin kilo verim sürecinde alternatif olarak kullanımlarının fayda sağlayabileceği yönündedir. Auriküler vagus sinir uyarımı ile nörohormonal mekanizma uyarılarak iştah/besin seçim yönelimi açısından davranış değişikliği oluşturulabilir. Böylece kısa dönemde herhangi bir diyet ya da egzersiz yapmadan kilo verimi sağlanabileceği öngörülebilir. Kısa ve Uzun süreli akademik araştırmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Vagal Terapi, Diyet, Obezite, Egzersiz, Kilo verimi

DiyetEgzersizElektrikle uyarma+4
Gözde İn
Bahçeşehir University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Prematüre bebeklerde telerehabilitasyonun duyusal ve motor gelişimine etkisi

Bu çalışma, motor ve duyusal etkilenimi olan prematüre bebeklerin gelişimlerini iyileştirmede telerehabilitasyonun etkisini incelemek için planlandı. Prospektif, randomize ve kontrollü olarak planlanan bu çalışmada, yaşları 4-12 ay arası olan 32 riskli prematüre bebek, telerehabilitasyon ve kontrol gruplarına randomize edildi. Telerehabilitasyon grubundaki bebeklere aile merkezli, duyu bütünleme temelli nörogelişimsel tedavi programı oluşturuldu. Sekiz hafta boyunca, haftada üç kez, 45 dakikalık birebir telerehabilitasyon seansları yapıldı. Motor fonksiyonları değerlendirmek için Bayley-3 bataryası kullanıldı. Duyusal süreçlerin değerlendirilmesi için Bebeklerde Duyusal Fonksiyonlar Testi ve Bebek Duyu Profili-2 ve Erken Çocukluk Duyu Profili-2 anketleri kullanıldı. Sekiz hafta süren tedavinin etkinliği, çalışmanın başlangıcında ve tedavi süresinin sonunda yapılan testler ile değerlendirildi. Başlangıç değerlendirmesinde, her iki grup demografik ve klinik parametreler açısından homojen bulundu. Telerehabilitasyon yapılan hasta grubu ile kontrol grubu arasında, Bilişsel ve Motor ön test ve son test puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu görülmektedir (p<0,05). Bebek Duyu Profili-2 ve Erken Çocukluk Duyu Profili-2 anketleri ön test ve son test sonuçlarında, telerehabilitasyon ve kontrol grupları arasında, bebeklerin Arayış, Kayıt-Kayıtsız davranışlarının anlamlı olarak değiştiği görülmektedir (p<0,05). Bebeklerde Duyusal Fonksiyonlar Testi ile bakılan alanlarda, telerehabilitasyon grubunun ön test ve son testlerdeki Derin Duyusal Basınca Tepki, Uyumsal Motor Fonksiyonlar, Vestibüler Uyarana Tepki toplam test sonucunun kontrol grubuna göre anlamlı olarak değiştiği görülmüştür (p<0,05). Prematüre bebeklerin erken dönemden itibaren hem motor gelişim açısından hem de duyusal işleme açısından yakından takip edilmesi gerektiği ve telerehabilitasyon uygulamasının bu takiplerde pozitif sonuçlar alınmasına katkıda bulunabileceği sonucuna varılmıştır.

Bebek-prematürBebeklerDuyu bozuklukları+7
Munise Nilay Güven
Bahçeşehir University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Kronik bel ağrısı olan hastalarda auriküler vagus sinir uyarımı ile konvansiyonel bel rehabilitasyonu etkinliğinin karşılaştırılması

Çalışmamızın amacı kronik bel ağrılı (KBA) hastalarda auriküler vagus sinir uyarımı ile konvansiyonel bel rehabilitasyonu etkinliğinin karşılaştırılmasıdır. Çalışmaya 20-60 yaş aralığında, son 3 aydır devam eden bel ağrısı olan ve çalışmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden 60 hasta alındı. Hastalar randomize olarak iki gruba ayrıldı. Grup 1'e konvansiyonel rehabilitasyon ve ev egzersizi, Grup 2'ye auriküler vagus stimülasyon tedavisi ve ev egzersizi verildi. Tedavi programı, haftada beş gün olmak üzere üç hafta boyunca toplamda 15 seans olarak planlandı. Katılımcılar, hasta tanıma formu, lomber bölge eklem hareket açıklığı ve mobilitesi (inklinometre, modifiye schober testi, el parmak-zemin mesafesi testi ve lateral el parmak-zemin testi), kas gücü (CSMI-Cybex Humac-Norm izokinetik dinamometre ve Lafayette manual kas gücü ölçme cihazı), endurans testleri, postüral kontrol ve denge değerlendirmesi (Biodex Denge Sistemi), Vizüel Analog Skala (VAS), Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ), Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi (PUKİ), Oswestry Dizabilite İndeksi (ODİ) ile değendirildi. Tedavi öncesi ve tedavi bitiminden sonraki gün ölçümleri yapıldı. Uygulanan tedavi programı sonucunda, grup içi değerlendirme sonuçlarında tüm gruplarda; fonksiyonel durum, depresyon ve uyku üzerinde olumlu etkileri olduğu saptandı (p<0.05). Ağrı düzeyi, fleksör endurans süresi, gövde fleksör ve ekstansör kas gücü sonuçlarında Grup 2'de daha fazla gelişme görüldü (p<0.05). İzokinetik alt ekstremite fleksör ve ekstansör kas gücü bazı parametrelerinde ve düşme riski skorlarında Grup 1'de anlamlı iyileşme saptandı (p<0.05). Auriküler vagus uyarımının ağrı, gövde kas gücü ve endurans süresi, fonksiyonel durum, depresyon düzeyi ve uyku durumları üzerine daha etkili olduğu görüldü. Sonuç olarak, KBA'lı hastalarda auriküler vagus sinir uyarımı konvansiyonel fizik tedavinin yetersiz olduğu ya da uygulanamadığı hastalarda tedavide yer alabilir.

Bel ağrısıKronik ağrıOtonom sinir sistemi+2
Gamze Demircioğlu
Bahçeşehir University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Solunum egzersizleri ve auriküler vagus sinir uyarımının otonom sinir sistemi üzerine etkisi

Transkutanöz auriküler vagus sinir stimülasyonu direkt olarak vagal modülasyon sağlarken; solunum egzersizleri, arteriyel baroreseptörlerin uyarılmasıyla vagal modülasyon sağlamaktadır. Çalışmamızda benzer etkileri olan bu iki yöntemin karşılaştırılması amaçlanmıştır. 18-35 yaş arasındaki 88 sağlıklı gönüllü katılımcı, randomize bir şekilde solunum egzersizi (S Grubu) ve vagus uyarımı (V Grubu) olarak iki gruba ayrılmıştır. Solunum egzersizi grubuna, torakal ekspansiyon egzersizi yaptırılmıştır. Vagus uyarımı grubuna ise iki kulaktan, atım genişliği 300 mikrosaniye, frekansı 10 Hz, bifazik olarak 20 dk stimülasyon uygulanmıştır. Her iki gruba yapılan 10 seanslık uygulamadan önce ve sonra otonomik ölçümleri ve solunum fonksiyon testleri tamamlanmıştır. Otonomik ölçüm olarak kalp hızı, sistolik kan basıncı, diyastolik kan basıncı, RMSSD, PNN50, LF/HF, LF POWER, HF POWER değerlerine bakılırken; solunum fonksiyonları FEV1, FVC ve FEV1/FVC ile değerlendirilmiştir. Gruplar arası sonuçlarda, nabız değeri her iki grupta anlamlı olarak azalırken; S grubunda, V grubuna göre anlamlı üstünlük bulunmuştur. Kan basıncı değerlerinde her iki grupta istatiksel olarak anlamlı bir düşüş görülmüştür. RMSSD, PNN50 ve HF değerleri, V grubunda anlamlı olarak daha fazla artmışken; LF değeri ise S grubunda anlamlı olarak daha fazla azalmıştır. LF/HF değerine bakıldığı zaman S grubunda istatiksel olarak anlamlı düşüş bulunmuştur. Solunum fonksiyon testi sonuçlarında, FEV1 değeri her iki grupta da anlamlı olarak artmıştır. FVC değerinde her iki grupta anlamlı ancak S grubunun üstün olduğu bir artış görülmüştür. FEV1/FVC değerlerinde ise iki grupta da anlamlı bir fark olmamıştır. Tüm bunlar neticesinde vagus uyarımının parasempatik sistemi arttırmada solunum egzersizine göre; solunum egzersizlerinin de sempatik aktiviteyi azaltmada ve solunum fonksiyonlarını arttırmada vagus uyarımına göre anlamlı farklılık gösterdiği sonucuna varılmıştır.

Elektrikle uyarmaKalp hızıNefes egzersizleri+7
Gülay Yalçın
Bahçeşehir University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Kadın fibromiyalji hastalarında auriküler vagus sinir stimülasyonunun etkinliğinin araştırılması

Transkutanöz auriküler vagus sinir stimülasyonu (TAVSS) cerrahi gerektirmeyen, vagusun auriküler dalını konka ve/veya tragustan yüzey elektrotlarıyla uyaran tedavi yöntemidir. Bu çalışmanın amacı TAVSS'ın fibromiyalji sendromunda (FMS) ağrı, depresyon, anksiyete, fonksiyonellik ve limitasyonlar ve otonom fonksiyon üzerindeki etkisine bakmaktır. FMS tanılı 18-45 yaş arasında 40 kadın hasta iki gruba ayrılarak 11 seans boyunca Grup 1'e sol kulağa, Grup 2'ye bilateral kulağa TAVSS uygulandı. Vizuel Analog Skala (VAS), Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ), Fibromiyalji etki anketi (FIQ) ve Beck Anksiyete Ölçeği (BAÖ) kullanıldı. Otonom sinir sistemi aktivitesi PNS ve SNS indeks ile ölçüldü. 1. gün seans öncesi, 14. gün seans sonrası ve ilk tedaviden 28-30. gün kontrol ölçümlerinde VAS, BDÖ, FIQ ve BAÖ anketlerinde gruplar arası anlamlı fark görülmemiştir(p>0,05). Sol kulak TAVSS uygulamasının bilateral uygulamaya göre istatiksel farkının olmadığı, iki grupta da ağrı, fonksiyonel durum, yorgunluk, anksiyete, depresyon gibi yakınmalarda olumlu etkiler görüldü. 1. gün seans öncesi ve sonrası, 14. gün seans öncesi ve sonrası, 28-30. gün kontrol ölçümlerinde uygulama sonrası parasempatik aktivite artarken, sempatik aktivite azaldı. Gruplar arası anlamlı fark çıkmazken iki grupta TAVSS FMS'nin klinik belirtilerinde olumlu sonuçlar vermiştir. TAVSS'ın FMS'deki etki mekanizmalarını inceleyen uzun takipli ve daha çok olgu içeren çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Ağrı, Depresyon, Anksiyete, Fonksiyonel durum, Otonom sinir sistemi aktivitesi

AnksiyeteAğrıDepresyon+5
Mustafa Ferit Akkurt
Bahçeşehir University · Institute of Graduate Studies
2023
00

Other supervisors