Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Bengi Pirim Düşgör

10 theses · İstanbul University, Maltepe University

Master'sOpen AccessTR

Kendine fiziksel zarar verme eyleminde bulunan erkek ergenlerde özdeşim problematiğinin sembolizasyon kapasitesine etkisinin projektif testlerle incelenmesi

Bu çalışmanın temel amacı, kendine fiziksel zarar verme eyleminde bulunan ve bulunmayan erkek ergenlerde baba işlevi, üst benlik gelişimi ve özdeşim problematiğinin sembolizasyon kapasitesine etkisi arasındaki farkların projektif testler aracılığıyla incelenmesidir. Kendine fiziksel zarar verme davranışı ölüm niyeti olmaksızın tekrar tekrar vücudun yüzeyinde derin olmayan fakat acı veren yaralar açılması eylemi olarak tanımlanmaktadır. Kendine fiziksel zarar verme davranışında bulunurken çeşitli yollar tercih edilebilmektedir. Bu yollardan en yaygın tercih edileni bedene kesi yoluyla zarar vermedir. Bu çalışmada bedene kesi yoluyla zarar veren 15-20 yaş arasındaki 12 erkek ergen ve zarar verme davranışında bulunmayan 8 erkek ergen arasındaki farklılıklar projektif yöntemler aracılığıyla incelenmiştir. Kendine fiziksel zarar verme eyleminde bulunan katılımcılara Maltepe Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu vasıtasıyla; kendine fiziksel zarar verme eyleminde bulunmayan katılımcılara ise kartopu yöntemiyle ulaşılmıştır. Katılımcılara yarı-yapılandırılmış psikanalitik öngörüşme sonrası Rorschach Testi ve TAT uygulanmış olup, bu malzemeler, Fransız Okulu'na özgü içerik analiziyle değerlendirilmiştir. Çalışmanın bulgularına göre, kendine fiziksel zarar verme eyleminde bulunan ergenlerin baba işlevini içselleştirmekte güçlük yaşadıkları ve üst benlik işlevlerinin yetersiz olduğu görülmüştür. Bununla birlikte bu ergenlerin özdeşim kurma güçlüğü yaşadıkları ve bu yetersiz işlevlerin sembolizasyon kapasitesini etkilediği çalışmanın bulguları arasındadır.

Babalık işleviBenlik gelişimiErgen psikolojisi+7
Ayşenur Şafak
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Geç ergenlikte ayrılık ve depresif sorunsal: Projektif testlerle değerlendirme

Bu çalışmada, geç ergenlikte ortaya çıkan depresyonun ayrılma-bireyleşme süreci ile ilişkisi hakkında bilgi edinilmesi amaçlanmıştır. Ayrılma-bireyleşme ergenlik döneminin önemli gelişimsel bir görevidir. Depresyon tanısı almış ve yaşları 19-25 arasında değişen 17 kadın ve 17 erkek olmak üzere toplam 34 gönüllü katılımcıyla çalışma yürütülmüştür. Katılımcılarla psikanalitik yönelimli ön görüşme yapıldıktan sonra Rorschach Testi ve Tematik Algı Testi uygulanmıştır. Uygulanan malzemeler, Fransız Okulu'na özgü içerik analiziyle yorumlanmıştır. İstatistik ve içerik analizi sonuçlarına bakıldığında elde edilen bulgular, depresif geç ergenlerin nesne ilişkilerinin simbiyotik türde belirginleştiğini ve nesneden ayrılmada güçlük yaşadıklarını ortaya koymuştur. Bununla birlikte, narsisistik yetersizlikten ötürü duygulanımsal olarak depresyon yaşadıkları görülmüştür.

Ayrılma-bireyleşme sorunlarıAyrılıkDepresyon+4
Ahmet Dönmez
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kendini kesen kız ergenlerde babayla ilişkinin cinsel dürtü organizasyonundaki rolünün projektif testlerle değerlendirilmesi

Bu çalışmanın konusu, kız ergenlerin babalarıyla olan ilişkilerinin niteliğinin cinsel dürtü organizasyonlarına nasıl etki ettiğinin incelenmesidir. Araştırmanın amacı, kendini kesme davranışı olan kız ergenlerin ruhsal dünyasına ışık tutmak ve bu ergenlerle yapılan ruhsal çalışmalara fayda sağlamaktır. Bu amaç doğrultusunda, cinsiyeti kız olan, her iki ebeveyni de hayatta olan, bir veya birden fazla kez kendini kesme girişimi bulunan ve psikiyatrik takibi devam eden 15-19 yaş arası 12 ergenle klinik ön görüşme yapılmış, Rorschach ve Tematik Algı Testi uygulanmıştır. Uygulanan Rorschach Testi'nden elde edilen bulgular, "Rorscach Türk Ergen Normları" ile karşılaştırılmış ve yanıtlar buna göre kodlanmıştır. Rorschach ve Tematik Algı Testi'nden elde edilen bulgular Fransız ekolü çerçevesinde içerik analizi yöntemiyle incenmiştir. Bu analiz sonucunda kendini kesme girişimi olan 12 ergenin öngörüşme ve test bulgularından sağlanan bilgiler ışığında, cinsel dürtünün organize edilmesinde ve ödipal arzunun bastırılmasında güçlük yaşandığı, bu ergenlerde kendini kesme eyleminin otoerotik bir faaliyet olarak deneyimlendiği sonucuna ulaşılmıştır.

Baba- çocuk ilişkisiBaba-çocuk etkileşimiCinsel dürtü+7
Aylin Çıtakbaş
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
10
Master'sOpen AccessTR

Üstün başarılı ergenlerde mükemmelliyetçiliğin ahlaki mazoşizm kavramı kapsamında projektif yöntemler ile değerlendirilmesi

Bu çalışmada, üstün entelektüel potansiyeli olan ve mükemmeliyetçi tutum gösteren altı ergenin mazoşistik yatırımları incelenmektedir. Araştırmanın amacı, literatürde çeşitli isimlerle ele alınan üstünlük potansiyelini, mükemmeliyetçi tutum üzerinden incelemek ve bu ergenlerle yapılan ruhsal çalışmalara fayda sağlamaktır. Bu amaçla üstün entelektüel potansiyeli olan ve mükemmeliyetçi tutum gösteren 16 yaşlarında 6 ergenle yarı yapılandırılmış ön görüşme yapılmış, Rorschach ve Tematik Algı Testi uygulanmıştır. Ergenlere uygulanan Rorschach ve Tematik Algı Testi'nden elde edilen bulgular, "Rorschach Türk Ergen Normları" ile karşılaştırılmış ve buna göre değerlendirilmiştir. Rorschach ve Tematik Algı Testi'nden elde edilen bulgular Fransız Okulu'na uygun olarak içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. İçerik analizi sonucunda, 6 üstün başarılı ergenin öngörüşmesinden ve test bulgularında erken dönem nesne ilişkilerindeki problematiklerin üstün entelektüel gelişimle ilişkisi gözlemlenmiştir. Bunun yanı sıra, mükemmeliyetçi tutum görünümündeki mazoşistik yatırımın ergenliğin ruhsal çatışmaları karşısında üstünlük potansiyelinin sonucu oluşan bir savunmasal örgütlenme olduğu bulgulanmıştır.

Akademik mükemmeliyetçilikErgenlerErgenlik+7
Naci Doruk Çakmak
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Obez kadınlarda erken dönem bakım verenle ilişkinin projektif testlerle değerlendirilmesi

Bu çalışmada, obez kadınların yaşamın erken döneminde bakım veren nesneyle kurdukları ilişkinin projektif yöntemler aracılığıyla incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın sonucunda obez katılımcıların sahip olduğu bakım veren nesne imgesine ve bunun hastaların ruhsallığına olan etkisine dair verilere ulaşılması beklenmektedir. Çalışmanın örneklemi İstanbul'da özel bir sağlıklı beslenme ve danışmanlık merkezine başvuran, yaşları 25-45 aralığında değişen 10 obez (30 ≤ BKİ < 40) ve 10 normal kilolu (18,5 ≤ BKİ ≤ 24,9), hiçbir psikiyatrik tanı almamış kadından oluşmaktadır. Gönüllü katılımcılara psikanalitik yönelimli ön görüşme, sosyodemografik veri formu, Rorschach ve Tematik Algı Testleri uygulanmıştır. Rorschach ve Tematik Algı Testi'nden elde edilen veriler Fransız Okulu'na bağlı kalınarak içerik analizi ile değerlendirilmiştir. İçerik analizi bulguları incelendiğinde obez katılımcıların bakım veren nesneden ayrışma konusunda güçlük, nesne kaybı ve ayrılık anksiyetesi, tek başına kalma kapasitesiyle ilgili sorun ve depresif durumla baş etmede zorluk yaşadıkları görülmüştür. Obez grupta bakım veren nesne imgesi tümgüçlü ve nüfuz edici olarak algılanmakta ve oral yatırımların yoğunluğu dikkat çekmektedir.

Bakım veren nesneBakım verenlerKadınlar+3
Özge Çukur
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İmkansız bir yas deneyimi: Çocuğunu öldüren anneleri projektı̇f testlerle değerlendı̇rme

Bu çalışmada çocuğunu öldüren annelerin kendi anneleriyle olan ilişkileri ve öldürdükleri çocukluklarının ardından ayrılık, kayıp ve yas duygulanımını nasıl deneyimledikleri araştırılmıştır. Cezaevinde çocuğunu öldürmek suçundan bulunan 6 kadın ile bu çalışma gerçekleştirilmiştir. Katılımcılarla psikanalitik yönelimli ön görüşme yapıldıktan sonra Rorschach Testi ve Tematik Algı Testi uygulamıştır. Uygulanan testler Fransız Okulu'na özgü içerik analiziyle değerlendirilmiştir. Bulgular erken dönem anne imgesinin korkutucu, zarar verici olduğu ve yoğun bir persekütif endişe uyandırdığını aynı zamanda çok yoğun simbiyotik arzunun olduğunu göstermektedir. Çocuğu öldürmenin anneyle olan bu ölümcül simbiyotik bağın yok edilmesi anlamına geldiği düşünülmektedir. Suçun açığa çıkması ile birlikte uzun süredir reddedilen ıstırap deneyimlerinin bu kadınları baskıdan kurtardığı görülmektedir. Eylemin çaresiz doğası nedeniyle ayrılık, kayıp ve yas duygularını işlemlenemediği, bu anne için çocuğun ölümünün imkansız bir yasa tekabül ettiği çünkü annenin ancak çocuğunu öldürerek kendini bu ölümcül füzyondan kurtarabildiği ve hayatta kaldığı görülmüştür.

Ana-çocuk etkileşimiAna-çocuk ilişkisiAnneler+7
Mukaddes Kamalı Arınç
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
10
Master'sOpen AccessTR

Lösemi teşhisi almış ergenlerin ruhsal işleyişlerinin ölüm dürtüsü üzerinden incelenmesi

Bu çalışmada, lösemi teşhisi almış ergenlerin ruhsal işleyişleri ölüm dürtüsü üzerinden incelenmiştir. Psikanalitik psikosomatik kuram çerçevesinde olguların ruhsal dünyaları, tasarımları ve duygulanımları araştırılmıştır. Araştırmanın amacı kanser teşhisi alan ergenler ile yapılan çalışmalara ve literatüre katkı sağlamaktır. Araştırma, lösemi teşhisi almış 14-18 yaş arası 5 ergen ile yürütülmüştür. Katılımcılar ile klinik ön görüşme yapılmış; katılımcılara projektif testler olan Rorschach ve Tematik Algı Testi uygulanmıştır. Bulgular "Rorschach Türk Ergen Normları" kullanılarak ve Fransız Okulu ile değerlendirilmiştir. Tüm bu verilerin analizi sonucunda katılımcıların zihinselleştirme konusunda zorlandıkları, depresif duygulanıma sahip oldukları ve bedene yönelik yıkıcı saldırgan düşlemlere sahip oldukları görülmüştür. Tüm bu veriler ışığında dürtüsel yaşamlarında yıkıcılığın hakim olduğu ve ölüm dürtüsünün işlediği söylenebilir.

Depresif duygulanımErgenlerLösemi+6
Aylin Ezgi Yılmaz
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Anoreksiya Nervozada nüfuz edici anne imgesi sorunsalının projektif testlerle değerlendirilmesi

Bu çalışma, anoreksiya nervoza tanısı almış ergenlerin anneleriyle olan erken dönem ilişkilerinin projektif testler aracılığıyla incelenmesini içermektedir. Çalışmanın amacı, anoreksiya nervoza hastalarının sahip olduğu anne imgesinin, bu hastaların ruhsallığına olan etkisinin ortaya konmasıdır. Bu amaçla, yaşları 13-17 arasında değişen dört anoreksiya nervoza hastası ve aileleriyle çalışma yürütülmüştür. Hastalardan ikisi çalışma yürütüldüğü dönemde İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Yeme Bozuklukları servisinde yatmakta; diğer iki hasta ise İstanbul'da özel bir psikoterapi merkezinde tedavi görmektedir. Çalışmaya katılmaya gönüllü olan bu hastalarla önce ailelerinin de katıldığı aile görüşmeleri yapılmış, sonrasında hastalarla bire bir olarak psikanalitik ön görüşme ve Rorschach ve Tematik Algı Testlerinin uygulanmasını içeren bir görüşme yapılmıştır. Rorschach testinden ve Tematik Algı Testi'nden elde edilen veriler Fransız Okulu'na bağlı kalınarak içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. İçerik analizi sonuçlarından elde edilen bulgular, anoreksiya nervoza hastası ergenlerin anne imgesini nüfuz edici nitelikte algıladıkları, preödipal dönemde yaşadıkları sorunlar sebebiyle ebeveynsel üstbenlik karşısında çocuksu bir üstbenlik yapılanmasına tutundukları ve annesele yönelik düşlemlerinin ayrılma-bireyleşme süreçlerinde zorluklara yol açtığını işaret etmektedir. Bulgular, anneden ayrılmaya dair hem bir arzu hem de endişe taşıyan hastaların, anneleriyle olan ilişkilerinde ambivalan duygular içerisinde olduklarını göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Anoreksiya nervoza, anne-çocuk ilişkisi, projektif testler, ayrılma-bireyleşme, nüfuz edici.

Ana-çocuk ilişkisiAnnelerAnnelik+6
Berfin Yapa
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Obezite tanısı almış ergenlerin narsisistik eksende projektif yöntemler ile değerlendirilmesi

Bu çalışmanın konusu, obezitenin, ergen beş bireyin narsisistik yatırımlarına olan etkisini incelemektir. Araştırmanın amacı, obez ergenlerin ruhsal dünyasına dair bilgi edinerek, obez ergenlerle yapılan ruhsal çalışmalara fayda sağlamaktır. Bu amaçla obezite tanısı almış, 12-18 yaş arası 5 ergenle klinik ön görüşme yapılmış, Rorschach ve Tematik Algı Testi uygulanmıştır. Ergenlere uygulanan Rorschach Testi'nden elde edilen bulgular, "Rorscach Türk Ergen Normları" ile karşılaştırılmış ve buna göre değerlendirilmiştir. Rorschach testi ve Tematik Algı Testi'nden elde edilen bulgular Fransız Okulu'na uygun olarak içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. İçerik analizi sonucunda 5 obez ergenin öngörüşmesinden ve test bulgularından elde edilen bilgilere göre, erken dönem nesne ilişkilerine dair problematikler, ergenlikte bireyin geçirdiği dönüşüme bağlı dinamikler ve depresif duygulanımın işlenemesine dair problematikler ve narsisitik dayanakların yetersizliği ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Obezite, Ergenlik, Narsisizm,Rorschach Testi, Tematik Algı Testi

Pelin Gülen Çelebi
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
10
Master'sOpen AccessTR

Yetişkinlikte "Ötekine tutunmak": Romantik partnere bağımlılığın beden imgesi ve nesne ilişkileri bağlamında değerlendirilmesi

Diğer insanlarla kurulan yakın ilişkiler insan yaşamının ve ruhsallığının önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Bu yakın ilişkiler arasında "önemli diğeri" ile kurulan romantik ilişki ise farklı bir yere sahiptir. Kişilerin romantik ilişkileri deneyimleme biçimleri ruhsal pek çok dinamiğin izlerini taşımaktadır. Kişinin erken dönemde ilk nesne ile arasındaki ilişkiyi temel alan, kişilik organizasyonunu, düşlemlenmiş nesnelere ilişkin algılarını ve savunmalarını şekillendiren, kişinin çevresiyle özellikle de önemli diğerleriyle ilişki kurma biçimlerini şekillendiren nesne ilişkileri romantik ilişkilerdeki konumlanışı anlamlandırmak için önemli bilgiler sağlamaktadır. Bu çalışma kişinin romantik partnerin varlığına yoğun bir şekilde ihtiyaç duyduğu, tüm kaynaklarını partnerine ve ilişkisine kanalize ettiği, terk edilmeye ve yalnız kalmaya dair yoğun kaygı hissettiği bir ilişki dinamiğini ifade eden partner bağımlılığı kavramının beden imgesi ve nesne ilişkileri bağlamında derinlemesine incelenmesini amaçlamaktadır. Araştırma nicel ve nitel verilerin toplandığı iki aşamadan oluşmaktadır. Objektif testlerin kullanıldığı ilk bölümde 18-40 yaş aralığında 302 kadın çalışmaya katılmıştır. Araştırmanın nicel verileri Demografik Bilgi Formu, Romantik Partnere Bağımlılık Soru Formu, Bell Nesne İlişkileri ve Gerçeği Değerlendirme Ölçeği, Çok-Yönlü Beden-Benlik İlişkileri Ölçeği ve İlişki Doyumu Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Çalışmanın ikinci aşamasında ise Romantik Partnere Bağımlılık Soru Formu'ndan yüksek puan almış 5 kadın ile psikanalitik yönelimli öngörüşme yapılmış, Rorschach ve Tematik Algı Testi uygulanmıştır. Çalışmanın nicel bulguları partner bağımlılığı, nesne ilişkileri niteliği, beden-benlik ilişkileri ve ilişki doyumu arasında anlamlı ilişkiler olduğunu ortaya koymuştur. Analizlere göre nesne ilişkileri niteliği, partner bağımlılığını ve beden-benlik ilişkilerinin anlamlı bir yordayıcısıdır. Fransız Okulu'na sadık kalarak değerlendirilen projektif testlere ait bulgularda ise partnerlerine bağımlı kadınların ilk nesneden ayrışma zorluğu yaşadıklarını, erken dönemde kapsanma ihtiyaçlarının yeterince karşılanmadığını, narsisistik beden ve kendilik tasarımı kurmakta zorlandıklarını, kayıp ve terk edilmeye dair yoğun kaygı duyduklarını göstermektedir. Çalışmada elde edilen tüm bulgular psikanalitik kuram ışığında değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Partner bağımlılığı, nesne ilişkileri, beden imgesi, beden-benlik ilişkileri, projektif testler

Beden imajıNesne ilişkileriPartner bağımlılığı+6
Burcu İldeniz Tan
Maltepe University · Institute of Graduate Studies
2023
00

Other supervisors