Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Burcu Ertem

10 theses · Çankaya University

Master'sOpen AccessTR

Sosyal medya yoluyla işlenen hakaret suçu

Türk Ceza Kanunu'nda hakaret suçu kişilerin onur ve şerefini koruma altına almaktadır. İnsan onuru Anayasa'da ve ceza kanunlarımızda korunmakla birlikte evrensel olarak da korunan bir değerdir. Onur ve şeref kavramı insan için en önemli manevi kavramlardan olup ihlallerin engellenmesi bizim için büyük önem arz etmektedir. Sosyal medya; internet erişimi olan, çocuk, genç, yaşlı her kesimden, her kültürden, her eğitim seviyesinden insanın kullandığı günümüzde en yaygın kullanılan iletişim aracıdır. Toplumda her zaman rastlanan ve suç tanımına uyan davranışlar, artık sosyal medyaya taşınmış ve Türk Ceza Kanunu'nda belirtilen suçların birçoğu sosyal medya vasıtasıyla işlenebilir hale gelmiştir. Hakaret suçu kanunda ilk düzenlendiğinde sadece yüz yüze, telgraf, telefon veya mektupla işlenebilirken teknolojinin ilerlemesi ve internet kullanımındaki artışla çoğunlukla sosyal medya üzerinden işlenir hâle gelmiştir. Bu durum nedeniyle kanunda günümüzün şartlarına uygun düzenlemeler yapılması gerekmektedir. Sosyal medya üzerinden işlenen hakaret suçunun işleniş şekli, delillerin toplanması, suçlunun tespiti, usul, ispat ve maddi hukuk açısından birçok farklılık içermektedir. Bu durum da uygulamada ciddi sorunlara yol açmaktadır.

Bilişim suçlarıCeza HukukuHakaret+4
Mustafa Buğra Şengül
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Gizli soruşturmacı

Örgütlü suçlarda var olan oldukça karmaşık, gizli, tehlikeli örgütsel yapı düşünüldüğünde, örgütlü işlenen suçların açığa çıkarılmasında çoğu zaman klasik ve hatta modern birçok delil elde etme yöntemi yetersiz kalmakta ve örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçların daha yakından, hatta örgütün içerisinden izlenmesi yoluyla delile ulaşılması gerekmektedir. Örgütlü suçlarla etkin bir biçimde mücadele etmek amacıyla çeşitli ülkelerde, başta gizli soruşturmacı kullanımı olmak üzere farklı yöntemlere başvurulduğu bilinmektedir. Türk Ceza Muhakemesi Kanunu' nda ise bu yöntemlerden sadece "Gizli Soruşturmacı Görevlendirilmesi" düzenlenmiştir. Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi, soruşturma konusu suçun işlendiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka suretle delil elde edilememesi halinde, hakim kararıyla kanunda belirtilen belli katalog suçlar için uygulanabilen, ikincil nitelikte ve temel hak ve özgürlüklere müdahale oluşturan bir gizli koruma tedbiridir. Ayrıca gizli soruşturmacı görevlendirilmesi tedbirinde, gizli soruşturmacı kendisine verilen uydurma kimlik altında faaliyetlerini izlemekle görevlendirildiği örgüte ilişkin olarak her türlü araştırmayı yapmakla ve örgütün faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili delilleri toplamakla yükümlü olarak tehlike altında görevini yerine getirmektir. Ancak tüm bunlara rağmen, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi tedbirinin, örgütlü suçlarla mücadelede, örgütün işlediği suçlara ilişkin delil elde etmede etkili bir yöntem olduğu da göz ardı edilemez. Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi, örgütlü suçlarla mücadeleye önemli katkılar sağlayan ancak bunun yanı sıra gizli soruşturmacının konuta girme yetkisinin bulunup bulunmadığı, gizli soruşturmacının tanıklığı, gizli soruşturmacının görevini yerine getirdiği esnada işlediği suçlardan sorumlu olup olmayacağı gibi daha birçok konuda tartışmaları da beraberinde getiren bir tedbirdir.

Ceza muhakemesi hukukuGizli soruşturmaHukuk+2
Gülsüm Cansu Dikkaş
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türk hukukunda suça sürüklenen çocukların muhakemesi

Türk Ceza Hukuku'nda suça sürüklenmiş çocukları yargılama aşamalarının yıpratıcı ve olumsuz etkilerinden korumak için yetişkinlerden farklı düzenlemeler getirilmiştir. Bu özellikli yargılama usullerinin temeli olan çocuğun üstün yararının gözetilmesi ilkesinin temel amacı çocuğu yargılama sonuna kadar koruyarak koruyucu destekleyici tedbirlerle topluma kazandırmaktır. Çalışmamızın birinci bölümünde, ceza hukukundaki çocuk kavramları ve çocuk suçluluğu üzerinde durulmuştur. Suça sürüklenmiş olarak kabul edilen çocuğun kusur yeteneğinin ve kusurlu halinin başladığı yaş kabul edilen 12 yaş öncesi ve sonrası dönemlere ilişkin değerlendirmeler yapılmış ve dönemler incelenmiştir. İkinci bölümüzde, şüpheli konumunda olan çocuğunsoruşturma aşamalarındaki özel ifade ve sorgu usulleriyle birlikte gerçekleştirilen koruma tedbirlerinden bahsedilmektedir.Soruşturma aşamasının sonlanması sonrası kamu davasının açılması veya açılmasını erteleyen durumlardan bahsedilmiştir. Son bölümümüz kovuşturma evresinin temeli çocuk mahkemelerinde yapılan duruşmaya dair özellikli haller değerlendirilmiştir. Kovuşturma evresinin sonlanması olan, beraat ya da mahkûmiyet hali değerlendirilmiştir. Suçlu olan ve cezaya mahkûm edilen bu çocuklar hakkında verilen kararlarda hapis cezası ve adli para cezasının tercih nedenleri ile ağırlıklı verilen cezaların istatistikleri incelenerek çocukların topluma kazandırılması için veriler elde edilmiştir.

Cezai sorumlulukSuçlu çocuklar
Tuğba Bulut Göktürk
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türk ceza muhakemesi hukukunda hâkimin yasaklılığı, reddi ve çekinmesi

Hukukun üstünlüğüne ilişkin hakların elde edilmesi için insanlık tarihi boyunca hak, özgürlük, adalet ve eşitlik mücadelesi verilmiştir. Adil yargılanma hakkı da temel insan haklan mücadelesiyle kazanılmıştır. Günümüzde birçok uluslararası sözleşme, anayasa ve kanunla güvence altına alınan adil yargılanma hakkı, en temel insan haklarından biridir ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde yer alan diğer hakların da teminatıdır. Adil yargılanma hakkı içerisinde birçok unsuru taşımakla birlikte bunlardan en önemlisi bağımsız ve tarafsız yargıdır. Günümüzde yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı ilkesi tüm devletler için ortak bir paydadır. Öyle ki, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı ilkesinin benimsenmediği bir sistemden adil bir yargılama beklenmeyeceği gibi bu devlet de sonunda yıkılmaya mahkûmdur. Yargının bağımsız ve tarafsız olması o denli önemlidir ki hâkimlerin tarafsızlığından şüphe dahi duymamak gerekir. Nitekim tezimizin konusu olan "Hâkimin Reddi" kurumu; Her ne kadar ceza muhakemesi hukuku meselesi olsa da, temelde hukuk devletinin temel gerekleri; Yargılama hukukunda yargı bağımsızlığının ve bunun doğal sonucu olan hâkimin tarafsızlığı ilkesinin bir tezahürüdür

Mesut Avşaroğlu
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi

Günümüzde gelişen ve değişen koşullara ayak uydurabilmek amacıyla hukuk alanında da birtakım değişimlere ihtiyaç duyulmaktadır. Özellikle onarıcı adalet anlayışı çerçevesinde artan suç oranları karşısında temel hak ve hürriyetleri güvence altına alan, suçlunun topluma yeniden kazandırılmasını öngören, mağdurun da haklarının gözetildiği ve tüm bunlar yapılırken yargının iş yükünün hafifletilmesinin amaçlandığı alternatif çözüm yollarına ihtiyaç duyulmuştur. Ceza muhakemesinin etkinliğini artırmak amacıyla uzlaştırma, önödeme, seri muhakeme usulü alternatif çözüm yolları olarak Türk hukuk sistemine dahil edilmiştir. Hukuk sisteminde yer alan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kurumu, bu alternatif çözüm yollarından birisi olması dolayısıyla çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 171. maddesinde düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kurumu, hukuk sistemimize 2005 yılında Çocuk Koruma Kanunu'nda yapılan değişiklikle sadece çocuklar bakımından getirilmiş, 5560 sayılı Kanun ile Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yapılan değişiklik neticesinde yetişkinler açısından da uygulanabilir hale gelmiştir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kurumunda amaç yalnızca şüphelinin topluma yeniden kazandırılmasını sağlamak değil; mağdurun da haklarını gözeterek uğradığı zararın giderilmesini sağlamaktır. Kurumun uygulanmasında bir diğer amaç, ilk defa suç işleyen kişileri cezaevinin getirdiği olumsuz koşullardan uzak tutarak devletin infaz yükünü hafifletmektir. İlk başlarda uygulama alanı oldukça dar tutulan kurum, zamanla yapılan kanun değişiklikleri ile birlikte daha etkin bir şekilde uygulanmaya başlamıştır. Kanun koyucu kurumun uygulanmasını zorunlu tutmayıp Cumhuriyet savcısının takdirine bırakmıştır. Bu düzenlemeyle Cumhuriyet savcısının takdir yetkisi genişletilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kamu davasının açılmasının ertelenmesi, Maslahata uygunluk ilkesi, Onarıcı adalet, Cumhuriyet savcısı, Takdir yetkisi, Seri muhakeme usulü.

Ceza Muhakemeleri Usul KanunuErtelemeKamu davası+2
Selin Navruz
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türk ceza hukukunda görevi kötüye kullanma suçu (TCK 257)

Görevi kötüye kullanma suçu, Türk Ceza Kanunu'nda dördüncü kısım içinde birinci bölümünde yer alan "Kamu idaresinin güvenilirliğine ve işleyişine karşı suçlar" başlığının altındaki 257. Maddesinde düzenlenmektedir. Bu suç tipi; genel, tali ve tamamlayıcı bir suçtur ve özgü suçlardan olup yalnızca kamu görevlileri tarafından işlenmektedir. Kamu görevlisi, kamu faaliyetlerinin yürütülmesi sırasında, görevinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun şekilde hareket etmek mecburiyetindedir. Böylece kamu faaliyetinin hukuka bağlı ilkelerle yürütüldüğü konusunda toplumda hâkim olan güven ve inancın sarsılmaması zorunludur. Tez konusu suç, kanunda düzenlenmiş olduğu yer itibariyle de bireylere ve devletin menfaatlerine zarar verdiğinden yaptırım altına alınmıştır. Görevi kötüye kullanma suçunun kapsamı ve unsurları öğretideki tartışmalar ve Yargıtay güncel kararları ışında incelenmiştir. İrtikap, rüşvet, zimmet suçlarıyla benzer olan özellikleri olması sebebiyle farkları tartışılmıştır. Tez çalışması üç ana bölüm altında değerlendirilmiş olup, birinci bölümde suç tanımına ilişkin genel bilgiler, tanımlar ve suçun benzer suçlarla mukayesesi; ikinci bölümde suçun unsurları, fail, mağdur, hukuka uygunluk nedenleri, kusurluluğu etkileyen haller, suçun özel görünüş biçimleri üçüncü bölümde muhakeme ve yaptırım, zamanaşımı başlıklarına yer verilmiştir.

Büşra Kale Terazi
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İnsan üzerinde deney ve deneme suçları

İnsan üzerinde deney ve deneme suçlarını ele aldığımız işbu tez çalışmasının ilk bölümünde genel itibari ile konuyla yakından alakalı kavramlar, deney ve deneme konusundaki kavram kargaşası, ilkeler ve insan üzerinde deney ve denemenin hangi şartlarda kanun gereklerine uygun sayılıp sayılmayacağı konuları ulusal ve uluslararası mevzuata göre detaylı olarak ele alınmıştır. Çalışmada insan üzerinde deney suçu, tedavi amaçlı deneme suçundan ayrılarak iki farklı bölümde incelenmiştir. Keza, ilgili suç tipleri 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Özel Hükümler" başlıklı ikinci kitabının "Kişilere Karşı Suçlar" başlıklı İkinci Kısmının "Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar" başlıklı bölümünde 90. maddede "İnsan üzerinde deney" başlığı ile insan üzerinde deney ve tedavi amaçlı deneme olmak üzere iki farklı suç tipi olarak düzenlenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde insan üzerinde deney suçu; üçüncü bölümünde ise tedavi amaçlı deneme suçu ile korunan hukuki değer, suçun objektif ve sübjektif unsurları, hukuka aykırılık, kusurluluk, suçun özel görünüm biçimleri ve yaptırım başlıkları altında değerlendirilmiştir. İnsan üzerinde deney ve tedavi amaçlı deneme suçlarının tüm unsurları ile değerlendirilmesine ek olarak, genel itibariyle insanlar üzerinde yapılabilecek bilimsel araştırma türleri incelenmiştir. Çalışmada, insan üzerinde gerçekleştirilen bilimsel araştırmalar kapsamında öğretide yer alan kavram kargaşasının azaltılması gerektiği ve tıp biliminin gelişimi ve insanlığın yaşam kalitesinin artırılması açısından arz ettiği önem nedeniyle bu araştırmaların gerçekleştirilmesinin önemi ayrıca vurgulanmıştır. Anahtar Kelimeler: Deney, deneme, hasta, insan, klinik araştırma.

Bilimsel araştırmalarBiyomedikal araştırmalarKanunlar 5237 sayılı+2
İrem Sivaslı Doğan
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyet savcısının kamu davası açmada takdir yetkisi

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu md. 171/1'de şahsi cezasızlık sebebi veya cezayı ortadan kaldıran etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektiren durumlarda Cumhuriyet savcısına kamu davasının açmada takdir yetkisi, maddenin ikinci fıkrasında ise kamu davasının açılmasının ertelenmesi kurumuna yer verilmiştir.

Cumhuriyet savcılığıKamu davasıKanunlar 5271 sayılı+3
Erengül Biçer
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ceza muhakemesinde mağdur ve mağdur hakları

Son yıllarda ceza muhakemesinin göz ardı edilen süjesi olan mağdurların haklarının güçlendirilmesi ve mağdurlara sunulan hizmetlerin etkinliğinin arttırılması amacıyla önemli adımlar atılmıştır. Uzun yıllar boyunca şüpheli ve sanık hakları üzerinde yoğunlaşan klasik ceza hukuku anlayışı yerini mağdurlar lehine onarıcı adalet uygulamalarına da yer verilen modern ceza hukuku anlayışına bırakmıştır. Çalışmada öncelikle mağdur kavramına yer verilmiş olup uluslararası ve ulusal mevzuattaki mağdur kavramı ve mağdur haklarının Avrupa Birliği düzenlemelerine konu oluşu ele alınmıştır. İkinci bölümde Türk ceza muhakemesinde mağdurların sahip oldukları haklar, mağdurların dinlenilmesi usulü ve suçtan doğan mağduriyetin giderilmesi konularına detaylandırılmıştır. Son bölümde ise mağdurların ceza muhakemesi süresince korunma hakkının dayanağını oluşturan düzenlemeler açıklandıktan sonra Ülkemizde ve mukayeseli hukukta sunulan mağdur hizmetleri anlatılarak, 2012/29 sayılı Suç Mağdurlarının Haklarına, Desteklenmesine ve Korunmasına İlişkin Asgari Standartları Belirleyen Direktif ile mevzuatımızdaki mağdur hakları arasında karşılaştırma yapılmıştır.

Ceza muhakemesi hukukuCeza yargılamasıDestek hizmetler+2
Gökçe Bahar Öztürk
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türk Ceza Kanununda hırsızlık

Hırsızlık suçu çok eski zamanlardan günümüze kadar işlenen bir suç olmakla birlikte ülkemizde de en çok işlenen suçlardan biridir. Günümüzde hırsızlık suçunun işleniş şekli, suçun işlenmesinde kullanılan araç, failin kişisel becerileri gibi etkenler çeşitlilik göstermektedir. Suçun işleniş şekli ve yapısında günden güne meydana gelen çeşitlilik karşısında, öğretide ve uygulamada yer alan farklı yaklaşımlara çalışmamızda yer verilmiştir. Üç bölümden oluşan tez çalışmasında, birinci bölümde hırsızlık suçu ile hırsızlık suçunun tanımı, tarihsel gelişim süreci, korunan hukuki yarara değinilmiş daha sonra suçun unsurları incelenmiştir. İkinci bölümde daha ağır cezayı gerektiren ve daha az cezayı gerektiren nitelikli halleri, şahsi cezasızlık sebepleri ve etkin pişmanlık halleri incelenmiştir. Son bölümde ise suçun özel görünüş şekilleri, muhakemesi, yaptırımı ve suçun benzer görünümlü suçlarla arasındaki fark üzerinde durulmuştur. Çalışmamızda hırsızlık suçu ile ilgili açıklama yapılırken Türk Ceza Kanunu'ndaki düzenlemelerden faydalanılmış, ayrıca kanunda yapılan değişikliklere de yer verilerek 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile kıyaslama yapılmış, öğretideki hakim görüşler ve karşıt görüşler ele alınarak incelenmiştir.

Ceza hukukuHırsızlıkSuç+2
Begüm Datlı
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00

Other supervisors