Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Murat Türe
10 theses · Bursa Technical University, Akdeniz University
Indoor location finding of the transmitter based on bluetooth received signal strength
Around the world, positioning in open environments is done via satellites. Generally, these systems are called Global Navigation Satellite Systems (GNSS). The most widely used GNSS is the Global Positioning System (GPS). GLONASS and Galileo are other GNSS systems which are used in Europe and Russia. Satellite positioning systems require a direct line of sight (LOS) with satellites to provide high accuracy. The GPS sensitivity can be reduced by a few meters in open areas. Due to physical objects like doors, walls of buildings, potential interference sources like electronic equipment, electrical sources, metal objects, it is almost impossible to use satellite positioning systems in indoor environment thus Indoor Positioning Systems (IPS) are being developed. In this thesis, we implement an Indoor Positioning System based on Bluetooth Smart Technology for signaling between transmitter and receivers. Besides, Trilateration and Linear Least Squares methods are used to determine the position of the transmitter together with the radio received signal strength. The estimated values are optimized by the Newton Raphson iteration method. The analysis of the results shows that the achieving mean errors is between 0.11 to 2.2 meters for stationary devices in a large-size laboratory. In the implemented system person of interests or items are not required to possess mobile devices, it is enough to carry Bluetooth Beacon devices which are cheap and efficient in terms of power consumption.
Çekte muhatap bankanın yükümlülükleri
Daha sonra doldurulacaktır.
Limited şirket sözleşmesinin değiştirilmesi
Limited şirket sözleşmesi şirket, şirketin ortakları ve şirketle ilişkisi olan üçüncü kişiler açısından önemli bir belgedir. Limited şirket sözleşmesinde yer alan şirket sözleşmesi maddeleri en azından kanun tarafından şirket sözleşmesinde yer alması zorunlu unsurları içermelidir. Bu zorunlu unsurların yanında şirket sözleşmesinde kanunun öngördüğü şekilde belirli konulara ilişkin zorunlu nitelikte olmayan isteğe bağlı şirket sözleşmesi maddelerine de yer verilebilir. Şirket sözleşmesindeki bu hükümlerin belirli ihtiyaçlar dahilinde değişikliğe uğraması mümkündür. Limited şirket sözleşmesinin değiştirilmesi 6102 sayılı TTK'de limited şirketin düzenlendiği altıncı kısmın ikinci bölümünde "şirket sözleşmesinin değiştirilmesi" başlığı altında TTK 589-592 maddelerinde düzenlenmiştir. TTK 589-592 maddelerinde şirket sözleşmesi değişikliği genel olarak ele aldıktan sonra özel değişiklik olarak nitelendirilen esas sermayenin artırılması ve esas sermayenin azaltılmasını düzenleme altına almıştır. Şirket sözleşmesi değişiklikleri TTK tarafından ayrı bir bölüm olarak düzenlense de TTK'nin bu bölümünden de ayrı başka maddelerinde de şirket sözleşmesi değişikliklerine ilişkin düzenlemeler yapılmıştır. TTK 589. maddesinde şirket sözleşmesinin esas sermayenin üçte ikisini temsil eden ortakların kararıyla değiştirilebileceği düzenlenmiştir. Bu çoğunluk esas sermaye çoğunluğu değil ortak çoğunluğudur. TTK 589. maddesi ayrıca TTK 621. maddesini saklı tutarak TTK 621. maddede yer alan önemli karar olarak sayılan kararlardan şirket sözleşmesi değişikliği niteliğine sahip olanlar açısından TTK 621. maddede yer alan yetersayının uygulanması gerektiğini hüküm altına almıştır. TTK 589. maddenin ikinci fıkrasında şirket sözleşmesinde yapılacak her değişikliğin tescil ve ilan edileceğini de hüküm altına almıştır. TTK 590. maddede esas sermayenin artırılması düzenlemiştir. TTK 590. maddede düzenlenen esas sermayenin arttırılması kuruluşa ilişkin hükümlere uyulması özellikle sermayenin ayın olarak konması ve bir işletme ile ayınların devralınmasına dair kurallara uyulmasıyla mümkündür. TTK 592. maddede düzenlenen esas sermayenin azaltılması hususunda ise anonim şirkete ilişkin hükümlerin kıyas yoluyla limited şirketlere uygulanacağı düzenlenmiştir. Bunun yanı sıra TTK 592. maddede borca batık bilançonun iyileştirilmesi amacıyla yapılan esas sermayenin azaltılmasında öngörülmüşse ek ödeme yükümlülüklerin esas sermayenin azaltılmasından önce tamamen ödenmesi gerektiği de düzenlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Limited Şirket, Sözleşme, Sözleşme Değişikliği, Sermaye Artırımı, Sermaye Azaltılması
Anonim şirkette kuruluştan doğan hukukî sorumluluk
Anonim şirket, bir veya birden çok kişinin ekonomik amaçla bir veya birden fazla konuda faaliyette bulunmak üzere yazılı sözleşme ile kurdukları, sermayesi belirli ve paylara bölünmüş, borçlarından dolayı malvarlığı ile sorumlu, ortaklarının sorumluluklarının taahhüt etmiş oldukları sermaye miktarı ile sınırlı ve yalnızca şirkete karşı olduğu şirket şeklinde tanımlanabilir. Anonim şirket, kurucuların anonim şirket kurma iradelerini kanuna uygun olarak hazırladıkları esas sözleşmeyle açıklamaları sonucunda kurulur. Kuruluş aşaması esas sözleşmenin imzalanması ile başlar ve şirketin ticaret siciline tescil edilmesiyle sona erer. Bu aşama TTK'nin 335-355 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Anonim şirketin en büyük fonksiyonu, küçük sermayeleri bir araya getirerek büyük yatırımlar yapmak ve teşebbüsler kurmaktır. Bu sebeple anonim şirketler ülke ekonomisinde ve modern iktisat düzeninde önemli rol oynar. Büyük ticarî işletmeler anonim şirket şeklinde organize olur ve önemli yatırımların arkasında bu kurumlar yer alır. Ancak şirketin kuruluşunda birtakım hile ve yolsuzlukların yapılması anonim şirketin bu fonksiyonunun içini boşaltır ve şirkete duyulan güveni zedeler. Bu yolsuzluk ve kanuna aykırılıklar şirketin, pay sahiplerinin ve şirket alacaklılarının zarara uğramasına sebep olur. Anılan kişilerin zararın tazmini için sorumluluk davası açması gerekir. Açılan sorumluluk davasında hâkim sorumluluk şartlarının varlığını incelemekle ve durumun bütün gereklerini dikkate alarak sorumluluk miktarını belirlemekle yükümlüdür. Kuruluştan doğan sorumluluk, kurucuların ve diğer sorumluların sorumluluğunu belirlemek ve şirket, pay sahipleri ve şirket alacaklılarının varsa zararlarını tazmin etmek açısından önem taşıdığı için kanun koyucu bu meseleyi detaylı bir şekilde düzenlemiştir. Anonim şirketin kuruluş aşamasından başlayarak kuruluşa dair işlemler, sorumluluk hâlleri ve sorumluluk davası tezin konusunu ve kapsamını oluşturmaktadır. Çalışmamızın amacı; kuruluştan doğan sorumluluk hâllerini irdelemek, sorumlular çevresini belirlemek, TTK'deki sorumluluk hükümlerine dair yenilik ve değişiklikleri incelemek ve mülga kanundaki hâliyle karşılaştırmak, karşılaşılan veya karşılaşılabilecek hukukî sorunları tespit etmek ve bu sorunlara çözüm önerisi getirmektir.
Limited şirketlerde payın devri
Ülkemizde en fazla kurulan sermaye şirketi türü olan limited şirketlerin esas sermaye paylarının devri ile ilgili hükümleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nu ile 6762 sayılı eTTK'ye göre birçok açıdan değişikliğe uğramıştır. Kanun koyucu, TTK'de limited şirketin kendine has yapısını, anonim şirkete yakınlaştırmaya çalışmış olsa da limited şirket kendine özgü yapısını korumuştur. Limited şirketlerde esas sermaye payının kazanılması yollarından birisi de payın devridir. Şirket sözleşmesince yasaklanmamışsa ortaklar esas sermaye paylarını serbestçe devredebilirler. Ancak bu devir anonim şirkette olduğu gibi kolay değildir. Birtakım şartlara bağlanmıştır. Devir için TTK m. 595'teki şartlara uymak zorundadırlar. Bu şartlar geçerlilik şartı olup buna aykırı yapılan sözleşmeler geçersizlik yaptırımına tabidir. Taraflar arasında payın devri veya devir borcu doğuran işlemin kurulabilmesi için yazılı şekilde yapılması, tarafların imzalarının noter tarafından onaylanması gerekir. Ayrıca şirket sözleşmesi ile kaldırılmamışsa genel kurul onayına ihtiyaç vardır. Genel kurul payın devrine ilişkin onayını olağan toplantı yeter sayısı olan toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile almaktadır. Ancak genel kurul pay devrini mutlak olarak kabul etmek zorunda değildir. Payın devrini hiçbir gerekçe göstermeksizin reddedebilir. Pay devrinin genel kurulda kabul edilmesinden sonra müdürler tarafından pay defterine kaydedilmesi gerekir. Pay defteri de ticari defterlerden kabul edilmiştir. Son olarak payın devrinin ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi gerekir. Ticaret siciline başvuru şirket müdürleri tarafından yapılmak zorundadır. Müdürlerce pay defterine kayıt ile ticaret siciline tescil ve ilan konusunda gösterilecek bir ihmal sebebiyle şirketin zarar görmesi halinde zararı tazmin etme borcu altına girerler. Hem pay defterine kayıt hem de ticaret siciline tescil ve ilan kurucu değil açıklayıcı nitelik taşır. Payın devri şirket sözleşmesinin değiştirilmesini gerektirmez. Anahtar Kelimeler: Limited Şirket, Pay, Pay Devri, Genel Kurul
Limited şirket müdürünün yetkilerinin sınırlandırılması ve görevden alınması
Limited şirket müdürlerinin görevden alınması ile yetkilerinin sınırlandırılması özgün bir madde olan TTK m. 630'da düzenlenmiştir. Birçok kurum için anonim şirket düzenlemelerine atıf yapan Kanun bu mesele çerçevesinde limited şirkete ayrı bir hüküm getirmiştir. Bunun en önemli etkisi birinci fıkra bağlamında konunun gündeme bağlılık ilkesi kapsamında olup olmadığı ve ikinci fıkra bağlamında esas alınacak haklı sebeplerin niteliği ve kapsamıdır. Çalışmada müdürlerin görevden alınmasının yanında yetkilerinin sınırlandırılması da ele alındığından öncelikle müdürlerin sınırlandırılabilecek/kaldırılabilecek yetkilerini ortaya koydum. Bunun yapılma usulünü ise genel kurul ve mahkemece yapılacak tasarruflara ilişkin bölümlerde ayrı ayrı değerlendirdim. Birinci fıkra kapsamında genel kurulun vereceği kararların kapsamı, maddenin gündeme bağlılık ilkesi kapsamında olup olmadığı ve kararların hükümsüzlüğünü inceledim. İkinci fıkra kapsamında ise meseleyi yargılamanın usulüne ve esasına müteallik olarak iki kısımda inceledim. Bu kapsamda davacı ile davalının kim olabileceği, davada bekletici mesele veya birleştirme gibi usuli sorunları ele aldığım gibi işin esasını oluşturan haklı sebep kavramını hem teorik hem de yüksek mahkeme kararlarındaki anlayış bağlamında değerlendirdim. Bu çerçevede haklı sebebin ne olduğuna ilişkin özgün bir tanım vermeye ve uygulanması noktasına kavramsal bir çerçeve oluşturmaya çalıştım. TTK m. 630 kapsamında yaygın uygulama müdürün görevden alınması olmakla birlikte aynı şartlara tabi olan yetkilerin sınırlandırılması hususu bakir bir alan olarak kalmıştır. Maddenin bu yönü itibariyle verilebilecek kararları da her iki fıkra bağlamında ortaya koydum. Müdürlere verilen tazminat imkânını ise yine her iki fıkra kapsamında ayrı ayrı değerlendirdim. TTK m. 630'un uygulamada sıklıklıkla karşılaşılan kısımlarının yanında henüz uyuşmazlığa konu olmayan ancak tartışılması gereken kısımlarını, kanunun muğlak yönlerini hem Yargıtay kararları hem öğreti görüşleri ve bunlara yaptığım eleştiriler bağlamında özgün bir şekilde ortaya koymaya çalıştım. Anahtar Kelimeler: Limited Şirket, Müdür, Haklı Sebep, Görevden Alma, Sınırlandırma.
Limited şirkette müdür ve hukuki sorumluluğu
Tezimizde öncelikle genel olarak limited şirket kavramı üzerinde durulacaktır. Limited şirketin unsurlarına, kuruluşuna ve organlarına kısaca değinilecektir. Sonrasında müdür kavramı ile ilgili bilgi verilecektir. Özellikle, müdür olabilmenin şartları, müdür sıfatının kazanılması, müdürün görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, müdür sıfatının kaybedilmesi üzerinde durulacaktır. Hukuki sorumluluğun tanımı ve şartları açıklanarak, limited şirket müdürünün hukuki sorumluluğu ve bu sorumluluğun esasları ele alınacaktır. Limited şirket müdürünün sorumluluğuna hâkim olan ilkeler, genel ve özel sorumluluk halleri, sorumluluğu ortadan kaldıran haller ve son olarak da sorumluluk davası açıklanacaktır. Özellikle belirtmemiz gerekir ki; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na göre limited şirket müdürlerinin sorumluluğu, anonim şirket hükümlerine yapılan atıfla açıklanmaktadır. Limited şirketlere uygulanacak hükümleri düzenleyen TTK m. 644, anonim şirket kurucularının, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğunu düzenleyen TTK m. 553'e atıf yapmaktadır. Yapılan bu atıf ile limited şirket müdürlerinin sorumluluğunun şartları belirlenirken, anonim şirkete ilişkin hükümler yol gösterici olmaktadır. Çalışmamızda, anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna ilişkin hükümlere yapılan atıflar başta olmak üzere, limited şirket müdürleri ile ilgili yasal düzenlemelere de değinilecektir. Ayrıca tezimizde, müdür ve müdürün hukuki sorumluluğu ile ilgili doktrindeki farklı görüşler incelenecek ve kendi kanaatlerimize de yer verilecektir. Bunların yanı sıra, tez konumuz ile ilgili birçok Yargıtay kararına değinilerek, yargısal içtihatlar çerçevesinde ayrıntılı bir inceleme yapılmaya çalışılacaktır. Anahtar Kelimeler: Limited Şirket, Müdür, Sorumluluk, Müdürün Hukuki Sorumluluğu
Haksız rekabet halleri ve sonuçları
01 Temmuz 2012 yılında yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nun ticari hayatta en sık karşılaşılan ihlal hallerinden biri, haksız rekabet halleridir. Dürüst ve bozulmamış rekabeti esas alan ve emeğe saygı ilkelerine dayandırılan haksız rekabet hükümleri ticari hayatın işleyişinde hayati önem arz eder. Çalışmamız esas olarak üç ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde haksız rekabetin tanımı, eski TTK ile karşılaştırılması, haksız rekabete benzer olan kavramlar, haksız rekabetin karşılaştırmalı hukukta ve ülkemiz hukukunda gelişimi, diğer hukuk disiplinleri ile kıyaslanması, koşulları ve tarafları incelenmiştir. İkinci bölümde TTK'da yer alan her bir haksız rekabet hali teker teker incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise açılacak davalar, hukuki ve cezai yaptırımlar ve milletlerarası özel hukuktaki durum incelenmiştir. Tezimizde, yürürlükten kalkan eTTK hükümlerinden çok ayrılmaksızın, içerikleri genişletilerek yeni haller eklendiği görülmüştür. Eklenilen bu yeni hallerden bir kısmının uygulamada vücut bulmasının zor olacağı, bir kısmının ise gelişen teknoloji karşısında ne derece koruma sağlayacağı şüphelidir. Bununla birlikte haksız rekabet hükümlerinin sadece TTK ile düzenlenip diğer kanunlardan bağımsız olduğunun kabul edilemeyeceği, bu nedenle de kanun uygulayıcıların işlerinin kolaylaştırılması açısından tek münferit bir kanun olarak düzenlenmesinin daha uygun olacağı sonucuna varılmıştır.
Finansal tabloların tutulması ve hukuksal sonuçları
Bu çalışmada finansal tabloların işlevleri, çeşitleri, düzenlenmesi ve tutulmasından kaynaklanan hukuksal sonuçlar incelenmiştir. Finansal tablolar, işletmenin finansal durumunun ve finansal performansının biçimlendirilmiş sunumudur. Bu tablolar aracılığıyla, şirketin finansal durumu hakkında bilgilendirme yapılmaktadır. Finansal tablolar, özellikle yabancı yatırımcının şirketlere güvenip yatırım kararı alması açısından önem arz etmektedir. Bu bağlamda, Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) genel gerekçesi beşinci paragrafında, uluslararası piyasaların bir parçası olmak hedefi ortaya konulmuştur. Hedefe ulaşmak için, finansal tabloların uluslararası standartlara göre düzenlenmesi gerekliliğine yer verilmiştir. Hedefe ulaşmada yeterli düzenleme yapılması konusunda Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu görevlendirilmiştir. Kurum tarafından yapılan düzenlemeler, uluslararası muhasebe standartlarının çevirisinden ibaret olup, yeterli değildir. TTK ile muhasebe uygulaması arasında köprü kurulamamıştır. Ticaret ve vergi hukuku alanında yer alan düzenlemeler kapsamında iki ayrı uygulama yürütülmektedir. Finansal tabloların işletmenin finansal durumunu, finansal performansını ve nakit akışlarını gerçeğe uygun olarak sunması gereklidir. Kural olarak standartlara uygunluk, bilgilerin gerçeğe uygun şekilde açıklanması için yeterlidir; ancak bu uygunluk gerçek durumunu yansıtmıyorsa standartlar uygulanmayabilecektir. Finansal tablolar bilanço, döneme ait kar veya zarar ve diğer kapsamlı gelir tablosu, özkaynak değişim tablosu, nakit akış tablosu, önemli muhasebe politikalarını ve diğer açıklayıcı bilgileri içeren dipnotlardan oluşur. Bilanço, işletmenin hazırlandığı tarih itibariyle varlık, yükümlülük ve özkaynaklarını gösteren finansal tablodur. İşletmenin sahip olduğu her türlü malvarlığı unsuru veya katlandığı her sorumluluk bilançoda muhasebeleştirilemez. Bunun için standartlarda sayılan koşulları taşımaları gerekmektedir. Bilanço dışındaki diğer finansal tablolar, ya bilançonun hazırlanması açısından birer araçtır ya da bilançonun tamamlayıcısıdır. Tabloların içeriğinde yer alan bilgilerin birbiriyle ilişkisi, bunların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Finansal tabloların tutulmasının yönetim kurulu, denetim ve genel kurul açısından hukuki sonuçları bulunmaktadır. Yönetim kurulu finansal tabloları hazırlar ve genel kurula sunar. Bununla birlikte, denetim finansal tablolar esas alınarak yapılacaktır. Buna bağlı olarak, denetçi şirket hakkında denetim raporunu oluşturacaktır. Genel kurul, denetimden geçmiş finansal tablolara dayanarak şirkete ve yönetim kuruluna ilişkin kararlar alacaktır. Anahtar Kelimeler: Finansal Tablolar, Uluslararası Muhasebe Standartları, Faaliyet Raporu, Denetim, Ticari Kar
Anonim şirketin temsili
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında düzenlenen anonim şirketi, üçüncü kişilere karşı, şirketin zorunlu organı olan yönetim kurulu temsil eder. Yönetim kurulu anonim şirketin kanuni temsilcisidir. Şirketin faaliyet konusunda olsun veya olmasın, her türlü iş veya hukuki işlemi şirket adına yapabilir. Üçüncü kişilere karşı şirket unvanını kullanarak şirketi borçlandırabilir, şirketin hak ve alacaklara sahip olmasını sağlayabilir. Yönetim kurulu sahip olduğu şirketi temsil yetkisini, üyelerine veya üçüncü kişilere devredebilir. Bu bağlamda çalışmamız üç ana bölümden oluşacaktadır. Birinci bölümde genel olarak temsil yetkisi incelenmeye çalışılacak olup, bölüm dahilinde temsil kavramı, temsilin amacı, temsilin hukuki niteliği ve temsil çeşitleri açıklanmaya çalışılacaktır. Devamında ise anonim şirket dışındaki, tüzel kişilerin temsili incelenmeye çalışılacaktır. İkinci bölümde anonim şirketin yönetim kurulu tarafından temsili detaylı incelenmeye çalışılacaktır. Ayrıca temsil yetkisinin devri konusu ayrıntılı açıklanmaya çalışılacaktır. Üçüncü ve son bölümde ise 6552 sayılı İş Kanunu ve Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun ile getirilen sınırlı yetkili temsilci atama kurumu incelenmeye çalışılacaktır. Çalışmamızın sonuç kısmında ise; konu hakkındaki tespit ve değerlendirmelerimiz ile önerilerimizi dile getirip çalışmamızı sonlandıracağız. Anahtar Kelimeler: Anonim şirket, yönetim kurulu, temsil, temsil yetkisinin devri, sınırlı yetkili temsil.