Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Ramazan Bardakçı

12 theses · Uşak University

Master'sOpen AccessTR

Nâşid divanı bağlamlı dizin ve işlevsel sözlüğü

ÖZET NÂŞİD DİVANI BAĞLAMLI DİZİN VE İŞLEVSEL SÖZLÜĞÜ Kadriye Beyza SEBÜKTAY Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Uşak Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2018 Danışman: Dr. Öğr. Üyesi. Ramazan BARDAKÇI 18. yüzyıl sosyal, siyasi ve ekonomik alanda sıkıntıların ve gerilemenin yaşandığı bir dönem olmasına rağmen sanat ve edebiyat alanında gelişmeye devam etmiş ve edebiyatımızın doruğa çıktığı bir dönem haline gelmiştir. Asrın başında Nedim, sonunda Şeyh Galib gibi iki büyük şairin edebiyata olan katkılarının yanı sıra Necîb mahlasıyla şiirler yazan III. Ahmed ve İlhâmî mahlasıyla şiirler yazan III. Selim'in sanata ve sanatçıya verdikleri önemle birlikte şiir de olgunluk seviyesine erişmiştir. Şair kadrosu bakımından oldukça zengin olan bu dönemde Nâşid, Enderunlu bir şair olarak yer almaktadır. Enderunda hattat ve şair olmak üzere eğitim alan Nâşid devrinde övgüyle karşılanmıştır. Bu çalışmada Nâşid'in Divanı'nın "Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlüğünü" hazırlayarak şairin sözvarlığının ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Klasik edebiyatın günümüze aktarımında önemli bir proje olan bu sözlük çalışmasıyla şairin kullandığı kelimelerin bağlama göre değişimi ortaya konmuştur. İki bölümden oluşan tezin ilk bölümünde, internet ortamında Nâşid Divanı'nda bulunan kelimelerin anlamları, kullanıldıkları bağlamlarla birlikte TEBDİZ sistemine girilmiş ikinci bölümünde de Divanın genel bir değerlendirmesi yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Nâşid, Divan, Bağlamlı Dizin, İşlevsel Sözlük

BağlamDivan edebiyatıDivan şiiri+4
Kadriye Beyza Sebüktay
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Nâşid divanı bağlamlı dizin ve işlevsel sözlüğü

ÖZET NÂŞİD DİVANI BAĞLAMLI DİZİN VE İŞLEVSEL SÖZLÜĞÜ Kadriye Beyza SEBÜKTAY Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Uşak Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2018 Danışman: Dr. Öğr. Üyesi. Ramazan BARDAKÇI 18. yüzyıl sosyal, siyasi ve ekonomik alanda sıkıntıların ve gerilemenin yaşandığı bir dönem olmasına rağmen sanat ve edebiyat alanında gelişmeye devam etmiş ve edebiyatımızın doruğa çıktığı bir dönem haline gelmiştir. Asrın başında Nedim, sonunda Şeyh Galib gibi iki büyük şairin edebiyata olan katkılarının yanı sıra Necîb mahlasıyla şiirler yazan III. Ahmed ve İlhâmî mahlasıyla şiirler yazan III. Selim'in sanata ve sanatçıya verdikleri önemle birlikte şiir de olgunluk seviyesine erişmiştir. Şair kadrosu bakımından oldukça zengin olan bu dönemde Nâşid, Enderunlu bir şair olarak yer almaktadır. Enderunda hattat ve şair olmak üzere eğitim alan Nâşid devrinde övgüyle karşılanmıştır. Bu çalışmada Nâşid'in Divanı'nın "Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlüğünü" hazırlayarak şairin sözvarlığının ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Klasik edebiyatın günümüze aktarımında önemli bir proje olan bu sözlük çalışmasıyla şairin kullandığı kelimelerin bağlama göre değişimi ortaya konmuştur. İki bölümden oluşan tezin ilk bölümünde, internet ortamında Nâşid Divanı'nda bulunan kelimelerin anlamları, kullanıldıkları bağlamlarla birlikte TEBDİZ sistemine girilmiş ikinci bölümünde de Divanın genel bir değerlendirmesi yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Nâşid, Divan, Bağlamlı Dizin, İşlevsel Sözlük

BağlamDivan edebiyatıDivan şiiri+4
Kadriye Beyza Sebüktay
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Paris Bibliotheque Nationale Supp. Turc. 344'te kayıtlı bir Kahramân-nâme örneği: Kıssa-i Kahramân-ı Kâtil (inceleme-metin)

Edebiyatımızda eğitici ve öğretici yönü ağır basan, işlediği konular ve taşıdığı özellikler ile zengin edebi hazineler barındıran ve bu hazinelerin günümüze kadar gelmesini sağlayan çeşitli mensûr hikâyeler kaleme alınmıştır. Bu mensûr hikâyeler zengin edebi kaynaklar olmanın yanı sıra tarihî, felsefî, kültürel, dini ve sosyal birikimleriyle de dikkat çekmiştir. Bu çalışmada da çok kültürlü niteliği ile edebiyatımızda önemli bir yer tutan Paris Bibliotheque Nationale Supp. Turc 344 numarada kayıtlı olan Kahramân-nâme / Kıssa-i Kahramân-ı Kâtil adlı mensûr hikâye incelendi. Mensûr hikâyenin ne olduğu, tasnifi ve edebiyat tarihindeki önemine değinildi. Çalışmamıza konu olan Kahramân-nâme hikâyesi, tanıtıldıktan sonra hikâyede varlığını devam ettirmek için birtakım çetin mücadelelere girişen Kahramân'ın başından geçen olaylar, karşılaştığı şahıslar ve uğradığı gizemli mekânlar; hikâyenin daha iyi anlaşılabilmesi ve geçmiş ile gelecek arasında bir bağ kurulabilmesi maksadıyla modern hikâye teknikleri açısından incelenip genel bir değerlendirmesi yapılmış ve hikâyenin transkripsiyonlu metni verilmiştir

Eski Türk edebiyatıHikayeKahraman-name+2
İmran İpek
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Paris Bibliotheque Nationale Supp. Turc. 344'te kayıtlı bir Kahramân-nâme örneği: Kıssa-i Kahramân-ı Kâtil (inceleme-metin)

Edebiyatımızda eğitici ve öğretici yönü ağır basan, işlediği konular ve taşıdığı özellikler ile zengin edebi hazineler barındıran ve bu hazinelerin günümüze kadar gelmesini sağlayan çeşitli mensûr hikâyeler kaleme alınmıştır. Bu mensûr hikâyeler zengin edebi kaynaklar olmanın yanı sıra tarihî, felsefî, kültürel, dini ve sosyal birikimleriyle de dikkat çekmiştir. Bu çalışmada da çok kültürlü niteliği ile edebiyatımızda önemli bir yer tutan Paris Bibliotheque Nationale Supp. Turc 344 numarada kayıtlı olan Kahramân-nâme / Kıssa-i Kahramân-ı Kâtil adlı mensûr hikâye incelendi. Mensûr hikâyenin ne olduğu, tasnifi ve edebiyat tarihindeki önemine değinildi. Çalışmamıza konu olan Kahramân-nâme hikâyesi, tanıtıldıktan sonra hikâyede varlığını devam ettirmek için birtakım çetin mücadelelere girişen Kahramân'ın başından geçen olaylar, karşılaştığı şahıslar ve uğradığı gizemli mekânlar; hikâyenin daha iyi anlaşılabilmesi ve geçmiş ile gelecek arasında bir bağ kurulabilmesi maksadıyla modern hikâye teknikleri açısından incelenip genel bir değerlendirmesi yapılmış ve hikâyenin transkripsiyonlu metni verilmiştir

Eski Türk edebiyatıHikayeKahraman-name+2
İmran İpek
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Fehîm-i Kadîm Divânı sözlüğü [Bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük]

Bu çalışmada, XVII. yüzyıl Klasik Türk Şiiri'nin önemli temsilcilerinden olan Fehîm-i Kadîm'in Dîvânı'nın sözvarlığı gösterilmiştir. Çalışma iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlük hakkında bilgi verilmiş ve bu alanda yapılan çalışmalar belirtilmiştir. İkinci bölümde ise, çalışmanın ana unsurunu oluşturan Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlük, Fehîm-i Kadîm Dîvânı'na göre alfabetik sistemde oluşturulmuştur. Çalışmada, Fehîm-i Kadîm Dîvânı'nda yer alan söz ve söz gruplarının kullanıldıkları bağlama göre anlamlandırılması yapılmıştır. Bu söz ve söz gruplarının sıklık sayıları belirtilmiş, anlamlandırmada başvurulan kaynaklar belirtilmiştir.

17. yüzyılDivanlarEski Türk edebiyatı+7
Yusuf Can Tıraş
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Fehîm-i Kadîm Divânı sözlüğü [Bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük]

Bu çalışmada, XVII. yüzyıl Klasik Türk Şiiri'nin önemli temsilcilerinden olan Fehîm-i Kadîm'in Dîvânı'nın sözvarlığı gösterilmiştir. Çalışma iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlük hakkında bilgi verilmiş ve bu alanda yapılan çalışmalar belirtilmiştir. İkinci bölümde ise, çalışmanın ana unsurunu oluşturan Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlük, Fehîm-i Kadîm Dîvânı'na göre alfabetik sistemde oluşturulmuştur. Çalışmada, Fehîm-i Kadîm Dîvânı'nda yer alan söz ve söz gruplarının kullanıldıkları bağlama göre anlamlandırılması yapılmıştır. Bu söz ve söz gruplarının sıklık sayıları belirtilmiş, anlamlandırmada başvurulan kaynaklar belirtilmiştir.

17. yüzyılDivanlarEski Türk edebiyatı+7
Yusuf Can Tıraş
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

XVIII. yüzyıl nasihatnâmelerinden Levh-nâme ve Lutfiyye'nin karşılaştırılması

Klasik Türk edebiyatında mesnevî nazım şekli ile yazılmış birçok edebî eser bulunmaktadır. Bu çalışma, XVIII. yüzyılda yazılmış Müftî-zâde'ye ait Levh-nâme ile Sünbül-zâde Vehbî'ye ait Lutfiyye'nin karşılaştırılması üzerinedir. Levh-nâme ve Lutfiyye mesnevî nazım şekliyle yazılmış manzum nasihatnâmelerdir. Levh-nâme 779 beyit, Lutfiyye 1181 beyitten oluşur. İki eserin de amacı, anlaşılır bir dille muhataba doğruyu, iyiyi, güzeli, faydalı olanı göstermektir. Çalışma iki bölümden oluşmaktadır: Birinci bölümünde; Müftî-zâde ve Sünbül-zâde Vehbî'nin hayatı hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümünde eserlerin yazılış tarihi, yazılış sebebi, nüshası, vezin ve kafiyesi belirtilmiştir. Dil ve Üslûp Özelliklerinde, eserlerde kullanılan atasözleri ve deyimler, edebi sanatlar, ayet ve hadislere yer verilmiştir. Eserlerin Muhtevasında ise, dinî, tasavvufî, ahlâkî ve toplumsal konular olarak ayrıntılı incelenmiştir. Son aşamada da çalışmada yararlanılan kaynaklar sıralanmıştır.

13. yüzyıl18. yüzyılEski Türk edebiyatı+6
Atiye Sarıoğlu Çevik
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

XVIII. yüzyıl nasihatnâmelerinden Levh-nâme ve Lutfiyye'nin karşılaştırılması

Klasik Türk edebiyatında mesnevî nazım şekli ile yazılmış birçok edebî eser bulunmaktadır. Bu çalışma, XVIII. yüzyılda yazılmış Müftî-zâde'ye ait Levh-nâme ile Sünbül-zâde Vehbî'ye ait Lutfiyye'nin karşılaştırılması üzerinedir. Levh-nâme ve Lutfiyye mesnevî nazım şekliyle yazılmış manzum nasihatnâmelerdir. Levh-nâme 779 beyit, Lutfiyye 1181 beyitten oluşur. İki eserin de amacı, anlaşılır bir dille muhataba doğruyu, iyiyi, güzeli, faydalı olanı göstermektir. Çalışma iki bölümden oluşmaktadır: Birinci bölümünde; Müftî-zâde ve Sünbül-zâde Vehbî'nin hayatı hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümünde eserlerin yazılış tarihi, yazılış sebebi, nüshası, vezin ve kafiyesi belirtilmiştir. Dil ve Üslûp Özelliklerinde, eserlerde kullanılan atasözleri ve deyimler, edebi sanatlar, ayet ve hadislere yer verilmiştir. Eserlerin Muhtevasında ise, dinî, tasavvufî, ahlâkî ve toplumsal konular olarak ayrıntılı incelenmiştir. Son aşamada da çalışmada yararlanılan kaynaklar sıralanmıştır.

13. yüzyıl18. yüzyılEski Türk edebiyatı+6
Atiye Sarıoğlu Çevik
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mir'ât-ı 'Acâibü'l-Mahlûkât ve Keşf-i Garâibü'l-‎Mevcûdât (inceleme-çeviriyazılı metin-tıpkıbasım, 400a-488a)‎

17. yüzyıl Osmanlı Devleti'nde siyasi, sosyal ve ekonomik alandaki gelişmelere ‎paralel olarak ilim, kültür ve edebiyatta da önemli gelişmeler meydana gelmiştir. Bu ‎dönemde tercüme ya da telif-tercüme diyebileceğimiz birçok eser edebiyatımıza ‎kazandırılmıştır. Bu dönemde Türk edebiyatına kazandırılan eserlerden biri de ‎Hüseyin Efendi Bin Muhammed Mustafa'nın H.1108=M.1698 tarihinde Kazvînî'den ‎tam tercüme olarak yaptığı Mir'ât-ı Acâibü'l- Mahlûkât ve Keşf-i Garâibü'l-Mevcûdât' ‎adlı eseridir. Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, Acâibü'l-‎Mahlûkât türünün tarîhi gelişimi verilmiştir. İkinci bölümde Hüseyin Efendi bin ‎Muhammed Mustafa'nın hayatı ve eserleri üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde ‎eserin Almanya nüshası esas alınarak 400a-488a yapraklarının metni hazırlanmıştır. Anahtar kelimeler: Acâibü'l-Mahlûkât, Hüseyin Efendi bin Muhammed Mustafa, Mir'ât-i Acâibü'l–Mahlûkât ve Keşf-i Garâibü'l-Mevcûdât

17. yüzyılAca`ib ül-Mahlukat ve Garaibü`l MevcudatAcaibü`l-Mahlukat+1
Tuğba Erdem
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Mir'ât-ı 'Acâibü'l-Mahlûkât ve Keşf-i Garâibü'l-‎Mevcûdât (inceleme-çeviriyazılı metin-tıpkıbasım, 400a-488a)‎

17. yüzyıl Osmanlı Devleti'nde siyasi, sosyal ve ekonomik alandaki gelişmelere ‎paralel olarak ilim, kültür ve edebiyatta da önemli gelişmeler meydana gelmiştir. Bu ‎dönemde tercüme ya da telif-tercüme diyebileceğimiz birçok eser edebiyatımıza ‎kazandırılmıştır. Bu dönemde Türk edebiyatına kazandırılan eserlerden biri de ‎Hüseyin Efendi Bin Muhammed Mustafa'nın H.1108=M.1698 tarihinde Kazvînî'den ‎tam tercüme olarak yaptığı Mir'ât-ı Acâibü'l- Mahlûkât ve Keşf-i Garâibü'l-Mevcûdât' ‎adlı eseridir. Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, Acâibü'l-‎Mahlûkât türünün tarîhi gelişimi verilmiştir. İkinci bölümde Hüseyin Efendi bin ‎Muhammed Mustafa'nın hayatı ve eserleri üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde ‎eserin Almanya nüshası esas alınarak 400a-488a yapraklarının metni hazırlanmıştır. Anahtar kelimeler: Acâibü'l-Mahlûkât, Hüseyin Efendi bin Muhammed Mustafa, Mir'ât-i Acâibü'l–Mahlûkât ve Keşf-i Garâibü'l-Mevcûdât

17. yüzyılAca`ib ül-Mahlukat ve Garaibü`l MevcudatAcaibü`l-Mahlukat+1
Tuğba Erdem
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Edirneli Fâiz Divanı bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük

XVIII. yüzyılda sosyal, toplumsal ve ekonomik hayatta yaşanan gerilemeden bilim, kültür ve edebiyat hayatı fazla etkilenmemiş ve bir önceki yüzyılın devamı olarak olgunluk dönemini yaşamaya devam etmiştir. Bu dönemde şairler mahallî unsurları, gündelik hayatı ve konuşma dilini şiirin malzemesi yapmaya çalışmışlardır. "Şiir" ve "şair asrı" olarak kabul edilen XVIII. yy. şair kadrosu bakımından klasik edebiyatın en geniş ve zengin dönemidir. Fakat "nazire edebiyatı" görünümündeki bu dönemde, diğer yüzyıllara oranla üstâd sayılabilecek şairlerin sayısı çok azdır. Bu çalışma ile amacımız, XVIII. yy. divan şairlerinden Edirneli Fâiz'in divanındaki söz varlığından hareketle, anlamın bağlama göre kazandığı değişiklik ve çağrışımı ortaya koymaya çalışmaktır. Bir dilin sözcükleri, deyimleri, atasözleri, terimleri o dilin maddî ve manevî kültürünü yansıtır. Metni oluşturan sözcükler metinden ve şairden bağımsız değillerdir. Metin, şairin anlam dünyasını, üslûbunu ve şiirin söz varlığını ortaya koyar. Biz bu çalışmanın klasik edebiyatın ve devrin üslûbunu yansıtması açısından önemli bir yer kaplayacağı kanaatindeyiz.

18. yüzyılDilbilgisiDivan edebiyatı+6
Nurcan Gül
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Edirneli Fâiz Divanı bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük

XVIII. yüzyılda sosyal, toplumsal ve ekonomik hayatta yaşanan gerilemeden bilim, kültür ve edebiyat hayatı fazla etkilenmemiş ve bir önceki yüzyılın devamı olarak olgunluk dönemini yaşamaya devam etmiştir. Bu dönemde şairler mahallî unsurları, gündelik hayatı ve konuşma dilini şiirin malzemesi yapmaya çalışmışlardır. "Şiir" ve "şair asrı" olarak kabul edilen XVIII. yy. şair kadrosu bakımından klasik edebiyatın en geniş ve zengin dönemidir. Fakat "nazire edebiyatı" görünümündeki bu dönemde, diğer yüzyıllara oranla üstâd sayılabilecek şairlerin sayısı çok azdır. Bu çalışma ile amacımız, XVIII. yy. divan şairlerinden Edirneli Fâiz'in divanındaki söz varlığından hareketle, anlamın bağlama göre kazandığı değişiklik ve çağrışımı ortaya koymaya çalışmaktır. Bir dilin sözcükleri, deyimleri, atasözleri, terimleri o dilin maddî ve manevî kültürünü yansıtır. Metni oluşturan sözcükler metinden ve şairden bağımsız değillerdir. Metin, şairin anlam dünyasını, üslûbunu ve şiirin söz varlığını ortaya koyar. Biz bu çalışmanın klasik edebiyatın ve devrin üslûbunu yansıtması açısından önemli bir yer kaplayacağı kanaatindeyiz.

18. yüzyılDilbilgisiDivan edebiyatı+6
Nurcan Gül
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Other supervisors