Theses supervised by Prof. Dr. Adem Esen

13 theses · İstanbul University

Master'sOpen AccessTR

Kadın sığınmaevinde kalan çocuklara yönelik hizmetlerin değerlendirilmesi: İstanbul örneği

Günümüzde hayatın her alanında ortaya çıkan şiddet, toplumun en küçük birimi olan aile içinde de meydana gelmektedir. Aile içinde, toplum normları bakımından genelllikle gücü elinde bulunduran konumunda olan erkeğin, kadına uyguladığı şiddetin bir diğer mağduru da çocuklar olmaktadır. Aile içindeki tanık olunan ve hatta maruz kalınan şiddet; çocukların çevresiyle ilişkisini, başarı durumunu etkilemektedir, bu çocuklarda yoğun korku ve anksiyete duyguları, düşük benlik saygısı gibi psikolojik problemlerin baş gösterdiği bilinmektedir. Çocukların şiddet travmasını atlatabilmeleri ve sosyal yaşama dahil olabilmeleri için yardım ve desteğe gereksinimleri bulunmaktadır. Şiddet mağduru kadınlar için, şiddetten uzak bir yaşam kurabilmek üzere önemli bir basamak olan kadın sığınmaevlerinde, mağdur kadının varsa beraberindeki çocuklar da hizmet almaktadırlar. Şiddete tanık olmuş ve/veya maruz kalmış, sığınmaevinde kalan çocuklara yönelik hizmetlerin; onların fiziksel güvenliğini sağlamayı, zihinsel ve duygusal sağlığını ve mutluluğunu geliştirmeyi, anne-çocuk ilişkisini desteklemeyi amaçlaması gerekmektedir. Bu sebeple sığınmaevlerinde kadınlara verilen hizmetin niteliği yanında çocuklara verilen hizmetin niteliği de önem arz etmektedir. Ancak; aile içi şiddet konusunda yapılan çalışmalarda şiddet mağduru kadına öncelik verilirken, çocukların genellikle ihmal edildiği görülmüştür. Bu çalışma, Türkiye'de hala az sayıda olan şiddet mağduru çocuklara yönelik sığınmaevinde sağlanan destek ve hizmetlere dair çalışmaların güncellenmesi gerektiği düşünülerek bu destek ve hizmetlerin, şiddet mağduru çocuklara katkıları ya da varsa eksik kalan yönlerin anlaşılması ve böylelikle literatüre katkı sağlanmasını amaçlayan, bu amaçla kadınların ve sığınmaevi çalışanlarının deneyim ve önerilerini esas alan fenomenolojik yaklaşımla yürütülmüş nitel çalışmadır.

HizmetHizmet değeriHizmet sunma+5
Merve Çetin
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı nakit vakfı yönetimi ve Endonezya'daki nakit vakfı yönetimiyle ilişkisinin değerlendirilmesi

Endonezya, en büyük nüfusa sahip Müslüman ülke olarak vakıf gelişimi için çok büyük bir potansiyele sahiptir. Kitlesel olarak geliştirilebilecek bir yön, maksimize edilebildiği takdirde çok geniş bir fayda kapsamına sahip olan nakit vakfıdır. Bununla birlikte, bu potansiyel çeşitli nedenlerle optimal olarak maksimize edilememiştir. Bu potansiyeli en üst düzeye çıkarmak için nakit vakfı düzgün, etkin ve şeffaf bir şekilde yönetilmelidir. Bu araştırmanın amacı, Osmanlı döneminde ve Endonezya'da nakit vakıflarının yönetimini incelemek ve değerlendirmektir. Bu araştırma, literatürdeki bulgulara dayalı olarak olguyu açıklamaya çalışan nitel araştırmadır. Osmanlı döneminde ve Endonezya'da nakit vakıf yönetimini analiz etmeyi ve değerlendirmeyi kolaylaştırmak için bu araştırmada nakit vakıf yönetimini kaynak yaratma yönetimi, geliştirme yönetimi, kullanım yönetimi ve raporlama yönetimi olmak üzere dört kategoride sınıflandırmaktadır. Bu araştırma, Osmanlı döneminde para vakıflarının kitlesel olarak geliştiğini ve hem ekonominin iyileştirilmesi hem de toplumun refahı için büyük faydalar sağladığını ortaya koymaktadır. Endonezya'da para vakıflarının yönetimi yeni bir konu olarak sınıflandırılmaktadır ve 2004 Tarihli 41 Sayılı Vakıflar Kanununda düzenlenmiştir ve hala geliştirilmesi oldukça mümkündür. Bu araştırmada, Endonezya'da nakit vakıf yönetiminin ekonomik kalkınma ve toplum refahı üzerinde de faydaları olduğu, ancak vakıf varlıklarının yönetiminin Osmanlı dönemindeki yönetime göre esnek ve çeşitli olmadığı için maksimize edilmediği tespit edilmiştir.

EndonezyaKarşılaştırmalı analizNakit para+7
Muhammad Fakhrı Al -kahfi
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kırgızistan'da kamu yönetimi sisteminin gelişimi: Örgütsel ve fonksiyonel analiz

Kırgızistan genç bir ülkedir ve bağımsızlığını kazanmasından itibaren demokrasinin inşasına yönelik çalışmalarını sürdürmektedir. Kırgızistan, bağımsızlığının otuz yılı boyunca üç halk devrimi, Anayasada değişiklikler ve devlet yönetiminde dönüşüm yaşamıştır. Bu bağlamda, Kırgızistan'ın hâlâ en çok tartışılan ve güncel konularından biri, devlet yönetim sisteminin geliştirilmesi meselesidir. Optimal kamu yönetimi sistemi için sürekli bir arayış içindedir. Bununla birlikte, Kırgızistan'ın gelişiminin siyasi durumu ve tarihî özellikleri de dikkate alınmalıdır. Devletin gelişiminin modern aşamasında, devlet yönetim sistemini yeni gelişmelere uydurmak için ihtiyaç ortaya çıkmaktadır. Araştırma konusu, ülkenin gelişimindeki devlet yetkililerinin yüksek rolü ile ilgilidir. Modern aşamada, gelişmiş sivil toplum kurumlarının henüz tam olarak oluşmadığı zamanlarda, etkili kamu yönetimi, ülkenin başarılı bir şekilde modernleşmesinin önemli bir şartıdır. Kırgızistan'da merkezî ve yerel yönetimlerin kurulmasıyla ilgili pek çok sorun herhangi bir araştırmaya konu olmamıştır. Modern bir politik araştırmanın gerçekleştirilmesi; ülkeyi yönetmenin tarihsel tecrübesi, yakın geçmişin hatalarını ve başarılarını hesaba katmak konusunda derin bir bilgi gerektirir. Sovyet Dönemi öncesi ve sonrası kamu yönetiminin yapısının, içeriğinin ve mekanizmalarının ayrıntılı bir şekilde incelenmesi, modern Kırgızistan'ın devlet, bölgesel ve belediye düzeylerinde dengeli bir yönetim dikeyinin oluşturulmasını mümkün kılmaktadır. Araştırmamızın amacı, Kırgızistan'ın devlet yönetim sisteminin oluşumunun ve gelişiminin tarihî deneyimini geniş bir kaynak tabanına dayanarak özetlemek ve incelemektir. Bu çerçevede Kırgız Cumhuriyeti Yasama organı Coğorku Keneş'in 6. toplantısının örgütsel ve fonksiyonel analizini yapmaktır. Çünkü demokrasinin temel unsurlarından biri, devletin en yüksek yasama organı olan Parlamentonun varlığı ve işleyişidir. Parlamentonun rolü, yasaları yürürlüğe koymak, toplumun farklı çıkarlarını temsil etmek ve karşılıklı olarak uyumlu hâle getirmek, politik öncelikleri belirlemek, insanların yaşamları üzerinde doğrudan etkisi olan kaynakları tahsis etmek ve yürütme organlarının faaliyetlerini kontrol etmektir. Esasen parlamento, kamu politikası konularını tartışmak, uzlaşma aramak ve uzlaşma sağlamak için ana mekanizmadır. Zira ilgili yetkilere sahip temsilci makamlar demokrasinin kurulmasında ve pekiştirilmesinde çok önemli bir rol oynamaktadır, çünkü vatandaşlara hayatlarını daha da şekillendirecek bazı siyasi kararlar alma sürecine katılma hakkı verilmektedir. Parlamento, hukukun üstünlüğünün onaylanması, insan haklarının korunması, kamu yönetiminin şeffaflığının sağlanması ve devletin uluslararası yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde önemli bir rol oynamaktadır

Kamu yönetimiKırgızistanYeni kamu yönetimi+3
Aikokul Mamatova
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Katı atık kontrolünde geri dönüşümün iyileştirilmesi: İstanbul Büyükçekmece Belediyesi örneği

Modern teknolojinin yaygınlaşması, ticari malların ve hizmetlerin çeşitlendirilmesi, tüketimin artan nüfus ile birlikte artışı, üretilen atık hacmini ve çeşidini arttırmış, böylece atıkların yönetimi ve depolanması önem kazanmıştır. Dünya Bankası tarafından gerçekleştirilen tahminlere göre katı atıkların düzgün bir şekilde yönetilememesinden kaynaklanan sera gazı emisyon değerlerinin 2050 yılında 2,6 milyar ton karbondioksit eşdeğerine ulaşması beklenmektedir. Bu sebeple atık azaltma ve kaynak eldesi için önemli bir yöntem olan geri dönüşümün hızlandırılmasına yönelik aktiviteler önem kazanmıştır. Fakat yerel yönetimler bu konularda strateji geliştirme konusunda yetersiz kalmaktadır. Bu çalışma, yerel idari birimler olan belediyelerde katı atık yönetim sistemlerine odaklanmaktadır. Çalışma yeri olarak Büyükçekmece İlçesi seçilmiştir. Büyükçekmece Belediyesi ile yapılan görüşmeler ve iletişim doğrultusunda güncel veriler alınmıştır. Bu veriler, on bir tane göstergenin değerlendirilmesinde kullanılmıştır. Yapılan analizlerde, belediyenin kurumsal katı atık yönetimi, uygulanan projeler ve hedefleri incelenmiş, belirlenen çevresel, ekonomik ve sosyal etkileri kapsayan göstergeler doğrultusunda mevcut sistemin eksiklikleri tespit edilmiştir. Analiz sonucunda, ilçe belediyesinde geri dönüşüme dair faaliyetlerin gerçekleştirildiği, fakat bunların geliştirilmesi gerektiği ortaya çıkmıştır. Çevresel, sosyolojik ve ekonomik etkenler sistem içerisinde göz ardı edilmiştir. Belirlenen eksiklikler doğrultusunda sistemin iyileştirilmesi için önerilerde bulunulmuş, küresel ölçekte uygulanan ve verim elde edilen projeler stratejiler geliştirmede kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Katı Atık, Avrupa Birliği Mevzuatı, Etki Değerlendirme, Geri Dönüşüm, Çevre Politikaları

Atık yönetimiAtıklarBelediyeler+5
Sidar Çete
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de engellilere yönelik sosyal hizmet uygulamalarında belediye-sivil toplum ilişkisi: Kocaeli Büyükşehir Belediyesi örneği

Bu araştırmanın amacı, Kocaeli ilinde yaşayan engellilere yönelik gerçekleştirilen sosyal hizmet uygulamalarını engelliler özelinde değerlendirmektir. Bu araştırmanın uygulama kısmı Aralık-2018 ile Mayıs-2019 tarihleri arasında Kocaeli ili Başiskele, Darıca, Derince, Dilovası, Gebze, Çayırova, Körfez, İzmit, Kandıra, Kartepe, Gölcük, Karamürsel ilçelerinde gerçekleştirilmiştir. Bu uygulama sırasında kişilerin tam bilgilendirilmiş onamlarına başvurulmuştur. Uygulama Kocaeli ilinde ikamet eden 63095 sayıda engelli ile gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmanın modeli taramadır. Uygulama ile toplanan veriler İBM SPSS 22 programı ile analiz edilmiştir. Yapılan bu analizler sonucunda edinilen bulgular, engellilerin sosyal hizmet açısından aldıkları hizmetlerden duydukları memnuniyet seviyelerini göstermektedir.

Bedensel engellilerBelediye hizmetleriBelediyeler+6
Bekir Köksal
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk kamu görevlilerinde kamu hizmeti güdülemesi

Bu çalışmada, kamu hizmeti güdülemesinin (KHG) Türk kamu görevlileri için ne anlam ifade ettiği ve KHG düzeylerinin kamu kurumları arasında nasıl değişkenlik gösterdiği keşfedici sıralı karma tasarım (NİTnic) ile araştırılmıştır. Hazine ve Maliye Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu, Sağlık Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Kütahya İtfaiyesinden kamu görevlileriyle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler; KHG'nin merhamet, kamusal değerlere bağlılık ve fedakârlığın yanı sıra devlete bağlılık boyutunun da bulunduğunu göstermiştir. Türk kamu görevlileri için dört boyut ve 15 maddeden oluşan bir KHG ölçeği uyarlanmıştır. Türk kamu görevlilerinin KHG düzeylerinin yüksek olduğu ve kamu kurumları arasında KHG alt ölçek ortalamaları bakımından anlamlı farklılıklar bulunduğu tespit edilmiştir. Çalışmanın iki uygulama önerisi bulunmaktadır: (1) KHG yaklaşan kamusal insan kaynakları reformunda göz ardı edilmemesi gereken önemli bir güdüleme türüdür. (2) Reformcular örgütsel bağlama duyarlı bir isteklendirme sistemi tasarlamalıdır. Anahtar Kelimeler: Kamu Hizmeti Güdülemesi, Kamu Yönetimi Etiği, Özgecilik, Vatanperverlik, Kamu Personeli, Türk Kamu Yönetimi

Kamu hizmetleriKamu kuruluşlarıKamu personeli+3
Muhammed Zahid Çığman
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
10
DoctorateOpen AccessTR

Metropol yönetimlerinde Türkiye modeli arayışı: İstanbul örneği

Bu çalışmanın amacı Türkiye'nin en büyük metropolitan kenti olan İstanbul'un metropolitan yönetiminin, Büyük Paris Metropolü (Metropol du Grand Paris) ve Londra Metropolitan Yönetimi (Greater London Authority) ile metropolitan yönetim modellerinin nasıl kurgulandığı açısından karşılaştırmalı olarak incelemek ve elde edilen bulgular üzerinden İstanbul'un mevcut modeline dair öneriler sunmaktır. İnceleme alanı olarak bu üç metropolitan yönetimin yönetim organları, bu organlar arasındaki ilişkiler, alt kademe ve üst kademe yönetim unsurları arasındaki ilişkiler, metropolitan seviyede sağlanan hizmetler, metropolitan yönetimlerin denetim mekanizmaları ve mali yapıları açısından bütüncül bir değerlendirme yapılmıştır. Çalışma kapsamında nitel bir araştırma yöntemi kullanılmıştır. İlk olarak yapılacak karşılaştırmalı analizin ardından, saha çalışması kısmında veri kaynaklı üçgenleme yöntemiyle oluşturulan 25 kişilik bir örneklemle derinlemesine mülakat yöntemi ile görüşmeler yapılmıştır. Görüşmelerin analizi için Maxqda 2020 Programı Kullanılmıştır. Örneklem; akademisyenler, merkezi yönetim aktörleri ve yerel yönetim aktörlerinden oluşmaktadır. Görüşmelerden elde edilen bulgular karşılaştırma kısmında elde edilen bulgular çerçevesinde değerlendirilip İstanbul'un mevcut metropolitan yönetim modeline dair öneriler oluşturulmuştur. Çalışma kapsamında İstanbul metropolitan yönetiminin Paris ve Londra metropolitan yönetimlerine kıyasla; iki kademeli metropolitan yönetimi modelinin ana amacı olan koordinasyon görevini yerine getiremeyecek derecede bir iş yükü olduğu, görev tanımının Paris ve Londra metropolitan yönetimlerine kıyasala daha az kalkınma temelli oluşturulduğu, alt kademe yönetimleri olan ilçe belediyelerinin görevlerinin karşılaştırılan bu iki metropole nazaran daha az ve üst kademe ile benzer mahiyette olduğu, yönetim organlarından karar alma/denetleme ve yürütmenin birbirinden tam olarak ayrılmadığı, Ombudsmanlık denetiminin yerel bir nitelik taşımadığı, mali açıdan gelirlerinin büyük bir kısmının merkezi transferlerden oluştuğu tespit edilmiştir. İstanbul'un mevcut metropolitan yönetimine dair çalışma kapsamında tespit edilen bu bulgulara yönelik olarak; İstanbul metropolitan yönetiminin yönetim organlarından karar alma/denetleme ve yürütmenin birbirinden tam olarak ayrılması, denetim mekanizması olarak ombudsmanlık kurumunun daha etkin olabilmesi için yerelleştirilmesi, koordinasyon sağlayıcı niteliğinin arttırılması için merkezden yerele, yerelde de üst kademeden alt kademeye yönelik olarak birtakım görev taksiminin yapılması, personel sisteminin gözden geçirilmesine ve son olarak da metropol yönetiminin mali durum açısından merkeze bağımlılığının giderilmesi için çoğunluğu özgelirlerinin arttırılmasına yönelik önerilerde bulunulmaktadır.

Fransa-ParisMetropolMetropoliten alan+3
Mustafa Demirkol
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İslami finansın tarımsal ve kırsal kalkınmadaki rolü: Somali örneği

Bu araştırma, İslami Finansın Somali'de tarımsal ve kırsal kalkınmadaki rolünü değerlendirmekte ve ışık tutmaktadır. Tarım sektörü Somali'de ana sektör olarak önemli olup istihdam açısından da ayrı bir yeri bulunmaktadır. Bu nedenle tarım sektöründe yapılacak iyileştirmeler, ekonomiyi genel olarak büyütecektir. Somali'de kayıt dışı ekonomi uzun süredir gittikçe azalma eğilimindedir. 2013'ten itibaren Somali ekonomisi büyük bir dönüşüm geçirmiştir. Ulusal ve uluslararası yatırımlar ülkeye akmaya başlamıştır. Bu yatırımlar genel olarak otel, emlak, ticari banka vb. diğer sektörlere de odaklanmıştır. Dikkate değer katkısına rağmen Somali'de tarım, çoğunlukla finansman eksikliği, sınırlı sulama imkanları, iklim değişikliği, güvenlik ve uzun süreli siyasi istikrarsızlık, uluslararası pazara erişim eksikliği, yeterli tarımsal bilgi, altyapı ve modern teknoloji eksikliğ gibi nedenlerden dolayı azalmaktadır. Bu araştırma, çiftçiler ve finansal kurumlar arasındaki ilişkiyi tanımlamak ve İslami Finans'ın Somali'deki tarımsal ve kırsal kalkınmaya nasıl olumlu katkıda bulunabileceğini göstermek için yapılmıştır. İslami Finans, Salam, Istisna, Müzaraa ve Müsakaat gibi tarımsal yatırımlar için özel finansman yöntemlerine ve iyi bilinen İslami finans kâr ve zarar paylaşım mekanizmasına sahiptir. Kâr ve zarar mekanizması her iki tarafın da çok çalışmasını teşvik eder. Kâr, işletmenin veya projenin başarısına bağlı olduğu için ihmali ve suistimali ortadan kaldırır. İslami finans daha önce kırsal ve tarımsal kalkınma için kullanılıyordu. Sudan ve Pakistan'da olumlu sonuçlar elde etmiştir. Somali'deki ticari bankalarının hepsi tam teşekküllü İslami Bankalardır. Ancak tarım sektörü ile minimum ilişkileri vardır. Bankalar daha az riskli ve daha çok kar getirici projelere yatırım yapmaktadır ve çiftçilerle ilişkileri sınırlı düzeydedir. Araştırma sırasında çiftçilerin uygun belge eksikliği ve sektörde yer alan yüksek risk nedeniyle ticari bankaların, çiftçilerle minimum ilişki içinde olduğunu keşfedildi. Ayrıca ticari bankalar, tüm sektörlere finansman sağlama kapasitesine sahip değildir. Ticari bankalar balıkçılığa İslami mikro finans, yani karz-ı hasen'ı ve Mudaraba büyük ölçekli çiftçilere finansman sağlamaktadır. Bunun dışında ticari bankaların tarımla hiçbir ilgisi yoktur. Finansal kuruluşlar sadece büyük ölçekli çiftçilere yatırım sunmaktadır. Bununla birlikte, Somali'deki çiftçilerin %65'i küçük çiftçilerdir ve devletten mali desteğe erişimi yoktur. Gerekli teminatı gösteremedikleri için finansal kuruluşlar tarafından sunulan kredilere erişemezler. Öte yandan, çoğu çiftçi yatırım potansiyelinden habersizdir. Araştırma sırasında çiftçilerin mülklerini ele geçirmek için aldatmaya yönelik finansman sağlayan veya yanlış anlaşılan sistem içerikleri ile dolu finansal kurumlar olduğunu gözlemlendi. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki çiftçiler hükümetleri tarafından desteklenmektedir. Somali'de ise hükümet doğrudan çiftçilik sürecine dahil değildir. Bununla birlikte çiftçilerin yasal korumaya, fonlamaya, sulama ihtiyaçlarının giderilmesine ve modern tarım sistemlerinde eğitime ihtiyaçları vardır. Somali tarım sektörü ürünlerin kalitesini yükseltmek için bir değer zinciri sistemi uygulamasına ve potansiyel uluslararası pazarlar yaratmaya ihtiyaç duymaktadır.

Faizsiz finans kurumlarıHayvancılıkKırsal kalkınma+3
Muna Mohamed Moallım Abdulle
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Bangladeş'te mikro finansman: İslami mikro finans üzerine bir vaka çalışması

Bu tez çalışması Bangladeş'teki mikro finans faaliyetlerini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Ayrıca çalışma, genel çerçevede İslami mikro finansın vaka çalışması odaklı temel düzeydeki etkisini incelemektedir. Bu tez ikincil verilere dayalı nitel yöntemle analiz edilmiştir. Bangladeş'in bağımsızlığından bu yana, ülkenin ekonomik hareketliliğinde birçok iniş ve çıkış yaşandığı görülmektedir. Özellikle bu bağlamda son yıllarda ülkenin kişi başına düşen milli geliri yaklaşık iki bin ABD dolarını aşmakta olduğu gözlenmektedir. GSYH'de tüm kalkınma göstergeleri yukarı yönlüdür. Ekonomik büyüme istikrarlı biçimde yüzde 7'den fazla gerçekleşmektedir. Gelişmekte olan ülke statüsünde olan Bangladeşin ekonomik büyümesinde, mikro finansman konusu önemli yer tutar. Bangladeş'te 1980'lerden bugüne kadar mikro finans hizmetlerinin gelişmesiyle yoksulluk oranı düşmekte ve olumlu sonuçlar gözlenmektedir. 1991 yılında %57 olan toplam yoksulluk, yıllık ortalama %120 oran düşüşle 2018 yılına kadar % 21'e kadar inmiştir. Bu tezde Bangladeş'in son otuz yılda mikro finans alanında büyük bir ilerleme kaydettiği gösterilmektedir. Son yirmi yıl boyunca, İslami mikro finans birçok ülkede geleneksel mikro finansın yanı sıra sosyo-ekonomik kalkınmada önemli rol üstlenmiştir. Bu tezde İslami mikro finansın zekât, sadaka ve vakıf gibi yardım finansman araçlarıyla yoksulluğun azaltılmasındaki rolü açıklanmıştır. İslami mikro finans kurumları ayrıca karz-ı hasen, murabaha, mudarebe, tekafül, ijarah ve selem gibi İslam hukuku prensiplerine dayanarak çeşitli yöntemler vasıtasıyla mikro kredi sunmaktadır. İslami mikro finans girişimcileri finanse ederek ekonominin güçlendirilmesini desteklemekte ve muhtemel riskleri paylaşmaktadır. Bu doğrultuda 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri'ne ulaşmada İslam mikro finans için büyük bir potansiyel bulunmaktadır.

BangladeşMikro finansMikro kredi+1
Syed Magfur Ahmad
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İslami endeksler ve hisse senedi yatırımlarının İslami finans ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmesi

Küreselleşen dünyada hisse senetlerinin yer aldığı endekslerin, piyasalar üzerindeki doğrudan etkisi gerek yurtiçi gerekse de yurtdışı yatırımcılar açısından tasarrufların yönlendirilmesinde önem arz eder hale gelmiştir. Üç bölümden oluşan çalışmamın ilk bölümü endeks kavramı ağırlıklı yapıda olup, endekslerin sınıflandırılması, hesaplama yöntemleri, endekslerde işlem yapmanın avantajları ile endeks ve risk kavramlarını içermektedir. İkinci bölümde ana hatlarıyla Türkiye ve dünyadaki önemli İslami endekslere yer verilmiş olup, çalışmanın sınırları gereği endekse alınma kriterleri (faaliyet alanı kriteri ve finansal yapı kriterleri) ve endeks türleri konularına ağırlık verilmiştir. Üçüncü bölümde ise önceki bölümlerde ortaya konulan, endekslerin temelini oluşturan hisse senetlerinin ve hisse senetleri yatırımlarının ağırlıklı olarak genel kabul görmüş İslami kurallar çerçevesinde değerlendirilmesi yapılmıştır.

Borsa İstanbulEndeksHisse senetleri+3
Kübra Uygan Çolak
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de yoksullukla mücadelede asgari ücretin vergilendirilmesi

Çalışmada yoksullukla mücadelede vergi politikası araçlarının önemi üzerinde durularak küreselleşme ve neoliberal politikaların ülkemiz vergi yapısına nasıl tesir ettiği vergi türleri itibariyle değerlendirilmekte, dönemin ekonomik konjonktürünün körüklediği adaletsiz gelir dağılımından birinci derecede olumsuz etkilenen ve ülkemiz çalışanlarının büyük bir kısmını oluşturan asgari ücretliler üzerindeki vergi yükü resmi veriler ve hesaplamalarla ortaya konmaktadır.

Asgari ücretKüreselleşmeNeo-liberalizm+3
Çağdaş Meytioğulları
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de eğitim hizmetlerinde yerel yönetimlerin rolü

Dünyada örgün ve yaygın eğitimin merkezi ve yerel yönetimler tarafından yerine getirilmesi gelişmiş ülkelerle gelişmekte olan ülkeler arasında, hatta aynı kategorideki ülkeler arasında farklılık göstermektedir. Gelişmiş ülkelerde genellikle örgün eğitim işleri merkezi yönetim ve yerel yönetimler tarafından yürütülür. Gelişmekte olan ülkelerde ise örgün eğitim işleri genellikle merkezi yönetimce yürütülür ve yerel yönetimlere örgün eğitimin altyapısını oluşturacak işler ve yaygın eğitim işleri bırakılır. Örgün eğitimin altyapısına yönelik işler; okul yapımı, bakımı ve onarımı, gerekli malzemelerin okullara verilmesi şeklindedir. Türkiye'de de yerel yönetimler örgün eğitimin altyapısına yönelik faaliyetler gerçekleştirmekte ve yaygın eğitim hizmetleri yürütmektedir. Bu çalışmada, yerel yönetimlerin yürüttükleri bu hizmetler kapsamında eğitimdeki rolleri ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Bunun için yerel yönetimlere kanunlarla verilen görevler incelenmiştir. Kanun incelemelerinden sonra yerel yönetimlerin gerçekleştirmiş oldukları bu hizmetleri somutlaştırmak üzere il özel idareleri ve belediyelerin faaliyet raporları incelenmiş ve her hizmete yönelik çeşitli yerel yönetim kuruluşundan somut örnekler verilmiştir. Aynı zamanda yaygın eğitim kapsamında da belediyelerin yürütmüş oldukları eğitim hizmetlerine yer verilmiş ve çeşitli yerel yönetim kuruluşlarından örnekler verilmiştir. Böylece Türkiye'deki yerel yönetimlerin eğitim hizmetlerindeki rollerini ortaya koymaya çalışılmıştır.

BelediyelerEğitimEğitim hizmetleri+3
Ahmet Kazancı
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Hükümet sistemlerinin politik ekonomi üzerindeki etkileri: OECD ve G20 ülkeleri üzerine bir inceleme

Bu tezin konusunu başkanlık sistemi ve parlamenter sistemin, ülkelerin ekonomik performansları üzerindeki etkisinin incelenmesi oluşturmaktadır. Hükumet sistemlerinin ülkelerin ekonomik performansı üzerindeki etkileri, OECD'ye üye 34 ülke ile G20'ye üye 20 ülke üzerinden yapılmıştır. Çalışmada, bu iki örgütlenmede yer alan başkanlık ve parlamenter sistemle yönetilen ülkelerin 2001-2015 yılları arasındaki ekonomik performansları karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. İnceleme konusu yapılan OECD ve G20'ye üye ülkelerin tamamının hükümet sistemlerinin yapısal özelliklerini inceleme olanağı bulunmadığından, hükümet sistemlerinin incelenmesinde, en iyi uygulandığı modeller olarak öne çıkan ABD ve İngiltere esas alınmıştır. Bununla birlikte aynı sistemi uygulayan ülkelerdeki farklılıklara yer verilmiştir. Ülkelerin ekonomik performansları, makroekonomik performans göstergeleri olan, GSMH, milli gelir, büyüme, işsizlik, enflasyon, cari işlemeler dengesi ve yabancı yatırım gibi kriterlerin yanı sıra The Heritage Foundation tarafından yayınlanan "Ekonomik Özgürlük Endeksi" üzerinden karşılaştırılmıştır. Araştırma sürecinde OECD ve Dünya Bankası tarafından yayımlanan veri setinden faydalanılmıştır. Analizlerde oran, değişim ve trend analizi yöntemleri kullanılmıştır. Politik ekonomi açısından ülkelerin ekonomik performansını etkileyen birçok siyasal, ekonomik ve uluslararası faktör bulunmaktadır. Siyasal faktörler içerisinde hükümet sistemleri başta olmak üzere, siyasal partiler, seçim sistemleri ve kurumsal yapılar önemli rol oynamaktadır. Ekonomik faktörler olarak enflasyon, işsizlik, faiz oranları ve döviz kurları ön plana çıkan unsurlardır. Yine uluslararası krizler, uluslararası savaşlar ve ekonomik sorunlar ülkelerin performansını etkileyen başat faktörler olarak dikkat çekmektedir. Yaptığımız araştırmada, politik ekonomi açısından her iki hükümet sisteminin birbirine üstünlük sağladığı alanların bulunduğu sonucuna varılmıştır. Büyüme, GSMH'dan alınan pay ve işsizlik oranı bakımından başkanlık sistemiyle yönetilen ülkeler parlamenter sistemle yönetilen ülkelere göre daha iyi ekonomik performans sergilemektedirler. Buna karşın kişi başına düşen milli gelir, enflasyon, cari işlemler dengesi, DYY ve ekonomik özgürlük endeksi bakımından ise parlamenter sistemle yönetilen ülkeler, başkanlıkla yönetilen ülkelere göre daha başarılı performans ortaya koymaktadırlar.

Başkanlık sistemiEkonomi politikalarıG-20 ülkeleri+6
Ayhan Koç
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00

Other supervisors