Theses supervised by Prof. Dr. Ahmet Karaaslan

47 theses · Yıldız Technical University, Kütahya Dumlupınar University

Master'sOpen AccessTR

Galyum katkılı çinko-oksit ince filmlerin özelliklerine sıçratma gücünün ve kaplama sonrası uygulanan ısıl işlemin etkileri

Saydam iletken oksit filmler (SİO) günümüzde birçok farklı teknolojik çalışmada kullanım alanı bulunan malzemelerdir. Gösterdikleri özelliklere göre düzlemsel güneş pillerinde, düşük emisyonlu pencere camlarında, saydam ısı yansıtıcılarda, elektriksel perde uygulamalarında ve dokunmatik ekran teknolojilerinde kullanılabilirler. Ticari olarak günümüze kadar sıklıkla kullanılmış olan kalay oksit (SnO2) ve indiyum-kalay oksit (ITO) gibi ince filmlere alternatif oluşturan Çinko oksit (ZnO) fimler yakın zamanda kullanılmaya başlanmıştır. ZnO filmlere alüminyum, galyum, magnezyum ve indiyum gibi katkı elementleri ilave edilebilmektedir. Katkı elementlerinin etkisiyle ZnO filmlerin taşıyıcı yoğunlukları arttırılarak filmin elektriksel özellikleri iyileştirilmektedir. SİO filmlerin büyütülmesi aşamasında film özelliklerine etki eden belli başlı parametreler vardır. Bu parametrelerden sıçratma gücü, gaz basıncı, hedef-altlık mesafesi ve kaplama sıcaklığı başlıcalarıdır. Kullanım alanına uygun olarak istenen özelliklerin iyileştirilmesi adına saydam iletken oksit filmlere büyütme işlemi sonrasında bazı ek işlemler uygulanabilmektedir. Isıl işlem ve yüzey pürüzlendirme işlemi bu işlemlerin başlıcalarıdır. Isıl işlem uygulamasında ince filmin yapısı sıcaklık etkisiyle değişim göstermektedir ve uygun sıcaklık, süre ve ortam koşullarında elektriksel, optik ve özellikler iyileşme göstermektedir. Bu çalışmada öncelikle sıçratma gücünün ZnO:Ga ince filmin elektriksel, optik ve yapısal özellikleri üzerindeki etkisi incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar değerlendirilip uygun sıçratma gücü belirlendikten sonra bu sıçratma gücünde büyütülen ZnO:Ga ince filmlerin optik, elektriksel ve yapısal özelliklerine büyütme işlemi sonrasında uygulanan ısıl işlemin etkisi incelenmiştir. Uygulanan ısıl işlemin ZnO:Ga ince filmin elektriksel, optik ve yapısal özelliklerine etkisinin incelenmesine yönelik gerçekleştirilen deneyler farklı sıcaklık ve sürelerde vakum ortamında yapılmıştır. 5 farklı sıçratma gücünde büyütülen ZnO:Ga ince filmler içerisinden elde edilen özellikler bakımından en uygun olan sıçratma gücü seçilmiştir. Daha sonra seçilen sıçratma gücünde büyütülen filmlere 150-250-350-450oC'de her sıcaklık değeri için 2 saat vakum ortamında ısıl işlem uygulanmıştır. Farklı sıcaklıklarda uygulanan ısıl işlemler sonucunda özellikler bakımından uygun olarak seçilen sıcaklıkta (2500C) 1 saat ve 3 saat olmak üzere ısıl işlem uygulanmıştır. Yapılan tüm işlemlerden sonra elde edilen en uygun sıçratma gücü 1,2kW ısıl işlem sıcaklığı 250oC ısıl işlem süresi de 2 saat olarak belirlenmiştir. Seçilen ısıl işlemin seçilen sıçratma gücünde en iyi sonucu verdiğini teyit etmek amacıyla sıçratma yapılan 5 farklı güce 250oC 2 saat vakum ortamında ısıl işlem yapılmıştır. Büyütülen ZnO:Ga ince filmlerin karakterizasyonunda birçok farklı teknik kullanılmıştır. Film kalınlıkları yüzey profilometresi ile ölçülürken ilk aşamadaki özdirenç değerleri 4 uçlu ölçüm probu ile ölçülmüştür. Optik geçirgenlik değerleri spektrofotometre ile ölçülmüştür. Yüzey pürüzlülükleri atomik kuvvet mikroskobu (AFM) ile belirlenmiştir. Yapısal özellikleri taramalı elektron mikroskobu ile görüntülenmiştir. Filmlerin elektriksel özellikleri Hall etkisi ölçüm cihazı ile ölçülmüştür. SİO filmlerde verimliliği değerlendirmek için "figure of merit" olarak adlandırılan Ortalama optik geçirgenliğin özdirenç değerine oranıyla hesaplanmıştır. Farklı sıçratma güçlerinde büyütülen filmlerde değişen güç ile beraber elektriksel ve optik özellikler de değişmiştir. En yüksek optik geçirgenlik değeri 1,2kW sıçratma gücünde yapılan kaplamada %67 olarak ölçülmüştür. Yine aynı sıçratma gücünde en düşük özdirenç değeri ve en düşük yüzey pürüzlülüğü elde edilmiştir. Isıl işlem deneyleri sonucunda ise ZnO:Ga filmlerin özdirenç değerleri 3x10-4 ohm.cm değerlerine kadar ulaşırken %optik geçirgenlik değerleri >%77 değerlerinde ölçülmüştür. Bant aralığı değerleri 3,77eV'dan 3,92'ye çıkmıştır. En düşük özdirenç, en yüksek geçirgenlik, uygun yüzey pürüzlülüğü, yüksek taşıyıcı hareketliliği ve yüksek taşıyıcı yoğunluğu değerleri 1,2kW sıçratma gücünde büyütülen ve 250oC'de 2 saat boyunca vakum ortamında ısıl işlem uygulanan ZnO:Ga ince filmde elde edilmiştir.

Yarı iletken ince filmler
Birsen Handem Ergünhan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Küreselleşen dünyada devletin iktisadi rolü: Türk kamu maliyesi örneği

21. yüzyıla girerken, birey, toplum ve devleti farklı kavram, boyut ve derinlikteetkileyen degisim, dünyanın her bir kösesinde yasanmaktadır. ktisadi, siyasi, sosyal vekültürel sahalarda var olan sınırların ortadan kalkmaya basladıgı, kutuplasmaların terkedildigi, liberal yaklasımların hemen hemen her alanda ve her anlamda güç kazandıgı,bilisim, teknoloji ve enformasyonun hızla gelistigi, yasam formlarımızda büyükdönüsümler yasandıgı bu sürece, küresellesme adı verilmektedir.Küresellesme ile birlikte her alanda yasanan degisim, devletin görev, rol vefonksiyonlarında da kendini hissettirmektedir. Bu çerçevede, küresellesme ile birlikteüretim faktörlerinin uluslararası mobilitesinin artması, teknoloji ve iletisimde yasananhızlı gelismeler ve neo-liberal degerlerin yükselisi, devletlerin kamu mali yapılarını vekamu mali politikalarını derinden etkilemistir. Küresellesmenin devletlerin kamu maliyapılarına etkisi, kamu gelir ve giderlerinde yasanan degisimlerde, kamu idareleriarasından yasanan küresel rekabette ve devletlerin birbiri ardına gerçeklestirdikleri malireformlarda kendini göstermektedir.Bu çalısmada, küresellesmenin devletin iktisadi rolü üzerindeki etkisi, kamumaliyesi açısından incelenmistir. Bu baglamda küresellesmenin tanımı, tarihi gelisimive ulus devletler üzerindeki etkisi birinci bölümde ele alınmıstır. Küresellesmeninülkelerin kamu maliyelerine ve mali reformlar üzerine etkileri ikinci bölümdeaçıklanırken, son bölümde ise örnek ülke olarak seçilen Türkiye'de, küresellesmeninkamu maliyesine ve mali reformlarına etkisi ayrıntılı bir sekilde incelenmistir.

DevletEkonomiKüreselleşme
Sertan Yıldız
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Avrupa Birliği'ne katılım sürecinde havayolu ve havacılık işletmelerinde insan kaynaklarının eğitim ve geliştirilmesine yönelik standartların analizi

Havayolu ve havacılık isletmeleri bakım organizasyonlarında yer alançalısanların, havacılık teknolojisindeki hızlı degisimde yeterliliklerini gelistirme vefarklı hava araçlarının bakım standartlarına uyum saglamalarında en önemli faktöregitimdir.Gerek havacılık sektörünün uluslararası bir nitelik tasıması ve gerekse ülkelerinhavacılık alanında yapmıs oldugu anlasmalar geregi uluslararası standartlarınolusturulması ve bu standartlara uyum havacılık emniyeti açısından son derece önemlibir konudur.Ülkemizin AB sürecinde bulundugu bu dönemde, havayolu ve havacılıkisletmeleri bakım organizasyonlarında yer alacak çalısanların, Avrupa HavacılıkStandartları çerçevesinde olusturulmus bir bakım egitim organizasyonunda, yine ilgilistandartlar çerçevesinde bir egitim ve gelisim sürecinden geçirilmesi çok yararlıolacaktır.Bu çalısmanın ilk bölümünde KY, KY'nin fonksiyonları ve KY'de egitim vegelistirme ile ilgili kavramlar açıklanarak incelenmistir.kinci bölümde, sivil havacılıgın tanımı ve faaliyetleri, sivil havayolu vehavacılık isletmeleri, sivil havacılık faaliyetlerini düzenleyen ulusal ve uluslararasıkuruluslar ile ülkemizde havacılık faaliyetleri hakkında yapılmıs yasal düzenlemelerinneler oldugu incelenmistir.Çalısmanın üçüncü ve son bölümünde ise; Avrupa Birligine katılım sürecinde,havayolu ve havacılık isletmelerinde uygulanan hava aracı bakım egitimi faaliyetlerininAvrupa Havacılık Standartları'nda uygulanabilmesi için olusturulması gereken yapı vesüreç incelenerek, degerlendirme ve önerilerde bulunulmustur.

Avrupa BirliğiAvrupa standartlarıEğitim+5
Osman Nuri Sunar
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Seçilmiş ab ülkelerinin polis teşkilatlarının yapı ve işleyişleri bağlamında Türk polis teşkilatının yeniden yapılanması

Dünyada ve ülkemizde hemen her alanda değişim yaşanmaktadır. Toplumların ekonomik ve eğitim seviyelerinin yükselmesiyle birlikte değişim beklentileri de artmaktadır. Günümüzün yükselen değerleri; sivilleşme, demokratikleşme ve yerelleşme kavramlarıdır. Bu kavramlar çerçevesinde yeniden yapılanmanın gerçekleştirilmesi çağın yakalanmasının gereğidir. Yönetime halkın daha fazla katılımının sağlanması sivilleşmeyi sağlamaktadır. Birey haklarının korunması demokratik toplumlar içerisinde gerçekleşmektedir. Merkezi yönetim yerelde yaşanan sorunlara yerinde çözümler bulamamaktadır. Yerelleşme yönetilenlerin yönetime daha etkin katılımı anlamına gelmektedir.Ülkemiz AB aday ülke sürecini yaşamaktadır. Bu süreçte AB standartlarının yakalanması için tüm kurumlarda yeniden yapılanma kaçınılmaz görünmektedir. Kurumların personel, yapı ve işleyişleri gibi pek çok konuda değişikliğe gitmek gerekmektedir.Dünyada yaşanan değişim ve AB süreci çerçevesinde, yeniden yapılanmanın gerekliliğinden hareketle çalışmamızın amacı; Türk Emniyet Teşkilatı'nın yapı ve işleyişinin yeniden yapılandırılmasında Belçika, Danimarka ve İngiltere Polis teşkilatları örnek alınarak önerilerde bulunulmaktır. Sunulan önerilerle, bu alanda gerçekleştirilecek olan uygulamalara ışık tutulması hedeflenmektedir.Bu kapsamda; birinci bölümde yeniden yapılanma, değişim mühendisliği ve reformun teorik temelleri irdelenerek örgüt açısından önemi bu olgular çerçevesinde açıklanmıştır. İkinci bölümde incelenen seçilmiş AB ülkelerinin polis teşkilat yapı ve işleyişlerinden yararlanılarak üçüncü bölümde, Türk Emniyet Teşkilatının yeniden yapılanma ihtiyacı ve yeniden yapılanmaya yönelik öneriler sunulmuştur.

Yasin Göktepe
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu yönetiminde etkinlik sağlama aracı olarak stratejik yönetim: Eskişehir Tepebaşı Belediyesi örneği

Dünyamız hızlı yaşanan bir değişim sürecine tanık olmaktadır. Küreselleşme, bilişim, iletişim, teknoloji alanlarındaki gelişmeler, ulus ? devletin gücünü yitirmeye başlaması, ulusal sınırları tanımayan bilgi akışı, serbest piyasa ekonomisi, rekabet ortamı, insanların talep ve beklentilerinin farklılaşması gibi nedenlerle örgütler yaşamlarını devam ettirebilmek için değişime ayak uydurmak zorunda kalmaktadırlar. Değişen koşullar ile örgütler geleceğe yönelik amaç ve hedeflerin tespit edilmesine, bu amaç ve hedeflere ulaşılabilmek için uygulanması gerekli işlemlerin belirlenmesine imkân sağlayan stratejik yönetim tekniğine yönelmişlerdir.Özel sektörde yaygın bir şekilde uygulama alanı bulan stratejik yönetim, kamu sektöründe de önem kazanmaya ve uygulanmaya başlamıştır. Dünyadaki geniş kapsamlı ve hızlı değişimden payını alan kamu yönetimi de değişim sürecinde mevcut yapısından kaynaklanan sorunları gidermek, işleyişini etkin ve verimli bir hale getirebilmek için stratejik yönetim tekniğine yönelmiştir. Değişim süreci tüm dünyadaki kamu yönetimlerini etkilediği gibi Türk kamu yönetimi de etkilemiştir. Türk kamu yönetiminde yeniden yapılandırma çalışmaları devam etmekte ve kamu hizmetlerinin etkin ve verimli sunulabilmesi için stratejik yönetim tekniğinin uygulanması öne çıkmaktadır. Kamu kuruluşlarının sürekli değişim içinde olan çevreyi kontrol edip, değişime uyum sağlamak ve uyumu sürdürülebilir duruma getirmek için stratejik yönetim tekniğine yönelmeleri ve stratejik yönetimin kamu sektörünün etkinleştirilmesi için kullanılan önemli bir araç olduğu iddiası çalışmaya konu olmuştur.Çalışmanın birinci bölümünde, kamu yönetiminde nasıl bir paradigma değişimi yaşandığı, ikinci bölümde; stratejik yönetimin gelişimi, özellikleri ve süreçleri incelenmiş, kamu yönetiminde stratejik yönetimin yeri, gerekliliği, yararları ve uygulama güçlükleri ele alınmıştır. Üçüncü bölümde; Türk kamu yönetimindeki değişim çalışmaları incelenmiş, Türk kamu yönetimindeki stratejik yönetim anlayışı ve stratejik yönetimin gelişimi ele alınmıştır. Dördüncü bölümde; kamu kuruluşlarında stratejik yönetim uygulanmasına örnek bir kuruluş olarak bir kamu kuruluşu olan Tepebaşı Belediyesi incelenmiştir.

BürokrasiDeğişimEtkinlik+6
Seda Kudret
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Bor madeninin pazarlanmasına yönelik stratejiler

Doğal kaynakların ve enerji kaynaklarının dünya coğrafyasında dengesiz dağılmış olması, bu kaynaklar üzerindeki uluslararası çekişmeyi de beraberinde getirmektedir. Bilimsel ve teknolojik gelişmeler sonucu, 21. yüzyılın önemli kaynaklarından biri olarak tanımlanan bor madenine olan talep ve bor madeni ürünlerinin kullanımı son zamanlarda hızla artmaktadır. Bu bağlamda bor madeni, dünyanın önemli bir stratejik kaynağı haline gelmiştir.Ancak bor madenleri üzerinde çeşitli spekülasyonların oluşturulması, buna mukabil bu maden hakkında yeterince bilimsel araştırmanın yapılmayışı beraberinde bir takım tereddütler doğurmuştur. Nitekim, bazı bilim adamları ve kuruluşlar bor madeninin Türkiye'nin en önemli madeni ve enerji ihtiyaçları açısından kurtuluşu olduğunu savunurken, bazı çevreler, bora hak ettiğinden fazla değer verildiğini iddia etmektedirler. Dolayısıyla bu alanda yapılacak olan bilimsel çalışmalar, bu madenin gerçek değerinin belirlenmesinde etkili olacaktır.Ön araştırmalarımıza göre; dünya bor rezervlerinin en büyük kısmı ülkemizde bulunmasına rağmen, ülkemiz bu madenden rezerv büyüklüğü oranında pazar payı elde edememektedir. Yeterli pazar payı elde edemediği gibi, teknolojik alt yapı yetersizliklerinden dolayı, bu madeni uç (rafine) ürünlere dönüştürememektedir. Bu nedenle iç piyasa ihtiyaçlarını karşılayamadığı gibi, dünya piyasasında ekonomik değeri yüksek uç ürünler pazarını da diğer ülkelere bırakmaktadır.Dünya bor rezervlerinin %74'ten fazlasına sahip olması nedeniyle, dünya bor piyasasında stratejik bir konuma sahiptir. Madencilik sektörünün en kıymetli madeni konumundaki bu rezervden ülkemizin gerektiği kadar faydalanabilmesi için, istikrarlı bir yapı içinde kalıcı ve uzun vadeli bir politika izlenmesi gerekmektedir.

BorCevherDoğal kaynaklar+2
Süleyman Karaca
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Bilişim teknolojilerinin bilgi yönetimi üzerindeki etkisi; İstanbul'da bilişim sektörü üzerine bir uygulama

Bu çalışmanın temel amacını bilişim teknolojilerinin bilgi yönetimi üzerindeki etkisini, bilişim sektöründe faaliyet gösteren firmalar üzerinde araştırmak oluşturmaktadır.Çalışmamız üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde bilgi kavramı ve genel çerçevesi, veriden bilgiye ulaşma süreci, bilgi hiyerarşisi ve bilgi türleri ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Çalışmamızın ikinci bölümünde bilgi yönetiminin literatürdeki farklı tanımları, bu tanımlar arasındaki benzerlikler ve farklar ve bu farkların temel nedenleri, bilgi yönetim süreci, bilişim teknolojilerinin bilgi yönetimi üzerine etkisi ve Türkiye'de bilişim teknolojileri kullanımı üzerinde gerekli bilgiler verilmiştir. Çalışmamızın üçüncü bölümünde bilişim teknolojilerinden intranet, internet, veri tabanı donanım ve yazılım teknolojilerinin, bilgi yönetiminin; bilginin üretilmesi, saklanması, paylaşılması ve kullanılması aşamalarından oluşan tüm süreçleri ile olan ilişkisini incelemek için İstanbul İli'nde bilişim firmalarında bir uygulama yapılmıştır. Çalışmamızın uygulama bölümü için, veriler anket formu aracılığı ile toplanmış ve SPSS paket programı ile analiz edilmiştir. Bu bağlamda çalışmamızın bağımsız değişkenini internet, intranet, veri tabanı, donanım ve yazılım teknolojileri oluştururken bağımlı değişkenimiz bilgi yönetimdir. Bilgi yönetiminin her bir sürecini oluşturan bilginin üretilmesi, saklanması, paylaşılması ve kullanılması aşamaları ile bağımsız değişken olarak belirlediğimiz internet, intranet, veri tabanı, donanım ve yazılım teknolojileri arasındaki ilişkiyi açıklamak amacıyla regresyon analizleri yapılmıştır. Ayrıca çalışanların bilgi yönetimi süreçleri ile ilgili değerlendirmelerinin, cinsiyet ve içerisinde bulundukları yaş grubuna ve bilişim teknolojileri ile ilgili eğitim alıp almama durumlarına göre farklılık gösterip göstermediği t-testi ve anova analizleri ile açıklanmaya çalışılmıştır. Yapılan analiz sonucunda bilişim teknolojilerinin tüm bileşenleri ile bilgi yönetimin tüm süreçleri arasında kuvvetli ve pozitif bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca çalışanların bilgi yönetimi süreçlerine ilişkin değerlendirmelerinin, cinsiyet, yaş ve bilişim teknolojileri ile ilgili eğitim alıp almama durumlarına göre bir fark göstermediği sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Bilgi, Bilgi Yönetimi, Bilişim Teknolojileri, Veri.

Caner Dilber
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Japon işletmecilik anlayışı ile Toyota yönetim yaklaşımı arasındaki ilişkinin incelenmesi; Toyota Türkiye örneği

Japonya, tarihsel, toplumsal, uluslar arası durumu, yerine getirdiği fonksiyonlar ve gerçekleştirdiği ekonomik kalkınma ile bugün küreselleşme sürecinde dünyanın ikinci büyük gücü olmuştur. Şüphesiz bu ekonomik kalkınma Japon işletmelerinin geçekleştirdiği başarı ile yakından ilgilidir. Japon işletmelerinin bu başarılarının nedeni yönetim becerileridir. Bu açıdan Japon işletmelerinin yönetim anlayışlarının incelenmesi önemlidir.Bu bağlamda çalışmanın ilk bölümünde, Japon işletme yönetiminin tarihi ve gelişimi araştırılmıştır. Daha sonra, Japonya'nın toplumsal ve kültürel değerlerinin, işletme yönetimi anlayışındaki yeri ve önemi ele alınmıştır. Son olarak Japon işletme yönetiminin özellikleri ayrıntılı bir biçimde incelenmiştir.Çalışmanın ikinci bölümünde, Japon yönetiminin bir uygulaması olarak, Toyota yönetim sistemini meydana getiren unsurlar ve küresel Toyota organizasyonunun iş yapış şekilleri ayrıntılı bir şekilde verilmiştir.Çalışmanın son bölümünde küresel Toyota organizasyonunun, Japon kültürel değerlerini kendi yönetsel değerleri ile birleştirerek oluşturduğu ?Toyota yaklaşımı? amaç ve ilkeleri ile birlikte ele alınıp Toyota-Türkiye üzerinde bir araştırma yapılmıştır.Anahtar kelimeler: Japon yönetim anlayışı, Japon işletme yönetimi, Toyota yaklaşımı

Japon yönetim modeliJaponya
Ayla İlhan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Şirketlerde inovasyon stratejisinin önemi ve Türkiye'nin inovasyon kapasitesinin analizi

Günümüzde işletmeler sürekli değişen koşullar ve artan rekabet ortamında belirledikleri amaçlara ulaşmak ve ayakta kalabilmek için farklılaşmak ve yeni şeyler ortaya koymak zorundadırlar.Bilgiyi üretme, kullanma ve yayma yeteneği olarak tanımlanabilecek teknolojik yetenek, uluslar arası rekabet gücünün ve ekonomik büyümenin en kritik belirleyicisi haline gelmiş bulunmaktadır.Son yıllarda adı sıkça duyulan inovasyon kavramı rekabet ortamında artık işletmelerin en önemli silahı haline gelmiş bulunmaktadır. Para kazandıran yenilik diye tanımlayabileceğimiz inovasyon işletmeler kadar ülkelerin geleceği için de çok büyük bir önem arz etmektedir. Hızla küreselleşen ve küçük bir köy halini alan dünyada inovasyon şirketin tüm birimleri tarafından devamlı uygulanacak bir stratejidir.Çalışmamızda teknolojinin tanımından başlanılarak bilgi ve teknolojideki gelişim süreci anlatılmıştır. İnovasyon kavramının tanımıyla birlikte bir şirkette inovasyon stratejisinin nasıl yerleştirileceği ortay koyulmuştur. Ardından inovasyon göstergeleri anlatılarak Türkiye'nin inovasyon karnesi ortaya çıkartılmış ve sağlanan destek ve teşviklere yer verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Ar-Ge, Bilgi, İnovasyon, Teknoloji.

Şerife Göker
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Aile şirketlerinde kurumsallaşma ve yönetimin devri: Uşak OSB'nde örnek uygulama

Aile şirketleri ülke ekonomisinin büyümesinde önemli katkı sağlayan kuruluşlardır. Aile şirketlerinin bir çalışma konusu olarak ortaya çıkması ile birlikte bu işletmelerde kurumsallaşma ve yönetimin sonraki kuşaklara devri hususu gündeme gelmiştir.Bu çalışmamızda aile şirketlerinde kurumsallaşma ve yönetimin devri ilişkisi araştırılmış ve ortaya çıkan sorunlara çözüm önerileri getirilmiştir.Anahtar Kelimeler: 1) Kurumsallaşma, 2) Aile Şirketleri, 3) Yönetimin Devri

AileDevirKurumsallaşma+2
Nihal Dönmez
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

E-ticaret E-devlet ilişkisi ve Türkiye'de elektronik ticaret

Globallesme çagında elektronik ticaret, firmalara zamandan, mekandan vepiyasaya giris kıtlamalarından ayrı olarak daha bagımsız bir sekilde mal ve hizmetlerinmaliyetlerinde müthis düsüsler getirme sansını dogurmustur. Bu çalısmanın ilkbölümünde e-ticaretin tanımı yapılarak önemi açıklanmıs ve e-ticaretin kategorileritartısılarak e-dönüsüm sürecinin asamaları açıklanmıstır. Genel olarak e-ticaret tümticari faaliyetler için degerler yaratır. Teknolojik degisiklikler küresellesmeninyogunlasmasıyla e-ticareti sürekli olarak gelisen ve ilerleyen bir konsept halinegetirmistir. Toplum yasamında inanılmaz degisimler yaratan bilgi ve iletisimteknolojileri temelinde gelisen ve oldukça yeni bir kavram olan e-devlet ve e-ticaret,iktisadi etkiler de dogurmaktadır. Bazı bireylerin bilgi teknolojilerine ulasmaları imkanıolmadıgı anlamına gelen dijital uçurum, bu iktisadi degisimler içerisinde sayılabilecekönemli bir unsurdur.E-devlet faaliyetleri devlet görevlerinin yerine getirilmesinde vetamamlanmasında önemli bir kavramdır. Tüm dünya için geçerli olan ve oldukça yenigelisen bu kavram, devletin vatandaslarına daha iyi hizmet sunabilmesi anlamına gelir.E-devlet faaliyetleri iyi yönetisimin unsurları arasında yer alan katılımcılık vedemokrasi ile birlikte devletin seffaflık kriteriyle hesap vermesi açısından oldukçaönemlidir. E-devlet kamu ve ekonomi yönetimi için evrimsel bir niteligi ifadeetmektedir. Kamusal faaliyetlerin internet aracılıgı ile daha iyi yönetilebilmesini saglar.Devletin birimleri, kendilerine ait web sitelerini açarak kendi faaliyetleri ile ilgili berrakve detaylı bilgiler verilmesini saglarlar.Bu çalısmada elektronik ticaret ve etkileri üzerinde durulmustur. Aynızamanda bu kavramın Türkiye ekonomisi açısından önemi, tüm dünya ekonomilerindenayrı olarak belirtilmistir. E-ticaret çok hızlı gelisen bir fenomen olarak dünya ticaretininparametrelerini degistirmekte ve dünyadaki ekonomik düsünce kalıplarını kırmaktadır.Bilgi teknolojilerindeki son gelismeler çok fazla sayıdaki ticari girisimlerin globalpiyasaya e-ticaret fırsatını kullanarak erisebileceklerini göstermistir. Çalısmanın sonbölümünde KOB_'lerde e-ticaret kullanımının önemine deginilmistir. Aynı zamanda tüm dünyada ve Türkiye'de KOB_'ler için e-ticaretin en önemli yönleri ortayakonulmustur. Son olarak devlet ve is dünyası iliskileri ve kamu özel sektör isbirligi ilee-ticaretin Türkiye'deki gelisim sürecindeki incelenmistir.

Elektronik belgeElektronik belge yönetimiElektronik devlet+3
Osman Gezgin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası rekabet gücünün teşvikinde devletin rolü: Türkiye örneği

Uluslararası rekabet gücü kavramı, bir ülkenin sahip olduğu firmaların uluslararası piyasalarda başarılı olma yeteneği ile birlikte devletin vatandaşlarının yaşam standartlarını ve yaşam kalitesini artırması anlamına gelmektedir. Bu bağlamda devletler ülkelerinin rekabet gücünü artırmak ve bu artışı sürdürülebilir bir hale getirmek için firma destekli ve piyasa ekonomisi tabanlı politikalar izlemelidir.Çalışmanın birinci bölümünü teorik çerçevede uluslararası rekabet gücü kavramı ve uluslararası rekabet gücünü belirleyen faktörler oluşturmaktadır. İkinci bölümde ise uluslararası rekabet gücünün teşvikinde devletin izlemesi gereken roller açıklanmaktadır.Çalışmanın üçüncü ve son bölümünde ise uluslararası rekabet gücünü belirleyen makro-ekonomik faktörler ile Türkiye ve seçilmiş olan ülkeler arasında karşılaştırma yapılmakta olup çalışmanın üçüncü bölümünün son kısmında ise Türkiye'de devletin uluslararası rekabet gücünü artırmaya yönelik izlemesi gereken politika önerileri sunulmaktadır. Türkiye hukukun üstünlüğünü benimsediği ve uyguladığı, makro ekonomik istikrarı sağladığı, ekonomik ve teknolojik altyapı yatırımlarını ve kalitesini artırdığı, kayıtdışı ekonomi ve kayıtdışı istihdamı daralttığı, inovasyon gelişimini artırdığı, KOBİ'lerin rekabet gücünü artırmaya yönelik stratejiler oluşturduğu ve eğitimin kalitesini artırdığı takdirde uluslararası rekabet gücünü de artıracağı sonucuna varılmıştır.

MakroekonomiMakroekonomik etkiMakroekonomik politikalar+5
Güner Tuncer
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel vatandaşlık davranışı ve bilgi paylaşımı ilişkisi : Bir uygulama

Bu çalışmanın amacı, örgütsel vatandaşlık davranışı, bilgi paylaşımı kavramları ile bu kavramlar arasındaki ilişkinin açıklanmasıdır.Çalışmada ilk önce geniş bir literatür taraması yapılarak örgütsel vatandaşlık davranışı, bilgi, bilgi yönetimi ve bilgi paylaşımı kavramları teorik çerçevede sunulmuştur. Bu bölümlerde; kavramların tanımı, boyutları, kavramları etkileyen faktörler, önceller, engeller ve bunların sonuçları ile birlikte örgütsel vatandaşlık davranışı ile bilgi paylaşımı arasındaki ilişki farklı yönleriyle açıklanmıştır.Çalışma teorik bir çerçevede sunulduktan sonra, örgütsel vatandaşlık davranışını ve bilgi paylaşımını ölçmek için iki ayrı ölçek kullanılmıştır. Organ, Podsakoff ve MacKenzie'nin çalışmaları (2006) başta olmak üzere örgütsel vatandaşlık davranışı ile ilgili literatürde yer alan çalışmalardan yararlanılarak oluşturulan örgütsel vatandaşlık davranışı ölçeği; bilgi paylaşımıyla ilgili de Ipe (2003), Delaney (2003), Yi (2005) ve Barreto (2003)'nun çalışmalarından yararlanılarak oluşturulan bilgi paylaşımı ölçeği kullanılmıştır.Uygulama, kamu sektöründe farklı görev düzeylerinden 167 çalışan üzerinde gerçekleştirilmiştir. Anket sorularıyla yapılan araştırma sonucunda veriler değerlendirilerek örgütsel vatandaşlık davranışı ile bilgi paylaşımı arasındaki ilişki açıklanmaya çalışılmıştır.Anahtar Sözcükler: Örgütsel Vatandaşlık Davranışı, ÖVD, Örgütsel Yurttaşlık,Bilgi Yönetimi, Bilgi Paylaşımı, Bilgi Paylaşımı Davranışı

Bilgi paylaşımıBilgi yönetimiVatandaşlık+2
Ahmet Sami Kulaklıoğlu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Kariyer yönetiminin örgütsel bağlılık üzerine etkisi ve Kütahya ilköğretim okullarında bir uygulama

Bu çalışmanın amacı; insan kaynakları yönetiminin bir fonksiyonu olarak çalışanların motivasyonlarında, iş tatminlerinde ve örgütsel bağlılıklarında önemli bir yeri olan kariyer yönetimi çerçevesinde, kariyer planlaması, kariyer geliştirilmesi kavramlarının literatürde yer alan teorik anlamları ışığında, kamu kurumları arasında en çok personel barındıran bakanlık olan Milli Eğitim Bakanlığındaki kariyer yönetimi uygulamalarının ilköğretim okullarında çalışan öğretmenlerin örgütsel bağlılıkları üzerine etkisini incelemektir.Çalışmanın temelinde yatan düşünce bir kamu kurumu olan Milli Eğitim Bakanlığında çalışan öğretmenlerin iş verimlerini ve kurumsal bağlılıklarını artırmak için kariyer yönetim sistemlerinin, personelin özellikleri ve çalışma şartları göz önünde bulundurularak planlanmasının gerekliliğidir.Çalışmanın birinci bölümünde kariyer yönetimi kavramı, ikinci bölümünde örgütsel bağlılık kavramı, üçüncü bölümünde Milli Eğitim Bakanlığında kariyer yönetimi ve örgütsel bağlılık kavramı, dördüncü bölümde ise uygulama yapılmış olup, uygulama 2008 Aralık- Ocak aylarında Milli Eğitim Bakanlığında bağlı olarak Kütahya ilinde görev yapmakta olan ilköğretim öğretmenlerini kapsamaktadır. Bu kapsamadaki öğretmenlere anket çalışması yapılarak, SPSS 15.0 for Windows programıyla anket formları değerlendirilmiştir.Anahtar Kelimeler: İnsan kaynakları yönetimi, kariyer yönetimi, örgütsel bağlılık,

KariyerKariyer geliştirmeKariyer planlama+2
Salih Çörtük
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

İş tatmini ve örgüte bağlılık arasındaki ilişkinin Antalya Levent Kimyada bir uygulaması

İş tatmini ve örgütsel bağlılık kavramları pek çok araştırmacının ilgisini çeken bir konu olmuştur. Küreselleşme ile birlikte sürekli değişen ve gelişen dünyada örgütlerin ayakta kalabilmesi için en büyük yardımcısı ?çalışan? faktörüdür. İş Tatmini ve Örgütsel Bağlılık kavramları birbiriyle paralel iki kavram olduğu yapılan araştırmalar sonucunda ortaya çıkmıştır. Bu iki kavram her ne kadar birbirine benzer kavramlar gibi görünse de özünde farklılıkları olan kavramlardır.Bu çalışmada çalışanların işlerinden elde ettikleri iş tatmini ve örgütsel bağlılık kavramları arasındaki ilişkisi incelenmiştir. Bu kapsamda; birinci bölümde iş tatminin kavramsal çerçevesine, ikinci bölümde örgütsel bağlılık kavramı ve örgütsel bağlılık ve iş tatmini arasındaki ilişkinin olumlu ve olumsuz sonuçlarına, üçüncü bölümde ise Levent Kimya AŞ'de iş tatmini ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişkiyi belirlemeye yönelik çalışanlar üzerinde yapılan anket araştırmasının bulgularına, yorumlarına ve araştırmayla ilgili sonuç ve önerilere yer verilmiştir. Araştırma esnasında anket yöntemi kullanılmıştır.Anahtar Kelimeler: İş Tatmini, Örgütsel bağlılık ilişkisi, Minnesota İş Tatmini Anketi, Levent Kimya Sanayi, Kimyasal Üretim Sektörü, İş gören.

BağlılıkKimya sektörüÖlçekler+2
Lale Gökalp
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Performans esaslı bütçe ve Kütahya il özel idaresinde uygulama

Yerel yönetim birimi olan il özel idareleri halkın da katılımı ile ilin gelirini yönetmekle yükümlü tüzel kişiliklerdir. Ülkemizde tarihi Osmanlı İmparatorluğu'na kadar dayan il özel idareleri, günümüzde ilin yerel ihtiyaçlarını karşılamak ve bu çerçevede ülke ekonomisine de katkıda bulunmak amacıyla faaliyetlerini yürütmektedirler.Bütçe kavramı en genel tanımıyla elde edilen gelirlerin yapılacak olan giderleri karşılayıp karşılayamayacağını belirlemek amacıyla hazırlanan bir belgedir. Özellikle kamu kurumlarında bir yıllık süreyi kapsayan bütçelerin hazırlanmasına yönelik olarak çeşitli bütçeleme sistemleri bulunmaktadır. Bu sistemlerden biri de çalışmaya da konu olan Performans Esaslı Bütçe sistemidir. Performans Esaslı Bütçe Sistemi, kamu hizmetlerinde yapılan harcamalar doğrultusunda en yüksek hizmet çıktısının elde edilmesini sağlamak amacıyla geliştirilen bir tekniktir. Sistemin uygulanması özellikle kamu uygulamalarında performansa dayalı ölçümlerin yapılabilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.Performans Esaslı Bütçeleme Sisteminin il özel idarelerinde uygulanmasına yönelik hazırlanan bu çalışmanın birinci bölümünde; il özel idareleri hakkında bilgilere ve il özel idarelerinde yönetimler arası mali ilişkilerin düzenlenmesine ilişkin konulara yer verilmiştir. İkinci bölümünde Performans Esaslı Bütçeleme Sisteminin tanımı, nitelikleri, temel unsurları, aşamaları, kullanılan bilgiler ve Performans Esaslı Bütçe Sisteminin dünyadaki uygulamalarına ayrıntılı olarak değinilmiştir. Üçüncü ve son bölümünde ise yapılan literatür çalışması doğrultusunda Kütahya İli İl Özel İdaresinde bütçeleme sistemine yönelik uygulama çalışmasına yer verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Performans Esaslı Bütçe, İl Özel İdaresi, Yönetimler Arası Mali İlişkiler, Program Bütçe Sistemi, Performans Sistemi.

BütçeBütçelemeBütçeleme sistemleri+4
Yemen Deli
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Kariyer geliştirme ve planlaması uygulamalarının analizi ve Kütahya ilinde bir uygulama

Günümüzde çalışma hayatında sıkça kullanılan kavramların başında kariyer gelmektedir. Kariyer, bireyin iş hayatı boyunca yer aldığı basamaksal mevkiler ve yaptığı işleri, bulunduğu konumla ilgili tutum ve davranışlarını kapsayan bir süreçtir. Kariyer çalışanın ve örgütün ortak sorumluluğunda gelişen bir kavramdır.Çalışanların örgütte sürekliliğini sağlayan ve onları motive eden bazı etkenler yer almaktadır. Bu etkenlerden bir tanesi de iş görenlere yönelik yürütülen kariyer uygulamalarıdır. Günümüzde kariyer uygulamaları çalışanlar için olmazsa olmaz bir kavram olma niteliği taşımaktadır. Bundan dolayı kariyer hem işletme dilinde hem de işletmeler arasında önemli bir kavram olarak yerini almıştır. Örgütlerin çalışanlarına uygulamış oldukları kariyer uygulamaları kariyer geliştirme, kariyer planlama ve kariyer yönetimi başlıkları altında toplanmaktadır. Örgüt kültürü ve çalışma istekleri doğrultusunda günün şartlarına göre bu uygulamaları firmalar bünyesinde toplayarak geleceğine yön vermeye çalışmaktadır.Sanayi toplumunda örgütlerde işgücünün özelliğinde fiziksel kapasite ön plandayken, bilgi toplumuna geçişle birlikte daha çok çalışanların bilgi ve becerileri ön plana çıkmış ve kariyer geliştirme faaliyetleri hem bireyler hem de örgütler için son derece önem kazanmıştır.Bu çalışmada; Kariyer, Kariyer Geliştirme, Kariyer Yönetimi ve Kariyer Planlama kavramlarının analizi yapılarak, Kütahya merkez ve Kütahya Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren orta ve büyük ölçekli işletmelerde kariyer planlama ve kariyer geliştirme ile ilgili faaliyetler araştırılarak ne derece uygulanabildiği ortaya konulmuştur.Birinci bölümde kariyer ve kariyer ile ilgili kavramların genel olarak değerlendirilmesine yer verilmiştir.İkinci bölümde kariyer planlaması, kariyer geliştirmesi ve kariyer yönetiminin analizi yapılarak gerekli tanımlamalar yapılmıştır.Üçüncü ve son bölümde, kariyer geliştirmesi ve planlamasının örgütsel ve bireysel yararları: Kütahya ilindeki şirket yöneticilerine yönelik bir uygulama araştırmasına yer verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Kariyer, Kariyer Geliştirme, Kariyer Yönetimi ve Kariyer Planlama

KariyerKariyer geliştirmeKariyer planlama+2
Cemalettin Torun
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İşletme yöneticilerinin ve yükümlülerin KDV uygulamasındaki tepkilerinin analizi Ankara ili uygulaması

Bir mükellefin vergisi başkalarına devrediliyorsa, mükellef vergisini kendisi ödemiyorsa devredilen vergi dolaylı vergi olarak adlandırılır. Diğer bir anlatımla vergi, belirli olmayan zamanlarda ve mükellefe bağlı olmaksızın tarh, tahakkuk ve tahsil ediliyorsa dolaylı yapıdadır. Dolaylı vergiler mal ve hizmetlerin tüketimi üzerinden alınırlar. Katma Değer Vergisi' de (KDV) bunlardan biridir.KDV kayıtlı mükelleflerle birlikte toplumun tümünü ilgilendiren çok geniş tabanlı ve kapsamlı bir dolaylı vergi türüdür. İnsan ihtiyaçlarının neredeyse hepsinde KDV yükümlüsünün rızası gözetilmeksizin, şart koşularak belirli ve/veya değişken oranlarda KDV istenmektedir. KDV talebinde bulunan iradenin bunu iradi bir kuvvetle istemiş olması bu uygulamanın hakkaniyetsizliğinin en çarpıcı yönü olmakla birlikte bir de bu uygulamanın ihtiyaçlar hiyerarşisine göre anlamsız ve çarpık örneklerinin olması diğer sıkıntı verici yönünü açığa çıkarmaktadır.Kuşkusuz ki KDV, zorunlu bir yükümlülüktür ve diğer tüm vergiler gibi devletin egemenlik hakkına dayanılarak yasa ile istenmektedir. Bu durumda, vergileme yetkisinin kullanımının bir sınırının olup olmayacağının veya hangi düzeyde olacağının araştırılması, hem KDV ödevinden beklenen en verimli hâsılatın elde edilmesi, hem de kayıtlı mükelleflerin ve yükümlülerin KDV'ye olan olumsuz tepkilerinin minimuma indirilmesi bakımından oldukça önem arz etmektedir. İşte bu çalışmada yapılan anket uygulamasıyla da bu önemlilik gösterilmeye ve KDV uygulamasına karşı hem kayıtlı mükelleflerin hem de tüketicilerin tepkilerinin ölçümü yapılmaya çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: İşletme Yöneticileri, Yükümlüler, KDV Uygulaması, Tepkiler, Analiz

Dolaylı vergilerFinansKatma değer+6
Burhan Dursun
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de sağlık hizmetlerinin sunumunda etkinlik sağlanması açısından Sağlık Dönüşüm Programı'nın analizi ve OECD ülkleriyle kıyaslanması

Toplumun sağlık düzeyi ile ülkenin ekonomik gelişmişlik düzeyi arasında sıkı bir ilişki söz konusudur. Bireylerin sağlıklı olması, ekonominin beşeri sermayesinin gücünü arttırarak ekonomik gelişmeye katkıda bulunmaktadır. Toplumun sağlık düzeyini yükseltmek için eşit, adil, etkin ve yaşam kalitesini arttıracak şekilde sağlık hizmetleri sunulmalıdır. Bu sebeple yapılacak olan sağlık reformlarda bu kriterler göz önünde bulundurulması gerekir. Bu çalışmanın amacı, Sağlık Dönüşüm Programının sağlık hizmetlerinin sunumunda etkinlik açısından sağlık göstergelerinde ne gibi değişiklikler meydana getirdiği ve OECD ülkelerine ait göstergelerle kıyaslandırılarak Türkiye'nin mevcut durumu analiz edilmiştir.Birinci bölümde, sağlık hizmetlerinin tanımı, sınıflandırılması, finansmanı ve etkinliği anlatılmaktadır. İkinci bölümde, Türkiye'nin kurulduğu tarihten itibaren uygulamaya konulan reformlar açıklanmıştır ve OECD ülkelerinde uygulanan sağlık sistemleri ve reformlar anlatılmıştır. Üçüncü bölümde OECD ülkeleri ile Türkiye Performans göstergeleri karşılaştırılmıştır ve reformların performans göstergeleri üzerinde iyileşmeler sağladığı ortaya konulmuştur. Ancak iyileşmeler diğer ülkelerin baya altında kalmaktadır ve dolayısıyla sağlık hizmetlerinin sunumunda etkinlik düşüktür. Meydana gelen iyileşmelerin attırılması ve uzun dönemde sağlık hizmetlerinin sunumunda etkinliğin sağlanması için politika önerilerinde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Sağlık Hizmetleri, Etkinlik, Performans Göstergeleri, Sağlık Hizmetlerinde Reform.

DönüşümHizmet işletmeleriHizmet sektörü+6
Safiye Çetin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Kütahya'da faaliyet gösteren özel öğretim kurumlarında örgütsel iklimin örgütsel bağlılığa etkisi

Örgütü, belirli amaçlara ulaşmak için bir grup insanın bir araya gelerek oluşturdukları sistem olarak tanımlarız. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere iş görenlerin örgütlerde en önemli yeri oluşturduğu gerçeğidir. Son yıllarda özellikle iş görenlerin devrini azaltan, örgütün değerlerini kendi değerleri üzerinde tutan ve örgüt için daha fazla çaba sarf eden örgütler emsallerine göre daha fazla başarılı olmaktadır. Bu da örgütsel bağlılık kavramının öncelik gösterilmesi gereken faktörler arasında yer almasını sağlamaktadır. Örgütsel bağlılığı etkileyen en etkili faktörlerden biri örgütsel iklim olarak karşımıza çıkmaktadır. Örgüt iklimi temelde üyelerin örgütü benimseme derecelerine dayanmakta ve örgütü kuşatan atmosfer olarak tanımlanmaktadır.Bu çalışmanın 1. bölümünde örgütsel bağlılık, 2.bölümünde ise örgüt iklimi konularının literatür çalışması yapılmıştır. Son bölümde örgütsel iklimin ve örgütsel bağlılığa etkisi Kütahya'da faaliyet gösteren özel öğretim kurumlarının personeli üzerinde yapılmış olan uygulamalı bir çalışmayla analiz edilerek elde edilen bulgular özetlenmektedir.Anahtar Kelimeler: Örgüt, Örgüt Bağlılık, Örgütsel İklimi.

BağlılıkEğitim kurumlarıKütahya+5
Korhan Ağacık
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Telekomünikasyon sektöründeki regülasyonun rekabet üzerindeki etkisi: OECD ülkeleri için ampirik bir uygulama

Regülasyon iktisadı, bir iktisat alt disiplini olarak gelişmeye devam etmektedir. Regülasyonun kamu yararı teorisinden bu yana pek çok iktisadi regülasyon teorisi geliştirilmiştir. Bu teorilerin tamamı kendi içinde tutarlı olmakla birlikte, değişen iktisadi koşullar ve devletin ekonomiye müdahale şeklinin hızla değişiyor olması, bu alanda genel bir teorinin kabul görmesini zorlaştırmaktadır. Günümüzde rekabet politikasının bir aracı olarak kabul edilen regülasyonlar, bağımsız düzenleyici kurumlar tarafından yürütülmekte, piyasalarda rekabeti geliştirmek ve rekabeti engelleyici uygulamaları ortadan kaldırmayı hedeflemektedir. Doğal tekel özelliğine sahip olan telkekomünikasyon sektörü, rekabetçi bir yapıya dönüşmeye başlamış, kamuya ait operatörler özelleştirilmiş ve sektörde bağımsız düzenleyici kuruluşlar oluşturulmuştur.Bu çalışmada, literatürdeki çalışmalardaki yöntemlere paralellik gösterecek şekilde, telekomünikasyon sektöründeki düzenleyici reformların OECD ülkelerindeki telekomünikasyon sektörünün rekabetçi performansı üzerindeki etkileri panel veri yöntemi ile analiz edilmiştir. OECD ülkeleri için yapılan çalışmada, telekomünikasyon sektöründeki regülasyon çalışmalarının fiyatlar ve abone başına düşen gelir seviyesi üzerinde azalış; istihdam, yatırım, gelir, İnternet kullanımı, abone sayısı ve işgücü verimliliği üzerinde artış etkisi sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca sektörde rekabetçi katkısı olduğu düşünülen özelleştirme çalışmalarının fiyatlar, istihdam ve abone başına düşen gelir üzerinde azaltıcı; yatırım, abone sayısı, İnternet kullanımı, gelir ve işgücü verimliliği üzerinde ise arttırıcı etkisi vardır. Araştırmanın uygulama sonuçlarına göre, telekomünikasyon sektöründeki düzenleyici faaliyetlerin oluşturulmasının sektörün rekabetçi yapısının gelişimi ve sektörün büyüme dinamikleri üzerinde olumlu etkileri olduğu, panel veri sonuçlarının teorik beklentilerle genel olarak tutarlı ve araştırmanın hipotezlerini destekleyici nitelikte olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Regülasyon, Rekabet, Telekomünikasyon, Panel Veri, Bağımsız Düzenleyici Kurum, Özelleştirme.

Panel veri modelleriRegülasyonRekabet+2
Fazlı Yıldız
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Kriz yönetimi ve kriz döneminde yönetici davranışlarının işletme başarısına olan etkisi

Küreselleşmenin arttığı günümüzde dünya ülkeleri daha sık olarak krizlerle karşılaşmaktadır. Finansal krizler firmaların ayakta kalmasını da etkilemektedir. Kriz döneminde işletme yönetiminin kriz becerisi işletmenin başarısını doğrudan etkilemektedir. İşletme yönetimi, kriz yönetim becerisine haiz olmalıdır. Kriz durumu yönetimin krizine dönüşmeden, yönetim krizi yönetmelidir. Yöneticilik becerisine en fazla kriz anlarında gereksinim duyulur. Çünkü kriz acil bir durumu ifade eder. İdeal olan, örgütün önceden muhtemel kriz durumlarını tespit etmesi ve gerekli önlemleri almasıdır. Fakat bir örgütün olası tüm kriz durumlarını önceden tahmin etmesi ve bunları önleyici tedbirler alması bilimseldir.. Kriz; örgütün önlem ve uyum mekanizmalarını yetersiz hale getirerek mevcut değer, amaç ve varsayımlarını tehdit eden beklemediği ve de sezemediği gerilim durumudur. Başka bir deyişle kriz; bir örgütün rutin sistemini bozan ve aniden ortaya çıkan istikrarsız bir durumdur. Yaşanan hızlı değişim ve dönüşüm içerisinde, önceden tahmin edilemeyen bazı olayların olması kaçınılmazdır. Bu durumda, yapılması gereken şey, kriz anlarına karşı hazırlıklı olmak ve krizi etkili şekilde yönetmektir.Çalışmamızda, kriz döneminde yönetici davranışlarının işletme başarısına etkisini araştırmak amacıyla, Düzce ili sınırları içerisinde farklı sektörlerde faaliyet gösteren bu 16 işletmede yöneticiler üzerinde anket değerlendirmesi yapılmıştır. Bu anket sonuçlarının değerlendirmesi için SPSS 18.0 istatistik paket programı kullanılmıştır.Anahtar kelimeler: Kriz, Yönetim, Yönetici, Başarı.

Finansal krizKriz yönetimiYönetici davranışı+2
Ferdi Şen
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Bağımlılık yapıcı madde tüketimini engellemeye yönelik örgütsel etkinlik analizi: Kütahya ili örneği

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de madde bağımlılığı sorunu üzerinde çalışılması ve top yekûn mücadele edilmesi gereken bir sorun olarak algılanmaktadır. Madde bağımlılığı alanında yapılan birçok araştırma çok değişik etkenlerin bu sorunun ortaya çıkmasında yeri olduğunu ortaya koymaktadır.Uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin dışında artık bir sorun olarak karşımıza çıkmaya başlayan uçucu madde bağımlılığı özellikle gençlerimizi tehdit eder bir boyuta ulaşmıştır.Bu bağlamda yapılan araştırmada madde bağımlılığına genel bakışla birlikte, uçucu madde bağımlılığı ile lise seviyesindeki gençlerde aile gelir durumu arasındaki ilişki ortaya konulacaktır.Elbette ki uçucu madde bağımlılığını sadece aile gelir durumu ile açıklayamayız. Ancak bu araştırmada ortaya koymaya çalışılacağı gibi düşük gelir düzeyindeki ailelere mensup lise seviyesindeki gençler uçucu maddelerle ilk temas ve bağımlılığa daha müsait pozisyonda yaşamaktadırlar.Anahtar Kelimeler: Madde, Bağımlılık, Madde Bağımlılığı, Uçucu Madde Bağımlılığı Yoksunluk, Tolerans, Rehabilitasyon

BağımlılıkMadde bağımlılığıUçucu maddeler+1
Erdem Eylenen
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Refah devleti anlayışı: TR33 bölgesinde eğitim, sağlık ve sosyo ekonomik düzeylerinin incelenmesi

ÖZET REFAH DEVLETİ ANLAYIŞI: TR33 BÖLGESİNDE EĞİTİM, SAĞLIK VE SOSYO EKONOMİK DÜZEYLERİNİN İNCELENMESİ YILDIRIM, Tuba Yüksek Lisans Tezi Maliye Anabilim Dalı Tez Danışmanı: Prof. Dr. Ahmet KARAASLAN Temmuz, 2014, 155 sayfa Refah devleti bireylere ve ailelere, minimum düzeyde gelir garantisi sağlayan vatandaşlarına, belirli sosyal risklerin (hastalık, yaşlılık, işsizlik vb.) üstesinden gelmelerinde yardımcı olan ve sosyal refah hizmetleri vasıtasıyla tüm vatandaşlara en iyi yaşam standartlarını sağlayan devlet biçimidir. Bu çalışmanın amacı Türkiye'de refah devleti anlayışının bölgesel tespitini TR33 Bölgesi özelinde yapmak ve bölgede refah devleti uygulamalarının katkılarını artırmak ve bölgesel farklılıkları gidermek için temel öneriler getirerek 2014-2023 Bölge Planına katkı sağlamaktır. Türkiye'de refah devleti anlayışı kapsamında yapılan çalışmalarda bölgesel düzeyde bir inceleme yapılmamış olup bu çalışma ile refah devleti anlayışı uygulamaları bölgesel bazda incelenerek literatüre farklı bir bakış açısı kazandırılmıştır. Anahtar kelimeler: Refah Devleti, TR33 Bölgesi, Sosyal Harcamalar, Sosyal Güvenlik, Eğitim, Sağlık

EğitimEğitim düzeyiRefah devlet+5
Tuba Yıldırım
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00

Other supervisors